'IŞİD'in Bazı BM Güvenlik Konseyi Ülkelerince Beslendiğini Herkes Görüyor'
Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez 'in 25 Eylül tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ABD'nin politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Fernandez, isim vermeden IŞİD'in ABD tarafından beslendiğini dile getirdi.Fernandez, yaptığı konuşmada Papa Francis 'in barış çağrısını doğru bulduğunu ifade ederken ABD ile ilgili olarak 'terörizm canavarını yarattılar ve bu canavar şu an kontrolden çıktı' sözleri gündeme damga vurdu.Arjantin Devlet Başkanı BM'de yaptığı konuşmada şunları söyledi; 'Geçen yıl toplandığımızda Esad rejimini terörist olarak değerlendirip ona karşı olanları devrimci görüp desteklediniz; şimdi ise dün 'devrimci' dedikleriniz radikal islamcılara karşı savaş açmış durumdasınız.. IŞİD ve El Kaide'nin elindeki silahların izini kim sürebilir? Büyük güçler çok kolay dost ve düşman kavramını değiştiriyor. Teröristler dost oluyor, dostlar ise terörist. Hizbullah'ı terörist örgütler listesine koymuştunuz ama sonradan Lübnan'da geniş bir tabanı olan saygın bir yapı olduğu anlaşıldı.1994'te Buenos Aires'te İsrail Elçiliği'ne yapılan bombalı saldırıda İran parmağı aradınız ancak öyle olmadığı kesinleşti. 11 Eylül sonrası El Kaide terörü gerekçesiyle Afganistan ve Irak'a savaş açtınız; o ülkeler şimdi dünyanın en ağır durumunu yaşıyor. Arap Baharı'nı Tunus, Libya ve Mısır'da başlatarak radikal islamcıları kendi elinizle orada iktidara getirdiniz.Bölge haklarının özgürlüklerini gasp ettiniz. Bu gün burada IŞİD'e karşı bir BM kararı çıkarmak üzere toplandık oysa IŞİD'in bazı BM Güvenlik Konseyi ülkelerinin gözetiminde dostları tarafından kurulup beslendiğini herkes görüyor.'
'Genç Olsaydım Şimdi Kobane'deydim'
Mardinli ünlü şair ve yazar Murathan Mungan, sosyal medya hesabından attığı mesajında gösterdiği cesaretiyle büyük övgü topladı.Mungan, twitter hesabından attığı 'Evdeki akrebi öldürmeyip bahçeye atabilmek için yarım saat uğraşacak kadar can kıymeti bilen biriyim. Genç olsaydım şimdi Kobane'deydim' mesajıyla gösterdiği cesaret Kandilliler'e taş çıkarttı.Ensonhaber
Kimse Yok mu Derneği'nin Yardım Toplama Yetkisi Kaldırıldı
Bakanlar Kurulu, Kimse Yok Mu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin 6 Şubat 2007 yılında verilen izin almadan yardım toplama yetkisini elinden aldı.Alınan kararla dernek bundan böyle, Kurban derisi toplamak başta olmak üzere yapacağı tüm yardım toplama işlemleri için en yakın yerdeki mülki amirden izin almak zorunda.Karar dün dernek yönetimine gönderildi. Derneğin Genel Başkanı İsmail Cingöz, kararın tebliğ edildiği belgeyi Twitter adresinden paylaştı. Kararın 22 Eylül tarihli Bakanlar Kurulu toplantısında alındığı ortaya çıktı.Taraf gazetesi, bu gelişmeyi 29 Eylül’de yaptığı haberle duyurmuştu. Gazete, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının ardından başlatılan “muhalif kuruluşlara yönelik baskı uygulamalarının” yardım kuruluşlarına sıçradığı ileri sürmüş, ilk hedefin Kimse Yok mu derneği olduğunu yazmıştı.30 Eylül’de ise, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından söz konusu iddialara ilişkin soruları yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu’nun bu yönde bir karar almadığını söylemişti.nediyor.com
'MÜSİAD'da Hükümete Muhalif Üyeler Var'
MÜSİAD Başkanı Nail Olpak hiçbir parti taraftarlığın MÜSİAD'a girmek için ön şart ya da engel olmadığını ifade ederek, AKP ile ilişkilerini 'Ak Parti bize hiç şaşı bakmadı' şeklinde açıkladı.Ayşegül Akyarlı Güven'in wsj.com.tr'deki röportajında konuşan Başkanı Nail Olpak, hükümetle-MÜSİAD ilişkilerini, 'Hükümet bize şaşı bakmadı' sözleriyle değerlendirdi.wsj.com.tr'de yer alan röportajdan dikkat çeken bölümler şöyle:MÜSİAD'ın üye alırken ciro kriteri nedir?Bize en sık sorulan soru bu ciro kriteridir ama MÜSİAD üyeliğinin ciro limiti yoktur. Siz bir iş insanıysanız biz sizin cironuza bakmayız. Bu ülkeye daha fazla katkı sağlayana daha çok teşekkür ederiz ama her ikisi de eşit olarak MÜSİAD üyesi olabilir. Böylesi bir üye yapısına sahipseniz siz Türkiye'nin aynasısınızdır. Bizde Muğla'dan da Van'dan da üye var. Küçük firma da üye, KOBİ de, Türkiye'nin ilk 10 şirketi arasında yer alan şirket de.. Bu aynanın içerisinde Türkiye genelinde inşaata kayma fazlaysa MÜSİAD üyeleri içinde de bu oran fazladır. Tabiat boşluk kaldırmaz. Biz iki şeyi önemseriz. Kazanırken hukuki ve meşru zeminde kazanmayı, harcarken de hukuki ve meşru zeminde harcamayı.Gerektiğinde MÜSİAD'dan üye ihraç ediyor musunuz hiç?Çıkartırız tabii.Kaç üye çıkardınız bugüne kadar?Arzu etmeyiz ama ana çerçevemize uymayan bir şey söz konusuysa üye ihracı olabilir. Birisi bize 'Ben sizin şu üyenizden şu nedenle zarar gördüm, bu da MÜSİAD değerlerine aykırıdır' diye şikayette bulunursa, bizim tahkim kurulumuz konuyu inceler. Bir şey çıkarsa oradan da ihraç edebiliriz.Hükümete muhalif üye var mı hiç MÜSİAD'da? Hükümete sempati üyelik için bir kriter midir?Biz üyelerimizin bugüne kadar siyasi görüşlerini merak etmedik. Buna göre üye almadık. Üyelerimizin herhangi bir yerine mensubiyetine göre üye almadık. 'Hangi sosyal gruba, cemaate yakınsınızdır?' diye sorup almadık. Diyoruz ki: Bu toplumun içinde benimle yan yana olmaktan rahatsız olmayan insanla ben beraber olurum. Ama bunu da bir zenginlik olarak görürüm. Bir şartla. Oradaki aidiyetini benim bu kurumumun içerisine getirip de bir dayatma olarak ortaya koymadığı sürece. Sizin hangi takım tuttuğunuz da beni çok ilgilendirmiyor. Ama tuttuğunuz takımı MÜSİAD içindeki faaliyetlerde insanları rahatsız edecek şekilde ortaya koyuyorsanız, o partiyi üyeleri rahatsız edecek şekilde gündeme getiriyorsanız, o cemaati ya da sosyal grubu o şekilde getiriyorsanız, 'pardon' deriz. 'Orada' duyalım..Peki hükümete muhalif üye var mıdır MÜSİAD'da?Var. Biliyorum çünkü geçtiğimiz dönemde yerel seçimler oldu. Yerel seçimlerde Türkiye'nin dört bir tarafında üyelerimiz var bizim. Baktık ki bizim üyelerimizden başka partilerin aday adayları var. Oradan gördük bunu. Yoksa özel olarak bir araştırma içine girmedik. 100 aday adayının 50 tanesi hükümet tarafında çıkabilir. Zaten ülkede oran öyleyse 50'si, 60'ı oradaymış. Çok da düşündürücü değil yani. Bu konuda özel bir merakım yok. Birlikte çalıştığım arkadaşlarımın parti yakınlığını da bilmem. Eğer birisi bir gün burada particilik yapmaya çalışırsa 'Bir dakika. Gel buraya. Burada bunu yapmana izin vermeyiz' derim.Yeni Türkiye diye bir kavram var şimdi. Hepimiz bu kavramı çokça konuşuyoruz. Nasıl bir yer Yeni Türkiye? Nasıl bir ekonomik ortam?Geçtiğimiz Çarşamba günü Koç Üniversitesi'nde oranın Eko-politik kulübünün davetlisiydim. Orada da Yeni Türkiye'yi anlatmaya çalıştım.Benim yaş grubumun hafızalarından çıkmayan bir Türkiye var. Şu an dolarda 2.26 TL'den 2.29 TL'ye çıkan bir hareketlilikten bahsediyoruz. O Türkiye'de doların 687 binden 1 milyon 700 bin TL'ye çıktığı bir Türkiye vardı. Yeni Türkiye'de biz bunu istemiyoruz.Eski Türkiye içerisinde bakıldığında şu anda 62'nci hükümet işbaşında. Cumhuriyetin 91'inci yılındayız. Her 1.5 yılda bir hükümetlerin değiştiği bir Türkiye vardı. Hatta Ak Parti gibi 12 yıl kalanları çıkardığında ömrü aylarla ifade edilen hükümetler vardı. Bakan değişse politikaların değiştiği bir ortamda istikrardan bahsedemezsiniz. Her 1.5 yılda bir hükümetlerin değiştiği bir istikrarsızlık ortamını ben arzu etmiyorum Yeni Türkiye'de.Bir ülke işadamından yatırım, istihdam oluştur, sosyal katkı sağla ister. Geçtiğimiz dönemde onaylamadığımız bir şey de şu: Kalkıp siyaseti dizayn etmeye çalışma. Siyaset de seni dizayn etmeye çalışmasın. Ortalama vatandaşın işadamından beklentisi budur. Bunu yaparsa saygı ve sevgi görür. İşadamı da bunları yapabilmek için huzurlu bir ortam ister. Çözüm sürecinin olmadığı dönemleri hatırlayın. O dönem Doğu'ya işadamı gitmiyordu. Niye gitsin. Siz gidip buradan bombanın patladığı bir yerde yatırım yapar mıydınız?Peki şimdi nasıl gitsin? Şimdi bir de IŞİD orada.Başka bir yere geleceğim. IŞİD'i ayrıca konuşuruz. İşadamı huzur ister, güven ister, pozitif istikrar ister. İstikrarın negatifi de var. Hep baş aşağı giden ülke de var. Geçmişte sanayi payından bahsettik az önce. Bize şu söylendi 'Yaa tarım köylü işidir. Biz artık köylü değil kentli olacağız, bırakacağız bu işleri' dendi. İnsanlar her yerden getirilip İstanbul'a plansız programsız şekilde tıkıştırıldılar. Türkiye'nin bugün tarımsal üretimi 61 milyar dolar. Hollanda'nın sadece tarım ihracatı 105 milyar dolar. İnsanları oralardan kopartıp getirirseniz, çözüm süreci besicilik ve tarım açısından da önemliydi, o zaman bir yerlerde bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir. Bu eski Türkiye'de kalmalı. Yeni Türkiye'de olmamalı.Cari açık geçen sene 65 milyar dolardı. Bu yıl 48 milyar dolar olacak. Güzel. Daha da azaltmak istiyorum ama enerjiye bağımlıyım. Biraz önce tarım dedim size. 61 milyar dolar tarım üretimimi 110 milyar dolar yapsam bitti olay. Biz Yeni Türkiye'yi böyle hayal ediyoruz.Sanayiye gelince.. 'Artık üretim üçüncü dünya ülkelerinin işi, biz hizmet sektörüne gireceğiz' dediler. İspanya, Yunanistan gibi ülkeleri örnek gösterdiler. Ben bunu devlet politikası olarak getirmişim. Sadece rant yüksek diye sanayiden kaçmamışım ki.. Biz bu pompalamalarla büyüdük. 'Avrupa üretimi bizim gibilere yaptırıyor. O zaman biz de üretim yapmayalım' dediler. Yapmazsan yüzde 15'e düşer sanayi payı. 'İnşaatçı rantı gördü' değil tek mesele.. Sen de insanları psikolojik olarak, mahalle baskısıyla buna yönlendirdin. Yeni Türkiye'de biz bunları da istemiyoruz. Hukuk devleti. Hukuk size de bana da lazım. Birleri kafalarında soru işaret olmadan benim karşısına çıktığım hukuki makam hangi görüşe sahipse bunu sağlayabilmelidir. Bunun için anayasaysa anayasa, yasal değişiklikse yasal değişiklik, cesurca birilerinin yapması birilerinin de korkmadan destek vermesi lazım.Ak Parti iktidarı döneminde MÜSİAD için neler değişti? Sonuçta MÜSİAD hükümete yakın iş dünyası örgütü olarak tanınıyor.Biz bazen malımızı kaybediyoruz, sonra da bulduk diye seviniyoruz. MÜSİAD 25 yıllık geçmişe sahip. TÜSİAD da ondan 19 yıl önce kurulmuş.. En babası bunlar yani. 40 yıldan bahsediyoruz. Ondan öncesine gidince böyle bir kavram bile yok. Geçen hafta ahilik haftasıydı. Ahilik güzel bir örgütlenmeydi, vakıflar da bugün dünyada inanılmaz iyi işler yapan kurumlardır. Biz bir vakıf medeniyetiyiz. Unutmuşuz, sonra NGO'dan tercüme bire sivil toplum kuruluşu katmışız hayatımıza. Öyle olunca elbette bunun oturması zaman alıyor. İstikrarsız ortamlardan etkileniyor. Siz kalkıp darbe dönemlerini yaşarsanız, partilerle örgütler kapatılarak bir yere gidilirse bunun adı 80 darbesi de olabilir, 28 Şubat da. Her ikisi de bizim için aynıdır. Buralarda kurumlar hayatlarını bitirirler, sıfırlarlar, zikzaklı şekilde bir daha başlarlar. Son dönemi öncelikle böyle değerlendirmek lazım. En azından bakıldığında bu anlamda bariz engellemelerle karşılaşılmadığını söylemeli. Ayağımızdaki prangaların çıkartılması olabildiğince eşit şartlarda çalışılabilmesi demektir. MÜSİAD'ın bu dönemde özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde bize şaşı bakılmasını engelledi. Hükümet bize şaşı bakmadı.Daha önceki hükümetler çok mu şaşı baktı?28 Şubat'ta üyeleri geceleri çilingirlerle açılarak taciz edilmiş bir kurumun mensuplarıyız biz. 28 Şubat süreci içerisinde bu geçtiğimiz yıl konuşulan fişlemelerin kitaplaştırıldığı, İslami sermaye diye kitaplar içinde yazıldığı bir dönemin üyeleriyiz biz. Böyle bakıldığı zaman bir tek MÜSİAD üyeleri değil, kitap içinde MÜSİAD üyesi olmayan da bir dolu kişi vardı. Böyle bir süreçte bize şaşı bakılmadığını nasıl söyleyebiliriz ki? Benim kurucu Genel Başkanım o dönemde DGM'de yargılanmış. Bir işadamı örgütünün kurucu başkanının DGM'de yargılanabilmesi için vatana ihanet suçu falan olması lazım. Hükümetin bize bu dönemde yapmış olduğu şey bu şaşı bakmayı ortadan kaldırmaktır.DEİK'te yeni oluşumla ilgili hükümetin müdahaleci bir tavır takındığı konusunda belli eleştiriler var. Siz ne düşünüyorsunuz?Öncelikle basında 'DEİK Ekonomi Bakanlığına bağlandı' ifadesi kullanılıyor. Ben şu anki DEİK'in yönetim kurulu üyesiyim. Şu ankinden bir gün önceki DEİK'in de yönetim kurulu üyesiydim. Baktığınızda DEİK'in kurucu kuruluş sayısı 99'a çıktı. 24 olan yönetim kurulu üye sayısı da 35'e çıktı. Pazar günü bir yönetim kurulundaydık. 35 üyenin 35'i de iş aleminin temsilcileriydi. Bir Allah'ın kulu da bakanlık personeli değildi. Rona Bey ne kadar kamu personeli dğeilse Murat Ülker de Fetit Şahenk de Murat Ülker de o kadar değildi. TİM'i emsil edenler de odalarımızın başkanları da kamu değil. İçimizde en yarı kamu olanlar onlardı. Bunların da ağırlıklı kısmı daha önceki yönetim kurulunda vardı. Ekonomi sadece 35 kişi içinden bir kişiyi başkan olarka belirleyecek. Ama o kişi o 35 kişinin içinden olacak. Dışarıdan belirlemedi. Cumhurbaşkanımız, Ekonomi Bakanımız ve Kültür Bakanımız da katıldılar ama saat tutmadım, 15 dakika kadar kalıp çıktılar. Sonrasında Başkan Yarımcılıklarının, icra kurulu üyelerinin de tamamı orada seçildi. Böyle bir algının olmasına kimsenin izin vermemesi lazım. DEİK yine özel sektör temsilcilerinden oluşan bir yapıya sahip. İş Konseyi Başkanları'nın tamamı göreve devam edecek. Çalışmak isteyen personelle de çalışılacak. Ekonomi Bakanlığı'nın 35 kişiden bir kişiyi Başkan olarka atamasını Ekonomi Bakanlığı'na bağlamak olarka ifade etmek bence vicdansızlıktır.
Cem Yılmaz'dan "Adalete Fener Yak" Açıklaması
'Adalete Fener Yak' kampanyası kapsamında çekilen video filmde rol alan Cem Yılmaz, Galatasaraylılar ve Trabzonsporlular'ın filmi boykot edecekleri haberleriyle ilgili ilk kez konuştu.Sabah'la Günaydın Gazetesi yazarı Mevlüt Tezel'in sorusunu yanıtlayan Yılmaz, şunları söyledi:'O videoda olduğum için pişman değilim, takımımı destekledim. Boykot çağrısına üzülmedim dersem yalan olur ama eleştirmek insanların en doğal hakkı. Bu dünyada benim hiç saldırgan bir tavrım olmamıştır ki.'eurosport
Reklam
UEFA'dan Galatasaray'a Soruşturma!
UEFA Galatasaray'a soruşturma açtığını açıkladı. Sahaya atılan meşaleler nedeniyle sarı-kırmızılılara yüklü bir ceza gelebilirUEFA Galatasaray'a soruşturma açtığını resmi internet sitesi üzerinden duyurdu. Galatasaray taraftarının Arsenal maçında yaktığı meşaleler ve bunların sahaya atılması nedeniyle sarı-kırmızılı takım hakkında Disiplin Yönetmeliği'nin 16. maddesi gereğince disiplin soruşturması açıldığı ilan edildi.Ev sahibi ekibin olayda sorumluluğuyla ilgili bir açıklama yapılmadı. İngilizler, gerek görülmesi halinde ilerleyen aşamalarda Arsenal'in soruşturmaya dahil edilme ihtimali bulunduğunu bildirdi. Şampiyonlar Ligi mücadelesinin 37. dakikasında tribünde yaktıkları meşaleleri üst üste sahaya atan taraftarlar oyunun durmasına sebep olmuş, görevliler su dökerek meşaleleri söndürmüştü. Temsilciler tarafından rapor edilen olay nedeniyle Galatasaray’a ağır para cezası vereceği bildirilmişti.Onur Dinçer / Skorer Dış Haberler
Reklam
Tipografilerle Büyüklerin Dilinden Düşmeyen 8 Bayram Klişesi
Yıllardır her bayram bunları dinledik, içerledik, şakalaştık, tutulduk kaldık, cevap veremedik. Sonra öğrendik bu durumlarla başa çıkmayı. Hazır cevap olamadık belki ama içerlemelerden içerik, anılardan tasarımlar çıkaracak kadar büyüdük. ReputeUs bayram klişelerini gururla sunar. İyi bayramlar dileriz.
Reklam
Mila Kunis Anne Oldu
Hollywood'un ünlü çifti Ashton Kutcher ile Mila Kunis ilk bebeklerine kavuştu.31 yaşınaki Kunis, dün Los Angeles'taki Cedars Sinai Medical Center'da bir kız bebek dünyaya getirdi. Kunis'in 36 yaşındaki nişanlısı Kutcher'ın da doğum sırasında güzel oyuncunun yanında olduğu belirtildi. Tmz.com'un haberine göre Kutcher ile Kunis, sabah 06.00 sıralarında hastaneye birlikte gittiler. Çiftin yanında aile üyelerinden herhangi birinin ya da korumalarının olmadığı da ileri sürüldü. Yıllar önce birlikte görev aldıkları Thats 70's Show adlı TV programında tanışan çift o sıralarda sadece iş arkadaşıydı. Kutcher, Demi Moore ile yaptığı evlilikle çok konuşuldu.Gazeteport
Çin'de 6 Saat İçinde 2 Milyon iPhone 6 ve iPhone 6 Plus Rezerve Edildi
Apple, Çin için yaptığı resmi açıklamada iPhone 6 ve iPhone 6 Plus için resmi ön siparişin 10 Ekim’de, satışların ise 17 Ekim’de başlayacağını açıklamıştı ama Çin’de karaborsa söylentileri arasında başlayan rezervasyonlar ciddi bir talep görüyor.ITHome ve Sina tarafından yapılan açıklamalara bakılırsa Çin’de iPhone 6 ve iPhone 6 Plus rezervasyon taleplerinin sayısı 2 milyonu geçti. Üstelik resmi olmayan bu rakam sadece 6 saat içinde perakendeciler ve 3 büyük mobil operatörden alınan rezervasyonlardan ibaret. Ayrıca Çinliler en çok 64 GB’lık modelleri tercih ediyor.Hatırlayacağınız üzere yine hakkında çok konuşulan iPhone 6 ve iPhone 6 Plus satışları ilk hafta sonunda 10 milyonu geçerek yeni bir rekor kırmıştı. Dünyanın en büyük akıllı telefon pazarı Çin ise bu rekora ciddi bir cevap verecek gibi duruyor.Webrazzi
Samsung Note 4 Bükülme Testi
Geçtiğimiz günlerde başlayan ve bir salgın gibi yayılan #bendgate akımı dur durak bilmeden devam ederken, kolayca bükülebildiği söylenen iPhone 6 Plus'lar ile ilgili bir atak da Samsung'tan geldi. iPhone 6 Plus phablet'lerin belli miktarda güç uygulandığında kolayca bükülebildiği ortaya çıkınca sosyal medyada herkesin bu konu ile ilgili içerik üretmeye baslaması ezeli rakip Samsung'un da dikkatini çekmiş olacak ki şirket oldukça enteresan bir video hazırlamış! Üç nokta odaklı bir test olarak açiklanan işlemi video haline getiren Samsung, sadece makineler ile değil insanlar tarafından da kendi phableti olan Galaxy Note 4'ün bükülemeyeceğini kanıtlıyor. İddiaya göre yüzlerce kez, 100 kilo ağırlığında bir insan tarafından üstüne oturulan Note 4 en ufak bir zarara uğramadan testten çıkmayı başarıyor. Üç nokta odaklı mekanik testte ise üç farklı bölgeden baskıya uğrayan Samsung phableti biraz eğilse de, kısa süre içerisinde eski formuna dönüyor ve çalışmaya devam ediyor. Samsung'a göre bu dayanıklılığın ardında metal çerçeve ve güçlendirilmiş iskelet sistemi bulunuyor.
Reklam
Jüri Üyelerinden Altın Portakal Sansürüne Tepki
Reyan Tuvi'nin Gezi belgeseli “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”in belgesel ön jürisi tarafından seçilmesine karşın 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali yönetimince yarışmaya alınmamasına tepkiler büyüyor.Belgesele sansür tartışmaları, bazı jüri üyelerini festivalden çekilme noktasına getirdi.Festivalin çeşitli bölümlerinde görev alan 10 jüri üyesi, yaptıkları açıklamada yaşananları 'vahim' olarak nitelendirdi ve jürilikten çekilebileceklerinin sinyalini verdi.10 jüri üyesinin imzasıyla yapılan açıklamada, belgeselin listeden çıkarılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği vurgulandı.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:'Bir film festivalinden beklenen, filmlerin gösterim hakkını, seyircininse filmlere erişim hakkını savunmak ve filmin yaratıcılarının sanatsal ifade özgürlüğünü korumaktır. Bir filmin Türk Ceza Kanunu gerekçe gösterilerek yarışmadan ihraç edilmesi ise, festivalin kendini bir sanat kurumu değil, hukuki bir ceza mercii addederek hareket ettiğini gösterir.Altın Portakal yönetiminin, yarışmasına başvurmuş ve ön elemeyi geçmiş bir filmin yaratıcılarını zan altında bırakması son derece vahimdir. Halihazırda birçok festivalde gösterilmiş olan ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’, festival yönetiminin bu tutumuyla sadece yarışmadan çıkarılmış olmuyor, aynı zamanda söz konusu sanat eserini kriminalize etme anlamına geliyor. Filmin ileride başka etkinliklerde seyirciyle buluşmasının önünü kesebilecek ya da belli bölümlerinin sansürlenmesine zemin hazırlayacak bir uygulama.Tüm bu nedenlerden, bu açıklamayı sadece filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’na geri alınması için yapmıyoruz. Aynı zamanda festivalden, Reyan Tuvi’nin sanatsal ifade özgürlüğüne sahip çıkan bir açıklama bekliyoruz. Sanat eserlerinin suç unsuru olarak görülmesine davetiye çıkaran bu kararın geri alınmasını ve filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda, sanatçının kurguladığı özgün haliyle gösterilmesini talep ediyoruz.Ayrıca, festivalde jüri üyeliği yapmak üzere davet edilen bizlerin, bu uygulamanın ardından karar irademizi güvence altında hissetmesi mümkün değil. Festival yönetiminden, film gösterimlerinin her türlü baskıdan muaf bir şekilde yapılacağını ve seçici kurulların kararlarının manipüle edilmeyeceğini garanti eden, tavizsiz bir açıklama bekliyoruz.”AÇIKLAMAYA İMZA KOYAN JÜRİ ÜYELERİBelmin Söylemez (Ulusal Yarışma, Ana Jüri)Can Candan (Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ana Jüri Başkanı)Ayla Kanbur (Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ana Jüri)Zeynep Dadak (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Belma Baş (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Emre Akay (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)Mehmet Açar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Evrim Kaya (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Kaya Özkaracalar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Fırat Yücel (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)Demokrat Haber
Reklam
Şimdi de Akıllı Tişört!
Giyilebilir teknolojinin sadece gözlük ve saatlerle sınırlı kalacağını düşünmek elbette saflık olurdu. Kanada kökenli bir girişim olan Hexoskin, biyometrik akıllı tişörtünü tanıtarak geleceğin nereye doğru gittiğini açık bir şekilde gösterdi. Atletler ve sporcular için özel üretilen tişört, üzerinde barındırdığı sensörler sayesinde her dakika 3000’den fazla veri toplayabiliyor. Üstelik bu veriler sadece sporcuların spor performansını değerlendirmek için değil, uyku düzenlerini ölçmek için de toplanılıp kullanılabiliyor. Şimdilik sadece ABD’de satışa çıkan ürünün çıkış fiyatı 399 dolar.
Antarktika Eriyor Yerçekimi Azalıyor
Uydulardan elde edilen yeni görüntüler, Batı Antarktika'da yaşanan buzul erimesinin çok ciddi bir boyuta ulaştığını gösterdi. Buzul kaybı arttıkça, Dünya'nın yerçekim kuvvetinin de azaldığı belirtildi.Geophysical Research Letters dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, Batı Antarktika'da yaşanan buzul kaybı, Dünya'nın bu bölgedeki yerçekim kuvvetinin azalmasına neden oldu. Buzulların erimesi, Batı Antarktika'da uzaydan net bir şekilde görülen bir kütle kaybına neden olurken, bu azalma yerçekim kuvvetini de zayıflattı.Batı Antarktika'nın yerçekimi hakkındaki bilgiler, Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) GOCE uydusu tarafından elde edildi. Bilim insanları, görevi Kasım 2013'te sona eren uydunun 2009-2012 yılları arasında elde ettiği verileri analiz etti. Alman, Hollandalı ve ABD'li araştırmacıların incelediği veriler, artan sıcak okyanus akıntıları nedeniyle buzul ve buz katmanlarındaki erimenin hızlandığını gösterdi.ESA'nın verdiği bilgiye göre, 2011 ile 2014 arasında Antarktika'daki yıllık buzul kaybı 125 kilometreküp olarak belirdi. Batı Antarktika'nın ise 2009-2012 yılları arasında kaybettiği buzul miktarının 230 milyar ton olduğu tahmin ediliyor.Alman Jeodezik Araştırma Enstitüsü'nden Johannes Bouman'ın başında yer aldığı araştırma ekibi, NASA ve Almanya'nın yürttüğü Grace görevindeki verileri de kullanarak Antarktika'nın toplam buzul kaybını belirlemeye çalışacak.Milliyet
Apple Çalıntı iPhone Kontrolü İçin Araç Hazırladı
Çalıntı akıllı telefonların piyasası hırsızların her zaman iştahını kabartmıştır. Bunun farkında olan Apple da iPhone’ların çalınmasını bir nebze zorlaştıracak bir iCloud aracı hazırladı: satın almaya çalıştığınız ikinci el telefonun iOS 7 ile birlikte gelen etkinleştirme kilidinin aktif olduğunu kontrol eden bir hizmet.Sistemi kullanmak için yapmanız gereken tek şey elinizdeki telefonun IMEI numarasını bu adrese girerek kontrol etmek. Eğer kilit aktifse, aktifleştiren iCloud hesabının şifresi girilerek kapatılabiliyor.
Hüseyin Üzmez'e Sağlık Raporuyla Tahliye...
Bursa'da 2008 yılında, o tarihte 14 yaşında olan kız çocuğu B.Ç.'ye cinsel tacizde bulunmak suçundan 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasını İstanbul'daki Metris Cezaevi'nde çeken 83 yaşındaki Hüseyin Üzmez, psikolojik sorunları ve prostat rahatsızlığı nedeniyle, cumhuriyet savcısı tarafından ''cezanın infazının ertelenmesi'' kapsamında tahliye edildi.Bursa'nın Mudanya İlçesi'nde 2008 yılı Nisan ayında meydana gelen olayda cinsel taciz suçundan çarptırıldığı 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası Yargıtay'ca onanan Hüseyin Üzmez'e ''alıkoymak'' suçundan da 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. Bu cezayla ilgili dosyası Yargıtay'da bulunan Hüseyin Üzmez, cezasını çektiği Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi'nden, geçen Şubat ayında psikolojik sorunları nedeniyle ikinci kez Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi edilmek üzere İstanbul Metris Cezaevi'ne nakledildi.İyileşirse cezaevine dönecekPsikolojik rahatsızlıklarının yanı sıra prostat hastası olan, kulakları yeterince duymayan Hüseyin Üzmez, bu sağlık sorunları nedeniyle 13 Aralık 2012 günü Bursa'da Muradiye Devlet Hastanesi'nden heyet raporu aldı. Hüseyin Üzmez nakledildiği Metris Cezaevi'nden, bu heyet raporu da dikkate alınarak, cumhuriyet savcısı tarafından 'hastalıkları iyileşinceye kadar' '5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun' kapsamında tahliye edildi. Hüseyin Üzmez sağlığına kavuşunca kalan 4 yıl 7 ay 4 gülük cezasını çekmek üzere yeniden cezaevine girecek.CNN Türk
Reklam