onedio
Kitaptan Uyarlanan En İyi 30 Aşk Filmi
Nicholas Sparks'ın aynı isimli kitabından uyarlanan filmde John isimli genç orduya yazılır. Gitmeden önce Savannah isimli bir üniversite öğrencisine aşık olur ve çok geçmeden de kızın kalbini kazanır ancak John'un orduya çağrılması çiftin yalnız mektuplar aracılığıyla iletişim kurmasına neden olacaktır.
Yakın Gelecekte Araçlarda Kullanılacak Son Teknoloji Standart Donanımlar
Şuan Cadillac SRX modellerinde standart donanım olan bu koltuklar, oturan kişinin vücut sıcaklığını ölçerek insan bedeninde gerçek zamanlı bir sıcaklık kontrolü sağlıyor. Manuel bir ayarlamaya gerek kalmadan vücudunuzu sürüş ve seyahat için gerekli ısılarda tutarak güvenli ve rahat bir yolculuk sağlıyor. 2014 sonlarında bu koltuklar Mercedes Benz S Sınıfı araçların standart donanıma eklenecek.
Türkiye'nin LinkedIn Kullanıcı Sayısı: 3,7 Milyon
Sosyal ağları kullanım alışkanlığı olarak dünya çapında bir ünü bulunan ülkemizde kaç LinkedIn kullanıcı var hiç merak ettiniz mi? Facebook’ta 30, Twitter’da da 10 milyonun üzerinde kullanıcı bulunduran Türkiye’nin profesyonel iş ağı LinkedIn’de ise 3,710 milyon un üzerinde bulunuyor.LinkedIn tarafından 2014 yılının Eylül ayında yapılan resmi açıklamaya göre şirketin ABD’den 111 milyon, Hindistan’dan 29 milyon, Brezilya’dan 19 milyon ve İngiltere’den de 17 milyon üyesi bulunuyor.LinkedIn üzerinde en çok üyesi bulunan ilk 20 ülkenin listelendiği ve hemen aşağıdan detaylıca inceleyebileceğiniz listede Türkiye 19. sırada.Webrazzi
Bisiklet Yolunda Piknik Yapmak
İstanbul Kartal Sahil Yolu'nda bir grup bisiklet sürücüsü ile bisiklet yolunda piknik yapan bir aile, yol meselesi yüzünden tartıştı.
Başka Bir Gezegenden Gibi Gözüken 10 Doğal Harika
Yeni Zelanda'nın Güney Adası'nın batı kıyısında bulunan Krep Kayalıkları bu adı krepe benzeyen iştah açıcı görüntüsünden almaktadır. Bu kayalıklar milyonlarca yıl önce deniz altında ölü deniz canlılarının kalıntılarından, çamur ve killerden oluşmaya başladı. Zamanla depremler sonucu gün yüzüne çıkan kayalıklar Yeni Zelanda'nın bir parçası haline geldi. Rüzgar, yağmur ve kayalıklara vuran dalgalar şu anki şekillerini kayalıklara verdiler. Yüksek gelgit sırasında kayalıklarda bulunan sayısız deliklerden gayzer gibi havaya su püskürmektedir.
Reklam
Dünyanın En Büyük Oteli Yıkılıyor, Kabe'nin Çehresi Değişiyor
Suudi Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdülaziz’in talimatıyla başlatılan Kabe’yi genişletme projesi kapsamında, dünyanın en yüksek dördüncü binası Ebrac El Beyt kuleleri de yıkılacak.Mekke Belediyesi Başkanvekili Dr. Semir Tevekkül, 20 yıl sonra proje kapsamında, yapımı tartışmalara konu olan, Zemzem Kuleleri adı da verilen Ebrac El Beyt Kuleleri tamamen kaldırılacağını söyledi. Her yıl milyonlarca Müslümana ev sahipliği yapan Mekke’de proje kapsamında devam eden istimlak çalışmaları sonucu hayata geçirilecek yeni proje ile Mekke’nin çehresi tamamen değişiyor.Hürriyet’ten Fatma Aksu’nun haberine göre, Mekke, Medine ve Cidde önümüzdeki yıllarda gökdelenler şehirlerine dönüşecek. Mekke’yi yeniden projelendirme kapsamında Kâbe, üçte bir oranında genişleyecek.Kâbe’nin hemen yanı başındaki Kral’ın sarayı dahil Hilton ve Tevhit otel olmak üzere birçok bina yıkılacak. Yıkılan yerlerin büyük bölümü Kâbe’ye dahil edilecek.1.500.000 metrekarelik bir inşaat alanı olan Safa, Merve, Zemzem, Kıble, Hacer, Sara ve en yüksek binası Bayt Otel’den oluşan 7 gökdelenden oluşan Ebrac El Beyt Kuleleri de bu değişim kapsamında 20 yıl sonra kaldırılacak.Dünyanın en zengin Müslümanlarının konakladığı Ebrac El Beyt kulelerinin yıkımını da içine alan proje kapsamında Hilton’un olduğu yerin arkasına kurulacak yeni şehrin projesinin adı Cebeli Ömer. Bu proje için Suudiler, Ömer dağını aşağı indirdi. Mekke’de yeni inşa edilecek projeler arasında bir de Kral Abdülaziz’in adını taşıyacak cami projesi yer alıyor.Mekke ve Medine arasında yapılacak raylı sistemin de yer aldığı ve Bin Ladin Grubu tarafından yürütülen proje kapsamında Mekke sil baştan yenileniyor.Yeni projede hacı adayları, Cidde’den Mekke ve Medine’ye raylı sistemle ulaşacak. Mekke’ye görkemli bir kapıdan giriş yapılacak.Dev kuleler arasında kalan Kabe’nin yıkılan revakları da Türk Şirketi Gürsoy Grup tarafından yenileniyor. İnşaat çalışmalarına hac ve umre hizmetlerine ara vermeden devam ediliyor.ZETE
"Kimse Türkiye'yi Tehdit Edemez"
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, 'Kandil'den yapılan sorumsuz birtakım açıklamalar var, tehditvari. Kimse Türkiye'yi tehdit edemez' dedi.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Türkiye'yi kimsenin tehdit edemeyeceğini belirterek, 'Blöf yapıyor demişim de bize göstereceklermiş vesaire. Bu tehditvari şeyler doğru değil. Senin bir şey yapmaya gücün yetiyorsa git IŞİD'e yap, Türkiye'ye ne meydan okuyorsun? Var mı bir gücün kardeşim? Niye Türkiye'den yardım istiyorsun o zaman? Yani uçmayı bilmiyor, çıkmış çatıya konuşup duruyor. Kandil'de yan gelip yatıyor, Kobani'dekilerle ilgili edebiyat yapıyor. Sen orada konuşacağına, git o zaman orada mücadele et. Böyle bir kandırmaca, sahtekarlık olmaz' dedi.Akdoğan, Kanal 7 televizyonunda yayınlanan 'Başkent Kulisi' programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretinin ardından, IŞİD'e karşı oluşturulan koalisyona verilecek destek konusunda ABD'nin ve Türkiye'nin ne istediğine ilişkin soru üzerine Akdoğan, Türkiye'nin yol haritasını kendisinin belirleyeceğini kaydetti. Akdoğan, 'Türkiye, kendi iradesiyle, kendi milli çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapar ve bugüne kadar da onu yapmıştır. Bu, müttefiklerimizle işbirliği yapmamamız anlamına gelmiyor. Elbette onlarla işbirliği yaparız ama Türkiye Cumhuriyeti kendisi bu kararı verir. Bu noktada, sanki ABD işbirliği için Türkiye'yi zorluyormuş gibi bir yaklaşım, bence son derece büyük bir yanılsama olur' diye konuştu.Askeri işbirliğinin sadece 'kurşun sıkmak' anlamına gelmediğine dikkati çeken Akdoğan, 'Bunun birçok farklı boyutu var. 'Askeri işbirliği yapacağız ama kesinlikle sıcak temasın içinde olmayız', bunu önceden zaten öngöremezsiniz. Bu işin tabii bir parçasıdır, tabii bir riskidir. Önemli olan bunun bir şekilde planlanmasıdır' ifadesini kullandı.'Biz de Amerika istiyor diye değil kendi çıkarımız için bunları yapıyoruz''ABD ile bir anlaşma sağlanmış değil herhalde, bir rol paylaşımı, eşgüdüm...' ifadesi üzerine kimin hangi katkıda bulunabileceğinin değerlendirildiğini belirten Akdoğan, 'Her şey önceden öngörüldüğü gibi olamayabiliyor. Suriye'ye daha önce de birtakım askeri operasyonlar yapılacaktı, bir hafta sonra her şey rafa kalktı veya hiç beklemediğiniz sıkıntılar çıkabiliyor, yeni planlar devreye girebiliyor. Bu biraz şartların göstereceği bir durum' değerlendirmesini yaptı.ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey'in 'Tampon bölge, belli bir noktada mümkün olabilir ama şu anda bu bizim kampanyamızın bir parçası değil' sözlerinin ve Beyaz Saray'dan yapılan 'Amerika'ya iyilik olsun diye değil ulusal çıkarı için Türkiye'den işbirliği göreceğimizi umuyoruz' açıklamasının hatırlatılması karşısında da Akdoğan, 'Biz de Amerika istiyor diye değil kendi çıkarımız için bunları yapıyoruz elbette. Kendi ulusal güvenlik meselemiz için yapıyoruz' dedi.IŞİD'e karşı hava harekatlarının yapıldığını ancak bunun meseleyi çözmek için yeterli olmadığını dile getiren Akdoğan, daha kapsamlı bir Suriye politikasının ortaya koyulması gerektiğini kaydetti. 'Orada IŞİD, Özgür Suriye Ordusu, PYD, rejim ordusu var. Hepsi birbiriyle savaşıyor. Siz bir tanesine seçici davranıp müdahalede bulunuyorsunuz. Peki sorun çözülüyor mu' diyen Akdoğan, daha kapsamlı, çok boyutlu bir mücadele stratejisine ihtiyaç olduğuna vurgu yaptı.'Şartlar öne sürmenin doğru olduğunu düşünmüyorum'Türkiye'nin 'Suriye'nin geleceğine dair planlamalarda Esed rejiminin devrilmesini dahil ederseniz biz varız' görüşünde mi olduğunun sorulmasına karşılık Akdoğan, şu yanıtı verdi:'Bu bir şart koşma meselesi değil. Bu sorunların göğüslenmesi için işbirliğine ihtiyacı olan, işbirliğini yıllardır zorlayan taraf Türkiye. O yüzden birtakım şartlar öne sürmenin çok doğru olduğunu düşünmüyorum ama Türkiye'nin, müttefiklerin nasıl bir Suriye öngördüğünü görmesi, bu konuda belli bir noktaya gelinmesi lazım. Yoksa diğer sıcak hadiseler konusunda bakılır, kim nasıl bir katkı verebilecekse bu katkıyı verir.Orada birbiriyle mücadele eden dört unsur var. Sizin bir tanesine bir şey yapmanız sorunu çözmüş olmuyor. Sizin, ayağı yere basan, arazideki müttefikiniz kim olacak? Bu soruya cevap verilmesi gerekiyor. Siz bir örgütü bombalayarak orada netice alamıyorsunuz, diğer mücadele eden unsurlardan hangisini destekliyorsunuz? Özgür Suriye Ordusu'na tavrınız ne olacak, onu ne kadar destekleyeceksiniz? Yerde sizin için birisi kurşun sıkacak, kimdir o kurşunu sıkacak adam? Orada mücadele eden bu örgütlerle siz bir doğal işbirliği geliştirmek durumundasınız, onları desteklemek durumundasınız. Bu noktada, Özgür Suriye Ordusu'na daha ciddi destek verilmesi gerektiği kanaatindeyim.''Ahmet Türk'e kızmadım tabii'Başbakan Yardımcısı Akdoğan, 'Kobani'nin düşmek üzere olduğu yönünde haberler var. Kandil'den yapılan 'çözüm sürecini bitirme' açıklamaları, tehditleri... Sizin de Mardin'de 'Suriyeli Kürtler doğal müttefikimiz' açıklamanız oldu. İşin bu ayağında ne oluyor?' sorusunu yanıtlarken, çözüm sürecinde, içeride kırılganlık üretenler olduğunu, dışarıda da süreci zorlaştıran birtakım gelişmeler yaşandığını söyledi.Yaşanan asayiş ve şiddet olaylarının içeride kırılganlık ürettiğini kaydeden Akdoğan, eylemsizlik kararının içerisinde bunların da olması gerektiğini dile getirdi. Akdoğan, yol kesme, haraç alma, iş makinesi ve okul yakmalara rağmen eylemsizlik kararı bulunduğunun söylenmesinin kandırmaca olduğunu ifade etti.Suriye'nin kuzeyinde yaşananların çözüm sürecinin ana konularından biri olmadığını, süreci dolaylı olarak etkilediğini belirten Akdoğan, şöyle konuştu:'Bu konu sürecin tabii unsuru değildir. Öyle olursa yarın, öbür gün Irak'ta, İran'da veya başka yerlerde yine Kürtlerin veya PKK uzantısı birtakım örgütlerin yaşadığı hadiseler, her konu... Türkiye kendi içinde bir soruna çözüm bulmaya çalışıyor, bütün bölge ülkelerinin Kürt sorunlarını çözmeye çalışmıyoruz çözüm süreciyle. Onlar farklı farklı meseleler, kendi bağlamında ayrıca değerlendirilmesi gereken konular. Elbette bunların da önem taşıyan birtakım boyutları var, bizim içerideki meselemizle bağlantılı birtakım boyutları var. Ama her konuyu bununla ilişkilendirmek bu işi tamamen çözümsüzlüğe mahkum etmek anlamına gelir. Bu yüzden ayırmak lazım.Ben dünkü konuşmada, biraz da sert çıkıyor gibi bir görüntü oluştu, 'Ahmet Türk'e mi kızdın' dediler bana. Ben Ahmet Türk'e kızmadım tabii. Kandil'den yapılan sorumsuz birtakım açıklamalar var, tehditvari. Kimse Türkiye'yi tehdit edemez.''Esed seni getirdi getirdi, bak orada yalnız bıraktı'Akdoğan, Ahmet Türk'ün 'Kobani'de bunlar yaşanırken, kadınlarımıza tecavüz ediliyor, Türkiye suskun seyrediyor, haletiruhiyem uygun değil konuşamayacağım'' sözleri üzerine kendisinin de 'Benim haletiruhiyem de uygun değil, üç polisimiz şehit oldu, daha onların naaşını toprağa vermeden, bu konuları konuşmak bana da çok anlamlı gelmiyor' dediğini aktardı. Türk'ün 'Bölgeye hiçbir şey yapılmıyor' ifadesine karşılık da GAP çerçevesinde 55 katrilyon yatırım yapıldığını hatırlattığını söyleyen Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Duble yollar, otoyollar, hastaneler belli. Bunları hem kullanıp da hem hiçbir şey yapılmıyor demek doğru olmaz. Onunla ilgili polemiğimiz bu çerçevedeydi. Ama onun ötesinde söylediğim şeyler, doğrudan Kandil'den yapılan sorumsuz birtakım açıklamalara dönük. 'Blöf yapıyor' demişim de bize göstereceklermiş vesaire. Bu tehditvari şeyler doğru değil. Senin bir şey yapmaya gücün yetiyorsa git IŞİD'e yap, Türkiye'ye ne meydan okuyorsun? Var mı bir gücün kardeşim? Niye Türkiye'den yardım istiyorsun o zaman? Yani uçmayı bilmiyor, çıkmış çatıya konuşup duruyor. Kandil'de yan gelip yatıyor, Kobani'dekilerle ilgili edebiyat yapıyor. Sen orada konuşacağına, git o zaman orada mücadele et. Böyle bir kandırmaca, sahtekarlık olmaz.Benim, Suriye Kürtleri ile ilgili söylediğim 'doğal müttefik' elbette baktığımızda, Suriye'deki Kürtler, Esed rejiminin değil Türkiye'nin tarihi dostu ve müttefikidir. Bizim onlarla akrabalık ilişkilerimiz var, bir köy ortadan bölünmüş, yarısı bu tarafta yarısı o tarafta. Bizim oradaki Kürtlerle bugüne kadar hiçbir sorunumuz olmamış, akrabalık ilişkilerimiz var, tarihi olarak dostumuz. Esed rejimi değil onların dostu. Orada benim eleştirim şuydu, sen sırtını nereye dayayacağını iyi düşüneceksin. Sırtını yanlış yere dayadığında, başın sıkıştığında da 'Biz kardeşiz, niye beni kurtarmıyorsun' diye bana bağırmayacaksın. O zaman böyle zor durumda kalırsın. Bütün bunları bir tarafa bırakıp, artık yeni dönemde yeni pozisyonlar belirlemek gerekiyor. Kiminle ittifak kuracaksın, kimin yanındasın? Esed rejimi seni parmağında oynattı, sen de 'bekle gör' dedin, orada bir menfaat sağlarım dedin, onu karşına almadın. Esed seni getirdi getirdi, bak orada yalnız bıraktı şimdi. Bu ilişkileri yeni baştan tanımlamak gerekiyor, kimin nerede durduğunu yeniden düşünmek gerekiyor. Bizim Suriye'de yaşayan Kürtlerle hiçbir sorunumuz yok. İki günde 150 bin insana kucağımızı açtık. Hem biz kucağımızı açacağız hem biz bu yükü göğüsleyeceğiz hem insani, ahlaki duruşu sergileyen biz olacağız, ondan sonra siz bizi eleştirecek ve taşlayacaksınız. Bu, istismar siyasetidir.''Hükümete, devlete etmiyorsan millete teşekkür edin bari''Türkiye'nin yaşanan insani meseleye duyarsız kaldığı' yönünde bir dezenformasyon yapıldığını dile getiren Akdoğan, her konuda 'Süreci bitiririz, ateşkes biter' ifadelerinin kullanılmaması gerektiğini belirtti. Süreç çok olumlu giderken bile öngörülemeyecek birtakım sorunların yaşanabileceğine işaret eden Akdoğan, 'Her sorun çıktığında bu tür tehditler yapmak doğru mudur? Sorunlar oturulur, konuşulur' dedi.'Türkiye'nin IŞİD'e yardım ettiği' gibi bir iddianın da gündeme taşındığının hatırlatılması üzerine Akdoğan, 'Türkiye neden IŞİD'e yardım etsin? Bu, Türkiye'de paralel medyanın zaman zaman uydurduğu zaman zaman da Türkiye'yi belli bir noktaya getirmek için, uluslararası medya kanalları üzerinden Türkiye'yi baskı altına almak için uydurulan bir şey. Türkiye'nin bu konudaki tavrı son derece açık. Biz geçen yıl bu örgütü terörist ilan etmişiz' ifadelerini kullandı.AK Parti'nin temel felsefesinin IŞİD zihniyetine ve yöntemine karşı olduğunu vurgulayan Akdoğan, 'Silahlı mücadele, terör, şiddet, masum insanların öldürülmesi, bir vahşet görüntüsüdür. AK Parti bunun panzehiridir, reçetesidir. Bunun karşı kutbunda olan felsefedir' diye konuştu.Türkiye'nin 150 bin kişiye kapısını açtığını, iyi niyetli davrandığını söyleyen Akdoğan, sözlerine şöyle devam etti:'İyi bir şey yapıyor, teşekkür etmiyorsan, devlete, hükümete etmiyorsunuz, millete edin bari. Bu aziz millet, 1 buçuk milyon Suriyeliye, 150 bin Kürde gönlünü, kapısını açtı. Kıt imkanlarını onlarla paylaşıyor, siz çıkıp da teşekkür etmek yerine taş atıyorsunuz, gerilim çıkarıyorsunuz. 'Kampa gitmeyin' diye engel oluyorsunuz. Adam can havliyle kaçmış, yanında çocuk, yaşlı, kadın, sığınacak bir merci arıyor. Devlet orada imkan kurmuş, oraya gitmesinler diye bir sürü tezvirat, engelleme yapıyorsunuz. Bu nasıl bir insanlıktır?Biz hem yardım yapmakla uğraşıyoruz, hem bunlarla uğraşıyoruz. Dönüp teşekkür bile etmek yerine hükümeti suçluyorlar. Her şeyin faturasını hükümete kesiyorlar. Türkiye burada yapması gerekenleri yaptı, bundan sonra da yapar. Ama Suriye bağlamında herkes de nerede durduğunu iyi bilecek, iyi karar verecek. Sırtını kime dayıyorsun, kiminle işbirliği yapıyorsun? Türkiye'ye karşı genel duruşun nedir? Bunları da yeni baştan değerlendirmek gerekiyor.'Muhabir: Eda Ünlü Özen | AA
Reklam
Suriye'de 15 Çocuğu 'Yanlış Madde' Öldürdü
Suriye'nin İdlib kentinde kızamık aşısı yapıldıktan sonra hayatını kaybeden çocuklarla ilgili Dünya Sağlık Örgütü açıklama yaptı: Aşılarda yanlışlıkla kas gevşetici bir madde kullanıldı.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Suriye'nin İdlib kentinde kızamık aşısı yapılan 15 çocuğun ölümünün, atrakuryum isimli maddenin yanlışlıkla kullanılmasından kaynaklandığını açıkladı.DSÖ'den yapılan yazılı açıklamada, 16 Eylül 2014 tarihinde meydana gelen olayla ilgili yapılan araştırma sonucunda, çocuk ölümlerinin, anestezilerde kas gevşetici olarak kullanılan atrakuryum adlı maddenin aşı sırasında yanlışlıkla seyreltici olarak kullanılmasından kaynaklandığı sonucuna varıldığı belirtildi.Ölümlere, kızamık aşısının kendisi veya aşının gerçek seyrelticisinin yol açtığı yönünde herhangi bir kanıt bulunmadığı ifade edilen açıklamada, atrakuryum tüplerinin yanlışlıkla aşılama paketlerine eklendiği ve dört aşılama ekibine dağıtıldığı ifade edildi.Suriye'deki çocuklar için kızamık ve çocuk felci riskinin çok büyük olduğuna dikkati çekilen açıklamada, aşı konusunda güvenin tekrar sağlanması ve bütün çocukların aşılara ulaşabilmesi gerektiği kaydedildi. DSÖ, zehirlenmeden dolayı 15 çocuğun öldüğü İdlib'de, 50 çocuğun daha aşıdan etkilendiğini bildirmişti.Kızamık aşısından ölümlerSuriyeli muhaliflerin oluşturduğu geçici hükümetin sağlık bakanlığı, DSÖ ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) öncülüğünde İdlib'de 15 Eylül'de kızamık aşısı kampanyası başlatmıştı. Aşı kampanyası kapsamında birçok çocuğa kızamık aşısı yapıldı. Bir gün sonra, İdlib'in kırsalındaki Cercenaz bölgesinde çocukların hayatını kaybetmesi üzerine bakanlık aşı kampanyasına son verdi.Kaynak: AA
Sultanlar Kamerun'u Rahat Geçti
2014 Kadınlar Voleybol Dünya Şampiyonası'nda beşinci maçına çıkan Filenin Sultanları, 3-0 galip geldi.Grubundaki son mücadelesinde genç isimlerin ağırlıkta olduğu bir kadroyla mücadele eden Türkiye, zayıf rakibi Kamerun'u 25-18, 25-18 ve 25-12'lik setlerle 3-0 mağlup ederek puanını 8'e yükseltti.Şampiy10
Ev yapımı  Lamborghini Diablo | Tabii ki Made In P.R.C.
Otomobil tutkunu 2 kafadar Wang Yu and Li Lintao. Büyüyüp de birer makine mühendisi olmuş, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde çalıştıktan sonra ülkelerine geri dönmüşler. Ama Çin'de özellikle ithal spor arabalar aşırı pahalı olduğundan kendilerine bir Lamborghini Diablo SV yapmaya karar vermişler. 1 yıl ve ebay, marketplace gibi alışveriş portallarından elde ettikleri otomobil parçalarına harcadıkları 227.000$ sonunda gördüğünüz Lambo'yu yapmışlar. .Araç birebir Lamborghini Diablo SV ölçülerinde. Tıpkısının aynısı! Üstelik motoru da ilk tahmin edeceğiniz şekilde 'hacı murat' motoru değil.. 8 silindirli Toyota ve bu araç 100 km'ye 4.8 saniyede ulaşıyor.. Maksimum hızı da saatte 310 km!
Reklam
The Independent: 'Erdoğan Aksini Söylüyor Ama Türkiye IŞİD'e Hala Göz Yumuyor'
The Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Patrick Cockburn, Türkiye’nin ‘IŞİD militanlarının Suriye’ye geçişine daha geçen hafta bile izin verdiğini’ ve ABD’nin IŞİD kuşatması altındaki ‘ yarı-bağımsız ‘ Kobani’de sıkışan Kürtlere yardımda gecikmesinin arkasında da Ankara’nın baskısı olduğunu yazdı.Cockburn, ‘ IŞİD’i durdurmaya sadece hava saldırıları yetmez ‘ başlıklı yazısında, Britanya parlamentosunun IŞİD saldırılarına katılma kararını mercek altına aldı; ABD’yle Britanya’nın bu harekatla, Irak ve Suriye’de ‘ ana oyuncuların dışarıya gösterdiklerinden çok daha farklı gündemlerinin bulunduğu bir dizi iç içe geçmiş ihtilafa gömüleceğini’ yazdı.Cockburn, ‘ ana oyuncuların dışarıya gösterdiklerinden çok daha farklı gündemleri ‘ne de örnek olarak da Türkiye’nin Kobani’ye bakışını gösterdi. Yazının ilgili bölümünün tam metni şöyle:”Sözgelimi, IŞİD’in kuzey Suriye’de, Türkiye sınırında bulunan Kobani’ye saldırısına bakın. Burada IŞİD savaşçılarıyla mücadele eden yaklaşık 300 bin Kürt giderek küçülen bir alanda sıkıştı. Neredeyse 200 bin Suriyeli Kürt şimdiden sınırın Türkiye tarafına kaçtı. ABD hava gücünü, ilerleyen militanlara karşı her yerden çok burada kullanabilirdi. Kürtlerin başkenti Erbil’in kurtarılmasına ağustosta Amerikan hava saldırıları yardım etmişti; aynısı niçin Kobani için yapılmasındı?Tuhaf bir biçimde, ABD hava gücünü düne kadar, IŞİD’in hava saldırılarının başlamasından sonra en ciddi saldırılarını düzenlediği Kobani hariç Suriye’deki her yerde kullandı. Örgüt burada, Irak ve Suriye ordularından ele geçirdiği tank ve havan toplarıyla 64 köyde kontol sağladı. Amerikalılar niçin sessiz kaldı? Bunun arkasında, 2011’den bu yana güney sınırı boyunca büyüyen ve 2,5 milyon Suriyeli Kürde ev sahipliği yapan yarı-bağımsız Kürt kantonlarına hiç değer vermeyen Türkiye’yi rahatsız etmeme isteği var gibi görünüyor.Ankara’nın tavrı, IŞİD’i Kürtlere karşı kullanmanın faydalarını gördüğüne işaret. Sınırın Türkiye tarafındaki muhabirler, IŞİD’le savaşmak isteyen Türkiyeli Kürtlerin aksine, IŞİD militanlarının daha geçen hafta Suriye’ye kolayca gidip geldiğini anlatıyor. Türkiye’deki bir gözlemci şu soruyu soruyor: ‘ ‘Gezi Parkı eylemleri sırasında şiddete karışmayan ama yaralanan göstericileri tedavi etmiş doktorlar ‘teröre yardım etmekle’ yargılanırken niçin çatışmada yaralanan IŞİD militanları hala hastanelerde tedavi için Türkiye’ye getiriliyor? ”Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın New York’taki BM Genel Kurulu’nda IŞİD’e karşı olduğuna dair bütün açıklamalarına rağmen, militanlar Türkiye devletinden belli bir miktar tolerans görüyor. İstanbul’un kalbindeki İstiklal Caddesi’nde arka arkaya düzenlenen iki ayrı gösteride polisin tavrını belgeleyen fotoğraflar da bunu açıkça ortaya koydu. İlk fotoğrafta, polis tarafından rahatsız edilmeyen IŞİD yanlısı göstericiler uzun bir beyaz pankart taşıyordu. İkinci karedeyse, ertesi gün aynı caddede düzenlenen bir gösteride, dini eğitimi protesto eden bir grup Çevik Kuvvet tarafından dövülüyordu.Türkiye hükümetinin IŞİD’le sıkı fıkı olduğunu söylemiyorum. Fakat Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’dan kurtulmak ve Suriyeli Kürtleri zayıflatmak, Erdoğan’ın gündeminde daha ön sıralarda yer alıyor. Buna göz yuman ABD de, Pakistan’ın Taliban’a gizli ama hayati önemdeki desteğine tepki göstermeyerek 2001’de Afganistan’da yaptığı hatayı tekrarlıyor. Bazı Amerikalı diplomatlara göre bu, Afganistan’daki ABD-Britanya müdahalesini daha en başından başarısız kılan, devasa boyutta bir hataydı.Britanya Irak’ta büyük ölçüde sembolik olan ilk müdahalalerine başlarken göz önünde bulundurulması gereken şey şu ki, bu krizde sadece askeri yollarla elde edilecek başarılar sınırlı.”Diken
Kimetto'dan Dünya Rekoru
Kenyalı atlet Dennis Kimetto, Berlin Maratonu’nundaki iki saat iki dakika ve 57 saniyelik derecesiyle dünya rekorunu kırdı.Dünyanın en iyi maratonu olarak kabul edilen Berlin Maratonu, 41’inci kez düzenlendi. Yarışın favorilerinden Dennis Kimetto, maratona iyi bir başlangıç yaptı. 20 kilometrenin sonunda yedi kişi kalan gruptan dört kilometre kala sıyrılan 30 yaşındaki atlet, iki dakika ve üç dakikanın altına inen ilk sporcu oldu.Bir önceki rekor iki saat üç dakika ve 23 saniye ile bir diğer Kenyalı sporcu Wilson Kipsang Kiprotich’e aitti.Kimetto, 25 kilometre yarışlarında da rekoru elinde bulunduruyor.Kaynak: Al Jazeera ve Reuters
Robotlar Sahaya İndi
Boğaziçi Üniversitesi ile Bremen Üniversitesi'nin robot futbol takımları, Almanya Büyükelçiliği'nin organizasyonunda İstanbul'da gösteri maçı yaptı.Rahmi M. Koç Müzesi'nin evsahipliğinde, '2014: Türk-Alman Araştırma, Eğitim ve İnovasyon Yılı' etkinlikleri çerçevesinde, gençleri bilim ile teknolojiye teşvik etmek için bir robot futbol maçı gerçekleştirildi.Boğaziçi Üniversitesi'nin 'Cerberus', Bremen Üniversitesi'nin ise 'B-Human' adlı robot futol takımlarının, hazırlanan özel sahadaki maçları ilginç görüntülere sahne oldu. Onar dakikalık iki ayrı devrede yapılan robot futbol maçını, Bremen Üniversitesi takımı 7-0 kazandı.Organizasyonla ilgili bilgi veren Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Levent Akın, bilimsel çalışmalara dikkati çekmek için böyle bir etkinlik yapıldığını aktararak, 'Yapay zekaya ve bilimsel çalışmalara ilgi sağlamak amaçlı bir gösteri. Herkes futbolu biliyor ve robotların da bunları yapabildiklerini gösterebilmek için önemli bir etkinlik' ifadelerini kullandı.Muhabir: Mehmet Fatih Duman | AA
Reklam
Yeni Evli Çiftlerin Duymaktan Bıktığı 14 Soru
Yaz boyu evlendiniz! Arkadaş hepinize aynı ayda çeyrek takarsak, zaten kuş kadar olan maaşlar kanatlanır uçar dedik dinlemediniz. Aynı haftada bile ikişer üçer evlendiniz... Ve şimdi sizi akrabaların, arkadaşların bunaltıcı soruları bekliyor.  Her yeni evlenen bu süreci yaşar, yapacak bir şey yok. Hadi yine iyisiniz evli olarak vereceğiniz ilk sınavınızda size yardımcı olmak adına cevaplar da önerdim.
Reklam
Yeni Akit: 'Karma Eğitim Tacizi Tetikliyor'
Yeni Akit'in haberine göre, okullarda kız ve erkek öğrencilerin birlikte okuması taciz vakalarını artırıyorYeni Akit gazetesi, karma eğitimin kadınlara yönelik tacizleri tetiklediğini iddia etti. Ortaöğretimde başörtüsü yasağının kaldırılmasının ardından Eğitim-Bir-Sen, kız ve erkeklerin birlikte öğrenim gördükleri karma eğitimin de kaldırılmasını talep etmişti.Yeni Akit’te Muhammet Erdoğan imzasıyla yayımlanan Almanya ve Amerika’dan örnekler verilen haberde, “Muhafazakâr Anadolu insanının, karma eğitim mecburiyetinden vazgeçilmesi gerektiğini yıllarca dile getiriyordu. Sadece bu sebepten dolayı kızlarını okula göndermeyen binlerce velinin olduğu biliniyor” denildi.Yeni Akit’in bugünkü (28 Eylül 2014) nüshasında yayımlanan, “Karma eğitim tacizi tetikliyor” başlıklı haberi şöyle:Yapılan araştırmalar ‘Karma eğitim modeli’nin öğrencilerin pedagojik eğitimi üzerinde artı bir etki oluşturmadığı tam aksine taciz olaylarını artırdığını ve tetiklediğini ortaya koyuyor.‘Karma eğitim modeli’nin öğrencilerin pedagojik eğitimi üzerinde artı bir etki oluşturmayıp daha çok zarar verdiği dünyada ve ülkemizde konuşulurken söz konusu sistemin cinsel istismar boyutu da bulunuyor. Karma eğitim siteminin cinsel tacizleri arttırdığını, karma eğitimin azılı savunucusu olan Eğitim-Sen bile dile getirirken, Türkiye’de ve dünyada yapılan araştırmalarda karma okullarda cinsel saldırıların gittikçe arttığı ortaya çıktı.Karma eğitim tartışmaları sürüyorMemur-Sen Konfederasyonuna bağlı Eğitim-Bir-Sen’in gündeme getirdiği ‘karma eğitim modeli kaldırılsın’ tartışmaları devam ederken marjinal sol düşünceleri ile bilinen KESK’e bağlı Eğitim-Sen bu görüşe ciddi derecede muhalefet ediyor. Sendikalar arası bu tartışma sürerken muhafazakar Anadolu insanının, karma eğitim mecburiyetinden vazgeçilmesi gerektiğini yıllarca dile getiriyordu. Sadece bu sebepten dolayı kızlarını okula göndermeyen binlerce velinin olduğu biliniyor.Karma okulların cinsel istismarı arttırdığı ve bu okullarda söz konusu olayların çok yüksek oranda yaşandığı Türkiye’de ve dünyada yapılan araştırmalarda da ortaya çıktı. İşte bazı araştırmalar:Eğitim-Sen: Cinsel taciz artıyor2010 yılında karma eğitim yanlısı Eğitim-Sen’in Genel Başkanı Zübeyir Kılıç yaptıkları araştırması sonucunda okullarda cinsel taciz ve tecavüz vakalarının arttığını dile getirmişti. Başkan Kılıç söz konusu olaylardaki oranın; 2000’de yüzde 4, 2001’de yüzde 6, 2002’de yüzde 4, 2003’te yüzde 5, 2004’te yüzde 3, 2005’te yüzde 2, 2006’da yüzde 5, 2007’de yüzde 10, 2008’de yüzde 15, 2009’da yüzde 10 olduğunu açıklamıştı.Türk-Eğitim-Sen’den ürküten rakamTürk-Eğitim-Sen ise 2006 yılında, Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinde yer alan muhtelif illerdeki bin 136 İlköğretim Okulu’nun 7. ve 8. sınıf öğrencisinin katımlıyla yaptığı ankette öğrenciler arası cinsel taciz oranının yüzde 92’lere çıktığını ortaya koydu.Dünya karmadan vazgeçiyorKarma eğitim sisteminin öğrencilerin üzerinde hiçbir artı etkisi olmadığı aksine zarar verdiği gelişmiş ülkeler tarafından yapılan araştırmalarca kanıtlanmış durumda olup birçok ülkenin karma okulların yanında ayrı okulları da açtığı biliniyor. 2001 yılında Almanya, karma eğitim mecburiyetinden vazgeçerek birçok kız ve erkek okulu açtı. Amerika’da ise yüzlerce ayrı okul olup açılmaya da devam ederken İngiltere’de de birçok ayrı okul faaliyet gösteriyor.Almanya: Kızların yüzde 50’si tacize uğruyor Türkiye’de hal böyle iken Almanya’daki okullarda cinsel taciz konusunu araştıran Monika Barz şu tespitleri yaptı:“Kızlarla yapılan röportajlarda, kızların yüzde 50’si bedensel tacize uğradıklarını (vurma, seksüel taciz), kızdırılmaya maruz kaldıklarını ve kötü muamele gördüklerini söylüyorlar.”Amerika: Çok sayıda hamile kalan öğrenci varAmerika’da ise 2003 yılında New York Harlem’de yapılan bir araştırmaya göre ergenlik çağındaki kızların hamile kalma oranı sadece kızların okuduğu okullarda 40’ta bir, karma okullarda 3’te bir. Araştırmaları önemseyen ABD yönetimi, kız ve erkekler için ayrı sınıf açılmasını teşvik ediyor. 1995’te üç okulda ayrı eğitim yapılırken, bugün sayı 253’e çıktı. 200 okul da karma eğitimi bırakmak için başvurdu. Yine Amerika’da, ilkokul ikiden lise sona kadar 4.200 öğrenci arasında yapılan başka bir araştırmaya göre ise, “Her gün cinsel tacize uğradığını söyleyenler yüzde 39. Haftada en az bir tacize uğradığını söyleyenler yüzde 29. Sözlü veya hareketle taciz uğrayanları yüzde 89.T24
YPG, Zorava Tepesi'nin Kontrolünü Ele Geçirdi
YPG güçleri, IŞİD ile girdiği çatışma sonucunda Kobanê için stratejik öneme sahip olan Zorava Tepesi'ni ele geçirdiKobanê için stratejik öneme sahip olan Zorava Tepesi'nde Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile PKK'nın Suriye'deki silahlı kolu YPG güçleri arasındaki çatışmalar dün de gün boyu devam etti. YPG, Cuma günü IŞİD'in kontrolüne geçen Zorava Tepesi'ne tamamen hâkim olurken, yaklaşık bin Kobanêli de Kobanê’den kaçarak Türkiye'ye giriş yaptı. Suruç'un Tavşanlı beldesine düşen 4 top atışı sonucunda biri kadın, iki kişi yaralandı.Radikal’den İdris Emen ’in haberine göre, önceki gün IŞİD’in eline geçen ve stratejik bir öneme sahip olan Zorava Tepesi, bu gün YPG güçlerinin kontrolüne girdi. Sıftık Köyü'nde mevzilenen IŞİD, dün Zorava Tepesi'nde bulunan YPG güçlerine havan toplarıyla saldırdı. YPG güçleri ise IŞİD’in karargâh olarak kullandığı ve Beşşar Esad güçlerinin inşa ettiği bir karakola roket ve Doçkalarla saldırdı. Zorava’nın tam karşında bulunan Karaca Köyü'nde toplanan Kobanêliler çatışmayı yakından takip etmek için Karaca Tepesi'nde toplandı.Dün saat 13.30 civarında Kobanê’ye destek vermek için Suruç’un Tavşanlı Beldesi'ne giden yaklaşık 200 kişilik bir gruba Suriye ’den 4 adet top mermisi atıldı. Mermilerden birinin bir minibüse isabet etmesi sonucunda, destek için sınırda bulunan biri kadın iki kişi yaralandı.Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, Kobanê’ye destek için sınıra gelen vatandaşlar da sınırdan uzaklaştı. Olay anında minibüsün boş olduğunu söyleyen görgü tanığı Abdullah Korkmaz, ‘’Kobanê’ye destek için 200 kişi Suruç’tan Tavşan Köyü'ne gittik. Sınırdaki olayları takip ediyorduk. Önce önümüzde bulunan ve bizde 100 metre uzakta bulunan bir tarlaya üç adet top atışı yapıldı. Sınırda ciddi bir kargaşa yaşandı. Tam bu sırada bizim bulunduğumuz bölgeye bir tane daha top atışı yapıldı. Top mermisi bir minibüse isabet etti. Top atışı bilinçli yapıldı’’ dedi.IŞİD’den kaçarak Suruç’a gelen Muhammed Necar, Kobanê sokaklarının boşaldığını söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti:'Halk IŞİD tehlikesinden dolayı Kobanê’yi terk etmiş durumda. Kızlarım Kobanê’nin köylerinde mahsur kaldığı için Türkiye’ye gelemiyordum. Tam yedi gündür Kobane’de kızlarımı bekliyordum. Kobanê’de insanların morali yüksek, ancak su ve gıda problemi hat safhada.'Oğlunun YPG’de IŞİD’e karşı savaştığını söyleyen Muhammed Mıste ise sözlerine şu şekilde devam etti:“Sekiz gün önce Suruç’a girişi yaptık. Bir oğlum YPG’de savaşırken, bir oğlum Kobanê’de mahsur kalmıştı. Dün sınır geçerek Kobanê’ye gittik. YPG’de savaşan oğlumu gördüm. Durumu iyiydi, morali de yerindeydi. Mahsur kalan oğlumu geri getirip Türkiye’ye tekrar geri geldim.’’T24
Reklam