Petek Dinçöz Ağlayarak Başbakan'dan Yardım İstedi
Ünlü şarkıcı Petek Dinçöz, katıldığı bir TV programında eski eşi Can Tanrıyar ile birlikteliğinden çok konuşulacak olaylar anlattı. Petek Dinçöz, hayatının bilinmeyenlerini Beyaz TV'de yayınlanan Söylemezsem Olmaz programında anlattı. Dinçöz, yaptığı açıklamalarla şaşırttı. Ünlü şarkıcı sık sık da ağladı. Gözyaşlarına hakim olamayan Dinçöz, Başbakan Erdoğan'dan yardım istedi. İşte ilk ve son kez konuşan Petek Dinçöz'ün eski eşi Can Tanrıyar ile ilgili yaptığı o açıklamalar: 'İki yıl boyunca sustum artık konuşacağım. Haluk Şentürk'ü bırakmak zorunda kaldım. Can Tanrıyar'dan hep dayak yedim. Can Tanrıyar'dan hep ayrılmak istedim. Can Tanrıyar'dan kurtulamadım. Şiddet gördüğümü herkes biliyordu. Hep sustum ama susmakla olmuyor. Aldığım bütün evleri ona verdim. Can Tanrıyar'dan kurtulmak için hala savaş veriyorum. Can Tanrıyar'dan kurtulmak için çok avukatla konuştum. Yeni albüm çıkardım, beni hiçbir programa çıkartmadı. Bana ulaşmak isteyenler önce ona ulaşıyordu. Bütün röportajlarımı Can Tanrıyar yazıyordu. Kasetlerle bana şantaj yaptı. O kasetteki ben değilim dedim. 'Bana herkes' inanır dedi. Paramı tutmak istedim ama paramı alıyordu. Menajerimin telefonuna ölüm tehditi mesajları yazdılar. Bana kendi hayal ürünü olan yazılar yazdırdı. Can Tanrıyar bana 'Seni bitireceğim' dedi. Gece kulüplerinde dayak yediğimi şiddet gördüğümü herkes biliyordu. Annem bu olaylar yüzünden aylarca sinir tedavisi gördü. Dayak yedim, ormanda saklandım. Can Tanrıyar'dan kurtulamıyorum bana yardım edin. Başbakanımıza sesleniyorum. Emine (Erdoğan) Hanım'a sesleniyorum. CAN TANRIYAR'DAN CEVAP GELDİ Söylemezsem Olmaz programına telefonla bağlanan Can Tanrıyar, Petek Dinçöz'ün iddialarına karşılık açıklamalarda bulundu. Tanrıyar, Dinçöz'ün anlattığı her şeyin yalan olduğunu, onu dövmediğini ve Dinçöz'ün kendisinin peşini bırakmadığını söyledi. Programın sunucusu Esin Övet'in sorduğu sorulara tam anlamıyla karşılık vermeyen Tanrıyar akılları karıştırdı.  Türkiye
Berkin'de de 'Yok' Denilen Kamera Kayıtları Ortaya Çıktı
Polisin attığı gaz fişeğinden sonra 269 gün yaşam mücadelesi verip yaşamını yitiren Berkin Elvan'ın ölümüne sebep olan olaya ilişkin ilgili aylar önce 'Arşivimizde bulunmamaktadır' denilen kamera görüntüleri ortaya çıktı Daha önce Ali İsmail Korkmaz , Mehmet Ayvalıtaş ve Ethem Sarısülük 'te olduğu gibi Berkin Elvan soruşturmasında da polisin ısrarla 'Yok' dediği kamera kayıtları bulundu. Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre, İstanbul’daki Gezi Parkı eylemleri sırasında başından gaz fişeğiyle vurulan ve 269 gün sonra hayatını kaybeden 15 yaşındaki Berkin Elvan’la ilgili soruşturma kapsamında sorulan ve aylar önce “Arşivimizde bulunmamaktadır” denilen kamera görüntüleri gün yüzüne çıktı. O gün Okmeydanı’nda görev yapan bir TOMA’ya ait kamera kaydı dosyaya girdi. Bu görüntülerin, Elvan’ın vurulmasından yaklaşık altı saat sonrasına ait görüntüleri içerdiği kaydedildi. Şimdi avukatlar görüntülerin güncel saatini belirlemek ve şüpheli polisleri saptayabilmek için çabalıyor. Berkin Elvan, 16 Haziran 2013’te Okmeydanı’na yönelik polis müdahalesi sırasında, iddiaya göre, ekmek almak için indiği sokakta, saat 07.00 sularında polisin attığı biber gazı kapsülünün başına isabet etmesi sonucu ağır yaralanmıştı. Elvan, 269 günlük yaşam mücadelesinin sonunda, 10 Mart 2014’te hayatını kaybetti. Avukat Evrim Deniz Karatana, 25 Haziran’da savcılıktan, Elvan’ın vurulduğu Eren Sokak’ın MOBESE kamerası kayıtlarının getirilmesini istedi. İlk yanıt, Şişli Emniyet Müdürlüğü’nden 29 Temmuz’da geldi ve ‘sokakta MOBESE kamerasının bulunmadığı’ bildirildi. Emniyet ayrıca, 21 Eylül ’de, ‘görevlilerce kontrol edildiğinde başka bir kamera kaydının olmadığını’ ileri sürdü. Karatana, en son 1 Kasım’da, ‘Okmeydanı ve civarında polisin çektiği görüntülerin getirilmesini’ istedi. Emniyet, 20 Aralık’ta ‘görüntülerin şube kayıtlarında mevcut olmadığını’ söyledi. Beş saat sonrayı gösteriyor Umut kesilmişti ki, 20 Mart 2014’te bir tanığın, “TOMA’nın yanından gaz attılar” diye ifade vermesi üzerine Karatana, bölgedeki TOMA’ların kemara görüntülerinin alınmasını istedi. Emniyet’ten 7 Nisan’da gönderilen yanıtta, bölgede 63537 numaralı TOMA ve 63502 numaralı bir panzerin görev yaptığı, sadece TOMA’da kamera sistemi ve görüntüsünün bulunduğu belirtildi. TOMA’daki kameranın elektrik tesisatına bağlı olduğu, kontak kapatıldığında güncel tarih ve saat kaydı tutulamadığı için, görüntülerde 27 Mayıs 2013 tarihinin yazılı olduğu, fakat aslında Elvan’ın vurulduğu 16 Haziran’a ait olduğu belirtildi. Elvan’ın vurulmasından yaklaşık altı saat sonraya ait görüntüleri içeren bu kayıtta, yazıya göre şu görüntüler var: “Saat 12.50.18’de Okmeydanı ve ara sokaklarında görev yapan TOMA’nın yollarda ateşe verilen barikatları söndürmek için farklı zamanlarda su sıktığı, zaman zaman ara sokaklardan çıkan göstericilere sulu müdahalede bulunduğu, saat 19.22.46 sıralarında panzerle P. Market önünde bekleme görevini ifa ettiği ancak herhangi bir müdahalede bulunmadığı...” Karatana kaydın tarih-saat bilgilerinin yanlış olduğunu belirterek “Görüntülerin gerçekte saat kaçta çekilmiş olabileceğini belirleyebilmek için gölge boyları, güneşin geldiği yön gibi verilerle saati tespit etmeye çalışıyoruz” dedi. Özellikle, kayıtlarda görünen amirler ve gazcı polislerin teşhisine elverişli fotoğraflar çıkarmaya çalıştıklarını anlatan Karatana, “Elimizde olay saatinde çekilmiş bir fotoğraf vardı. Şimdi o fotoğraftaki polislerle bu görüntülerdekilerin karşılaştırılmasını talep edeceğiz. Görüntüler olay anına ilişkin olmasa dahi failin bulunması açısından ciddi önem taşıyor” dedi. Karatana, “Defalarca Emniyet’e yazılar yazılıp görüntülerin gönderilmesi istendi ancak her seferinde görüntü bulunmadığı yönünde cevap verildi. Hem ısrarımız hem halkın Berkin’i sahiplenmesi, soruşturmada ilerlememizi sağladı” diye konuştu. Görüntüler, inceleme için savcılık tarafından bilirkişilere gönderildi. Polis şüpheliyse görüntü kayıp Eskişehir’de, 2 Haziran 2013’te Gezi Parkı gösterilerine katılan 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, polis ve fırıncılar tarafından dövülerek öldürülmüştü. Korkmaz’ın faillerinden biri olan fırıncı İsmail Koyuncu’nun dayak anına ait kamera kayıtlarını sildiği anlaşılmıştı. Sokaktaki bir otele ait kameranın da polislerce kapatıldığı ve kayıtta 20 dakikalık kayıp meydana geldiği belirlenmişti. İstanbul’da, 3 Haziran 2013’te Gezi Parkı’na destek için E-5 otoyolunu trafiğe kapatmak isteyen 20 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş araç çarpması sonunda hayatını kaybetmişti. Kazadan bir gün sonra polisler, “Olay yerine ait MOBESE kaydı yoktur” diye tutanak tutmuştu. Fakata daha sonra kaza noktasına bakan MOBESE kamerasının olduğu anlaşılmıştı. Ankara ’da Gezi Parkı eylemleri sırasında Ethem Sarısülük’ün polis kurşunuyla vurulduğu Kızılay’da, 16 Haziran’da yapılmak istenen cenaze törenine polis müdahale etmiş, 18 yaşındaki Dilan Dursun adlı üniversiteli başına isabet eden gaz kapsülüyle ağır yaralanmıştı. Polis, Dursun’un mağduru olduğu soruşturma dosyasında, vurulduğu ana ait görüntüleri göndermemişti. Bu görüntüler, Dursun’un da sanıkları arasında olduğu dava dosyasında ortaya çıkmıştı. Hatay’da, ODTÜ eylemlerine destek için 9 Eylül 2013’te sokağa çıkan 22 yaşındaki Ahmet Atakan, çatıdan düşerek ölmüştü. Ahmet Atakan’ın ölümünden saatler sonra polis, gencin düştüğünü kanıtlayabilmek için hem cep telefonuyla çekilmiş hem de bir panzere ait kamera kayıtlarını basınla paylaşmıştı.T24
Reklam
Japonya’dan Uyarı: "Sattığımız İçin Utanıyoruz, Nükleer Enerji Felaketiniz Olur"
Türkçe bir video hazırlayan Japon vatandaşları Fukuşima’da yaşanan nükleer felaketi hatırlatan bir video hazırlayarak Japon Başbakan’ın Türkiye’ye nükleer santral satmasından dolayı utanç duyduklarını dile getirdiler. Japonların hazırladığı videoda Fukuşima nükleer felaketini yaşayanlar Türkiye’de kurulması planlanan nükleer santralin bir başka felaket olacağı konusunda Türkiye’yi uyarıyor.  (Kaynak: Telegrafhane.org)
Reklam
İşte Dünyanın İlk 'Akıllı Yol'u...
Hollanda dünyanın ilk 'akıllı yol' projesini hayata geçirdi. Daily Telegraph’ın haberine göre, trafik kazalarının azaltılması ve enerji tasarrufu sağlanması amaçlanan uygulamaya göre, özel bir boyayla boyanan yol şeritlerinin gündüz depoladıkları ışık, gece 8 saate kadar yolu aydınlatabiliyor. Işığı karanlıkta yansıtarak parlatan şerit ve yol çizgileri, gece yolculuk yapanların sürüşlerini kolaylaştırıyor.Bu ay sonunda açılışı yapılacak olan yol havanın yağışlı olduğu zamanlarda da otomatik olarak kar veya yağmur işaretleri vererek sürücüleri uyarıyor. CNN TÜRK
Galatasaray, Bursa Maçına Giden 3 ‘Vefakar’ Taraftarını Arıyor
Galatasaray Kulübü, Bursaspor ile oynanan Ziraat Türkiye Kupası maçında Bursaspor’un belirlediği 800 TL’lik bilet ücretini ödeyip “deplasman tribünü”nde yerini alan 3 taraftarını onurlandırmak istiyor.Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklama şöyle: “Galatasaray Spor Kulübü, Bursaspor ile oynadığımız Türkiye Kupası yarı final karşılaşmasında, her türlü güçlüğü aşarak “deplasman tribünü”nde yerini alan 3 taraftarını onurlandırmak istiyor. Her golden sonra futbolcularımızın önlerine giderek selamladığı 3 vefakar taraftarımızın, elbette ellerindeki maça ait bilet koçanını ibraz ederek, sosyal medya hesaplarımıza başvurmalarını bekliyoruz.” Bursaspor maç için bilet fiyatlarını “saha kapatmaları” sonucu gelir kaybı nedeniyle yüksek tuttuğunu açıklamış, ancak kapalı tribün gibi tribünlerin fiyatları 50-300 TL arasında değişirken kale arkası ve misafir tribün fiyatını 800 TL olarak belirlemişti. Bursaspor’un kale arkası tribününü futbol okulundan gençler doldururken misafir tribün için sadece 3 kişi bilet almıştı. (ZETE)
Reklam
Bir Pilotun Objektifinden 10 Nefes Kesen Manzara
Bir uçakta cam kenarında oturmanın en güzel yanı manzaradır. Fotoğrafçı ve lisanslı pilot Alex MacLean küçük Cessna 182'sinin kokpitinden yıllarca fotoğraflar çekti. İşte bu nefes kesen görüntüler.İyi eğlenceler dileriz...
Jasper ve Köpeği Zoey'in Aşırı Sevimli Portreleri
Grace Chon hayvanlar alanında uzmanlaşmış bir doğa fotoğrafçısı ve bu fotoğraf serisindeki modelleri ise oğlu Jasper ve köpekleri Zoey. Fotoğraf çekimleri için bebeğini ve 7 yaşındaki köpeğini kılıktan kılığa sokan Chon sonuç olarak aşırı sevimli bir çalışmaya imza atmış. İyi eğlenceler dileriz...
Annesi Bir Aslan Tarafından Öldürülen Yavru Babunun İnanılmaz Kurtuluş Hikayesi
Fotoğrafçı Evan Schiller ve eşi Lisa Holzwarth hayatlarının büyük bir bölümünü hayvanlara adamışlar. Dünyanın birçok yerinde gerek fotoğrafçılık yaparak gerek de makaleler yazarak büyük kedileri korumayı amaçlamışlar.Botsvana'nın kuzeyinde Selinda bölgesinde fotoğraf çekerken bir grup babun çalıların arasından çıkarak açık alana doğru ilerlemeye başladı ve iki dişi aslan yakınlardaydı. Sonrasındaki olaylar serisi ise gerçekten mucizevi...
Reklam
Reklam
İstanbul'un Çarpık Mimarisini Anlatan Ödüllü Kısa Film
Çocukluğumuzda oynadığımız alanların yerini gökdelenlerin alması sonucu ortaya çıkan ve değişen yaşam biçimini konu edinen, İstanbul 48 Saat Film Projesinde, en iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi sinematografi ödüllerini alan Delik/The Hole filmi. (Küfür İçerir)
Leonardo Dicaprio Bir Sonraki Filmini Seçti!
The Wolf of Wall Street (Para Avcısı) yıldızı Leonardo DiCaprio, Birdman yönetmeni Alejandro Gonzales Inarritu’nun yeni projesinde yer alacak. Ünlü yönetmen, 2003 yılında çıkan The Revenant: A Novel of Revenge adlı kitabı sinemaya uyarlayacak. 1820’lerde geçen filmde Hugh Glass adlı bir kürk avcısı, yaralı halde yardımcıları tarafından ölüme terk ediliyor. Daha sonra kurtulmayı başaran Glass, intikam peşine düşüyor . Deadline Hollywood’un haberine göre uzun süredir birlikte çalışmayı planlayan DiCaprio ile Inarritu, önümüzdeki sonbahar filmin çekimlerine başlayacak.Karnaval
RTÜK'ten 'Ceza' Açıklaması!
RTÜK, seçim döneminde sürecin raporlama kısmıyla ilgilenen Kurulun herhangi bir kuruluşu hedef alması veya kayırması söz konusu olmadığını savunarak, 'Bütün süreçler tarafsızlık içerisinde ve hukuka uygun olarak yürütülmektedir. Bununla birlikte, yüksek miktarda ceza alan bazı medya hizmet sağlayıcılar ile bu kuruluşlarla bağlantılı medya kuruluşlarının haberlerinde ve yorumlarında Üst Kurulu hedef alarak, tarafsız bir kurumu ve kamu görevlilerini siyasi tartışmaların içine çekmeye çalıştıkları görülmektedir. Bu kapsamda Üst Kurul üyeleri yaftalanıp, uzmanların ve birim amirlerinin isimleri afişe edilerek hem hedef gösterilmekte hem de sadece görevlerini yapan bu kişiler üzerinde baskı oluşturulmaya çalışılmaktadır' dedi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yaptığı yazılı açıklamada, seçim döneminde Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) belirlediği esaslara uymayan yayın kuruluşlarına ilişkin raporlar hazırlanırken herhangi bir kuruluşun hedef alınmasının veya kayrılmasının söz konusu olmadığını ifade etti. RTÜK'ün, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri sektörünü düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip, tarafsız bir kamu tüzel kişiliği olduğunun belirtildiği açıklamada, YSK'nın RTÜK ile özel radyo ve televizyon kuruluşlarının seçim döneminde uyacakları yayın ilkelerini kararlarıyla belirlediği anımsatıldı. RTÜK'ün geniş katılımlı toplantılar düzenleyerek, seçim süreci ve YSK'nın ilan ettiği yayın esasları konusunda tüm medya hizmet sağlayıcılarını bilgilendirdiğinin ifade edildiği açıklamada, 'Seçim döneminde YSK tarafından ilan edilen ülke çapında yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarının yayınları Üst Kurulca denetlenmiş, YSK'nın belirlediği esaslar kapsamındaki yayınlarla ilgili uzman raporları hazırlanmıştır. Söz konusu uzman raporları Üst Kurulca görüşülüp değerlendirildikten sonra karar için her hafta düzenli olarak Yüksek Seçim Kuruluna intikal ettirilmiştir' denildi. 110 PROGRAM HAKKINDA CEZA VERİLDİ 1 Ocak-30 Mart 2014 tarihleri arasındaki mahalli idareler seçim dönemi boyunca, RTÜK uzmanları tarafından 51 yayın kuruluşu hakkında toplam 192 rapor hazırlandığının ve YSK'ya gönderildiğinin kaydedildiği açıklamada, 192 rapordan 163'ünün RTÜK uzmanlarının seçim dönemindeki rutin denetimlerinin sonucunda oluşturulduğu belirtildi. Çeşitli siyasi partilerin şikâyet başvuruları üzerine YSK'nın resmi talebiyle yapılan denetimler sonucunda da 35 rapor hazırlandığının vurgulandığı açıklamada, Saadet Partisinin, MHP Ankara Belediye Başkan Adayının ve siyasi partilerin AK Parti reklamıyla ilgili şikâyet başvuruları üzerine hazırlanan raporların da bu kapsamda olduğu ifade edildi. 192 rapordan 119'unun YSK tarafından değerlendirilerek 9 hakkında 'müeyyide uygulanmasına gerek olmadığına' karar verildiğinin kaydedildiği açıklamada, 110 rapor hakkında ise yayın ihlali görüldüğü, YSK tarafından 36 uyarı ve 74 program durdurma kararı verdiği anımsatıldı. YSK'nın program durdurma kararlarının yayın ihlalleri tekrarlandıkça, 1 kez program durdurmadan başlayıp 10 kez program durdurmaya kadar her seferinde bir eklenerek kademeli olarak artış gösterdiği, durdurulan programların sayısı da buna bağlı olarak yükseldiğine dikkat çekilen açıklamada, YSK'nın verdiği cezalar şöyle açıklandı: 'TRT Haber'e 2, TRT Türk, Cnn Türk, Beyaz TV, Samanyolu Haber, A Haber, Bugün TV, Kanal 5, Cem TV, Ülke TV, TGRT Haber, Koza, 24, Sokak, Kanal D, Meltem TV, Bengü Türk, Flash TV, Haber Türk, NTV, NTV Avrupa, Haber Türk, Mehtap TV, TV net, +1 TV, 360 TV, Fox TV, Halk TV, Pamukkale TV, Em TV, TV 10, Kayseri TV, Ulusal 1, Atlas TV, Adana TV, Kanal A ve Mesaj TV'ye 1'er uyarı müeyyidesi uygulanması. Beyaz TV'ye 10 durdurma kararıyla 55 program, Samanyolu Haber ve A Haber'e 9'ar durdurma kararıyla 45'er program, Bugün TV'ye 5 durdurma kararıyla 15 program, Kanal 5, Cem TV, Ülke TV ve TGRT Haber'e 4'er durdurma kararıyla 10'ar program, Koza, 24 ve Sokak'a 3'er durdurma kararıyla 6'şar program, Kanal D, Meltem TV ve Bengü Türk'e 2'şer durdurma kararıyla 3'er program, Flash TV, Haber Türk, NTV, NTV Avrupa, Haber Türk, Mehtap TV, TV Net, +1 TV, 360 TV, Fox TV ve Halk TV'ye ise 1'er program durdurma cezası.' 'SÜREÇLER TARAFSIZLIK İÇERİSİNDE VE HUKUKA UYGUN OLARAK YÜRÜTÜLMEKTE' Sürecin raporlama kısmıyla ilgilenen Üst Kurulun herhangi bir kuruluşu hedef alması veya kayırmasının söz konusu olmadığının savunulduğu açıklamada, 'RTÜK'e kanunla verilen görevlerin gerektirdiği asli ve sürekli hizmetler, Üst Kurul Uzmanları ve Üst Kurul Uzman Yardımcılarından oluşan meslek personeli ve idari personel eliyle yürütülmektedir. Yayınlar 6112 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygun olarak incelenip değerlendirilmekte, ihlal görülen durumlarda rapor tanzim edilmektedir. Uzman raporları daha sonra Üst Kurulda görüşülüp karara bağlanmaktadır. Seçim döneminde ise raporlar Üst Kurulda görüşüldükten sonra ihlal olanlar veya olmayanlar şeklinde bir ayrım yapılmaksızın nihai karar için Yüksek Seçim Kuruluna gönderilmektedir. Bütün süreçler tarafsızlık içerisinde ve hukuka uygun olarak yürütülmektedir' denildi. Yüksek miktarda ceza alan bazı medya hizmet sağlayıcılar ile bu kuruluşlarla bağlantılı medya kuruluşlarının haberlerinde ve yorumlarında Üst Kurulun hedef alınarak, tarafsız bir kurumu ve kamu görevlilerini siyasi tartışmaların içine çekmeye çalıştıklarının görüldüğünün iddia edildiği açıklamada, 'Üst Kurul Üyeleri yaftalanıp, uzmanların ve birim amirlerinin isimleri afişe edilerek hem hedef gösterilmekte hem de sadece görevlerini yapan bu kişiler üzerinde baskı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Tamamen yanlış bilgiler içeren, ayrımcı bir üslupla kaleme alınan bu maksatlı haberler, yayınlayan kuruluşların, demokratik düşünce, kişilik haklarının korunması ve medya etiği bağlamında hangi seviyede olduklarını açıkça ortaya koymaktadır. Haberlerde adları geçen kurum personeli her türlü hukuki yola başvuracaktır' değerlendirmesine yer verildi. (ANKA)---
Reklam