Geleceğimiz Parmaklıklar Ardında mı?
Toplumun suçlu damgasını vurduğu, demir parmaklıklar arkasında çocuklarımız var. Suça itiliyorlar, suç işliyorlar. Yasalar bırakmıyor yakalarını: 'Suçlusun' diyor, ıslahevine gönderiyor. Çocuklar hakkında büyükler karar veriyor. Bütün suç büyüklerde değil, elbet. Ama bütün suç çocuklarda mı acaba? Medyada sürekli okuyoruz; çocuk cinayet işliyor, hırsızlık yapıyor, gasp ediyor, uyuşturucu ticareti yapıyor. Suça itilmiş çocuk diyoruz. Peki çocuğu suça iten nedenler nedir? Bir toplumun sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi, toplumun geleceği olan çocukların gelişimi, eğitilmesi ve korunması konularında duyarlı bir tavır içerisinde olmayı gerektirmektedir. Ancak, toplumumuzda son yıllarda çocukların işlediği suçların giderek artması, bahsi geçen hususlarda yeterli hassasiyetin sergilenmediğini göstermektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuklar, 2013” istatistiklerini yayımlamıştır. Sonuçlar incelendiğinde işin vahametinin anlaşıldığını belirten CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşegül İslam’a yazılı soru önergesi sundu: 1-   2013 yılında güvenlik birimlerine getirilen veya gelen çocuk sayısı, 2012 yılına göre yüzde 11,6 oranında artmış mıdır? 2-   Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile güvenlik birimine getirilen “suça sürüklenmiş çocuk” sayısında 2012 yılına oranla yüzde 14,5 artış olduğu doğru mudur? 3-   Hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunan çocuk sayısında aynı dönemde yüzde 30, mağdur çocuk sayısında ise yüzde 8,8 artış olmuş mudur? 4-   Suça sürüklenen çocuklar en çok hangi suç isnadı ile güvenlik birimlerine getirilmiştir? 5-   Suça sürüklenen çocuklar açısından soruşturma, kovuşturma aşamalarının her birinde kendisine müdafii tayini ve psikolojik danışman eşliğinde dinlenilmesi usulü hassasiyetle gerçekleştirilmekte midir? 6-   Çocukların yaşadığı sorunlarla mücadele, politik, ekonomik ve sosyal platformlarda ve çocuklara dönük ceza hukuku alanında olması gerektiği derecede yapılmakta mıdır? 7-   Türkiye’de, çocuklar hakkında uygulanan yaptırımların onları eğitmek, onları topluma yeniden kazandırmaktan çok cezalandırmak, intikam almak üzerine kurulu olması ile amaçlanan nedir? Suç, çocuklar için söz konusu olduğunda, çocuğun içinde bulunduğu somutluklar ne derece ele alınmaktadır? 8-   Suç isnadı ile haklarında tedbir kararı alınan çocukların korunmasına, bakımına ve rehabilitasyonuna yönelik çocuk koruma merkezleri oluşturulmuş mudur? 9-   Suça sürüklenen çocukların profili incelendiğinde, ne tür ailelerden gelirse gelsinler ya da ne tür tasnife tabi tutulursa tutulsunlar, bu çocuklarhakkındaki ortak bulgu onların; şehre entegre olmamış kesimlerden geldikleri midir? Bu uyum sorununun en temel nedeni “göç” müdür? 10-   Göçün temel nedenlerinin ekonomi ve terör olduğu açık olduğundan, Türkiye’nin ekonomi ve milli güvenlik politikalarındaki başarısızlığın bedeli çocuklara ödetilmekte değil midir? 11-   Bahse konu çocukların suça itilmelerinin bir nedeni de aile içi şiddet midir? 12-   Çocuk-aile ve çocuk-toplum arasındaki bu çatışmaların, gün geçtikçe daha trajik boyutlara ulaşarak çocuğun daha fazla mağdur edilmesine sebep olmaması için Bakanlığınızca herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur? 13-   Aileler çocuk eğitimi ile ilgili yeteri kadar bilinçlendirilmekte midir? Aileilişkilerini güçlendirici, aileye yönelik öğrenim programları düzenlenmesi, aile planlamasının öneminin vatandaşlara anlatılması gibi konularda Bakanlığınızın yaptığı bir faaliyet var mıdır? Böyle bir faaliyette bulunulmuyorsa, Türkiye’nin çocukları gözden çıkartılmış mıdır? En az üç çocuk yapmaya ikna edilen ailelerle nasıl olsa genç ve dinamik nüfusta azalma olmayacağı düşünülerek nitelikten ziyade niceliğe mi önem verilmektedir? 14-   Devletin, eğitim ve sağlık gibi “sosyal harcamaları” azalırken, “sosyal yardım harcamaları” nın (eğitim, sağlık vb) artmasını göz önüne alarak, vatandaşın en doğal hakları göz ardı edilirken bu haklardan birkaç kırıntı eline serpiştirilmekte ve bu iş “yardım” adı altında yapılmakta, adeta “lütuf” olarak gösterilmeye çalışılmakta değil midir? 15-  Bir toplumun gönenç ve gelişmişlik düzeyini belirlerken kullanılabilecek en temel kriterlerden biri, o toplumdaki çocukların sosyal statüsü olduğundan, Türkiye’nin gelişmişlik düzeyinin en aşağı noktalarda olduğunu kabul etmek gerekmekte değil midir?
Samsung Level ile Tanışın
Apple ve Intel'in ardından Samsung da kendi üst sınıf kulaklık ürünüyle tüketicilere alternatif sunmayı hedefliyor. İşte Samsung Level kulaklıkları. Tahtakale esnafına gün doğdu: Artık gönül rahatlığıyla (!) çakmasını Çin'den ithal edebilecekleri bir kulaklık ailesi daha var. Ünlü Beats serisi ile benzerliği dikkat çeken Samsung Level kulaklıklar, aynı zamanda bir giyilebilir teknoloji cihazı olarak öne çıkıyor. Samsung Level ile S Voice akıllı asistanı aktif hale getirmek mümkün oluyor. Tasarımında herhangi bir fiziksel tuş bulunmayan kulaklıklar sayesinde, sadece kulaklığa dokunarak ve parmağınızı kaydırarak şarkı geçişleri, durdurma ve yeniden çalma gibi işlemleri telefonu hiç cebimizden çıkarmadan da gerçekleştirebiliyoruz. Gürültü önleme özelliği de bulunan Samsung Level kulaklıklarla ilgili daha fazla bilgi Eylül ayındaki IFA etkinliğinde tüketim dünyasına sunulacak. ShiftDelete.Net
Alman İstihbaratı Tüm Türkiye'yi Dinlemiş
Türkiye ile Almanya arasında patlak veren dinleme skandalında birer birer yeni belgeler ortaya çıkıyor. Alman Federal Haberalma Servisi BND’ye hükümet tarafından 2009 yılında verilen bir talimatta “ Türkiye’nin bir bölümünü değil, tamamını dinleyip takip edin ” dediği öne sürüldü. Hürriyet’ten Celal Özcan’ın haberine göre, Almanya’nın dinlediği tek NATO ülkesi olan Türkiye,BND’nin de ‘ ana hedef ‘ ülkeler profilinde yer aldı. Bu bilgiler, Alman istihbarat elemanı Markus R’nin para karşılığı ABD’ye sızdırdığı belgelerde de geniş yer buldu. İstihbarat teşkilatından bir kaynak, “ Hükümetin güncel profil belgesinde önce alfabetik sıraya göre Alman istihbaratının dinlediği ülkeler sıralanıyor. Sonra detaylar geliyor. Türkiye belgede Alman hükümetinin ‘güncel profil’ diye adlandırdığı ana hedef ülkeler bölümünde ” dedi. Kaynak, Türkiye’nin ‘ bölgede büyük öneme sahip olduğu ‘ gerekçesiyle dinlendiğini belirtti. Söz konusu istihbarat elemanı, şu ifadeleri kullandı; “ Türkiye’nin sadece belirli bir bölgesi değil, bütünü hedef alınıyor. Gözlemlenmesi gereken hedeflerin başında Türkiye’nin dış politikası, ekonomisi, petrol boru hattı, terörizmle mücadele konuları geliyor. ” Diken
Banksy'nin Ölüm Meleği Müzede
Banksy’nin Bristol’de bir yük gemisinin üzerine yaptığı “Ölüm Meleği” eseri müzeye taşındı Dünyaca ünlü graffiti sanatçısı Banksy’nin en sevilen işlerinden “Ölüm Meleği” Bristol limanında çeşitli sanat etkinlikleri için kullanılan eğlence gemisi Thekla’nın çelik gövdesinde su çizgisinin hemen üzerinde bulunuyordu. On yıl önce yapılan eser devamlı çeşitli dış etkilere maruz kalarak zarar görmeye başladığı için üzerinde bulunduğu çelik gövdeyle kaldırılarak yerel bir müzeye taşındı. 90’larda gece kulübü olarak kullanılan ve Bristol müzik sahnesinden çıkan Massive Attack, Portishead gibi önemli grupların ilk konserlerini verdiği Thekla’nın sahipleri, geminin sekiz yılda bir kuru havuzda yapılan genel bakımı sırasında bu kararı vererek eseri müzeye uzun dönem için ödünç verdi. Geminin sahibi DHP Family adını konuşan George Akins, amaçlarının bu eseri daha fazla bozulmadan koruma altına almak olduğunu söyledi. İkonik eser önümüzdeki aylarda M Shed müzesinde sergilenmeye başlanacak.Milliyet Sanat
Portishead'den 'Gezi'ye ve 'İstanbul United'a Selam
Türkiye’de ilk kez konser veren İngiliz grup Portishead, ‘Gezi ‘ye ve ‘İstanbul United’ a sahneden ‘selam çaktı’ . Midtown Fest kapsamında İstanbul Küçükçiftlik Park’ta sahneye çıkan grubun konseri sırasında, sinevizyonda Gezi eylemleri ve bu süreçte üç büyük takımın taraftarlarının oluşturduğu İstanbul United’a dair görüntüler yer aldı. Portishead’in Gezi göndermesi üzerine alanda ‘Her yer Taksim her direniş’ sloganı atıldı.Diken
Reklam
Pentagon Foley'i Kurtarmaya Çalışmış
Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon yakın geçmişte Suriye'de tutulan Amerikan rehinelerini kurtarmak için gizli bir askeri operasyon düzenlendiğini, ancak sonuç alınamadığını açıkladı. Pentogon'un açıklamasında kurtarılmaya çalışılan rehineler arasında IŞİD tarafından başı kesilerek öldürülen Amerikalı gazeteci Stephen Foley'nin olup olmadığı söylenmedi. Ancak adının açıklanmasını istemeyen üst düzey ABD'li yetkililer kurtarılmaya çalışanlar arasında Foley'nin de olduğunu belirtti. IŞİD Foley'nin ABD'nin hava saldırılarına misilleme olarak öldürüldüğünü açıklamıştı. Bu arada, ABD Başkanı Barack Obama adını İslam devleti olarak değiştiren Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün sosyal medyada yayımladığı, ABD'li gazeteci James Foley'in başının kesilerek öldürüldüğünü gösteren video için 'dehşet verici' dedi ve ABD'lileri korumak için her şeyi yapacaklarını söyledi. Adını İslam Devleti olarak değiştiren IŞİD örgütünün eylemlerine 21. yüzyılda yer olmadığını belirten Obama, 'Geleceği inşa edenler bu terörist gruplar değil, James Foley gibi insanlardır' diye konuştu. Foley'nin öldürülmesini 'tüm dünyanın vicdanını şoke eden bir şiddet eylemi' diye tanımlayan Obama IŞİD'in iflas etmiş bir ideolojisi olduğunu ifade etti ve 'Bu yapıdaki bir örgüt mutlaka başarısızlığa uğrayacaktır' dedi. Obama Irak'a yönelik ise 'birlik olun' çağrısını yineledi. 'Bu tehdide karşı tüm Orta Doğu ülkeleri birlikte hareket etmeli' diyen Obama, artık farklılıkların bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi. Pentogon'un yaptığı açıklamada operasyonun 'hava ve yer unsurlarıyla yapıldığı ve IŞİD içindeki belirli bir adam kaçırma şebekesine odaklandığı' söylendi. Açıklamada, 'Maalesef operasyon başarısız oldu, çünkü rehineler hedeflenen yerde değildi' denildi. Öte yandan Obama yönetiminden üst düzey yetkililer yaz başında Amerikan özel güçlerinin aralarında Foley'nin de bulunduğu rehineleri kurtarmak için Suriye'ye indirildiğini açıkladı. Yetkililer askerlerin IŞİD militanlarıyla çatışmaya girdiğini ve birkaçını da öldürdüklerini, çatışmada ölen Amerikan askeri olmadığını kaydetti. Beş yıldır Ortadoğu'da çalışan James Foley ise 22 Kasım 2012'de kimliği belirsiz silahlı kişilerce kaçırılmıştı. Gazeteci daha önce de Libya'da 2011 yılında kaçırılıp serbest bırakılmıştı. Foley, 2012 yılında BBC'ye verdiği bir mülakatta, 'Ben çatışma bölgelerinin trajik öykülerine kapılmış, anlatılmamış hikâyeleri gün yüzüne çıkarmaya çalışan biriyim' diyordu. Foley'in annesi Diane, Facebook'ta yayımladığı mesajında oğluyla gurur duyduğunu belirterek, oğlunun Suriyelilerin acılarını duyurmak için hayatını kaybettiğini söyledi. BBC Türkçe
"Sabri Gibi Oyuncu İstenmez mi?"
Kayseri Erciyesspor teknik direktörü Bülent Korkmaz, teknik direktörlük yaşantısı boyunca Galatasaray'dan bu güne kadar çok istediği halde hiç oyuncu alamadığını belirterek, Galatasaray'ın A2 takımıyla antrenmana çıkan eski kaptanı Sabri için 'Gelirse başımızın üstünde yeri var. Sabri gibi bir oyuncu istenmez mi ?' diye konuştu. TSYD Ankara Şubesinin düzenlediği dörtlü turnuva için takımıyla birlikte Ankara'ya hareketinden önce DHA'ya konuşan Bülent Korkmaz, teknik direktörlük yaşantısı boyunca Galatasaray'dan bu güne kadar çok istediği halde hiç oyuncu alamadığını belirterek, Galatasaray'ın A2 takımıyla antrenmana çıkan eski kaptanı Sabri için 'Gelirse başımızın üstünde yeri var. Sabri gibi bir oyuncu istenmez mi ?' dedi. Kayseri Erciyesspor teknik direktörü Bülent Korkmaz, nokta transferler yapmaya devam edeceklerini, yarın ve Pazar günü TSYD Ankara Şubesinin dörtlü turnuvasında oynayacakları iki maçtan sonra bunların netlik kazanacağını belirtti. Galatasaray’da A2 takımıyla antrenmana çıkan kaptan Sabri ve kaleci Eray için girişimleri olduğunu belirten Korkmaz 'Gelirse başımızın üstünde yeri var. Sabri gibi bir oyuncu istenmez mi Şimdiye kadar gittiğim kulüplerde Galatasaray’dan oyuncu alamadım, maalesef. Sabri ve istediğimiz diğer oyuncuları tüm kulüpler ister ama, ne yazık ki şu ana kadar alamadık. İyi oyuncular transfer etmek, nokta atışı yapmak istiyoruz' diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Sezon başından bu yana biri yurt dışında olmak üzere 3 kamp dönemi geçirdik. Bunların ikisi Kayseri ve Erzurum’da biri ise Avusturya’da oldu. Kamp çalışmalarımızın üçü de yüksek irtifalı yerlerde geçti. Bu süreçte 7 hazırlık maçı oynadık. Fiziksel olarak iyi durumdayız. Taktiksel yöne önem veriyoruz. Daha da iyi olacağız. Ankara’daki maç hem fiziksel anlamda durumumuzu hem de taktiksel anlamdaki durumumuzu göreceğiz. Öncelikler rakiplerin değil bizim durumum uzu göreceğiz turnuvada. Bizim durumumuzun ne olduğu önemli. Takım iyi gidiyor. Yerli ve yabancı oyuncular arasında çok iyi bir arkadaşlık ortamı var. Bu da beni memnun ediyor. Yavaş yavaş daha iyi olacak. Benim ilk önce istediğim savaşçı bir ekip oluşturmak. Ankara’daki bu maçlar bizim önümüzü görmemiz açısından çok önemli. İki maç oynayacağız. Genç oyuncularımız var. Tayyip gibi Tugay gibi. Onları görmem lazım. Onlarda çok iyi ilerlemeler kaydettik. Onları da Türk futboluna kazandırmak istiyoruz. Ben onlardan çok umutluyum. İnşallah her şey istediğimiz gibi olur.'Şampiy10
Reklam
Dosya: 16 Madde ile Ferguson’da Neler Oluyor?
ABD'nin Missouri eyaletinde silahsız bir gencin polis tarafından öldürülmesiyle başlayan sokak protestolarına karşı polisin kalabalığı dağıtma yöntemleri tüm dünyada tepkiye neden oldu. 18 yaşındaki Michael Brown'un polis tarafından vurulmuş, görgü tanıkları Brown'un teslim olup ellerini havaya kaldırmasına karşın polisin ateş ettiğini söylemişti. Olay, bazı yönleriyle 17 yaşındaki siyahî genç Trayvon Martin'in 2012 yılında Florida'da kurşunlanarak öldürülmesi olayını andırıyor. Trayvon Martin'i öldüren George Zimmerman'ın serbest bırakılması, ABD genelinde tepkilere yol açmıştı.
Reklam
Soundcloud İlk Kez Reklam Almaya Başlıyor
Ücretsiz online müzik dinleme servisiyle aylık 250 milyon kullanıcıya ulaşan SoundCloud, uygulamasına reklam almaya başlıyor. Bunun için On SoundCloud adında yeni bir partnerlik programı açan şirket, kayıt şirketleriyle yaptığı yeni lisans anlaşmasının bir sonucu olarak, sanatçılarına ve kayıt şirketlerine telif ücreti ödemeye başlayacak. On SoundCloud programında, Partner, Pro ve Premier olmak üzere üç ana teklif bulunuyor. Partner, SoundCloud’un ilk kullanıcılar için ücretsiz kullanabildiği teklifi. Pro ise halihazırda sunulan ücretli üyelik teklifi ve kullanıcılarına daha gelişmiş araçlar ve içerik yükleme imkanları sunuyor. On SoundCloud, hem Partner hem Pro kullanıcıarına eskisine göre yüzde 50 daha fazla içerik yükleme fırsatı veriyor. Üçüncü ve son teklif Premier ise müzisyenlerin, reklamlar yoluyla, yükledikleri şarkılardan para kazanabilecekleri seçenek. İlk etapta davetiye ile üye alacağı belirtilen Premier teklifi kullanıcılarının içeriklerinden ancak ve ancak (şimdilik yalnızca Amerika’da) çalındığı sürece para kazanabilecekleri bir servis olarak tanımlanıyor. SoundCloud tekliflerini kısa sürede daha fazla ülkeye açılması planlanıyor. Bu gelişme, özellikle indie artistlerin yoğun ilgi gösterdiği SoundCloud’un rakipleriyle (örneğin Spotify veya Deezer) benzer bir yol izleyeceğini gösteriyor. Yeni duruma kullanıcılarına nasıl tepki vereceği ise merak konusu. SoundCloud’un açıklamasında, reklamların müzisyenler için oldukça önemli bir adım olduğu söyleniyor. “ Her reklam duyduğunuzda bir sanatçı para kazanır ” diyen SoundCloud bugüne kadar 100 milyon dolardan fazla yatırım aldı. Berlin merkezli şirket altıncı yılında müzik endüstrisinin şartlarını kabul ediyor denilebilir.Webrazzi
"İyi ki Erken Farkedip Operasyonu Yaptık"
Roma karşısında F.Bahçe'nin özellikle ilk bir saatlik bölümdeki futbolu herkesi sevindirdi. Genel kanı takımın müthiş oyunu ve kondisyonunu çok iyi gözükmesiydi. Ersun Yanal gitmeden önce çok dipte gözüken oyuncular bir hafta, 10 günde adeta yeniden ağaya kalkmıştı. O tel tel dökülen oyuncular canla başla mücadele ediyor, 70 dakika sahada basmadık yer bırakmıyordu. İdmansız denen takımın yerini kondisyonu iyi, mücadeleci bir oyuncu grubu almıştı. 'ERKEN FARK ETMEMİZ İYİ' Bu duruma Başkan Aziz Yıldırım en çok sevinen isimdi. Başkan, galibiyetin kaçmasına çok üzülmüştü ancak oynanan futboldan çok memnundu. Özellikle takımın ortaya koyduğu mücadeleden dolayı mest olmuştu. Bu aile havasını da hemen anlattı: 'İyi yoldayız. Bu sevgi ve kenetlenme bizi kısa zamanda olumlu hale getirdi. İyi ki erken fark edip bu operasyonu yapmışız. Bakın herkesin yüzü gülüyor.' 70 DEĞİL 90 DAKİKALIK TAKIM Başkan Süper Kupa'da G.Saray ile oynanacak maç öncesinde takımın geldiği çizgiden de çok mutluydu, 'Her şey gayet iyi gidiyor. Süper Lig'e hazırız. Bu sezon 4. yıldızı da takacağız' diye ekledi. Aziz Yıldırım'ın yaklaşımı böyle, hedef en kısa sürede çalışmalarla 70 dakikalık kondisyonu, 90 dakikaya çıkartmak ve lige seri galibiyetlerle başlamak. Akşam
Reklam
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Bu hafta mizah dergileri Recep Tayyip Erdoğan'ın 12. cumhurbaşkanı seçilmesinin yankılarını ve bebekleriyle cezaevine girmesi beklenen anneleri kapaklarına taşıdı.
Reklam
Jimmy Türkiye'de 5, Avrupa'da 2 Milyon Euro!
Jimmy Durmaz'ın Olympiakos'a transferi olay yarattı.Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın yaz transfer döneminde transfer etmek için Gençlerbirliği kulübüne teklifte bulunduğu Jimmy Durmaz 2 milyon Euro'ya Olympiakos'a transfer olunca büyük bir tartışma başladı. Transfer dönemi içerisinde üç büyüklerin teklif yaptığı Jimmy Durmaz için 5 milyon Euro'dan aşağı inmediği iddia edilen İlhan Cavcav Olympiakos'un 2 milyon Euro'luk teklifini kabul edince spor medyasında ve sosyal medyada tecrübeli başkana tepki yağdı. Türkiye'de uygulanan yabancı kuralı sebebiyle yerli statüsünde oynayabilen futbolcuların değerlerinin tavan yapmasından devamlı şkayetci olan üç büyüklerin yönetimi ve taraftarı gerçekleşen bu transfer sonrasında tekrar bu kurala dikkat çektİ. Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın ya da Fenerbahçe'nin istediği bir oyuncu için 5 milyon Euro istenirken Yunan kulübü Olympiakos'un aynı oyuncuyu aynı kulüpten 2 milyon Euro'ya transfer etmesi anlaşılan daha çok konuşulacak gibi gözüküyor... Eurosport
Spor Dünyasındaki Yıldızlar ALS'ye Meydan Okuyor
'ALS hastalığına' dikkat çekmek ve bütçe oluşturmak için Amerika Birleşik Devletleri’nde başlayan 'Başından aşağı bir kova buzlu su dök' akımına dünyaca bir çok ünlü isim destek veriyor. Kampanyada 'Bir kova buz' teklifi alan kişi, 24 saat içinde başından aşağı bir kova buz döküyor ve 3 kişiye daha teklif gönderiyor. Eğer dökmezse, ALS için 100 dolar bağış yapması gerekiyor. Bu akım sayesinde birkaç gün içinde ALS hastaları için milyonlarca dolar toplandı. Kampanyanın önemli bir boyutu, kovayla buz dökme eyleminin sosyal medyada fotoğraf ya da video olarak paylaşılması... Bu akıma spor dünyasından bir çok isimde çektiği videolarla destek verdi. Milli futbolcumuz Arda Turan bu kampanyanın başını çekenlerden...
Reklam