Gazze'ye 5.4 Milyar Dolarlık Yardım
Gazze'yi yeniden imar konferansında şu ana kadar 5.4 milyar dolar bağış sözü alındı. Katar 1 milyar dolar, Türkiye ise 200 milyon yardım taahhüdünde bulundu.İsrail saldırılarıyla binlerce binanın yıkıldığı Gazze'nin yeniden imarı için yaklaşık 50 ülke Kahire'deki konferansta bir araya geldi. Toplam 5.4 milyar dolar yardım sözü verildi. Tahahhüt edilen toplam yardımın miktarını Norveç Dışişleri Bakanı açıklandı.Bakan Borge Brende, Mısır'ın devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, 'Katılımcı ülkeler, Filistinlilerin günlük ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 5.4 milyar dolar yardım sözü verdi' dediKonferansta 30'a yakın ülke dışişleri bakanı düzeyinde temsil edildi. Bu ülkeler arasında ABD, Japonya, Fransa, Ürdün ve Katar da vardı. BM Genel Sekreteri Bak ki-Moon, Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Arabi, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ve Ortadoğu Dörtlüsü Temsilcisi Tony Blair da konferansa katıldı.En büyük yardım Katar'danGazze'nin yeniden inşası için en büyük yardım Katar'dan geldi. Dışişleri Bakanı Halid Atiyye, Katar'ın Gazze'nin yeniden inşası için 1 milyar dolarlık bir bütçe ayırdığını açıkladı.Türkiye ise Gazze için 200 milyon dolarlık yardım sözü verdi. Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu ve Kuzey Afrika Masası Genel Müdürü Dizdar, 'Türkiye, Gazze'nin imarı için 2014-2017 yılları arasında ilave 200 milyon dolar daha yardımda bulunacak' açıklamasına yaptı.Dizdar, Türkiye'de düzenlenen Gazze'ye yardım kampanyalarında 32 milyon dolar yardım toplandığı bilgisini paylaştı.Gazze'nin yeniden imarı için gereken 4 milyar dolar için ilk yardım sözü ABD'den gelmişti. Dışişleri Bakanı Kerry, Washington yönetiminin ilk açıkladığı 118 milyon doların ardından yapılan ek bağışla toplamda 212 milyon dolar bağış taahhüdünde bulundu.Almanya da, Gazze'nin yeniden imarına katkı için 50 milyon euroluk yardımda bulunacağını açıkladı.Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, İsrail'in saldırıları sebebiyle büyük yıkımın yaşandığı Gazze'nin yeniden imarı için bugün Kahire’de düzenlenen uluslararası konferans vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı.Almanya’nın Gazze’nin yeniden imarına katkı için 50 milyon avro yardım yapacağını açıklayan Steinmeier, “Beş hafta süren savaş ve yıkımın ardından Gazze’de yaşayan halk, yeniden imar için bizim acil desteğimize ihtiyaç duyuyor. Gazze’de yaşayanları umutsuz bir şekilde kendi başlarına terk edemeyiz” ifadelerini kullandı.'Gazze'nin yeniden imarı kalıcı ateşkese bağlı'Konferansa başkanlık eden Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, açılış konuşmasında Gazze'nin yeniden imar edilmesinin yapılacak kalıcı ateşkese bağlı olduğunu söyledi.Gazze'de 51 gün süren savaşın ardından Mısır'ın bir ateşkes imzalanmasını başardığını belirten Sisi, tüm tarafları krize bir son vermeyi ve barışa ulaşmaya çağırdı.Abbas destek istediKonferansta Sisi'den sonra söz alan Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ise, 'Eğer Oslo Anlaşması ve Arap Barış Girişimi başarılı olsaydı bu konferansa hiç ihtiyaç duyulmayacaktı' dedi.Abbas, 'Gazze'de büyük bir yıkım yaşandı. Yer altı ve yer üstü kaynakları yok edildi. Tek elektrik kaynağı olan santral ve tüm hükümet binaları bombalandı. Artık Filistin ekonomisinin İsrail'in kontrolü altında kalması akıl kârı değil. Dost ve kardeş ülkelerin Gazze'nin imarı için gerekli olan 4 milyar doları temin etmelerini temenni ediyorum' ifadelerini kullandı.Artık bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu ileri süren Abbas konuşmasını şöyle sürdürdü:'Batı Şeria’daki topraklarımızın %60’nı İsrail’in engellemeleri nedeniyle kullanamıyoruz. İsrail’in barış görüşmelerinde alınan kararları uygulamaması bölgede sürekli bir şiddete neden oluyor. İsrail Mescid-i Aksa’ya ve diğer İslami kutsal mekanlara yönelik baskınlarına tekrar başladı. Bu baskın ve baskılara işgalci İsrailliler de katılıyor. BM’nin bize yapılan haksızlıkları ortadan kaldırmak için üzerine düşeni yapmasını istiyorum'.Kerry'den barış taahhüdü çağrısıABD Dışişleri Bakanı John Kerry ise konferansın sadece bağış için toplanmadığını belirterek aynı zamanda tüm tarafların barış için çalışacaklarına olan taahhüdlerini yinelemeleri çağrısında bulundu. Kerry ABD'nin bu konudaki taahhüdünü vurguladı.Kerry, 'Diğer her şey uzun vadeli bir çözüm değil, sadece geçici bir yara sarmadır. Diğer her şey bu kabul edilemez ve istikrarlı olmayan statükoya sebep olan tahammülsüzlüğün mahkûmu olacak' ifadelerini kullandı.Heniye: Dikkatle takip ediyoruzHamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı İsmail Heniyye, Mısır'da Gazze'nin yeniden imarı için düzenlenen konferansı dikkatle takip ettiklerini belirtti.Basın ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre Heniyye, söz konusu konferansa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bu konferansın diğerlerinden farklı olmasını ve uluslararası toplumdan bu kez 'gerçek bir duruş' beklediklerini belirten Heniyye, 'Filistinliler, İsrail'in sebep olduğu yıkımın faturasının ödeneceği konferansı dikkatle takip ediyor' ifadelerini kullandı.İsrail'in 2008-2011 yıllarında düzenlediği saldırıların ardından yapılan konferansları hatırlatan Heniyye, o konferanslardan sonra 'Gazze'ye hiçbir şey ulaşmadığını' kaydetti.Hamas'ın büyük bir milli sorumluluk örneği sergilediğini vurgulayan Heniyye, Gazze'nin yeniden imarı için Filistin uzlaşı hükümetinin önündeki engelleri kaldırma noktasında daha fazla çaba harcayacaklarını belirtti.'Yardımlar birlik hükümetinde toplanacak'Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, Gazze'nin yeniden imarı için toplanacak bağışların, uzlaşı hükümetine teslim edileceğini belirtti.Zuhri, Kahire'de düzenlenen konferanstaki bağışlara ilişkin, 'Gazze'nin yeniden imarı için toplanacak bağışların Hamas'la ilgisi yok. Gazze'nin imarını denetleyecek tek merci ulusal uzlaşı hükümeti. Hamas, bir an önce gerekli yardımların toplanması ve İsrail'in yerle bir ettiği Gazze'nin yeniden inşasına başlanması çağrısı yapıyor' dedi.'İsrail ablukası gayrimeşru'Kahire'de bulunan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu (UNRWA) Yüksek Komiseri Pierre Kraehenbühl ise, 'İsrail'in Gazze'ye yönelik ablukası gayrimeşrudur ve bu ablukayı bitirmek üzerinde çalışılması gereken temel bir görevdir' dedi.Kraehenbühl, Gazze'nin İsrail'in son saldırılarından önceki ambargo ve abluka altındaki durumuna dönülmesine izin verilmemesi gerektiğini dile getirerek uluslararası topluma saldırılardan dolayı büyük yıkıma uğrayan Gazze'nin yeniden imarı için sorumluluk yüklenme çağrısında bulundu.'Abbas Refah Sınır Kapısını'nı görüşecek'Konferansa katılmak için Kahirede bulunan Filistin uzlaşı hükümeti Başbakanı Rami Hamdallah da konferansın olumlu sonuçlanması ve İsrail saldırıları nedeniyle acilen desteğe ihtiyaç duyan Gazze'ye mali destek sağlanması konusunda umutlu olduğunu belirtti.Hamdallah, Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasında bir geçiş koridoru açılması konusundaki çalışmalara devam ettiklerini ancak Refah Sınır Kapısı konusunda ise Devlet Başkanı Mahmut Abbas'ın gerekli görüşmeleri yapacağını ifade etti.Gazze'de büyük yıkımİsrail'in 7 Temmuz'da başlattığı ve 51 gün devam eden saldırılarda, 2 bin 158 kişi hayatını kaybetmiş, 11 binden fazla kişi de yaralanmıştı. Saldırılarda 17 bin 200 ev, 73 cami ve 24 okul tamamen yıkılmış, binlerce bina hasar görmüştü.Filistin Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Ekonomik Konseyi Başkanı Muhammed Eştiye, Gazze'nin yeniden imarı için 7,8 milyar dolara ihtiyaç olduğunu açıklamıştı.Kaynak: Al Jazeera, AFP ve AA
Atatürk Orman Çiftliği'nden Atatürk Adı İkinci Kez Kaldırıldı
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Atatürk Orman Çiftliği’nin adını ikinci kez Yenimahalle Orman Çiftliği diye değiştirdiğini söyledi. Candan,” Bu hareketler Atatürk Orman Çiftliği’nin adının değiştirilmek istenmesi niyetinin açıkça göstergesidir” dedi.Mimarlar Odasının verdiği bilgiye göre, Ankara Büyükşehir Belediyesi 12 Eylül 2014 tarihli 1671 nolu belediye meclis kararında, Atatürk Orman Çiftliği adını değiştirerek Yenimahalle Orman Çiftliği diye yazdı. Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin konuyu kamuoyuna taşımasıyla birlikte, Melih Gökçek Yenimahalle Orman Çiftliği adının ‘sehven’ yazıldığını açıkladı. Sehven açıklamasının ardından belediye meclis kararı web sitesinden kaldırdı.Söz konusu meclis kararındaki 1/1000 ölçekli plan değişikliğinin askı sürecinde hem web sitesinde hem de planın üzerinde bir kez daha Atatürk adı kaldırıldı. Atatürk Orman Çiftliği yerine Yenimahalle ilçesi Orman Çiftliği ibaresinin kullanılmasına mimarlar tepki gösterdi. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan “Bu yazım bilinçli yapılıyor sakın sehven demesin” diye tepkisini dile getirdi. Candan, ” Bu hareketler Atatürk Orman Çiftliği’nin adının değiştirilmek istenmesi niyetinin açıkça göstergesidir. Büyükşehir Belediyesi ve Melih Gökçek sakın sehven demesin, kimseyi inandıramaz. Atatürk Türkiye Cumhuriyetinin kurucusudur, onun adını taşıyan bir mekandan, adının düşürülmesi gerçek niyetleri ortaya çıkartmaktadır. Atatürk Orman Çiftliği adından Atatürk adını düşürmek ihanettir. Laik Demokratik Cumhuriyet rejiminin düşmanlarını başka yerde aramaya gerek yok , bunlar bellidir. ” dedi.Atatürk Orman Çiftliği Mücadelesini inatla, ısrarla ve akılla yürüttüklerini söyleyen Candan, her bir karar aşamasını takip ettiklerini ifade ederek, Atatürk isminin ikinci kez düşürülmesi sürecini 5816 sayılı kanunun 1.maddesine göre yargıya taşıyacaklarını ifade etti.“ÜLKENİN ‘KARA’ BİNASI”Candan “Atatürk Orman Çiftliği’nde, kaçak olarak yapılan Başbakanlık Hizmet Binası bu ülkenin ‘kara’ binasıdır. Cumhurbaşkanlığı’nın 29 Ekimde kaçak yapıda vereceği resepsiyon davetleri yayınlandığı anda suç duyurusunda bulanacağız. Kaçak ve hukuksuz bir binada Türkiye Cumhuriyeti temsil edilemez. Orada Cumhurbaşkanı da otursa, başbakan da otursa o binanın kaçak ve hukuksuz olduğunu ortadan kaldırmaz. Aksine Başbakanın ve Cumhurbaşkanın hukuksuzluğunun altının 1 katrilyonla çizilmesi olur” dedi.Candan “O resepsiyona gidenler, Atatürk Orman Çiftliği talanına ve hukuksuzluğa ortak olacaklardır” diyerek, resepsiyona katılmayın çağrısı yaptı. ZETE
Günde 13 Dakikalarını Pornoya Ayırıyorlar
Amerika'da yapılan araştırmalara göre ülkede ofis çalışanlarının yüzde 29'u günde 13 dakika porno film izliyor.Amerika’da işyerlerini denetleyen yetkililer bir çalışanı mastürbasyon yaparken yakaladı. Çalışan yılda 120 bin dolar kazanan üst düzey bir personeldi. Daha sonra şirket tarafından çalışanın bilgisayarı incelendi ve bilgisayarında 7 bin tane porno film bulundu. Çalışan daha sonra iş yerinde porno izlediğini itiraf etmek durumunda kaldı.Yüzde 29'u porno izliyorResmi olarak kayıtlara geçen diğer bir porno izleme vakası ise ABD Hazine Bakanlığı’nda gerçekleşti. Bir çalışan bilgisayar başında porno izlerken yakalandı. Ve günde en az 1 saat porno izlediğini itiraf etti. ePolicy Institute’tan Nancy Flynn iş hayatında çok gündeme gelmese de ofislerde porno izlemenin oldukça yaygın olduğunu söylüyor. Nielsen’in 2010 yılında yaptığı bir araştırmaya göre Amerika’da çalışanların yüzde 29’u ofiste porno izliyor. Bu çalışanlar ortalama günde 13 dakikalarını porno izlemeye ayırıyorlar.Porno için eleman almışlarAmerika’da iş yerleri ve devlet dairelerinde porno izlerken yakanılması meslek hayatında çok derin sonuçlara neden olabiliyor. 2006 yılında Winsconsin eyaletinde bir biyoloji öğretmeni sadece 67 saniye bir pornografik içeriğe baktığı için işinden atılmıştı. CNNTürk
Medet Önlü'nün Katil Zanlıları Yakalandı
Ankara’da geçen yıl mayıs ayında Çeçen işadamı 54 yaşındaki Medet Önlü’yü öldürdükleri iddiasıyla aranan 47 yaşındaki Murat A. ve 24 yaşındaki Ömer P. dün Adapazarı’nda yakalandı. Bu kişilere yardım ve yataklık yaptıkları iddiasıyla 8 kişi de gözaltına alındı.Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Türkiye Fahri Konsolosu da olan işadamı Medet Önlü, 22 Mayıs 2013 tarihinde Ankara’daki bürosunda silahlı saldırıda öldürüldü. Cinayet şüphelileri olarak aranan Murat A. ve Ömer P. sürekli yer değiştirdikleri için bugüne kadar yakalanamadı.Polis, şüphelilerden Murat A. ve Ömer P.’nin dün İstanbul’dan Sakarya’ya geleceği bilgisine ulaştı. TEM’in Adapazarı gişelerinde önlem alan ekiplerin yaptığı operasyonda iki şüpheli üzerlerinde silah ve sahte kimliklerle yakalandı.Polis Murat A. ve Ömer P.’ye yardım ve yataklık yaptıkları iddiasıyla Sakarya’nın Akyazı ve Sapanca ilçeleriyle Sakarya’nın Kocaali ve Karapürçek ilçelerinde yaptığı operasyonda da M.U., Ö.Ş., İ.Ş., H. Ş., C.Ç. ve M. K. adlı kişileri de gözaltına aldı. Bu kişilerin evlerinde yapılan aramalarda silah, elektroşok cihazı, jammer, sim kartlar, Rusça evrak ve sahte belgeler ele geçirildi.Milliyet
140 IŞİD Militanı Öldürüldü
Irak'taki Enbar Operasyon Gücü Komutanı Felih, çatışmalarda 115 IŞİD militanının öldürüldüğünü açıkladı. Suriye'de ise muhalif Rakka Devrimcileri Saha Komutanı ise Kobani'de YPG'nin desteğiyle 25 IŞİD militanını öldürdüklerini söyledi.Irak'ın Enbar vilayetinde ordu birlikleri ile terör örgütü IŞİD arasındaki çatışmada 115 militanın öldüğü iddia edildi.Enbar Operasyon Gücü Komutanı Reşid Felih, yaptığı açıklamada, IŞİD'in Enbar'ın kuzeyindeki El-Kerame nahiyesinde, orduya bağlı 3 karargaha saldırı düzenlediğini ifade etti.Bölgede bulunun askerlerin saldırıya karşılık vermesiyle çıkan çatışmaya hava kuvvetlerinin de destek verdiğini aktaran Felih, çatışmada aralarında 'intihar bombacıları'nın da bulunduğu 115 IŞİD militanın öldürüldüğünü, örgüte ait 6 aracın da imha edildiğini kaydetti. Felih, askeri birliklerin çatışmada kaybının olup olmadığına ilişkin ise bilgi vermedi.Irak'ta, terör örgütü IŞİD öncülüğündeki silahlı grupların Haziran'da Musul başta olmak üzere bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, ordu ve IŞİD militanları arasında çatışmalar yaşanıyor. ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyona ait hava unsurları da bir süredir IŞİD'in kontrolündeki hedeflere saldırı düzenliyor.KOBANİ'DEKİ ÇATIŞMALARMuhalif Rakka Devrimcileri Saha Komutanı Ebu Seyf el-Veldavi DE, Halep kentine bağlı Ayn el-Arab (Kobani) ilçesinde Rakka Devrimcileri destekli bazı Kürt gruplarıyla beraber 25 IŞİD militanı öldürdüklerini söyledi.Veldavi, Kobani’de Rakka Devrimcileri ile bazı Kürt gruplarının terör örgütü IŞİD’e karşı beraber hareket ettiklerini ifade ederek “İlçe çevresinde 25 IŞİD militanı öldürdük, terör grubunun ilçe içerisinde ilerlemesini durdurduk” dedi.BOMBA YÜKLÜ ARAÇLARLA İNTİHAR SALDIRISIGün içerisinde terör örgütünün bir çok defa bomba yüklü araçlarla kontrol noktalarına saldırılar düzenlemeye çalıştığını vurgulayan Veldavi, “IŞİD’in bomba yüklü araçlarını kontrol noktalarımıza ulaşmadan imha ediyoruz. Dün iki araç imha ettik. Bu gün de kontrol noktalarımıza ulaşmadan bir aracı RPG’yle saldırarak bomba yüklü aracı imha etmeyi başardı” ifadelerini kullandı.İlçenin kontrolünün sınır kapısına kadar IŞİD’in sağladığı yönünde çıkan haberi de yalanlayan Veldavi, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait savaş uçaklarının ilçe ve çevresinde bulunan IŞİD mevzilerini yoğun bir şekilde bombalamaya devam ettiğini kaydetti. AA
Reklam
Gaziantep'te Silahlar Konuştu: 3 Ölü
GAZİANTEP'te, 2 grup arasında çıkan silahlı kavgada 3 kişi öldü.Olay, saat 17.00 sıralarında Cengiz Topel Mahallesi Şanlıdere Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, kimlikleri henüz öğrenilemeyen 2 grup arasında çıkan kavgada silahlar kullanıldı. Kurşunlara hedef olan 3 kişiden 2'si tedavi için götürüldükleri hastanede, biri ise cadde üzerindeki bir işyerinde yaşamını yitirdi. 3 kişinin öldüğü silahlı kavganın ardından çok sayıda polis ekibi olay yerine sevk edildi.DHA
Reklam
330 Metreden Paraşütle Havuza Atlamak
Adrenalin bağımlısı olduğunu düşündüğümüz John Van Horne 330 metrelik bir kulenin tepesinden bir binanın tepesinde bulunan havuza atlayış yapıyor. İzlerken bile heyecanlandıran atlayışı izliyoruz.
Kış Uykusu Oscar Yolunda
Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın, Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ile dönen filmi Kış Uykusu, Oscar’da “En İyi Yabancı Film” dalında yarışmak için 83 filmle birlikte aday adayı olduBu yıl düzenlenecek olan Oscar Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında ilk kez 83 ülke aday adayı olmak için yarışıyor. Türkiyeli yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’dan Altın Palmiye kazanarak döndüğü Kış Uykusu’nun yanı sıra Britanya adına yarışacak Türkiye asıllı İngiliz yönetmen Nihat Seven’in Little Happiness filmi de bulunuyor. Kosova, Malta, Panama ve Moritanya da ilk kez Oscar aday adaylığı için yarışacak ülkeler arasında yer alıyor.REKOR İTALYA’NINBafta Ödüllü yönetmen Pawel Pawlikowski’nin filmi Ida da Polonya adına yarışacak film olarak belirlendi. Adaylar arasında 250 dakika süreli, Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanından ilham alan Notre, The End of History ve Belçikalı iki Altın Palmiye Ödüllü, Dardenne kardeşler olarak bilinen yönetmenler Jean- Pierre ve Luc Dardenne’nin birlikte yazıp, yönettikleri Two Days One Night filmi de bulunuyor. Ocak ayında, 83 film arasından dokuz aday film, 22 Şubat’ta gerçekleşecek büyük törende yarışacak. The Great Beauty, filmi ile 2013 En İyi Yabancı Oscar Ödülü’nün sahibi İtalya, bu dalda 14 kez Oscar kazanarak rekoru elinde tutan ülke olma özelliğini taşıyor. Taraf
IŞİD: 'Irak'ta KYB Binasını Türk İntihar Bombacısı Vurdu'
Türkiye’nin Ortadoğu’da terör estiren Irak Şam İslam Devleti’yle (IŞİD) ilişkileri mercek altındayken, örgüt bugün Irak’ta en az 28 kişinin ölümüne yol açan intihar saldırılarından birini düzenleyenin bir Türk olduğunu açıkladı.Diyala vilayetinin nüfusunun çoğunluğu Kürt olan Karatepe ilçesinde, Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) ait bir güvenlik binasına düzenlenen intihar saldırılarında en az 28 kişi hayatını kaybetmiş öldürmüştü.‘Alman, Suudi ve Türk bombacılar’Cihatçı grupların faaliyetlerini ve açıklamalarını izleyen SITE adlı siteye göre, IŞİD Diyala’daki saldırıları üstlendi. Örgüt, saldırıyı Alman, Suudi ve Türk intihar bombacılarının düzenlediğini duyurdu. Saldırıda hayatını kaybedenler arasında peşmerge ve sivillerin bulunduğu, en az 90 kişinin de yaralandığı belirtiliyor.IŞİD bugün Irak’ın Anbar vilayetinin Emniyet Müdürü General Ahmed Sadık El Duleymi’yi de konvoyuna düzenlenenbir suikastla öldürdü.Diken
Reklam
'Darbe Hırsına Kapılmış Adamlar, Bilâl Erdoğan'dan Habersiz Evine Para mı Götürüp Yığıyorlardı!'
Taraf yazarı Murat Belge: Demokratik terbiyesi olan medenî bir ülkede böyle bir olay olursa “darbe” falan olmaz.Taraf gazetesi yazarı Murat Belge , AKP iktidarının 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu 'darbe teşebbüsü' olarak değerlendirdiklerini belirterek, 'Hoşlanmadıkları her şeye “darbe” deme alışkanlığını da edindiler' ifadesini kullandı.Murat Belge'nin 12 Ekim 2014 tarihli Taraf gazetesinde 'Kriz yönetmek' başlıklı yazısında, AKP'yi devirme hırsında kapılmış insanların 'ellerinde ayakkabı kutularıyla koşuşup onları falancanın evine yığmıyorlardı. Bilâl Erdoğan’dan habersiz eve para götürüp yığmıyorlardı' dedi.Murat Belge'nin söz konusu yazısı şöyle:Kriz yönetmekAKP’nin kriz yönetmekte başarısız olduğunu söyleyenler çoğalıyor. Bu, doğru bir tesbit mi? Elimizde son örnek şu birkaç gündür bu ülkede olanlar (ve bu olanların hazırladığı “olacaklar” var, önümüzde). Bunun başarılı bir “kriz yönetme” --ya da herhangi bir şeyi başarıyla yönetme-- örneği olduğu söylenemez herhalde.Ama gözümüzü AKP’nin ilk seçim kazanma tarihinden bugüne yaşanan sürece çevirip bakınca, krizin o günden başlayıp kesintisiz bugünlere geldiğini görüyoruz. Ne var ki, 2002’den aşağı yukarı 2010’a kadar birbirini kovalayan irili ufaklı krizler AKP’nin kendi ürettiği şeyler değil. Yeminli AKP düşmanlarının (daha doğrusu herhangi bir İslamî hareketin düşmanlarının) AKP’yi devirmek için hazırladığı krizler. Çeşitli muhtıralar, “kapatma” girişimleri vb. Bunlar karşısında AKP meşru savunma durumunda. Teslimiyet göstermiyor, farfaralık da yapmıyor. Düşman cephenin asıl etkili silâhlarını kullanamaz durumda olması nedeniyle (silâh, darbe; kullanamama nedeni uluslararası konjonktür) bu krizler istenen ya da beklenen sonucu vermiyor ve AKP “bilmem kaç varta atlatmış” bir parti olarak yoluna devam ediyor.Ama bu “AKP iktidarı” dizisinin yeni bölümlerine geldiğimizde krizlerin mahiyeti değişiyor. İlk belirleyici olay Gezi. Taksim’de toplanan ve direnenler, cunta heveslilerinin “Bayrak” falan diyerek topladıkları kalabalıklara benzemiyor (bir süre sonra onlardan bazıları aralarına karışsa dahi). Bu direnişin merkezî ağırlığı parkın ortadan kalkması, ağaç kesilmesi gibi sorunlar ama bence tepki ruh hali daha karmaşık: gitgide otoriterleşen, sık sık “hayat tarzı” değerleri dayatmaya çalışan bir iktidarın, daha doğrusu bir Başbakan’ın yarattığı tepkisel birikim var burada.Ve burada, o Başbakan, karşılaştığı bu yeni durumu 2002’den beri kendisine karşı kurulan tuzaklardan ayırdetme ferasetini gösteremiyor. Burada TOMA değil de konuşup anlaşma politikası uygulasa bugün Türkiye çok farklı bir yerde olurdu. Bu olay, ayrıca, Başbakan Erdoğan’a da demokrat olma imkânı verirdi. Ama, herhalde, öyle olma fikrine de fazla muhabbet beslemiyordu --besleyemeyeceği belli.Gezi’den sonra, krizimiz gene eksik değil; ama bunlar “AKP mamulâtı” krizler. Darbe yapıp da AKP’yi devirme hırsına kapılmış adamlar ellerinde ayakkabı kutularıyla koşuşup onları falancanın evine yığmıyorlardı. Bilâl Erdoğan’dan habersiz eve para götürüp yığmıyorlardı. İktidardaki zevattı bunları yapan; yalnız, bunların yapıldığından birilerinin de haberi olmuştu. Bu, hesapta olmayan etkendi.İktidar 17 Aralık için şimdi ağızbirliğiyle “darbe teşebbüsü” diyor. Hoşlanmadıkları her şeye “darbe” deme alışkanlığını da edindiler. Tamam, burada hükümeti zor duruma düşürmek için belirli bir işbölümü içinde çalışan (ve bilgi toplayan) birileri var. Ama bu niçin bir “darbe” olsun. Demokratik terbiyesi olan medenî bir ülkede böyle bir olay olursa (öyle bir yerde olması zordur ama oldu diyelim) “darbe” falan olmaz. Orada Hükümet de medenî olacağı için ya istifa eder (bu, başvuracak ilk prosedür) ya da ortaya atılan iddiayı ve saçılan kanıtları düzgün, hukukî bir yöntemle inceler. Böyle bir durumda Tayyip Erdoğan gibi davranan bir Başbakan dünyada görülmedi.Öyle bir “darbe” olsa, onu yapacak olanlar bilgiyi açık eden “cemaat”i de yaşatmazdı --“cemaat” de bunu pek iyi biliyor olsa gerek.Neyse, dediğim gibi, şimdiki krizlerimiz “AKP mamulâtı”. Onun için, “kriz yönetmeyi öğrenme”den önce, “kriz çıkarmama”yı öğrenmeleri gerekiyor.“Kriz”, adı üstünde, normal gidişten bir sapma. Sonuçta, birçok etkenin normal yöntemlerle denetlenememesi durumu. Bir “kriz” varsa, giderilmesinin birinci koşulu ne olduğunu anlamak, tarafları dinlemek, kendi savunduğun noktada esnemeyi, esnek durmayı becermektir. Bir yerde kriz varsa, oranın yöneticisinin, şöyle ya da böyle, o krizde payı olmaması düşünülemez. “Bir tek ben haklıyım. Benden başka herkes haksız” diyerek kriz çözülmez --ancak kriz büyütülür.Ancak birkaç ay öncesine kadar Başbakan, şimdi Cumhurbaşkanı (“ne” olduğu davranışını etkilemiyor) Tayyip Erdoğan inatlarıyla, öfkeleriyle zaten kendisi bir “kriz” halinde. İçişleri Bakanı “misliyle” diye konuşuyorsa, bu korkutucu zihniyetin kaynağı Erdoğan’ın siyaset ve yönetim anlayışı.T24
Emine Ülker Tarhan'ı İstifa Ettirdiler!
CHP Ankara milletvekili Emine Ülker Tarhan kendilerini 'milliyetçi hacker grubu' olarak tanımlayan bir grup tarafından hack'lendi.HDP'li Aysel Tuğluk 'un hesabından sonra CHP'li Emine Ülker Tarhan 'ın Twitter hesabı da hack'lendi.Emine Ülker Tarhan'ın Twitter hesabını ele geçiren 'Mubarhack Tim' isimle hacker grubu, şunları yazdı:CHP'nin bölücü terör örgütü pkk'ya karşı tutumundan dolayı partimden istifa ediyorum. İnönü zihniyeti hâlâ yaşıyor.CHP, Atatürk'ün partisi olmaya devam edeceği gün, ben de tekrar geri döneceğim. Atatürk'ü sevmemenin 'kişisel hak ve özgürlük' olduğu ülkede, kürtleri sevmemek en doğal hakkımızdır.Atatürk'ü sevmemenin 'kişisel hak ve özgürlük' olduğu ülkede, kürtleri sevmemek en doğal hakkımızdır.'CHA istifayı abonelerine geçtiÖte yandan hesaptan paylaşılan tweeti gerçek zanneden Cihan Haber Ajansı, istifayı son dakika olarak duyurdu.T24
Suriye Sınırında 'Sahibi Meçhul' 110 Piyade Tüfeği Ele Geçirildi
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde, Suriye sınırındaki bir hendekte 110 piyade tüfeğiyle bu silahlara ait mühimmat ele geçirildi.Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 2’nci Hudut Alayı Hatay Reyhanlı Şehit Çavuş Murat Özeker Hudut Karakol Komutanlığı sorumluluk bölgesinde devriye gezen askerler, Suriye tarafından Türkiye’ye geçmeye çalışan iki kişiyi fark etti.Bunun üzerine kimliği belirsiz kişiler, geldikleri yöne doğru kaçarak gözden kaybolurken, bölgede yapılan aramada bir hendek içinde poşetlere sarılmış halde 110 piyade tüfeği ve bu silahlara ait mühimmat bulundu. Askerin silah ve cephaneye el koyduğu, bölgede güvenlik önlemlerinin arttırıldığı bildirildi.Reyhanlı’dan Yayladağı’na uzanan 60 kilometrelik sınır hattının Suriye tarafında El Kaide’ye bağlı Nusra Cephesi hakimiyetini sürdürüyor.Diken
Reklam
Neçirvan Barzani: 'Kobani'ye Silah Gönderdik'
Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani, Kobani'ye silah ve cephane yardımı yaptıklarını söyledi.Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani, Kobani'ye silah ve cephane yardımı yaptıklarını, ancak peşmerge güçlerini göndermelerinin imkansız olduğunu açıkladı.Irak Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği polit büroları arasında bugün Süleymaniye'de bir toplantı yapıldı.Toplantıda KDP heyetine Başbakan Neçirvan Barzani, KYB heyetine ise Polit büro sorumlusu Mela Bextiyar Başkanlık etti. Toplantıda Kobani'deki IŞİD saldırılarına ilişkin soruları yanıtlayan Başbakan Neçirvan Barzani şöyle dedi:'IŞİD kuşatmasındaki Rojava’nın Kobani bölgesi konusunda duyarsız değiliz. Kobani'ye silah ve cephane yardımı yaptık. Coğrafi şartlardan dolayı Kobani'ye peşmerge güçlerini göndermemiz imkansız. Kobani'de IŞİD'e karşı yapılan hava saldırıları koalisyon güçleri ile Kürdistan yönetiminin koordinasyonu ile gerçekleşiyor. Kürdistan Başkanı Mesut Barzani de Kobani konusu ile bizzat ilgilenerek sürekli girişimlerde bulunuyor.'DHA
İş Görüşmesinde 'Bize Kendinden Bahset' Denildiğinde, Uzak Durulması Gereken Cevaplar
Mülakat sırasında kendinizden bahsetmeniz istendiğinde bütün hayat hikayeniz değil, sadece uygun olan bilgiler önemlidir.Her iş görüşmesinde mutlaka sarf edilen 'bize biraz kendinden bahseder misin?' sorusuna verilen cevaplar çok önemlidir, çünkü bu soru görüşmenin en kritik sorusudur ve konuşmanın gidişatını belirler. Verilen cevap işe alınıp alınmadığı üzerinde çok büyük rol oynar.Radikal'in haberinde, “The Undercover Recruiter” adlı internet sitesinin bu konuyla ilgili derlemesine yer verdi. Bu soruyu yanıtlarken dikkat etmeniz gereken kurallar şöyle:1. Hayat hikâyenizden bahsetmeyinİlk kurala uymak gayet basit. Aday kişi eğer mülakata hazırlıksız gelmişse “Bize kendinden bahset” denildiğinde bütün hayat hikâyesini anlatmaya başlar. Aslında karşı taraf evcil hayvanlarınızın adını ya da en sevdiğiniz film türünü sormuyordur. Öğrenmek istedikleri ikinci kuralda gizlidir.2. Uygun bilgi verinPeki, bu noktada aday kişi hangi bilgilerini ne kadar paylaşmalıdır? Bu soruyu yanıtlarken cevabınızı 5 kategoriye ayırmakta fayda var.• Son mesleki edinimleriniz• Akademik başarılarınız• Becerileriniz• Mesleki hedefleriniz• Neden o şirketle ilgilendiğiniz Arada değişmeler olsa da her kategoriye en fazla 30 saniye ayırmaya çalışın. Bu da size kendinizi tanıtmanız için toplamda 2 buçuk dakika sağlayacak. 2 dakikadan az, 3 dakikadan fazla konuşmamaya özen göstermekte fayda var.Peki, bu kategorilerin içeriğini nasıl belirleyeceksiniz?Son mesleki edinimleriniz• Özgeçmişinizin özetini çıkarmayın.• Deneyimlerinizi anlatırken gereksiz bilgiler vermeyin.• Aday olduğunuz pozisyonla alakası olmayan tecrübelerinizi anlatmayın. Cevabınızı verirken gereksiz cümleler kurmak hazırlıksız olduğunuzu ve beklenmeyen durumlarda iyi performans gösteremediğiniz izlenimini yaratır.• Mülakattan önce mutlaka 3-4 tane mesleki ediniminizi kafanızda oluşturun.• Sadece aday olduğunuz pozisyonla ilgili olan başarılarınızdan bahsedin.• Pratik yapın!Pratik yaparken kullanabileceğiniz en etkili yol ayna karşısında vereceğiniz cevapları tekrarlamak. Her seferinde daha iyi sonuç aldığınızı göreceksiniz.Akademik başarılarınız• Çoktan oturmuş bir mesleki yaşantınız varsa akademik durumunuzdan çok bahsetmeyin.• Bitirme tezinizi uzun uzun anlatmayın.• Ders programınızı özetlemeyin. Unutmayın ki karşı taraf üniversitede aldığınız her dersi öğrenmek istemiyor. Asıl önemli olan o derslerde yaptığınız projeler ve edindiğiniz bilgiler.• Bilgi ve birikiminizin aday olduğunuz pozisyonda çalışırken işe ne gibi faydaları olacağını belirtin.• Ders programı dışında lider pozisyonunda bulunduğunuz etkinlikleri anlatın.• İçinde yer aldığınız büyük projelerden bahsedin.Dersler dışında liderlik pozisyonunda bulunduğunuz işlerden bahsetmek hobileriniz ve ilgi alanlarınızı karşı tarafa gösterecektir. Hobilerinizden direkt bahsetmeseniz bile verdiğiniz yanıtla karşı tarafa kişiliğinizle ya da özel hayatınızla ilgili mesajlar vermiş olacaksınız. Tabi bu karşınızdaki kişinin size daha rahat soru sormasını ve görüşmenin daha stressiz geçmesini sağlayacaktır.Becerileriniz• Sahip olduğunuz yetenekleri basitleştirmeyin.• Pozisyonla ilgili olmayan becerilerinizden bahsetmeyin.• Becerileriniz hakkında yalan söylemeyin. Mülakatlar sırasında pek çok kişi yalan söylemeyi ya da abartmayı sever. Bu yapılan çok yaygın bir hatadır. Çünkü er ya da geç işvereniniz yalan söylediğinizi anlayacaktır.• Görüşmeye gitmeden önce 2-3 tane becerinizi listeleyin.• Pozisyonla ilgili olduğunu düşündüğünüz becerilerinizin üzerine düşünün.• Bu becerileri nasıl edindiğinizi açıklayın.Sadece listelemek yerine becerilerinizi nasıl edindiğinizi açıklamak da çok büyük fayda var. Böylece karşı taraf sizin becerilerinizin eskiden nasıl kullanıldığını görmüş olur.Mesleki hedefleriniz• Hayatla ilgili beklentilerinizi anlatmayın.(Ev almak, çocuk yapmak vs.)• Hedefleriniz yoksa bunu karşıya belli etmeyin.• Yer almak istediğiniz şirkette ulaşamayacağınız hedeflerinizden bahsetmeyin. Sadece kariyer hedeflerinizden bahsettiğinizden emin olun. Eğer hedefiniz yoksa ve bunu karşı taraf anlarsa sizin hedefe yönelik hareket etmeyen bir insan olduğunuzu düşünebilirler.• Şirketinizin ulaşırken size yardımcı olabileceği hedeflerinizden bahsedin.• Gelecek odaklı olduğunuzu gösteren hedefleriniz üzerine konuşun.• İstikrarlı bir kariyer hedeflediğinizi belli edin.Unutmayın ki işverenler uzun süreli kariyer hedefleri olan insanları tercih ederler. Kimse kısa süre çalışacağı bir iş arkadaşı istemez.Neden o şirketle ilgilendiğinizden bahsedin• Maaştan bahsetmeyin.• Sadece işi istediğinizi söylemeyin.• İşe yarar bir pozisyon için şirkette yer almak istediğinizi hissettirmeyin. Eğer pozisyonu sadece para ya da makam için istediğinizi düşündürürseniz şirketin başarısına katkıda bulunmayacağınızı düşündükleri için sizi işe almazlar.• Şirketin hedeflerinize ulaşırken size yardımcı olacağını düşündüğünüzü gösterin.• Şirketteki sağlıklı çalışma ortamının sizi cezbettiğini söyleyin.• Şirkette uzun süre çalışmak istediğinizi hissettirin.Bütün bu yapılması ve yapılamaması gerekenleri özenle inceler ve uygularsanız başarısız bir mülakat geçirmezsiniz.T24
Reklam
Hüda Par: 'Çözüm Süreci Yerel Seçimler Öncesinde Bitti'
Hüda Par Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu, üyelerine saldırılar karşısında meşru müdafaa yapmaları tavsiye ettiklerini söyledi.Diyarbakır'da Kobanê'ye destek için düzenlenen eylemlerde çıkan çatışmalarda 12 kişi hayatını kaybetti. Kentte çatışanların 1990'lı yılların Hizbullah hareketinden doğan Hür Dava Partisi'nin destekçileri ve PKK'lılar arasında çıktığına dair haberlere, Hüda Par tepki gösteriyor. 'Çatışma değil, saldırı oldu' diyen Hüda Par Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu karşılık verenlerin ise 'meşru müdafaa hakkı kullanan, parti ve dernek üyeleri olduğunu' söyledi.Çağıl Kasapoğlu 'nun BBC Türkçe'de yer alan röportajına göre, Şeyhmus Tanrıkulu, çözüm sürecinin yerel seçimler öncesinde bittiğini ifade etti.BBC Türkçe'de yer alan röportaj şöyleDiyarbakır’da Kobanê eylemleri nasıl şiddete dönüştü? Karşı karşıya gelenler kimdi?Olaylar (Halkların Demokratik Partisi) HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Kobanê meselesini bahane ederek halkı, kendi tabanını sokağa çağırmasıyla başladı. Sokağa çıkanlar aklı selim değil, aksine çapulcu, çete, etrafı yağmalayan, talan eden, hak hukuk tanımayan kişiler. Sokak eylemleriyle halkımızın canına malına kast etmeye, talan etmeye başladılar. Öldürdüler, yaktılar, yıktılar. Fakat sokağa çıkanların hiçbir şekilde Kobanê’yle alakaları olmadığı gibi, yapmış oldukları bu eylemler ile tamamen Hüda Par’ı, il ve ilçe teşkilatlarını, İslami sivil toplum kuruluşlarını ve camileri hedef aldılar.Ama karşılıklı bir çatışma olmuş, tek taraflı bir saldırı olmadığı görülüyorÇatışma iki taraf arasında olur. Eğer Hüda Par'ı kastediyorsanız, Hüda Par hiçbir şekilde çatışma içinde olmadı. Hüda Par saldırıya uğrayan taraftır. Burada bir çatışma değil, bir saldırı söz konusudur. Biz bu olayların başladığı andan itibaren il ve ilçe teşkilatlarını korumaya aldık. Gelen saldırıları da kışkırtmak adına taşlı sopalı karşılıklı bir şey oldu. Ama buradan gidip başkasının dükkanına parti il, ilçe teşkilatına saldırı olmadı. Çatışma sözcüğü medyada yer ediniyor ama bu kesinlikle yalan, uydurma, aslı astarı olmayan bir şey.O zaman sokaklara çıkanlara karşılık verenler kimler?Örneğin, 7 Ekim'de bizim il başkanlığımıza altı-yedi sefer taşlı sopalı ve ağır silahların kullanıldığı saldırılar oldu. Bizim üyelerimiz de onlara taş ve sopalarla karşılık verdi. Parti binamıza yaklaşamadılar. Diyarbakır’da Köy Der, Cami Der, Kuran kursu ve İslami sivil toplum kuruluşlarını çok yoğun şekilde kuşatmaya aldılar, kundakladılar, yaktılar. Orada bulunan üyeler kendilerini savunmaya çalıştılar ama savunamadılar. Kardeşlerimizi linç ettiler, boğazları kesildi. Kurban dağıtıyorlardı, simalarından tanıyorlardı. (fotoğrafları gösteriyor) Myanmar'da Müslümanların katledildiği görüntüler var, bunlar onlardan çok daha kötü. Kobanê'deki Kürt halkının hakkını aramak için Kürtlere yaptıkları budur.Bundan sonra yakınlarını kaybeden Hüda Par destekçileri ile saldırıya uğrayan derneklerin (Cami Der, Köy Der) üyeleri ne yapacak? Silahlanacaklar mı?Bu onların bileceği iş. Biz üye ve gönüllülerimize, evlerinde ve il teşkilatlarında oturmalarını söyledik.Peki özellikle 'silahlanmayın' uyarısı, çağrısı yaptınız mı?Biz 'silahlanmalarını' değil, yapılan bu saldırılar karşısında, genç, yaşlı, kadın, erkek ayrım yapmaksızın üyelerimize, meşru müdafaalarını yapmaları tavsiye ettik.Meşru müdafaa silahla mı olur?Silahla demiyorum... Meşru müdafaa meşru savunma araçlarıyla olur. Silah varsa silahla, taş varsa taşla, Twitter kullanıyorsanız Twitter'la, artık o size kalmış. Sonuç olarak bir insanın temel hakkıdır meşru müdafaa. Bunu neden söyledik, çünkü güvenlik güçlerini görevlerini yapmıyorlar. Üyelerimiz burada olmasaydı bu bina da kül olmuştur.Sizce güvenlik güçlerinin geride durmasının sebebi ne?Bu olaylar paralel operasyonlardan önce olsaydı, bazıları 'paralel yapının' bu tür olayların büyümesini isteyen kişiler olabileceğini söylerdi. 17-25 Aralık'tan bu yana 'paralel yapının' etkisi kırıldı. Ama etkinin kırılmasından sonra ya korktuklarından, ya da kendi canlarının güvenliği olmadığından dolayı olabilir. Bu zamana kadar Hür Dava Partisi bir karşılık vermedi, burada bir çatışma çıksın amacında olanlar olabilir. Geçen gün Diyarbakır İl Valisi bir konuşmasında PKK ve Hüda Par arasındaki 'çatışma' ifadesini kullandı. Ama 'çatışma' ifadesi bir yalan ve bir iftiradır.Sokağa çıkılma sebebi Kobanê'ye destek, Türkiye'nin politikasına ve IŞİD'e tepki. Hüda Par da hedef alınıyor diyorsunuz. Bu durumda IŞİD ve Hüda Par arasında bir bağ varmış gibi bir algı doğuyor. Doğru bir algı bu mu?(Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı) Hatip Dicle bile 'Hüda Par'ın IŞİD'le hiçbir alakası olmadığını biliyoruz' diye açıklama yaptı. Biz IŞİD'le herhangi bir bağımız olmadığını yazılı ve görsel basında dile getirdik. Fakat PKK, karşısındaki gücü yok etmek için, günah keçisi olarak seçmiş olduğu, halk tarafından da kötü bilindiği için, muhaliflerini 'IŞİD destekçisi' gibi göstererek meşru olmayan, bu vahşi saldırılarına bir kılıf uydurmaya çalışıyor.Hüda Par'ın IŞİD'e karşı sert bir söylemi olacak mı? IŞİD'e karşı tavrınız nedir?Kimden gelirse gelsin Hristiyanlık, Yahudilik veya İslam fark etmiyor, din adına yapılan her türlü şiddeti, zulmü, terörü ve yine etnik olarak da yapılan her türlü şiddeti kınıyoruz. IŞİD'in yaptığı bazı zulümleri dile getirenler, Kürdistan bölgesinde IŞİD'den daha açık bir şekilde belki de IŞİD'in bugüne kadar yapmadığı katliamları yapmışlardır.Bu ifadeniz, işkenceleri, zulümleri Emrullah İşler'in de eleştirilen mesajları gibi kıyaslamak olmuyor mu? (Eski Başbakan Yardımcısı ve AKP Ankara Milletvekili Emrullah İşler Twitter hesabından eylemlerle ilgili 'Kafası taşla ezilerek öldürülen gencin suçu neydi? Bunu yapanların eline IŞİD su dökemez. IŞİD öldürüyor ama işkence bari yapmıyor' mesajı paylaşmış, daha sonra gelen tepkiler üzerine bu mesajı silmişti.)IŞİD bugüne kadar insanları dördüncü kattan aşağıya atmadı, boğazlarını kesip arabayla üzerlerinden geçip işkence yapmadı. Sözde sen IŞİD’in zulmünü eleştireceksin, ama bu vahşeti uygulayacaksın. Bu kabul edilir bir şey değildir. Bu sizin meşru isteklerinizde haksız olduğunuzu gösteriyor.Peki bu şiddet nasıl son bulacak?Bu şiddeti savuranlar, bu insanları sokağa çıkaranlar, failleri belli. Selahattin Demirtaş, bu yapılan vahşetten dolayı halktan özür dilemelidir, bu çeteleri de sokaktan kendileri çekmelidir.Sizce AKP hükümeti ne yapmalı?Biz yıllardır AKP hükümetinin, bu çözüm süreci adı altında özellikle bu bölgede güvenlik zafiyeti oluşturduğunu, bölgeyi tamamen PKK'ya terk ettiğini görüyoruz. Bu saldırılar üç günlük saldırılar. Biz Hüda Par olarak iki yılı dolduruyoruz, bu süre içinde 100'e yakın saldırıya uğradık. Bunların hiçbir faali yakalanmadı. Yakalanmaması nedeniyle, bu saldırıların birinci suçlusu bu failleri yakalamayan devlet ve AKP'dir. İkincisi de bu saldırıları kınamayan, lanetlemeyen BDP'dir (Barış ve Demokrasi Partisi/Yeni adıyla Demokratik Bölgeler Partisi-DBP), bu saldırıların hiçbirini ne KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği), ne HDP, ne de BDP kınadı. Böyle bir zihniyete sahip insanlar barışın neresinde duruyor?Çözüm süreci bu durumda sonuçsuz mu kalıyor?Çözüm süreci diye bir şey yok. Yerel seçimlerin öncesinde bitti. Kimse detaylarını da bilmiyor, açıklama da yapılmıyor. Kürt halkına yönelik herhangi bir iyileşmeden bahsedilmiyor. Ana dilde eğitimden, Kemalist sistemin Kürt halkına yapmış olduğu zulümden bahsedilmiyor. Anayasadaki ırkçılığa, eşit vatandaşlığa yönelik bir şey yok. PKK silah bıraktı tamam ama Kürt Sorunu ayrı bir sorundur, PKK sorunu ayrı bir sorun. Bugün PKK’nın silah bırakması sorun çözmüyor. Maalesef devlet, AK Parti büyük bir güvenlik boşluğu oluşturdu.T24
Bursa'da Kobanê Eylemlerine 6 Tutuklama
Bursa'da yasadışı gösteri düzenlemek ve MOBESE'lere zarar vermek suçlamalarıyla gözaltına alınan 17 kişiden 6'sı tutuklandı.Bursa’da IŞİD saldırısı altında bulunan Kobanê’ye destek vermek amacıyla izinsiz gösteri düzenledikleri ve MOBESE’lere zarar verdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 17 kişiden 6’sı tutuklandı.Bursa Emniyet Müdürlüğü, 9 ve 10 Ekim'de kentte meydana gelen olaylarla ilgili gerekli önlemlerin alınması sonucu olayların fazla büyümeden önlendiği bildirdi.DHA’da yer alan habere göre, olaylara karışan kişilerin tespit ve yakalanması için çalışmaların sürdürüldüğü ifade edilen açıklamada, Terörle Mücadele ve Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyonlarda, yasadışı sokak eylemlerine katılan ve Mobese kameraları ile çevreye zarar verdikleri belirlenen 17 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.Emniyet Müdürlüğü, gözaltına alınan şüpheliler ve şüphe üzerine durdurularak arama yapılan bir araçta, 4 av tüfeği fişeği, 3 molotof kokteyli, 1 eldiven, 4 plastik boru ve ahşap sopa, 5 litrelik boş benzin bidonu bulunduğunu bildirdi.Açıklamada, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 6'sının 'Terör örgütü propoandası yapmak ve patlayıcı madde bulundurmak' suçlarından tutuklandığı kaydedildi.T24
Ünlü Aktrist Melanie Griffith ve 1970'li Yıllarda Beslediği Evcil Aslanı 'Neil'
Melanie Griffith ergenliğe yeni girdiği yıllarda, aktrist annesi Tippi Hedren ve yönetmen olan üvey babası Noel Marshall ile birlikte Afrika safarisine katılmış. Safariden çok etkilenen aile dönüşte aslanlarla ilgili bir film yapmaya karar vermiş. Aslanlarla ilgili bilgi almak için danıştıkları bir aslan terbiyecisi, aslanları tanımanın en iyi yolunun 'onlarla birlikte yaşamak' olduğunu söylemiş. Bu tavsiyeden sonra evde yaşamaya başlayan 'Neil' ve tüm ailenin muhteşem fotoğrafları sizlerle...
Reklam