İngiltere Stratejik Kuvvetler Komutanı: "İngiltere'nin Düşmanları, Sosyal Medyayı Toplumun Dokusunu Parçalamak İçin Kullanıyor"
LONDRA (AA) - İngiltere Stratejik Kuvvetler Komutanı General Patrick Sanders, İngiltere'nin düşmanlarının sosyal medyayı, toplumun dokusunu parçalamak için kullanmaya çalıştığını belirtti.Sanders, Sky News kanalının podcast yayınında yaptığı açıklamada, yurt dışı kaynaklı tehdidin, enerji santrallerinin hedef alındığı filmlerdeki gibi olmadığını dile getirdi. Gerçek gücün sabotajlarda değil etki oluşturmada olduğunu kaydeden Sanders, 'Gördüğünüz şey; düşmanlarımız ve rakiplerimizin sosyal medya gibi daha ütopik bir toplum yaratması amaçlanan araçları, komplo teorilerini körüklemek, toplumda bölünme oluşturmak ve sosyal dokuyu parçalamak için bize karşı kullanmaları.' dedi. Sanders, işin bazı toplumlarda bir iç savaşı körüklemeye kadar vardığına işaret etti.Siber savunmanın, ordunun ülkedeki demokratik süreçleri koruma yollardan biri olduğunu ifade eden Sanders, Rusya ve Çin gibi ülkelerin amaçlarını gerçekleştirmek için askeri olmayan araçlara geçtiğine dikkati çekti. Sanders, 'Artık en önemli silahların mutlaka kurşun atması gerekmiyor.' değerlendirmesinde bulundu.
Oraklı Saldırıya Uğrayan Kadın Doktor Yaralandı
Rize’de Devlet Hastanesi'nde çıkan tartışmada görevli doktor Meltem Puşuroğlu, hastası Ali Sırrı K.'nın(42) oraklı saldırısı sonucu kolundan ve bacağından yaraladı. Kadın doktor, tedaviye alınırken, hastane özel güvenliğince yakalanan saldırgan da polise teslim edildi.
Mehmetçiğin Zorlu Hava Şartlarındaki Vatan Nöbetine "Can Dostları" Eşlik Ediyor
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Hakkari'deki askerlerin zorlu hava şartlarındaki terörle mücadele faaliyetlerine eşlik eden köpeklerin fotoğraflarını paylaştı. Bakanlığın Twitter hesabındaki paylaşımda şunlar kaydedildi:'Hakkari'de bulunan Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında görevli Mehmetçiklerimiz, terörle mücadele faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Vatan nöbetine zaman zaman can dostlarımız da eşlik ediyor.'
Almanya'da Müslümanlara Yönelik Saldırılar 2020'De Bir Önceki Yıla Göre Arttı
BERLİN (AA) - Almanya’da Müslümanlara yönelik saldırıların, 2020’de bir yıl öncesine göre yüzde 2 arttığı bildirildi.Osnabrücker Zeitung gazetesindeki habere göre, Almanya İçişleri Bakanlığının Sol Parti’nin soru önergesine verdiği cevapta, 2020’de Müslümanlara ve onlara ait kurum, kuruluşlara en az 901 saldırı yapıldığının kayda geçtiği belirtildi.Söz konusu suçların çoğunlukla aşırı sağcılar tarafından işlendiği aktarıldı.Saldırılarda 48 kişinin yaralandığı kaydedilerek, 77 olayda ise camilere yönelik saldırı yapıldığı bilgisi paylaşıldı.Almanya’da 2019’da Müslümanlara ve onlara ait kurum, kuruluşlara yönelik 884 saldırı kayda geçmişti. Böylelikle 2020’de bir yıl öncesine göre Müslümanlara yönelik saldırılar yüzde 2 arttı.'Bildirilen suçlar sadece buz dağının görünen tepesidir'Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri nedeniyle kamusal yaşamdaki kısıtlamalara rağmen 2020’de Müslümanlara ve onlara ait kurumlara yönelik işlenin suçların sayısının, bir önceki yılın üzerinde olduğunu belirtti.Bu sayının, bildirilmeyen suçların da eklenmesiyle, gelecek haftalarda artabileceğine işaret eden Jelpke, şunları kaydetti:'İmamlara yönelik ölüm tehditleri ve fiziki saldırılar, camilere taşların atılması, Müslüman kadınların başörtüsünün çekilip indirilmesi veya hakaretlere uğramaları... Aşırı sağcı ve ırkçı faillerin, Müslümanlara yönelik nefreti çeşitli şekillerde kendini gösteriyor.'Jelpke, gerçekte sayıların çok daha yüksek olduğunu, birçok kişinin polise suç duyurusunda bulunmadığından bu suçların kayda geçmediğini vurgulayarak, 'Bildirilen suçlar sadece buz dağının görünen tepesidir.' dedi.
Manisa'daki Trafik Kazasında Hayatını Kaybeden Aynı Aileden 3 Kişinin Cenazesi Denizli'de Defnedildi
DENİZLİ (AA) - Manisa'da otomobilin iş makinesine çarpması sonucu yaşamını yitiren Mustafa-Sibel Vurmaz çifti ile 8 yaşındaki oğulları Ege Tuna'nın cenazesi Denizli'de toprağa verildi. Salihli Devlet Hastanesi morgundaki işlemin ardından cenazeler yakınlarına teslim edildi.Vurmaz çifti ile oğulları için Merkezefendi ilçesindeki Çakmak Mezarlığı'nda cenaze töreni düzenlendi.Cenazeler, namazın ardından mezarlıkta yan yana toprağa verildi.Öte yandan, kazadan yaralı kurtulan çiftin diğer çocukları Ezgi Tuana Vurmaz'ın tedavisinin sürdüğü öğrenildi. KazaAlaşehir-Salihli kara yolu Örnekköy Mahallesi Kavşağı yakınlarında 5 Şubat'ta Mustafa Vurmaz (63) idaresindeki 07 BFJ 89 plakalı otomobil, aynı yönde giden M.K'nin (26) kullandığı iş makinesine arkadan çarpmıştı. Kazada Mustafa Vurmaz, eşi Sibel Vurmaz ile Ege Tuna Vurmaz (8) hayatını kaybetmişti. Çiftin diğer çocukları Ezgi Tuana Vurmaz (12) yaralanmıştı.
"Alg Patlaması" İzmit Körfezi'nin Rengini Değiştirdi
KOCAELİ (AA) - İzmit Körfezi'nde deniz yüzeyinde oluşan renk değişiminin alg patlamasından kaynaklandığı bildirildi.Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığından yapılan açıklamada, Körfez ilçesi Yarımca sahil kesiminde deniz yüzeyindeki renk değişimiyle ilgili inceleme yapıldığı belirtildi.İncelemede, denizde alg patlaması olayının meydana geldiğinin anlaşıldığı vurgulanan açıklamada, bunun kirlilik olmadığı, su ekosisteminde besin elementlerinin yoğunluğu nedeniyle uygun hava ve deniz sıcaklığı gibi koşulların oluşmasıyla ortaya çıkan biyolojik bir durum olduğu aktarıldı.Açıklamada, 'Son günlerde aniden mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığının da etkisiyle geçici olarak gözlemlenen bu olayın, diğer denizlerde de meydana geldiği bilinmektedir.' ifadelerine yer verildi.
Aksaray'da, Yunus Emre Ve Türkçe Yılı Etkinlikleri Kapsamında Hasan Dağı'na Tırmanış Yapıldı
AKSARAY (AA) - Aksaray'da, 'Yunus Emre ve Türkçe Yılı' etkinlikleri kapsamında, 'Hasan Dağı Yunus Emre Zirve Tırmanışı' gerçekleştirildi.Sosyal medya fenomenleri ve radyo programcılarının da aralarında bulunduğu 25 kişi, 3 bin 268 metre yüksekliğindeki Hasan Dağı'nda tırmandı.Vali Hamza Aydoğdu, tırmanış öncesinde yaptığı açıklamada, Türk dili ve medeniyetinin temel taşlarından Yunus Emre'nin vefatının 700. yılı dolayısıyla, 2021'in UNESCO tarafından anma ve kutlama yıl dönümleri arasına alındığını anımsattı.Aydoğdu, yine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan genelgeyle 2021'in 'Yunus Emre ve Türkçe Yılı' ilan edildiğini belirtti.Yunus Emre'nin, her yıl Aksaray'ın Ortaköy ilçesi Sarıkaraman köyündeki türbesinde düzenlenen etkinliklerle anıldığını ifade eden Aydoğdu, şunları kaydetti:'Yunus Emre'nin sınırları aşan, kalıplara sığmayan bir ünü var. Ancak burası, onun dergahına düzgün odunlar taşıyıp Tabduk Emre'den ilim, Hacı Bektaş'tan hikmet öğrendiği memleketidir. Onu en güzel şekilde yad etmeye ve etkinlikler yapmaya talip ve hazırız. Türkçemizi ve 'Bizim Yunus'u layığıyla temsil edeceğiz. Bu anlamda, ulusal ve uluslararası etkinlikler yapacağız. Farkındalık oluşturmak adına Hasan Dağı'na zirve tırmanışıyla start verdik. Sosyal, kültürel, edebi, sportif ve sanatsal etkinliklerimiz olacak.'Etkinliğe, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Yüksel Çelik, İl Milli Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Doğan ile Gençlik ve Spor İl Müdürü Aslan Yıldız da katıldı.
Hindistan, Twitter'dan Çiftçi Protestolarına Destek Veren Binden Fazla Hesabın Daha Kapatılmasını İstedi
ANKARA (AA) - Hindistan, sosyal paylaşım ağı Twitter'dan, ülke çapında aylardır devam eden çiftçi protestoları ile ilgili paylaşımlarda bulunan 1178 hesabın daha kapatılmasını ya da engellenmesini istedi.India Today dergisinin haberine göre Hindistan, ülkedeki çiftçi protestoları ile ilgili kışkırtıcı içerikler paylaştığı ve kamu güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle Twitter'dan çoğu yurt dışı kaynaklı 1178 hesabın kapatılmasını veya engellenmesini talep etti.Haberde Hint güvenlik kurumlarının, ülkenin Pencap bölgesinde bağımsız devlet kurmayı amaçlayan Sih ayrılıkçı hareketi yanlılarına ait olduğunu iddia ettiği bu hesapların çoğunun Pakistan destekli olduğu kaydedildi.Öte yandan Twitter, Hindistan İletişim, Elektronik ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığının talebinin sosyal paylaşım sitesinin kuralları ve yerel yasalar çerçevesinde değerlendirildiğini açıkladı.Açıklamada, hesapların ancak Twitter kurallarını ihlal etmesi halinde kapatılabileceği, Hint kanunlarına göre paylaşımların yasa dışı bulunması halinde ise yalnızca ilgili içeriklerin yerel erişiminin engellenebileceği ifade edildi. Twitter'ın açıklamasında söz konusu içeriklerin ifade özgürlüğü kapsamına girdiği ve haber değeri taşıdığı gerekçesiyle engellenmeyeceği belirtildi.Hindistan hükümeti, Twitter'a ihtar göndererek, talebini yerine getirmesi yönünde uyardı.Twitter'ın söz konusu hesaplar ile ilgili işlem başlatıp başlatmayacağı henüz bilinmiyor.Sosyal medya ağının karara itiraz etme ve temyize taşıma hakkı bulunuyor.Twitter, 30 Ocak'ta tartışmaya neden olan hashtag kullanıldığı, yalan ve provokatif paylaşımlar yapıldığı gerekçesiyle 100 hesap ile 150 paylaşımı engellemişti. Askıya alınan tüm hesaplar 2 Şubat'ta tekrar kullanıma açılmıştı.Hindistan hükümeti Twitter'a en son 4 Şubat'ta 200'den fazla paylaşım ve hesabın kaldırılması çağrısında bulunmuştu.Yeni tarım yasaları ve çiftçi protestolarıHindistan hükümeti, Eylül 2020'de tarım sektörüne serbestleşme getiren, taban fiyat ve destekleme alımı politikalarını sona erdiren 3 düzenlemeyi yasalaştırdı.Çiftçiler, yeni tarım yasalarının kazançlarını azaltacağını, aracı şirketlere daha fazla yetki tanıyacağını ve sonunda kendilerini topraksız bırakacağını ileri sürüyor.Yasanın kabul edilmesinin ardından Pencap ve Haryana'dan başkente doğru harekete geçen çiftçiler, protesto eylemlerini başkent Yeni Delhi'ye taşıdı.Protestolar kapsamında polis ile çiftçiler arasında zaman zaman arbede yaşanıyor.
MEB Sözleşmeli Öğretmenlik Ataması Ne Zaman Başlayacak? Başvurular Açıldı Mı?
Yeni yılın ikinci ayında binlerce öğretmen adayı sözleşmeli öğretmenlik başvuru tarihlerinin ne zaman olacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gelecek açıklamayı bekliyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan atama takvimini bekleyen öğretmen adayları başvuruların açılması sonrasında müracaatlarını gerçekleştirecek. Peki sözleşmeli öğretmenlik başvuruları açıldı mı? Sözleşmeli öğretmenlik başvuru tarihleri ne zaman? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Samsun'da Hamsi Tezgahlarda Kilogramı 20 Liradan Satılıyor
SAMSUN (AA) - Samsun'da kısmi durdurma kararının kalkmasının ardından yeniden avlanmaya başlanan hamsi, tezgahlarda kilogramı 20 liradan alıcı buluyor. Hamsilerin boy ve verimliliğinde iyileşme sağlanması amacıyla uygulanan bir aylık kısmi av yasağının sona ermesiyle denize açılan balıkçılar, avladıkları hamsileri tezgahlara getirdi.Tarihi Saathane Meydanı'nda balıkçılık yapan Onurcan Köse, AA muhabirine, hamsinin kilogramını 20 liradan sattıklarını söyledi. Vatandaşların hasretle beklediği taze hamsiye ilginin yoğun olduğunu dile getiren Köse, 'Vatandaşlar hamsiyi daha fazla alıyor. 30 günlük aradan sonra hamsinin boyu da uzadı. Sabahtan bu yana gelen müşterilerimiz ilk olarak hamsiyi soruyor.' diye konuştu. Tezgahlarda mezgit ve barbun kilogramı 15, istavrit 25, somon 30, sargan 35, alabalık ise 25 liradan satışa sunuluyor.
Samsun'da Hamsi Tezgahlarda Kilogramı 20 Liradan Satılıyor
SAMSUN (AA) - Samsun'da kısmi durdurma kararının kalkmasının ardından yeniden avlanmaya başlanan hamsi, tezgahlarda kilogramı 20 liradan alıcı buluyor. Hamsilerin boy ve verimliliğinde iyileşme sağlanması amacıyla uygulanan bir aylık kısmi av yasağının sona ermesiyle denize açılan balıkçılar, avladıkları hamsileri tezgahlara getirdi.Tarihi Saathane Meydanı'nda balıkçılık yapan Onurcan Köse, AA muhabirine, hamsinin kilogramını 20 liradan sattıklarını söyledi. Vatandaşların hasretle beklediği taze hamsiye ilginin yoğun olduğunu dile getiren Köse, 'Vatandaşlar hamsiyi daha fazla alıyor. 30 günlük aradan sonra hamsinin boyu da uzadı. Sabahtan bu yana gelen müşterilerimiz ilk olarak hamsiyi soruyor.' diye konuştu. Tezgahlarda mezgit ve barbun kilogramı 15, istavrit 25, somon 30, sargan 35, alabalık ise 25 liradan satışa sunuluyor.
Grafikli-Libya'daki Yeni Yönetimi Yıl Sonundaki Seçimlere Kadar Zorlu Bir Maraton Bekliyor
ANKARA (AA) - ENES CANLI - Uzun süredir istikrarsızlıkla boğuşan Libya, 5 Şubat Cuma günü Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde İsviçre'de düzenlenen Libya Siyasi Diyalog Forumundaki (LSDF) oylama neticesinde ülkeyi geçiş döneminde yönetecek yeni kadroya kavuştu. Ancak, ülkede açılan bu yeni sayfada, çiçeği burnundaki yeni ekibi 24 Aralık'ta yapılması planlanan seçimlere hazırlık kapsamında maratona benzer yoğun bir çalışma temposu bekliyor. Libya, son yıllardaki çatışmalı ve çalkantılı tablosunu sonlandırmak için uluslararası toplumun da çabalarıyla 2020 sonlarında bir ateşkes ve siyasi diyalog dönemine girdi. Libya için kurulan çeşitli müzakere masaları son meyvesini İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen forumun son gününde 5 Şubat'ta verdi. BM tarafından Libya'nın içindeki farklı bölgelerden ve aidiyetlerden seçilen 74 kişilik LSDF, dört aday listesinden iki tur oylamada ülkeyi seçimlere taşıyacak geçiş yönetimini belirledi. 'Tartışmalı' kabul edilen isimlerin yerine daha az tanınmış yeni yüzler tercih edildiİkinci turdaki oylamada LSDF üyeleri arasında, Libya içinde bugüne kadar siyasetin en ön sırasında yer alan ve bu nedenle de 'tartışmalı' kabul edilen isimlerin yerine daha az tanınmış yeni yüzlerle yola devam edilmesi görüşü hakim geldi. Başbakanlık için Abdulhamid Dibeybe, Başkanlık Konseyi Başkanlığı için Muhammed el-Menfi, Başkanlık Konseyi üyelikleri için de Musa el-Koni ve Abdullah el-Lafi, ikinci turda 74 üyeden 39'unun oyunu alarak ülkenin geçiş yönetiminde yer alan isimler oldu. Libya içindeki aktörler ve uluslararası toplum tarafından memnuniyetle karşılanan yeni yönetimi, 10 ay gibi kısa bir sürede ülkeyi seçimlere taşımak için yoğun bir icraat dönemi bekliyor.Başkanlık Konseyi ve Ulusal Birlik Hükümetinin yetkileriBaşkanlık Konseyinin yetkilerinin başında Libya Ordusu Başkomutanlığını üstlenmek ve ordunun üst düzey mensuplarını ve İstihbarat Kurumu Başkanı'nı atamak geliyor. Ayrıca, Libya'daki yabancı ülke misyon temsilcilikleri ve temsilcilerini akredite etmek, Temsilciler Meclisi, Milli Savunma ve Güvenlik Konseyine danışmak şartıyla olağanüstü hal ilan etmek, savaş ve barış kararı almak gibi yetkileri bulunuyor.Ancak bu sisteme göre, Cumhurbaşkanı'na benzer konumundaki Başkanlık Konseyi Başkanı, karar alma süreçlerinde tek başına yetkili olamıyor. Tüm kararların, Başkan dahil Başkanlık Konseyinin üç üyesinin oy birliği ile alınması gerekiyor. Kuvvetler ayrılığı amaçlı bu kurala aykırı olarak alınan tüm kararlar hükümsüz sayılıyor.Başkan'ın yetkileri ise Başkanlık Konseyinin çalışmalarını denetlemek, toplantılarına başkanlık etmek, toplantı tutanaklarına göre kararnamelerini imzalamak ve dış ilişkilerde devleti temsil etmekle sınırlı tutuluyor. Hükümet içindeki Dışişleri ve Savunma bakanlarının Başkanlık Konseyi ile istişare içinde atanması gerekiyor. Yol haritasına göre, Başkanlık Konseyinin ülke içindeki sosyal barışı tesis etmek için 'genel af, geçiş dönemi adaleti' gibi başlıklar üzerine çalışacak olan Ulusal Uzlaşı Komisyonu Başkanı ve üyelerini de bir an önce ataması gerekiyor.Devletin yüksek idari organı Ulusal Birlik Hükümetinin (Başbakan) yetki ve sorumlulukları arasında ise seçimlerin planlanan tarihlerde yapılmasını sağlamak, seçimlere kadar olan geçiş sürecini sonlandırmak, bunun için gerekli yasa tasarılarını hazırlamak, bakanları görevlendirmek ve Bakanlar Kurulunun aldığı kararları onaylamak bulunuyor. Yol haritasında ayrıca Bakanlar Kurulunun dağılımında ülke içindeki tüm etnik ve bölgesel aidiyetlerin gözetilmesi, hükümetin veya bakan yardımcılarının en az yüzde 30'unun kadınlardan oluşması yönünde bir madde de yer alıyor. Hükümetin kurulmasındaki işleyiş LSDF'deki seçim sonucunda Başbakan olarak belirlenen Abdulhamid Dibeybe'nin en geç 21 gün içinde yani 26 Şubat'a kadar kabinesini oluşturması gerekiyor. Dibeybe'nin oluşturacağı hükümet listesini ve programını Tobruk merkezli Temsilciler Meclisine (TM) sunması öngörülüyor. TM'nin de aynı şekilde 21 gün içinde yani en geç 19 Mart'a kadar tüm hükümeti mecliste tek seferde güvenoyuna tabi tutması şartı koşuluyor. BM'nin yol haritası, Libya özelinde benzer süreçlerde olduğu gibi TM içindeki çekişmelerden ötürü kabine listelerinin güvenoyu alamaması ihtimaline karşı hükümetin son olarak LSDF'de görüşülmesini öngörüyor.Yol haritasına göre, hükümetin güvenoyu almasının ardından yeni Başbakan'ın kabinesi, Başkanlık Konseyi ve Başkan'ın yetkileri başlıyor ve öncelikli görevleri de ülkeyi seçimlere götürmek olarak öngörülüyor.Libya'da seçimlere kadar askıda bekleyen pek çok dosya varLibya için siyasi süreç adına her şeyin yolunda gitmesi halinde 24 Aralık'ta seçimlere gidilmesi BM'nin yol haritasının köşe taşını teşkil ediyor. Ancak seçimlere gidilecek Anayasa ve seçim kanunu konusu uzun tartışmaları da beraberinde getirdiği için 21 Aralık 2020'de LSDF'de bir Yasa Komitesi kuruldu. Komite, ülkedeki Tobruk Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi ile seçimlerin yasal zemininin oluşturulması ve Anayasa taslağı üzerinde çalışıyor. BM'nin Libya'da daha önce önüne çıkan engellerden edindiği tecrübeler dolayısıyla, bu yol haritasında, 'Yasal metinlerin kullanılarak sürecin yavaşlatılmasına müsaade edilmeyeceği' ifadesi bulunuyor. Libya içinde farklı başlıklarda kurulan müzakere masaları da aynı şekilde görüşmelerine ve çalışmalarına devam ediyor. Askeri alanda kurulan ve iki taraftan da beşer temsilci bulunması nedeniyle 5+5 Ortak Askeri Komitesi şeklinde isimlendirilen müzakere masasının uzlaşıları ise henüz sahada hayata geçirilemedi. Askeri Komitenin uzun süre önce üzerinde anlaşmasına rağmen, ülkenin kuzeyi boyunca uzanan sahil yolu ve özellikle Misrata-Sirte hattı henüz sivil trafiğe açılamadı. 5+5 Komitesi yetkilileri yeni yönetimin seçilmesinin ardından yaptıkları açıklamada 15 gün içinde yolun açılacağını paylaşmasına rağmen, öncelikle ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter saflarında yer alan Rus özel güvenlik şirketi Wagner'e mensup paralı askerlerin döşediği mayınların temizlenmesi gerektiğine dikkati çekiliyor. Aynı şekilde, Hafter'in ülkenin doğusunda paralel bir yönetim oluşturma çabası sırasında oluşturduğu sözde Merkez Bankası, sözde Ulusal Petrol Şirketi gibi devlet kurumlarının yeniden tek çatı altında toplanması yönündeki müzakereler de ülkenin ekonomideki önemli müzakere başlıkları arasında yer alıyor.