Göbeklitepe'deki Monolitin Milli Uzay Programı Tanıtımında Kullanılması Şanlıurfalıları Sevindirdi
ŞANLIURFA (AA) - Göbeklitepe yakınlarındaki tarlada 5 gün önce toprağa saplı halde bulunan ve dün sabah kaldırıldığı görülen metal blokun (monolit) Milli Uzay Programı'nın tanıtım çalışmasının bir parçası olduğunun ortaya çıkması yöre halkını sevindirdi.Şanlıurfa kent merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta, Göbeklitepe Ören Yeri yakınlarında yer alan Örencik Mahallesi'ndeki tarlada 5 Şubat Cuma günü bulunan monolit merak konusu olmuş, dün kaldırılınca vatandaşların merakı daha da artmıştı.Yaklaşık 3 metre yüksekliğinde, 1 metre genişliğinde, üzerinde Göktürk alfabesiyle 'Gökyüzüne bak, Ay'ı gör' ifadesi yazılı metal blokun sırrı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Milli Uzay Programı Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşma sırasında çözüldü.Monolitin, Türkiye'nin Milli Uzay Programı tanıtımının parçası olduğunun anlaşılması yöre halkını da sevindirdi.Blokun konulduğu mahallenin sakinlerinden Mahmut Yıldız, AA muhabirine, 5 gün önce toprağa saplı halde bulunan metal blokun vatandaşlar arasında şaşkınlığa neden olduğunu hatırlattı.Dün monolitin kaldırılmasıyla meraklarının daha da arttığını ifade eden Yıldız, 'İlk günden itibaren insanlarda bir merak ve telaş vardı. Ancak dün akşam Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Milli Uzay Programı Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşma sonrası hem rahatladık hem sevindik. Artık insanlar bir sıkıntı olmadığını anladı. Vatandaşlar olarak çok mutlu olduk. Bu tanıtım Göbeklitepe için iyi oldu.' diye konuştu.'Mahallemiz için de Göbeklitepe için de iyi oldu'Mahalle sakinlerinden Sabri Kaçar ise 5 gün önce sabah uyandıklarında tarlada bir metal blok olduğunu görünce telaşa kapıldıklarını anlattı.Dün sabah monoliti yerinde göremeyince yine bir anlam veremediklerini aktaran Kaçar, 'Vatandaşlar olarak merakımız ve telaşımız akşam Cumhurbaşkanımızın katıldığı program ile sona erdi. Bundan dolayı hem rahatladık hem sevindik. Türkiye için, Göbeklitepe için ve mahallemiz için çok iyi oldu.' ifadelerini kullandı.Fuat Demirdil de metal blokun mahallelerine getirilip tarlaya konulmasının sırrının çözülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.'Milli Uzay Programı Tanıtım Toplantısı'nda metal blokun ne amaçla konulduğunu öğrenince mahalleliler olarak çok sevindiklerini vurgulayan Demirdil, bölgenin tanıtımına katkı sağladığı için mutlu olduğunu söyledi.Hasan Yıldız ise toplantıda Göbeklitepe'nin isminin geçmesinin çok iyi olduğunu belirterek, 'Metal blokun ne amaçla getirildiğini çok merak ediyorduk ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklaması ile rahat ettik, mutlu olduk ve gururlandık. Mahallemiz için de Göbeklitepe için de iyi oldu, sevinçliyiz.' şeklinde konuştu.
İga Görevlileri, İstanbul Havalimanı'nda Doğum Yapan Anneyi Ziyaret Etti
İSTANBUL (AA) - İGA Havalimanı İşletmesi görevlileri, İstanbul Havalimanı'nda doğum yapan Kırgızistanlı Shakh Sanam Kabilzhankyzy'e tedavisinin sürdüğü hastanede ziyarette bulundu.Pazar günü, tarifeli uçakla, Rusya'nın Saint Petersburg kentinden Ankara'ya gitmek üzere geldiği İstanbul Havalimanı'nda doğum yapan Kabilzhankyzy, bir kız çocuğu dünyaya getirmişti. Kabilzhankyzy ile bebeği sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne kaldırılmıştı.İGA Havalimanı İşletmesi görevlileri, tedavisi süren Kabilzhankyzy'i hastanede ziyaret etti.Ziyarette, anneye altın ile İstanbul Havalimanı özel yolcu programı olan 'İGA PASS' üyeliği hediye edildi.
Samsun'da Milli Boksörler Antrenmanlarını Doğada Yaparken Yaşlıların Odunlarını Kırıyor
SAMSUN (AA) - MUSTAFA ÇAVUŞ - Samsun'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde antrenmanlarını doğada yapan milli boksörler, nineler ve dedelerin odunlarını kırarak örnek davranış sergiliyor. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Genç Milli Takım Boks Antrenörü Nihat Bilir, salgın döneminde sporcularına kendi köyünde koşu yaptırıp halatla lastik çektiriyor. Şampiyon sporcular çalışmaları sırasında, salgın nedeniyle evlerinden çıkamayan ve gücü yetmeyen yaşlıların odunlarını kırarak evlerine kadar götürüyor.Antrenör Bilir, AA muhabirine, salgın nedeniyle salonda fazla antrenman yapamadıklarını, bu yüzden sporcularına kendi köyünde, doğada antrenman yaptırdığını, hem de köydeki yaşlıların odunlarını kırdıklarını söyledi. Sporculara doğada antrenman yaptırarak hem sağlıklı ve zinde olmalarını sağlarken hem de insanlara yardım ettiklerini anlatan Bilir, 'Salgından dolayı antrenmanlarımızı köyümüzde yapmayı düşündük. Burada sporcularımız antrenmanlarını yapıyor hem de yaşlılarımızın odunlarını kırıyor, onların ağır işlerini yapıyor. Hem antrenman yapıyor hem de yaşlılara yardım etmeyi aşılıyoruz.' diye konuştu. Bilir, bu uygulamanın diğer antrenör ve sporcular tarafından da yapılabileceğini ifade etti.Yaşlılara yardımcı olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden 23 yaşındaki milli boksör Furkan Pank, 'Salgından dolayı salonda fazla antrenman yapamıyoruz. Burada doğada antrenmanlarımızı yaparken yaşlılarımızın da odunlarını kırıyoruz. Onların ağır işlerini yapıyoruz.' dedi.Türkiye şampiyonu milli boksör Atakan Akduman da köyde antrenman yapmanın yanı sıra yaşlılara yardımcı olmaktan mutluluk duyduklarını anlattı.İki kez Türkiye şampiyonu olan ve uluslararası madalya kazanan milli boksör Eren Özdemir, salgın sürecinde geri kaldıkları kondisyonu köyde tamamlamaya çalıştıklarını, aynı zamanda yaşlılara destek olduklarını aktardı.Köyde yaşayan 93 yaşındaki Ali Kıran ve 90 yaşındaki Behiye Soygül, güzel davranışlarından dolayı genç sporculara teşekkür etti.
Almanya'da Yıllık Enflasyon Ocakta Yüzde 1 Oldu
BERLİN (AA) - Almanya'da yıllık enflasyon, hükümetin KDV indiriminin sona ermesi ve iklim vergisinin etkisiyle ocakta yüzde 1 oldu.Almanya Federal İstatistik Ofisi'nin (Destatis) nihai verilerine göre, ülkede Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocakta 2020'in aynı ayına kıyasla beklentiler dahilinde yüzde 1 seviyesine yükseldi. Destatis açıklamasında, enflasyonun geçen ay pozitif olmasında, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle uygulan tüketim mallarındaki KDV indiriminin ocakta sona ermesi ve iklim vergisi etkili olduğu belirtildi.Ocaktaki artışa karşın Avro Bölgesi’nin en büyük ekonomisine sahip ülkede yıllık enflasyon, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) tüm Avro Bölgesi için hedeflediği yüzde 2'nin altında kalmaya devam etti.Almanya’da yıllık enflasyon, Temmuz-Aralık 2020 döneminde art arda 5 ay ekside kalmıştı.Ülkede enflasyon, ocakta aylık bazda da yüzde 0,8 artış kaydetti.Enerji ürünlerinin fiyatları, ocakta 2020'nin aynı ayına göre yüzde 2,3 düştü. Motor yakıtı fiyatları yıllık yüzde 2,9 azalış gösterirken, doğal gaz fiyatlarında yüzde 2 artış oldu. Ülkede gıda fiyatlarındaki artışın, ocakta yıllık yüzde 2,2 olması dikkati çekerken, enerji ve gıda fiyatları hariç tutulduğunda, yıllık enflasyon, geçen ay yüzde 1,4 oldu.Almanya'da AB uyumlu öncü TÜFE ise ocakta aylık bazda yüzde 1,4, yıllık bazda yüzde 1,6 yükseldi. Almanya'da hükümet ekonominin Kovid-19 salgını sebebiyle alınan önlemler dolayısıyla yavaşlamasını engellemek amacıyla KDV indirimine gitmişti.Buna göre 1 Temmuz-31 Aralık'ta 6 aylık dönemde yüzde 19 olan KDV oranı yüzde 16'ya, bazı temel tüketim maddelerindeki yüzde 7'lik KDV oranı da yüzde 5'e indirilmişti. Ülkede İklim Yasası’nda yeşil enerji yatırımlarını desteklemek için ton başına karbondioksit fiyatları 2021 için başlangıç fiyatı 25 avro olarak belirlenmişti.
Eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem'in Eşi Gülümser Erdem Hakkındaki Fetö Davasına Devam Edildi
ANKARA (AA) - Eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem'in eşi Gülümser Erdem'in 'Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) üye olmak' ve 'dolandırıcılık' suçlarından yargılanmasına devam edildi.Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya Erdem'in avukatları katıldı. Sanık Gülümser Erdem duruşmada hazır bulunmadı.Sanık avukatları, müvekkile yöneltilen suçlamalarla Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nde yargılanan Birol Erdem'in beraatına karar verildiğini belirterek, Gülümser Erdem hakkında beraat talebinde bulundu.Dolandırıldığını öne süren müdahil Şengül Tuncal'ın beyanlarında çelişkiler bulunduğunu öne süren avukatlar, bu kişinin beyanlarına itibar edilmemesini istedi.Savunmaların ardından ara karar açıklayan mahkeme, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin Birol Erdem hakkındaki beraat kararının gerekçesini göndermesi için kuruma müzekkere yazılmasına hükmetti.Gülümser Erdem hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamına karar veren mahkeme, davayı 1 Nisan 2021'e erteledi.
Fatih Terim'den Derbide Hakaret İçerikli Tezahürat Yapıldığı Gerekçesiyle Suç Duyurusu
İSTANBUL (AA) - Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Fenerbahçe-Galatasaray arasında oynanan maçta taraftar tribününden kendisine hakaret içeren tezahürat yapıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.Terim'in avukatı aracılığıyla Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu suç duyurusu dilekçesinde, Kovid-19 salgını nedeniyle 2020-2021 sezonunda Süper Lig maçlarının seyircisiz oynanmasına karar verildiği anımsatılarak, 'Ancak Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından Türkiye Futbol Federasyonu'na yapılan başvuru neticesinde müsabakanın oynandığı Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi'ne 150 sağlık çalışanının alınmasına karar verilmiştir. Buna rağmen gerçekleşen maça bini aşkın kişi katılmış ve localara yerleştirilmiş olup, bu husus fotoğraf ve görüntülerde sabittir.' denildi.Dilekçede, bu kişilerden kaçının sağlık çalışanı olduğunun bilinmediği belirtilerek, 'Savcılık tarafından kimliği tespit edilebilecek şüphelilerce Fatih Terim'e, teknik heyete ve ısınmak üzere sahaya çıkan oyunculara müsabakanın başından sonuna kadar galiz ifadelerle küfürler edilmiş, itibar ve prestijlerini sarsmaya, saygınlıklarını zedelemeye matuf ifadeler kullanılmış, kişilik hakları ihlal edilmiştir.' ifadelerine yer verildi. Topluluk psikolojisinin sebep olduğu şiddet olaylarının en sık rastlandığı spor dalının futbol olduğu vurgulanan dilekçede, şunlar kaydedildi:'Şiddet eğilimi ve futbolun birlikteliği diğer spor dallarına göre daha az yadırganmakta ve futbol müsabakalarının gerçekleştiği futbol sahaları ilgililerce, şiddetin meşrulaştırılmış bir alanı olarak görülmektedir. Hal böyleyken başta futbol müsabakaları olmak üzere tüm spor müsabakalarında son zamanlarda artan şiddet ve düzensizliklerin önüne geçilmesinin zaruri olduğu ve bu doğrultuda hukuka aykırı eylemi gerçekleştiren kişilerin emsal mahiyette cezalandırılması gerektiği aşikardır.'Dilekçede, bu kapsamda hakaret içeren eylemleri gerçekleştiren faillerin tespit edilerek, haklarında kamu davası açılması ve seyirden yasaklama tedbirinin uygulanması talep edildi.Öte yandan Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 6 Şubat'ta Fenerbahçe-Galatasaray arasında oynanan derbi maçında yaşanan olaylara ilişkin resen soruşturma başlatıldığı öğrenildi.Savcılığın soruşturma kapsamında, futbol müsabakasına ilişkin görüntü kayıtlarının incelenmesi yönünde emniyete talimat verdiği bildirildi.
Reklam
Bursa'da Uyuşturucu Operasyonunda 11 Kişi Gözaltına Alındı
BURSA (AA) - Bursa'nın İnegöl ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 11 şüpheli gözaltına alındı.İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Sinanbey Mahallesi Refah Sokağı'nda uyuşturucu ticareti yapıldığı bilgisini aldı.Sokaktaki bir binada arama yapan ekipler, 502 gram sentetik kannabinoid, 35 gram metamfetamin, 21 ecstasy hap, hassas terazi, kurusıkı tabanca ve uyuşturucu satışından kazanıldığı tahmin edilen 3 bin 670 lira ele geçirildi.Gözaltına alınan C.G, D.H, M.Ç, F.K, E.K, A.O.A, C.Ö, D.B, A.K, M.T.Ö. ve E.Ç, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Salgınların Ülkelerdeki Seyri Mobil Uygulamayla Öğrenilebilecek
ANKARA (AA) - SEFA ŞAHİN - Salgınların ülkelerdeki seyri ile tedbirlere yönelik güvenli ve verimli bilgi paylaşımını sağlayan 'PandeVITA' isimli bir mobil uygulama hazırlanacak.Koordinatörlüğünü Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümünün üstlendiği 'PandeVITA' (Pandemik Virüs İzleme Uygulaması), AB Horizon 2020 Araştırma ve İnovasyon Programı kapsamında, Finlandiya, Almanya, İspanya, Belçika ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi tarafından yürütülüyor.Buna göre, 11-12 Şubat'ta yapılacak çevrim içi açılış toplantısıyla araştırma ve inovasyon faaliyetleri başlatılacak. Proje kapsamında, salgın krizlerinde vatandaşlar ile bilim adamları, siyaset ve ekonomi dünyası arasında küresel düzeyde daha etkin bilgi transferinin yapılmasını sağlayacak platform ve akıllı telefon uygulaması geliştirilmesi hedefleniyor.Beş aşamadan oluşan projede, ilk olarak temel proje hazırlıklarının yapılmasının ardından iyi örnek analizleri ve proje idaresine ilişkin gelişmeler çerçevesinde vaka analizleri, ülkelerdeki kamu sağlık sistemleri ve mevcut uygulamalara ilişkin karşılaştırmalı incelemeler yapılacak.Üçüncü aşamada, ülkelerdeki hukuki ve etik düzenlemelere ilişkin karşılaştırmalı çalışmalara ve vaka analizlerine yer verilecek projede, Kovid-19 krizi süresince siyasette alınan kararlar ve yaptırımlar inceleme konusu yapılacak. Ayrıca Kovid-19 salgını sırasında bilim ve toplum arasında bilgi alışverişine katılım ve güven, toplumsal gönüllülük hakkında farklı vaka çalışmalarının yürütüleceği projede, dördüncü aşamada, PandeVITA uygulaması ve platformu geliştirilecek. Uygulamanın kullanılabilirliği, kullanıcı deneyimi, benimseme, verimlilik ve etkinliği değerlendirilecek.Üretilip yayınlanmasının ardından uygulamanın ve platformun son sürümleri Haziran 2023'e kadar 30 ay süreyle Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilecek.'Salgında medyada doğru olmayan haberler yer aldı'Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi İletişim ve Tasarım Bölümü Doktor Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Lutz Peschke, AA muhabirine projeye ilişkin yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgını sürecinde medyada doğru olmayan haberlerin yer aldığını ve içerikler arasında bir uyum olmadığının görüldüğünü belirtti.Her ülkenin salgınla mücadeleye yönelik tedbirler aldığına işaret eden Peschke, Türkiye'deki HES mobil uygulamasının benzerlerinin Avrupa ülkelerinde de olduğunu ancak bunların arasında bir bağlantı bulunmadığını söyledi.Peschke, bu bağlantının sağlanması için projeyi hazırladıklarını anlatarak, 'PandeVITA uygulamasıyla bütün Avrupa ülkelerinde salgına yönelik mobil uygulamalar arasında bir bağlantı kurmak istiyoruz. İnsanlar bir uygulama aldığında diğeriyle bağlantısı olsun ki salgın sürecinde nasıl hareket etmesi gerektiğini bilsinler. Öyle bir sistem ve uygulama oluşturalım ki insanlar bunu etkin ve gönüllü olarak kullansınlar. İnsanların aklında şüphelerin kesinlikle kalmaması gerekiyor.' diye konuştu.'Avrupa'da salgına yönelik mobil uygulamalar çok fazla kişi tarafından tercih edilmiyor'Bu kapsamda uygulamaya yönelik çalışmanın öncelikle kişisel verilerin korunması açısından ele alınacağını bildiren Peschke, Avrupa ülkelerinde salgına yönelik mobil uygulamaların çok fazla kişi tarafından tercih edilmediğini ve bunun nedeninin araştırılması gerektiğini vurguladı. Platformun internet sitesi ve uygulamanın ise akıllı telefonlar üzerinden hizmet vereceğine işaret eden Peschke, şunları kaydetti: 'Çalışmamız yaklaşık 6 ay teorik açıdan devam edecek. Akademik bir araştırma çerçevesinde farklı ülkelerdeki farklı örnekleri ele alacağız. 6 aydan sonra bu platformun tasarlanması gündeme gelecek. İnşallah bu yıl sonunda da uygulamanın ilk halini halkla paylaşabileceğiz. Daha sonra bunu paylaştığımızda kişilerle çeşitli şekillerle iletişim kurarak uygulamanın kullanılabilirliği üzerinden geri bildirimleri alacağız. Uygulamaya 24 ay sonra son halini vereceğiz. Projenin tamamlanması aslında 30 ay olarak belirlendi ama 24'üncü ayda uygulamanın son halini vermek istiyoruz.Projenin Avrupa Birliği tarafından fonlanması dolayısıyla uygulama öncelikle Avrupa ve Türkiye'de kullanılabilecek. Çünkü proje koordinatörü Bilkent Üniversitesi. Türkiye'de de bunun pilot uygulamalarını yapmak istiyoruz. Daha sonra dünyaya açılmasını da çok isteriz. Bakanlıkların kabul etmesiyle her bir ülke verileri platform ve uygulamaya yükleyerek kendi aralarında bir ilişkiye girebilecek. Mesela Almanya'da Robert Koch Enstitüsü var. Bu Enstitü dataları toplayan bir kurum. Ülkelerle iletişime geçip dataların toplanması sağlanabilecek.'Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin, projenin hukuki düzenlemelerine ilişkin çalışmalarını takip edeceği bildirildi. Projenin 11-12 Şubat'ta çevrim içi düzenlenecek açılış toplantısına, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar, Avrupa Komisyonu'ndan üst düzey yetkililer ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal'ın katılacağı belirtildi.
Reklam
Eşini Boğarak Öldüren Kocaya Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis İstemi
İSTANBUL (AA) - MELİKE GALLENKUŞ - Büyükçekmece'de sosyal medya hesabından gelen mesaj nedeniyle tartıştığı eşini boğarak öldürdüğü iddia edilen sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, maktul Sonbahar Özcan ile sanık Ünal Özcan'ın 9 yıldır evli oldukları anlatılarak, iki çocukları olan çiftin Büyükçekmece’de ikamet ettikleri belirtildi.İddianamede, maktul Sonbahar Özcan'ın sosyal medyayı aktif olarak kullandığına yer verilerek, sosyal medya hesaplarında yaptığı mesajlaşmaları gören sanık ile eşi arasında tartışma yaşandığı kaydedildi.Yaşanan tartışmaların ardından annesinin evine giden Sonbahar Özcan'ın yakınlarının araya girmesi üzerine evlerine geri döndüğü aktarılan iddianamede, 19 Temmuz 2020'de sanık Ünal Özcan'ın yine sosyal medya üzerinden gelen bir mesaj nedeniyle maktulle tartıştığı anlatıldı.İddianamede, tartışmada eşinin boğazını sıkıp boğarak öldüren sanığın, daha sonra durumu yakınlarına haber verdiği aktarıldı.Savunmasında sosyal medyada eşine mesaj gelmesi üzerine tartıştıklarını belirten sanık Ünal Özcan, daha sonra sinirlenerek boğazını sıktığı eşini öldürdüğünü anlattı.Maktulün cep telefonunun incelenmeye gönderildiği ancak henüz inceleme sonucunun gelmediği kaydedilen iddianamede, 'Sanığın eşi olan maktulü sosyal medya kullanmasından dolayı duymuş olduğu kıskançlığın etkisiyle boğarak kasten öldürdüğü anlaşılmıştır.' ifadelerine yer verildi.İddianamede, sanık Ünal Özcan'ın 'eşini kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.İddianamenin Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilmesiyle sanığın ilerleyen günlerde yargılanmasına başlanacak.
Kovid-19 Hastaları Yaşadıklarını Anlatıyor - "Yaşadığım Vicdan Azabı, O Süreçte Çok Daha Ağır Geldi"
MUĞLA (AA) - DURMUŞ GENÇ - Muğla'da yakalandığı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedavisinin ardından görevine dönen hemşire Funda Uyar, eşi ve kızının yanı sıra ziyaret ettiği yakınlarına da virüs bulaştırdığı için vicdan azabı çektiğini belirtti.Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım hemşiresi Uyar, halsizlik, öksürük, yüksek ateş, eklem ağırları şikayetiyle Kovid-19 testi yaptırdı. Test sonucu pozitif çıkan Uyar'ın eşi ve kızının testleri de pozitif oldu. Hastalığı tedaviyle atlatan Uyar, AA muhabirine, hastalığa yakalananların çektiği sıkıntılara yakından şahit olduğu zorlu süreci, kendisinin de yaşadığını söyledi.Hastalığa yakalandığında yorgunluk ve halsizlik şikayetlerinin bulunduğunu anlatan Uyar, yorgunluğunun sebebini üşütmeye bağladığını belirtti.'Nefes açlığı çok büyük bir acı ve sıkıntı'Uyar, ağrı ve yorgunluk şikayetleri üzerine ailece test yaptırdıklarını, kendisiyle birlikte eşi ve kızının test sonucunun da pozitif çıktığını anlattı.Tedavi sürecinde kızıyla evde kaldığını, eşinin ise yaklaşık iki hafta hastanede ağır bir tedavi süreci geçirdiğini aktardı.Hastalık sürecinde nefes açlığı çektiğini dile getiren Uyar, 'Eş, dost, akrabalarım bize ulaşmaya çalışıyor ama iki cümleyi bir araya getirip kendimi ifade edemiyorum. Benim toparlanmam yaklaşık iki haftayı buldu. Bu mesleğin içinde olduğum için kendimi çok iyi koruduğumu düşünüyordum. Kendime konduramadım pozitif olabileceğimi. Nasıl ve nereden kaptığımı da bilmiyorum. Hastalığın belirtileri ben de 7 gün sonra başladı.' ifadesini kullandı.Virüsü ailesine bulaştırdığı için vicdan azabı çektiUyar, toplumda hastalığın ayıp bir şey gibi algılandığını belirterek, şöyle devam etti:'Bu saklanmaması gereken bir şey. Yakınlarımız 'Aman kimse duymasın, söylemeyelim.' diyor. Bunu duyunca sosyal medya hesabımdan bir yazı paylaşarak insanları hastalığa ve hastalığı saklamamalarına karşı uyardım. Bu hastalık bana yakınlarımızı kaybetme korkusuyla geçen günleri hatırlatıyor. Yakınlarım için çok korktum, çok dua ettim. Onları kaybetme korkusu anlatılmaz. Hele ki bunun vicdan azabını çekmek çok zordu. Saatlerce haykıra haykıra ağladığımı sadece ben ve Allah bilir. Aslında en büyük hatayı ben yaptım. Kendimi çok iyi koruduğumu düşünerek anne ve babamı ziyaret ettim. Herkeste belirtileri görünce kendimin de çok iyi korunmadığını anladım. Yaşadığım bu vicdan azabı o süreçte çok daha ağır geldi. Çok şükür virüsü bulaştırdığım kişiler de tedaviyle hastalığı atlattı.'Herkesin kendileri gibi şanslı olamayabileceğini vurgulayan Uyar, kişisel tedbirlerin her zaman en üst seviyede tutulması tavsiyesinde bulundu.
Eskişehirli Gönüllü Öğretmenler Gölge Oyunlarını Dijital Ortama Taşıdı
ESKİŞEHİR (AA) - DENİZ AÇIK - Eskişehir Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ve gönüllü öğretmenlerden oluşan Milli Eğitim Tiyatrosu Değerleri Anma Hareketi (METDAH), ders kazanımlarını içeren gölge oyunlarını öğrenciler için dijital platformlarda yayınlıyor.Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı'nın teklifiyle 2019 yılının ekim ayında İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt tarafından hayata geçirilen METDAH'ın genel koordinatörlüğünü İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Muhittin Adıyaman yapıyor. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını öncesinde tiyatro gösterilerinin yanı sıra meddahlık yapan, köy seyirlik ve meydan oyunları sahneleyen, ilçelere turneler düzenleyen topluluk, çocukların evde kaldığı salgın sürecinde de farklı bir çalışma yürütüyor. Öğretmenler, salgın döneminde çocukların öğrenme sürecini daha eğlenceli ve etkin hale getirmenin geleneksel oyunlar ve yerli kahramanlarla da mümkün olabileceği düşüncesiyle gölge oyunlarını güncelleyip, yaş gruplarına uygun olarak öğrenme ortamına taşımak üzere çalışma yaptı. Özellikle temel eğitim kazanımlarına yönelik, çok sayıda özgün gölge oyunu hazırlayan topluluk, bunları öğrenciler için dijital platformlarda paylaşıyor.'Çocukların kültürleriyle bağlarını koparmamaları önemli'İngilizce öğretmeni ve METDAH Genel Sanat Yönetmeni Özer Bilgiç, AA muhabirine, çocukların kültürleriyle bağlarını koparmamalarının önemli olduğunu anlattı.Bilgiç, gölge oyunu aracılığıyla Yunus Emre, Nasreddin Hoca gibi önemli değerlerin ve kültürel mirasın unutulması için öğrencilere aktarılması gerektiğini vurguladı.METDAH bünyesinde hemen hemen her branştan yaklaşık 60 öğretmenin yer aldığını bildiren Bilgiç, şöyle devam etti:'Topluluğumuz daha önce Eskişehir'deki okullarda ve bazı salonlarda tiyatro gösterileri sahneledi. Salgın nedeniyle tiyatro çalışmalarına ara verdik. Dijital platformları kullanarak uzaktan etkinlikler hazırlamaya karar verdik. Gölge oyunuyla çocuklara temel eğitim vermek istedik. Ünlü Karagöz gölge oyunu oynatıcısı Emin Şenyer'den gölge oyunu oynatıcılığı semineri aldık. Bir hafta süren seminer boyunca farklı branşlardan 33 öğretmenimiz, tasvir yapımından boyamasına, nareke yapımından tasvir oynatıcılığına Karagöz gölge oyununun inceliklerini öğrendi. Aldıkları eğitimi öğrencileriyle paylaşıyorlar.' Bilgiç, Karagöz ve Hacivat'ın çok etkili bir iletişim ve eğitim aracı olacağına inandıklarını dile getirdi.Çok sayıda gölge oyunu hazırladıklarını kaydeden Bilgiç, şunları söyledi:'Her gölge oyunu tamamen özgün. Oyun metinleri, oyun şarkılarının güfte ve besteleri öğretmenlerimiz tarafından yapılıyor. Hazırladığımız gölge oyunlarını salgın nedeniyle dijital platformlara aktardık. Çocuklarımıza gölge oyunuyla etkileşimli ders anlatırken, önemli bir kültür mirasını da aktarmak istiyoruz. Dersleri çok daha eğlenceli hale getirmeyi amaçlıyoruz. Kültür mirasımızı tüm hatlarıyla çocuklarımıza ulaştırmak istiyoruz. METDAH topluluğundaki gönüllü öğretmenlerimizin en büyük hayali çocuklarımıza eğlenceli eğitim ortamları sunarken, kültür mirasımızı da yaşatmaktır.'Bilgiç, METDAH'a destek olan Genel Müdür Adnan Boyacı, İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt ile İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Muhittin Adıyaman'a teşekkür etti.'Karagöz ve Hacivat'ı eğitime taşımayı planlıyoruz'Türkçe öğretmeni Murat Gündoğdu da 1,5 yıldır görev aldığı METDAH bünyesinde birçok etkinliğe imza attıkları bilgisini vererek, 'Pandemi nedeniyle dijital içeriğe yöneldik. Karagöz ve Hacivat'ı eğitime taşımayı planlıyoruz. Okullar açıldığında ise sınıflarda gölge oyunuyla kültürel değerlerimizi kazandırmak istiyoruz. Çocuklarımın kültürüyle bağlarını kopartmamayı amaçlıyoruz.' dedi.Müzik öğretmeni Seray Erdoğan ise tiyatro oyunlarında görev aldığını, gölge oyunları için de özgün müzikler yaptığını ve öğrencileri için gölge oyunu yapmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.
Reklam
Kış Turizminin Doğu Anadolu'daki Yeni Rotası: Hesarek
BİNGÖL (AA) - RIDVAN KORKULUTAŞ / AYDIN ARIK - Doğu Anadolu Bölgesi'nin gözde kış sporu ve kayak merkezleri arasında yer alan Bingöl'deki Hesarek Kayak Merkezi, kayak tutkunlarının ilgisini çekiyor.Yılın 6 ayı karın eksilmediği 2 bin 500 rakımlı Hesarek Dağı eteklerinde devlet yatırımı olarak inşa edilen Hesarek Kayak Merkezi, profesyonel ve amatör kayakçılara, pistleri, teleski, telesiyej ve babylift mekanik sistemleriyle keyifli zaman geçirme fırsatı sunuyor. İl merkezine 34, Bingöl Havalimanı'na 45 kilometre mesafede yer alan ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri ile hizmet veren merkezi, sezonun açıldığı 20 Ocak'tan bu yana yaklaşık 12 bin 500 kişi ziyaret etti.Kayak merkezini en çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan ziyaretçiler tercih ediyor. Bazı misafirlerin ilk kez kayakla tanıştığı merkez, kayak ve paraşüt gösterileriyle de her yaştan ziyaretçiye gönlünce eğlenme imkanı sağlıyor.'Amacımız en iyi kayak merkezi haline getirmek'Gençlik ve Spor İl Müdürü Mahmut Danayiyen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kayak merkezinin daha da gelişmesi adına faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi.Merkezdeki otelde misafirlerin HES kodu uygulamasıyla kalabildiğini ifade eden Danayiyen, ulaşımın kolay olması, uygun fiyat imkanı ve karın uzun süre yerde kalması gibi avantajları ile Hesarek'in büyük ilgi gördüğünü belirtti.Danayiyen, 'Tur firmaları aracılığıyla ziyaretçiler buraya geliyor. Merkezimizin güzelliğini görenler şaşkınlık yaşıyor, güzel vakit geçirme fırsatı buluyor. Amacımız Bingöl'ün ve bölgenin göz bebeği olan Hesarek Kayak Merkezi'ni en iyi kayak merkezi haline getirmek.' dedi.Ziyaretçilerden Aysun Zingiloğlu da ilk kez Hesarek Kayak Merkezi'ne geldiğini belirterek, çok güzel ve eğlenceli bulduğunu dile getirdi.Teleferiğe binmenin keyfini yaşadıklarını anlatan Zingiloğlu, 'Gayet güzel, eğlenceli. Çok mutluyuz. Burayı sevdik, bir daha geleceğiz.' diye konuştu.Filiz Atalay da Diyarbakır'dan geldiklerini ifade ederek, 'Güzel bir yer, herkese tavsiye ederim. Çok fazla kalabalığa girmeden kendimizce eğleniyoruz.' şeklinde konuştu.'Kayak keyfini ilk kez burada yaşadım'Mehmet Şükrü Arslan, Elazığ'dan geldiğini ve kayak merkezini çok beğendiğini söyledi.'Kayak keyfini ilk kez burada yaşadım. İnsanlarımızın bu güzel ortamı tatmasını isteriz.' diyen Arslan, şöyle konuştu:'Malzemelerimizi aldık, kayak yapmaya başladık. Diyarbakır'dan, Tunceli'den, Elazığ'dan gelenleri görmek mutlu ediyor. Güzel bir ortam var. İnsanlar yaptıkları spordan keyif alıyor.'Muhammet Karaman da merakı üzerine kayak merkezine geldiğini, Hesarek'in ayrı bir güzelliği olduğunu aktardı.Merkezin karın geç erimesinden dolayı çok ilgi gördüğüne işaret eden Karaman, 'Herkese tavsiye ediyorum. Spor insana mutluluk veriyor.' ifadelerini kullandı.
Karaman'da 3 Ay Önce İşlenen Cinayete Karıştığı İddia Edilen 5 Şüpheli Tutuklandı
KARAMAN (AA) - Karaman'da 3 ay önce bir kişinin iş yerinin önünde öldürülmesiyle ilgili adliyeye sevk edilen 7 zanlıdan 5'i tutuklandı.Polis ekipleri, Mehmet Öcal'ın 2 Kasım 2020'de Yeşilada Mahallesi'ndeki iş yerini kapatmaya çalıştığı sırada silahla öldürülmesiyle ilgili, 59 güvenlik kamerası kayıtlarındaki toplam 2 bin 422 saatlik görüntüyü izledi.Ekipler, görüntüler sayesinde, şüphelilerden Mustafa Y'nin, otomobille olay yerinin çevresinde yaklaşık 2 saat gezdiğini, diğer zanlı Mehmet A'yı burada bıraktıktan bir süre sonra da ayrıldığını belirledi. Araştırmalarını bu yönde derinleştiren ekipler, Mustafa Y. ve Mehmet A'yı takibe alınca, hayatını kaybeden Öcal'ın, alacak meselesi nedeniyle aralarında husumet bulunan Ali Ö. ve arkadaşlarıyla sık sık bir araya geldiğini tespit etti.Ekipler, soruşturma kapsamında 3 şüpheliyi daha yakaladı. Böylece gözaltına alınanlarının sayısı 15'e yükseldi.Emniyete götürülen 15 şüphelilerden 8'i, ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. 7 zanlı ise polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.Zanlılardan Ali Ö, İlhan B, Mehmet A, Abdurrahman E. ve Mustafa Y. tutuklandı, Cihan B. ile Murat G. çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Zanlılardan Mehmet A'nın polisteki ifadesinde, 'Ali Ö. ile ölen Mehmet Öcal arasında alacak meselesi varmış. Ali benden Öcal'ı öldürmemi istedi. Olay günü Ali Ö, Abdurahman E. ve Mustafa Y. ile Öcal'ın işlettiği tekel bayisinin çevresinde 2 saat kadar gezip keşif yaptık. Sonra beni araçtan indirdiler. Duvarın dibinde bir süre bekledim. Mehmet Öcal iş yerini kapatırken av tüfeğiyle ateş ettim. Sonra arkadaşlarım aynı araçla beni olay yerinden aldı. Ali Ö. bana 'öldür' dedi ben de öldürdüm.' dediği öğrenildi.Öte yandan, olayla ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.Bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, şüphelinin iş yerine silahla ateş açıp kaçması, Mehmet Öcal'ın ise yaralanıp yere düşmesi yer alıyor.Kayıtlarda, Öcal'ın, daha sonra belindeki silahı çıkarıp şüpheliye doğru ateş ettiği de görülüyor.OlayYeni Mahalle Zeytin Dalı Bulvarı'ndaki tekel bayisini işleten Mehmet Öcal, 2 Kasım 2020'de iş yerini kapatmaya çalışırken silahlı saldırıya uğramıştı. Hastanede tedavi altına alınan Öcal, 10 gün sonra hayatını kaybetmişti.Polis ekipleri ise 7 Şubat'ta 12 kişiyi gözaltına almıştı.
Reklam
Balıkesir'de Yılda 400 Bin Ton Atık Çevreci Tesiste Elektrik Enerjisine Dönüşüyor
BALIKESİR (AA) - MİRAÇ KAYA - Balıkesir'in Altıeylül ilçesinde Büyükşehir Belediyesince kurulan ve metan gazını enerjiye dönüştüren tesis sayesinde atıklar işlenerek 50 bin hanenin elektrik ihtiyacı karşılanıyor. Gökköy Mahallesi'nde ilçelerin çöplerinin işlendiği Katı Atık Düzenli Depolama Sahası'nda tam zamanlı üretim yapılıyor.Bu yıl üretimin artırılması hedeflenen tesisle, 2020'nin ocak ayından itibaren 12 milyon metreküp metan gazının salınımını engellendi.Bölgede atmosfere metan salınımını bertaraf ederek iklim değişikliğine yol açan gazların oluşmasının önüne geçen Büyükşehir Belediyesi, vahşi depolama alanlarını da ortadan kaldırarak çevreye zarar vermesine engel oluyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda büyük bir adım olan çevreci tesiste, yılda 400 bin ton çöp işleniyor.'Verimliliği giderek artıyor'Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, AA muhabirine, Balıkesir'in il nüfusunun 1 milyon 200 bin civarında olduğunu söyledi. Çöplerin daha önce kentin farklı noktalarında vahşi depolama alanlarında biriktirildiğini belirten Yılmaz, '2014'ten itibaren bütün vahşi depolamaları ıslaha aldık.' dedi.Yılmaz, kent merkezindeki rehabilitasyonu yapılmış çöp tesisinde 12 milyon metreküp metan gazının boşa çıktığını anlattı. Özel sektörle iş birliği yaparak metan gazından elektrik enerjisi üretimine başladıklarını dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:'Şu anda 50 bin haneye yetecek elektrik üretiliyor. Aynı zamanda doğaya salınımı fütursuzca sağlanan metan gazı enerjiye dönüşüyor. Projemizle 2019 yılının kasım ayından itibaren koku olarak şehre yayılan metan gazı şu anda tamamen enerjiye dönüştü. Verimliliği giderek artıyor. Önceki yıllarda bir problem olarak kabul edilen, biyogaz, biyokütle diye adlandırdığımız hayvan atıklarımızdan tutun, evsel atıkların tamamı doğayı, çevreyi kirletici unsur olmaktan çıktı. Özellikle çöplük alanda yaptığımız çalışmayla metan gazını enerjiye, diğer malzemeleri de geri dönüşüm malzemesi olarak enerjiye dönüştürüyoruz.'
Kastamonulu Aile Erken Doğan Buzağılarını "Hasta Olmasın" Diye Evlerine Aldı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde yaşayan Çelik ailesi, erken doğan buzağılarını hasta olmaması için evlerine alarak bakımını özenle gerçekleştiriyor.İlçeye bağlı Anbarcılar köyünde yaşayan Ayşe ve Ramazan Çelik çiftine ait inek, erken doğum yaptı.Erken doğduğu için gelişimini tamamlayamayan buzağı için Çelik ailesi seferber oldu.Veteriner hekimin tavsiyesi üzerine hayvanı evine alan Çelik çifti, 'Ayşegül' adını verdiği buzağıyı oturma odasında sobanın yanında yatırıyor, bezleyip biberonla besleyerek büyütüyor.Çelik çifti, buzağıyı zaman zaman da dışarıya çıkartıyor.Ayşe Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, buzağının 10 günlük olduğunu söyledi.Buzağıyı çok sevdiklerini dile getiren Çelik, 'Doğduktan sonra enfeksiyon aldı. Veterinerin de tavsiyesiyle eve getirdik. O yüzden evde bakıyorum.' dedi.Buzağıyı iyileştikten sonra annesinin yanına götüreceğini anlatan Çelik, 'Çok şükür düzeldi. Biberonla süt veriyorum. 9 torunum var, bununla 10 oldu. Sürekli başındayım, bırakıp gidemiyorum.' diye konuştu.
Reklam
Mukavvadan Yaptığı "Ejder Yalçın" Ve "Yörük" Maketleri Gerçeğini Aratmıyor
SİVAS (AA) - HALİFE YALÇINKAYA - Sivas'ta yaşayan Celil Kaşkaya, ailesinin desteğiyle atölyeye çevirdiği evinin bir odasında mukavvadan, gerçeğine çok benzeyen maket araçlar yapıyor.Yurdagül ve Cemil Kaşkaya'nın 4 çocuğundan en büyüğü olan Celil Kaşkaya, merak üzerine kartondan maketler yapmaya başladı. Şeyh Şamil Mahallesi'nde yaşayan Kaşkaya ailesi, oğullarının maket tutkusu nedeniyle evlerindeki bir odayı atölyeye çevirdi. Üniversiteye hazırlanan Kaşkaya, AA muhabirine, çocukluktan gelen merakı üzerine maketler yapmaya başladığını söyledi. Amatör olarak kartondan birçok maket ortaya çıkardığını belirten Kaşkaya, ilerleyen zamanlarda kendini daha profesyonel hissederek yerli ve milli zırhlı muharebe aracı Ejder Yalçın'ın birebir kartondan maketini yaptığını dile getirdi. Ejder Yalçın'ın fabrikasına davet edildi Ejder Yalçın'ın maket fotoğraflarını göndermesi üzerine Ankara'daki fabrikadan gezi daveti aldığını ifade eden Kaşkaya, 'Ejder Yalçın, diğer ülkelerin zırhlı muharebe araçlarına göre çok üstün bir araç. İthal edilen bir araç. Bu sebeple bu beni gururlandırdı açıkçası, o yüzden Ejder Yalçın'ı yapmaya karar verdim. Ejder Yalçın'ı yaptıktan sonra fabrikasına davet edildim ve orada Yörük aracını gördüm. Ejder Yalçın'a ek olarak Yörük aracının maketini de yaptım.' dedi. Maketleri yaparken mukavva, lastiklerinde kauçuk kullandığını dile getiren Kaşkaya, 'Bazen kartondan yaptığım lastikler de oluyor. Elektrik devrelerini ledlerden ve kablolardan oluşturdum.' diye konuştu. Anadol klasik arabanın da birebir maketini yaptığını anlatan Kaşkaya, şunları kaydetti:'Yaptığım her şeyin genel olarak bir hikayesi var. 1973 model Anadol aracının 173 adet üretildiğini biliyorum. O yüzden 174'üncüsünü birebir ölçekte yaptım. Okulda proje veriyorlar, biraz daha profesyonel olduğum için değirmen projesini yaptım. Aynı şekilde camiyi de proje olarak yapmıştım. Sevdiğim araçların minyatürünü yaptım, hediye olarak yaptıklarım var. Ufak maketler yaklaşık 80-100 saatte, büyük maketler ise 200-250 saat arasında bitiyor.'Bilgisayar oyununda gördüğü bir silahın da maketini yapan Kaşkaya, 'Biraz maketin dışına çıktım ve çalışan bir silah yaptım. 1/2 oranında küçültülmüş versiyonu. Ayrıca bütün parçaları birebir orjinaliyle aynı olmakla birlikte çalışmakta.' diye konuştu. Bundan sonraki hedefinin ise bu silahın daha büyüğünün maketini yapmak olduğunu dile getiren Kaşkaya, oran büyüdükçe maliyetin de arttığını söyledi. 'Ailem hep arkamda durdu'Ailesinin desteğiyle evlerindeki bir odayı atölyeye çevirdiklerini ve çalışmalarını burada sürdürdüğünü belirten Kaşkaya, sözlerini şöyle tamamladı:'Evde küçük bir atölyem var ve burada yapıyorum. Ailem maddi ve manevi olarak her zaman arkamda oldu. Ben bu maketleri yaparken ortalığı biraz dağıtıyorum ama ailemden herhangi kötü bir tepki almadım, hep arkamda durdular. Maket olarak yaptım ama bunların daha gelişmişini yapabileceğime inanıyorum. Ejder Yalçın'ın da daha gelişmişini yapabilirim. Kendi araç tasarımlarım da var. Dünya üzerinde olmayan fikirlerim var ve onları da hayata geçirmek istiyorum.'
Umman Dışişleri Bakanı Busaidi, Çavuşoğlu İle Ortak Basın Toplantısında Konuştu:
MUSKAT/ANKARA (AA) - Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr bin Hamad bin Hamoud al Busaidi, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile özellikle ekonomi, ticaret, turizm ve kültürel alanlarda ikili ilişkileri daha da geliştirmenin yollarını görüştüklerini bildirdi. Busaidi, Çavuşoğlu ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.Bakan Çavuşoğlu'nu Umman'da ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Busaidi, 'Bu ziyarette iki ülke arasındaki iyi ve özel ikili ilişkilerimize dair olumlu ve faydalı bir oturum gerçekleştirdik. Bu ilişkileri, özellikle ekonomi, ticaret, turizm ve kültürel alanlarda daha da geliştirmenin yollarını görüştük.' dedi. Busaidi, Çavuşoğlu ile görüşmesinde bölgesel ve uluslararası ortak meseleleri ele aldıklarını belirterek, bu konulara bakış açısında büyük ölçüde ve bu tür meselelerin çözümünde ve zorlukla karşı ortak çabaya destek hususunda mutabık olduklarını söyledi.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele konusunda fikir alışverişi yaptıklarını aktaran Busaidi, bu konuda Türkiye ile iş birliklerinin olduğunu ve bilgi paylaşımı yaptıklarını ifade etti.
Analiz - Hafter'in Libya'daki Geçici Yönetimden Memnuniyeti Yeni Bir Strateji Mi?
İSTANBUL (AA) - MUSTAFA DALA - Libya'nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter ve ona bağlı milislerin, geçici yönetimin seçilmesini memnuniyetle karşılaması şaşkınlık yaratırken, bu durum akıllara 'Hafter'in kendini kurtarmak için yeni bir strateji belirlediği' ihtimallerini getirdi.Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde 5 Şubat'ta İsviçre'de toplanan Libya Siyasi Diyalog Forumu (LSDF) üyelerinin oylaması sonucunda, 24 Aralık 2021'de yapılması planlanan seçimlere kadar Başkanlık Konseyi Başkanlığına Muhammed Menfi, Başbakanlığa da Abdulhamid Dibeybe seçildi.Hafter milislerinin sözcüsü Ahmed el-Mismari, pek çok ülke ve uluslararası kesim tarafından yapılan açıklamalar gibi geçici yönetimin seçilmesinden memnun olduklarını duyurdu. Mismari, Başkanlık Konseyinin yeni yönetimini tanıyarak, Konseyin Libya ordusunun başı olduğuna işaret etti.Sözcünün, Hafter milislerinin yeni yönetimi hoş karşılayıp, alışılmışın aksi bir dil kullanarak, Konseyin yönetimi altında olduklarını duyurması şaşkınlığa neden oldu.Çünkü Hafter, 2016'dan bu yana Başkanlık Konseyinin, kendisine bağlı milisler üzerindeki otoritesini reddediyordu. Üstelik sivil yönetimi tanıma karşılığında Libya Genelkurmay Başkanlığını üstlenme tekliflerini de kabul etmiyordu.2015 yılında imzalanan Libya Siyasi Anlaşması'na göre Başkanlık Konseyi, Libya ordusunun başı kabul ediliyor ve genelkurmay başkanını görevden alma yetkisi bulunuyor, Hafter ise buna karşı çıkıyordu.Bunun yanı sıra Hafter, Tobruk Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih'le iş birliği içinde Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) güvenoyu verilmemesi için çaba sarf etti. Hafter, Nisan 2019'da başkent Trablus'a saldırıya geçene dek hükümetin düşmesi, ülkenin doğu ve güney kesimlerindeki yetkilerinin yok sayılması için uğraştı.Hafter, Trablus saldırısı başarısızlığa uğramasına rağmen kendini ülkenin lideri olarak dayatmaya çalıştı ancak bu planları uluslararası alanda karşılık bulmadı.Bunlar düşünüldüğünde, Hafter'in ülkenin tek lideri olma ısrarı göz önüne alındığında seçilen yeni yönetimden memnuniyet açıklaması yapılması şaşırttı. Bu durum akıllara Hafter'in kendini kurtarmak için yeni bir strateji belirlediği ihtimallerini getirdi.Hafter ABD'nin yaptırımlarından endişeliEski ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'dan ayrılması ve yerine yeni başkan Joe Biden'ın gelmesi, birçok dengeyi değiştirdi. Hafter'in müttefikleri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de (BAE) Yemen ve Libya meselesi başta olmak üzere türlü konularda bu değişikliklerden etkilendi. Hafter de bunları göz önüne alarak, ABD'nin kendisine karşı herhangi bir tutumundan önce yeni sivil yönetimi desteklediğini açıkladı. Zaten BM ile Hafter destekçisi Fransa dahil çeşitli Avrupa ülkeleri Libya siyasi diyaloğunu sekteye uğratanlar için yaptırım tehditlerinde bulunmuştu.Destekçisi Trump'ın gidişinden sonra Hafter'in manevra alanı daraldı. Hafter, 2016'da müttefiki Akile Salih'e uygulanan uluslararası cezadan Fransa'nın vetosu sayesinde kurtulmuştu. Ancak şu anki hassas dönemde Fransa, Hafter'i tekrar koruyamayabilir, üstelik cezalandırma yoluna bile gidebilir.Hafter'in dokunulmazlık elde etme çabasıGeçen yıl ABD federal mahkemesinde aleyhine açılan iki dava Hafter'in belini büküyor. Hafter'e bağlı güçlerin Ağustos 2016 ile Mart 2017’de Bingazi'deki saldırılarında yakınlarını kaybeden iki aile tarafından Virginia'daki bir federal mahkemede Hafter aleyhine tazminat davası açıldı.Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, makamından ayrılmadan önce mahkeme tarafından kendisinden istenen sanığın savunma heyetinin iddia ettiği gibi Hafter'in resmi ya da yarı resmi olarak devlet başkanlığı dokunulmazlığı bulunup bulunmadığı yönündeki yazışmayı cevaplamadı.Suçlu bulunması halinde Hafter'in ABD'deki milyonlarca dolarlık mal varlığına el konulabilir. Ayrıca bu Hafter aleyhine başka davalar açılmasını da beraberinde getirebilir. Sonuç olarak, Hafter'in ülkenin liderliğine adaylık ya da yüksek makamlar elde etmesinin yolu da kapanabilir.Bunlar dikkate alındığında Hafter'in Libya'daki yeni geçici yönetime yeşil ışık yakması, Libya Genelkurmay Başkanlığı gibi üst düzey bir makam elde etme ve böylece ABD'de ve diğer ülkelerde yargı dokunulmazlığı elde etme taktiği olması uzak ihtimal değil.İmaj düzeltme çabasıHafter'in oğlu Saddam'a bağlı Tarık bin Ziyad milislerinin 2 Şubat'ta Sirte kentinde Hafter yanlısı Kaniyat milislerinin karargahına saldırı düzenlemesi de Hafter'in imaj düzeltme çabası olarak değerlendirildi.ABD, Kasım 2020'de Terhune katliamının sorumlusu Kaniyat milislerine yaptırım kararı almıştı.ABD'nin kararından sonra Hafter, Kaniyat milisleri ile arasına mesafe koyma ve onların işlediği suçlardan sorumlu olmamak için uzak durma çabasına girdi.Askeri yönetim projesi düştüHafter'in Libya'da güç kullanarak yönetime gelme projesi suya düştü. Artık Hafter'in kendisi, milisleri ve ona destek veren doğudaki kabileler de Türkiye'nin Libya'da meşru yönetimi desteklemesiyle darbeci generalin Trablus'u ele geçirmesinin imkansız olduğunu biliyor. Üstelik Hafter, yalnızca Trablus'a yeniden bir saldırı düzenleme gücünü değil, doğudaki ve güneydeki kalelerini de kaybediyor.Halkın ülkenin doğu, güney ve orta kesimlerindeki bölgelerde geçen yıl düzenlediği protestolar, Hafter'den eskisi gibi korkmadıklarını ve ona olan öfkelerini gösteriyor. Biden'ın göreve gelmesiyle yönlerini Beyaz Saray'a yeniden çeviren uluslararası kesimler nedeniyle trajik sondan kaçınmak için Hafter'in önünde Libya'daki yeni yönetime yeşil ışık yakmaktan başka seçenek kalmadı.ABD Başkanı Biden'ın Libya konusunda ciddi kararlar alması halinde Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Fransa'nın Hafter'e desteği kesmesi muhtemel.Hafter'in ABD'nin yaptırımlarından endişe etmesi, aleyhine açılan davalara karşı dokunulmazlık elde etmeye çalışması, inatla karşı çıktığı sivil yönetime boyun eğmesi ve yeni geçici yönetimi memnuniyetle karşılaması sonucunu doğurdu.
Balıkesir'de Bir Fabrikada Kazanın Patlaması Sonucu 6 İşçi Yaralandı
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Bandırma ilçesindeki bir fabrikada kazanın patlaması sonucu çıkan yangında 6 işçi yaralandı. Alınan bilgiye göre, Gönen Bandırma kara yolu Taştepe mevkisindeki Bandırma Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) faaliyet gösteren metal döküm fabrikasının ark kazanında yaşanan teknik arıza sebebiyle patlama meydana geldi.Patlama nedeniyle fabrikada yangın çıktı, olay yerinde bulunan 6 işçi çeşitli yerlerinden yaralandı. Haber verilmesi üzerine bölgeye gelen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Gönen Grup Amirliği itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürdü. Yaralanan D.Ş, (25) Ü.K.T, (40)- A.D, (22) T.D, (37) E.Ö, (28) ve T.K'yi (29) adlı işçiler 112 Acil Servis ekiplerince Gönen Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, ekiplerin bölgedeki incelemesi devam ediyor.
Reklam