Arınç: 'Ben O Binaya Başbakanlığın Taşınacağını Düşünüyordum'
Arınç, A Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çözüm sürecinin başarısız olmasını isteyen çok kişinin bulunduğunu ifade eden Arınç, işi kararlılıkla ve dikkatle götürdüklerini söyledi.Çözüm sürecinin yasal altyapısına ilişkin düzenlemenin TBMM'den çıkarıldığını anlatan Arınç, şöyle devam etti: 'Şimdi biz, bunları yaparken maalesef çözüm sürecini istemeyenler, 'Kobani, çözüm süreci ile eşdeğerdir. Kobani düşerse siz de bunu unutun' diye tarih vermeye başladılar. Ne alaka? Kısmen yorum yaparsanız bir alakası olabilir.Kobani, Kürtler için çok önemlidir, başka yerler önemli değildir ama hayati derecede Kobani.... Peki, Kobani'de IŞİD'in kuşatmasını biz yapmadık ki. IŞİD orada Musul'a da saldırdı, Telafer'e de saldırdı, Bağdat'a gidecek yolların üzerinde olduğu ifade edildi. Bir gün baktık ki Kobani'ye gelmiş. Türkiye'nin burada ne gibi bir ihmali veya kastı sözkonusu olabilir? 'İhmali yok ama bizim için o kadar önemlidir.' Peki ne yapmamız gerekiyor? Teskereyi çıkarırken siz, buna karşı çıktınız. CHP'de karşı çıktı, HDP'de karşı çıktı.''İnsani yardım, fazlasıyla yapıyoruz'Teskereyi Türkiye'nin ulusal güvenliği bakımından çıkardıklarını anlatan Arınç, şu değerlendirmeyi yaptı: 'Siz, buna 'Hayır' dediğinize göre, Kobani noktasında Türkiye'ye düşen ne gibi sorumluluk var? İnsani yardım, fazlasıyla yapıyoruz. Kapıya gelen herkesi aldık, kucakladık, Mehmetçik sırtında taşıdı, eliyle su verdi. 180 bindi, 200 bini geçti. Önce Ezidiler geldi, 40 bine yakın, Türkiye'de misafir ediyoruz. Sonra Kobani'den Kürtler geldi, kardeşlerimizdir dedik, bağrımıza bastık. Hergünbombalar atılıyor, zararını görüyoruz, biz de karşılığını veriyoruz. Bunun dışında ne yapmamız gerekir? Efendim, 'Siz, IŞİD'le işbirliği yapıyorsunuz.' Bu kadar terbiyesizce, bu kadar ahlak dışı bir iddiayı, maalesef söyledir. Biz, IŞİD'le nasıl işbirliği yapabiliriz?''Kim ayaklanmaya gidecekse cezasını bulacaktır'Türkiye 200 bin kişiyi baş üstünde taşırken 'Sokaklara çıkın, yakın yıkın' mesajları ile 40'tan fazla insanın öldüğünü ve milyonlarca lira mala zarar verildiğini aktaran Arınç, şunları söyledi: 'Bütün bunları bir araya getirdiğimizde Kobani'nin bir bahane olarak öne sürüldüğünü, çözüm sürecinin bitmesini amaçlayanların Türkiye'de bir ayaklanma peşinde olduklarını, yaygın şiddet eylemlerini kısmen Twitter'dan ya da Facebook'tan kısmen de adeta siyasetçilerin de sokağa çıkın mesajları ile başardıklarını görüyoruz. Bunu atlattık, her zaman da atlatırız. Biz, güçlü bir devletiz, güçlü bir hükümetiz. Kim başkaldıraya, kim ayaklanmaya gidecekse cezasını bulacaktır. Bunlar, nefret dili değildir. Sen, bir insanı 4. kattan atacaksın, kafasını taşla ezeceksin, yetmedi yakacaksın, Yasinleri, Ahmetleri, Mehmetleri katledeceksin, ambulansları yakacaksın, bütün şehre zarar vereceksin, bundan en büyük zararı Kürt kardeşlerimiz görecek, ondan sonra 'Bunu Kobani için yaptık' diyeceksin.Bunlara inanacak bir tane saftirik bulmak mümkün değil bu ülkede. 'Çözüm süreci bitti' diye zil takıp oynayanlar vardı. Ada ile görüşme yapıldı, adadaki görüşmenin sonucunda hem bu işe ön ayak olan siyasetçiler bir şekilde özür dilemeye, mazeret bulmaya çalıştılar. Bir taraftan da 'Çözüm süreci kararlı bir şekilde devam edecektir' mesajı geldi. Bu mesaj üzerine, biz zaten hükümet olarak devamından yanayız ama karşı tarafın da en azından örgütün, örgüt sempatizanlarının ve siyasi uzantılarının da yaşanan bu olaylara rağmen hükümetin gösterdiği ölçüler içerisinde çözüm süreci devam edecektir, o bağımsızdır, siyasi bir niteliktedir ama asayiş olayları, terör olayları, kamu düzeni, o ayrı bir konudur. O, mutlaka sağlanacaktır, çözüm süreci de siyasi bir yol haritası olarak amacına ulaşacaktır.''Ana dilleri gibi biliyorlar'Arınç, 'Pervin Buldan, 'somut adımlar atıldığında çekilme gündeme gelecek' diyor. Demek ki PKK kanadı, yapılanları hala somut bulmuyor. Yol haritası ne zaman netleşecek?' sorusunu yanıtlarken, HDP Grup Başkanvekilleri İdris Baluken ve Pervin Buldan'ın zaman içerisindeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. 'Bundan 2 ay kadar önce veya 1,5 ay kadar önce yeni Hükümetimiz döneminde ellerine kısa vadede yapılacakların listesi verildi' diyen Arınç, listenin 1 sayfa olduğunu belirtti. Arınç, şöyle konuştu: '6 madde kanunda, belki onu kastediyordur. 6 madde de olur 3 maddede olur. Yapılacak iş belli, sen önce bunları yapacaksın, ben de eş zamanlı olarak veya bir gün sonra bunları yapacağım. Bu bir yol haritası veya öncelikler listesi ise bunu ana dilleri gibi biliyorlar, diyeyim başka ne diyeyim? Ama azdı, çoktu, bunların tartışması yapılacak bir durumda değiliz.2013'ün Nevruz ayında size verilen talimat, Öcalan tarafından okunan mesajda 'Silahlarınızla birlikte dışarı gidiyorsunuz.' 2014 Nevruzu geçti, 1,5 sene oldu, hala gitmediniz. Hatta Cemil Bayık'a bakılırsa 'Biz, içeriye de adam koyduk' diyor. Bunlardan habersiz miyiz, zannediyorsunuz? Biz, bütün bunları takip ediyoruz ama şu süreç zarar görmesin de ülkemiz 30-40 yıllık bu terör belasından kurtulsun diye ona karşılık başka sübaplarla bu işi götürmeye çalışıyoruz. Gözümüz gördüğü halde bunları alkışlıyor veya takdir ediyor değiliz. 'Ona karşılık şunu yapacaksınız, bunu yapacaksınız, şöyle olacak' diye süreci yürütmeye gayret ediyoruz. Yeni hükümetimiz kurulduktan sonra hem kendilerine hem Öcalan'a hem de bu işi bilmesi gerekenlere ulaştırılan mesajın bu son yaşadığımız olaylarla yerine getirilmediğini görüyoruz. Şimdi bu olayları bir kenara koyarak, onların hesabı ayrıca görülecek. Siyasetçiler de bunun hesabını verecekler ama çözüm sürecinde vardığımız noktada onlar görevlerini yaparlarsa biz de onun karşılığında ne vaad ettiysek onu yapacağız.''Tarih var ama söyleyemem'Arınç, 'Silahların bırakılması değilse bile silahlı unsurların yurt dışına çıkışı için Hükümet'in öngördüğü bir tarih var mı?' sorusu üzerine 'Var ama söyleyemem, onlara söylendi ama yakın plan. Asayiş olayları tamamen bitecek. Hiçbir silahlı eyleme müsaade etmeyeceğiz. Bunlar adli vakalardır, gerekleri yapılıyor. Ama bundan sonra yol kesme, haraç almak veya inşaatlara müdahale etmek, inşaat makineleri yakmak veya 'Mahkeme kurdum, seni yargıladım, ver bakalım' demek, 'Sen buradan gideceksin' demek, tehdit, şantaj, silahlı eylem, bunların hiçbirisine kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Esasen müsaade edemeyiz ama siz bunlara 'Çözüm süreci var kardeşim, ben istediğimi yaparım' diyemezsiniz. O iş ayrı bir iş' diye konuştu.Çözüm sürecinin birinci ana maddesinin 'Türkiye'de hiçbir asayişsizlik olay olmayacaktır. Hiçbir silahlı eylem olmayacaktır' olduğunu ifade eden Arınç, bayrak, okul ve büst yakmaların da bunun içerisinde olduğunu dile getirdi. Arınç, 'Bundan sonra gık çıkmayacak, asayişsizlik noktasında. Maddenin bir tanesi budur. Ona bağlı olarak başka şeyler vardır. Dolayısıyla da son gelen mesajdan anlıyorum ki bu işin muhatapları, hükümetin bu konudaki kararlılığını görmüş durumda' dedi.'Bu bence makul bir istektir'Arınç, 'Abdullah Öcalan'a bir sekreteryadan bahsediliyor. 10 kişilik bir sekretaryadan bahsediliyor. Hükümet Sözcüsü olarak bunları doğrulayabilecek durumda mısınız?' sorusuna 'Doğrulamam çünkü böyle bir şey yok. Adına sekretarya dersiniz de başka bir yöntem olabilir. Onlar, dileklerini, isteklerini konuşuyor olabilirler, kendilerine de saygı duyuyorum' yanıtını verdi. Öcalan'ın 'Ben burada yalnızım. Benimle geliyorsunuz, görüşüyorsunuz. Süreç de devam ediyor.Bu süreç devam ettikçe benim de ne konuştuğumuzu, ne karar aldığımızı, nerede ne zaman ne yapacağınızı takip etmem lazım' talebinde bulunduğunu aktaran Arınç, şunları dile getirdi: 'Bu, haksız bir talep değil bana göre. Madem ki gidilip gelinen ve mesajları ulaştırılan bir insandır, kendisine bazı imkanların bu konuda, hukuk içerisinde, cezaevi yönetmeliği içerisinde verilmesinde, bu imkanın sağlanmasında Adalet Bakanlığımız gerekli olanı yapacaktır. Bu sekretarya, dışarıdan filan bayanın veya filan erkeğin, bizim danışmanlarımız gibi, bizim sekreterlerimiz gibi adaya gitmesi, başka bir yerde konumlanması, ondan sonra hergün Öcalan'la görüşüp de dizlerinin üzerinde not alması şeklinde bir şey değil. Adanın, cezaevinin kendi şartları içerisinde olabilecek bir noktadır. Bu görüşülmüştür, Adalet Bakanlığımız bunun cezaevi şartları içerisinde nasıl olabileceğini dikkate alacak. Bu bence makul bir istektir. Bir insan, bu kadar yaşına gelmiş, 14 seneden beri cezaevinin içerisinde, kitaplar yazıyor, birşeyler gönderiyor ama bu süreçte biz dinamik bir tavır içerisindeyiz. İstihbarat kendisi ile görüşüyor, bazı konularda mutabık kalınıyor ama 'Bu kararların bir tarafa yazılmasında, not edilmesinde, bunların aşama aşama takip edilmesinde benim bir kaç kişiye ihtiyacım var, onları da bu cezaevi şartlarında bulundurursanız, ben yararlanırım' demişse bunu Adalet Bakanlığımız karşılacayacaktır.'Adalet Bakanlığının sekreterya konusunda çalıştığını ifade eden Arınç, 'Bu yanında bulunan hükümlülerden ya da yeni getirilecek hükümlülerden de olabilir. Cezaevlerinde görevli olan kişilerden birisi de olabilir ama kesinlikle dışarıdan gelmeyecek ve bu o cezaevi şartları içerisinde kanun, yönetmelik ne diyorsa o kapsamda olacak' diye konuştu.İmralı Cezaevine bundan sonra farklı insanların gitmesi, onların içerisine farklı mesleklerden insanların da bulunması konusunun Akil İnsanlar toplantısında da gündeme geldiğini hatırlatan Arınç, bunun makul bir talep olduğunu ama konunun henüz netleşmediğini söyledi.'Bu hakimi teşhir etmek lazım'Arınç, 'Patnos'ta bir hakimin, polisin gözaltına aldığı göstericileri serbest bırakmasının olayların alevlenmesine yol açtığı söyleniyor. Ne dersiniz?' sorusunu yanıtlarken, olaylar sırasında belediye binasının ateşe verildiğini, araçların yakıldığını anlattı. Bunun hedef gösterme olduğunu ifade eden Arınç, olayları yapanların büyük kısmının yüzünün açık olduğunu söyledi.Arınç, şöyle devam etti: 'Emniyet, bunları toparladı, hakimin karşısına çıkardı ve hakim ne yazık ki üzülerek ifade ediyorum, bu hakimi hem teşhir etmek lazım hem de kanunu içerisinde mutlaka cezalandırmak lazım, ya korkusundan ya başka bir ilişkisisebebiyle...''Ne partisi kuracaksın sen, kimsin sen'Başbakan Yardımcısı Arınç, İdris Bal'ın parti kurma kararıyla ilgili, 'Çok iyi olur, hiç durmasın acele etsin, herhalde 30 kişiyi bulur yanına. Türkiye'de parti mi yok? Ama geçenlerde bunlarla ilişkili olduğunu tahmin ettiğimiz yeni bir parti kurulmuştur. Taş yerinde ağırdır. Bu kişi, AK Parti'deyken bir değeri ve ağırlığı vardı. AK Parti'den çıkınca hiç birisinin değeri ve ağırlığı kalmamıştır.Bunların arkasından gidecek 30 maceraperest bulunabilir ama bunların bir seçime girecek, teşkilat kuracak güçleri olmaz. Seçime girseler, teşkilat kursalar da yüz binde 1 oy bile alamazlar. Bunlar hikaye, ne partisi kuracaksın sen, kimsin sen, neyin partisini kuracaksın? Siyasette bir boşluk mu var, bu yelpazede kendine bir yer bulamadın mı? İstediğin kadar parti var. İstersen MHP'ye istersen CHP'e git, bir anlamı olabilir' değerlendirmesinde bulundu.İdirs Bal'a AK Parti'deyken bol bol konuşma imkanı verildiğini belirten Arınç, 'Ama oradan çıktın, bak seni kim nasıl dinler ancak internet sitelerinde, bir kaç yerde haber olabiliyorsun. Profesörsün, kitapların da var aklını kullan, güzel işler yap İdris Beyciğim. Bırak boş şeyleri, boş laflar bunlar, ne partisi kuracaksın sen. Parti kursa bile önümüzde seçim var, girmesimümkün değil' diye konuştu.'Kapılarına forslar da konuldu, levhası da asıldı'29 Ekim Resepsiyonunun Beştepe'deki yeni mekanda yapılacak olmasının muhalefetin tepkilerine yol açmasının sorulması üzerine ise Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Hepimizin alıştığı Çankaya'da bir köşk var. Cumhurbaşkanları orada ikamet eder, orası birer 'temsil mekanıdır' diye biliyoruz. Aslında burada da Başbakanlık için yapılan yeni binalar vardı. Doğrusu ben de başbakanlığın oraya taşınacağını ve hizmet yerinin bütün başbakanlık binalarını bir araya toplayacak bir kompleks olacağını düşünüyordum. Yeni Cumhurbaşkanımız 'ben orada değil burada çalışmak istiyorum' demiş. Sayın Başbakanımızla görüşmüşler, mutabık kalmışlar artık oranın kapılarına forslar da konuldu, levhası da asıldı. Demek ki fiilen orası Cumhurbaşkanlığı Köşkü ve temsil makamı olarak kullanılacak.'Başbakan Yardımcısı Arınç, Çankaya Köşkü'nün manevi bir anlamı olduğunu ama kutsal mekan olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'ben orada değil burada çalışmak istiyorum' sözlerini hatırlatan Arınç, bunun Atatürkçülük, laiklikle ve cumhuriyetle bağlantı kurulmasının çok çağdışı bir zihniyet olduğunu ifade etti.CNN Türk
Brezilya'nın Türkiye Kadrosu Belli Oldu
12 Kasım'da Türkiye ile hazırlık maçında karşı karşıya gelecek olan Brezilya'da aday kadro belli olduBrezilya Milli Takımı Teknik Direktörü Carlos Dunga, Türkiye ile oynayacakları hazırlık maçı için belirlenen kadroyu açıkladı.Dunga'nın belirlediği kadroda Türkiye'de forma giyen hiçbir isim yer almadı.KALECİLER Rafael (Napoli),Neto (Fiorentina), Diego Alves (Valencia)DEFANS Danilo (Porto), Alex Sandro (Porto), Filipe Luis (Chelsea), Mário Fernandes (CSKA Moskova), David Luiz (PSG), Miranda (Atlético Madrid), Marquinhos (PSG), Thiago Silva (PSG)ORTA SAHA Fernandinho (Manchester City), Casemiro (Porto), Luiz Gustavo (Wolfsburg), Oscar (Chelsea), Rômulo (Spartak Moscou), Willian (Chelsea), Douglas Costa (Shakhtar Donetsk), Roberto Firmino (Hoffenheim), Lucas Moura (PSG), Philippe Coutinho (Liverpool)FORVET Luiz Adriano (Shakhtar Donetsk), Neymar (Barcelona)Haber Türk
Asansörde Arı Paniği | Şaka İçerir
ABD'de arıcı kılığına giren adamın, bindiği asansörde sözde arı dolu elindeki kutuları düşürünce yanındaki kurbanın yaşadığı korku dolu anların yer aldığı şaka videosu, internette büyük ilgi gördü.
Bugatti ile Seks Teklifi Yapmak
Yabancı YouTube'lar ilginç sosyal deneylerine devam ediyor. İşte bir Bugatti'niz varsa partner bulmanın kolaylığı.( Türkçe Altyazılı)
Reklam
Bilgisayarlar Öğrenme Biçimini Değiştiriyor mu?
Teknoloji, öğrenme ve düşünme biçimimizi geliştirebilir mi? Google yetkilisi yeni bir eğitim çağına girdiğimiz görüşünde.“Bu keşfiniz öğrenen kişide unutkanlığa neden olacak; çünkü hafızalarını kullanma ihtiyacı duymayacaklar,” diyerek yeni bir teknolojiye yönelik bir kaygıyı ifade ediyordu bir yorumcu. “İnsanlar birçok şeyin dinleyicisi olacak, ama bir şey öğrenmeyecek; bilgeymiş gibi görünecekler ama bir şey bilmeyecekler.”Socrates bu sözleri bir Mısır kralının ağzından aktarıyordu. Söz konusu teknoloji ise Yazı idi.İki bin yıl sonra bugün teknoloji değişmiş durumda ama benzer diyaloglara tanık oluyoruz hala. Facebook, akıllı telefon, video oyunları… Hepsinin zararlarından söz ediliyor: Konsantrasyonumuzu bozuyor, dersleri olumsuz etkiliyor, vb.Bilgi teknolojisinin günlük davranışlarımız üzerindeki olumsuz etkileri konusunda şüphe yok; ancak bilgisayarların beynimize zarar verdiğine dair veri de yok. Aslında belki de bizi daha akıllı kılıyor.Teknolojinin zihni geliştirme potansiyeli, 21 Ekim’de New York’ta düzenlenen Dünyayı Değiştiren Fikirler Zirvesi ’nde Google araştırma bölümü başkan yardımcısı Alfred Spector’un konuşma konusuydu. Basit bazı uygulama programlarının bile düşünme ve öğrenme biçimimize katkıda bulunacağını vurguluyordu Spector. “Bugünkü bilgi teknolojisi benim gençlik yıllarımdakinden kat kat ilerde ve bunun eğitimi de etkileyeceğine inanıyorum,” diyordu.Heveslileri açısından teknoloji devrimi başladı bile. Son yıllarda öğrenmeyi kolaylaştıran uygulama programlarının sayısında büyük artış oldu. Oyun yoluyla yabancı dil öğreten Duolingo adlı uygulamayı bugün 40 milyon kişi kullanıyor. Beynin öğrenme ve unutma biçimine dair bilgimiz arttıkça Memrise ve Cerego gibi yabancı dil dahil birçok konuda kullanılan bu tür programlar da yaygınlaşıyor.Spector, üç önemli ilke temel alındığı sürece çok daha büyük gelişmelerin ufukta olduğuna inanıyor. Spector ilk olarak, öğrencinin düşünme ve öğrenme biçimine uyarlanmış bir öğretim metodunun öneminden söz ediyor. Bu metodu kullanan özel öğretmenden ders alan ortalama bir öğrencinin başarı durumunda büyük bir gelişme kaydedildiğini gösteren araştırmalara dikkat çekiyor. “Özel öğretmenin yerine teknolojinin geçtiğini düşünelim; böylece eğitimde başarı oranının hızla yükselmesi mümkün olacaktır.”Memrise ve Cerego adlı programlar, bilgiyi hatırlama ve unutma biçimini takip ederek bu stratejiyi belli oranda kullanıyor. Fakat zamanla çok daha gelişkin programlar üretilebilir ve bir zamanlar sadece zengin çocuklarının yararlandığı eğitim olanakları çok daha geniş kitlelere açılabilir.Spector ayrıca video oyunları tasarımcılarının, çalışma ve öğrenmeyi sıkıcı olmaktan çıkarma yollarını çoktan keşfettiklerini söylüyor. “İnsanlar saatlerce video oyunları oynuyor, bu özellik eğitimde kullanılabilir,” diyor Spector. New York’taki Rochester Üniversitesi’nden Daphne Bavelier, ilgi çekmenin yanı sıra, dikkati yoğunlaştırma yoluyla üç boyutlu ortamların da “algısal öğrenmeyi” kolaylaştırdığını belirtiyor. Bu hafıza müzik enstrümanı veya yabancı dil öğrenmede kullanılıyor ve normalde çocukluk döneminin ardından kapanıyor.Spector son olarak da öğrenciler arasında etkileşimi arttırmak üzere sosyal ağların kullanılabileceğini belirtiyor. “Fakültede öğrendiğim kadar öğrenci arkadaşlarımdan da öğrendim,” diyor Spector. Gerçekten de Memrise gibi programların popülaritesi biraz da bilgi paylaşımına olanak tanımasından kaynaklanıyor.Spector bütün bunların bugün hayali gibi gelebileceğini, ama bunları yapacak teknolojinin var olduğunu, sadece biraz daha cazip hale getirilmeleri gerektiğini söylüyor.Spector bu tür programların toplumda köklü değişiklikler getireceğine, hatta okulların bile belki ortadan kalkacağına inanıyor. Belki de üniversitede geçirilecek süre kısaltılacak, uzaktan eğitim yöntemleri devreye girecek, ya da öğrenciler hangi dersleri görecekleri konusunda daha çok söz sahibi olabilecektir.Fakat Spector da fazla çaba göstermeden öğrenmenin şimdi farkında olmadığımız ve beklenmedik olumsuzlukları da olabileceğini kabul ediyor.Konferanstaki başka bir konuşmacının ifade ettiği gibi “İnternet dünyayı düzleştirdi… İstediğimiz her şeyi öğrenme olanağı tanıdı. Bugün akıllı telefonu olan bir genç, on yıllar önce devlet başkanlarının bildiğinden daha fazlasını biliyor.”David Robson BBC Future
Sabiha Gökçen Havalimanı Yüzde 100 Malezyalıların Oluyor
Sabiha Gökçen Havalimanı hisselerinin tamamı Malezyalı şirket Malaysia Airports Holdings'in oluyor.TAV, Limak Holding'in elindeki yüzde 40'lık hisse için geçen ay 285 milyon euroluk teklif yapmıştı. Ancak, yüzde 60 hisseye ve kalan hisseler için öncelikli satın alma hakkına sahip olan Malaysia Airports Holdings'den bu hakkı kullanacağını açıkladı.TAV'dan Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yapılan açıklamada, MAHB'ın ön alım hakkını kullanmaya karar verdiğini Malezya Borsası'na yaptığı açıklama ile beyan ettiğine işaret edilerek, 'MAHB tarafından Satıcılar'a ön alım bildiriminin usulüne uygun yapıldığı ve söz konusu ön alım haklarının geçerli olarak kullanıldığı tespit edildiği takdirde, şirketimiz söz konusu işleme taraf olmayacaktır' denildi.MAHB'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, şirket Limak Holding'e 285 milyon euro ödeyerek Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yüzde 100'üne sahip olacak.MAHB açıklamasında, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı AŞ'nin Limak Holding'in elindeki yüzde 40 hissesi için öncelikli satın alma hakkını kullanmaya karar verildiği belirtildi.MAHB'ın Malezya Borsası'na yaptığı açıklamada yüzde 40 hissenin 285 milyon euro nakit karşılığında şirketin bağlı ortaklığı Malaysia Airports tarafından satın alınacağı belirtildi.2015 başında tamamlanması beklenen satış işlemleri sonucunda Sabiha Gökçen hisselerin yüzde 100’ünü elinde bulunduracak olan MAHB, havalimanının tek işletmecisi olacak.Satın alma için en uygun finansman modeli üzerinde araştırmalarını halihazırda sürdüren MAHB, kararın alınmasının ardından konuyla ilgili bir duyuru yapacağını belirtti. MAHB açıklamasında, Sabiha Gökçen'in kalan yüzde 40 hissesinin alınması nedenleri de şöyle sıralandı:'Malaysia Airports'un Türkiye ve Avrupa’da havalimanı işletmecisi olarak konumunu ve etkinliğini artırmak. Malaysia Airports'un dünya standartlarında bir havalimanı işletmecisi olarak pozisyonunu güçlendirmek. Uzun vadeli ve istikrarlı büyüme potansiyeli barındıran bir varlığa sahip olmak. Gelecekteki kazançları çeşitlendirmek.''YENİ BAŞARILARA İMZA ATACAĞIZ'Malaysia Airports Holdings Genel Müdürü Datuk Badlisham Bin Ghazali bir yazılı bir açıklama yaparak, İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) ve LGM’nin tamamının başarılı şekilde satın alınmış olmasının, MAHB için önemli bir dönüm noktası niteliğinde olduğunu belirterek, şöyle konuştu:'Bu satın alma ile MAHB hem kıymetli bir uluslararası değere kavuşmuş hem de Türkiye’deki varlığını güçlendirmiş oldu. Aynı zamanda, bu satın alma, Türkiye’deki ISG yönetiminin sergilediği olağanüstü performansa ve yaptığımız bu stratejik yatırıma olan güvenimizin bir göstergesidir. Umuyoruz ki MAHB olarak, ISG ve LGM’nin ortaklaşa gerçekleşecek operasyonları ile yeni başarılara imza atacağız.''GÜVENİM SONSUZ'İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı CEO'su Gökhan Buğday, MAHB'nin ISG'deki kalan hisseleri satın alma kararından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, 'Bugüne kadar oldukça başarılı bir ortaklığımız oldu, bundan sonra da aynı işbirliği içinde ISG'yi uluslararası bir başarı hikâyesine dönüştüreceğimiz konusunda güvenim sonsuz' dedi.Aynı zamanda ISG'nin 2014'ün ilk dokuz aylık döneminde yüzde 29 büyüme kaydettiğini de belirten Buğday, ISG'nin son 12 ayda 22 milyon yolcu sayısına ulaştığını, tamamının MAHB tarafından satın alınması ile havalimanını parlak bir gelecek beklediğini belirtti.MEVCUT YÖNETİM KORUNACAKMAHB tarafında yapılan yazılı açıklamada ayrıca, satın almanın ardından ISG tamamen MAHB’ye ait bir kuruluş haline gelmesine rağmen mevcut yönetim yapısında herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:'Havalimanı, bugüne kadar olduğu gibi Türkiye’deki yönetim kadrosu tarafından yönetilecek ve mevcut yönetim ISG Yönetim Kurulu’na raporlamaya devam edecek. MAHB, geçmiş dönemde, yeni terminaldeki iş akışlarının planlanması ve operasyonların eski terminalden yeni terminale aktarımı sürecine yakından dahil olmuş hatta kilit operasyonlarda kendi personelini dahil etmişti. Ancak operasyonların istikrara kavuşması ve başarılı Türk personelin işe alınmasını ve ilgili konularda eğitilmesini takiben kendi personelini geri çekmişti.''DİREKT İLETİŞİME KATKI SAĞLANMIŞ OLACAK'Açıklamada ayrıca, İstanbul Sabiha Gökçen, yeni terminalinin Kasım 2009’da faaliyete geçmesinin ardından, yolcu sayısı bakımından Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olduğu belirtilerek, 'ISG aynı zamanda düşük-maliyetli havayolu şirketleri tarafından, 2013 yılı da dahil olmak üzere üst üste Avrupa’nın En İyi Havalimanı ödülüne layık görüldü. MAHB’nin düşük maliyetli ve tam-hizmet veren havayolu firmaları konusundaki deneyim ve uzmanlığı göz önünde bulundurulduğunda MAHB tarafından gerçekleştirilen bu satın alma ile havalimanının bu güçlü performansı hızlanarak artacak. Buna ilaveten, bu anlaşma ile Türkiye ve Malezya sermaye piyasaları ve ekonomileri arasındaki direkt iletişime katkı sağlanmış olacak' denildi.DHA
Reklam
Çalışan Apple I Bilgisayar 905 Bin Dolara Alıcı Buldu
Reuters’ın haberine göre New York’ta gerçekleştirilen bir müzayede satışa çıkan ve hala çalışan Apple 1, 905 bin dolara alıcı buldu. Müzayeden önce Apple 1’in 300 bin ile 500 bin dolar arasında bir fiyata satılması bekleniyordu.Anakartın yıllar önce Steve Jobs’ın garajında Steve Wozniak tarafından üretilen ve The Byte Shop’a satılan 50 anakarttan biri olduğuna inanılıyor. Zamanında yaklaşık 200 tane üretilen Apple 1’in orijinal satışı fiyatı ise 666,66$’dı.MacRumors
Reklam
İTÜ'de 'Asistan' Eylemi
İstanbul Teknik Üniversitesi Asistan Dayanışması üyesi bir grup, Asistan Hüseyin Mercan'ın işe iadesi için rektörlük bahçesinde kurduğu çadır önünde oturma eylemi yaptı.İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü tarafından işten atılan Asistan Hüseyin Mercan mahkeme kararına rağmen işe iade edilmediğini öne sürerek rektörlük bahçesinde oturma eylemine başladı.Saat 12.30'da İTÜ bahçesinde bir araya gelen akademisyen ve öğrenciler Mercan'a destek verdi.“Hukuk yoksa direniş var' “Direne direne kazanacağız' şeklinde slogan atan grup üyeleri bir süre oturma eylemi yaptı.Oturma eyleminin ardından Rektörlük önünde çadır kuran araştırma görevlisi Hüseyin Mercan; “İTÜ rektörü Mehmet Karaca'nın, bölüm kararlarına rağmen 33/a kadrosuna atamayarak işsiz bıraktığı araştırma görevlileri, davaları birer birer kazanmaya başlamıştır. Ancak Mehmet Karaca, davayı kazanan üç araştırma görevlisinin işe iadesini yapmayarak, mahkeme kararlarını tanımayarak, hukuka tahammülsüzlüğünü bir üst boyuta taşımıştır. Açıkça anayasal suç işlemektedir. Mehmet Karaca ve yönetimi 33/a başvurularının ilgili kurullarda gündeme alınmaması için sözlü talimatlar vermekte, araştırma görevlilerinin yasal hakkını kullanmasını engelleyerek bölüm ve fakültelere aylardır baskı uygulamaktadır' dedi.'İTÜ rektörü hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduk'Açıklamasını sürdüren Hüseyin Mercan; “Bugün araştırma görevlilerinin atanmasını engelleyen Mehmet Karaca, yarın başka mahkeme karalarlarını da uygulamayacaktır. Dolayısı ile bu yaşanan zorbalık sadece 50/d araştırma görevlilerinin değil, başta idari ve akademik personel olmak üzere bütün İTÜ'lülerin sorunudur. Mahkeme kararlarını hiçe sayarak, kamuoyunu yanıltan Mehmet Karaca hakkında suç duyurusunda bulunduk. Savcı dosyayı YÖK'e göndererek, soruşturma izni istedi. YÖK üzerindeki bu sorumluluğu yerine getirmeli, yargılanmasının önünü açmalıdır. Hatta, İTÜ yönetimini zavallı ve komik duruma düşürerek basiretsiz bir yönetim sergileyen rektör hakkında, disiplin soruşturması açmalıdır' diye konuştu.Eyleme Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca da destek verdi.İTÜ Rektörlüğü'nden açıklamaİstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan açıklamada ise “Sayın Mercan'ın yansıttığı ve basında yer aldığının aksine hukuki süreç henüz tamamlanmamıştır. Sayın Mercan tarafından açılan davada, ilk aşamada ilk derece mahkemesince davacı lehine karar verilmiş olmakla birlikte, karara karşı İTÜ tarafından üst derece mahkemesi olan Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemelerinde açılan davalarda aynı konuda birbiriyle çelişen farklı kararlarla karşılaşılması nedeniyle, Üniversite yönetimimiz temyiz sonucunun beklenmesine karar vermiştir. Danıştay nihai kararı verecek olup, bu karar elbette ki uygulamaya koyulacaktır' denildi.DHA
Fethullah Gülen'den Kürdistan Gazetelerine İlan
Fethullah Gülen, Irak Kürdistanı'nında yayımlanan gazetelere verdiği ilanda, 'şehit düşen peşmerge güçleri'ne Allah'tan rahmet diledi.Fethullah Gülen, IŞİD terör örgütünün saldırıları sonucu hayatını kaybeden Iraklı Kürt, Türkmen, Arap ve Ezidiler için taziye mesajı yayımladı. Gülen’in mesajı, Irak Kürdistan Bölgesi’nin önde gelen gazetelerinde yer aldı.'Irak ve Kürdistan halkına 'geçmiş olsun' dileklerimi arz ederim' diyen Fethullah Gülen, mesajında 'Cephede şehit düşen Peşmerge güçlerine, Türkmen akıncılarına, Irak Ordusu askerlerine Allah’tan rahmet dilerim' ifadesine yer verdi.ŞEHİT DÜŞEN PEŞMERGE GÜÇLERİNE...Gülen Kürt, Türkmen, Arap, Ezidi, Şii ve Sünni ailelere hitaben yayımladığı taziye mesajında, “Yaşanan bu acı ve endişe dolu günler vesilesiyle cephede şehit düşen Peşmerge güçlerine, Türkmen akıncılarına, Irak Ordusu askerlerine Allah’tan rahmet diler, 9-10 asırdan beri etle tırnak gibi bütünleştiğimiz bir millet olarak Irak ve Kürdistan halkına ‘geçmiş olsun’ dileklerimi arz ederim.” ifadelerine yer verdi.Yüksek tirajlı Rudaw, Hawlati, Basnews, Kürdistany Nwe, Xebat ve Çawder gibi gazetelerde yer alan taziye, bölgede geniş yankı buldu.HERKESİ DUA ETMEYE ÇAĞIRDIGülen, taziye mesajında IŞİD’in dini bir söylem arkasına sığınarak işlediği vahşi zulümleri kınadığını ve faillerinin insanlık dışı eylemlerine son vermeleri ve bir an önce yargıya teslim edilmeleri için dünyanın dört bir tarafından yapılan çağrılara iştirak ettiğini vurguladı.Kobani’deki gelişmelere de değinen Gülen, musibetlerden kurtuluş ve barış için herkesi duaya davet etti. Bölgenin önde gelen gazetelerinde yayımlanan taziyenin tam metni şu şekilde:İSLAM'IN PEYGAMBERİNİ TANIMAMIŞ CAHİLLER“IŞİD terör örgütü tarafından dinî bir söylem arkasına sığınarak işlenen vahşi zulümleri kınıyor ve faillerinin insanlık dışı eylemlerine son vermeleri ve bir an önce yargıya teslim edilmeleri için dünyanın dört bir tarafından yapılan çağrılara iştirak ediyorum.Fertlere veya masum sivillere yapılan her türlü saldırı, baskı veya zulüm, Kur’an’ın elmas düsturlarına ve Efendimiz’in (sas) sünnetine tamamen zıttır. IŞİD üyeleri şayet birtakım güçlerin piyonu olarak hareket etmiyorlarsa, İslam dininin ruhunu ve onun Peygamberini (sas) tanımamış cahillerdir denebilir. Her ne olursa olsun, yaptıkları terörizmdir ve böylece isimlendirilmelidir.KÜRDİSTAN HALKINA GEÇMİŞ OLSUNDinin gayesi; dünyada evrensel insan hakları, hukukun üstünlüğü ve yüksek insani değerlere dayalı barışı tesis etmektir. Bunun tersine olan yorumlar, hassaten çatışmaları alevlendirmeye matuf olarak dinin istismar edilmesi, onun ruhuna zıttır ve bir nifaktır. Temel disiplinleri açısından İslami düşüncede meşru maksada ulaştıran yollar da gaye gibi meşru olmak zorundadır. Bunun tersi hareket Makyavelizm’dir.Yaşanan bu acı ve endişe dolu günler vesilesiyle cephede şehit düşen Peşmerge güçlerine, Türkmen akıncılarına, Irak Ordusu askerlerine Allah’tan rahmet diler, 9-10 asırdan beri etle tırnak gibi bütünleştiğimiz bir millet olarak Irak ve Kürdistan halkına “geçmiş olsun” dileklerimi arz ederim.KOBANİ'NİN BİR AN ÖNCE KURTULMASI...Irak ve Suriye'de hayatını kaybedenlerin, hususen sünni, şii ve gayri müslimiyle coğrafyanın farklı kimliklerini temsil eden Kürt, Arap, Türkmen, Ezidî gibi muhtelif milletlerden IŞİD belası mağduru herkesin aile ve sevenlerine yürekten başsağlığı diler, Cenab-ı Hak’tan onlara sabır ve metanet vermesini, acılarını hafifletmesini ve bir daha böyle bir sıkıntıyı yaşatmamasını niyaz ederim.Ayrıca Kobani’de her geçen gün akıbetlerinden daha da çok endişe duyduğumuz; kadınıyla, çocuğuyla yollara dökülen ve yürekler dağlayan o masum insanları bir an evvel bu musibetler sarmalından kurtarmasını, saygı ve barış dolu bir dünyaya hepimizi ulaştırmasını Dertlilerin Melcei ve Kimsesizler Kimsesi olan o Zât-ı Ecell-i Âlâ’dan diler, herkesi bu duaya katılmaya davet ederim.”gazeteciler.com
Reklam
"Prandelli İçin Kararımı Verdim!"
Galatasaray Başkan Adayı Alp Yalman, Radyospor’da ” Prandelli ile ilgili bir kararım var! Bunu kendisiyle görüşünce açıklayacağım ” dedi.Galatasaray’da Cumartesi günü yapılacak başkanlık seçimine aday olan alp Yalman, Radyospor’da Aydın Cingöz ile Gün Ortası programına katıldı.Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde dün gece aldığı 4-0’lık Borussia Dortmund yenilgisinin ardından Prandelli’nin yaptığı “Beni buraya gelme nedenim 4. yıldız. Hedefimiz lig olunca gelişerek şampiyonluğa doğru yol almamız gerekiyor” sözlerini “talihsiz” olaraka niteleyen Alp Yalman önemli açıklamalar yaptı.“Prandelli’nin sadece  şampiyonluk için getirildiğini” sanmıyorum diyen Yalman, “Prandelli’nin bu açıklamaları talihsiz oldu. Galatasaray yarıştığı her yerde zirveyi hedefler” dedi.KARARIMI VERDİMAlp Yalman, başkan olmanız halinde Prandelli ile devam edecek misiniz sorusuna “Önce Prtandelli ile görüşeceğim. Ve ardından bir karar alacağız. Ben Prandelli ile ilgili karar vermiş olsam bile kendisiyle görüştükten sonra bir karar alacağız. Prandelli’ye de ileteceğim” diye yanıt verdi.YAPILAN TRANSFERLERİ DE SORACAĞIZ Galatasaray’ın şişmiş bir oyuncu kadrosunu olduğunu ifade eden Yalman,  maçı izlerken bu ‘şu  oyuncu neden alınmış’ dediğiniz oyuncular oldu mu sorusunaysa, “Yapılan transferleri de neden alındı diye hocaya soracağız”  şeklinde yanıt verdi.SNEİJDER İLE İLGİLİ BİR KARAR YOK Alp Yalman, Sneijder ile sözleşmeyi uzatıp uzatmayacakları konusundaysa “Bu konuda verilmiş bir söz ve karar yok. Buna oyuncuyla yapılmış sözleşmeyi gördükten sonra karar vereceğiz” diye konuştu.KÜÇÜLME OLMAYACAK Alp Yalman ayrıca göreve gelmeleri halinde hiç bir şubede küçülme yapmayacaklarını da sözlerine ekledi.Radyopspor 
Bundan Yirmi Yıl Sonra İstanbul'da Görmemiz Muhtemel 28 Şehir Manzarası
Gezi parkı, Etiler polis okulu, Validebağ korusu, Fethi paşa korusu, vs. derken İstanbul'daki tüm yeşil alanların, parkların, dinlenme yerlerinin iyi paralara (!) bir bir elden çıkarılması, imara açılması sonrasında, bundan 20 yıl sonra İstanbul'da görmemiz muhtemel şehir manzaralarının bir ön gösterimini yapmak istedik.
Reklam
Demirtaş: 'Öcalan Kandil'den İsim İstedi'
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş; “Öcalan müzakere heyetine Kandil’den de bir ismin katılmasını istedi. Bu bize göre yasal bir talep” dedi.HDP EŞ Genel Başkanı Selahattin Demirtaş:Çözüm süreci ile ilgili olarak bizimle yol haritası paylaşılmadı. 4 gün önce bize yol haritasının indeksi verildi ve bunu da Kandil ile paylaştık Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu Obama'ya önermeden önce bizlere önermeliydi. Peşmergenin Kobani'ye gitmesi HDP'nin değil PYD'nin talebidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu Obama'ya önermeden önce bizlere önermeliydi. Güvensizlik böyle oluşuyor. Başbakan Davutoğlu'nun Kobani protestolarında yaşanan olaylardan dolayı çıkıp öz eleştiri yapması, bizim de yaşananlardan ders çıkarmamız lazım.'DHA
Türkiye'de Tahıl ve Meyve Üretimi Azaldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2014 yılında tahıl ve meyve üretiminin azaldığını, sebze üretiminde ise hafif artış olduğunu açıkladı.TÜİK’in Bitkisel Üretim 2′nci Tahmin verilerine göre, üretim miktarları bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 6,5 ve meyvelerde yüzde 6,2 azalırken sebzelerde ise yüzde 0,7 arttı.TÜİK verilerine göre. 2014 yılında üretim miktarları tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 59,6 milyon ton, sebzelerde 28,7 milyon ton ve meyvelerde 17,1 milyon ton olarak gerçekleşti.TÜİK verilerine göre, tahıl üretim miktarı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,7 azalarak 32,7 milyon tona düştü.Buna göre buğday üretimi yüzde 13,8 azalarak 19 milyon tona, arpa üretimi yüzde 20,3 azalarak 6,3 milyon tona, çeltik üretimi yüzde 7,8 azalarak 830 bin tona gerilerken, mısır üretimi yüzde 0,8 artışla 6 milyon tona çıktı.Baklagillerin önemli ürünlerinden nohut üretimi yüzde 11,1 azalarak 450 bin tona, kırmızı mercimek yüzde 16,5 azalarak 330 bin tona gerilerken, yumru bitkilerden patates üretiminin yüzde 5,4 artarak 4,2 milyon tona çıktığı tahmin edildi.Yağlı tohumlardan ayçiçeği üretimi ise yüzde 7,4 artarak 1,6 milyon tona çıktığı öngörüldü.TÜİK verilerine göre tütün üretimi yüzde 22,2 azalarak 70 bin tona gerilerken, kütlü pamuk üretimi yüzde 4,4 artışla 2,4 milyon tona çıktı. Bunun yanında, şeker pancarı üretimi de yüzde 2,3 artarak 16,9 milyon tona yükseldi.Sebze ürünleri üretim miktarının 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,7 artarak yaklaşık 28.7 milyon tona çıkacağı tahmin edildi.Sebze ürünleri alt gruplarında üretim miktarları incelendiğinde, yumru ve kök sebzeler yüzde 4,9 azalırken, başka yerde sınıflandırılmamış diğer sebzelerde yüzde 2,3, meyvesi için yetiştirilen sebzelerde ise yüzde 1,4 artış olacağı öngörüldü.Sebzeler grubunun önemli ürünlerinden domateste yüzde 1,5, hıyarda yüzde 5,6 artış olurken, sivri biberde yüzde 3,3, dolmalık biberde yüzde 6,9, kuru soğanda yüzde 7,1 azalış olduğu tahmin edildi.TÜİK verilerine göre, meyve ürünlerinin üretim miktarı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,2 azalarak 17,1 milyon ton oldu.Meyveler içinde önemli ürünlerin üretim miktarlarına bakıldığında, elmada yüzde 21, şeftalide yüzde 4,5, kirazda yüzde 10,1, kayısıda yüzde 65,4 azalış, muzda yüzde 17,6 ve zeytinde yüzde 5,5 artış gerçekleşti.Turunçgil meyvelerinden mandalina üretimi yüzde 12,1 artarken, sert kabuklu meyvelerden fındık üretimi yüzde 25, ceviz üretimi yüzde 13,9 azaldı.Üzüm üretiminde yüzde 4,1 ve incirde ise yüzde 0,5 artış oldu. DHA
"Schumacher'in İyileşmek İçin Yıllara İhtiyacı Var"
Geçirdiği kazanın ardından altı ay komada kalan Michael Schumacher’in doktoru efsane sporcunun iyileşme belirtileri gösterdiğini fakat sabırlı olunması gerektiğini söyledi.Kayak yaparken kaza geçiren Schumacher, altı ay komada kaldıktan sonra hastaneden taburcu edilmişti. Hayati tehlikeyi atlatan Alman sporcunun tamamen iyileşme için önünde uzun bir süre var.Schumacher’in kazanın ardından kaldırıldığı hastanede çalışan Doktor Jean-Francois Payen emekli pilotu halen düzenli olarak kontrol ediyor. RTL Radyo ’ya açıklamalar yapan Fransız doktor, “Gelişme gördüm fakat halen zaman ihtiyacı var. Diğer hastalarımız gibi. Bir ila üç yıl arasında bir sürecin içindeyiz. Sabırlı olmak gerekiyor” dedi.Payen ziyaretlerinin gelişimi görmek ve ailesine farklılıkları söylemek için yaptığını ifade etti. Doktor, “Gayet iyi bir durumda. Eşinin çok iyi danışmanları var. Tüm ihtiyaçları karşılanıyor. Bu sayede iyileşebilir” diye konuştu.Corinna Schumacher’in bu sürede önemli rol oynadığını söyleyen Payen, “Yıllarca bu işe devam edecek. Çok iyi bir insan” ifadelerini kullandı.Kaynak: Al Jazeera ve AFP
Galatasaray'da Hasar Büyük
Galatasaray'a Dortmund yenilgisinin artçı şokları sürüyor.Sarı kırmızılı takımın savunma göbeğinin son haftalarda değişmez ikilisi olan Semih Kaya ve Chedjou, Dortmund maçında sakatlandı. İki futbolcu da sarı kırmızılı ekibin bu sabah yaptığı antrenmanda yer alamadı. Semih Kaya ve Chedjou'nun pazar günü oynanacak olan Başakşehir maçında forma giymelerinin oldukça zor olduğu bildirildi.Sarı kırmızılı ekibin sağlık heyeti iki oyuncunun da tedavisini yoğun bir çaba ile sürdürürken, son ana kadar Semih ve Chedjou'nun tedavilerinin sürdürüleceği öğrenildi.Kadir ÇETİNÇALI, İstanbul-DHA
Reklam