onedio
Avrupa'da Kobani'ye Destek Gösterileri
Hollanda'nın Lahey kentinde göstericiler parlamento binasını işgal etti. Lahey polisi Twitter üzerinden yaptığı açıklamada gösterinin barışçıl geçtiğini açıkladı. NOS kanalına yansıyan görüntülerde göstericilerin 'Suskunluğu kırın! Kobani'yi destekleyin!' yazılı pankartlar taşıdığı görüldü. Kürt göstericiler parlamentonun alt kanadı olan Temsilciler Meclisi Başkanı Anouchka van Miltenburg ile görüştükten sonra binadan ayrıldı.Almanya'nın Köln kentinde ana tren istasyonu göstericiler tarafından gece yarısı işgal edildi. Düsseldorf'ta bir grup gösterici Batı Alman Radyo Televizyon Kurumu (WDR) önünde protesto yaptıktan sonra binaya girdi.Deutsche Welle'de gösteriGece yarısı yaklaşık 60 kişilik bir grup, Deutsche Welle'nin Bonn'daki binasına sloganlarla girdi. Göstericiler kurum yetkililerine Kobani'deki Kürtlerle dayanışma gösterilmesini isteyen bir açıklama vererek binadan ayrıldı. Kürt Kadın Barış Bürosu aktivistlerinin ilettiği açıklamada “bölgeden kaçan kadın ve çocuklara insani yardım ve kadın, kız çocukları ve çocuklar için bir yaşam perspektifi sunan uzun vadeli projelerin hayata geçirilmesi” istendi. 40 kişilik bir grup 2 saat süreyle binanın girişinde barışçıl bir oturma eylemi yaptı.Başkent Berlin'deki gösteriye polisin verdiği bilgilere göre 600 kişi katıldı. Ayrıca Hamburg, Dortmund, Münster ve Essen de daha küçük çaplı gösterilere sahne oldu.Belçika'nın Brüksel Havalimanı'nda da Kobani ile dayanışma amaçlı bir gösteri düzenlendi. Göstericiler uluslararası toplumdan Kobani'ye insanî ve askerî yardımda bulunmasını istedi. İsviçre'nin Basel, Avusturya'nın Viyana kentleri de gösterilere sahne oldu.Deutsche Welle Türkçe
"Şampiyon Yüzde 99 Beşiktaş"
Trabzonspor Basın Sözcüsü Yakup Aslan'dan gündem yaratacak sözlerYapılan transferlere rağmen bir türlü ‘takım’ olamayan, Karabük yenilgisi ile 5. haftayı 16. sırada kapatan Trabzon’da teknik direktör Halilhodzic’e gelen eleştiriler kadar hakemlere de serzeniş var. Karadeniz ekibinin basın sözcüsü Yakup Aslan’ın da hedefinde hakemler yer aldı. Süper Lig’deki rekabetin adaletli olmadığını söyleyen ve Beşiktaş’ın bu sezon şampiyon yapılacağını iddia eden Aslan, şunları söyledi:‘SEBA’NIN KEMİKLERİ SIZLIYOR’“Süleyman Seba Sezonu adı verilen ligimizde Süleyman Ağabey’in kemikleri sızlıyor. Bu sezon %99 Beşiktaş’ı şampiyon yapacaklar. Eğer onlar olmazsa F.Bahçe olur. G.Saray zaten karışık, seçim var. Biz de yeni takımız ama hakemler üzerimizi bariz bir şekilde çiziyor. Sanki ‘Sen bizi UEFA’ya şikayet ettin’ diyerek bizi cezalandırıyorlar. Başakşehir ve Karabük maçında penaltımız verilmedi.”‘TARAFTARIMIZ İSYANDA’“Ligimiz gerçekten vahim bir durumda. Taraftarımız da buna haklı olarak isyan ediyor. Türkiye’de iyi futbol oynanmıyor. Beşiktaş biraz dengede oynuyor. İstanbul büyüklerine 100. yıllarında şampiyonluklar hediye edildi. Süleyman Seba Sezonu’nda da Beşiktaş’a hediye edilecek. Ben öyle hissediyorum. Bu sezon Beşiktaş’a kıyak geçilecek.”HTSPOR / Haluk AYYILDIZ
Davutoğlu, Türkiye'nin 'Kara Birliği' Şartını Açıkladı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, göreve geldikten sonra ilk kez yabancı kapsamlı mülakat verdi. CNN International'dan Christiane Amanpour'a konuşan Davutoğlu, IŞİD'le mücadelede hava harekatının yeterli olmadığını söyledi, Esad rejimini hedef gösterdi. Davutoğlu, Türkiye'nin Suriye'ye kara birliği göndermesi için koalisyonun Esad rejimini zayıflatma amacı gütmesi gerektiğini söyledi. Başbakan, Kobani mesajı da verdi.CNN'in ünlü ismi Christiane Amanpour'un sorularını yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, 'Suriye'de 'IŞİD'ten öncesi ve IŞİD'ten sonrası' diye bir ayrım yapmamalıyız. Suriye'deki krizin ilk günlerinden şimdiye kadar hiçbir ülke saldırılara, rejimin acımasız saldırılarına ve IŞİD'e karşı Türkiye'ninyaptıklarından daha fazlasını yapmadı. Geçen yıl 10 Ekim'de hükümet kararıyla IŞİD'i terör örgütü ilan ettik' dedi.ABD'nin Esad rejimine karşı değil, sadece IŞİD'e yönelik hava saldırılarıyla ilgili bir soruya yanıt veren Davutoğlu, 'ABD'nin Suriye'deki hava saldırıları gerekli ancak yeterli değil. Bu hava saldırıları, IŞİD'in engellenmesi için gerekli ancak birleşik bir strateji geliştirmediğimizde ne olacak? IŞİD'i ortadan kaldırdığımızda başka bir örgüt gelebilir' ifadelerini kullandı.Davutoğlu, hedefin yalnıca IŞİD değil, Esad rejimi olması gerektiğini söyledi, 'Hava saldırısı gerekli ancak IŞİD'i zayıflatmak için yeterli değil. Kapsamlı bir strateji geliştirmezsek bir sonraki adım ne olacak? IŞİD'den sonra başka bir terör örgütü ışidin yerini alabilir' diye konuştu.Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:'Suriye'de kimyasal silahlar kullanıldığında, tüm müttefiklerimizden resmi olarak Suriye'deki rejime karşı çok daha sert bir siyaset izlemelerini istedik çünkü bu mezhep siyasetleri, IŞİD tarafından kullanılan bir boşluk oluşturdu. İşte bu yüzden bugün Kobani'de IŞİD'i cezalandırmak ve bir sonraki adımı belirlememek gelecekte daha büyük sorun çıkarabilir. Çok dikkatli olmalıyız. Neden biz uçuşa yasak bölge istiyoruz çünkü yeter artık. Türkiye neredeyse 1,6 milyon mülteci kabul etti ve her gün gelmeye devam ediyorlar. Bugün bile Kobani'den yaklaşık 2 bin kişi geldi. İstatistiklere baktığınızda Christiane, mültecilerin sayısı rejim tarafından düzenlenen hava saldırıları, Scut füzeleri, varil bombaları yüzünden arttı. Eğer insani krizi durdurmak istiyorsanız, hava saldırılarını, bombardımanı durdurmanız gerekir. Bu, Türkiye için çok önemli çünkü bir sonraki adım... Gelecekte son derece kritik bir senaryo olarak görüyoruz.Diyelim ki IŞİD'i ortadan kaldırdık. Bu güç ama yapacağız. Ertesi gün rejim, Hapel ya da diğer kentlere hava saldırısı düzenleyecek ve bu, çok daha büyük bir insani kriz yaratacak. Bu bizim, geçerli talebimiz. Uçuşa yasak bölge istiyoruz. Sınırımızda güvenli bir bölge istiyoruz. Yoksa tüm bu yük, Türkiye'nin ve diğer komşu ülkelerin omzuna binmeyle devam edecek.''Tavsiyemizi dinleselerdi...'Taleplerinin yerine getirilmemesi durumunda ne olacağı sorusuna yanıt veren Davutoğlu, şöyle dedi:'Bizden talepte bulunanların bizim ihtiyaçlarımızı anlaması gerekli. Bu tek taraflı bir ilişki değil. Örneğin İnsanlar bizden mültecileri kabul etmemizi istiyorlar ve bizi övüyorlar, tamam. Ancak aynı zamanda bize lütfen sınırınızı kontrol edin de diyorlar. Sadece üç günde 180 bin kişi gelirse o sınırı nasıl kontrol edebilirsiniz? Sadece üç günde!'ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın açıklamalarına değinen Davutoğlu, 'Bu, gerçekten de çok haksız bir suçlama. Bizim iki beklentimiz var Christiane: Hakkaniyet ve empati. Öncelikle empati: ABD'nin de Meksika ile sınırı var. Ve her iki tarafta iki devlet var. tüm sınırı kontrol etmek kolay mı? 1,6 milyon insan (Türkiye'ye) geldi. Bu Washington, Boston ve Atlanta'nın toplam nüfusu. Ne tür riskler ve güçlüklerle karşı karşıya olduğumuzu hayal edebilirsiniz. Ya sınırları kapatacağız böylece hiç kimse gelemeyecek. Bu da bizim kültürümüze ters. Ama sınırımızı kapatsaydık eminiz sert bir dille eleştirilecektik. Türkiye bunu nasıl yapabilir diyeceklerdi. Sınırı açtığınızda ve üç günde 180 bin kişi geldiğinde ise herkesi kontrol etmek çok zor.'Suriye'deki muhalefetle ilgili soruya yanıtlayan Davutoğlu, 'Ne yazık ki Suriye'nin dostlarından bu gruba destek gelmedi. Ilımlı muhalefeti, Suriye Ulusal Koalisyonu'nu desteklediğimizi saklamıyoruz. (Müttefiklerimiz ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri) tavsiyemizi dinleselerdi, ılımlı muhalefeti korusalar ve destekleselerdi bugün IŞİD gibi büyük bir krizle karşı karşıya olmazdık.'Batıyı birçok kez Suriye'de radikalizmin yükselişe geçtiği konusunda uyardıklarını söyleyen Davutoğlu, 'Avrupalı ve Amerikalı mevkidaşlarımızla Suriye rejimi tarafından işlenen insanlık karşıtı suçlara karşı bir çözüm olup olmadığını, radikalizmin yükseleceğini konuştuk. O sırada IŞİD adı geçmiyordu ama onları uyardık. Bakınız Christian, bu son derece rahatsız edici. İnsanlar olarak yüzbinlerce kişi katledildi, kimyasal silahlar kullanıldı. Kimyasal silahların kırmızı hat olduğu söyledik. Kimyasal siylah kullandı. Peki ne oldu ona? (Esad), yerleşim birimlerinde Scud füseleri, varil bombaları kullandı.Hiçbir şey yapmadık. Açlıkla cezalandırarak insanları öldürdü. kentleri, mahalleleri kuşattı, insanları aç bıraktı. Suriye rejimi tarafından bu şekilde öldürülenlere ait 50 bin fotoğrafı hepimiz gördük, siz de programınızda gösterdiniz. Yine de kimse ses çıkarmadı.Şimdi işlenen suçlara herhangi bir tepki gösterilmediği yüzünden bu radikal örgütler -IŞİD'i kastediyorum- bu atmosferden faydalandı ve 'insanlara uluslararası toplum sizi savunmuyor' dedi. Kimse sizi savunmuyor. Sizi sadece ben, kendi yöntemlerimle savunabilirim. İşte IŞİD'in kaynağı bu. Sadece ABD'yi değil tüm devletleri uyardık, uluslararası toplumu uyardık fırtınanın geldiğini, birşeyler yapmak gerektiğini söyledik. Esad rejimine karşı hiçbir şey yapılmadı ve şimdi bazı liderlerin Esad rejimi ile işbirliği yapmayı önermesi son derece şaşırtıcı, şok edici. Şeytana karşı bir başka şeytanla işbirliği yapmak, uluslararası toplumun izleyeceği yol olmamalı' dedi.Davutoğlu, Biden ile sorunun çözülüp çözülmediği sorusuna şu yanıtı verdi:'Bu, bizim için son derece rahatsız ediciydi. Amerikalı dostlarımıza tüm bunları açıkladık. ABD gibi önemli bir müttefikten bir liderin aniden bizi suçlamazı, inanılmaz ve kabul edilemez bir şey. Hemen bunun kabul edilemez olduğunu ve hiç kimsenin (BMGK'nın daimi üyelerinin) yaptığı hatalar yüzünden Türkiye'yi suçlayamayacağını söyledim. Biz, milyonlarca mülteciyi kabul ettik. Dün Biden Erdogan'ı aradığında Kurban Bayramı kutlaması için Cumhurbaşkanı'mızın evindeydim. Şahsen Biden'ın özür dilediğini ve meselenin kapandığını düşünüyorum. Umarım gelecekte hiçbir lider, insani krizi çözmek için bu kadar çok çaba harcayan bir ülkeye bu tür suçlamalar yöneltmez.''Gerekli tüm önlemleri alacağız'Davutoğlu, 'IŞİD'e karşı en olası kara gücü Türkiye değil mi' sorusuna şöyle yanıt verdi:'IŞİD'ten sonra sınırımızın korunacağına emin olabileceğimiz açık bir strateji varsa elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız. İnsanları, sınır bölgesinde Türkiye'ye doğru iten rejimi istemiyoruz. Diğer terör örgütlerinin bölgede etkili olmasını da istemiyoruz. Ulusal bir stratejimiz var. Bu stratejinin temel parametrelerinden biri insani parametre. Biz, mültecileri kabul ediyoruz. Sınırın diğer yanında insancıl bir siyaset istiyoruz. İkinci olarak da askeri strateji ve güvenlik. Ulusal güvenliğimize karşı herhangi bir tehdit olması durumunda gerekli tüm önlemleri alacağız. Tüm önlemleri.'Davutoğlu, 'Türkiye, sahaya ayak basmaya hazır mı' sorusuna 'Diğer ülkeler üzerlerine düşeni yaparsa' yanıtını verdi.Davutoğlu, 'Esad, Şam'da acımasız siyasetini sürdürürse IŞİD gider, başka bir radikal örgüt gelir. Esad, insanları katletmeye devam ederse ve uluslararası toplum hiçbir şey yapmazsa, bu aynı şeyi yapmaları için diğer ülkelere de kötü bir örnek olacak. Dolayısıyla bizim yaklaşımımız, kapsamlı, stratejik ve ortak olmalı... Kamuoyumuzu tatmin etmek amacıyla tek bir terör örgütünü cezalandırmak için değil, gelecekte de bütün terör tehditlerini ortadan kaldırmak ve rejim tarafından insanlığa karşı işlenen tüm acımasız suçları ortadan kaldırmak için' diye konuştu.Kobani konusuna değinen Davutoğlu, 'Kobani halkına yardım etmek için elimizden gelen herşeyi yapacağız çünkü bu insanlar bizim kardeşlerimiz. Bu insanları Kürtler, Türkmenler ya da Araplar olarak görmüyoruz. Kobani'ye müdahale ihtiyacı doğarsa o zaman tüm Suriye'ye, tüm sınır bölgesine de müdahale gerekir' dedi.Amanpour, Twitter hesabından bu fotoğrafı paylaştı'Yeni kabine hem dinamik, hem de son derece deneyimli'Türkiye'deki gelişmelere de değinen Davutoğlu, '(Kabinede) bazı önemli değişiklikler yaptım. Bakanların sayısında değil, ancak pozisyonunda. Bu benim kendi seçimimdi. Büyük değişiklikler yapmak istemedim çünkü 2015'te yeni bir seçim daha olacak. Devamlılık benim için çok önemli, ancak aynı zamanda kabinede yeni bakanlar var. Yeni kabine, bu anlamda hem dinamik hem de son derece deneyimli. Cumhurbaşkanı ile ilişkilere gelince, Erdogan, artık parti siyasetinin bir parçası değil, artık partinin üyesi değil. Çünkü Anayasa'ya göre istifa etmesi taraf tutmaması gerekiyor. Bu açıdan artık siyasi tartışmanın dışında' diye konuştu.Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:'Halkıma halihazırdaki bir askeri darbenin ürünü olduğu olduğu için yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söyledim ve söz verdim. Temel değişim devlet-merkezli bir anayasa değil insan haklarının merkezde olduğu bir anayasa. Aslında bu çok ilginç. Ordu, 1990'larda başbakanın pozisyonunu ve gücünü sınırlamak amacıyla cumhurbaşkanını seçilen başbakana karşı çok güçlü kılmış.Varsayımları gelecekte de askeri bir cumhurbaşkanının olmasıydı. Tabii ki sistemin yeniden dengelenmesi gerekiyor. Ancak Türkiye'de yasama, yürütle ve yargı ayrıdır ve Cumhurbaşkanı, bu güçler ayrılığının bir parçası değildir. Benimle Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki uyum, iki arkadaş ve tüm sorumlulukları üstlelenen iki lider olarak devam edecek.'Mustafa Akyol'un New York Times'taki 'Davutoğlu'nu Recep Tayyip Erdoğan seçti çünkü belli başlı tüm konularda aynı fikre sahipler. Davutoğlu, ülkenin acı, nefret yüklü siyasi arenasına nazik, kibar ve güleryüzlü kişiliğini getirerek Türkiye'ye yardımcı olabilir' şeklindeki açıklamasının hatırlatılmasıüzerine Davutoğlu, 'Öncelikle bu varsayım yanlış. Aslında birçok açıdan son 3-4 yılda birçok reform yapıldı. Erdoğan'ın otokrat olarak tanımlanması yanlış.Stilime gelince herkesin kendi kişiliği var ve bu bunların birbirene alternatif olduğu anlamına gelmiyor. Aksine bir açıdan tamamlayıcı ve kapsayıcı da olabilirler. Benim kişiliğim, akademik yaşamımdan şimdiye kadar değişmedi ve değişmeyecek' dedi.CNN Türk
Gazetelerde Bugün | 7 Ekim Salı
Hürriyet: Rekor satış Milliyet: Davutoğlu’ndan ‘Esad’ şartı Sabah: Özel hayatı kaydedip şantajla para istediler-Vatan: Rüşvet anı kamerada Taraf: Hazine arazilerine gizli operasyon Akşam: Esad şartlı asker desteği Cumhuriyet: Dünya IŞİD Ankara Esad diyor Zaman: Milletin üç sorunu: Eğitim, özgürlükler, memur işleriYeni Şafak: Çok oluyorsunuz! Birgün: Kobane direnirken Davutoğlu’nun derdi IŞİD değil Esad!
"Fenerbahçe'de Her Şeyi Aziz Yıldırım Yapar"
Fenerbahçe'de geçtiğimiz günlerde başkanvekilliği görevinden istifa eden Abdullah Kiğılı çarpıcı açıklamalarda bulunduYıllarca Aziz Yıldırım ile birlikte Fenerbahçe yönetiminde yer alan ve geçtiğimiz günlerde istifa eden Abdullah Kiğılı “Fenerbahçe'de her şeyi Aziz Yıldırım yapar” dedi.FENERBAHÇE Başkanı Aziz Yıldırım’ın Fenerium yönetiminde yaptığı bazı değişiklikler sonrası başkan ile arası açılan ve geçtiğimiz günlerde başkanvekilliği görevinden istifa eden Abdullah Kiğılı bomba açıklamalarda bulundu. TV EM’de yayınlanan Serbest Vuruş programı için Adnan Aybaba ile tele röportaj yapan Kiğılı şu ifadeleri kullandı:Aybaba : Cumartesi maçı seyrettin mi Abdullah abi?Kiğılı : Yok, seyretmedim. Maçı, futbolu filan bıraktım artık.Aybaba : Abdullah abi sen futbolu bırakabilir mısın? Bu mümkünmü?Kiğılı : Vallahi bıraktık artık, yeter.Aybaba : Diego’ya takıldım, nasıl aldınız siz?Kiğılı : Zaten teknik direktör Başkan ya.Aybaba : ‘Laf dinlemiyor’ dedi. ‘Bir şey söylüyorum yapmıyor’ dedi. ‘Mesaj gönderiyorum anlamıyor’ dedi. Yani o zaman da mı vardı bu? Başkan yönetiyordu değil mi?Kiğılı : Sen benden daha iyi biliyorsun.Aybaba : Hakikatten yapıyor muydu?Kiğılı : Ben bir tek Fenerium’dan sorumluydum. Onun dışında hiçbir işime karışmıyordu 6 sene. Son dakikada bir gün karıştı, ben de ‘Madem öyle sen bu işi de al’ dedim. Ne yapayım. Baktım ki o daha iyi biliyor, ‘Al sen devam et’ dedim. ‘Biz artık bildiğimizi de unuttuk’ dedim.Haber Türk
Reklam
Ebola Salgını Artık Avrupa'da
İspanyol hükümetinin, geçtiğimiz 22 Eylül'de Sierra Leone'den Madrid'e getirdiği ve 3 gün içinde hayatını kaybeden Ebola hastası misyoner Manuel Garcia Viejo'ya bakan hemşirelerden birinde Ebola virüsü çıktı.Madrid'deki Carlos III hastanesinde 15 yıldan uzun bir süredir çalışan ve Garcia Viejo ile ilgilenen hemşirelerden biri olan 44 yaşındaki bir kadında Ebola virüsü çıktı. Bu sabah acil servise kaldırılan kadın hemşireye iki analiz yapıldığını ve ikisinde de Ebola virüsünde pozitif sonuç çıktığı bildirildi.İspanya'da şimdiye kadar görülen üçüncü Ebola vakası olurken, bundan önce Afrika'da görev yapan 2 misyoner (rahip ve doktor) Ebola'dan dolayı Madrid'e getirilmiş, 2'si de hayatını kaybetmişti. Ebola virüsü çıkan kadın hemşirenin, evli olduğu ancak çocuğu olmadığı bildirildi. Olay, İspanya ve Avrupa'da ilk defa Ebola virüsünün sağlıklı birine bulaşma vakasının görülmesi bakımından önem taşıyor.İspanya sağlık bakanlığı hemen alarma geçip, Ebola vakasıyla ilgili özel bir çalışma grup oluştururken, Sağlık Bakanı Ana Mato'nun da basına bilgi vereceği açıklandı.NORVEÇLİ DOKTOR DA EBOLA’YA YAKALANDINORVEÇ Sınırsız Doktorlar Birliği, Siera Leone’de görevli Norveçli bir doktorun Ebola’ya yakalandığını açıkladı.Sınırsız Doktorlar Birliği Genel Sekreteri Anne Cecilie Kalteborn VG gazetesine yaptığı açıklamada 'Siera Leone’de görevli bir üyemiz Ebole virüsüne yakalandı. Yapılan testler pozitif çıktı ve kanamalı ateşli Ebola virüsü tespit edildi' dedi.Olayın ardından Siera Leone’de görevli Norveçli doktor bir ambulans uçakla başkent Freetown’dan alınarak Norveç’e doğru yola çıkarıldı. Söz konusu doktorun bu gece veya yarın Oslo’da olması bekleniyor. Kalteborn yaptığı açıklamada, 'Meslektaşımızı bir an önce Norveç’e getirmeye çalışıyoruz. Kendisi hafta sonu kötüleştiğini söylemiş ve bunun üzerine yapılan testlerde hastalık ortaya çıkmış. Ateş, bulantı ve kusmalardan sonra alarm verildi. Hastalığın kesinleşmesi üzerine karantinaya alındı. Kendisi Siera Leone’nin ikinci büyük kenti Bo’da görevliydi'dedi.Bölgede görevli 30 sağlık personelinin teste tabi tutulduğu ve hastalığa yakalanıp yakalanmadıkları konusunda kontrolden geçirilmeye başlandıkları bildirildi. Geçtiğimiz günlerde bir İspanyol hemşire de tedavi ettiği papazdan Ebola bulaştığı için İspanya’ya getirilmiş ve birkaç gün sonra ölmüştü.AA / Ünsal TURAN / OSLO (DHA)
Reklam
'Paralel Yapı' Operasyonunda Tahliyeler
ANTALYA’da ‘Paralel Yapı’ operasyonu kapsamında tutuklanan 7 rütbeli polis, avukatlarının bir üst mahkemeye itirazı sonucu tahliye edildi. Tahliye haberi üzerine büyük sevinç yaşayan polis aileleri, yakınlarını karşılamak üzere cezaevi önüne geldi.Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından ‘Paralel yapı’ iddialarına yönelik 29 Eylül’de düzenlenen operasyonda gözaltına alınıp tutuklanan 7 polisle ilgili tahliye kararı çıktı. Tutuklu polisler 2. sınıf Emniyet Müdürü Yavuz Bölek, 3. Sınıf Emniyet Müdürü Bülent Elaldı, 4. Sınıf Emniyet Müdürü Gökhan Tayuk, Komiser İsa Yıldırım, Komiser Asım Demirel, Komiser Rüştü Çetinkasap, Komiser Şenol Oral’ın avukatlarından Osman Yengil’in itirazını görüşen 3. Sulh Ceza Mahkemesi, polislerin tahliyesine karar verdi.AİLELER CEZAEVİ ÖNÜNE GELDİAkşam saatlerinde tahliye kararını öğrenen aileler ve onlara destek amacıyla gelen gönüllüler, L Tipi Cezaevi’ne gelmeye başladı. Yaklaşık 150 kişilik grup, tahliye kararı verilen polisleri cezaevi önünde bekledi.Polis yakınlarından İlknur Tayuk, “Suçsuz olduklarını zaten biliyorduk, bu yapılan tamamen psikolojik bir baskı kurmadır” dedi. Tutuklu polis eşi Alev Oral ise “İlk defa bayramda birbirimizden ayrıldık. Şu an çok mutluyum. Onlar bu vatan için hizmet ettiler” dedi. Şengül Elallı ise ”İlk ayrılığımız değildi, ama bu en kötüsüydü, çok korktuk. Rabbime şükürler olsun suçsuzluğu anlaşıldı” diye konuştu.Aileler, yakınları polisleri cezaevi önünde beklemeye devam ediyor. Polislerin, ilerleyen saatlerde cezaevinden çıkması bekleniyor.DHA
Reklam
YPG ve IŞİD Militanlarının Kameralarından Sıcak Çatışma
Teknoloji ve Internet çağında savaşlar ve çatışmalar da farklı bir şekilde takip edilebiliyor. Eskiden savaş muhabirlerinin yolladığı fotoğraf ve haberlerle yetinmek zorunda kalan medya şu an savaş içerisindeki tarafların kendi yüklediği videolar ve fotoğraflarla savaşın nasıl geliştiğini, nasıl birşey olduğunu görebiliyor. İşte IŞİD ve YPG gruplarının kendi yükledikleri videolarla savaşın ve çatışmaların nasıl sürdüğüne dair size fikir verecek bir içerik
Günümüzün Gerçek Direnişçileri: Akıllı Telefon Almayanlar
İnsanlar akıllı telefonlarına çok mu bağımlı oldular?Geçtiğimiz günlerde yayınlanan birkaç makale insanların akıllı telefonlarına giderek daha fazla bağımlı olduklarını ortaya koyuyor. Ancak bir grup insan hala Apple’ın iPhone’u ve diğer şirketlerin akıllı telefonlarını almayarak direnmeye devam ediyor.San Francisco Chronicle’da sadece konuşma ve mesajlaşma özelliği olan aptal telefonları kullanan, yani akıllı telefon kullanmayan insanlarla ilgili bir makale çıktı. Gazeteye konuşan 34 yaşındaki bir Oaklandlı kadın, “Her zaman internete bağlı kalmak istemiyorum,” ifadesini kullandı.Kristen V. Brown’a konuşan Tamar Beja isimli kadın, “Bazen internette diğer insanların ne dediğini görmeden yeni bir restoran denemek istiyorum. Akıllı telefonunuz olduğunda birçok macerayı kaçırıyorsunuz,” şeklinde görüş bildirdi.The Chronicle makalesinde aptal telefonların diğer iyi özelliklerinden de bahsediliyor. Bunların arasında daha düşük fatura ücretleri, daha uzun batarya ömrü, muhtemelen daha az stres ve geceleri daha iyi uyku gösteriliyor. Makalede akıllı telefonlara direnen insanların aptal telefonlarının “günümüzün iletişim kültürünün bir parçası olmayı reddediş kararını temsil ettiği” belirtiliyor.Yine benzer bir makale Washington Post’ta yayınlandı. Gazetenin yazarı Allison Slater Tate iPhone ve iPad’lerin günümüzün çocuklarını nasıl etkiliyor olabileceği hakkında bir yazı kaleme almış.1985 yapımı gençlik filmi Kahvaltı Kulübü (Breakfast Club) filminden bahseden Tate, “80’lerin çocukları aldıkları cezanın ardından arkadaşlarıyla yüz yüze mi konuşurdu yoksa tüm zamanlarını telefon başında arkadaşlarıyla mesajlaşarak ve göz göze gelmeden cezanın ne kadar sıkıcı olduğuyla ilgili tweetler atarak mı geçirirdi?” sorusunu soruyor.Tate yazısında bir defasında 12 yaşında çocuklarla dolu olan aracında çok büyük bir nehirin üzerinden geçerken dahi çocukların kafalarını akıllı telefonlarından kaldıramamaktan yakınıyor. Ancak Tate günümüzün teknoloji çağında çocuk yetiştiren ebeveynler için doğru bir yöntemin olup olmadığı konusunda emin olmadığını belirtiyor.WSJ
Reklam
'Türkiye'ye Saldırı Olursa NATO Üzerine Düşeni Yapacak'
Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Türkiye'ye saldırı olması durumunda NATO'nun Washington Sözleşmesi'nin 5. maddesinin hükmünü yerine getireceğini söylediSİVAS - Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 'Suriye ile ilgili olaylar ilk başladığı andan itibaren biz NATO'dan ihtimaliyat planlarının hazırlanmasını talep ettik ve NATO da çeşitli alternatifleri göz önüne alarak bir plan hazırladı. Türkiye'ye bir saldırı olursa NATO, Washington Sözleşmesi'nin 5. maddesinin hükmünü yerine getirecektir' dedi.AK Parti Sivas İl Başkanlığınca Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde düzenlenen bayramlaşma programına katılan Yılmaz, programın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Bir basın mensubunun, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in 'Türkiye'nin üzerinde bir tehdit görüldüğü zaman ittifak birlikleriyle Türkiye'ye destek verecekleri' yönünde açıklama yaptığını belirterek, bu konudaki görüşlerini sorması üzerine Bakan Yılmaz, şunları söyledi:'NATO'nun 5. maddesi çok açıktır. Müttefik ülkelerinden birine bir saldırı olduğu anda bu saldırı bütün müttefik ülkelerinin hepsine yapılmış gibi addedilir (sayılır) ve bundan dolayı NATO'nun ortak savunma sistemi yürürlüğe girer. Suriye ile ilgili olaylar ilk başladığı andan itibaren biz NATO'dan ihtimaliyat planlarının hazırlanmasını talep ettik ve NATO da çeşitli alternatifleri göz önüne alarak bir plan hazırladı. Dolayısıyla Türkiye'ye bir saldırı olursa NATO, Washington Sözleşmesi'nin 5. maddesinin hükmünü yerine getirecektir. Yeni Genel Sekreter de bunu açıkladı, 'Türkiye'ye bir saldırı olursa biz Türkiye'nin yanında oluruz' diye. Türkiye neden NATO üyesi? Bir saldırı olduğunda müttefik ülkeleri yanında görmek için. Bu sistem işler, yürürlüğe girer.''En az zararla atlatmak istiyoruz'Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bir basın mensubunun 'Kobani'de (Ayn el Arap) çatışmalar, sokak çatışmasına dönüştü, hatta IŞİD'in bir binaya kendi bayrağını diktiği yönünde iddialar da var, bizim tanklarımız da bölgeye sevk edilerek önemli yerlerde görev aldı, bunu nasıl değerlendireceksiniz?' sorusu üzerine ise 'İki taraf çatışıyor. Biz şu anda sınırda olan bu yangını, en az zararla atlatmak istiyoruz. Uluslararası toplumla da birlikte hareket ederek bu olayı nasıl en az zararla atlatırız, bu bölgeye nasıl barış ve huzur getiririz diye bir çalışma başladı. İnşallah hayırla neticelenir, hayırla neticelenmesi o coğrafyadaki Türkmenlerin, Arapların, Kürtlerin, Süryanilerin, Ezidilerin, herkesin menfaatine olur diyoruz. Milletimizden dua ve destek bekliyoruz' ifadelerini kullandı.Dünya
Dünyada Tanınmalarını Sağlayan Yapımları ile 28 Ünlü Yönetmen
Geleceğe Dönüş Zemeckis ilk kez seksenli yıllarda çektiği Geleceğe Dönüş filmleri ile ismini duyurdu. 1994 yılında yönettiği Forrest Gump filmi ile En İyi Yönetmen Oscarını aldı, film ayrıca en iyi film ve en iyi senaryo da dahil olmak üzere toplam altı oscar ödülünün sahibi oldu.
Reklam
Abdullah Öcalan: 'Çözüm İçin 15 Ekim’e Kadar Bekleriz'
İMRALI Adası'nda ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan bayram ziyareti için adaya gitti. Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, aynı cezaevinde bulunan hükümlülerden Hasan Alpan’ın ağabeyi Hakkı Alpan, adadaki görüşmenin ardından saat 17.50’de Bursa’nın Gemlik İlçesi’ne döndüler.İMRALI Adası'nda ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan bayram ziyareti için adaya gitti.İmralı Adası'ndaki Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi'nde tutulan Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, aynı cezaevinde bulunan hükümlülerden Hasan Alpan’ın ağabeyi Hakkı Alpan, bugün saat 08.30’da İmralı ile deniz ulaşımının sağlandığı Gemlik Jandarma Komutanlığı’na geldi. Mehmet Öcalan, gazetecilerin, soruları üzerine, bayram görüşmesi yapmak üzere geldiklerini belirterek, 'Şu aşamada söyleyecek bir şeyimiz yok' dedi.PKK'nın Suriye'deki yapılanması PYD'nin kontrolündeki Kobani’ye IŞİD tarafından yapılan saldırıları görüşüp görüşmeyecekleriyle ilgili soru üzerine de Öcalan, 'Evet, bir numaralı gündemimiz Kobani olacak. Bir saatlik süre içinde bazı konuları değerlendireceğiz. Genel bir bayram görüşmesi yapacağız' diye konuştu.Mehmet Öcalan ve diğer mahkum yakını Hakkı Alpan, jandarmadaki işlemlerin ardından Gemport Limanı'ndan saat 09.30'da İmralı'ya hareket etti.'ÖCALAN’IN CENAZEYE GİTME TALEBİ YOK'İmralı Adası'ndaki Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi'nde tutulan Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, aynı cezaevinde bulunan hükümlülerden Hasan Alpan’ın ağabeyi Hakkı Alpan, adadaki görüşmenin ardından saat 17.50’de Bursa’nın Gemlik İlçesi’ne döndüler.Jandarmadaki işlemlerin ardından Mehmet Öcalan gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ablası Havva Keser’in cenazesinin nereye gömüleceği konusunda görüşme yapıp yapmadıkları ile ilgili bir soru üzerine Mehmet Öcalan, 'Her şey netlik kazandı. Cenaze konusunu değerlendirdik. Ailesi ve çocukları nereye isterse oraya gömülecek. Bu karar, çocukların hakkıdır. Onların bu kararına müdahale etmek hakkımız değildir. Ailesi nereyi isterse, köye isterse köye götüreceğiz. Yaşadıkları yeri isterlerse orada toprağa vereceğiz' dedi.Mehmet Öcalan, 'Abdullah Öcalan’ın cenazeye katılma talebi olacak mı?' sorusuna 'Hayır normal bir cenazedir. 70 yaşındadır. Ablamızdır. Emekli olan bir insandır. Bununla ilgili herhangi bir talepte bulunmadı' dedi.Gazetecilerin, 'Ailesi Öcalan’ın katılmasını istiyor' hatırlatması üzerine de Mehmet Öcalan, 'Onu bilemem onu ailesine sorarsınız. Biz onu değerlendirmedik' dedi.'İŞİD’E KARŞI SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ'Mehmet Öcalan, 'Kobani ile ilgili görüşme yaptınız mı?' sorusu üzerine de şunları söyledi:'Kobani’deki insanlarımız direnecekler. IŞİD’in olduğu yerde ve Kürtlerin yaşadığı bölgede nerede bir IŞİD varsa bunlara karşı sonuna kadar direneceğiz. IŞİD’e hiçbir taviz vermeyeceğiz. IŞİD yapay bir örgüttür. IŞİD’i destekleyen devletler, hükümetler, insanlar. Bugün IŞİD’i destekleyenlere yarın IŞİD onlara da büyük sorun olacaktır. Bu tepki onlara da olacaktır. Demokratik ülkelerde eğer kim bu IŞİD’i destekliyorsa o en büyük zararı bu ülkeye veriyor da. Biz IŞİD’e karşı sonuna kadar direneceğiz. Direnmek zorundadır halkımız.''15 EKİME KADAR BİZ BEKLERİZ'Gazetecilerin, çözüm süreci konusunda Öcalan'ın ne düşündüğüne ilişkin soru üzerine Mehmet Öcalan şunları söyledi:'Oyalama taktiklerle bu işler çözülmez. Devletin kendisinin çıkardığı yasalara, biraz daha o yasaları yapması gereklidir. Çözüm süreci diyor. 'Avukatlar kaç seneden beri yanımıza gönderilmiyor' diyor. 'Avukatlar gelmiyorlar. Hem hukuksal sorunlarımız vardır. Hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde mahkemelerimiz vardır' diyor. Bunun için 'Neden avukatlar gönderilmiyor, yani böyle bir çözüm yürüyebilir mi?' dedi. 'Çözüm için 15 Ekim’e kadar biz bekleriz. Gelen heyetlerle dediklerimizi onlara aktarırız, ondan sonra da yapacağız bir şey kalmaz' dedi. 'Çözüm diye de bir şey yoktur' dedi. 'Müzakere diyorlar, müzakere diye de bir şey yoktur' dedi. 'Yapay bir yapıdır, artık buna dayanamıyoruz' diyor. 'Bir şeyimiz kalmamıştır ve kalmayacaktır' diyor. Çözüm süreci ile ilgili bu değerlendirmeleri yaptı.'DHA
'CHP Genel Seçimde İttifak Yapmayacak'
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili olarak, 'MHP ile geliştirdiğimiz, ortaya koyduğumuz tutum o seçimde kalmıştır. Genel seçimde CHP herhangi bir ittifak, iş birliği yapmaksızın kendi mücadelesini yürütecektir' dedi.Kurban Bayramı dolayısıyla partisinin Bodrum ilçe örgütünü ziyaret eden Hamzaçebi, burada gazetecilere açıklamalarda bulundu.Hamzaçebi, 91 yıllık Cumhuriyet'in 12 yılının AK Partisi hükümetleriyle geçirildiğini hatırlatarak, 12 yıl önceyle kıyaslandığında Türkiye'nin, demokrasi, hak, hukuk, özgürlük yönünden daha iyiye gitmediğini savundu.12 Eylül döneminin işkencelerinin yerini polis fezlekeleri, savcı iddianamelerinin aldığını iddia eden Hamzaçebi, şöyle konuştu:'Haksız, hukuksuz yere cezaevinde tutulan o Balyoz Davası olarak isimlendirdiğimiz davanın mensupları, sanıkları 'Bizim hayatımızdan çalınan o 5 yılı kim geri verecek?' diye haykırıyor. 'Bugün özgür olduk, bizim geleceğimiz çalındı, bizim sağlığımız çalındı, bizim hayatımız çalındı' diyorlar. 'Biz iş bulamıyoruz, çalışamıyoruz, özgürüz ama iş bulamıyoruz'... Hiç kimse bu sorumluluktan kaçamaz. Bu sorumluluğun sahipleri bunun hesabını Türkiye Cumhuriyeti'nin yargısında bir gün mutlaka verecektir.'PYD Lideri Müslim'in Türkiye'ye gelişiHamzaçebi, bir gazetecinin PYD Lideri Salih Müslim'in Türkiye'ye gelişiyle ilgili sorusuna şu yanıtı verdi:'PYD Lideri Salih Müslim'in Türkiye'ye gelişi, hükümet yetkilileriyle teması ona verildiği ifade edilen sözler CHP'nin bilgisi dahilinde değildir. Biz CHP olarak bir başka ülkenin içişlerine karışma anlamında bir politikayı kesinlikle doğru bulmuyoruz. Hedefe bir ülkenin yönetimini, hükümetini koyup, hükümeti devirmek için o yönetim karşıtı, rejim karşıtı kişilerle gruplarla iş birliğine girmek bizim anlayışımızda yoktur.'Cumhurbaşkanı seçimleriHamzaçebi, cumhurbaşkanı seçimlerinde MHP ile kurulan ittifakın milletvekili seçimlerinde de uygulanıp uygulanmayacağı sorusunu, 'MHP ile geliştirdiğimiz, ortaya koyduğumuz tutum o seçimde kalmıştır. Genel seçimde CHP herhangi bir ittifak, iş birliği yapmaksızın kendi mücadelesini yürütecektir. Milletimize güveniyoruz, partimize güveniyoruz, örgütümüze güveniyoruz. Hiçbir ittifaka ihtiyaç duymayacağız' şeklinde yanıtladı.Hamzaçebi, ortaöğretimde başörtüsünün serbest bırakılmasıyla ilgili de çocukların okulda sadece eğitimle uğraşmasını istediklerini söyledi. Hamzaçebi, 'Siyasetin, kızlarımızın, kadınlarımızın başındaki örtüden elini çekmesini istiyoruz' dedi.Muhabir: Ali Ballı
İsrail'den İsveç'e 'Filistin'i Neden Tanıdın?' Notası
İsveç’in Filistin’i devlet olarak tanıyacağını açıklaması nedeniyle İsrail’in, İsveç’in Tel Aviv Büyükelçisi Carl Magnus Nesser 'i Dışişleri Bakanlığına çağırdığı bildirildi.İsrail devlet radyosunda yer alan habere göre, Dışişleri Bakanlığı yetkilileri Nesser'a, İsrail’in, İsveç Başbakanı Stefan Löfven ’in Filistin’i devlet olarak tanıyacağı sözleriyle ilgili rahatsızlığı ve hayal kırıklığını aktararak, resmi şikayette bulundu.Söz konusu açıklamanın, İsrail-Filistin ilişkilerine zarar verdiğini belirten İsrailli yetkililer, bu adımın Filistinlilerde, 'tek taraflı hedeflerine ulaşabilecekleri yönünde gerçekçi olmayan beklentilerin' oluşmasına sebebiyet vereceğini savundu.İsrailli yetkililer ayrıca İsveç’in, 'Ortadoğu’nun bazı bölgelerinde çetin çatışmalar sürerken, Filistin meselesine önem vermesini de anlamlandıramadıklarını' dile getirdi.İsveç’in yeni seçilen merkez-sol hükümeti Başbakanı Stefan Löfven, cuma günü Filistin’i devlet olarak tanıyacaklarını açıklamıştı.İsveç'in Filistin'i tanıması, AB üyesi iken Filistin'i tanıyacak ilk ülke olması dolayısıyla önem kazanıyor. Macaristan, Polonya ve Slovakya gibi ülkeler AB üyesi olmadan önce Filistin’i devlet olarak tanımıştı.T24
İngiliz Hükümeti: 'Times'ın Rehine Takası Haberi Güvenilir'
BBC'ye konuşan İngiliz hükümeti yetkilileri, Türkiye ve IŞİD arasında rehine takası olduğunu yazan haberinin 'güvenilir' olduğunu söyledi.İngiliz Times gazetesi, Türkiye'nin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanlarının elinde tutulan 49 kişinin serbest bırakılması için örgütle müzakere ettiği ve bu müzakereler sonucunda aralarında iki İngiliz vatandaşının da bulunduğu 180 IŞİD militanını serbest bıraktığını yazmıştı.Gazete, takas edilen IŞİD'lilerden ikisinin İngiliz vatandaşı olduğunu yazmıştı.BBC'nin görüştüğü İngiliz hükümeti yetkilisi, 'Haberde bahsedilen İngiliz vatandaşı Şahbaz Süleyman'ın 2014'te Türkiye'de kaybolduğundan haberimiz vardı' dedi.Gazetenin haberinde Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğu'nun IŞİD tarafından basılması sonucu rehin alınan diplomatların ve ailelerinin iadesi için IŞİD ile masaya oturulduğu ifade edilmişti.'Anti terör yetkilileri Türkiye tarafından serbest bırakılan İngiliz vatandaşı IŞİD militanları Şahbaz Süleyman ve Hişam Folkard hakkında kapsamlı bir inceleme başlatmış durumda' denen haberde, Şahbaz Süleyman'ın 18 yaşında bir öğrenci olduğu, Hişam Folkard'ın ise 26 yaşında olduğu belirtildi.İngiliz Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Şahbaz Süleyman'ın Türkiye'de kaybolduğunu doğruladı fakat bu kişinin Türkiye'de tutuklu olduğu konusu teyit edilmedi.BBC Türkçe
Reklam