onedio
İnsanları Dış Görünüşüyle Yargılamayın!
Carlsberg, 'insanları dış görünüşüyle yargılamayın!' temalı hem bir sosyal deney; hem de bir reklam filmi meydana getirmiş. Buna göre sinemaya önceden tehlikeli gibi görünen motorcular yerleştiriliyor ve sadece iki kişilik yer bırakılıyor. Bu iki kişi de çift olarak seçiliyor. Peki çiftler, yanınında sevgilileri varken, o kadar tehlikeli adamın bulunduğu ortama girmişler mi? Cevabı videoda gizli!..
Whatsapp Satılınca 500 Bin Kişi Bu Uygulamaya Geçti
Bildiğiniz gibi Facebook, geçtiğimiz günlerde popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ı 19 milyar dolara satın almıştı. Ancak bu satın alma olayı çoğu WhatsApp kullanıcısını rahatsız etmişe benziyor. Bu yılın başlarında sizlere bir haberimizde Rusya’dan güvenlik odaklı Messenger uygulaması Telegram’dan bahsetmiştik. Yeni gelen haberlere göre Facebook’un WhatsApp’ıalmasından sonra Telegram uygulaması kullanıcı sayısında patlama oldu. Telegram Twitter hesabından attığı tweet ile 21 Şubat tarihinde 500 bin yeni kullanıcının kayıt olduğunu duyurdu. Başka bir habere göre ise yine güvenlik odaklı İsviçreli Threema uygulamasından geldi. Bu uygulamaya geçenlerin sayısı ise 200 bin. Peki Telegram, Whatsapp’a göre nasıl avantajlara sahip? Telegram’ın hızlı bir mesenger olduğu iddia ediliyor. Ayrıca uygulamanın saldırganlara karşı daha güvenli olduğu söyleniyor. Bu uygulamanın medya boyutunda da herhangi bir sınırlama bulunmuyor. Telegram mobil cihazların yanısıra masaüstü bilgisayarlarda da kullanılabiliyor. Hızlı ve güvenlik odaklı uygulama 200 kişi ile grup kurma imkanının yanısıra, 1GB büyüklüğündeki videoları paylaşmanıza olanak tanıyor. Birden fazla fotoğraf gönderebildiğiniz uygulama ile anlık aldığınız herhangi bir medyayı başka birine iletebilirsiniz. Maksimum gizlilik içeren uygulama ile gönderdiğiniz mesajların sadece alıcı tarafından okunabilir olmasını sağlayan uçtan uca şifreleme özelliğine sahip. Gizli sohbet özelliği olan uygulamada bu sohbetler sunucularda kaydedilmiyor ve her iki cihazı da otomatik olarak kendi kendine mesajları imha etmesi için programlayabilirsiniz. İnsanları muhtemel en yakın sunucuya bağlamak için dünya çapında konumlandırılmış veri merkezleri ile merkezi altyapısını kullanan Telegram, piyasadaki en hızlı mesajlaşma uygulaması. veteknoloji
Oscar Adayı Filmler Çocuk Oyuncularla Tekrar Çekilmiş!
Önümüzdeki pazar günü gerçekleşecek 86. Oscar Akademi Ödülleri gecesinde ‘en iyi film’ kategorisinde yarışacak filmlerin bazı sahneleri CineFix ve People ekipleri tarafından çocuk oyuncularla tekrar çekilmiş! Kaynak: Bantmag-
'Doktorların Beyinlerinin Toplamı JLO'nun Kalçası Olmuyor'
Prof. Dr. Cander, 'Doktorların beyinlerinin toplamı Jennifer Lopez'in kalçası olmuyor' dedi.ACİL Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Genel Başkanı Prof.Dr. Başar Cander, acil servis çalışanlarının aldıkları paraların yetersiz olduğunu ve sistemin değişmesi gerektiğini belirterek, 'Doğduğunuzda size iyi bir beyin vereceğiz ve çok zeki olacaksınız, ya da iyi bir kalçanız olacak, hangisini seçersiniz? Bütün doktorların beyinlerin toplamı maddi olarak bir Jenniper Lopez'in şeyi olmuyor' dedi. Acil Tıp Uzmanları Derneği yılın en iyi sağlık çalışanları ödüllendirildi. Bolu'nun Karacasu Beldesi'nde bulunan Gazelle Otel'de düzenlenen törene Türkiye'nin 81 ilinden 267 sağlık çalışanı katıldı. Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Prof.Dr. Başar Cander salonu dolduran katılımcılara Ahmet Kaya'nın, 'Siz benim neler çektiğimi nereden bileceksiniz' parçasını dinlettikten sonra konuşmasına başladı.Acil çalışanların aldıkları maaşlarının yetersizliğinden ve acil çalışanlarına gerekli özenin gösterilmemesinden dert yanan Prof.Dr. Cander, 'Şimdi adam gece gündüz 6 yıl çalışıyor peki sonuç, gidip cildiyeci oluyor. Zaten altı hastalık var, beş ilaç var. Altı ayda kombinasyonundan götürürsün zaten. Veya gidip fizik tedavici oluyor. Fizik tedavi diye bir branş yok zaten. Peki acil, bütün kadrolar boş. Doğduğunuzda size iyi bir beyin vereceğiz ve çok zeki olacaksınız ya da iyi bir kalçanız olacak, hangisini seçersiniz? Bütün doktorların beyinlerin toplamı maddi olarak bir Jenniper Lopez'in şeyi olmuyor. Bu nasıl bir düzen, herşeyi ters. Bu akşam Galatasaray-Beşiktaş maçı var. Bir futbolcunun bir yılda kazandığı ücreti Türkiye'da kaç rektör kaç yılda kazanıyor? Bunların bir maçta kazandığı para için biz neler yapıyoruz. Bu nasıl bir düzen? Biz hayat için çalışalım, sağlık için çalışalım bize verilen karşılığa bakın. Bu akşam göreceğiz Galatasaray'lılar bilir, Burak, bir dirsek yiyor, bir penaltı yaptırıyor ve dünyanın parası. Kaç lira alıyor Burak biliyor musunuz? Bu düzen değişmeli' diye konuştu. Cander'in konuşması salonu dolduran katılımcılar arasında gülüşmelere neden oldu. YILIN EN İYİ REKTÖRÜ PROF.DR. CANDEĞER YILMAZ Prof.Dr. Cander'in konuşmasının ardından ATUDER üyeleri tarafından seçilen yılın en iyi sağlık çalışanlarına ödülleri verildi. Yılın Yöneticisi Ödülü İstanbul'un Beyoğlu ilçesi Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Uzm.Dr. Güven Bektemür, Yılın Rektörü Ödülü Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Candeğer Yılmaz, Yılın Hastane Yöneticisi Ödülü Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yöneticisi Prof.Dr. Dursun Odabaş ve Yılın Tıp Fakültesi Dekanı seçilen 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Haydar Şahinoğlu plaket verildi. Mutlu YUCA-Taner BAYAR-BOLU- DHA
Reklam
Chris Bale'in 20 Filmden 20 Farklı Yüzü
Düzenbaz'da Christian Bale, farklı görüntüsüyle yine çok konuşuldu. Oynadığı çoğu filmde alıp verdiği kilolarla neredeyse tanınmaz hale gelen başarılı aktörün binbir türlü halini gördüğümüz 20 filmden 20 farklı yüzü!kaynak: http://www.beyazperde.com/
İşte Avrupa'nın En Genç Başbakanı
Ülke tarihinin en genç başbakanı olan 39 yaşındaki Renzi’nin belirlediği 16 üyeli kabinenin 8’i kadınlardan oluştu. Yarı yarıya tutulan bu oran, İtalya’da ilk kez gerçekleşti. Halihazırda Avrupa’daki en genç hükümet lideri olan Renzi, partisi içinde yaptırdığı oylamayla Letta’yı koltuğundan etmeyi başarmıştı. Matteo Renzi, hafta başından itibaren parlamentoda grubu bulunan siyasi parti temsilcileriyle yürüttüğü istişareler sonrası hazırladığı kabine listesini, 88 yaşındaki Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano’ya sundu. Renzi ile Cumhurbaşkanı arasında 2 buçuk saati aşkın süren görüşme sonrası Cumhurbaşkanlığı Sekreteri Donato Marra tarafından 65’inci hükümetin kurulduğu resmen açıklandı. Matteo Renzi daha sonra kameralar önüne çıkarak, hükümetin 2018 yılına kadar görevde olacağını ve derhal çalışmalara başlayacaklarını söyledi. İtalya’nın nihayet düzene girdiğini dile getiren Renzi, “Benim gibi 40 yaşın altında birisinin başbakanlık koltuğuna oturması, İtalya’da hiçbir şeyin mümkün olmadığını öne süren birçok genç için de umut oldu” dedi. Napolitano ise, her şeyin iyiye gitmesini dilediğini söyleyip, derhal güçlü değişikliklere gidilmesi ve acilen gerekli olan yapısal reformların gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Renzi’nin onaylattığı kabine üyeleri, Cumartesi sabahı yerel saatle 11.30’da yemin edecek. Ancak hükümetin resmi olarak göreve başlaması için parlamentonun her iki kandından da güven oyu alması gerekiyor. Güven oylamasının Pazartesi günü Senato’da, Salı günü ise Temsilciler Meclisi’nde yapılması planlanıyor. Floransa Belediye başkanlığını yürüten Renzi’nin parlamenterliği bulunmuyordu. Renzi, en son 2008 yılında sandıkta liderlerini belirleyen İtalyanların, Silvio Berlusconi’nin 2011’deki istifasının ardından 3’üncü seçilmemiş başbakanı oldu. Başbakanlık Genel Sekreterliği’ne Graziano Delrio getirilirken, 8’i Demokrat Parti (PD), 4’ü Yeni Merkez Sağ Partisi’nden (NCD), 1’i Sivil Seçim (SC) ve 3’ü ise siyaset dışından belirlenen yeni hükümet üyeleri şu isimlerden oluştu: Dışişleri Bakanı: Federica Mogherini (PD) İçişleri Bakanı: Angelino Alfano (NCD) Adalet Bakanı: Andrea Orlando (PD) Savunma Bakanı: Roberta Pinotti (PD) Ekonomi ve Finans Bakanı: Pier Carlo Padoan Ekonomik Gelişmeler Bakanı: Federica Guidi Tarım Politikaları ve Orman Bakanı: Maurizio Martina (PD) Çevre Bakanı: Gianluca Galletti (UDC) Altyapı ve Ulaştırma Bakanı: Maurizio Lupi (NCD) Eğitim, Üniversite ve Araştırma Bakanı: Stefania Giannini (SC) Kültür Bakanı: Dario Franceschini (PD) Sağlık Bakanı: Beatrice Lorenzin (NCD) Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı: Giuliano Poletti Reform ve Parlamentoyla İlişkiler Bakanı: Maria Elena Boschi (PD) Sadeleştirme Bakanı: Marianna Madia (PD) Bölgesel İşler Bakanı: Maria Carmela Lanzetta (PD)Zete
Reklam
Herkes Nakilsiz Mucizeyi Konuşuyor
Ameliyat hastanın tamamen kendi dokuları kullanılarak gerçekleştirildi.Gaziantep'te yoksul ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Asiye Engiz, bebekken tamamen yanan yüzünün görüntüsü nedeniyle okula gidemedi ve doktorların tedavisinin mümkün olmadığını söyleyince hayatını evin içinde geçirmeye başladı. Toplumdan izole bir yaşam süren ve bu nedenle evlenemeyen Asiye Engiz, yaklaşık 2 yıl önce Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı'na başvurdu. Plastik cerrahi alanında geliştirdiği yöntemlerle tanınan Prof. Dr. Mehmet Mutaf, kendisine başvuran kadının nakil yapılmadan kendi dokularıyla yeni bir yüze kavuşması için çalışma başlattı. 'NAKİLSİZ MUCİZE' Birbiri ardına yapılan ameliyatlar ile Asiye Engiz'in yüzüne kavuşmasının ardından basın toplantısı düzenleyen Prof.Dr. Mehmet Mutaf, ortaya çıkan tabloyu 'nakilsiz mucize' olarak yorumladı. Bebeklik çağında yanan Asiye Engiz'in, burnu dahil alın ve yüz bölgesindeki bütün yumuşak dokuyu kaybetmiş şekilde kendilerine geldiğini anlatan Prof.Dr. Mutaf, 'Hastayı daha ilk gördüğümüzde mevcut yöntemlerin ötesinde bir çözüme muhtaç olduğumuz aşikardı. Zira, burun yapılabilmesi için kullanılabilecek alın bölgesi dahil tüm yüz yanıktan etkilenmişti ve yüzün tamamı için yeni bir deri örtüsü gerekiyordu. Klasik yöntemlerin yeterli olmadığı bu vakada, yıllar içinde oluşmuş bilimsel birikim ve tecrübelerimizin ışığında geliştirmiş olduğum yeni bir cerrahi yaklaşımın uygulanmasına karar verdik. Hastamız bu yeni tekniğin kullanıldığı ilk 2 vakadan birisidir. Ancak yöntem hali hazırda başka hastalarımızda da uygulanmaya başlanmış durumda. Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan ve bir çok hasta için yüz nakli ihtiyacını ortada kaldıracak bir alternatif olabileceğine inandığımız bu yöntemde hastanın kendi kıkırdak ve kemiği ile yapılan 3 boyutlu bir iskelet çatı, ön koldan damarları ile birlikte alınarak, mikro cerrahi tekniğiyle yüz bölgesine taşınan zarımsı bir yapı ile örtüldükten sonra boyunda doku genişletme yöntemi ile elde edilen tam kalınlıklı bir deri örtüsü ile kaplandı. Bu şekilde normal yüz derisi gibi yumuşak, pürüzsüz, ince ve iyi kanlanan bir örtü elde edildi. Ayrıca oluşturulan bu yeni deri örtüsü altına karın bölgesinden alınan yağ dokusunun yerleştirilmesi ile yüze normale yakın bir form ve dolgunluk sağlanmaktadır. Yöntem yeni bir yüz yapmaya izin verirken, doku alınan boyun ve önkol bölgelerinde çizgisel izlerden başka bir hasar bırakmamaktadır. Hastanın yüzüne normal bir ifade kazandırmak için saçlı deriden alınan kıl kökleriyle kaş nakli de yapıldı.' RENK VE DERİ ÖRTÜSÜ NEDENİYLE BOYUN TERCİH EDİLDİ Operasyonda yüzde oluşan kayıp doku ve yapıların yeniden yapımı noktasında hasarlanmış dokunun benzer bir doku ile yerine konulmasını öngördükleri anlatan Prof.Dr. Mutaf, 'Boyundan elde edilen deri örtüsü renk, esneklik ve diğer dokusal özellikler itibarıyla yüz ile mükemmel bir uyum sağlamaktadır. Estetik ve fonksiyon açıdan üstün sonuçların bir sebebi de budur. Ancak bu hastamız gibi yüz yumuşak dokularını tamamen kaybetmiş hastalarda boyun derisi tam kat olarak uygulansa bile yüz için yeterli etki sağlayamayacağı için bu deri mikrocerrahi ile taşınan önkol fasyası ve yağ greftleri ile kombine edilerek uygulanmıştır. Bu şekilde normal yüz deri örtüsü vasfına yakın bir kalınlık ve elastikiyet kazandırılmıştır' dedi. YÜZ NAKLİ OLANLAR KANSER RİSKİ TAŞIYOR Kendi dokuları ile yeni yüze kavuşan hastaya yüz naklini uygun görmediklerini, yüz nakli olan kişilerin ilaca bağlı olarak yaşadığını ve yüzde 51'inin nakilden sonraki 5 yıl içerisinde kanser olduğunu anlatan Prof. Dr. Mutaf şunları söyledi: 'Yüz nakli ameliyatı sonrası doku reddini önlemek için vücudun bağışıklık sistemini baskılayacak ilaçların kullanılması gerekmektedir. Hastanın ömür boyu kullanması gereken bu ilaçların bilinen yan etkileri ise kanser gelişimine yol açıyor. Benzeri ilaçları daha düşük dozlarda kullanan böbrek nakli hastalarında bile ilk 5 yılda yüzde 51 oranında kanser gelişebildiğine dair yayınlar mevcuttur. Ayrıca diabet, fırsatçı enfeksiyonlardan ölüm riski ve kesinlikle anlamlı olarak azalmış bir ömür sürecidir. Ayrıca, kimlik bunalımı yani nakledilen yüze aynada bakıp, 'bu ben miyim?' sorusuyla yüzleşmek çok ağır bir psikolojik süreçtir. Bizim tekniğimiz ile kendi dokularının kullanıldığı hasta 1-2 hafta içinde iyileşmekte, ömrü boyu da herhangi bir ilaç almadan, doktor kontrolüne gerek kalmadan normal bir yaşam sürmektedir. Dolayısıyla yüz nakli en son seçenek olarak saklanmalıdır.' Yüz nakli konusunda toplumun yeterli derecede aydınlatılmadığını da savunan Prof.Dr. Mutaf, şöyle devam etti: 'Yüz nakli, normale yakın bir yüz sağlamak için hastanın genel sağlığını ciddi olarak bozan ve hastayı yaşam boyu ciddi risk altında bırakan ağır bir girişimdir. Hasta olarak da, hekim olarak da yüz nakline karar verme noktasında çok iyi düşünmek gerekir. Kesinlikle estetik amaçlı bir ameliyat olarak görülmemelidir. Kesinlikle toplumda anlaşıldığı gibi masum bir deri değişim ameliyatı değildir. Ancak maalesef, toplumda böyle bir algı oluşmuş durumda. Ülkemizde gerçekleştirilen yüz nakli ameliyatları sonrasında basında yer alan ve yüz nakli bekledikleri ifade edilen kişilerin resimlerine baktığımda mesleğim ve o insanlar adına gerçekten tedirgin olduğumu söyleyebilirim. Zira şu anda yüz nakli risklerinin yeterince anlatılmadığı, anlaşılamadığı toplumumuzda gerçekçi olmayan bir beklenti ortamı oluşmuştur. Yüzünde birazcık izi olan insanların yüz nakli beklentisi içinde olması ya da yüz nakli adayı olarak değerlendirilmeleri gerçekten ürkütücüdür. Bu hastada uyguladığımız yeni yöntemin bilimsel camia yanı sıra kamuoyu ile paylaşılmasındaki temel amacımız da; insanlara yüz nakli dışında kendi dokularının kullanımı ile normale yakın bir yüz yapılmasının mümkün olduğunu göstermek ve bu yolla yüz nakillerinde hasta seçimi kriterlerinin yeniden düşünülmesini sağlamaktır.' ASİYE HER GENÇ KIZIN HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İSTİYOR Prof.Dr. Mutaf açıklamalarının ardından serviste tedavisi süren Asiye Engiz'i ziyaret etti. Engiz ile sohbet eden Prof. Dr. Mutaf, amaçlarının benzer durumda olan kişilerin kendi dokularıyla yeni bir yüze kavuşabileceklerini göstermek olduğunu ve yüz nakli operasyonlarının son çare olarak düşünülmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Mutaf, gazetecilere konuşmak istemeyen Engiz'in ameliyatının ardından en çok ne yapmak istediği yönündeki bir soruyu; 'Asiye aynada yüzüne bakıp mutlu oldu. İlk kez mekyaj yaptı. Asiye, her genç kızın yapmak istediği hayallerini gerçeğe dönüştürmek istiyor' diye yanıtladı.Yurt
Sizin Telefonunuz da Dinleniyor Olabilir!
Haberleşmenin gizliliği Anayasa’nın 22. maddesi ile koruma altında olsa da gelişen ve ucuzlayan teknoloji sayesinde yasadışı dinlemeler artık çok kolay. Bu şekilde dinlenmek istemiyorsanız bazı tedbirler almanızda yarar var. Türkiye’deki 68 milyon cep telefonu abonesine “En büyük derdiniz nedir?” diye sorulsa, muhtemelen “Telefonum dinleniyor mu?” diyeceklerdir. Teknik olarak herkesin telefonunun dinlenebileceği bir sır değil. Üstelik yeterli donanıma sahip olan herkes bu tip dinlemeleri yapabilir. Telefon dinlemelerini yasal ve yasa dışı olarak ikiye ayırmak mümkün. Yasal dinlemeler, 2006 yılında yürürlüğe giren 5397 sayılı yasa gereğince mahkeme kararı alınarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTİK) bünyesindeki Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından yürütülüyor. Bu tip dinlemeler şebekeler üzerinden yapılır. GSM operatörleri kendilerine hukuki talep geldiğinde TİB’e destek vermek zorundadır. Bu dinlemeler sırasında arama, aranma, tarih, saat, konum bilgisi gibi veriler toplanabilir. Yasal dinlemelerin belirli hedeflere yönelik olarak, limitli sürede yapılması şart. Sadece yasal dinlemeler mahkemede delil olarak kullanılabiliyor. Yasal olmayan dinleme ise suç. Türkiye’de haberleşmenin gizliliği Anayasa’nın 22. maddesi ile korunuyor. Fakat bunun suç olması yapılmayacağı anlamına gelmiyor. Üstelik gelişen ve ucuzlayan teknoloji sayesinde yasa dışı dinleme artık çok daha kolay. Cep telefonlarına yüklenen casus uygulamalar yardımıyla bireylerin iletişim haklarına müdahale etmek mümkün. Özellikle akıllı telefonlar bu tip tehlikelere çok açık. Bu uygulamalar kötü niyetli bir kişi tarafından sahibinin bilgisi dışında akıllı telefona yüklenebilir veya kullanıcılar farkında olmadan bu tip bir uygulamayı cihazlarına yüklemiş olabilirler. İnternette veya telefon pazarlarında casus telefon olarak adlandırılan cihazlar satılıyor. Üç bin TL’ye varan fiyatları var. Casus yazılımlarla telefon konuşmalarını ve mikrofonu aktive edip ortam sesini dinlemek, resim, video ve ses dosyalarına erişmek, mesajları okumak, kamerayı uzaktan aktive etmek, internet geçmişini görmek, telefon rehberine erişim sağlamak, SIM kart değişikliği yapıldığında bilgi alma ve konum bilgisini öğrenmek mümkün Gizli servisler de oyunlara meraklı! Guardian, New York Times ve ProPublica’nın geçtiğimiz yıl yayınladığı Edward Snowden belgelerine göre, ABD ve İngiltere’nin ulusal güvenlik servisleri (NSA ve GCHQ) Angry Birds gibi oyunlar üzerinden akıllı telefonlardaki kişisel verilere erişim sağlayacak sistemler üzerinde çalışıyor. Elde edilebilen kişisel veriler arasında yaş, cinsiyet, medeni durum, posta kodu, konum bilgisi, eğitim seviyesi, etnik köken, çocuk sayısı gibi bilgiler var. Bu ileri düzey dinlemeler daha çok, güvenliğin daha zayıf olduğu Android uygulamalar üzerinden yapılıyor. *Zararlı uygulamalar çoğunlukla kullanıcı zaaflarından yararlanılarak telefonlara yüklenir. *Akıllı telefonunuza indirdiğiniz uygulamayı kimin yazdığına dikkat edin. Ücretsiz diye her uygulamayı indirmeyin. Özellikle Android kullanıcıların buna dikkat etmesinde yarar var. *Telefonunuza gelen SMS, MMS veya e-postalardaki linkleri, göndereni tanımıyorsanız açmayın, varsa mesajla gelen uygulamayı kurmayın. *Telefonunuzun tuş kilidini kapalı tutun ve başkalarının erişimine izin vermeyin. *Cep telefonunuzun mikrofonuna, video kamerasına veya fotoğraf albümüne erişim talep eden uygulamaların güvenli olduğundan emin olun. *Cep telefonunuzun SIM kartına PIN numarası tanımlayın. *Hediye telefonlara dikkat edin. Dünyanın saygın üniversitelerinde uygulanan ‘Admission’ (Başvuru-kabul) sistemi Türkiye’de ilk kez Bahçeşehir Üniversitesi tarafından hayata geçiriliyor. Üniversite adaylarının sınav puanlarından çok istek ve yeteneklerinin önem kazandığı sistem, adaylara sınavlara girmeden önce üniversiteli olma imkanı sağlıyor. Apply BAU adı verilen sistemde adaylar, www.applybau.com internet sitesi üzerinden başvuru yapabiliyor. Sistemin burs avantajları da var. Blog: www.denizergurel.net E-posta: d.ergurel@zaman.com.tr Twitter: @denizergurel Kaynak: Zaman
Melih Gökçek’in Fantastik Birisi Olduğuna 11 Kanıt
Değişik vaatleri, polemikleriyle gündemden düşmeyen Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek'in fantastik dünyasından 11 kesit... Bir türlü bitmeyen metrolarla anılır olan Gökçek, fantastik vaatleriyle de gündeme gelmeyi başarıyor.
Reklam
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... ENİNDE SONUNDA BOŞANACAKLAR  Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında evlenen Tolga Güleç ve Yeliz Şar çifti, geçtiğimiz günlerde sürpriz bir şekilde boşanma kararı almıştı. Ayrılığa daha fazla dayanamayan ünlü çift sorunlarını konuşarak çözdü ve boşanmaktan vazgeçti. Kişisel Instagram hesabından açıklama yapan Güleç, 'Önce bu zor günlerimizde yanımızda olan ailelerimize, sonra tüm 'gerçek' dostlarımıza teşekkürler. Karım yanımda, Midyat'ta sıkıntı yok' notunu paylaştı. Çift, boşanma kararı öncesi sürekli birbirlerine ne kadar âşık olduklarını sosyal medyadan ilan ediyordu. Bir anda boşanma kararıyla gündeme gelip yine aynı hızla barıştıkları ortaya çıktı. Bunun altında bir şey aramalı mıyız? Boşanma olayı reklam mıydı? Evlilik kararını da çok çabuk almışlardı, boşanma kararını da yine aynı hızla aldılar. Kimse istemez bir yuvanın dağılmasını ama bu çift eninde sonunda boşanacaktır. Benim iddiam bu yönde. Çünkü ilk kavgada boşanma kararı aldılar, bir anda köprüleri yıktılar. Sonrasında ise bir baktık barışmışlar. Geçtiğimiz haftalarda oyuncu çift Melisa Sözen ile Alican Yücesoy'un da boşanma kararını konuşmuştuk. Resmen boşandılar. Onlar da evlilik kararını çok erken almışlardı. Gençler artık ya hiç evlenmiyor birlikte yaşıyorlar, ya da çok çabuk evlilik kararı alıyorlar. Ben Tolga ile Yeliz'in bir sonraki kavgalarında yine boşanma kelimesini kullanacaklarını düşünüyorum. Hatta bu çift hakkında sürekli boşanıyorlar haberlerini duyacağız. BERKAY ARTIK ERKİN ÇİFTİNİ RAHAT BIRAKSIN  Fenerbahçeli futbolcu Caner Erkin ve eşi Asena Erkin, önceki akşam Cihangir'deki Mona'daydı. Ünlü çiftin eğlencesi, mekâna Asena Erkin'in adının aşk dedikodularına karıştığı popçu Berkay'ın gelmesiyle yarım kaldı. Mutfak kapısından mekânı terk eden ünlü çift, yine de objektiflere yakalanmaktan kurtulamadı. Gazetecilerin, 'Berkay Bey geldiği için mi mekânı arka kapıdan terk ediyorsunuz?' sorusuna ünlü futbolcu 'Sizi ilgilendiriyor mu?' diye karşılık verdi. Erkin, 'Biz işimizi yapıyoruz' diyen muhabirleri, 'Ben size işinizi yaptıracağım' diye tehdit etti. İkili, araçları ile uzaklaştıktan beş dakika sonra tekrar mekânın önünden geçti. Direksiyondaki Caner Erkin, flaşların patlaması üzerine aracını gazetecilerin üzerine sürdü. Bir arkadaşının yaş gününü kutladıklarını söyleyen Berkay ise şunları söyledi: 'Kimseyi takip etmiyorum. Hanımefendi ve beyefendiyi görmedim. Yedi aydır birlikte olduğum kız arkadaşım var; aşığım ben.' Son günlerde Erkin çiftinin sık sık Berkay'la pişti olmaları üzerine Berkay'ın Asena'yı takip ettiğine dair dedikodular çıkmıştı. Böyle bir durum var mı? Berkay, Asena Erkin'i takip mi ediyor? 'Sevgilim var, aşığım' açıklaması samimi mi? 'İstanbul'da belli yerler var, o yüzden de illa ki karşılaşıyoruz, ne yapalım' diyor ünlüler ancak ben bunu kendilerine bir bahane olarak kullandıklarını düşünüyorum. İstanbul'da tonla mekân var. Karşılaşmak istemeyen karşılaşmıyor. Berkay sürekli haber olmayı, gündemde kalmayı çok sevdi. Bu olayın peşini bırakmaya da hiç niyeti yok. Berkay, Asena ile Caner'i takip ediyor. İstanbul'da o kadar mekân varken, sürekli karşılaşmalarının başka bir açıklaması olamaz. İlk günden beri Caner'in tavrını takdir etmişimdir. Hata da yapsa karısına sahip çıktı. Onun kararıdır, saygı duymak lazım. Caner'in bu tavrına karşılık Berkay'ın da artık onlardan uzak durması, onları rahat bırakması gerekiyor. Berkay, daha önce pek tanınan biri değildi. Şöhret, sürekli gündemde olmak hoşuna gitti. Reklam olsun da ne olursa olsun düşüncesinde. Ancak kendini ne duruma düşürdüğünden bir haber durumda. UZUN BİR SÜRE İKİSİ DE EVLENMEZ  Harun Tan-Ebru Şallı çifti, Temmuz ayında boşanmıştı. Şaşkınlık yaratan bu olaydan kısa bir süre sonra Şallı, kalbini Sinan Akçıl'a kaptırmış, Harun Tan ise sessizliğe bürünmüştü. Kendisini spora veren Harun Tan da, nihayet aşka kapılarını yeniden açtı. Ünlü işadamı, önceki akşam ismi öğrenilemeyen esmer sevgilisiyle Zincirlikuyu'da polis kontrolüne takılınca yakayı ele verdi. Tan, büyük panik yaşadı. Boşanma sonrası kimseyle görüntülenmeyen ve aşka küstüğü konuşulan Harun Tan, yeniden kalbinin kapılarını açtı. Ünlü işadamı eski eşinin önüne geçip bir evlilik kararı alır mı? Sizce Harun Tan böyle bir sürprize imza atar mı? Ben Harun'un geç bile kaldığını düşünüyorum. Genelde bu tarz ayrılıklarda hızlı davranan erkek tarafı olur. Bu kez farklı oldu, Ebru hayatına çok kısa süre sonra birini aldı. Harun'un adını bugüne kadar kimseyle duymamıştık. Hatta bu görüntülendiği kişinin de sevgilisi olup olmadığından emin değiliz. İsteyerek de görüntülenmedi. Polis kontrolüne takılmasa yine görüntülenmeyecekti. Onun ağzından duymadığımız sürece bilemeyiz tabi yanındaki kişinin sevgilisi olup olmadığını. Belki de Harun'un hayatında birileri oldu ama biz duymadık. Biri ile el ele ortaya çıktığında da şaşırmamak lazım çünkü bundan normal bir şey olamaz. Adam bekâr, istediğini yapar. Ancak yeniden evlenme kararını kısa zamanda alacağını düşünmüyorum. Ebru'nun da yakın zamanda evleneceğine ihtimal vermiyorum. EVLİLİK KURUMUNA SAYGISIZLIK ETTİLER  Bulut Köpük'le boşanma davası devam eden Tayanç Ayaydın, yabancı uyruklu öğretmen sevgilisi Sally Ghalayini ile nişanlandı. Köpük de oyuncu Devrim Evin'le yeni bir aşka yelken açtı. Eski çiftin, boşanma davaları devam ederken yeni birlikteliklerini gizleme gereği duymadığı ve sosyal medyada sık sık paylaşımlarda bulunduğu ortaya çıktı. Genelde bu gibi durumlarda çiftler, yeni sevgililerini saklamaya uğraşır. Ancak bu kez çok farklı bir durum var ortada. Sizce bu rahatlığın nedeni nedir? Resmen boşanmadan başkalarıyla ortaya çıkmak moda oldu. Alican Yücesoy da Melisa Sözen'den boşanmadan başkasıyla yakalanmış, 'Arkadaşlar lütfen yazmayın, ben halen evliyim' demişti. En azından onun davranışı, bu çifte göre bir nebze daha iyi. Tayanç Ayaydın yeniden nişanlanmak için boşanmayı beklemedi bile. Resmi nikâhlı eşi de yeni bir aşka yelken açtığını saklama gereği duymuyor. Bu rahatlığa bir anlam veremiyorum. Muhtemelen biri diğerine ihanet etti. Sonrasında da böyle karşılıklı nispet yapmalar başladı. Bu yaşananları kesinlikle doğru bulmuyorum. Evlilik kuruma olan saygıyı yerle bir ettiler. Resmen boşanana kadar beklemeleri gerekirdi. Hayatlarına birilerini alsalar dahi, bunu saklamaları lazımdı. Fakat yaptıkları çok normal bir şeymiş gibi bir de sosyal medyada bunu ilan ettiler. Gençlere de kötü örnek oluyorlar. Evlilik kurumuna saygısızlık ettiler. Çok büyük bir ayıp bu. ARDA TURAN-SİNEM KOBAL AŞKINDA SÜRPRİZ GELİŞME  Geçtiğimiz aylarda ayrılan Arda Turan ve Sinem Kobal'ın yeni gözdesi ev partileri. Zor günlerini yakın arkadaşlarıyla atlatmaya çalışan Sinem Kobal, yeni evinde partiler vermeye başladı. Kız arkadaşlarını evine toplayan Kobal, kendi elleriyle yaptığı tiramisuyla dostlarına sürpriz yapmıştı. Atletico Madrid'de top koşturan Arda Turan ise ayrılığın ardından ailesi ve yakınlarıyla vakit geçiriyor. Madrid'deki evi arkadaşlarıyla dolup taşan ünlü futbolcu, yakınlarıyla hasret gideriyor. Annesi Yüksel Turan, babası Adnan Turan ve kardeşi Okan Turan'ın Madrid'e gitmesiyle keyifli zamanlar geçiren futbolcu, arkadaşlarını da evine davet etti. Hep birlikte toplanıp farklı bir akşam yemeği yemek isteyen grup, kokoreç yapmak için kolları sıvadı. Ünlü futbolcunun bir arkadaşı kokoreç yaparken, herkes mutfağa geçip ona yardım etti. İkilinin, birlikte oldukları dönem gibi ayrıldıklarından beri de her yaptıkları haber oluyor. Bundan sonra Turan ile Kobal, birbirlerine nispet olarak yaptıkları şeylerle mi gündemde olacak? Halk bu çifti birbirine çok yakıştırdı. Onları evli görmek istedi. Ancak beklenen olmadı, ayrıldılar. Bu saatten sonra yapacakları her hareket haber olacak. Eğer ikisinden birinin hayatına yeni biri girerse de büyük manşet olur. O kişiyi bütün gazeteler manşetine taşıyacak. İkisi de Türkiye'nin yakından tanıdığı isimler. Biri oyunculukta diğeri ise yeşil sahalarda adından söz ettiren kişiler. Son zamanlarda sosyal medya üzerinden birbirlerine nispet yapıklarını görüyorum. Biri tiramisu yapıyor, diğeri kokoreç partisi veriyor. Sık sık kalabalık arkadaş gruplarıyla eğleniyorlar. Bunca yıllık tecrübeme dayanarak söylüyorum; eğer bu ayrılık döneminde ikisinin de hayatına kimse girmezse büyük ihtimalle barışacaklardır. Yeniden devam kararı alırlarsa da kimse şaşırmasın. MERVE'Yİ İKNA ETMEK İÇİN HER YOLU DENİYOR  Oyuncu Merve Boluğur ihanete uğradı. Murat Dalkılıç, ünlü oyuncuyu 10 Şubat Pazartesi gecesi aldattı. Olay, ünlü popçunun bir etkinlik için gittiği Uludağ'da gerçekleşti. Etkinlik kapsamında konser veren Dalkılıç, iş bitimi kaldığı otele döndü. Ardından kalabalık arkadaş grubuyla odada parti verdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde Dalkılıç, grupta yer alan manken Seda Canbolat ile yakınlaştı. İkili, o gece 801 no'lu odada 03.00'ten 07.00'ye kadar beraberdi. Ancak o gece, Dalkılıç'ın Seda Canbolat'ın bacağında yatarken çekilen fotoğraf ihaneti açığa çıkardı. Yazdan beri birlikte olan Murat Dalkılıç ile birlikte olan Merve Boluğur, ihanet haberlerinden sonra sessizliğe gömüldü. Boluğur gibi Dalkılıç da olayla ilgili hiçbir açıklama yapmadı. Sizce Boluğur'un tepkisi ne olacak? Merve Boluğur-Murat Dalkılıç olayında durum çok vahim. İkisi de birbirlerine kör kütük âşık. Bu yüzden de ne yapacaklarını bilemiyorlar. Murat'ın çok pişman olduğunu duydum. Yaşadığının bir gecelik hata olduğunu düşünüyormuş. Bu hatayı telafi etmek ve Merve'yi buna ikna etmek için de her yolu deniyormuş. Kendisini affettirip affettiremeyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak duyduğum kadarıyla Merve de köprüleri yıkma taraftarı değilmiş. Murat, Merve'yi bir tatile götürmek için zaman kolluyormuş. Çiftin bir basın açıklaması yapacaklarını duydum ancak vazgeçmişler. Yakında iyi haberlerini duyacağız gibi görünüyor. 'İSPATLAYAN OLURSA MESLEĞİ BIRAKIRIM'  Adı rol arkadaşı Çağatay Ulusoy'la anılan Serenay Sarıkaya'nın, hâlâ eski sevgilisi Murat Süğlün'ün Levent'te bulunan bir rezidansın ikinci katındaki dairesinde oturduğu iddiası, geçtiğimiz haftaya damgasını vurmuştu. Evin kirasını da Süğlün'ün ödediği iddialar arasındaydı. Haber üzerine her iki taraftan da konuyla ilgili bir açıklama gelmedi. Bunun yanı sıra Ulusoy ile Sarıkaya, rol aldıkları dizinin çekimleri için gittikleri Uludağ'da samimi görüntüler verdi. Aşk yaşadıkları konuşulan çiftin arasında hiçbir sorun olmaması, kafaları iyice karıştırdı. Çağatay Ulusoy, Sarıkaya'nın o evde oturmasından nasıl oluyor da rahatsız olmuyor? Bu olayla ilgili önemli bir gelişme var. Serenay aradı. Hayatı boyunca Kanyon'da oturmamış. Rumelihisarı'ndaki evinde oturduğunu söyledi. Henüz küçük yaşta olmasına rağmen çok büyük paralar kazandığını, bu paraların ne kadar olduğunu da yapımcıların çok iyi bildiğini belirtti. Kimsenin, evinin kirasını ödemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Bir de 'Eğer böyle bir şeyi ispat edecek biri olursa mesleğimi bırakırım' dedi. Geçtiğimiz haftalarda bu konuyla ilgili konuşmuştum. Ancak şunu da belirtmek isterim ki, ben bu iddia üzerine bir yorum yapmıştım. İşin doğrusunu öğrenir öğrenmez de yine bunu okuyucularla paylaşmak istedim. Serenay'ın anlattıkları böyledir. Görünen o ki Çağatay Ulusoy ile de ilişkileri sorunsuz bir şekilde devam ediyor. FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Ve Ukrayna'da Tarihi Anlaşma: Timoşenko Serbest Kalabilir
Ukrayna krizine çözüm bulunması için üç Avrupa Birliği dışişleri bakanının arabuluculuğuyla başkent Kiev’de gece boyunca süren müzakereler sona erdi. Akşam üzeri Yanukoviç barış anlaşmasını imzaladı. Ukrayna erken seçimlere gidecek, protestoculara genel af geliyor, 2004 Anayasası’na geri dönülüyor.Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada uzlaşma sağlandığı belirtildi ancak hiçbir ayrıntı verilmedi.Açıklamada anlaşmanın bugün imzalanacağı da ifade edildi.Kiev’de bulunan Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski Twitter hesabından yaptığı açıklamada, müzakerelerin bütün gece devam ettiğini ve sabah saatlerinde bittiğini söyledi.75 KİŞİ ÖLDÜÜlkede son iki gün içinde protestocular ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmalarda ölenlerin sayısının 75 olduğu ifade edildi.Avrupa Birliği yetkilileri, gece boyu süren müzakereleri yönlendiren Almanya, Fransa ve Polonya dışişleri bakanlarının ülkede barışın sağlanması için bir geçiş hükümeti kurulması ve erken seçim yapılması umudunda olduklarını söylediler.Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukovich’i dün telefonla aradığı aktarıldı.Açıklamada, “Başkan Yardımcısı Yanukovich’ten polis, keskin nişancı, asker, paramiliter ve silahlı kişiler dahil olmak üzere her türlü güvenlik gücünü geri çekmesini istedi ve ABD’nin şiddetten sorumlu olan tüm yetkililere yaptırım uygulamaya hazır olduğunu söyledi” denildi.GÜVENLİK GÜÇLERİNİN SİLAHLA ATEŞ EDERKENKİ GÖRÜNTÜLERİOlayların yoğunlaştığı Bağımsızlık Meydanı’nda bazı binaların çatısında siperlenen özel polislerin, güvenlik kuvvetlerini meydandan çıkarmak için taş ve petrol bombaları atan göstericilere ateş açtığını gösteren video görüntüleri dün ortaya çıktı.Sağlık bakanlığı, Salı gününden bu yana olaylarda 75 kişinin öldüğünü açıkladı. Bu durumdan dünkü çatışmalarda en az 47 kişinin öldüğü anlaşılıyor.Bu eylemler Ukrayna’nın 22 yıl önce Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazanmasından bu yana yaşadığı en ağır şiddet olayları oldu.Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç, muhalefet liderleri ile Avrupa Birliği (AB) ve Rusya’nın temsilcileriyle yapılan görüşmelerde anlaşmaya varıldığını açıkladı.ERKEN SEÇİM KARARI, GENEL AF, 2004 ANAYASASINA DÖNÜŞCumhurbaşkanı Yanukoviç’in sitesinden yapılan açıklamada cumhurbaşkanlığı seçimlerinin erkene alındığı ve krizi yatıştırmak için koalisyon hükümeti kurulacağı sözü verildi. Ukrayna muhalefetinin başlıca taleplerinden olan “Başbakan ve meclisin yetkilerini arttıran” 2004 Anayasası’na geri dönüleceği açıklandı. Açıklamada ayrıca, protestolara katılan bütün eylemcilere de koşulsuz genel af sağlanacağı duyuruldu.Erkene alınan seçimlere ilişkin herhangi bir tarih belirtilmedi.TİMOŞENKO DA SERBEST KALIYORÖte yandan, anlaşma kapsamında Yulya Timoşenko’yu demir parmaklıklar arkasına koyan ceza kanununda da değişikliğe gidiliyor. Bu değişiklikle Rusya ile gaz anlaşmasında Ukrayna’nın çıkarlarını gözetmediği gerekçesiyle hapis cezasını çeken Timoşenko’nun serbest kalması öngörülüyor.AB ÜLKELERİNDEN TEBRİKBaşta Fransa, Almanya ve Polonya olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri, Ukrayna’da muhalefetteki 3 siyasi partinin protestoların durmasını sağlayacak adımları atmaları sebebiyle tebrik etti.Zete
Görünce Bayılacağınız 24 Eğlenceli ve Kullanışlı İcat
Muhtemelen bunların hiçbirini almayacaksınız fakat sizce de çok eğlenceli değiller mi? Bu ürünleri tasarlayan kişilerin hayal güçlerine ve olaylara bakış açılarına hayran kaldım doğrusu. İşte karşınızda 'Görünce Bayılacağınız 24 Eğlenceli ve Kullanışlı İcat'...
Reklam
Keçiören Belediyesi Bakımevinde Katliam!
Keçiören belediyesi bakımevi kapısında TOPLU KÖPEK MEZARI bulan HAYTAP ekibi, Orman ve Su İşleri Genel Müdürlüğünden tutanak tutması için ekip istedi. Orman su işlerinden gelen ekip in yanlarında tutanak yoktu. Denetlemek için Keçiören belediyesi bakımevine gelen Orman Su İşleri şube ekibi Keçiören bakımevinde 5 dakika kaldı. Bunun üzerine HAYTAP ekibi orman su işlerinden gelen ekip hakkında yanlarında tutanak getirmedikleri için Orman Genel Müdürlüğünden ekip hakkında soruşturma istedi. KEÇİÖREN KATİLLERİ ! Yurdun hayvan hakları konusunda en geri kenti olan Ankara, bakımevlerindeki zalimleri de katliamları da daha fazla kaldıramaz.Yurtta hayvan hakları konusunda adım atılacaksa ilk önce Ankara bu utançlarını affettirmelidir... Keçiören belediyesinin yıllardır sokak hayvanlarını yok eden bir profosyonel katiller ekibi var. Ankara, Keçiören'den aldığımız 'köpeğim kayboldu' , 'baktığımız sokak hayvanları kayboldu' ihbarlarının çok önemli bir bölümü buraya ait. Geçen yıl sayın Nesrin Çıtırık Ve Ege Sakinle ' hurdalık içindeki' bir toplama ve öldürme merkezi olan sözde bakımevine, elimizde gizlice çekilmiş 'keçiören belediyesi' yazılı ceketleriyle köpekleri burada iğneyle öldüren katilleri gösteren bir video ile gitmiştik. Öldürme yerini elimizdeki videoyu izleyerek bulduk... Apar topar 'makamını' terkederek yanımıza gelen 'sözde veteriner', 'bu bana siyasi komplodur' diye haykırıyordu! Oysa 'o' Keçiören parkına su-mama odağı bile koymuştu...Görelim bakalım dedik gittik...Bize ne gösterdi biliyormusunuz?Koca parkta iki adet naylon kedi tabağı! Yıllardır defalarca veterinerler odasından, bakanlığa kadar şikayet edilmiş bu şahıs ve toplama ekibi böylesine vicdanını yitirmiş, böylesine herkesi kör sanan kişilerdir. Yaptıkları işte bir dakika daha kalmaları 'insanlık suçudur'... Görünüşte bir hayvan kliniği bile bulunan, olanakları geniş bu belediyede böylesi 'insanlık suçunun' affedilmesi söz konusu bile olamaz.Hayvan katillerine ağır cezalar verilmesi için 5199'un değiştirilmesi toplantısında bir gün önce sayın bakanla toplantıda olan HAYTAP yöneticileri 'en ağır cezaya çarptılması gereken katilleri Ankaranın göbeğinde toplu mezarlarıla birlikte' suç üstü yakalamıştır. Zalimliği sanat haline getirmiş bu kişilerle ilgili elbette tüm yasal girişimler yapılacaktır. Ancak vicdanına seslendiğim Sayın Bakan,Belediye Başkanı, Orman Su işleri Genel müdürü bu 'zalimlere' bir dakika bile beklemeden işten el çektirmeli, mahkemeye vermelidir. Yurdun hayvan hakları konusunda en geri kenti olan Ankara, bakımevlerindeki zalimleri de katliamları da daha fazla kaldıramaz.Yurtta hayvan hakları konusunda adım atılacaksa ilk önce Ankara bu utançlarını affettirmelidir... Haytap Temsilcisi Timur Ugan
Şok Eden 10 Bilimsel Gaf
Tarih sahnesi bir çok yeni buluşa ev sahipliği yapmıştır. Bunun yanı sıra bu icatlara yapılan haksız eleştiriler, bilim adamları arasındaki yarış ilginç yorumlara neden olmuştur. İşte onlardan bir kaçı..
Reklam
Türklerin Genetik Şifresi Çözüldü
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden bir ekibin, Türk insanının genetik şifresini çözdüğü açıklandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Otu liderliğindeki ekip, yaklaşık 3 yıl süren çalışma sonucunda Türk insanının genetik şifresini çözdü. Üniversiteden yapılan açıklamada, araştırma sonuçlarının dünyanın saygın bilim dergilerinden PLOS ONE dergisinde yayınlandığı belirtildi. Açıklamada, makalenin, Türk popülasyonundan örnek bir kişinin tüm DNA dizisini gösterip detaylı analizini içerdiği aktarıldı. İnsan genomunun 23 kromozom üzerinde bulunan 3.2 milyar nükleotidden oluşan DNA'nın bütününü temsil ettiği kaydedilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi: 'Bilgi Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen çalışma, Türk insanındaki bu 3.2 milyar harfin diziliş sırasını ortaya koydu. Herhangi iki insanın DNA dizilimi yüzde 99'un üzerinde bir benzerlik göstermekte. Farklılıkları oluşturan yapısal değişkenlerin en önemlileri Single Nucleotid Polymorphism (SNP) denilen tek nükleotid farklılıkları ve DNA dizilerine eklenmiş ya da bu dizilerden silinmiş olan ve genellikle 50 nükleotidden kısa olan değişiklikler. Çalışmada Türk insanına has bu tür yapısal değişiklikler bulundu ve bunların hastalıklarla olan ilişkileri ortaya çıkarıldı. Özellikle insan DNA'sının yaklaşık yüzde 2'sini oluşturan gen bölgelerindeki yapısal farklılıklar, hücrenin işleyişi ve hastalıklarla olan ilişkisini belirlemede önemli bir etken. Gerçekleştirilen çalışma, Türk insan genomunda bulunan yapısal değişiklikleri gen bölgeleriyle ilişkilendirilip, kritik sonuçlara yol açanları tespit etti. Diğer popülasyonlarla karşılaştırıldığında, Türk insanında belirgin bir genom karakteristiği olduğu tespit edildi.'veteknoloji
Reklam