6 Dakikada 18 Waffle Yedi
Oldukça ağır bir tatlı türü olan waffle bir tane yiyince bile çok geliyor ki bu adam 6 dakika içerisinde tam 18 tane yiyor.
Nisan Ayı Genel Burç ve Astroloji Yorumu Videoları
NİSAN ayında tam 2 TUTULMA YAŞANACAK ! Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz.
Başbakan'dan 5 İsme Suç Duyurusu
Başbakan'dan Ali Fuat Yılmazer, Emre Uslu ve Önder Aytaç, Today's Zaman Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş ile Zaman gazetesi yazarı Mehmet Kamış hakkında savcılığa suç duyurusu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Ali Fuat Yılmazer , Emre Uslu , Önder Aytaç , Today's Zaman Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş ile Zaman gazetesi yazarı Mehmet Kamış hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Yılmazer, Uslu ve Aytaç hakkında yurtdışına çıkış yasağı konması istendi. Ali Fuat Yılmazer hakkında suç duyurusu Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisine iftira ve hakarette bulunduğu iddiasıyla eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, 'Yılmazer'in yurt dışında taşınmaz satın aldığı, yurt dışına çıkarak, bir daha dönmeyeceği şeklinde duyum alındığı' bildirilerek, Yılmazer hakkında soruşturma yapılması ve yurt dışına çıkış yasağı konulması için mahkemeye başvurulması istendi. Erdoğan'ın avukatları Ali Özkaya, Muammer Cemaloğlu ve Burhanettin Sevencan'ın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği suç duyurusu dilekçesinde, Yılmazer'in, katıldığı televizyon programında açıklamalarda bulunduğu belirtildi. Yılmazer'in, özetle, 'Ergenekon Örgütü Davası olarak bilinen ve içinde 20'nin üzerinde iddianame ile birleştirilen davaların olduğu ana dava, Balyoz, Odatv, İnternet Andıcı, Devrimci Karargah davaları ile bu davalardaki tutuklamaların Başbakan'ın bilgisi ve talimatıyla olduğu; eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Mehmet Haberal, Hurşit Tolon, Engin Alan, Hanefi Avcı, Ahmet Şık gibi kişilerin Başbakan'ın talimatıyla tutuklandıkları, davaların başından sonuna kadar bizzat Başbakan tarafından yönetildiğini' beyan ettiği anlatıldı. 'Başbakan'ın kimseyi tutuklama veya tutuklattırma yetkisinin olmadığı' vurgulanan dilekçede, Erdoğan'ın, ülkede gerçek bir hukuk devletinin yerleşmesi için çetelerle, örgütlü suç yapılarıyla, vesayet rejimleriyle mücadele edilmesi konusunda soruşturma mercilerine her türlü desteği verdiğine işaret edildi. 'Ergenekon adı altında bir suç örgütünün varlığı' iddiasına ilişkin istihbarat raporları devletin 'üst yöneticilerince' arz edildiğinde, Erdoğan'ın bunlarla ilgili tedbirlerin alınması talimatı verdiği belirtilen dilekçede, İlker Başbuğ'un, 'hükümeti cebren yıkma' iddiasıyla ifadeye çağrılması konusunda Başbakan'ın bilgilendirilmesinin doğal olduğuna dikkat çekildi. Dilekçede, şunlar kaydedildi 'İfadeye çağrılma ayrı şey, ifadeye giden herkesin tutuklanması için bir oluşum yapmak ayrı şeydir. Şüpheli, adı geçen davaların bir kısım sanıklarıyla ilgili ifadeye çağrılma kısmında sunulan bilgiyi kasten çarpıtarak ve belki de yaptığı bir kısım suç teşkil eden fiillerin ortaya çıkması endişesiyle kasıtlı olarak müvekkile iftira atmaktadır. Yaşadığımız günlerde ortaya çıkan yeni bilgiler ve paralel yapılanma iddiaları nedeniyle bu davalarda yargılanan ve haksız yere hapis yattığını ileri süren kişilerin de çokluğu karşısında, şüpheli bu insanları müvekkilime karşı kışkırtmakta ve toplumsal kargaşa çıkmasını istemektedir.' 'Başbakan, Başbuğ'un tutuklanmasının haksızlık olduğunu beya etti' Erdoğan'ın, hukuka uygun yürütüldüğüne inandığı süreçlere sonuna kadar sahip çıktığı, kamu görevlilerini yüreklendirdiği belirtilen dilekçede, ancak bu soruşturmaların 'dalga dalga' yapılması ve 'hukuka aykırı soruşturma yapılıyor ve sahte delil üretiliyor' eleştirisini ciddi bulması üzerine 'Bu dalga dalga operasyonlar milleti boğacak' dediği ve yanlış gördüklerini kamuoyu önünde dile getirdiği hatırlatıldı. Dilekçede, Erdoğan'a, Başbuğ'un ifadeye çağrılacağı bilgisi verildiği, onun da 'Genelkurmay Başkanlığı yapmış emekli bir komutanın ifadeye çağrılması' nedeniyle gerekli insani hassasiyetle davranılması konusunda görüşünü açıklayıp, talimat verdiği anlatıldı. 'Bugün bile Erdoğan'ın anlayamadığı bir şekilde, Türkiye Cumhuriyeti'nin meşru Genelkurmay Başkanı'nın 'terör örgütü kurmak ve yönetmek' iddiasıyla tutuklandığı ve Anayasa'nın 145. ve 148. maddesinin açık hükümlerine rağmen özel yetkili ağır ceza mahkemesinde yargılandığı' kaydedilen dilekçede, Erdoğan'ın, 'Başbuğ'un, terör örgütü kurucu ve yöneticisi olarak nitelendirilerek suçlanmasının haksızlık ve yanlış olduğunu, bunun kabul edilemez bir iddia olduğunu' tüm süreçlerde beyan ettiği aktarıldı. O günlerde bazı gazetelerde ve görsel medyada, Erdoğan'ın bu açıklamalarının eleştirildiği hatırlatılan dilekçede, 'İnternet Andıcı' davasının doğrudan hedefi AK Parti ve partili milletvekillerince kurulan hükümet olmasına ve partinin davaya müdahilliğine rağmen hiçbir duruşmaya katılınmadığı ifade edildi. 'Başbakan, Başbuğ'un tutuklanmasından bile soradan haberdar oldu' 'Erdoğan'ın, Başbuğ'un değil tutuklanmasını istemesi, tutuklanmasından bile sonradan haberdar olduğu' belirtilen dilekçede, 'Yılmazer'in, iftira attığı' kaydedildi ve şu ifadeler kullanıldı: 'Nedim Şener ve Ahmet Şık olayı da aynen buna benzemektedir. Şüpheli ve örgütlü olarak beraber hareket ettikleri bir kısım kamu görevlileri ile basın yayın organlarındaki yandaşlarınca ülkemize özgü, henüz yayınlanmamış, bağlı oldukları hoca ve kamu görevlileri hakkındaki bir kitabın daha matbaadayken basılıp yok edilmesi ve yazarının tutuklanmasına sebep olacak bir süreç işletmiştir. Buna gerekçe olarak da olayla hiç ilgisi olmayan ve kanunlarımızdaki tek istisna hüküm olan Basın Kanunu'nun 25/1. maddesi gerekçe yapılmıştır. Müvekkil Sayın Başbakan, şüpheli ile beraber hareket eden kamu görevlilerinin artık kamu görevi ile bağdaşmayan davranışlara girdikleri ve baş amaçlarının olduğuna dair kendisine arz edilen bilgiler sonucu bir kanaate vararak, şüpheli ile bir kısım kamu görevlilerinin görevinden alınması talimatını vermiştir. Müvekkilimin haberi olmadığı bir konudan iftiraya uğraması ancak suç işleyenlerin suçlarını başkası üzerine yıkma çabası olarak izah edilebilir. Zaten Nedim Şener de hem yayın anında attığı tweetlerle hem de öncesindeki açıklamalarıyla Sayın Başbakan'ın süreçten haberinin olmadığını açıklamıştır.' 'Yılmazer suç iftirasında bulundu' Yılmazer'in diğer kişilerin tutuklanması hususundaki beyanlarında da benzer iftira ve hezeyanlar olduğu kaydedilen dilekçede, Yılmazer'in, 'Tüm tutuklamaları biz yaptık' demesinin 'suç itirafı' olduğuna yer verildi. 'Savcılığın, bu suç itirafından yola çıkarak, bu soruşturmalarda görev alan kamu görevlileri içinde 'paralel bir yapının' olup olmadığını tespit etmesinin beklendiği' bildirilen dilekçede, Yılmazer'in, 'kendisiyle beraber hareket eden örgütlü yapıdan gözleri uzaklaştırmak ve başka kişilere suç atmak gayreti içinde olduğu' ifade edildi. Dilekçede, 'Yılmazer'in yurt dışında taşınmaz satın aldığı, yurt dışına çıkarak, bir daha dönmeyeceği şeklinde duyum alındığı' bildirilerek, Yılmazer hakkında soruşturma yapılması ve yurt dışına çıkış yasağı konulması için mahkemeye başvurulması istendi. Emre Uslu ve Önder Aytaç hakkında suç duyurusunda bulundu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatları, daha önce Twitter hesaplarından yaptıkları paylaşımlar nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulundukları Önder Aytaç ve Emre Uslu hakkında soruşturma yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başvuruda, 'Uluslararası casusluk faaliyeti ile elde edilen gizli görüşme kayıtlarının Youtube'a konulan 'konu başlığı' ve şüphelilerin yürüttükleri psikolojik harp taktikleri içinde kullandıkları 'Başçalan' ismi ile yapılması ve en son bu casusluk olayını da sahiplenmeleri, casusluk faaliyeti hakkında önceden açıklamaları dikkate alındığında, bu suçun da olağan şüphelileri içinde olmaları muhtemeldir' denilerek, 'yurt dışına kaçma ihtimali olan' Aytaç ve Uslu hakkında 'gerekli tedbirlerin alınması' istendi. Erdoğan'ın avukatları Ali Özkaya, Muammer Cemaloğlu ve Burhanettin Sevencan, Twitter hesaplarından 'suç teşkil eden dinlemeleri yayınlamaları' nedeniyle geçtiğimiz günlerde suç duyurusunda bulundukları Aytaç ve Uslu ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına dün bir başvuru yaptı. Avukatlar, Aytaç ve Uslu hakkında şikayet konusu soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Mehmet Ali Ethemoğlu'na verdikleri dilekçede, Uslu ve Aytaç hakkında değişik tarihlerde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, savcılığın da şikayet konusunu soruşturduğunu belirtti. 'ABD, Belçika, Kanada ve İsrail'e uçak bileti alındı iddiası' 'Son günlerde basın yayın organları ve sosyal medyada, Fethullah Gülen grubuna/örgütüne mensup bazı kamu görevlileri ile gazeteci ve eski polislerin yurt dışına kaçtığı, diğerlerinin de kaçacağı, yarınki seçimden hemen sonrası için ABD, Belçika, Kanada ve İsrail'e uçak bileti aldıklarının konuşulup yazıldığı' ifade edilen dilekçede, şunlar kaydedildi: 'Dün itibarıyla (27 Mart 2014), ülkemizin en kritik ve gizli toplantılarının yapıldığı makamlardan birisi olan Sayın Dışişleri Bakanımızın makamında, Dışişleri Bakanı, Dışişleri Müsteşarı, MİT Müsteşarı ve Genelkurmay 2. Başkanının Suriye ile ilgili çok gizli bir toplantısının ortam dinlemesi yoluyla olduğu söylenen bir şekilde ve 'uluslararası casusluk' faaliyeti kapsamında dinlendiği ve şüphelilerin Twitter hesapları olarak açtıkları ve kullandıkları 'Başçalan' ismi altında, 'Başçalanın Seçim Güdümlü Savaş Planı 1-1, www.youtube.com' adresinden internete servis edildiği görülmektedir. Bu casusluk faaliyeti ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığı basına yansımıştır.'' 'Olağan şüpheliler içindeler' 'Önder Aytaç'ın, bu yayın internete düşmeden bir gün önce, Samanyolu kanalında, Suriye ile savaşa girilme ihtimali olduğu yönünde bilgisinin olduğunu söylediği' ifade edilen dilekçede, 'Uluslararası casusluk faaliyeti ile elde edilen gizli görüşme kayıtlarının Youtube'a konulan 'konu başlığı' ve şüphelilerin yürüttükleri psikolojik harp taktikleri içinde kullandıkları 'Başçalan' ismi ile yapılması ve en son bu casusluk olayını da sahiplenmeleri, casusluk faaliyeti hakkında önceden açıklamaları dikkate alındığında, bu suçun da olağan şüphelileri içinde olmaları muhtemeldir' denildi. Dilekçedenin ekinde, Aytaç ve Uslu'nun 'basına yansıyan bilet örneklerinin' bulunduğu bildirilerek, 'ileride soruşturmaların sonuçsuz kalmaması için şüpheliler ile ilgili gerekli tedbirlerin alınması' talep edildi. Dilekçenin 'şüpheliler' kısmında ise Aytaç ve Uslu'nun yanı sıra, 'berabergoturdukbizbuyollarda.com' adlı internet sitesi içerik sağlayıcıları da yer aldı. Başbakn'ın sesinden dolayı eleştiren tweet atan Bülent Keneş ile Mehmet Kamış hakkında suç duyurusu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, attıkları tweetlerle kendisine hakaret ettikleri iddiasıyla Today's Zaman Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş ile Zaman gazetesi yazarı Mehmet Kamış hakkında suç duyurusunda bulundu. Başbakan Erdoğan'ın avukatı Ali Özkaya, Muammer Cemaloğlu ve Burhanettin Sevencan tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verilen suç duyurusu dilekçesinde, Başbakan Erdoğan'ın ses tellerindeki rahatsızlık nedeniyle Van ve Diyarbakır mitinglerinde sesinin farklı çıktığı hatırlatıldı. Keneş ve Kamış'ın, Erdoğan'la 'alay edip aşağılayan' twitler attıkları kaydedilen dilekçede, Erdoğan'ın onur, şeref ve saygınlığını rencide eden, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşan paylaşımlarda bulundukları belirtildi. Dilekçede, şüpheliler hakkında 'kamu görevlisine görevinden dolayı aleni hakaret' suçundan dava açılması istendi.T24
Bu Hafta 7 Film Vizyonda
Bu hafta 3'ü yerli 7 film vizyona girdi.  Kızım İçin Yönetmen Hakan Haksun imzası taşıyan 'Kızım İçin', bir baba ile kızının hikayesini beyazperdeye taşıyor. Yetkin Dikinciler, Eda Ece, İnci Türkay, Berke Üzrek, İlayda Çevik, Hakan Altıner, Sefa Zengin, Tayfun Sav ve Yakup Yavru'nun rol aldığı filmin konusu şöyle: 'Tuncer, karısından boşanıp kendi hayatına yönelmiştir. Babasının varlığından habersiz büyüyen Tuba ise 18 yaşını doldurmasına üç hafta kala, bir anda karşısında Tuncer'i bulur. Onunla birlikte bir yolculuğa çıkar. Tuba, yolculukta, babası olduğunu iddia eden Tuncer'i tanırken, sürprizlerle karşılaşacak. Bir yandan hayatında eksikliğini hissettiği sevgilerle diğer yandan aşkla tanışacak.' Peri Masalı Romantik ve hüzünlü bir hikayeyi seyirci ile buluşturacak yönetmen Biray Dalkıran'ın son filmi 'Peri Masalı', seyirciye modern bir 'Selvi Boylum Al Yazmalım' duygusu yaşatacak. Dalkıran'ın, senaryosunu da yazdığı filmde, Burcu Kıratlı, Emre Kızılırmak, Sedef Şahin, Alp Korkmaz, Çetin Altay, Sema Moritz, Selman Okumuş, Esra Açık, Itır Esen, Orhan Aydın rol aldı. Film, Mert'in evlenmek istediği Peri'nin isteğini yerine getirme çabasını anlatıyor. Meddah Yapımcılığını İklim filmin üstlendiği, yönetmenliğini Batur Emin Akyel'in yaptığı 'Meddah', Bangkok'ta World Film Festivali'nde, Hindistan'ın Kerela eyaletinin başkenti Trivandrum'da düzenlenen 18.Uluslararası Kerela Film Festivali'nde gösterildi. Filmde, meşhur bir tiyatro oyuncusuyken otel odalarında dostlarının yardımlarıyla yaşamaya çalışan Aziz'in hikayesi anlatılıyor. Adalet İçin Yönetmen Arnaud des Pallieres imzalı 'Adalet İçin/Michael Kohlhaas' filminin senaryosunu Christelle Berthevas ve Arnaud des Pallieres yazdı. Fransa ve Almanya ortak yapımı filmin başrollerinde Mads Mikkelsen, David Kross, Denis Lavant, Bruno Ganz rol aldı. 2013 Cannes Film Festivali'nde 'Altın Palmiye' için yarışan film, Kafka'nın 'Ne zaman aklımdan geçse gözyaşlarına boğulurum' dediği, Heinrich von Kleist'in 'Michael Kohlhaas' isimli unutulmaz edebiyat klasiğinden uyarlandı. Filmin konusu şöyle: '16. yüzyılda geçen hikayede Michael Kohlhaas, ailesine bağlı, varlıklı, onuruyla yaşayan bir at taciridir. Bir gün yoluna çıkan bir baron adaletsiz bir şekilde atlarına el koyar. Kohlhaas, kendisine tazminat ödenmesi için yaptığı başvuru sonuçsuz kalınca, açıktan açığa meydan okumaya başlar. Yönetime isyan eden halkın da katılımıyla bir ordu kurar ve tüm ülkeyi ateşe atmak uğruna hakkını arama mücadelesine girişir. Adaleti yalnızca kendi için değil, ülke için de sağlaması gerektiğini anlayınca ailesini de büyük bir tehlikeye atmış olacaktır.' Binlerce Kez İyi Geceler 'Binlerce Kez İyi Geceler/A Thousand Times Good Night', Norveçli yönetmen Erik Poppe imzası taşıyor. Dünyanın sayılı savaş fotoğrafçılarından Rebecca'nın hikayesini anlatan filmin başrolündeki ünlü aktris Juliette Binoche'a, Nikolaj Coster-Waldau ve Maria Doyle Kennedy eşlik etti. Filmde, Lauryn Canny, Adrianna Cramer Curtis, Larry Mullen Jr., Mads Ousdal, Chloe Annett de rol aldı. Senaryosunu yönetmen Erik Poppe'un Harald Rosenlow-Eeg ile birlikte kaleme aldığı filmin müziklerini Armand Amar yaptı. Yves Saint Laurent Fransız moda tasarımcısı ve moda tarihinin önemli isimlerinden Yves Saint Laurent'in ilham veren başarı öyküsünü beyazperdeye taşıyan 'Yves Saint Laurent'i, Fransız yönetmen Jalil Lespert yönetti. Pierre Niney, Guillaume Gallienne, Charlotte Le Bon ile Laura Smet'in oynadığı filmin konusu özetle şöyle: 'Paris 1957. Yves Saint Laurent henüz 21 yaşındadır ve vefat eden Christian Dior'un kurduğu ünlü moda evinin başına getirilir. Dior adına sergilediği ilk defilesinde bütün gözler bu çok genç asistana çevrilmiştir. Son derece başarılı ve çığır aşan bu defile sırasında ileride hayatının ömür boyu iş ortağı olacak Pierre Berge ile tanışır. 3 yıl sonra en ünlü moda markası olacak Yves Saint Laurent şirketini birlikte kurarak, moda dünyasını altüst etmeyi başarırlar.' Güzel ve Çirkin Klasik 'Güzel ve Çirkin' hikayesi, bu sefer bir Fransız uyarlaması olarak sinemaseverlerle buluşacak. Filmin yönetmenliğini vizyona girdiğinde büyük bir başarı yakalayan 'Kurtların Kardeşliği'ni de çeken Christophe Gans yaptı. Yapımcılığını Richard Grandpierre'nin üstlendiği filmin müziklerini, besteci Pierre Adenot imzası taşıyor. Vincent Cassel, Lea Seydoux, Andre Dussollier, Eduardo Noriega ve Audrey Lamy'nin rol aldığı film, Türkçe dublaj ve alt yazı seçenekleriyle sinemaseverlerle buluşacak. Star
Reklam
28 Yıllık Öğretmene 'Öğrenciye Destek' Sürgünü
ADANA'da, Gezi Parkı eylemlerinde başına gaz fişeği isabet ettikten 269 gün sonra geçen 11 Mart'ta yaşamını yitiren Berkin Elvan için sessiz oturma eylemi yapan öğrencilere destek veren 28 yıllık coğrafya öğretmeni Faruk Ağaçe, Adana Valiliği'nin oluruyla merkeze 100 kilometre uzaktaki Aladağ İlçesi'ne gönderildi.Merkez Çukurova İlçesi'ndeki İsmail Kulak Anadolu Lisesi'nde okuyan 7 kız öğrenci, geçen 12 Mart'ta teneffüs sırasında Berkin Elvan için sessiz oturma eylemi yaptı. Herhangi bir pankart ve döviz taşımayıp slogan atmayan öğrencilerin yanına gelen okul yöneticileri, eylemin bitirilmesi için uyarılarda bulundu. Oturmaya devam eden öğrencilerle okul yöneticileri arasında tartışma yaşandı. Bu sırada tartışan okul yöneticileri ve öğrencilerin yanına gelen coğrafya öğretmeni Faruk Ağaçe ise çocukların eylem nedeniyle cezalandırılacağını söyleyen idarecilere tepki gösterdi. TUTANAK TUTULDU Tartışmanın ardından öğretmen Faruk Ağaçe derse giderken öğrenciler de eylemi bitirdi. Yaşanan olay nedeniyle okul yöneticileri, eylemci öğrenciler hakkında disiplin soruşturması başlattı ancak herhangi bir ceza vermedi. Okul yöneticilerinin hakkında tutanak hazırladığı Faruk Ağaçe ise bu tutanağa dayanılarak Adana Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Selamet'in isteği ve Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'un oluruyla Aladağ İlçesi'ndeki Pınar Madencilik Anadolu Lisesi'ne görevlendirildi. Geçici olarak Aladağ'a gönderilen Faruk Ağaçe'nin ne kadar süreyle görevlendirildiği henüz kendisine bildirilmedi. 'SAVUNMA BİLE YAPMADAN GÖNDERİLDİM' Hukuki olarak haklarını arayacağını belirten Faruk Ağaçe, şunları kaydetti: 'Okul bahçesinde lise 1'inci sınıfa giden 7 kız öğrencinin Berkin Elvan için sessizce oturma etkinliği yaptığını gördüm. Başlarında bulunan 4 tane okul idarecisi de çocukları, 'okuldan atılırsınız', 'ceza alırsınız' diyerek kaldırmaya çalışıyordu. Oturan öğrencilerden biri okul idarecilerine, 'Hocam sizin çocuklarınız yok mu?' dedi. İdareciler ise aynı tavrını devam ettirdi. Ben de o an vicdani olarak, 'Siz ancak Mısır'da, Suriyeli çocuklara ağlarsınız. Berkin Elvan, Türk olduğu için bu çocukları azarlıyorsunuz' dedim. Sonra derse girdim ve oturan öğrenciler de sınıflarına gitti. Bu olay nedeniyle içeriğini bilmediğim bir tutanak hazırlanmış. Bu tutanağa bağlı olarak da herhangi bir soruşturma açılmadan, savunma yapmadan sürgün edildim. Yapılan bu uygulamanın haksız olduğunu düşünüyorum. Sıkıyönetim dönemlerinde bile bu şekilde bir uygulama olduğunu düşünmüyorum. Bu yargısız infaz nedeniyle hukuki haklarımı arayacağım.' 'ARKADAŞIMIZIN YANINDA OLACAĞIZ' Eğitim-Sen Adana Şubesi Hukuk Sekreteri Güven Boğa ise, 'Arkadaşımız tamamen keyfi olarak sürgün edilmiştir. Herhangi bir soruşturma olmadan öğretmenimiz keyfi biçimde mağdur olmuştur. Daha öncede bu okulda Berkin Elvan için sessiz eylem yapan öğrenciler baskı altına alınmaya çalışılmıştı. Öğrencilerimizin olduğu gibi Faruk öğretmenimizin de yanında olacağız' dedi. Adana Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ise konuyla ilgili açıklama yapmadı. Yusuf BAŞTUĞ/ADANA, (DHA)
Reklam
Seçimler Üzerine Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler
Yarın gerçekleşecek Yerel Seçimler öncesi öyle ya da böyle bir şekilde seçimleri konu alan filmleri hatırlayalım dedik. Seçim süreci, kampanyalar ve siyasi oyunlar üzerine mutlaka izlenmesi gereken filmler. Gece gündüz zihnimizi işgal eden siyasal iklimin nefes alacak bir boşluk bırakmadığı günler geçiriyoruz. Hukukun askıya alındığı akıl almaz uygulamalar, kutuplaştırıcı retorikler bir girdap gibi çekiyor insanı seçim gerginliğine. Sinema üzerine bir kelam edecekken bile seçim ele geçiriyor düşünceleri. Seçimle yatıp seçimle kalkıyoruz. Dünyanın dört bir yanında, pek çok kez beyazperdedeki hikayeleri de işgal ediyor seçimler. Hal böyle olunca biz de bu gerçekten kaçmayalım dedik ve yarın gerçekleşecek Yerel Seçimler öncesi öyle ya da böyle bir şekilde seçimleri konu alan filmleri hatırlayalım dedik. Seçim süreci, kampanyalar ve siyasi oyunlar üzerine mutlaka izlenmesi gereken filmler. The Candidate (1972)Michael Ritchie'nin yönettiği ve senaryosuyla Oscar ödülü kazanan film, türün hakiki klasiklerinden bir tanesi. Filmde Robert Redford kazanma ihtimali olmadığı için düşündüğü her şeyi dürüstçe söyleyen genç aday Bill McKay'i canlandırıyor. Ancak anketlerde McKay'in kazanma ihtimali belirmeye başlayınca işler değişiyor. Dönemindeki bir stüdyo filmine göre oldukça gerçekçi bir film. The War Room (1993)Chris Hegedus ve D.A. Pennebaker'ın yönettiği bu Oscar adayı belgesel, seçim deyince mutlaka izlenilmesi gereken filmlerin başını çekiyor. 1992 seçimlerinde Bill Clinton'ın kampanyalarını ve bunları yaratan ekibi anlatan film, seçim kampanyalarının perde arkasını anlamak için anahtar niteliğinde. Primary Colors / Kirli Yarış (1998)Mike Nichols'un yönettiği, John Travolta ve Emma Thompson'ın başrollerde olduğu yapım Bill Clinton'ın hikayesinden ilham alarak bir valinin Başkanlık yarışındaki yükselişini anlatıyor. Yarışın tüm kirli oyunlarına yer veren film hikayesinin merkezine idealist bir danışmanı yerleştiriyor. Street Fight (2005)Bir adayın seçim ilanlarının kamu görevlileri tarafından indirilmesi mi dediniz? Bu tüyler ürpertici ve cesur belgesel bir seçim yarışının ne kadar çirkinleşebileceğini tüm yönleriyle gözler önüne seriyor. Genç ve aktivist bir avukatın uzun süredir görevde olan güçlü bir valiye seçimde rakip oluşunun ardından başına gelenleri anlatan belgesel yönetmenine haklı bir Oscar adaylığı getirmişti. No (2012)Özgün yönetmenliğiyle dikkat çeken film, Pinochet'nin kaybetmesiyle sonuçlanan Şili tarihinin en önemli referandumunu anlatıyor. Gael García Bernal muhalefetin sıra dışı kampanyalarını yaratan ve imkansız gibi gözüken bir başarının kapısını aralayan Rene Saavedra rolünde. The Best Man (1964)Başrollerinde Henry Fonda ve Cliff Robertson'ın yer aldığı film başkanlık için yarışan iki adayın dönen dolaplarla, kirli bir siyasetle dolu rekabetini anlatıyor. Gore Vidal'in kendi Broadway oyunundan uyarladığı filmde Haskell Wexler'in görüntü yönetmenliği usta işi. Recount (2008)HBO'nun bir sinema filminden hiç aşağı kalır yanı olmayan bu Altın Küre adayı TV filmi Kevin Spacey, Tom Wilkinson, Laura Dern, John Hurt gibi güçlü bir kadroyu bir araya getiriyor. 2000'de Bush'un Al Gore'u Florida oylarının tekrar sayımıyla nasıl az farkla geçtiğini anlatan film tıkır tıkır işleyen gerilimli temposuyla oldukça ilgiye değer. Wag the Dog / Başkan'ın Adamları (1997)Seçim öncesi başkanla ilgili ortaya çıkan bir seks skandalını unutturmak için Arnavutluk'ta sahte bir savaş ve bir kahramanlık hikayesi yaratılmasını konu alan film defalarca izlenmeyi hak eden bir klasik. Başrollerde Dustin Hoffman ve Robert De Niro'nun yer aldığı Barry Levinson imzalı film, olağanüstü senaryosuyla siyasal kültür ve medya üzerine son derece zeki bir taşlama. Election Day (2007)Siyasi oyunları bir kenara bırakıp seçim gününe dair bir film arıyorsanız işte o film 'Election Day'. Seçim tahminlerini, seçim anketlerini, siyasi rekabeti unutun; bu belgesel sizi doğrudan oy verme sürecinin içine bırakıyor. ABD'de 2004 seçimlerinde oy verme gününde çekilen belgesel oy vermeye çalışan vatandaşlardan sandık görevlilerine kadar uzanan 11 hikaye anlatıyor. Le mani sulla città / Kentin Üzerindeki Eller (1963)Francesco Rosi'nin Altın Aslan ödüllü filmi seçim kampanyalarıyla olmasa da seçim öncesi yolsuzluklarla ilgilenen bir film. Napoli'deki yerel seçimler öncesinde geçen hikayede belediye meclisi üyeleriyle iş adamlarının imara açılan arsalar üzerinde yaptığı yolsuzluklar anlatılıyor. Milk (2008)Bir biyografi filmi olsa da seçimlere ve Harvey Milk'in seçim kampanyalarına önemli bir yer ayırıyor. Sean Penn'e Oscar kazandıran filmin yönetmenlik koltuğunda ise Gus Van Sant bulunuyor. The Manchurian Candidate / Mançuryalı Aday (1962)Tipik bir seçim filmi değil ama bir başkan yaratma filmi. Siyasi çıkar gruplarının görünmeyen elleri üzerine bir kabus niteliğindeki film, soğuk savaş döneminin paranoya dolu politik gerilimlerinin en iyilerinden biri. The Ides of March / Zirveye Giden Yol (2011)Bir başkan adayının kazanma şansını yok edecek bir skandalla burun buruna gelen bir basın sözcüsünün hikayesini anlatan film, seçim yarışının arkasındaki mekanizmaları ve kirli siyasi oyunları ortaya döküyor. birgun.net/Alkan Avcıoğlu
Dünyanın En İyi 100 Üniversitesi
Dünya çapında en itibarlı 100 üniversitenin belirlendiği İngiltere merkezli Times Higher Education (THE) tarafından oluşturulan ve akademik dünyanın en prestijli üniversiteleri listelendi. Üniversitelerin “Dünya Saygınlık Sıralaması” (World Reputation Rankings) yapılarak en itibarlı üniversiteler belirlendi. Her yıl olduğu gibi ABD ve İngiltere üst sıralarda yer alırken çok fazla ABD üniversitesinin listede yer alması da dikkat çekici. Listenin 51-60. sırası arasında Türkiye’den Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin yer alması gurur verici. “World Reputation Rankings 2014” tüm dünyadan 10.000’den fazla akademisyenin katılımıyla Ipsos MediaCT araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen ve Mart – Mayıs 2013 aylarında yapılan “Thomson Reuters’ 2013 Academic Reputation Survey” anketine dayanmaktadır. Anket, farklı coğrafi bölgeleri ve akademik disiplinleri temsil etmek üzere Times Higher Education ve Thomson Reuters tarafından 133 ülkeden seçilen deneyimli (ortalama çalışma süresi 18 yıl) ve bilimsel yayınlarıyla tanınan akademisyenlere gönderilmiştir. “Dünyanın en güçlü 100 üniversite markasını” belirleme amacıyla yapılan ankette, katılımcılardan hem eğitim hem araştırma alanında “mükemmel” olarak tanımladıkları en fazla 15 üniversiteyi seçmeleri istenmiştir. İşte o 100 üniversite:  Dünyanın En İyi 100 Üniversitesi
İçten İçe Yapmaya Gerçekten Üşendiğiniz 20 Şey
Efendime söyleyeyim organize olmak, günü gününe notlar tutmak, yaratıcılık, üreticilik bunlar çok hoş şeyler de... Eğri oturup doğru konuşalım, tembellik dünyada insana en tatlı gelen şey. Yaşamaya üşenenlerdenseniz, okumaya devam.
Reklam
Sanat Ne Anlatır? 6 Gizemli Yapıt ve Öyküleri  - 2
Bilindiği üzere bir zamanların meşhur korku filmi Çığlık filmindeki o meşhur maske, Edward Munch'un bu aynı adı taşıyan çalışmasından esinlenilerek yapılmıştır. Peki bu resim bize ne anlatır ? Neden itici gelmesine karşın, ilginç bir şekilde izlemekten haz duyarız. Sanat mutluluğu estetiği, göze hoş gelen şeyleri, bize sunmak için ortaya çıkmış bir şey değil midir ?! Ancak Much'un eserleri eti ile kemiği ile bağırmakta, rahatsız etmekte ve orada durarak canımızı sıkmaktadır. Çünkü sanat böyle bir şeydir. Rahatsız etmeli korkumuz olmalı ve nihayetinde insanlarına derdini anlatabilmelidir. Munch Dışavurumcu bir ressam olarak böyle düşünüyordu. Çünkü o doğanın yansımasını değil, içimizde ne yansıttığına bakıyordu. Duyguların düşüncelerin ve ne hissettirdiğinin 2 boyutlu aktarılmasıdır Çığlık tablosu. Munch bir akşam üzeri, Ekeberg tepesinde yürüyüşe çıkmıştı. Birden gözü gökyüzüne kaydı, Oslofjord'un gökyüzü kıp kızıldı. Much bu doğanın çığlığı olmalı dedi. Ve gördüğü şeyi eksiği fazlası olmadan tuvaline aktarıp, sonraki nesle oldukça farklı bir bakış açısı getirdi. Bu resme dikkatli bakmalısınız, bu aslında biziz, yada her gün altından geçtiğimiz gökyüzünün kendisi...
Dünya Çapında Çekilmiş En İlginç 11 Aile Fotoğrafı
Santa Monica'da bulunan Kaliforniya Mirası Müzesi'nde ilginç bir sergi açıldı. Bu sergide en ilginç ve en ilgi çekici aile fotoğrafları sergilenecek.  ''Awkward Family Photos'' isimli internet sitesinin yaratıcıları bu oluşumun hem eğlenceli hem de aile bağlarını güçlendiren bir olgu olduğunu söylüyor.
Reklam
Doğal Bir Fenomen Olan Işık Sütunlarının Büyüsüne Kapılın!
Doğal bir fenomen olarak karşımıza çıkan '' Işık Sütunları'' geceleri harika manzaralar sunmaya devam ediyor. Soğuk havalarda buz kristalleri oluşur ve bu kristaller yere ulaşamadan buharlaşırlar. Yerde bulunan ışık kaynakları veya ay ışığı bu kristallerden yansıyarak mükemmel güzellikteki ışık sütunlarını oluştururlar.  İşte dünyanın farklı bölgelerinden objektiflere takılan bu görsel şölen...
Reklam
Twitter'da Başladı, Mahkemeye Taşındı
Gazeteci Enver Aysever, HDP İstanbul Belediye Başkan adayı Sırrı Süreyya Önder'i mahkemeye verdi. Twitter'da başlayan Enver Aysever-Sırrı Süreyya Önder kavgası mahkemeye taşındı. Enver Aysever, avukatı Sibel Aslı Deveci aracılığıyla şikayet dilekçesini Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdi. Şikayet dilekçesinde Sırrı Süreyya Önder'in Aysever'e sinkaflı küfürler ettiği öne sürülerek o küfürlere yer verildi.Medyafaresi
Cep Telefonu ve Tablet Bilgisayarın Zararları
İngiltere'deki Kayropraktik Derneği'nin yaptığı araştırmaya göre uzun süre cep telefonu ve tablet bilgisayar kullananların kamburlaşıyor bu duruş biçimi de solunumu ve kan akışını olumsuz etkileyerek ileri yaşta solunum ya da kalp hastalıklardan ölüm riskini arttırıyor. Araştırma sonuçları ile ilgili açıklama yapan Anadolu Sağlık Merkezi Kayropraktik Uzmanı Dr. Burak Esendal “Bu araştırma ciddiye alınmayan duruş bozukluklarının ciddi sonuçları olduğunu kanıtlaması açısından önemli. Belirtildiği gibi gençlerde ve yetişkinlerde sürekli tablet ya da cep kullanımı ciddi sağlık sorunları yaratıyor” dedi. Esendal, cep telefonu ve tablet bilgisayar kullanımının duruş sağılığı açısından zararlarına değinerek; “Cep telefonu ve tablet bilgisayar kullanımı kısa dönemde boyun/baş ağrısı yapıp birkaç sene sonra boyunda düzleşme ve daha sonra da kireçlenmeye neden oluyor” dedi. Alt boyundaki omur aralıklarından (C4-T2) çıkan spinal sinirlerin boyun kaslarını, omuzları, dirsekleri, el bileklerini, elleri, yemek borusunu, kalbi, akciğerleri ve göğsü beslediğini söyleyen Dr. Esendal, “Boyun sürekli zorlanınca spinal sinirlerinde baskı oluşuyor ve bu organlarda da sorun olabiliyor. Yani beyin ile organlar arasındaki iletişim bozuluyor. Bu yüzden hastalarıma tabletleri göz hisasında kullanın diyorum. Ayrıca kaslarını çalıştırıp omurgalarını kayropraktik ile tedavi etmeleri lazım. Bunlar yapılırsa teknoloji kullanımının sağlığa olumsuz etkileri engellenmiş olur” diye konuştu.
George R. R. Martin'den Müjde!
Son yılların tüm dünyada en çok izlenen dizilerinden 'Game of Thrones’un yazarı George R. R. Martin, ‘Buz ve Ateşin Şarkısı’ serisinin altıncı kitabı ‘The Winds of Winter’dan yeni bir bölüm yayımladı. Yazarın kişisel web sitesinde yayımladığı bölüm ‘Mercy’ ismini taşıyor ve serinin 2011’de çıkan beşinci kitabı ‘Ejderhaların Dansı’ndan bu yana yayımlanan ilk bölüm olma özelliğini taşıyor. ‘The Winds of Winter’ın ne zaman tamamlanıp raflardaki yerini alacağı ise hala bilinmiyor.Milliyet Sanat
Tarihi İnka Harebelerinde Grup Seks
Peru polisi, çoğunluğunun İsrailli olduğunu açıkladığı 60'a yakın turistin, Cusco yakınlarindeki Sacsahuaman Arkelosi Parkı kontrol noktasından geçtikten sonra gizlice inşa ettikleri derme çatma kulübelerde alkol ve uyuşturucuyla birlikte seks partileri düzenlediklerini açıkladı.Polis, operasyonda kulübelerin altına gömülmüş İnka dönemine ait 21 seramik parçaya el koydu.
Reklam