onedio
2016'da Türkiye'yi Bekleyen Tehlike
2016 yılında Türkiye'nin kullanmaya başlayacağı ve Amerikan Silahlı Kuvvetleri'nin gözbebeklerinden F-35 savaş uçağının ateş açılmadan sadece tek bir tuşla hacker'larca alaşağı edilebildiği ortaya çıktı. Business Insider'ın haberine göre ABD'nin gözde savaş uçaklarından F-35 ne kadar güçlü donanımlara sahip olursa olsun hacker'lara karşı oldukça zayıf bir yönü var. Pilotların giydiği F-35 başlığı artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanıyor ve jetin üzerinde yer alan kameralar sayesinde uçağın içini değil dış dünyayı olduğu gibi pilotun önüne seriyor. Tüm bu özelliklerin birleşiminden oluşan ALIS sistemi her ne kadar pilotlara pek çok açıdan avantaj sağlasa da diğer yandan hacker saldırısı karşısında oldukça zayıf bir durumda. ALIS sistemiyle ilgili bilgi veren uzman David Martin ALIS sisteminin bir laptop bilgisayarla benzer özellikler taşıdığını ve uçağın nereye uçtuğu ve ayrıntılı güzergah bilgilerinin de bu sistemde tutulduğuna dikkat çekti. ALIS sistemindeki zaafiyet nedeniyle hacker'ların kolayca F-35'i etkisiz hale getirebileceğine dikkat çeken Martin, ALIS sisteminin uçaktaki herhangi bir tehlike durumunda pilottan emir almaksızın herhangi bir zamanda iniş yaptığını kaydetti ve hacker'ların sisteme müdahale ettiğinde uçağı indirebileceğini söyledi. 2016 YILINDAN İTİBAREN TÜRKİYE'DE DE KULLANILACAK 2016 yılında Türkiye'de de kullanılacak olan F-35 savaş uçakları için TÜBİTAK-SAGE tarafından geliştirilen yerli seyir füzesi SOM kullanılacak. Kokpit.aero'nun haberine göre SOM-J olarak adı verilen projede füzenin boyutları yüzde 25 civarında küçülecek. Uçağın gövde içindeki silah taşıma noktasına yerleştirilecek füze ile F-35'in görünürlük özelliğinin korunması sağlanacak. SOM'da Fransa'dan satın alınan TRI-40 motoru kullanılıyor. Bu motor Eskişehir'deki TEI şirketi tarafından geliştirildi ve füzenin menzilinin uzaması sağlandı. Testleri süren çalışmalarla SOM 800 kilometreye ulaştı. TÜBİTAK-SAGE yetkilileri, bu noktada kamuoyunun kafasını karıştıran konuların ortaya çıktığına dikkat çekerek 'Balistik füze ve SOM mühimmatı ayrı olarak ele alınacak projeler. Her iki çalışmanın teslerinde de 800km üzeri menzile başarı ile ulaşıldı' dedi. veteknoloji
Hasta Çocuk ve 3 Ayaklı Köpeğin Duygusal Hikayesi
İngiltere’de nadir görülen bir hastalığa sahip Owen Howkins’in hayatı yavruyken tren raylarına bağlanan ve bir bacağını kaybeden Anadolu  çoban köpeği Haatchi’nin gelişiyle değişti. İngiltere’nin Hampshire kentinde yaşayan 7 yaşındaki Owen Howkins nadir görülen bir kas hastalığıyla mücadele ediyor. Owen diğer insanlarla iletişime geçmekten korkuyor ve aynı zamanda birazcık utangaç. Onun gergin kasları doğru hareket edemediği için insanları kendinden uzaklaştırdı. Owen her hareket ettiğinde acı çekiyordu ama sonra mucizevi bir şey oldu. Evinde dışarı çıkmaya korkan küçük çocuğun hayatı babasının engelli bir köpeği eve getirmesiyle değişti. Üç bacağa sahip olan Haatchi ile Owen arasında gelişen dostluk ikisini de hayata bağladı. Sokağa çıkma korkusu yaşayan çocuk üç bacaklı arkadaşı sayesinde tüm korkularını yendi. Hareket etmeyi güçleştiren kalıtımsal bir kas hastalığına sahip olan Owen Haatchi’yle arkadaş olunca günlük hayatında yaşadığı sorunlardan kurtuldu. Baba Howkins, yaşadıklarını şöyle özetliyor: 'Owen eskiden yabancılardan korkardı. Şimdi gördüğü herkese Haatchi’yi anlatıyor ve onunla köpek şovlarına gidiyor. Ondaki değişimi sözcüklerle anlatmak imkansız.' Şimdi Owen insanlarla rahatlıkla konuşabiliyor ve artık hiç kimseden korkmadığını söylüyor. Onlar dünyanın en büyük köpek gösterisi olan Crufts Dog Show'da 1. sırada yer aldılar. Ayrıca Hertfordshire Üniversitesi Owen ve Haatchi hakkında bir kısa film yaptı. Daha sonra İnsanlar bu yaşam öyküsünü bir kitap haline getirdi.
Aşırı Marjinal 25 Topuklu Ayakkabı Modeli
Topuklu ayakkabılar kadınların vazgeçemediği aksesuarların başında gelmektedir. Fakat modacılar daha fazla dikkat çekmek isteyen kadınlar için gereğinden fazla iddialı ve marjinal topuklular ayakkabılar  tasarlamışlar. İşte 'Aşırı Marjinal 25 Topuklu Ayakkabı Modeli' galerisi...
Sadece İlginç İsme ve Soyisme Sahip İnsanların Anlayabileceği 20 Durum
Toplumun içinde sadece biz yaşamıyoruz, ailelerinin tercihiyle ilginç isme ve soyisime sahip olan insanlar da yaşıyor. Bu isimleri onlar seçmediler. Onların tercihi olsaydı her şey farklı olurdu :)))))) Lütfen biraz daha duyarlılık :))) İlginç isimli insanların günlük hayatta yaşadığı zorluklar. (Not: İçerik oluşturulurken bire bir çeviri yapılmamıştır.)
Reklam
Neden mi Yüzüklerin Efendisi?
etiket
Lord hayranı olanlar büyük bir ihtimalle bu maddeleri okuduktan sonra filmi tekrardan izleyecek. Kendimden biliyorum insan kendini tutamıyor. Biraz uzun ama okumaya değer diye düşünmekteyim.
Ronaldinho Ağızlı 11 Türk Ünlü
Dünya futbolunun en önemli yıldızlardan biri olan Ronaldinho'nun karakteristik bir ağız ve diş yapısı olduğunu düşünüyorum. Buna asla çirkin denemez, denmemeli!  Bir benzer karakteristik organ örneğini de beyaz perdenin göz ve göz altı torbalarıyla ünlenmiş ismi Steve Buscemi'de görebilirsiniz. Ronaldinho'ya dönecek olursak, karakteristik özelliğinin birbirinden değerli Türk ünlülerde nasıl duracağını görmek istedik ve Moozip'in katkılarıyla bu galeriyi hazırladık Yorumlar sizin, keyifli dakikalar :)
Reklam
5 Aylık Bebeği Böyle Hayata Döndürdü
Miami’de bir otoyolda aracında taşıdığı 5 aylık yeğeni Sebastian’ın rahatsızlandığını gören Pamela Rauseo hemen aracını durdurdu. Bebeğin nefes alamadığını ve morardığını görünce panikle yardım isteyen Rauseo çaresizlik içinde bebeğe suni solunum yapmaya başladı. Fotoğrafları çeken muhabiri yardım için bir polis aracını durdurdu ve ilk yardıma polis devam etti. Nefes almaya başlayan bebek daha sonra olay yerine gelen ambulans ile hastaneye götürüldü. Bebeğin durumunun iyi olduğu bildirildi. Sebastian’ın solunum rahatsızılığı olduğu öğrenildi. Dipnot
Çift Başlı Oğlak Görenleri Şaşkına Çevirdi
Bursa'nın Mudanya ilçesinde çift başlı keçi yavrusu dünyaya geldi.Bademli Mahallesi’nde Hakan Örs’ün çiftliğinde dünyaya gözlerini açan oğlak sahibini olduğu kadar görenleri de hayrete düşürüyor. Uzman veterinerler, iki ağzıyla birden yemek yiyen ve dört gözünü aynı anda kullanan keçi yavrusunun 10 günden fazla yaşayamayacağını öne sürdü. Çiftlik sahibi Hakan Örs ise 30 yıldır bu işle uğraşan ortağı ile birlikte ilk kez böyle bir olaya şahit olduklarını belirterek, şaşkınlıklarını gizleyemediklerini söyledi. Cihan Haber Ajansı
Reklam
Bu Hafta 3 Yeni Film Vizyonda
Bu hafta vizyona girecek 'Recep İvedik' serisinin 4. filmi, komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Bu hafta üç film vizyona girecek.  Reha Erdem'in son filmi 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' izleyici ile buluşuyor. Deprem ihtimali nedeniyle boşaltılmak istenen bir adada, bu karara karşı çıkan kadınların mücadelesinin anlatıldığı filmde, Binnur Kaya, Philip Arditti, Kevork Malikyan ve Deniz Hasgüler rol alıyor. Daha önce Toronto Film Festivali'nde gösterilen filmin konusu şöyle: 'İstanbul'un adalarından birinde, muhtemel bir deprem nedeniyle adayı boşaltma kararı alınmıştır. İnsanlar akın akın adadan ayrılır ancak küçük bir kesim bu karara uymayarak kalmakta direnir. Etrafta kıyamet arifesini andıran bir atmosfer hüküm sürerken, geride kalanlar için hayat koşulları günden güne zorlaşacaktır. Film, yaşamları farklı engellerle sıkıştırılmış bir grup kadının, inanç, cesaret ve enerji ile hayatın farklı boyutlarına yaptıkları heyecan verici insani serüvenleri etrafında şekilleniyor.' 'Recep İvedik 4' 'Recep İvedik' serisinin 4. filmi, komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Senaryosunu Şahan Gökbakar'ın yazdığı filmi, Togan Gökbakar yönetti. İlk üç filmi izlenme rekorları kıran serinin 4. filminin çekimleri, Maldivler'de tamamlandı. Şahan Gökbakar'ın yanı sıra İrfan Kangı ve Cem Korkmaz gibi oyuncuların rol aldığı filmin konusu şöyle: 'Recep İvedik, mahallesindeki çocuklardan kurulu futbol takımının antrenörüdür. Ancak düzenli olarak idman yaptıkları araziyi sermaye sahibi biri satın alacaktır. Recep'in buna izin vermeye niyeti yoktur. Recep'e göre araziyi kurtarmanın tek yolu, para bulup araziyi satın almaktır. Bulabildiği tek çözüm ise Survivor'a katılıp büyük ödülü kazanmaktır. Recep, burada Karayip korsanlarıyla karşılacak ve macera kaldığı yerden devam edecek.' 'Yasak Aşk' Doris Lessing'in Nobel Edebiyat Ödüllü 'Büyükanneler' adlı kısa öyküsünden, beyazperdeye aktarılan 'Yasak Aşk' filminin başrollerini, Naomi Watts ve Robin Wright paylaşıyor. Yönetmenliğini Anne Fontaine'in yaptığı filmin senaryosu Oscar ödüllü senarist Christopher Hampton'a ait. Prömiyeri Sundance Film Festivali'nde gerçekleşen film, Avustralya'da yaşayan çocukluk arkadaşları Lil ve Roz ile onların iki oğlu arasındaki ilişkiyi anlatıyor. AA
500 Yıllık 'Popo' Bestesi Çözüldü
Hollandalı ressamı Hieronymus Bosch'un tablosundaki gizli 'popo şarkısı' notalara döküldü Hepimiz hazine avcılarını biliriz. Gizli saklı yerlerde, nadir haritalarla yola çıkan acımasız korsanlar, koca bir sandık dolusu altın için dünyanın bir ucundan diğer ucuna gider, hayatlarını bile o hazineyi bulmaya adarlar. Fakat hazine her zaman altın olmayabilir. En azından Oklahoma Christian Üniversitesi'nde Müzik ve Bilgi Teknolojileri bölümü öğrencisi olan Amelia Hamrick'in keşfettiği hazine, altından değildi. 15- ve 16. yüzyılda etkin olan Hollandalı ressam Hieronymus Bosch'un triptik eseri olan 'Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights' tablosundaki gizli hazine, cehennemi tasvir eden kısımda yer alan gizli bir detay oldu. Genç öğrenci Hamrick tarafından keşfedilen hazine, aslında bir poponun üzerinde yazan bir piyano bestesiydi. 1939'dan beri Madrid'deki Prado Müzesi'nde bulunan esere internet üzerinden bakarken besteyi fark eden Hamrick, modern müzik aletleri ile modern nota sistemine uyarlayarak, ilk kez sese dönüştürdü. Hieronymus Bosch'un 1503 ve 1504 yılları arasında yaptığı triptik tablonun küçük detayından tarihi bir besteyi ortaya çıkaran Hamrick, bu besteyi 10 gün önce bloğunda '500 yıllık popo şarkısı' adıyla paylaştı. Paylaşımının ardından hızla sosyal medyada dolaşmaya başlayan beste, en sonunda fark edildi. 28 saniyelik bir besteye dönüşen eser, üniversite yetkilileri tarafından '500 yıllık bir müzik gizeminin çözülmesi' olarak yorumlanıyor. Kaynak: Milliyet Sanat
AKP'nin Seçim Şarkısı Dombra İzinsiz mi Kullanıldı?
AK Parti'nin yerel seçimlerde kullanmak için tanıttığı 'Dombra' şarkısı tartışmalara yol açmıştı. Eserin sahibi Arslanbek Sultanbekov ile şarkıyı AK Parti için uyar­layan Uğur Işılak CNN TÜRK'te 'Günlük' kuşağında Saynur Tezel'in sorularını yanıtladı. Arslanbek Sultanbekov, 'Bu şarkı bana ait, 1997 yılında kendi köyümde yazdım bu şarkıyı. Sözleri ve müziği bana ait olan bir eser. 20 dakikada gelen bir ilham sonucu yarattığım bir eser' dedi. Sultanbekov şöyle konuştu: 'Şarkıyı bütün Türk halkına armağan ettim. Şarkı tüm Türk halkına aittir ancak şarkının siyasete karışmasını istemem. Rusya'da da Kafkasyada da seçimler çok oldu. Ben karışmadım, şarkımı da vermedim. Tayyip Bey bir siyasetçidir, bugün vardır yarın yoktur ama dombra şarkısı halka aittir. 2 gündür uyuyamıyorum, 'neden şarkımı çaldılar' diye soruyorum. Uğur Bey'in facebook'una 'neden bu şarkıyı uyaraldığı'nı yazdım, beni bloke etti. Bu şarkı Cengiz Han'ın marşı değil. Dava konusunda avukatlarımla kanuşacağım ve Türkiye'ye gelip basın açıklaması yapacağım.' Uğur Işılak: 'Anonim eser olarak biliyorduk' Uğur Işılak ise, 'Biz anonim bir eser olarak biliyorduk. Müziğin Nogay ezgisi olduğu bilgileriyle yola çıktık. Anonim bir eser olmasayd ıdaha önce de dava açılması gerektiğini düşünüyorduk' diye konuştu. Işılak şu ifadeleri kullandı: 'Aksi ispat edilene kadar eser bizim için anonimdir. İlk defa söz ve müziğin Sultanbekov'a ait olduğunu kendisinden duyuyorum. Böyle bir hata yapılmışsa bunu telafi ederiz. Benim de şarkım AK Parti tarafından kullanılmıştı. Müzik işlerinde çok da siyasi tavırlarla davranmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Ben kimseyi bloke etmedim.' CNN Türk
Reklam
Şehzade Mustafa'nın Öldürülüşü: Anne Versiyon
Bir teyze Muhteşem Yüzyıl'daki meşhur Şehzade Mustafa'nın öldürülme sahnesini anlatıyor. Bu da halkın tarihi: teyzelerimizin, annelerimizin arasında da ne İlber Ortaylılar, ne Halil İnalcıklar var bir bilseniz!
WhatsApp: Bakkal Çırağından Milyarderliğe Bir Başarı Hikayesi
Facebook 'un 19 milyar dolar ödeyerek sahip olduğu WhatsApp, sıfırdan gelip zengin olan bir insanın dikkat çekici başarısını da kendinde barındırıyor. WhatsApp'ın ortak kurucusu Jan Koum Ukrayna'nın başkenti Kiev'in hemen dışındaki bir köyde doğdu. Forbes dergisine göre ailesinin yaşadığı evde sıcak su dahi yoktu. Annesi ile birlikte California'ya göç ettiğinde 16 yaşında idi. Amerika'ya geldiklerinde küçük bir dairede hükümet yardımı ile hayata tutunmaya çalıştılar. Koum ailesine maddi yardımda bulunabilmek için küçük bir bakkalda çalıştı. Koum kendi kendine bilgisayar ağını öğrenmeye başladı. Sonunda Yahoo 'da bir işe girdi ve burada WhatsApp'ın diğer kurucusu Brian Acton ile tanıştı. Nihayetinde ikili WhatsApp'ı yarattı. Bu hafta Facebook ile nihai anlaşmayı yapmak için aracı ile gittiğinde Koum, normal güzergahı dışında tren yolunun olduğu bir bölgeden geçmeyi tercih etti. Bu bölgenin Koum için özel bir önemi vardı: Bir zamanlar devletin dağıttığı yemek kartını almak için burada sıraya girerdi. Google, WhatsApp'a Facebook'tan daha büyük bir teklifle gitmiş Business Insider haberine göre mobil mesajlaşma uygulamasına daha önce Google 19 milyar dolardan daha fazla bir teklifle gitti. Habere göre WhatsApp, Google'ın CEO'su Larry Page'in teklifini reddetmiş. Teklifin reddedilmesinin nedeni ise şirketin, Page'in WhatsApp'ın sunduğu fırsatlardan ziyade bu uygulamanın Facebook'un eline düşmesini engellemesi hırsı ile hareket ettiğini düşünmesi. DERLEYEN THE WALL STREET JOURNAL TÜRKIYE
Reklam
İnternet Uygulamaları Ülkeye Göre Değişiyor
Avustralya, Türkiye ve Singapur gibi bazı ülkeler içerik güvenliğine ilişkin önlem ve müdahalelerini bu konuya yönelik genel kapsayıcı bir yasal düzenleme yaparak gerçekleştirirken, AB üyesi Almanya, Belçika, Yunanistan, İrlanda ve İspanya gibi bazı ülkeler de 'gerçek hayatta suç olanın çevrimiçi ortamda da suç sayılması' prensibiyle mevcut yasalarını internete uyarlayarak sonuç almaya çalışıyor.Tüm dünyada, insanların en önemli özgürlük alanlarından biri olarak kabul ettiği internete yönelik ülke uygulamalarına zaman zaman tepkiler gelebiliyor. Torba yasa ile birlikte Türkiye gündemine taşınan yeni internet düzenlemesi de bazı tepkileri beraberinde getirdi. Özellikle trafik bilgilerinin saklanması ve TİB Başkanı'nın yetkilerini içeren konular, tartışmalara yol açtı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de bu iki konu üzerine çekince bildirmesi üzerine, ilgili kesimlerin görüşleri doğrultusunda yeni bir değişikliğe gidildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan dün geçen değişikliklerle trafik bilgisi tanımı daraltılırken, TİB Başkanı tarafından verilen erişimi engellemenin devamı mahkeme kararı şartına bağlandı. Başka ülkelerdeki uygulamalar İnternet içerik düzenlemeleri nedenleri ve konuları, uygulanan modeller, ölçütler, ülkelerin konuya yaklaşımları, hukuksal ve örgütsel yapılar ve bunların işleyişleriyle ilgili hususlar ülkeden ülkeye farklılıklar gösteriyor. İnternetin güvenli kullanımını sağlamak amacıyla ülkeler, bir yandan siber suçlarla mücadele ederken, diğer yandan da internet içeriğinin güvenliği ile ilgili birtakım önlem ve müdahaleleri kapsayan düzenlemeler yapıyor. Söz konusu düzenlemelerin yöntemi ve kapsamı tartışmalara neden olabiliyor. Dünya örneklerinde yönteme ilişkin görüş ayrılıkları genelde içerik düzenlemelerinin doğrudan devlet eliyle mi, yoksa sivil inisiyatif tarafından mı ya da her ikisinin birlikte yapmasının ve uygulamasının mı uygun olacağı noktasında ortaya çıkıyor. İçerik düzenlemesinin kapsamı konusunda ise zararlı ve yasadışı olarak kabul edilerek mücadeleye konu edilecek içerik türlerinin neler olacağı ve özellikle erişim engellemeye veya filtrelemeye konu olan hususların sınırları tartışılıyor. Avustralya, Türkiye ve Singapur gibi bazı ülkeler içerik güvenliğine ilişkin önlem ve müdahalelerini bu konuya yönelik genel kapsayıcı bir yasal düzenleme yaparak gerçekleştiriyor. Almanya, Belçika, Yunanistan, İrlanda ve İspanya gibi bazı ülkeler de bunun yerine 'gerçek hayatta suç olanın çevrimiçi ortamda da suç sayılması' prensibinden hareketle mevcut yasalarını internete uyarlayarak sonuç almaya çalışıyor. ABD, Kanada, Brezilya, Japonya, Rusya, Güney Kore, İngiltere, Fransa, İtalya, Danimarka, Hollanda ve Finlandiya gibi birçok ülke ise hem mevcut yasalarını internet içeriklerine göre revize ederek hem de belirli bir tür içeriğe özel yasalar çıkartarak parçalı ve değişik düzenlemeler yapmayı tercih ediyor. Ulusal güvenlik konularında duyulan endişeler (terörizm, ırkçılık ve ayrılıkçılık gibi) internette yer alan bazı içerikler karşısında toplumların ve devletlerin, kendi geleneksel, tarihsel, kültürel, sosyal, siyasal, dinsel ve ahlaki değerlerine ilişkin taşıdıkları kaygılar, devletleri bu alanda düzenleme yapmaya itebiliyor. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlar, bazı istisnalar dışında, genelde ortak görüş olarak çocuk pornografisi ve cinsel istismarı ile telif haklarına ait içerikler yanında çocukların pornografik içerikten korunması konularında uzlaşıya varmış durumdalar. Bunlar dışında en çok düzenlemeye konu edilen içerik türleri ise extrem pornografi, ırkçılık ve ayrımcılık, nefret ve şiddet içerikleri, online kumar, intihara ve uyuşturucu kullanmaya teşvik gibi konulardan oluşuyor. Birçok ülkenin yanında AB üyesi İngiltere, Almanya ve Fransa ekstrem pornografiyi yasak içerik kapsamında değerlendirirken, Avustralya, Japonya, Güney Kore, Çin, Suudi Arabistan ve İran gibi birçok ülke her tür müstehcen ve pornografik içeriği yasadışı olarak kabul ediliyor. Irkçı ve ayrımcı, nefret ve şiddet içerikleri de özellikle başta Almanya, İngiltere, Fransa, Avusturya olmak üzere birçok AB üyesi ülkede ve Avustralya, Brezilya ve Rusya’da yasadışı olarak kabul ediliyor. Online kumar, bahis ve şans oyunları, uyuşturucu kullanmaya teşvik içerikleri de birçok ülkede yasa dışı sayılıyor. Bunlar dışında ülkeler, ulusal güvenlik ve terörizmle mücadele gerekçesiyle anti-terör yasaları çıkartarak bu kapsamda değerlendirdikleri içeriklere müdahale ediyorlar. Bu çerçevede ABD'nin sadece ülkesindeki değil, tüm dünyadaki telefon ve internet trafiğini takip ettiği ve müdahalede bulunduğu sıkça dile getiriliyor. Avrupa ülkelerinde genelde filtreleme ve erişim engellemesi, konuya ilişkin açık bir mevzuat düzenlemesi olmaksızın sivil toplum, polis ve İnternet Servis Sağlayıcılar (İSS) işbirliği ile 'gönüllülük' kapsamında yapılıyor. Ancak, hükümet temsilcilerinin, 'gönüllülük' esası tesis edilemediği taktirde başka yaptırımların uygulanacağına yönelik beyanları, İSS'leri gerekli tedbirleri 'zorunlu gönüllü' olarak uygulamaya yöneltiyor. Bazı ülkelerdeki internet uygulamaları şöyle: İngiltere İngiltere’de internette terörle mücadele ve çocuk istismarını önleme çalışmaları ülke genelinde devlet kurumları ve İnternet Servis Sağlayıcılar (İSS) tarafından yürütülüyor. İngiltere, İSS'lere karşı bilgi akışının izlenmesine yönelik herhangi bir talimat vermemesine karşın ülkenin önde gelen servis sağlayıcılarından BT (British Telecom) çocuk pornografisi materyallerini takip ederek filtrelemeye başladı. Proje kapsamında ilgili kurum tarafından oluşturulan kara listeler genellikle 800-1200 arasında URL'den oluşuyor. İngiltere'de terörizm kanunu ise terörizmle ilgili içerikleri barındıran internet içeriklerinin engellenmesini düzenlemekte ve İSS’lere sorumluluklar yükleniyor. Geçen kasım ayında Google ve Microsoft arama sayfalarından çocuk istismarı görüntülerinin kaldırılmasına yönelik daha radikal girişimler başlatıldı. İlk etapta 100 bin içeriğin Google ve Bing arama sayfalarından kaldırılması sağlandı. Fransa Fransa'da internetteki yasadışı faaliyetler AB'nin konuya ilişkin direktifine uyumlu çıkartılan kanun çerçevesinde yürütülüyor. İSS'ler ve yer sağlayıcılar yasadışı içerikleri çıkartmakla yükümlüler. Yasada, yer sağlayıcıların (Youtube gibi büyük içerik sağlayıcılar kanunda yer sağlayıcı olarak sayılıyor) konusu suç içeriği araştırmak gibi bir zorunlulukları olmamakla birlikte, içerik sağlayıcılara ırkçılık, insanlık suçu, hakların ihlali ve çocuk pornografisi ile mücadelede bilgilendirme mekanizması oluşturma yükümlülüğü getirildi. Ayrıca yer sağlayıcısına, konusu suç oluşturan içeriğe karşı işlem yapmaması halinde 1 yıl hapis ile para cezası uygulanıyor. Fransa'da yasadışı kumar sitelerine önlem alma çerçevesinde mahkeme kararı olmaksızın ARJEL isimli çevrimiçi oyunları düzenleyen otorite tarafından İSS'lere erişim engelleme kararları aktarılabiliyor ve cezai yaptırımlar verilebiliyor. Çocuk pornografisi içerikleri ile ilgili yargı mekanizması haricinde idari kanallardan da bildirimde bulunulması halinde içeriğin derhal kaldırılması zorunluluğu var. Almanya Almanya'da devlet himayesinde engelleme ve filtreleme mevcut değil, buna rağmen mahkemeler ve kamu otoriteleri tarafından bazı içeriklerin kaldırılmasına yönelik kararlar verilebiliyor. İnternetteki yetişkin pornografisi dahil tüm içeriğin görüntülenmesinin yaş doğrulama sistemi ile gösteriliyor. Almanya'da internet içerik sağlayıcısı ve internet şirketleri tarafından oluşturulan öz düzenleme kuruluşu MultiMedya Servis Sağlayıcısı (FSM) tarafından geliştirilen filtreleme yazılımları ile özellikle Almanya dışında kusurlu bulunan her türlü içerik kara listeye alınarak, Almanya'daki internet sağlayıcılar tarafından bu kara listelere uyulması isteniyor. Almanya’da mahkeme kararları genellikle kamuoyuna açık olmasına rağmen, ilgili kurumlardan gelen ihbarlarla indekslenen engelleme ve içerik çıkartma listeleri gizli tutuluyor. ABD ABD'de de İSS'lere ve içerik ve yer sağlayıcılara güçlü sistemler sunarak internet içeriğini sınırlandıracak yükümlülükler yükleniyor. Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası (COPPA) 13 yaş altı çocukların internette zararlı olarak nitelendirilen içeriklere ulaşımını kısıtlıyor. Çocukların kişisel bilgilerini tutan operatörlerin hassas davranmaları gerektiği ve bu bilgileri tutan operatörlerin niçin, ne amaçla bu bilgileri tuttukları COPPA'nın öncelikleri arasında yer alıyor. Bu bilgiler toplanırken aile rızasının alınması ve bu rızanın doğru adresten alındığı teyit ediliyor. ABD'de ilgili kanunlar, kamu otoritelerinin mahkeme kararı olmaksızın dilediği şüpheliyi ele geçirme ve yine herhangi bir karar olmadan iletişimin izlenmesi, dinlenmesi gibi faaliyetlerin önünü açıyor. Muhabir: Tamer Toğanaş AA
Mehmet Cengiz'in Adı Fakülte Binasına Verilmiş
İkinci yolsuzluk operasyonuna ait dinleme kayıtlarında adı geçen ve küfürlü sözleri tepki çeken işadamı Mehmet Cengiz'in adı bir İlahiyat Fakültesi binasına üstelik 'Yunus Emre'nin yerine' verilmiş... Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun gerçekleştirilemeyen ikinci dalgasına ait dinleme kayıtlarında adı geçen ve ses kayıtlarındaki “Bu milletin a.... koyacağız”  şeklindeki küfürlü sözleriyle tepki çeken işadamı Mehmet Cengiz 'in adının İlahiyat Fakültesi bünyesindeki bir binaya verildiği ortaya çıktı.İstanbul'daki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bünyesindeki 'Yunus Emre Binası'nın yenilenme çalışmalarına verdiği destek nedeniyle bu binanın adının değiştirildiği ve Cengiz'in adının verildiği ortaya çıktı. Radikal'de yer alan habere göre, 25 Aralık’taki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarına ait savcılık fezlekelerinde yer aldığı iddia edilen bazı teknik takip kayıtlarında, bir medya kuruluşunun satın alınması için oluşturulan para havuzuna katılan işadamlarından biri olarak adı geçen ve bir konuşma sırasında, “Bu milletin ... ...” şeklindeki küfürlü konuşması tepki çeken işadamı Mehmet Cengiz ’in adının, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki bir binaya verildiği ortaya çıktı. Fakültenin web sayfasında binanın banisi (yapımı için para veren kişi) olduğu belirtilen Cengiz’in, kendi ismi verilen binanın önünde, adının yazılı olduğu büyük bir tabelanın altında bazı öğrenciler ve öğretim üyeleriyle çektirdiği bir fotoğraf da yer alıyor. Bugün 
Dünya Üzerindeki En Büyüleyici 25 Şehir Manzarası
İnsanoğlu yaratıldığından beri hep daha yüksek binalar yapmaya çalışıyor. Bazı metropollerde ise yatay alan kalmamasından dolayı bu durum bir zorunluluk haline gelmiş. Bu megakentlerin büyüleyici siluetleri ise görülmeye değer.  İşte 'Dünya Üzerindeki En Büyüleyici 25 Şehir Manzarası' galerisi...
Reklam