Maven, Mars Yörüngesinde
NASA'nın Maven uzay aracı, bir yıl önce başlayan yolculuğunu tamamlayarak Mars'ın yörüngesine ulaştı. Keşif aracı, dün sona eren yolculuğunda toplam 710 milyon kilometre mesafe kat etti. Maven, Mars'ın üst atmosferini inceleyerek gezegenin geçmişine ait ipuçları bulmaya çalışacak.Maven robotik keşif aracı, bir yıl süren yolculuğunu tamamlayarak Mars yörüngesine girdi. NASA, uzay aracının dün gerekli manevrayı yaparak Kızıl Gezegen'in yörüngesinde konumlandığını açıkladı. 671 milyon dolarlık bir projenin ürünü olan Maven, Mars'ın üst atmosferi hakkında bilgi toplayacak.Maven'ın yörüngeye girmesini takip eden altı hafta boyunca Colorado'daki mühendisler yer istasyonlarından uzay aracının irtifasını ayarlayacak ve deneysel donanımları aktif edilecek. Mars yüzeyine inmeyecek olan Maven, Mars'ın atmosferinden topladığı örneklerle Kızıl Gezegen'in geçmişi ve yüzeyindeki değişimlere ışık tutmaya çalışacak.Bilim insanları, atmosferinden elde edilecek bilgilerle, bir zamanlar Dünya'ya benzediğine inanılan Mars'ın nasıl soğuk ve kuru bir hale geldiğini anlamaya çalışacak. Mars'ın su ve ideal sıcaklık içeren geçmişinde mikrobiyolojik yaşam barındırıp barındırmadığı sorusu halen net olarak cevaplanabilmiş değil.Başarı sinyali 12 dakikada geldiMaven, ABD'nin Mars'a yolladığı 10'uncu uzay aracını temsil ediyor. Bu araçlardan üçü başarısız olurken, yedisi Kızıl Gezegen'e ulaşmayı başardı. Maryland'de bulunan Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nden Colleen Hartman, 'Tırnaklarım kalmadı ama başardık. Gerçekten inanılmaz' ifadesini kullanırken, NASA bilim görevlerinin başında yer alan John Grunsfeld, 'Tek kelimeyle inanılmaz bir görüntü' yorumunda bulundu.NASA, Maven'ın yörüngeye girmek için yarım saat süren manevrasına başlamak için frenlerini devreye soktuğu esnada saatte 16 bin kilometre hızla ilerlediğini belirtti. Manevranın tamamlanmasının ardından Maven'ın başarılı olup olmadığını anlamak için 12 dakika daha beklemek gerekti. Bu süre içinde Maven'ın gönderdiği radyo sinyalleri, Pazar günü Dünya'dan 222 milyon uzakta olan Mars'tan yer istasyonlarına ulaştı.Mars yörüngesinde keşif yapan NASA'nın MRO (Mars Yörünge Kaşifi) ve ESA'nın Mars Express uzay araçlarına iki gün sonra Hindistan'ın Mangalyaan uzay aracı da katılacak.Kaynak: Al Jazeera
Tüm Bilimkurgu Filmlerindeki Uzay Gemileri!
Sağlam bir bilimkurgu hayranıysanız dikkat! Dirk Loechel günümüze kadarki bilim kurgu eserlerinde yer alan uzay gemileri derlemesi nihayet bitti. Bu inanılmaz büyüklükteki tabloda ‘neredeyse’ tüm gemiler dahil edilmiş, Star Wars serisindeki ‘Death Star’ tabloya dahil olmasa bile kalan gemileri birbirleriyle kıyaslamak için birebir. Buradan büyük boyutlu haline erişebilirsiniz.
Erdoğan: 'Velev ki Takas Yapıldı...'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan BM’nin Genel kurul görüşmelerine katılmak üzere New York’a hareketinden önce basın toplantısı düzenledi. Erdoğan 'Türk rehinelerin kurtarılması için takas yapıldı mı' sorusuna, 'Velev ki olsa dahi böyle bir takas olmuş olsa bile ben şuna bakarım: Benim 49 vatandaşımızın karşılığı hiçbir şeyle değişmez, hamdolsun ailelerine kavuştu diye düşünürüm' cevabını verdi.Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in (BM) 69’uncu Genel Kurul görüşmelerine katılmak üzere New York’a hareket etmeden önce Ankara Esenboğa Havalimanı’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.'1 AY TÜM PERSONELİMİZ İZİNLİ OLACAK'Kurtarılan konsolosluk personelleri ve ailelerini Köşk’te ağırladığını ve onlara 1 aylık izin verildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bizim için gerçekten tarihi bir anı yaşadığımız ve 102 gün süren Musul Başkonsolosluğumuzdaki başkonsolos ve tüm görevliler ile ilgili sürecin gerçekten başbakanlığım döneminden itibaren sağ salim biz görevlilerimizi ülkemize döndürmenin gayreti içerisindeyiz. Hep bunu ifade etmiştim. Hamdolsun sağ salim 49 görevlimizin ülkemize dönmesi ailelerine kavuşması bizim ayrı bir mutluluk vesilemiz oldu. Bu sabah ben kendileriyle tüm aileleriyle Çankaya’da bir araya geldim. Kendileriyle konuşmamızda 1 ay izin kendilerine verme noktasındaki başbakana da bunu ileterek, dedi ki kendilerini bir ay izinli kılalım. 1 ay süre ile bu kardeşlerimiz ayrılığı gitmez ama giderilmiş olsun dedik. 1 ay tüm personelimiz izinli olacak' dedi.'BU, TARİHE DÜŞÜLECEK ÖNEMLİ BİR KAYITTIR'Milli İstihbarat Teşkilatı’na teşekkür eden Erdoğan, şunları kaydetti:'Bu süreçte bizimle olan bu haberleşme ağını çok başarılı bir şekilde sürdürdüler. Sadece adıyla müsemma olduğu burada milli bir istihbarat çalışması sürdürüldü. Herhangi bir yerden burada ikili üçlü böyle bir şey söz konusu değil. Tamamıyla kendi gayretleri ile bu işi sürdürdüler ve bu noktaya vardılar. Burada işin farklı gelişmeleri olabileceği için de her an yine Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta Genelkurmay Başkanım olmak üzere sürekli bu olayın başından itibaren içinde oldular. Birlikte böyle bir operasyonu sürdürdük. 8. noktaya kadar devamlı bu takipler yapıldı. Bugün neredeler, yarın nerede olabilirler. Hep bunun araştırması, çalışması yapıldı. Bu tarihe düşülecek önemli bir kayıttır diye inanıyorum.''MADDİ PAZARLIK KATİYEN SÖZ KONUSU DEĞİL, DİPLOMATİK PAZARLIK SÖZ KONUSU'Türk personellerin kurtarıldığı operasyon ile ilgili pazarlık yapıldı iddiaları sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu iddiaları ileri sürenler neye dayanarak bunu ileri sürüyorlar, bilemem. Pazarlıktan neyi kastediyorlar bunu da bilemem. Burada eğer maddi bir pazarlıktan bahsediyorlarsa böyle bir şey katiyen söz konusu değil. Ama siyasi noktada diplomatik bir pazarlıktan bahsediyorlarsa tabi ki siyasi, diplomatik bir pazarlık kesinlikle söz konusu. Zaten bir diplomasi zaferidir bu. Bu siyasi bir pazarlığın neticesidir. Başkonsolosumuz Öztürk Bey, an be an bu konuda ayrı bir örnek teşkil etmiştir. Sürecin iyi yönetilmesinde onun da ciddi katkıları olmuştur. Çok açık net şunu söylüyorum. Olayın pazarlık boyutunu alışılmış bir maddi pazarlık diyorsanız böyle bir şey asla mümkün değildir. Olmamıştır. Şu an tabi elinde kalemi olan yazacak, ağzı olan konuşacak. Gölge düşürme gayreti içinde olanlar olabilir' diye konuştu.'BU TAVRI ARTIK BELİRLEMEMİZ LAZIM'Türkiye’nin koalisyon konusunda tavrının ne olacağı hakkında değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, 'NATO Zirvesi’ndeki görüşmelerde de ifade ettim. Bizim önümüzde böyle bir durum var. Biz bu çerçevede ancak insani yardım konusunda lojistik destek veririz. Bunun dışındaki işlerin içerisinde biz rol almayız dedik. Bundan sonraki süreçle ilgili mesele ayrı bir konu. Bu sabah başbakanımızla da görüştüm. Sizler çalışmalarınızı yapın dedim. Bizler de Birleşmiş Milletler’de zaten görüşmeler yapacağız. Döndükten sonra oturur değerlendiririz. Ne gibi bir tavır alacağız ki bu tavır, daha çok tabi Suriye’den Irak’tan şu anda ülkemize gelen komşu ülkelerdeki dost, kardeşlere karşı ortaya koymamız gereken bir tavırdır. Bu tavrı da artık belirlememiz lazım. Operasyon denilince akla sadece uçakların vurması, tank, top, silah bunun olması anlamına gelmez. İşin bir de siyasi diplomatik operasyon çeşidi vardır. Şu andaki uygulama bu ikinci söylediğimdir. Bu operasyon da başarıyla neticelenmiştir' ifadelerini kullandı.'ÇALIŞMA TAMAMIYLA MİLLİDİR'Türkiye’nin yabancı istihbarat birimlerinden destek alıp almadığı sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Çalışma tamamıyla millidir. Tamamıyla istihbarat örgütümüzün çalışmasıyla bu iş olmuştur. Bölgede bazı teknik istihbarat bilgileri bölge ülkeleri arasında yapılmaktadır. Bunların içerisinde de zaman zaman insani istihbarat da olmaktadır. Ama bunlar istihbaratın geneliyle ilgili alakalı konudur. Bu operasyon tamamıyla bizim kendi istihbarat teşkilatımızın hünerini ortaya koyduğu, bölgede Türkiye’nin dikkate alınmasını gerektiren bir hareket olmuştur. Bölgede Türkiye’siz bir karar vermek aslında şu andaki gelinen neticenin de en önemli sebeplerinden birisidir' diye konuştu.'TAMPON BÖLGE KONUSU ÖNEMLİ'Tampon bölge konusu ile ilgili gelinen nokta sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bizim silahlı kuvvetlerimizin başta Amerika olmak üzere diğer silahlı kuvvetlerle bölgede bir çalışması var. Tampon bölge konusu önemli. Bu da Suriye tarafında bizim sınırımıza yönelik bir tampon bölge oluşturulması benim NATO Zirvesi’nde zaten işlediğim bir konuydu. İkili görüşmemizde Obama’ya bu konuyu aynı şekilde ifade etmiştim. Bu konuda müşterek ne gibi adımlar atabiliriz, buradaki sınırlarımız ne olabilir, hangi çerçevede bu adımlar atabiliriz bunları kendileriyle konuştuk' diye yanıt verdi.'ULUSAL GÜVENLİK STRATEJİSİNİ TEKRAR GÖDEN GEÇİRECEĞİZ'Türkiye bundan sonra muhalif olarak koalisyona katkı vermeye sıcak mı bakıyor, sorusu için Erdoğan, 'Koalisyon ve bu koalisyon güçleriyle bundan sonraki yol haritası bütün bunların geniş istişaresi aramızda yapılması gerekir. Geniş istişareden sonra da kararı ona göre alırız. Bunlar ayaküstü hemen bizim cevaplayacağımız konular değil. 1 milyon 300 bin insan artık ülkemize gelmiştir. Arkadaşlarımız hükümet olarak bu çalışmayı aralarında görüşecekler. Döndükten sonra biz kendileriyle ulusal güvenlik stratejisini tekrar gözden geçireceğiz' ifadelerini kullandı.'BENİM 49 TANE VATANDAŞIMIN KARŞILIĞI HİÇBİR ŞEYLE DEĞİŞİLMEZ'Operasyonel anlamda rehinelerin kurtarılması ile ilgili 3 IŞİD militanı ile takas iddiaları sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Her şey milli. Bütün bu operasyonun her türlü başlıkları tamamen Milli İstihbarat Teşkilatımızın maharetidir. Burada takas oldu mu olmadı gibi şeyler, herkes bir şey yazacak. Biz burada şuna bakacağız. Takas oldu ya da olmadı. Netice bizim 49 tane vatandaşımız Türkiye’ye geldi. Bizim bu 49 vatandaşımızı hiçbir şeyle değiştirmemiz mümkün değil. Bunun üzerinde durmamız lazım. Velev ki böyle bir takas dahi olmuş olsa ben şuna bakarım bir cumhurbaşkanı olarak. Benim 49 tane vatandaşımın karşılığı hiçbir şeyle değişilmez. Onlar artık ülkeme geldi. Bundan sonraki süreç bizler için çok daha farklı olacaktır. Karar alma mekanizmalarımız çok daha rahat karar verecektir' dedi.DHA
Türkiye'ye Yeni Bir Göç Dalgası
Suriye'deki IŞİD saldırılarından kaçan Kürtler Türkiye'ye bir noktadan daha girmeye başladı. Göçün adresi bu kez Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı köyler oldu. Bir günde yaklaşık 4 bin kişi Türkiye’ye geçti. IŞİD sınıra 300 metre uzaklığa mevzilendi.Cuma günü Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinin Suriye sınırındaki tellerin kesilmesiyle sığınmacılara açılan geçişler genişliyor. Suruç'tan sonra Birecik’e sınır olan Suriye’nin Korali, Selem,Celayki, Aşma köyleri ve çevresi pazar sabah saatlerinden itibaren Irak Şam İslam Devleti güçlerinin hedefi oldu. Tanklarla bölgeye giren IŞİD güçleri, yerleşim yerlerine yaklaştıkça bölge hakı da Türkiye’ye doğru akın etmeye başladı. Binlerce kişi sınırın hem Eşme hem Göktepe köyleri yakınlarındaki kesiminde toplandı. Köylerini terk edenler beraberlerinde hayvanlarını ve arabalarını da getirdi. Ancak sınırda güvenlik önlemi alan askerler, sadece insanların geçişine izin verdi.Bir günde yaklaşık 4 bin kişi Türkiye'ye geçti.'IŞİD'e 3 ay direndik'Al Jazeera'den Mahmut Bozarslan'ın haberine göre, Korali Köyünden gelen Mustafa Hüseyin, IŞİD militanlarının komşu köyde 4 kişiyi öldürdüğünü söyledi. Hüseyin, IŞİD militanlarının kendi köylerine yaklaşması üzerine kaçtıklarını söyledi.60 yaşındaki Haşim İsmail ise 10 haneli köylerinin 3 aydan beri IŞİD’e karşı direndiğini belirterek, 'Hiçbir örgüte bağlı kalmadan kendimiz direndik. Onlardan çok kişiyi öldürdük ve köyümüze sokmadık. Bugün tankla geldiler direnemedik” diye konuştu.IŞİD'den taciz ateşiCanlı hayvan ve araçların geçişine izin verilmediği için yüzlerce kişi Suriye tarafında kaldı. Bekleme sırasında bir araç hareket edince sınır güvenliği için döşeli olan mayın çarptı. Meydana gelen patlamada yaralanan olmadı.Türkiye tarafına geçenler ise saatlerce yakınlarının gelmesini bekledi. Bu bekleyiş sırasında yakındaki köyde bulunan IŞİD güçleri taciz ateşi açtı. Ateşe maruz kalanlar, sınırdaki askerlerin ateşe karşılık vermemesine tepki gösterdi. Sığınmacıların bir kısmı tarlalarda beklerken, bir kısmı ise yakınlarının yanına gitti.Yeni göç dalgası 100 bine ulaştıIŞİD'in Suriye'nin Türkiye sınırındaki Kobani'ye yaptığı saldırılar sonrası başlayan göç dalgasında Türkiye'ye sığınanların sayısı 100 bini bulmuş durumda. Açıklamayı Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Fuat Oktay yaptı. Oktay, herkesin bu insani dramı en aza indirebilmek için gece gündüz demeden özverili şekilde çalıştığını vurgulayarak, Yumurtalık bölgesine kurulan merkezde kabullerin devam ettiğini sözlerine ekledi.Kaynak Al Jazeera
Reklam
'İstanbul Halkını Cezalandırmayacağız'
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası ile Türkiye Taksiciler Vakfı, ayrı ayrı açıklama yaparak, yarın İstanbul'daki taksicilerin kontak kapama eylemi yapmayacağını duyurdu.Taksicilerin, ihalesi İsrailli bir firmaya verilen 'Taksi Çağrı Merkezi Projesi'ne karşı toplanan 5 bin imzayı öğleden sonra konvoy oluşturarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne sunacağı açıklandı.Tekelleşme oluşturacağı gerekçesiyle 'Taksi Çağrı Merkezi Projesi'ni protesto etmek isteyen taksicilerin yarın kontak kapatacağı yolunda çıkan haberler üzerine, taksici kuruluşları açıklama yaptı.İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Yahya Uğur, Oda'nın internet sitesinde yer alan açıklamasında, Çağrı Merkezi Projesi'ni Büyükşehir Belediyesi'ne kendilerinin önerdiğini belirterek, şunları söyledi:'Çağrı merkezi projemizi İBB’ye önerirken taksilerimizin içerisinde GPS sistemi ve panik butonu ile taksicinin güvenliğini, navigasyon sistemi ile konforu yine araçlarda bulunacak braille alfabeli iletişim tabelalarımız ile engelli müşterilerimizin ulaşım şartlarını kaliteli hale getirmeyi amaçlamıştık. Sistem sayesinde hangi aracın nereden nereye gittiğini görmüş olacağız. Arşivleme sistemi ile uzun süreyle kayıt tutulması sağlanacak. Böylece müşterilerimiz takside unuttukları eşyalarına kolayca ulaşabilecek. Çağrı merkezi sayesinde taksilerin müşteri aramak için boş dolaşmaları engellenmiş olacak, böylece hem taksicimiz yakıt sarfiyatından kurtulacak hem de İstanbullu her geçen gün artan trafik sıkışıklığını yaşamayacak. Ayrıca sistem kısa mesafede yolcu almama sorununun da önüne geçecek. Sistem zamandan ve yakıttan tasarruf kazandırması, kontrolü arttırması ve güvenliği sağlaması açısından çok önemli.Bugün gelinen noktada tek merkezden taksilerin kontrol edilmesi çalışmasının yürürlüğe girmesi memnuniyet vericidir.''İHALEDE TEK FİRMA OLMAZ...'Yahya Uğur, Oda olarak önerilerinin, bu ihalenin bir tek firma yerine, rekabete açık hale getirilmesi ve herkesin kendisini daha çok geliştirmesini sağlayacak şekilde düzenlenmesi olduğunu vurguladı.Uğur, şöyle devam etti:'Taksicileri temsil etme yetkisine sahip olmayan kişilerce hem medyanın hem de meslektaşlarımızın yanlış yönlendirilmeye çalışıldığını gözlemlemekteyiz. Taksicilerle ve mesleğimizle ilgili her tür konuda İBB ile sürekli iletişim ve çalışma halindeyiz. Oda olarak eylemlerin bir çözüm şekli olarak benimsenmesine karşı olduğumuzu sorunlarımızı kurum yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerimizle çözebildiğimizi tekrar hatırlatmak isterim. Bu sebeple yarın (22 Eylül 2014) bazı medya kuruluşlarınca yapılacağı söylenen eylemin gerçekliğinin bulunmadığını belirtmek isterim. Esnafımızın kendisini temsil etme yetkisi bulunmayan kişilerin yaptığı kasıtlı açıklamalara itibar etmemesini, halkımızın da herhangi bir sorun yaşamadan yarın da ulaşımlarına devam edebileceklerini hatırlatmak istiyorum.''İSTANBUL HALKINI CEZALANDIRMAYACAĞIZ'Projeye karşı olan Türkiye Taksiciler Vakfı'nın Başkanı Güneş Taş da bir açıklama yaptı. Taş, 'Pazartesi günü kontak kapatmayacağız. Haklı olduğumuz durumda, kontak kapatarak İstanbul halkını cezalandırmayacağız' dedi.Taş, Taksi Çağrı Merkezi Projesi'ne karşı Taksi Şoförleri Derneği ve Birleşik Taksi Şoförleri Derneği'nin de desteğiyle başlatılan imza kampanyasında 5 bin imzaya ulaşıldığını belirterek, 'İmzalar, konvoy halinde gelinerek, 22 Eylül Pazartesi günü saat 15.30'da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne sunulacak' dedi.İmzaları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da sunacaklarını vurgulayan Güneş Taş, 'Sektörümüzde tekelleşme istemiyoruz. Taksici dostu olduğunu her ortamda dile getiren Cumhurbaşkanımızdan bu haksızlığı gidermesi için destek bekliyoruz' şeklinde konuştu.İstanbul'da 17 bin 500 taksi ile ulaşıma ve İstanbul halkına hizmet ettiklerini anlatan Taş, 'Bu kampanyayla amacımız, belediye tarafından teknik yeterliliğe sahip yerli ve yabancı firmaların da lisans alarak serbestçe bu işi yapmalarıdır. Bu sayede rekabet artacak, kalite gelecek, taksici esnafı ve müşterisi kazanacaktır. Taksi ulaşımı sektöründe tekelleşme istemiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız taksici dostudur, yaşanan süreci hem kendisine anlatacağız hem de topladığımız imzaları sunacağız. Biz devletimiz ve milletimiz için varız.'Cihan OĞUZ / İstanbul DHA
İlker Başbuğ: 'Darbe Mağduruyuz'
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, 'Türk Silahlı Kuvvetleri personeline düşman hukuku uygulandı, kendi ülkesinde sizlerin adına Türk Milleti adına yargılama yaptığını iddia eden mahkemeler tarafından düşman hukuku uygulandı' dedi. Başbuğ, kendilerinin de bir darbe mağduru olduğunu söyledi.Başbuğ, Konyaaltı Belediyesi tarafından Cam Piramit'te düzenlenen 5. Antalya Konyaaltı Kitap Fuarı'na katıldı. Düzenlediği söyleşide 'Suçlamalara karşı gerçekler' adlı kitabını tanıtan Başbuğ, gençlere bol bol okumalarını ancak okurken sorgulamalarını önerdi.'Suçlamalara karşı gerçekler' adlı kitabının 6 Ocak'ta yayınlandığını ve yaklaşık 10 aydır büyük ilgi gördüğünü anlatan Başbuğ, kitabın 100 binin üzerinde basıldığını dile getirdi. Başbuğ, kitabında yazılanların roman ya da hikaye değil, gerçekler olduğunu belirtti.Son yıllarda Türkiye'de Türk Silahlı Kuvvetleri personeline yönelik akıl almaz, vicdanların kabul edemeyeceği iftiralara dayalı bir yığın suçlamaların yapıldığını ileri süren Başbuğ, bu iftiralar çerçevesinde yüzlerce Türk subayının, generalin, albayın tutuklandığını söyledi.Kısa sürede Türk Milletinin büyük bir çoğunluğunun haksızlıkları gördüğünü ve her gittiği ortamlarda insanların kendisine 'Yüreğimiz yandı, ağladık, kabul edemedik' diye haykırdığını belirten Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Kitabın bu kadar ilgi görmesinin ana nedeni sizlerin bu yaşananlara ilişkin gerçekleri, doğruları öğrenmek isteme arzunuz. Bu kitap ufak bir katkıda bulunduysa büyük mutluluk duyarım. Ayrıca ileride bu süreçler objektif gözle tarihçiler tarafından yazılacak, yalnız benim kitabım değil, bir yığın değişik cezaevlerinde yatan silah arkadaşlarımın sayısız kitapları da objektif gözle, tarihsel bakış açısıyla değerlendirilecek.''Düşman hukuku uygulandı'İlker Başbuğ, Türk Milletinin büyük çoğunluğunun ordusunu sevdiğini, kitabına olan ilginin artmasında da bunun etken rol üstlendiğini ifade etti. Bu ordunun Türk Milletinin ordusu olduğunu, herhangi bir sınıf ya da grubun ordusu olmadığını vurgulayan Başbuğ, ne olursa olsun Türk Milleti ile ordunun arasındaki tarihsel bağı kimsenin çözemeyeceğini, alçaltamayacağını, aşağı seviyelere çekemeyeceğini kaydetti.Türk Silahlı Kuvvetleri personeline haksız bir tutum sergilendiğini öne süren Başbuğ, şunları söyledi: 'Türk Silahlı Kuvvetleri personeline düşman hukuku uygulandı, kendi ülkesinde sizlerin adına Türk Milleti adına yargılama yaptığını iddia eden mahkemeler tarafından düşman hukuku uygulandı. İnanın bir gün kendi ülkemizde bize karşı düşman hukukuna benzer bir uygulamanın yaşatılabileceği aklımızın ucundan geçmezdi, hayal etmek bile mümkün değildi ama yaşanılanlar bir noktada düşman hukukudur. Nedir düşman hukuku, düşman tespit edeceksiniz, düşman diyemediler o zaman ne dediler, terörist dediler.'Mahkemelerde savunmaların kısıtlandığını, yapılan savunmaların ise dikkate alınmadığını iddia eden Başbuğ, gizli tanıklar, dijital veriler ortaya atıldığını ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde belirli bir kadronun tasfiye edilmesinin amaçlandığını belirtti.Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ, bu süreçte insanların haksız yere cezaevinde tutulduğunu, ailelerin eziyet gördüğünü, bazılarının hayatını kaybettiğini, 3 kişinin de kendilerine yönelik atılan iftiraların ağır olması nedeniyle intihar ettiğini anlattı.Yaşananların bedelini kimin ödeyeceğini soran Başbuğ, 'Elbette intikam, kin, nefret duyguları taşımıyoruz ama bu intikam duygularını taşımamamız yapılanların hesabının sorulmasını takip etmeyeceğiz anlamına gelmez. Herkes takipçisi olacak, siz de olmalısınız' diye konuştu.'Komployu kuranlar yargılanmalı'Ortada büyük bir komplo olduğunu ve komplonun ortaya çıkarılması noktasında sorumluluğun TBMM'de olduğunu söyleyen Başbuğ, sorumlularının bulunması için TBMM'de bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Başbuğ, kendilerinin de bir darbe mağduru olduklarına işaret etti.Yeniden yargılama konusuna değinen Başbuğ, 'Yeniden yargılama yapacaksınız, biz yargılanacağız peki bize karşı komployu kuranlar yargılanacak mı? Asıl onların yargılanması lazım. Yeni yargılama süreci de açın, adil bir şekilde. Bize yapılanlar onlara yapılmasın, adalet işlesin ama komployu, kumpası kuranlar da hesap versin. Yeniden yargılanmanın yanında yeniden yargılama da istiyoruz' diye konuştu.HSYK'daki seçimHakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) hukuki açıdan yargı süreçlerinde usul hataları yaşanmış ise olaya müdahale edebilecekken etmediğini iddia eden Başbuğ, HSYK'nın üzerine düşeni yerine getirmediğini, yaşananları izlediğini bilakis destek verdiğini öne sürdü.HSYK'nın 12 Ekim'de seçimi olacağını hatırlatan Başbuğ, 22 hakim ve savcının yeniden seçileceğini bildirdi. Bu seçimin önemini anlatan Başbuğ, şunları söyledi: 'Yargıya güven yüzde 20'lerde. Acı değil, vahim bir durum. Bu durumun düzeltilmesi lazım. İlk basamağı da HSYK'nın seçiminden geçiyor. Bu seçimde 14 bin hakimimiz ve savcımız oy kullanacak, 14 bin hakim ve savcımızın büyük bir bölümü yürekleri temiz, adalet duygusuna sahip. Bir vatandaş olarak isteğim, öyle oyunuzu kullanın ki yargı artık hiç kimsenin arka bahçesi olmasın. 14 bin hakim ve savcının yargıyı bu düştüğü noktadan kurtaracak şekilde akılları ve vicdanlarıyla oy vermelerine inanmak istiyorum. Aksi takdirde zor günler bizi bekler.'Başbuğ, geleceğe ümitle bakmak, iyimser olmak istediğini kaydetti. İlker Başbuğ, daha sonra kitabının imza törenine katıldı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da fuara katılarak, Başbuğ'u imza töreninde ziyaret etti.CNN Türk
Reklam
Müzik Dünyasından Sizi Oldukça Şaşırtacak 15 İlginç Bilgi
Müzik; tarzdan tarza, kültürden kültüre birçok farklı biçimleri olmakla berber evrensel bir bütünlüğe sahiptir. Hepimiz dinlediğimiz müzik tarzıyla ilgili birçok şey biliriz; ama bilmediğimiz birçok ilginç ayrıntıda bulunmaktadır.İşte o ayrıntılardan bazıları:
Sular Çekildi, Kale Göründü
Van'ın Erciş ilçesinde uzun yıllar su altında kalan Osmanlı kalesi, Van Gölü'nün sularının çekilmesiyle yeniden ortaya çıktıDoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşanan kuraklık nedeniyle birçok baraj, gölet ve su kaynağı kururken, Türkiye'nin en büyük gölü olan Van Gölü'ndeki su seviyesinin düşmesi, Erciş ilçesinde yıllardır su altında kalan Osmanlı kalesini ortaya çıkardı.Yapının büyük bölümünün su altında kalması nedeniyle ziyaret edilemeyen Van Gölü sahilindeki kaleye, şimdilerde yerli ve yabancı turistler büyük ilgi gösteriyor.Kaleyi gezen tarihçi-yazar Selahattin Koşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Urartu Krallığı zamanında Van Gölü sahilinde inşa edilen kalenin, Karakoyunlu Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde de onarımdan geçirilerek kullanıldığını belirtti. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde de geçen Osmanlı kalesinin 521 yılında Sultan Kılıçaslan tarafından Urartu Krallığı'nın temelleri üzerine inşa edildiğini anlatan Koşar, Kanuni Sultan Süleyman'ın da İran seferi sırasında kalede bir hafta konakladığına dair bilgiye sahip olduklarını ifade etti.Koşar, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan onarımın ardından yerli halkın kale çevresindeki yapılarda yaşadığını bildirerek, Van Gölü sularının 1800'lu yıllardan itibaren yükselmeye başlamasıyla insanların bugünkü Erciş bölgesine yerleştiğini dile getirdi. Kalenin, göldeki yükselmenin etkisiyle tamamen su altında kaldığını anlatan Koşar, kaledeki yapıların hem suyun hem de Van'da 23 Ekim 2011'de yaşanan depremin etkisiyle büyük hasara uğradığına dikkati çekti.Suların çekilmesiyle yeniden ortaya çıkan ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Erciş'teki tek eseri olan kaledeki belirli bölümlerin restorasyondan geçirilmesi gerektiğine değinen Koşar, yapılacak restorasyonla kalenin turizme kazandırılabileceğini sözlerine ekledi.(AA) - ALİ DAĞER
Reklam
Fenerbahçe Ülker Sezonu Kupayla Açtı
Zadar Turnuvası finalinde Cedevita ile karşılaşan Fenerbahçe Ülker, rakibini 75-67'lik skorla geçti ve sezonu kupayla açtı.Fenerbahçe Ülker'in kupaya uzandığı turnuvada Goudelock da En Değerli Oyuncu Ödülü'nün sahibi oldu.eurosport
Reklam
Bir Zamanlar Arda Kural Vardı
Geçirdiği hastalıklar ve bunalımlar Arda Kural'ı erken yaşta çökertti. Sosyal medyayı sallayan Arda Kural'ın yeni röportajı yıllar sonra nereden nereye dedirtti. Sanat yaşantısından uzaklaşan ve gözlerden uzak bir hayatı seçen genç oyuncu hareketleri ve son görüntüsüyle hayranlarını şaşırttı.
Detone Olmakta Master Yapmış İnsanlar
Şarkı söylemek her baba yiğidin harcı değildir ses güzelliğinden önce büyük bir özgüven ister. Fazla özgüven sahibi olmakta iyi değildir sonra bu arkadaşlar gibi canlı yayında fortlayabilirsiniz şimdi izleyelim
Reklam
Fenerbahçe Kadıköy'de 25 Maçtır Kaybetmiyor
Spor Toto Süper Lig'de Gaziantepspor'u 1-0 yenen Fenerbahçe, iç sahadaki yenilmezlik serisini 25 maça yükseltti.Kadıköy'de ligdeki son yenilgisini iki sezon önce (2012-2013 sezonu) 20. haftada, 3 Şubat 2013'te Sivasspor karşısında (2-1) alan Fenerbahçe, bu karşılaşmanın ardından oynadığı 25 maçta 22 kez kazandı, 3 beraberlik aldı.2012-2013 sezonunun son 6, 2013-2014 sezonunun ise 17 iç saha maçını yenilgisiz geçen 'Sarı Kanaryalar', 2014-2015 sezonunun ilk iki maçını da galibiyetlerle geride bıraktı.Fenerbahçe, sahasında oynadığı son 25 maçta 64 gol attı, kalesinde ise 17 gol gördü.eurosport
İsmail Kartal'dan Emenike Cevabı
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, 1-0 kazandıkları Gaziantepspor maçının ardından açıklamalarda bulundu.İsmail Kartal'ın açıklamaları şu şekilde'Hafta başından beri ben ve ekibim rakibi analiz ettik, zor geçeceğini biliyorduk. Maç her iki takım lehine de sonuçlanabilirdi. Biz kazandık, bunun için oyuncularımı tebrik ediyorum. Baktığınız zaman bu ligde her an her şey olabiliyor. Bunun olmaması için mücadele ettik. Gaziantepspor takımı iyi hazırlanmış, onları tebrik ederim, onlar da kazanabilirdi. İki takımın da pozisyonları vardı.'EMENİKE OLAYIBir soru üzerine Emenike olayını da değerlendiren İsmail Kartal, 'Ben de futbol oynadım, zaman zaman böyle gerginlikler olabilir, öfke olabilir, maçtan sonra oturulup konuşulur, birbirimize sarılırız. Sonra işimize bakarız. Bu tip olaylar dünyanın en büyük takımlarında oluyor olmaya devam edecek. Oyuncular bana güveniyor ben de onlara güveniyorum, onları çok seviyorum. Çok çalışıyoruz, her şeyin daha iyi olması için çalışıyoruz. Açık ve net konuşmam gerekirse, bir hamle yapacaktım, düşüncelerim içinde Emenike, Kuyt, Diego birini çıkarmak vardı. Bir hamle yapacaktım, tercihimi o an gerginlik olunca Emenike'den yana kullandım. Hem oyuna müdahale etmek, hem Emenike'yi korumak için bu kararı verdim' şeklinde konuştu.PENALTI HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜOkan Buruk'un 'penaltı değildi' şeklinde görüş belirttiğinin hatırlatılması üzerine ise sarı-lacivertli çalıştırıcı, 'Penaltı pozisyonunu daha izlemedim, ama unutulmasın ki bizim ilk maçımızda da penaltı verilmedi, hatta o pozisyon kırmızı kartmış. Bütün kamuoyu böyle kabul etti. O gün biz de kaybedebilirdik. Biz hakemlerimize güveniyoruz, izlemediğim için bu pozisyon hakkında yorum yapmayacağım' diye konuştu.skorer
Gergin Gecede 3 Puan Penaltıyla Fenerbahçe'nin
Spor Toto Süper Lig'in üçüncü haftasında Fenerahçe sahasında Gaziantepspor'u konuk etti, gergin geçen 90 dakika ev sahibi takımın 1-0'lık üstünlüğüyle sonuçandı.Sarı lacivertli takıma Gaziantepspor karşısında üç puanı getiren gol kaptan Emre Belözoğlu'ndan geldi.2. dakikada İbrahim Akın'ın ceza alanı dışından sert şutunda, savunmada Alves'e çarpan topu, kaleci Mert Günok kornere tokatladı.4. dakikada Mehmet Topal'ın ceza alanı dışından kaleye uzak mesafeden vuruşunda, top yandan auta çıktı. 6. dakikada Emenike'nin ceza alanı dışından sert şutunda, meşin yuvarlak direğin yanından auta gitti.23. dakikada Mustafa Durak'ın ceza yayı önünden vuruşunda, kaleci Mert Günok uzanarak, topu kornere çeldi. 24. dakikada sağdan İbrahim Akın'ın kullandığı korner atışında, yükselen kaleci Mert Günok, topu elinden kaçırdı. Altıpasa düşen topa bir kez daha hamle yapan Mert, meşin yuvarlağı kontrol etti.25. dakikada Diego'nun ceza alanı dışından sert şutunda, top yandan auta çıktı. 29. dakikada sağdan ceza alanına giren Gökhan Gönül'ün yerden ortasında, Emenike'nin müsait durumda vuruşunda, kaleci Eray Birniçan iki hamlede topu kontrol etti.31. dakikada ceza alanı dışından İbrahim Akın'ın yerden sert şutunda, kaleci Mert Günok üzerine gelen topa sahip oldu. 45. dakikada Gökhan Gönül'ün ceza alanı dışından vuruşunda, kaleci Eray Birniçan üzerine gelen topu iki hamlede kontrol etti.Karşılaşmanın ilk yarısı, 0-0 berabere tamamlandı.İkinci yarıda da sahada istekli ama etkisiz bir Fenerbahçe vardı. Emmanuel Emenike taraftarların kendisine tepkisi sonrası el hareketiyle karşılışık verince gerilen Kadıköy'de konsantrasyon bu pozisyonla birlikte bozuldu.Oyunun son bölümünde savunmasında büyük açıklar veren Fenerbahçe, gol için tüm riskleri aldığı bölümde Gökhan Gönül'ün yerde kaldığı pozisyonla birlikte penaltı kazandı. Emre Belözoğlu'nun kullandığı penaltı vuruşuyla takımını öne geçirirken, maçın da skorunu belirledi: 1-0Bu sonucun ardından Fenerbahçe 7 puanla ikinci sıraya yükselirken, konuk Gaziantepspor 4 puanda kaldı.Eurosport
Reklam