onedio
Yaşınızdan Daha Olgun Bir Ruha Sahip Olduğunuzun 14 Göstergesi
Kendinizi 'olgun' olmak için kasmıyorsunuz, ama arkadaşlarınızla oturduğunuzda, ya da tek başınıza oturup düşündüğünüzde bir şekilde 'farklı' olduğunuzu biliyorsunuz işte. Hayata bakışınız, yapmaktan hoşlandığınız şeyler akranlarınızdan o kadar farklı ki...
Şampiyon Türkiye!
Avrupa Genç Erkekler Basketbol Şampiyonası'nın finalinde Sırbistan'ı 85-68 yenen Türkiye şampiyonluğa ulaştı. Kırmızı Beyazlılar üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu. Konya'da düzenlenen turnuvada Türkiye, çeyrek finali garantiledikten sonra çıktığı ikinci tur grup maçında Sırbistan’a 82-62 yenilmişti. Türkiye yarı finalde de Hırvatistan'ı eledi. Maça iyi başlayan Türkiye 6-1'lik seri yakaladı. Kırmızı Beyazlılar ilk yarıyı sekiz sayı farkla önde kapatırken performansını ikinci yarıda da sürdürdü, üçüncü çeyreği 68-46 maçı da 85-68 kazandı. Türkiye'den önce bu turnuvada son kez Yugoslavya iki kez üst üste şampiyon olmuştu.  Al Jazeera
'Kürtleri Görmezden Gelene Oy Yok'
HDP'li Ertuğrul Kürkçü, 'İnsanları tercihlerinden ötürü aşağılayan, kınayan, görmezden gelen ve yok sayanlara ne birinci turda, ne ikinci turda oy yok' dediHDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü , Cumhurbaşkanı seçiminde yalnızca kendilerine oy vereceklerini belirterek, 'Halkların hakları için bir tek adım atmayan, insanları tercihlerinden ötürü aşağılayan, kınayan, görmezden gelen ve yok sayanlara ne birinci turda, ne ikinci turda oy yok' dedi. Radikal'de yer alan habere göre Kürkçü, HDP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş 'ın Karabağlar ilçesi Umut Mahallesi'ndeki seçim bürosu açılışına katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanının herhangi bir yetkiye sahip olmadığını, bu makamı elde etmekle ele geçirilen bir iktidarın olamayacağını savunan Kürkçü, bu yarışın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın hedefleri nedeniyle önem kazandığını iddia etti. 'Madem ki sen bu yarışı açtın, hepimize meydan okudun, layık olmadığımız bir hayatı dayattın, o zaman o gücü senin elinden alıncaya kadar bu mücadelede varız' diyen Kürkçü, CHP ve MHP'nin belirlediği aday Ekmeleddin İhsanoğlu'nun ise en büyük hedefinin ülkede hiçbir şeyi değiştirmemek olduğunu savundu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun seçimin kazanılabilmesi için Kürtler'in kendi adaylarına oy vermesi gerektiğini, aksi halde diğer aday Recep Tayyip Erdoğan ile anlaşmış olacaklarını iddia ettiğini anlatan Kürkçü, 'Kürtler'in hakkı için bir tek adım atmayan, söz söylemeyen bir partiye Kürtler'in oy vermesi için bir tane makul sebep söyle. Sana verecek hiçbir şeyimiz yok' dedi. Türkiye'de kadınların özgürlüğünün ve laik yaşamın teminatının kendileri olduğunu, hakları inkar edilen tüm kesimlerin kurtuluşu için mücadele verdiklerini savunan Kürkçü, cumhurbaşkanı seçiminin 2015'de yapılacak genel seçimler için bir hazırlık olduğunu, seçimi kazansalar da kaybetseler de oylarının artması halinde kendilerini kazançlı sayacaklarını söyledi. Kendilerine birinci turu geçememeleri halinde ne yapacaklarının sorulduğunu anlatan Kürkçü, şöyle konuştu: '(İkinci tura kalamadınız, oyunuzu bize verin). Yalvarmakla, tehdit etmekle olmaz. Halkların hakları için bir tek adım atmayan, ileriye doğru bir tek söz söylemeyen, insanları tercihlerinden ötürü aşağılayan, kınayan, görmezden gelen ve yok sayanlara ne birinci turda, ne ikinci turda oy yok. Sadece ve sadece kendimize oy veriyoruz. Tayyip diyor ki, 'ben çözüm için çalıştığımdan Kürtler sonunda oylarını bana verirler'. Havanı alırsın Tayyip Erdoğan. Biz müzakereyi devletle yapıyoruz, mücadeleyi de seninle yapıyoruz. Sen gitsen de biz müzakereyi sürdürürüz. Eğer bize çatışmayı, harbi dayatırlarsa ondan da kaçan yok. Aldanıp da sana bize barış getireceksin diye sana oy moy yok.' Kürkçü, Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş'ın 9 Ağustos Cumartesi günü Gündoğdu Meydanı'nda miting düzenleyeceğini, tüm partilileri davet ettiklerini de belirtti. Öte yandan Ertuğrul Kürkçü'nün konuşması sırasında açılışı takip eden bir grup, yoldan geçen bir otobüse binerek bir yolcuyu tartakladı. Bir süre duran tören, parti yöneticilerinin grubu otobüsten indirmesiyle kaldığı yerden devam etti.T24
'Gurbetin Oyları' Cumhurbaşkanlığı Hesaplarını Değiştirdi mi?
Cumhurbaşkanlığı seçiminde yurt dışındaki 2 milyon 722 bin 981 seçmenden 178 bin 959 kişi randevu aldı. Kullanılan oy, oranının yüzde 5 olduğu açıklandıCumhurbaşkanlığı seçimini sandık başlarındaki gönüllü müşahitleriyle yakından takip eden ’Gurbetin Oyları Grubu’ tarafından ilk tur için yurt dışındaki 2 milyon 722 bin 981 seçmenden şu ana kadar sadece 178 bin 959’unun randevu alabildiği, kullanılan oy oranının yüzde 5 oranında olduğu açıklandı. Hürriyet'te Mehmet Çınar'ın imzasıyla yayınlanan habere göre ’Türkiye’nin Oyları’ ile ’Gurbetin Oyları’ isimli sivil iki kardeş platformları yerel seçimler için 30 Mart 2014 tarihinden yaklaşık 1 ay önce Ortak Nokta Derneği ve Ankara Kent Forumu Derneği öncülüğünde bağımsız gönüllülerin bir araya gelerek Ankara’nın Oyları’nı kurmasıyla çalışmalarına başladı. Tamamen gönüllü bireylerden oluşan, tarafsızlık, yerellik, şeffaflık, işbirliği ilkeleri kapsamında lidersiz ve yatay yapılanan, adil, şeffaf ve temiz seçim için çalıştığı belirtildi. Gönüllüler, Türkiye’nin Oyları ile 80 ilde, ’Sandık Başındayız’ sivil platformu ile işbirliği içinde İstanbul’da, Gurbetin Oyları ile yurtdışındaki sandıklarda oylara sahip çıkmak için çalışıyor. Gönüllü bireylerin, hukuki çerçevede sandık başında nasıl görev yapabilecekleri eğitim programları aracılığıyla aktarılıyor ve yurt içi- yurt dışında açılan sandıklara yerleştirilmeleri sağlanıyor. Danimarka’da oy verme işleminin son gününde oy kullananların sayısının bini bulmaması Büyükelçi Mehmet Dönmez ’i üzdü. 4 gün boyunca bizzat sandık başında bekleyen ve görevlilerle, vatandaşlarla ilgilenen Büyükelçi Dönmez “Fenerbahçe maçına 7 binden fazla vatandaş gitti ama oy kullanmaya bin kişi bile gelmedi üzüldüm” dedi. Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Danimarka’da oy verme işlemine ilgi çok düşük oldu. Türkiye’nin Kopenhag Büyükelçisi Mehmet Dönmez, oy hakkı bulunan yaklaşık 3 bin vatandaşımızdan sadece bine yakının oy kullandığını belirterek “Fenerbahçe maçına ilgi oy hakkına ilgiden daha fazla oldu” dedi. Vatandaşlarımızın yıllardır bekledikleri oy kullanma hakkından yeterince yararlanmamalarının kendisini üzdüğünü belirten Büyükelçi Mehmet Dönmez “İlgi beklenenin çok altında. Bugün 4’üncü gündeyiz oy kullananların sayısı toplam bine ulaşmadı. Üzüntü duydum doğrusu. Bugün de fazla vatandaş gelmedi. 30 bin seçmen bulunan Danimarka’da daha çok oy kullanılması gerekirdi. Vatandaşlarımızın bazılarının izinde olması bazılarının da randevu alamamış olması, uzakta olmaları katılımı düşürdü. Ama dün akşam maça 7 bin kişinin katıldığına bakarsak seçime biraz daha fazla katılım beklerdik” diye konuştu. Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe, üçüncü hazırlık maçında,İspanyol takımı Sevilla ile dün akşam Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da karşı karşıya gelmişti. Üç adayın yarıştığı cumhurbaşkanlığı için yurt dışında başlayan seçim sürecinde gönüllüler aracılığıyla bir araya getirilen bilgiler, Twitter üzerinde #GurbetinOylari etiketiyle yayımlanıyor. 10 Ağustos’ta ise, sandıklardan haberler #TurkiyeninOylari etiketinden izlenebilecek. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının devam eden oy kullanma işlemine ilişkin Gurbetin Oyları grubundan, seçim gündemine ilişkin bilgiler aktarıldı. 2 milyon 722 bin 981 seçmenden birinci tur için sadece yüzde 178 bin 959’unun (yüzde 6.4) randevu aldığı, 1 milyon 380 bin 909 seçmen sayısıyla en büyük yurt dışı seçmen kitlesine sahip Almanya’da ise bu oranın yüzde 6.6 olduğuna dikkat çekildi. İki gündür yurt dışındaki seçimlere düşük katılım nedeniyle randevusuz oy kullanma başvurularının YSK tarafından reddedildiğini de duyuran gönüllüler, şu çağrıda bulundu: 'Bu durum toplu organizasyonlarla randevusuz oy kullanma teşebbüslerine yol açabilir. Özellikle daha kalabalık olması beklenen hafta sonunda denetimi sıkılaştırmak gerekmektedir. Randevu günü dışında ancak ve ancak gümrük kapılarında ve havaalanlarında oy kullanılabilir. Denetlemekle yükümlü olan sandık başkanları ve dış işleri personelinin baskı altına alınması durumunda genelgeye aykırı oy kullananları müşahitler olarak engelleyemeyiz. Gurbetin Oyları olarak, yeterli sayıda temsilci gönderemeyen tüm partileri bir an önce az sayıda sandık görevlilerinin olduğu ülke ve sandıklara müşahit göndermeye çağırıyoruz. Seçim hukukuna ve oylara sahip çıkmak adına, olası tüm usulsüzlüklerin raporlanması ve tutanakların paylaşılmasında desteğinizi bekliyoruz.'T24
Türkiye'den Birbirinden İlginç 20 Düğün Davetiyesi
Bir kısmımız tüm arkadaşlar evleniyor, fotoğraf paylaşıyor diye Instagram, Facebook bile açmıyoruz. Hatta 'Acaba evde mi kaldım, ilkokuldaki Aylin bile evlenmiş, e bu sene herkes evlendi' gibi tespitler yapıyoruz. Bir kısmımız da o tatlı heyecanı yaşamaya başladık. Evlilik arefesinde bakılan gelinlik, damatlık, ve davetiye modellerinin haddi hesabı yok. Zor iş, kolay gelsin. Sizler için Türkiye'den yapılmış en ilginç davetiye tasarımlarını derledim. Eğer diyorsanız ki, bizimki de şöyle iyiydi, böyle güzeldi; facebook sayfamızdan yollayın bize fotoğrafı, ekleyelim!
Muharrem İnce'den Arınç'a Polemik Yaratacak Gönderme
CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Bursa'da katıldığı bir sünnet düğününde Balkan havaları ile halay çekti.Vardar Ovası şarkısı ertesi kendine uzatılan mikrofonlara, 'Vardar ovasını Bülent Arınç’a ithafen oynadım. Ona kapak olsun' diye belirtti . Bülent Arınç, Bulgaristan'dan gelen bir sanatçı Vardar Ovası şarkısını söylemek isteyince 'Onda rakı falan geçiyor. Başka bir şey söylesin. Ben yokken söyle onu' demişti. Muharrem İnce, Bursa’nın Demirtaş Mahallesi’nde CHP İl İdare Kurulu üyesi Recep Kamyan’ın oğlu Melih sünnet düğüne yer aldı . Düğünde çalınan Vardar Ovası ve Balkan ezgileri eşliğinde halay çeken Muammer İnce, daha akabinde davulcuya 50 lira bahşiş verdi. Düğüne katılanlarla bir zaman sohbet eden Muammer İnce, gazetecilere yapmış olduğu duyuruda , 'Vardar Ovası’nı Bülent Arınç’a ithafen oynadım. O’na kapak olsun” diye belirtti . Bursa Milletvekili Arınç’ın Vardar Ovası’na küstüğünü açıklayan İnce, 'Bir Bursa milletvekilinin Vardar Ovası’nda oynaması gerek . O kültürü bilmesi gerek . Ben o kültürün bir çocuğu olarak Bursa Milletvekili değilim Yalova vekiliyim ve Drama Köprüsü’nü ve Vardar Ovası'nı, Bülent Arınç’a armağan ediyorum' diye açıkladı . 10 Ağustos’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değinen İnce, 'Yalova’da seçimler iptal oldu. 1 Haziran’daki seçimlerde her taraf Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafları ile doldu. Billboard, apartmanlar, kaçak inşaatlar. Para onlarda, devletin imkanları onlarda. Ne oldu Yalova’da? Onları taklaya getirdik. 1 Haziran’da devleti nasıl yendiysek 10 Ağustos’ta yeneceğiz” diye belirtti . Cumhurbaşkanı adaylarına gercekleşen yardımlara değinen Muharrem İnce, “Teyze kefen parasını bağışlamış. Teyzeyi buluyorlar kadıncağızın haberi dahi yok. ‘Beni tuttular getirdiler oraya’ diyor. Para bağışlayanların yarısı korkudan yarısı da verdiği nakitin 10 katını çıkartmak için bağış yapmaktadır ' diye açıkladı . T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ’ı da eleştiren İnce, “Bu adamın, bu sayın Erdoğan’ın kusura bakmayın adam dedim. Plakası sahte, kabadayılığı sahte, golü sahte 10 Ağustos’ta millet onu sandığı gömecektir. Buna inanıyorum. Ben Yalova seçimleri iptal olduğunda, ‘1 Haziran’da devletin gücünü yeneceğiz’ dediğimde partili arkadaşlarım dahi bana inanmamıştı” diye belirtti . Erdoğan’ın mezhepçilik yaptığını açıklayan İnce, şu şekilde devam etti: ”Dün, ‘Sen alevisin, ben Sünni'yim’ diyor. Demirtaş’a dönüyor, ‘sen Zaza’sın’ diyor. Bu ne utanmazlık. Türkiye ’de siyasette hiç duydunuz mu böyle açıklamaları. Ben de onun gibi Sünni'yim fakat ey Tayyip Erdoğan senin gibi Sünni'den utanıyorum. Bir insanın etnik kimliği değil adam olması mühim . Sünni olmuşsun fakat adam olamamışsın. ilk başta adam ol. Yaptığı bölücülüktür. Ortaçağ’da yaşamını sürdüren bu kafadan Cumhurbaşkanı olmaz.' ARINÇ, VARDAR OVASI İÇİN NE DEMİŞTİ Başbakan Yardımcı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, önceki sene 8 Ağustos’ta Balkan Göçmenleri Federasyonu'na (BAL-GÖÇ) bayram ziyaretinde bulunmuştu. Ziyaret esnasında , Bulgaristan Kültür Bakanlığı'nda ses sanatçısı olduğunu açıklayan Fahriye Güney, Arınç’a yurtdışındaki etkinliklere gitmek niyetinde olduğunu belirtmişti. Arınç’ta Güney’den şarkı söylemesini talep etmişti . Söylediği iki Balkan şarkısına 10 üzerinden 7 puan veren Arınç, 'Vardar Ovası' türküsünü söylemek isteyen kadına, 'Onda rakı falan geçiyor. Başka bir şey söylesin. Ben yokken söyle onu' demişti. arcaajans
Reklam
TCDD'den 'Yüksek Hızlı Tren' Açıklaması
Dün gece saat 20.00 sıralarında İzmit Köseköy ile Dilovası Tavşancıl arasında Yüklek Hızlı Tren Hattı'nda elektrik arızası nedeniyle hat kesilmesi sonucu 3 trenin yolda kalması ve bunların İzmit ile Köseköy istasyonları arasında motorinli lokomotiflerle çekilmesine yönelik haberle ilgili olarak TCDD Basın Müşavirliği'nden açıklama geldi. 3 trenin yolda kaldığı, arızanın ancak sabah saatlerinde giderilebildiği, birçok yolcunun da tedirgin olup seyahatine karayoluyla devam etme kararı aldığı olayla igili olarak ilk haberlerde yolcuların otobüslerle istasyonlar arasında nakledildiği yer almıştı. Bazı yayın organlarında bu yönde çıkan haberlerle ilgili olarak yapılan açıklamada şöyle denildi: 'Dün gece İstanbul’dan kalkan Yüksek Hızlı Tren, İzmit Gar’dan şiddetli fırtınadan kaynaklanan kısa süreli enerji kesintisi nedeniyle bekletilmiş, gerekli tedbirler alındıktan sonra hatta enerji verilerek seferine devam etmiştir. Basında iddia edildiği gibi trenden trene veya otobüs ile her hangi bir aktarma yapılmamıştır. Yolcular aynı trenle Ankara’ya gelmişlerdir.' DHA
Reklam
Emirates Cup Valencia'nın!
Emirates Cup'ta İspanyol ekibi Valencia, finalde Portekiz şampiyonu Benfica ile karşı karşıya geldi.Emirates Cup’ta Valencia, finalde Benfica’yı 3-1 mağlup ederek kupanın sahibi oldu. Karşılaşmaya golle başlayan Benfica, henüz ikinci dakikada Derley ile 1-0 öne geçti. İlk yarı bu sonuçla sona ererken ikinci yarıya İspanyol ekibi çok hızlı başladı. Önce 50. dakikada Jose Luis Gaya ile beraberliği yakalayan Valencia, 54′de Pablo Piatti ve 60′da Andres Guardado’nun attığı gollerle sahadan 3-1′lik galibiyetle ayrıldı. Bu sonucun ardından Valencia, 7. kez düzenlenen Emirates Cup’ın sahibi oldu. Geçen sezon da Galatasaray finalde Arsenal’i Drogba’nın attığı gollerle 2-1 mağlup ederek kupayı müzesine götürmüştü. Benfica’da Trabzonspor’a transfer olması beklenen Oscar Cardozo maç kadrosunda yer almadı.AMK Spor
Filenin Sultanları Fırtına Gibi
A Milli Bayan Voleybol Takımı, FIVB Dünya Grand Prix'si A Grubu 1. ayak 3. ve son maçında Rusya'yı 3-2 yendi.Karşılaşmaya iyi başlayan milliler, özellikle Neriman Özsoy-Bahar Toksoy ikilisinin bloklarıyla rakibine geçit vermeyerek 6-2′lik üstünlük yakaladı ve ilk teknik molaya 8-5 önde girdi. Teknik moladan sonra yaptığı başarılı savunmayla 3-0′lık seri yakalayan “Filenin Sultanları”, farkı 6 sayıya (11-5) kadar çıkardı. Gözde Sonsırma ve Meliha İsmailoğlu ile hücumda üst üste sayılar bulan milliler, 2. teknik molayı da 16-13 üstün geçti. Rusya, blok-out’larla art arda sayılar bulurken, rakibine Neriman Özsoy ve Bahar Toksoy ile karşılık veren Ay yıldızlılar, ilk seti 25-23 önde tamamladı. Karşılıklı sayılarla girilen 2. setin ilk bölümünde takımlar birbirlerine üstünlük kurmakta zorlandı. İlk sete oranla hücumda daha başarılı bir performans sergileyen Rusya, ilk teknik molaya 8-6 üstün girdi. Teknik moladan sonra toparlanan ve Neriman Özsoy ile etkili olan Türkiye, 4-0′lık seri bularak 10-8 öne geçti. Rakibinin yaptığı basit hataları Kübra Akman ile sayıya çeviren milli takım, ikinci teknik molayı 16-14 üstün bitirdi. Gözde Sonsırma’nın da devreye girmesiyle rakibinin öne geçmesine izin vermeyen Türkiye, büyük çekişmenin yaşandığı seti 29-27 alarak durumu 2-0′a getirdi. 3- sete iyi başlayan taraf Türkiye oldu. Neriman Özsoy’u hücumda etkili kullanan milliler, 5-3′lük skor üstünlüğünü eline geçirdi ve ilk teknik molaya 8-7 önde girdi. Hücumda üst üste basit hatalar yapan A Milli Takım, savunmada da açıklar verince Rusya, ikinci teknik molayı 16-12 üstün geçti ve seti 25-14 alarak farkı bire indirdi: 2-1. Rusya, 4. sete çok etkili girdi. Savunmasında istediği oyunu sahaya yansıtan ekip, hücumda da başarılı oldu ve 4-0 öne geçti. Rakibinin ataklarını iyi blokla engelleyen Rusya, ilk teknik molayı 8-3 ikinci teknik molayı ise 16-10 önde geçerek seti 25-18 aldı. Setlerde 2-2 eşitliği sağlayan Rus ekibi, maçı tie-break setine taşıdı. Türkiye, tie-break setinin ilk bölümünde oldukça etkili bir oyun sergiledi. Bahar Toksoy’un servisten kazandırdığı sayılara Neriman Özsoy’un başarılı hücumları eklenince, Türkiye, 8-3′lük üstünlük sağladı. Rusya, farkı 1 sayıya kadar (10-9) indirse de Gözde Sonsırma’nın etkili oyunuyla rakibinin öne geçmesine izin vermeyen Türkiye, seti 15-10 kazanarak karşılaşmadan 3-2 galip ayrıldı. Salon TVF BaşkentHakemler Vladimir Simonovic (Sırbistan), Lai Chun Cheng (Tayvan)Türkiye Asuman Karakoyun, Gözde Sonsırma, Bahar Toksoy, Meliha İsmailoğlu, Neriman Özsoy, Kübra Akman (Gizem Karadayı, Güldeniz Önal, Gamze Alikaya, Büşra Cansu, Yeliz Başa)Rusya Kosheleva, Fetisova, Malykh, Pasynkova, Podskalnaya, Kosianenko (Malova, Shcherban, Goncharova, Startseva, Bavykina, Zaryazhko)Setler 25-23, 29-27, 14-25, 18-25, 15-10Süre 125 dakika (28, 34, 23, 25, 15)AMK Spor
Reklam
Erdoğan'dan Aliyev'e Taziye Telefonu
Başbakan Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i telefonla arayarak, Ermenistan-Azerbaycan temas hattındaki çatışmalarda şehit düşen askerler için başsağlığı diledi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i telefonla arayarak, taziye dileğinde bulundu. Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan, Aliyev ile yaptığı görüşmede, Ermenistan-Azerbaycan arasındaki temas hattında 31 Temmuz'dan bu yana meydana gelen çatışmalarda, 12 Azerbaycan askerinin şehit düştüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını hatırlatarak, şehitlere rahmet, yaralılara acil şifa, kardeş Azerbaycan halkına başsağlığı diledi. Telefon görüşmesinin, Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası çerçevesinde İstanbul'da yaptığı miting öncesinde Sabiha Gökçen Havaalanı'nda bulunduğu sırada gerçekleştiği öğrenildi. AA
Tunus'ta Çölün Ortasında Göl Oluştu
Tunus’ta bulunan bir çölün ortasında geçen hafta esrarengiz bir şekilde göl oluştu. Gölün nasıl oluştuğuna dair herhangi bir bilgi bulunmuyor. Bir hafta içinde Gafsa Gölü adını alan göle Tunuslular serinlemek için giriyor. Ancak göldeki su geçen hafta mavi renk iken bu hafta koyu yeşile döndü. Yetkililer halkı göl suyunda radyoaktif madde olabileceği konusunda uyarıyor. Yaklaşık bir hektarlık alanı kaplayan göl civardaki Tunusluların ilgi odağı olsa da göldeki suyun tehlikeli olabileceği yönünde yetkililer sürekli uyarı yapıyor. Gölün bulunduğu bölgenin fosfat bakımından zengin bir bölge olduğu belirtiliyor. Göldeki su henüz tahlil edilmediği için suyun içinde hangi maddeler olduğu bilinmiyor. Ancak bölgede birçok maden olması, gölün radyoaktif madde içerme riskini artırıyor. Yaklaşık bir milyon metreküp suyun bulunduğu gölün derinliği 10 ile 18 metre arasında değişiyor. Daily Tunus gazetesi yazarlarından Lehdar Suud, gölün bulunduğu bölgeden dolayı suyunun kirlenmiş olabileceğini ve kanserojen madde içerme riski taşıdığını belirtiyor. Milliyet
Öykü Çelik İstanbul'da Kaza Geçirdi!
Oyuncu Öykü Çelik İstanbul’da motosiklet kazası geçirdi. ‘Darbe’ sinema filminin çekimleri sırasında dengesini kaybeden Çelik, motosikletten düşerek belinden ve kolundan yaralandı. Set çalışanları tarafından acil olarak hastaneye kaldırılan güzel oyuncunun kolunda ve vücudunun bazı yerlerinde sıyrıklar oluştu. Öykü Çelik’in sağlık durumunun iyi olduğu, kazayı ucuz atlattığı öğrenildi.Milliyet
Reklam
Dikkat! Bu Çizgi Roman Aşırı Kolesterol İçerir
Başınıza nahoş bir şey gelmesin istiyorsanız Tony Chu gibi pancardan başka bir şey yemeyin… Chew, modern toplumları gittikçe daha fazla pençesine alan yiyecek paranoyasıyla dalgasını geçiyor. Yemek yapan birinin parmağını kesmesi irkiltici bir şey. Zaten ben kan gördüm mü küçük çaplı baygınlık geçiririm. Chew’un giriş sayfasında ilk iki kareden sonra ne olacağını hissettim. Yemek yapan birinin elleri vardı ilk karelerde; soğan, sebze filan hazırlamış, kesme tahtasında doğramaya hazırlanıyordu. “Tamam” dedim, “birazdan parmağını kesecek yanlışlıkla” ve Chew’un kapağını kapadım. Zorlu bir yolculuk olacaktı anlaşılan… Derin bir nefes alıp sakinleştim ve okumaya devam ettim. Hayret, hem güldüm hem şaşırdım, zaman zaman yüzümü buruşturdum. Kitabı okuduğum kafede yan masalarda oturanlar beni okurken seyretmişlerse kesin Chew’u merak etmişlerdir. Arka kapağında ign.com’dan yapılan tanıtım alıntısındaki cümle çok doğru: “Chew harika bir çizgi roman. Sizi kulaklarınızdan tutup burnunuzdan bir parça ısıracak, yüzünüze tükürecek ama yine de gülerek daha fazlasını isteyeceksiniz…” Adından da anlaşılacağı üzere konu yemekle ilgili. “Chew” yani “Çiğnemek”. Aslına bakarsanız eylemin sözlükvari açıklaması kitabın konusu açısından daha aydınlatıcı olur: “Yiyecekten bir parça ısırıp dişlerinin arasında ezmek.” Olayların merkezinde bir polis dedektifi olan Tony Chu var. Soyadına dikkat. Chew ve Chu arasında ses benzerliği önemli. Sadece hikâye açısından bir ipucu değil bu; yazarının kafa yapısı hakkında bir fikir veriyor. John Layman yazmış Chew’un öyküsünü. Kitabın arkasında yazdığı kısa özyaşam öyküsü çok eğlenceli. Şöyle diyor: “John Layman korkunç derecede yaşlıdır (araştırdım, 44’ünde daha) ve bütün hayatı boyunca son derece feci acılar çekmiştir. Her yeni gün, attığı her adım, aldığı her nefes ona yepyeni türde bir acı vermektedir fakat buna rağmen halen azmetmektedir. Hem de sadece senin için sevgili okur, sadece senin için.” Çizerimiz Roy Guillroy da eğlenceli bir tip. O da kendisini şöyle tanıtmış: “Boş zamanı yoktur ama bir mucize olur da boş zaman bulursa kıçının üzerine oturup çimlerin uzamasını izlemeye bayılır.” Evet, karşımızda böyle iki tip ve elimizde onların yazıp çizdiği bir Chew var. Sonuç absürt, farklı, tekinsiz, biraz rahatsız edici ama komik-eğlenceli bir çizgi roman. Kuşgribi sonrası dünya Türüne fantastik-polisiye diyebiliriz rahatlıkla. Olaylar kuşgribi salgınının 23 milyon Amerikalıyı öldürmesinden sonraki bir zaman diliminde geçiyor. Dedektifimiz Tony Chu, Philadelphia polis teşkilatında çalışıyor. FDA yani Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tavuk ve benzeri kuş türünün, kısaca beyaz etin diyelim, yiyecek olarak tüketilmesini yasaklamış. Tabii devlet neyi yasaklarsa el altından satışının devam edeceği doğa kanunu gibi bir şey. Beyaz et karaborsası ve mafyası oluşmuş. FDA da (Türkçe çeviride GİD – Gıda İşleri Dairesi denmiş) beyaz et mafyasına karşı özel suçlar birimi kurmuş ve tavuk kaçakçılarına aman vermiyor. Chu rutin görev sırasında özel güçlerini kullanarak yamyam bir seri katili yakalıyor. Ancak bunu yaparken kullandığı güçleri biraz sıradışı ve irkiltici. Chu bir “sibopatik”; yani bir yiyeceği tattığında onun üretiminin nasıl yapıldığı, ona kimler dokundu, hangi kimyasallarla temas etti, nasıl taşındı gibi bilgiler kafasında bir imgelem olarak oluşuyor. Seri katil hapse girmemek için Chu’ya öldürdüğü insanların ismini vermeden kendisini öldürüyor. Chu’nun isimlere ulaşması için yapacak tek şeyi kalıyor, katilin etinden birkaç ısırık alıp etini çiğneyip yutmak. Adalete ve kurbanların böyle huzura kavuşacağına inancı tam olduğu için Chu da tam bunu yapıyor. Katilin bir kısmını yiyor ve isimleri öğreniyor. Ama onu bulduklarında yüzünün çoğu yenmiş bir katille orada ne yaptığını açıklamak kolay değil. İçişleri dedektiflerinin kendisini sorgulayıp büyük ihtimalle meslekten ihraç edecekleri sırada odaya bir GİD ajanı olan Mason Savoy giriyor ve Chu’yu ajan olarak kendi bölümlerine aldıklarını soruşturmanın kapandığını söylüyor. Makarnadan gitar sesi çıkartmak Ve asıl hikâye bundan sonra başlıyor. Chu, yeni ortağı Savoy’un da kendisi gibi sibopatik olduğunu ve kendisinin de bu güce sahip dünyada bilinen üç kişiden biri olduğunu öğreniyor. Ardından “saboskrivner’lerin (yani yazdıkları yazılarla okuyanlara o tatları gerçekten hissettirenler), “voresoflar” (yani yedikçe zekileşenler), “siboyinvaleskorlar” (yani yedikçe fiziki gücü artanlar), “bromaformutareler” (yani yediği yemeğin biçimini alabilenler), “lagamüzisyenler” (yani çubuk makarnadan gitar sesi çıkartabilenler), “hortamagnatroflar” (yani yetiştirdiği sebzeleri istedikleri boyuta kadar büyütebilenler) gibi birçoğu absürt, bir kısmı tehlikeli ama illa ki yiyecekle ilgili özel güçleri olan insanların dünyasına giriyor. Bu arada Tony Chu’nun güçlerinin işlemediği tek yiyecek pancar. Dolayısıyla gönül rahatlığıyla bir tek pancar yiyebiliyor. Çünkü başka ne yese iç bulandırıcı şeylerin görüntüleri beliriyor kafasında; çoğunlukla da bir suç oluyor geçmişte bir yerlerde. ABD’de Chew yayına 2009 Haziranı’nda başladı. Bugüne kadar 42 macera yayımlandı. Türkçe basımını yapan Marmara Çizgi ilk beş macerayı toplu bastı. Sağlıklı yaşa “terörü” Yazar John Layman son yıllarda “modern refah” toplumlarını gittikçe daha fazla pençesine alan yiyecek paranoyasıyla bir güzel dalga geçiyor. “Yumurta yeme kolesterol yapar”; “bitkisel yağ damarlarını tıkar”; “kalbini seviyorsan kırmızı et yeme”; “sen bu tavukların nasıl yetiştirildiğini biliyor musun”, “tuz yeme”, “sigara içme”, “kepekli ekmek ye” diye uzayıp giden bir “doğrular”, “uyulması elzem” sağlıklı beslenme listesi var. Bu listeden kaçmak mümkün değil. Lafı uzatmak gibi olacak ama son bir not: Başbakan Erdoğan 2007’de “sigaraya savaş açtım” açıklaması sonrası etrafındaki vekillerin ceplerinden ve ağızlarından sigaraları alıp bırakma sözü almaya başlamıştı. Değil mi ki sağlığınızı sizden daha fazla düşünen yöneticileriniz olunca tüm iradenizi teslim etmenizde sakınca yoktur; hah işte Chew idarenizin yanı sıra iradenizi de teslim ettiğinizde olacakları anlatıyor. Buyurun olası geleceğinizi okuyun. CHEW 1- Cilt: Lezzetçilerin Tercihi Yazan: John Layman Çizen: Rob Guillroy Çevirmen: İlke Keskin Marmara Çizgi 2014, 128 sayfainsanokur.org
TDK: Bundan Böyle Prezervatif Kaputtur!
Türk Dil Kurumu'nun (TDK) hazırladığı İlaç ve Eczacılık Terimleri Sözlüğü yine tartışma yaratacak gibi. Sözlükte, 'deterjan-kirgiderir', 'otopsi-ölü açımı', 'mazoşist-özezer', 'katarakt-akbasma', 'prematüre-yarımca', 'grip-paçavra hastalığı' ve 'prezervatif-kaput' şeklinde isimlendirildi. Türk Dil Kurumu tarafından oluşturulan çalışma grubu, eczacılık terimlerine bulduğu karşılıklarla ilk Türkçe eczacılık sözlüğünü hazırladı. Yaklaşık 12 yılda hazırlanan 'İlaç ve Eczacılık Terimleri Sözlüğü'nde, eczacılık terimlerine bulunan ilginç karşılıkların yanı sıra halk diline yerleşen ancak bilimsel anlatımda yeri olmayan sözcüklere de yer verildi. Sözlükte, 'deterjan-kirgiderir', 'otopsi-ölü açımı', 'mazoşist-özezer', 'katarakt-akbasma', 'prematüre-yarımca', 'grip-paçavra hastalığı' ve 'prezervatif-kaput' şeklinde isimlendirildi. TDK Başkanı Mustafa Kaçalin, 'İlaç ve Eczacılık Terimleri Sözlüğü'ne ilişkin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eczacılık terimlerine dil birliğini ve terimlerin daha anlaşılır olmalarını sağlamak amacıyla yeni karşılıklar bulunduğunu belirtti. Çalışmanın, ilaç ve eczacılık terimlerine ilişkin kaynaklarda Türkçe karşılık bulunması konusunda görülen eksikliğin giderilmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Kaçalin, sözlüğün çalışma grubunda yer alan 11 öğretim üyesinin çabalarıyla hazırlandığını ve yaklaşık 12 yılda tamamlandığını söyledi. 12 BİN TERİM VAR Kaçalin, sözlükte 12 bin terimin tanımları ve yönlendirmelerinin mevcut olduğuna işaret etti. Çalışmada birçok yabancı terime Türk dilinin kurallarına uyan yeni karışılıklar türetilirken, terimlerin Türkçe karşılıklarının kullanılmasına öncelik tanındığını anlatan Kaçalin, ancak kavram karışıklığına engel olmak için dile yerleşmiş, kökeni yabancı olan terimlere de yer verildiğini belirtti. Kaçalin, sözlüğün hazırlanış tekniği, düzenlenişi ve bütün eczacılık bilim alanlarını içermesi nedeniyle alanında 'ilk ve tek çalışma' olduğunu kaydetti. SÖZLÜKTEKİ İLGİNÇ TANIMLAR İlaç ve eczacılıkla ilgili terimlere pek çok yeni Türkçe karşılığın bulunduğu çalışmada, günlük yaşamda sıkça kullanan kelimelere bulunan ilginç karşılıklar dikkat çekiyor. 'By-pass'ın 'köprüleme-aşırtma', 'check-up'ın 'tambakı', dedektörün 'ararbulur', dezenfeksiyonun 'bulaş savma' olarak isimlendirildiği sözlükte, 'efervesan-suda eriyen tablet' yerine 'fışırdayan', 'endoskop' yerine 'içgöreç' gibi karşılıklar kullanılıyor. Sözlükte, bazı tıp terimleri için belirlenen yeni karşılıkar ise şöyle: 'Biseksüel: Erdişi, Anksiyete: Kaygı, Aerosol: Püskürtü, Andropoz: Yaş Dönümü, Antidot: Ağugideren, Antienflamatuvar: Yangıgiderir, Atrofi: Körelme, Dejenerasyon: Yozlaşma, Depresyon: Çökkünlük, Deterjan: Kirgideren, Deodorant: Kokugideren, Diyaforetik: Terletici, Endoskop: İçgöreç, Fistül: Akarca, Filobotomi: Hacamat, Greft: Yama, Parfümeri: Itriyat, Migren: Yarım Baş Ağrısı, Nüks: Depreşme, Refleks: Tepke, Sendrom: Belirge, Halusinasyon: Varsanım, Uğunma: Katılma Nöbeti, Akut : İvegen, Kronik: Süregen, Benign: İyicil, Malign: Kötücül, Pürülan: İrinli, Radyoaktif: Işınetkin, Nazal: Burundan, Ürtiker: Dobaz, Makyöz: Düzgüncü-Yüzyapan, Grip: Paçavra Hastalığı, Ülser: Karha, Kürtaj : Kazıma, Dışkı: Kazurat, Epilasyon: Kılsızlaştırma, Traş Bıçağı: Kılkeser, Prospektüs: Tanıtmalık, Mazoşist: Özezer, Kabızlık: Peklik, Diş taşı: Kefeki, Prezervatif: Kaput, Korse: Sargaç, Diyare: Sürgün-Amel, Anestezi: Uyuşturum, Enjeksiyon: Şırıngalama, Radyasyon: Işıma, Prematüre: Yarımca, Agresif: Yayılgan, Astım: Yelpik, Epilepsi: Tutarık, Lokal Anestezi: Yerel Duyum Yitimi' AA
Reklam
Facebook 'Ötekilerin Postası'nı 9. Kez Kapattı!
Yurttaş gazeteciliği yapan Ötekilerin Postası'nın Facebook'taki hesabı bir kez daha kapatıldı.Ünlü sosyal paylaşım sitesi Facebook, yurttaş gazeteciliği ve kolektif habercilik mottosuyla paylaşımlarda bulunan Ötekilerin Postası hesabını dokuzuncu kez kapattı. Geçtiğimiz aylarda Gezi eylemleri, üniversite protestoları ve yerel seçimler öncesinde de kapatılan Ötekilerin Postası, yeni Facebook sayfalarını Twitter üzerinden duyurma yoluna gitti. Daha önce ‘pornografik içerik‘ gibi nedenler öne sürülerek kapatılan hesabın bu kez neden engellendiğine dair Facebook’tan açıklama yapılmadı. 'BU KURGU İKİ SENEDİR DEVAM EDİYOR' Genellikle Kürt hareketi ve kadın haberleri nedeniyle nedeniyle şikayet aldığı belirtilen Ötekilerin Postası’nın websitesinden bir açıklama yapılarak, “Günde yüzbinlerce okuma oranlarına geldiğimiz an sayfa tekrar tekrar kapatılıyor. Kapatılır kapatılmaz da sahte sayfalardan ‘itibar kaybetmemiz’ için yayınlar yapılıyor açıkça bazı siyasi görüşler öne çıkarılarak toplumun diğer ötekilerinin tepki göstermesi hedefleniyor. Bu kurgu yaklaşık 2 senedir devam ediyor” denildi. ÖTEKİLERİN PORSTASI SUSTURULAMAZ ‘Dokuzuncu köyünden de kovulan‘ Ötekilerin Postası 10′uncu Facebook hesabını Twitter üzerinden duyururken, ‘Ötekilerin Postası Susturulamaz’ şeklinde başlatılan kampanyayla Facebook’un uyguladığı sansür protesto edildi.haberfx
Ankara'da Yolcu Otobüsü Devrildi, 42 Yaralı
Ayaş ilçesinde yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre 42 kişi yaralandı Ankara'dan Nallıhan ilçesine giden Kemal Gür yönetimindeki 06 NAZ 48 plakalı yolcu otobüsü, Ayaş-Beypazarı karayolu birinci kilometredeki Sanayi kavşağında, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda devrildi. Kazada, ilk belirlemelere göre 42 kişi yaralandı. Yaralılar, Ayaş Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Durum ağır olan 2'si çocuk 5 kişi, ilk müdahalenin ardından Ankara'daki hastanelere sevk edildi. Sabah
Harry Potter Serisi Hakkında Bilmeniz Gereken 50 Bilgi
etiket
Harry Potter dünyada en çok takipçisi olan serilerden biri. Kitapları, filmleri bitmesine rağmen popülerliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Bu galeride seriyle ilgili pek bilinmeyenleri okuyacaksınız. Fakat tabi ki biliyor olabilirsiniz!
'Neymiş, 3 Dil Biliyormuş, Tercüman mı Arıyoruz?'
Erdoğan: Hitler Almanya’da nasıl ari bir ırk oluşturmak istediyse İsrail devleti de orada aynı hedefin peşinden koşuyor Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Tayyip Erdoğan, muhalefetin adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nu eleştirerek, 'Neymiş profesörmüş neymiş 3 dil biliyormuş yahu biz tercüman mı arıyoruz. Tercüman arıyorsak çok. 3 dil –bilen de var 5 dil bilen de var. Ben işte tercümanlarla götürüyorum işi' dedi. Tayyip Erdoğan, Maltepe Etkinlik Alanı'ndaki konuşmasına İstiklâl Marşı'nın 10 kıtasını okuyarak başladı. Erdoğan daha önce İstiklal Marşı'ndan okuduğu bir kıtanın Mehmet Akif Ersoy'un 'Çanakkele şehitleri' şiirine ait olduğunu söyleyen muhalefetin Cumhurbaşkanı adayıEkmeleddin İhsanoğlu'nu eleştirmişti. Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle: Bugün anlamlı bir gün Allah sizlerden razı olsun. buradan yayılan umudu Rabbim inşallah daha çoğaltsın. Rabbim burada inşallah diyenlerin yüzü suyu hürmetine duaları kabul etsin. Bugün biz burada sadece miting yapmıyoruz. Buradan, Iraklı, Suriyeli, Mısırlı, Myanmarlı, Filistinli kardeşlerimize 'biz buradayız' diye sesleniyoruz. Buradan Gazze'nin çocuklarına mazlumlarına selam gönderiyoruz. Biz işte buradayız Gazze, öfkemizle yanan yüreğimizle buradayız. Elimizle, yapamıyorsak dilimizle gönlümüzle buğz etme görevimizi yerine getirmek için buradayız Gazze. 100 yıl önce askerimizi Şucaiye'den çektik ama gönlümüz yarısı orada Gazze... Önce Osmanlıyı parçaladılar. Sonra da Filistin için ağır ağır zulüm başladı. Şu anda orada yaşayan Filistinlilere de tahammülleri yok. istiyorlar ki onlar da sürgüne gitsinler.‘Hitler'in yapmak istediğinibugün İsrail yapıyor’ Hitler Almanya’da nasıl ari bir ırk oluşturmak istediyse İsrail devleti de orada aynı hedefin peşinden koşuyor. Türk ABD dostluk grubu bana mektup yazıp güya beni tehdit ediyor.‘Cevaplarını alacaklar’ Aynı şekilde yazılı cevabını alacaklar o ayrı ama ben buradan sesleniyorum: kadınları öldürüyorlar ki Filistinli doğurmasınlar, bebekleri öldürüyorlar ki büyümesinler, erkekleri öldürüyorlar ki vatanlarını savunmasınlar. Öldürdükçe daha da korkacaklar. Kan akıttıkça akıttıkları kanda boğulacaklar. Gün gelecek zulümlerinin hesabını mutlaka verecekler. Orada 10 tane gazeteci öldürüldü. Ey uluslar arası basın Filistin’de öldürülen gazetecileri neden görmüyorsunuz. Ey Kılıçdaroğlu Ey Bahçeli sizin gidecek yeriniz var mı? Şimdi de yanınıza ithal bir monşer aldınız. Kılıçdaroğlu İsrail’de basın özgür diyordun. 10 gazeteci öldürüldü. Neden susuyorsun. Şu anda bizim ekiplerimiz Gazze’de. Irak’ta, Suriye’de insani yardımlarla oradalar.Çekoslovakya mı kaldı? Ne diyeyim, profesör, profesör! Bugün yeni bir şey daha söylemiş. ‘Ben edebiyatçıyım, bu işleri iyi bilirim diyor.’ Hazırsanız bir de onu gösterelim. Yahya Kemal’in ‘Süleymaniye’de bayram namazı’ diye bir şiiri yok. ‘Süleymaniye’de bayram sabahı’ diye bir şiiri var. Görüyorsunuz dersini iyi çalışmamış. Çıkmış, “Çekoslovakya devlet başkanı benim arkadaşım” diyor. Ya böyle bir devlet mi kaldı? 21 sene oldu. Yarın da çıkıp Yugoslavya derse, Sovyetler Birliği derse ona da şaşırmayın. Daha seçime bir hafta var, monşerde sigortalar attı. Bu partilerin üst yönetimleri ne olursa olsun, tabanlarında samimi insanlar. Bu insanlar bunu hak etmiyor. İdeolojik oy kullanmayalım. Bu zat siyasetin s’sini bilmez. Daha baştan gaf yaptı. ‘O makamda siyaset yapılmaz’ dedi. İnanıyorum CHP’ye gönül verenler de MHP’ye oy verenler de 10 Ağustos’ta bunun hesabını soracaktır. Pensilvanya, holding medyası getirdiler bu zatı halkın önüne koydular. 40 günde siyasetçi olunmaz. İnanıyorum ki İstanbul bir hafta sonra bu çakma adaya dersini sandıkta verecektir.'İstanbul bir kez daha tamam inşallah  İstanbul bir kez daha tamam inşallah. İstanbul tamam ise inanıyorum ki 80 vilayet de tamam inşallah. Biz bu yola kutlu bir şehirden çıktık. İstanbul kutlu başlangıçların yani fetihlerin ve Fatiha’nın şehridir. İstanbul her zaman bizim rehberimiz, ışığımız oldu. Bize kılavuz oldu. İstanbul Türkiye’nin de dünyanın da özüdür, özetidir. Hiçbir zaman makamların, mevkilerin, rütbelerin peşinde koşmadık. Çünkü biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Siyasi mücadelemiz boyunca ben diyenlerden olmadık, biz dedik. Biz milletin aşk ateşinde yanmak için, kavrulmak için yola çıktık. Ben milletimle hemhal olmuşum, sizin zindanınız bana ne yapar? Biz hakka ve halka teslim olmuşuz. Sizin manşetleriniz bize işlemez. Sizin kurşunlarınız, sizin suikast planlarınız, sizin darağacı işaretleriniz bize işlemez.” T24
Reklam