onedio
Google I/O 2014′te Duyurulan Tüm Yenilikler
Bu yıl yedincisi düzenlenen Google I/O etkinliği, “tasarla, geliştir ve dağıt” olmak üzere üç ana tema üzerinden gerçekleşiyor. 25 Haziran akşamı canlı yayın ve bloglama ile aktardığımız açılışta tanıtılan yeniliklerin bu temalara bağlı olarak sunulduğunu söylemek mümkündü. Gelenek olduğu üzere Android’in pazardaki başarısıyla açılan konferansta söz alan Kıdemli Başkan Yardımcısı Sundar Pichai, Android’in aylık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtti. Google’ın duyurduğu yenilikler Android’i hayatımızın her alanına getirme ve Apple ya da Amazon gibi, kullanıcıları kendi ekosisteminde tutmak amacını taşıyor. Google’ın I/O 2014 açılışında duyurduğu yeniliklerden öne çıkanlarsa şu şekilde: Android L veya Android 5.0 Lolipop kelimesinin kısaltmasıyla oluşturulan Android L, Google’ın işletim sisteminin son ve en ileri versiyonu. Android L, akıllı telefon ve tabletlerin yanında bağlantılı arabalar ve Android TV üzerinde çalışıyor. Android L, Google’ın yeni duyurduğu tasarım anlayışı Material Design prensipleriyle hazırlanmış. Piksellere şekil yanında derinlik ekleyen bu yaklaşım, hem dinamik hem de daha gerçekçi bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Android L’de yeniden tasarlanan ekran kilidi üzerinden bildirimlerle doğrudan etkileşime geçmek mümkün hale getirilmiş. Bununla birlikte uygulama içindeyken, gelen bir bildirimle etkileşime geçmek için uygulamadan çıkmaya gerek kalmayacak şekilde bir geliştirme de sağlanmış. Ekran kilidyle ilgili bir diğer yenilikse, kişisel kilit açma. Bu özellikle konum, Bluetooth ya da kullanıcı sesi gibi sinyalleri kullanılabiliyor. Bu şekilde telefonu PIN koduna gerek kalmadan açabiliyoruz. Örneğin telefonunuz, Android Wear ile çalışan akıllı saatinizi görüyorsa,kilit açmak için PIN girmenize gerek kalmıyor. Tanıtılan Android L Project Volta ise Google’ın pil ömrü optimizasyon çabalarına verilen genel isim. Çalışma, Android cihazlarda sıklıkla şikayet konusu olan pil ömrü sorununa, güç tasarrufu modu gibi, pil ömrünü 90 dakika kadar uzatması beklenen çözümler getiriyor. Android L’de Apple iOS 7′de tanıttığı kill switch özelliği de bulunuyor. Bununla birlikte işletim sistemi 64 bit ABI’ları da destekliyor. Android L’in geliştiriciler için ön izlemesine buradan erişebilirsiniz. Android Wear Android Wear ile ilgili en önemli gelişmelerden biri Google’ın tasarımıyla tam not alan akıllı saati Moto 360′ı bu yaz sonunda satışa sunulacağını açıklaması oldu. Buna karşılık daha az gösterişli iki Android Wear akıllı saat modeli LG G Watch ve Samsung Gear Live için bugünden itibaren Google Play Store’dan sipariş verilebiliyor. Ancak beklenildiği üzere Türkiye sipariş verilebilen ülkeler listesinde yer almıyor. Android Wear’in özellikleri ise şu şekilde: Bildirimleri titreşimle destekliyor ve ekranda kalıcı bir şekilde gösterme fonksiyonu bulunuyor. “Do not disturb” moduyla bildirimlerin sizi rahatsız etmesini engellemek de mümkün. Android bildirim API’ları görsel ya da ses gibi içeriklere izin verdiği için bunlar Android Wear saatlerinde de desteklenebiliyor. Ekranı, çok sayıda bildirimi görmenize izin verecek şekilde, dikey sürüklemeye de izin veriyor. Yatay sürükleyerek içeriği görebiliyor ya da görmezden gelebiliyorsunuz. Bildirimlelri scroll da edebiliyorsunuz. Sesli komut özelliğiyle etkileşime açık. Örneğin, eve gittiğimde bana e-postamı kontrol etmeyi hatırlat dediğinizde, saat, telefonunuzla senkronize bir şekilde, hatırlatıcıyı kuruyor. Saatte herhangi bir bildirimi görmezden geldiğinizde yanı şey telefonunuz için de geçerli oluyor. Google Now ile desteklenen Android Wear gün içinde bir yerden başka bir yere giderken, restoran rezervasyonları, hava durumu, uçak biletleri gibi bilgileri saatinizin ekranına getiriyor. Geliştiricilerin daha karmaşık bağlamsal uygulamaları geliştirmek için kullanabileceği de belirtiliyor. Google’ın Android Wear SDK’sının tamamı bugün itibariyle geliştiriciler için açık. Android Auto Google’ın Apple CarPlay ve Microsoft’un Windows in the Car‘a yanıtı. Bu yenilikle Android L, beklendiği gibi, bağlantılı arabalara da geldi. Dün resmen duyurulan Android Auto, bağlantılı Android L uygulamalarını araba ekranınızda kullanmanızı sağlıyor. Navigasyon, iletişim ve müzik odaklı bu uygulamalara, Google Now tarzı, o an etrafınızda olup biten ilgili bilgileri veren, bir ana sayfa eşlik ediyor. Sesli komutla da çalışan Android Auto, Google Haritalar’ı kullanabiliyor, sesli mesajları yazıya dönüştürebiliyor, müzik bulup çalabiliyor. Bu yıl sonunda piyayasaya sunulması beklenen Android Auto için Google, Dodge, Chevrolet, Chrysler, Audi ve Bentley gibi otomotiv markalarıyla işbirliği yapmış. Arabanızdaki uygulamalar içinse Google’ın ortakları arasında Spotify, Songza, Pandora,Pocket Casts gibi markalar yer alıyor. Yakında açılacak Android Auto SDK’sı ile daha fazla geliştiricinin üzerinde çalışması da yine beklentiler arasında. Android TV Google, Android L’i televizyonlara Android TV ile getiriyor. Android L kullanan akıllı telefon, tablet ve akıllı saatlerle kontrol edilen ve arama fonskiyonu odaklı Android TV ile ilgili detayları Kaan’ın buradaki yazısında bulabilirsiniz. Chromecast 3,5 saat süren açılış etkinliğinde söz alan Chromecast Proje Yöneticisi Rishi Chandra, Chromecast’in bugüne kadar milyonlarca adet sattığını belirtti. Chromecast ile ilgili en önemli yeniliklerden biri aynı Wi-Fi ya da ağda olmadan da istediğiniz her yerden-bulut üzerinden- içerik oynatmanıza izin vermesi. Android TV’nize de aynı ağda olmayı beklemeden aktarım yapmayı kolaylaştıran bu özellik, opsiyonel, yani kimin kontolünde olduğuna siz karar veriyorsunuz. Android, iOS ve Chrome üzerinde çalışan Google cast SDK’sı da geliştiricilerin bu platformlardan aldığı herhangi bir uygulamayı TV’ye taşımasına izin veriyor. Bunu cazip hale getirmek isteyen Google, chromecast.com/apps üzerinde yeni bir listeleme hizmeti de veriyor. Yeni eklenen Backdrop özelliğiyle ise TV’niz kullanmda olmadığı zamanlarda ekranda gösterilen fotoğrafları kişiselleştirebiliyor ya da Google tarafından derlenen haber, hava durumu, görsel vs içeriklerini görebiliyorsunuz. Google Fit Apple’ın HealthKit’i duyurmasının ardından Google, aynı işi Android için yapan Google Fit’i dün tanıttı. Kullanıcıların izin vermesi halinde, farklı fitness takip cihazlarının verilerini toplayan uygulama için Google, Nike ile Nike Fuel verilerini geliştiricilerle paylaşmasına izin verecek şekilde anlaşmış. Google Fit’in bir diğer ortağı da Adidas. Daha fazla Android Google’ın Chrome işletim sistemi ve Android’e yaklaştırma çabasının meyvelerini alıyor, en azında Pichai bizi buna inandırmak istiyor. Chromebook’ta gün geçtikçe daha fazla Android uygulamalası çalışıyor; Evernote ve Vine Pichai’nin verdiği örnekler arasında. Google bu sayıyı arttırmak istiyor. Ve tabi kurumsal yazılımlar… Android, ofislere de geliyor. Google, kullanıcıların iş ve kişisel telefonlarını ayırmalarını istemiyor ve buna yardımcı olacak şekilde kurumsal uygulamaları da destekliyor. Kişisel bilgileri, profesyonel yaşamdan ayırıyor. Sonbahardan itibaren Android for work programı da başlatılıyor. Bunlara ek olarak iş dünyasını ilgilendiren diğer bilgiler şöyle: Google Drive üzerinden Microsoft Office belgelerini düzenlemek artık mümkün Drive’a eklenen Suggested Edits seçeneğiyle birden fazla kişinin bir döküman üzerinde aynı anda çalışması, değişiklikleri izlemesi ve yorum yapması mümkün. Drive’ın bugün aylık 190 milyon kullanıcısı var. Dünyanın az gelişmiş bölgeleri için de Android : Google, dünyanın az gelişmiş ve akıllı telefon penetrasyonu düşük olan bölgelerde akıllı telefonları daha erişilebilir hale getirmek için yeni bir program açıkladı. AndroidOne adındaki programla ilgili detayları burada görebilirsiniz. Google’ın geliştiriciler için duyurduğu yeni platformların 26 Haziran’dan itibaren developer.android.com adresi üzerinden güncellemelerle paylaşılacağını da ekleyelim.webrazzi
Bağlama ve Kemençe ile Michael Jackson'ı Anmak
Ölüm yıl dönümü olmasından dolayı müzikte bayrakların yarıya indirildiği Michael Jackson, pek sevildiği Türkiye’de sazlar, tefler ve kemençeler eşliğinde anıldı. İşte yurdumuzun bağrından kopan They Don’t Care About Us cover’ı…
Lada Aşka Geldi
Rusya'da 32 yaşındaki Yaroslav Avdeyev, yaptığı kaza sonrası modifiye ettirdiği bir Sovyet klasiği olan Lada marka otomobiliyle yaptığı muhteşem dansın görüntüleri, büyük ilgi uyandırdı.Sovyet sanayiinden günümüze miras kalan kötü tasarımı ve düşük yakıt ekonomisiyle öne çıkan Lada marka otomobiller, şu günlerde Rusya'da büyük rağbet görmeye başladı. Amerika ve Meksika'da modifiye edilen Cadillac ve Pontiac gibi krom kaplama...
Kenyalılar Yeni Yasallaşan Çok Eşliliğe Nasıl Bakıyor?
Kenya'nın Rift vadisinde, şafak vaktinin serinliğinde üç kadın, evin günlük ihtiyaçlarını hazırlamak peşinde. Bir tanesi kahvaltıyı hazırlıyor, diğeri krep pişiriyor, üçüncüsü kahvaltı için süt hazırlıyor. Fakat 62 yaşındaki Alice, 56 yaşındaki Mary ve 54 yaşındaki Joyce tüm bu hazırlığı tek bir adam için yapıyor. Hepsinin evli olduğu 76 yaşında, 15 çocuk ve 48 torun sahibi İsaya Ntokot için. Bu durum Kenya için olağanüstü değil. Ntokot gibi refahı yerinde bir adam için üç eş hiç de fazla görülmüyor ve Kenya'da Müslüman bir erkek değilseniz, istediğiniz sayıda kadınla evlenebiliyorsunuz. Kenya'da yaşayan Masai halkı için çok eşlilik bir yaşam biçimi. Bu kadınların hepsi birçok kadınal evli babalarla büyümüşler. Hepsi birgün tek bir adamı paylaştıkları bir kadın grubunun parçası olacaklarını bilerek yaşamış. Üç eş bir arada uyumlu bir şekilde yaşadığın iddia ediyor, Alice ise, ilk eş olarak diğerleri üzerinde biraz daha fazla otorite sahibi olduğunu düşünüyor. 'Onlara ne yapmaları gerektiği konusunda öğüt veriyorum' diyor Alice. 'Çünkü biz arkadaşız, herşey kolay. Eğer iyi anlaşamazsak o zaman zor olur. Eğer bir konuda onlarla fikir ayrılığına düşersem, sakin kalmaya çalışıyorum' diyor. Bu kadınların kilise ya da medeni nikah yerine 'geleneksel' evliliklerde bulunmaktan başka bir seçenekleri olmamış. Yeni kanun tasarısı yasalaşmadan önce bu kadınların yasal koruması yoktu, çünkü geleneksel evlilikler çok nadir olarak kayıt altına alınıyordu dolayısı ile mahkeme önünde tanınmıyorlardı. Bu durum birçok kadını kötü etkiliyordu. Eğer bir koca ölürse, kadınlar mirastan mahkum bırakılabiliyor ve çocukları haklarını ve meşruiyetlerini yitirme tehlikesi ile karşılaşabiliyordu. Şimdi bu kanunla geleneksel bir evlilik, bir Müslüman, Hristiyan, Hindu ve medeni nikahlar gibi muamele görecek ve tüm eşlere yasal tanınma sağlanacak, hakları verilecek. Kadın hakları örgütleri yasanın bu kısmını memnuniyetle karşıladı. Fakat kabul edilemez buldukları şey ise erkek milletvekillerinin çoğunluklarını kullanarak bir erkeğin yeniden evlenmek isterse bunu eşlerine bildirme zorunluğu getiren maddenin yasadan çıkmasını sağlamaları. Yasa tasarısı tartışılırken erkek vekillerden Muhammed Junet şöyle söylemiş: 'Bir Afrikalı kadınla evlendiğinizde ikinci eşin yolda olduğunu bilmelidir, üçüncü eşin de, dördüncü eşin de.' Junet 'Burası Afrika Sayın Başkan. Avrupa'da yaşamıyoruz, Amerika'da yaşamıyoruz' diye devam etmiş. Kadın vekiller ise Junet'i protesto ederek oturumu terk etmiş. Parlamentoda bulunan 349 vekil içindeki 69 kadın vekilden biri olan Vanjiku Muhia geleneksel evlilik içindeki eşlerden biri ve yasa tasarısına tasarının getirdiği koruma nedeni ile onay vermiş. Fakat aynı zamanda yasanın yanlış bir mesaj verdiğini de söylüyor: 'Bir kadın olarak çok büyük hayalkırıklığına uğradım ve bu kanun Kenyalı kadınları 18. yüzyıl civarıan geri götürdü.' Afrika kültürünün çok eşli olduğu fikrine karşı çıkmıyor Muhia. 'Sadece bazı adamların ilk eşi bilgilendirmeden öylece başka bir kadın getirmesini saygısızca buluyoruz.' Muhia eğer kocası eve başka bir kadın getirirse ayrılacağını ve birçok başka kadının da aynısını yapacağını söylüyor. 'Nereye mi gidiyor bu iş, birçok boşanma ile karşı karşıya kalacağız.' Bazı erkekler bu tür sözler karşısında açıkça tehdit altında hissediyor. Erkekleri güçlendirmek için kurulan gruplardan birinde çalışan Nderitu Njoka Kenyalı erkeklerin kadınlar tarafından ekonomik, yasal ve hatta fiziksel olarak istismar edildiğini söylüyor ve çok eşliliği savunuyor. Njoka 'Eğer sizin ilk yad a ikinci eşiniz size erkek olarak saygı göstermiyorsa, size bakmıyorsa, yemek pişirmiyorsa, yapması gereken herşeyi yapmıyorsa siz de orada durup stresli bir hayat yaşamak zorunda değilsiniz' diyor. Nairobi'nin gecekondu semtlerinden Kibera'da yaşayan Maurice Adongo zamanını iki eşi arasında bölüştürmüş. Farklı evlerde yaşıyorlar, evler birbirlerine beş dakikadan daha az mesafede. Adongo ikinci karısı Bridget ile ilk karısı Veronica ile olan evliliğinin 11. yılında evlenmiş. Adongo evliliklerinin mükemmel bir düzen içinde olduğunu düşünüyor ancak Veronica aynı fikirde değil. 'Kendimi bir kenara atılmış gibi hissettim' diyor. 'Bir çiftin oturup konuşması gereken meseleler varsa fakat eşiniz cevap olarak başka bir kadın getiriyorsa ve bu konuda anlaşamıyorsanız, yürümeyecektir' diyor. Veronica için en kötüsü kocasının ona haber vermemesi olmuş. Durumu komşulardan öğrenen Veronica, kalbinin kırıldığını söylüyor. Adongo Veronica ile kilise ya da medeni nikahla evlenmiş olsaydı ikinci bir evlilik yapamayacaktı. Ancak kilise ya da medeni nikahlar çok pahalı olduğu için birçok insan geleneksel şekilde evlenmeyi tercih ediyor. Aktivistler şu anda insanları medeni nikah ile geleneksel nikah arasındaki fark konusunda eğitmeye çalışıyor. Ayrıca çok eşliliğe izin vermeeyn medeni nikahı kolaylaştırmaya çalışıyorlar. Ancak bu yeni yasa çok eşliliğin daha da yerleşmesi anlamına geliyor. Robert Burale gibi Hristiyan liderler için bu bir endişe kaynağı. Burale yasa koyucuların birden fazla cinsel eş sahibi olmayı ve çekirdek ailenin sonunu teşvik ettiklerini düşünüyor. 'Bir adamın ilk karısının 45 yaşında olduğunu düşünün ve ikinci eş olarak 19 yaşında bir kız getirdiğini. 45 yaşındaki bir kadın 19 yaşındaki bir kızla herhangi bir alanda ve yatak odasında nasıl rekabet edebilir?' diyor. 'Bu kadınlar da ayrıca daha genç erkekler arayacaklardır. Sonra sokakta erkelerin birbirleri ile kavgalarına şahit olacağız.' Çok eşliliğin köklerini derinlerinde barındıran Rift vadisinde bile bu uygulamanın aksini savunanlar var. Masai halkı için çalışan sosyal yardım görevlisi Joyce Kiereini 'Ne söylerlerse söylesinler bunun baştan aşağı yanlış (bir uygulama) olduğunu düşünüyorum' diyor. 'Bunun doğru olmadığını bildiklerine eminim, fakat bencil erkekler oldukları için etrafta başka kadınlarla beraber olmaya devam etmek istiyorlar.'BBC Türkçe
Ulusal Yayın Yapan Kaç Özel Televizyon ve Radyo Var?
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), ulusal düzeyde yayın yapan özel televizyon ve radyoları belirledi. YSK'nın Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan kararında, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un Kurula bu konuda yetki verdiği belirtildi. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 3. maddesinde, 'bölgesel yayın', 'ulusal yayın' ve 'yerel yayın' tanımlarının yapıldığı anımsatılan kararda, yayının yapıldığı yer kavramından, yayın yönetim ve merkezinin bulunduğu yerin anlaşılması gerektiği belirtildi. Kararda, bu ölçütlere göre Türkiye'de ve Türkiye'ye yönelik ülke çapında Türkçe yayın yapan özel televizyonlar ve radyolar şöyle sıralandı: 'Show TV, Cine 5, Haber Türk, 24, Cnn Türk, Kanal D, TV 2, CNBC-e, Flash TV, Kanal 7, Fox, Star TV, TV 8, TV Net, NTV, STV, ATV, Koza, Asu TV, Show Türk, Altaş TV, TV 5, TV 10, 360 TV, Ülke TV, Bugün TV, Kanal Fırat, Pamukkale, Kanal B, Sokak, 1, İMC, Evren TV, Em TV, Halk TV, Haberaks, Aksu TV, Türkiyem, Kanal S, Beyaz TV, Çay TV, Kanal 35, Yeni Kocaeli TV, Bengü Türk TV, KRT, 365, Anadolu TV, TV Kayseri, Kanal 3, Meltem TV, TV 1, NTV Avrupa, TV 52, Adana TV, Rehber, Cem TV, Samanyolu Haber, Anadoluda Vuslat, Mehtap TV, Barış TV, Medya TV, Eurostar, Tek Rumeli TV, TGRT Haber, A Haber, ATV Avrupa, Ulusal 1, Kanal Urfa, Uzay TV, 7/24, Kral FM, Akra FM, Show Radyo, Best FM, Mega Radyo İstanbul, Radyo D, Radyo Mehtap, Radyo 7, Radyo Cihan, Meltem FM (Uhud FM), NTV Radyo, Burç FM, Semerkand Radyo, TGRT FM, Radyo Turkuvaz (A Haber Radyo), Kanal Türk Radyo, Moral FM, Alem FM, Radyo Slow Time, Kral Pop, Radyo Seymen, Number 1 Türk FM, Pal FM, Radyo 35, Slow Türk, Radyo Viva, Number One, Joytürk FM, Virgin Radyo, Power Türk, Metro FM, Süper FM, Radyo Müzik, Power FM.' Kararda, uydu yayını da yapan bölgesel televizyon kanallarının ise Doğu TV, Ege TV, Kanal 5, Kon TV, Köy TV, Mesaj, Kadırga TV, Kaçkar TV, Kanal A, Kanal Türk olduğu belirlendi. (AA)
Lahmacuna TSE Standardı Geliyor
Türkiye’nin geleneksel lezzetleri arasında yer alan lahmacuna Türk Standartları Enstitüsü TSE standardı yolda. Daha önce çiğköfte için TSE standardı çıkaran Tatlıses Gıda 1 ay önce de lahmacun için başvurusunu yapmış. Türkiye’nin geleneksel lezzetleri arasında yer alan lahmacuna Türk Standartları Enstitüsü TSE standardı yolda. Daha önce çiğköfte için TSE standardı çıkaran Tatlıses Gıda 1 ay önce de lahmacun için başvurusunu yapmış. Söz konusu standart daha önce çiğköfte için de uygulanmıştı. Ve TSE standartlarına aykırı olarak çiğköfte satan işletmelere 13 bin TL'ye varan cezalar kesiliyordu. Şimdi benzer bir ceza lahmacun konusunda da uygulanabilir. İbrahim Tatlıses'in sahibi olduğu Tatlıses Gıda TSE ile lahmacunun standartları konusunda görüşmelere başladı. Görüşmeler sonrasında lahmacuna da TSE standardı gelmesi bekleniyor. Lahmacunun içine konan et oranından hamur oranına kadar pek çok şeyin yeniden düzenlenmesi bekleniyor. ÇİĞ KÖFTEYE DE BENZER BİR STANDART GELMİŞTİ Konuyla ilgili olarak hurriyet.com.tr'ye açıklamalarda bulunan Tatlıses Gıda Genel Müdürü Elif Aşlamacı Attepe TSE ile yapılan görüşmelerde, 'Lahmacunun içindeki protein oranı ne olmalı. Soğan ne olmalı. Bunların hepisini konuşuyoruz. Önceki yıllarda çiğ köfteye de benzer bir standart getirmiştik' diye konuştu. Maça Bodrum Maçakızı'nda satılan 39 liraya lahmacun satılması konusuna da değinen Aşlamacı Attepe, '1 liraya nasıl kalitesiz lahmacun satılmazsa 39 liraya da satılmaz. Bu biraz ticaretin etik boyutunu aşan bir durum' ifadesini kullandı. memurlar.net
Reklam
ÖSO Militanına TC Kimliğini Kim Verdi?
Bu kart, taşıyana polis ve jandarma karşısında dokunulmazlık mı sağlıyor? ÖSO için TC kimliği mi veriliyor?CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya yönettiği soru önergesini TBMM’ye sundu. Umut Oran’ın İçişleri Bakanı’na yönelttiği sorular şöyle:İstanbul’da yaşayan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) askerleri, gönülleri için Türkiye Cumhuriyeti Devleti herhangi bir tanıtım/kimlik belgesi düzenliyor mu?Yurt gazetesinde bugün yer alan özel haberde (http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/oso-militanina-tc-kimligi-h55500.html ) fotoğrafı yayınlanan özel kimlik kartı kim tarafından, hangi amaçla düzenlenmiştir?Muhammed Al Veso kimdir, Türkiye ilişkisi nedir?Suriye vatandaşı Muhammed Al Veso’ya (1989 Mirze doğumlu, Ana adı: Hatice, Baba adı: Kemal) verilen ve üzerinde “Özgür Suriye Ordusu, Birinci Fetih Tümeni – Çalıştığı Yer: Ahfadi Ömer Muhtar Taburu” yazan Türkçe tanıtım/kimlik kartını kim düzenledi?Bu kart polis karşısında dokunulmazlık mı sağlıyor?Suriyeli Muhammed Al Veso’nun Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkisi nedir? Üzerinde taşıdığı bu Türkçe tanıtım kartının kolluk kuvveti nazarında bir geçerliliği var mıdır? Bu kartı taşıyanları polisin görmezden geldiği, dokunulmazlık sağladığı iddiaları doğru mudur?Polise “dokunmayın” talimatını siz mi verdiniz?ÖSO mensuplarının bu kimlik kartlarının geçerli olması, taşıyanlara yardımcı olunması için kolluk kuvvetine yazılı/sözlü talimatınız oldu mu? Siz böyle bir talimat vermediyseniz bu talimatı İçişleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinden hangisi, kimlere hangi tarihte gönderdi? Bu talimatın birebir tam örneği, içeriği, dağıtım planı nedir?Ayda 800 TL mi ödeniyor?Suriyeli sığınmacılara hükümetin düzenli olarak aylık 800 TL ödeme yaptığı bilgisi doğru mudur? Doğruysa bu uygulamanın gerekçesi nedir?Uygur’dan istenen teskere Suriyeliden neden istenmiyor?Türkiye’de bulunan Orta Asya, Bulgaristan, Uygur Türkü kökenli yabancı vatandaşlara Türkiye’de yaşayabilmeleri için ikametgâh teskeresi istenirken ÖSO mensuplarına böyle bir uygulama yapılmadığı doğru mudur?El Nusra ve IŞİD’e militan mı topluyorlar?ÖSO mensuplarının yanı sıra El Nusra, El Kaide ve İŞID mensuplarının Suriye’deki iç savaşı cihat olarak göstererek özellikle İstanbul’da kendilerine militan topladıkları doğru mudur, bunu niçin önlemiyorsunuz?
Bağcılar'da Tartışılan Dükkanın Sahibi:  'IŞİD ile Alakamız Yok'
Bağcılar'da IŞİD amblemi ile özdeşleşen ve aynı zamanda İslam'da 'peygamber mührü' olan sembolün üzerine basıldığı tişörtleri satan dükkanın sahibi BBC Türkçe'yekonuştu.  IŞİD’i simgeleyen tişörtleri ‘İslami olduğu için’ sattıklarını söyleyen, radikal Sünni İslamcı terör örgütüyle uzaktan yakından alakaları olmadığını belirten dükkan sahibi “Şeriat altında mı yönetilmek istersiniz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Tabii. Ülkeme şeriatın gelmesini çok isterim. Müslüman olan herkesin de gelmesini isteyeceğine eminim. Herkes Müslümanım diyor ama herkes aynı Müslümanlığı yaşayacak kadar cesaretli değil” BBC Türkçe'den Rengin Arslan'ın haberi:  Tişörtün üzerinde Arapça 'La ilahe illallah' yazıyor ve altında da 'peygamberin mührü' bulunuyor. Dükkanın vitrininde bu tişörtler asılı duruyor. Bunların yanında, kadınlar için feraceler ve İslam sancağı ve kupalar da satılıyor. Türkiye basınında çıkan haberlerin ardından İslami Giyim isimli dükkanın sahipleriyle konuştuk. Adının yazılmasını istemeyen, dükkanın üç ortağından biri 'IŞİD bunu kullanıyor sonuçta. Biz tamamen İslami olduğu için satıyoruz. IŞİD ile uzaktan yakından alakamız yok. Bunu yolda bir insan gördüğünde birisinin aklına terörist gelebilir. Ama bazı insanların aklına peygamber efendimiz gelir' diyor. Yaklaşık 10 gün önce açılan dükkanın bir diğer ortağı ise, 'Biz kendimiz internette buranın resimlerini paylaştık. IŞİD'e bağlı olsa biz niye resimlerini kendimiz paylaşalım ki' diye ekliyor. IŞİD'i destekliyor musunuz soruma ise öfkeyle karşılık veriyor aynı kişi: 'Bu sorunuz fitneye neden olur' diyor ve tepki gösteriyor. Peki bu grupla özdeşleşen bu sembolleri satmaktan rahatsızlık duyuyorlar mı? Yanıtı, 'Valla ben bunu satmaktan gurur duyuyorum. Sonuçta her temiz şeye kir gelmiştir. Bunu başkaları kullandığı için bir kenara atamayız' oluyor. O sırada dükkanda bulunan bir müşteri ise konuşmaya dahil oluyor ve 'Bu peygamberin sancağı. Bir Hristiyan İncil'de yazan ayeti tişört yapıp giyse Amerika masum ülkelere giriyor diye, biz bunların hepsine terörist desek bu olur mu? Bu yanlış.' Daha sonra ekliyor: 'IŞİD dediğimiz, terörist dediğimiz de Müslüman. Tek farkları ne, savaşıyorlar. Biz burada yaşıyoruz. Onlar da biz de aynı değerleri taşıyoruz' diyor.    'Ülkeme şeriatın gelmesini çok isterim' Bağcılar'da konuştuğum muhafazakar kesimden kişiler İslam'a ait sembollerin kıyafetler üzerinde yer almasına iki açıdan karşı çıkıyor. Birincisi, sembollerin ticarete dökülmesi, ikincisi ise bu tür kıyafetlerle, örneğin 'tuvalete girmenin' uygun olmayacağı yönünde. Bağcılar'da kumaş satan bir dükkanda çalışan bir kadın 'Kutsalımız o bizim sonuçta' diyor. İlk eleştiriyi sorduğum dükkanın ortağı, 'Bütün ülke şeriat kanunları üzerine olsaydı, evet bunu satmamız yasaktı. Satamazdık. Parası haram olurdu. Ama şu an İslamiyet tam olarak Türkiye'de yerleşmiş değil' diye yanıtlıyor sorumu. 'Şeriat altında mı yönetilmek istersiniz' diye sormam üzerine: 'Tabii. Ülkeme şeriatın gelmesini çok isterim. Müslüman olan herkesin de gelmesini isteyeceğine eminim. Herkes Müslümanım diyor ama herkes aynı Müslümanlığı yaşayacak kadar cesaretli değil.' 'Facebook'a bakın...' Üzerinde dini semboller olan kıyafetlerin giyilmesine yönelik eleştiriye ise başka bir açıdan yanıt veriyor: 'Biz zaten insanlara bunu giy, sokakta gez demiyoruz. Zaten belli bir alış amacı vardır. İnsan ya bunu alır giyer, sohbetine cemaatine gider, ya da münazaralarda toplantılarda giyer. Bunu zevki sefa için giymiyor zaten kimse. Ya da resim çekmek için giyilir. Facebook'a bakın, bu tişörtü giymiş bir sürü kişi var zaten.' Dükkan sahipleri ayrıca bu tip tişörtlerin satıldığı 'en az 15 internet' sitesi var diyor ve ekliyor Fatih'te üzerinde El Kaide'nin eski lideri Usame Bin Ladin'in resminin olduğu tişörtler satıldığını söylüyor. 'İslam'a sığar mı?' Dükkanın sokağında oturan ve çocukluğundan beri burada oturduğunu söyleyen Celal Karagül ise dükkanın sattığı tişörtlerden rahatsız. 'Elhamdülillah Müslümanız. Orada İslami Giyim yazıyor. E biz İslami giyinmiyor muyuz? İslam deyince kapanmak şart mıdır? Hangi çağda yaşıyoruz. Böyle bir dükkanın işleyeceğini sanmıyorum. Bu sembolleri kullanan adamlar kafa kesiyorlar. Bu İslama sığar mı?' diyor. Dün gece dükkanın camlarına 'Hizbullah' ve 'Nasrallah' yazılmış boyayla. Dükkanın ortakları bu yazıları temizliyor bir yandan. Üçüncü ortağa bu yazıları soruyorum. Şiilere karşı bir düşmanlıkları var mı? Şöyle yanıtlıyor sorumu: 'IŞİD denilen kuruluş Şiileri hedef aldığı için bizim de IŞİD destekçisi olduğumuzu düşündükleri için tepki göstermişler. Benim Şiilere karşı hiçbir düşmanlığım yok. Benim düşmanlığım olsa Hz. Ali kitabı okumam.' Dükkan sahipleri ellerindeki stoğu tükettikten sonra bu tişörtlerden satmayacaklarını ancak üzerinde sadece peygamber mührü olan tişörtleri satmaya devam edeceklerini söylüyor. Rengin Arslan | BBC Türkçe
Reklam
Microsoft'un Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye'deki Planlarını Anlattı
Microsoft’un yönetim kurulu üyesi ve Vırtual Intruments şirketinin CEO’su John. W. Thompson, Türkiye’deki bilişim sektörü üzerindeki planlarını Al Jazeera Türk’e anlattı. Thompson, genç Türk mühendisleri ve yazılımcılara en kısa zamanda yeni teknolojilere adapte olma tavsiyesinde bulundu. Sanal ve özel bulut ağlarında şirketlerin performansını artıran uygulamalar sunan Vırtual Instruments şirketinin CEO’su John W. Thompson, Türkiye piyasası ve yeni bilişim teknolojileri hakkında açıklamalarda bulundu. Mühendis ekiplerini hızla büyüttüklerini ifade eden Thompson, Türk mühendis ve yazılımcılara kapılarının açık olduğunu belirtti. Al Jazeera Türk’ün sorularını yanıtlayan Thompson, Türkiye’de telekomünikasyon ve bankacılık alanında hizmet ağlarının hızla geliştiğini söylerken, yeni dijital ekosistemde performansını artırmak isteyen tüm şirketlere hizmet sunduklarını belirtti. Thompson, performansın ana hususunun donanım olmadığının altını çizdi. Virtual Instruments Batı ve Asya ülkelerinde hizmet ağını hızla genişletiyor. EMEA (Avrupa-Ortadoğu-Africa) bölgesi için ne gibi planlarınız var? EMEA, VI için her zaman ön planda yer alan bir coğrafya oldu. Hatta şirket olarak hayata geçtiğimiz ilk dönemde bazı büyük müşterilerimiz bu coğrafyada yer alıyordu. Euro bölgesindeki fırsatların büyümeye devam edeceğini düşünüyorum. Bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek için hizmetlerimizi genişletecek planlar yapmaya devam edeceğiz. VI, hızla fiziksel altyapıdan dijital altyapıya geçiş yapmakta olan ülkelere yardım sunuyor. Bu kapsamda Türkiye piyasası hakkındaki genel görüşünüz nedir? Türkiye dünyanın en hızlı büyüyen ve yeni teknolojileri çok hızlı benimseyen piyasalarından bir tanesi. Fizikselden sanal ve bulut tabanlı çevrelere dönüşüm gerçekleştirmek, mevcut sistemlerin kıyaslanmasını gerektiriyor. Böylece, kritik uygulamaların performansını ölçülüyor, performansı olumsuz etkileyebilecek veya teknik sorunlara neden olabilecek muhtemel sorunlar tespit ediliyor. Fortune 100 listesinde yer alan 36 şirket, veri merkezlerinde uygulama performansını garantiye almak için VirtualWisdom platformunu kullanıyor. Türkiye'de hizmetlerimizi kullanmak isteyen müşterilerle görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Türkiye ve uluslararası alanda başarılı olabilmek için altyapı yöneticilerinin maliyet ve kaynak tasarrufu konusunda başarılı olması gerekiyor. İşte bu konuda VI Türkiye'ye yardımcı olabilir. Türkiye'de en çok hangi alanlarda hizmet sunmayı planlıyorsunuz? Türkiye, VI için büyük bir piyasaya haline dönüşmeye başladı. Türkiye piyasasında hizmet veren HDS ve Data Market gibi yerel ortaklarımız, satış ekiplerimize yardım ediyor. Şu ana kadar Türkiye'de en çok hizmet sunduğumuz sektörler telekomünikasyon ve bankacılık olarak belirdi. Ancak teknolojimiz her türlü şirketin hizmet sunma stratejisini ve performansını belirleyen uygulamalara doğrudan yardım ediyor. Görsel ve bulut altyapına geçmeye çalışan şirketlerin karşılaştığı en büyük zorluklar neler? Siz onlara bu süreçte nasıl yardım ediyorsunuz? Sanallaşma ve bulut gibi yeni önemli teknolojilerde öne çıkan en büyük husus, altyapının yönetimi ve beraberinde gelen riskler. Her yeni yazılım, karışıklığın seviyesini de artırıyor. Burada atılan en doğal hamle, düzenli bir sistem oluşturabilmek için performansı karşılayabilecek donanım kurmak oluyor. Ancak bu yaklaşım çok maliyetli olabileceği gibi yine karmaşayı artırıyor. VI olarak her uygulamanın faydasını denetleyebilmenin mantıklı olduğunu düşünüyoruz. Buna göre kaynaklarınızı ne kadar kullanacağınızı belirliyorsunuz. Ödül kazanan VirtualWisdom platformumuzun tam olarak yaptığı da bu. Türk mühendis ve yazılımcılara VI gibi şirketlerde çalışma şansı bulmak için nasıl tavsiyelerde bulunabilirsiniz? Tablonun tümüne bakabilmenin ne kadar önemli olduğunu sözlerle yeterince ifade edemem. Genç Türk mühendisler ve geliştiriciler yeni teknoloji platformları üzerinde düşünce üretmeli ve erken kullanıcılar olarak elde edebilecekleri faydalara odaklanmalı. VI olarak, Bilişim Teknolojileri (BT) çevreleri içeren yerlerin evrimi, uygulamaların ve altyapının beraber iyi çalıştığı yerlerde çözüm üretmek adına büyük önem taşıyor. Bulut bilişimin yeni dünyasını yönetebilmek için yeni yöntemler ve teknolojiler öğrenmeye hevesli olan genç ve akıllı mühendisler, şirketimizi ve platformunu yeteneklerini geliştirmek için heyecan verici bulacak. Mühendislik ekibimiz son 18 ay içinde önemli ölçüde büyüttüğümüz gibi, küresel alandaki müşterilerimizi de artırdık. Kısaca, erkenden çalışmaya başlayarak teknolojinin rüzgarından yararlanmak isteyen mühendis veya geliştiriciler için harika bir ortam söz konusu. VI geleceğin geliştiricileri ve mühendisleri için küresel alanda eğitim merkezleri açmayı planlıyor mu? Evet. hayata geçirdiğimiz VI Üniversitesi bu amacı taşıyor. VI Üniversitesi ile müşterilerimizin ve ortaklarımızın profesyonel geliştirme kaynaklarına erişim sağlamasını, böylece ürünlerimiz ve hizmetlerimiz hakkındaki bilgilerini artırmalarını sağlıyoruz. Tek erişim noktasından, bireyler akreditasyon programlarından kişisel VI sınıflarında eğitime ve online dersliklerde hoca eşliğinde derse girmeye kadar birçok olanak buluyor. Ayrıca, talep üzerine e-Eğitim seçenekleri sunuyoruz. VI Üniversitesi'nden yararlanan organizasyonlar aynı zamanda kendi tesislerinde eğitim gerçekleştirebiliyor veya kendilerine özel olarak online ders alabiliyor. VI Üniversitesi'nin çalışması kapsamında, VICP (Virtual Instruments Certified Professional (VICP) adı verilen bir sertifikasyon programı da başlattık. Sertifika, eğitim gören bireylerin VirtualWisdom4 platformu hakkındaki bilgisini ve kullanım yeteneğini ölçüyor. Temmuz ayında başlayacak sertifika programı hakkında bilgi almak için: http://www.virtualinstruments.com/training/#training-resourcesMüfit Yılmaz Gökmen | Al Jazeera
IŞİD Militanı Türk Çocuk
IŞİD ile savaşmak üzere Suriye'ye kaçan 14 yaşındaki Taylan, çatışmada ağır yaralanınca sınırda Türk askerine bırakıldı. Şimdi tek isteği evine dönmek. Milliyet'ten Ömür Ünver'in haberine göre; Suriye ve Irak’ta savaşan ve yaptığı katliamları internette yayınlayan Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) çocuk askerler kullandığı Ankaralı 14 yaşındaki Taylan Ö. Y.’nin, Suriye sınırına ağır yaralı olarak bırakılmasıyla bir kez daha ortaya çıktı. 45 gün önce evden kaçarak 5 arkadaşıyla birlikte uzun süredir iç savaşın sürdüğü Suriye’ye giderek savaşa katılan küçük Taylan, şans eseri hayatta kaldı; şimdi tek isteği evine dönmek. “Cihat bölgesi” ilan edilen Suriye’de çeşitli grupların saflarında çok sayıda Türk de savaşıyor. IŞİD’e katılanlar arasında çocuklar da var. Bunlardan biri de Ankara Altındağ’da yaşayan 14 yaşındaki Taylan. Ankara’da 4 ağabeyi ve emekli babası Yaşar Y. ile yaşayan Taylan, 8. sınıftan sonra okulu bırakıp ailesindeki birçok kişi gibi sarımsak satarak çalışma hayatına adım attı. 20 TL’ye sınırı geçti Taylan, savaşın ilk döneminde Suriye’ye giderek IŞİD’e katılan ağabeyinden etkilenince tehlikeli bir yolculuğa adım attı. Taylan, Suriye’ye gitmek için 45 gün önce mahalleden 5 arkadaşıyla birlikte yola çıktı. Sabah evden çıkarken babasına işe gideceğini söyleyen küçük çocuk ve arkadaşları, karayoluyla sınırdaki Kilis’in Elbeyli ilçesinden kaçakçılara 20’şer lira vererek yasadışı yollarla Suriye’ye geçti. IŞİD’in kontrolündeki bölgede Rakka’ya kadar giden çocuklar, burada evlere yerleştirildi. Taylan’ın beş arkadaşı birkaç gün sonra Türkiye ’ye döndü, Taylan ise IŞİD militanlarınca eğitime alındı; bir hafta sonra çocuğa silah da verildi. Askeri eğitimler dışında gündüz evde Kuran okuyan Taylan, akşamları voleybol oynuyordu. Telefonla öğrendi Oğlunun kaybolması üzerine polise haber veren baba Yaşar Y., en küçük oğlunun Suriye’de olduğunu 3 gün sonra gelen telefonla öğrendi. “Suriye’deyim” diyen oğluna geri dönmesi için yalvaran baba, oğlunu ikna edemedi. Küçük Taylan, her telefon konuşmasında babasına “Dönmeyeceğim, beni merak etme” diyerek babasına karşı çıktı. Baba Yaşar Y., oğlundan son telefonu 22 Haziran akşamı aldı; oğlu Türkiye’de hastanede olduğunu söylüyordu. Küçük çocuk çatışma bölgesine götürülmüş, burada burada kasıklarına isabet eden şarapnel parçasıyla ağır yaralanınca Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde sınırda nöbet tutan Türk askerlerine bırakılmıştı. Çocuğu türk askerine teslim edenler, çocuğun 1998 Suriye doğumlu Mehmet el Ahmed olduğu söyleyip getmişti. İlçe hastanesinde ilk müdahalesi yapılan çocuk, daha sonra Şanlıurfa’daki M. Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada 8 saat süren ameliyata alınan Taylan, kendine geldikten sonra hastanede tanımadığı birinin telefonu ile babasını aramış, hastanede yattığını söylemişti. Babası gelince konuştu Ankara’dan yola çıkan baba, 23 Haziran’da ulaştığı hastanenin kayıtlarında oğlunun ismini bulamayınca bütün servislerini dolaşarak oğlunu aradı. Baba Yaşar Y., Taylan’ın Suriyeli olduğunu düşündükleri için ifade almak üzere yanlarında Arapça bilen bir tercüman getiren polislerle karşılaşınca durum ortaya çıktı. Polislerin “Siz niye geziyorsunuz burada?” sorusuna “Oğlumu arıyorum” yanıtı veren babaya polisler Taylan’ı gesterdi. Böylece baba ile oğul 45 günün ardından kavuştu. Korkudan o ana kadar konuşmayan Taylan, babasını görünce konuşmaya başladı. 14 yaşındaki Taylan Ö.’nün hastanede tedavisi sürüyor. Doktorları, durumunun iyiye gittiğini belirtirken, ailesi ise bir an önce çocuklarını Ankara’ya götürerek tedavisine orada devam edilmesini istiyor. Milliyet
MEB'den İlkokulda Mahrem Eğitimi
Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlere yardımcı olması için hazırladığı kitapçıkta, din dersinde çocuklara mahrem eğitimi verilmesini istedi. Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından öğretmenlerin derslerde kullanabilecekleri materyaller arasında örnek olarak gösterilen bir görsel materyal dikkat çekti. Söz konusu materyalde erkeğin mahremleri-kadının mahremleri olarak kan bağı, süt bağı ve evlilik bağına göre tek tek mahremler sıralandı. Taraf gazetesinden Dilek Gedik'in haberine göre, kitapçıkta yer alan görselde bir erkek ve kadın çiziminin etrafında mahrem sayılan kişiler sıralandı. Buna göre erkeğin mahremleri, “süt kardeşimin kızları, süt kız kardeşim, süt annem, gelinim, üvey kızım, baldızım, kayınvalidem, üvey annem, torunun kızları, kız torunum, kardeşimin kızları, kızım, kız kardeşim, annem, halam, teyzem, babaannem, anneannem” şeklinde ifade edildi. Kadının mahremlerinde ise “süt kardeşimin oğulları, süt erkek kardeşim, süt babam, damadım, üvey oğlum, eniştem, kayınbabam, üvey babam, torunumun oğulları, erkek torunum, kardeşimin oğulları, oğlum, erkek kardeşim, babam, amcam, dayım, babamın babası, annemin babası” denilerek neredeyse tüm erkek akrabalar sayıldı. MAHREMİNİN YANINDA GİYİMİNE DAVRANIŞINA DİKKAT ETMELİ Görsel materyalin altındaki şu ifadeler ise dikkat çekti: “Müslüman kişi, mahremleri dışındaki kişilerin yanında giyimine, davranışlarına dikkat etmeli, İslam’ın belirlediği ölçülerde fitneye sebep olmayacak şekilde davranmalıdır.” Din öğretiminde materyal geliştirme kılavuzu adını taşıyan kitapçıkta, öğretmenlerin yararlanabileceği onlarca örnek görsele yer veriliyor. Kitapçığın, din eğitimi alanında öğretmenlerin öğretim materyali hazırlamalarını teşvik etmek, kendi materyallerini uygulamak isteyen öğretmenlere yardımcı olmak amacıyla hazırlandığı belirtiliyor. Cumhuriyet
Reklam
22 Ülkenin Güzellik Standartlarına Göre Kendine Photoshop Yapan Kadın
Kansas'da yaşayan gazeteci Esther Honig her kültürün güzellik algısı üzerine yaptığı araştırmayı bir adım ileriye götürüp kendini o kültürlere göre photoshoplatmış. Ülkelerin güzellik algılarına göre 'Beni Güzel Yap' diyen Esther Honig önce ve sonraları olağanüstü olan çalışması ile büyük beğeni topladı. Sitesinde çalışmalarına hala devam etmekte. Sitesini de ziyaret edebilirsiniz: http://www.estherhonig.com/ kaynak:http://www.buzzfeed.com/
Sadece 5.5 İnç iPhone 6'da OIS Olacak
Apple'ın önümüzdeki ayında iki yeni iPhone modeli tanıtması bekleniyor. Bu cihazlardan birisi 4.7-inç ekranla gelecekken diğeri ise daha geniş 5.5-inç ekrana sahip olacak. Muhtemelen ikisi de iPhone 6 isimli olacak. Birisinin sonunda iPhone 's' takısı olabilir. Bu iki cihaz arasındaki farklılıklardan en büyüğü tabii ki ekran boyutları olacak. Bunun yanında farklı başka özellikleri de olabilir. KGI Securities'in analisti Ming-Chi Kuo'nun söylediğine göre, 5.5-inç'lik iPhone 6 optik görüntü sabitleyici (OIS) özelliğine sahip olacak. Bunun yanında bu özellik 4.7 inçlik iPhone 6'da bulunmayacak. Öte yandan eğer daha önce gelen söylentiler doğru ise, her iki iPhone modeli de 10MP değerinde arka kameraya sahip olacak. Önümüzdeki günlerde bu iki cihazla alakalı bilgiler geldikçe aralarındaki tüm farklar da ortaya çıkacaktır.teknokulis
Reklam
Sürücü Ehliyeti Olanların Dikkatine!
İçişleri Bakanlığı ‘Karayolları Trafik Yönetmeliği’ önemli değişiklikler yapacak tasarı üzerindeki çalışmaları son aşamaya geldi. Tasarı ile bir ömür boyu tek bir ehliyetle araç kullanma dönemi sona eriyor. Sürücü belgelerinin alım ve tasarımının AB ile uyumlu hale getirilmesi konusunda hazırlanan yasa tasarısı tamamlanıyor. Düzenleme ile motorlu bisikletler (M), motorsiklet (A), Otomobil (B), lastik tekerlekli traktörler (F), iş makinesi türündeki motorlu araçlar (G) için verilen sürücü belgeleri sadece 10 yıl için geçerli olacak. Kamyon ve çekiciler, minibüs ve otobüsler için verilen C ve D sınıf ehliyetler 5 yılda bir yenilenecek. 10 yılı dolduran ve ehliyetinin süresi uzatmak isteyenler, tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu almak zorunda. Sağlık raporunu alarak sürüş testlerinden başarı ile geçen sürücüler ehliyetinin süresini 10 yıllığına uzatmış olacak. Bakanlık, belgelerin değişimine 2015 yılı başında başlanmasını planlıyor. İçişleri Bakanlığı, 'Karayolları Trafik Yönetmeliği' önemli değişiklikler yapacak bir tasarı üzerinde çalışmalarını yürütüyor. Çalışmaları son aşamaya gelen yönetmelik tasarısı ile sürücü belgelerin yenilenme süreleri ve şartları belirlendi. Bir ömür boyu tek bir ehliyetle araç kullanma dönemi kapanıyor. Düzenleme ile 18 yaşında ehliyet alıp yıllarca aynı ehliyetle otomobil kullanma dönemi sona erecek. Öngörülen düzenlemeyle motorlu bisikletleri (M), motorsiklet (A), otomobil (B), lastik tekerlekli traktörler (F), iş makinesi türündeki motorlu araçlar (G) için verilen sürücü belgeleri sadece 10 yıl için geçerli olacak. Kamyon ve çekiciler, minibüs ve otobüsler için verilen C ve D sınıf ehliyetler ise 5 yılda bir yenilenecek. Ehliyetin son kullanma tarihi yazılı olarak belgede yer alacak. Süreyi uzatmak isteyenler, tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu alacak ve sürüş testlerinden çirilecek. Sadece testi geçenlerin ehliyeti yenilenecek. Bu şekilde değiştirilen sürücü belgelerinden harç alınmayacak. Geçerlilik süresi dolan sürücü belgesiyle araç kullananların belgesi geri alınacak ve 343 TL idari para cezası uygulanacak. EHLİYET ŞEKLİ DEĞİŞECEK, BAKANLIK 3 FARKLI MODEL ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR Yeni tip sürücü belgeleri Maliye Bakanlığı ile darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü'nün görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı'nca belirlenecek. 3 farklı sürücü belgesi prototipi hazırlanarak İçişleri Bakanlığı'na sunuldu. Bakanlar Kurulunda sunumu yapıldıktan sonra ehliyetlerin son haline karar verilecek. Ehliyetlerin şekli ve koşulları değiştirilecek. Sürücü belgesinin tasarımı gerek Karayolu Trafiği Konvansiyonu, gerekse Avrupa Birliği'nin 91/439 ve 2006/126 sayılı direktiflerinde belirtilen içerik, şekil ve güvenlik unsurları göz önünde bulundurularak ISO 18013-1, 2, 3 standartlarına göre hazırlanıyor. Yeni ehliyetler Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı personeli ile Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü personelinin çalışmaları sonucunda tasarlanıyor. Yeni ehliyetlerin ön yüzünde fotoğraf, adı-soyadı, doğum yeri, tarihi, geçerlilik süresi yazılacak. Sol üst köşede TR kısaltması ve sağ üst köşede Türkiye Cumhuriyeti yazılacak ve Türk bayrağı bulunacak. Düzenleme ile ehliyetler yeniden sınıflandırılacak ve otomobil kullananlara 'B' sınıfı ehliyet verilecek. Kamyon sürücülerinin sınıfı C ve CE, otobüs, midibüs, minibüs, römorklu minibüs kullanıcılarının D1, D1E,D ve DE olacak. Traktör sürücülerine F, iş makinesi sürücülerine G, araç sürmeyi öğrenen sürücü adaylarına eğitim ve sınavda kullanmak üzere K sınıfı ehliyet verilecek. Eski tip sürücü belgelerinin değiştirme işlemlerine, İçişleri Bakanlığı'nca belirlenecek tarihten itibaren başlanacak. Bakanlık, belgelerin değişimine 2015 yılı başında başlanmasını planlıyor. Yeni sürücü belgelerinin ön yüzünde şu bilgiler yer alacak: 'Soyadı, adı, diğer adları, doğum tarihi ve yeri, veriliş tarihi, geçerlilik tarihi, belgeyi veren makamın adı, TC kimlik numarası, belge numarası, belge sahibinin fotoğrafı, belge sahibinin imzası, sürücü belgesi sınıfı bilgileri.' Kartın arka yüzünde ise sürücü belgesi sınıfı, sürücü belgesi sınıfına ilişkin veriliş tarihi, sürücü belgesi sınıfına ilişkin geçerlilik tarihi, kodlanmış bir şekilde her bir taşıt kategorisine ilişkin ilave bilgiler veya kısıtlamalar, kan grubu, ticari araç sürücüleri için yonga alanı (çip takılabilecek alan) bilgileri yer alacak. Kaynak: Sabah
iPhone 6 Lansman Tarihi ve Fiyatı Açıklandı
Apple'ın yeni nesil telefonu iPhone 6'nın lansmanına sayılı günler kaldı. Alman taşıyıcı Deutsche Telekom ve Çin'den gelen haberlere göre iPhone 6, 19 Eylül'de tanıtılacak ve yine geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 10 gün içinde de satışa sunulacak. Bu satış tarihi dalga dalga tüm dünyaya 1 ay içinde yayılacak ve iPhone 6'nın global satış sürecide böylece tamamlanmış olacak. Aynı kaynaklara göre iPhone 6'nın fyatları da belirlendi. Apple iPhone 6 ile birlikte 16 GB depolama alanından vazgeçecek ve 32, 64, 128 GB depolama alanlarını bizlere sunacak. İddiaya göre 4,7 inç boyutunda ve 32 GB depolama alanına sahip iPhone 6 850 $'dan satılırken Aynı modelin 64 GB versiyonu 1110 $'dan satılacak. Son dönemde düşme eğilimine giren iPhone 5S'ten biraz daha pahalıya satılcağı düşünülen iPhone 6'nın bu fiyatlar baz alındığında ve ülkemizdeki satış rakamlarına orantılandığımızda ise şu sonuca varmaktayız. 4,7 inç boyutunda ve 32 GB depolama alanına sahip iPhone 6 ülkemizde 2699 TL'den Aynı modelin 64 GB versiyonu 3099 TL'den satılmasını beklemekteyiz.teknolojioku
Reklam
El Nusra IŞİD'e Bağlılık Yemini Etti
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör estirmeye devam ederken, Suriye ve Irak’ta ‘ muhalif ‘ terör örgütleri arasındaki dengeyi IŞİD lehine değiştirebilecek bir gelişme yaşandı. El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi’nin Suriye’de, hem de Irak sınırındaki stratejik Ebu Kemal kasabasında faaliyet gösteren kolu, bir zamanlar rakibi olan IŞİD’e bağlılık yemini etti. Buna göre, stratejik kasabadaki El Nusracıların lideri Ebu Yusuf el Masri, önde gelen bir IŞİD savaşçısına bağlılık yemini ederken görüntülendi. Londra merkezli, muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, El Masri’nin yemin ederken çekilen fotoğrafları Twitter’da paylaşıldı. Gözlemevi’nin yöneticisi Rami Abdurrahman bu durumu, ” Çok önemli çünkü Nusra Ebu Kemal’de güçlü. Bu yemin Ebu Kemal’in IŞİD’e geçtiği anlamına gelmiyor ama IŞİD artık orada da varlık gösterecek demektir ” dedi. IŞİD geçen yıl El Kaide tarafından bile fazla radikal bulunmuş; El Kaide, Suriye’deki kolunun El Nusra Cephesi olduğunu ilan etmişti. IŞİD geçen yıl Suriye içindeki bazı bölgelerin kontrolü için El Nusra’yla çatışmıştı.Diken
Tatile Çıkanların Dinlenme Tesislerinde Yaşadığı 10 Sorun
Dinlenme tesisleri, hayatlarımızda en az bir kez uğramış olduğumuz yolgeçen hanları... Aynı ya da kesişen yolların yolcusu olduğunuz yığınla insanla harman olduğumuz sosyal alanlardır aslında dinlenme tesisleri. Ve bir çoğumuz aynı sorunlarla tebelleş olurlar, çay ve ihtiyaç molası verdiğimiz bu mekanlarda. Bakın bakalım bunlardan herhangi birini yaşadınız mı dinlenme tesislerinde;
Luis Suarez'in Isırığı Çizgi Film Oldu
Uruguay'ın ve Liverpool'un süper yıldızı Luis Suarez, ikili mücadedelede İtalyan savunmacı Chiellini'nin omzunu ısırdı. Uruguaylı golcunun Chiellini'ye yaptığı bu hareket sonrası maçın içerisinde hakem oyunu devam ettirse de Suarez'in daha önceki 'ısırık' tecrübelerinde olduğu gibi büyük bir ceza alıp almayacağı merak ediliyor.
Reklam