onedio
Türkiye'de İllüstrasyon Sanatının İlk Uygulayıcısı İhap Hulusi Görey'in Hayatı ve Çalışmaları
Görey, Türk grafik sanatının kurucusu ve İllüstrasyon sanatının Türkiye'deki ilk uygulayıcısı olup reklamcılığın ilk büyük isimlerindendir. En çok bilinen işleri Türk markaları için yaptığı tasarımlardır. Birçok devlet kurumunun kurumsal kimliğini oluşturmuş ve bunları yaparken aslında yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti'nin görsel kimliğinin oluşturulmasında katkı sağlamıştır.
Antik Dünya Hakkında Yanlış Bilinen 10 Şey
Londra her ne kadar bugün çok kültürlülüğü ile bilinse de, hepimizin zihninde yüzlerce yıl önce Britanya yarımadasında zencilerin olmadığına yönelik bir önyargı var. Bu önyargı bayağı yanlış çıktı. Reading Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışma Britanya'da 1800 yıldır zencilerin ikamet etmekte olduğunu ortaya koydu. Çalışmaya göre Romalılar tarafından kurulan York şehri temelde Kuzey Afrikalıların yaşadığı çok kültürlü bir şehirdi. İsa''dan sonra 208 yılında Libya kökenli Septimus Severus bu şehri kurmuş ölene kadar da Roma İmparatorluğu'nu buradan yönetmişti. Bu tarihten sonra da Britanya'da Afrika kökenlilerin toplulukları yaşamaya devam etmiş, kendi kültürlerini ve varlıklarını sürdürmüştü. Yani Britanya asla sadece beyazların yaşadığı bir ada olmadı, neredeyse medeni yaşamın başlangıcından itibaren hep çok kültürlüydü.
Neden Türkiye'de "Pablo Manuel Iglesias Turrion" Gibi Bir Lider Çıkmıyor?
Pablo Manuel Iglesias Turrion, İspanyol mahalli seçimlerine damgasını vuran Podemos hareketinin 36 yaşındaki sıradışı lideri. 2014'ten bu yana Podemos'un genel sekreterliğini yürüten Pablo Manuel Iglesias daha öncesinde de Madrid'de bulunan Complutense Üniversitesi'nde siyast bilimi dersleri veriyordu. Iglesias'ın, Publico, Kaosenlared, Diagonal ve Rebelion.org gibi yayınlarda makaleleri de yayınlandı. Kendini 'solcu' olarak tanımlayan ve İspanya Komünist Gençlik Birliği ile küreselleşme karşıtı bir hareketin üyesi olan Iglesias, 2014 yılında sol bileşenlerle birlikte Podemos hareketini kurdu. Aynı yıl Avrupa Parlamentosu üyeliğine seçildi.Iglesias adını, 19'uncu yüzyılda İspanyol sosyalizminin babası olarak kabul gören Pablo Iglesias Posse'den alıyor. Annesi Luisa Maria Turrion, bir sendikanın avukatı; babası Javier Iglesias, iş müfettişi ve emekli tarih öğretmeni olan genç liderin dedesi Manuel Iglesias ise faşist Franco rejimi sırasında ölüme mahkum edilmiş biri. İspanya'daki ekonomik krizle birlikte ortaya çıkan ve ilk defa seçimlere dahil olan Podemos hareketi hem başkent Madrid’de hem de Barcelona’da dengeleri altüst etti. İspanyolca ‘Yapabiliriz’ manasına gelen Podemos, bu başarısıyla mahalli yönetimlerde koalisyonu zorunlu kıldı. Peki bizde neden Iglesias gibi bir lider çıkmıyor? Neden bizde de gencecik, kot pantolon üzeri gömlek giyen, uzun saçlı, küpeli liderler olmuyor, olamıyor?
Utangaçlıktan Yer Yarılsa da İçine Girsem Diye Hazır Bekleyen 23 Exotic Shorthair
etiket
British Shorthair ve İran kedisinin melezlenmesi sonucu ortaya çıkan bu dünya tatlısı şıpıdık kedicikler bakışlarıyla görenleri mest ediyor. İran kedisinin basık surat biçimine ve British Shorthairın kısa, kadifemsi kürk dokusuna sahip olup, sakin, tembel ve insana yakın olan bu canikoların bakışları da gayet utangaç duruyor. :)
Reklam
Sırrı Süreyya Önder'den Bülent Gedikli'ye 'Konuşma Lan'
Habertürk'te canlı yayınlanan ve  Yavuz Semerci'nin sunduğu Türkiye'nin Seçimi 2015 programına AKP'li vekil Bülent Gedikli'nin, 'Bölgede HDP'liler vatandaşları tehdit ediyor' iddiaları üzerine bağlanan HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, iddiaları iftira olarak nitelendirdi ve Gedikli'ye konuya ilişkin suç duyurusu, şikayet, soruşturma olup olmadığını sordu. Kısa sürede sert bir tartışmaya dönüşen diyalog şöyle: Sırrı Süreyya “Bu iftira sen bana bunun cevabını ver.”Bülent Gedikli “Üfüren sensin. Sen Meclis’te de üfürüyordun”Sırrı Süreyya “Sen bir yere suç duyurusunda bulundun mu?’Bülent Gedikli “Sen geç onları geç. Sen milletvekili olarak böyle konuşuyorsan tabanın ne yapıyordur oradan anla…”Sırrı Süreyya “Üfürmeyi bırak… Üfürmeyi bırak…”Bülent Gedikli  “Üfüren sensin! Sırrı Süreyya Bey sen iyi senaryo yazarsın senaryolarınla uğraş olur mu?”Sırrı Süreyya “”Konuşma lan!… Konuşma…”Bülent Gedikli “”Terbiyesizlik etme”…Programın moderatörü Yavuz Semerci tartışmayı “Sırrı Bey’i yayından alın” diyerek sonlandırdı.
Darmstadt 98: 3. Lig'ten Bundesliga'ya Uzanan Başarı Öyküsü
Çok değil, üç sene önce 3. Lig’de oynayan Darmstadt 98, 2015-16 yılında Bundesliga’da mücadele edecek. Almanya’nın Hessen eyaletindeki Darmstadt şehrinin takımı olan mavi-beyazlı ekip, Bundesliga 2’de verdiği onur savaşını kazanıp “Ağabey”lerinin ligine yükseldi.Peki bu nasıl oldu? Futbol söz konusu olunca para mevzusu hemen ortaya çıkar. Para her zaman başarı getirir mi? Onlarca örnek ışığı altında söyleyebiliriz ki, hayır. Darmstadt bu işin sadeceyle parayla olmayacağının göstergesi. Sadece 25 bin euroluk bir transfer bütçesiyle varlık gösterdiği Bundesliga 2’de, son haftada St. Pauli’yi 1-0 yendi ve bir üst lige adını yazdırdı. Darmstadt gibi Bundesliga’yı hedefleyen Leipzig ise 25 milyon euro para harcayarak 5. oldu ve amacına ulaşamadı.
Reklam
İspanya Seçimlerinde Podemos Rüzgarı
İspanya'da yaklaşık 35 milyon seçmenin kayıtlı olduğu yerel seçimler, ülkenin demokrasi tarihinde yeni bir siyasi dönemin başlangıcı sayılacak sonuçlar çıkardı. Yerel seçimlerin kesinleşmeyen sonuçlarına göre, iktidardaki Halk Partisi (PP) güç kaybetse de birinciliği elde etti.İspanya'da demokrasi tarihinden bu yana alışılagelmiş iki büyük partili (Halk Partisi PP ve Sosyalist İşçi Partisi PSOE) siyasi yapı, dün yapılan yerel seçimler sonrası da ayakta kalmayı başardı. Ancak ekonomik krizle ortaya çıkan ve ilk defa seçimlere katılan ‘Podemos’ ile 2006’da Katalonya'da faaliyet göstererek siyasete atılan ve ilk defa ülke genelinde seçimlere giren ‘Ciudadanos’ (Vatandaşlar) partilerinin aldığı oy oranları yerel yönetimler için koalisyonu ve anlaşmayı zorunlu kılıyor.
Müftülük Çalışanı, Soma'daki Camilerden Topladığı Asırlık Eşyalarla Mercedes Almış
Manisa’nın Soma ilçesindeki camilerden bir müftülük çalışanı tarafından yüzlerce halı, kilim, el yazması eserler ve asırlık eşyalar toplatıldı. Toplanan eserler faturasız ve tutanaksız haraç mezat satıldı. Skandal ortaya çıkınca Diyanet İşleri Başkanlığı, 2 yıl gecikmeli soruşturma başlattı.Bugün'den Hasan Önal'ın haberine göre; Manisa’nın Soma ilçesi müftülüğünde görev yapan şube müdürü H.Ö. yaklaşık 200 din görevlisini 2013 yılında toplayarak camilerdeki eski halı, kilim, el yazması eserler ve tarihi niteliği bulunan eşyaların toplatılmasını istedi.TBMM’ye verilen şikayet dilekçesine göre H.Ö. imamlara yaptığı konuşmada “Bakın bu halı çok değerli. Camilerinizde böyle halılar varsa haber verin, biz gelip alalım. Bu halı 2-3 bin lira yapar. Bu halı gibi onları satabiliriz. Bu eserler caminizde atıl kalmasın, değerlendirelim” dedi.Tutanaksız toplandıToplantının ardından cami imamlarını müdür H.Ö’nün selamıyla arayan kişiler, Soma’daki tüm köylerdeki camileri gezerek eski halı, kilim gibi tarihi eserleri tutanak, makbuz olmadan topladı. Tutanaksız bir şekilde halı, kilim veren cami imamları şüpheli duruma düşerken, camilerden eski halı ve kilimleri toplayan kişilerin olayın ortaya çıkmasının ardından cami imamlarını arayarak “Biz yanarsak sizin de başınız yanar” diyerek tehdit etmeleri de imamların ifadelerinde yer aldı.'Vermek zorunda kaldık'Tutanaksız eski eserleri verdikleri için sanık durumuna düşen imamlar, amirlerinin gelip bu eserleri istediği için vermek zorunda kaldıkları yönünde ifade vererek kendilerini aklamaya çalıştı. Verdikleri eski eserlerle ilgili sıkıntıya giren imamlar, daha büyük sorun yaşamamak amacıyla camilerinde kalan eski eserleri caminin demirbaşlarına kaydetti.Skandalla ilgili geçtiğimiz şubat ayında TBMM Dilekçe Komisyonu’na gönderilen bir dilekçede Soma Müftülüğü’nde görev yapan şube müdürü H.Ö’nün makamını kötüye kullandığı, haksız kazanç elde ettiği öne sürülerek, ilgili şahsın camilerdeki tarihi eser olarak nitelendirilen halı, kilim, el yazması Kur’an-ı Kerimler, Osmanlı dönemine ait eserlerin kaçakçılığını yaptığı belirtilmişti.
Instagram, Çok Beğenilen Fotoğrafları Mail Kutunuza Yollayacak
Mail kutularınızı dolduran tanıtım, reklam içerikli mail’lerin dışında sosyal medya hesaplarınızla ilgili olup genellikle okumadan sildiğiniz sayısız mail’e yenileri Instagram tarafından ekleniyor. Bir süredir denemeleri yapılan mail sistemiyle, çok ilgi görmüş fotoğraflar, mail kutunuza da gelecek!
Reklam
Final Haftası Öğrencilerin Deli Gibi İçli Dışlı Olduğu 19 Şey
'Final dönemi is kaming' gençler. Bütün bir sene kiminiz çalıştı, kiminiz üniversite hayatının tadını çıkardı, kiminiz de yayıla yayıla diziye, filme vurdu kendisini.Bu günlerin geleceğini önceden düşünmüş olmanız gerekirdi.Evet bizce de hala umut var. Yapabilirsiniz yani. Geçebilirsiniz dersleri. İnanıyoruz biz.Ama tabi ki önce şu galeriye göz atın. Sizi bekleyen şeyleri görün ve siz, siz olun, tedbiri elden bırakmayın. :)
Davutoğlu: 'SSK'yı Batıran Adam Emeklilere Bir Şey Getirebilir mi?'
Çanakkale mitinginde konuşan ve Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Başbakan Davutoğlu, 'Tarım kesimine verdiğimiz destek çiftçilerimize bu sene 10 milyar Türk lirası. Sıfır faizle destek açtık. SSK'yı batıran adam emeklilere bir şey getirebilir mi? Emeklilerimizi namerde muhtaç etmeyiz, herkes bunu bilsin' dedi.Davutoğlu'nun konuşmasından önemli satır başları;Bizim farkımız 81 vilayete, Çanakkale'de şehit vermiş her vilayete gideceğimi söyledim; Milliyetçilikten bahsedenler Doğu'ya gidebiliyorlar mı? Türkiye'nin her yerine gitmeyen Çanakkale'yi bekleyebilir mi?Dedemiz Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü o dönemin çılgın projesi buydu; biz de Ordu-Giresun Havalimanı'nı denizin üzerinden yaptık. Kılıçdaroğlu ya da Bahçeli olsa 'Ne gerek var havaalanına, binsinler kara trene gitsinler derler' değil mi? Biz denizler izin vermiyorsa biz dolgu yaparız.Çanakkale artık Marmara geçiş hatlarının kavşak noktası olacak. Sesleniyorum tarım kesimine verdiğimiz destek çiftçilerimize bu sene 10 milyar Türk lirası. Sıfır faizle destek açtık. SSK'yı batıran adam emeklilere bir şey getirebilir mi? Emeklilerimizi namerde muhtaç etmeyiz, herkes bunu bilsin.Devlet anneye doğum hediyesi veriyor; ilk çocuğa 300, ikinciye 400, üçüncüye 600 lira veriyoruz. TOKİ başkanımızla konuştuk. Ayda 250 lira ödemeli başta emekliler olmak üzere 200 bin konut inşa edeceğiz. Her alanda genişlerken birileri bu hamleleri durdurmak istiyor.Türkiye yükselirken HDP, CHP, MHP hepsi farklı telden çalar seçimde üçü birden işbirliği yapıyor. Dün MHP Genel Başkan Yardımcısı HDP barajı aşarsa işimize yarar diyor. HDP ve MHP paslaşıyor. Perde gerisinde MHP, HDP, CHP aynı şeyleri söylüyorlar. Üç tane de illegal çete var. DHKP-C'lilerle perde gerisinde iş yapanlardan fayda gelir mi?'MERDİVENE TERS BİNEN KİTABI TERSTEN OKUR'Mega proje diye 2035'e tarih verirler ya. Fikriyatı bile onlara ait değil. Merkez ülke diyor, yazdığım kitabı arkasından okuyor. Yürüyen merdivene tersten binen kitabı da tersten okur. Şimdi onun mega proje dediği projelerin yanına bizim yaptığımız projeleri söyleyeyim. Biz Fatih'in torunlarıyız. Donanma İstanbul'a geldiğinde Fatih'e der ki denize zincir çekilmiş, Fatih ne diyor o zaman gemileri karadan yürütelim. O zamanın çılgın projesi bu. Ordu-Giresun Havalimanı yapılırken bize dediler ki yapılamaz, Kılıçdaroğlu'na deseler; binsinler trene gitsinler derdi. Biz öyle der miyiz? Biz denizin üstüne havalimanı yaptık. Dünyanın en büyük havalimanını İstanbul'da yapıyoruz.Çanakkale'yi sadece ulaşımın değil sağlığın da merkezi yapacağız. Çanakkale'ye 500 yataklı hastane yapacağız.  Devlet Hastanesi'ne Fatih Rüştü Zorlu adını verelim mi? Fatih Rüştü Zorlu Çanakkale'de yaşasın mı?'İKİNCİ YARI BAŞLIYOR'Kılıçdaroğlu şimdi farketmiş. Artık Avrupa ile Asya'yı birleştiren 2. bir şehir var; o da Çanakkale. İkinci yarı başlıyor. 12 yıl içinde biz yaptık onlar konuştu. 7 Haziran'dan itibaren ikinci yarı başlıyor.Çanakkale Köprüsü gibi, Ordu- Giresun Havalimanı gibi dünyanın en büyük projelerini hayata geçirmeye hazır mıyız? 2-2'den sıkıldık. Biz 4-0 istiyoruz, net olacak. Dört Çanakkale milletvekili istiyoruz.Ajanslar
Fiat’tan Yeni Sedan Modeli: Fiat Aegea
Fiat’ın sedan ailesine dahil ettiği yepyeni modeli Fiat Aegea, İstanbul Autoshow’da tanıtıldı. Fuarda büyük beğeni toplayan Fiat’ın yeni yıldızı, geniş hacmi ve uygun yakıt tüketimiyle yine birçok otomobil severin ilk tercihleri arasında yer alacağa benziyor.
Reklam
Dil Yuvarlama ve Çok Üstünde Durulmayan Diğer 5 Garip Genetik Özellik
Dilinizi yuvarlayabiliyor musunuz? Cevabınız evet ise; siz de büyük bir çoğunluğun parçasısınız. Dünya üzerindeki insanların %65-81 lik kısmı, bu ilginç, gayri ihtiyari yapılan yeteneğe sahip. Peki nasıl oluyor da bazılarımız yapabilirken bazılarımız bunu yapamıyor? En bilinen cevap, ilkokulda öğrendiğimiz üzere genetik. Eğer ebeveynlerinizden birinden bu baskın geni devraldıysanız, siz de bu kalıtsal yetenekle doğdunuz demektir. Diğer bir deyişle dil kıvıramıyordanız, sorumlular anne ve babanızdan başkası değil.Delaware Üniversitesi' nden biyoloji profesörü John H. McDonald' a göre, eğer bu söylem doğru olsaydı, ikisinde de bu genetik özellik bulunmayan anne ve babanın, çocukları da dil kıvıramayacaktı. Profesöre göre hem öğretmenler hem de ders kitapları , bu konuyu yıllardır oldukça basitleştirerek anlatıyor. Bilim adamı Alfred Sturtevant tarafından ortaya atılan bu genetik teori, 1940 lı yıllara dayanıyor. 1950 lerin başında, biri bu özelliğe sahip diğeri ise sahip olmayan ikizlerin olduğunu belirten McDonald, bunun tamamen genetik olmadığını net bir şekilde belirtiyor: '' Bugün bile, öğrencilerime genetik bir özellik olan dil yuvarlamayı kaçınız yapabiliyor diye sorduğumda, çoğu elini kaldırıyor. ''Gerçek ise biraz daha karmaşık. McDonald, bazı durumlarda, çevresel faktörlerin de rol oynağını söylüyor. Yetiştirme ve doğanın karşı karşıya olduğu bu durumda, bazı insanlar genetik bağlarını kırarak, kendilerine bu gizli sanatı öğretebiliyorlar. Diğer durumlarda da ana rahminde olduğu gibi gelişiminizdeki bir tuhaflık olabiliyor.Peki öyleyse bu söylenti neden devam ediyor? Profesör, bunu sadece bir odayı inceleyerek deney yapmaya benzetiyor. Ona göre ders kitapları ve laboratuvar eşliğinde devam eden bu efsane, biyoloji eğitiminde gerçekten utanç kaynağı. Birçok öğrenci bunu ciddiye alıp annesi ve babasını gözleyecek, hatta içlerinden birinin kendi ebeveyni olmadığnı bile düşünebilecek.Dil yuvarlamanın sadece genetik bir faktöre bağlı olmadığını belirten McDonald, sizin için buna benzer birkaç örnek veriyor.
3D Filmler Beyni Geliştiriyor
İngiltere'de yapılan bir araştırma 3 boyutlu filmlerle ilgili bazı enteresan bilgileri su yüzüne çıkardı. Beyne zararlı olduğu iddia edilen 3D filmler, meğerse beyni geliştiriyormuşGünümüzde vizyona giren filmlerin bir çoğunda artık üç boyut opsiyonu da mevcut. Özellikle Hollywood yapımı olarak tabi ettiğimiz filmlerin hemen hemen hepsinin üç boyutlu olarak vizyona girmesine artık alıştık. Sinema severlerin de bileceği üzere üç boyutlu filmler iki şekilde karşımıza çıkıyor. Birincisi 3D kameralarla çekilen ve üç boyut hissini daha iyi yaşamamızı sağlayan filmler, ikincisi ise normal kameralarla çekilip, sonradan çeşitli programlar vasıtasıyla 3D formatına çevrilen filmler. Genelde sonradan 3D formatına çevrilen filmlerde, üç boyut olayı alt yazının ön tarafa çıkmasından ibaret olsa da, 3D kameralarla çekilen filmlerde gerçek üç boyut hissini yaşayabiliyoruz. Tabi ki bu durum ister istemez gözümüzün yorulmasına hatta zaman zaman başımızın ağrımasına bile neden olabiliyor.
Reklam
Bilal Erdoğan: ‘Mısır Vatandaşı Olduğum İddiası İftira’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Mısır vatandaşı olduğu yönündeki iddiaları yalanladı.Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Mısır vatandaşlığı iddialarına ilişkin haberlerin 'yalan ve iftiradan ibaret' olduğunu belirterek, 'Sözde haberlerde iddia edildiği gibi ne Mısır vatandaşıyım ne de herhangi bir ülkeye kaçtım. Bu durum resmi kayıtlarla da sabittir' açıklamasını yaptı.Erdoğan, söz konusu haberlerle kendisine yönelik 'itibar suikasti' yapılmak istendiğini öne sürerek, şunları söyledi:'Sözde haberlerde iddia edildiği gibi ne Mısır vatandaşıyım ne de herhangi bir ülkeye kaçtım. Bu durum resmi kayıtlarla da sabittir. Haberde kullanılan 'kaçma' kelimesi özellikle seçilmiş olup, basın yoluyla yaptıkları bu çirkin operasyonun halk nezdinde, aleyhime kalıcı bir algının oluşması çabasının sonucudur. Doğduğum ve emek verdiğim bu toprakları, cemaat görünümlü casusluk ve ihanet şebekesinin ya da onların tetikçisi gazetelerin yalanlarıyla terk edecek değilim. 'Ülkenin yakın tarihinde açıkça seçilmiş hükümete darbe yapmaya çalışan, sözde yerli özde taşeron olan bazı yapıların borazanlığını yapan bu gazetelerin yazdıklarının, basın yayın ve meslek ilkeleri ile bağdaşır hiçbir yönü bulunmamaktadır. Yapılan bu yalan haberlerle ilgili olarak gerekli hukuki işlemler başlatılmıştır. Bu çirkin iftiraların hesabı yargı önünde ayrı ayrı sorulacaktır.'
TÜBİTAK: SBS, LYS ve TUS Soruları Önceden Sızdı
KPSS soruşturması kapsamında ÖSYM’ye yapılan baskında el konulan bilgisayarlar üzerinde inceleme yapan TÜBİTAK, hazırladığı raporda çarpıcı sonuçlara ulaştı.Dershane sahibi olduğu ortaya çıkan ÖSYM sınav komisyonu üyesi Gönül Tütüncü’nün, yine ÖSYM’de Bilgi İşlem Müdürü olan eşi Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında 2010 yılı LYS ve TUS sorularının çıktığı belirtilen raporda, 2010’daki KPSS’ye yönelik soruşturma başlatılması üzerine Mustafa Tütüncü’nün 20 Eylül 2010 tarihinde “SureDelete” isimli program kullanarak bilgisayarındaki birçok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman, söz konusu soruların sızdırıldığı iddiasıyla yeni bir soruşturma başlattı.2010 yılının temmuz ayında yapılan KPSS’de 350 adayın Eğitim Bilimleri bölümünde tam puan alması kopya şüphesi doğurmuştu. Sonuçların açıklandığı ağustos 2010’da dönemin Ankara Başsavcılığı, hemen soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda polis, 2010 yılında ÖSYM’ye baskın düzenlemiş, Test Araştırma Birimi (TAB) ve ARGE’de görevli ÖSYM personelinin kullandığı bilgisayar hard disklerinin imajı almıştı.Soruşturmaya yaklaşık 1 yıl önce atanan savcı Yücel Erkman, söz konusu hard diskleri TÜBİTAK bilirkişilerine teslim ederek rapor alınmasını istemişti. Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre TÜBİTAK, bilgisayarlarına el konulan ÖSYM çalışanları Haydar Altunay, Safiye Açıkgöz ve Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarlarında yaptığı incelemeyi tamamladı. İki TÜBİTAK uzmanı, 8 Mayıs tarihli 120 sayfalık inceleme raporunu KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman’a geçen hafta gönderdi. Raporda, birçok sınava ilişkin kopya bulgusuna dikkat çekildi.
Kanseri Yendi Takımını Kurtardı
Uzun süren kanser tedavisinin ardından 4 Mart'ta sahalara dönen Jonas Gutierrez, takımı Newcastle United'ın kümede kalmasını sağladı.31 yaşındaki Arjantinli futbolcu, testis kanserini yenmesinin ardından takımının kötü gidişine de dur dedi.Gutierrez, Newcastle United'ın ligin son haftasında West Ham United ile oynadığı karşılaşmanın 54. dakikasında Moussa Sissoko'nun golünün asistini yaptı.
'AKP Rüşvet ve Yolsuzluk Filosu Kurup, Haram Denizine Yelken Açtı'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yozgat mitinginde yaptığı konuşmada, 'AKP haram yedi, israfa battı, yandaşları zengin etti. Size geldiler duygu sömürüsü ve mağduriyet edebiyatı yaptılar, Ankara'ya gittiler rüşvet ve yolsuzluk filosu kurup haram denizine yelken açtılar' dedi. Başbakan Davutoğlu'nu eleştiren Bahçeli, 'Tıpkı Erdoğan gibi ağzına ne gelirse konuşmaya, atıp tutmaya başlamıştır. Çıktığı her meydanda AKP'den önce piyade tüfeği dahi yapılmadığını iddia etmiştir. 17-25 Erdoğan'ı öfkelendirmemek için iftiralarını hızlandırmıştır' diye konuştu.MHP Lideri Bahçeli, Yozgat Cumhuriyet Meydanı'nda yaklaşık 10 bin kişiye hitap etti. Yozgat'ın yıllarca AK Parti'ye oy verdiğini, ancak işsizlik nedeniyle kentten göçün yaşandığını belirten Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan'ın 2 Mart 2004 tarihinde Yozgat'ta yaptığı konuşmada, 'Artık Bozok Yaylası'nın yiğit evlatları iş bulmak için buraları terk etmeyecek. Yozgat'a yeni bir tüketim anlayışı gelecek' dediğini hatırlattı. Her şeyin meydanda olduğunu, Erdoğan bu sözlerinden sonra Yozgat'ın nüfusu 260 bin azaldığını ve milletvekili sayısının da 6'dan 4'e indiğini söyleyen Bahçeli, 'Ne aldanan, ne de aldatan olacağız diyen Erdoğan Yozgat'ı yüzüstü bıraktı, acımasızlığın çarkına teslim etti. Umutlarınızla oynadı, yalan konuştu, hayallerinizi kararttı, geleceğinizi riske attı' dedi.'HARAM DENİZİNE YELKEN AÇTILAR'Bakanlardan Başbakan'a kadar önüne gelenin havaalanı yapma sözü vermesine rağmen, Yozgat'ın ihmallerin kurbanı olduğunu, 54 havaalanı yapmakla övünen Erdoğan ve yandaşlarının sıra Yozgat'a gelince duymadıklarını, görmediklerini ve konuşmadıklarını söyledi. Yozgat'ın gelişmiş iller sıralamasında 72'nci, yaşanabilir iller sıralamasında ise 70'inci olduğunu hatırlatan Bahçeli, 110 bin hanenin üçte birinin de yardımlarla geçindiğini belirtti. Bahçeli, 'AKP haram yedi, israfa battı, yandaşları zengin etti. Size geldiler duygu sömürüsü ve mağduriyet edebiyatı yaptılar, Ankara'ya gittiler rüşvet ve yolsuzluk filosu kurup haram denizine yelken açtılar' dedi.HAVUZCULAR, KUTUCULAR, YOLSUZLUK ÇETELERİ AKP'DEN MEMNUNBahçeli, Yozgat'ta sanayinin olmadığını, ticaretin azaldığını, çiftçiliğin tükendiğini, hayvancılığın da can çekiştiğini, esnafın siftahsız kepenk kapattığını söyledi. Bahçeli, ülkemizin varlıklarını kapışan yabancı yatırımcıların AK Parti'den memnun olduğunu söyledi. Bahçeli, 'Havuzcular, kutucular, kasacılar, rüşvetçiler, yolsuzluk çeteleri AKP'den memnundur. Kara paracılar, altın kaçakçıları, imar vurguncuları, arazi yağmacıları, ihale mafyaları, kul hakkını çalan şerefsizler AKP'yle fazlasıyla mutludur. Köylüyü ve hayvancıyı yokluğa mahkum eden ithalatçı da AKP hükümetinin başarısından bahsetmektedir. Zaten AKP'de onları mutlu etmek üzere iktidarda tutunmaya çabalıyor. Zaten AKP'de meşruiyetini yabancı ve işbirlikçilerinin memnuniyetinde arıyor' diye konuştu.DAVUTOĞLU YALANCILIĞIN KİTABINI YAZMIŞYozgat'ın hırsız ve hainlerle yan yana yürüyen AK Parti'ye tahammülünün artık olmadığını söyleyen Bahçeli, 'AKP yalan markası, aldatma ustasıdır. Davutoğlu tıpkı Erdoğan gibi ağzına ne gelirse konuşmaya, atıp tutmaya başlamıştır. Yalan nifak kapısıdır. Davutoğlu seçim kampanyası başladı başlayalı gittiği her yerde yalancılığın kitabını yazmış, inkar külliyatını kaleme almıştır. Çıktığı her meydanda AKP'den önce piyade tüfeği dahi yapılmadığını iddia etmiştir. Davutoğlu 2002'den önce tüfek ve tankın hibe yoluyla alındığını söylemiştir. Her konuşmasında AKP'den önce ilkel bir kabile devleti olduğumuzu ima etmiştir. Karaman'da utanmadan, sıkılmadan AKP'den önceki senelerde; 'Ege'ye, Akdeniz'e gemimizle çıkamadığımızı, şimdi ise Türk yapımı gemilerin Afrika açıklarında, Türk donanmasının Japonya'ya doğru gittiğini' söylemiştir. Davutoğlu baştan ayağa yalandır, utanmazlıktır. 17-25 Erdoğan'ı öfkelendirmemek için iftiralarını hızlandırmıştır. Davutoğlu yalan bataklığında çırpınmaktadır' dedi.ŞUURU KAPANMIŞ, ZEKASI KÖRELMİŞBaşbakan Davutoğlu'nun 2002'den önce Türkiye'de piyade tüfeği dahi yapılamadığını söylerken yüzünün kızarmadığını söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:'Sayın Davutoğlu, G-3 piyade tüfeği Makine Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından 1974 yılında üretilmiş ve NATO ülkelerine ihraç edilmiştir. Peki yalancı Davutoğlu şimdi ne diyeceksin? Nereye kaçacaksın? Cahil Davutoğlu ilk kez uçak yaptıklarını, Hürkuş'u da 2018'de uçuracaklarını açıklamaktadır. Merhum Nuri Demirağ'ın şahsi çabalarıyla ilk uçak üretimi yıllar önce zaten yapılmıştır. 1936'da tek motorlu uçak, 1938'de de 6 kişilik yolcu uçağı üretilmiştir. 1941 yılında tamamen Türk yapımı ilk uçak İstanbul'dan Divriği'ye kadar uçmuştur. Davutoğlu ilk kez tank ürettiklerini söylemektedir. Fakat yine çakmış, yine sallamıştır. Nitekim milli tank üretiminin 1980'li yıllarda başladığını bilmeyecek kadar şuuru kapanmış, zekası körelmiştir. Başbakan, özellikle Bitlis'ten Muş'a lüks helikopteriyle uçarken sağ ve sol tarafta yüzde yüz yerli yapım olduğunu iddia ettiği Atak helikopterlerini pencereden gururla izlediğini defalarca duyurmuştur. Akıl fukaralığı çeken Davutoğlu buna da milliyetçilik demiştir.'Başbakan'ın 'Yüzde yüz Türk' dediği Atak helikopterlerinin Türkiye uçak sanayi ile bir İtalyan firmasının işbirliğinde yapıldığını öne süren Bahçeli, yüzde 60 oranında yerli ve henüz deneme aşamasında olduğunu kaydetti. Davutoğlu'nun Türkiye ilk refakat gemisini 1971'de Gölcük Tersanesi'nde imal edildiğini söylediğini hatırlatan Bahçeli, 'İlk denizaltımız 1975'de yine Gölcük Tersanesi'nde yapılmıştır. İlk hücumbot 1978'de, ilk firkateyn 1988'de üretilmiştir. Ve Türk gemileri dünyanın her yerinde milletimizi iftiharla temsil etmiştir. Serok Ahmet yalan söyleyerek, gerçekleri çarpıtarak nereye varabilecektir?' dedi.TÜRK ASKERİNİN ELİNDE SANKİ ÇAKARALMAZ SİLAH VARDIRBaşbakan Davutoğlu'nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tüm kötü huylarını aldığını, ancak yalancının mumunun yatsıya kadar yandığını söyleyen Bahçeli, 'Davutoğlu da yalancı Ahmet unvanını çoktan almıştır. Başbakan, Atak helikopterlerini görünce, gökyüzünde olmasa şükür secdesine varacağını Yozgat'ın huzurunda geçtiğimiz günlerde açıklamıştır. Böyle bir istismarcı bakış, böylesi bir münafık yaklaşım nerede görülmüştür? AKP'ye gelesiye kadar Türk askerinin elinde sanki çakaralmaz silah vardır. Sanki Türk ordusu tel tel dökülmüş, tümüyle başkalarının eline bakmıştır. Bu alçak suçlama ve karartma kampanyasını reddediyorum' dedi.EMEKLİLERE YILDA 2 BİN 800 LİRA DESTEKİktidara geldiklerinde yoksullukla savaşacaklarını, yolsuzlukla ve terörle mücadele edeceklerini belirten Bahçeli, devlet ve yönetim reformuyla çürümenin önüne geçeceklerini belirtirken, şunları kaydetti:'Ahlak ve kalitenin tesisiyle çöküşü engelleyeceğiz. Üreten Ekonomi Programımızla sanayinin, işadamlarımızın, aç ve açıkta kalan milyonlarca masum vatandaşımızın sorunlarını gidereceğiz. Ekonomi büyüyecek, insanımız refah ve zenginliğe ulaşacaktır. Türkiye, MHP iktidarıyla, milli varlığına, tarihi misyonuna sahip çıkarak bugün içinde bulunduğu ataletten kurtulacaktır. Emeklilerimize; Mart ayında 1400 ve Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2 bin 800 lira Emekli Destek Ödeneği vereceğiz. Asgari ücretlilere, büyük şehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım imkanı sunacağız. Ayrıca emeklilerimizin banka promosyonu alabilmeleri, esnaflarımızın emekli aylıklarından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kaldırılması için ne gerekiyorsa yapacağız. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz. Emekli aylığı hesabındaki refah payını yükselteceğiz. Kamu çalışanlarımızın çeşitli isimler altında ödenen tüm ek ödenekleri emekli aylıklarına yansıtacağız. Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini çözeceğiz' dedi.ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKEN MAZOTKonuşmasında çiftçilerin feryat ettiğini, mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, yemde, fidede, ÖTV ve KDV'yi tamamen kaldıracaklarını söyleyen Bahçeli, 'Çiftçilerimizin belini büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indireceğiz. Anadolu'nun merkezinde tarım ve hayvancılık sektörünün ağırlıkta olduğu Yozgat tarımın Başkenti olacaktır. Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için tedbir alacağız. Erdoğan karşı çıksa da, Davutoğlu itiraz etse de, Maliye Bakanı bütçe dengelerini hatırlatsa da, asgari ücreti net 1400 liraya çıkaracağız. Hayırlı olsun' dedi.Türkiye'de imamsız ve müezzinsiz cami bırakmayacaklarını, Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edip, devlet yardımının önünü açacaklarını kaydeden Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Köy ve mahalle muhtar maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani en az 1400 lira olması için gereğini yapacağız. Esnaf ve sanatkârlarımız yeni işyeri açtılarsa, onları beş yıl süreyle gelir vergisinden muaf tutacağız. İlave olarak, kendi nam ve hesaplarına ödedikleri sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır. Şoför esnafımızın aldığı yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız. Kutlu olsun. Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesi yapacağız.. Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız. Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz. İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira 'Aile Desteği' adı altında ödeme yapacağız. Şehit yetimlerimizin tamamına iş sağlayacağız. Gazilerimiz ve çocuklarının işe yerleştirilmelerine öncelik tanıyacağız. 65 yaşını doldurmuş kardeşlerim, rahat olun, size ödenen aylığı 300 liraya çıkaracağız. Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza tahsis etmekle kalmayacak, istihdam oluşturmak amacıyla, büyük ya da küçükbaş hayvanları bedelsiz dağıtacağız. Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız. Veya 250 lira kira yardımı yapacağız. Engelli ve engelli yakını aylığını 400 liraya, ağır engelli aylığını 600 liraya yükselteceğiz.'İlk ve ortaöğretime devam eden çocukların annelerine muhtaçlık durumlarını dikkate alarak en az 50 lira verileceğini, Aylık 200 kilowatsaatin altında elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlara yüzde 75 indirim yapacaklarını kaydeden Bahçeli, muçtaç aileler için Hilalkart uygulamasına geçeceklerini söyledi. Öğretmenlerin 3600 ek göstergeden yararlanmalarının önünü açacaklarını belirten Bahçeli, Atanamayan 330 bin öğretmenin KPSS puanları yanmadan atamalarını yapacaklarını söyledi. Bahçeli, taşeron işçilere kadro vereceklerini belirtirken, 'Ve şüphesiz bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacağız' diye konuştu. Bahçeli, daha sonra karayolu ile Sivas'a geçti.DHA
Reklam