ABD İstihbaratı Yahoo'yu Tehdit Etti
Yahoo ile ABD hükümetinin sürtüşmesi devam ediyor. İnternet devi, kullanıcılarının bilgilerini paylaşmadıkları takdirde, hükümetin kendilerini günlük 250 bin dolar ceza ile tehdit ettiğini açıkladı!Yahoo, ABD Ulusal Güvenlik Dairesi’nin ( NSA ) zorla kullanıcı bilgilerini alma talebinin anayasaya aykırı olduğunu söyleyerek, olayı mahkemeye taşımıştı. Gel gelelim, mahkemenin sonucu ABD istihbaratı lehine sonuçlandı.Yargıç, davayla ilgili bazı belgeleri kamuoyuna açılmasını emretti ve Yahoo ile ABD istihbaratı arasında yaşanan bazı olaylar gün yüzüne çıktı.Halka açılan belgelere göre, Yahoo ile istihbarat arasındaki sürtüşme, eski NSA ajanı Edward Snowden’in elindeki gizli belgeleri dünyayla paylaşmasından öncesine dayanıyor.Yahoo’nun genel hukuk danışmanı Ron Bell, istihbarata karşı uzun süredir mücadele ettiklerini belirtti ve “Öyle ki hükümet bizi, taleplerine uymadığımız takdirde günlük 250 bin dolar ceza uygulamakla tehdit etti” dedi.Mahkeme, dava sonucunda ‘Yahoo’nun istihbarat kurallarına uyması gerektiği’ kararını verdi.stuff
"Şaka Yapmıyorum, Milliyetçi Hareket Henüz Son Sözünü Söylemedi"
MHP lideri çözüm süreci konusunda, 'İhanet süreci amacına ulaşırsa Türkiye çözülür' dediMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli , çözüm sürecine ilişkin, “Allah muhafaza, ihanet süreci amacına ulaşırsa Türkiye çözülür. Yeni Anayasa ısrarındaki maksatlardan birisi Erdoğan'ın Başkanlık hedefi ise diğeri özerkliğin inşasıdır. Davutoğlu, buna memur edilmiştir. Ancak Milliyetçi Hareket bu oldu-bittilere müsaade etmez. Bizim bölünecek vatanımız, peşkeş çekilecek toprağımız, kaybedecek insanımız, heba ve israf edecek kardeşliğimiz yoktur. Bunu herkes bilsin. Milliyetçi Hareket henüz son sözünü söylemedi derken, şaka yapmadım” dedi.Ortadoğu gazetesinden Orhan Karataş ’ın sorularını yanıtlayan Bahçeli çözüm süreci ve IŞİD hakkındaki görüşlerini aktardı. Ortadoğu’da Karataş’ın “Sözde hedef IŞİD, gizli hedef Türkiye'dir” başlığıyla yayımlanan (14 Eylül 2014) röportaj şöyle:Geçen yıl, 'PKK sınır dışına çıkacak' diyenler, Türk askerinin teröristleri görmeyeceğini, sırtını döneceklerini söylemiyorlar mıydı? TSK'nın, PKK'ya refakat etmesi için birileri el altından tezgah kurmuyor muydu? TSK, Peygamber ocağıdır, ihanete prim vermesin. Omuzları yıldızdan görülmeyen zevat şehitlerin kemiklerini sızlatmasın. Özel görevliler Anayasa gereği Başkomutanlık yapana sevimlilik yarışına girmesin, fazla da güvenmesin.Allah muhafaza, ihanet süreci amacına ulaşırsa Türkiye çözülür. Yeni Anayasa ısrarındaki maksatlardan birisi Erdoğan'ın Başkanlık hedefi ise diğeri özerkliğin inşasıdır. Davutoğlu, buna memur edilmiştir. Ancak Milliyetçi Hareket bu oldu-bittilere müsaade etmez. Bizim bölünecek vatanımız, peşkeş çekilecek toprağımız, kaybedecek insanımız, heba ve israf edecek kardeşliğimiz yoktur. Bunu herkes bilsin. Milliyetçi Hareket henüz son sözünü söylemedi derken, şaka yapmadım.Erdoğan'ın Türkiye'ye 10 günde 1,5 milyar liralık bir ek külfet getirdiğini söyleyebiliriz. Biz 'Erdoğan'dan Cumhurbaşkanı olmaz' derken ne kadar haklı olduğumuz, zannediyorum şu kısa zaman zarfında daha iyi anlaşılmıştır. Şikâyeti biriken, üst üste yığılan toplumsal dip dalgası haksızlıklar, adaletsizlikler ve ahlaksızlar karşısında sesini mutlaka duyuracaktır. Erdoğan hiç düşündü mü acaba; insan sefalet içinde bahtiyar, refah içinde bedbaht olur mu? Anadolu'da derler ya; 'yakasız gömleğe sarılırsın bir gün, iğneden ipliğe sorulursun bir gün.'NATO, IŞİD'e karşı bu kadar hassas da, niçin PKK'ya karşı pasiftir? IŞİD için toplanan NATO, bir kere olsun PKK karşısında Türkiye'nin arkasında yer aldı mı? Bu nasıl bir müttefikliktir? IŞİD, Barzani'ye gerekli olan sözde kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi için bir bahane mi? Küresel komplo, NATO üzerinden bunu mu sağlamaya çalışıyor? Bugün peşmergeye verilen silahların yarın PKK'ya gitmeyeceğini kimse söyleyemez. Çevremizde olanlar aynı zamanda PKK'ya silah verme kurnazlığını da içeriğinde barındırıyor.Oyun büyüktür. Tuzak vahşidir. Aktörler çok fazladır. Uyarıyorum, IŞİD'le meşrulaşma koridoruna giren peşmerge ve PKK'ya altın tepsi içinde devlet olma imkanı sunmak için el altından yoğun mesai harcanmaktadır. Bu işin içinde İsrail vardır, ABD vardır, AB ülkeleri vardır. İran ve diğer bölgesel ülkelerin konumu ise şartlara göre olgunlaşacaktır. Ama bize göre açık ve sözde hedef IŞİD; gizli ve örtülü hedef Türkiye'dir.Pışpışlanan, sırtı sıvazlanan Erdoğan, NATO'nun telkinlerine karşı cemaati koz ve pazarlık konusu olarak kullanmıştır. Bu çok yanlış ve sakat bir tutumdur. Deyim yerindeyse, Erdoğan; 'ABD'ye verin Gülen'i, kullanın Türkiye'yi' demiştir. Obama'yla soğuk ilişkileri düzelten veya düzelttiğini sanan Erdoğan; ABD'nin çıkarları gereğince sıcak yaklaşımını abartmış ve bir kez daha çuvallamıştır.Genelkurmay Başkanı süreçten haberim yok diyor. 'Kırmızı çizgilerimiz aşılırsa gereğini yaparız' mesajı veriyor. Samimi mi sizce?Eğer Genelkurmay Başkanı bilmiyorsa felakettir, biliyor da zamana oynuyor, alt kadrolarının gazını alıyorsa daha büyük bir sorundur.Arınç diyor ki, 'MGK'da her şey konuşuldu, Özel Paşa'nın bilmemesi imkansız.' Atalay diyor ki, 'Henüz yol haritası hazırlanmadı, tamamlanınca herkes bilgilendirilecek.' Erdoğan diyor ki, 'Keşke bize söyleseydi.' Tam bir keşmekeşlik hakim. Geçen yıl, 'PKK sınır dışına çıkacak' diyenler, Türk askerinin teröristleri görmeyeceğini, sırtını döneceklerini söylemiyorlar mıydı? TSK'nın, PKK'ya refakat etmesi için birileri el altından tezgah kurmuyor muydu?TSK, Peygamber ocağıdır, ihanete prim vermesin. Omuzları yıldızdan görülmeyen zevat şehitlerin kemiklerini sızlatmasın. Özel görevliler Anayasa gereği Başkomutanlık yapana sevimlilik yarışına girmesin, fazla da güvenmesin.Süreç nereye gider? Türkiye'nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?Allah muhafaza, ihanet süreci amacına ulaşırsa Türkiye çözülür.Eve, siyasete ve hayata dönüş parolasıyla PKK'ya af gelir, İmralı canisi dışarı çıkar.Türkiye'yi mevcut haliyle bir bütün içinde tutmak imkansızlaşır. Etnik dağılma devasa sorunlara, kayıp ve parçalanmaya ortam açar.Üniter yapı gevşer ve hatta ortadan kalkar. Yeni Anayasa ısrarındaki maksatlardan birisi Erdoğan'ın Başkanlık hedefi ise diğeri özerkliğin inşasıdır. Davutoğlu buna memur edilmiştir.Ancak Milliyetçi Hareket bu oldu-bittilere müsaade etmez. Dev gibi, dağ gibi bölünmenin karşısında Ötüken ruhuyla, Söğüt azmiyle, başkent Ankara şuuruyla dikilir.Bizim bölünecek vatanımız, peşkeş çekilecek toprağımız, kaybedecek insanımız, heba ve israf edecek kardeşliğimiz yoktur. Bunu herkes bilsin.Gün gelecek, bu devrin karanlık niyetlileri inanın bana köşe-bucak kaçacak ve yaptıklarının bedelini çok ağır ödemek durumuna kalacaklardır.Mustafa Kemal, 'Ben Erzurum'dan İzmir'e sağ elimde tabanca, sol elimde sehpa öyle geldim' diyerek bir mücadele kararlılığı sergilemişti.'Milliyetçi Hareket henüz son sözünü söylemedi' derken, şaka yapmadım.Recep Tayyip Erdoğan Çankaya'ya çıktı. Ne diyorsunuz?Yanlışınız var, Çankaya'ya çıkmadı, yeni yapılan Ak Saray'a çıktı. Erdoğan eski alışkanlıklarından kurtulamıyor. Kurtulmaya da niyetli görülmüyor.Şu işe bakınız ki, AOÇ'de kaçak ve hukuksuz sözde saraylar yaptırıyor. Çankaya'yı küçümsüyor. Buna da 'teamül değişikliği' diyor. Bunun adına teamül değil korsanlık denir.Cumhurbaşkanı Erdoğan'a özel olarak yapılan ve 150 dönüme kurulu bulunan ve adına da 'Ak Saray' denilen yeni hanedan binası için bugüne kadar 900 milyon lira harcama yapıldığı söyleniyor. Bu rakamın son zamanlarda 1,1 milyar liraya çıktığı konuşuluyor.Şimdi de Erdoğan ve ailesi için 3 katlı rezidans yapılıyormuş. Keyfe bakar mısınız?Bu yeni binanın duvar ve tavanlarının Osmanlı ve Selçuklu motifleriyle süslendiği ifade ediliyor. Yani binaya tarihi bir kılıf giydiriliyor. Yazıktır bu millete, yazıktır betonlara gömülen yetim hakkına?Erdoğan, daha önceden siparişini verdiği geniş gövdeli, uzun menzilli uçağıyla uçmaya başladı. Bu uçağın 120 milyon dolara alındığı da medyaya yansımış durumda.Cumhurbaşkanlığı için yapılan diğer masraf kalemlerini de kabaca hesaba kattığımızda Erdoğan'ın Türkiye'ye 10 günde 1,5 milyar liralık bir ek külfet getirdiğini söyleyebiliriz. Bu rakamın fazlası vardır, eksiği yoktur.Bu nasıl bir iştir? Şimdi bunu görmezden mi gelelim? Erdoğan milletin kesesinden geçiniyor. Hazine'yi emiyor, yutuyor. Bu kadar işsizimiz, yoksulumuz, dar gelirlimiz varken, bu kadar garibanımız, evsizimiz ortadayken bu olanlar hak mıdır, helal midir?Allah için milletim bunları fark etsin.Cumhurbaşkanı Türkiye'yi tapulu malı gibi görüyor. Her şeyi kendisine reva kabul ediyor.Yarı aç, yarı tok gezen emeklilerimiz; siftah yapamayan esnafımız, ümitleri tarlasında kalan çiftçilerimiz, sofrası kuruyan asgari ücretlilerimiz, ayın başını getiremeyen memurlarımız, ölüm pahasına çalışan işçilerimiz herhalde Erdoğan'ın lüks düşkünlüğüne itiraz edeceklerdir.Cumhurbaşkanı yanlış yoldadır. Biz Erdoğan'dan Cumhurbaşkanı olmaz derken ne kadar haklı olduğumuz, zannediyorum şu kısa zaman zarfında daha iyi anlaşılmıştır.Şikâyeti biriken, üst üste yığılan toplumsal dip dalgası haksızlıklar, adaletsizlikler ve ahlaksızlar karşısında sesini mutlaka duyuracaktır.Erdoğan hiç düşündü mü acaba; insan sefalet içinde bahtiyar, refah içinde bedbaht olur mu?Anadolu'da derler ya; 'Yakasız gömleğe sarılırsın bir gün, iğneden ipliğe sorulursun bir gün.'Galler'deki NATO Zirvesi'nin kamuoyuna yansıyan sonuçları hakkında yorumunuzu alabilir miyim?NATO Zirvesi'ne Ukrayna ve IŞİD'le ilgili gelişmelerin damga vurduğu anlaşılıyor. NATO, özellikle IŞİD'e karşı 10 ülkenin katılımıyla çekirdek koalisyon kurmanın peşinde. Tabii bu gönüllü bir oluşum. Çünkü NATO'nun kararları oy birliği ile alınır. Böyle bir mutabakatın olduğu da tam belli değil. Türkiye'nin ne yapacağı, hangi sözlerin verilip karşılığında nelerin alındığı henüz açıklığa kavuşmadı. Ya da biz bilmiyoruz.ABD, Ortadoğu'da AKP'den marjinal doyum noktasına kadar istifade etmek istiyor, çekim alanında tutmayı amaçlıyor. Kaldı ki bunu da düne kadar iyi yaptı. AKP, BOP kanalı, medeniyetler ittifakı ve dinler arası diyalog derken Batı'nın girdabında eridi gitti.NATO, IŞİD'e karşı bu kadar hassas da, niçin PKK'ya karşı pasiftir? Doğrudur, IŞİD bölgedeki devletleri, insanları ve inanç gruplarını tehdit etmektedir. Süratle önlem almak zorunludur. Ama aynı şey PKK için de geçerlidir. IŞİD için toplanan NATO, bir kere olsun PKK karşısında Türkiye'nin arkasında yer aldı mı? Bu nasıl bir müttefikliktir?Türkiye'nin etrafındaki gelişmeleri edilgen ve pasif şekilde izleme şansı kalmadı. NATO şemsiyesi altında bölgede operasyon yapmak veya çekirdek koalisyona katılmak sonuçları itibariyle iyi hesaplanmalı. Ortadoğu'daki her olayın, her anlaşmazlığın, her husumetin ülkemize jeopolitik yansımaları oluyor. Mezhep ve etnik çekişmeler az ya da çok bize sıçrıyor.IŞİD, aslında Türkiye'ye çevrilmiş bir namludur. Vatandaşlarımızdan bu örgüte katılımlar olduğunu değişik kaynaklardan okuyoruz. Irak'ta kurulan yeni hükümetin IŞİD'e karşı daha etkili mücadele vermesi gerektiğini düşünüyorum. Bununla birlikte uluslararası toplumun eğilim ve tercihi de bu yöndedir.Özellikle Sincar ve çevresinden binlerce Ezidi, kafileler halinde Türkiye'ye sığındı. Ağustos itibariyle ülkemize giriş yapan Suriyeli sığınmacı sayısı 1 milyon 370 bini buldu. Türkiye, bölgesel yangından anında etkileniyor. Coğrafyamızın avantajları olduğu gibi, dezavantajları da fazla. İbn-i Haldun asırlar önce boşuna söylemiş, coğrafya kaderdir.Mazlumlara sahip çıkmak, kucak açmak insanlık vazifesidir. Ne var ki gelenler Türkiye'nin sosyal, kültürel ve ekonomik dokusuna zarar veriyorsa buna da izin vermemek asıldır. Ezidiler insandır, Hıristiyan inancına sahip olanlar insandır. Zorda kalanlara sırt dönmek bizim kültürümüzde yoktur.Şunu da önemle ifade edeyim, gözyaşı döken, canı alınan, yerinden-yurdundan edilen Türkmen kardeşlerimize gösterilmeyen yakınlığın, değişik inanç gruplarına aşırı şekilde lütfedilmesi hayret edilecek bir çifte standarttır.Bildiğiniz gibi Ortadoğu'da kan gövdeyi götürmektedir. AB, bölgeyi IŞİD'e karşı silahlandırmak için Fransa'yı görevlendirdi. Almanya ve diğer bazı ülkeler de ABD'yle danışıklı dövüş halinde peşmergeyi silahlandırıyor. IŞİD, bölgesel dinamikleri alt-üst etti. Düşününüz ki, bir terör örgütü NATO gibi bir teşkilatın gündeminde ilk sıralara çıkabiliyor.Fakat IŞİD militan takviyesini çoğunlukla Batı ülkelerinden sağlıyor.Türkiye de teröristlerin bir geçiş güzergahına döndü.AKP düne kadar radikal grupların hareketliliğine göz yumuyordu. Ancak zor oyunu bozdu. NATO, artık IŞİD'i hedef yapmış durumda.IŞİD'i besleyip büyüten küresel güç merkezleridir. Önce bunu görmemiz gerekiyor. Bu terör örgütü bir kurgudur, bir maşadır. Kimlerin kullanım ve emrine kiralandığı da açıktır.IŞİD terörü, kafa kesiyor, çarmığa geriyor, kitlesel infazlarla korku salıyor. Suriye'den Irak'a kadar terörle, klasik savaş taktikleriyle, devletleşme ve halifelik kurma hevesiyle bölgeyi karanlığa mahkûm ediyor.Türkiye'nin IŞİD'e karşı oluşturulacak koalisyona gönülsüz yaklaştığı basına sızan haberlerden görülüyor.Üç aya yaklaşan bir süredir 49 vatandaşımız IŞİD'in elindedir. Bu, hükümet için yüz karası bir ayıptır. AKP, IŞİD'e yakayı kaptırmış, eski ilişkilerinin diyetini ödemektedir.Anlayamadığım bir şey var: Bilhassa Irak, Suriye, ABD ve peşmerge IŞİD'i bombalıyor ve bu terör örgütüne karşı mücadele veriyorlar. Bu örgüt nasıl bir güce sahiptir ki, kimse başa çıkamıyor?NATO'nun devreye girmesi, Türkiye'yi de planlanan güce dahil etme niyeti ister istemez aklımıza başka ihtimalleri getiriyor.Acaba diyorum, Kürdistan'ın pilot uygulaması olan peşmerge yönetimi tam olarak mücadeleyle, rüştünü ispatlayarak Irak'tan koparılmak mı isteniyor?IŞİD, Barzani'ye gerekli olan sözde kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi için bir bahane mi? Küresel komplo, NATO üzerinden bunu mu sağlamaya çalışıyor?Bugün peşmergeye verilen silahların yarın PKK'ya gitmeyeceğini kimse söyleyemez. Çevremizde olanlar aynı zamanda PKK'ya silah verme kurnazlığını da içeriğinde barındırıyor.Bana göre IŞİD'in sahipleri, terör baronları dört parçalı Kürdistan haritası için yol ve alan açıyor. Bu, sürekli konuşulan ve gündemde tutulan yüz yıllık haritaların yeni baştan tanzim teşebbüsüdür.Gelişmeler, mücadelenin sadece IŞİD terörüyle değil, Ortadoğu'nun tümüyle yapıldığı ve yapılacağı izlenimi veriyor.AKP, PKK'nın silahlara veda edeceğini söylerken, teröristlere dört bir yandan silah yağmasının da önünü açıyor. Baksanıza, HDP Eşbaşkanı yüzsüzce Türkiye'nin PKK'ya silah yardımı yapmasını öneriyor. Garip ve kuşku verici birçok gelişme hem içimizde hem de dışımızda cereyan ediyor.Biz bunları dikkatle izliyoruz.PKK'nın Ezidiler'in ve Hıristiyan unsurların yanında yer aldığı iddiaları da siyasi bir tasarım ve Batı kamuoyunun gözünü boyamak için projelendirilmiş bir kurgudur.Oyun büyüktür. Tuzak vahşidir. Aktörler çok fazladır.Uyarıyorum, IŞİD'le meşrulaşma koridoruna giren peşmerge ve PKK'ya altın tepsi içinde devlet olma imkanı sunmak için el altından yoğun mesai harcanmaktadır.Bu işin içinde İsrail vardır, ABD vardır, AB ülkeleri vardır.İran ve diğer bölgesel ülkelerin konumu ise şartlara göre olgunlaşacaktır.Ama bize göre açık ve sözde hedef IŞİD; gizli ve örtülü hedef Türkiye'dir.NATO Zirvesi'nde Erdoğan'la Obama'nın görüştükleri biliniyor. Bu görüşmede Pensilvanya'da ikamet eden Fethullah Gülen'in iadesi birinci gündem maddesini oluşturmuş. Sizin düşüncelerinizi alabilir miyim?Cumhurbaşkanı ve yandaş medya Obama'yla yapılan görüşmeyi çok parlattı. Görüşme süresi bile bizzat Erdoğan tarafından gururla açıklandı. Pışpışlanan, sırtı sıvazlanan Erdoğan, NATO'nun telkinlerine karşı cemaati koz ve pazarlık konusu olarak kullanmıştır. Bu çok yanlış ve sakat bir tutumdur.Deyim yerindeyse, Erdoğan; ABD'ye 'Verin Gülen'i, kullanın Türkiye'yi' demiştir.Obama'yla soğuk ilişkileri düzelten veya düzelttiğini sanan Erdoğan; ABD'nin çıkarları gereğince sıcak yaklaşımını abartmış ve bir kez daha çuvallamıştır.Erdoğan, Obama'yla son bir yılı aşan sıkıntılı ilişkilerin seyrini yakın diyaloğa bırakmasını 'dün dünle gitti cancazım, şimdi yeni bir şey söylemek lazım' sözüyle müjdelemiş ve Hz. Mevlana'nın ruhunu sızlatmıştır.31 Mart 2011 tarihinde yazılı bir basın açıklaması yapmış ve bazı dava süreçlerinde Sayın Gülen cemaati etrafında süren tartışmalara değinmiştim.O tarihlerde bazı uygulamaların kasıtlı ve bilinçli şekilde bir merkezden yönetildiği, Fethullah Gülen Hoca ve cemaatinin bunların arkasında olduğu düşüncesinin yaygınlaştığını vurgulamıştım.Ve devamla bu gelişmelerin Fethullah Gülen Hocaefendi'yi ve Cemaati'ni zan ve töhmet altında bıraktığını ifade etmiştim.Süregelen olaylarda Fethullah Gülen cemaatinin rolü olduğu kanaatinin giderek kök salması karşısında bazı değerlendirmelerde bulunmuştum.Ve demiştim ki, 'Eğer bu iddialarda bir hakikat payı varsa, bu durumda şu iki husus akla gelmektedir:Fethullah Gülen Hocaefendi yurtdışındadır. Türkiye'deki cemaatin bu konuda bir dahli varsa, Hocaefendi'nin cemaat üzerinde tam olarak etki ve kontrol icra edemediği, bilgisi ve iradesi dışında bazı unsurların bu işlere karışmış olacağı bir ihtimal olarak karşımızdadır.Diğer akla gelen husus ise Türkiye'deki cemaatin başka odaklar tarafından yönlendiriliyor olabileceğidir.Her iki ihtimal de çok vahimdir.Bu durum karşısında Türkiye'nin geleceği bakımından ve Fethullah Gülen Hocaefendi ve cemaatinin zan altında kalmaması ve yıpranmaması düşüncesiyle Hocaefendi'nin bu konuda sessiz kalmayarak insiyatif almasının ve net ve kararlı bir tavır koymasının gerekli olacağı düşünülmektedir.Hocaefendi ve cemaatinin kendilerini ilgilendiren ve hedef alan konularda nasıl hareket edecekleri, neyi yapmayı uygun görecekleri tabiatıyla kendilerinin takdir edecekleri bir husustur.Bu konuda dışarıdan fikir ve telkine ihtiyaçları bulunmadığı gibi, bizim de resen kendilerine yol gösterme görevi üstlenme durumunda olmadığımız açıktır.Ancak, bu yöndeki kuşku, tereddüt ve endişelerin derinleşerek sürmesi, hem Türkiye'ye zarar verecek hem de Hocaefendi'yi ve Gülen cemaatini bir tartışma zeminine çekecektir.Bu durum karşısında, bu tespitlere ve görüşlere katılıyorlarsa, durum bütün unsurlarıyla aydınlanana kadar Hocaefendi'nin, Gülen cemaati mensuplarının bu konularla hiçbir şekilde ilgisi olmadığını göstermek bakımından cemaatin faaliyetlerini durdurduğunu veya askıya aldığını açıklamasının yerinde ve yararlı olabileceği akla gelmektedir.'Bu görüşlerimizden sonra çok ciddi eleştiriler yapıldı. Fakat bugün ne kadar haklı olduğumuz ve isabetli yorumlarda bulunduğumuz belli olmuştur.Bugün Sayın Gülen büyük bir suçlamayla karşı karşıyadır. Kendisi itibar suikastıyla yüz yüzedir. Biz 2011'de çok samimi bir teklifte bulunmuştuk. Ama sözlerimiz başka yerlere çekildi. Şayet düşüncelerimizin altında bit yeniği aranmamış olsaydı, belki de bugünkü olumsuzlukların hiçbirisi yaşanmayacaktı.Sayın Gülen'in sınır dışı, yani deport edilme ihtimali çok gerçekçi görünmüyor. Yine de Sayın Gülen'in Türkiye'ye gelip Erdoğan'la yüzleşmesi faydalı olacaktır. O zaman Erdoğan'ın tüm maskesi düşecek, foyası ortaya çıkacaktır.T24
CHP'de Yeni MYK Belli Oldu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 5-6 Eylül'de gerçekleştirilen 18. Olağanüstü Kurultay'ın ardından, yeni seçilen Parti Meclisi (PM) üyelerinden, Merkez Yönetim Kurul'nu (MYK) belirledi.Buna göre, Mehmet Bekaroğlu Tanıtım ve Halklar İlişkiler, Enis Berberoğlu ise İletişim ve Medya İle İlişkilerden sorumlu genel başkan yardımcılıklarına getirildi.Gürsel Tekin ise yeniden genel sekreter olarak görevlendirildi.Genel başkan yardımcılıklarının dağılımı ise şöyle oldu:-Tekin Bingöl: Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimleri ve Yurt Dışı Örgütlenmeler-Haluk Koç: İdari ve Mali İşler-Bülent Tezcan: Seçim ve Hukuk İşleri-Seyhan Erdoğdu: Parti İçi Eğitim-Sezgin Tanrıkulu: İnsan Hakları-Veli Ağbaba: Yerel Yönetimler-Yakup Akkaya: Meslek Kuruluşları, İşçi Sendikaları ve Diğer Sivil Toplum Kuruluşları-Faik Öztrak: İşveren Sendikaları ve Kuruluşları-Selin Sayek Böke: Ekonomi Politikaları-Burhan Şenatalar: Sosyal Politikalardan-Şafak Pavey: Doğa Hakları-Sencer Ayata: AR-GE Bilim, Yönetim Platformu-Ercan Karakaş: Kültür, Sanat Platformu.Muhabir: Mehmet Tosun | AA
Reklam
Playstation 4, Xbox One İle Farkı Açıyor
Yeni nesil konsol pazarında Sony'nin üstünlüğü sürüyor. Sony'nin geçtiğimiz yılın sonuna doğru satışa sunduğu konsolu PlayStation 4, NPD verilerine göre, Amerika'da üst üste tam 8. kez Xbox One'dan fazla satılmış oldu. Geçtiğimiz ayındaki donanım satışlarının %70'ini PlayStation 4 ve Xbox One oluştururken, PS4'ün payı daha fazla.Microsoft'un yeni nesil konsolu olan Xbox One, ilk etapta PlayStation 4 ile kıyaslandığında 100 dolar daha pahalı olarak satışa sunulmuş ve bu fiyat fazlalığı da konsolla birlikte gelen Kinect cihazına bağlanmıştı. Ancak oyuncular, Kinect'li Xbox One'a değil, PlayStation 4'e daha fazla ilgi gösterdi. Bunun üzerine Microsoft da Kinect'i ayrı satmaya karar vererek Xbox One paketinin fiyatında 100 dolarlık indirime gitti ve bu azalış sonucunda satışlar artış gösterdi. Ancak görüldüğü üzere Sony'nin PlayStation 4'ünün liderliği sürüyor.PlayStation 4, yaklaşık 1 yıldır ülkemizde resmi olarak satışta. Xbox One ise,itibarıyla ülkemizde resmen satışa sunulmuştu.teknokulis
Endonezya’daki IŞİD Operasyonunda 4 Türk Gözaltında
Endonezya’da terörle mücadele timleri, Suriye ve Irak'ta etkin olan terör örgütü IŞİD'le bağlantılı oldukları öne sürülen dört Türk'ü gözaltına aldı.AFP’nin haberine göre, Sulawesi adasının Poso bölgesinde bir aracı takip eden polis, üç Endonezyalı ve dört Türk vatandaşını yakaladı. Şüphelilerin, IŞİD ile muhtemel bağlantılarının soruşturulduğu belirtildi.Polis sözcüsü Ronny Sompie, tutuklanan Endonezyalılardan ikisinin, 'uluslararası bir terör grubundan olduğuna inanılan' Türkleri Güney Sulawesi'deki Makassar havalimanından aldığını söyledi. Sompie, 'Dört yabancı yakalanmadan önce, dağlara kaçmayı başardı' dedi.Çok sayıda Endonezya vatandaşının cihatçılarla birlikte savaşmak için Suriye ve Irak’a gitmesi Cakarta yönetimini endişelendiriyor.
Reklam
Yeni Atanan Öğretmenlerin Yapması Gereken 6 Şey
19 Eylül 2014 Cuma günü itibariyle 40 bin öğretmenin daha ataması yapılacak. İnternette yeni atanan öğretmenlerin yapması gerekenlerle ilgili birçok bilgi mevcut. İki yıl önce atama işlemlerimi yaparken çektiğim sıkıntıları arkadaşlarımın çekmemesi için böyle bir liste hazırlıyorum. Umarım işe yarar.
Akıllı Kask Çalışma Sahasında Hayat Kurtaracak
Intel'in yılbaşında Las Vegas'ta düzenlenen CES fuarında tanıttığı pul kadar işlemciye sahip Edison platformu , bilgisayara dönüşerek hayat kurtaracak. 50 dolarlık bilgisayar üretiminin kapısını açacak yeni işlemci platformu hayat kurtaran çözümler sunuyor. Örneğin akıllı kaskın merkezine yerleşerek maden kazalarında işçi ölümlerinin azalmasını sağlayabiliyor. IDF 2014 (Intel Geliştiriciler Forumu) etkinliklerinde tanıtılan kask zehirli gaz, ani sarsıntı ya da düşme anında olayıhemen merkeze ve ilgili kurumlara bildirecek. Henüz prototip aşamasındaki kaskın, kısa sürede kullanıma sunulması bekleniyor.Dünyanın en incesiDünyanın en ince 3 boyutlu fotoğraf çeken tableti Dell Venue 8 ve Intel'de bir stajyer tarafından geliştirilen internete bağlı akıllı tekerlekli sandalye de IDF 2014 etkinliklerinde tanıtılan diğer yeniliklerdi.3D görüntü alıyorIDF 2014 , Dell'in hayata dönüşünün işaretlerini de taşıyordu. Michael Dell ve Krzanich , şirketin önümüzdeki dönemde pazara sunacağı, türünün ilk örneği fotoğraf yeteneklerine sahip olan tabletlerinin ön gösterimini gerçekleştirdi. Yeni Dell Venue 8, 7000 Serisi , Intel RealSense anlık görüntüleme özelliğiyle dünyanın en ince tableti olarak yılsonuna kadar raflardaki yerini alacak. Intel RealSense anlık görüntüleme, yüksek çözünürlüklü derinlik haritası ve dokunmatik seçici filtreleme özelliği sunuyor.Hawking video konferansla CES'e katıldıEtkinliğe video konferansla katılan ünlü fizikçi Stephen Hawking , engelliler için geliştirilen teknolojilerin, gelecek için hazırladığı zemini anlattı. Intel , Hawking ile yapılan video konferansta Intel stajyerleri tarafından geliştirilen Bağlı Tekerlekli Sandalye Projesi'nin (Connected Wheelchair Project) ilk duyurusunu da gerçekleştirdi. Proje, standart tekerlekli sandalyenin veri güdümlü teknolojiler, Intel Galileo Development Kit ve Intel Gateway Solutions for IoT ile nasıl dönüştürüldüğünü gösteriyor.Robotlar ucuzlayacakEdIson platformuyla robotlar da ucuzlayacak. Bin 600 dolar seviyelerine kadar düşmesi beklenen Intel'in mini robotu Jimmy , tamamen kişiselleştirilebilen, üzerine kamera ve GPS anteni konulabilen, geliştiricilerin performansıyla yetenekleri artırılan bir ürün.Posta pulu kadar işlemci bilgisayardaIntel'in dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı CES'te tanıtttığı, içinde dahili kablosuz çözümü bulunan posta pulu boyutundaki Intel Edison bilgisayarının da satışa sunulduğu duyuruldu. Yani daha 1 yıl geçmeden platform ete kemiğe bürünmekle kalmayıp çözüm yaratmış oldu.Timur Sırt/Sabah
'Aile Bakanlığı Gülen Cemaati'ni '111' Koduyla Fişledi' İddası
AKP’nin 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrası ‘paralel’ ilan ettiği Gülen Cemaati’ne yönelik fişleme iddialarına bir yenisi eklendi. Aile Bakanlığı’nın Cemaat’le ilişkisi olduğunu düşündüğü personeli ’111′ koduyla işaretlediği öne sürüldü.Zaman gazetesinin Bayram Kaya imzasıyla manşetten duyurduğu haberde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda kurulan ve bakanlık müsteşar ve yardımcıları tarafından oluşturulan özel bir ekibin fişleme listelerinde ‘kod’ kullanmaya başladığı iddia edildi.Buna göre yolsuzluk soruşturmalarının ardından bizzat Tayyip Erdoğan’ın ‘inlerine gireceğiz’ diyerek ‘cadı avı’ başlattığı Gülen Cemaati’ne mensup olduğu düşünülen isimler listede ’111′ koduyla işaretlendi.Bakanlığın kendi personeline yönelik ‘fişleme’ uygulaması Gülen Cemaati’yle sınırlı kalmadı. Zaman’ın ulaştığı ve ‘fişleme notu’ olarak paylaştığı belgelerde şu ifadeler yer alıyor: “İ.U: Doğuştan engelli. A.D: Sorunlu bir yapısı var. H.Y: Liyakatsiz. Z.S.Ö: Sami Ramazanoğlu Efendi Vakfı’na bağlılığı var. M.C: Emrullah İşler ile irtibatlı. M.İ: Dedikodu yapan bir kişi. H.B: AKP aleyhinde olumsuz ve çirkin yorumları var. M.A: Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yeğeni ile evli.”Diken
Reklam
60 Bin Ehliyete El Konuldu
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı verilerine göre, 2014'ün ilk 7 ayında Türkiye genelinde 188 bin 61 trafik kazası yaşandı.Bu kazalarda bin 328 kişi öldü, 127 bin 823 kişi yaralandı. 1 milyar 460 milyon 331 bin 265 lira para cezası kesildi.Aynı dönemde 59 bin 948 sürücünün ehliyetine 'alkollü araç kullanmaktan' 10 bin 1 sürücünün ehliyetine '100 ceza puanını doldurmak', 2 bin 400 sürücünün ehliyetine ise, 'alkol kontrolü yaptırmamaktan' el konuldu.Vatan
Hami Mandıralı: 'Volkan Yoksa Olay Olmaz'
Trabzonspor ile Fenerbahçe’nin 10 Mart’ta Avni Aker’deki son buluşmasını hatırlayalım. Fenerbahçe 1-0 öndeyken tribün olayları patlak veriyor ve maç yarıda kalıyordu. O gün Trabzonspor kulübesinde teknik sorumlu olarak Hami Mandıralı vardı. Aynı Mandıralı başarılı bir grafik çizmesine rağmen sezon sonunda Bordo-Mavili kulüple yollarını ayırıyordu.Ve yeni bir Trabzon-Fener maçı geldi çattı. Ben de Trabzonspor’da uzun yıllar birlikte forma giydiğim Mandıralı’yı, bu kritik maç öncesi aradım ve görüşlerini aldım. Ben sordum o yanıtladı:Sence maç gergin geçer mi?Son maçta bütün tribünleri Volkan tahrik etti. Volkan Demirel oynamayacağı için bence gerginlik de olmaz. Tabii Emre Belözoğlu dikkatli olursa, olgun davranırsa... O takdirde herhangi bir hadise çıkmaz.Hangi takımı daha hazır görüyorsun?Fenerbahçe daha hazır bir takım. Çünkü kadroyu bozmadılar. Son şampiyon unvanına sahipler. Trabzonspor yeni kurulan bir ekip olduğu için zamana ihtiyacı var.Bosingwa ve Cardozo oynamayacak. Bu sence Trabzonspor için handikap mı?Kesinlikle. Bosingwa ve Cardozo oynayınca Trabzonspor çok etkili oluyor. Orta sahada kontrolü muhakkak Trabzonspor eline almalı. Kesinlikle hakimiyeti Fenerbahçe’ye vermemeli.“Fenerbahçe çok yaşlı”Hami Mandıralı’nın maç hakkındaki öngörüleri böyle. Gelelim benim düşüncelerime. Bana göre Fenerbahçe’nin avantajı istikrarlı kadrosu. Dezavantajı ise bu kadronun çok yaşlı oluşu. Birçok oyuncunun temposu düşük. Trabzonspor’un eksiği ise yeni kurulan bir takım olması. Fakat kazanmaya muhtaç durumu, çabuk ve hızlı oyunculardan kurulu kadro yapısı olumlu etki yapıyor.“Ondan ancak amigo olur”Volkan konusunda ise sevgili dostum Hami’ye katılıyorum. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım geçenlerde, Volkan Demirel’in çok iyi bir yönetici olacağını söylemişti. Bence eski futbolcular kulüplerde yönetici olmalı, idari birimlerde görev almalı, hatta başkanlık görevine bile getirilmeli. Kulüplerin gelecek planlamalarını onlar yapmalı.Ancak bana sorarsanız Fenerbahçe’de bunları yapacak kişiler Oğuz Çetin, Aykut Kocaman, Müjdat Yetkiner gibi isimlerdir. Volkan Demirel bu davranışlarıyla olsa olsa iyi bir amigo olur. Yine de ben, her şeye rağmen, bugünkü maçın sportmence geçmesini diliyorum.Lemi Çelik - Bugün
Reklam
Ertuğrul Gazi'yi Anma Etkinliğinde Başbakan'ın Konuşması Öncesi Gerginlik
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile MHP Lideri Devlet Bahçeli nin katıldığı Söğüt’ teki Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenliklerinde bir partili kürsüye çıkıp sunucunun elinden mikrofonu alarak kürsüyü devirdi. Bu sırada başka bir şahısta kürsüdeki hopörlöri aşağı attı .Olaya korumalar müdahale ettiGERGİN BAŞLAMIŞTIBilecik'te düzenlenen 733. Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri gergin başladı.Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ertuğrul Gazi'nin türbesini ziyaret etmek için Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu beklemeye başladı. Başbakan'la birlikte gelen korumaları, Bahçeli ve heyetini 'açılın açılın' diyerek ittirince, Bahçeli'nin korumaları ile aralarında arbede yaşandı. Duruma tepki gösteren Bahçeli, Başbakan Davutoğlu ile birlikte ziyaret için türbeye girmedi, Davutoğlu çıktıktan sonra türbeyi ziyaret etti.(CİHAN, DHA)
Beykoz'daki Devrilen Ağaç Faciasında Ölü Sayısı 3′e Yükseldi
Olayda ağır yaralanan çay bahçesinin işletmecisi Suzan Özpeynirci de tedavi gördüğü hastanede öldü, ölü sayısı 3′e yükseldi.Beykoz’da çay bahçesinde üzerine ağaç devrilmesi sonucu ağır yaralanan iş yeri sahibi Suzan Özpeynirci tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Özpeynirci’nin bugün İstanbul’da toprağa verileceği öğrenildi.Beykoz Korusu’ndaki çay bahçesinde Suzan Özpeynirci arkadaşlarıyla otururken bir ağaç üzerlerine devrilmişti. Feci olayda Naime Hülya Bayrak (60) ile Ayfer Ayla Bulut (66) olay yerinde hayatını kaybetmişti. (DHA)
Reklam
Salatalık Yer Gibi Kaktüs Yiyen Rahatsız Genç
Yeme içme alışkanlıklarında zaman zaman sapmalar meydana geliyor. Ancak bu sapma, diğerlerinden farklı. Ellemekten bile imtina edilen kaktüsü, salatalık yermiş gibi yiyen genci izliyoruz.
Yoldan Geçen Kamyonetten Ateş Edilince Erdoğan'ın Korumaları Devreye Girdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Üsküdar’da evininin bulunduğu Kısıklı Caddesi’nde hareketli dakikalar yaşandı. Caddede ilerleyen kamyonetteki 2 kişi kavga etti. Kavga edenlerden biri silahını ateşleyince Cumhurbaşkanlığı korumaları harekete geçti. Araç durduruldu, iki kişi gözaltına alındı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın evinin bulunduğu Üsküdar Kısıklı’da sabah saatlerinde hareketli dakikalar yaşandı.Edinilen bilgiye göre, Kısıklı Caddesi’nde ilerleyen 34 TZ 1290 plakalı kamyonetteki iki kişi arasında tartışma çıktı. İki kişiden biri silahını çıkarıp ateş etti. Bu sırada Erdoğan evde olduğu için Kısıklı Caddesi üzerinde önlem alan Cumhurbaşkanlığı korumaları ve Önleyici Hizmetler Büro Amirliği ekipleri harekete geçti.Araç durduruldu, silahlı kişi aşağıya indirildi. Şüpheli kişi, polislerin ikazı üzerine yere yatarak silahını bıraktı. Cumhurbaşkanlığı koruma polisleri ve önleyici hizmetler büro amirliğine bağlı ekipler iki şüpheliyi gözaltına aldı. Ateşlenen silah da polis ekipleri tarafından alınarak incelenmek üzere polis merkezine götürüldü. Gözaltına alınan şüpheliler de polis merkezine götürülürken, cadde ortasındaki araç olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otoparka çekildi.Polis ekiplerinin olayla ilgili soruşturması sürüyor. (DHA)
Gökyüzü Şöleni İçin Büyük Gün 8 Ekim
Bu yıl Nisan ayında ilki gerçekleşen ve Kuzey Amerika'dan tamamı izlenebilen tam ay tutulması, ikinci kez 8 Ekim günü tekrarlanacak. Yılın önemli gök olayları arasında yer alan iki ay tutulmasından ikincisi, Ekim ayı içinde gerçekleşecek. TÜBİTAK'ın Antalya'da bulunan Ulusal Gözlemevi tarafından hazırlanan Gökyüzü Bilimciliği Rehberi'nde de yer verilen 2014'ün önemli gök olayları arasındaki ilk tam ay tutulması, 15 Nisan'da yaşandı. Kuzey Amerika'daki gözlemciler bu tutulmanın tamamını izlerken, Güney Amerika, Avrupa ve Afrika'nın batısında tutulma ay batarken, Avustralya ve Asya'nın doğusundaysa ay doğarken görülebildi.8 Ekim 2014 Çarşamba günü gerçekleşecek bu yılki ikinci tam ay tutulması ise Kuzey Amerika'nın batısında, Pasifik Okyanusu'nun ise neredeyse tamamında, Avustralya ve Asya'nın kuzeydoğusunda izlenebilecek. Tutulma Afrika, Avrupa ve Ortadoğu'nun büyük bölümünde hiç görülmeyecek. Tam ay tutulması, TSİ ile 08.15'te başlayacak, tam tutulma ise saat 10.54'de yaşanacak.Mehmet ÇINAR / ANTALYA, (DHA)
RTÜK'ten 'Piyanist'e Ceza
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yayımlandığı 2002 yılında dünyada yankı uyandıran ve Oscar dahil birçok ödüle değer görülen, İkinci Dünya Savaşı sırasında, Varşova gettolarında yaşam savaşı veren Yahudi bir piyanistin öyküsünü anlatan “Piyanist” filmini yayımlayan kanalı cezalandırdı.Diyarbakır’dan yayın yapan Özgür Gün TV, 14 Ağustos’ta 20.54-23.24 saatleri arasında filmi yayımladı. Filmin başında “+18” sembolü kullanan kanal, daha sonra bu sembolü kaldırdı. Kanal hakkında rapor düzenleyen İzleme ve Değerlendirme Dairesi, raporunda şu ifadelere yer verdi: “Özgür Gün TV logosuyla yayın yapan kuruluşun bu yayınıyla, ‘Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz’ hükmü ve 18+ bir programın 24.00-05.00 aralığı dışında yayınlanamayacağı’ ilkesi ile ‘koruyucu sembol sistemi ile ilgili usul ve esaslar Üst Kurul’ca belirlenir’ hükümlerini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.”Cumhuriyet
Reklam