onedio
Buzlu Su Kampanyasının Yaratıcısı Deniz Kazasında Yaşama Veda Etti
ALS hastalığı için başlattığı ve dünyayı saran “Ice Bucket Challenge” çılgınlığının yaratıcısı 27 yaşındaki Corey Griffin deniz kazasında hayatını kaybetti.  Massachussets’in Nantucket bölgesinde tatil yapan Griffin'in iki katlı bir evin çatısından suya atladığı ve bir daha çıkamadığı belirtiliyor.  Griffin, yakın arkadaşı Pete Frates’in ALS’ye yakalanmasının ardından “Buz kovasıyla meydan okuma”kampanyasının, sosyal medyada yayılmasını sağlayan kişi olmuştu.  Pete Frates, Facebook adresinden şunları yazdı: 'İnsanlara yardım etmek Griff için hiç de yeni bir şey değildi. Benim için 2012'de, tanının konulmasından sadece birkaç hafta sonra, kendi etkinliğini başlattı. Son haftalarda da ALS için deliler gibi çalışıyordu. Her gün mesajlaşıyorduk ve yeni bağış yöntemleri geliştirmeyi planlıyor ve yeni yollar arıyorduk.' Bill Gates, Mark Zuckerberg, Jeff Bezos, Oprah Winfrey, George W. Bush ABD’de kampanyaya katılan isimlerden bazıları. Türkiye’de de bir çok futbolcu ve ünlü isim kampanyaya katıldı. Independent gazetesinin verdiği bilgiye göre göre 27 yaşındaki hayırsever, ALS için tek başına 100.000 dolar bağış toplamayı başarmıştı. Aynı gazeteye göre onun başlattığı ALS Buz Kovası Mücadelesi toplamda 22.9 milyon dolar gelir elde etti.
Türkiye'yi Bekleyen Tehlike: İlaç Kıtlığı
Bulunamayan ilaç sayısının dünya genelinde üç katına çıktığı ve küresel ilaç kıtlığı yaşandığı FIP ve Kanada Eczacılar Birliği’nin ev sahipliğinde, ilk kez gerçekleştirilen “Uluslararası İlaç Kıtlığı” zirvesinde gündeme getirildi. Türkiye’nin ülke nüfusunun yaşlanması, kronik hastalıklarla birlikte sağlık kuruluşlarına ve hekime ulaşımın artması, kişi başına ilaç tüketiminin yükselmesi sonucunu doğurmuştur. Sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramaması, hasta güvenliğinin tehlikeye atılmaması, sürdürülebilir bir ilaç ve eczacılık hizmeti için ilaç politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirten CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, konuyla ilgili Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na verdiği yazılı soru önergesi ile: 1-   Türkiye’de bulunamayan ilaç mevcut mudur? Mevcut ise bu ilaçlar nelerdir? En çok hangi hastalığa ilişkin ilaçlarda böyle bir sorun yaşanmaktadır? 2-   Türkiye’de bulunamayan ilaç sayısında 2005 yılından bugüne bir artış olmuş mudur? Bu artış ne kadardır? 3-   Bu kıtlığın zaman içinde daha kötüye gideceği, sağlık personellerine giderek daha çok zorluk çıkartacağı ve hasta güvenliğini tehlikeye atacağı iddiaları doğru mudur? 4-   Piyasada bulunmayan ilaçlar sorunu Türkiye için ek maliyet ve iş yükü açısından nasıl problemler yaratmaktadır? 5-   Tümdünyadan delegelerin katıldığı, FIP ve Kanada Eczacılar Birliği’nin evsahipliğinde gerçekleşen Uluslararası İlaç Kıtlığı Zirvesi’nin bulunamayan ilaç sayısının dünya genelinde üç katına çıktığı ve küresel ilaç kıtlığı yaşandığı tespitlerini içeren Raporu hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu rapor içeriğinde belirtilen ilaç kıtlığı sorununa ilişkin almış olduğunuz bir önlem var mıdır? Varsa bu önlemler nelerdir? 6-   Türkiye’nin, artan ilaç kıtlığı ile gecikmiş tedavi veya tedaviye hiç erişememe yahut tedavinin daha az etkili bir alternatif tedaviyle değiştirilmesi sorunlarıyla karşı karşıya kalması an meselesi midir? 7-  Bakanlığınızca ilaç kıtlığına ilişkin bilgi sağlamak için kamunun erişebileceği bilgi kanalları oluşturulmuş mudur? 8-   Bakanlığınızca kritik ve hassas ilaçlar listesi oluşturmak adına küresel düzeyde bir süreç geliştirilmesi planlanmakta mıdır? 9-   Türkiye’de ilaç talep ve arzına ilişkin bilgi toplama ve bu bilgileri paylaşma ile ilgili bir faaliyet yürütülmekte midir? 10-   Bakanlığınızca bahse konu ilaç kıtlığına ilişkin stratejik emniyet stoku, acil durum planları, salgın hastalık durumu planlaması ve kapasite fazlalığı hususlarını içeren risk azaltım stratejileri geliştirmek için herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur? Sorularını yöneltti.
Sakarya'da Sokak Köpeklerini Barınağa Diye Götürüp Zehirlemişler
Akyazı İlçesi'nde belediye ekiplerinin “Köpekleri uyuşturup barınağa götüreceğiz diyerek zehirledikleri öne sürüldü. İlçedeki hayvanseverler bu duruma sosyal medya üzerinden büyük tepki gösterdi. Alınan bilgilere göre, Alaağaç Mahallesi'nde oturan Mustafa Bulut sokak köpeklerinin mahalle halkını rahatsız ettiği gerekçesiyle bunların toplanması ve daha iyi bakılması için Akyazı Belediyesi'ne haber verdiklerini belirtti. Ancak gelen ekiplerin onlara zehirli et verdiğini ileri sürerek olayı şöyle anlattı: “Mahallemizde daha önce doğum yapan bir sokak köpeğini evimizin önünde besliyorduk. Yavruları biraz büyüdükten sonra bu sokak köpeği tekrar hamile kaldı. Mahalle sakinlerini rahatsız ettiği gerekçesiyle bu köpeğin daha iyi şartlarda bakılması için belediye ekiplerine haber verdik. Belediye ekipleri mahalleye gelerek köpekleri uyuşturup Adapazarı’nda bulunan bir barınağa götüreceklerini söylediler. Ben de daha iyi koşullarda bakılacakları için ekiplere yardımcı oldum. Ekiplerin verdiği etlerden köpeklere yedirdim. Etleri yiyen 2 sokak köpeğinin ağzından salyalar gelmeye başladı. Ekipler bu 2 köpeği ipler yardımıyla kamyonete yüklediler. Kendim beslediğim köpeğim ve biri hamile olan diğer 3 sokak köpeği etleri yer yemez tarlalara kaçtılar. Havanın yağmurlu olması nedeniyle tarlaya giremedik. Hamile olan köpek ertesi gün komşumuzun garajında ölü olarak bulundu. Etlerden yiyen diğer sokak köpekleri ve kendi köpeğim ise hala ortalarda yok. Muhtemelen onlar da bir köşede ölüp kaldılar.' ZEHİRLİ ETTEN YİYEN KARGA BİLE ÖLDÜ Belediye ekiplerinin köpeklere dağıttığı etlerden yiyen bir karganın da etten yer yemez öldüğünü söyleyen Mustafa Bulut 'O dağıttıkları etlerden yiylen karga olduğu yerde ölüp kaldı. Etlerin zehirli olduğu belli. Bize zehirli olduğunu söylemiyorlar. 'Köpeği bayıltıp barınağa götürüyoruz' deyip etle zehirliyorlar. Köpeklerden biri hamileydi. Böyle bir insanlık, böyle bir belediye anlayışı olabilir mi? Zehirleyeceklerini bilseydim izin verir miydim? Bu olayı yargıya taşıyacağım.' Bu arada olayı öğrenen Sakaryalı hayvanseverler sosyal paylaşım sitesi Facebook'tan ' Akyazı'da öldürülen köpeklerin fotoğraflarını yayınlayacağız' diyerek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladılar. Akyazı Belediyesi ise konuyla ilgili olarak bir açıklama yapmadı. Alaattin ONUR/ AKYAZI (Sakarya), (DHA)
Fransa’da Küçük Prens Tema Park’ı Açıldı
Dünya genelinde en çok sevilen ve okunan çocuk kitapları arasındaki Küçük Prens için Fransa’da 24 hektarlık bir alana Küçük Prens Tema Parkı yapıldı.Tüm yetişkinlerin aslında bir zamanlar çocuk olduğunu hatırlatmayı gaye edinen park 1 Temmuz’da ziyarete açıldı ve  yetkililer senelik 150 bin ziyaretçi çekmeyi hedeflediklerini söyledi. Yazar Antoine de Saint Exupéry’nin kitabından ilham alınan tema parkta iki adet sıcak hava balonu, canlı koyunlar, gül bahçeleri, oyun alanları ve 3-boyutlu sinema bulunuyor. İki adet sıcak hava balonu ve 1 adet aero bar sistemi sayesinde ziyaretçilere havada gezintiye çıkma fırsatı veren park, dünyanın ilk hava parkı olma özelliğini taşıyor.365haber.org/kültür-sanat haberleri
Bozuk Paraları Biriktirerek 29 Bin Lira Topladı!
Trabzon’da bir çocuk babası olan 34 yaşındaki kantin işletmecisi Mehmet Ufuk Ayas, yaklaşık 7 yıl önce madeni 1 liraları biriktirme kararı aldı. Kumbara yerine bebek maması şişelerini kullanan Ayas daha sonra madeni paraları plastik kutularda biriktirmeye başladı. Yaklaşık iki yıl önce evlenen Ayas’ın eşi Sinem Şengül Ayas madeni paraları gördüğünde 'Bunlar nedir?' diye sorduğunu eşinin ise kendisine 'Yatırım olsun' diye birikim yaptım' cevabını verdiğini söyledi. 7 YIL BOYUNCA BİRİKTİRDİ 7 yıl önce para biriktirmeye başlayan ve bu kadar bozuk parası olacağını tahmin etmeyen Mehmet Ufuk Ayas, “Tamamen tesadüf oldu. Biraz bozuk para biriktirmiştim. Benim küçük bir yeğenim vardı. Onun bebek maması kavanozları vardı. Boş kavanozları doldurdum. Daha sonra evde bozuk paralar kalabalık oluşturunca eşim bana bankaya giderek paraları bütünleştirmemi söyledi. Bankaya gittiğimde bankacı paraların çok olduğunu görünce 'Burada çok para var saymak zor olur. Müşterilerin zamanını almayalım. Siz Merkez Bankası'na gidin' dedi. Ben de Merkez Bankası'na gitmeye üşendim. Paraları alarak eve geldim. Ondan sonra bunları biriktirmeye başladım. Daha sonra benim kızım oldu. Onun bebek maması kutularına koymaya başladım. Her gün alışveriş yaptıktan sonra artan paraları akşam eve geldiğimde kutuya koydum. Yaklaşık 7 yıldan beri bunu yapıyorum. Bu kadar para olacağını ben de tahmin etmemiştim” ifadelerini kullandı. HEDEFİM EV ALMAK Hedefinin ev alacak parayı biriktirmek olduğunu belirten Ayas, “Benim hedefim şuan da arabam var. Paralar daha da birikince bir ev almayı düşünüyorum. 1 liralar toplamda 29 milyar olmuştur. Bu paraları bütünleştirmek istemiyorum. Çünkü paralar beni sıcak tutuyor. Tarihi bir küpüm var. **Haberin devamı için : http://www.ilgincbirbilgi.com/ilginc-haberler/bozuk-paralari-biriktirerek-29-bin-lira-topladi.html**
Reklam
"Arda Turan Galatasaray'a Dönecek"
Galatasaray'ın yönetim kurulu üyesi ve kulüp sözcüsü Şükrü Ergün, önemli açıklamalarda bulundu. Antrenmanlar çok neşeli geçiyor. Prandelli'yle oyuncuların etkileşimi çok iyi. Bu hocanın kişiliğinden de kaynaklanıyor olsa gerek. Ben bu pozitif havanın saha sonuçlarına da yansıyacağını düşünüyorum' dedi. Prandelli'nin çok sıcak, insancıl bir yapıya sahip olduğunu belirten Ergün, 'Oyuncularıyla ilişkileri çok sıcak. İnsani yönü, İtalyan, Akdenizli yönü çok ön plana çıkmış bir insan' ifadelerini kullandı. GALATASARAY HER MAÇTA KESİN FAVORİDİR Radyospor'da Özgür Sancar'ın canlı yayın konuğu olan Ergün, 'Süper Kupa finalini kazanmak istiyoruz. Derbi maçta kesin konuşulmaz; ama Galatasaray çıktığı her maçta kesin favoridir. Tabii ki Fenerbahçe çok ciddi bir rakip. Süper Kupa maçında da ciddiye aldığımız bir rakibimiz' diye konuştu. Başkan Ünal Aysal'ın cezası nedeniyle maçta olamayacağını; ancak yönetim tam kadro Manisa'ya gideceğini belirten Şükrü Ergün, 'Özel işleri nedeniyle gelemeyenler olsa bile, yönetimimizin büyük bir bölümü Manisa'da olacak' dedi. BURAK'A YAPILAN KABUL EDİLEMEZ; AMA BURAK DA DİYALOĞA GİRMEMESİ GEREKİRDİ Burak Yılmaz'a son hazırlık maçında yapılanların çirkin olduğunu dile getiren Ergün, 'Emeği karşılığında hayatını kazanmaya çalışan bir oyuncuya gol kaçırdı diye galiz küfürler etmek hiç kimseye yakışmıyor. Diğer taraftan, ciddiye alıp da Burak'ın o taraftarla diyaloğa girmesi de çok kabul edilir değil. Burak'ın artık geldiği noktada bunları duymuyor olması lazım. Değer vermiyor ve ciddiye almıyor olması lazım. Taraftarın da bu konuda biraz duyarlı olması gerekir. Hayatını futbolla kazanan bir insan bilerek gol kaçırmaz. Gol kaçırdı diye de bir futbolcuya küfür edilmez' şeklinde konuştu. ARDA TURAN, GALATASARAY'A DÖNECEK Arda Turan'ın döneceği tek yerin Galatasaray olduğunu belirten Şükrü Ergün, 'Arda bizim evladımızdır. Burası onun yuvasıdır. Bir gün Türkiye'ye dönecekse döneceği yer Galatasaray'dır. Kapılar ona her zaman açıktır. Arda da bizim bu söylediklerimizi boşa çıkarmadı. O da aynı duyguları paylaştığını söyledi. Biz de çok mutlu olduk. Arda bir gün Avrupa'daki misyonunu tamamladığını düşünür, dönmeye karar verirse kapılar ona sonuna kadar açık. Şu an için önemli olar onun mutluluğu' dedi.Eurosport
Reklam
Ziraat Bankası, Bank Asya'yı Satın Almayacağını Açıklayarak Görüşmeleri Sonlandırdı
Katılım bankası kurma çalışmaları yapan Ziraat Bankası, Bank Asya ile yaptığı resmi olmayan satın alma görüşmelerini bankanın öncelikleriyle uyumlu olmadığı gerekçesiyle sonlandırma kararı aldı. Ziraat Bankası’ndan KAP’a yapılan açıklamada, “Bilindiği üzere Ziraat Bankası A.Ş, bir süredir katılım bankası kurma çalışmalarını sürdürmektedir. Diğer taraftan da, Asya Katılım Bankası A.Ş’nin, banka ortaklık yapısının değişimi yönünde yatırımcılarla görüşmekte olduğu bilinmektedir. Bu çerçevede söz konusu katılım bankası ile Bankamızca da resmi olmayan görüşmeler yapılmış olmakla birlikte Bank Asya’nın imtiyazlı hisselerinin satın alınmasına ilişkin resmi sürecin başlatılmasının bu aşamada bankamız öncelikleri ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmış, görüşmelerin bugün itibariyle sonlandırılmasına karar verilmiştir” denildi. Borsa İstanbul 14 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Bank Asya’nın hisselerini bankanın ortaklık yapısındaki belirsizlik netleşene kadar kapalı kalacağını açıklamıştı.  REUTERS, ZETE
iPhone 6'nın En Net Görüntüsü Ortaya Çıktı
iPhone 6'dan belki de şimdiye kadarki en net görüntüler, internette ortaya çıktı. Sızıntı gerçekse, iPhone 6'yla ilgili göreceğimiz çok şey kalmadı demektir. Feld & Volk'un Instagram'da yayınlandığı fotoğraflar, iddiaya göre Apple'ın 4.7 inç'lik iPhone modeline ait. Telefonun profilinden çekilmiş olan fotoğraflar, onun ne kadar ince olduğunu gösteriyor. İddiaya göre iPhone'un kalınlığı, sadece 7mm. Cihazın tasarım öğeleri, önceki sızıntılarla uyuşuyor. iPad Touch stili ses düğmeleri ve yan tarafta bulunan güç düğmesi, yerli yerindeler. Fotoğraflar gerçek bile olsa, henüz tamamlanmamış bir telefona ait olma ihtimali var. Yani Apple, iPhone 6'yı karşımıza çıkarmadan önce telefonun üzerinde bazı değişiklikler yapabilir. iPhone 6'nın 5.5 inç'lik 'phablet' modeliyle birlikte 9 Eylül'de tanıtılması bekleniyor.T24
Reklam
İşte Dev Derbinin Oranları
TFF Süper Kupa mücadelesinin İddaa oranları açıklandı. 25 Ağustos Pazartesi günü oynanacak olan mücadelede bahis şirketi sarı-lacivertli takımı favori olarak gösterdi. İşte oranlar; Fenerbahçe 2.10 Beraberlik 3.30 Galatasaray 2.40
Geleceğimiz Parmaklıklar Ardında mı?
Toplumun suçlu damgasını vurduğu, demir parmaklıklar arkasında çocuklarımız var. Suça itiliyorlar, suç işliyorlar. Yasalar bırakmıyor yakalarını: 'Suçlusun' diyor, ıslahevine gönderiyor. Çocuklar hakkında büyükler karar veriyor. Bütün suç büyüklerde değil, elbet. Ama bütün suç çocuklarda mı acaba? Medyada sürekli okuyoruz; çocuk cinayet işliyor, hırsızlık yapıyor, gasp ediyor, uyuşturucu ticareti yapıyor. Suça itilmiş çocuk diyoruz. Peki çocuğu suça iten nedenler nedir? Bir toplumun sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi, toplumun geleceği olan çocukların gelişimi, eğitilmesi ve korunması konularında duyarlı bir tavır içerisinde olmayı gerektirmektedir. Ancak, toplumumuzda son yıllarda çocukların işlediği suçların giderek artması, bahsi geçen hususlarda yeterli hassasiyetin sergilenmediğini göstermektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuklar, 2013” istatistiklerini yayımlamıştır. Sonuçlar incelendiğinde işin vahametinin anlaşıldığını belirten CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşegül İslam’a yazılı soru önergesi sundu: 1-   2013 yılında güvenlik birimlerine getirilen veya gelen çocuk sayısı, 2012 yılına göre yüzde 11,6 oranında artmış mıdır? 2-   Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile güvenlik birimine getirilen “suça sürüklenmiş çocuk” sayısında 2012 yılına oranla yüzde 14,5 artış olduğu doğru mudur? 3-   Hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunan çocuk sayısında aynı dönemde yüzde 30, mağdur çocuk sayısında ise yüzde 8,8 artış olmuş mudur? 4-   Suça sürüklenen çocuklar en çok hangi suç isnadı ile güvenlik birimlerine getirilmiştir? 5-   Suça sürüklenen çocuklar açısından soruşturma, kovuşturma aşamalarının her birinde kendisine müdafii tayini ve psikolojik danışman eşliğinde dinlenilmesi usulü hassasiyetle gerçekleştirilmekte midir? 6-   Çocukların yaşadığı sorunlarla mücadele, politik, ekonomik ve sosyal platformlarda ve çocuklara dönük ceza hukuku alanında olması gerektiği derecede yapılmakta mıdır? 7-   Türkiye’de, çocuklar hakkında uygulanan yaptırımların onları eğitmek, onları topluma yeniden kazandırmaktan çok cezalandırmak, intikam almak üzerine kurulu olması ile amaçlanan nedir? Suç, çocuklar için söz konusu olduğunda, çocuğun içinde bulunduğu somutluklar ne derece ele alınmaktadır? 8-   Suç isnadı ile haklarında tedbir kararı alınan çocukların korunmasına, bakımına ve rehabilitasyonuna yönelik çocuk koruma merkezleri oluşturulmuş mudur? 9-   Suça sürüklenen çocukların profili incelendiğinde, ne tür ailelerden gelirse gelsinler ya da ne tür tasnife tabi tutulursa tutulsunlar, bu çocuklarhakkındaki ortak bulgu onların; şehre entegre olmamış kesimlerden geldikleri midir? Bu uyum sorununun en temel nedeni “göç” müdür? 10-   Göçün temel nedenlerinin ekonomi ve terör olduğu açık olduğundan, Türkiye’nin ekonomi ve milli güvenlik politikalarındaki başarısızlığın bedeli çocuklara ödetilmekte değil midir? 11-   Bahse konu çocukların suça itilmelerinin bir nedeni de aile içi şiddet midir? 12-   Çocuk-aile ve çocuk-toplum arasındaki bu çatışmaların, gün geçtikçe daha trajik boyutlara ulaşarak çocuğun daha fazla mağdur edilmesine sebep olmaması için Bakanlığınızca herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur? 13-   Aileler çocuk eğitimi ile ilgili yeteri kadar bilinçlendirilmekte midir? Aileilişkilerini güçlendirici, aileye yönelik öğrenim programları düzenlenmesi, aile planlamasının öneminin vatandaşlara anlatılması gibi konularda Bakanlığınızın yaptığı bir faaliyet var mıdır? Böyle bir faaliyette bulunulmuyorsa, Türkiye’nin çocukları gözden çıkartılmış mıdır? En az üç çocuk yapmaya ikna edilen ailelerle nasıl olsa genç ve dinamik nüfusta azalma olmayacağı düşünülerek nitelikten ziyade niceliğe mi önem verilmektedir? 14-   Devletin, eğitim ve sağlık gibi “sosyal harcamaları” azalırken, “sosyal yardım harcamaları” nın (eğitim, sağlık vb) artmasını göz önüne alarak, vatandaşın en doğal hakları göz ardı edilirken bu haklardan birkaç kırıntı eline serpiştirilmekte ve bu iş “yardım” adı altında yapılmakta, adeta “lütuf” olarak gösterilmeye çalışılmakta değil midir? 15-  Bir toplumun gönenç ve gelişmişlik düzeyini belirlerken kullanılabilecek en temel kriterlerden biri, o toplumdaki çocukların sosyal statüsü olduğundan, Türkiye’nin gelişmişlik düzeyinin en aşağı noktalarda olduğunu kabul etmek gerekmekte değil midir?
Samsung Level ile Tanışın
Apple ve Intel'in ardından Samsung da kendi üst sınıf kulaklık ürünüyle tüketicilere alternatif sunmayı hedefliyor. İşte Samsung Level kulaklıkları. Tahtakale esnafına gün doğdu: Artık gönül rahatlığıyla (!) çakmasını Çin'den ithal edebilecekleri bir kulaklık ailesi daha var. Ünlü Beats serisi ile benzerliği dikkat çeken Samsung Level kulaklıklar, aynı zamanda bir giyilebilir teknoloji cihazı olarak öne çıkıyor. Samsung Level ile S Voice akıllı asistanı aktif hale getirmek mümkün oluyor. Tasarımında herhangi bir fiziksel tuş bulunmayan kulaklıklar sayesinde, sadece kulaklığa dokunarak ve parmağınızı kaydırarak şarkı geçişleri, durdurma ve yeniden çalma gibi işlemleri telefonu hiç cebimizden çıkarmadan da gerçekleştirebiliyoruz. Gürültü önleme özelliği de bulunan Samsung Level kulaklıklarla ilgili daha fazla bilgi Eylül ayındaki IFA etkinliğinde tüketim dünyasına sunulacak. ShiftDelete.Net
Reklam
Alman İstihbaratı Tüm Türkiye'yi Dinlemiş
Türkiye ile Almanya arasında patlak veren dinleme skandalında birer birer yeni belgeler ortaya çıkıyor. Alman Federal Haberalma Servisi BND’ye hükümet tarafından 2009 yılında verilen bir talimatta “ Türkiye’nin bir bölümünü değil, tamamını dinleyip takip edin ” dediği öne sürüldü. Hürriyet’ten Celal Özcan’ın haberine göre, Almanya’nın dinlediği tek NATO ülkesi olan Türkiye,BND’nin de ‘ ana hedef ‘ ülkeler profilinde yer aldı. Bu bilgiler, Alman istihbarat elemanı Markus R’nin para karşılığı ABD’ye sızdırdığı belgelerde de geniş yer buldu. İstihbarat teşkilatından bir kaynak, “ Hükümetin güncel profil belgesinde önce alfabetik sıraya göre Alman istihbaratının dinlediği ülkeler sıralanıyor. Sonra detaylar geliyor. Türkiye belgede Alman hükümetinin ‘güncel profil’ diye adlandırdığı ana hedef ülkeler bölümünde ” dedi. Kaynak, Türkiye’nin ‘ bölgede büyük öneme sahip olduğu ‘ gerekçesiyle dinlendiğini belirtti. Söz konusu istihbarat elemanı, şu ifadeleri kullandı; “ Türkiye’nin sadece belirli bir bölgesi değil, bütünü hedef alınıyor. Gözlemlenmesi gereken hedeflerin başında Türkiye’nin dış politikası, ekonomisi, petrol boru hattı, terörizmle mücadele konuları geliyor. ” Diken
Reklam
Banksy'nin Ölüm Meleği Müzede
Banksy’nin Bristol’de bir yük gemisinin üzerine yaptığı “Ölüm Meleği” eseri müzeye taşındı Dünyaca ünlü graffiti sanatçısı Banksy’nin en sevilen işlerinden “Ölüm Meleği” Bristol limanında çeşitli sanat etkinlikleri için kullanılan eğlence gemisi Thekla’nın çelik gövdesinde su çizgisinin hemen üzerinde bulunuyordu. On yıl önce yapılan eser devamlı çeşitli dış etkilere maruz kalarak zarar görmeye başladığı için üzerinde bulunduğu çelik gövdeyle kaldırılarak yerel bir müzeye taşındı. 90’larda gece kulübü olarak kullanılan ve Bristol müzik sahnesinden çıkan Massive Attack, Portishead gibi önemli grupların ilk konserlerini verdiği Thekla’nın sahipleri, geminin sekiz yılda bir kuru havuzda yapılan genel bakımı sırasında bu kararı vererek eseri müzeye uzun dönem için ödünç verdi. Geminin sahibi DHP Family adını konuşan George Akins, amaçlarının bu eseri daha fazla bozulmadan koruma altına almak olduğunu söyledi. İkonik eser önümüzdeki aylarda M Shed müzesinde sergilenmeye başlanacak.Milliyet Sanat
Portishead'den 'Gezi'ye ve 'İstanbul United'a Selam
Türkiye’de ilk kez konser veren İngiliz grup Portishead, ‘Gezi ‘ye ve ‘İstanbul United’ a sahneden ‘selam çaktı’ . Midtown Fest kapsamında İstanbul Küçükçiftlik Park’ta sahneye çıkan grubun konseri sırasında, sinevizyonda Gezi eylemleri ve bu süreçte üç büyük takımın taraftarlarının oluşturduğu İstanbul United’a dair görüntüler yer aldı. Portishead’in Gezi göndermesi üzerine alanda ‘Her yer Taksim her direniş’ sloganı atıldı.Diken
Pentagon Foley'i Kurtarmaya Çalışmış
Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon yakın geçmişte Suriye'de tutulan Amerikan rehinelerini kurtarmak için gizli bir askeri operasyon düzenlendiğini, ancak sonuç alınamadığını açıkladı. Pentogon'un açıklamasında kurtarılmaya çalışılan rehineler arasında IŞİD tarafından başı kesilerek öldürülen Amerikalı gazeteci Stephen Foley'nin olup olmadığı söylenmedi. Ancak adının açıklanmasını istemeyen üst düzey ABD'li yetkililer kurtarılmaya çalışanlar arasında Foley'nin de olduğunu belirtti. IŞİD Foley'nin ABD'nin hava saldırılarına misilleme olarak öldürüldüğünü açıklamıştı. Bu arada, ABD Başkanı Barack Obama adını İslam devleti olarak değiştiren Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün sosyal medyada yayımladığı, ABD'li gazeteci James Foley'in başının kesilerek öldürüldüğünü gösteren video için 'dehşet verici' dedi ve ABD'lileri korumak için her şeyi yapacaklarını söyledi. Adını İslam Devleti olarak değiştiren IŞİD örgütünün eylemlerine 21. yüzyılda yer olmadığını belirten Obama, 'Geleceği inşa edenler bu terörist gruplar değil, James Foley gibi insanlardır' diye konuştu. Foley'nin öldürülmesini 'tüm dünyanın vicdanını şoke eden bir şiddet eylemi' diye tanımlayan Obama IŞİD'in iflas etmiş bir ideolojisi olduğunu ifade etti ve 'Bu yapıdaki bir örgüt mutlaka başarısızlığa uğrayacaktır' dedi. Obama Irak'a yönelik ise 'birlik olun' çağrısını yineledi. 'Bu tehdide karşı tüm Orta Doğu ülkeleri birlikte hareket etmeli' diyen Obama, artık farklılıkların bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi. Pentogon'un yaptığı açıklamada operasyonun 'hava ve yer unsurlarıyla yapıldığı ve IŞİD içindeki belirli bir adam kaçırma şebekesine odaklandığı' söylendi. Açıklamada, 'Maalesef operasyon başarısız oldu, çünkü rehineler hedeflenen yerde değildi' denildi. Öte yandan Obama yönetiminden üst düzey yetkililer yaz başında Amerikan özel güçlerinin aralarında Foley'nin de bulunduğu rehineleri kurtarmak için Suriye'ye indirildiğini açıkladı. Yetkililer askerlerin IŞİD militanlarıyla çatışmaya girdiğini ve birkaçını da öldürdüklerini, çatışmada ölen Amerikan askeri olmadığını kaydetti. Beş yıldır Ortadoğu'da çalışan James Foley ise 22 Kasım 2012'de kimliği belirsiz silahlı kişilerce kaçırılmıştı. Gazeteci daha önce de Libya'da 2011 yılında kaçırılıp serbest bırakılmıştı. Foley, 2012 yılında BBC'ye verdiği bir mülakatta, 'Ben çatışma bölgelerinin trajik öykülerine kapılmış, anlatılmamış hikâyeleri gün yüzüne çıkarmaya çalışan biriyim' diyordu. Foley'in annesi Diane, Facebook'ta yayımladığı mesajında oğluyla gurur duyduğunu belirterek, oğlunun Suriyelilerin acılarını duyurmak için hayatını kaybettiğini söyledi. BBC Türkçe
"Sabri Gibi Oyuncu İstenmez mi?"
Kayseri Erciyesspor teknik direktörü Bülent Korkmaz, teknik direktörlük yaşantısı boyunca Galatasaray'dan bu güne kadar çok istediği halde hiç oyuncu alamadığını belirterek, Galatasaray'ın A2 takımıyla antrenmana çıkan eski kaptanı Sabri için 'Gelirse başımızın üstünde yeri var. Sabri gibi bir oyuncu istenmez mi ?' diye konuştu. TSYD Ankara Şubesinin düzenlediği dörtlü turnuva için takımıyla birlikte Ankara'ya hareketinden önce DHA'ya konuşan Bülent Korkmaz, teknik direktörlük yaşantısı boyunca Galatasaray'dan bu güne kadar çok istediği halde hiç oyuncu alamadığını belirterek, Galatasaray'ın A2 takımıyla antrenmana çıkan eski kaptanı Sabri için 'Gelirse başımızın üstünde yeri var. Sabri gibi bir oyuncu istenmez mi ?' dedi. Kayseri Erciyesspor teknik direktörü Bülent Korkmaz, nokta transferler yapmaya devam edeceklerini, yarın ve Pazar günü TSYD Ankara Şubesinin dörtlü turnuvasında oynayacakları iki maçtan sonra bunların netlik kazanacağını belirtti. Galatasaray’da A2 takımıyla antrenmana çıkan kaptan Sabri ve kaleci Eray için girişimleri olduğunu belirten Korkmaz 'Gelirse başımızın üstünde yeri var. Sabri gibi bir oyuncu istenmez mi Şimdiye kadar gittiğim kulüplerde Galatasaray’dan oyuncu alamadım, maalesef. Sabri ve istediğimiz diğer oyuncuları tüm kulüpler ister ama, ne yazık ki şu ana kadar alamadık. İyi oyuncular transfer etmek, nokta atışı yapmak istiyoruz' diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Sezon başından bu yana biri yurt dışında olmak üzere 3 kamp dönemi geçirdik. Bunların ikisi Kayseri ve Erzurum’da biri ise Avusturya’da oldu. Kamp çalışmalarımızın üçü de yüksek irtifalı yerlerde geçti. Bu süreçte 7 hazırlık maçı oynadık. Fiziksel olarak iyi durumdayız. Taktiksel yöne önem veriyoruz. Daha da iyi olacağız. Ankara’daki maç hem fiziksel anlamda durumumuzu hem de taktiksel anlamdaki durumumuzu göreceğiz. Öncelikler rakiplerin değil bizim durumum uzu göreceğiz turnuvada. Bizim durumumuzun ne olduğu önemli. Takım iyi gidiyor. Yerli ve yabancı oyuncular arasında çok iyi bir arkadaşlık ortamı var. Bu da beni memnun ediyor. Yavaş yavaş daha iyi olacak. Benim ilk önce istediğim savaşçı bir ekip oluşturmak. Ankara’daki bu maçlar bizim önümüzü görmemiz açısından çok önemli. İki maç oynayacağız. Genç oyuncularımız var. Tayyip gibi Tugay gibi. Onları görmem lazım. Onlarda çok iyi ilerlemeler kaydettik. Onları da Türk futboluna kazandırmak istiyoruz. Ben onlardan çok umutluyum. İnşallah her şey istediğimiz gibi olur.'Şampiy10
Reklam