Kadın Oyuncular Erkekleri Geride Bıraktı
Birleşik Krallık’ta yapılan orta ölçekli bir araştırma, Ada kadınlarının erkeklerden daha fazla oyun oynadıklarını ortaya çıkardı.Populus isimli araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen araştırmada, 8 ile 74 yaş arasındaki 4 bin 58 kişiye ulaşıldı ve kadınların erkeklerden daha fazla video oyunu oynadığı sonucuna ulaşıldı. Üç yıl önce yine Populus tarafından gerçekleştirilen araştırmaya kıyasla, son altı ay içerisinde oyun oynayan kadınların sayısı yüzde 49′dan yüzde 52′ye yükseldi.Araştırmada, kadın oyuncuların erkeklerden fazla oynamasının ardındaki ana sebep olarak, Candy Crush Saga gibi ücretsiz mobil oyunlar gösterildi. Ankete katılan kadın oyuncular, son altı ay içerisinde mobil cihazlarına indirdikleri 10 oyundan altısının ücretsiz olduğunu belirtti.Araştırma sonuçlarını yorumlayan psikolog Dr. Simon Hampton, kadın oyuncuların artmasının ve erkekleri geride bırakmasını üç sebebe bağlıyor: “Birincisi, kadınların video oyunlarından uzak kaldığı düşünülse de, bu durum akıllı telefonlarla sessizce aşılıyor. İkincisi, birçok oyun genelde erkeklerin tercih ettiğine kıyasla dövüş ya da öldürme içermiyor. Son olarak, kadınların kendilerini geliştirmek için ilgi gösterdikleri kelime oyunlarında artış var”.Independent’a göre, Birleşik Krallık nüfusunun yüzde 69′u, yani 33 milyon kişi, PC, konsol veya mobil cihazlarıyla düzenli olarak oyun oynuyor.stuff
Alibaba, Ebay ve Amazon'un Toplamından Daha Değerli
Çin’in Amazon’u olarak bilinen alışveriş devi Alibaba, rekor talep ve değerle Wall Street borsasında halka açıldı. Piyasa değer 231 milyar dolara ulaşan site, Amazon ve eBay’in toplamından daha yüksek bir değere ulaştı.Bu yılın başından beri ABD borsasına giriş yapmaya hazırlanan Alibaba, cuma günü Wall Street’te işlem görmeye başladı. Halka arzı planlanırken 60-66 dolar arası değer biçilen hisse fiyatı, borsa kapanışında 93,89 dolar oldu. Yaklaşık 271 milyon hissenin el değiştirdiği işlemler sonucunda, Alibaba’nın değeri 231 milyar dolara ulaştı.Bu yüksek değerlenmeyle beraber, ABD’li çevrimiçi satın siteleri Amazon ve eBay’in toplamından bile daha yüksek bir değere ulaşan Alibaba, borsa değeri 200 milyar doları gören Facebook’u da geçmeyi başardı.Borsadaki ilk gününü halka arz fiyatının yüzde 38 üstünde kapatan Alibaba adına açıklama yapan CEO Jack Ma, hedeflerinde Wal-Mart’tan daha yüksek bir değere ulaşmak olduğunu açıkladı. Wal-Mart’ın değeri ise 245 milyar dolar.Alibaba, iyi geçen cuma gününün ardından ABD’nin dördüncü en büyük teknoloji şirketi unvanını kazandı.Alibaba, çevrimiçi alışveriş sektöründe birçok firma ve hizmeti bulunan bir şirket. Satıştan ödeme sistemlerine, bulut bilişimden anında mesajlaşmaya kadar birçok servisi bulunan firma, dünyanın en büyük teknoloji gruplarından biri.ABD’li Yahoo, Alibaba’nın yüzde 22,6′sına sahip ve cuma günü gerçekleşen halka arz ile 8,27 milyar kazandı.stuff
Oppo N3'te Yeni Bir Soğutma Sistemi Yer Alabilir
Oppo’nun döner kameraya sahip akıllı telefonu N1’in devam modeli N3 ekim ayında tanıtılacak. Şirket tarafından da resmen onaylanan akıllı telefona ait bir süredir bazı görüntüler yayınlanmaya başladı. İnternete servis edilen son görüntüden anlaşıldığı kadarıyla Oppo N3 selefinden daha modern bir görüm sunacak.Oppo N3'ün dikkat çeken özelliği sadece döner kamerası olmayacak. Telefona ilişkin yayınlanan son görüntü Oppo N3’te yer alacak işlemci bileşenini gösteriyor. İşlemcinin özel bir malzeme ile kaplı olduğu görülüyor. Söz konusu malzeme işlemciyi soğuk tutarak telefonun ısınmasını engellemeye çalışacak. Bu durum telefon hiç ısınmayacak anlamına gelmiyor, ancak son zamanlarda akıllı telefonların büyük bölümünde sorun olmaya başlayan ısınma sorununu ciddi manada azaltacaktır.İşlemcide meydana gelen ısınmaya bağlı olarak telefonda performans düşüşü ve pil kullanım süresinde azalma gerçekleşiyor. Alt bölümdeki görüntüde kullanılacak özel malzemenin işlemciyi nasıl kapladığına göz atabilirsiniz. Önümüzdeki günlerde Oppo N3 hakkında daha fazla bilginin gün yüzüne çıkması bekleniyor.teknolojioku
Endonezya'da Eşcinsel İlişkiye 100 Kamçı Cezası
Endonezya'nın Banda Aceh eyaletinde parlamentoya sunulan yeni yasa taslağı kabul edilirse gay olan birisi 100 kamçı vurularak cezalandırılacak.Endonezya’da temel insan haklarına aykırı olduğu için bu yasanın kabul edilmemesi gerektiğini savunan eleştirmenler olduğu gibi bu durumun cezasız kalmaması gerektiğini düşünenlerde var.2013 yılında ülkede artan gay nüfusun dertlerini ve hikayesini özetle konu olan bir kısa film yapılmış ve çok tepki toplamıştı. Psikologlar Uzakdoğu’da yaşanan bu cinsiyet karmaşasının özenti ile alakalı olduğu görüşünde.Taslak yasa ile ilgili verilen bilgilere göre erkekler arasında cinsel ilişki ve kadınlar içinde birbirlerinin vücuduna dokunmak suretiyle tahrik etmek suç sayılacak.Banda Aceh 2001 yılında edindiği özerklik ile birlikte güç kazanmıştı ve o günden beri İslami Şeriat kurallarını bölgeye uygulamaya çalışıyor. Taslaktaki eşcinsellik bölümünde öngörülen ceza ise 100 kırbaç yada sopa.DHA
Reklam
Atanamayan Öğretmenler İstanbul'da İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Yürüdü
Sosyal paylaşım siteleri üzerinden örgütlenerek birçok ilde milli eğitim müdürlüklerine yürüyen branş öğretmen adayları, 'adaletli atama' istedi.Sosyal paylaşım siteleri üzerinden örgütlenerek Sirkeci'deki İstanbul Gar'ı önünde toplanan atanamayan bir grup branş öğretmen adayı, Cağaoğlu'nda bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yürüdü. Türkiye'nin dört yanında da eylemler yapan branş öğretmen adayları, adaletli atama taleplerini dile getirdiler.Ücretli kölelik istemiyoruzİstanbul Gar'ı önünde saat 14.00 sıralarında bir araya gelen branş öğretmen adayları, 'Branşıma dokunma', 'Emekli maaşıyla beni zorla okutan babamın yüzüne bakamıyorum', 'Branş öğretmen adayları adalet istiyor', 'Yeni Türkiye için adaletli atama istiyoruz ', 'Fen ve Bilimin ışığı söndü', 'Atadınız da yok mu dedik?' yazılı dövizler açtı. Bir süre gar önünde durarak bir oyun sergileyen grup daha sonra, 'Branşıma dokunma diplomana sahip çık', 'Ücretli kölelik istemiyoruz', 'Velilerim uyuma öğretmenine sahip çık', 'Susma sustukça atanamazsın', 'Şubat ayında 40 bin atama' sloganları atıp düdük çalarak Cağaloğlu'ndaki İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne doğru yürüyüşe geçti. Müdürlük önüne gelen grup burada yanlarında getirdikleri siyah balonları şişirerek patlattı.40+40+40 kontenjan istiyoruzGrup adına burada basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada, 'Bizler ortaokul ve lise branşcılarından mağdur öğretmenleriz. Yapılan bu adaletsizliğin acilen önlenmesi için buradayız. Amacımız kimseyi kırmak ve incitmek değildir. Biz burada uğradığımız haksızlığı duyurmak ve yetkili kişilerin bizi kale alması için toplandık. Branş değişikliği ile alanımızda derslere giren öğretmenler branşlarına tekrar iade edilmesini bakanlığın almış olduğu bu kararı telafi ederek Kasım yada Şubat ayında 40+40+40 kontenjan istiyoruz. Her meslek kendi sorumluluğunu yerine getirsin. Branş öğretmenleri olarak bizler mağduruz. Haklarımız başkasının elinde. Büyük bir hezimete uğradık. Böyle bir haksızlığı hak etmediğimizi düşünüyoruz.' denildi.Evlendim çocuk sahibi oldumEyleme kızıyla gelen coğrafya öğretmen adayı Elif Gören, '2005 yılında mezun oldum. Daha sonra formasyon aldım. Bir süre dershanede çalıştım, ücretli öğretmenlik yaptım. Evlendim, çocuk sahibi oldum. Ciddi manada çalıştığım halde çok yüksek puanlarla bile atanamıyoruz ya da yeterli kontenjan ayrılmıyor. Ayrılan kontenjandan öte sınıf öğretmenliğine yapılan tölerans. Yaklaşık 43 bin kişi norm fazlası kadro adı altında branşlara dağıtıldı. Bu bizim mağduriyetimizi daha da arttırdı. Yapılacak 40 bin atamada adil olunmasını istiyoruz' dedi.Branş derslerine branş öğretmenleri girmeliÜç yıldır atanamadığını ifade eden Türkçe öğretmen adayı Tuğçe Naz Danışman, 'Bize verilen kontenjanı komik buluyorum. Sınıf öğretmenleri branşlardan elini çekmeli. Alan değişikliğini geri almalıyız. Branş derslerine branş öğretmenleri girmeli' diye konuştu.Evimizde 15 gündür atanamadığı için yas varEşi Ali ile birlikte eyleme gelen Saadet Işık ise atanamayan oğlunun günde 30 liraya garsonluk yaptığını ve o nedenle bugün eyleme gelemediğini belirterek, 'İki sene ücretli öğretmenlik yaptı. 800 lira verdiler, sigortası 15 gün yattı. Oğlum günlük 30 liraya çalışıyor. Eşimle birlikte çocuğumu savunmaya geldim. Böyle adaletsizlik olmaz. Biz destek vermeye verdik. Benim oğlum okul birincisiydi. Oğlum atanacak her şeyimizi hazırladık. Evimizde 15 gündür atanamadığı için yas var' dedi.Grup, yapılan basın açıklamasının ardından ellerindeki dövizleri İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasına asarak ayrıldı.CNN Türk
Reklam
Hollywood Yıldızlarının Çıplak Fotoğraflarında İkinci Dalga!
Hollywood yıldızlarının çıplak fotoğraflarının yayınlandığı 4Chan sitesinde, aralarında Kim Kardashian ve Vanessa Hudgson’ın da bulunduğu ikinci bir liste yayınlandı.Apple’ın iCloud servisinin hacklenmesiyle aralarında Jennifer Lawrence, Avril Lavigne, Kim Kardashian, Rihanna, Kirsten Dunst ve Winona Ryder’ın da bulunduğu yaklaşık 100 Hollywood ünlüsünün müstehcen fotoğraflarının yayınlanmasının ardından ‘ikinci dalga’ gerçekleşti.Bu kez High School Musical’ın yıldızlarından Vanessa Hudgens’la birlikte Aubrey Plaza, Mary-Kate Olsen, Hope Solo, Gabrielle Union ve yine Kardashian’ın kareleri yayınlanırken, fotoğrafların daha önceden aynı hacker tarafından ele geçirildiği anlaşıldı.FBI peşindeFBI’ın peşine düştüğü hacker, elinde ünlülerin 400 yeni mahrem fotoğrafının bulunduğunu öne sürmüş ve bunları zamanla yayınlayacağını açıklamıştı.Apple, iCloud kullanıcılarının kimlik bilgilerini çalmayı hedefleyen yeni bir siber saldırıyla karşı karşıya olduklarını açıklamış ve kullanıcıları uyarmıştı.Diken
Kritik Dönemde ABD'ye Gidiyor
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, ABD’de temaslarda bulunmak üzere yarın Washington’a gidecek23 Eylül’de başlayacak olan ve Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Nazmi Gür ile Washington Temsilcisi Mehmet Yüksel’in de eşlik edeceği temaslar kapsamında Demirtaş, başta ABD Dışişleri Bakanlığı olmak üzere ABD Hükümet temsilcileriyle biraraya gelecek.HDP heyeti, temasları kapsamında ayrıca Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği'ne de bir nezaket ziyaretinde bulunacak. Demirtaş, diğer yandan Center for American Progress adlı düşünce kuruluşuyla gerçekleştirilecek toplantının yanı sıra, 26 Eylül'de HDP Washington Temsilciliği'nin organize edeceği ve ikinci kez düzenlenecek olan 'Ortadoğu'da Yeni Kürt Realitesi' başlıklı konferansa katılacak.Heyet, ayrıca, Washington'da ve San Francisco'da bulunan Kürt kurumlarıyla halk toplantıları gerçekleştirecek. HDP heyetinin ABD programı 1 Ekim'de tamamlanacak.Taraf
Reklam
Sokak Hayvanlarına 35 Bin Adet Su Kabı
Orman ve Su İşleri Bakanlığı 1. Bölge İstanbul Şube Müdürlüğü tarafından sokak hayvanları için hazırlanan su kaplarının dağıtımı yapıldı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 1. Bölge İstanbul Şube Müdürlüğü'nün 'Susuyorum ama konuşamıyorum' sloganı ile yürüttüğü etkinliğe, Maltepe Belediyesi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) da destek verdi. Maltepe Meydanı'nda düzenlenen etkinlikte hayvan severler üzerinde 'Susuyorum ama konuşamıyorum' yazılı su kaplarını sokaklara bıraktı.'VATANDAŞLARIMIZI DAHA DA DUYARLI HALE GETİRMEK İSTİYORUZ'Projeyle ilgili konuşan Orman ve Su İşleri Bakanlığı İstanbul 1. Bölge Şube Müdürü Nevzat Algan, '35 bin su kabı üretildi, bölgemize bağlı diğer illere de dağıtım yapılacak. Bakanlığımızın verdiği talimatla İstanbul ilimizde tüm ilçelerde dağıtıma başlıyoruz. Vatandaşlarımızı daha da duyarlı hale getirmek istiyoruz. Sadece İstanbul ilimizde 35 bin su kabı dağıtılıyor. Zannediliyor ki sokaktaki kedi ve köpekler sahipsiz. Şunu söylüyoruz; Bu doğayı bu ortamı birlikte paylaşmak zorundayız. Kurak bir dönem geçti, hayvanlarımıza bir kap su vermemiz çok iyi olacak' dedi.'SOKAK HAYVANLARI HEPİMİZİN SORUNU'Hayvan Hakları Federasyonu Onur Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mirat Gürol'da 'Hayvanseverler olarak teşekkürlerimizi iletiyoruz, sokak hayvanları hepimizin sorunu, hepimizin üzerinde durmamız gereken bir konu' dedi. Konuşmaların ardından hazırlanan su kapları belirli noktalara bırakılmaya başlandı. Sokak kedileri de kendileri için bırakılan su kaplarındaki suları içmeye başladı.Ramazan ALMAÇAYIR -  DHA
Ünlü Yapımcı Hayatını Kaybetti!
FİLM yapımcısı, eski tiyatro oyuncusu 76 yaşındaki Güner Namlı, Balıkesir'in Ayvalık İlçesi'ndeki hastanede yaşamını yitirdi.Televizyon ekranlarının unutulmaz dizi filmleri Bizimkiler, Şehnaz Tango, Perihan Abla, Tanrı Misafiri, Kızlar Yurdu gibi klasiklerinin yanı sıra Hasip ile Nasip gibi birçok ünlü sinema filmi ve reklam filmlerinin yapımcılığını üstlenen Güner Namlı, geçen cuma akşamı aniden fenalaştı. Edremit Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alınan Namlı, bugün yaşamını yitirdi. Namlı'nın ölüm haberi yakınlarında ve televizyon dünyasında üzüntü yarattı.Evli ve bir çocuk babası Güner Namlı'nın, yarın öğlende Ayvalık'ın Altınova Mahallesi'ndeki Hacıbayram Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi.Tuncel YILMAZ - DHA
10 Maddede 49 Rehinenin Kurtarılması Hakkında Bildiklerimiz
Ümit Kıvanç, 49 rehinenin IŞİD'in elinden kurtarılması hakkında bilinenleri 10 maddede anlattı.20 Eylül'ü 21'ine bağlayan geceyarısı itibarıyla, 46 rehinenin İD'in elinden nasıl kurtulduğuna dair pek az şey biliyoruz. Alman gazetesi Süddeutsche Zeitung, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hışmını üzerine çekmeyi göze alarak -ya da tehlikenin bilincinde olmaksızın- hadiseye şöyle bir başlığı uygun gördü: 'Ankara, rehinelerin nasıl kurtarıldığını açıklamıyor' ('Ankara schweigt über Umstände der Geiselbefreiung' - birebir çevirisi bu değil, aynı başlığı Türkçe atsak herhalde böyle atardık). Vice News da rehinelerin bırakılma koşullarını 'esrarengiz' diye niteledi ('Islamic State Releases 49 Turkish Hostages While Fate of British Aid Worker Remains Unclear').Bildiklerimizi ve düşünebildiklerimizi derleyip toplamaya çalışıyorum. (BBC Türkçe'nin değerli hizmetinden yararlanıyor ve buradaki birçok ayrıntıyı, 20 Eylül günü yaklaşık saat 20.00'ye kadar rehinelerle ilgili haberleri, yorumları topladıkları sayfadan aktarıyorum: 'Rehineler serbest, Türkiye IŞİD'e karşı koalisyona katılacak mı?' Başka kaynak belirtmiyorsam kaynak BBC Türkçe'nin bu sayfasıdır.) Bundan sonra edinebileceğim bilgileri veya düşünebileceğim bağlantıları bu yazıya ekleyerek devam edeceğim. Evet, eldekiler şunlar:1. Her ne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan rehinelerin kurtuluşuna ilişkin resmî açıklamasında mütemadiyen 'operasyon' kavramını kullandıysa ve muhtemelen mâkûl dozda kahramanlık da içeren bir kurtarma eylemini çağrıştırmaya çalıştıysa da, ortada 'görevimiz tehlike' tarzı böyle bir operasyon yok. İD'e rağmen rehineleri bulundukları yerden kurtarıp, bütünüyle İD'in denetimindeki topraklardan geçirip Türkiye'ye getirmek zaten imkânsız denecek kadar zor olurdu.2. Zaten, BBC Türkçe muhabiri Sinan Onuş'un da dikkat çektiği üzre, cumhurbaşkanının 'operasyon' vurgusuna karşılık Başbakan Davutoğlu'nun vurgu yaptığı kavramlar 'çalışma' ve 'temas'. ESki MİT Müsteşarı Cevat Öneş, 'Sayın başbakanımızın açıkladığı şekilde, yani temas ve müzakere yoluyla alındığı anlaşılıyor,' diyor. 'Olayın gelişimi de bunu gösteriyor. Sanırım yerel kaynaklar kullanılarak böylesine bir mutlu sonuç alındı.' Hürriyet'ten Uğur Ergan'ın haberine göre rehineler 'değişik kanallar üzerinden yürütülen müzakereler sonucu ikna yönemiyle' kurtarıldı. Murat Yetkin'in, 'istihbarat ve diplomasi kaynakları'yla görüşerek yazdığı yazıya ('49 rehine IŞİD'den nasıl kurtarıldı? İşte ilk ayrıntılar') göre, 'IŞİD rehineleri Türkiye'ye vermeyi kabul etti.' Buna rağmen Yetkin 'operasyon' ifadesini kullanılıyor; ancak şöyle bir içerikle: 'Kurtarma operasyonunda çevre koruma tedbirleri dışında silahlı güç kullanılmadı. Dolayısıyla bir baskın, çatışma olmadı. Bu bir istihbarat operasyonuydu.' Ve Anadolu Ajansı'na göre bu operasyonu MİT Dış Operasyonlar Daire Başkanlığı yürüttü. Tayyip Erdoğan'ın son baş düşmanı New York Times'ın görüştüğü bir 'üst düzey ABD yetkilisi', TC yetkililerinin 'operasyon tamamen millîdir, kimseden yardım alınmadı' iddiasını doğruluyor: '...rehinelerin dönüşünü garantilemeden önce Türkiye ABD'ye bilgi vermedi, ABD'den, rehinelerin bırakılışıyla bağlantılı herhangi bir özel askerî yardım talep etmedi' ('Turkey Welcomes Return of Hostages Held in Iraq').3. Murat Yetkin'in yazısında, rehinelerin yerlerinin İD tarafından en az yedi defa değiştirildiği, daha önce de kurtarılabilecekleri fırsatların (beş defa) çıktığı ama sonra ortadan kalktığı belirtiliyor. Hürriyet'ten Uğur Ergan'a göreyse, rehinelerin yeri sekiz defa değiştirilmiş, kurtarma fırsatı da 'beş-altı kez' çıkmış. DHA'ya konuşan rehinelerden birinin şu sözleri, yer değişikliklerini doğruluyor: 'Her an her saat fikrimiz, kararlarımız değişti. Her an hep değişik şeyler yaşadık. Yerler hep değiştiği zaman bizim de fikirlerimiz değişti. Bir anda ölümü düşündük, bir anda kurtulacağımızı düşündük.' AlJazeera Türk'e göre, yerleri değişse de rehineler hep Musul'daydı ('10 soruda rehine operasyonu'). Fakat İD militanları rehinelere, 'Sizi Musul'dan götürüyoruz,' diyorlardı ('Turkish diplomat says US air strikes against ISIL almost killed hostages').4. Hem Murat Yetkin'in görüştüğü kaynaklar hem AA, rehinelerin başından beri izlendiğini belirtiyorlar. AA, MİT'in kendi profesyonel elemanlarını, bölgedeki yerel unsurları, insansız hava araçlarını ve elektronik iletişim aygıtlarını devreye soktuğunu söylerken, Yetkin, 'elektronik izleme, sinyal istihbaratı ve sahadaki ajanlar kanalıyla' sürdürülen bir takipten sözediyor.5. Yetkin'in kaynaklarından, İD'le rehineler konusunda daha önce birtakım temaslar yapıldığını anlıyoruz: 'dolaylı müzakereler, yanıltma ve sahte bayrak gösterme (kendini başkası olarak tanıtma) dahil her yöntemle IŞİD'e yaklaşım sağlanmaya' çalışılmış.6. Rehinelerin kurtuluşuyla ilgili olarak sıkça sorulan sorulardan biri şu: Niçin rehineler Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne teslim edilmedi? Bu daha kolay olmaz mıydı? Bu soruya cevap üç ayrı yerden gelebilir: (a) TC yetkilileri, İD'in bunu istemediğini ileri sürüyorlar. Örgüt, rehineleri teslim edecek elemanlarının güvenliğinden endişe etmiş. (b) Daha çok Kürt siyasetçileri ve yorumcularınca benimsenen görüş ise, TC'nin bu vesileyle KBY'ye, Kürtlere yönelik özel bir sempati doğmasını istemeyişi. İkisi de olabilir - ikisi de tek başına yeterli görünmüyor. (c) AJTürk'e göre, rehinelerin Telabyad-Akçakale'de teslim edilmesini isteyen Ankara. Tamamen İD kontrolunda olan bu sınır kapısı ve buraya gelen güzergâhın 'daha güvenli' olduğu düşünülmüş.7. Sıkça sorulan soruların bir numarası: 'Neden şimdi?' Eski MİT Müsteşarı Öneş, rehinelerin TC'nin hareketini kısıtladığı ama gösterebileceği tepkileri de büyüttüğü görüşünde. İD'in, ilk bakışta sanıldığı gibi, diplomasiye, siyasete aklı ermeyen, kafa kesen vahşilerden ibaret bir örgüt olmadığını sanırım artık herkes fark etmiştir. (a) Türkiye'nin hareketlerini rehineler tehdidiyle kontrol etmenin bir sınırı olacağını elbette hesap eden İD'in bir jest, ileriye dönük bir tür iyi niyet gösterisi mahiyetinde rehineleri bırakmış olması hiç de bir kalemde silinecek bir ihtimal değil. (b) İD'in, Kobanê'ye saldırısını hedefine ulaştırıp Rojava kantonlarını birbirlerinden soyutlama (belki zaman içinde daha kolay ortadan kaldırma) ve Türkiye ile sınır boyunda çok daha sağlamlaşmış bir konum elde etme peşinde olduğu su götürmez. Türkiye, sınır boyundaki savaşın belirleyici etkeni olabilir; denge o kadar hassas ki, TC büyüklüğünde bir güç kimi desteklerse ona savaşı kazandırabilir. Umalım, rehinelerin bırakılması bu konudaki bir pazarlığın sonucu olmasın.8. İD'çiler rehinelere nasıl muamele etti? Hürriyet Daily News'un haberine göre, fiziksel kötü muamele, işkence vs. hiç olmadı. Buna karşılık rehineleri tehditle sindirmeye, meselâ Amerikalı gazetecilerin kafalarının kesildiği videoları göstererek morallerini bozmaya çalıştılar. Başkonsolos Öztürk Yılmaz, 'Çok farklı bir kültürleri var,' diye anlatmış. 'Çabucak öğrenemiyorsunuz. Onlarla uzun zaman geçirince öğrenebildim. Yüz defa Kuran üzerine yemin edebiliyor ve aynı rahatlıkla yüz defa yalan söyleyebiliyorlar.' AJTürk'ün NTV'den aktardığına göre, Başkonsolos Yılmaz, 'Türkiye ile' gizlice haberleşmeyi başardığını ileri sürüyor: 'Bana yardımcı olan bir arkadaşım oldu Türkiye ile haberleşmem konusunda. Telefonu saklayıp bölüp parçalayıp tekrar birleştirip kullanıyordum. Onunla sürekli çıkışlarda, girişlerde telefonu nasıl saklarız diye düşünüyorduk.' Bu ayrıntı bana biraz fantezi görünse de aktarıyorum.9. Başkonsolosun aktardığı başka bir olaysa, rehinelerin niye bırakıldığı konusunda düşünürken belki işe yarayabilecek cinsten. Yılmaz, İD mevzileri bombalanırken kendilerine muhafızlık eden iki militanın öldüğünü, cam kırıklarının bulundukları yere de saçıldığını söylüyor. Rehineleri elde tutmanın İD için giderek zormaşmasına yorulabilir mi bu? Belki.10. Saçmalığı nedeniyle buraya almadığım bir iddiayı yine de almaya karar verdim. AKP milletvekili Şamil Tayyar, Twitter hesabından (@samiltayyar27) rehinelerin bırakılmasını bir 'CIA operasyonu' diye niteledi: 'IŞİD operasyonuna Türkiye'nin katılmama gerekçelerinden biri rehinelerdi. Bu kritik süreçte serbest bırakılması CİA'nın bir hamlesidir.' Cumhurbaşkanı ve hükümetin olayı takdimiyle düpedüz çelişen bu tweet elbette birçok kişi tarafından konu edilince Tayyar bu defa birtakım düzeltmeler yapmaya kalkıştı, mesajı şuna dönüştü: 'IŞİD, CİA'nin truva atıdır. Kurtarma operasyonu çatışmasız başarıyla sonuçlanıyorsa CİA operasyona engel olmamış demektir.' Tayyar, kendi yarattığı vaziyetten ötürü 'paralel yapı, Neocon çetesi ve Ulusalcılar'ı suçladı.Şimdilik (21 Eylül, 00:25) bildiklerimiz, düşünebildiklerimiz bunlar. Ayrıntı edinebildikçe veya düşünebildikçe eklemeler yapacağım.Ümit Kıvanç'ın bu yazısı www.riyatabirleri.blogspot.com adresinden alınmıştır.Ümit KıvançT24
Reklam
5 Su Fabrikası Birden Üretimi Durdurdu
SU seviyesinin giderek azalmasıyla ilgili haberlerle gündeme gelen Sapanca Gölü’nü besleyen dereler üzerinde bulunan 17 su fabrikasından 5’i kuraklık nedeniyle üretimi durdurdu. Diğer fabrikalar da kapasitelerini düşürdü. Son günlerde yağmurun da etkili olmaya başlamasıyla göldeki su seviyesinde 5 santimlik yükselme oldu.Kuraklık tehdidi altında bulunan Sapanca Gölü’nde 2012 yılı itibarıyla dönemin Sapanca Belediye Başkanı tarafından ilçede 17 su şişeleme tesisi bulunduğu açıklanmıştı. O tarihten bu yana kuraklığın da etkisiyle bu tesislerin su aldığı kaynak ve derelerin kuruması tartışma konusu olurken, su iyice azalınca da bazı şişeleme tesisleri üretimini durdurdu. 5 tesisin kapanmasıyla ilçede 13 su şişeleme tesisi kaldı ve bunların çoğu da üretimlerini azaltmak zorunda kaldı. 13 su firmasından da sadece 7’sinin tam kapasite çalışabildiği öğrenildi.SU SEVİYESİ 5 SANTİM YÜKSELDİSakarya Su Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Rüstem Keleş, son yağışların Sapanca Gölü’ndeki seviyeyi 5 santimetre yükselttiğini belirtti. Yağışlı bir döneme girildiğini de ifade eden Rüstem Keleş, 'İnşallah sonbahar ve kış mevsimi bol yağışlı geçer. Yağmurun ve karın bolca yağdığı bir mevsim geçirirsek, göldeki su seviyesi seviyesi hızla toparlanır' dedi. Sapanca Gölü’ndeki seviye son olarak 29.27 koduna kadar inmişti. Son yağışlarla birlikte seviye tekrar 29.32’ye yükseldi.Zafer TOKUŞ/ADAPAZARI - DHA
New York'ta İslam Karşıtı Kampanya
ABD’li Yahudilerden tehlikeli girişim. İsrail yanlısı bir grubun “ Amerikan Özgürlüğünü Savunma Girişimi “ adı altında finanse ettiği islam karşıtı kampanyanın önümüzdeki hafta New York sokaklarında görücüye çıkacak olması büyük tepki topladı.Kampanyada bazı islami din adamları ile Hitler aynı karede gösterilerek uluslararası camiadan radikal islamın durdurulması için yardım isteniyor. Geçtiğimiz günlerde başı kesilerek öldürülen ABD’li gazeteci James Foley’in de yer aldığı kampanya afişlerinin önümüzdeki haftadan itibaren New York’daki Belediye otobüslerinde ve metro girişlerinde yer alacağı belirtiliyor.Tepkilerin çoğalması üzerine bir açıklama yapmak zorunda kalan New York belediye Başkanı Bill de Blasio kampanyayı kınayarak bunun provokatör bir girişim olduğunu söyledi. Başkan de Blasio verilen mesajların kin ve nefretten başka birşey yaratmayacağını vurgulayarak New York kentinin birlikte bir bütün olarak yaşamaya ihtiyacı olduğunu belirtti.Belediye Başkanı Bill de Blasio’nun bu kampanyayı yasaklayıp yasaklamama konusunda açıklama yapmaması kafaları karıştırdı.Bu İslam karşıtı kapmanyayı düzenleyen “ Amerikan Özgürlüğünü Savunma Girişimi “ Başkanı Pam Geller, amaçlarının medeni toplumlarla çağdışı toplumların savaşına dönen ortamda özellikle müslüman diyen insanların çevresindeki radikalleri yetkililere bildirmesi için buna giriştiklerini ifade etti.Mehmet ÇİFTÇİ - DHA
Reklam
Ve Fenerbahçe'den Passolig Açıklaması Geldi!
Fenerbahçe Spor Kulübü, internet sitesinden yaptığı açıklamayla PassoLig ile anlaşmaya vardığını duyurdu.Fenerbahçe, sadece e-bilet olarak sisteme entegre olacağını belirtirken, Gaziantepspor mücadelesinde bu sistemin geçerli olamayacağını açıkladı.İşte Sarı Lacivertliler'den yapılan resmi açıklama;'Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine dair düzenlenen 6222 sayılı yasanın 5.maddesi tahtında, futbol müsabakalarında elektronik bilet uygulaması yasal bir zorunluluktur. Kulüpler bakımından bu yasal zorunluluk sadece bilet uygulamasına yönelik olup, bilete bağlanmış ticari hakların pazarlanması Türkiye Futbol Federasyonu'nun sahip olduğu yetki ile merkezileştirilerek ihale edilmiş ve sözleşme ile bağıtlanmıştır. Ancak bu konuya ilişkin olarak kulüpler için yasada öngörülmüş her hangi bir sorumluluk bulunmamaktadır.Taraftarlarımıza ekonomik ek külfetler yükleyecek söz konusu ticari sözleşme kulübümüz tarafından benimsenmemiş ve kulübümüz ticari uygulamaların dışında kalmıştır. Ancak elektronik bilet zorunluluğu sebebi ile tarafımızca benimsenmemesine rağmen bahis konusu ticari uygulamaya sadece bilet satışı ile sınırlı olmak üzere entegre olma gerekliliği doğmuştur. Bu gereklilik tahtında ilgili şirket ile sadece bilet satışını kapsayan sınırlı bir işbirliği sözleşmesi imzalanmıştır.Bu noktada kulübümüz tarafından taraftarlarımıza satışı yapılan elektronik biletler dışında entegrasyon tamamlana kadar bulunacak geçici bir çözüm ile taraftarımızın müsabakaya iştiraki hususunda Türkiye Futbol Federasyonu ile müşterek bir çözüm üretilmesine yönelik yoğun mesai harcanmıştır. Ancak bu yoğun çabaya rağmen içinde bulunulan mücbir durumdan kaynaklanan sorunun çözümüne ilişkin geçici bir çözüm bugün için üretilememiştir.Bu aşamada idari bir karar olmaksızın tek taraflı uygulamaya konacak geçici bir çözümün hem kulübü hem de taraftarlarımızı bireysel olarak 6222 sayılı yasa tahtında hukuki ve cezai sorumluluk altına sokması kuvvetli bir ihtimaldir. Kulüp ve yönetim olarak uygulamadan doğacak tüm sorumlulukları taşımaya hazır olmakla birlikte taraftarlarımızı da şahsen hukuki ve cezai sorumluluk altına sokacak her hangi bir çözüme taraf olamayacağımız düşüncesindeyiz.Bu düşünce ile Kardemir Karabükspor müsabakasında olduğu gibi Gaziantepspor müsabakasında da sadece elektronik biletler ile stada giriş yapılabilecektir (Taraftarımıza verilmiş olan geçici kombine kartlar ile). Hafta başında TFF ve yetkili tüm idari mercilerle elektronik bilet sistemine entegrasyona kadar geçecek önümüzdeki haftalar için geçici bir çözüm yolu bulma arayışımız yoğunlaştırılacaktır. Keza elektronik bilet entegrasyon ile ilgili sağlanan kısmi işbirliğine ilişkin açıklamalarımız hafta başında taraftarlarımızla paylaşılacaktır.FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ'
14 Göstergeyle Dünyada Türkiye
etiket
Memleket ahvalimizin yüreğinde her daim böbürlenmeye yönelik bir şevk olsa da şu günlerde bu şehveti benzersiz bir heyecanla yaşadığımıza şüphe yok. Pek değerli matbuatımıza bakarsanız Viyana kapılarına dayanmış bir ecdadın kökleri mazide gözleri atide evlatları olarak bölgemizde lider, dünyada imrenilen bir ülke olmanın kıvancını yaşıyor, her vesileyle övünmemiz gereken bu altından günlerin saadetini hissediyoruz. Ancak gerçekte durum nedir bunu objektif olarak da görmeye bir miktar ihtiyacımız olduğu ortada. Bu vesile, temel göstergeler açısından 14 maddede Türkiye'nin dünyadaki yerine bir daha bakalım dedik. Durum Şampiyonlar Ligi finaline çıkma hülyaları içerisinde yüzen Türk futbol takımlarının halinden parlak değil.
Sunday Times: 'IŞİD Türkiye'den Fidye İstedi'
ABD Başkanı Barack Obama’nın yaptığı açıklamalarda Amerikan askerlerini kara savaşına sokmayacağını vurgulamasına rağmen, İngiltere’de yayınlanan ciddi pazar gazetelerinden The Sunday Times, “Kürtler IŞİD’den kaçarken, Obama kara savaşına hazır” manşetli yarım sayfadan büyük haberinde, Barack Obama’nın terörist grup IŞİD’i yok etme hedefine ulaşabilmek için Suriye’deki bazı kara askerlerini kullanmak zorunda kalacağına dikkat çekti.ABD'’nin yüksek rütbeli generallerine brifing veren ABD kongre üyelerinden edinilen bilgilere dayalı haberde, ABD’de IŞİD tehlikesini Amerikan kamuoyuna anlatmakla dikkat çeken kongre üyesi Peter King, Batı’nın IŞİD’e karşı uzun ve zor bir savaşla karşı karşıya kalacağını söylerken Kara Kuvvetlerini devreye sokmaya karşı çıkan Obama’nın askeri danışmanların tavsiyesi üzerine kararını değiştirebileceğini ileri sürdü.Peter King’in yorumları, Barack Obama’nın bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na yapacağı küresel koalisyon güçlerini IŞİD’i Irak ve Suriye’de hedef almaya davet edeceği konuşmasından önce olması ABD’de etkili oldu.Obama’nın IŞİD’e karşı geniş bir koalisyonu yönetme hayallerinin IŞİD’in 101 gün sonra 49 Türk rehineyi serbest bırakmasıyla yükseldiğini yazan The Sunday Times, 49 rehinenin durumunun bugüne kadar Türkiye’yi frenlediğine dikkat çekti. Gazete ayrıca IŞİD’in Ankara’dan 100 milyon dolar fidye istediğini ileri sürdü. MİT ile gizli bir operasyon yapan Türk hükümetinin IŞİD’e fidye verilmediğinde ısrar ettiği kaydedildi.Kuzey Suriye’de toprak kazanan IŞİD’in 24 saatte 45,000 Suriyeli Kürdü Türkiye’ye kaçmaya zorladığı bildirildi.Sunday Times’a özel röportaj veren Cumhuriyetçi Peter King, Obama’nın kara askerlerini kullanmayacağını söylemesini “tereddütlü trompet”e benzetti.Faruk ZABCI - DHA
Reklam