THK Başkanı Yıldırım Gözaltına Alındı
THK Başkanı Osman Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 9 kişi, 'kurumda bazı usulsüz işlemler yapıldığı' iddiasıyla başlatılan operasyon kapsamında, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, savcılığın talimatıyla 'THK'da bazı işlemlerde usulsüzlük yapıldığı' iddialarına ilişkin soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Polis, THK Başkanı Osman Yıldırım ile bazı yakınları ve kurum çalışanlarının da aralarında bulunduğu 9 kişiyi gözaltına aldı. Olayla ilgili iki kişinin arandığı bildirildi.Gözaltına alınanlar ifade işlemleri için Ankara Emniyet Müdürlüğüne getirildi.THK Genel Başkanlığı binasında arama yapılıyorTürk Hava Kurumunda 'bazı usulsüz işlemler yapıldığı' iddiasıyla başlatılan operasyon kapsamında THK Genel Başkanlığı binasında arama yapılıyor.Kurumun, Opera'daki binasına gelen Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Şube ekipleri, bazı dosya ve belgeleri inceleyip örnekler alıyor.Binanın önünde çok sayıda sivil polis aracı da bekliyor.Bu arada gözaltına alınan şüphelilerden bir kişi, polis eşliğinde aramanın yapıldığı yere getirildi. Şüphelinin, binaya girerken yüzünü kapattığı görüldü.Polisin binadaki arama çalışmaları sürüyor.Polis araması tamamlandıAnkara Cumhuriyet Savcılığının, 'bazı usulsüz işlemler yapıldığı' iddiasıyla başlatılan operasyon kapsamında, Türk Hava Kurumundaki (THK) polis araması tamamladı. Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri sabah saatlerinden itibaren THK'da yaptıkları aramayı tamamladı.Bir bilgisayarın hard diskine incelenmek üzere el koyan polis, soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kurum Başkanı Osman Yıldırım ile kurumdan ayrıldı. Yıldırım'ın Ankara Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğü belirtildi. Öte yandan, THK Basın Yayın Müdürü İsmail Çanak ise basın mensuplarına açıklamada bulundu.Çanak, soruşturma devam ettiği için Kurum Başkanının herhangi bir açıklama yapmasına izin verilmediğini söyledi. Yıldırım'ın emniyette ifadesine başvurulacağını açıklayan Çanak, kurumun, süreçle ilgili yazılı açıklama yapacağını bildirdi. 'Halkımızın merak etmesin, uçağımızı çok kısa bir zamanda gökyüzünde göreceğiz'Çanak, Yıldırım hakkındaki iddiaların sorulması üzerine, 'Şu anda bize belirtilmiş herhangi bir şey yok. Ancak, Türk Kuşu Uçağı'nın üretim aşamasıyla ilgili bazı konular var' diye konuştu. Usulsüzlük iddialarının doğru olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Çanak, şunları söyledi:'Araştırılıyor, emniyet güçleri tarafından yapılacak araştırmanın ardından süreçle ilgili bilgilendirme yapılacak. Soruşturma devam ediyor, herhangi bir şey söylememiz mümkün değil. Ancak, Türk Kuşu Uçağı'nın üretim planlarının sosyal medyaya sızması iddialar arasında. Diğer iddialara ilişkin bize gelen herhangi bir bilgi olmadı. Bilgi geldikçe sizle paylaşacağız. Başkanımızın söylediği şu; 'Halkımızın merak etmesin, uçağımızı çok kısa bir zamanda gökyüzünde göreceğiz. Bundan halkımızın şüphesi olmasın. Biz çalışmaya devam ediyoruz.'AA
Davutoğlu BBC'ye Konuştu: 'Sınırımızda IŞİD'i, PKK'yı, Esad'ı İstemiyoruz'
Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu, kamuoyunu tatmin etmek için sadece Kobani'ye yardıma yönelik bir stratejiyi kabul etmeyeceklerini söyledi.Davutoğlu, BBC'ye verdiği mülakatta Suriye konusunda bütünlüklü bir stratejiden yana olduklarını belirtti. Türkiye'nin Suriye'de kendi öncelikleri ve buna bağlı riskleri olduğunu vurgulayan Başbakan, 'Sınırımızda Suriye rejimini, IŞİD'i ve PKK'yı görmek istemiyoruz' dedi.BBC'nin Davutoğlu ile yaptığı mülakat özetle şöyle:BBC Kobani, Suriye'deki savaş açısından ne kadar önemli?Ahmet Davutoğlu Çok önemli şüphesiz. Ama Kobani'nin, Suriye'deki daha geniş kapsamlı bir krizin sonucu olarak ortaya çıktığını unutmamalıyız. Bu nedenle Kobani'ye odaklanmak, Suriye'de teröre karşı; IŞİD'e karşı savaşla mücadelenin sembolü haline geldiği için önemli. Bu Suriye'de, özellikle Kobani'de olanlara büyük önem verdiğimizin göstergesi. Ama unutmamalıyız ki, Kobani meselesi bir kaç ay önce başladı. Oysa Suriye'deki savaş 3.5 yıl önce başladı. 300 bin kişi öldü. Dört milyon kişi diğer ülkelere sığındı. 10 milyondan fazla insan Suriye içinde yerlerinden edildi ve kriz tüm hızıyla devam ediyor. Bu yüzden Kobani münferit bir mesele değil. Daha büyük bir krizin sonucu. Suriye krizini çözmeden bugün Kobani'yi kurtarsak bile, Suriye rejiminden ya da IŞİD'den başka bir saldırı olacak, bugün Kobani'de gördüğümüz sonuçlarla karşı karşıya kalacağız.BBC Birkaç yüz Peşmerge'nin kente geçişi, Kobani'deki savaşın gidişatını değiştirir mi, savaşın kazanılmasını sağlayabilir mi?Ahmet Davutoğlu Açık konuşmak gerekirse, bu yeterli olmaz fakat Kobani'nin yalnız olmadığını göstermek bakımından psikolojik olarak önemli. Kobani'yi kurtarmak, son iki aydır uluslararası toplumun sloganı; ana mesajı oldu. Ama bunun ne anlama geldiğini, Kobani'yi kurtarmanın ne olduğunu tanımlamalıyız. Kobani'yi kurtarmak, Kobani'de yaşayan sivillerin kurtarılması demekse, oradaki insanların çoğu zaten Türkiye'ye geldi ve güvendeler. Sadece insanlar değil, hayvanlar, araçlar bile Türkiye'ye getirildi. Kobani'den Türkiye'ye 200 bin kişi geldi.Ahmet Davutoğlu Ama Kobani'yi kurtarmak, Kobani'yi ve çevresini IŞİD'den geri almaksa o zaman bir askeri operasyon gerekli. Bu askeri operasyonu kim yapacak? Mesele bu. Uluslararası medyanın Türkiye'yi suçladığını ve Türkiye'den bir şey yapmasını beklediğini gördüğümde gerçekten çok şaşırdım ve şoke oldum. Türkiye'nin ne yapması gerektiğini tarif etmeliler. Eğer Türkiye Kobani'ye askeri müdahalede bulunursa, uluslararası tarafların çoğunun Türkiye'yi eleştireceğine eminim.Diğer ülkeler Kobani'ye kara birliklerini göndermek istemedikleri için kente yardım etmenin tek yolu barış amaçlı ya da ılımlı güçler göndermek. Peki bu güçler kim? Peşmerge. Şu an anayasal olarak Irak ordusunun parçası olan Peşmerge ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO). Türkiye, Irak Peşmerge güçlerine ve bizim için Suriye halkının gerçek temsilcisi ve sahadaki ılımlı güçler olan ÖSO'ya yardım etmeye hazır olduğunu ve Türkiye üzerinden Kobani'ye geçebileceklerini beyan etmişti.BBC Ama Suriyeli Kürtler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ÖSO güçlerinin Kobani'ye gideceği yönündeki açıklamasına mesafeli yaklaştı, hatta bazıları buna tepki gösterdi; ÖSO savaşçılarına ihtiyaçları olmadığını ve kendilerine danışılmadığını öne sürdü.Ahmet Davutoğlu Suriyeli Kürtlerin kim olduğunu tanımlamak önemli. ÖSO'nun içinde de savaşan Kürtler var. Ayrıca yalnızca PYD'yi değil Barzani'nin partisi KDP'yi destekleyen Kürtler de var. Eğer PYD Suriyeli Kürtler olarak değerlendiriliyorsa, PYD'nin geçen üç yılda rejimle işbirliği yaptığını ve rejimin Suriye halkına saldırmasına yardım ettiğini unutmamalıyız. Ayrıca PYD, son bir senedir IŞİD'le yan yana yaşıyor, Suriye içindeki diğer Kürt gruplara baskı uyguluyordu. Şimdi bu yardımı kimin almaya hazır olduğunu tanımlamamız gerekiyor. PYD, cepheye çok sayıda Peşmerge gelmesini istemiyor ve ÖSO'yla işbirliğine yanaşmıyor. Peki bizden ne bekliyorlar?Türkiye'den Kobani'ye yardım talepleri geldiğinden bu yana, onlara bizden ne istendiğini soruyoruz. Türk ordusunu göndermiyoruz - ki ne PYD, ne başka birinin bunu istediğini düşünüyorum. Kimse Suriye'de kara birlikleri, Peşmerge ya da ÖSO güçlerini görmek istemiyor. Ve PYD'den Kobani'ye güç göndermesini istedik, ama gitmek istemiyorlar. 300 kişiden sadece 60'ı Kobani'ye dönmek istedi. Diğerlerine, Amerikalılara dilerseler kara birlikleri gönderebileceklerini söylüyoruz. Sadece Peşmerge ve ÖSO, Kobani'ye birlik göndermek için bizle temasa geçtiler.BBC Yani sizinle irtibat kurdular? Çünkü Erdoğan arada anlaşma olduğunu söylediğinde bunu yalanlamışlardı.Ahmet Davutoğlu Evet onlarla müzakere ettik. Irak'taki birliklerini göndermeye hazır olduklarını söylediler. Dolayısıyla Peşmerge ve ÖSO, birliklerimini göndermeye hazır olduklarını söylediğinde, biz de evet dedik. Diğer ülkeler ve Amerikalılar ve Avrupalılar kendi birliklerini göndermek isterlerse, Türkiye buna asla hayır demez.BBC Ama diğer ülkeler defalarca birlik göndermeyeceklerini söylediler.Ahmet Davutoğlu Eğer onlar kara birliklerini göndermek istemiyorsa, Türkiye'nin sınırda aynı riskleri alarak nasıl birlik göndermesini bekleyebilirler?BBC Ama bildiğiniz gibi Türkiye'yi IŞİD'le çok yakın ilişkisi olmakla suçluyorlar. Türkiye'nin IŞİD'e lojistik destek verdiğini, eğitim ve istihbarat sağladığını söylüyorlar.Ahmet Davutoğlu Hayır, hayır. Öncelikle kavramları doğru kullanmalıyız. Onlar İslami değiller. IŞİD hem Türkiye'ye hem de İslam dünyasına ideolojik bir tehdit oluşturuyor. İslam'ın her türlü dogmatik yorumu İslam'a bir tehdittir. Türkiye, demokrasi ve İslam birlikteliğinde bir başarı öyküsüdür.BBC Sınırınızdan cihatçıların geçisini durdurmak için daha fazlasını yapamaz mıydınız?Ahmet Davutoğlu Biz asla sınırımızdan yabancı savaşçıların Suriye'ye geçişine izin vermedik. İstihbarat servislerinin iddialarından bahsediyorsunuz. Böyle bir şey ileri süremezler. Türkiye'nin bu gruplarla işbirliği yaptığına ya da bağı olduğuna dair hiç bir kanıt yok. Onlar sınırımızda Türkiye için bir tehdittir. Türkiye Ekim 2013'te IŞİD'i terör örgütü olarak ilan etti. Diğer ülkeler aylarca bunu yapmadılar. Türkiye Aralık 2013'te IŞİD mevzilerini bombaladı. Türkiye sınırına yaklaşan yüzlerce IŞİD'li öldürüldü.İki yıl önce muhataplarımızla, İngiltere gibi ülkelerden gelen yabancı savaşçıları nasıl durduracağımızı konuştuk. Onlardan Türkiye'ye gelmelerine engel olmalarını istedik. Bize, 'Hayır, biz demokratik bir ülkeyiz' dediler. Biz de 'O zaman isimlerini verin biz durduralım' dedik. Cevap olarak suç işlemeyen birinin ismini veremeyeceklerini söylediler.Bunun üzerine biz de yılda 35 milyon turist ağırlayan Türkiye'nin bu kişileri durdurmasını nasıl beklediklerini sorduk. Bunu nasıl denetleyebilirsiniz? Bu ortak çaba gerektirir. Kimse kimsenin tek tek isimleri kontrol edip geçişe mani olmasını bekleyemez. Tıpkı Amerika-Meksika sınırı gibi. Üstelik ABD'nin muhatabı olarak karşıda işleyen bir Meksika devleti var. Oysa bizim karşı üzerinde hiçbir denetimimiz yok.BBC Kobani düşerse, barış sürecinin sona ermesinden ve Türkiye'de şiddet içeren protestoların alevlenmesinden endişelenmiyor musunuz?Ahmet Davutoğlu Hayır. Biz Kobani'den gelen tüm mültecileri kabul ettik. Daha ne yapabiliriz? Türkiye vatandaşı Kürtler bizim Kobani ve Kürtlere yardım ettiğimizi çok iyi biliyorlar.BBC Washington'ın Suriye konusundaki yaklaşımına tepkilisiniz. Washington'dan nasıl bir adım bekliyorsunuz?Ahmet Davutoğlu Suriye için bütünlüklü bir stratejiye ihtiyacımız var. Kamuoyunu; Amerika ya da Avrupa kamuoyunu tatmin etmek için sadece Kobani'ye yardıma yönelik bir strateji değil. Peki nedir bu strateji? Birincisi ılımlı Suriye güçlerine yani ÖSO'ya yardım edilmeli; donatılmalı ve eğitim desteği verilmeli. Hepimiz, ÖSO'nun El Kaide ya da IŞİD gibi bir örgüt olmadığında hemfikiriz. İkinci olarak IŞİD'in ve rejimin halka saldırdığı yerlerde güvenli bölgeler oluşturmalıyız. Türkiye şimdiye kadar 1,6 milyon mülteci kabul etti. Bu rakam, neredeyse Birmingham, Glasgow, Manchester ve Liverpool'un toplam nüfusuna eşit. İngiliz, Avrupa ve Amerikan kamuoyu artık bunun bir sınırı olduğunu anlamalı.BBC Bu durumda, İncirlik üssünün kullanımını IŞİD'in yanı sıra Esad güçlerini bombalanması şartına mı bağlıyorsunuz?Ahmet Davutoğlu: Yeni, çoğulcu ve demokratik bir Suriye yaratılması ve gerek IŞİD gerekse rejim tarafından işlenen tüm insanlığa karşı suçlarla mücadele konusunda ortak bir anlayışa varacağımız her türlü güce, koalisyona; üslerin açılması ve diğer yollarla yardım ederiz.BBC ABD sizce uçuşa yasak bölge talebinizi kabul edecek mi?Ahmet Davutoğlu Uçuşa yasak bölge neden önemli. Rejim ve IŞİD tarafından oynanan oyunu biliyoruz. Suriye rejimi Halep ve etrafını bombalıyordu. Rejimin kara birlikleri olmadığından IŞİD bu bölgelere yerleşti, dolayısıyla aralarında taktiksel bir işbirliği vardı. Rejim belli bölgeleri bombaladığında ÖSO'nun çekildi, IŞİD bu bölgeleri işgal etti. IŞİD bu bölgelerden çekilirse ve uçuşa yasak bölge oluşturulmazsa, Suriye rejimi, bombardımana devam edecek Türkiye'ye daha fazla mülteci sığınacak.BBC Lübnan, acil durumlar dışında artık mülteci kabul etmeyeceğini açıkladı. Türkiye de aynı yapmayı düşünüyor mu?Ahmet Davutoğlu Hayır. Tarihi bağlarımızdan dolayı Türkiye her zaman, mültecilere kapısını açmıştır. Saddam Kürtleri katlederken sınırımızı açtık. Miloşeviç Boşnakları katlederken yine kapılarımızı açtık. Bulgaristan'da Türkler katliama uğrarken onları kabul ettik. Dolayısıyla tarihi bir gelenek olarak kapılarımız tüm mağdurlara açıktır.BBC Türkiye müttefiklerine, bütünlüklü bir politika izlenmemesi halinde, ülkesinde ılımlı güçleri eğitmeyeceğini ya da hava üssünü kullandırmayacağını söylüyor. Doğru mu anlıyorum?Ahmet Davutoğlu Hayır, hayır. Eğit ve donat programı çoktan başladı. Hatta Kobani krizinden bile önce başladı ve devam edecek. Eğit ve donat bizim bütünlüklü stratejimizin bir parçasıdır. Tek çözüm yolu bunun hızlanmasıdır. Bunun hızlanmasını istiyoruz. Türkiye'nin kendi öncelikleri ve bu önceliklerine bağlı riskleri var. Biz müttefiklerimizin bu endişelerimizi anlamasını istiyoruz. Sınırımızda görmek istemediğimiz üç grup var: Suriye rejimi, IŞİD ve PKK. Bunların tümü Türkiye'nin düşmanıdır. Türkiye için tehdit ve risk oluşturmaktadır. Son olaylar Suriye krizini Türkiye'ye taşımak istediklerini gösterdi. Buna asla izin vermeyeceğiz.BBC Türkçe
GTA San Andreas'a PC Güncellemesi
GTA serisinin en başarılı oyunlarından biri olarak gösterilen ve geçtiğimiz günlerde 10. senesini geride bırakan San Andreas’ın PC sürümü güncelleniyor.GTA serisinin en başarılı oyunlarından biri olan San Andreas ’ın 10. yılı etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor. Oyunun geliştiricisi ve dağıtımcısı olan Rockstar Games , ilk olarak San Andreas ’ın 720p haliyle Xbox 360 için yayınlanacağını duyurmuş ve oyun geçtiğimiz günlerde Xbox Live üzerinden dijital olarak satışa sunulmuştu.Bu hamlesinin ardından San Andreas, Vice City ve GTA 3 ’ün mobil versiyonlarında %40 indirime giden firma şimdide oyunun PC versiyonuna el attı.Firma tarafından yapılan açıklamada oyunun PC versiyonuna geniş ekran desteğinin getirileceği ve yeni başarımlar ekleneceği belirtildi.San Andreas ile ilgili ufak bir hatırlatmada bulunalım. GTA San Andreas , oyun dünyasının önde gelen mecralarının inceleme puanlarının ortalamasının alındığı Metacritic ’te PS2 versiyonu bazında 95 puan ortalamayı tutturmayı başarmıştı. Metacritic’teki rekor ise 98 puan ortalaması ile GTA 4 ’te bulunuyor.ShiftDelete.Net
İmam Hatip Lisesinde Haremlik-Selamlık Eğitim
İstanbul Esenler’de bulunan Akşemsettin İmam Hatip Lisesi’nde karma eğitim kaldırılarak, erkek ve kız öğrencilerin ayrı saatlerde eğitim gördüğü uygulamaya geçildi. Eğitim döneminin başından itibaren erkek öğrenciler sabahçı, kız öğrenciler ise öğlenci olarak eğitim görüyor. Evrensel gazetesine konuşan, ancak isim vermek istemeyen eğitimciler, “İslam ahlakı” gerekçesiyle kız ve erkek öğrencilerin ayrıldığını, “erkek öğrencilerin kız öğrenciler için kavga etmesinin engellenmesi”nin amaçlandığını söyledi. Okul müdürü Cavit Coşkun ise memur olduğunuherhangi bir yayın organına açıklama yapamayacağını söyledi.Evrensel gazetesinden Uğur Zengin'in haberine göre, Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden ismini vermeyen bir yetkili ise, “İmam hatip olduğu içindir” derken Şube Müdürü sözlü açıklama yapamayacağını ifade etti.‘AYNI KAMPÜS İÇİNDE DÜŞÜNMEYELİM’Okullarda kız ve erkek öğrencilerin ayrılması bir süredir tartışma konusuydu. Hükümet yetkililerinin çeşitli açıklamalarında bu konunun ilerleyen dönemde gündeme gelebileceği ifade ediliyordu. TBMM Başkanvekili AKP’li Sadık Yakut, “Maalesef şimdiye kadar kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim yaptırılmasını büyük bir yanlışlık olarak değerlendiriyorum. İnşallah bu yanlış önümüzdeki dönem içinde düzeltilecek” demişti.
Amazon Fire TV Stick Tanıtıldı
ABD merkezli online satış devi Amazon, yeni USB bellek benzeri cihazı Fire TV Stick'i duyurdu. Firma yeni ürünüyle Google'ın Chromecast'ine rakip oluyor.İnternet yardımı ile standart bir televizyonu akıllı hale getiren, televizyon izlemeden oyun oynamaya ve internete girmeye kadar birçok işlem yapabilen USB bellek boyutundaki cihazlara bir alternatif de Amazon.com'dan geldi.Firmanın USB bellek boyutundaki yeni cihazı Fire TV Stick, HDMI bağlantı üzerinden televizyona bağlanıyor. Wi-Fi özelliği ile internete de bağlanabilen cihaz, ABD'de hizmet veren ESPN, YouTube, Hulu Plus, Pandora ve Prime Instant Video gibi servisleri destekliyor.Aynı zamanda oyun desteği de sunan Fire TV Stick, uygulamalar yardımı ile TV üzerinde oyun oynatabiliyor. Beraberinde verilen özel bir kumanda ile kullanılan ürünün tanıtım bilgilerinde bile rakibinin Google'ın Chromecast cihazı olduğu anlaşılıyor. Amazon cihazı tanıtırken Chromecast'ten 4 kat daha fazla bellek ve 2 kat daha fazla RAM vurgusunu yapıyor.Çift çekirdekli bir işlemciye sahip olan Fire TV Stick'in, 1 GB RAM ve 8 GB depolama kapasitesi bulunuyor. ABD fiyatı 39 dolar olarak açıklanan ürün, Amazon Prime üyelerine Çarşamba gününe kadar 19 dolardan satılacak.HDMI'dan bağlanan bir cihaz olan Google'ın Chromecast'i USB bellek boyutunda ve Android işletim sistemini kullanıyor. Birçok online video platformunu destekleyen Chromecast, Amazon.com'da Elektronik bölümünde en fazla satan donanım olma özelliğini taşıyor. Chromecast'in ABD fiyatı ise 35 dolar.Kaynak: Amazon
Reklam
3 Günlük İşçiye 16 Maaş Tazminat Hakkı
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) geçen hafta 6356 sayılı Sendikalar Yasası'nın bazı maddelerinde verdiği iptal kararı tüm çalışanların yüzünü güldürdü. Bundan sonra 'sendikal faaliyet nedeniyle' işten atılan tüm işçiler, işe iade davası ya da sendikal tazminat davası açabilecekler. Böylece bir iş yerinde 3 günlük çalışan bile sendikal gerekçeyle işten atıldığında 16 maaş tazminat alabilecek.Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 6857 sayılı Sendikalar Yasası'nın bazı maddelerinde verdiği iptal kararı tüm çalışanların yüzünü güldürdü. Avukat Dr. Murat Özveri, Hürriyet'te Aysel Alp imzasıyla yer alan haberde AYM kararını değerlendirdi. İşte o haber:28 yıldır binlerce davada işçi avukatlığı. sendika danışmanlığı yapan ve çalışma hayatına ilişkin onlarca tebliği bulunan, son olarak AYM'de çalışanlar adına savunma yapan Avukat Dr. Murat Özveri, AYM kararını Hürriyet'e yorumladı. Özveri, 3 günlük işçinin bile sendikal faaliyetten işten atıldığında 16 maaş tazminat alabileceğini söyledi.16 YA DA 12 MAAŞ TAZMİNAT HAKKIÖzveri, 6356 sayılı yasa gereği 30 ve daha az işçi çalıştıran iş yerlerinde çalışan işçilerin ya da herhangi bir holdingte 6 aydan az çalışanlar ile geçici süreli iş sözleşmesi imzalayanların sendikal faaliyet nedeniyle işten atılması durumunda 'sendikal tazminat' alamadığı gibi, işe iade davası da açamadıklarına dikkat çekti.Ancak AYM'nin iptaliyle, artık tüm çalışanların sendikal faaliyet nedeniyle işten çıkarılması durumunda isterse 'sendikal tazminat' isterse de 'işe iade davası' açabileceğini söyledi. Özveri, iki davanın birden açılamayacağını vurguladı. Yeni durumu şöyle örnekledi:'Mevcut İş Kanunu gereği 30 ve altında işçi çalıştıran iş yerlerine işe iade davası açılamıyor. Yine bir işyerinde 6 aydan az çalışanlar ile geçici süreli iş sözleşmesi imzalayanlar da bu haktan yararlanamıyor. AYM kararı sonrası bir işçi sendika toplantılarına katıldığı ya da sendikaya üye olduğu için işten atılırsa, o işyerinde ne kadar süredir çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın dava açabilecek. Bu isterse işe iade davası isterse de 'sendikal tazminat davası' olacak.Bir başka ifadeyle, bir işçi sendikal nedenle işten atılırsa süresine, nerede, hangi sözleşmeyle çalıştığına bakılmaksızın; işe iade davası açabilecek. Bu durumda mahkeme iki karar verebilir. O işçinin işe iadesine hükmederse işçiye sadece 4 aylık çalıştırılmayan süre ücreti ödenir ve işçi işine geri döner. İşine geri dönmek istemezse, 12 aylık maaşı kadar 'tazminat' alır.Mahkeme, ikinci olarak işe iadesi yerine 1 yıllık ücretinden az olmayacak şekilde 'işe iade tazminatına' hükmedebilir. Ki bu durumda, işçi 12 maaş tazminat, ilave olarak da 4 maaş çalıştırılmayan süre ücreti olmak üzere toplam 16 maaş alabilir.'Murat Özveri, işçinin 'sendikal tazminat' davası açması durumunda ise mahkemenin 12 maaştan az olmamak üzere 'sendikal tazminata' hükmedebileceğini anlattı. Bu durumda da işçinin 12 brüt maaş alacağını söyledi.31 YILLIK YASAK SONA ERDİÖzveri, 2012 yılında yenilenen 6356 Sayılı Sendikalar Yasası'nın 12 Mart ve 12 Eylül yasaklarını devam ettiren önemli bir hükmünün AYM tarafından iptal edildiğine dikkat çekti. ILO'nun yıllardır Türkiye'yi uyarmasına rağmen şehir içi ulaşımında ve bankacılık sektöründe grev ve lokavtı yasaklayan hükmün 6356 sayılı yasa tasarısına sonradan eklendiğini anımsattı. AYM'nin iptaliyle 1983 yılı esas alındığında 31 yıllık yasağın bittiğini anlatan Özveri, bundan sonra her iki sektörde çalışanların da greve çıkabileceğini vurguladı.ILO'ya göre grevin sadece iki durumda sınırlanabileceğini ifade eden Özveri, 'Birincisi nüfusun tümünün veya bir bölümünün yaşamını, kişisel güvenliğini veya sağlığını tehlikeye atabilecek zorunlu temel hizmetlerde. Örneğin hastaneler, elektrik-su, polis ve silahlı güçler, itfaiye, hava trafik kontrolü. İkinci olarak da bunlar dışında kalan temel hizmetlerde insanların yaşamı, güvenliği çok zora girerse sadece bunu kolaylaştırıcı düzeyde devlet greve müdahale edebiliyor. Yoksa grev yasaklanamaz. Mutfak atıklarının toplanması- çöp işleri, demiryolu taşımacılığında uzun süren bir grev olursa geçici müdahale edilebilir, diyor. Yoksa yasaklamaya izin vermiyor. Örneğin asker sevkiyatı gerekiyor, ilaç gönderilecek bunun için demiryolunu çalıştırırsın, işini tamamlarsın greve devam edilir, diyor.Aysel Alp | Hürriyet
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Kemal Kılıçdaroğlu hükümetin uygulamaları üstüne doğru bir tesbitte bulundu (tabii “hükümetin” demek çok doğru olmuyor. Cumhurbaşkanı varken başka kimse “uygulayamıyor”): devletin siyasîleştiğini söyledi. Evet, binlerce insanı kapsayan tayinler, sürgünlerle adalet ve güvenlik mekanizmalarında iktidar açıkça “benden olanlar/ benden olmayanlar” ölçütü üstünden yürüyen bir “yeniden- yapılandırma” sürecine girdi. İş, adalet ve güvenlik mekanizmalarından başladı ama devletin başka kurumlarında da benzer bir tutumun işlediğine dair birçok haber geliyor.Bugün Cumhurbaşkanı’nın HSYK’ya seçtiği kişilerin haberi çıktı, örneğin: aralarında doğrudan doğruya parti üyesi olanları var. “Bu yaptığımız aşırı partizanlık olmuyor mu?” türünden bir kaygı duyulmadığı besbelli.
Reklam
2200°C'ye Elinizle Dokunabilir misiniz?
Nasa'nın ürettiği bu seramik malzeme 2200°C sıcaklıkta bile dokunma olanağı veriyor. Fırından çıkan sıcak malzemenin dış katmanı hemen soğuyor ve içerisindeki sıcaklığın dışarı çıkmasını engelliyor. Nasa bu malzemeyi uzay mekiklerinin sıcaklığa dayanması gereken yerlerinde kullanmayı planlıyor.
Reklam
Mersin'de Polise Operasyon: 23 Gözaltı
Mersin'de yasa dışı dinleme yaptıkları iddiasıyla emniyet mensuplarına yönelik operasyon düzenlendi. 23 polis gözaltına alındı.Mersin'de, vali, işadamı ve emniyet personelinin de aralarında bulunduğu 123 kişinin yasa dışı yöntemle dinledikleri iddiasıyla başlatılan operasyon kapsamında 23 polis gözaltına alındı.Operasyon kapsamında 27 kişi hakkında gözaltı kararının olduğu öğrenildi. Aralarında Mersin Emniyet Müdürlüğü eski istihbarat şube müdürlerinin de bulunduğu 4 kişinin aranmasına başlandı.Fethullah Gülen Cemaati'ne yakın olduğu iddia edilen polislere yönelik operasyonlar temmuz ayında başlamıştı. Aralıklarla yapılan operasyonlarda, İstanbul Emniyeti İstihbarat Şubesi'nin eski müdürü Ali Fuat Yılmazer ve İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Yurt Atayün'ün de aralarında bulunduğu 51 polis tutuklanmıştı. Bu polislerden 4'ü geçen hafta tutukluluklarına yaptıkları itirazın kabul edilmesi üzerine serbest kalmıştı.Bir kısmı görevde, bir kısmı ise açığa alınmış durumdayken gözaltına alınan polislere yasa dışı dinleme, casusluk, özel hayatının gizliliğini ihlal ve hükümete yıkmaya teşebbüs gibi suçlamalar yöneltiliyor.Kaynak: DHA
Az Rastlanan Bir İsme Sahip Olanların Yaşadığı 14 Tecrübe
etiket
Nadir bulunan bir isme sahip olmak hem güzeldir hem de zor. Her defasında isminizi hecelemek, anlamını söylemek, defalarca tekrar etmek zorunda kalırsınız, ama sizi bir tanıyan bir daha asla unutmaz.Eğer nadir bir isme sahipseniz siz de sıkıntılarınızı yazın, dile getirelim.
Bakanlık Müsteşarı Açıkladı: Konsolosluklara Gönderilen Tebeşir Tozuymuş...
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, Ebola ve mers virüsü ve konsolosluklara gönderilen tozla ilgili açıklamalarda bulundu.Gümüş, şu ana kadar Hatay'da Suudi Arabistan'da çalışan bir kişinin mers virüsü sebebiyle yaşamını yitirdiğini söyledi.Cuma günü İstanbul'daki ABD konsolosluğu başta olmak üzere bazı konsolosluklara zarf içerisinde gönderilen tozla ilgili de Gümüş, üst düzey laboratuarlarda yapılan incelemelerde söz konusu maddelerde biyolojik silah tabiri olarak kullanılabilecek bir toksine rastlanmadığını ifade etti. Yapılan incelemelerde söz konusu tozların tebeşir tozu olarak kendilerine rapor edildiği bilgisini veren Gümüş, 'Herhangi bir risk yoktur' dedi.Gümüş, toza maruz kalanların Bakırköy Sadi Konukoğlu Hastanesi'nde gözetim altında tutuldukları ve dün de taburcu edildiklerini belirtti. Gümüş, Macaristan Konsolosluğu'nda çalışan 6 kişinin ise bugün taburcu edilebileceklerini ifade etti.Cumhuriyet
Reklam
Altın Top Ödülü'nün Adayları Belli Oldu
Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi'nin de yer aldığı 2014 FIFA Altın Top Ödülü'nün (Ballon d'Or) 23 kişilik aday listesi adayları belli oldu.FIFA'nın internet sitesinde yer alan habere göre, FIFA Altın Top ile FIFA Yılın Teknik Direktörü Ödülü'nün adaylarınınFIFA yetkilileri ve 'France Futbol' dergisi tarafından belirlendi.FIFA Altın Top Ödülü'nün 23,FIFA Yılın Teknik Direktörü Ödülü'nün 10 kişiye indirilen aday listesinde son 3'e kalanlar, 1 Aralık'ta duyurulacak. Ödüllerin sahipleri ise 12 Ocak 2015'te İsviçre'nin Zürih kentinde düzenlenecek etkinlikte açıklanacak.Altın Top Ödülü'nün son yıllardaki favorileri Barcelonalı Lionel Messi ve Real Madridli Cristiano Ronaldo'nun yer aldığı aday listesinin kazananı, takım kaptanları, teknik direktörler ve uluslararası medya temsilcilerinin oylarıyla belirlenecek.Etkinlikte, FIFA Yılın En İyi 11'i (FIFPro World XI), yılın en iyi golüne verilenFIFA Puskas ile FIFA Fair Play veFIFA Yılın Başkanı ödülleri de sahibini bulacak.FIFA Altın Top veFIFA Yılın Teknik Direktörü Ödülü'nün aday listesi şöyle:FIFA Altın Top ÖdülüGareth Bale (Galler), Karim Benzema (Fransa), Diego Costa (İspanya), Thibaut Courtois (Belçika), Cristiano Ronaldo (Portekiz), Angel Di Maria (Arjantin), Mario Götze (Almanya), Eden Hazard (Belçika), Zlatan Ibrahimoviç (İsveç), Andres Iniesta (İspanya), Toni Kroos (Almanya), Philipp Lahm (Almanya), Javier Mascherano, Lionel Messi (Arjantin), Thomas Müller (Almanya), Manuel Neuer (Almanya), Neymar (Brezilya ), Paul Pogba (Fransa), Sergio Ramos (İspanya), Arjen Robben (Hollanda), James Rodriguez (Kolombiya), Bastian Schweinsteiger (Almanya), Yaya Toure (Fildişi Sahilleri).FIFA Yılın Teknik DirektörüCarlo Ancelotti (İtalya/Real Madrid), Antonio Conte (İtalya/Juventus/İtalya Milli Takımı), Pep Guardiola (İspanya/Bayern Münih), Jürgen Klinsmann (Almanya/ABD Milli Takımı), Joachim Löw (Almanya/Almanya Milli Takımı), Jose Mourinho (Portekiz/Chelsea), Manuel Pellegrini (Şili/Manchester City), Alejandro Sabella (Arjantin/Arjantin Milli Takımı), Diego Simeone (Arjantin/Atletico Madrid), Louis van Gaal (Hollanda/Hollanda Milli Takımı/Manchester United).Muhabir: Doğa Kırmızıoğlu | AA
Ronaldo Yine Ödülleri Topladı
İspanya Profesyonel Futbol Ligi, 2013-2014 sezonunun en iyilerini seçti.İspanya'da 1. ve 2. futbol liginde mücadele eden kulüplerin üyesi olduğu Profesyonel Futbol Ligi (LFP), 2013-2014 sezonunda seçtiği İspanyol futbolunun en iyilerini ödüllendirdi.1. ve 2. ligde ayrı ayrı verilen ödüller için Madrid'de düzenlenen törenin yıldızı Real Madrid'de forma giyen Cristiano Ronaldo olurken, Portekizli futbolcu 'La Liga'nın En İyi Futbolcusu', 'En İyi Forvet' ve 'En İyi Gol' ödüllerini aldı.İlk olarak Valencia'ya attığı golle 'En İyi Gol' ödülünü alan Ronaldo, 'En iyi golü attığım için çok memnunum. Takım arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Gurur verici' derken, 'En İyi Forvet' seçilmesini 'Doğru bir ödül' olarak yorumladı.Son olarak La Liga'da geçen sezonun 'En İyi Futbolcusu' ödülünü alan Ronaldo, 'Artık ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu son ödül değil mi? Çok iyi. Ödüllerde hat-trick yaptım. Çok güzel bir gece oldu' diye konuştu.Geçen sezonu 3. sırada bitiren Real Madrid, 13 ödülden 5'ini aldı, şampiyon takım Atletico Madrid'den sadece teknik direktör Diego Simeone'ye ödül verilmesi dikkati çekti. Aday gösterilen futbolcuların bazılarının katıldığı ödül törenine Barcelona takımından hiçbir futbolcunun gelmemesi de göze çarpan diğer bir nokta oldu.'En İyi Kaleci' ödülünü geçen sezon Levante formasını giyen ve bu sezon Real Madrid'de oynayan Keylor Navas aldı. Navas, diğer adaylar Thibaut Courtois (Atletico Madrid) ve Willy Caballero'yu (Malaga) geride bıraktı. 'En İyi Defans Oyuncusu' ödülünü de Atletico Madrid'den Filipe Luis (şimdi Chelsea'da) ve Miranda'yı geçen Real Madridli Sergio Ramos kazandı.'En İyi Orta Saha Oyuncusu' ödülü, Sergio Busquets (Barcelona) ve Gabi'nin (Atletico Madrid) önünden Real Madridli Modriç'e verilirken, 'En İyi Hücum Orta Saha Oyuncusu' ödülüne de Koke (Atletico Madrid) ve bu sezon Barcelona'da oynayan Rakitic'i (Sevilla) geride bırakan Andres İniesta (Barcelona) layık görüldü.Geçen sezon La Liga'nın en iyileri şu isimlerden oluştuEn İyi Oyuncu : Cristiano Ronaldo (Real Madrid)En İyi Kaleci : Keylor Navas (Levante)En İyi Defans Oyuncusu Sergio Ramos (Real Madrid)En İyi Orta Saha Oyuncusu : Modric (Real Madrid)En İyi Hücum Orta Saha Oyuncusu : Andres İniesta (Barcelona)En İyi Forvet : Cristiano Ronaldo (Real Madrid)En İyi Teknik Direktör : Diego Simeone (Atletico Madrid)En Temiz (Fair Play) Futbolcu Ivan Rakitic (Sevilla)En Temiz (Fair Play) Kulüp : Real SociedadGelecek Vadeden Futbolcu: Rafinha (Celta)En İyi Gol: Cristiano Ronaldo (Real Madrid)En İyi Amerika Kıtasından Gelen Futbolcu: Carlos Bacca (Kolombiyalı-Sevilla)En İyi Afrika Kıtasından Gelen Futbolcu: Brahimi (Cezayirli-Granada)Maçkolik
Reklam
Ve Gökhan Töre Konuştu! "Ağzımdan Yanlışıkla..."
Erciyesspor maçında kırmızı kart gören Gökhan Töre, tartışmalı pozisyon hakkında konuştu.HT Spor’dan Kartal Yiğit’in haberine göre, Beşiktaş’ta dün geceye damga vuran isim Gökhan Töre’ydi... Partizan maçında sakatlanan ve Erciyes’e karşı kulübede oturtulması planlanan Gökhan, maç öncesi hocasıyla görüşerek oynamak istediğini belirtti, formayı kaptı. Maça da etkili başladı. Ancak dakikalar 67’yi gösterirken ortalık karıştı. Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyes kulübesinin önünde Anıl Karaer ile bir gerilim yaşayan Gökhan’ın ağzından, 4. hakem Mehmet Metin’e İngilizce ‘s..tir git’ anlamına gelen ‘f..k off’ kelimesi döküldü. Erciyes Teknik Direktörü Bülent Korkmaz, “Duymadın mı” diye 4. hakem Mehmet Metin’e doğru giderken, Metin de kulaklıktan durumu hakem İlker Meral’e aktardı. Kenara gelen hakem, Gökhan Töre’ye direk kırmızı kart göstererek oyundan attı.“Küfür amaçlı değil”Soyunma odasında arkadaşlarıyla konuşan Gökhan, ağzından çıkan küfrü doğrularken, “Evet, bu söz benim ağzımdan çıktı. Almanya’da büyüdüm, İngiltere’de futbol oynadım. Sürekli kullandığımız bir kelime. Ağız alışkanlığım. Orada ‘Hadi oradan ya’ demek istedim ama ağzımdan ‘f..k off’ çıktı. Hakeme küfür amaçlı söylemedim. Bundan dolayı atılmak bana koyuyor” ifadelerini kullandı.Oğuzhan öfkeliKartal’ın genç yeteneği Oğuzhan, Erciyesspor Teknik Direktörü Bülent Korkmaz ve hakemleri eleştirdi. Ozzie, “İki senedir buradayım. Futbol dışında hiç konuşmadım ama bir şey rica ediyorum. Hakemler ne bizim hocamızın ne de rakibin teknik adamlarının tepkisine göre karar versin! Gökhan’ın arkasındaydım. Belki küfür etmiştir ama ben bir şey duymadım. 4. hakem de duymadı. Bülent hoca hakeme gitti, ‘Küfretti’ dedi. 4. hakem de hakeme anons yaptı” ifadelerini kullandı.Haberturk
Engin Sözünü Tuttu!
Yiğit Gökoğlan ve Engin Baytar, verdiği sözü tuttu; A2 takımdaki bazı gençlere otomobil aldıGalatasaray’da kadro dışı kalan ve geçtiğimiz günlerde takım arkadaşı Yiğit Gökoğlan ile para saçtıkları video çok konuşulan Engin Baytar, verdiği sözü tuttu.Tepki çeken görüntülerden sonra, “Şaka amaçlıydı... O paralarla A2 takımdaki bazı gençlere otomobil alacaktık” diyen Engin Baytar, genç oyunculara aldığı kırmızı renkli, eski model yerli bir otomobille poz verdi.Haber Türk
Fenerbahçe'de Sürpriz İstifa
Fe­ner­bah­çe'de bir ay­rı­lık da­ha ya­şan­dı. Spor­tif AŞ'de ba­ğım­sız yö­ne­tim ku­ru­lu üye­si ola­rak gö­rev ya­pan Cen­giz So­la­koğ­lu is­ti­fa et­ti.So­la­koğ­lu son dö­nem­de Fe­ner­bah­çe'de ya­şa­nan ay­rı­lık rüz­gar­la­rı­nın son hal­ka­sı ol­du. Ku­lüp­te bir sü­re ön­ce yö­ne­ti­ci Ab­dul­lah Ki­ğı­lı, Baş­kan Yıl­dı­rım ile ya­şa­dı­ğı an­laş­maz­lık son­ra­sı ön­ce Fe­ne­ri­um'da­ki ar­dın­dan da yö­ne­tim ku­ru­lun­da­ki gö­rev­le­rin­den ay­rıl­mış­tı. Ki­ğı­lı'nın ar­dın­dan da ku­lüp CE­O'su Ha­san Hak­kı Yıl­maz ani bir ka­rar­la gö­re­vi­ni bı­rak­tı­ğı­nı açık­la­mış­tı. Bu ge­liş­me­ler sı­cak­lı­ğı­nı ko­rur­ken So­la­koğ­lu'nun da ay­rı­lık ha­be­ri 'is­ti­fa­lar sü­re­cek mi' so­ru­su­nu ak­la ge­tir­di.Koç Hol­ding orijinliSo­la­koğ­lu, 37 yıl Koç Hol­ding'de ça­lış­tık­tan son­ra emek­li ol­muş ve ba­zı şir­ket­ler­de da­nış­man­lık yap­mış­tı. Ar­dın­dan 2012 yı­lı­nın Tem­muz ayın­da Fe­ner­bah­çe Spor­tif AŞ'ye Ve­fa Kü­çük ile bir­lik­te ba­ğım­sız yö­ne­ti­ci ola­rak atan­mış­tı.Bugün
'Çözüm Sürecine Mecbur ve Mahkum Değiliz'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, aba altından sopa göstermeyi sevmediklerini söyledi.Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, İçişleri Bakanlığı'nda Kimse Yok Mu Derneği'ne bir kayyum atanmasına yönelik bir çalışma olmadığını söyledi. Bakanlar Kurulu sonrası konuşan Arınç, kayyum iddialarına ilişkin 'İçişleri Bakanımız ile görüştüm. Bana ancak bugün haberdar olduğunu kesinlikle bakanlıkta böyle bir çalışma yapılmadığını bunun için söylemiş oldu.' dedi.Başbakanlık Merkez Bina'da Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu sona erdi. Toplantı sonrası Bülent Arınç bir basın toplantısı düzenledi ve gazetecilerin sorularını cevapladı.Arınç'a burada bugün iki farklı gazetede hükümete yönelik yer alan iki iddia soruldu. Kimse Yok Mu Derneği'ne içişleri bakanlığı öncülüğünde yapılan bir çalışma kapsamında kayyum atanacağına iddiaları operasyon yasasının Köşk'teki hukukçular tarafından hazırlandığı, bir iki bakan dışında hükümetin paketin hazırlanmasında dahli ve bilgisi olmadığına dair iddialar sorulan Arınç, şöyle konuştu: 'Bunlar iddiadır. Ne kadar ciddi olduğunu kamuoyu takdir etsin. Bahsettiğiniz iki gazete zaten malum ve müsellem gazeteler. Acaba ne kadar ciddiyeti vardır diye baktım. Düşünülmekte olduğu söylenmektedir ifade edilmektedir. Şöyle şöyle olsa böyle böyle olacağını birileri söylemektedir. Bir haber kaynağı olarak bunun yeterli ciddiyette olmadığını söyleyebilirim. Kimse Yok Mu Derneğini tanıyorum bunun izinsiz yardım toplama yetkisinin Bakanlar Kurulu kararı ile elinden alındığını biliyorum. Bunun üzerine yapılan yayınlardan payıma düşeni de fazlasıyla aldım. Ama ben mert ve dürüst bir adamım. Dün söylediğimi bugün de söylemeliyim. Kimse Yok Mu Derneği yüzlerce emsali olan yardım derneklerinden birisidir. Kamu yararına dernek sayılmıştır. Aynı zamanda farklı bir yöntem olarak da yardım toplama kanunu istisnası içine sokulmuş ve izinsiz yardım toplamasına da imkân tanınmıştır. Sonra bilebildiğimiz kadarıyla İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri ve denetçiler tarafından incelemede, belki rutin belki ihbar sayılabilecek bir incelemede izinsiz yardım toplamanın gereklerine uymadığı İçişleri Bakanlığı tarafından Bakanlar Kurulu'na bilgi verilmiştir. Orada da yardım toplama hakkı yine var kamu yararına çalışma imkânı yine var. Sadece izinsiz olarak yardım toplama yetkisi alınmıştır. Sorabileceğinizi tahmin ederek İçişleri Bakanımız ile görüştüm. Bana ancak bugün haberdar olduğunu kesinlikle bakanlıkta böyle bir çalışma yapılmadığını bunun için söylemiş oldu. Ben de merak edenler için burada tekrar etmiş olayım. Yargıda bazı değişiklikler falan. Bunların bilmem nerede hazırlandığı. Eğer Adalet Bakanlığı sunacağı bir tasarıdan bahsediyorsa bir mesele var komisyonda onunla ilgili ise Adalet Bakanlığımızın hukukçuları kanunları hazırlar biz de Bakanlar Kurulu'nda enine sonuna müzakere ederiz. En sonunda da gönderilir. Başka yerlerde hazırlandığı iddiası dayanaksız iddiadır. Bunlar kamuoyunu yanıltmaya yönelik çalışmalardır diye düşünüyorum.'PATLAYICI GASP EDİLMESİNİ TAKİP EDİYORUZSon haftalar Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde şiddet olaylarında ciddi bir artışın olduğunu kaydeden Arınç, son olarak Silopi’de PKK tarafından 400 kg patlayıcı maddenin bulunduğu aracın gasp edildiğini ifade etti. Arınç, olayın öğrenilmesinin arından bölgeye insansız hava aracı gönderildiğini ve taarruz helikopterlerinin sevk edildiğini belirtti. Arınç, patlayıcıları gasp edenlerin Cudi Dağı’na varmadan yakalanacaklarını tahmin ettiklerini belirterek, “ Patlayıcı madde miktarı 400 kg civarında. Esasen nakledilen patlayıcı madde miktarı bunun 3 katıdır. Eğer bölgede güvenlik güçlerimiz bulunsaydı, böyle bir sevkiyatın özel güvenlikle olmayacağı biliniyor olsaydı bu durumla karşılaşılmayacaktı.”dedi.KAMU GÜVENLİ ÇOK ÖNEMLİArınç, çözüm süreci ile kamu güvenliğinin birbirinin alternatifi olmadığını iki aydır izah ettiklerine işaret ederek, “6-7 Ekim olaylarında rastladığımız gibi cana ve mala kast eden olaylar terör olaylarıdır ve bunun azına da çoğuna da tahammülümüz yoktur. Başbakanımız bunu iki aydan bu yana her defasında söylüyor. Çözüm süreci var diye bunları makul göstermeye çalışan hiç kimseyi dinlemeyiz. Türkiye’de can ve mal emniyeti olmayacaksa, ister çözüm süreci olsun ister başka bir şey olsun, hiçbir şeyi tartışmayız. Çözüm süreci çok önemlidir ama bu hiçbir zaman insanımızın sokağa çıkarken korku duyması için sebep değildir. “diye konuştu.ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEYİ SEVMEYİZArınç, temmuz ayı içerisinde PKK ile görüşmelere zemin oluşturan yasayı kanunen uygulayacaklarını belirterek, konuşmasına şöyle devam etti: “Çözüm Süreci devam ediyor ama birileri Çözüm Süreci devam ediyor diye bizden yumuşak davranmamızı beklemesin. Birileri milletin acısını duymazdan geliyorlar. Hala bir başsağlığı, geçmiş olsun dileğinde bulunduklarını duymadık. Bu olaylar yaşanmamış gibi sekretarya kurulacak, içinde ben de olacağım... Bu olayların yaşandığı bir dönemde, polisimizin, askerimizin kanı yerdeyken biri bize bunları derse onun yüzüne bile bakmayız. Siz yerdeki kana bakmayın, yol kesmeye bakmayın, patlayıcı çalmaya bakmayın... Biz nerenin hükümetiyiz? Biz aldığımız kararlar ve Meclis’in bize verdiği yetkiyle Temmuz ayında çıkardığımız kanuna harfiyen uyacağız. Bunun yapılmasının karşılığının olduğunu da herkesin bilmesi lazım. Kim ne adım atacaksa onun atılması gerekir. Biz hükümetiz, öyle aba altından sopa göstermeyi sevmeyiz. Kimse süreç gitti mi endişesine kapılmasın. Bu işin biteceği zaman da milletimize söyleriz.”ÇÖZÜM SÜRECİNE MAHKUM DEĞİLİZÇözüm sürecinin kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Arınç, şunları söyledi: “Çözüm Süreci’ni bu aralar ağzımıza hiç almamak gibi bir ihtiyatımız olabilir. Çözüm Süreci’ne biz mecbur ve mahkum değiliz. Çözüm Süreci bizim için çok önemlidir ama bu sadece bizim için böyle değil ki. Çözüm Süreci’ni sanki sadece biz istiyormuşuz gibi herkes her istediğini yapar ve istediğini söylerse... Çözüm Süreci başarısız olursa herkes bunun altında kalır. Adadaki şahıs da dahil siyasi uzantıları da... Bizim gösterdiğimiz itina kadar ben de bu işte söz sahibiyim diyenlerin de dikkatli olması lazım. Onlar her istediğini söyleyecek biz de Çözüm Süreci’ne sahip çıkacağız; bu iş komediye dönüşür. Evet, Çözüm Süreci’nde ısrarlı olmaya devam edeceğiz, bitiren taraf biz olmayacağız.”ZAMAN
Reklam