NASA, çalışması neredeyse imkansız görülen motor teknolojisinin ilk denemesinde başarılı olduğunu açıkladı. Yakıt kullanmayan itici güç sistemi, uzay yolculuklarında yeni bir sayfa açabilir. NASA Johnson Uzay Merkezi'nde yapılan çalışmalar, çalışması imkansız kabul edilen bir itici güç sisteminin başarı göstermesiyle sonuçlandı. NASA mühendisleri, yakıt gerektirmeyen mikrodalga itici gücü sistemini çalıştırmayı başardı. NASA'nın 28 Temmuz'da raporunu yayımladığı çalışmada, geliştirilen teknolojide başarılı olunması halinde çok daha hızlı uzay görevleri yapılabileceği belirtildi. Geliştirilen sistem, aynı zamanda büyük bir tasarruf sağlayabilir. Mikrodalga veya kuantum boşluğu plazma iticileri (QVPT) olarak da açıklanan sistemin, yakıt kullanmadan elektrik üretebildiği ifade edildi. Yapılan deneylerde, günümüzde kullanılan düşük kuvvetli ion iticilerin yaklaşık binde birini temsil eden 30-50 mikro-Newton güç elde edildi. Ancak QVPT'ye kıyasla, ion iticiler yakıt gerektiriyor. Yıldızlararası seyahati kolaylaştırabilir QVPT'nin uzun dönemde başarılı olması, sistemin enerjisini güneş panellerinden alabileceğini ve bu şekilde yakıt maliyetinin sıfıra ineceği anlamına gelebilir. NASA, QVPT ise yörüngedeki uyduların maliyetlerinin ciddi ölçüde azalabileceğini, hatta yeni teknolojinin uzay çöplüğü toplamayı da kolaylaştırabileceğini belirtti. NASA'nın ışık hızını geride bırakacak uzay motoru çalışmalarında başı çeken Harold White, 'güçlendirilmiş QVPT ile Güneş'e en yakın bulunan Proxima Centauri'ye 30 yılda gidebileceğimizi öne sürdü. Söz konusu mesafe, 4.22 ışık yılını temsil ediyor. NASA'nın elde ettiği ilk ve küçük çaplı başarı, İngiliz araştırmacı Roger Shawyer'ın 'EmDrive' teknolojisini çağrıştırıyor. EmDrive, bir hazne içinde mikrodalgalar saçarak itici güç oluşturulmasına dayanıyor. Işık hızını geçebileceği düşünülen bir itici güç uzun yıllar göz ardı edilmiş olsa da birçok ülkede bu çalışmalar devam ediyor. Elde edilen 30-50 mikro Newton'luk kuvvet ise çalışmaların devam etmesi için yeterli kabul ediliyor. Al Jazeera
'Suriyeliler misafirlerimiz', 'Tabii ki onları misafir edeceğiz', 'Misafirlerimize iyi davranın', 'misafirlerimize sahip çıkın', vs. Bu sözler Türkiye'ye sığınan Suriyeli sığınmacılar için devlet erkanın en tepesinde sarf edilen sözler. Peki gerçekten Suriyeliler Türk misafirperverliğini görüyor mu? Misafirlerimize iyi davranmak ama nasıl?
Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki terfi ve atamaların ele alınacağı Yüksek Askeri Şura toplandı. Bu YAŞ, Gülen Cemaati'ne operasyon sonrası ilk toplantı... Yüksek Askeri Şura (YAŞ), Genelkurmay Başkanlığı karargahında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. YAŞ öncesi Erdoğan ve komutanlar Anıtkabir'i ziyaret etti. Erdoğan, Anıtkabir özel defterine yazdığı mesajda, 'Dünyada ve bölgemizde çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde istikrarımızı koruyarak, gücümüzü artırarak; bölgemizde barışı, huzuru ve refahı kalıcı hale getirmenin gayreti içindeyiz' ifadesini kullandı. Erdoğan akşam da resmi konutta YAŞ üyelerine yemek verecek. Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan, YAŞ sebebiyle seçim çalışmalarına ara vermiş olacak. Şura'da Türk Silahlı Kuvvetleri'nde terfi sırasında bulunan albay, general ve amirallerin bir üst rütbeye yükseltilmesi, general ve amirallerin görev sürelerinin uzatılması ve emeklilik işlemleri ile disiplinsizlik gibi nedenlerle ayrılacak personel ve TSK'yı ilgilendiren diğer konular görüşülecek. Büyük bir sürpriz olmazsa ordunun komuta kademesinde bir değişiklik beklenmiyor. YAŞ'ın ağustos toplantısı, aralık ayındaki dershanelerin kapatılması ve hemen ardından gelen yolsuzluk soruşturmalarıyla Gülen Cemaati ve AK Parti hükümeti arasında başlayan ve emniyetteki operasyonla derinleşen kavga sonrası ilk toplantı. Kavganın ardından, Başbakan Erdoğan ve kurmayları Ergenekon ve Balyoz gibi darbe girişimi davalarında sanıklara 'kumpas' kurulduğu iddialarını dile getirilmiş ve bundan Gülen Cemaati'ni sorumlu tutmuşlardı. Anayasa Mahkemesi'nin 'adil yargılama kararı ihlal edildi' kararından sonra da, başta eski genelkurmay başkanı İlker Başbuğ olmak üzere, Ergenekon ve Balyoz davasının asker sanıkları tahliye edilmişlerdi. Tahliye olan askerlerin şimdi dönüş ve terfi talepleri var. Bu konunun Şura'da gündeme gelip gelmeyeceği net değil. Son olarak, 22 Temmuz'da yasa dışı dinlemeler gerekçesiyle başlatılan ve Gülen Cemaati'ne yakın olduğu iddia edilen polisleri hedef alan soruşturma gelmişti. Başbakan'ın 'paralel yapı' olarak nitelediği Gülen Cemaati dolayısıyla, TSK'da da bir uygulamanın olup olmayacağının YAŞ sonrası netleşmesi bekleniyor.Al Jazeera
Almanya’da yayınlanan Der Spiegel dergisi, bugün üzerinde Türk Bayrağı ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının bulunduğu bir kapakla piyasaya çıktı. ‘Der Staat Erdoğan’ başlığının ’Erdoğan devleti’ olarak Türkçesiyle de verildiği kapakta, yine Türkçe “Türkiye özgür kalacak mı?” sorusu yer alıyor. Dergide ayrıca Türkçe 16 özel sayfa bulunuyor.Derginin Türkçesine de yer verilen özel bir dosya hazırlamasının nedeni, 10 Ağustos’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri. Yazıda, “Yeni padişah: Başbakan Erdoğan demokratik reformlarla çıktı yola, ancak eski dönemin seçkinleriyle ve Gezi Parkı direnişçileriyle mücadelesinde hükümdara dönüştü. Şimdi kendisini cumhurbaşkanı seçtirmek niyetinde. Despot mu olacak bu dönemde?” deniliyor. Erdoğan’ın Yozgat mitinginden izlenimlere yer veren dergi, çatılarda bekleyen keskin nişancılar, miting alanının üstünde daireler çizen polis helikopterlerinin güvenlik önlemleri altında meydanda toplananların bayrak salladığını, Yozgat’taki mitinge İstanbul , Ankara ve Karadeniz’den binlerce insan geldiğini aktarıyor ve şöyle yazıyor: “Bu topluluk Başbakan’ı görmek için sıcağın altında saatler boyunca beklemişti. Hoparlörlerden duyulan seçim şarkısı ‘Milletin Adamı’na, kalabalık eşlik ediyordu. Başbakan sahneye geldiğinde başörtülü kadınlar ağlamaya başladı, sakallı adamlar ise dizlerinin üstüne çöktü. Erdoğan ellerini kaldırdı ve kalabalığa, ‘Hepimiz kardeş miyiz? Hepimiz Türkiye miyiz?’ diyerek seslendi. Kalabalık ise ‘Tayyip seninle ölmeye geldik’ sloganını atmaya başladı.” Der Spiegel, Erdoğan’ın mitinglerinde yaşananların seçim kampanyası ile ifade edilemeyeceğini yazıyor. Dergi, ”Bu yüzden Erdoğan seçim kampanyasına ‘İstiklal Savaşı’ diyor! Ona oy verenler onun orduları ve şimdi onu cumhurbaşkanı yapacaklar” ifadelerine yer veriyor.Zete
Ne diziydi be Ekmek Teknesi. Maaile izleyebileceğimiz senaryosu ve oyuncuları ile üst düzeyde olan ama tam da bizden bir hikayesi vardı. Hele ki mahallelinin akşam olduktan sonra sırf Heredot Cevdet'in hikayelerini dinlemek için kahveye toplanması da ayrı bir güzellikteydi. Heredot kahveye girer ve 'Selamün aleyküm kahve milletinin insanları, ne duruyorsun lan taruz keçisi patlatsana çayları' repliği ile hikayeye başlardı. E tabi hikaye bittikten sonra duygular şelaleydi. Buyurun o hikayelerden en güzel 10 tanesini sizler için derledim. İyi seyirler kahve milletinin insanları ;)
Sarı-kırmızılı ekip son olarak Kayseri Erciyesspor'un gurbetçi yıldızı Yasin Öztekin ile anlaşma sağladı. Uzun süren görüşmelerin ardından 27 yaşındaki oyuncuyla el sıkışan sarı-kırmızılı yönetim ardından Kayseri Erciyesspor yöneticileriyle masaya oturdu. 5 milyon euro'dan başlayan bonservis pazarlıklarının kıran kırana geçtiği öğrenildi. Galatasaray'ın son olarak 2.5 milyon euro karşılığında Kayseri Erciyesspor yönetimiyle anlaşma sağladığı belirtildi. Transfer döneminin aranılan isimlerinden olan Yasin Öztekin'e verilecek ücret ise açıklanmadı. B.Dortmund'dan ayrıldıktan sonra Gençlerbirliği, Trabzonspor ve Kayseri Erciyesspor forması giyen Yasin'i pek çok Süper Lig ekibi istemişti. Kasımpaşaspor ile de anılan Yasin'in, Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olması nedeniyle Galatasaray'ı tercih ettiği bildirildi. Ofansif orta saha olarak görev yapan Yasin, Erciyes'te geçtiğimiz sezon 6 gol attı.Sampiy10
19 Ağustos 2004'te Google, hisse başına 85 dolardan Nasdaq'ta işlem görmeye başladı. O zamandan bu yana da şirketin hisseleri değer kazanmaya devam ediyor. Şirket yaklaşık iki hafta sonra halka arzının 10. yıldönümünü kutlayacak. İşte Google hakkında bilmeyebileceğiniz 10 önemli nokta Şirket gelirlerinin çoğunu reklamlardan elde ediyor. Google'ın AdWords, AdSense ve Checkout ürünleri gelirlerin yaklaşık yüzde 90'ını oluşturuyor. Yakın çeyrekte şirket yaklaşık 16 milyar dolar gelir açıkladı. Bu gelirin çoğunluğu reklamlardan elde edildi. Silikon Vadisi'nde birçok kişi Google'ın halka arzı konusunda negatifti . Apple'ın ortak kurucularından Stephen Wozniak, Google'ın halka arzı öncesinde bu şirketin 'hisselerini almayacağını' söylemişti. Teknik sorunlar nedeniyle halka arz gecikmişti. Ayrıca ilk halka arz fiyatının 108 ila 135 dolar arasında gelmesi bekleniyordu ki bu bir teknoloji şirketi için astronomik bir rakam idi. Bu nedenle bazı yatırımcılar şirketin hızlı gelir büyümesinin yavaşlayacağından korkarak halka arza soğuk yaklaşmıştı. Google'ın ortak kurucuları Sergey Brin ve Larry Page hala şirketi kontrol ediyor. Google A sınıfı hisselerini 4 Nisan 2014'te ayırdı. Şirket bunun için yatırımcılara daha önce sahip oldukları A sınıfı her bir hisse karşılığı bir C sınıfı hisse verdi. Bu da şirketin o zaman 1000 doların üzerinde olan hisse fiyatını yarı yarıya indirerek küçük yatırımcıların bu hisseleri almasına olanak tanıdı. Ancak C sınıfı hisseleri oy hakkı vermediğinden Brin ve Page, şirkette azalan hisselerine rağmen Google'daki kontrollerini sürdürdü. Google'ın halka arzı sayesinde bin çalışan anında milyoner oldu. Google sayesinde milyoner olanların sayısını şu an kimse bilmiyor. Ancak şirketin ilk halka arzı sırasında bin çalışanın anında milyoner olduğu tahmin ediliyor. En azından kağıt üzerinde. Google, dünyanın ücra köşelerine de interneti taşımak istiyor. Şirket bunun için 180 adet yüksek kapasiteli uydu için 1 milyar dolardan fazla bir yatırım yapmayı planlıyor. Bu uydular geleneksel uydulara kıyasla daha alçak mesafede dünyanın etrafında dönecek ve boyutları da daha küçük olacak. Google'ın ilk ofisi garajda idi. Hewlett-Packard ve Apple gibi, Google'da Susan Wojcicki'nin Santa Margarita'daki garajında dünyaya geldi. Susan Wojcicki şu an YouTube'un başında. Şirket ofisini 1999 Şubat'ında büyüterek Palo Alto'daki ilk resmi yerine taşındı. Larry Page'in babası Carl Page bilgisayar bilimin öncülerinden birisidir. Carl Page, bilgisayar bilimi ve yapay zeka alanında öncü araştırmacılardan birisi. 1965 yılında yeni yeni oluşan bilgisayar bilimi alanında doktora yaptı. Daha sonra Michigan Üniversitesi'nde bilgisayar bilimi ile ilgili eğitim verdi. Google 60 trilyondan fazla web sayfasını endeksliyor. Ayrıca bu rakam her gün daha da büyüyor. 60 trilyon saniye 1.892.760 yıl yapıyor. Bu tarifi olmayan büyük bir rakam. Google'ın 90'larda nasıl olduğunu merak mı ediyorsunuz? Google'a 'Google in 1998' yazarak bir arama yapabilirsiniz. Böylece sayfanın ilk kurulduğu 1998'de nasıl göründüğünü görebilirsiniz. Bunun için buraya tıklayabilirsiniz. Google'ın ilk şirket köpeğinin ismi Yoshka. Bu köpek 1999 yılında Urs Holzle ile birlikte şirkete geldi. Holzle şu an Google'ın teknik altyapısından sorumlu başkan yardımcılığını yapıyor. Yoshka'nın ilk işi şirketin bahçesinde UPS'den gelen kuryeleri beklemekti.WSJ
Fenerbahçe Facebook sayfası Temmuz ayında dünya sıralamasında etkileşim oranına göre Bayern Münih'in ardından 2. olurken Türkiye'de rakiplerine fark attı. Sosyal medya analiz ve raporlama şirketi Social bakers'ın Temmuz ayı raporuna göre Fenerbahçe Facebook sayfası Türk takımları arasında etkileşim oranında ilk sırada yer alırken dünyanın önde gelen futbol takımları arasında 2. sıraya yerleşti.Dünya sıralamasında 1. Bayern Münih'in ardından 2. olan Fenerbahçe, 3. Real Madrid, 4. Arsenal ve 5. Manchester United'ı geride bıraktı. Kaynak: Hürriyet
Elektrikli otomobil devriminin öncüsü Tesla, ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladı. Hedeflerine ulaşan firma, aralarında yeni üretim tesisleri kurmanın da yer aldığı yol haritasını paylaştı. Tesla, ikinci çeyrekte lüks elektrikli otomobili Model S’in üretim ve sevkiyatında rekor kırdı. Üç aylık süreçte, 92 bin dolar fiyatla satılan Model S’lerden 7579 adet sevkiyat gerçekleştirilirken, Tesla her hafta 800 otomobil üretti. Tesla’nın hedefi bu yıl 35 bin otomobil satmak ve görünüşe göre bu hedefe kolaylıkla ulaşacak. Firma, 2015′te hedefini üç kat artırarak, 100 bin elektrikli otomobil üretmek istiyor. Tesla CEO’su Elon Musk, sıradaki otomobilleri Model X’i üretecek üretim tesisini kurmak için kolları sıvadıklarını açıkladı. Model X, CUV türü bir otomobil olacak. Panasonic de Tesla’nın yükselişine dahil oluyor. İki firma, kuracakları Gigafabrika pil tesisi ile Tesla’nın ekonomik otomobili Model III için pil üretecek ve elektrikli otomobil üretiminin maliyetlerini düşürmede rol oynayacak. Tesla, 2020′ye kadar 500 bin elektrikli otomobil üretmeyi planlıyor.Stuff
Orman ve Su İşleri Bakanı, Konya havzasının ‘hidrolojik kuraklığa’ girdiğini açıkladı. Peki madem iş bu noktaya varacaktı, Konya’da neden bol su tüketen ‘sulu tarım’ yapılıp durdu?Kuraklık sınırındaki bir yerde susuz tarıma ağırlık verilmesi, fazla su istemeyen ürünler yetiştirilmesi gerekirken… Son 10 yılda Konya Kapalı Havzası’nda sulu tarım alanlarının yüzeyi yüzde 40 arttı. Bölgenin yeraltı suları, derin kuyular vasıtasıyla sulu tarımda kullanıldı.Anadolu, susuz tarımı, buğdayı ve koyunuyla 10 bin yıl kendi kendine yetti. Peki biz ne yaptık? Son 30 yıldır suladık da suladık, yeraltı sularını çok aşağılara çektik. 10 bin yıllık dengeyle oynamaya başladık.Sulu tarımın nerede biteceği belli değil. Buna dair bir planımız da yok. Dünya sürdürülebilir küçülmeye giderken, biz sürdürülemez büyümeye gidiyoruz. Ancak unutmamalı ki hazıra dağ dayanmaz.Bunu görüp önlemimizi alalım. Aksi halde 20 yıla bu ‘tatlı hayat’ sona erecek.
Bursaspor, gol yollarında Fernandao'ya alternatif için Galatasaraylı Umut Bulut'u gündemine aldı. Yeşil-beyazlı takımın UEFA Avrupa Ligi 2'nci Ön Eleme Turu'nda Gürcistan ekibi Chikhura Sachkhere'ye elenmesinin ardından teknik direktör Şenol Güneş, yönetimden yerli bir golcü istedi. Rakibine her 2 maçta da gol atamayan Bursaspor'un gündemine Galatasaraylı Umut Bulut'un da girdiği öğrenildi. Tecrübeli çalıştırıcının kadrosunda görmek istediği Umut için telmaslar yapıldığı belirtildi.Şenol Güneş'in de Fernandao ile eski oyuncusu Umut'un takıma büyük katkı koyacağını düşündüğü için bu transferi istediği bildirildi.Skorer
Adana Karataş Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda, mahkûmlar ile cezaevi idaresi arasında ‘çiçek tartışması’ yaşandığı ortaya çıktı. Kreşi kullanılmayan, koğuşunda yemek yapılmayan, kantini pahalı, suları da neredeyse hep kesik olan Adana Karataş Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu çiçek yetiştirmeyi yasakladı. Durum CHP milletvekillerinin ziyareti üzerine ortaya çıktı. Mahkûmların koğuşta çiçek yetiştirmesine izin verilmedi. Bunun üzerine kurutulmuş çay, meyve ve yumurta kabuklarına çiçek ektiler, cezaevi yönetimi buna da izin vermedi. Umut Erdem'in Hürriyet'teki haberine göre, Adana Karataş Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda, mahkûmlar ile cezaevi idaresi arasında ‘çiçek tartışması’ yaşandığı ortaya çıktı. Kadınların koğuşta çiçek yetiştirmek istemesine cezaevi yönetimi izin vermedi. Bunun üzerine kadın mahkûmlar, çayı kurutup, meyve ve yumurta kabuğundan oluşan karışımın içine çiçek ekti ancak cezaevi idaresi bunu da ellerinden aldığı öğrenildi. Mahkûmları terbiye etmek için suların da sık sık kesildiği iddia edildi. CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu Üyeleri Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer ve Bursa Milletvekili Sena Kaleli, Adana Karataş Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nu ziyaret etti. Kadın mahkûmların şikâyetlerini ve isteklerini dinleyen vekiller, daha sonra görüşmeyi ve cezaevinin durumunu rapor haline getirdi. Hürriyet’in edindiği CHP’nin raporunda şöyle denildi:Yemek yapmak da yasak“Eskiden erkek cezaevi olan Karataş Kadın Cezaevi, 2008 yılında kuruldu. 200 kişi kapasiteli cezaevinde 228 mahkûm kalıyor. 0-6 yaş grubu 16 çocuğun kaldığı cezaevinde, yabancı uyruklu 7 kadın bulunmakta. Haftanın 4 günü kapalı görüşün yapıldığı cezaevinde koğuşlar 8 ila 22 kişilik. Cezaevinin kreşi olmasına rağmen kullanılmıyor. Mahkûmlar kantinin çok pahalı olmasından yakınıyor. Kendi yemeklerini yapamıyorlar. Televizyon ve dolabı kendi imkânlarıyla aldılar.Terbiye kesintileriCezaevinde su genellikle kesik. Su sıkıntısı çok fazla, mahkûmların iddiasına göre kendilerini terbiye etmek için sular kesiliyor. Ayda bir arama yapılırken, kıyafetlerin dağıtılmasından şikâyetçiler. Arama sırasında küçük makaslar dahi toplanıyor. Kaşlarını bile alamıyorlar. Çiçek istiyorlar. Çayı kurutup, meyve kabuğu, yumurta kabuğundan karışımın için çiçek ekmişler ancak idare bunu da ellerinden almış. ‘Canlı bir şeyler görmek istiyoruz’ diyorlar.Çocuklar dışarı kaçıyor“Cezaevinde disiplin cezasının çok olması mahkûmların en çok şikâyet ettikleri konu. Havalandırmaya, tel örgülere pankart asılmasına 11 gün hücre cezası, açlık grevine ise disiplin cezası uygulanıyor. Disiplin cezası olanlar tahliye olmasına rağmen cezaevinden çıkamıyor. Cezaevinde sağlık konusunda revire ulaşmada sıkıntı yok. Adli Tıp’tan ‘Cezaevi şartlarında kalması uygundur’ raporlu 28-30 arası sürekli ilaç kullanmak zorunda olan hasta var. Cezaevinde kitapta sınırlama yok. Koğuşta 3 çocuk var. Çocuklar kapı açılınca dışarı kaçıyorlar.”Personel büyük sıkıntı “13 koğuşun bulunduğu cezaevinde idari açıdan en büyük sıkıntı personel eksikliği ve kadın personelin eş durumundan tayin olması. Çalışanların sıkıntılarından biri de özel günlerde, milli bayramlarda açık görüş olduğu için çalışmak zorunda olmaları. Kadın cezaevinde doğum izni, süt izni olduğu için personel diğer cezaevlerinden daha fazla olmalıdır.”Neden siyasi olabilir CHP’li Yüceer ise rapor ile ilgili şunları söyledi: “Aslında diğer cezaevlerinde çiçek yetiştiriyorlar ve yasak değil. Ancak burada izin vermemişler. Buradakilerin ve görüştüklerimizin çoğu siyasi suçlulardı. Belki siyasi suçlu olmaları nedeniyle cezaevi şartlarında biraz daha zorlamalara gidilmiş olabilir. Cezaevi yönetimi konuyla ilgili net bir açıklamada bulunmadı. Cezaevinde dahi kadın farkını görebiliyoruz. Talepleri çok farklı. Bir şeyleri yaşatmak istiyorlar. Nerede olursa olsunlar yaşama dokunmak, yaşatmak istiyorlar.”CHP cezaevi Raporu: Kanunsuz yasak Cezaevlerinde kullanılabilecek veya yasaklı eşyalar iç tüzük ve yönetmeliklerle belirleniyor. Cezaevi Yönetmeliği’nin 13’üncü maddesi koğuşlarda nelerin yasaklı olduğunun sınırlarını çiziyor. Yönetmelikte, koğuşlarda sigara içmekten, koğuş duvarlarına yazı yazmaya kadar pek çok yasak tek tek sıralanırken, çiçek yetiştirmekle ilgili bir yasaklama yer almıyor. Ancak çiçek yetiştirmenin sınırları genelgelerle belirleniyor. Bu genelgelere göre her koğuşta 1 saksı çiçeğinin yetiştirilmesi ve kafeste 2 muhabbet kuşunun beslenmesine izin veriliyor. Ancak bu uygulamada da cezaevleri yönetiminin farklı tavırları görülebiliyor. Kimi idareler bunu uygularken, kimi idarelerse uygulamıyor. Cezaevlerinde çiçek yetiştirme ile ilgili geçmiş dönemlerde de sorunlar yaşanmıştı. 4 Mart 2011’de Odatv soruşturması kapsamında gözaltına alınan gazeteci-yazar Doğan Yurdakul, Silivri Cezaevi’ni anlatırken, “Bitki yetiştirmek yasak, kuş beslemek serbest. Çiğ yumurta yasak, katısı serbest” demişti. Bingöl M Tipi Cezaevi’nden 18 PKK’lının 1 yıl boyunca kazdıkları tünelden firar etmelerinden sonra da bölgedeki cezaevlerinde güvenlik önlemleri artırılmıştı. Önlemler kapsamında cezaevlerinde tutuklu ve hükümlüler tarafından saksılarda yetiştirilen çiçekler koğuşlardan toplatılmış ve cezaevinden çıkarılmıştı. Ankara Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Deniz Tepeli de yazdığı mektupta, cezaevinde çiçek yetiştirmenin yasak olduğunu ve tutukluların yetiştirdikleri çiçeklerin gardiyanlar tarafından söküldüğünü anlatmıştı. T24
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Demirtaş: 'Bu nadide kurumdan sizlere seslenmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyorum.' Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş , TRT1, TRT Haber ve TRT Türk’te yayınlanan propaganda konuşmasında, adaylara eşit süre vermemekle eleştirdiği TRT’yle ilgili olarak, “TRT gibi son derece tarafsız, objektif, bütün adaylara eşit yaklaşım sergileyen, hele hele bana karşı adalet ve nezaket örneğinin en muhteşemini sergileyen bu nadide kurumun ekranlarından sizlere seslenmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyorum” dedi. T24
Hürriyet: Size çiçek bile yok Milliyet: Final mitingi Sabah: 2,5 milyon kişi Köşk'e uğurladı Vatan: Bu veda değil Taraf: 'Gevezelik yaparak milliyetçi olunmaz' Star: Milletin adamı Birgün: Kılıçdaroğlu Alevi, Demirtaş Zaza, İhsanoğlu Mısırlı, sen de hırsızsın! Zaman: AİHS'nin 9 maddesi 11 kez ihlal edildi Cumhuriyet: 'Ara dedi, Gül aramadı Yeni Şafak: Veda değil yeni başlangıç Evrensel: En yoksul ile en yoksul karşı karşıya