onedio
Yeni Akit: 'Karma Eğitim Tacizi Tetikliyor'
Yeni Akit'in haberine göre, okullarda kız ve erkek öğrencilerin birlikte okuması taciz vakalarını artırıyorYeni Akit gazetesi, karma eğitimin kadınlara yönelik tacizleri tetiklediğini iddia etti. Ortaöğretimde başörtüsü yasağının kaldırılmasının ardından Eğitim-Bir-Sen, kız ve erkeklerin birlikte öğrenim gördükleri karma eğitimin de kaldırılmasını talep etmişti.Yeni Akit’te Muhammet Erdoğan imzasıyla yayımlanan Almanya ve Amerika’dan örnekler verilen haberde, “Muhafazakâr Anadolu insanının, karma eğitim mecburiyetinden vazgeçilmesi gerektiğini yıllarca dile getiriyordu. Sadece bu sebepten dolayı kızlarını okula göndermeyen binlerce velinin olduğu biliniyor” denildi.Yeni Akit’in bugünkü (28 Eylül 2014) nüshasında yayımlanan, “Karma eğitim tacizi tetikliyor” başlıklı haberi şöyle:Yapılan araştırmalar ‘Karma eğitim modeli’nin öğrencilerin pedagojik eğitimi üzerinde artı bir etki oluşturmadığı tam aksine taciz olaylarını artırdığını ve tetiklediğini ortaya koyuyor.‘Karma eğitim modeli’nin öğrencilerin pedagojik eğitimi üzerinde artı bir etki oluşturmayıp daha çok zarar verdiği dünyada ve ülkemizde konuşulurken söz konusu sistemin cinsel istismar boyutu da bulunuyor. Karma eğitim siteminin cinsel tacizleri arttırdığını, karma eğitimin azılı savunucusu olan Eğitim-Sen bile dile getirirken, Türkiye’de ve dünyada yapılan araştırmalarda karma okullarda cinsel saldırıların gittikçe arttığı ortaya çıktı.Karma eğitim tartışmaları sürüyorMemur-Sen Konfederasyonuna bağlı Eğitim-Bir-Sen’in gündeme getirdiği ‘karma eğitim modeli kaldırılsın’ tartışmaları devam ederken marjinal sol düşünceleri ile bilinen KESK’e bağlı Eğitim-Sen bu görüşe ciddi derecede muhalefet ediyor. Sendikalar arası bu tartışma sürerken muhafazakar Anadolu insanının, karma eğitim mecburiyetinden vazgeçilmesi gerektiğini yıllarca dile getiriyordu. Sadece bu sebepten dolayı kızlarını okula göndermeyen binlerce velinin olduğu biliniyor.Karma okulların cinsel istismarı arttırdığı ve bu okullarda söz konusu olayların çok yüksek oranda yaşandığı Türkiye’de ve dünyada yapılan araştırmalarda da ortaya çıktı. İşte bazı araştırmalar:Eğitim-Sen: Cinsel taciz artıyor2010 yılında karma eğitim yanlısı Eğitim-Sen’in Genel Başkanı Zübeyir Kılıç yaptıkları araştırması sonucunda okullarda cinsel taciz ve tecavüz vakalarının arttığını dile getirmişti. Başkan Kılıç söz konusu olaylardaki oranın; 2000’de yüzde 4, 2001’de yüzde 6, 2002’de yüzde 4, 2003’te yüzde 5, 2004’te yüzde 3, 2005’te yüzde 2, 2006’da yüzde 5, 2007’de yüzde 10, 2008’de yüzde 15, 2009’da yüzde 10 olduğunu açıklamıştı.Türk-Eğitim-Sen’den ürküten rakamTürk-Eğitim-Sen ise 2006 yılında, Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinde yer alan muhtelif illerdeki bin 136 İlköğretim Okulu’nun 7. ve 8. sınıf öğrencisinin katımlıyla yaptığı ankette öğrenciler arası cinsel taciz oranının yüzde 92’lere çıktığını ortaya koydu.Dünya karmadan vazgeçiyorKarma eğitim sisteminin öğrencilerin üzerinde hiçbir artı etkisi olmadığı aksine zarar verdiği gelişmiş ülkeler tarafından yapılan araştırmalarca kanıtlanmış durumda olup birçok ülkenin karma okulların yanında ayrı okulları da açtığı biliniyor. 2001 yılında Almanya, karma eğitim mecburiyetinden vazgeçerek birçok kız ve erkek okulu açtı. Amerika’da ise yüzlerce ayrı okul olup açılmaya da devam ederken İngiltere’de de birçok ayrı okul faaliyet gösteriyor.Almanya: Kızların yüzde 50’si tacize uğruyor Türkiye’de hal böyle iken Almanya’daki okullarda cinsel taciz konusunu araştıran Monika Barz şu tespitleri yaptı:“Kızlarla yapılan röportajlarda, kızların yüzde 50’si bedensel tacize uğradıklarını (vurma, seksüel taciz), kızdırılmaya maruz kaldıklarını ve kötü muamele gördüklerini söylüyorlar.”Amerika: Çok sayıda hamile kalan öğrenci varAmerika’da ise 2003 yılında New York Harlem’de yapılan bir araştırmaya göre ergenlik çağındaki kızların hamile kalma oranı sadece kızların okuduğu okullarda 40’ta bir, karma okullarda 3’te bir. Araştırmaları önemseyen ABD yönetimi, kız ve erkekler için ayrı sınıf açılmasını teşvik ediyor. 1995’te üç okulda ayrı eğitim yapılırken, bugün sayı 253’e çıktı. 200 okul da karma eğitimi bırakmak için başvurdu. Yine Amerika’da, ilkokul ikiden lise sona kadar 4.200 öğrenci arasında yapılan başka bir araştırmaya göre ise, “Her gün cinsel tacize uğradığını söyleyenler yüzde 39. Haftada en az bir tacize uğradığını söyleyenler yüzde 29. Sözlü veya hareketle taciz uğrayanları yüzde 89.T24
YPG, Zorava Tepesi'nin Kontrolünü Ele Geçirdi
YPG güçleri, IŞİD ile girdiği çatışma sonucunda Kobanê için stratejik öneme sahip olan Zorava Tepesi'ni ele geçirdiKobanê için stratejik öneme sahip olan Zorava Tepesi'nde Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile PKK'nın Suriye'deki silahlı kolu YPG güçleri arasındaki çatışmalar dün de gün boyu devam etti. YPG, Cuma günü IŞİD'in kontrolüne geçen Zorava Tepesi'ne tamamen hâkim olurken, yaklaşık bin Kobanêli de Kobanê’den kaçarak Türkiye'ye giriş yaptı. Suruç'un Tavşanlı beldesine düşen 4 top atışı sonucunda biri kadın, iki kişi yaralandı.Radikal’den İdris Emen ’in haberine göre, önceki gün IŞİD’in eline geçen ve stratejik bir öneme sahip olan Zorava Tepesi, bu gün YPG güçlerinin kontrolüne girdi. Sıftık Köyü'nde mevzilenen IŞİD, dün Zorava Tepesi'nde bulunan YPG güçlerine havan toplarıyla saldırdı. YPG güçleri ise IŞİD’in karargâh olarak kullandığı ve Beşşar Esad güçlerinin inşa ettiği bir karakola roket ve Doçkalarla saldırdı. Zorava’nın tam karşında bulunan Karaca Köyü'nde toplanan Kobanêliler çatışmayı yakından takip etmek için Karaca Tepesi'nde toplandı.Dün saat 13.30 civarında Kobanê’ye destek vermek için Suruç’un Tavşanlı Beldesi'ne giden yaklaşık 200 kişilik bir gruba Suriye ’den 4 adet top mermisi atıldı. Mermilerden birinin bir minibüse isabet etmesi sonucunda, destek için sınırda bulunan biri kadın iki kişi yaralandı.Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, Kobanê’ye destek için sınıra gelen vatandaşlar da sınırdan uzaklaştı. Olay anında minibüsün boş olduğunu söyleyen görgü tanığı Abdullah Korkmaz, ‘’Kobanê’ye destek için 200 kişi Suruç’tan Tavşan Köyü'ne gittik. Sınırdaki olayları takip ediyorduk. Önce önümüzde bulunan ve bizde 100 metre uzakta bulunan bir tarlaya üç adet top atışı yapıldı. Sınırda ciddi bir kargaşa yaşandı. Tam bu sırada bizim bulunduğumuz bölgeye bir tane daha top atışı yapıldı. Top mermisi bir minibüse isabet etti. Top atışı bilinçli yapıldı’’ dedi.IŞİD’den kaçarak Suruç’a gelen Muhammed Necar, Kobanê sokaklarının boşaldığını söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti:'Halk IŞİD tehlikesinden dolayı Kobanê’yi terk etmiş durumda. Kızlarım Kobanê’nin köylerinde mahsur kaldığı için Türkiye’ye gelemiyordum. Tam yedi gündür Kobane’de kızlarımı bekliyordum. Kobanê’de insanların morali yüksek, ancak su ve gıda problemi hat safhada.'Oğlunun YPG’de IŞİD’e karşı savaştığını söyleyen Muhammed Mıste ise sözlerine şu şekilde devam etti:“Sekiz gün önce Suruç’a girişi yaptık. Bir oğlum YPG’de savaşırken, bir oğlum Kobanê’de mahsur kalmıştı. Dün sınır geçerek Kobanê’ye gittik. YPG’de savaşan oğlumu gördüm. Durumu iyiydi, morali de yerindeydi. Mahsur kalan oğlumu geri getirip Türkiye’ye tekrar geri geldim.’’T24
F.Bahçe'de İstifa Depremi
Göreve geldiği 2013 yılının ilk ayından bu yana birçok yenilik yapan Fenerbahçe CEO'su Hasan Hakkı Yılmaz istifa etti.Fenerbahçe’de CEO ve İcra Kurulu Başkanı Hasan Hakkı Yılmaz istifa etti. Yılmaz, Ocak 2013’te geldiği görevde kulübün yapısını ciddi oranda değiştirip kurumsallaşma için önemli adımlar atmıştı.Görevinde istediklerini yapamamaktan yakınan Yılmaz’ı istifadan vazgeçirmek için yoğun çaba sarfediliyor. Yılmaz, daha önce de bir kaç kez ayrılmak istemiş ama Aziz Yıldırım tarafından ikna edilmişti.Yılmaz’ın dün ilettiğiistifanın kabul edilip edilmeyeceği merak konusu oldu. Çünkü Yılmaz daha önce de istifa etmek istemiş ama Başkan Aziz Yıldırım, kabul etmemişti. Ancak Yılmaz, Yıldırım ile iyi ilişkisine rağmen istediklerini yapamadığını söyleyerek istifasını verdi.‘NE YAPMAK İSTESEM ENGELLENİYORUM’Hasan Hakkı Yılmaz gibi doğrudan başkana bağlı çalışan bir ismin istifa etmesi kafaları karıştırdı. Yıldırım’ın en güvendiği isimlerden Yılmaz’ın kulübün kıdemli çalışanlarıyla bir türlü yıldızının barışmaması ve görevini yaparken karşılaştığı sıkıntılar istifasının en önemli nedeni olarak gösteriliyor. Yılmaz’ın çevresine, “Ne yapmak istesem kulüpteki bazı kişilerce engelleniyor” dediği öğrenildi.GERİ DÖNME OLASILIĞI ÇOK DÜŞÜKBaşkan ve yöneticilerin istifasını geri alması için Yılmaz’ı iknaya çalıştığı öğrenildi. Fakat Yılmaz’ın geri dönüşünün çok düşük bir ihtimal olduğu belirtiliyor. Yılmaz’ın uzun süredir cebinde olan istifasının başkan Yıldırım’a iletildiği belirtilirken, ekibinin ise göreve devam ettiği belirtiliyor. Sarı lacivertlilerde Yılmaz’ın istifasının kabul edilmesi halinde kulübün borsaya bir açıklama yapması bekleniyor.Hürriyet
Hisarcıklıoğlu, DEİK Yönetiminden İstifa Etti
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ekonomi Bakanlığına bağlı olarak kurulan yeni Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Üyeliği'nden istifa etti.Hisarcıklıoğlu, yazılı açıklamasında, Yeni DEİK'in bugün yapılacak ilk yönetim kurulu toplantısı öncesinde, 27 Eylül saat 19.00'da toplanan TOBB Yönetim Kurulunda yeni DEİK'in yönetim kurulunda yer almaması hususunda görüş birliğine vardığını bildirdi.DEİK'in yeni yapısıyla daha büyük başarılara imza atması ve Türkiye'nin dış ekonomik ilişkilerinde hareket alanını daha da geliştirmesi temennisinde bulunan Hisarcıklıoğlu, bugüne kadar ilgili tüm kamu kurumlarıyla eşgüdümlü çalıştıkları ve ellerinden gelen desteği verdikleri gibi bugünden sonra da yeni DEİK'e gereken desteği vereceklerini kaydetti. Torba Yasa ile feshedilen ve ekonomi bakanlığına bağlı olarak yeniden oluşturulan DEİK'in yeni yönetiminin 20 Eylül'de yayımlanan yönetmelikle Ekonomi Bakanlığı tarafından atandığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'ye gönderdiği istifa mektubunda şu ifadelere yer verdi:'Türkiye'nin 1980 sonrasında gerçekleştirdiği reformlar ve ekonominin dışa açılma hamlesinin bir parçası olarak, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) 18 1986 tarihli yönetim kurulu kararıyla kurulan DEİK, 28 yılı aşan deneyimiyle Türk İş dünyasının yurt dışındaki faaliyetlerini destekleyici ana unsur olmuştur. Bu süreçte Türkiye'nin ihracatı 8 milyar dolar düzeyinden 150 milyar doların üzerine çıkmış; Türk müteahhitleri yurt dışı operasyonları ile dünyanın en büyük ikinci gücü olmuş; Türkiye, İtalya ile Çin arasındaki geniş coğrafyanın en büyük imalat gücü haline gelmiştir. DEİK de bu dönemde operasyonlarını giderek genişletmiş, Türk özel sektörünü küresel piyasalarda desteklemeyi kendisine şiar edinmiştir. Ayrıca DEİK, dış ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Dışişleri Bakanlığımız, Ekonomi Bakanlığımız, Kalkınma Bakanlığımız, Gümrük ve Ticaret Bakanlığımız, Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı başta olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızla eşgüdüm içinde birçok faaliyet yürütmüştür. Özellikle 2001 yılında TOBB Başkanı olmam sonrasında DEİK'in yapısının güçlendirilmesi ve kurumsal bir yapıya kavuşturulması için büyük bir çaba gösterdik. 2004 yılında TOBB Kanunu'nun yenilenmesi çalışmaları kapsamında DEİK'e ayrı bir tüzel kişilik kazandırılmasını sağlamak üzere, 5174 sayılı TOBB Kanunu'na DEİK'e ilişkin özel hükümler konulması önerimiz, yüce meclisimiz tarafından kabul gördü. Böylece, 1986'dan 2004'e kadar TOBB'un bir parçası olarak faaliyet gösteren DEİK, özel sektör kuruluşlarının ortaklaşa kurduğu ve yönettiği kurumsal bir yapıya kavuştu. Bu kapsamda, 2001'de TOBB dahil 9 olan Kurucu Kuruluş sayısı, 2014 itibarıyla 42'ye yükseldi. 2001 öncesi finansal sıkıntılar çeken DEİK, 2014 itibarıyla kendi ayakları üzerinde durabilen bir kurum haline geldi. 81 ilimizdeki iş insanlarımıza daha iyi hizmet verebilmek adına kurucu kuruluşların Anadolu'daki teşkilatları nezdinde 265 DEİK temsilciliği oluşturuldu. Kurucu kuruluşlarımızla gerçekleştirilen ortak etkinliklerle söz konusu kuruluşların üye tabanlarının da DEİK koordinasyonunda dışa açılmaları sağlandı. 2001'de 65 olan ikili İş Konseyi sayımız, Türkiye'nin dünya genelinde artan etkinliğine bağlı olarak Ağustos 2014 itibarıyla 119'a yükseldi. Ülkemizin hizmet ihracat kapasitesinin arttırılmasına katkı sağlamak amacıyla sağlık turizmi, eğitim ekonomisi, enerji, lojistik, uluslararası teknik müşavirlik sektörel iş konseyleri kuruldu. 26 Aralık 2007 tarihli DEİK Yönetim Kurulu kararı ile yurt dışındaki Türk iş diasporasının etkin örgütlenmesini hedefleyen 'Dünya Türk İşadamları Konseyini (DTİK)' kurduk. Türk iş insanlarının olduğu her ülkede ülke ve şehir temsilcilikleri kurularak, örgütlenmenin tabana yayılması sağladık. Yurt dışındaki Türklerin bir araya getirilmesinde, aralarında kalıcı iletişim kurulmasında, ana Vatan ile bağlarının güçlendirilmesinde oldukça önemli ve anlamlı bir görev üstlendik. Bu gelişmeler sayesinde, 2001'de yurt içi ve yurt dışında düzenlenen toplam etkinlik sayısı 113 iken, 2013'te bu rakam 792'ye yükselerek, 7 kat arttı. 15 bini aşkın yabancı iş insanının katıldığı bu etkinliklerde, 28 yabancı devlet başkanı ve başbakan ağırlandı. Bakan seviyesinde de 120'yi aşkın katılım sağlandı. Tüm bu etkinliklerimiz Türkiye Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının bilgisi ve yönlendirilmesi dahilinde yapıldı. Bunları DEİK olarak tüm kurucu kuruluşlarımız, iş konseyi başkanlarımız ve üyelerimizin yanında çalışanlarımızın üstün gayretleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının desteğiyle başardık. Hep beraber Türkiye ekonomisinin daha da güçlenmesi, Türk iş insanlarının yurt dışında işlerinin kolaylaştırılması, muhatabımız özel sektör kuruluşları ile daha sağlıklı ve kurumsal bir ilişki kurmak adına yaptık. Türkiye'nin yazdığı başarı hikayelerinde bizim de tuzumuz olsun istedik. Geldiğimiz noktada 11 Eylül 2014'te yasalaşan 6552 sayılı Kanun ile Yüce Meclisimiz, mevcut DEİK'in kapatılmasını ve Ekonomi Bakanlığımıza bağlı yeni bir DEİK kurulmasını takdir etmiştir. 20 Eylül 2014'te Ekonomi Bakanlığımızın yayımladığı yeni yönetmelik ile de Ekonomi Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyet gösterecek yeni DEİK'in yapısı şekillenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir parçası olarak, artık kamu gücünü ve devlet imkanlarını kullanabilecek DEİK daha fazla araç ve imkan ile donatılmış olacaktır. Tüm temennimiz DEİK'in yeni yapısıyla daha büyük başarılara imza atması, Türkiye'nin dış ekonomik ilişkilerinde hareket alanını daha da geliştirmesidir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak, ülkemizin başarılarının devam etmesi ve Türk özel sektörünün yurt içinde ve yurt dışında başarılarının artırılması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bugüne kadar ilgili tüm kamu kurumlarımızla eşgüdümlü çalıştığımız ve elimizden gelen desteği verdiğimiz gibi bugünden sonra da yeni DEİK'e gereken desteği vereceğiz. Yurt dışı özel sektör kuruluşları arası ilişkilerde özel sektörden özel sektöre ilişki kurulması esastır. Bu kapsamda, yeni DEİK'e desteğimizin dışarıdan sürdürülmesinin daha faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bu çerçevede, yeni DEİK'te şahsıma lütfettiğiniz görevden istifamın kabulünü saygılarımla arz ederim.'Milliyet
Türban Serbest, Dövme ve Piercing Yasak
Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullardaki öğrencilerin kılık ve kıyafetlerine dair yönetmelikte yapılan değişiklik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle 'saç boyama, vücuda dövme ve makyaj yapma, pirsing takma, bıyık ve sakal bırakma' da yasaklandı.27 Eylül 2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğine göre 26/11/2012 tarihli ve 2012/3959 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmeliğin 3'üncü maddesinin 6'ncı fıkrası yürürlükten kaldırılarak 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri yeniden belirlendi.BUNLAR YASAKBuna göre, 'Okullarda yüzü açık bulunur; siyasî sembol içeren simge, şekil ve yazıların yer aldığı fular, bere, şapka, çanta ve benzeri materyalleri kullanamaz; saç boyama, vücuda dövme ve makyaj yapamaz, pirsing takamaz, bıyık ve sakal bırakamaz.Okul öncesi eğitim kurumlarında ve ilkokullarda okul içinde baş açık bulunur.'DHA
Reklam
Gazetelerde Bugün | 28 Eylül Pazar
Hürriyet: Dövmesiz eğitimMilliyet: Her gün sil baştanSabah: Bükemedikleri eli sıktılarVatan: Yüz yüzeTaraf: Bomba alarmıAkşam: Asker teyakkuzdaStar: Yorgun mutlulukCumhuriyet: Erdoğan'ın savaş kumarıYeni Şafak: Önce TürkiyeZaman: IŞİD kördüğümü
Yeni GoPro İnternete Düştü
Aksiyon kameraları içinde en çok bilinenlerden biri olan GoPro'nun yeni sürümü olan HERO4'ün fotoğrafları internete düştü. HERO4 isimli model bütünleşik dokunmatik bir ekrana sahip.Aksiyon kamerası dendiğinde akla gelen ilk marka olan ve bu alanda dünya çapında kullanılan GoPro'nun yeni versiyonuna ait olduğu iddia edilen fotoğraflar internette yayılmaya başladı.Ürünlerine HERO ismini veren GoPro'nun yeni modeli dördüncü nesil olacak. HERO4 olarak adlandırılan yeni modelin aynı zamanda bazı özellikleri de ortaya çıktı.Fotoğraflardan da anlaşıldığı üzere arka yüzünde bir ekranı bulunan HERO4 modelinde bu ekran dokunmatik olarak kullanılabilecek. Gerek kayıt videoları izleme gerekse video kayıt sırasında canlı olarak takip etmek için kullanılan bu ekran daha önceki modellerde opsiyonel olarak satın alınabiliyordu. Yeni modelde bu ekran standart olacak.HERO4 modelinin bir diğer özelliği ise saniyede 30 kare 4K video kayıt edebilmesi. Önceki modellerde olduğu gibi White, Silver ve Black sürümleri bulunacak olan HERO4'ün işlemcisi ise önceki modelden 2 kat daha güçlü olacak.Fiyatı ve piyasaya sürülüş tarihi ile ilgili net bir bilginin bulunmadığı HERO4'ün önümüzdeki günlerde resmen duyurulması bekleniyor.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
“Beşiktaş'tan Önce Hayatımın Amacı Yoktu”
Beşiktaş’ın 33 yıllık malzemecisi Süreyya Soner’in belgeseli çekiliyor: “Güzel Adam Süreyya”. Beşiktaş macerasından önce Yeşilçam’da çalışan Soner o günleri hatırlattığımızda, “Beşiktaş olmasa ben hayatta evlenmezdim. Beşiktaş’tan önce hayatımın amacı yoktu. Beşiktaş’ta işe başlayınca düzene girdik” diyorBeşiktaş’ın yeni formalarının tanıtıldığı Reklam filmini izlemişsinizdir. Emeğe yaptığı vurguyla sadece Beşiktaşlıların değil, tüm futbolseverlerin gönlünü fetheden bu reklamın yıldızı Süreyya Soner’di. Beşiktaş’ın 33 yıllık malzemecisi Süreyya Soner, hayatını anlatacak belgeselin heyecanını yaşıyor şimdi. Gökçe Kaan Demirkıran’ın yönettiği belgeseli yakın bir zamanda izleyeceğiz. Biz de belgeselden önce Süreyya Soner’le bir söyleşi yaptık. Hem Soner’in anılarını konuştuk hem de belgeseli...Sizi en son Beşiktaş futbol takımının yeni sezon formaları için hazırlanan reklam filminde gördük. Neler hissettiniz?Sadece bir kere izledim. Kendimihiç seyretmem ben.Nasıl oldu bu reklamda rol almanız?Yöneticiler söyleyince oldu. Yöneticiler söylemeseydi olmazdı zaten.Bir de belgeseliniz çekiliyor...Bir gün İnönü Stadı’nın müdürü Turgut Bey çağırdı beni. “Bir arkadaş seninle görüşmek istiyor” dedi. Ben de kabul ettim. “Neden?” diye sordum, “Belgesel için” dedi. “Ne belgeseli müdürüm?” dedim. Arkadaş geldi, Turgut Bey tanıştırdı bizi. “Gökçe Kaan Demirkıran” dedi. Gökçe de “Abi, senin belgeselini çekmek istiyorum” dedi.Ben de şaşırdım.“Yılmaz Güney bana hayatı öğretti”Zorladınız mı Demirkıran’ı, yoksa hemen kabul ettiniz mi?Çok zorlamadım. Kabul ettim hemen. İlk önce altyapıdan bir çocuğun babası Kitap yazmamı istemişti. Onu kabul etmemiştim, Gökçe yönetimden izin alınca kabul ettim. Bir de “Üniversite öğrencisiyim” filan deyince dayanamadım. Çünkü ben okumadım. Bu yüzden de okuyanlara büyük saygı duyuyorum. Babam denizaltı subayıydı, okumamızı çok istemişti ama okumadım.Hemen iş hayatına mı atıldınız?Okumadığım için babam matbaaya verdi. Oradan başladık işte.Yeşilçam maceralarınız da var sizin...Benim arkadaşlarım hep Yeşilçam’daydı. Gide gele alıştık. Ama hep günlük işler yapıyorduk. Adam olmadığı zaman arayıp “Süreyya gel, film var. Mersin’e ya da Adana’ya gideceğiz iki günlüğüne” diyorlardı. Set işçiliği yapıyordum. Arkadaşlar da seviyordu beni. Böyle böyle birçok sette çalıştım devamlılık olmadığı için. Her artistle tanışmış oldum. Bir ara 9-10 günlük bir çalışmamız oldu Gebze’de. “Süreyya gel, adam yok fakat adam gelince yollarız” dediler. Yılmaz Güney’in “Kahreden Kurşun” filmini çektik. Yılmaz Güney’den çok şey öğrendim ben.9-10 günde hayatı öğretti bana.Beşiktaş’a nasıl “transfer oldunuz” diye sorayım...1981’di. Yedinci ayda altyapıda çalışmaya başladım. Ziya Doğan getirdi zaten beni. Bir maç esnasında tanışmıştık. Ahmet Abi vardı, daha sonra rahmetli oldu, o A takımındaydı. O ayrılınca ben geçtim A takımına. Şeref Stadı’ndaydık o zaman. Zor şartlar, her yer çamur. Makine yok, ufak merdaneli makineler var sadece. Formaları yıkamak zor...“Futbolcular Türkçe öğreniyor, ancak öyle anlaşıyoruz”Hiç aklınıza gelir miydi bunun 30 yıllık bir macera olacağı?Hayatta gelmezdi. Ben sigortalı bir iş arıyordum. Yeşilçam’da iyi para alıyordum ama sigorta yok. Yevmiye alıyoruz sadece.O zamanlar evli miydiniz?Bekardım. Beşiktaş olmasa ben evlenmezdim. Düşünmezdim bile.Beşiktaş’tan önce gelecek konusunda endişeli miydiniz? Bu yüzden mi evlenmeyi düşünmediniz?Tabii. Ev yok, sigorta yok.. Beşiktaş’tan önce hayatımın amacı yoktu açıkçası.Sizin futbolcularla aranız hep iyi oldu...Benim herkesle aram iyidir.Nedir bunun sırrı? Yabancı diliniz var mı?Ben ilkokulu yedi senede bitirdim. Onlar Türkçe öğreniyor, ancak öyle anlaşıyoruz. Ya da tercüman arkadaşlar yardımcı oluyor.Nasıl hazırlık yapıyorsunuz maçlardan önce?Beş ya da altı saat önce gidiyoruz. Hiç kriz yaşamadık. Allah göstermesin. Yalnız değilim. Arkadaşlarım da var. Defalarca kontrol ediyoruz malzemeleri. Armalara, reklamlara, numaralara sürekli bakıyoruz. Futbolcu sahaya çıkana kadar kontrol altında malzemeler.Kaç takım formayla gidiyorsunuz maçlara?Fazla götürürüz. Garantiye alıyoruz. Disiplinli çalışıyoruz.“En son ne zaman evde yemek yedim hatırlamıyorum”Tertipli, düzenlisiniz. Ev hayatına da yansıyor mu bu alışkanlık?Benim ev hayatım yok. Sabah 5.30’da yola çıkıyorum. İdman olsun olmasın çıkarım evden.Ailenizi görebiliyor musunuz?Akşam çay içmeye gidiyorum eve. En son ne zaman evde yemek yedim, hatırlamıyorum.Çok da geziyorsunuz tabii. Kaç ülke gördünüz?Hiç bilmiyorum. Ben otelden sahaya, sahadan otele giderim. Zaten malzemeleri başıboş bırakmıyoruz, çalınır çünkü.Eskiden maç sırasında da soyunma odasında duruyordunuz güvenlik amacıyla, değil mi?Tabii. Güvenlik, polis yok. Kapıyı kırıp eşyaları çalarlardı. Küçük bir radyom vardı, maçın kaç kaç olduğunu oradan öğreniyordum. Sonradan güvenlik gelince maçları izlemeye başladık. Benim işim soyunma odasında, sahada değil. Futbolcuların takıları var, telefonu var, pasaportu var...“Süleyman Seba evlenip ne yapacaksın dedi”Süleyman Seba ile aranız nasıldı?İyiydi. Arada giderdik, görmek için. Bizi görünce “Maaşları almaya mı geldiniz?” derdi. “Baba” derdim ben ona bazen. Çok eskiden “Baba ben evleneceğim” dedim. “Tamam, tamam... Sen evlen gerisi kolay. Ama evleneceksin de ne yapacaksın?” dedi. Kendi bekardı tabii. Bekar olmasına rağmen hiç yalnız kalmadı. Arkadaşları hiç yalnız bırakmadı. Arkadaşlıklarıçok sağlamdı.Evliliğinizde destek oldu mu?1991-92 sezonuydu. Cumartesi şampiyon olduk, pazar gününe düğün salonu tuttu Rıza (Çalımbay) Beşiktaş’ta. Ben de iş olsun diye Başkan’a, “Başkanım evleneceğim ama takım elbisem yok. Bir maaş ikramiye ver de elbise alayım” dedim. “Süreyya daha üç aylığımı almadım” dedi. “Ama” dedi sonra, “Benim mağazam var, oraya git. Beş taksit de, yedi taksit de yaparlar.” Ben de “Başkanım ne taksiti, daire mi alıyoruz” dedim. Beşiktaş’ın parasından vermezdi, kendi parasından verirdi.“15 senedir maçlara geliyorum hep yedeksin”Antalya’da Efes Kupası’nda Galatasaray ile oynuyorduk 2006’da. Tribünler yedek kulübesine yakın. Bir taraftar bir ayağını kulübeye atmış diğeri tribünde, elinde bayrak bağırıyor. Tam yanımızda. Tigana’ya bağırıyor “Değişiklik yap” diye. Tayfur Havutçu’ya “Yaşlandın. Gençlere bırak artık” diyor. Okan Buruk’a “Git Galatasaray’da oyna” diye bağırıyor. Sergen’e “At yarışı oyna” diyor. Sergen’in yanında Murat Şahin var. O “Abi sıra sana geliyor” dedi. Ben de kalktım, “Herkes rahatsız oluyor. Sus. Polis çağıracağım yoksa” dedim. Şöyle bir baktı, adımı da bilmiyor herhalde, “Ulan bıyıklı” dedi, “15 senedir maçlara geliyorum, hep yedeksin. Ne oynadığın bile belli değil. Sağda mı oynuyorsun solda mı? Kiralık da mı vermiyorlar?” Yedek kulübesi dağıldı gülmekten. Yıllar sonra biri tweet attı bana, Twitter hesabım var benim de... “Süreyya Abi babamı tanıdın mı?” demiş. Baktım, tanır gibi oldum. O taraftar babasıymış. Ben de tweet attım, “Baban futbolcu sandı. Sen de doktor mu sanıyorsun?” dedim.“Oğlum 2.5 ay isimsiz kaldı”Sene 1991. Eşim hamile. Biz de Kıbrıs’a kampa gittik. Gittiğimizin ikinci günü çocuğum dünyaya geliyor. Hanım aradı “Adını ne koyalım?” dedi. Ben de “Maçlar başlasın da ilk gol atan futbolcunun adını veririz” dedim. Elbet Metin, Ali, Feyyaz’dan biri gol atacak.Milliyet
Galatasaray, Kuban'a Farklı Yenildi
Galatasaray Liv Hospital Basketbol Takımı, yeni sezon hazırlıkları kapsamında Litvanya'da katıldığı Kaunas Akropolis Kupası'nda, Lokomotiv Kuban'a 85-65 yenildi.Zalgiris Arena'daki mücadelede 21-21 tamamlanan ilk çeyreğin ardından devreye 49-32 geride giren sarı-kırmızılı ekip, karşılaşmayı 85-65 kaybetti.Galatasaray Liv Hospital, Zalgiris Kaunas'a 76-51 yenilen Yunanistan'ın Panathinaikos takımıyla üçüncülük maçında karşı karşıya gelecek.Sporx
Çin'den Türkiye'ye 'Serbest Ticaret' Teklifi
New York'ta bulunan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi başkanlığındaki Çin heyeti, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na Türkiye ile serbest ticaret anlaşması yapılması teklifinde bulundu.New York'ta bulunan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi başkanlığındaki Çin heyeti, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na Türkiye ile serbest ticaret anlaşması yapılması teklifinde bulundu.Birleşmiş Milletler (BM) 69. Genel Kurul görüşmeler çerçevesinde New York'ta bulunan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Wang Yi ile bir araya geldi. İkili ve bölgesel ilişkilerin gündeme geldiği görüşmede, Çin tarafının Çavuşoğlu başkanlığındaki Türk Dışişleri heyetine, bir serbest ticaret anlaşmasının imzalanmasının faydalı olacağı düşüncesini dile getirdiği belirtildi.Görüşmede, önümüzdeki dönemde yapılacak ziyaretlere değinilerek, Çin tarafının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Çin Halk Cumhuriyeti'ni ziyaret etme beklentisinin dile getirildiği bildirildi.Görüşmede ayıca ikili ticaretin arttırılması konusu ele alınırken, Türk tarafının BM Güvenlik Konseyi geçici adaylığı konusunda Çin'in desteğini talep ettiği belirtildi.Parlamentolararası ilişkilerin geliştirilmesinin talep edildiği görüşmede, BM ve BM kuruluşlarıyla işbirliğinin arttırılması konusunun da gündeme geldiği kaydedildi.Görüşmede, yüksek hızlı tren projesi hakkında görüş alışverişinde bulunulurken, savunma ve nükleer enerji konusunda da işbirliğinin önemine vurgu yapıldığı bildirildi.Habertürk
Reklam
İDO'dan Sefer İptalleri
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO), Marmara denizindeki kötü hava şartları nedeniyle yarın sabah yapılacak bazı seferlerin iptal edildiğini açıkladı.Yapılan açıklamaya göre iptal edilen hızlı feribot ve dış hat deniz otobüsü seferleri şöyle:28-09-2014 07:00 Yenikapi - Bandirma Hızlı Feribot28-09-2014 08:40 Kadikoy-Yenikapi-Bursa Deniz Otobüsü28-09-2014 09:00 Bursa-Yenikapi-Kadiköy Deniz OtobüsüYenişafak
Filenin Sultanları,  2-0'dan Maçı Verdi
İtalya’nın ev sahipliğinde düzenlenen 2014 FIVB (Uluslararası Voleybol Federasyonu) Bayanlar Dünya Şampiyonası, bugün (27 Eylül) oynanan maçlarla devam etti.A Bayan Milli Takımımız, şampiyonada yer aldığı B Grubu’nda oynadığı dördüncü maçta Brezilya’ya 25-17, 25-22, 19-25, 21-25 ve 10-15’lik setlerle 2-3 mağlup oldu ve karşılaşmadan bir puanla ayrıldı.Mücadeleye çok iyi bir giriş yapan Millilerimiz, kısa sürede yakaladığı 5-1’lik üstünlüğün ardından ilk teknik molaya 8-2 önde girdi. Etkili servislerle Brezilya savunmasını zorlayan Milli Takımımız, setin orta bölümünde aradaki farkı korudu ve ikinci teknik molaya 16-10 üstün girdi. File üzerinde iyi bir savunma performansı sergileyen Millilerimiz, 22-12’de farkı on sayıya çıkardı ve 25-17 ile 1-0 öne geçti.İkinci sete iyi oyununu sürdürerek başlayan Millilerimiz, ilk teknik molaya 8-6 önde giren taraf oldu. Mola sonrasında iki takım dengeli bir oyun ortaya koyarken; kontrolü elinden bırakmayan Milli Takımımız, ikinci teknik molaya 16-14 önde girdi. A Bayan Milli Takımımız set sonunda 21-18 geri düşse de üst üste blok sayılarıyla 7-1’lik bir seri yakaladı ve 25-22 ile durumu 2-0 yaptı.Üçüncü sette daha iyi bir oyun ortaya koyan Brezilya, ilk teknik molayı 8-3, ikinci teknik molayı ise 16-7 önde geçti. Kalan bölümde Millilerimiz farkı üç sayıya kadar indirse de üstünlüğünü yitirmeyen Brezilya, 25-19’la durumu 2-1’ getirdi.Karşılıklı sayılarla başlayan dördüncü setin ilk teknik molasına 8-6 Milli Takımımız önde girdi. Mola sonrasında her iki takım da iyi bir savunma performansı sergiledi ve ikinci teknik mola 16-15 Brezilya üstünlüğüyle geçildi. Büyük bir çekişmenin yaşandığı set sonunda kontrolü eline alan Brezilya, 25-21’le setlerde 2-2’lik eşitlik yakaladı.Tie break seti 3-1’lik Brezilya üstünlüğüyle başlasa da peş peşe üç sayı alan Millilerimiz 4-3’te öne geçmeyi başardı ve alan değişimine 8-5 önde girdi. Maç sonunda daha iyi bir oyun ortaya koyan Brezilya; seti 15-10, maçı da 3-2 kazanan taraf oldu.İtalya’nın Trieste kentinin ev sahipliği yaptığı B Grubu’nda puan durumu şu şekilde:A Bayan Milli Takımımız, 2014 FIVB Bayanlar Dünya Şampiyonası B Grubu’ndaki beşinci ve son maçında yarın (28 Eylül) TSİ 11.30’da Kamerun ile mücadele edecek.Sporx
Slaven Bilic: "Kazanmayı Hak Etmedik"
Spor Toto Süper Lig'in 4. haftasında Eskişehirspor ile 1-1 berabere kalan Beşiktaş'ta teknik direktör Slaven Bilic maç sonu açıklamalarda bulundu.Slaven Bilic'in açıklamaları şu şekilde;“Koşullardan şikayet etmiyorum ama düzgün bir ortamda oynamadık. Adil bir sonuç ortaya çıktı. Kazanmayı hak etmedik. İkinci yarı az üretkendik. Rakip geniş alanlar bırakırken golü bulmalıydık. Duran toptan rakip cezayı kesti.”“Perşembe günü önemli bir maç oynayacağız. 3 günde bir maç oynuyoruz. Bu tempoya alışmalıyız. Bir an evvel Tottenham maçına hazır hale gelmeye çalışacağız.”Eurosport
Reklam
Davutoğlu: 'AVM'leri Dualarla Açın'
'Bir vekil tuttu, o kardeşimizi, o kardeşlerimizin elinden tutarak, sınırlarımızın içine çeken o aziz Mehmetçiğe taş atma edepsizliğini gösterdi'.Kırşehir'de 27. Ahilik Haftası törenlerinde konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, esnafı AVM'ye kurban etmeyeceklerini belirterek, ''AVM'lerin içinde yüzde 5 kota esnafa ayrılacak, bunu yapmayan AVM'ler bir anlamda faaliyetlerini de yerlerine getiremeyecekler'' dedi.Konuşmasında iş adamlarına da seslenen Davutoğlu, iş adamlarının da bir gelenek başlatmasını istediğini söyleyerek, ''Alışveriş merkezlerini dualarla bereketlendirin. Toplu olarak oralarda dükkanlarınızı açarken işinize başlarken bu Ahilik geleneğini oralara taşıyın'' ifadelerini kullandı.Hürriyet’te yer alan habere göre, Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:Soframıza haram yaklaştırmasın  Allah bizi Ahi Evran'ın ahlakından ayırmasın. Elimize, dilimize, belimize, soframıza, kapımıza haram yaklaştırmasın. Bir zerre haramdansa bin yıllık esareti, acıyı, sızıyı tercih ederiz. Allah bizi haramdan uzak tutsan.Ben de bir esnaf çocuğuyum. Dedem ve babam bir ayakkabı ustasıydı. Kayınpederim de öyle. Biz ailede daha sofraya otururken Ahiliğin felsefesini öğrenerek oturduk. Sofra duasını okurken ve kalkarken, dükkanı açarken, dükkana sağ adımımızla girerken okuduğumuz ilk dua Ahi Evran'dan bu yana kadar gelen ve bir ahitleşmeydi. Haktan ayrılmayacaksın, kimseyi aldatmayacaksın, eline, diline, beline sahip çıkacaksın ve sözünde insanlar, senin sözünde ahdi görecekler. Allah'a verilen ahdi, dürüstlük ahdini görecekler. İşte biz bu ahlakla bezenerek yola çıktık. Allah bizi Ahi Evran'ın ahlakından ayırmasın, elimize, dilimize, belimize, soframıza, kapımıza haram yaklaştırmasın. Bir zerre haramdansa, bin yıllık esareti tercih ederiz. Acıyı, sızıyı tercih ederiz. Allah bizi haramdan uzak tutsun, beri kılsın. Onun için son 12 yılda bu sofralar bereketlendi.Neden 12 yıl önce esnafımız Başbakanlık kapısının önünde elindeki yazar kasayı fırlatıyordu da şimdi her bir esnafımızın gözü ışıl ışıl? Çünkü biz iktidara geldiğimizde eline sahip çıkamayan, beline, diline sahip çıkamayanlar vardı. Hortumcular vardı, yolsuzluklarla helal rızkıyla vergi ödeyen kardeşlerimizin vergisini çalanlar vardı. Şimdi bütün bu kapılar kapandığı için 12 yıl içinde Türkiye'de yepyeni bir Türkiye inşa edildi. Size sözümüzdür Kırşehirliler ve sizin nezdinizde bütün milletimize sözümüzdür ki tek bir lokma dahi olsa bu sofralara haram yaklaşmayacak, yaklaştırmayacağız.Esnafı AVM'ye kurban etmeyeceğizHuzurunuzda daha önceki bakanımız Hayati Yazıcı Bey'e teşekkür ediyorum. Ne kadar büyük bir gayretle esnafımıza sahip çıktığını biliyoruz. Şimdiki bakanımız Nurettin Canikli Bey de ondan aldığı emaneti sürdürecek. Esnaflarımızın her bir meselesine sahip çıkacağız. Onun için bir yasa hazırlığı içindeyiz Perakende Yasası ile ilgili. Buradan esnaf geleneğinin sürmesi bakımından bütün ilgili taraflara bir kez daha seslenmek istiyorum; kesinlikle esnaflarımızı AVM'lere, alışveriş merkezlerine kurban etmeyeceğiz. Esnaf geleneğimiz sürecek. Nasıl o helal rızıkla belki az sermayeyle belki dar sermayeyle ama çok geniş bir yürekle, mahalleliyle bütünleşen o esnafımız var ya onların çay bardağındaki bir damla çayının verdiği hazzı başka kimse veremez. Onları koruyacağız.AVM'de yüzde 5 kota esnafa ayrılacakAVM'lerde de bütün AVM'ler yapılmış olsa ya da yapılacak olanlarda da yüzde 5'ini esnafa ayıracağız. AVM'lerin içinde yüzde 5 kota esnafa ayrılacak, bunu yapmayan AVM'ler bir anlamda faaliyetlerini de yerlerine getiremeyecekler. Yine bu merkezlerde unutulmuş sanatlarla ilgili yerler, özel mekanlar ayıracağız.Siz de alışveriş merkezlerini dualarla bereketlendirinNasıl Ahilik her zaman duayla açar o bedestende, esnaf diyarlarında. Siz de alışveriş merkezlerini dualarla bereketlendirin, helal rızıkla bereketlendirin. Toplu olarak oralarda, dükkanlarınızı açarken, işinize başlarken bu Ahilik geleneğini oralara taşıyın. Ahilik geleneği Kırşehir'de, Konya'da, Anadolu'nun her yerinde nasıl yaşadıysa, Edirne'de hala sabah duayla açılır Selimiye'nin etrafındaki dükkanlar, ortak duayla. İsteriz ki bu ahlak bütün alışveriş merkezlerine, Türkiye'deki iktisadi hayatın heryerine girsin ve sirayet etsin. Esnafımıza sahip çıkacağız.Bir vekil tuttu Mehmetçiğe taş atma edepsizliğini gösterdiSon dönemde Kobani'den gelen kardeşlerimize de kapımızı açtık, hiç bir ayrım gözetmedik. Ama bir vekil tuttu, o kardeşimizi, o kardeşlerimizin elinden tutarak, sınırlarımızın içine çeken o aziz Mehmetçiğe taş atma edepsizliğini gösterdi. Ona buradan sesleniyorum; 'Suriye'den gelen o kardeşlerimiz etnik ve mezhebi kökeni ne olursa olsun gelenler, senin için gelmediler, sen orada olduğun için gelmediler, Mehmetçiğin gölgesinde huzur bulacağız' diye geldiler. Eğer Mehmetçik orada olmasaydı onlar o kapıya sığınamazlardı.T24
Tasarımcılar İçin Ücretsiz 15 Dosya
Tasarımcıların hayatını kolaylaştıracak ve kendi kütüphanelerinde bulunması gereken olmazsa olmaz dosyalar vardır. Bu dosyalara ekleyebileceğiniz Tasarımcılar için Ücretsiz 15 Dosya paketimiz ile size katkıda bulunmayı umuyoruz.Tasarımcılar İçin Ücretsiz 15 Dosya makalemiz içerisinde ücretsiz WordPress teması olan Gump’u indirebilir, dün Türkiye’de Apple Store tarafından satışa sunulan iPhone 6 ve iPhone 6 Plus için hazırlanan şablonları kullanabilir, birbirinden kaliteli ikon setleri ile tasarımlarınıza hayat verebilirsiniz.
Reklam
Süper Kupa'nın Sahibi Real Madrid
Real Madrid final maçında Barcelona'yı 99-78 yenerek kupanın sahibi oldu.Ülkenin iki büyük kulübü Real Madrid ile Barcelona'yı karşı karşıya getiren Süper Kupa finalinde, 99-78'lik skorla gülen taraf Real Madrid oldu.Ligdeki final serisinde Barcelona'ya kaybeden Real Madrid, bu kez galip gelerek 3 sezon arka arkaya Süper Kupa'yı kazanan takım olmayı başardı.Maça çok hızlı başlayan ve kazanma hırsını gösteren Real Madrid, ilk periyotu 29-14 önde tamamladı. İkinci periyotta biraz toparlanan Barcelona farkı 10'a indirdi ve devre 49-39 Real Madrid'in lehine sonuçlandı.İkinci devre etkili oyununusürdüren Real Madrid, 3. devreyi 71-59 tamamladıktan sonra maçı da 99-78 kazandı.Real Madrid'de Sergio Llull ve Rudy Fernandez öne çıkan isimler olurken, 21 sayı ile en skorer isim olan Llull, finalin en değerli oyuncusu seçildi. Real Madrid'in maçı kazanmasında, 3'lük atışlarda 23'te 13 başarı elde etmesi öne çıkan faktörlerden biri oldu.Eurosport
Emeklilere Bayram Müjdesi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, emekli, dul ve yetim aylıklarının Kurban Bayramı'ndan önce ödeneceğini açıkladı.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, emekli, dul ve yetim aylıklarının Kurban Bayramı'ndan önce ödeneceğini bildirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Çelik, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli, dul ve yetim aylığı alanların aylıklarının Kurban Bayramından önce ödeneceğini açıkladı.Buna göre, 5434 Sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu Kapsamında emekli, dul ve yetim aylığı alanlardan ödeme günü 1 ve 2 Ekim'dekilere 29 Pazartesi; 3 Ekim'dekilere 30 Eylül Salı; 4 Ekim'dekilere 1 Ekim Çarşamba ve 5 Ekim olanlara da 2 Ekim Perşembe günü ödeme yapılacak. ANKARA - AA
Diyarbakır'daki IŞİD Protestosunda Olaylar Çıktı
Diyarbakır'da Kobani'ye saldıran IŞİD'i protesto etmek için Ak Parti binasına yürümek isteyen DBP'lilere polis izin vermeyince olaylar çıktı. Polis havai fişek ve taş atan göstericilere gaz bombası ve tazyikli su ile müdahale etti.Diyarbakır'da DBP, Suriye 'de Kürtlerin yaşadığı Kobani'ye saldırmasını protesto etmek için yaklaşık bir kilometre mesafedeki Ak Parti il binasına yürüyüş düzenledi. DBP önünde toplanan kalabalık sık sık YPG lehine sloganlar attıktan sonra grup yürüyüşe geçti. Ana cadde üzerinde önlem alan polis, protestocuların geçişine izin vermedi. DBP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt, polis yetkilileriyle görüşerek yolun açılmasını istedi. Ancak polis müdürleri yürüyüşe valilik tarafından izin verilmediğini bildirince Zümrüt, daha sonra parti otobüsü üzerine çıkarak, toplanan kalabalığa yürüyüşe izin verilmediğini söyledi. IŞİD katliamlarını protesto etmek amacıyla toplandıklarını belirten Zümrüt, 'Biz burada halka yapılan zulmü protesto etmek ve IŞİD'e yadım eden onlara silah, tank veren AKP 'yi deşifre etmek istedik. Halkımız ve biz bu katliamlara sessiz kalmayacağız' dedi.Zübeyde Zümrüt'ün konuşmasının ardından kalabalık arasında bulunan bazı kişiler polise molotof ve taş attı. Polis de bu gruba gaz bombası ve tazyikli su ile müdahalede bulundu. Bir süre devam eden olayların ardından göstericiler ara sokaklara kaçıp dağıldı.DİYARBAKIR - DHA
Demba Ba: "Garip Şartlarda Oynuyoruz"
Demba Ba: 'Olimpiyat Stadı çok uzak ve taraftar gelmek istemiyor. Bu yüzden ev sahibi avantajımız olmuyor.'Ligde henüz golle tanışamayan Demba Ba dünkü maçı ve kendi performansını şöyle değerlendirdi:'Uzun bir sakatlıktan çıkıp 2 maç oynadım. Şu an fizik olarak iyi değilim. Ama çok çalışıyorum. Ben performansımdan memnunum. Takıma katkı vermek sadece golle olmuyor. Ben sahada kaldığım sürece her şeyimi verdim.Olimpiyat Stadı'nda gerçekten garip koşullarda oynuyoruz. Ligde tüm takımlar ev sahibi avantajını kullanıyor. Ama bizim böyle bir durumumuz yok. Burası çok uzak ve taraftarımız gelmek istemiyor. Bu nedenle onları eleştiremiyorum ve hak veriyorum.'Şampiy10
Reklam