Cezaevinde Tecavüzde Takipsizlik Kararı
Adana’da cezaevinde tecavüze uğrayan çocuk tutuklu F.O. ile ilgili, haklarında soruşturma yürütülen kamu yetkilileri aklandı. Tecavüze göz yuman görevliler hakkında savcılık takipsizlik kararı verdi. Evrensel'den Volkan Pekal'ın haberine göre mağdur çocuk, gardiyanlardan da dayak yediğini belirtmiş olmasına rağmen savcılık bu durumu dikkate almadı. Evrensel'e konuşan gardiyanlar da, cezaevi yönetiminin F.O’nun hiçbir talebini dikkate almadığını söylemişti. Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevinde yaşanan tecavüz ve dayak olaylarına ilişkin savcılık soruşturması tamamlandı. Soruşturma sonunda olaya göz yumduğu açıkça görülen ve F.O’yu copla döven kamu görevlileri hakkında takipsizlik kararı verilerek sadece fail durumunda olan M.A’ya dava açmakla yetinilmesi dikkat çekti. Karara itiraz eden F.O’nun avukatı Tugay Bek Evrensel'e konuştu. Cumhuriyet savcısının mağdur çocuğu değil kamu görevlilerini koruma refleksi ile hareket ettiğini belirten Av. Bek, “F.O’nun infaz koruma memurları tarafından copla dövülmüş olması açık bir insan hakları ihlali olmasına rağmen cumhuriyet savcılığının bu konuda dava açma gereği duymamış olması açık bir hukuksuzluktur” dedi. KAMERALARI GÖREN YOK Savcılık soruşturması başladığında, F.O’nun kaldığı koğuşun bahçe ve havalandırmasını gören güvenlik kamerasının incelenmesi sonucu F.O’nun yaşadıklarının bir işkence boyutuna geldiği tespit edildi. Sadece havalandırma alanını kaydetmesine rağmen tecavüz olayından önceki on gün boyunca F.O’nun koğuşta bulunan mahkumlar tarafından dövüldüğü, aşağılandığı ve taciz edildiğinin kayıtlarda görüldüğüne dikkat çeken Bek, F.O’nun koğuştan alınarak başka bir bölüme gönderilmesi için cezaevi idaresine defalarca talepte bulunulmasını görmezden gelerek şiddete ve tecavüze göz yumulduğunu belirtti. ‘DEVLETİN GÖREVİ ÇOCUKLARI KORUMAK’ Savcının suçu işleyenin kamu görevlileri olmadığı yönündeki değerlendirmesine itiraz eden Bek, Devlete düşenin işkence, kötü muamelede bulunmamak, insan öldürmemekten fazlası olduğunu söyledi. İnsan ve çocuk hakları bağlamında devletin pozitif bir yükümlülüğü olduğuna dikkat çeken Avukat Bek, devletin güçsüz ve korunmaya muhtaç, devlet denetimindeki çocuklara, kadınlara yönelik her türden kötü muamelenin önüne geçmek için gerekli tedbirleri almak ve buna rağmen suç gerçekleşmişse de etkin bir soruşturma yürütmekle yükümlü olduğunun altını çizdi. KAMERAYA ANLATTI AMA KİMSE GÖRMEDİ! Kamera görüntüleri incelendiğinde tecavüz öncesi F.O’nun kameralardan yardım istediği, şiddetin kameralara yansıdığı görülüyor. Ayrıca mahkumlar tarafından dövüldüğü için başka bölüme alınma talebinde bulunan F.O. bu sefer de kamu görevlileri tarafından dövülmüş. Buna rağmen savcılık kamu görevlilerini koruyarak sadece fail durumunda bulunan M.A. hakkında çocuğa yönelik nitelikli cinsel istismar suçundan dava açtı. Güvenlik kamerasına takılan 11 ve 15 Şubat tarihli görüntülerde F.O’nun güvenlik kamerasına dönerek ağladığı, el ve mimik hareketleri ile taciz ve şiddete maruz kaldığını anlatmaya çalışarak cezaevi idaresinden yardım istediği kaydedilmiş. Tecavüz suçunun işlendiği 17 Şubat 2014 tarihindeki kayıtlarda ise F.O’nun güvenlik kameralarına yönelik el ve mimik hareketleri yaparak yardım istediği ve tecavüz sanığı M.A’nın olayın gerçekleştiği banyo camını gazete kağıdı ile kapatarak suçunu gizlemeye çalıştığı açıkça kayıtların incelenmesinde ortaya çıkmış durumda. GARDİYANLAR DA DÖVMÜŞTÜ F.O’nun tecavüzden iki gün önce yardım istediği memurlarca da copla dövüldüğü ortaya çıktı. F.O. cezaevinden tahliye olduktan sonra avukatı ile birlikte vermiş olduğu ifadesinde 10 Şubat 2014 günü koğuşta dayak yediğini, infaz koruma memurlarının koğuşa geldiğini görünce aşağı inmeye çalıştığını ancak merdivenlerden düştüğünü, koğuşa gelen görevli infaz koruma memurlarına dayak yediğini ve koğuştan alınmasını istediğini belirtiyor. F.O, 15 Şubat tarihinde koğuşta bulunan tutukluların kendisini döverek bağırmaya zorladığını bunun üzerine koğuşa görevli infaz koruma memurlarının geldiğini, kendisini alarak baş memurluk odasına götürdüklerini burada ismini Latif olarak hatırladığı ve ‘başkan’ diye hitap edilen kişi ile Eyüp olarak hatırladığı başgardiyanın kendisinin eline copla vurduğunu anlatmış. Yine bu olay sırasında da koğuşta dayak yediğini ve kendisini koğuştan almaları yönünde görevli memurlardan talepte bulunduğunu ifade etti. SAVCI İFADEYİ GÖRMEZDEN GELDİ F.O. cezaevi idaresinden defalarca talepte bulunmasına ve şikayetçi olmasına rağmen görevli infaz koruma memurları tarafından copla dövülerek tecavüz ve işkence koğuşuna geri gönderilmiş. Cumhuriyet savcısı, takipsizlik gerekçesinde F.O’nun cezaevinde bulunduğu sırada alınan ifadesinde infaz koruma memurlarının kendisi copla dövdüğünden bahsetmemiş olmasını ve şüpheli memurun savunmasını gösteriyor. Cumhuriyet savcısı, F.O’nun cezaevinden tahliye olduktan, yani şüpheli memurların tahakkümünden kurtulduktan sonra alınmış ve görevli memurlara yönelik dayak iddialarını içeren ifadeyi ise göremezden gelmiş. KOĞUŞ DEĞİŞTİRMESİNE İZİN VERMEDİLER 5 Mayıs’ta Evrensel'de yayınlanan Bahçegül Ercan imzalı ‘Gardiyanlar vahşeti anlattı’ başlıklı haberde, cezaevi yönetiminin F.O’nun koğuş değiştirme talebini dikkate almadığını, kendisini korumaya yönelik adım atmadığını söylediği yer almıştı. İnfaz koruma memurları F.O'yu doğrulayarak, 'Çocuklara her an bir suç işleyecekmiş gibi bakıldığı için toplu olarak tutulmaya çalışılıyor. Koğuş değiştirme gerekçesi de üst makamlarca sorulacağı ve bundan korkulduğu için pek değiştirilmek istenmiyor' demişti. Dava dosyasına giren infaz koruma memurlarının ifadesinde “Koğuşun kapısından ses gelmesi üzerine koğuşa gittik. F.O’nun ağladığını ve halsiz olduğunu gördük. Zanlı tutuklu M.A. da yanındaydı. F.O’yu alarak baş memurluğa götürdük. Burada kendisine tecavüz edildiğini söyledi. Ayrıca vücudunda izler olduğunu, bu izleri kendisine tecavüz eden M.A’nın yaptığını dile getirdi. Daha sonra F.O’nun vücudunu kontrol edince bir takım izler olduğunu gördük ve tutanağa geçirdik. Ardından bu durumu ceza infaz kurumu müdürüne bildirdik” denmişti. NE OLMUŞTU? Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevinde tutulu bulunan F.O. geçtiğimiz şubat ayı içinde aynı koğuşta bulunan M.A’nın taciz ve tecavüzüne maruz kalmıştı. Evrensel’de birkaç gün üst üste manşet olan olayda, soruşturma kapsamında alınan adli tıp raporu tecavüz iddialarını doğrulamıştı. F.O. tahliye olduktan sonra avukatı ile birlikte verdiği ifadesinde dayak yediği için başka bir bölüme alınması için infaz koruma memurlarına başvurduğunu buna karşılık copla dövüldüğünü söylemişti.Volkan Pekal | Evrensel
Filistinli Çocuklar Parkta Yaşamlarını Yitirdi
Gazze'de, bir füzenin Şati Mülteci Kampı'ndaki parka isabet etmesi sonucu sekizi çocuk 10 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı yetkilileri, çocukların İsrail'in hava saldırısında yaşamlarını yitirdiklerini, saldırıda 46 kişinin de yaralandığını söyledi. BBC'ye konuşan İsrail Ordusu'nun bir sözcüsü ise parkı vuran Fecr tipi füzenin Gazze'den Filistinlilerce atıldığını belirtti. Bölgede atılan bir diğer füze de, Gazze'nin en büyük hastanesi olan Şifa'nın girişindeki bir binaya isabet etti. İsrail, bu füzenin de Filistinlilerce atıldığını iddia ediyor. BBC'ye konuşan Filistin Yasama Konseyi üyesi Mustafa Barguti ise 'İsrail savaş uçakları hastaneye saldırdı. Bu, saldırdıkları sekizinci hastane' dedi. Barguti İsrail'in saldırılarında şu ana dek 1048 Filistinliyi öldürdüğünü, hayatını kaybedenlerden yüzde 90'ının çocuklar ya da sivil kadınlar olduğunu söyledi. Yine BBC'ye konuşan Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri de, 'İsrail'in Ramazan Bayramı'nda Şati Mülteci Kampı'nda çocuklarımıza karşı gerçekleştirdiği yeni katliam, uluslararası toplumun sessizliğinin sonucudur. İşlenen bu suç karşısında boyun eğmeyeceğiz. İsrail işgalinin bedelini ödeyecek' dedi. Gazze'den düzenlenen bir havan topu saldırısı sonucu ise İsrail'in Eşkol bölgesinde en az dört kişi öldü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ülkesinin Gazze'de uzun bir mücadeleye hazır olması gerektiğini söyledi. Netanyahu, Gazze'den ülkelerine uzanan tüneller yok edilinciye dek mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. İsrail ordusu da askeri birliklerin Gazze'de Filistinli militanlarla birçok bölgede çatıştıklarını açıkladı. İsrail askerleri Gazze'nin kuzeyinde helikopterlerden attıkları broşürlerle Filistinlileri bölgeden ayrılmaları yolunda uyardı. Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon yeni bir ateşkes çağrısında bulundu. 'İnsanlık adına, şiddet durmalı' diyen Ban, Gazze'de gelinen durumdan hem İsrail'in hem de Hamas'ın sorumlu olduğunu söyledi. Dün toplanan BM Güvenlik Konseyi de 'derhal koşulsuz ateşkes' çağrısı yapmıştı. İsrail'den Haaretz gazetesi ise ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin taraflara sunduğu ancak İsrail tarafından reddedilen ateşkes anlaşmasının taslak metnini ele geçirdiğini öne sürdü. Haaretz'in iddiasına göre, taslakta 48 saat içerisinde bir haftalık ateşkesin tesis edilmesi öngörülüyor. Kasım 2012'de Kahire'de üzerinde anlaşılan ateşkesin şartlarının tekrar yürürlüğe sokulması, yeni bir ateşkesin ikinci şartı olarak dile getiriliyor. Son olarak tarafların 48 saat içerisinde Kahire'de bir araya gelekerek ihtilaflı tüm konuları görüşüp 'kalıcı çözümü sağlamak' amacıyla masaya oturmaları isteniyor. Haaretz, İsrail'in Kerry'nin önerisini, ateşkes taslağında Hamas'ın askeri kabiliyetine dair hiçbir vurgunun yer almaması nedeniyle reddettiğini yazdı.BBC Türkçe
Porsche Satış Müdürü Kazada Hayatını Kaybetti
Ataşehir’de biri Almanya plakalı iki lüks araç kaza yaparken bariyere giren aracı kullanan Porsche Satış ve Pazarlama Müdürü Kaan Oğul (34) feci şekilde hayatını kaybetti.Kaza, Ataşehir, TEM otoyolu Batı Ataşehir mevkii, Ankara istikametinde saat 21. 00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Ataşehir bağlantı yolundan TEM'e bağlanan Kaan Oğul kontrolündeki 34 KB 6000 plakalı araç, seyir halindeki LB AZ 206 plakalı araçla belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanı etkisiyle Oğul'un kontrolündeki aracın sağ arka kapısından giren bariyer ön sol kapıdan çıktı. Araç bir süre sürüklendikten sonra durabilirken Almanya plakalı araç ise bariyerleri geçerek toprak zemine çıktı. Kaan Oğul olay yerinde hayatını kaybederken yanında bulunan kişi ise olayı küçük sıyrıklarla atlattı. Kaan Oğul’un cansız bedeni Fatih Sultan Mehmet Hastanesi morguna kaldırıldı. Diğer aracın sürücüsünün ise gözaltında olduğu öğrenildi. Polis, kazayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Ramazan EĞRİ / İSTANBUL DHA
14 Çarpıcı Örnekle Eski Dövmelerinizden Kurtulma Sanatı
Usta ellerde yapılmayan dövmeler sonunda hep hayal kırıklıklarına neden olur. Bir hata sonucu yaptırdığınız ya da artık yenilemek istediğiniz dövmeleriniz için size ilham olacak 14 'dövme yenileme'  örneği sizlerle.İyi eğlenceler dileriz...
Caner Erkin En İyi 50'de
2014 yılının Goal 50 Listesi açıklandı.Real Madrid'in Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo zirvede yer alırken, Türkiye'den listeye girebilen tek futbolcu 47. sıradaki Fenerbahçeli Caner Erkin oldu. Goal 50 Listesi'nde Cristiano Ronaldo'yu takip eden isim Hollandalı Arjen Robben olurken; geçen yılın birincisi Arjantinli Lionel Messi, bu yıl kendisine üçüncü sırada yer buldu. Fenerbahçe'nin cezası nedeniyle Avrupa Kupaları'nda forma giyemeyen Caner Erkin, buna rağmen bu küresel oylamada ilk 50'ye girmeyi başardı ve 47. oldu. 2013 yılının Goal 50 Listesi'ndeyse Galatasaraylı Burak Yılmaz yer almıştı. 2014 Goal 50 Listesi : 1- Cristiano Ronaldo2- Arjen Robben3- Lionel Messi4- Philipp Lahm5- Thomas Muller6- James Rodriguez7- Luis Suarez8- Thibaut Courtois9- Arturo Vidal10- Sergio Ramos11- Zlatan Ibrahimovic12- Ivan Rakitic13- Angel Di Maria14- Diego Costa15- Marco Reus16- Toni Kroos17- Robert Lewandowski18- Aaron Ramsey19- Yaya Toure20- Miralem Pjanic21- Mats Hummels22- Manuel Neuer23- Keylor Navas24- Diego Godin25- Javier Mascherano26- Gareth Bale27- Vincent Enyeama28- Juan Cuadrado29- Eden Hazard30- Neymar31- Joel Campbell32- Blaise Matuidi33- Enzo Perez34- Charles Aranguiz35- Asamoah Gyan36- Daley Blind37- Gervinho38- Paul Pogba39- Rafael Marquez40- Abdelmoumene Djabou41- Robin Van Persie42- David Silva43- Ciro Immobile44- Serge Aurier45- Yoshito Okubo46- Matt Besler47. Caner Erkin48- Nadir Belhadj49- Kim Shin Wook50- Tim CahillTRTSpor
Reklam
Grinin Elli Tonu Filmi Beğenilmedi; 'Vahşi' Erkek Çok 'Kibar' Bulundu
Bir dönem en çok satanlar listesinde zirvede kalan “Grinin Elli Tonu” romanının fanatik okurları aynı adla sinemaya uyarlanan filmin fragmanını beğenmedi. Sevişme sahneleri “klişe” bulunurken, “kitaptaki ‘vahşi çekici’ erkeğin yerine kibar bir yakışıklı bulmakla bu iş olmaz” yorumları yapıldı. Fragmanı izleyen romanın fanatikleri, başrol oyuncularını kitaptaki karakterlere uygun bulmadı. Cinsel içerikli sahneler ise “pek klişe” olmakla eleştirildi. Oysa kitap uçarı seks sahneleriyle okurların hayal dünyasındaki fantezilerine hitap ediyordu. E.L James’ın romanının beyazperde uyarlamasına ait 2 dakikalık ilk fragmanın internette yayınlanması tepkileri çığ gibi büyüttü. Fragman, kitabın hayranları ve film eleştirmenlerinin büyük tepkisini çekti. Filmin erkek başrol oyuncusu Jamie Dornan fazla yakışıklı olmakla eleştiriliyor. “Böyle bir ergen oyuncuyu alın romantik komedi filmlerinde oynatın” diyen kitabın fanatikleri kitaptaki karakterin “vahşi çekici” yönlerinin filme yansımayacağını düşünüyor. Başrol kadın oyuncu Dakota Johnson'ın ise yeteri kadar güzel ve çekici olmadığını dile getiren okurlar, Twitter’da uzun süre bu konu üzerine tartıştı. Hatta, “Hollywood’da Dakota tipinde güzel gözlü on binlerce genç kız var. Durgun ama arzulu taşra kızı tiplemesi hiç olmamış” yorumu yapıldı. Özellikle cinsel içerikli sahneleri klişe bulan film eleştirmenleriyse, filmin tam bir fiyasko olduğunu ifade etti. Kitaptaki erkek karakterin “Bay kötü” olduğu filmdeki tiplemenin ise fazla yakışıklı ve kibar bulunduğu konuşuluyor.T 24
Reklam
Baidu'dan Sürücüsüz Otomobil Atılımı
Google'ın en güçlü rakibi olmaya aday olan Baidu, teknoloji devinin izinden gidiyor. Çinli arama motoru devinin tıpkı Google gibi kendi sürücüsüz otomobilini geliştireceği belirtildi. 'Çin'in Google'ı olarak bilinen Baidu, Brezilya piyasasına adım atmasının ardından Google'ı her alanda takip etmeye devam ediyor. Şirketin makine öğrenimi üzerine özelleşen biriminde yer alan Kai Yu'nun yaptığı açıklamaya göre, Baidu kendi 'otonom otomobilini' üretecek. The Next Web sitesine bilgi veren Yu, sürücüsüz otomobilin 'yoldan veri toplayan akıllı asistan gibi çalışacağını' belirtti. 'Sürücücüz otomobil' tanımını kullanmadıklarını ifade eden Yu, aracın 'sürücüye özgürlük vermek için tasarlanacağını' söyledi. Otomobillerinin Google araçlarından farklı olacağına değinen Yu, 'Özgürlük, aracın kendi başına hareket edebilmesi anlamına geliyor. Tıpkı bit at gibi, farklı yol durumlarında kendi kararını verebilecek... Sürücü ne zaman kontrolü devralmak isterse, bunu yapabilecek' dedi. Yu, 'amaçlarının sadece bir düğmeye basacağınız bir araçta oturmak değil, at sürmeye benzeyeceğini' belirtti. The Next Web'in verdiği bilgiye göre, Google'ın en son otonom araçlarına kıyasla Baidu otomobilleri sürücünün istediği zaman kontrolü devralması için direksiyon ve pedallara sahip olacak. Otomobilin prototipinin gelecek yıl tamamlanması bekleniyor. Kaynak: Al Jazeera
Pil Ömrü Artıyor
Özellikle cep telefonu kullanıcılarının en önemli sorunlarından biri olan pil ömrü, yeni nesil Lityum piller sayesinde artıyor. Yeni pillerin ömrü 3 kat daha uzun olacak. Teknoloji çok hızlı gelişse de pil teknolojileri o kadar hızlı ilerlemiyor. Günümüzde akıllı telefonlardan elektrikli otomobillere kadar birçok cihazda kullanılan pillerin en önemli sorunu uzun süre kullanıma izin vermemeleri. Geliştirilen yeni bir pil teknolojisi ise bu duruma son verecek gibi görünüyor.ABD'nin Stanford Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından geliştirilen yeni nesil Lityum İyon piller çok daha uzun bir süre kullanılabiliyor. Geliştirilen yeni nesil pillerde daha verimli bir üretim tekniği kullanılıyor. Bunun için elektronların deşarjı için kullanılan anot kutuplar karbon nano malzeme ile kaplanıyorlar. Bu da pilin daha uzun süre enerji üretmesini sağlıyor. Üniversite'den yapılan açıklamada yeni nesil Lityum İyon pillerin geleneksel benzerlerine göre 2-3 kata kadar daha uzun ömürlü olacakları ifade edildi. Yeni nesil pillerin ticari olarak en zaman piyasaya sürülecekleri konusunda bilgi verilmedi. Pil ömrü en büyük sorun Birçok elektronik cihaz ve elektrikli otomobilde kullanılan pillerin en büyük sorunu kısa ömürleri. Bu konuda dünyanın dört bir yanında üniversite ve şirketler tarafından çalışmalar yapılıyor. Ancak henüz ömrü uzun ve verimli bir enerji depolama teknoloji bulunamadı. Kaynak: Engadget
"R.Madrid'i Reddettim, G.Saray Daha İyi"
Yeni sezonda G.Saray forması giyecek olan Sırp yıldız Vladimir Micov, neden Real Madrid'den teklif gelmesine rağmen Galatasaray'ı tercih ettiğini açıkladı.CSKA Moskova'dan Galatasaray'a transfer olan Sırp şutör gard Vladimir Micov, Dünya Basketbol Şampiyonası için bulunduğu Milli takım kampında basının sorularını cevapladı. Real Madrid'in ilgisine rağmen Galatasaray'a imza atmasıyla ilgili gelen soruyu yanıtlayan Micov; 'Çok fazla seçeneğim vardı, siz de biliyorsunuz. Real Madrid'den de teklif vardı. Ancak, en kaliteli teklif Galatasaray'dan geldi. Benim için çok iyi bir tercih olacağını düşündüm. Orada bana büyük bir rol vereceklerini söylediler ve ben de bundan memnun kaldım' dedi. 29 yaşındaki Micov, geçen sezon CSKA Moskova formasıyla geçen sezon oynadığı 31 maçta 7.7 sayı 2.9 ribaunt ve 1.3 asist ortalamaları tutturdu.Sporx
Reklam
'Ölen Bebeklerin Kanı İsrail'in Yüzüne Bulaşmıştır'
Başbakan Erdoğan, 'Gazze'de ölen bebeklerin tertemiz kanı İsrail'in ve dünyanın yüzüne bulaşmıştır' dedi.İSTANBUL Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul İl Teşkilatı'nca Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen bayramlaşma töreninde, Gazzeli çocukların bayramlarını özellikle kutladığını kaydederek, 'Şeker toplayamayan, parklara gidip oynayamayan, harçlık alamayan, bayram kendi üzerlerinde maalesef bombalarla tecelli eden ve bu bayramı idrak edemeyen Gazzeli çocuklara buradan selamlarımı gönderiyorum, gözlerinden öpüyorum. Bırakınız şeker toplamayı, el öpmeyi, ilaç olmadığı için, tıbbi yardım alamadığı için, hastane, malzeme olmadığı için ellerini, ayaklarını kaybeden Gazzeli çocuklar için sonraki bayramların bayram olmasını yürekten temenni ediyorum' ifadelerini kullandı. Türkiye'nin de çabalarıyla Gazze'de ateşkes sağlanması yönünde önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurgulayan Erdoğan, 'İsrail, on yıllardır hukuk tanımadığı gibi bugün de hukuk tanımıyor, bugün de ateşkeslere riayet etmiyor. Yine de en azından Gazze'ye geçici bir süre insani yardım sağlanabilmesi için ateşkes girişimlerimizi sürdürüyor, ateşkesin kalıcı olması için de çok yoğun çaba sarf ediyoruz' diye konuştu. 'Türkiye olarak uyanık olmamız lazım' İsrail'in, Gazze'ye yönelik operasyonlarının başladığı günden bugüne 3 İsrailli sivilin hayatını kaybettiğini duyurduğunu hatırlatan Erdoğan, '3 İsrailli sivil karşılığında Gazze'de 1100'e varan masum insan hayatını kaybetti. İsrail bu orantısız, bu insanlık, vicdan dışı saldırılarına Hamas'ın attığı füzeleri bahane olarak gösteriyor. İsrail sözüm ona teröre karşı mücadele verdiğini iddia ederek, yaptığı katliamı, soykırımı dünyaya meşru göstermeye çalışıyor. 500 ton bomba yağdırıyorsun, sürekli olarak fosfor bombalarını kullanıyorsun, tanklarla, toplarla buraya giriyorsun ve utanmadan, sıkılmadan hala Hamas'ı 'füze atıyor, roket atıyor' diye dünyaya tanıtmaya çalışıyorsun. En azından bizler Türkiye olarak bu konuda uyanık olmamız lazım' değerlendirmesini yaptı. 'Dünyanın hiçbir yerinde, tarihin hiçbir döneminde böyle hukuksuz, insafsız, vicdansız bir saldırı meşru müdafaa olarak görülmez, savunma hakkı olarak görülemez' diyen Erdoğan, şunları kaydetti: 'İsrail'in bu insanlık dışı saldırıları, bu soykırım girişimini terörle mücadele gibi sunması, dünyadaki bazı devletlerin de maalesef buna inanmaları insanlık adına yüz kızartıcı bir durumdur. İsrail’in kutsal günlere saygısının olmadığı bir kez daha görülmüştür. İsrail’in farklı dinlere saygısının olmadığı bir kez daha görülmüştür. İsrail’in hukuk dinlemediği, bu son operasyonlarla bir kez daha ortaya çıkmıştır. En acısı da İsrail'in kendisinden başka hiç kimseye hayat hakkı tanımadığı, kendisinden başka hiç kimseyi insan olarak, can olarak görmediği ve insanlığa zerre kadar saygısının olmadığı bu katliamla bir kez daha ispatlanmıştır.' 'Uluslararası medya haber bile yapmıyor' Gazze'de sadece çocukların, bebeklerin, annelerin, masum insanların ölmediğini ifade eden Erdoğan, 'Gazze'de insanlık ölüyor. Tüm yeryüzünün vicdanı Gazze'de can çekişiyor. Dünya, özellikle de Birleşmiş Milletler bu şımarıklığa, bu hukuk tanımazlığa karşı derhal tedbir almak ve keyfice katliamların önüne güçlü şekilde geçmek zorunda' diye konuştu. İstanbul’da vandallık yapan, camı çerçeveyi kıran, esnafa, sokaktaki insana zarar veren göstericilere polisin biber gazı kullanmasının Avrupa'dan eleştiri aldığını anlatan Erdoğan, 'Avrupalı siyasetçiler, bazı devlet adamları, uluslararası kimi örgütler, özellikle de Batı medyası, sabah akşam İstanbul'dan bahsediyor, sabah akşam Türkiye'yi eleştiriyordu. Gazze'de binden fazla kişi ölüyor, bu kişilerden, bu örgütlerden hiç ses yok. Taksim'den saatlerce canlı yayın yapan uluslararası medya, Gazze'de binden fazla kişi öldüğü halde haber bile yapmıyor, yapamıyor. Gazze'deki can kayıplarını habere değer bile görmüyor. Bir Avrupa ülkesinde, güya demokrasinin, özgürlüğün ülkesinde Gazze için eylem yapılması yasaklanıyor. Buna rağmen eylem yapanlara polis her türlü şiddeti uyguluyor, dünyadan çıt çıkmıyor' görüşünü dile getirdi. Buruk bir bayram yaşandığını, mazlumların acısının yüreklerde hissedildiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: 'Buradan Mısır'da hak, demokrasi, özgürlük için mücadele veren tüm kardeşlerimin bayramlarını kutluyor, hak mücadelesinde şehit olmuş kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Şu anda zindanlarda yaşayan Mısır'daki kardeşlerimize Rabbimden tahammül niyaz ediyorum. Irak'ta hangi mezhepten, hangi meşrepten olursa olsun, hangi etnik kökene mensup olursa olsun, tüm kardeşlerimizin bayramını tebrik ediyorum. Özellikle zor günlerden geçen ama Türkiye'nin desteği her an yanlarında olan Türkmen kardeşlerimizin de bayramını tebrik ediyorum. Suriye bir bayramı daha buruk yaşıyor, bir bayramı daha bombaların altında, zulmün, cefanın, acının, yokluğun ve yoksulluğun altında yaşıyor. Suriyeli kardeşlerimiz için bu bayram ne kadar bayramdır bilinmez ama bayramın onların göğüslerini ferahlatmasını, sabır ve dirayet vermesini Allah'tan niyaz ediyorum.' Erdoğan, bayram namazını kıldığı Fatih Camisi'nde bugün pek çok Suriyeliyle karşılaştığını aktararak, 'Demek ki Suriye'den bize sığınmış kardeşlerimizin ciddi bir kısmı da şu anda İstanbul'da yaşıyor. Afganistan'dan Somali'ye, Myanmar'dan Libya'ya kadar yeryüzünde gadre uğramış, zulme uğramış, yıllardır bayramı hüzün içinde yaşayan tüm kardeşlerimizin de bayramlarını tebrik ediyorum' diye konuştu. Tayfun Salcı
Demba Ba: "Buraya Şampiyonluk İçin Geldim"
Beşiktaş'ın yeni transferi Senegalli yıldız golcü Demba Ba, siyah-beyazlı takıma şampiyonluk için geldiğini belirterek, bunun için elinden geleni yapacağını söyledi. Yayıncı kuruluş LİGTV'ye açıklamalarda bulunan Demba Ba, muhabirin isteği üzerine kendi kendisine bir soru sordu. Senegalli yıldız, kendisine 'Beşiktaş'la lig şampiyonu olacağına inanıyor musun?' sorusunu yönelttikten sonra, 'Buraya şampiyonluk için geldim. Bunu yapabilmek için elimden geleni yapacağım. Belki tecrübesiz ama çok iyi bir takımımız var. Ligi kazanabilmek için elimizden gelenin en iyisini vereceğiz' diye konuştu. UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Hollanda'nın Feyenoord takımıyla eşleşmelerini değerlendiren Ba, 'Feyenoord'u elemek için yüksek bir şansımız var. Konuşmakla yapmak arasında ciddi bir fark var. Elimizden gelenin en iyisini yapıp, sahada her şeyimizi vereceğiz. Şampiyonlar Ligi gruplarına kalmak için çok ciddi bir şansımız olacak' ifadelerini kullandı. 'EZAN SESİNİ DUYARAK UYANMAK BÜYÜK MUTLULUK' İstanbul'un çok güzel bir şehir olduğunu dile getiren Senegalli oyuncu, 'Tesisler harika. İhtiyacımız olan her şey var. Şehir de çok güzel. Her şeyden önemlisi güneş var. Özellikle İngiltere'nin havasından sonra İstanbul bana çok iyi geldi ve beni rahatlattı. En güzel taraflarından biri de sabahları ezan sesini duyarak uyanıyorum. Bunu tarif edecek kelimeler bulamıyorum. Benim için çok özel bir duygu ve büyük mutluluk' değerlendirmesinde bulundu. 'OĞUZHAN SIRA DIŞI, ARDA FANTASTİK BİR OYUNCU' Demba Ba, Beşiktaş'ta çok değerli futbolular bulunduğunu belirterek, takım arkadaşı Oğuzhan Özyakup ile İspanya'nın Atletico Madrid takımında oynayan milli futbolcu Arda Turan'ı övdü. Siyah-beyazlı takımdaki forvet oyuncularının çok değerli özelliklere sahip olduğunu kaydeden Ba, 'Bu, Beşiktaş için çok büyük şans. Bu takımın ilerlemesine ve hedeflediği yolda devam etmesine katkı sunacaktır' ifadelerini kullandı. Oğuzhan ile ilgili, 'Gerçekten sıra dışı' diyen yıldız golcü, 'Türk oyuncu olarak Arda Turan'ı beğeniyorum. Arda, fantastik ve harika bir oyuncu' şeklinde konuştu. Ba, Türkiye Ligi'nden Fenerbahçeli Moussa Sow ve Sivassporlu Aatif Chahechouhe'yu çok beğendiğini dile getirerek, 'Sow, nerede durması gerektiğini çok iyi bilen ve oyun zekası çok iyi olan bir oyuncu. Aatif ise çok iyi bir karakter ve çok iyi bir oyuncu. Kendisi bugün bulunduğu noktaya gelebilmek için çok çaba sarf etti. Dişi ve tırnağıyla kazıyarak buralara geldi. Bence sıra dışı bir oyuncu' şeklinde görüş belirtti. Siyah-beyazlı takımda 9 numaralı formayı giyecek Demba Ba, '19 numaranın benim için iki önemli sebebi var. Bunları şu anda gizli tutuyorum. 19 boşta olmadığı için 9 numarayı tercih ettim ama sorun değil. Franco'dan forma numarasını istemem saygısızlık olur. Bunu asla yapmam ama kendisi bana teklif ederse kabul ederim' ifadelerini kullandı. İngiltere Premier Lig takımlarından Stoke City'nin daha önce transfer ücretini düşürmek için hakkında kronik sakat olduğu yönünde spekülasyon yaptığını ileri süren Senegalli yıldız, şunları kaydetti: 'Sakat olduğum Stoke City için bir bahaneydi. Sakatlık bahanesini ortaya atarak transfer ücretini düşürmeye çalıştılar. Benimle imzalama imkanı ortadan kalktıktan sonra bana 'Seni en azından kiralık olarak almak isterdik' dediler. Transfer sürecinde onlar tarafından ortaya atılmış ve aslı astarı olmayan bir hikayeydi. Fizik kondisyon durumumu ve gücümü antrenmanlarda ve maçlarda ispat etmeye çalışıyorum. Ortada böyle bir hal varken sağlık durumum üzerine konuşmanın gereği yok.' 'TAKIMDAN İZOLE DURAN BİR YILDIZ PROFİLİNDE OYUNCU DEĞİLİM' Atacağı gol sayısının, iyi bir oyuncu olup olmadığı yönünde kriter kabul edilemeyeceğini bildiren Demba Ba, 'İyi bir oyuncu olduğumla ilgili bir tereddüt olduğuna inanmıyorum. Takımın kazanabilmesi için kapasitemi en yüksek seviyede kullanmak istiyorum. Kapasitemi yüksek seviyeye çıkarınca gol sayım da artacaktır. Ama atacağım gol sayısı tek başına bir kriter değil' diye konuştu. Beşiktaş'ta iz bırakan siyahi forvetler gibi efsane olmak istediğini anlatan Demba Ba, şöyle devam etti: 'Onların Türkiye Ligi'nde bıraktığı izi bırakabilmek hatta üzerine çıkabilmek için büyük bir gayret sarf etmem gerek. Ben takımdan ayrı kalan ve izole duran bir yıldız profilinde oyuncu değilim. Takımıyla beraber başarılı olmak isteyen bir futbolcuyum. Türkiye Ligi'nde bunu başarabilmek için çok ciddi şekilde emek sarf etmem gerekecek. Umarım bunu başardığımda hem bana hem de Beşiktaş taraftarına çok büyük bir gurur verecek.' Maçlarda uğur olması açısından bir totemi olmadığını belirten Ba, 'Bunlar bana batıl geliyor. Onun için inanmıyorum. İyilik, kötülük, hayır ve şer Allah'tan gelir. Onun için totem konusuna inanmıyorum' dedi. Senegalli oyuncu, Fransız efsanevi futbolcu Thierry Henry'yi örnek aldığını ifade ederek, şimdi ise Barcelona'nın Liverpool'dan transfer ettiği Uruguaylı Luis Suarez'i çok beğendiğini söyledi. Beşiktaş'ın yeni sezon formalarını çok beğendiğini dile getiren Ba, 'Üç forma da harika. Beyaz forma oldukça rahat ama ben en çok siyah formayı beğendim. Siyah renge karşı ayrı bir sempatim var' şeklinde konuştu.Demba Ba, Türkiye'den daha önce Trabzonspor'dan transfer teklifi aldığını da sözlerine ekledi.Sabah
UEFA'dan 4 Türk Hakemine Görev
FIFA kokartlı Türk hakemler Halis Özkahya ve Hüseyin Göçek UEFA Şampiyonlar Ligi'nde, Bülent Yıldırım ve Fırat Aydınus ise UEFA Avrupa Ligi'nde oynanacak eleme maçlarını yönetecek. Türkiye Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Halis Özkahya, UEFA tarafından yarın UEFA Şampiyonlar Ligi üçüncü eleme turunda oynanacak Çek Cumhuriyeti'nin Sparta Prag takımı ile İsveç temsilcisi Malmö arasındaki karşılaşmada görevlendirdi. Prag'ın Letna Stadı'nda TSİ 20.30'da başlayacak karşılaşmada Özkahya'nın yardımcılıklarını Cem Satman ve Ekrem Kan yapacak. Maçın dördüncü hakemi olarak Ali Palabıyık görev alacak. UEFA, FIFA kokartlı hakem Hüseyin Göçek'i, UEFA Şampiyonlar Ligi üçüncü eleme turunda Kazakistan takımı Aktobe ile Romanya'nın Steaua Bükreş ekibi arasında oynanacak karşılaşmada görevlendirdi. Aktobe'nin Tsentralniy Stadı'nda 30 Temmuz Çarşamba günü TSİ 14.00'te başlayacak karşılaşmada Göçek'in yardımcıları Mustafa Emre Eyisoy ve Orkun Aktaş olacak. Maçta dördüncü hakemlik görevini ise Süleyman Abay üstlenecek. Türk hakemler Bülent Yıldırım ile Fırat Aydınus ise 31 Temmuz Perşembe günü yapılacak UEFA Avrupa Ligi üçüncü eleme turu müsabakalarında görev alacak. Yıldırım, Macaristan temsilcisi Diosgyör ve Rus ekibi Krasnodar'un karşılaşacağı maçı yönetecek. Debrecen Stadı'nda TSİ 21.30'da başlayacak karşılaşmada Bülent Yıldırım'ın yardımcılıklarını Volkan Narinç ve Asım Yusuf Öz yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Mustafa İlker Coşkun olacak. Fırat Aydınus da Belçika'nın Zulte Waregem ile Belarus'un Shakhtyor Soligorsk takımlarının karşılaşacağı maçı yönetecek. Waregem'deki Regenboogs Stadı'nda TSİ 21.00'de start alacak mücadelede Aydınus'un yardımcılıklarını Serkan Ok ve Aleks Taşçıoğlu yapacak. Müsabakanın dördüncü hakemlik görevini ise Tolga Özkalfa üstlendi.T24
Reklam
Nişantaşı'nın Adını "Nişan Taşı" Yapan 5 Taş
Nişantaşı,  günümüz İstanbul’unun en gözde semtlerinden birisi.  Özellikle moda, sanat ve lüks alışveriş’in merkezi konumunda. İstanbul’u hiç görmemiş çoğu insanın bile en azından “Avrupa Yakası” sayesinde kulaktan dolma bilgilerle tanıdığı semt, aslında şehrin gelişimini bizzat özetleyen özel bir tarihe sahip.Bölgeye ilk olarak 1791 yılında III.Selim, bugünkü Teşvikiye Camii’nin bulunduğu yere ilk nişantaşını diktiriyor. Daha sonra Abdülmecid döneminde bölge iskana açılıyor. Teşvikiye Camii ve Harbiye Karakolu inşa ediliyor (Teşvikiye ismi de insanları buraya yerleşmeleri için “teşvik etmek”ten gelmekte). Hanedanın Topkapı Sarayı’ndan Dolmabahçe Sarayı’na ve daha sonradan Yıldız Sarayı’na taşınması sebebiyle, hanedan üyeleri, yüksek devlet görevlileri ve soylu misafirler (Ör: Akaretler, saray konuklarının konaklaması için yapılmış lojmanlardır) tarafından tercih ediliyor. 1920'lerde Konaklar semti olarak anılan Nişantaşı, bundan sonraki dönemde ise şehrin gelişimine paralel olarak hızla apartmanlaşıyor. Ancak bu süreç sırasında belli bir mimari özen ve tertipe bağlı kalınmaya çalışılmış. Çarpık kentleşme süreci sırasında, şık konaklar ve 3-4 katlı lüks apartmanlardan sadece birkaç cadde öteyi mesken edinen çingenelerin kurdukları evlerin, kapattıkları dutlukların çevresine tenekeler dizmesi sebebiyle “tenekeli mahalle” olarak anıldığı da bilinir.Lafı daha fazla uzatmadan Nişantaşı semtinin ismi nereden geliyor, bunu açıklayalım: Efenim eski zamanlarda padişahlar sık sık ava çıkarlarmış. İşte bu avlar veya özel olarak düzenlenen ok atma yarışları sırasında, rekor sayılabilecek uzaklıklara ya da bizzat padişahlar tarafından en uzağa atılan okların düştükleri yerlere anıtsal olarak “nişan taşları” dikilirmiş. Bahsi geçen ok atma yarışlarının ise Okmeydanı’nda yapıldığı söylenir. Okun ta oralardan bu civarlara nasıl atıldığını görmek isterdik...Semtte halen ayakta duran 5 Nişantaşı aşağıdaki gibi:
Mobil İnternetin Çin Zaferi
Herkes bunun olacağı günü bekliyordu ve en sonunda beklenen, Çin'de gerçekleşti!Çin kaynakları artık Çin'de telefon ve tabletlerden internete girenlerin sayısının PC'lerden çok daha fazla olduğunu açıkladı. Haziran'da 632 milyon internet kullanıcısı yüzde 83'ü yani 527 milyonu zamanlarının en azından bir kısmını mobil cihazlarda geçirirken, yüzde 81'i (512 milyon) PC başına da geçti. İnternet kullanımı geçen yıla göre ortalama yüzde 2.3 artarken, mobil kullanıcı sayısındaki artış yüzde 5.4 .Çinlilerin neden mobil interneti bu kadar sevdiğini anlamak zor değil. Diğer ülkelerden katılımları az olsa da Tenent Weibo sosyal ağı ve WeChat mesajlaşma sistemi gibi telefonlarda da kullanılabilen servislerin 275 milyondan fazla kullanıcıları bulunuyor. Ayrıca ucuz cihazların yıllık ortalama 7,333 dolar olan düşük kazanç seviyelerine hitap etmesi, daha pahalı yabancı ürünler olan PC'lerden uzak durmalarını sağlıyor.
Reklam
'İsrail Gazze'yi Ateşe Verdikçe Erdoğan Memnun Oluyor'
MHP lideri Devlet Bahçeli, 'Gazze’de çocuklar ölürken, Erdoğan’ın çocuğu deniz ticaretiyle İsrail’den para kazanıyor' dediMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli , Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını istismar ettiğini savunarak, İsrail Erdoğan’ın siyasi gıdasıdır. İsrail; Erdoğan ve zihniyetinin siyasi ikbal ve aynasıdır. Bu ülke silaha sarıldıkça, Filistin’i ateşe verdikçe Erdoğan içten içe memnun olmakta, meydanlarda hançeresi yırtılırcasına bağırıp çağırma konusunda altın fırsat yakalamaktadır. Gazze’nin çocukları ölürken, Erdoğan’ın çocuğu deniz ticaretiyle İsrail’den para kazanmaktadır' dedi. “17-25 Aralık itibariyle taşan rüşvet ve yolsuzluk seli kurumadan, Çankaya’nın kapıları Erdoğan’a kapalıdır” ifadelerini kullanan Bahçeli, “Aday Erdoğan oğluyla birlikte villalarda eritemediği milyar dolarların hesabını vermelidir. Aday Erdoğan 700 bin liralık kol saati takan rüşvetçilerin ve akara-makara diyerek her Cuma ayet çaktığını söyleyen iblis suratlı bakanlarının hesabını vermelidir” şeklinde konuştu. Cihan Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, Bahçeli, partisi tarafından Ankara Arena Spor Salonu'nda düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Partililerle bayramlaşan Bahçeli, Ramazan Bayramı'nı kutlayarak Türk ve İslam alemine Cenab-ı Allah’tan esenlikler, güzellikler, huzur ve barış dolu günler diledi. 'Gazze'de kan vardır, Suriye'de şiddet vardır, Libya'da belirsizlik vardır, Irak'ta vahşet egemendir. Kırım dertlidir, Doğu Türkistan kahırlıdır, Balkanlar gergindir, Türkmeneli ise acı, kayıp ve gözyaşı içindedir.' diyen Bahçeli, Türkiye'nin çevresinden adeta kan nehirleri aktığına dikkat çekti. 'Aday Erdoğan meydanlardan iftar sofralarına kadar boş konuşmaktan, boşa kürek çekmekten, mazlumların kanı üzerinden siyaset tasarlamaktan başka ne işe yaramıştır?' diye soran Bahçeli, şöyle devam etti: 'Gazze’ye füzeler atılırken, aday Erdoğan iftiralarını sıralamış, istismarlarını sürdürmüştür. Gazze’li masumlar katledilirken, aday Erdoğan İsrail’e gürültüden başka bir anlama gelmeyen tepkilerini devam ettirmiştir. Cumhurbaşkanı adayı olan çeyrek adam; İsrail’i terör devleti olarak suçlamış, Hitler’i aştı diye yüklenmiş; soykırımcı, hesap verecek, yargılanacak, yanına kalmayacak, döktüğü kanda boğulacak sözleriyle oyalanmıştır. Şunu iyi biliniz ki; İsrail Erdoğan’ın siyasi gıdasıdır. İsrail; Erdoğan ve zihniyetinin siyasi ikbal ve aynasıdır. Bu ülke silaha sarıldıkça, Filistin’i ateşe verdikçe Erdoğan içten içe memnun olmakta, meydanlarda hançeresi yırtılırcasına bağırıp çağırma konusunda altın fırsat yakalamaktadır. Aday Erdoğan’ın Filistin davasına en ufak bir yardım ve katkısı şu güne kadar olmamıştır. İsrail’e gece bekçiliği yapan, Siyonist emellere yıllardan beri kule nöbetçiliğiyle çanak tutan kalpsiz ve samimiyetsiz bu adamın Gazze sömürüsü her şeyden önce günahtır, ayıptır, ahlaksızlıktır. Gazze’nin çocukları ölürken, Erdoğan’ın çocuğu deniz ticaretiyle İsrail’den para kazanmaktadır.' Gazze’ye tonlarca bomba yağarken, Erdoğan'ın Yahudi Cesaret Madalyası Ödülü’nü ısrarla boynunda taşıdığını dile getiren Bahçeli, 'Geçtiğimiz günlerde, Amerikan Yahudi Kongresi, Erdoğan’ın 2004 yılında aldığı ödülü geri istemiştir. Şu ana kadar aday Erdoğan’dan konuyla ilgili herhangi bir cevap gelmemiş, gelememiştir. Buradan Erdoğan’ı; 10 yıl önce aldığı cesaret ödülünü yüzsüzce, onursuzca taşımaktansa derhal iade etmeye davet ediyorum. Sayın aday, ödül verenler sana mektup yazarak ödüllerini geri istiyor. Sen daha duracak ve bekleyecek misin? Bu zilleti görmezden gelecek misin? Bu aşağılanmaya eyvallah diyecek misin? Dikkatinizi çekiyorum, aday Erdoğan aldığı ödül istenir istenmez, Musevi toplumuna şirinlik yapmaya, antisemitizme karşı olduğunu seslendirmeye, meselesinin sadece İsrail yönetimi olduğunu dillendirmeye başlamıştır. Erdoğan burada da suçüstü basılmıştır. Aday Erdoğan’ın, nefret ve öfke dolu konuşmalarından sonra, durumu kurtarmaya çalışması, yaraları tamire girişmesi nafiledir. Şu an Musevi kökenli vatandaşlarımız Erdoğan’ın konuşmalarından dolayı tabir yerindeyse açık hedef olmuştur. Antisemitizm hastalığı tekrar nüksetmiştir.' diye konuştu. Erdoğan'ın dökülen Türkmen kanından, alınan Türkmen canından rahatsız olmadığını savunan Bahçeli, “Erdoğan'ın Türk ve Türkmen hasmı olduğunu”söyledi. 'Ölen her Gazzeli’nin vebali Erdoğan’ın omuzlarındadır.' diyen Bahçeli, şöyle devam etti: 'Erdoğan burada konuşurken, İsrail orada kan akıtmaktadır. Erdoğan burada sahte kefen giymekten bahsederken, Gazze boydan boya gerçek kefene bürünmektedir. O halde Gazze’nin güvenliği için aday Erdoğan çenesini kapatmalıdır. Milli mesele olarak evvela millet menfaatlerinin yanında olmalı, siyasi ayak oyunlarıyla bir çuval inciri berbat etmemelidir. Aday Erdoğan’ın tek endişesi Filistin olduğuna göre; kendisine tavsiyemiz çok acil Hamas saflarına katılması, yetmez ise bu örgütün askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugaylarına gönüllü olarak yazılmasıdır. Hiç olmaz söz ve eylemleri arasında bir uyum olacaktır. Hiç olmazsa Türkiye bir musibetten kurtulacaktır.' Camileri bombalayan, türbeleri havaya uçuran, peygamber kabirlerini yok eden ve ciltler dolusu insanlık suçu işleyen IŞİD ve İsrail kahpeliğine en sağlam ve milli duruşu MHP'nin gösterdiğini belirten Bahçeli, 'Aday Erdoğan, model olacağım derken maskara olmasından dolayı Türkiye kaybetmiştir. Aday Erdoğan, gaza gelip, fren tutmayıp kendisini dünya lideri mertebesine koymak isterken Türkiye çaptan ve gözden düşmüştür. Kaybeden İslam’dır. Kaybeden aziz Türk milletidir. Zarar gören Türk’lüktür. Tepesinde haç gezen camiler varken, ecdadının aziz hatıraları inkar edilen bir millet ortadayken, geçmişle gelecek arasındaki kültürel ve kardeşlik bağlarımız koparılırken Erdoğan’ın konuşmaya dahi yüzünün olmaması lazımdır. Erdoğan millilik namına ne varsa mahvetmiştir. Milliliğe karşı haçlı ittifakının safına girmiştir. Erdoğan’ın lafın gelişi sarfettiği milliği ise pazara kadar, yani seçimden seçimedir. Bizim milli duruşumuz, milliyetçi vizyonumuz, kardeşlik irademiz ve Türk-İslam ülküsünü kuşatan ülkücülüğümüz ise mezara kadar, mahşere kadar bizimledir, bizim pusulamızdır.' şeklinde konuştu. Böyle bir adamın cumhurbaşkanı olmasının yenilgilerin en büyüğü olacağını belirten Bahçeli, aday Erdoğan'ın devletin tüm imkanlarını kendi çıkarına seferber ettiğine dikkat çekti. Valiler, kaymakamların kuklaya dönüştürüldüğünü; TRT başta olmak üzere tüm kamu gücü aday Erdoğan için harekete geçirildiğini anlatan Bahçeli, bunların hesabını sormanın da boyunlarının borcu olduğunu ifade etti. Akli melekeleri yavaşlayan, bilincinde tortular oluşan Erdoğan'ın şımardıkça gerçek yüzünü ele verdiğini, kafasının dibindekileri çıkardığını dile getiren Bahçeli, şunları söyledi: 'Eğri gemiyle doğru sefere çıkılamaz. Yanlış rotayla doğru limana varılamaz. Haram ellerle helalin bayrağı sallanamaz. Aday Erdoğan Cumhurbaşkanı olamayacak kadar şüphelidir. 17-25 Aralık itibariyle taşan rüşvet ve yolsuzluk seli kurumadan, Çankaya’nın kapıları Erdoğan’a kapalıdır. Aday Erdoğan oğluyla birlikte villalarda eritemediği milyar dolarların hesabını vermelidir. Aday Erdoğan 700 bin liralık kol saati takan rüşvetçilerin ve akara-makara diyerek her Cuma ayet çaktığını söyleyen iblis suratlı bakanlarının hesabını vermelidir. Şarlatanın önüne yatan bakanlarının, evlere Halk Bankası’nın ayakkabı kutusu şubesi açan, yatak odalarında para madenleri işleten, babacığım babacığım diyerek soygun paralarını TÜRGEV’e saklayan çocukların mahkeme önüne çıkmasını sağlamalıdır. Aday Erdoğan talihli yavrularının aldığı gemilerin kaynağını açıklamalıdır. Aday Erdoğan darbe laflarını, ulusal güvenliğimize saldırdılar demeyi bıraksın da hakkındaki iddialardan dolayı adalet karşısına çıkacak cesareti göstersin. Bu olmadan aday Erdoğan 10 Ağustos’ta afallayacak, emeğini, ekmeğini çaldığı Türk milleti kendisine hak ettiği dersi verecektir.' Aday Erdoğan'ın paralel devlet ezberinden de artık vazgeçmesini isteyen Bahçeli, 'Eğer devlet içinde paralel bir yapılanma varsa, eğer emniyet içinde bazı gruplar binlerce kişiyi dinlemiş ve kaydetmişse sorarım sizlere, bu Erdoğan nerededir? Hükümetin başındaki zat; devlet içinde yuvalanma varsa bunu nasıl fark etmemiş, nasıl engelleyememiştir? Görünen odur ki yargı ele geçirilirken, emniyet ve bürokrasiye belirli çevreler tıka basa doldurulurken Erdoğan izlemekle kalmamış, hayasızca destek olmuştur. İşler sarpa sarınca, menfaatler çakışınca aday Erdoğan bundan şikayet etmeye başlamıştır. Soruyorum; Türk askerine düzenlenen komplonun başında kimler vardır? MHP’ye yapılan operasyonların içinde hangi isim ve kesimler yer almıştır? Aday Erdoğan düne kadar övdüğü, palazlandırdığı, devleti adeta teslim ettiği kim varsa; şimdilerde paralel diye suçlamaktadır. Oysaki gerçek paralel, gerçek eğri Erdoğan’dır. Müsebbip Erdoğan’dır. Şayet hükümetten habersiz devlet bünyesine sızma ve kadrolaşma mümkün oluyorsa, Türkiye vahamet düzeyde tehditlerle karşı karşıya demektir. Bu Erdoğan’ın uyuduğunu, uyuşturulduğunu ya da uyutulduğunu göstermektedir. Şimdi soruyorum sizlere; Başbakanlık’ta tutsak alınan bir adamın Cumhurbaşkanı olması mümkün müdür?' diye sordu. Bahçeli, 'Erdoğan’ın aylardır Pensilvanya diyerek her türlü hakaret ve kötü söz yönelttiği Sayın Gülen Türkiye’ye dönmeli ve mutlaka yüzleşmelidir. Aday Erdoğan’ın suçlamaları karşısında Sayın Gülen’in cevap hakkı vardır. 12 yılın 11 yılında AKP’yle kurduğu ilişkileri, bildiği gerçekleri Sayın Gülen açıklamalı, bu zihniyetin maskesini düşürmelidir. Cumhurbaşkanı seçim sürecinde ağzının ayarı iyice kaçan Erdoğan, her fırsatta bizi Pensilvanya’nın ortağı, Sosyalist İşçi Partisi ve Devrimci Halk Partisi’yle işbirliği halinde göstermektedir. Bizim ne olduğumuzu, ne yaptığımızı yegane varlık kaynağımız büyük Türk milleti gayet iyi bilmektedir. Aday Erdoğan önce PKK’nın filikasına nasıl bindiğini, bölücülerin iktidardaki adamı olmanın nasıl bir duygu olduğunu yüreği varsa açıklamalıdır. Aday korkmaktadır. 10 Ağustos’ta kaybettiği takdirde vereceği hesabın derdindedir.' diye konuştu. Bahçeli, konuşmasının son bölümünde cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu için destek istedi.T24
Yakın Geçmiş Türkiye Sinemasının Unutulmayacak 9 Yönetmeni
Fakir genç ve zengin fabrikatör kızının hikâyesinden üç kişilik bir yalnızlığa uzanan sinemamız dünya çapında en fazla başarıyı barından sanat dalımız. Her geçen gün daha cesur ve bakir konular izlerken bir yandan da bu cesareti mümkün kılan insanlara daha fazla hayranlık beslemeye başlıyoruz. İşte sinemamızın son on yılına özgün tutumları ile damga vuran 9 güzel insan:
Açlık Oyunları: Alaycı Kuş Filminin İlk Fragmanı Yayınlandı
Suzanne Collins’in dünya çapında çok satan Açlık Oyunları / The Hunger Games serisinin sinema versiyonu da büyük başarılara imza atıyor. Jennifer Lawrence’a dünya çapında ünü hızlandıran, en çok izlenen bilim kurgu aksiyon filmlerinden biri haline gelen Açlık Oyunları serisinin son kitabın ilk bölümü için beklenen fragman geldi.Comic-Con 2014′te yayımlanan fragman, kısa sürede beğeni topladı. İkinci filmi de yöneten Francis Lawrence’ın yönetmenliğini yaptığı Açlık Oyunları: Alaycı Kuş / The Hunger Games: Mockingyaj, Kasım ayında ülkemizde de vizyona girecek.Üçüncü kitabın son dönemin modasına uygun olarak ikiye bölündüğünü belirtelim. Dolayısıyla bu sene Alaycı Kuş Bölüm 1′i izleyeceğiz. İkinci bölüm ise önümüzdeki senenin Kasım ayında vizyona girecek.Çekimler sırasında hayatını kaybeden Phillip Seymour Hoffman’ın da filmden çıkartılmadığını, aksine diyalogsuz kısa bir çekip takvimi kaldığı için farklı yöntemler ile sahnelerinin çekildiğini de belirtelim.Lafı fazla uzatmadan merakla beklenen, pek uzun olmasa da filmden görüntüler bulunan ilk fragmanla baş başa bırakalım.Süper Karga
Milliyet Yazı İşlerinden Maklube Özrü
Milliyet Gazetesi dün skandal bir şekilde yaptığı hata ile ilgili düzeltme yayınladı. Gazete dünkü sayısında verdiği bir haberdeki kolaj yapılmış bir fotoğraf kullanmıştı. Söz konusu fotoğrafta hukuksuz olarak adliyede alıkonulan emniyet mensuplarının adliyeden çıkmaya çalışması sırasında gerçekleştirdikleri oturma eylemi vardı. Ancak gazete Twitter’dan @MichaelCrleone isimli hesabın montajladığı ‘Maklube yiyen' fotoğraf halini haberine koymuştu. Gazete bu hatadan dolayı bugün bir düzeltme ve özür yayınladı. Milliyet Gazetesi'nin internet sitesinde “Düzeltme ve Özür” başlığıyla yer alan haberde, “Milliyet'in dün yayınlanan sayısında yer alan “Şüpheli polisler iftarda maklube yedi” haberinin, yazı işlerinde yaşanan bir iletişim aksaklığı nedeniyle gazeteye eksik bilgiyle konulduğu savunuldu. Sosyal medyada yer alan iddiaların aksine söz konusu haberde hiçbir kasıt ve art niyet olmadığını öne süren Milliyet 'Konunun muhataplarından ve değerli okurlarımızdan özür dileriz.” açıklamalarında bulundu. Dün Sosyal medyadan alınan bir fotoğraf Milliyet Gazetesi'nin 15. Sayfasında yer almış ve fotoğrafın altında“ şüpheli polisler iftarda maklube yedi.” ifadesi yer almıştı. Zaman
Reklam