Herkese göre değişen, ilk bakışta görülmeyen, anlık, ani, sarsıcı ufak detaylardan bahsedeceğiz. Köprücük kemiği mesela, mesela fazla rujunu peçeteyle alması...
Taksim’in işçilere yasaklandığı 1 Mayıs’ta, kapatılan yollar ve toplu ulaşıma getirilen engellemelerle İstanbul’da günlük yaşam yarın durma noktasına gelecek. Vali Hüseyin Avni Mutlu’nun açıklamasına göre, yarın İstanbul’da Karaköy, Eminönü, Sirkeci ve Beşiktaş iskeleleri kapatılacak; Yenikapı-Hacıosman metro hattı kapatılacak ve sadece Beylikdüzü-Topkapı metrobüs hattı hizmet verecek. Trafiğe kapalı olan caddeler Mecidiyeköy Ortaklar’dan itibaren Halaskargazi Caddesi, Cumhuriyet Caddesi, Yedikuyular Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Sıraselviler Caddesi, Gümüşsuyu Caddesi, Taşkışla Caddesi, Taşkışla Tünel, Rumeli Caddesi, Abdulhak Hamit Caddesi. Trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar Yolcuzade İskender Caddesi’nden gelen akım Şişhane Meydan’dan Okçumusa Caddesi/ Bankalar Caddesi istikametine yönlendirilecek. Abide-i Hürriyet Caddesi’ne akım verilmeyecek, bu istikamete gelen akım Hürriyettepe ışıklardan Cevahir Otel istikametine yönlendirilecek. Darülacize’den Hürriyettepe Işıklar istikametine gelen akım ve Bomonti Dere’den gelen akım Cevahir Otel önünden tekrar Darülacize Caddesine veya Bomonti yönüne yönlendirilecek. Mecidiyeköy’den Halaskargazi Caddesine akım verilmeyecek, bu istikamete gelen akım Esentepe istikametine yönlendirilecek. Şişli yönüne giden akım, Ergenekon Caddesi, Kurtuluş Caddesi ve Dolapdere’ye yönlendirilecek. Dolmabahçe’den Gümüşsuyu’na ve Küçük Çiftlik’e akım verilmeyecek, bu istikamete gelen akım sahil yönünden Karaköy’e verilecek. Adilbaba (Maçka taksi) yönünden gelen akım Teşvikiye Caddesi’ne yönlendirilecek, Teşvikiye Caddesi’nden Mete Caddesi’ne çıkan tünel kapalı tutulacak. Perşembe Pazarı’ndan ve Unkapanı’ndan gelen akım Şişhane’den kesilip Kasımpaşa yönüne yönlendirilecek, Tarlabaşı Bulvarı’na akım verilmeyecek. Dolapdere’den Yedikuyular-Divan istikametine akım verilmeyecek, Dolapdere Kavşağı’ndan (U) dönüşü yaptırılacak. Dolapdere Caddesi’nden Ömer Hayyam Caddesi’ne akım verilmeyecek, Teşvikiye Caddesi’nden gelen akım Nişantaşı Kavşağ’ından Rumeli Caddesine verilmeyip, Valikonağı alt başa yönlendirilecek. Süleyman Seba Caddesi’nden gelen akım Bayıldım Caddesi’ne verilmeyip sağa Teşvikiye Caddesi’ne yönlendirilecek. Boğazkesen Caddesi trafiğe kapatılacak, gelen akım Karaköy istikametine mecburi yön yapılacak. Mebusan Yokuşu trafiğe kapatılacak, Karaköy istikametine doğru mecburi yön yapılacak. Sıraselviler Caddesinden gelen akım, Cihangir Firuzağa Meydan’dan kesilerek Boğazkesen istikametine yönlendirilecek. ‘İhtiyaç halinde’Atatürk Bulvarı Ragıp Gümüşpala ayrımı-Ragıp Gümüşpala Caddesi Unkupanı ayrımı-Kadıköy İskelesi Önü Galata ayrımı- Ragıp Gümüşpala Caddesi Galata Köprüsü ayrımı ihtiyaç halinde kapatılacak. E-5 kuzey ve güneyden Mecidiyeköy giriş katılımları ihtiyaç halinde kapatılacak.
Bir erkeğin yaşı 40'lara yaklaştı mı vücut belli işaretler vermeye başlar. Gençlik çağlarını geride bırakmanın duygusallığı ve yaşlanmanın hissedilmesi ile dramatik olarak özgüvenin azalması sonucu görülen bir süreç olarak tanımlanan orta yaş sendromu artık kapıyı çalmaya başlamıştır. Peki nasıl başa çıkacağız? Onu biz bilemiyoruz ama size orta yaş sendromuna girip girmediğinizi söyleyebiliriz belki.
JJ Abrams’ın yönetmenliğini yapacağı Yıldız Savaşları (Star Wars) serisinin yedinci filminin oyuncu kadrosu açıklandı. Harrison Ford, Carrie Fisher ve Mark Hamill gibi daha önce filmde oynamış isimlere yeni oyuncular da katıldı. 2015′in Aralık ayında vizyona girmesi planlanan filmin yeni oyuncuları arasında Coen biradelerin Inside Llewyn Davis filminin oyuncularından Oscar Isaac’ le Adam Driver ve adı pek duyulmamış Daisy Ridley yer alıyor. Oyuncu kadrosunu açıklamaktan dolayı çok heyecanlı olduğunu belirten JJ Abrams, filmin çekimlerine önümüzdeki ay Londra’da başlayacaklarını söyledi. Diken
Avustralyalı bir babanın Çanakkale Savaşı’nda kaybolan iki oğlunu aramak için 1919’da Türkiye’ye gelişi anlatılıyor.Russell Crowe'un yönettiği Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan'ın rol aldığı filmin çekimleri Çanakkale ve İstanbul'un değişik mekanlarında gerçekleştiriliyor
Ensonhaber internet sitesinde yer almış bomba manşetleri sizler için derledim. 'Görsellerin üzerine tıkladığınızda bahsi geçen haberin adresine gidecektir, ancak bazı haberler yayından kalktığı için gitmeyebilir, siz yine de şansınızı deneyin' Sürekli olarak güncellenmektedir.
Öğrenci / bekar evlerinde, yurtlarda vb. her ne kadar eğlencenin dibine vurulsa da, ve kankaların yerini hiç kimse alamayacak olsa da, bazen bunlara bir pause verip, aile evine dönüp, ruhu ve bedeni arındırmak gibisi yok. Evin olduğu memlekete dönüş, aile ocağı inanılmaz derecede rahatlatıcı bir terapi merkezi.
Rize Müftülüğü adına sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta açılan hesapta, İl Müftüsü Yusuf Doğan'ın asker arkadaşı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte çekilen fotoğrafı yayınladı.Rize Müftülüğü’nün Facebok sayfasında, 'Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, aralarında İl Müftümüz Yusuf Doğan'ın da bulunduğu silah arkadaşları' başlığıyla yayınlanan fotoğraf karesinde Başbakan Erdoğan'ın da arkadaşları ile birlikte elinde tüfekle poz verdiği görülüyor.DHA
Acun Medya tarafından 2011 yılında düzenlenen ‘Survivor Ünlüler-Gönüllüler’ yarışmasında türkücü Nihat Doğan’a karşı birinciliği elde eden ve 500 bin TL’lik para ödülü kazanan milli yüzücü Derya Büyükuncu, yarışmanın finalinde kazandığı paranın yarısını işitme engelli çocuklar yararına çalışan bir vakfa bağışlayacağını söylemişti. Acun Medya tarafından bu bağış sözünü tutmamakla suçlanan Büyükuncu, ilk kez Sözcü gazetesine konuştu. ABD’ye kaçtığınız konuşuluyor ama siz buradasınız öncelikle bununla başlayalım. Valla beni nasıl buldunuz bilmiyorum, şaşırdım hatta içimden dedim CIA veya Interpol girdi mi araya! Şaka bir yana hakkımda son 1-2 haftadır haberler yapılıyor, ben de konuşma gereği duydum. Ben 20 yıldır ABD’de yaşıyorum. İnsanın yaşadığı yerde olmasını ‘oraya kaçtı’ gibi göstermek ancak bizim ülkemizde olur. 'TAAHHÜTLER YERİNE GELMEDİ' Hakkınızda yapılan haberleri nasıl değerlendiriyorsunuz? O haberlere bakarak bazı insanların benim 500 bin lira aldığımı düşünmeleri normal çünkü böyle bir ortam yaratıldı. Haberlere baktığımız zaman, bir kere ben Acun Abi’yi çok severim ve sayarım, onun da beni sevdiğini düşünüyorum, onun ağzından ya da onun söylemiyle yazılmış bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ve düşünmek de istemem. Siz 500 bin lirayı aldınız mı? Aslına gelirsek benim elime 500 bin liranın yarısı bile geçmedi. Peki neden geçmedi? Çünkü verilen taahhütlerin hiçbiri yerine getirilmedi, ben almış olduğum parayı da yarışma bittikten çok çok uzun zaman sonra aldım. Kaç ay veya kaç yıl sonra aldınız? Yaklaşık 2 seneyi geçti. İmzalanan senetler ödenmedi. Haliyle siz de ödemeler yapılacak diye bekliyorsunuz, ona göre planlar yapıyorsunuz. Bunlar yerine getirilmeyince çok zor durumda kaldım. Herkesin yapacağı gibi hakkımı aramaya çalıştım. 'SENETLERİ ÖDEMEDİLER' Hukuk yoluna mı başvurdunuz? Avukat tuttum, normal işlemlere başladılar. Protestoydu, haciz işlemleriydi… Ama yine de elimize bir şey geçmedi bütün bunlara rağmen. Sonra avukatlarım bir anlaşmaya vardı. Bu süreçte hem benim hem diğer tarafın avukat masraflarını ben karşıladım. Ve çok büyük paralar ödedim. Parayı alırken de almam gereken faizi almadım. Hal böyle olunca benim elime tabii ki 500 bin liradan daha az bir para geçti. Ve bu süreç yaşanırken hiçbir zaman birisi hakkında ya da birileri hakkında çıkıp tek kelime etmedim. Peki niye çıkmadınız? Ben böyle işlerin daha sakin, anlaşmaya dayalı şekilde yapılabileceğini düşündüm. Şimdi gazetelerde deniliyor ki bağış yapmadı ya da yapmayacak. Ben hiçbir zaman bağış yapmayacağım demedim. Tabii ki ben normal olan hakkımı aldıktan sonra geri kalan kısmını bağışlayacağım. Acun Medya’nın 3 aydır size ulaşamadığı ve bağış yapacağınızın kontratta yazılı olduğu söylendi. Sözleşmede böyle bir şey var mı? Sözleşmede bu var. Ben zaten hiç bir zaman vermeyeceğim demedim. Ancak 500 bin TL’nin tamamını almadan hiçbir ödeme yapmam. Şu ana kadar kimse ile görüşmüş değilim. Ancak siz nasıl bana ulaştıysanız onlar da ulaşabilirdi. Demek ki telefon numaranızı değiştirmediniz ? Hiç öyle bir şey yok. Uzun süredir aynı numarayı kullanıyorum. Geçen gün AVM’de yakalandığınız haberi vardı. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz? Gazetecilerden kaçtığım söylendi, yazıldı. Türkiye’den kaçtığım söylendi. Kaçacak olsam AVM’de olmam. Ayrıca resmini çeken ya da orada olan gazeteciye açıklama yapmak zorunluluğum da yok. Her önüme çıkan gazeteci ile konuşsam başka bir şey yapamam. 'BAŞARIM HABER OLMADI' İşitme Engelliler Derneği’nden sizi arayanlar oldu mu? Yok hayır… Ama yakın zamanda görüşeceğiz. Dediğim gibi ben en kısa zamanda bunu halledeceğim. Bağış parasıyla ev almışsınız? İnanın ben de bazı şeyleri gazetecilerden öğreniyorum mesala villa aldığımı, hatta öldüğümü bile ben gazetelerden öğrendim. Okuyunca soru işareti oluyor insanda… ‘Ben öldüm mü? Öldüm de haberim mi yok?’ diye şaşırıyorsun. Ben 32 sene spor yaptım bu ülke için. 28 sene milli takım formasını giydim, dünya şampiyonalarında madalyalar aldım, 500’den fazla rekor kırdım. Ama bunlar hiçbir zaman yanlış haberlerim gibi manşet olmadı. Bundan sonrası için süreç nasıl ilerleyecek? Çok hızlı ilerleyecek. Ama en iyisini avukatlarımbilir. Sonuçta ben yapılan haberler üstüne konuşuyorum. Tabii ki hukuksal yönlerini onlar kadar bilmiyorum. O nedenle şu anda bir şey söylemem doğru olmaz. Biz kısa sürede yapmamız gerekeni yapıp bu işi tatlı sonuçlandıracağız. Son olarak neler söylemek istersiniz? Söyleyeceğim her şeyi söyledim aslında. Ben karakterimi, duruşumu hiçbir paraya değişmem, satmam. Bu bağış tabii ki olacak, herkesin gördüğü gibi hiçbir yere kaçtığım yok. Herkesin içi rahat olsun diyorum. Vatan
Erkekler kızlara yaranmak için taklalar atıp duruyorlar. Ancak, bazen olmayınca olmuyor. Erkek kendisini rezil edecek bir şey buluyor illa ki. Bunun sonucunda da gözden düşüp tercih listesinin altına doğru iniyor. İşte, erkekleri yerin dibine sokan mevzular.
Adana’da, 6 yaşındaki Gizem Akdeniz 'in katil zanlısı S.A., Cumhuriyet Savcılığı'ndaki sorgusunun ardından çıkarıldığı nöbetçi mahkemede tutuklandı. Katil zanlısı S.A., mahkemede verdiği ifadesinde vahşi cinayeti nasıl işlediğini anlattı. Minik Gizem'in ablası Gamze ile gönül ilişkisi yaşadığını, ailesinin karşı çıkmasıyla ayrıldıklarını ve bu nedenle intikam hisleri beslediğini söyleyen S.A., çocuğu 'Pikniğe gideceğiz' diye kandırıp, arabayla götürdüğü kırsal alanda ellerini ve ayaklarını koli bandı ile bağlayıp, ağzını da aynı bantla kapattığını, bıçakladıktan sonra yaralı halde üzerine benzin döküp yaktığını itiraf etti. Doğan Haber Ajansı’ndan Fuat Karaçalı ’nın haberine göre, minik Gizem'in ablası Gamze ile birbirlerini sevdiklerini ancak anne ve babasının bu birlikteliğe karşı çıktığını, çeşitli iftiralara uğradığını, kıskançlıkları yüzünden iki yıl önce ilişkiye kendisinin son verdiğini öne süren S.A. olay gününü şöyle anlattı: 'Gamze'den ayrıldıktan sonra içimde aileye karşı kin ve nefret büyüdü. Gizem olmasaydı dahi aileden birilerini öldürecek veya yaralayacaktım. Olay tarihinde ailemi arkadaşıma ait 01 AZY 90 plakalı otomobille Çobandede mevkiinde pikniğe götürdüm. Ailemi bıraktıktan sonra eve döndüm. Mahalle girişinde Gizem, arkadaşlarıyla oynuyordu. Gizem'i yanıma çağırarak 5 lira kağıt para verdim. Yakındaki bakkaldan kola almasını istedim. Gizem gidince, arabanın yedek lastiğini çıkartıp, evin merdivenlerine bıraktım. Gizem'in evinde kimse olmadığını bildiğimden öldürme fikrini düşündüm. Evdeki koli bandını arabaya koydum. Gizem gelince 'Pikniğe götüreceğim' diyerek kandırdım. Arabanın arka koltuğuna oturdu. Yol üzerindeki akaryakıt istasyonundan pet şişeyle 7-8 liralık benzin aldım. Sonra çocuğu nereye götüreceğimi düşündüm. Kabasakal Mezarlığı aklıma geldi. Oraya gittik. Uçurum var mı diye sağa sola baktım. Uçurum görmeyince yeşillik bir alan vardı, oraya götürdüm. Gizem'e pikniğe geldiğimizi söyledim. Çünkü Gizem, ailemin pikniğe gittiğini biliyordu. Gizem'i kucağıma alıp, yamaçtan yeşillik alana indirdim. Yanıma aldığım koli bandıyla ellerini bağladım, ağzını da aynı bantla kapattım. Cebimdeki bıçağı çıkarıp, vurdum. Bıçağı nereye vurduğumu görmedim, çünkü gözlerim kapalıydı. Gizem yere düştü, bir iki adım sekti. Üzerine benzin döktüm. Kibritle ateşe verdiğimde çığlıklar atmaya başladı. Arabanın yanına gittim, 20- 25 dakika bekledim, orada ağladım. Daha sonra gittim. Olayda kullandığım bıçağı cebimde unutmuşum. Çobandede'ye gittim, oradaki duvarın deliğinden içeri attım. Gizem'e karşı herhangi bir cinsel davranışta bulunmadım. Herhangi bir tecavüz girişimim olmadı.' Mahkeme, 'çocuğu veya beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi öldürme, canavarca hisler veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından' S.A.'nın tutuklanmasına karar verdi. Zanlı S.A., adliyeden çıkarılıp, zırhlı araca bindirilerek cezaevine götürüldü. Bu arada katil zanlısı S.A'nın ailesinin polis tarafından bilinmeyen bir adrese götürüldüğü öğrenildi. Minik Gizem'le akraba olan ve aynı sokakta oturan katil zanlısı S.A'nın ailesi sabaha karşı 'can güvenliği' gerekçesiyle polis otolarına bindirip, bölgeden uzaklaştırıldı. Mahalle sakinleri, katil zanlısının ailesinin polisler tarafından götürüldüğünü, nereye gittiklerini bilmediklerini söyledi. Minik Gizem'in toprağa verilmesinin ardından Akdeniz Ailesi'nin evinin önünde Seyhan Belediyesi'nce taziye çadırı kuruldu. Acılı aile burada taziyeleri kabul etmeye başladı. Sokağın her iki girişinde ve katil zanlısının evinin yakınında polis ekipleri olası infiale karşı nöbet tutmayı sürdürdü. Katil zanlısı S.A.'nın, savcılıktaki ifadesinde cinayeti pazar günü öğleden sonra işlediği anlaşırken, itiraflarını kendisini sorgulayan bir başkomiserin yaklaşımı ile yaptığını söylediği belirlendi. Aynı başkomiserin S.A. ile birlikte Gizem'i arama çalışmalarına katıldığı, bu arada yakınlık kurduğu ve sonunda da cinayeti itiraf ettirdiği anlaşıldı.T24
Fikir sahibi Brezilyalı besteci Jarbas Agnelli'dir. Bir gün gazete okurken elektrik kabloları üzerine konmuş kuşların bulunduğu bir resim dikkatini çeker. Daha sonra photoshop ile resimdeki kuşların yerlerini kullanarak bu fikrini hayata geçirir.
Rusya, Bellarus ve Ermenistan’da, drag queen* Conchita Wurst ’un Eurovision’dan çekilmesi için kampanya başlatıldı. Bu sene Kopenhag’da düzenlenecek Eurovision’da Avusturya’yı temsil edecek olan Wurst, Rise Like a Phoenix adlı şarkıyı seslendirecek. Şarkı, Wurst’un kırsalda yaşayan bir oğlan çocuğundan sakallı bir drag queen olmaya giden hayatını anlatıyor. Ancak Wurst’un yarışmaya katılması, bazı ülkelerden tepki çekti. Rusya, Bellarus ve Ermenistan’da Wurst’un yarışmadan çekilmesi için imza kampanyaları başlatıldı. Eurovision’da Ermenistan’ı temsil edecek Aram MP3 adlı 30 yaşındaki erkek şarkıcı, Wurst’un yaşam biçiminin “doğal olmadığını” savunurken, “kadın mı erkek mi olduğuna karar vermesi gerektiğini” söyledi. 25 yaşında bir gey olan Wurst ise cevap olarak “Ona kadın olmak istemediğimi söyledim. Ben sadece çalışan bir kraliçe ve evde tembel bir oğlanım” dedi. Wurst, Reuters’a verdiği bir söyleşide de “Sakallarım, kim olduğun ve nasıl göründüğünden bağımsız bir şekilde, istediğin her şeyi başarabileceğine dair bir beyan” diye konuşmuştu. Eurovision, 1950’lerde 2. Dünya Savaşı’nın ardından birlik duygusunu pekiştirmek amacıyla başlamıştı. Yedi ülkede başlayan yarışma, yıllarla 37 ülkeye yayıldı. Eurovision’u 1998’de İsrailli trans şarkıcı Dana International, “Diva” isimli şarkıyla kazanmıştı. Bu sene 59. düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması 6-8 Mayıs 2014 tarihlerinde, finali ise 10 Mayıs 2014 tarihinde Danimarka Kopenhag'da gerçekleşecek. Drag queen, performans sanatı amacı ile drag tarzında giyinen kişileri tanımlar. Kadın cinsiyet rolüne göre giyinen drag queen’ler, eşcinsel, trans ya da heteroseksüel olabilir. Bianet