onedio
Volkan Demirel: 'Sözlerim Yanlış Yerlere Çekilmesin!'
Volkan Demirel dün oynanan Süper Kupa finalini ve maç sonrasını Fenerbahçe TV'ye değerlendirdi. Volkan Demirel, sezona kupa ile başlamanın önemli olduğunu belirterek, “Sezona böyle bir kupa ile başlamak çok anlamlı oldu. İhtiyacımız vardı diye düşünüyorum. Son iki sezondur alamadığımız bir kupaydı. Bu iki sezonda da cezalı ve sakat olduğumdan dolayı oynayamamıştım. Bu maçta oynamak nasip oldu ve kupayı penaltılarla güzel de bir galibiyetle noktaladık. Takım arkadaşlarım da saha içinde çok iyi mücadele ettiler. Belki maç daha da erken bitebilirdi ama girdiğimiz pozisyonlarda golü atamadık. Çok pozisyona girdik ve karşılığında hiç pozisyon vermedik diyebilirim. Net bir pozisyonları yok. Çok iyi mücadele ettik ve özellikle defans hattımız çok iyi oynadı. Tebrik ederim. Tüm camiamıza hayırlı olmasını diliyorum. Önemli bir sezon. Hedefimiz ve amacımız belli. Bu sezona bir adım önde girmek, kupayla girmek her anlamda bize yazılan bir artıdır. Ben bu kupanın tüm takıma, tüm camiamıza ve tüm taraftarlarımıza armağan olmasını diliyorum” dedi. Tecrübeli kalecinin açıklamalarının tamamı şu şekilde; “Futbolcuların saha içinde neler yaşadığını kimse bilmiyor. Oraya çıkışımızı ve maçtan önce neler yaşadığımızı, maç içerisinde neler yaşadığımızı, atmosferi, stresi, gerginliği her şeyi. Her maçta bu tarz şeyler olabiliyor. İsimler değişebiliyor. Bazen ve genelde aynı futbolcular, ben de dâhilim buna. Çünkü ben işimi hırsımla yapan bir insanım. İşimi karakterimle yapan bir insanım. Taraftarlığımla yapan bir insanım. O yüzden de bazı şeyler bana saha içerisinde ağır gelebiliyor. Ben de bunlara bir şekilde cevap vermek zorunda hissediyorum kendimi. Melo ile yaşadıklarımız doğru değil. Tasvip etmiyoruz hiçbir şekilde. Ben de etmiyorum kendi adıma ama ben hiçbir zaman bana bir şey yapılmadığı takdirde kimseye hiçbir şey yapmam. Bana bir şey yapılıyor ki ben de bunun karşılığında bir şeyler yapıyorum. Mesela ben penaltı kaçtıktan sonra taraftarıma doğru, Selçuk’un penaltısında da aynısını yaptım, taraftarıma doğru koşarken önüme engel koyuyor. Bunu bazıları,’’ Volkan, Melo’nun üstüne çıktı, seviniyor ‘’ diye yorumlayabiliyor. Böyle bir şey olamaz. Maç içerisindeki hareketleri, takım arkadaşlarıma davranışları, bu bir değil, iki değil, üç değil, dört değil, beş değil. Benim açıklamam da maçtan sonra bunun üzerineydi zaten. Hiç kimse üstüne alınmasın veya hiçbir yer hiçbir kurum bunu üstüne alınmasın. Ben de bir hayvan severim. Benim de köpeklerim var. Benim de köpeklerle bağım çok sağlamdır. Yani çok severim. Ama oradaki ifadelerim bir kişiye odaklıydı. O kişi de zaten seviyor kendini o şekilde ifade etmeyi. O yüzden benim ona bu şekilde söylemem farklı yerlere çekilmesin. Benim tek üzüldüğüm o. Yoksa ben hep söylediklerimin arkasındayım. Tabi yaşananlar güzel değil. Biz oraya Soma aileleri için gittik. Umarım da faydamız, ufak da olsa bir yararımız dokunmuştur, ufak da olsa onlara mutluluk, onların yüzlerinde bir gülümseme hissettirmişizdir. Eğer bunu başarabildiysek, bu bize mutluluk verir. Tabi ki bu taraftan bakıldığında bu tarz şeyler futbolda güzel değil ama her derbi maçından sonra bu tarz şeyler konuşuluyor, yaşanıyor. Bunlar oluyor futbolda. Fazla da abartmaya, büyütmeye gerek yok. Bunlar futbolun içinde olan şeyler.” eurosport
Mutlu'dan Kumburgaz Açıklaması: 'Aramalarda Ağırlık Güney Marmara'da'
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Kumburgaz'da kaybolan 4 genci arama çalışmalarının, Marmara Denizi, Kapıdağ Yarımadası, Avşa Adası, Erdek ve civarlarında yoğunlaştığını belirterek, 'Bundan önceki kayıplarımıza genelde Güney Marmara bölgesinde ulaştık. Dolayısıyla ağırlığımızı bu bölge üzerinde sürdürüyoruz' dedi.Mutlu, 17 Ağustos'ta Kumburgaz Kamiloba sahilinden kiraladıkları deniz bisikletiyle açıldıktan sonra kaybolan gençlerin aileleriyle bindiği gemide, arama çalışmalarını yerinde inceledi. İncelemeyi tamamladıktan sonra döndükleri Büyükçekmece Balıkçı Barınağı'nda gazetecilere açıklamalarda bulunan Mutlu, arama çalışmalarının devletin ilgili organları tarafından devam ettiğini söyledi. 'Ailelere detaylı bilgilendirme yaptık' Aramaların 9. gününde olduğunu dile getiren Vali Mutlu, şunları kaydetti: 'Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Deniz Kuvvetleri, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), AFAD, Kıyı Emniyeti ve farklı unsurların iştirakleriyle Sahil Güvenlik Komutanlığımızın koordinasyonunda çalışmaları sürdürüyoruz. Bugün de ailelerimizi, çalışmaları aynı yoğunlukta devam ettirdiğimizi ve nasıl bir çalışma yürüttüğümüzü yerinde göstermek için misafir ettik. Davete, 4 aileden hemen hemen 25 kişi iştirak etti. Bugün yoğunluklu olarak arama yapılan Güney Marmara Bölgesi'nde 'Güven' adlı Sahil Güvenlik Komutanlığı gemisi ile çalışmalar hakkında detaylı bilgilendirme yaptık. Gerek helikopter gerek botlar bütün arama gemileriyle detaylı, hiçbir noktanın boş bırakılmadan arama yapıldığını gördüler.' İstanbul Valisi Mutlu, bugün arama çalışmalarının, 3'ü Sahil Güvenlik, 3'ü Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 3'ü de TPAO'ya ait gemi, Sahil Güvenliğe ait bir helikopter, çok sayıda bot, personel ve kıyıdan jandarma ekipleri tarafından sürdürüldüğünü anlattı. Özellikle helikopter ve uçakların çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğünü vurgulayan Mutlu, şöyle devam etti: 'Bugün bizzat helikopter pilotlarımız tarafından verilen bilgiye göre, ortalama 70 metre ve altı, 30 metre ile 70 metre yüksekliğindeki bir irtifa alanında yoğun bir kıyı ve deniz araması yapıyorlar. Dolayısıyla şu ana kadar Marmara Denizi'nde önemli bir alanda, gelen bütün ihbarları da değerlendirmek suretiyle çalışmaları sürdürdük ve bundan sonra da aynı şekilde sürdürmeye devam edeceğiz. Sevgili yavrularımızı ailelerine teslim etmek için devletimizin bütün kaynaklarını seferber etmeye devam edeceğiz.' Gelen bütün bilgileri anında değerlendirerek çalıştıklarını dile getiren Mutlu, 'Bugün de hatta seyir halinde 2 cisme ulaştık. Bunlardan biri can yeleği, diğeri de çocuk kolluğu. Dolayısıyla deniz yüzeyinde, altında, kıyıda ne varsa tamamının araması devam ediyor. Ailelere sabırlar diliyorum' diye konuştu. 'Ümidimizi koruyarak, aramaya devam edeceğiz' İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, bir gazetecinin, 'Ege Denizi'ne bakılıyor mu?' sorusuna şu karşılığı verdi: 'Bütün değerlendirmeler yapılıyor. Başta Güney Marmara olmak üzere kayıpların olma ihtimalinin olduğu alanlarda yoğun olarak arama yapıyoruz. Çanakkale Boğazı'ndan geçerek, Ege Denizi'ne intikal söz konusu olabilir mi? Bununla ilgili Türk Radyo üzerinden bütün deniz araçlarına yapılmış anonslar var. Kayıpların, Marmara Denizi, Kapıdağ Yarımadası, Avşa Adası, Erdek ve civarlarında olabileceğini tahmin ediyoruz. Bugünkü arama çalışmaları da bu alanda devam ediyor. Bunun dışında da Marmara'da da çok yoğun arama çalışması yapılıyor. İhtiyaç olursa o alanlara da bir faaliyet yapılabilir ama şu anda böyle bir değerlendirme içinde değiliz. Bundan önceki kayıplarda da kayıplarımıza genelde Güney Marmara bölgesinde ulaştık. Dolayısıyla ağırlığımızı bu bölge üzerinde sürdürüyoruz. Bugüne kadar Marmara Denizi'nde kaybolmuş ama Ege Denizi'nde bulunmuş bir vakayı görmedik ama bu olmayacağı anlamına gelmez. Her alternatifi değerlendirmeye devam edeceğiz.' 'Aramalar ne zamana kadar sürecek?' sorusunu ise Mutlu, 'Bunu aileler de ilk günden itibaren bize sık sık soruyor. Ailelerimizin evlatları aynı zamanda milletin evlatlarıdır. Ümidimizi sonuna kadar koruyarak, aramaya devam edeceğiz' diye yanıtladı. İstanbul'da Kumburgaz sahilinden 17 Ağustos'ta deniz bisikletiyle açılan Mikail Çelik, Serdar ve Doğan Demir kardeşler ile Şükrü Kahraman ve Yusuf Büyükizgi'den haber alınamamış, arama çalışmaları kapsamında Marmara Adası açıklarında 23 Ağustos'ta bulunan cesedin Serdar Demir'e ait olduğu belirlenmişti. Muhabir: Halil İbrahim Başer
'9 Sefer Şampiyon Olmuş Siyasi Hareket Bir Dönüm Noktasındadır'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, 'Bizim kongrelerimizde havada uçuşan sandalyeler, yumruklar konuşmaz. Ağızlar, diller gönüller konuşur. Gözler hüzün veya sevinç gözyaşları veya sevgi parıltıları dökerek konuşur' dedi.Çelik, düzenlediği basın toplantısında, AK Parti 1. Olağanüstü Büyük Kongresi'ne ilişkin hazırlıkları anlatarak, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. AK Parti'nin olağanüstü kongrelere alışkın olmadığını, ilk defa olağanüstü bir kongre yapacaklarını ifade eden Çelik, partinin bugüne kadar gerçekleştirdiği 4 olağan kongrenin diğer siyasi partilere örnek olabilecek kongreler olduğunu söyledi. Kongrelerin siyasi partiler için bir hesaplaşma, hesapları gözden geçirme faaliyetleri olduğunu, AK Parti'nin de her büyük kongresinde delegelerine, seçmenlerine ve halka hesap vererek bugüne kadar geldiğini ifade eden Çelik, yarınki olağanüstü büyük kongrede de AK Parti'nin kuruluşundan bu yana neler yapıldığını, nelerin başarıldığını ve bundan sonra da nelerin yapılacağının halkla paylaşılacağını aktardı. Hüseyin Çelik, AK Parti'nin dünyadaki en büyük sivil siyasal organizasyonlardan biri olduğunu belirterek, 'Bizim kongrelerimizde havada uçuşan sandalyeler, yumruklar konuşmaz. Ağızlar, diller gönüller konuşur. Gözler hüzün veya sevinç gözyaşları veya sevgi parıltıları dökerek konuşur. 9 sefer sandıktan şampiyon olmuş bir siyasi hareketten söz ediyoruz. Böyle bir siyasi hareket bugün bir dönüm noktasındadır. Her son aynı zamanda yeni bir başlangıçtır' diye konuştu. AK Parti'nin, Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, milletin oylarıyla 12. Cumhurbaşkanı seçilmiş olmasından dolayı zaruri olarak olağanüstü kongreye gittiğine değinen Çelik, genel başkanlığa Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun aday olduğunu anımsatarak, kongrenin sonuçlarının merak edilmediğini söyledi. Çelik, kongreye 3 bin kişinin davetli olarak katılacağını, 81 ilden bin 20 otobüsle 40 bin kişinin Ankara'ya geleceğini, siyasi parti, tüccar, sanayici, esnaf, işçi, memur ve işverenlerin sivil toplum kuruluşları ile sendika temsilcilerinin de kongreye davetli olarak katılacaklarını anlattı. Kongre olağanüstü olduğu için sınırlı sayıda yabancı konuk davet ettiklerini, kendiliğinden katılma arzusunda olan yabancı konuklar da olacağını ifade eden Çelik, 'Yurt dışından gelen, özellikle kalburüstü insan sayısı olarak zikredeyim, 70'in üzerinde bir katılım var'' ifadesini kullandı. Hüseyin Çelik, kongreyi 100'ü yabanc, teknik ekipler de dahil 900'ün üzerinde basın mensubunun takip edeceğini dile getirerek, AK Parti'nin her organizasyonuna olduğu gibi olağanüstü büyük kongresine de basının ilgisinin üst düzeyde bulunduğunu vurguladı. AK Parti'nin olağan kongresinin de herhangi bir değişiklik olmaması halinde 2015 yılının sonbahar aylarında gerçekleştirileceğini anımsatan Çelik, bu kongrenin de diğer siyasi partilere örnek olacak ve AK Partiye yakışır şekilde gerçekleştileceğini söyledi. AK Parti 1. Olağanüstü Büyük Kongresi'nin organizasyonunda 2 bin 500 kişinin görev aldığını, medyanın ve davetlilerin her türlü ihtiyacının karşılanması için büyük çaba harcadıklarını ifade eden Çelik, salona sığmayan partililer için de 2 bin 500 metrekarelik birkaç çadır kurulduğunu, buralarda da vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanacağını aktardı. Özürlüler için özel hazırlıklar Özürlüler için özel hazırlıklar yapıldığını, braille alfabesiyle hazırlanmış yaka kartları ile işaret levhaları kullanıldığını, engellilerle ilgili bilimsel çalışma yapan kişilerin de kongreye davet edildiğini anlatan Çelik, özürlülerin haklarının yer alacağı kitapçıkların da yine braille alfabesiyle hazırlanarak, salonda dağıtılacağını belirtti. Salona girişlerin sabah 07.30'da başlayacağını, AK Parti Genel Başkan adayı ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile eşi Sare Davutoğlu'nun salona 09.40'da girerek, katılımcıları selamlamalarının planlandığını ifade eden Çelik, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'ın ise saat 09.45'te salona girmesi ve hazırlanan platform üzerinde tur atarak, partilileri selamlamalarının öngörüldüğünü söyledi. Erdoğan'ın, salona girmeden önce dışarıda bekleyen kalabalığa hitap etmesini beklediklerini, buradaki konuşmanın da dev ekranlarla salona aktarılacağını dile getiren Çelik, saat 10.00 itibarıyla kongrenin resmi olarak başlamasını öngördüklerini, sırasıyla AK Parti iktidarlarının icraatları ile Erdoğan'ın siyasi geçmişinin konu edildiği iki ayrı filmin izlettirilmesinin ardından Erdoğan'ın salona hitap edeceğini ifade etti. Erdoğan'ın konuşmasının ardından, 'Bizim Hikayemiz' adını taşıyan AK Parti'nin siyasi hareketine ilişkin başka bir film gösteriminin olacağına değinen Çelik, Davutoğlu ile ilgili bir tanıtım filminin de izlettirileceğini söyledi. Yabancı konuklar için resepsiyon Kongre devam ederken 15.00-16.00 saatlerinde salonunun üst katında yabancı misafirlere bir resepsiyon verileceğini ve daha sonra seçime geçileceğini belirten Çelik, resmi sonuçların açıklanmasıyla olağanüstü büyük kongreyi tamamlayacaklarını kaydetti. Çelik, görsel olarak hazırlanan filmlerin yanı sıra AK Parti'nin seçim şarkılarının da seslendirileceği kongrenin AK Parti ve Türkiye için hayırlı olmasını diledi. Bu arada, kongrenin yapılacağı Ankara Arena Spor Salonu, AK Parti'nin illerde düzenlediği mitinglerde de kullandığı 'Türkiye’nin partisi, Türkiye’nin lideri', 'Şimdi Türkiye zamanı', 'Millet eğilmez, Türkiye yenilmez', 'Bir olduk, birlik olduk birlikte Türkiye olduk', 'Yeni hedefler, yeni Türkiye', 'Hayallerimiz var, sevdamız var', 'Herşey Türkiye için, bu ışık sönmeyecek' ve 'Durmak yok, yola devam' afişleriye süslendi. 'Kimsenin istifa etmesine falan da gerek yok zaten' Çelik, AK Parti 1. Olağanüstü Kongresi'nin yapılacağı Ankara Arena'da düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çelik, bir gazetecinin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, dün Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamasındaki bazı sözlerinin, kabine üyelerinin istifasını sunduğu yönünde değerlendirildiğini hatırlatması üzerine, toplantıdan sonra Arınç ile görüştüğünü söyledi. Arınç'ın, 'Bunun bütün Bakanlar Kurulu üyelerini kapsayan bir şey olmadığını ifade ettiğini' belirten Çelik, şöyle devam etti: 'Bir hükümetin başbakanı değiştiği zaman o hükümetin bütün üyeleri otomatik olarak zaten düşecektir. Kimsenin istifa etmesine falan da gerek yok zaten. Yani Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 28'inde ant içip Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde mazbatasını alıp, ant içip Cumhurbaşkanlığı görevine fiili olarak başladıktan sonra zaten 61. hükümet fiilen sona ermiş demektir. Şu anda herkes görevinin başındadır zaten.' Yeni hükümet kuruluncaya kadar 61. hükümetin üyelerinin görevlerinin başında olacağını anlatan Çelik, 'Şunun altını çizmek istiyorum, yani zaten başbakan değiştiği için bütün Bakanlar Kurulu üyelerinin üyelikleri düşmüş durumdadır. Bu, sadece onlar için geçerli değil. MYK üyeleri için de bu geçerlidir, AK Parti MYK'sı da genel başkanın değiştiği gün MYK üyelerinin üyelikleri otomatikman düşer ve sayın yeni genel başkan ama MKYK üyeleri arasından olmak kaydıyla istediğini bu görevlere getirebilir, eski arkadaşlarla yola devam etmek isteyebilir, yeni arkadaşlar tayin edebilir' diye konuştu. 'Arınç'ın yaptığı siyasi nezaketin gereğidir' Arınç'ın, Bakanlar Kurulu'nda '5,5 yıldan beri başbakan yardımcılığı yaptığını, yeni başbakanın rahat olması, kendi kabinesini rahat olarak kurması için bu görevinden feragat ettiğini' söylediğini ifade eden Çelik, şunları söyledi: 'Ama daha sonra Sayın Başbakan, Sayın Arınç'a 'sizi de bu kabinede görmek istiyorum' dediği zaman Sayın Arınç'ın tavrı ne olacaktır, veyahut da böyle bir teklif kendisine gidecek mi, gitmeyecek mi onu bilmiyorum. Ama bu Sayın Arınç'ın yaptığı siyasi nezaketin gereğidir. Aslında burada Sayın Arınç, bana kalırsa dediğim gibi tecrübesinin, birikiminin bir sonucu olarak bir tavır sergilemiştir fakat daha sonra Bakanlar Kurulu nasıl şekillenecektir hep birlikte bunu göreceğiz.' 'Sayın Davutoğlu seçilsin, şarkı kolaydır' Çelik, Ahmet Davutoğlu'na özel yeni bir şarkı hazırlanıp hazırlanmadığı yönündeki bir başka soru üzerine ise şöyle konuştu: 'Sayın Davutoğlu seçilsin, şarkı kolaydır. Seçilmeden, bu bir çeşit tanıtım filmidir, aslında Sayın Davutoğlu'nun çok tanıtıma da ihtiyacı yoktur, bütün kamuoyunun, iç ve dış kamuoyunun tanıdığı bir insandır. Ama işin dediğim gibi tabiatı gereği genel başkan adayımızla ilgili olarak burada bir tanıtıcı filmin olması siyasi, akademik kariyerinin, siyasi ve bireysel geçmişinin kongre delegeleriyle paylaşılması son derece nezaket gereği olan bir şeydir bu yapılacaktır.' Kongreyi yabancı konuk olarak kimlerin katılacağına ilişkin soruya karşılık Çelik, 'Olağanüstü bir büyük kongre olduğu için devlet başkanları, hükümet başkanları, bakanlar veyahut da dünyadaki ünlüler nezdinde zaten ciddi bir davet etme teşebbüsümüz olmadı. Çok sınırlı sayıda, siyasi partiler nezdinde davetler yapılmıştır. 70-80'in üzerinde hatta belki 100'e yaklaşacak olan bir yabancı konuk vardır. Salonda isimleri anons edilecek, çünkü bir kısmı teyit edildi, bir kısmı edilecek. Dolayısıyla o detaya müsaade ederseniz burada girmesem daha doğru olur' ifadesini kullandı. Yabancı konuklar konuşma yapmayacak Çelik, kongrede, yabancı konuklardan konuşma yapacak olup olmayacağına ilişkin soruya da 'Yabancı katılımcı dostlarımızdan da biz tabi affımızı dileyeceğiz. Çünkü bu durumda çok fazla uzuyor ve yaz ayları, malum ağustos ayındayız, salon ne kadar soğutulursa soğutulsun, klimalar ne kadar mükemmel çalışırsa çalışsın en azından bu salonun içinde 15 bin insanın nefes alıp vermesi söz konusudur, bunun üstesinden gelebilecek klima henüz icat edilmedi. Dolayısıyla çok uzamaması, bunaltıcı olmaması için yabancı konuklara söz verilmeyecektir' yanıtını verdi. 'Kabine totolarını falan takip ederim ama inanmam' Çelik, kabine değişikliğinin kapsamlı olup olmayacağına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı: 'Ben, bu kabine değişikliklerinde tabii medyanın bu kabine totolarını falan ben hep takip ederim ama onların çoğuna da inanmam. Şimdi zaten siz 25-30 kişiden söz ediyorsunuz, hepsini atsanız yüzde 30, yüzde 40'ı tutar. Elbette sizin yazdıklarınızın içinde tutanlar olacaktır, tutmayanlar olacaktır. Onun için bence çok meraklanmayın. Bir de zaman zaman CHP'li arkadaşlara takılırım kuliste, 'yav siz niye çok merak ediyorsunuz? Bunların hiçbirisi CHP'li olmayacak.' Neticede, AK Parti'den a gider, b gelir dolayısıyla ben bakan toto veya genel merkezde şu gidecek, bu kalacak gibi yapılan tahminlere saygı duyuyorum. Meydanın işi bu. Yani sonuçta siz kendinizce sondaj yapıyorsunuz. Petrol çıkar mı çıkar ama çıkmayabilir her sondajdan petrol çıkmıyor.” Kongre salonunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Genel Başkan Adayı Ahmet Davutoğlu’nun oturacağı bölümle ilgili soru üzerine Çelik, “Şimdi doğrusunu isterseniz nokta olarak yerlerini gösteremeyeceğim, genel başkan, başbakan hali hazırda Sayın Başbakan olduğuna göre onun oturması gereken yer var, bellidir o zaten. Sayın Davutoğlu da kendisine tahsis edilmiş bir yere oturacaktır. Yarın oturduğu yeri hep birlikte göreceğiz. Yan yana büyük ihtimalle oturmayabilirler. Yan yana otursalar ne değişir” değerlendirmesinde bulundu. Muhalefet partilerinin, cumhurbaşkanı seçim sonuçlarının Resmi Gazete’de yayınlanmamasına ilişkin eleştirilerine de değinen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Başbakan yemin etmek üzere, hala bizim muhalefet ‘başbakan, efendim niye Resmi Gazete’de seçim sonuçlarını yayımlatmadı, şu anda başbakanlık yapamaz. Kararname imzalayamaz’, ‘şu anda fiilen cumhurbaşkanıdır’ diyenler var. Şunu çok yadırgadığımı ifade etmek istiyorum, Sayın Başbakanın adaylığı söz konusu olduğu zaman, ‘kesinlikle cumhurbaşkanı olmamalıdır, Recep Tayyip Erdoğan, asla cumhurbaşkanı olamaz.’ Sayın Bahçeli’nin sözlerini hatırlıyor sunuz değil mi? ‘Kesinlikle cumhurbaşkanı olamaz’ dedi. Şimdi de ‘sen cumhurbaşkanısın, bir an önce cumhurbaşkanlığı yap’ diyorlar. Bunun hangisi tutarlı?” Çelik, bazı medya mensuplarının da eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, görev süresi dolmasına rağmen Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde 4 ay fazla kalmasını eleştirmediğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: “Bazı medya mensuplarına da buradan bu eleştiriyi yöneltiyorum, 2007’de Sayın Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nü 4 ay fazladan işgal etti. Bakın, 'işgal' kelimesini kullanıyorum. Ona hakkı yoktu. Sayın Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi bittiği zaman cumhurbaşkanı seçilmediği için Meclis Başkanı, dönemin Meclis Başkanı ki o zaman Sayın Bülent Arınç’tı, otomatikman orada cumhurbaşkanı adayı olarak oturması gerekiyordu. 80 darbesine doğru giden Türkiye’de hatırlayın cumhurbaşkanı seçilemediği için kimdi cumhurbaşkanı vekili? Dönemin malum meşhur Dışişleri Bakanlarından İhsan Sabri Çağlayangil’di. O zaman Senato Başkanı olduğu için. İhsan Sabri Çağlayangil vekalet etti ama bir türlü cumhurbaşkanı seçilemedi. Sayın Başbakan’ın 15’inden sonra 13 gününün hesabını yapanlar Ahmet Necdet Sezer’in 4 ay boyunca Çankaya Köşkü’nü işgal etmesine hiçbir şey demediler. Son derece nezaketsiz bir şekilde de çekip gitmesine bir şey demediler. Yani Sayın Gül'e devir teslim yapmamasına da bir şey demediler. Bu açıdan hepimizin oturup kendimizi yoklamamız lazım. Biz gerçekten objektif miyiz? Gerçekten biz hukuk ne diyorsa onu mu söylüyoruz?” CHP'nin başvurusunun ardından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kararını verdiğini ve son noktayı koyduğunu dile getiren Çelik, “Her konuda ‘yargı yargı’ diyenler, baktım, bu konuda yargı fiilen demiyor. Çünkü onların kendi sabit yargıları vardı. Onun için yargıdan söz etmiyorlar. Ama işin sonuna gelindi. Şimdi şurada bugün ayın 26’sı, Sayın Başbakan ayın 28’inde mazbatasını alıp, yemin edip cumhurbaşkanı olacak. Ben Sayın cumhurbaşkanımıza, Sayın yeni seçilecek olan Genel Başkanımız ve Başbakanımıza da bugüne kadar olduğu gibi başarılarla dolu bir hayat diliyorum. İnşallah Türkiye’ye ekipleriyle birlikte hizmet etme, daha fazla hizmet etme imkanının bulurlar” dedi. “Sayın Başbakan sabah ayrı akşam ayrı karar vermez” Çelik, “Adli yıl açılış törenine, Sayın Erdoğan, gitmeyeceğini söylemişti. Kararında bir değişiklik olacak mı” sorusunu, “Sayın Başbakan sabah ayrı, akşam ayrı karar vermez. Bugüne kadar hep görmüşsünüz. Sayın Başbakan gideceğim derse gider, gitmeyeceğim derse de gitmez. Sayın Başbakan ne dedi, 'gitmeyeceğim.' Demek ki gitmeyecek. Bir değişiklik yok'' diye yanıtladı. Bur başka soru üzerine de Hüseyin Çelik, şunları kaydetti: “Ben, tabii bir CHP tahliline gidersem bu basın toplantısı çok uzar. CHP’nin ne halde olduğunu siz biliyorsunuz. CHP, bu tür tartışmalarla acaba bu içerideki tartışmaları dışarıya pas edebilir miyim derdindedir. Sayın Kılıçdaroğlu aslında kendi derdine yanıyor, şu anda. Kendi içlerinde neler yaşardıklarını biliyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin kadrolu anamuhalefet partisidir. Bu kadro sabittir. Hiç değişmiyor bildiginiz gibi. Böyle oldukları için bu zihniyeti taşıdıkları için de o asgari devlet terbiyesinin gerektirdiği kurallara, kaidelere uymadıkları için her seferinde nelerle karşılaştıklarını görüyorsunuz. Şimdi siz cumhurbaşkanını sevmeyebilirsiniz, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu sevmeyebilir ama halkın yüzde 52’sinin oyuyla seçilen bir cumhurbaşkanı olduğu için halka olan saygısından dolayı eğer halka güveniyorsanız, eğer halka zerre kadar saygınız varsa onun seçtiği o makamda olan insana saygı duyacaksınız. Ben sevin demiyorum. Kuralla, kaideyle sevgi olmaz. Talimatla, kanunla sevgi olmaz. Ama sevmediğiniz insana devlet yönetiminin, siyasetin, adabı muaşeretin gerektirdiği saygıyı gösterebilirsiniz. Biz Sayın Kılıçdaroğlu’ndan, MHP’den de diğer partilerden de bu nezaketi bekliyoruz.” Muhabir: Kadir Karakuş, Kurbani Geyik, Enes Kaplan
Diyabet Hastaları Artık İğnesiz Kan Testi Yapabilecek
ABD'deki Princeton Üniversitesi'nden mühendislerin geliştirdiği cihaz sayesinde kandaki glikoz seviyesini ölçmek için iğneyle kan alımına gerek kalmayacak. Kandaki glikoz seviyesi yakında iğnesiz ve acısız ölçülebilecek. Glikoz seviyesini belirlemek için hastaların elini lazere uzatması yeterli olacak. Sonuç hemen alınabilecek. Araştırmayı yürütenlerden Sabbir Liakat, yeni cihazın glikoz seviyesini yüzde 84 doğruluk payıyla, yani mevcut yöntemlerden daha iyi ölçebildiğini vurguladı. Liakat, hazır olan cihazı daha da geliştirmeye, hastaların kendi kendine evlerinde glikoz seviyesini ölçülebilmesini sağlamaya çalıştıklarını belirtti. Araştırmanın sonuçları 'Biomedical Optics Express' dergisinde yayımlandı.teknolojioku
Reklam
Uzaya Seyahat Hayaline Adım Adım Yaklaşılıyor
Yakın zamanda insanlar artık seyahatlerini başka bir gezegene taşıyacak. Uzay seyahati için hazırlıklar hız kazandı. Amerika ve ingiltere imzaladıkları ticari uzay taşımacılığı anlaşmasıyla işbirliğine başladı.. Böylece insanlık tarihinde uzaya sivil uçuşu kurallara bağlayan ilk uluslararası anlaşma imzalanmış oldu. Anlaşma, Amerika Birleşik Devletleri Federal Havacılık Dairesi, İngiltere Ulaştırma Bakanlığı, İngiliz Sivil Havacılık İdaresi ve İngiltere Uzay Ajansı arasında imzalandı.Anlaşmayla uzay seyahatine ilişkin güvenlik politikaları, ticari dolaşım aktivitelerinin nasıl olacağı düzenlendi, ülkelerin birlikte çalışabileceği alanlar belirlendi. Buna göre; taraflara ait uzay araçlarının ABD ve İngiltere'ye giriş çıkışları serbest olacak. yani Amerika'dan kalkıp uzaya giden bir araç İngiltereye inebilecek. Araçların geliştirilip yenilenmesinde işbirliği yapılacak. Ticari uzay taşımacılığıyla bağlantılı konularda kişilerin tedavisi ve araçların bakımı da ortak gerçekleştirilecek. Tıpkı sivil havacılık gibi, uzay uçuşları da merkezi denetim kuruluşları tarafından denetlenecek. 2 yılda turistik uçuşlar, 10 yılda otelUzayın sivil kullanıma açılması insanlık tarihinde bir ilk olacak. 2 yıl içersinde uzaya turistik uçuşların düzenli hale gelmesi, 10 yıl içinde dünyanın yörüngesindeki ilk sivil otelin hizmete girmesi bekleniyor. Bu da önümüzdeki dönemde sivil kargo taşımacılığının da artacağı anlamına geliyor. Şu anda sadece bazı büyük şirketler, amerika birleşik devletlerinin resmi kargolarını uluslararası uzay istasyonuna taşıyor. Ama bu yükler sivil değil, resmi kargo kapsamında bulunuyor. CNN Türk
Melo: 'Volkan'ı Ciddiye Almıyorum'
Felipe Melo, Volkan Demirel'in Süper Kupa maçında kendisine yaptığı hareketle ilgili konuştu.Galatasaraylı Felipe Melo, Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel'in Süper Kupa maçında kendisine yaptığı harekete ve söylemlerine cevap vermeyeceğini söyledi. Volkan'ın, 'Belediye sokak köpeklerini zehirlesin, yoksa bu iş başıma kalacak' göndermesi yaptığı Melo, maç sonrası takım arkadaşlarına, 'Volkan'ı ciddiye almıyorum. Kesinlikle cevap vereyeceğim' dedi.skorer
Reklam
Samsung, 2. Çeyrekte Apple'dan Daha Fazla Sattı
Strategy Analytics'e göre 2014 2. çeyrekte LTE telefonlarda Samsung global pazarda lider. Koreli üretici 28.6 milyon adet cihaz satmayı başardı. %32.2'lik pazar payı ile birlikte Apple'ı geçmiş durumda. Apple'ın 2. çeyrekte payı ise %31.9. Cupertino'lu şirket 2014 1. çeyrekte 32.7 milyon cihaz satmıştı ve pazar payı ise %40.5'ti. 2. çeyrekte oran düşmüş durumda. LG sıralamada %5.2 ile 3. sırada bulunuyor. Etkileyici Galaxy S6 konsepti Samsung bu başarısını ise 4G akıllı telefonlardaki geniş yelpazesi ile elde etti. Apple ise orta ve düşük segment telefonların eksikliği ile üst noktadan aşağı sürüklendi. Piyasa uzmanları iPhone 6 ve Galaxy Note 4 arasında ise büyük bir çekişme yaşanacağını, her iki şirketinde yeni modelleri ile belki de en iyi satış rakamına ulaşabileceklerini ileri sürüyor.teknokulis
Ahmet Sever, Köşk'teki Devir-Teslim Töreninden Önce İstifa Etti
Ahmet Sever , 28 Ağustos Perşembe günü Köşk'te yapılacak devir-teslim töreninden önce Cumhurbaşkanlığı Basın Başdanışmanlığı görevinden istifa etti. İstifa haberini doğrulayan Sever, T24 'e 'Sayın Abdullah Gül ile gelmiştim, o gidiyor, ben de gidiyorum' dedi.Ağustos 2007'de Cumhurbaşkanı olan Gül, AKP hükümetleri döneminde de yakın çalıştığı Sever'i de Köşk'e götürmüştü. Gül, Cumhurbaşkanlığı makamındaki ilk atamasını, Sever'i Cumhurbaşkanlığı Basın Başdanışmanlığı görevine getirerek yapmıştı.Hükümete yakın medyadaki haberler ve köşelerde tepkilere hedef olan Sever, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 'ün yeniden aday olmasının engellenmek istendiği ve AKP içinden beklediği özeni görmediği yolundaki açıklamaları üzerine, Başbakan Tayyip Erdoğan'dan tepki görmüştü.Sever, Cumhurbaşikanı'nın görev süresinin ve yeniden aday olup olamayacağının tartışıldığı 2012 yılının Ağustos ayında Vatan gazetesinden Ruşen Çakır 'a verdiği söyleşide, 'Gül'ün yeniden aday olmasının engellenmek istenmesinin Cumhurbaşkanı Gül'ü çok üzdüğünü ve kırdığını' söylemişti. Sever, 'Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan ile bir çatışma, çekişme görüntüsü vermemeye özen gösterdi, hâlâ gösteriyor. Ama aynı özeni partinin bazı önemli isimlerinin göstermemesi ve uluorta konuşmaları gerçekten hoş olmadı' demişti.Erdoğan A Haber'de soruları yanıtlarken Sever'in sözlerine şu cevabı vermişti:'Konunun bu şekilde gündeme bu şekilde getirilmesi bizi de üzmüştür. Cumhurbaşkanı'nın basın müşaviri arkadaşın böyle bir açıklamayı yapması görevi ve yetkisi dahilinde değildir. Bizim aramızı açmaya kimsenin hakkı, haddi, cüreti olamaz! Biz Sayın Cumhurbaşkanı ile oturur konuşuruz. Daha önce de böyle olmuştur. Kimse bizden yeniden bir ispat beklemesin. Bizim aramızdaki hukuk bozmaya kimsenin yetkisi yoktur.'Cumhurbaşkanı Gül, Erdoğan'ın tepkisinni ardından hükümet çevreleri ve ve hükümete yakın medyada tepkilere hedef olan Sever ile yakın çalışmayı sürdürdü.Sever, yedi yıldır sürdürdüğü Cumhaurbaşkanlığı Basın Başdanışmanlığı'ndan dün istifa etti.Perşembe günü Köşk'te yapılacak devir-teslim törenine ilişkin davetleri 'yeni ev sahibi' olarak 10 Ağustos'taki halkoylamasında 12. Cumhurbaşkanı seöilen Tayyip Erdoğan'ın yapacağı, Cumhurbaşkanlığı personeline ayrıca davetiye gönderilmesinin adetten olmadığı, Sever'in, Gül isterse devir-teslim törenine katılacağı öğrenildi.Yaklaşık 25 yıl gazetecilik yapan Ahmet Sever, 1960 yılında Konya’da doğdu. Brüksel Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. 1983-1998 yılları arasında Milliyet Gazetesi Brüksel muhabir ve temsilciliği yaptı. Ardından Türkiye’ye dönerek Milliyet ve CNNTURK’te 'haber müdürü' olarak çalıştı.3 Kasım 2002 seçimlerinde İsmail Cem liderliğinde kurulan ve uzun ömürlü olamayan Yeni Türkiye Partisi'nden milletvekili adayı olan Sever, AKP'nin zaferiyle sonuçlanan bu seçimden sonra hükümeti kurarak Başbakan olan Abdullah Gül'ün davetini kabul etti. Gül’ün AB ve İletişimden Sorumlu Başdanışmanlığı görevinde bulundu.2004-2007 yıllarında Avrupa Birliği İletişim Grubu (ABİG) Başkanlığını yürüten Sever, 2007 yılından itibaren, Cumhurbaşkanlığı Basın Başdanışmanlığı görevini yürütüyordu.
Abdullah Öcalan'dan Videolu Mesaj
Çözüm sürecinde hükümetin yol haritasının açıklanacağı kritik Eylül ayı yaklaşırken, görüşmelerde Öcalan’ın bir video kaydıyla mesaj göndermesi üzerinde anlaşmaya varıldığı belirtildi. Öcalan'ın Şubat ayında çıkan fotoğraflarından sonra 15 yıl sonra ilk kez video görüntüleri yayınlanacak.Hükümetin çözüm sürecinde, Eylül ayında yol haritasını açıklamasıyla birlikte “diyalog sürecinin sona erip müzakere sürecinin” başlaması bekleniyor. Bu süreçte bir yandan Abdullah Öcalan ile geniş heyetler arasında görüşmeler yapılacak, bir yandan da çözüm süreci daha somut verilerle tartışılmaya başlanacak. İmralı'da video Aynı dönemde bir ilk daha yaşanacak. İmralı Cezaevi'ndeki Abdullah Öcalan, PKK’ya yönelik mesajını video kaydı ile verecek. Al Jazeera 'nin haberine göre, İmralı-HDP-Devlet üçgeninde yapılan görüşmelerde video ile mesaj gönderilmesi konusu da gündeme geldi. Ancak Öcalan’ın bu mesajı, nasıl bir zamanlamayla göndereceği konusunda henüz son karar verilmedi. Mesajın örgüte gönderildikten sonra kamuoyuna da ulaştırılması söz konusu olacak. 15 yıl sonra ilk video olacak 1999 yılından bu yana İmralı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Abdullah Öcalan’ın bu tarihten itibaren kamuoyuna yansıyan bir video kaydı olmadı. Cezaevine girdikten sonra son fotoğrafları ise BDP heyeti ile görüşmesinde çekilmiş ve Şubat ayında basına yansımıştı. Zaman
Reklam
Facebook, Haber Akışındaki ‘Tık Hırsızlığı'na Karşı Önlem Hazırlığında
Markaların organik erişimi düşen Facebook Haber Akışı’nda haberlerin daha ön plana çıktığına değinmiştik. Haber Akışı’nda kaliteyi artırmak isteyen Facebook’un haberleri ön plana çıkarmasına karşılık ‘böylesini görmediniz’ ‘bu xyz’ye inanamayacaksınız’ tarzında anons edilen, ilgi çekici ama haber yönüyle alakasız içerikle de başı dertte. Şirket, bu tip ‘olta’ haberlere karşı önlemlerin geleceğine dair blog yazısı yayınladı. “Kırmızı halıda hangi iki ünlünün dövüştüğüne inanamayacaksınız?” mesajı eklenmiş görseli ‘tık hırsızlığı’ olarak tanımlayan Facebook, bu tarz içeriklerin gösterimini azaltacağını duyuruyor. Ülkemizde ana akım medyanın internette paylaştığı haberlerin neredeyse tamamının bu formatta yazıldığını düşündüğümüzde ilerleyen süreçte onları da yenilenme bekliyor demek mümkün. Yaptığı araştırmada kullanıcıların yüzde 80′inin başlığa bakarak içeriğe yöneldiğini öğrenen Facebook, kullanıcı deneyimini artırmak için adımlar atılacağını yazıda paylaşıyor. Tık hırsızlığını Facebook’un nasıl tespit edeceği konusunda açıklamada kullanıcının haber içerisinde geçirdiği sürenin değerlendirmeye alınacağı paylaşılıyor. Webrazzi
Türkiye'de IŞİD'e 'Terör Örgütü' Değil Diyenlerin Oranı Yüzde 11,3
MetroPoll Araştırma Şirketi'nin yaptığı ankete göre, Türkiye'de Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) 'terör örgütü' diyenlerin oranı yüzde 70,7 olurken, terör örgütü olmadığı yönünde görüş bildirenlerin oranı yüzde 11,3 olması dikkat çekti.Zaman gazetesi yazarı Sevgi Akarçeşme 'nin 'IŞİD'e Türkiye'de ne kadar sempati var?' başlığıyla yayımlanan (26 Ağustos 2014) yazısında MetroPoll Araştırma Şirketi'nin anketine yer verdi.Ankete göre, IŞİD'e 'terör örgütü' diyenlerin oranı yüzde 70,7 olurken, 'hayır' diyenlerin oranı yüzde 11,3, 'fikri olmayanların oranı ise yüzde 18 oldu.AKP'ye oy verenler arasında IŞİD'e 'terör örgütü' diyenler yüzde 62,5 oranına sahipken, CHP ve MHP'lilerin yüzde 81'i 'evet' dedi, BDP/HDP'lilerin de yüzde 59'u 'terör örgütü' olduğunu söyledi.Son olarak IŞİD'in Türkiye'de örgütlendiğini düşünenlerin oranı yüzde 51,2 oranına sahip olurken, 'Türkiye'de eylem yapar' diyenlerin oranı da yüzde 48,8 oldu.
Reklam
Zamanının Ötesinde 18 Tarihi İcat!
Avrupalı tarihçilerin numaralandırarak 'Dünya Savaşı' olarak isimlendirdiği Yirminci Yüzyılda gerçekleşen Avrupa Paylaşım Savaşı'nın duraksadığı 1920'li ve 1930'lu yıllarda aykırı mucitlerin zamanın ötesine geçen garip icatları tarihte eşine az rastlanır bir furya yaratmıştır. Batılı siyasetçilerin birbirlerine bir kez daha çullanmak için ekonomik olarak ülkelerini şişirmeye çalıştıkları bu dönemde mucitler; ülkelerindeki sanayi hamlelerine bu garip icatlarla destek olmak istemişlerdir. Artık gülünç gelebilecek bu garip icatlar tarihin renkli hatıralarından birisidir. İyi Seyirler... Kaynaklar:http://www.boredpanda.com/cool-inventions-from-the-past/http://www.brainpickings.org/index.php/2012/03/21/strange-invetions/http://sandislament.blogspot.com.tr/2014/06/historys-craziest-inventions_13.htmlhttp://mysteriousuniverse.org/2013/03/innovation-and-idiocy-what-went-wrong/
Reklam
Her Kahve Tutkununun Mutlaka Uğraması Gereken 11 Şehir
Kahveyi gerçekten sevenler bunu basit bir sabah kahve içmeden kendime gelemiyorum durumu olmadığını son derece iyi bilirler. Seyahatlerinizde oranın en meşhur tatlarını denedikten sonra bakalım kahvesi nasılmış diye sokaklarda gezindiğinizi ve ayrıca bulunduğunuz yerdeki tüm kahve dükkanlarını tükettiğinizi biliyoruz. Birçok farklı ve güzel seçeneğiyle dünyanın farklı bölgelerinden 11 kahve şehri!Kaynak
Güneş Enerjisiyle Çalışan Elektrik Santralleri Açılıyor
EKİNÖZÜ'NDE GÜNEŞ ENERJİSİYLE ÇALIŞAN ELEKTRİK SANTRALİ AÇILDI KAHRAMANMARAŞ'ın Ekinözü İlçesi'nde, 1 milyon Euro'ya mal edilen güneş enerjisiyle çalışan elektrik santrali düzenlenen törenle açıldı ve üretime başladı. Özel bir şirket tarafından ilçenin Heyik mevkiindeki 20 dekarlık alan kurulan ve 1 milyon Euro'ya mal edilen elektrik santrali için açılış töreni düzenlendi. İlçenin elektrik ihtiyacının 4'te birini karşılayacak santralin açılış törenine Ekinözü Kaymakamı Fatih Gül, Ekinözü Belediye Başkanı Nursi Çeleğen ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Ekinözü Kaymakamı Fatih Gül, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacının karşılanmasında yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttığını belirterek, 'Başta teknolojik gelişmeler olmak üzere enerji ihtiyacımızın her geçen gün arttığı günümüzde, değişik enerji kaynaklarının zararları da tartışılıyor. Böyle bir ortamda böylesine zararsız bir şekilde doğanın ve güneşin kullanılması ile elde edileceği bu tesisin başta ilçemize ülkemize hayırlı olmasını diliyorum' dedi. Akdemir Kömür Madencilik ve Enerji Ticaret ve Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Murtaza Temirci ise doğduğu ilçeye yatırım yapmaktan mutlu olduğunu söyledi. Konuşmaların ardından santralin açılışı yapıldı.MELİKGAZİ BELEDİYESİ'NDEN GÜNEŞ ENERJİSİ ATAĞI KAYSERİ'de merkez Melikgazi Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, belediye olarak doğa ve çevreye büyük önem verdiklerini özellikle enerji konusunda büyük hassasiyet gösterdiklerini bu amaç ile rüzgar ve güneş enerjisi hakkında araştırma yaptıklarını söyledi. Başkan Büyükkılıç, güneş enerjisi ile ısıtılan su ile abdest alma yerleri oluşturduklarını ve bunun örneklerini şehrin muhtelif camilerin abdest alma merkezlerinde görülebileceğini hatırlattı. Başkan Büyükkılıç, Melikgazi Belediyesi bünyesinde oluşturulan Enerji Tasarruf ve Verimliliği Komisyonunca güneş enerjisinden elektrik enerjisi üreten tesisleri gezerek çalışmalar hakkında bilgiler aldı ve örnekleri inceledi. Melikgazi Belediyesi sosyal ve spor tesisleri, zabıta birimleri, temizlik ve fen işleri atölyeleri, fidanlık ve sera tesislerinde güneş enerjisinden elektrik üretip bu tesislerde kullanmak istediklerini belirten Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, şunları söyledi: 'İlklerin belediyesi ve referans belediye olarak doğa ve çevre dostu bir belediye olduğumuzu her zaman kanıtlıyoruz. Elektrik enerjisi ile çalışan hizmet otosu, güneş enerjisi ile ısıtmalı abdesthaneler bu konuya verdiğimiz önemin bir ifadesidir. Çöp toplama araçlarının elektrikli olması için çalışma başlattık. Yeni alınacak çöp toplama araçları mutlaka elektrik motorlu olacaktır. Belediyemizin sosyal ve spor tesisleri ile diğer tesislerin tamamının güneş enerjisinden elektrik üretim bu tesislerde kullanarak enerji harcamalarını büyük oranda azaltarak daha çok park ve yeşil alan inşa edeceğiz. Anadolu güneşi bundan böyle enerjiye dönüştürerek Anadolu’yu aydınlatacaktır. Belediye olarak bu çalışmayı mutlaka yerine getireceğiz.' Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, güneşten elektrik enerjisi elde ederek belediye tesislerinde kullanarak ekonomiye büyük katkı sağlayacaklarını ekledi. GÖLBAŞI'NA GÜNEŞ ENERJİSİYLE ÇALIŞAN SANTRAL KURULDU ADIYAMAN'ın Gölbaşı İlçesi'nde, işadamı Ahmet Dağılmış tarafından güneş enerjisiyle elektrik üreten santral kuruldu. Güneş panellerinin bulunduğu santralde yılda 1 milyon 600 bin kilovat elektrik üretilmesi hedefleniyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisinden elektrik üreten sistem, Adıyaman'da ilk kez işadamı Ahmet Dağılmış tarafından ilçeye bağlı Yarbaşı Köyü'nde kuruldu. Yaklaşık 3 ay önce 1 milyon 300 bin Euro'ya mal edilen santralde yılda 1 milyon 600 bin kilovat elektrik üretilmesi planlanıyor. Santralin sahibi işadamı Ahmet Dağılmış, kendisine ait arazide kurduğu santralde 3 aydır elektrik üretimi yapıldığını belirterek, 'Türkiye’de 1 megavatlık bir üretim yapan tesis sadece bizim santralde bulunuyor. Buradan kazandığımız parayla ilçemize yatırım yaptık ve bu tesisi kurduk. Bu tesisin kurulumu yaklaşık 1 milyon 300 bin Euro'ya mal oldu ve 3 aydır elektrik üretiyoruz. Yıllık üretim şu anda ortalama 1 milyon 600 bin kilovat saat düzeyinde. Devlet 10 yıl alım garantisi verdi ve şu anda ürettiğimiz elektriği devlete satıyoruz. Santralde ürettiğimiz elektrik şu anda Besni ilçesi elektrik hattına bağlantı yapılarak bu ilçeye veriliyor' dedi. DHA
HSYK'dan 'Paralel Yapı' Operasyonunu Yürüten Savcı ve Hâkim İçin İnceleme
3. Daire oy birliği ile operasyon savcısı İrfan Fidan ile Sulh Ceza Hakimi İslam Çiçek hakkında 'inceleme' izni verdiHakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), 9 rütbeli ve rütbesiz polisin gözaltına alındığı 22 Temmuz Operasyonu'nu yürüten savcı ve davaya bakan hakim hakkında 'inceleme' kararı aldı. Zeynep Gürcanlı 'nın Hürriyet'teki haberine göre, HSYK 3. dairesi, sanık konumundaki polislerin avukatlarının yaptığı 'soruşturmadaki usulsüzlükler' konusunu görüşüp, karara bağladı. 3. Daire oy birliği ile operasyon savcısı İrfan Fidan ile Sulh Ceza Hakimi İslam Çiçek hakkında 'inceleme' izni verdi. Operasyon sonucu gözaltına alınan polislerin davasına bakan Hakim Çiçek, adliyede dava sürerken, yabancı bir kişiyle görüntülenmiş, o kişiye 'kaç İsmail kaç' demesi de görüntülere yansımıştı. Savcı Fidan hakkında yapılacak müfettiş incelemesinin ise, sanık avukatlarının 'yasal gözaltı süresini geçirmek' ve 'zabıt katibine sahte tutanak düzenletmek' iddiaları konusunda olacağı belirtildi.T24
'Shutter Island' Televizyona Uyarlanıyor
Son birkaç haftadır gündemi meşgul eden uyarlamalara bir yenisi ekleniyor. 2010 yılında Dennis Lehane’ın romanından sinemaya uyarlanan Shutter Island , filmin yönetmeni Martin Scorsese ve HBO işbirliğinde Ashecliffe adıyla televizyona uyarlanacak. Pilot bölümünü Scorsese’nin yöneteceği serinin senaryosunu Tom Bernardo yazacak. Bantmag
Reklam