Google, Finlandiyalı 3B Teknoloji Girişimi Draw Elements'i Satın Aldı
Google, Helsinki merkezli Draw Elements‘i satın alarak Temmuz ayındaki 2. satın almasını yaptı. Ay başında Songza’yı satın alan Google, drawElements ile Android tarafına yatırım yaptı. Nordik ülkelerinin girişim dünyasını analiz eden Arctic Startup, 20′li yaşlardaki Finlandiyalı girişimcilerin 8 rakamlı bir bedelle çıkış yaptığını paylaşıyor. Bunu bir başarı olarak nitelendiriyor ve Draw Elements’in 3 boyutlu mobil grafik teknolojilerinin Google için değerli olduğunu söylüyor. Draw Elements, Android cihazlardaki farklılıkların (fragmantasyon) grafik tarafındaki tutarsızlığını çözmeye çalışan bir girişim. On binlerce farklı parametreyi test ederek sorunları çözme kabiliyetine sahip. Bu sebeple Draw Elements ekibi Google’ın Android takımına katılacak ve Androidli cihazların grafiksel açıdan belli bir standarta oturtmaya çalışacak. Draw Elements 2008 yılında Lots, Symbio ve Petri Kero ortaklığının gömülü grafik sistemleri üzerinde çalışmasıyla kurulmuş. Daha sonra ekip genişlemiş ve bugün yonga ve telefon üreticilerinden oluşan bir müşteri portföyüne ulaşmış. Yetenek satın alması değilmiş Arctic Startup, bu satın almanın 1-2 kişilik bir yetenek satın alması olmadığının altını çiziyor. Başarılı bir teknoloji girişiminin çıkış yaptığını, yönetim ekibinin Silikon Vadisi’ne taşınacağını ama operasyonların Finlandiya’da sürdürüleceğini dile getiriyor. Linkedin’e baktığımda ise şirketin 7 kişiden oluştuğunu görüyorum. O 7 kişiyi de Facebook’taki bir fotoğrafta topluca görmek mümkün. Google Ventures Avrupa pazarına resmi olarak yeni adım attı ama Google’ın Helsinki merkezli bir girişimi satın alacak kadar Avrupa’yı yakından takip etmiş olduğunu gördük. Tabii bu Finlandiya’nın ilk başarısı değil. Moves ve Pryte Facebook tarafından, One Nordic de FAB tarafından satın alınmıştı ki bunun adı anılan başlıca girişimler. Bu satın almadan çıkarmamız gereken ders şu ki; Türkiye’de de Sunrise gibi basit ama başlangıçtan itibaren dünya pazarına hitap eden ürünlerle yabancı yatırımcıların ilgisini çekebiliriz. Bu imkansız değil.webrazzi
Şampiyonlar Ligi'nde 11 Takım Turladı
Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turunun ikinci karşılaşmalarından 11'i oynandı. Futbolda, UEFA Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turu rövanş karşılaşmalarının 11'i bu gece oynandı. Maçlarda rakiplerine üstünlük sağlayan takımlar bir üst tura yükseldi. Alınan sonuçlar şöyle: Dudelange - Ludogorets : 1-1 (İlk maç: 0-4) Karabağ - Valetta: 4-0 (İlk maç: 1-0) TNS - Slovan Bratislva : 0-2 (İlk maç: 0-1) Sutjeska - Sherif : 0-3 (İlk maç: 0-2) Skenderbeu - BATE Borisov : 1-1 (İlk maç: 0-0) Maccabi Tel-Aviv - Santa Coloma: 2-0 (İlk maç: 1-0) Zalgiris - Dinamo Zagreb : 0-2 (İlk maç: 0-2) Debrecen - Cliftonville: 2-0 (İlk maç: 0-0) HB Torshavn - Partizan : 1-3 (İlk maç: 0-3) Levadia Tallinn - Sparta Prag : 1-1 (İlk maç: 0-7) Celtic - KR Reykjavik: 4-0 (İlk maç: 1-0) UEFA Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turunda yarın 6 karşılaşma yapılacak ve bir üst tura yükselecek takımlar belirlenecek. Eurosport
Salih Mirzabeyoğlu'ndan İlk Açıklama
Cezaevinden tahliye edilen İBDA/C lideri Salih Mirzabeyoğlu (Salih İzzet Erdiş) 'Şu an tahliye edildiğim için mutluyum, içeride olmak istemezdim ama bu, benim için hayatımın boşa geçmiş safhası değil' dedi. Mirzabeyoğlu, hukuk sisteminin çok tuhaf olduğunu belirterek, 'Bundan sonraki süreçte arkadaşlarımla hukuk safhasını geniş anlamıyla ele alacağım' diye konuştu.Bolu Cezaevi'nden tahliye edilen İBDA/C davası hükümlüsü, kamuoyunda 'Salih Mirzabeyoğlu' olarak tanınan Salih İzzet Erdiş, sürece ilişkin, 'Şu an tahliye edildiğim için mutluyum, içeride olmak istemezdim ama bu, benim için hayatımın boşa geçmiş safhası değil' dedi. Tahliyesinin ardından kendisini karşılayan kalabalık grupla Sapanca ilçesindeki restorana gelen Erdiş, gazetecilere yaptığı açıklamada, cezaevinden salıverilmesinin kendisi için sürpriz olduğunu söyledi. 'Şu an tahliye edildiğim için mutluyum, içeride olmak istemezdim ama bu, benim için hayatımın boşa geçmiş safhası değil' diyen Erdiş, şöyle konuştu: 'Hayatım ziyan oldu' demiyorum' 'Hayatımı o şartların gerektirdiği şeyleri yaparak geçirdim. O sebeple 'hayatım ziyan oldu' demiyorum. Tahliye için uğraşan arkadaşlarım işe nereden başladılar, onu da çok iyi biliyor değilim. Şöyle söyleyeyim. Adli Tıp Kurumu'na gittim, hastalık raporu alacağımı bekliyorlardı. Ben tam tersi, zekamın son derece sağlıklı olduğunu gösterir şekilde konuştum. Bunun üzerine doktor, bana 'niye geldin' diye sordu. Ben de 'niye geldiğimi bilmiyorum, savcı ve diğerleri gönderdi, geldim' dedim. Tuhaf bir durum oluştu. Hukuk düzeni sadece benim problemim değil. Savcı ve hakimlerin de problemi. Şahsi konularımla uğraşırken bile elimde olmadan kayıverdiğim başka mevzular var. Yani bundan sonraki süreçte arkadaşlarımla hukuk safhasını geniş anlamıyla ele alacağım. 'Hayata bıraktığım yerden devam ediyorum' demiyorum. İnişler ve çıkışlar var. Hayatımı heba olmuş veya boşa geçmiş görmüyorum.' Erdiş'in avukatı Hasan Ölçer de Türk yargısının da siyasetinin de hukukunun da normalleşme yolunda çok önemli adım attığını gördüklerini söyledi. 'Yargının normalleşmesinde çok önemli katkıları olan, davamıza da yakın alaka gösteren öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakan ve Sayın Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, fevkalade önemli, en azından psikolojik destek sağlamışlardır' diyen Ölçer, şunları belirtti: 'Kendilerine teşekkürüi borç biliyorum. '28 Şubat'la hesaplaşmak, onun sonuçları ile hesaplaşmayı gerektirir' demiştik. Bugün itibarıyla 28 Şubat'ın sembol ismi Salih Mirzabeyoğlu'nun yeniden yargılanma talebinin kabul edilmesi ve infazının durdurulmasının da bir anlamda 28 Şubat'la hesaplaşmanın da ciddi adımı olarak algılanması lazım. Bu anlamda da 'artık 28 Şubat'la daha ciddi hesaplaşılıyor' diyebileceğimiz noktaya geldik. Bugünkü karar bu anlamda fevkalade önemlidir. AA
Birleşmiş Milletler'den Hamas'a Kınama
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-Moon Hamas'ın roket saldırılarını kınadıklarını açıkladı. Ban Ki-Moon, 'Filistin'in saldırıları durdurmalarını ve İsrail'i tanımalarını istiyorum' dedi. Gazze'de 100'ü çocuk, 583 Filistinli hayatını kaybederken binlerce kişi de yaralandı. Filistin'in İsrail'e yaptığı saldırılarda ise 27 kişi hayatını kaybetti.BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, “Hamas'ın roket saldırılarını kınıyoruz, son verilmeli. Her iki taraf da acılar yaşıyor. Benim iki tarafa da çağrım var; Bu savaşı durdurun ve konuşmaya başlayın. Ben tamamiyle İsrail'in kendini savunma hakkını doğru buluyorum. Filistin'in saldırıları durdurmalarını ve İsrail'i tanımalarını istiyorum” dedi. Ban Ki-Moon'dan sonra konuşan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Uluslararası toplumlar bilmelidir ki, bu saldırıların sorumlusu Hamas'tır. Hamas ateşkes teklifimizi defalarca reddetti” dedi. Netanyahu, “Hamas, El-Kaide gibidir ve buna göre değerlendirilmelidir” diye ekledi. Ban, Filistin Başbakanı Rami el-Hamdallah'la ortak basın toplantısı düzenleyen Ban, 'Ateşkes yapılması, sivillerin ve haklarının korunması için baskı yapılması gerektiğini düşünüyorum. Savaşın devam etmesi halinde ölenlerin sayısı artacak' dedi. Katar'da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'la yoğun görüşmeler yürüttüklerini ifade eden Ban, 'İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Katar yetkilileriyle de görüşeceğiz. Şiddet döneminin sona ermesinin ve Filistin halkının da diğer halklar gibi yaşamasının vakti geldi. Ateşkes yapılması sonrasında sorunun kökenine inilmesi gerekiyor. Filistin halkı siyasi ve ekonomik istikrar içinde yaşamalı, ulaşım ve seyahatlara izin verilmeli' diye konuştu. Ban, 'Gazze'de öldürülen çocukları görmek kalbimi kanatıyor. Durum tahmin edilenden daha kötü. Ramallah'tan BM Güvenlik Konseyi'ne durumu bildirdim. Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur da tanık olduğu etkili bir olayı anlattı. Ölenlerin isimlerini tek tek okudu. Öldürülen masumlar için hüzün duydum' ifadesini kullandı. 'Yerleşimcilerin şiddeti, endişe kaynağımızdır' Milli mutabakat hükümetindeki bakanları sorumluluk almaya çağıran Ban, 'Az önce Gazze'deki bakanları dinledim. Buradaki durum zor. Bu şartlarda hükümet çalışmalarını sürdüren Başbakan Hamdallah'ı tebrik ediyorum' diye konuştu. Yerleşim birimi inşasına değinen Ban, 'Yerleşimcilerin şiddeti, endişe kaynağımızdır. Yerleşim birimi inşası, siyasi çözüm gerçekleştirmemizi zorlaştırıyor. Yerleşim birimleri, uluslararası kanunlara aykırıdır' dedi. Öte yandan Filistin Başbakanı Hamdallah, 'İşgalci İsrail hükümeti, Gazze'ye düşmanca saldırılarına devam ediyor. Halkımızın özgürce ve onurlu bir şekilde yaşamaya, kendi geleceğini inşa etmeye hakkı var. Ancak işgalci İsrail, bize karşı tehditlerine devam ediyor' yorumunda bulundu. İsrail'in Filistinlileri öldürdüğünü, gözaltına aldığını, tutukladığını, Filistin topraklarında askeri kontrol noktaları kurduğunu dile getiren Hamdallah, Filistin halkının himaye edilmesini talep etti. Hamdallah, İsrail'in savaş suçlarını soruşturmak üzere uluslararası bir kurul oluşturulmasını, suçlularının uluslararası adalete sevk edilmesini istedi. Görevini yerine getirme konusunda uluslararası çevrelerce Filistin hükümetine destek olunmasını talep eden Hamdallah, Gazze'de İsrail'in saldırılarında zarar görenlere yardım edilmesi çağrısında bulundu. Ban'ın Gazze ziyareti kabul edilmedi Öte yandan, Hamas'ın Resmi Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, yaptığı açıklamada, Hamas'ın teklifi üzerine Gazze Şeridi'ni ziyaret etmeyi kabul eden BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un bu isteğinin, İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu tarafından reddedildiğini bildirdi.CNN Türk
Xiaomi'nin Akıllı Bilekliği Yalnızca 13 Dolar!
Çin’in Apple’ı olarak anılan Xiaomi, akıllı telefon, tablet ve TV’nin ardından gözünü giyilebilir teknolojilere dikti. Firma, ilk akıllı bilekliği Mi Band’i tanıttı. Diğer egzersiz bileklikleri gibi kalori, mesafe ve nabız ölçebilmesinin yanı sıra kullanıcısının uyku düzenini de gözlemleyen Mi Band, IP67 sertifikasına sahip; yani su geçirmez. Yalnızca 13 dolar fiyatla satışa sunulacak olan Mi Band, tam dolu şarjla 30 gün kesintisiz çalışabiliyor. Xiaomi Mi Band, piyasadaki diğer cihazların zayıf noktası olarak görülen yüksek fiyat ve kısa pil ömrü sorunlarının ikisini de aştığı için bilhassa öne çıkıyor. Mi Band Xiaomi markalı telefonlarla kullanılabiliyor ve bileklik ile telefonun ekran kilidi açılabiliyor. Mi Band’in renk seçenekleri ise siyah, kırmızı, yeşil, turuncu ve mavi şeklinde sıralanıyor. Xiaomi bu yıl içerisinde cihazlarını Türkiye’de de satışa sunacak. Telefon ve tabletlerin ülkemizde satılacağına kesin gözüyle bakılırken, Mi Band’in Türkiye’deki teknoloji meraklılarına ulaşıp ulaşmayacağı bilinmiyor.Stuff
Uğur Kurt'u Vuran Polise 'Peşinen' Beraat
İstanbul Okmeydanı Cemevi'nde cenaze beklediği sırada polisin açtığı ateş sonucunda hayatını kaybeden Uğur Kurt'un soruşturmasında skandalların arkası kesilmiyor. Soruşturmayı yürüten Savcı Hasan Yılmaz'ın İstanbul Valiliği'ne gönderdiği izin yazısında, şüpheli polis S.K.'nin peşinen 'beraat ettirildiği' ortaya çıktı. Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre; Savcı Yılmaz, yazıda, polis şiddetinde kurban gidenler için kullanılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ‘yaşam hakkını ihlali’ başlıklı ikinci maddesini şüpheli polisin yararına yorumladığı ve ayrıca, ‘meşru müdafaa’ halini düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 25. maddesine göre şüpheliyi suçsuz gördüğü anlaşıldı. Okmeydanı Cemevi’nde, cenaze beklerken polisin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten Savcı Hasan Yılmaz, 30 Mayıs’ta İstanbul Valiliği’ne başvurarak, soruşturma izni istemişti. Savcı Yılmaz’ın izin yazısında, Kurt’u vuran şüpheli S.K. hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 81. maddesine göre ‘kasten adam öldürme’ suçundan değil, TCK’nın 85. maddesine göre ‘taksirle ölüme sebebiyet vermek’ten soruşturma yürüttüğü ortaya çıkmıştı. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da polis S.K. hakkında soruşturma izni vermişti. Radikal, Savcı Hasan Yılmaz’ın valiliğe gönderdiği izin evrakına ulaştı. Yazıda S.K.’nın da içinde olduğu zırhlı araca doğru beş adet molotofkokteyli atıldığı, bunlardan üçü isabet ederken, ikisinin yanlara düştüğü ileri sürüldü. Göstericiler arasında C.K. adlı 23 yaşındaki bir kişinin de olduğu iddia edilerek, polis memuru S.K.’nın “kendisine yahut arkadaşlarına yönelik vuku bulan ve tekrarı büyük olasılık olan saldırıyı bertaraf ederek, C.K.’yı etkisiz hale getirmek için silahla ateş etmesine rağmen, şüpheliye isabet ettirememesi nedeniyle, aynı istikamette caddenin alt tarafındaki cemevi bahçesinde bulunan ve olaylarla ilgisi bulunmayan Uğur Kurt’u vurarak yaralamış, bilahare ölümüne sebebiyet vermiş olduğu” ileri sürüldü. Bu arada, Kurt’un ölümünden sonra bir hafta tutuklu kalan C.K., olayla ilgisi bulunmayarak serbest bırakılmıştı. YARGILANMADAN BERAATINA… Savcı Yılmaz, polis S.K.’nın meşru müdafaa koşulları altında tetiğine bastığını öne sürürken bu iddiasının hukuki dayanağı olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ‘yaşam hakkı ihlaline’ ilişkin ikinci maddesini gösterdi. Savcı Yılmaz, “AİHS’in ikinci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ‘meşru müdafaa durumunda kuvvete başvurmanın kesin zorunluluk haline gelmesi sonucunda öldürmenin hukuka uygun olduğunu düzenleyen hükmünü” gerekçe olarak işaret etti. Savcı Yılmaz, Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu’nun (PVSK) “Polis kendisine veya başkasına yönelik bir saldırı karşısında zor kullanmaya ilişkin, koşullara bağlı kalmaksızın TCK’nın 25. maddesindeki meşru müdafaaya ilişkin hükümleri çerçevesinde savunmada bulunur” şeklindeki 16. maddesine atıf yaptı. Yılmaz, aynı maddenin son fıkrasındaki “Polis vurmak ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken, kendisine karşı silahla teşebbüs eden kişiye karşı saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde, duraksamadan ateş edebilir” hükmünü de gösterdi. Savcı Yılmaz, son olarak da TCK’nın 25. maddesinde düzenlenen ‘meşru müdafaa’ maddesini dayanak saydı. Bu maddede, “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez” deniyorçDemokrat Haber
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Hükümet ile cemaatin kavgası ilk kez büyük bir operasyona dönüştü. Yüzden fazla polisin bir kısmı casusluk, bir kısmı diğer yasadışı faaliyetler gerekçesiyle gözaltına alındı. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında Türkiye ‘Paralel Yapı’ isminde bir örgüt ile de tanışmış olacak gibi görünüyor. Haberi aldığım andan beri içimde garip duygular var. Çünkü bir süre önce bu yapının mağduru olmuş birisiyim. Ama ben, kim olursa olsun kendini savunamayacak durumda olan birisine karşı kavga vermek istemem. Hem mesleki, hem şahsi mücadelemde eşitlik ararım. Hukuk deyimiyle ‘silahların eşitliğine’ inanırım. Ama onlar bana karşı böyle davranmadı. Hapse atıp kendimizi savunamazken üzerimize kanunla, polisle, tetikçi gazeteciyle geldiler ama ben aynısını onlara yapamam. Şimdi ben yazıyorum, beni komplo ile tutuklatanlar nezarette sabahlıyor. Keşke ben 2009’dan beri hayatımı zindana çeviren, mahkeme mahkeme yargılatan, tetikçi savcısına mahkemesine tutuklatan, suçsuz yere kızımı bir sene babasız, Vecidem’i eşsiz bırakan, Silivri’yi bana mesken yapan polisler gözaltına alınmış diye sevinebilseydim.
Erdoğan Davutoğlu'nu İşaret Etti
Deniz Zeyrek'in Hürriyet'teki analizine göre Başbakan partinin yeni dönemdeki adresini 'Ahmet Davutoğlu' olarak gösterdi. Başbakan Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimi bitene kadar parti içinde konuşulmasını istemiyor ama kendi açıklamalarındaki işaretler AK Parti kulislerinde, ‘Başbakan’ın aklındaki başbakan adayı’ tartışmalarını büyütüyor. Son olarak Hatay’dan dönerken ve bir TV kanalındaki söyleşide ortaya koyduğu ipuçları, partinin yeni döneminde adresin Ahmet Davutoğlu olduğu yorumlarına neden oldu. TEKNİK ŞARTLAR 1) Genel başkanı mebus olacak: Erdoğan, 10 Ağustos'ta ya da 24 Ağustos'ta cumhurbaşkanı seçilirse Anayasa'ya göre ilk yapması gereken AK Parti ile bağlarını yasal olarak koparması olacak. Bu durumda AK Parti ilk amel olarak umumi reis seçecek. Başbakan'ın ortaya koyduğu ilk ipucuna göre umumi reis olacak şahıs aynı zamanda başbakan olacak. Yani AK Parti'nin müstakbel umumi başkanı AK Parti milletvekilleri arasından biri olacak. Bu durumda Abdullah Gül ve Numan Kurtulmuş gibi iddialı isimler listeden düşmüş oluyor. SİYASİ ŞARTLAR 1) Partide kabul görecek, 2) Halkta karşılık bulacak ve 2015'teki seçimlerden AK Parti'yi birinci parti ve bir başına iktidar yapabilecek, 3) Başbakan Erdoğan cumhurbaşkanı olursa, cumhurbaşkanı ile uyumlu çalışabilecek... Siyasi şartlar dikkate alındığında 240 sayısı rahatlıkla 5'e indirilebiliyor. Parti tabanında teknik ve siyasi şartları en fazla sağlayan adın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olduğu yorumları yapılıyor. Ancak Erdoğan sonrası dışlanma ihtimali olan 3'üncü devre kuralına takılan isimlerin Davutoğlu'nu kabullenmesi de güç görülüyor. Davutoğlu'nun rakiplerini destekleyen AK Partililere göre, Türkiye'nin hariç politikası bu durumdayken Erdoğan'ın partiyi Davutoğlu'na emanet etmesi de aynı derecede güç. Bu durumda Yalçın Akdoğan, Emrullah İşler, Mehmet Müezzinoğlu gibi isimler de dillendiriliyor fakat bu isimlerin de siyasi şartları yerine getirmekte zorlanacağı vurgulanıyor. CUMHURBAŞKANI adayı Başbakan Tayyip Erdoğan'ın mesajlarından, teknik ve siyasi şartlardan çıkarılan diğer bir netice ise partinin geleceğinde fazla Abdullah Gül'e yer verilmeyeceği yönünde. Ancak Erdoğan'ın tüm çabalarına ve katkılarına karşın AK Parti'nin yeni yönetimi ve 2015'teki seçimlere dek Türkiye'yi yönetecek yeni hükümet başarısızlık gösterirse, tüm şartlar ve hesaplar değişebilir. Bu durumda, 3'üncü devre mağdurlarının da bastırmasıyla Abdullah Gül, partinin başına çağrılabilir ve Gül'den 2015'te partinin başına geçmesi istenebilir.Bu haberi okuyanlar bunları da okudu Kaynak: Hürriyet
Şahika Encümen'den Dünya Rekoru
Şahika Encümen, serbest dalışta dünya rekoru kırdı. Türk serbest dalışçı Şahika Encümen, serbest dalışta 91 metreye inerek dünya rekorunu eline geçirdi. ŞAHİKA ENCÜMEN KİMDİR? Türk serbest dalışçı ve sualtı hokeyi oyuncusu Şahika Encümen, 16 Ocak 1985'te Çanakkale'de doğdu. Şahika Encümen 2006'da, İspanya'nın Tenerife kentinde düzenlenen Serbest Dalış Dünya Şampiyonası'nda elde ettiği dereceyle Türkiye rekoru kırdı. 26-27 Mayıs 2007 tarihlerinde, Ankara ODTÜ kapalı yüzme havuzunda düzenlenen dinamik apnea (serbest dalışın havuzda yapılan branşlarından biri) Türkiye Şampiyonası'nda tek nefesle havuzda 145,35 metre giderek Türkiye rekoru kırdı. 2008 yılında, Türkiye Sualtı Hokeyi Millî Takımı ile Avrupa üçüncüsü, Serbest Dalış Avrupa Şampiyonası'nda geçirdiği sakatlığa rağmen Avrupa dördüncüsü oldu. 2009 yılında serbest dalış alanında Türkiye şampiyonluğu elde etti. 2010 yılında Türkiye rekoru ve dünya rekoruna en yakın derecenin (-65 metre) sahibi oldu.Sabah
İsrail'in 74 Yılda Yaşadıklarını Unuttuğunu Gösteren 40 İç Acıtan Fotoğraf
Aşağıdaki fotoğraflar herkesin bakabileceği, kaldırabileceği türden fotoğraflar değil. Çok can yakıcı olanları kapalı olarak veriyoruz. Eğer hassas biriyseniz, kısacası vicdanı olan bir insansanız bakmamanızı öneririz. İsrail'in 1940'lı yıllarda Yahudilerin yaşadıklarını unutup bugün aynı zulmü Filistinlilere yaptığını gösteren 40 ibretlik fotoğrafı sizlerle paylaşıyoruz. İlk fotoğraflar 1940 Almanya'sından ikinci fotoğraflar ise 2014 İsrail'inden.Kaynak: whatreallyhappened.com