onedio
Türkiye IQ Sıralamasında Son Sıralarda
H. Rindermann tarafından yayınlanan “Uluslararası Kognitif Yetenekler Karşılaştırmasındaki g-Faktörü” makalesinde Avrupa ülkelerinin ortalama IQ’ları  çıkarıldı.  Listeye göre Avrupa’nın IQ ortalaması en yüksek ülkesi 103 IQ ile Finlandiya.  Finlandiya'yı 102 IQ ile İngiltere ve Hollanda takip ediyor. Türkiye, 83 IQ ortalamalı Arnavutluk ve 84 ortalamalı Bosna Hersek’in ardından 88 IQ ortalamasıyla Makedonya ile birlikte listenin en alt sırasında yer alıyor.
Başarıya Doymayan Eş Dost Hısım Akraba Çocuklarının 12 Özelliği
Matematikten CC mi aldın? Bak annenin kuzeninin oğluna tüm notları AA, AB geldi diye biri ağlamış. Sen daha askere gitmedin mi? Bak babanın dayısının yeğenine, okul biter bitmez askerliğini yapıp ekmeğini eline almış! Hala çocuk yapmamakta ısrarcı mısın? Bak annenin yengesinin amcasının oğluna 3'üncüyü yapmış!Sen hala otur, koca adam oldun!!!
Ağır Çekimde Müthiş Görüntüler
Ağır Çekimde Müthiş Görüntüler Bu videomuzda çok özel görüntüler izleyeceksiniz. Yumurtanın kurulma anı, bardağın kırılma anı daha bir çok nesnenin kırılış görüntülerini bu videoda bulabilirsiniz. Sadece kendinize  dk ayırın ve bu videoyu izleyin
Danimarka'daki Türkler Kesin Dönüş Yolunda
Danimarka hükümetinin, mülteciler ve vatandaş olmayanları ülkelerine dönmeye teşvik eden parasal destek uygulaması Türkleri kesin dönüşe yöneltti. Avrupa ülkelerine, para kazanıp memleketine dönmek üzere giden ancak yaklaşık yarım asrı geride bırakan gurbetçilerin bir kısmı, artık geri dönüş fikrini hayata geçiriyor. Danimarka'da sürekli oturum izniyle yaşayan Türk vatandaşı gurbetçilerden daha önce de kesin dönüşü düşünen ya da maddi teşviği cazip bulanlar, daha fazla bilgi almak için bugünlerde Türkiye Cumhuriyeti Kopenhag Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği'nin kapısını aşındırıyor. Danimarka hükümetinin önceki yıllarda getirdiği yasal düzenlemeyi iyileştirmesi ve daha cazip öneri getirmesini değerlendiren vatandaşlar, geri dönüşü olmayan bu uygulamada sağlıklı bir karar vermeye çalışıyor. Türkiye'nin Kopenhag Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşaviri Ali Rıza Önay, Türkiye'den Danimarka'ya gelen ve dönenlerin yıllara göre istatistiklerine bakıldığında, 2007 yılında bu ülkeye göç eden Türk vatandaşlarının sayısının 810, geri dönenlerin ise 321 olduğunu ancak 2012'de 675 kişinin Danimarka'dan Türkiye'ye kesin dönüş yaparak ilk defa giden sayısının gelen sayısını geçtiğini, Avrupa'ya göç tarihinde bunun bir ilk olduğunu bildirdi. Yaşlılardan çok gençler dönüyor Türkiye'ye 2007-2012 yılları arasında kesin dönüş yapanlar arasındaki yaş dağılımına bakıldığında, ilk sırada 20-29 yaş aralığındakiler bulunuyor. Bu grubu 30-39 ve 40-49 yaş grubundakiler izliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşaviri Önay, yaşlıların dönmesi beklenirken en verimli çağında olan genç grubun Danimarka'yı terk etmesinin çok ilginç bir durum olduğunu belirterek 'Dönenlerin en büyük kısmı 20-29 yaş aralığında olanlar, bu ilginç. 55-60 yaş üzerindekilerin de daha çok ayrılacağını düşünürdük. İstihdam edilebilir yaşlarda olan bu insanların niye ayrıldığı akademik çalışma yapılmasını gerektirecek bir konu aslında' diye konuştu. Dönüş nedenleri konusundaki izlenimlerini aktaran Önay, Türkiye'deki sağlık sisteminde son zamanlarda yapılan iyileştirmelerin, yaşlılara bakım için yapılan düzenlemelerin yaşlıların dönüşlerini hızlandıran bir etken olduğunu, orta yaştakilerin ise çocukları Türkiye'ye uyum sağlayacak yaşlarda iken ayrılmak istediklerini gözlemlediğini aktardı. Danimarka hükümetinin geri dönüş teşvik uygulaması neler içeriyor? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşaviri Önay, Danimarka hükümetinin, yabancıların vatanlarına dönüşleriyle ilgili ilk yasal düzenlemeyi 1 Ocak 2000'de hayata geçirdiğini ve bu düzenlemenin 2010 yılındaki yeni haliyle daha cazip hale getirildiğini belirti. Son olarak da 1 Nisan 2014'te bir düzenleme yapılarak öngörülen geri dönüşü teşvik amacıyla verilecek yardım ve peşin para miktarlarının yükseltildiğini vurgulayan Önay, 'Önceki düzenlemede kesin dönüş yapanlar için öngörülen yardım miktarları artırılarak dönüşü daha cezbedici hale getirmeye çalıştılar. Ödenecek peşinatlar artırıldı. Son düzenlemeye göre dönüş yapan yetişkinlere ödenmesi öngörülen para miktarı 127 bin 517 krona çıkarıldı. Bu miktarın 51 bin kronu peşin, geri kalanı 1 yıl sonra verilecek. Çocuk başına ise 15 bin kron peşin, kalan 23 bin kron ise 1 yıl sonra gönderilmek üzere 38 bin kron verilmesi öngörülüyor' dedi. 'İlgi arttı' Önceki düzenlemeden yararlananlar olduğunu fakat peşin verilen para miktarını yükselten son düzenlemeye ilginin daha fazla olduğunu kaydeden Önay, kendisine gelen ya da telefon açarak soru soranların arttığını bildirdi. Düzenlemedeki önemli noktalara değinen Önay, 1 Nisan tarihli düzenlemenin detaylarını şöyle anlattı: 'Öncelikle Danimarka vatandaşlığına geçen Türkler bu yasadan faydalanamaz. Sadece Türk vatandaşı olup sürekli oturma ve çalışma izniyle Danimarka'da bulunanlar yararlanabilirler. Düzenlemede, yeniden uyum adı altında ömür boyu verilen aylık ücretler var. Bundan ise 50 yaşında olup kendine bakamayacak nitelikte rahatsızlığı olanlar, yaşı ne olursa olsun malulen emekli olmuş olanlar ya da 55 yaşına gelmiş olanlar yararlanabiliyor. Bu aylık ise ömür boyu alınacaksa 3 bin 600 kron, 5 yıl alınmak istenirse 4 bin 500 kron olarak ödenecek. Ancak 5 yıldan sonra kesilir. Düzenlemeye göre, dönüş yapanın tek gidiş uçak bileti ve iki metreküpe kadar eşyanın taşınma ücretinin karşılanması var. Ayrıca gidecek kişilerin ülkelerinde iş yeri açma planı varsa açacakları iş yerleriyle ilgili götürecekleri alet edavat için destek ve bunların taşıma masraflarına da destek ödemeleri var. Gideceklere Türkiye'deki 1 yıllık sağlık sigortası masrafları olarak da 6 bin 300 kron verilmesi öngörülüyor.' Bankada tasarrufu olanlar için caydırıcı madde Öte yandan geri dönmek isteyenlerden bankada belli miktarın üzerinde tasarrufu olanlar için teşvik miktarı azaltılıyor. Düzenlemeden yararlanmak isteyenlerden tek başına yaşayanların bankada 50 bin kron, birlikte yaşayanların ise 100 bin krona kadar tasarruf hakları var. Bunun aşımında ise ödenecek teşvik miktarında indirime gidilmesi söz konusu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşaviri Önay, dönüş yapmak isteyenlerin bazı belediyelerde sorunla karşılaştığına da değinerek bu belediyelerin, bir yıllık sağlık sigortası karşılığı olarak öngörülen 6 bin kronluk ödemeyi, yasada olmadığı halde Türkiye'de yapılacak sağlık masraflarının ibraz edilmesine bağladığını bildirdi. Önay, dönenlerin bir anda Türkiye'deki sağlık sigortası kapsamına girebilmelerinin mümkün olmadığını da vurgulayarak, yasaya göre Türkiye'de bir kişinin genel sağlık sigortası primi ödeyerek sağlık sigortası kapsamına girmesi için belli bir süre Türkiye'de ikamet etmesi gerektiğini hatırlattı. Dönüş isteği ve tereddütler Bazı Türk vatandaşları dönüşe hazırlanırken dönmek isteyenlerin önemli bir kısmı ise tereddüt yaşıyor. Danimarka hükümeti, yurt dışındaki gayrimenkuller için vergi istediğinden Türkiye'deki gayrimenkullerini bildirmeyen gurbetçiler, döndükten sonra bu varlıklarının tespit edilerek aylıklarının kesilmesinden çekiniyor. 1973 yılında Danimarka'ya yerleşen Sivaslı Ali Soysal, Danimarka hükümetinin, yıllarca bu ülkeye emek veren ancak şimdi dönmek isteyenlerin gideceği ülkede geçinip geçinemeyeceğini umarsamadığını ve az bir parayla göndermek istediğini söyledi. 'Burada çalışıyorum, burada da iyiyim fakat şu anda kesin dönmek istiyorum, ille de vatanım diyorum' diyen Soysal, en büyük çekincesinin Türkiye'deki gayrimenkuller olduğunu belirterek şöyle konuştu: 'Sorunumuz şu; burada çalışıp da Türkiye'de evi olmayan kimse yok. Danimarka hükümeti ise 'Türkiye'de gayrimenkulün varsa Danimarka'ya vergisini ödeyeceksin ve buradan aylık alamayacaksın' diyor, bu yanlış. Geri dönmek isteyenleri korkutan bu, yoksa Türklerin çoğu dönüş yapar. Türkiye'de evim varsa ve Danimarka'ya vergi ödeyeceksem, maaşım kesilecekse ne yapacağım Türkiye'de. Hükümet iyi bir öneri getirirse Türkiye'deki gayrimenkullerden dolayı milletin peşine düşmezse bizler kesin vatanımıza döneriz.' Soysal, kesin dönüş yapan birkaç arkadaşıyla görüştüğünü ve hepsinin halinden çok memnun olduğunu da belirterek, gurbetçilerin bulundukları yerlerde çok problemleri olduğunu ve stres altında olduklarını dile getirdi. 'Danimarka hükümeti gelecek hesabı yapıyor' Öte yandan çeşitli nedenlerle dönüş yapmayı düşünmeyenler de var. Nevşehirli Yusuf Kutluca, Danimarka hükümetinin ilerideki hesabı yaptığını ve yaşlıların masraflarından kurtulmaya çalıştığını dile getirdi. Ailesinin çoğu burada iken dönmek istemediğini anlatan Kutluca, 'Babam 1985'te döndü, beyin kanaması geçirip yatalak kaldı. Biz yılda ancak 3-4 kez gidiyorduk. Yatağa düşünce 'çoluk çocuk hep Danimarka'da, niye döndüm' diye pişman oldu. Ben dönmek istemem, emekli olunca 6 ay orada 6 ay burada kalırım' şeklinde düşüncelerini dile getirdi. (AA)
Reklam
Bebekle Dans Eden Köpek
Kendini müziğin ritmine bırakıp, adeta kendinden geçerek evin bebeğiyle dans eden sevimli köpek.
Reklam
Nuri Bilge Ceylan'a Suç Duyurusu
Nuri Bilge Ceylan'ın Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan 'Kış Uykusu' adlı filmindeki bir sahnede ata işkence yapıldığını savunan Prof. Dr. Orhan Kural, ünlü yönetmen hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.  İHA'nın haberine göre Prof. Dr. Orhan Kural, hazırladığı dilekçeyle bugün mahkemeye başvurarak, Nuri Bilge Ceylan hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Filmdeki bir sahnede ata işkence yapıldığını savunan Kural, “Filmde bir atı tesadüfen gördüğünü söyledi bana. Ancak tesadüfen değil. Ata işkence yapılıyor. Nehirde çekiliyor. Üzerine biniyorlar. Avcılığı teşvik ediyorlar. Tavşan öldürülüyor. Dakikalarca hayvan can çekişiyor. Ondan sonra onu alıp evine götürüyor. Diyor ki ‘her hafta ava çıkıyorum.’ Avcılığı teşvik ediyor” dedi. Hiçbir zaman hayvanlar üzerinden prim yapılmasını kabul etmediğini belirten Kural, “Hayvan yasasına göre filmin içinde, ‘Kullanılan hayvan sahneleri veteriner eşliğinde çekilmiştir’ denmesi gerek” diye konuştu. Kural, Nuri Bilge Ceylan’ın kendisini aradığını söyleyerek, “Savcılığa veriyorum. İspat ederler. Uluslararası başarı sağlamış olabilir, tebrik ediyorum. Bu, her türlü hayvanı kullanıp, onları öldürüp bir köşeye atacak anlamına gelmez. Ben bunu popüler olmak için yapmıyorum. Buna suç duyurusunda bulunmazsam ‘Nuri Bilge Ceylan’a gücünüz yetmedi mi?’ derler. Ona da gücümüz yeter. Davayı açıyorum. Dün aradılar beni. Mahkemede görüşürüz dedim. Anlatmaya çalışıyorlar durumu. Demek ki korkuyorlar. Yapımcısıyla beraber aradılar. Onlara hem de böyle bir şey yapacak diğer kişilere ders olur. Hayvanları kullanmak, öyle öldürüp avcılığı desteklemek yakışmıyor. Filmi Fransa ’ya da şikayet ettik. Çünkü Türk yasalarının yasakladığı bir konu çekilmiş' dedi.İHA
Yıkılan Binadan Fırlayan Taştan Kıl Payı Kurtuldu
Çek Cumhuriyeti'nde bir fabrikanın yıkımı sırasında inanılmaz bir olay yaşandı. Patlatıcı kullanılarak yıkımı gerçekleştirilen binadan fırlayan bir kaya parçası yıkımı izleyen bir kişinin az daha kafasına geliyordu. Şans eseri ölümden dönen adam ve çevredekiler uzun süre olayın şokunu atlatamadı.
Cem Yılmaz'ın Rol Teklifine Rağbet Yok
Cem Yılmaz, son filmi 'Pek Yakında'nın çekimlerine devam ediyor. Ozan Güven , Zafer Algöz gibi isimlerin rol aldığı filmde Yılmaz, yaptığı reklam anlaşması gereği amatör 2 oyuncuya da yer verecek. Bu kapsamda gönüllülerin firmanın internet sitesine videolarını yüklemeleri istendi. Ancak ilanın verildiği tarihten sonra 3 gün içersinde sadece 4 kişinin video yükledi. Siteye video gönderenler arasından 2 kişi Yılmaz'ın 'Pek Yakında' kadrosuna katılacak. Ancak yaklaşık bir haftadır açık olan siteye ilk 3 gün sadece 4 kişi video ekledi. Sayının, yapılan reklam çalışmalarıyla ancak 18'e çıkması kalması şok etkisi yarattı. Sosyal medyayı kendine has bir şekilde kullanan Cem Yılmaz, 6.5 milyon kişilik takipçi listesinden beklediği geri dönüşü alamadı.1 haftalık videolar içerisinden Serkan Karakurt adlı katılımcı bin 221 kişi tarafından oylanarak en popüler kişi haline geldi. T24
Reklam
Dünyanın En Duygusal Evlilik Töreni
2014 yılı başlarında, Rowden ve Reizel bu önümüzdeki Temmuz evlenmeye karar verdi. Bu kararı aldıktan kısa bir süre sonra hayatlarının en kötü haberlerini aldılar. Rowden'a hiç planlarında olmayan bir şekilde 4. evre karaciğer kanseri teşhisi konuldu. Hayatının aşkıyla evlenmeden bu dünyayı terketmek istemeyen Rowden, hastaneden ayrılamadığı için arkadaşları ve ailesi yardımıyla 12 saatlik bir çalışma sonucu düğün törenlerini hastanede yaptılar.
Reklam
Diyarbakır'da 10 Yaşındaki Özürlü Çocuğa Tecavüz İddiası
Diyarbakır'da korsan taksicilik yapan bir şahsın, 10 yaşındaki özürlü çocuğu evine götürüp tecavüz ettiği iddia edildi. ESNAF KORSAN TAKSİCİYE SALDIRDI Olay, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Fatih caddesinde meydana geldi. İddialara göre, Bağlar Dört yol mevkiinde korsan taksicilik yapan S.K. (35) isimli şahıs, M.Ş (10) isimli özürlü çocuğu öğlen saatlerinde kendisine limonata ve simit ısmarlamak maksadıyla evine götürdü. Bir süre sonra çocuğu sokakta korkmuş vaziyette bulan vatandaşlara M.Ş.'nin, S.K.'nin kendisini eve götürerek tecavüz ettiğini belirtmesi üzerine esnaf korsan taksicilik yapan şahsı dövmeye başladı. Olayın büyümesi üzerine S.K. olay yerinden kaçarken, M.Ş.nin babasına ve polise haber verildi. 'SURATINA TÜKÜRDÜM' S.K. polis tarafından yakalanarak gözaltına alınırken, olayın meydana geldiği eve kızgın vatandaşların zarar vermemesi için ise polis zırhlı araçlarla nöbet tutmaya başladı. Çocuğu korkmuş vaziyette bulan Teyfik Fikret (45) isimli vatandaş olayı şöyle anlattı: 'Çocuğu korkmuş vaziyette buldum, titriyordu. Limonata ve simit alma bahanesi ile S.K'nın kendisini eve götürdüğünü ve tecavüz ettiğini anlattı. Çocuğu alıp taksi durağına gittim. Suratına tükürdüm ve cevredeki vatandaşlar da vurmaya başlayınca kaçtı. Şimdi polis tarafından gözaltına alındı' dedi. RAPOR ALINDI Tecavüze uğradığı iddia edilen M.Ş nin babası H.Ş. ise 'Çocuğu karakola götürdük, devlet hastanesine götürdük ve rapor aldı polisler. Benim çocuğum özürlüdür, trafik kazası geçirdi ve 10 defa ameliyat oldu benim çocuğum' dedi. EŞİ 4 YIL ÖNCE TERK ETMİŞ Esnaf, yakalanan şahsa gerekli cezanın en ağır şekilde verilmesini istediler. Tecavüz iddiasıyla gözaltına alınan ve bir çocuğu bulunan S.K.'nin eşinin ise 4 yıl önce kendisini terk ettiği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.sondakika.com
Reklam
Dev Girdaplar Hava Olaylarını Tetikliyor
Bilim insanlarına göre genişliği 500 km'ye ulaşabilen girdapların küresel iklim üzerinde etkili oluyor. Dev girdaplar okyanus akımları kadar su ve ısı taşıyor. Yeni araştırmalar, okyanuslardaki devasa girdapların küresel iklim üzerinde sanılandan daha fazla etkisi olduğunu gösterdi. Orta ölçekli anafor olarak adlandırılan ve genişlikleri 100 ile 500 km arasında değişen girdaplar, ada gibi suyun düzenini bozan etkenler nedeniyle ortaya çıkıyor. Okyanuslar boyunca çok büyük su kütlesi eşliğinde ısı taşıyan girdapların ortadan kalkması aylar sürebiliyor. Girdaplar, etraflarını saran suların etkisiyle yeniden güçlenebiliyor. Bilim insanları, girdapların taşıdığı ısının okyanusların dört bir yanına dağılarak yok olduğunu düşünüyordu. Ancak ilk kez yapılan ölçümler ısının iklim değişikliği üzerinde etki gösterdiğini ortaya koydu. Saniyede 30 milyon ton su Hawaii Üniversitesi'nden Bo Qiu'nun başında yer aldığı ekip, 1992-2010 yılları arasındaki uydu görüntülerini kullanarak girdapların şekli, hacmi ve sahip olduğu ısı hakkında veriler çıkardı. Science dergisinde yayınlanan araştırma, dev girdapların neredeyse okyanus akımları kadar büyük miktarda su taşıdığını gösterdi. Girdapların, Dünya'nın hareketiyle ağırlıklı olarak batıya hareket ettiği ve sonuç olarak her saniye kıtaların doğu kıyılarına 30 milyon ton ulaştığı belirtildi. Girdapların taşıyabildiği su miktarının kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu söyleyen Qiu, 'kesin olarak bilmeseler de girdapların hava olayları üzerinde etkisi bulunduğunu' ifade etti. El Nino güney salınımları gibi iklimi etkileyen büyük olayların okyanuslarda ilerleyen ısıyla kaynaklandığına dikkat çeken Qiu, girdapların da benzer etkisi olabileceğini ifade etti. Qiu, girdaplar üzerindeki araştırmalarla iklim değişikliğinin bölgesel etkilerini daha iyi anlayabileceklerini söyledi. Avustralya'nın ulusal bilim kurumu CSIRO'dan Wnju Cai, Kuroshio akımıyla taşınan suların Japonya çevresinde olağanüstü hava koşullarına neden olduğuna inandıklarını belirtti. New Scientist'e yorumda bulunan Cai, girdapların gelecekte havaları nasıl etkileyeceğini anlamak için iklim değişikliğinin etkilerini analiz etmeleri gerektiğini not düştü. Kaynak: Al Jazeera
Soma'da Tazminat Talebine Skandal Savunma
Soma’daki maden faciasında yaşamını yitiren İsmail Değirmen’in eşinin açtığı davada şirket avukatları skandal bir savunma gönderdi. 393 bin liralık tazminat talebi için “Felaketi özlenir hale getirecek kadar çok” denildi Soma’da geçen 13 Mayıs’ta meydana gelen Türkiye’yi yasa boğan maden faciasında ateş düşen 301 aileden biri de Balıkesir’in Savaştepe ilçesinde İsmail Değirmen’in eviydi. Kardeşi Erkan Değirmen’in servisi kaçırması üzerine o gün ocağa tek giren İsmail Değirmen, madende yaşamını yitirdi. Faciayla ilgili adli soruşturmada Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ile İşletme Müdürü Akın Çelik’in de bulunduğu 8 kişi tutuklanırken, Değirmen’in eşi Gamze Değirmen de hukuk mücadalesi başlattı. Değirmen, çocukları Yağmur ve Mehmet Han Değirmen adına avukat Ünal Demirtaş aracılığıyla Soma Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, TKİ Genel Müdürlüğü Ege Linyit İşletmesi Müessese Müdürlüğü ve madeni işleten Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. aleyhine 390 bin lirası manevi, gerisi maddi olmak üzere toplam 393 bin liralık tazminat davası açtı. Gamze Değirmenci için 150 bin, çocukları için ise 120’şer bin lira manevi ayrıca her biri için 1000’er lira maddi tazminat istedi. Talep üzerine Soma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi de, soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin mallarına tedbir kararı koydu. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. avukatları buna karşılık mahkemeye savunma yazısı gönderdi. Olayda şirketin kusurunun olmadığını öne süren avukatlar madendeki yangının suikast sonucu olabileceği iddiasını dile getirdi. Avukatlar, kazayla ilgili soruşturmanın da devam ettiğini hatırlatarak, tedbir kararı için soruşturmanın bitmesinin beklenmesi gerekteğini savundu. Avukatlar, Değirmen’in eşi ve çocukları için istenen 393 bin TL tazminat tutarıyla ilgili de şöyle dedi: “Tutar, ’felaketi özlenir hale getirebilecek’ niteliktedir. Ayrıca bu ailenin istediği gibi mahkemenin her aile için 400 bin TL üzerinden tazminat hesaplaması durumunda, şirket 120 milyon 400 bin TL gibi ’uçuk’ bir tazminat tutarıyla karşı karşıya kalacaktır.” Avukatlar, tedbirin kalkmaması durumunda ise şirketin iflas edeceğini, 6 bin işçinin işsiz kalacağı gibi tazminat hakkı elde eden kişilerin de bu paralarını, şirketten tahsil edemeyeceğini ileri sürdü. ‘Tazminat 1 milyon TL olsa tüm önlem alınırdı’ Hacettepe Üniversitesi Maden Mühendisliği Maden işletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bahtiyar Ünver: “Maden gibi riskli iş kollarında çalışanların hayatlarını kaybetmeleri durumunda, işveren yüksek tazminatlar verilmeli. Kişi başı 1 milyon tazminat olsa, işveren her türlü önlemi alırdı. İşveren, tazminat konularının gündeme gelmesini istemiyor. Bu kaza, ilerideki olası kazaları engellemek için bir fırsat olabilir. Toplum tepkisi varken bu kanunu çıkarmanın tam zamanı. HABER MERKEZİ ABD’li madenciye 3 milyon TL! VATAN daha önce 2010 yılında Batı Virginia’nın Naoma kasabasındaki Upper Big Branch madeninde meydana gelen patlamada 29 madenci öldüğü kazayı gündeme getirmişti. Federal hükümetin atadığı bağımsız soruşturma komisyonu, madeni işleten Massey Energy şirketini suçlu buldu. Çünkü yangına yol açan ince kömür tozu birikmesi engellenebilir ve yangın önlenebilirdi. Şirketinin iş hayatı bitti, madeni devralan Alpha Natural Resources, ölenlerin ailelerine 1.5 milyon dolar (3 milyon TL), toplamda 209 milyon dolar tazminat ödemeye razı oldu. Türkiye’de nasıl hesaplanıyor? Türkiye’de 5510 sayılı sosyal güvenlik yasasının 21. maddesine göre, iş kazası üçüncü bir kişinin veya işverenin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, bu iş kazası dolayısıyla SGK’nın yaptığı ve yapacağı tüm harcamalardan işveren ile üçüncü kişiler de sorumlu tutuluyor. Kaza sonrası Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin hazırlayacağı rapor, işverenin ödeyeceği tutarın belirlenmesi açısından önemli. İşverenin kusuru yüzde 100’ün ne kadar altına inerse, ödeyeceği tutar da ona göre azalıyor. Yüzde 80 kusurlu bulunursa, tutarın yüzde 80’ini ödüyor. Yaşam tablosuna göre tazminat İş Hukuku Avukatı Mehmet Emin Şan, ABD ve Türkiye arasındaki tazminat farkını şöyle anlattı: “Türkiye’de Yargıtay’ın belirlediği PMF (Population Masculine et Feminine) tablosu var. Buna yaşam tablosu diyoruz. Bilirkişiler yaşamını yitiren çalışanın yaşı, aylık maaşı, toplum seviyesi, statüsünü saptıyor. ‘67 yaşına kadar yaşasaydı şu kadar para kazanabilirdi’ diye tespitte bulunuluyor. Ülkeler arasında değerler bir değil. Koşullar ve mevzuat farklı. Bizde kanun koyucuya bırakılıyor. Standart tazminat uygulanıyor. Orada tazminat belli. Bu iki durum çözülürse bu uçurum ortadan kalkabilir.” Eşimi bana versinler vazgeçeyim! Gamze Değirmen, şirketin savunmasına “Biz kanuni hakkımızın peşindeyiz. Kanuni hakkımızı almaya çalışıyoruz. Eğer şirkete bu tutar çok geliyorsa eşimi bana ve çocuklarıma geri versinler. Biz de bu tazminat davasından vazgeçelim” diye tepki gösterdi. Değirmen’in avukatı Ünal Demirtaş ise şirketin aba altında soba gösterdiğini belirterek, Yerel mahkemelerden sonuç alamazsak AİHM’e gideriz” dedi. Vatan
Reklam