Kartal 1 Milyon Turistin Peşinde
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman “Dolmabahçe Sarayı’nı ziyaret eden 1 milyon turistin uğrak noktası olmak için acentelerle görüşüyoruz” dedi. Barcelona, Real Madrid, Bayern Münih gibi Avrupa’nın dev futbol kulüplerinin stadları, aralarında Türkler’in de bulunduğu milyonlarca turistin akınına uğrarken, Türkiye’de üç büyükler dahil hiçbir kulübün stadını ziyaret eden yok. Ancak Beşiktaş, yeni stadı Vodafone Arena ile bu olumsuz tabloyu kırmayı hedefliyor. Bunun için de hayli iddialı bir proje üzerinde çalışıyor. Beşiktaş’ın yeni forma lansmanı için geçen hafta gittiğimiz İngiltere’nin Leeds şehrinde Beşiktaş JK Başkanı Fikret Orman, sohbet sırasında üzerinde çalıştıkları projeyi anlatmaya ‘Dolmabahçe’nin 1 milyon turisti’ var sözleriyle başladı. Orman’ın anlattıklarına göre Dolmabahçe Sarayı’na gelen yılda 1 milyon turistin uğrak noktalarından biri de Vodafone Arena olacak. Beşiktaş JK Başkanı Fikret Orman, yeni stadla birlikte Dolmabaçe’yle ilgili gönlünde yatan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Tobbaş’la paylaştığı projeyi şöyle anlattı: “Dolmabahçe Sarayı’na yılda 1 milyon turist geliyor. Dolmabahçe’de şimdi turistleri getiren otobüslerin yarattığı görüntü kirliliği var. Acentelerle görüşüyoruz, otobüsleri bizim parka bırakabilirler. Buradan turistler hem Dolmabahçe’yi hem de Vodafone Arena’yı ziyaret etme imkanı bulabilir.” Kadir Abi sıcak bakıyor Fikret Orman, stadla ilgili projeyi anlatırken, bölgeyle ilgili hayalini de paylaştı. Orman “Vodafone Arena ve Dolmabahçe’yi kapsayan bölgedeki yollar yer altına alınabilir. Böylece stad ile Dolmabahçe arasındaki bölge güzel bir meydan haline dönüşebilir” dedi. Bu düşüncesini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile paylaşıp paylaşmadığını sorduğumuzda ise Orman, şu yanıtı verdi: “Kadir Abi’ye anlattık. Kendisi biliyorsunuz mimar. Projeye de sıcak baktı.” Müze, SPA, konser ve moda gösterileri olacak Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Vodafone Arena’nın Türkiye’nin ilk akıllı stadyumu olacağını söyledi. Orman, şu bilgileri verdi: “Taraftara ve ziyaretçilere 7 gün açık olan bir kompleks tasarladık. Restoranlar konusunda Ferit Şahenk’in sahibi olduğu D-ream ile temastayız. Ayrıca moda defileleri ve konser etkinlikleriyle ilgili de Doğuş Grubu şirketlerinden IMG ile anlaştık. Vodafone’un katkısıyla dijital müze olacak. Ayrıca 800 metrekare alanda SPA merkezi yer alacak.” Vodafone Arena’nın hizmete girmesiyle birlikte stad gelirinde rakipleriyle arasındaki farkı kapatacaklarını söyleyen Orman “Rakiplerimizin 120 milyon liraya ulaşan stad geliri var. Biz de Vodafone Arena ile 130 milyon lira gelir hedefliyoruz. Yeni stadda yer alacak 146 adet locanın 110 tanesi şimdiden satıldı” dedi. Star
En Hızlı Servis Lisicki'den
WTA'da Bank of the West Classic turnuvası ilk turunda korta çıkan Alman raket Sabine Lisicki, saatte 210,8 kilometre hıza ulaşan servisiyle kadınlar tenisinde en hızlı servis atan oyuncu unvanını eline geçirdi ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Stanford Üniversitesi kampüsünde oynanan turnuvanın ilk turunda, Sırp rakibi Ana Ivanovic karşısında ilk setin 11. oyununu kazandıran servisi, saatte 210,8 kilometre hıza ulaşan Lisicki, ABD'li raket Venus Williams'a ait saatte 207,6 kilometrelik hızı geride bırakarak yeni rekorun sahibi oldu. Tek kadınlarda dünya 29 numarası Lisicki'nin WTA tarihine geçtiği karşılaşma, setlerde 7-6 ve 6-1'lik üstünlük sağlayan dünya 11 numarası Ivanovic'in 2-0'lık galibiyetiyle sona erdi. Erkeklerde ise rekor saatte 263.4 hızla Avustralyalı Sam Groth'a ait. Groth da Güney Kore'de Mayıs 2012'de oynayıp rekor kırdığı maçı Lisicki gibi kaybetmişti. Kaynak: Reuters
Beren Saat & Kenan Doğulu Düğününden İlk Kareler!
Los Angeles Malibu'da kumsalda gerçekleşen düğünle dünyaevine giren Beren Saat ve Kenan Doğulu özel fotoğraflarını paylaştı. Yaklaşık 2.5 yıldır birlikte olan Beren Saat ve Kenan Doğulu çifti Los Angeles'ta mutlu sona ulaştı. Törene çiftin aileleri başta olmak üzere Belçim Bilgin, Kıvanç Tatlıtuğ, Başak Dizer, Hilal Saral, Ece Yörenç gibi çok sayıda ünlü isim de katıldı. Damat Kenan Doğulu buzmavisi dar kesim damatlığıyla tam not aldı. Kenan mavi papyonu ve beyaz ayakkabılarıyla Beren'e eşlik etti. Bugüne kadar dizilerde sayısız kere gelinlik giyen Beren ilk kez kendi düğününde gelinlik giymenin heyecanını yaşadı. Şapkasından ayakkabısına beyazlar içinde sade ve şık gelinliğiyle dikkat çekti.CNN Türk
Nepalli Bal Toplayıcılarının Nefes Kesen Görüntüleri
Ödüllü seyahat fotoğrafçısı  Andrew Newey tarafından fotoğraflanmış bu harika görüntüler Nepal'deki bal avının görüntüleri...  Yılda iki kez ,Gurung balı avcıları yüksek uçurumların tepesinden atalarının kullandığı yöntemlerle inerek bal hasatı yapıyorlar. Fakat bu iş biraz tehlikeli. Himalaya bal arılarının büyüklükleri 3 cm'ye karar ulaşabiliyor ve yüksek uçurumlar da cabası. Bu kadar tehlikenin doğal olarak karşılığı da var. Bu bal Uzakdoğu'da çok iyi fiyatlara satılabiliyor. 8000 yıldır bal toplayıcılığı yapan Nepallilerin inanılmaz görüntüleri sizlerle...
Reklam
İçinizi Isıtacak 15 Hayvan Dostluğu Hikayesi
etiket
Bazı insanlar hala hayvanların aptal varlıklar olduğuna inanıyor. Fakat bu galeri hayvanların da tıpkı bizim gibi sevgi ve şefkat duyguları olduğunu ispat eder nitelikte. Bu fotoğraflar sadece sevimlilikle sınırlı değil, olayın özünde fotoğrafta gördüğünüzden daha fazlası var. Neden bu hayvanlar dostluk kuruyor? Aslanlar, köpekler, filler, hatta vahşi hayvanlar. Bu soru; hayvanların kendi türlerinin dışında bazı sosyal ilişkiler kurma isteğiyle cevaplanabilir. Tıpkı bizim gibi. Yani onlar bizden çok uzakta değiller, bizden daha az duygusal ya da daha az yardımsever olduklarını söyleyemeyiz. Bazı hayvanlara kendi ebeveynleri bile bakmazken, başka türden bir hayvanın onlara annelik etmesi başka neyle açıklanabilir? Hangi sebeple olursa olsun, bu olağandışı dostluklar hayvanların birçoğumuzun düşündüğünün aksine, ne kadar duygusal olduklarının kanıtıdır. Belki de bu arkadaşlıklar o kadar da olağandışı değildir.
Twitter'da Yüzler Gülüyor
Mali sonuçlarını açıklayan Twitter'ın kullanıcı sayısı ve gelirler artmaya devam ediyor. Bu yılın ikinci çeyrek rakamlarına göre Twitter'in kullanıcı sayısı 271 milyon oldu. Sosyal ağların giderek büyüdüğü ve kullanıcı sayılarının arttığı günümüzde benzer bir haber Twitter'dan da geldi. 2014 çeyreğine ait mali raporunu açıklayan Twitter'ın kullanıcı sayısı 271 milyon oldu. Önceki çeyrekte 211 milyon olan bu rakam yüzde 6.3'lük artış anlamına geliyor. Twitter'ın yüzüne güldüren bu rakamlar aynı zamanda gelirlere de yansıdı. İkinci çeyrekte firmanın toplam gelirleri 312 milyon dolara ulaştı. Yıllık bazda değerlendirildiğinde ise gelirlerin yüzde 124 arttığı görülüyor. Sosyal ağın 'Timeline Views' olarak tanımladığı akışı takip eden kullanıcıların oluşturduğu görüntülenme sayısı 173 milyara ulaştı. Bu rakam bir önceki çeyrekte 157 milyardı. Kullanıcının çoğu mobilden geliyor Sosyal ağın kullanıcılarının büyük bir bölümü ise mobilden geliyor. Son çeyrek rakamlarına göre 271 milyon kullanıcının 211 milyonu Twitter'ı mobil cihazlardan kullanıyor. Bu da toplam kullanıcı sayısının yüzde 78'inin mobil olduğu anlamına geliyor. Açıklanan rakamlarla beraber yatırımcısının yüzünü güldüren Twitter'da işler iyi gidiyor. Önceki çeyrekte açıklanan rakamlar hayal kırıklığı oluştururken bu çeyrekte ortaya çıkan tablo şirket yetkililerinin yüzünü güldürdü. Kaynak: Twitter
Reklam
Piknik Yapıp Cihad Çağrısında Bulundular
IŞİD'i öven yayınlarıyla dikkat çeken internet sitelerinin yayınladığı görüntülerde, İstanbul Ömerli'deki piknik alanında aralarında çocuklarında bulunduğu çok sayıda kişinin bayram sabahı namaz için biraraya geldiği belirtiliyor.Kalabalık, topluca namaz kılıyor ardından da yapılan konuşmayı dinliyor. Kalabalığa hitap eden kişi, sık sık 'cihad' vurgusu yapıyor. Bu kişinin konuşmasının son bölümünde kullandığı,'Allah'ım cihad eden ve sabreden mücahidlere yardım et, onları zafere ulaştır. Onları koru ve atışlarını isabet ettir' ifadeleri dikkat çekiyor IŞİD'e öven yayınlarıyla dikkat çeken internet siteleri İstanbul'da yapılan bir etkinliğin videosunu yayınladı. Etkinlik, 'İstanbullu müslümanlar 2014/1435 Ramazan bayramı namazını düzenlenen bir organizasyonla hep birlikte eda etme imkanı buldular' ifadeleriyle duyuruldu. Kalabalığın Ömerli'de piknik alanında pazartesi sabahı bayram namazı için buluştuğu belirtildi. Etkinlikle ilgili görüntülerde kılınan namazın ardından topluluğa hitap eden kişi sık sık 'cihad' vurgusu yapıyor. Bu kişi konuşmasının son bölümünde ise 'Allah'ım cihad eden ve sabreden mücahidlere yardım et, onları zafere ulaştır. Onları koru ve atışlarını isabet ettir' ifadelerini kullanıyor. DHA
Su Sıkıntısı Çeken İstanbul'un Suyu 42 Ülkeye Satılıyor!
İstanbul Su ve Kanalizasyon İşleri (İSKİ) Genel Müdürlüğü'nün açıkladığı su tüketim miktarları ve İstanbul'un suyunun sağlandığı barajlardaki doluluk oranı, İstanbulluların bu yaz susuz geçireceğini gündeme getirmişti. İSKİ'nin verilerine göre, İstanbul barajlarında doluluk oranı yüzde 21,68. Daha açık bir ifadeyle bütün İstanbul barajlarındaki mevcut su miktarı 188 milyon metreküp. İstanbul'un su sorununa yönelik tüketimi azaltın yönündeki Tweet'lerle çözüm bulmaya çalışan İSKİ'nin bu çözümü, Su Hakkı Kampanyası'ndan Akgün İlhan ve Nuran Yüce'ye göre hiç de gerçeği yansıtmıyor. İlhan, su sorunu olmadığını, İstanbul'daki suyun Hamidiye Su Şirketi tarafından 42 ülkeye satıldığına dikkat çekerek, 'İstanbul'a Melen'den ve Sakarya'dan kalitesi düşük, yeterli teknolojik arıtmadan geçirilmeden getirilecek su vermeye çalışanlar, Belgrad ormanından çıkarttıkları kaliteli suyu İngiltere, Almanya, Japonya gibi ülkelere satıyor' diye tepki gösterdi. 'SANILDIĞINDAN DAHA AZ SU VAR' Her ne kadar son bir ayda su kesintileri mega kentin pek çok semtinde rutin bir hâl alsa da İstanbul'a adım adım yaklaşan su sorunu, aslında kendisini uzun yıllardır hissettiriyor.  DİHA'dan Evrim kepenek'in haberine göre, kentin su ihtiyacını karşılayan on barajın doluluk oranı ortalama olarak yüzde 20,92'ye kadar inmiş durumda. Geçen senenin Temmuz ayına bakıldığında bu oranın yüzde 74,87 olduğu görülüyor. İlhan, geçen yılda kuraklık olduğunu hatırlatarak, 'Barajlarda bunun üç katından fazla su mevcuttu. İşin kötüsü, mevcut yüzde 20'lik suyun hepsinin kullanılması mümkün değil. Yani düz bir matematiksel hesapla, 'Yağış olmazsa İstanbul'un iki aylık suyu kaldı' diyenler epey iyimser bir tablo çiziyor. Aslında kullanabileceğimiz su, sanıldığından daha az bir süre bize yetebilecek' diye uyardı. 'MARMARA'NIN TÜM SUYU İSTANBUL'A AKITILIYOR, YİNE DE YETMİYOR' İstanbul'un susuzluk sorununu çözmek için İSKİ, Sakarya'dan ve Melen Çayı'ndan su getirerek İSKİ tesislerinde arıtarak yurttaşlara ulaştırıyor. Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi (ÇMÖ) de yaptığı açıklamada, teknik yapısı yetersiz olan İSKİ'nin bu suyun arıtılmasında yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. İlhan da tıpkı ÇMÖ gibi bu ve İSKİ'nin tüketimi azaltın yönündeki çözümlerinin gerçekçi olmadığını düşünüyor. 'Karşımızda sürekli büyüyen su talebiyle sadece kendisinin değil, civar kentlerin de su varlıklarını kurutan bir şehir var. Karşımızda derinleşen iklim değişikliğinden ve kuraklıktan gittikçe daha şiddetli ve sık bir biçimde etkilenen bir coğrafya var' diyen İlhan, İstanbul'a taşınan günlük 800 bin metreküp suyun içine Sakarya'nın suyu da dahil edildiğini söyledi. Yaşanan kuraklığın lokal ve çözümlerin sürdürülebilir olmadığını belirten İlhan, 'Bu nedenle İstanbul'un sularını satıp para kazanmayı bırakın. Belgrad Ormanları'ndaki İstanbul'un suyunu İstanbul'a bırakın' dedi. 'HAMİDİYE SU A.Ş, 6 KITADAN 42 ÜLKEYE SU SATIYOR' İstanbullular susuzluk sorunu ile yüz yüze kalmışken, İstanbul'a su sağlamak ve susuzluk sorununu çözmekle sorumlu kamu kurumu İBB'nin kendi web sayfasından da duyurduğu gibi, İstanbul'un suyunu ambalajlayıp dünyanın 6 kıtasından 42 ülkeye satması da dikkat çekici. Bu ülkeler arasında ABD, Japonya, İrlanda ve Hollanda gibi susuzluk sorunu olmayanlar çoğunlukta. İlhan, İstanbulluların suyunun Hamidiye Su A.Ş tarafından satılmasına tepki gösteren İlhan, 'Belgrad Ormanları'nın 500 ila 3 bin metre derinliklerinden kendiliğinden çıkan kaynak suyunu tüm dünyaya pazarlayan Hamidiye Su A.Ş'ye şunu hatırlatmak gerek. Bu su tüm İstanbullularındır. Tabii Türkiye'de sadece Hamidiye Su A.Ş. değil, yüzlerce su şirketi var' diye konuştu. Evrim KEPENEK | DİHA
Moldovan'dan Çarpıcı Rıdvan Dilmen Açıklaması
Fenerbahçe'nin eski golcüsü Viorel Moldovan çarpıcı açıklamlarda bulundu. Viorel Moldovan... Fenerbahçe forması giydiği dönemde attığı birbirinden güzel gollerle ‘Dan Dan Moldovan’ diye Sarı- Lacivertliler’in tarihine geçen Rumen oyuncuyla Bükreş’te buluştuk. Mütevazi kişiliğinden hiç ödün vermemiş, nazik ve samimi bir ortamda gerçekleştirdiğimiz söyleşide ünlü futbol adamının Kanarya’yı hiç unutmadığı gerçeği ortaya çıktı. Biz kendisine oradan buradan sorular sorarken, Moldovan da bize Fenerbahçe’nin son durumunu, takımı, futbolcuları ve özellikle de başkan Aziz Yıldırım’ı sordu. İşte, özellikle fizik gücüyle hafızalardan silinmeyen Viorel Moldovan’ın, Fenerbahçe ve Türk Futbolu’yla ilgili görüşleri... Fenerbahçe'yi asla unutmam Fenerbahçe formasını giydiğim için çok mutluyum. Hayatım boyunca da o günleri unutmayacağım. Kariyerimin önemli bir dönemiydi. Çok iyi para kazandım. Zaten Fenerbahçe bir çok yıldızı bu şekilde kadrosuna kattı ve kulübün Avrupa’da, Dünya’da tanınması sağlandı. Alex, Ortega, Anelka, Sow, Meireles ve Alves gerçekten çok üst düzey futbolcular. Kulüp ayrıca stadını da yeniledi ki, bu Aziz Başkan sayesinde oldu. Fenerbahçe’nin son yıllardaki başarısı kulübün ününü de artırdı, tanınmasını da... Aziz Yıldırım'ı takdir ediyorum Başkan Aziz Yıldırım, kulübün daha da ileri gitmesi için çok çalışıyor. Benim dönemimde de öyleydi. Hep önde olmak istediler. Aziz Yıldırım Fenerbahçe’yi hep 1 numara yapmak istedi. Bunun için kardeşi ile gece gündüz çalıştı. Bunu takdir etmek lazım. Aziz Yıldırım ikinciliği hiç sevmedi. Fenerbahçe’nin hep şampiyon olmasını istedi. Çok iddialıydı. Ben iddialı insanları severim. O yüzden başkanı çok takdir ediyorum. Bir kaç yıldır olumsuz bir durum söz konusu fakat detayları bilmediğim için bu konuya fazla girmek istemiyorum. Bizde yıldız onlarda asker çoktu Fenerbahçe formasını giydiğim dönemde bir türlü şampiyon olamadık. Galatasaray 2 kez şampiyon oldu. Başaramadık. Halbuki çok süper bir kadromuz vardı. Bakıyorum, takımdaki tüm futbolcular kendi ülkelerinde milli forma giyiyordu. Kısacası bizde kalite çoktu, yıldız çoktu ancak takım olmayı beceremedik. O dönem Galatasaray’ın başında Fatih Terim vardı. Taffarel, Popescu ve Hagi gibi çok tecrübeli oyuncular vardı ve bu üçlü Türk oyuncularla birlikte müthiş bir sinerji yakaladı. Bizde yıldız çoktu fakat Galatasaray’da asker çoktu... Arda müthiş bir futbolcu Türk Milli Takımı’nda bir çok yıldız var. Oyun anlayışları hoşuma gidiyor. Ayrıca bir çok isimsiz gençler de takıma girmek için mücadele veriyor. Ama bir kişi var ki, onu özellikle çok beğeniyorum ve takip ediyorum. Arda Turan gerçek bir süperstar. İspanya Ligi’nin en istikrarlı ve yararlı oyuncularından bir tanesi. Bakınız, Atletico Madrid’e transfer olduktan sonra kulübün gidişatı nasıl değişti ve ne başarılar kazandı. Türk Milli Takımı’nın bana göre maestrosu. Türkiye, Arda gibi bir yıldıza sahip olduğu için çok şanslı. Herkes Arda’nın değerini bilmeli. Rıdvan Dilmen şaşırttı Rıdvan Dilmen’in teknik direktörlüğü döneminde çok garip şeyler olmuştu. Zaten sezon öncesi kampında doğru dürüst hiç çalışmamıştık. Rıdvan hocanın bazı oyuncularla aynı masada kağıt oyunu oynaması, onlarla birlikte sigara içmesi benim çok tuhafıma gitmişti. Bu şekilde zaten başarılı olamazdık. Sezona hiç iyi hazırlanamadık. Kısa süre sonra Rıdvan Dilmen de gönderildi. Onun yerine gelen Zeman’ın toplantısını hiç unutmuyorum. Siz sezon öncesi ne yaptınız. Hiç alışmadınız mı? Herkes en ufak ikili mücadelede sakatlanıyor. Olacak gibi değil” diye bize kızmıştı. Fanatik
Reklam
11 Polis Tutuklandı
22 Temmuz operasyonunda gözaltına alınan ve tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 49 polisten 11'i tutuklandı, sekizi denetimli olmak üzere 38 polis serbest kaldı. Sorgusu yapılamayan 17 polis, hâkimin dosya üzerinden verdiği kararla serbest kaldı. 22 Temmuz soruşturmasında mahkeme, İstanbul Terörle Mücadele Şubesinin eski müdürü Yurt Atayün'ün de aralarında bulunduğu 11 polis hakkında tutuklama kararı verdi. Mahkeme, 38 polisin de serbest kalmasına karar verdi. Serbest kalan polislerden sekizi hakkında denetimli serbestlik kararı verildi. İstanbul Eski Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Ömer Köse ve Emniyet Amiri Gaffur Ataç, yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakılanlar arasında. Mahkemede ifadesi alınamayan 17 polis serbest bırakıldı. Polislerin sorgusu yaklaşık 90 saat sürdü. Tutuklanan 11 polis 11 şüphelinin, 'Devletin gizli kalması gereken bilgilerini casusluk amacıyla temin etmek' ve 'Resmi belgede sahtecilik' gerekçesiyle tutuklandığı öğrenildi. Devletin gizli bilgilerini paylaşmaktan tutuklananlar arasında eski Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün, eski İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Serdar Bayraktutan bulunuyor. Tutuklanan diğer isimler ise şöyle: Erhan Körtek, Ensar Doğan, Aytekin Koçak, Ali Fuat Altuntaş, Abdülkadir Ağır, Yunus Emre Uzunoğlu, Şahin Akdeniz, Muhammed Kaya ve Mehmet Örs. 'Bugün olsa yine yaparız' Eski İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü Ömer Köse, denetimli olarak serbest kalanlar arasında. Serbest kaldıktan sonra adliye önünde basın mensuplarına açıklama yapan eski İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü Ömer Köse, 'Sıkıntılı bir süreçten geçtik. Yanlış bir işin altına imza atmadık. Bugün olsa yaptıklarımızı tekrar yaparız' dedi. 'Özür dilenecek bir şey varsa da özür dilemesini bildik' ifadesini kullanan Köse, 'Fakat bu yürüttüğümüz soruşturmada özür dilenecek bir mevzu yok. Bugüne kadar herkes konuştu biz sustuk, bugün biz konuşacaktık fakat ifade veremedik' diye konuştu. Serbest kalan şüphelilerden emniyet amiri Gafur Ataç da 'Yapılanlar kanuna uymuyor. Psikolojik baskı gördük' dedi. Kürşat Durmuş ise kendilerine destek verenlere teşekkür ederek, 'İnşallah hukuk bundan sonra kurallarıyla, kanunlarıyla tam bir şekilde uygulanır' dedi. 'Paralel yapı sorulmadı' Kazım Aksoy ise içerideki şartlar ağır olsa da manevi olarak huzurlu ve mutlu olduklarını söyledi. Aksoy, 17-25 Aralık'tan sonra önce tayininin Gaziosmanpaşa'ya çıktığını, sonra müdüriyete alındığını, iki kez açığa alınıp, iki kez de meslekten ihraç edildiğini anlatarak, '8 gündür de gözaltındayım. Yani bu rüşvet ve yolsuzluk operasyonunu yaptık diye af edersiniz pişmiş tavuğun başına gelmeyen her şey neredeyse bizim başımıza geldi' diye konuştu. Hukuksuz hiçbir şey yapmadıklarını söyleyen Aksoy, 'Somut delil olmadığı için bir şey gösteremediler. Biz kanunsuz şeyleri soruşturuyorduk ama şu anda hukuki olan durumlar soruşturuluyor. Paralel yapı ile ilgili bir şey yok, öyle bir şey de sorulmadı' dedi. 'Yapılanları unutmayacağım' Serbest kalan polislerden Selman Yuyucu, teslim olmasına rağmen hastaneye götürülürken kendisine kelepçe takıldığını söyledi. Selman Yuyucu da kendisi teslim olmasına rağmen hastaneye götürülürken kelepçe takıldığını belirterek, şöyle konuştu: '8 gün orada bir eşya olarak kaldık. Bu süre zarfında ifadem alınmadı. Pazar günü alınacağı söylendi, yine alınmadı. İfade için çağırdılar, o sırada hakim hastalanmış, bu şekilde beklemeye devam ettik ve serbest kaldık. Mutlu olup olmadığı sorarsanız, mutlu değilim. Hiçbir delil yokken arkadaşlarım içeride kaldı. Bu hukuksuzluk bittiğinde yüzüm gülecek.' Oğuzhan Ceylan ise son 2 yıldır Şırnak'ta, öncesinde de 12 yıl İstanbul'da terörle mücadelede görev yaptığını kaydederek, 'Tayinimin çıktığı Zonguldak'a ev tutmak için gittiğimde öğretmen evinden apar topar gözaltına alındım. İstanbul'da gurur duyduğum şubeme gittiğimde kelepçe takmaları ve beni o nezarete atmaları zoruma gitti. Ben kaçan göçen biri değilim. Çocuklarıma, aileme vermem gereken mesaiyi işime verip çalışan biriyim. Yapılanları unutmayacağım' şeklinde konuştu. 'İtiraz edeceğiz' Mahkemenin kararı açıklamasının ardından polis avukatları açıklama yaptı. Avukat Kemal Şimşek, '49 kişiden, şuanda sadece 11 kişisi hakkında tutuklama kararı verildi. Yalnız ifadesi alınamayanlar, ifadeleri alınamadığı için tutuklu olmamalarına karar verilmiş oldu. Tutuklananların arkasındayız. Gözaltındakilerin savunma hakları kısıtlandı. Savunmalarını yeterli şekilde verilmelerine izin verilmedi. Delil sunulamadan böyle bir tutuklama kararı çıktı; itirazını yapacağız' dedi. Sorgu hâkiminin kuvvetli bir suç şüphesi varsa ona göre tutuklama kararı verdiğini vurgulayan Şimşek, 'Şu anda delillerin dolu dolu takdir edilerek verildiği bir karar değil bu. Bu bir hüküm de değil. Sonuç olarak insanların tutuklanmalarına karar verilse bile, bu suçlu oldukları anlamına gelmiyor' şeklinde konuştu. Kararın ilan edildiği gibi niye 21.00'de değil de gecikmeli olarak açıklandığını bilmediklerini dile getiren Şimşek, kendilerinin de koridorda yüzlerce polisin arasında bekletildiklerini söyledi. 'Biz savunma avukatları olarak, dosyada hala kendilerini suçlamaya yetecek, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığını düşünüyoruz' diyen Şimşek, sonuna kadar bu davanın arkasında olacaklarını ifade etti. Avukat Kamil Ata ise, 'Burada casusluktan suçlanıyor bu insanlar. Siyasi bir soruşturma, bu soruşturma. Siyasi iktidar terör örgütleriyle kol kola geziyor. Bu suçlamanın haksız olduğunu biliyoruz. Mahkemenin tutuklama yapacağına emindik. İstenen buydu zaten. Bu nedenle de mahkemenin tutuklama yapacağına hazırdık. İçerideki insanlar da hazırdı; ancak mahkeme kısmi bir karar verdi' diye konuştu. Karar öncesi açıklama Şüpheli polislerin avukatları adına Avukat Ömer Turanlı tarafından yapılan açıklamada şöyle dendi: “İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından sorguya sevk edilen tüm polislerimize aynı suçlar isnat edilmiştir. Bu suçlar casusluk, evrakta sahtecilik, özel hayatın gizliliğini ihlâl etme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme, suç uydurma, suçlarıdır. Öncelikle belirtmek isteriz ki, 'Ceza Muhakeme Kanununa' göre her bir kişinin işlediği iddia edilen suç ayrı ayrı belirlenerek ve gerekiyorsa, sorguya sevk edilmeleri gerekirken toptancı bir anlayışla ve baştan savma bir soruşturma ile tüm şüphelilere basma kalıp bir şekilde aynı suçlar isnat edilmiştir. Casusluk iddiası ve diğer suç isnatları bilinçli olarak çirkin bir iftira niteliğinde müvekkillerimize isnat edilerek hem kamuoyu önünde rencide edilmeleri ayrıca algı operasyonuyla peşinen suçluymuş gibi göstermeye çalışılması ve tutuklanmalarını temin maksadıyla ortaya konulmuştur.' Avukatlar adına yapılan açıklamada ifadesi alınmayan 17 şüpheliyle ilgili olarak da şu ifadeler kullanıldı: 'Şu açıkça bilinmelidir ki,Tehvit Selam Terör Örgütü dosyası ile ilgili müvekkillerimize isnad edilen suçlamalar hakkındaki detaylı bilgisi olan emniyet müdürü, amiri pozisyonundaki kişilerin gerçeklerin ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla bilerek ve kasıtlı olarak ifadeleri alınmamış ve zapta geçirilmemiştir.' 22 Temmuz soruşturmasında mahkeme, ifadesi alınmayan şüphelilerin dinlenmeyerek dosya üzerinden karar verilmesine, dosyanın kapsamlı oluşu gözetilerek, kararın saat 21.00'de tüm şüpheli ve avukatlarının yüzlerine adliyenin en geniş salonunda okunmasına karar verdi. Usûl tartışması sorgulamayı durdurdu Gülen Cemaati'ne yönelik başlatılan iki soruşturmadan biri olan 'casusluk' soruşturmasında, tutuklanmaları istemiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilen şüpheli polislerden kalan 21 kişinin sorgusuna sabah 9.30'da başlanacağı açıklanmıştı. Ancak avukatların mahkeme salonuna 11.45'te gelmesi hem sorgunun geç başlamasına hem de yeni bir krize neden oldu. Sorgu sırası gelen polis memuru Hasan Basri Kahraman'ın avukatlarının gecikmesi nedeniyle Hâkim İslam Çiçek, polis tutanaklarının ve savcılık beyanlarının okunmadan sorguya geçilmesine karar verdi. Avukatlar ise bunun usûle uygun olmadığını savundu. Sanık avukatlarından Ömer Turanlı, Hâkim İslam Çiçek'in tutanakları okutturmadan işlemleri tamamlamak istediğini, ifade tutanaklarının mahkeme önünde Ceza Muhakemeleri Kanunu'na göre okunması gerektiğini belirterek itiraz ettiğini söyledi. Daha sonra avukatlar Murat Akkoç, Ahmet Özer ve İsmail Yanar cüppelerini çıkarıp duruşmayı terk etti. Bunun üzerine Hâkim Çiçek Baro'dan avukat çağırdı. Çiçek'in gelecek yeni avukatlarla kalan 21 şüphelinin yargılamasını sürdürmek istediği belirtildi. Ancak akşam saatlerine kadar ancak dört polisin sorgusu yapılabildi. Sorgusu tamamlanamayan 17 polis kaldı. 'Birtakım tatsızlıklar...' Sorgusu tamamlanan polislerden biri İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Yurt Atayün... Atayün'ün sorgusunun ardından gazetecilere bir açıklama yapan avukatı Ömer Turanlı, sorgu işlemlerinde 'birtakım tatsızlıklar' yaşandığını belirterek, 'Yaşanan tatsızlıkları mahkeme zabıtlarına yansıtmaya çalıştık. Fakat bu sorgu işleminde, aynı Emniyet Müdürlüğü'ndeki gibi sıkıntılar burada da yaşandı. Atayün'ün gözaltı süresi dolduğu için emniyette ifadesi tamamlanamadı. Mahkeme sorgusunda ise dosya ve delilleri tamamen müvekkilimize inceletilemedi' dedi. Avukat Turanlı mahkemede 'Bir saatte savunmanızı bitiriyorsanız bitirin, bitirmiyorsanız hukukun gereğini yapacağım' dendiğini, müvekkilini savunmak için tanınan yasal hakların kısıtlandığını iddia etti. Avukat Turanlı, ayrıca, 'Duruşma salonunun önünde yüzlerce Terörle Mücadele Şubesi polisi vardı. 50 avukat varsa, 500 tane de polis var. Bu psikolojiyle duruşmaya girdik. Bu psikolojiyle savunma yaptık. Bu psikolojiyle yapılan savunma hukuken geçerli değildir, batıldır. Balyoz ve Ergenekon'daki taşkınlığın binde biri bile burada olmadı. Bu kadar polise ne gerek var?' dedi. 8,5 saat süren sorgu 22 Temmuz operasyonu kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen, aralarında İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Yurt Atayün'ün de bulunduğu 49 kişinin sorgusuna saat 10.00'da başlandı. Atayün'ün sorgusu yaklaşık 8,5 saat sürdü. Saat 22.00'de 20 zanlının sorgusu tamamlandı. Sorgular devam ederken, zanlıların avukatları koridordaki polis sayısının azaltılması ve kurulan bariyerlerin kaldırılması için sorgulamayı yapan Hâkim İslam Çiçek'e talepte bulundu. Ancak Hâkim Çiçek, 'Güvenlik gerekçesi ile bu önlemler gerekli' yanıtı verince, avukatlar 'Bu koşullar altında müvekkillerimizin sorgusuna katılmayacağız' diyerek sorgulamalara girmediler. Avukatların bu durumu gazetecilere duyurmak için basın açıklaması yaptığı sırada, sorgulamanın sürdüğü kattaki polis sayısı azaltıldı ve bariyerler kaldırıldı. Mahkemeye sevk edilen 49 kişiden 12'sinin avukatı olan Murat Akkoç adliyenin önünde yapılan basın açıklamasında, baro odasından mahkeme salonuna kadar iki bariyer ve yaklaşık 200 de polis konulduğunu söyledi. Polislerin telefonları toplandı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gözaltındaki polislerin telefonlarının olmasını ve içeriden çektikleri fotoğrafları bu yolla paylaştıkları gerekçesiyle Adalet Bakanı’nı uyardığını söylemişti. Telefonların yeniden el konulması üzerine polislerin avukatları; “Hakkında el koyma kararı bulunmayan telefonlar, cumartesi gecesi gözaltı süresi dolunca müvekkillerimize iade edildi. Bu sabah yeniden kendilerinden alınarak bize teslim edildi, biz de adliyenin kapısında bekleyen ailelerine teslim ettik' dedi. Avukatlar telefonların yeniden sahiplerine verilmesi için dilekçe yazacaklarını söyledi. Hakan Şükür'den yanıt Başbakan Erdoğan, Hakan Şükür'ün de aralarında olduğu bağımsız milletvekillerinin gözaltındaki polisleri adliye nezarethanesinde ziyaret edip fotoğraf çektirmesini ve bunu sosyal medyada paylaşmasını eleştirmiş, bunun suç olduğunu söylemişti. Hakan Şükür bu eleştiriye Twitter'dan yanıt verdi. Şükür mesajında, HDP milletvekillerinin İmralı Cezaevi'nde PKK lideri Abdullah Öcalan ile çektirdiği fotoğrafı koyarak, 'Kimi vekillerin zanlılarla fotoğraf çektirmesi suç, kimi vekillerin hükümlüyle fotoğraf çektirmesi değil, öyle mi?' diye yazdı. Polislerin aileleri adliye önünde bayramlaştı 22 Temmuz Operasyonu kapsamında gözaltında bulunan 49 kişinin aileleri Ramazan Bayramı'nın ilk gününü adliye önünde geçirdi. Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın önünde sabah saatlerinden itibaren toplanmaya başlayan aileler sıraya girerek bayramlaştılar. Adliye girişinin çevik kuvvet ekiplerince barikatla kapatılması üzerine aileler basın açıklamalarının yapılmasına izin verilen geniş bir alanda bayramlaştı. Masalar kurarak tatlılar, çikolatalar ikram eden ailelerle bayramlaşmaya, tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edilip serbest bırakılan Emniyet Amiri Kadri Cemil Yiğit de katıldı. Meslekte 14 yılını doldurduğunu ve ilk defa bir mahkeme aşamasına şahit olduğunu belirten Yiğit, 'Sadece işimizi yaptığımıza inanıyoruz. Yaşamak istemediğimiz şeyleri yaşadık' dedi. Kaynak: AA ve DHA
Japonya'da Bulunan 144 Yaşındaki Mor Salkım Ağacının Oluşturduğu Harika Manzaralar
Japonya'da Ashikaga Çiçek Parkı'nda bulunan bu ağaç kesinlikle dünyanın en büyük değil ama yine de en etkileyici ağaçlarından bir tanesi. Kapladığı 1990 metre karelik alan ile ziyaretçilere rüya gibi dakikalar yaşatan bu ağaç tam 144 yaşında. Akşamları yapılan pembe ve mor ışıklandırma bu görsel şölene ayrı bir güzellik katıyor. İyi eğlenceler dileriz...
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Başbakan itiraf etti sayılır.. Başbuğ’un kendisine ‘bugün bize yarın size’ dediğini ‘ve hakikaten dediğinin olduğunu’ açıkladı.. Başbuğ’u o gün dinleseymiş!.. Başbuğ kurulan tezgâhları anlatmış olmalı.. En büyük tezgâh ‘Kozmik Oda’ya girilmesiydi.. Bülent Arınç’a suikast girişimi dümeniyle devletin tüm sırlarına ulaştılar.. Tezgâhı Arınç üzerinden kurmuşlardı.. Arınç’ı kullanmışlardı.. İktidar paralel yapının üzerine gideceğiz diyor ya.. Paralelin kapısını açacak maymuncuk orada.. O suikast palavrasında.. O palavra o günlerde iktidarın işine geldi, Arınç’ın hoşuna gitti.. Çünkü hedefte askerler vardı.. Suikast senaryosu o kadar çalakalem yazılmıştı ki insanın inanması için salak olması lazımdı.. Demem şudur.. Gözaltılar, tutuklamalar yolsuzluk ve rüşvete soruşturmasına karışanlardan intikam alma operasyonu değilse.. İktidar gerçekten paralel yapının üzerine gitmeye niyetliyse.. İşe Kozmik Oda’dan başlamalı.. O bilgiler kime gitti, bulmalı.. Bülent Arınç’a suikast tezgâhını kimler yaptı.. Senaryoyu kim yazdı, kim uyguladı.. Paralelin kökü orada..
Reklam
Tevez Babasını Kurtardı
Arjantinli futbolcu Carlos Tevez'in babası salı günü sabah saatlerinde kaçırıldı. Buenos Aires'e giden Juventuslu oyuncu fidyeyi ödeyerek üvey babasını kurtardı. Arjantin medyasında yer alan haberlere göre, Tevez'in üvey babası salı günü kimliği belirsiz kişiler tarafından fidye için kaçırıldı. Bunu duyan Juventuslu oyuncu, hemen Torino'dan Arjantin'in başkenti Buenos Aires'e gitti. Fidyecilerle anlaşan yıldız futbolcu, babasının serbest bırakılmasını sağladı. Tevez, fidyecilere ödediği parayı açıklamadı ama medyaya göre bu rakam yaklaşık 50 bin dolar. Twitter adresinden babasının yara almadan serbest bırakıldığını açıklayan Tevez 'Bana destek olan herkese teşekkür ediyorum. Babam şu an iyi durumda. Asıl önemli olan da bu' diye yazdı. Tevez, Arjantin'deki güvenlik güçlerine de teşekkür etti. Carlos Tevez'in öz babası çocukken vefat etmişti. Annesi daha sonra Juan Alberto Cabral ile evlendi. Arjantinli futbolcu, sürpriz bir şekilde teknik direktör Sabella tarafından 2014 Dünya Kupası kadrosuna alınmamıştı. Kaynak: Reuters
Bülent Arınç'ın 'Ahlak Dersi' Dış Basında
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, 'Kadın herkesin içinde kahkaha atmayacak' şeklindeki sözleri dünya medyasında geniş yankı buldu.İşte Bülent Arınç'ın sözlerinin dünyadaki yansımaları: The Guardian The Guardian haberi, 'Türk başbakan yardımcısı kadınlar kahkaha atmasın diyor' başlığıyla verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı: 'Aynı zamanda pembe TV dizileri ve cep telefonlarını da hedef alan Bülent Arınç'ın cinsel ayrımcılık içeren atıp tutmaları kızgınlıkla karşılandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidardaki AKP'si, Türkiye'nin Mustafa kemal Atatürk tarafından kurulan laik cumhuriyete dayalı din ve devlet işlerini katı bir şekilde biribirinden ayıran yapısını kemirmekle suçlanıyor.' The Independent The Independent gazetesi, Türkiye'nin tarihinden beri kadın hakları konusunda komşularından daha ilerici olduğunu ama son zamanlarda görülen değişimler ve maaşlar arasındaki uçurumlar, çocuk gelinler, töre cinayetleri ve aile içi şiddet gibi sorunların ülkenin geriye gitmeye başladığına dair endişelere neden olduğunu yazdı. Gazete, kürtajın 10 haftaya kadar serbest olmasına karşın, Başbakan'ın buna karşı olduğunu söyleyip kısıtlayıcı yasa çıkarmaktan söz ettiğini de hatırlattı. The Mirror The Mirror haberinde Arınç'ın sözlerinin, 'sosyal medya sitelerinde geniş ölçüde alaya alındığını' yazdı. Gazete, kadınların Twitter'da Arınç'ın sözleriyle dalga geçtiklerini belirtti. The Times The Times gazetesi haberi, 'Bu bir şaka değil: Türk lider kadınlara gülmeyin dedi' başlığıyla veriyor. The Times, Başbakan Yardımcısı'nın kadınların herkesin içinde kahkaha atmaması ve telefonda fazla vakit harcadıkları gerekçesiyle azarlamasının öfkeye neden olduğunu yazdı. Gazete, Bülent Arınç'ın bu sözlerine tepki veren yüzlerce Türk kadınınının sosyal medyada gülerken çekilmiş fotoğraflarını paylaştıklarını belirtti. BBC İngiliz yayın kurumu BBC, haberi 'Türkiye'de kadınlar gülüyor' başlığıyla duyurdu. Haberde, Arınç'ın sözlerine tepki veren Türkiye'nin dört bir yanındaki kadınların gülerken ya da gülümserken çekilmiş fotoğraflarını sosyal medyada paylaştıklarını yazdı. Haberle ilgili okuyucu yorumları arasında ise, 'Bir sonraki adımları tatil yerlerindeki turistleri eğlendikleri için tutuklamak olacak' gibi yorumlar göze çarptı.Metin Güneş | CNN Türk
Reklam
ABD'den Kürt Petrolüne El Koyma Kararı
BD Federal Mahkemesi, Teksas eyaletine bağlı Galveston Körfezi açıklarında 100 milyon dolarlık Kürt petrolünü taşıyan tankerin limana yanaştığında yüküne el konulması kararını verdi.Irak merkezi hükümeti ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasındaki petrol satışları üzerine uzun süreli gerginliğin ardından ortaya çıkan gelişme KBY’ye ağır bir darbe olarak nitelendirildi. Her fırsatta, Kuzey Irak petrollerinin Irak merkezi hükümetinin onayı olmadan uluslararası piyasada satışına karşı olduğunu bildiren ABD hükümetinin bu tutumu konusunda, federal mahkeme kararı ile somut bir adım atılmış oldu. Güney Texas Bölgesel Mahkemesi yargıcı Nancy Johnson, Bağdat yönetiminin lehine karar vererek, tankerdeki 100 milyon dolar değerindeki 1 milyon varil ham petrole el konulmasına hükmetti. DHA
Instagram'dan Yeni Paylaşım Uygulaması: Bolt
Dünyanın en popüler multimedya paylaşım ağlarından Instagram, ‘fotoğraf ve video odaklı mesajlaşma uygulaması’ Bolt’u belirli ülkelerde kullanıma sundu. Bolt bir mesajlaşma uygulaması olarak tanımlanıyor fakat aslında yaptığı, kullanıcıların birbirleriyle fotoğraf ve video paylaşmalarını sağlamak. Snapchat’i andıran bir yapıya sahip olan Bolt’a telefon numaran ile kaydoluyor ve ardından rehberinde kayıtlı olan Bolt kullanıcılarına fotoğraf ve video gönderebiliyorsun. Bolt’u farklı kılan yanı, daha önce çekilmiş fotoğraf ve videoları paylaşmaya izin vermemesi. Yalnızca o anda çektiğin içerikleri paylaşabiliyorsun ve bu paylaşımlara Bolt adı veriliyor.
Kendi Biblonuzu İstiyorsanız, Amazon'a Tıkla
İnternet üzerinden satış yapan ve 240 milyondan fazla kullanıcıya sahip olan Amazon.com, kitlesini genişletmek için yeni bir uygulamayı daha hayata geçirdi. Önceki gün başlattığı 3 boyutlu yazıcı ile müşterilerinin biblosunu hazırlayabileceklerini duyurdu. Ürün hazırlanmadan önce isteyenler, baş kısmı büyük oyuncak biblonun göz, ten, saç stil ve kıyafetini değiştirebilecek. Zaman
Bayramda Acı Bilanço: 92 Ölü, 657 Yaralı
Bayram tatilinin başladığı 25 Temmuz'dan itibaren yurt genelinde meydana gelen trafik kazalarında 92 kişi öldü, 657 kişi yaralandı. Ramazan Bayramı tatilinin başladığı 25 Temmuz Cuma gününden itibaren yurt genelinde meydana gelen trafik kazalarında 92 kişi öldü, 657 kişi yaralandı. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 25 Temmuz Cuma günü yaşanan trafik kazalarında 14 kişi öldü, 40 kişi yaralandı. Çankırı istikametinden Ankara yönüne gitmekte olan sürücüsünün kimliği tespit edilemeyen 06 BS 5053 plakalı otomobilin Germece köyü yakınlarında, karşı yönden gelen Ergün Göktaş'ın kullandığı 19 TR 798 plakalı otomobille çarpışması sonucu meydana gelen kazada 4 kişi öldü, 4 kişi yaralandı. Bursa'nın İnegöl ilçesinde ise Yusuf Kurban'ın (72) kullandığı 16 F 9730 plakalı otomobille Bursa-Ankara karayolu Cerrah Kavşağı'nda kırmızı ışıkta bekleyen oğlu Abdullah Kurban (51) yönetimindeki 07 LFJ 35 plakalı otomobile arkasından çarpması sonucu 5 kişi yaralandı. Ülke genelinde 26 Temmuz Cumartesi günü meydana gelen kazalarda ise 16 kişinin ölümü, 212 kişinin yaralanmasıyla sonuçlandı. Cumartesi günü, Ali Gün'ün kullandığı 52 FC 591 plakalı çift kabinli kamyonet ile aynı yönde seyreden Mustafa Ece yönetimindeki 19 DE 869 plakalı otomobilin, Ankara Çevre Yolu Susuz mevkisinde çarpışması sebebiyle 10 kişi yaralandı. Kazada otomobilde sıkışan 3 kişi, itfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu çıkartıldı. Sakarya'da ise TEM otoyolunda minibüsün tıra çarptığı kazada 20 kişi yaralandı. İstanbul'dan Tokat'taki akrabalarının düğününe gitmek üzere yola çıkan Cengiz Akbaş (38) yönetimindeki 34 GEB 72 plakalı minibüsün, Kurtköy yakınlarında emniyet şeridinde bekleyen Türkmenistan uyruklu Kakageldy Atamammedov'un (28) kullandığı yabancı plakalı tıra arkadan çarptığı kaza nedeniyle otoyolun Ankara yönünde kilometrelerce uzunlukta araç kuyruğu oluştu. Samsun'un Çarşamba ilçesinin Kavakdibi mevkisi trafik ışıklarında, İsmail Ustaoğlu'nun (33) kullandığı 54 UF 005 plakalı minibüs, kırmızı ışıkta duramayarak Dursun Tek (25) yönetimindeki 34 DV 8590 plakalı minibüse arkadan çarptı. Bu araç da önündeki Kutlay Akgün (34) yönetimindeki 34 ZA 6497 plakalı otomobile çarptı. Kazada, üç araçtaki 24 kişi yaralandı. Ramazan Bayramı'nı memleketi Erzincan'da geçirmek için İstanbul'dan yola çıkan Zekeriya Karabulut'un (47) kullandığı 28 AY 146 plakalı minibüsün, Samsun-Amasya karayolunun Suluova Boyalı köyü mevkisinde kontrolden çıkarak yaklaşık 10 metrelik şarampole yuvarlanması sonucu 11 kişi yaralandı. İstanbul'da Tuzla-Topkapı seferini yapan halk otobüsünün seyir halindeyken yanması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti. Ramazan Bayramı ziyareti için Adıyaman'ın Kahta ilçesine giden Mehmet Batal yönetimindeki 63 ZF 703 plakalı minibüs, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu Şanlıurfa-Diyarbakır karayolunun 37. kilometresinde takla atarak devrildi. Büyük bir kaya parçasına çarparak duran minibüsteki Abdülkadir Çapan (20) olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü Batal ile Eyyüp İhmal (20), Murat Ekinci (33) ve isimleri henüz öğrenilemeyen 10 kişi yaralandı. Çorum'dan İstanbul'a giden Samet Bakmaz'ın kullandığı 22 ER 968 plakalı yolcu otobüsü, Kırıkkale-Samsun karayolunun 30. kilometresinde, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi. Kazada 9 kişi yaralandı. Bursa'da, Ali B. (38) idaresindeki 16 N 2727 plakalı otomobil, Orhaneli-Bursa karayolunun 12. kilometresi Yürücekler Mahallesi yakınlarında, virajı alamayarak şarampole devrildi. Alev alan otomobildeki 7 kişi yaralandı. Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde, İstanbul yönünden Samsun'a giden Ercan İlgar (35) idaresindeki 34 EM 3178 plakalı otomobil, aynı istikamete giden Nihat Topçam (36) yönetimindeki 41 B 3175 plakalı otomobile yan tarafından çarptı. Kazada 1 kişi öldü, yaralanan 9 kişi tedavi altına alındı. Birinci gün trafiğine 17 kurban Bayramın birinci günü olan 28 Temmuz Pazartesi günü yaşanan kazalarda 17 kişi yaşamını yitirdi, 116 kişi yaralandı. Kırşehir-Ankara karayolunun 15. kilometresinde Rıfat Demir'in kullandığı 38 SZ 085 plakalı otomobil ile sürücüleri henüz belirlenemeyen 34 AE 4136 plakalı otomobil, 40 DD 785 ve 40 DK 144 plakalı kamyonetlerin karıştığı zincirleme trafik kazasında, 1 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde Muhammed Demir (32) yönetimindeki 35 HYC 92 plakalı otomobilin, Afyonkarahisar-Sivrihisar karayolu 29. kilometresinde Musa Şahin (44) idaresindeki 71 EL 952 plakalı araçla çarpışması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti, yaralanan 4 kişi tedavi altına alındı. Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde, Tuncay Çatal (24) yönetimindeki 34 VT 1958 plakalı hafif ticari araç, Şeyhhalil köyü yakınlarında, iddiaya göre lastiğinin patlaması nedeniyle kontrolden çıktı. Savrulan araç refüjü aşarak şarampole devrildi. Kazada, yol kenarında otururken aracın çarptığı belirtilen Onur Doğan (18) ve Erkan Yalçın (15) hayatını kaybetti. Yaralanan 7 kişi ise hastaneye kaldırıldı. Bayramın ikinci günü olan 29 Temmuz Salı günü saat 18.30 itibarıyla yaşanan kazalarda 23 kişi hayatını kaybetti, 125 kişi yaralandı. Gaziantep'te Ali T'nin kullandığı 34 EF 9585 plakalı otobüsün, Sıtkı K. idaresindeki 27 PP 599 plakalı otomobille Ünaldı Mahallesi'nde çarpıştığı kazada, 1 kişi öldü, 6 kişi yaralandı. Siirt'te, bayram ziyareti için gittikleri Şirvan ilçesinden Siirt'e dönen Ekrem Karanfil yönetimindeki 56 AP 485 plakalı otomobilin, Siirt-Şirvan karayolunun 8. kilometresinde şarampole yuvarlanması sebebiyle 3 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. İstanbul Beykoz'da, Yeni Riva Yolu'nda, Esra Akbaşoğlu idaresindeki 35 MRV 29 plakalı otomobil, Beykoz istikametinden gelen Ömer Tekin'in kullandığı 34 VP 820 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Kazada 3 kişi öldü, yaralanan 11 kişi hastanelere kaldırıldı.İstanbul Ümraniye'de, Şile yolunda seyir halindeki özel halk otobüsü, arıza yapan önündeki araca çarpmamak için yol kenarındaki bariyere ve istinat duvarına sürtünerek durdu. Otobüsün kapılarının duvar tarafında kalması nedeniyle bazı yolcular, camları kırarak dışarı çıktı. Kazada, yaralanan 11 kişi ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı. Buna göre yurt genelinde 5 günde meydana gelen trafik kazalarında 92 kişi öldü, 657 kişi yaralandı.Vatan
Reklam