onedio
Sibirya Üzerinde Esrarengiz Çizgiler
Sibirya'da ortaya çıkan dev çukurların ardından, şimdi de nasıl ortaya çıktığı bilinmeyen dev çizgiler keşfedildi. NASA, çizgilerin Sibirya'ya özgü jeolojik yapıdan kaynaklandığını düşünüyor. 'Dünyanın sonu' anlamına gelen Yamal bölgesinde keşfedilen esrarengiz çukurların ardından, yine Sibirya'da yer alan yüzlerce kilometre uzunluğundaki çizgilere açıklama getirildi. Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan (UUİ) görülebilen çizikler, Sibirya'nın Kulunda steplerinde yer alıyor. Kuzey Yarımküre'de 52'nci paralelde yer alan çizik şeklindeki yapılar, NASA Dünya Gözlemevi'ne fotoğraf gönderen uydular tarafından görüntülendi. Haziran 2014'te çekilen fotoğrafta, karenin başından sonuna uzayan çizgilerin 300 km'lik bir alanı kapladığı belirtildi. NASA'nın Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'ndeki bilim insanları, çiziklerin Sibirya'nın jeolojisinden kaynaklandığını düşünüyor. Bilim insanları, tektonik kuvvetlerin etkisiyle toprakta daha derinlere gömülen kayaların, az ağaçlı arazide uzunlamasına vadiler oluşturduğunu belirtti. Kayalar, arazi seviyesinden daha derine gömüldüğü için kuş bakışı açıdan çizik benzeri bir görünüm oluşturuyor. Çizgilerin 2003 kışında UUİ astronotları tarafından çekilen fotoğrafında, vadide yer alan bitki örtüsü daha belirgin olarak görülüyor. Fotoğrafın sol kısmında, Kulunda’da noktalar halinde yayılmış tuz göllerinden biri olan Gorkoye'de koyu yeşil renkli bitki örtüsüyle çevreleniyor. Rusya'nın buğday merkezi Livescience internet sitesinin haberine göre, Ruslar gölleri çamurlu sularında tedavi olma ümidiyle ziyaret ediyor. Ancak önemli bir buğday kaynağı olan Kulunda bölgesi, tarım potansiyeliyle Almanya'nın da ilgisini çekmiş durumda. Almanya Federal Eğitim ve Araştırma Bakanlığı, 2013 yılında bölgede araştırma yapılması için 4.2 milyon bütçe ayırdı. 20'inci yüzyılda fazlasıyla erozyona uğrayan bölgede tarım için önemli yatırım yapılması gerekiyor. Martin Luther Halle-Wittenberg Üniversitesi'nden Profesör Manfred Frühauf'a göre, Kulunda steplerindeki çiftçilerin çoğu etnik Almanlardan oluşuyor. Kaynak: Al Jazeera
Erman Toroğlu'ndan Volkan Demirel'e Tepki
Eski hakem Erman Toroğlu, Fenerbahçeli Volkan Demirel'in Galatasaraylı Felipe Melo'ya yönelik sözleri ve maç sırasında yaptığı hareketle ilgili, 'Volkan'ın yaptıklarına ve söylediklerine birilerinin 'dur' demesi lazım' dedi. Toroğlu, Bodrum'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan TFF Süper Kupa finali öncesi Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal ile Fenerbahçe'nin genel sekreteri ve basın sözcüsü Mahmut Uslu arasında 'çirkin diyaloglar' yaşandığını savundu. İkili arasında geçen diyalogların sahaya yansıdığını ifade eden Toroğlu, 'Sahanın içerisinde de çirkinlikler oldu. Volkan'ın yaptıklarına ve söylediklerine birilerinin 'dur' demesi lazım. Kim der, onu merak ediyorum. Futbolun da sahibi yok. Kimsenin bir şey söyleyeceğini zannetmiyorum. Nasıl sporcular, anlamak mümkün değil. Sporcunun özü o değil' dedi.Eurosport
Volkan: 'İstediğim Yeri Kaşırım Kime Ne?'
Fenerbahçe’nin Milli kalecisi Volkan Demirel, TFF Süper Kupa maçındaki söz ve hareketlerinin arkasında durdu, ‘İstediğim yeri kaşırım kime ne?’ diye konuştu. 33 yaşındaki Milli kaleci, 2002 yılından bu yanan Fenerbahçe forması giyiyor. Süper Kupa finalinde Galatasaraylı Felipe Melo yaşadığı gerilim, yaptığı hareketler ve maçtan sonraki açıklamaları ile gündeme oturan Fenerbahçe’nin Milli kalecisi Volkan Demirel, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, kendini savundu. Volkan, “Belediye gereksiz sokak köpeklerini zehirlesin, yoksa bu iş bana kalacak” sözleri ile ilgili, “Sokak köpeklerine bir şey demedim. Melo’nun kendisine köpek demesine vurgu yaptım” dedi. Penaltı atışından yararlanmayan Melo’yu üzerine doğru sıçrayarak, itmesini ise “Fenerbahçe tribünlerine doğru koşarken Melo kalçasını çıkartarak beni düşürmeye çalıştı” sözleriyle savunan Volkan Demirel, Galatasaraylı futbolculara kasıklarını gösterdiği iddia edilen görüntüler hakkında da, “O anda kendi takım arkadaşlarıma ‘İşi bitirin artık’ diye bağırıyordum. Galatasaraylılara dönmedim bile” ifadelerini kullandı. Bu arada Volkan Demirel’in açıklamaları üzerine harekete geçerek dün TFF’ye Milli kalecinin ceza alması için başvuruda bulunan Hayvan Hakları Federasyonu, bugün de Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Nediyor
Erdoğan'ın Devir Teslim Töreninde Obama'yı Maslahatgüzar Temsil Edecek
Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı görevini Abdullah Gül'den devralacağı törende ABD Başkanı Barack Obama'yı ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jess Baily'nin temsil edeceği bildirildi. Devir teslim törenine Obama ve Putin de davet edilmişti. Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını Abdullah Gül'den devralacağı törene dünya liderleri de çağrılmıştı. Bunlar arasında ABD Başkanı Barack Obama da vardı. Yarın yapılacak devir teslim törenine Obama'yı temsilen ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jess Baily'nin katılacağı bildirildi. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, yarın yapılacak Cumhurbaşkanlığı devir teslim törenine, ABD Başkanı Obama'yı temsilen katılacak ismin maslahatgüzar Baily olduğu kaydedildi. AA
Gazze'de Ateşkes Sevinci
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Mısır resmi haber ajansı MENA, Gazze'de sağlanan kalıcı ateşkesin dün yerel saatle 19:00'da devreye girdiğini açıkladı. Taraflar, Kahire yönetiminin sunduğu iki aşamalı planı kabul etti. Abbas canlı yayında yaptığı açıklamada 'Bu ateşkes umarım halkımıza gereken yardım malzemelerinin ve Gazze'yi yeniden inşa etmek için gereken maddelerin girmesini sağlayacak. Uluslararası camiadan bu maddelerin tekrar temin edilmesini rica ediyoruz. Birlikte yeni bir ulus inşa edeceğiz ve işgali sona erdireceğiz. Bu ateşkesin sağlanmasında emeği geçen tüm taraflara teşekkür ediyoruz' dedi. Ateşkesin sağlanmasındaki rolü nedeniyle Katar ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'e teşekkür eden Abbas ateşkesin İsrail saldırılarının 51. gününde geldiğine dikkat çekti ve saldırılarda altmıştan fazla ailenin tamamen katledildiğini söyledi. Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri de kalıcı ateşkesi 'Gazze'nin zaferi' olarak ilan etti ve 'İsrail'i tarihinin en büyük ve en uzun savaşında yendik' ifadesini kullandı. Zuhri canlı yayındaki konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Bugün Arap ordularının birlikte yapamadığını yaptık, başaramadığını başardık. 'İsrail'in yenilmez ordusu' efsanesini yıkarak onları mağlup ettik. Ben Gurion Havalimanı'na gerçekleştirdiğimiz saldırılarla hava sahalarını kapattırdık. Tüm halkımızı bu zaferden dolayı tebrik ediyoruz. Bu zaferin gerçek değeri ileride Kudüs'ün de kurtulacak olmasıdır, bu savaşın değeri Filistinlilerin taleplerini gerçekleştirmekten ziyade Kudüs'e giden bir yol olmasıdır.' Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre İsrail, Gazze'ye insani yardım ve inşaat malzemelerinin girişi için sınır kapılarının açılmasını kabul etti. Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre ise Hamas lideri Halid Meşal, Başbakan Erdoğan'ı arayarak ateşkes süreci ile ilgili bilgi verdi. İki aşamalı plan Ateşkes müzakerelerini yürüten Filistinli ve İsrailli heyetler, Mısır'ın taraflara sunduğu iki aşamalı planı kabul etti. Mısır'ın önerdiği ilk ateşkes planında ambargonun kaldırılması ve tüm saldırıların durdurulması vardı. O plan kabul edilmedi. Filistin tarafının kabul ettiği detaylı planda ise Gazze'den ambargonun kaldırılması ile ilgili şu maddeler yer alıyor. Acilen yapılacaklar Hamas ve diğer tüm Filistinli grupların İsrail'e roket ve havan topu atışını hemen durdurması, İsrail'in her türlü saldırılarının tamamen durdurulması ve İsrail'in Gazze'deki müdahalesinin sonlandırılması, Tüm sınır kapılarının açılması, Gazze'ye insani yardımların girmesine izin verilmesi, Gazze'nin sınırlarının kontrolü Hamas'tan alınıp, Mahmud Abbas'ın başında olduğu Filistin uzlaşı hükümetine verilmesi, Filistin uzlaşı hükümetinin gözetiminde Gazze'yi yeniden inşa etmek için yardım ve para girişine izin verilmesi, Balıkçılık yapabilmek için İsrail'in Gazze karasularında uyguladığı ablukanın 6 milden başlayarak daha sonra yavaş yavaş genişletilmesi (Filistinliler bu sınırın uluslararası kanunlara uygun şekilde 12 mile çıkmasını istiyor) , Elektrik sorununun çözülmesi, Ayrıca bir ikili anlaşmayla Mısır da Gazze'yle 14 kilometrelik sınırı paylaştığı Refah kapısını açmayı kabul etti. Uzun vadeli adımlar Filistin tarafının Mısır'ın güvencesiyle, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bir ay sonra müzakere edilmesini kabul ettiği maddeler ise şöyle: Üç İsrailli gencin öldürülmesinin ardından İsrail tarafından tutuklanan Hamas üyelerinin serbest bırakılması isteniyor. Hamas daha önce bu olaya müdahil olmadığını açıklamıştı ancak üst düzey bir Hamas yetkilisi daha sonra olayın Hamas tarafından yapıldığını kabul etti. Mahmud Abbas da İsrail ile barış görüşmelerinin sonlanmasıyla özgürlük umutları kaybolan Filistinli mahkumlar hakkında yeniden görüşülmesini istiyor. Gazze havaalanının yeniden inşa edilmesi ve aktif hale getirilmesi isteniyor. Gazze'de ticaret için bir liman kurulması isteniyor. Hamas, bir yıldır maaş alamayan 40 bin Filistinli polis ve hükümet çalışanının ücretlerinin ödenebilmesi için, dondurulan hesapların yeniden aktif hale getirilmesini istiyor. Gazze sokaklarında kutlama Hamas'ın kalıcı ateşkesi İsrail'e karşı zafer olarak ilan etmesiyle, Gazze sokaklarında kutlamalar ve sevinç gösterileri hakim oldu. Caddelerde araç konvoyları, havai fişek kutlamaları ve minarelerden yükselen şükür duaları Gazze'nin her yerinden duyuldu. İsrail tarafı ise temkinli yaklaştı. Ateşkesin Gazze'ye insani yardım getirmesinden memnun olduklarını söyleyen Başbakanlık Danışmanı Mark Regev, 'Sivillerle bir sorunumuz yok. Biz sadece Hamas'ın savaş makinesini yeniden inşa etmesini istemiyoruz' dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, 'Ateşkesi kesin çözüm olarak değil bir fırsat olarak görüyoruz. Önümüzde çok uzun bir yol var ve bunun farkındayız. Bu yolda dikkatle ilerleyeceğiz' dedi. Gazzeli 55 yaşındaki öğretmen Ahmed Avf ise, 'Karmaşık duygular içindeyiz. Bir yandan ölen insanlarımızın acısını yüreğimizde hissediyoruz. Diğer yandan da bu savaşta tek başımıza savaşıp yıkılmadığımız için gurur duyuyoruz' dedi. Ürdün'ün başkenti Amman'daki Filistin mülteci kampı Beka'da bir araya gelen yüzlerce Filistinli de, İsrail'in 51 gün süren saldırıları sonunda sağlanan ateşkesin ardından kutlama yaptı. Filistinliler, ateşkesi zafer olarak niteledi. Kanlı 51 günlük Ateşkes haberi Gazze’deki saldırıların 51. gününde gelmiş oldu. İsrail’in Gazze’de 7 Temmuz’dan beri düzenlediği saldırılarda çoğu sivil 2142 Filistinli öldürüldü, 11 bin 100 Filistinli yaralandı. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre ateşkesten kısa süre önce Han Yunus'ta bir arabayı hedef alan İsrail saldırısında iki çocuk hayatını kaybetti. Filistin İnsan Hakları Merkezi, yedi haftada 540 bin kişinin evlerini kaybettiğini açıkladı. 51 gün içinde ölen İsrailli sayısı ise 69. Kaynak: Al Jazeera ve AFP
AKP Kongresi'nde 13 Basın Kuruluşuna Akreditasyon Engeli
Yeni Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve başbakanın belirleneceği AKP 1. Olağanüstü Kongresi'nde 13 basın kuruluşuna akreditasyon verilmedi. Cumhuriyet, Sözcü, Yeni Çağ, BirGün, Aydınlık, Halk TV, Ulusal Kanal, Evrensel, Bugün, Samanyolu Haber, Kanal Türk, Zaman ve Cihan Haber Ajansı’na akreditasyon verilmedi. Bu kuruluşlar AKP Genel Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 62. Hükümeti’ni kuracak Başbakan’ın belirleneceği kongreyi izleyemeyecek. Akreditasyon engeli Cihan Haber Ajansı ve Zaman Gazetesi için ilk kez uygulanıyor. AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik kongreyi 100’ü uluslararası basından olmak üzere teknik ekipleriyle birlikte 900 basın mensubunun izlediğini açıklamıştı.
Reklam
Enerji Tüketimini Minimuma İndiren "Soner Sarıkabadayı" Dans Stiline İlişkin 15 Şey
Tüm dünyanın gözü Soner Sarıkabadayı'nın üzerinde. Kendi keşfi olan, enerji tüketimini asgariye indiren, nefes nefese kalmayı, terlemeyi, sahnede yorulmayı, klip çekimlerinde sürekli ara vermeyi engelleyen bu yeni stil şimdiden pop yıldızlarının ilgi odağı oldu. Yakında Madonna, Taylor Swift, Beyonce, Justin Timberlake gibi ünlüleri 'Soner Style' dans ederken görürsek şaşırmayalım. İşte Soner Sarıkabadayı dansının ana hatları.
Reklam
Limak 2011'den Bu Yana Önlem Almamış
Altı vatandaşın can verdiği Limak Holding’e ait Alkumru Barajı’nda, 2011′de üç kişinin ölümüne yol açan benzer faciadan sonra önlem alınmadığı ortaya çıktı.Siirt Alkumru Barajı’nda arama çalışmaları süren 6 kişinin hayatını kaybettiği kesinleşti. Limak Holding'in yönetim kurulu üyesi ve işletme müdürünün 2011'de üç baraj kapağının aynı anda açılması sonucu 3 kişinin ölümüne sebep olma suçundan 5 yıl hapis cezası almış olmasına rağmen, geçen zaman içinde herhangi bir önlem almadığı ortaya çıktı. 6 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Siirt Botan Nehri üzerine 2011 yılında Limak Holding tarafından kurulan Alkumru Barajı’nda suların aniden yükselmesiyle 6 kişinin hayatını kaybettiği kesinleşirken, yaralılar da dün itibariyle taburcu edildi. Olay kapsamında 6 kişi gözaltına alındı ve dün sabah denetimli serbestlikle serbest bırakıldılar. Bu durum gözleri barajda daha önce yaşanan ölümlere çevirdi. 2011: SULAR ANİDEN YÜKSELDİ Eylül 2011'de Özyer ailesi Botan Nehri Aydınlar mevkiinde piknik yaptıkları sırada 3 baraj kapağının da aynı anda açılmasıyla sular aniden yükselmiş, Serdar (17), İbrahim(9) ve Fehmi(35) Özyer sulara kapılarak hayatını kaybetmişti. O zaman 13 yaşında olan Kader olaydan ağır yaralı kurtuldu, fizik tedavi süreci ise henüz tamamlanmadı. 5 YIL HAPİS CEZASI VERİLDİ Siirt Barosu ve Tabipler Odası'nın şirkete açtığı dava Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü, Limak Holding'in yönetim Kurulu üyesi Sezai Bacaksız ve İşletme Müdürü Kasım Eren yargılandı. Mahkeme alandaki can ve mal güvenliğinin şirket tarafından sağlanmadığı, yeterli ve gerekli önlemlerin alınmadığı gerekçesiyle taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan 5'er yıl hapis cezası verdi. Karar şimdi Yargıtay'da. Davada barajların denetiminden sorumlu olan Devlet Su İşleri (DSİ) ise yargılanmadı. DSİ’den bir kaynak pazar günü yaşanan olayda barajda DSİ Denetim Görevlisi’nin olmadığını söyledi. GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMAMIŞTI Birgün gazetesinden Seçil Türkkan’ın haberine göre, 2012 yılında açılan davada bilirkişi heyeti raporunda barajdaki 5 maddede can ve mal güvenliği eksikliğine vurgu yaptı. Raporda 3 kapağın yarım saat arayla açılması gerekirken kapakların aynı anda açıldığı, bunun da suların aniden yükselmesine sebep olduğu belirtildi. Ayrıca sular salınmadan önce uyarı yapmayı sağlayacak siren sisteminin olmadığı, güvenlik istasyonunun yapılmadığı, halkın baraj sularının ulaşacağı yer dışında kalmasını sağlayacak güvenlik yolunun olmadığı, alanda gerekirse uyarı için helikopter bulunması gerektiği kararları yer aldı. Bilirkişi raporuna göre sorumluların yalnızca uyarı levhaları ile sorumluluktan kurtulamayacağı, tedbirlerden en az birkaçının alınmış olması gerektiğine de vurgu yapıldı. Holding tedbirlerden hiçbirini almamıştı. ŞİRKETE GÖRE SORUMLU DEĞİLLER Limak Holding Yönetim Kurulu üyesi 'sadece ortak' olduğunu savunurken işletme müdürü şirketin belirlenen can ve mal güvenliği eksiklerini kabul etmedi. Şirket istenen 'çalışma talimatını' da mahkemeye sunamadı. GÜVENLİKTEN LİMAK SORUMLU Limak Holding savunmasında uyarı levhalarının belirlenen yerlere konduğunu savunurken, bilirkişi heyeti levha sayısının yetersiz olduğu, ayrıca 286 km'lik bir alanı kaplayan barajda bulunan 50 güvenlik görevlisi sayısının da yetersiz olduğunu belirtti. Şirket yalnızca 32 metrelik bir alana 22 adet uyarı levhası yerleştirmişti. Lisans anlaşması hükümlerine göre bölgedeki tüm can ve mal güvenliğinden Limak Holding sorumlu. SUÇLULARIN TÜMÜ YARGILANMALIAğır Ceza Mahkemesi'nde alınan dikkat çekici kararlardan bir diğeri de, Limak Holding'in suç tarihi içindeki ortakları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile şirket işlerini doğrudan yürüten görevli genel müdür, Alkumru Barajı'nda görevli olan sorumlu mühendis ve diğer işletmecileri dahil sorumlu olan tüm kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması oldu.Kapaklar yarım saat arayla açılmalı2012 yılında açılan davada bilirkişi raporunda şirketin nehirde bırakması gereken can suyu miktarını da eksik verdiği belirlendi. Bu olaydan sonra çayda baraja su verilmediği zamanlarda yaklaşık 10 -15 cm’lik bir su kalıyordu. Tanıklar bu yüzden karşı kıyıya normalde yürüyerek geçtiklerini de eklerken 2011’de baraj kapaklarını tümünün aynı anda açılmasıyla sular 21 katına çıktı, 2 metre yüksekliğe ulaştı.SEÇİL TÜRKKAN | BirGün
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Etyen Abi sana meydan okuyorum, kafandan aşağıya bir kova buzlu su dök. Böylece hem ALS hastalığı için farkındalık yaratılmasına katkı sunarsın hem de uzun zamandır seni kilitleyen hâlden geriye dönmen için bir vesile yakalamış oluruz. Belki okumayan vardır diye “ Palyaçonun Cehennemi ” başlıklı yazından bazı tespitlerini kalemim döndüğünce okuyuculara hatırlatarak yazıya başlamak isterim: --Azınlıklar, kendi zihinlerinde ve küçük dünyalarında Müslümanları aşağıladığı gerçeğiyle yüzleşemedikleri için AKP’nin büyük devrimini göremiyor ve sana saldırıp duruyor.
Volkan ve Ekşioğlu'na Kötü Haber
Süper Kupa finalinde Volkan ile Melo arasında yaşanan gerginlik sonrasında yapılan açıklamalar PFDK’lık oldu! Fenerbahçe Asbaşkanı İlhan Ekşioğlu, Galatasaraylı Melo’ya sosyal medya üzerinden; Volkan Demirel ise kulüp televizyonundan hakaret ettikleri gerekçesiyle Disiplin Kurulu’na sevk edildiler. Futbol Federasyonu ayrıca Fenerbahçe ve Galatasaray’ı da Süper Kupa maçında taraftarlarının yaptığı çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle Disiplin Kurulu’na sevk etti. Ntvspor
Reklam
Apple'dan Daha Büyük Ekranlı iPad Hamlesi
Apple ürün kategorileri arasındaki sınırlar daralıyor. Bloomberg'e göre Apple, 2015'in ilk çeyreğinde 12.9 inç ekranlı iPad'i çıkaracak. The Wall Street Journal da bu yılın başında Apple'ın 13 inçten biraz daha küçük olan bir iPad modeli üstünde çalıştığını yazmıştı. Apple'ın şu anki iPad'leri diyagonal olarak 7.9 inç ve 9.7 inç boyutlarında. Apple konuyla ilgili herhangi bir yorum yapmayı reddetti. Daha büyük bir iPad Apple'ın 11 ila 15 inçlik ekranlarına sahip olan bilgisayarlarıyla yarışmasına sebep olabilir. Aynı zamanda Apple'ın gelecek ay daha büyük ekranlara sahip olan 2 yeni iPhone çıkarması bekleniyor. Bunlardan 5.5 inç ekrana sahip olan iPhone modeli ise iPad Mini'nin bölgesine giriyor gibi gözüküyor. Geçmişte, Apple ekran boyutlarına göre ürettiği farklı ürünler arasında belirgin bir fonksiyonel fark yaratmıştı. Apple iPhone'ları müzik dinleme, arama yapma ve e-posta gönderme cihazı olarak tanıtmıştı. Mac belgeler oluşturup video editlenebilen daha güçlü bir üretkenlik aracı olarak tanıtılmıştı. iPad ise fotoğraf, video izleyip internette dolaşmanın kolaylaştırıldığı bu iki cihazın arasında bir cihaz olarak öne çıkmıştı. Bu cihazlar arasındaki farkların azalması şirketin ürün kategorilerindeki ekran boyutu çeşitlerini artırdığını gösteriyor. Apple mobil cihazlar ve kişisel bilgisayarlar arasındaki performans farklarının zamanla azalmasını öngördüğünü belirtmişti. Böylece kullanıcılar ürünleri hayat stillerine göre seçebilecekler. Apple aynı zamanda ürünlerinde daha kusursuz bir deneyim yaratmaya da çalışıyor. Örnek olarak şirket bir sonraki mobil ve bilgisayar işletim sistemlerine Continuity adlı bir özellik yükleyecek. Bu özellikle iPhone'da e-posta yazmaya başlayan bir kullanıcı e-postaya Mac'de devam edebilecek. WSJ
Çocuklar Uyuşturucuyla Katlediliyor
Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü geçtiğimiz günlerde yaptığı uyuşturucu operasyonuyla 14 yaşında bir çocuğu gözaltına almış ve yapılan inceleme sonucu çocuğun çete lideri olduğu tespit edilmiştir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) araştırması, Türkiye'de bonzai kullanımına ilişkin çarpıcı sonuçları ortaya çıkardı. TÜİK araştırmasından derlenen bilgilere göre, Türkiye'de bonzai kullanım yaşının 11'in altına kadar düştüğü ortaya çıktı. Yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde bonzai kullanan çocukların 165'inin yaşı 15-17 aralığında, 42'sinin yaşı 12-14 aralığında, 6'sının yaşı ise 11'in altında olduğu belirlendi. Genç yaşta kalp krizlerini tetikleyen bonzai kullanımı sonrası, kalp ritmi bozukluğu, kan basıncının artması ve böbrek yetmezliği gibi semptomlar görülüyor. Kalp atışlarını hızlandırması nedeniyle kullanıcılarına ölüm korkusu yaşatan bonzai nedeniyle, intihar vakaları da yaşanabiliyor.  Bütün bunlar bize, büyük bir afetle karşı karşıya olduğumuzu söylemektedir. Çocukların uyuşturucu çeteleri tarafından ceza almamak için maşa olarak kullanıldığını, bu sayede çetelerin ceza almamak için hukuku dolandığını belirten CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşegül İslam’a verdiği yazılı soru önergesi ile konuyu Meclis gündemine taşıdı. Tanal, Bakan Ayşegül İslam’a; 1- Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün geçtiğimiz günlerde yaptığı uyuşturucu operasyonuyla 14 yaşındaki A.K. gözaltına alınmış mıdır? Yapılan incelemeler sonucu 14 yaşındaki A.K.’nin şebekelerden birinin liderliğini yaptığı tespit edilmiş midir? 2- 14 yaşındaki bir çocuğun uyuşturucu çetesi lideri olması Bakanlığınızın basiretsiz politikaları sayesinde mi gerçekleşmiştir? Bakanlığınızın çocuklarımızın içinde bulunduğu bu tehlikeli gerçekle ilgili herhangi bir önlem veya kurtarma çalışması var mıdır? 3- Uyuşturucu çeteleri,  reşit olmamış çocukları,  hiç ceza almadan veya en az cezayla suçtan kurtulmak adına maşa olarak kullanmakta mıdır? 14 yaşındaki bir çocuğun, çete liderliğine itilmesindeki asıl sebep hukuku ve ceza kanunlarımızı dolanmak değil midir? 4- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan araştırma sonucu, çok sayıda gencin hayatını yitirmesine sebep olan bonzai kullanımının 11 yaşın altına düştüğü tespiti doğru mudur? 5- Türkiye’de uyuşturucu bulmak son yıllarda daha kolay hale mi gelmiştir? Bu konuyla ilgili bilhassa çocuklar açısından etkin bir denetim neden yapılamamaktadır? 6- Hükümet tekel ürünlerine üst üste zam yapmış, bir çok şeyi yasaklamış fakat bonzai denen maddenin ülkeye sokulmasına göz mü yummuştur? Bu bir politika mıdır? Gençlerimizi ve çocuklarımızı uyuşturucuya yönlendirerek suskun, uyuşmuş bir toplum yaratma amacı mı güdülmektedir? 7- Bakanlığınız uyuşturucuyla mücadele eden sivil toplum kuruluşlarına veya bireylere destek olmakta mıdır? Uyuşturucuyla mücadele kapsamında, Bakanlığınızca gerçekleştirilmiş projeler var mıdır, varsa nelerdir? 8- Bahse konu istatistiklerle Türkiye uyuşturucu batağındadır diyebilir miyiz?  Sorularını yöneltti.
Reklam
‘İslam Devleti'nin Milyar Dolarlık Ordusu
Irak ve Suriye’ye ait askeri tesisleri ele geçiren İslam Devleti örgütü (IŞİD), omuzdan fırlatmalı roket sistemleri ve tanklara sahip olarak savaşa daha da güçlü devam ediyor. 2 milyar dolarlık servet sahibi IŞİD’in uçağı bile var Suriye’nin kuzey kısmında ve Irak’ın üçte birinde kontrol ettiği topraklarda hilafet ilan ederek İslam Devleti adını alan Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) ele geçirdiği gelişmiş silahlar; cihatçı örgütün gücünü artırmasına hizmet ediyor. Pazar günü Suriye ordusuna ait Tabka askeri üssünü günler süren çatışmanın ardından alan IŞİD, MiG-21B tipi süpersonik savaş jetlerini ele geçirdi. IŞİD’in jetleri kullanacak insan gücüne sahip olmadığı tahmin edilse de militanların beraber fotoğraf çektirdikleri yeni ‘oyuncakları’ endişe yaratıyor. İki milyar dolarla dünyanın en zengin terör örgütü sayılan IŞİD, Suriye ve Irak’ta ele geçirdiği askeri tesislerde el koyduğu askeri teçhizatla durdurulması zor bir yapıya dönüşüyor. Militanların Irak askerlerinin görev yerlerini bırakıp kaçmasıyla altı tümene denk silah ve zırhlı araçları aldığı biliniyor. IŞİD’in elde ettiği bilinen silahların listesi şöyle: SA-16: IŞİD’in Tabka’da ele geçirdiği en önemli silahlar. Omuzdan atmalı ve taşınabilir fırlatma mekanizması 16 bin feet’e (4.8 kilometre) kadar roket atabiliyor. IŞİD’in elinde FIM-92 Stinger ısı güdümlü uçaksavar ve aynı sınıftan SA-7 da bulunuyor. Helikopterler ve alçaktan uçan sivil uçakların cihatçıların kontrolündeki bölgelerde yerden vurulma riski taşıyor. AIM-9 Sidewinder: Jetler tarafından kullanılan, ısı güdümlü, havadan havaya muharebe füze sistemi. Patlayıcı başlığa ve kızılötesi yol gösterici sisteme sahip Amerikan malı füzelerin fiyatı yaklaşık 90 bin dolar. Tank: Uzmanlara göre IŞİD’in yaklaşık 30 tane Sovyet yapımı T-55 ve 10 adet T-72 savaş tankı var. Humvee: Yüksek Hareket Kabiliyetli Çok Amaçlı Vasıta. Amerikan ordusunun çekilirken Irak ordusuna bıraktığı Humvee’ler, IŞİD’in Musul’daki askeri üsleri işgal etmesiyle el değiştirdi. AFP haber ajansı, haziran ayı sonunda IŞİD’in Humvee’leri Türkiye-Suriye sınırında kullandığını bildirmişti. UH-60: Sikorsky’nin ürettiği, “Kara Şahin” olarak bilinen asker taşıma ve saldırı helikopteri. IŞİD, Musul havalimanında bu helikopterle birlikte askeri kargo uçaklarına da el koydu. M-79 Osa: Güdümlü tanksavar füzesi. HJ-8 ve AT-4 tipi uçaksavarlar da militanlar tarafından kullanılıyor. BM-21 Grad: Zırhlı roket fırlatıcı araç. Aynı anda birden çok roket fırlatılabiliyor. Scud: Sıvı yakıtlı balistik füze. IŞİD’in elinde en az bir tane olduğu tahmin ediliyor. Kimyasal Silahlar: IŞİD, Irak’ta Hüseyin Saddam döneminden kalma kimyasal silah tesislerini ele geçirse de uzmanlara göre tesislerde bulunan malzemeler tehlike teşkil etmiyor.> Milliyet
15 Yaşında Dünyayı Şoka Soktu
Turnuvaya wild-card alarak katılan 15 yaşındaki Birleşik Amerikalı raket, ilk turda 12 numaralı seribaşı ve Avustralya Açık finalisti Dominika Cibulkova'yla karşılaştı. 1999 doğumlu olan genç raket ilk seti tecrübeli rakibi önünde 6-1 kazanınca herkes şok oldu. Yine de Cibulkova ikinci seti 6-4 alarak dengeyi sağladı. Final setinde Cibulkova'dan maçı koparması beklenirken, müthiş bir momentum yakalayan Bellis, rakibini 6-4'le kupanın dışına itti. Maç sonunda konuşan genç tenisçi, 'Korta çıkıp elimden geleni yapmak istiyordum ancak kazanmak aklımın ucundan bile geçmiyordu' ifadelerini kullandı. Anna Kournikova'dan sonra (1996) bu kortlarda galibiyet alan en genç tenisçi olan Bellis, ikinci turda Kazak tenisçi Zarina Diyas'la karşı karşıya gelecek.
Reklam
Instagram'dan Yeni Uygulama: Hyperlapse
Fotoğraf ve video paylaşım platformu Instagram, yeni uygulaması Hyperlapse'i tanıttı. Hyperlapse, kullanıcılara anında hızlandırılmış video çekme ve paylaşma şansı sunacak. Hayatına fotoğraf paylaşım ağı olarak başlayan Instagram, geçtiğimiz yıl eklediği video seçeneğinin ardından yeni bir uygulamaya daha kavuştu. Hyperlapse adı verilen ve ilk olarak sadece iOS cihazlar için sunulan uygulama, kullanıcılara hızlandırılmış video çekme ve anında paylaşma imkanı sunuyor. Hyperlapse, yayınlandığı gün içinde App Store'da en çok indirilen üçüncü uygulama olmayı başardı. Instagram'da çektiğiniz fotoğraf ve videolara filtre ekleyip paylaşmanız sadece birkaç dakika sürerken, Hyperlapse bir paylaşım için yaklaşık altı dakika gerektiriyor. Uygulama, saniyede maksimum 12 kare hızında çekim olanağı sunuyor. Instagram'ın blog sayfasından yapılan açıklamada, görüntüleri sabitleme teknolojisi bulunduğu belirtilen Hyperlapse, kullanıcılara sinematik görünümlü videolar çekme imkanı verecek. iOS cihazlara indirildiği anda kayıt yapmak gerekmeden çekime hazır hale gelen Hyperlapse ile yatay veya dikey olarak video çekilebiliyor. Kullanıcıların YouTube veya Facebook'ta paylaşacakları videoları yatay olarak çekmesi öneriliyor. Instagram'da çerçevesi daraltılacak halde paylaşılacak videolar için ise dikey çekim seçeneği öne çıkıyor. Aktif kullanıcı sayısı 130 milyonu aşan Instagram'ın, yeni uygulamasıyla özellikle genç kullanıcıların ilgisini çekmesi bekleniyor. Android, iOS ve Windows Phone cihazlara uyumlu olan Instagram, Haziran 2013'te video özelliği eklemişti. Sosyal ağa her gün yaklaşık 8 milyon kullanıcı en az 50 milyon fotoğraf ekliyor. Şimdilik sadece iOS desteği olan Hyperlapse uygulaması App Store'dan ücretsiz olarak indirilebiliyor Kaynak: Al Jazeera
Her Vatandaşa Yüzme Öğretilmeli
Türkiye’de sıcaklık mevsim normallerinin üzerinde seyrederken serinlemek için suya giren çocuklarımız ve vatandaşlarımızın boğulduğu haberleri peşi sıra geliyor.  Denize yakın olanlar denize, daha karasal bölgelerde yaşayanlar ise su kanallarından derelere, barajlardan süs havuzlarına nereyi bulurlarsa kendilerini suların içine atıyor. Serinleyeyim derken ne yazık ki boğularak hayatlarını kaybediyorlar. Her yaz bu şekilde boğulan yüzlerce insanımız var. CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, üç tarafı denizle çevrili bir ülke olarak denizle bir türlü barışamadığımızın sinyallerini geçen sene sosyal medya üzerinden vermişti. Boğularak hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yüzme eğitiminin verilmediğini söyleyerek Hükümeti eleştiren Tanal, her vatandaşa yüzme eğitiminin verilmesi gerektiğini belirtti. Ülkemizde denizin dibinde büyüyüp, yüzme bilmeyen çok fazla insanımız bulunmaktadır. Sadece yüzme bilseler belki de kimse boğulmayacak. İşte burada yüzme eğitiminin önemi ortaya çıkıyor. İngiltere'de 1970'lerden beri bütün çocukların altı yaşına kadar yüzme öğrenmesi şart koşuluyor. Yüzmeyi öncelikle bir can güvenliği olarak ele almak lazım. Çünkü her yıl yüzlerce insan yüzme bilmediği için boğuluyor. Eğer yüzme bilseler, böyle sonuçlar yaşanmayacak. Ayrıca siz yüzme öğrendiğinizde bir kişinin canını kurtarma şansınız oluyor. Kumburgaz’da kaybolan 5 gencimiz, Siirt’te baraj kapaklarının açılmasıyla boğulan insanlarımız en son yaşadığımız acılar. Bunu önleyebilmek adına, çocuklarımızı suyla erken yaşta tanıştırmak gerektiğini belirten Tanal, yüzme dersinin zorunlu ders olarak müfredata konması ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğinin altını çizmişti. Üzerinde durulmayan fakat çok önemli olan bu tespit, bazı kesimler tarafından lüks olarak bile karşılanmıştı. Bahse konu talebin önemi, içinde bulunduğumuz yaz aylarında boğulma vakalarının ciddi oranlarda olması ve gittikçe artması ile de umarız anlaşılmıştır.
Holosko Rizespor'da
Çaykur Rizespor, Beşiktaş'tan Filip Holosko'yu bir yıllığına kiralık olarak kadrosuna kattı. Beşiktaş’ın Slovak futbolcusu Filip Holosko Çaykur Rizespor’da… Siyah-beyazlılar, Karadeniz ekibinden kiralama bedeli olarak 550 bin Euro alacak. Holosko’nun yıllık ücreti ise Beşiktaş tarafından ödenecek. “Oyuncumuz Filip Holosko, 2014-2015 sezonu sonuna kadar Rizespor A.Ş.’ye kiralanmıştır. Rizespor A.Ş. tarafından Şirketimize 550.000 Avro kiralama bedeli ödenecektir. Oyuncunun 2014-2015 sezonu garanti ücreti olan 1.100.000 Avro Şirketimiz tarafından ödenecektir.”
Omurga Cerrahisinde Dünyanın İlk 3D Baskılı Omurgası Kullanıldı
İlk defa Çin’de cerrahlar, genç bir hastaya kanserde kaybetti kemiğinin yerine yapay, 3D-baskılı omur nakli yaptı.Son beş saatlik bir operasyon boyunca, Pekin’de ki Peking Üniversitesi Hastanesinde cerrahlar Minghao adında 12 yaşındaki kanser hastası çocuğun ikinci omurunda bulunan tümörü çıkardı ve 3D-baskı ile oluşturulmuş omur ile değiştirmeyi başardı.Bilim ve teknoloji adına sevindirici olan bu haber, gelecek yıllarda 3D Baskı cihazlarının hayatımızda bir hayli yer alacağını kanıtlar nitelikte.
Reklam