Yayıncılar Katy Perry'nin Peşinde
ABD’li pop şarkıcısı Katy Perry, ünlü yayıncıları peşinden koşturuyor. Sanatçının “mutlaka bir biyografi yazması gerektiğini” düşünen yayıncıların, Perry’e milyon dolar barajını “epey geride bırakan” teklifler ettiği, ABD kitap endüstrisinde konuşuluyor. Yayıncılar Perry’nin hareketli hayatının yayımlanır yayımlanmaz çoksatan listelerini altüst edeceğini düşünüyor. Perry’nin tekliflere sıcak baktığı ama hangi yayıneviyle çalışacağına henüz karar veremediği söyleniyor. Şarkıcıyı 2012’de bir telefon mesajıyla terk eden ve ABD basınını uzun süre meşgul eden eski eşi Russell Brand, daha önce bir yayıneviyle anlaşarak yazacağı iki kitap için iki milyon dolar almıştı. Kitaplardan ilki 2007’de yayımlanmış, bir otobiyografi olan diğeriyse 2010’da raflardaki yerini almıştı. Taraf
Financial Times: Türkiye İnternet Üzerinde Kontrolü Artırıyor
İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiye'de hükümetin internet üzerinde kontrolü artırdığını yazdı.Gazetenin web sitesindeki haberinin başlığı, 'Türkiye internet üzerinde kontrolü artıran yasa tasarısını açıkladı'.Financial Times 'ın İstanbul'daki Türkiye muhabiri Daniel Dombey haberinde Türkiye'nin kısa süre önce BM'nin de desteklediği İnternet Yönetimi Forumu'na ev sahipliği yaptığını hatırlatmış.'Torba Kanun Tasarısı'nda son dakikada yapılan değişikliğe göre kişilerin hangi adreslere girdiği ve ne kadar kaldığına dair bilgiler artık Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda (TİB) saklanacak.Financial Times, TİB Başkanı'na 'ulusal güvenlik, kamu düzeninin korunması ve suç işlenmesini önlenmesi' için 4 saat içinde internet sitelerine erişimi engelleme yetkisi verildiğine dikkat çekiyor. Bu durumda engelleme kararı 24 saat içinde mahkemeye sunulacak ve hâkim 48 saat içinde kararını açıklayacak.Gazeteye konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Yaman Akdeniz'e göre tasarı Anayasa'ya uygun değil zira TİB gibi tartışmalı bir kuruma ne getireceği belli olmayan bir yetki veriyor.Financial Times'taki haberde TİB'in başında eski bir Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisinin olduğu, TİB'in bu yıl Twitter ve YouTube'a erişim yasağı getirdiği, Anayasa Mahkemesi'nin bu yasakları kaldırdığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ise TİB'in yetkilerinin MİT'e devretmesini planladığı yönünde sinyaller verdiği belirtiliyor.Yine gazeteye konuşan adı açıklanmayan bir yetkili, 'Uzmanlar çok sayıda başka seçenek üzerinde de çalıştı ama vatandaşlarımızın haklarını korumunun en iyi formülü bu' diyerek düzenlemeyi savunmuş.Princeton Üniversitesi'nden Bilgi Teknolojisi Politika Merkezi'nden Zeynep Tüfekçi'nin görüşleri ise şöyle:'Bu değişikliği İnternet Yönetimi Forumu'ndan hemen sonra yapmak, dünyaya ve (11. Cumhurbaşkanı Abdullah) Gül'e biz bildiğimiz gibi davranacağız demektir. Bu da Erdoğan'ın yolu ve çok güçlü bir mesaj gibi görünüyor.'Geçen yıl TBMM'den geçen internet yasasında, Gül'ün itirazı üzerine bazı değişiklikler yapılmıştı.TİB'in 'internet üzerinde hangi kullanıcının hangi adresi ziyaret ettiği, hangi kişi ile ne zaman ve ne kadar süre ile iletişim kurduğu yönündeki' önemli bilgileri içeren internet trafiğine ilişkin verilere erişmesi için 'mahkeme kararı' şartı getirilmişti.Kamuoyunda 'torba tasarı' olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, sabaha karşı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.Fianancial Times haberinin sonunda ise Torba Yasa Tasarısı'nın yürürlüğe girmesi için nihayetinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayının gerektiğini hatırlatmış.BBC Türkçe
Kaş Kaymakamı'na Göre Mahir Çetin Cinayetinde 'Etnik Bir Unsur' Yok
Antalya'nın Kaş İlçesi'nde 3 Eylül gecesi iki grup arasında çıkan kavgada başına aldığı darbelerle beyin kanaması geçirip ölen Batmanlı 20 yaşındaki Mahir Çetin'in yanında olan Vedat Çetin 'Ülkücü grup, bize 'Pis Kürtler' şeklinde hakaret ve küfürlerle saldırdı' dedi. Kaş Kaymakamı Selami Kapakkaya ise olayın etnik unsurun olmadığını, bar çıkışında alkollü iki grubun kavgasından kaynaklandığını açıkladı. Çetin'in amcası Hikmet Çetin de kaymakama gönderdiği mesajda bu açıklamayı doğruladı.Kaş'taki olay, 3 Eylül'de saat 03.30 sıralarında meydana geldi. Çalıştığı otelden çıkan ve kuzeni Vedat Çetin ile birlikte bir barda eğlenen Mahir Çetin, çıkışta karşılaşıp tartıştıkları bir grup gençle kavga etti. Kavga sırasında aldığı darbeler sonucu beyin kanaması geçiren Mahir Çetin, götürüldüğü Fethiye Özel Lokman Hekim Hastanesi'nde müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Kavgada başına şişe vurulması nedeniyle baygınlık geçiren Vedat Çetin ise Kaş'taki bir hastanede ayakta tedavi edildi.Cenazesi otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu morguna götürülen Mahir Çetin'in hazırlanan otopsi raporunda, darp sonucu beyin kanaması geçirmesine bağlı olarak yaşamını yitirdiği kaydedildi.Ailesinin teslim aldığı cenaze, 5 Eylül günü Batman merkeze bağlı Sinan Köyü'ne getirilerek, köy mezarlığında toprağa verildi.Olayla ilgili soruşturma başlatan Kaş Emniyet Müdürlüğü, ertesi gün 7 kişiyi gözaltına aldı. İfadelerinin ardından 6 kişi serbest bırakılırken, Mehmet Ali Çakmak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.Kavgada yaralanan Vedat Çetin, 20- 30 kişilik grubun kendilerine saldırdığını ifade etti. Çetin, 'Ülkücü grup, bize 'Pis Kürtler' şeklinde hakaret ve küfürlerle saldırdı. Mahir'i korumaya çalışırken bira şişesiyle kafama vurmaları üzerine baygınlık geçirdim' dedi. Çetin, saldırı yerini gösteren MOBESE ve işyeri kameralarına bakıldığında grupta kaç kişi olduğunun ortaya çıkacağını söyledi.KAYMAKAM: ETNİK HUSUS YOKKaş Kaymakamı Selami Kapakkaya ise olayla ilgili DHA muhabirine yaptığı açıklamada şunları söyledi:'Geçtiğimiz günlerde ilçemizde bar çıkışında iki tarafın da alkollü olduğu bir kavga meydana gelmiştir. Bu kavga neticesinde bir gencimiz hayatını kaybetmiştir. Burada bu olay farklı yönlere çekilmeye çalışılıyor. Kavgayı ayıran Doğu kökenli vatandaşlarımız, kesinlikle etnik bir hususun olmadığını, iki tarafın aşırı alkollü olduğunu, sürtüşme ve laf atmadan dolayı kavganın başladığını ifade etmişlerdir. Tabii ki biz bu gencimizin ölümünden dolayı çok üzgünüz. Kaşlılar da üzgün. Bu meydana gelen olay, herhangi bir siyasi grubun organizesiyle olmuş değildir. 3-5 dakika içinde meydana gelmiştir. Etnik bir husus kesinlikle yoktur. Bu olay bar çıkışında alkolün de etkisiyle aniden gelişen üzücü bir olaydır. Kavga öncesinde ve sırasında Kürtleri aşağılayıcı bir ifade söz konusu olmamıştır.'Kaymakam Kapakkaya, öldürülen Mahir Çetin'in amcası Hikmet Çetin'in kendisine cep telefonundan, 'Yaşanan üzücü olayın tarafı olarak biz kuzenimizi çok genç yaşta kaybettik. Acımızı yüreğimize gömdük. İnternet ortamında bu adli olayın tamamen siyasi ve etnik çatışma ortamına çekilmesi için uğraş veren yorumlardan rahatsızlığımızı ifade etmek istiyoruz. Bizler yaklaşık 30 yıldır Kaş'ta barış içinde yaşamayı başardık. Bundan sonra da barış içinde yaşamaya devam edeceğiz. Biz aile olarak adalete güveniyoruz ve bu olayın takipçisiyiz. Artık bu olayın farklı boyutlara çekilmemesi ve acımıza saygı gösterilmesini rica ediyoruz' mesajını gönderdiğini açıkladı.Amca Hikmet Çetin Facebook hesabından da bu sözleri tekrar eden bir ileti yazdı.HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç, yazılı basın açıklamasında 'Saldırı sırasında 'Pis Kürtler' ifadesini kullanmaları, saldırganların ırkçı niteliğini açıkça ortaya koyuyor. Bir halkın adının başına 'Pis' sıfatı konularak anılması başlı başına ırkçılık ve nefret suçudur ve cezalandırılmalıdır. Irkçı saldırı sırasında Mahir Çetin'in yanında bulunan ve yaralanan Vedat Çetin saldırganları '20- 30 kişilik bir Ülkücü grup' olarak tarif etmesine rağmen, saldırı sonrası sadece 1 kişinin tutuklanması, olayın örgütlü olduğu ve siyasi boyutunun örtülmek istendiğini gösteriyor. Mahir Çetin'in katili ırkçı grup en kısa zamanda yargı önüne çıkarılmalı ve adalet yerini bulmalıdır.' dedi.Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.(DHA)
Stripe, Apple Pay Entegrasyonunu Duyurdu, Sırada Square ve Diğerleri Var
Apple’ın 9 Eylül’deki lansman etkinliğinde Apple Pay’i duyurmasıyla birlikte, PayPal’ın sahibi eBay’in hisselerinde yüzde 2,8 düşüş yaşandı. Mobil ödemelerde taşları yerinden oynatması beklenen Apple Pay, bu süreci endüstride hızlı bir entegrasyonla başlatıyor gibi görünüyor.Apple Pay’in duyurulmasından kısa bir süre sonra Apple Pay desteğini duyuran Stripe, entegrasyonu en hızlı gerçekleştiren girişimlerden biri oldu. Stripe kullanıcısı işletmelerin Apple Pay seçeneğini uygulamalarına eklemesinin yolunu açan şirket, müşterilerini Ekim ayında piyasaya çıkacak olan Apple Pay için de hazırlamaya çağırdı. Halihazırda Instacart, Lyft, TaskRabbit ve Spring gibi çok sayıda hizmet odaklı uygulamayla birlikte çalışan Stripe, mobil ödemelerdeki yeni akımın öncülerinden biri olmak istiyor.Bu alandaki bir diğer önemli girişim Square de Apple Pay entegrasyonunu yapacağını duyurdu. Square CEO’su Jack Dorsey, Twitter hesabında Square’i kullanan milyonlarca müşterisinin Apple Pay dahil her türlü yeni ödeme alternatifini kabul edebileceğini söyledi.İki şirketin açıklamalarının ardından rakiplerinin de kısa sürede entegrasyonu takip etmesi bekleniyor. Yakın zamanda Bitcoin kabul etmeye başlayan PayPal’ın Apple ile ödemeler konusunda birlikte çalışıp çalışmayacağı ise en çok merak edilen konulardan biri. Bunun eBay yatırımcılarını mutlu edip etmeyeceğini bekleyip göreceğiz.Webrazzi
İşte Dev Maçın Hakemi!
Spor Toto Süper Lig'İn 2. haftasında oynanacak olan Trabzonspor-Fenerbahçe maçını Fırat Aydınus yönetecek.Ligtv
Torun Center'in Tapusu TOKİ'deymiş...
TORUN Center’da 1.5 yıldan bu yana yapı denetimi yapılmamış. Çünkü denetimden sorumlu TOKİ, Mart 2013’te projeden çekildiğini söylüyor. Ama tapu hâlâ TOKİ’de olduğu için başkası denetleyemiyor. TOKİ İstanbul Emlak Dairesi Başkanı’nın “Çekildiğimiz için artık denetim sorumluluğu ilçe belediyesindedir” iddiasını Şişli Belediyesi “Projenin tapusu TOKİ’de, yetkimiz yok” diye yanıtlıyor.Mecidiyeköy'deki Torun Center'de meydana gelen ve 10 işçimizin hayatını kaybettiği asansör faciasının ardından denetleme eksikliği konusunda her kurum topu bir başkasına atıyor. Gülistan Alagöz'ün Hürriyet'teki haberinde konuyla ilgili gelişmeler anlatıldı. İşte o haber:TOKİ ile Torunlar GYO’nun hasılat paylaşımı modeliyle hayata geçirdiği ‘Torun Center’ isimli konut ve ofis projesinde 1.5 yıldır yapı denetimi yapılmamış. Bunu TOKİ İstanbul Emlak Dairesi Başkanı Ali Seydi Karaoğlu’nun açıklamaları net olarak ortaya koyuyor. TOKİ’nin ilgili inşaat şirketinden Mart 2013’te 520 milyon lirayı peşin olarak aldığını belirten Karaoğlu, “Normalde inşaat bitince ödeme almamız gerekirdi. Ancak biz 520 milyon lirayı peşin aldığımız için projeden çekildik. Projede TOKİ’nin hiçbir hak ve sorumluluğu yok. Ancak meydana gelen olay nedeniyle son derece üzgünüz” dedi.Karaoğlan, “Üzücü olay sonrası TOKİ’nin de adının geçmesi üzerine şirkete çağrı yapmaya karar verdik. En kısa sürede bizde olan tapularını almalarını isteyeceğiz” dedi. Eski Ali Sami Yen Stadı arsasındaki projenin Yapı Denetim Kanunu’ndan muaf olduğu iddia edilmişti. Çünkü TOKİ projeleri 4708 sayılı bu kanundan muaf oluyor ve hiçbir denetim firması denetleyemiyor. Ancak Karaoğlu, projenin geçen yıl itibariyle TOKİ’den çıktığı için denetime tabi olduğuna ve sorumluluğun ilçe belediyesinde olduğuna dikkat çekiyor.Şişli Belediyesi yetkililerinin verdiği bilgiye göre, ilçe belediyeleri hiçbir şantiyedeki iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda denetim yapamıyor. Belediye yetkilileri, “İş güvenliğinde tek yetkili inşaat firması. Proje tapuda hâlâ TOKİ üzerinde. Şirket de ruhsat alırken harçtan muaf” dedi.Bu arada konuyla ilgili aradığımız Torunlar şirketinden herhangi bir açıklama yapılmadı.Denetimcinin görevi ne?Projenin raporlarını mevzuata göre incelemek, uygulama projesi ve hesaplarını kontrol ederek ilgili idareye uygunluk görüşünü bildirmekYapının ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetlemekYapım işlerinde kullanılan malzemeler ile imalatın, proje, teknik şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol etmekMalzemeler ve imalatla ilgili deneyler yaptırmak, sonuçlarını belgelendirmekDenetim sırasında yapıda kullanılan malzeme ve imalatın şartname ve standartlara aykırı olduğunu belirlediği takdirde durumu idareye rapor etmekYapı müteahhidi uyarıya uymadığı takdirde çalışma müdürlüğüne bildirmekRuhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç işgünü içinde ilgili idareye bildirmekTapu TOKİ’deyse yapı denetimi yaparTOKİ’nin hasılat paylaşımı modeliyle çıkardığı projelerde tüm harç ve emlak vergisi gibi vergilerden muafiyet var. Şirket TOKİ’den tapuyu aldıktan sonra belediyeye bildirim yapılıyor. Bildirimin ardından emlak vergisi ödemeye başlanması gerekiyor. Özel mülkiyete geçtiği için muafiyet ortadan kalkıyor. İnşaatı TOKİ yaptırdığı zaman kendi denetimi var ama özel inşaatlar bağımsız denetim firmalarının gözetiminde yapılıyor. Bilgi veren yetkili, “Arazinin tapusu TOKİ’nin elinde olduğunda hasılat paylaşımı modeline göre şirket TOKİ’ye ait tüm hakları kullanabiliyor. Ancak tapu devri yapıldıktan sonra bu sona eriyor. Tapu TOKİ’de olduğunda hem yapı denetimi TOKİ tarafından yapılıyor hem de vergi ve harçlardan istisna tutuluyor. Şu anda sözleşme çerçevesinde o inşaatın TOKİ ile bağlılığı yok, yarın bir TOKİ yetkilisi gitse inşaata almazlar” dedi. Ancak sektör temsilcileri, TOKİ ile iş yapan şirketlerin peşin ödemeden sonra TOKİ’den tapuyu almadıklarını söylediler. (Erdinç Çelikkan / Neşe Karanfil)TORUN CENTER’DA NE OLDU?2007’de Galatasaray Ali Sami Yen arazisi yerine Seyrantepe’de yeni stad için TOKİ ile protokol imzalandı. İlk ihalede Nurol Gayrimenkul ve Aşçıoğlu İnşaat 416.5 milyon verdi. TOKİ ihaleyi iptal etti. 2010 Mayıs’ında yapılan ikinci ihaleye Aşçıoğlu 461.5 milyon lira ile kazandı. Aşçıoğlu 2010’da Torunlar GYO ve Kapıcıoğlu ile ortak oldu. Projede yüzde 65 Torunlar GYO, yüzde 30 Aşçıoğlu İnşaat, yüzde 5 Kapıcıoğlu İnşaat ortak oldu. 2012’de Torunlar GYO, Aşçıoğlu İnşaat ve Kapıcıoğlu İnşaat ortaklığı arasında anlaşmazlık çıktı. 2012’de Aşçıoğlu, 2014’te de Kapıcıoğlu ortaklıktan ayrıldı.Para TOKİ’ye PEŞİN ÖDENDİTORUNLAR GYO’nun TOKİ’yle yaptığı arsa karşılığı gelir paylaşımı modeli için ödemesi gereken bedeli 2013’te peşin ödediği anlaşıldı. Torunlar’ın 29 Mart 2013’te Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, Torunlar GYO, Torun Yapı, Kapıcıoğlu Proje Ortaklığı ile TOKİ arasından imzalanan arsa karşılığı gelir paylaşım işine ilişkin sözleşme ile sözleşmenin imzalandığı tarihten başlamak kaydıyla ilki 30 gün sonra, son taksiti de 1425 gün sonra ödenmesi gereken TOKİ gelir paylarının, TOKİ ile Proje Ortaklığı arasında bu payların erken ödenmesi hususunda varılan mutabakata çerçevesinde 345 milyon 250 bin lira olarak ödendiği belirtildi.CHP’den tek maddelik teklifCHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Torunlar inşaatında 10 işçinin güvenlik önlemlerieksikliği nedeniyle ölümü üzerine TOKİ’nin onayladığı, ortak olduğu ve bizzat yaptığı inşaatlara tanınan yapı denetim muafiyetinin kaldırılması için TBMM’ye bir teklif verdi.Gülistan ALAGÖZ - Fotoğraf: Zeynep BİLGEHAN | Hürriyet
KA.DER: CHP Kotayı Kadın Adayların Aleyhinde Kullandı
KA.DER, CHP Parti Meclis seçimlerinde kadınlar için konan 'cinsiyet kotası'ndan üç erkeği gösterip iki kadının elenmesini kınayarak yöneticilerden haksız uygulamanın düzeltilmesini talep etti.KA.DER, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Parti Meclis seçimlerinde kadınlar için konan 'cinsiyet kotası'ndan üç erkeği gösterip iki kadının elenmesini kınadı.KA.DER, açıklamasında eşit temsil ilkesini ihlal eden bu haksız uygulamanın düzeltilmesini talep etti.'Sosyal demokrat bir siyasi parti olma iddiasındaki CHP, Parti Meclisi seçiminde 'cinsiyetçi kadın kotası'nı erkek egemen bakış açısıyla değerlendirmiş ve kotayı kadın adayların aleyhinde kullanmıştır.'CHP, oldukça karmaşık gibi görünen bir taktikle aslında tüzüğünde yer alan ve kadın temsiliyeti için konan yüzde 30 'cinsiyet kotası'nı tüzükte erkek ve kadın denmediği için erkekler lehine kullandı.Sistem şu şekilde işledi:CHP’de 60 kişilik Parti Meclisi listesinin sekiz kişisi “Bilim Yönetim ve Kültür Platformu” olarak seçiliyor. Bu platformun seçimlerinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu toplam 12 aday gösteriyor. Delegeler de bu 12 adaydan sekizini seçerek, Parti Meclisi’ne taşıyor.Kılıçdaroğlu dokuz kadını aday olarak gösterdi. Bu isimler şöyle: Emel Yıldırım, Elfin Tataroğlu, Ayşe Nilden Postalcı, Gülsün Bilgehan, Ayşe Eser Danişoğlu, Gaye Usluer, Selin Sayek Öke, Seyhan Erdoğdu, Ayşin Tektaş Keskin.Dokuz aday kadın olunca yüzde 30 kota doldurulacağı için kalan üç aday Mehmet Bekaroğlu, Sencer Ayata ve Burhan Şenatalar olarak gösterildi. Ancak bu üç erkek aday, seçilmeleri garanti olsun diye yüzde 30 cinsiyet kotasına dahil edildi. Böylece az oy alsalar bile kota sistemi nedeniyle seçilmiş olacaklardı.Böylelikle 1119 delegenin oy kullandığı seçimde en az oy alan isim Mehmet Bekaroğlu, kendisinden daha fazla oy alan Genel Başkan Yardımcısı Emel Yıldırım’ın önüne geçerek Parti Meclisi'ne girdi; Yıldırım ise meclis dışı kaldı.Aynı şekilde 683 oy alan Ayşe Nilden Postalcı liste dışı kalırken, 624 oy alan Sencer Ayata listeye girdi.Yani dokuz kadın adaydan beşi ve üç erkek PM'ye girmiş oldu.KA.DER açıklamasında şöyle dedi:'Ayşe Nilden Postalcı ve Emel Yıldırım'ı liste dışı bırakan anlayış, CHP'de uygulanmakta olan kadın kotasını üst sınır olarak kabul edip, PM'ye daha fazla kadın alınmasını engelleyen eril zihniyetin sonucu.'Oysa sözü edilen kota Parti Meclisi'nde yer alması gereken kadın sayısının alt sınırını kritik eşik olarak belirlemeli.'Yerel seçimlerde tüzüğündeki yüzde 33 kadın kotasını uygulamayıp yüzde 10‘a bile ulaşmayan CHP yönetimi, Parti Meclisi seçiminde söz konusu erkekler olunca çok hızlı bir çözüme imza atarak erkek egemen bir parti olduğunu bir kez daha gösterdi.' Bianet
"Beni Sokakta Keşfettiler"
Bursaspor'un Porto'dan 1 yıllığına kiraladığı Josue, 'Her futbolcu gibi futbola sokakta arkadaşlarımla oynayarak başladım. Beni sokakta oynarken keşfettiler' dedi.'PORTO BENİ DENEMEYE ALDI'Josue, BursasporTV'ye açıklamalarda bulundu. Babasının taraftarı olduğu Porto'da oynamasını istediğini dile getiren Josue, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Sokakta arkadaşlarımla oynarken bir Porto gözlemcisinin dikkatini çekmişim. Porto alt yapısında oynamam için ailemin belli bir ücret ödemesi gerekiyormuş. O zaman durumumuz yoktu. Porto beni denemeye davet etti. Burada başarılı oldum, denemeyi geçtim ve ücretsiz olarak eğitim alabileceğimi söylediler. Böylece kulüp hayatım başlamış oldu.''BELLUSCHI'Yİ KADRODA GÖRÜNCE KABUL ETTİM'Bursapor'a transferinin nasıl gerçekleştiğini de anlatan Josue, bu konuda şunları söyledi: 'Bir gece vaktiydi. Yorgundum ve uyumak üzereydim. Menajerim aradı. Portekiz ve Türkiye'den teklifler olduğunu söyledi. Ülke dışında oynamak istiyordum. Bursaspor'un da beni istediğini söyledi. Onlarla görüşmesini söyledim. Bursaspor'a gitmek istediğimi net bir şekilde söyledim. İnternetten araştırdım ve Bursaspor'un harika taraftarıyla karşılaştım. Belluschi'yi kadroda gördüm bu çok büyük bir artıydı. Şampiyon olduklarını gördüm. Teknik direktörün çok önemli bir geçmişinin olduğunu gördüm. Bende de onunla çalışma isteği uyandı. Tüm bunlar bir araya gelip Porto da bana izin verdiğinde çok mutlu bir şekilde çıkıp geldim. Türkiye'de oynayan diğer Portekizliler, Bursaspor ile ilgili çok güzel şöylediler. Bunlar gelmem için büyük bir artı oluşturdu.''BÜYÜK BİR ŞEHİR'Bursa'yı henüz gezme fırsatı bulamadığını ama büyük bir şehir olduğunu bildiğini söyleyen Josue, şöyle devam etti: 'Şehri gezme fırsatım olmadı. İmza atar atmaz Slovenya'ya ertesi gün de Trabzon'a geçtik. Sonra Bursa'da yoğun bir antrenman programı başladı. Görebildiğim kadarıyla büyük bir şehir. Şehrin imkanlarının kulübün imkanlarına yansıdığını gördüm. Gerçekten çalışmak isteyen oyuncularının tüm ihtiyaçlarını karşılayan bir tesis var. Herşeyin çok güzel gideceğini düşünüyorum.''FUTBOLCU OLMAK ZORUNDAYDIM'Josue, 'Futbolcu olmasaydın ne olurdun?' sorusuna, 'Ne yapardım bilemiyorum. 16 yaşımdayken antrenmanlarıma devam etmek adına eğitimimi bile yarıda bıraktım. Yemek yapmayı bile bilemem. Dediğim gibi ne iş yapardım bilmiyorum ama futbolcu olmak zorundaydım' cevabını verdi.'YETENEKLİ OYUNCULAR VAR'Josue, 'Takımı nasıl buldun?' sorusuna da şu cevabı verdi: 'Geldiğimden beri vaktim olmadı ama arkadaşlarımı gözlemlemeye çalışıyorum. Arkadaşlarımızı izledim. Birkaç tane genç ve yetenekli oyuncumuz var. Takım olarak ligde iyi şeyler yapma imkanımız var. Gücümüz var, o güce sahip olmak yetmiyor. Biz de çalışmalarımızı ona göre yapıyoruz. Bu potansiyeli somut bir görüntüye çevirmemiz gerekiyor.''GOL ATMA, ASİST YAPMA İSTEĞİYLE GELDİM'Gol atma ve asist yapma isteği olduğunu söyleyen Josue, açıklamasını şöyle tamamladı: 'İmza töreninde de bahsetmiştim. Başkanımız ve yöneticilerimiz de yanımdaydı. Bursa'ya futbol oynama, gol atma ve asist yapma isteğiyle geldim. Taraftarımızdan da kafamda bunların olmasını bilmelerini istiyorum. Takıma ve bana destek olsunlar. Biz elimizden geleni yapacağız. Hedefim milli takıma çağırılmak ve Bursaspor'u temsil etmek. Sadece ben değil Bursaspor da bana fayda sağlayacak. Potansiyeli olan bir kulübe geldim. Burada oynama süresi bulacağım. İki taraf da güçlerini birleştirecek ve güzel işler başaracağız.'Haber Türk
U2'nun Yeni Albümü Ücretsiz!
Apple CEO'su Tim Cook, U2'nun yeni albümünün iTunes'dan ücretsiz olarak indirilebileceğini açıkladı.Cook, 13 Ekim'e kadar tüm iTunes hesabı sahiplerinin 'Songs of Innocence' albümüne ücretsiz sahip olabileceğini belirtti.Hesabı olmayanlar da yeni hesap açmaları durumunda 13 Ekim'e kadar 11 şarkıdan oluşan albüme ücretsiz sahip olabilecek.Apple'ın açıklamasına göre 119 ülkedeki bütün iTunes Store'lardan (500 milyon kişiye denk geliyor) albüm indirilebilecek.Reuters | CNN Türk
Evine Usta Giren Kişinin Kazandığı 13 Erdem
Konfiçyüs der ki: 'Yüce insan sözlerinde mütevazı, icraatlerinde aşkın olandır' işte bunu bize ustalar öğretir. Yüzyıllar öncesinden Konfiçyüs sanki bugünün ustalarını anlatmıştır bizlere.
Dortmund'da Reus'tan Sonra Şimdi de Immobile Sakatlandı
Galatasaray'ın Devler Ligi'ndeki rakiplerinden Borussia Dortmund'un milli maç arası kabusu sürüyor.Geçtiğimiz günlerde Almanya'nın İskoçya ile oynadığı mücadelede yıldızı Marco Reus'u sakatlığa kurban veren Alman ekibi, bu sefer de İtalya'nın Norveç'i 2-0 mağlup ettiği mücadelede Ciro Immobile'ı kaybetti.Yapılan kontroller sonrasında, İtalyan oyuncunun sırtında zedelenme meydana geldiği ve uzun süre sahalarda uzak kalabileceği kaydedildi.İtalya takım doktoru Enrico Castellacci, sakatlık ile ilgili yaptığı açıklamada, 'Sakatlık gerçekleştikten sonra zar zor hareket edebiliyordu. Ancak birkaç dakika sonra daha iyi duruma geldi. Durumu ayrıntılı raporların ardından netleşecek' ifadelerini kullandı.Galatasaray'ın 4 Kasım 2014 tarihinde Devler Ligi D Grubu 3. maçında Borussia Dortmund ile karşılaşacak. (sporx)
ÖSYM İlk Elektronik Sınavı YDS ile Başlatıyor
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, ÖSYM yönetimi olarak kurumun tarihinde bir ilke daha imza atarak, 20 Eylül 2014't ilk kez elektronik ortamda sınav yapacaklarını açıkladı. Demir, elektronik ilk sınavın, 'e-YDS' olarak Yabancı Dil Sınavı İngilizce için düzenleneceğini ve adayların başvurularını ÖSYM'nin web sitesinden bugün ilan edilecek olan saatten itibaren 'ödemeler' sekmesinden kredi kartları ile sınav ücretini ödeyerek gerçekleştirebileceğini bildirdi.Ali Demir, ÖSYM'nin son 4 yıl içerisinde sınav sistemlerini sürekli iyileştirdiğini, bir yandan da sınav güvenliği ve kalitesini artırma çalışmalarına hız verdiğini ifade etti.ÖSYM olarak her türlü teknolojik gelişmeyi başarılı bir şekilde sınav uygulamalarına yansıtmayı ilke edindiklerini vurgulayan Demir, şöyle konuştu:'ÖSYM yönetimi olarak kurumun tarihinde bir ilke daha imza atıyoruz. ÖSYM, 20 Eylül 2014 tarihinde ilk kez elektronik ortamda sınav yapacak. Elektronik sınavın, çok gecikmiş bir uygulama olduğunu daha önce de dile getirmiştik.Elektronik sınav için gerekli kaynaklar oluşturuldu ve ilgili çalışmalar yakından takip edilerek gerekli alt yapının oluşturuldu. Elektronik sınav uygulamasıyla hem sınav kalitesinin artırılmasına hem de sonuçları olabilecek en kısa zamanda açıklamaya yönelik önemli bir adım atıldı. Yıllardır yürütülmekte olan kağıt ortamındaki sınav organizasyonları ile mukayese edildiğinde elektronik ortamda sınav yürütmenin sınav organizasyonu önemli oranda kolaylaştıracak.Bu uygulama ile ÖSYM, çağdaş ölçme ve seçme yapan kurumlar arasında özlenen yerini almış olacak. Bu kapsamda kurumun gelişmesine, kendisini yenilemesine ve kurumsal yeniden yapılanmasına ara vermeden devam edilmiş olacak.''Yazılımı ÖSYM geliştirdi'Prof. Dr. Demir, ÖSYM'nin sınav güvenliğini öncelikli olarak gördüğünden elektronik ortamda sınav gerçekleştirecek alt yapının tamamını kurumun kendi kontrolünde ve denetiminde yürüttüğünü bildirdi.Elektronik sınavla ilgili yazılımların kurum kaynakları kullanılarak ÖSYM personeli tarafından gerçekleştirildiğini açıklayan Demir, şu bilgileri verdi:'Sorular, ÖSYM içerisinde 'kırmızı alan' olarak ilan edilen ve tamamen dış dünya ile iletişimin kesilmiş olduğu bir ortamda konuşlandırılmış olan soru bankasından el değmeden çekilecek ve test otomatik olarak oluşturulacak. Oluşturulan elektronik sınav kitapçığı, ÖSYM'nin son yıllarda başarıyla uyguladığı 'her adaya farklı kitapçık' sistemi kapsamında rastgele karıştırılarak sınava giren aday sayısı kadar çeşitlendirilecek. Yani bütün soru kitapçıklarında sorular aynı, fakat dizilişleri ve cevap şıklarının yerleri farklı farklı olacak.Adaylar, sınav binasına alındıktan sonra soru kitapçıkları sınav binasında elektronik ortamda rastgele adaylar ile ilişkilendirilecek. Başlangıçta elektronik sınavlar sadece ÖSYM bünyesinde oluşturulmuş olan elektronik sınav merkezinde yürütülecek ve sonrasında başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere yurt içerisinde yaygınlaştırılacak. Elektronik sınav önceleri ayda bir kez yapılacak sonrasında ise daha sık periyotlarda tekrarlanabilecek.''Kontenjan sınırlı sayıda olacak'ÖSYM Başkanı Demir, elektronik ilk sınavın 20 Eylül 2014'te yapılacağını duyurdu. Sınavın 'e-YDS' olarak Yabancı Dil Sınavı (İngilizce) için düzenleneceğini ve yürütüleceğini belirten Demir, şöyle devam etti:'e-YDS kağıt ortamında uygulanan YDS sınavı ile aynı niteliklere sahip olacak. Sınav saat 14.00'te başlayacak ve 150 dakika sürecek. Adaylar, başvurularını ÖSYM'nin web sitesinden bugün ilan edilecek olan saatten itibaren 'ödemeler' sekmesinden kredi kartları ile sınav ücretini ödeyerek gerçekleştirebilecek. Sınırlı sayıda kontenjan olduğundan önce başvuran sınava girmeye hak kazanacak toplam kontenjan tamamlandıktan sonra sistem başvuruları kabul etmeyecek.'Deneme sınavı hazırlandıÖSYM Başkanı Ali Demir, e-YDS uygulamasının ilk defa gerçekleştirileceğinden, adayların sınavda uygulanacak ara yüzleri sınav öncesinde tanıması ve sisteme aşinalık kazanması amacı ile bir deneme e-sınavının oluşturulduğunu bildirdi. Adayların bu sınava erişimlerinin nasıl olacağının ÖSYM tarafından başvuru sırasında ayrıca bildirileceğini belirten Demir, '2014 yılı içerisinde toplam 4 defa tekrarlanması planlanan e-YDS sınavlarında elde edilen tecrübeler ile 'elektronik sınav yürütme sürecinde' ölçme kalitesinin artırılmasına yönelik iyileştirmeler gerçekleştirilecek, gerek görülen yeni uygulamalar ve yöntemler devreye alınacak' ifadelerini kullandı.
150 Yıla Kadar Hapsi İstenen Cinsel İstismar Sanığı 7 Ayda Tahliye Edildi
Diyarbakır'da kendisini subay olarak tanıtan ve 14 yaşındaki 3 kıza İngilizce ders verme bahanesiyle evine götürüp esrar içirdiği ve porno film izleterek cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 7 ay önce tutuklanan 42 yaşındaki U.Ç. yargılandığı mahkemede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararı dikkate alınarak tahliye edildi.Diyarbakır'da bir ortaöğretim kurumunda eğitim gören G.D., R.A. ve N.K. adlı kız öğrenciler, geçen şubat ayında öğretmenlerine cinsel istismara uğradıklarını söyledi. Öğrencilerin, internetteki sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta tanıştıkları bir subayın İngilizce ders vermek için kendilerini eve götürdükten sonra içki ve esrar verdiğini, porno film izlettirip cinsel istismarda bulunduğunu anlatması üzerine polise bilgi verildi. Polis, şüphelinin Facebook'ta Bora Çakır ve Ali Çalışır sahte isimleri ile 2 ayrı hesabı olduğunu belirledi.Bu kişinin evine operasyon yapan polis türcümanlık yaptığını söyleyen U.Ç.'yi gözaltına aldı. Evde askeri elbise, gaz tabancası ve mermiler bulunurken, şüphelinin bilgisayarını inceleyen polis, çok sayıda porno film ve öğrencilerle yapılan yazışmaları tespit etti.150 YIL HAPİS CEZASI İSTENDİHazırlanan suç dosyası ile adliyeye sevk edilen U.Ç., 28 Şubat'ta tutuklanırken, hazırlanan iddianamede şüphelinin 'Çocuğun cinsel istismarı', 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'Uyuşturucu ticareti yapma veya sağlama', 'Ateşli silah ve mermi bulundurma', 'Çocuğu müstehcen yayınları seyretmeye teşvik' suçlarından 150 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması istendi.İddianamede, kendisini subay olarak tanıtan şüpheli U.Ç.'nin çocukların güvenini kazanmak için ücretsiz İngilizce ders verme vaadinde bulunduğu, evinde bulunan üniforma, gaz tabancası ve mermileri mağdurlara gösterip güven duygusu oluşturduğu ifade edildi.İddianamede, mağdurların ruh sağlığının bozulduğu vurgulanırken sanığın bilgisayarında porno görüntüler tespit edildiği belirtildi.Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına 6 Ağustos'ta başlanan tutuksu sanık U.Ç.'nin kız öğrencilerin evine İngilizce öğrenmek için geldiğini, Facebook görüşmelerinde kendisinden sigara, alkol ve esrar istediklerini, yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini, tercümanlık yaparken adının zor telafuz edildiği için iki ayrı isim kullandığını söyledi. U.Ç. kız öğrencilere gerçek ismini söylediğini kendisinin mağdur olduğunu iddia etti.Sanık, mahkeme başkanının karşı oyuna rağmen tahliye edilmedi. Mahkeme başkanı karara muhalefet şerhine ilişkin, 'Suç vasfının değişme olasılığının bulunması, kaçma ya da delilleri karartma konusunda somut delil bulunmayışı, uzun tutukluluk süresinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi uygulamaları doğrultusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlali olarak değerlendirilebileceğini' gösterdi.İkinci duruşmaya tutuklu sanık U.Ç. ve mağdurlardan R.A. ve N.K. ile taraf avukatları katıldı. R.A., sanığın cinsel içerikli konuştuğunu kendilerine içki ve esrar getirdiğini, porno görüntüler izlettirdiğini ancak, fiziki teması olmadığını, bir arkadaşlarını tehdit etmesi üzerine olanları anlattıklarını söyledi.Ara kararlarını açıklayan mahkeme, kanıtların önemli ölçüde toplanması, sanığın tutukluluk süresi kaçma, gizlenme ya da kanıtları karartma olasılığının bulunmaması, uzun tutukluluk süresinin AİHM ve Anayasa Mahkemesi uygulamaları doğrultusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlali olarak kabul edildiğini bildirerek tahliyesine karar verdi. Dava eksiklerin tamamlanması için ertelendi. sondakika.com