Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Film Yarışması’nı iptal etti. Festival komitesi, yarışma bölümünden 15 filmden 13’ünün sansüre karşı tepki olarak çekilmesinin ardından Ulusal Belgesel Film Yarışması iptal ettiğini duyurdu.13 BELGESEL FESTİVALDEN ÇEKİLDİAltın Portakal Film Festivali’nden çekilen 13 belgeselin arasında Reyan Tuvi’nin sansürlenen ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ de var.51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ön-jürisi tarafından yarışma bölümüne seçilen belgesel filmlerimizin TCK’ya göre değerlendirilmiş olması ve ardından Reyan Tuvi’nin filminin sansür mekanizmasına takılarak yarışma dışı bırakılmasına karşı duruşlarının gerçek anlamda festival yönetimince karşılığını bulamadığını söyleyen belgesellerin yönetmenleri, festival komitesinin yaptığı son açıklamayı meselenin özünü çözmeye dair olmadığını büyük bir hayal kırıklığı ile karşıladıklarını açıkladı.“Festival yönetiminin TCK uygulamalarına dair net bir özeleştiri vermemesi, bizim açımızdan, gelecekte yapılacak olan festivallerde de filmlerimizin bu maddelere göre müdahale görebileceği anlamına geliyor.” diyen 11 belgeselin yönetmenleri yarın başlayacak olan festivalde sorunun doğru anlaşılması ve çözülmesi yönündeki umutlarının da yitirdiklerini söyledi.Ulusal Belgesel Yarışma bölümünde toplamda 15 belgesel yarışacaktı. Sansür tartışmalarının ardından belgesellerini geri çeken yönetmen ve filmleri şöyle;Albina Özden, Ayris Alptekin, Fehime Seven, Nazlı Bulum, Sefa Tokgöz – Ben Bir Slogan Buldum Anem Benim YanımdaDevrim Akkaya, Cem Doruk – DiyarYasin Semiz – Eymir Neden Paylaşılamadı?Zeynel Koç, Cenk Örtülü – Kêl / O İklimde Kalırdı AcılarEmel Çelebi – Külkedisi DeğilizCem Kaya – MotörEnder Yeşildağ – Sessiz ÇığlıkGüliz Sağlam, İlker Berke – Tepecik Hayal OkuluAhmet Yurtkul - UzakReyan Tuvi – Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya DekDeniz Yeşil – Yollara DüştükBahriye Kabadayı Dal - Hakkari'nin Gizemli TaşlarıKurtuluş Özgen - Nail V.Aynı seçkideki “Küçük Kara Balıklar” ve “Yüzde 12.29” isimli belgeseller, sahipleri festival programında kalma beyanında bulundukları için her iki film özel gösterim olarak festivalde gösterilecek.‘FESTİVALİ TERK ETMİYORUZ’Antalya Altın Portakal Film Festivali yarın başlıyor. Ekim ayının ilk gününde başlayan sansür tartışmaları ise hızını hiç yitirmeden devam ediyor. Festivalin Ulusal Yarışma Festivalin Ulusal Yarışma bölümünde yer alan 11 filmin yönetmen ve yapımcıları yaptıkları açıklamada sanat eserlerinin TCK’yı referans alan bir değerlendiremeye tabii tutulmasına vurgu yaptı. “Sanat eserleri, ceza kanunlarına göre değerlendirilemez. Bir festivalin programında yer alacak filmlerin seçim süreci sadece ve sadece sinema profesyonelleri tarafından yürütülmelidir.” diyen yönetmenler, ‘sinemanın kendi alanı’ olan film festivalini terk etmeyeceklerini söylediler. bölümünde yer alan 11 filmin yönetmen ve yapımcıları sansüre karşı mücadelelerini sürdürmek için filmlerini geri çekmeyip festivalde olacaklarını duyurdu. Bunun yanı sıra festivalin Ulusal Belgesel Yarışma bölümünde yer alan 13 belgesel yarışmadan geri çekildi.Belgesellerini festivalden çeken 11 yönetmen imzaladıkları ortak bir metinle geri çekilme kararlarını duyurdular.Filmlerini çekmeyip Altın Portakal’a katılacak olan yönetmen ve yapımcılar festivalde oldukları müddetçe sansüre karşı adımlar atacaklarını ve bu süreci sansürle mücadelede bir fırsat olarak gördüklerini bildirdiler.Bu yıl 51 kez düzenlenecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışmasında yarışacak filmler arasında yer alan ve ortak imzayla filmlerini çekmeyeceklerini bildiren yönetmen ve filmleri şu şekilde; Derviş Zaim’in “Balık”ı, Aysim Türkmen Keskin’in “Çekmeköy Underground”ı, Çiğdem Vitrinel ve Marsel Kalvo’nun ortak yapımı “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku”, Ömer Uğur’un “Guruldayan Kalpler”i, Onur Ünlü’nün “İtirazım Var”ı Ayhan Sonyürek’in “İyi Biri”si, Erol Mintaş ve Aslı Erdem’in filmi“Klama Dayika Min / Annemin Şarkısı”, Melisa Önel, Aslı Erdem ve Yamaç Okur’un ortak prjesi “Kumun Tadı”, Murat Düzgünoğlu’nun “Neden Tarkovski Olamıyorum”u, Osman Levent Soyarslan’ın “Oflu Hoca’yı Aramak” adlı filmi ve Kaan Müjdeci’nin “Sivas”ı. Bu bölümde yarışacak filmlerden Ulusal yarışma filmlerinin sansür açıklamasına imza atmayan tek yönetmen ise Kutluğ Ataman oldu. Ataman Altın Portakal’a “Kuzu” adlı filmiyle katılıyor. İstanbul/EVRENSEL
Açık forumda buluşan İstanbul Şehir Üniversitesi öğrencileri, kampüse kuracakları boykot çadırlarıyla okul yönetiminin yemek fiyatları politikasını protesto etme kararı aldı.Yemek fiyatları hakkındaki talepleri yönetim tarafından ciddiye alınmayan İstanbul Şehir Üniversitesi öğrencileri, düzenledikleri açık forumun ardından boykota başladıklarını bildirdi.Forumda yapılan sunumda, üniversite yönetimince hiçbir talebe cevap verilmediği vurgulanarak, istenilen fiyatlar kabul edilinceye kadar yemeklerin boykot edileceği açıklandı.
Show TV, Seda Sayan Show'u yayından kaldırdı.Seda Sayan önce 2 eşini öldüren birini canlı yayına çıkarmış, ardından da şarkıcı Niran Ünsal ile bir kriz yaşamıştı.Medyaradar'ın haberine göre; yaşanan bu krizler nedeniyle Show TV yönetimi programı yayından kaldırma kararı aldı.Seda Sayan'ın bu kararın ardından yurtdışına gittiği, bir süre dinleneceği ve daha sonra farklı bir formatta programla ekranlara döneceği belirtiliyor.CNN Türk
Şıklığın sembolü olan trençkotların, çoğunlukla deve tüyü rengi olmasının tabi ki bir sebebi var. Bu ton; üzerinde bulunduğu herhangi bir eşyaya, fiyat farkı gözetmeksizin lüks ve kaliteli imajı verebiliyor. Üstüne üstlük aklınıza gelebilecek bir çok renkle de uyum konusunda bir harika. İşte bu rengi gardırobunuzun vazgeçilmez parçası yapabilmeniz için 25 farklı öneri;
Yedinci Dünya Mimari Festivali geçtiğimiz hafta Singapur'da gerçekleşti. Hem tamamlanmış, hem de yakın gelecekte tamamlanacak yapıların değerlendirildiği festivalde, onlarca mimari tasarım ödül kazandı. Yarışmanın 'genel' şampiyonu ise, Vietnam'da bulunan ve artıkların birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir yapı oldu. Yarışmaya 300'e yakın mimari tasarım ve proje katıldı. Uzmanlar tarafından kurulan bir heyet, çok çeşitli alanlarda en iyileri seçti ve biz de bu ödüllü yapıları sizlerle paylaşmak istedik. Şimdi arkanıza yaslanın ve bu göz alıcı yapıların şahane tasarımlarıyla büyülenmeye hazır olun!
Alman Milli Takımı'nın sabahki idmanına katılmayan Mesut Özil, takım doktoru Wohlfahrt'a muayene oldu.İngiltere Premier Lig takımı Arsenal’da forma giyen Türk asıllı Alman milli futbolcu Mesut Özil, sol dizinden muayene olmak için Münih’e gitti.Alman Futbol Federasyonu’nun (DFB) internet sayfasında yer alan açıklamaya göre, Londra’dan Frankfurt’a gelip milli takıma katılan Özil, sol dizindeki ağrıları nedeniyle sabah idmanına katılmadı.Özil, Münih’te Alman Milli Takımı Doktoru Hans-Wilhelm Müller-Wohlfahrt’a muayene oldu. Yapılan kontrollerin ardından Almanya Futbol Federasyonu, Mesut Özil’in 10-12 hafta sahalardan uzak kalacağını açıkladı.Almanya, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde D Grubu’nda 11 Ekim Cumartesi günü deplasmanda Polonya, 14 Ekim Salı günü ise Gelsenkirchen’de İrlanda ile karşılaşacak.Açık Mert Korkusuz
Dünya çapındaki milyonlarca kullanıcısıyla, insanları içerikleri sağa ya da sola çekerek aksiyon almaya alıştıran Tinder‘dan esinlenen Flic ; çok sayıdaki iPhone sahibinin ‘disk alanı’ derdine çare olmayı hedefliyor.Flic aslında oldukça basit ve küçük çaplı bir uygulama. Kullanıcıların fotoğraf albümlerindeki fotoğrafları Tinder’a oldukça benzer bir şekilde karşılarına getiren Flic; fotoğrafı sola doğru çekerseniz albümden siliyor ve yukarıdaki ‘Flic ile boşaltılan disk alanı’ sayacını güncelleniyor, fotoğrafı sağa doğru çekerseniz de albümde tutmaya devam ediyor.0.99 dolar fiyat etiketiyle App Store’daki yerine alan Flic, kimileri için bu paraya değmeyebilir. Ancak iPhone sahiplerinin büyük bir kısmının şarj sonrası en büyük derdinin disk alanı olduğunu düşünecek olursak; oldukça doğru bir probleme odaklanan uygulamanın basit yapısına rağmen işe yaradığını rahatlıkla söyleyebiliriz.Yukarıda da bahsettiğimiz gibi silme işlemi sıradında yukarıda toplam boşaltılan disk alanını da bir sayaç olarak kullanıcılarına ileten uygulama ayrıca kullanıcılarına belirli aralıklara bildirim göndererek albümde biriken fotoğrafların silinebileceğini hatırlatıyor. Ayrıca Flic daha sonra Windows’lardaki çöp kutusu gibi kullanıcılarına silinen içeriği geri getirme ya da tamamen silme imkanı da sunuyor.Lifehack Labs tarafından geliştiren Flic henüz çok yeni olduğu için indirilme rakamlarına dair detayları bilemiyoruz. Ancak uygulamanın şimdiden çok sayıda yabancı kaynakta tanıdıldığını görebilirsiniz. Bu arada Flic’in kısa bir süre için yüzde 50 değerindenki indirimle beraber 0,99 dolar olduğunu da ekleyelim.Siz de Flic’i -indirimli fiyatıyla- denemek istiyorsanız iPhone’unuza buradan indirebilirsiniz.Webrazzi
Beyaz TV sabah haberlerinin sunucusu Tahir Sarıkaya ekranlarda alışık olmayan ilginç bir yorumda bulundu. Sokakları savaş alanına çeviren göstericelere seslenen Sarıkaya 'Taksim meydanı'ndan maaşımla otobüs kiralayacağım hangi biriniz Kobani'ye gideceksiniz' diyerek rest çekti.IŞİD'in Kobani saldırılarını bahane ederek, Türkiye'nin bir çok noktasında ortalığı yakıp yıkanlara Tahir Sarıkaya şöyle seslendi;Bu sokağa inenlere sesleniyorum: Kendi maaşımdan ödeyeceğim Ankara Kızılay meydanında, İstanbul Taksim meydanında otobüs kiralayacağım hepiniz binin otobüse hadi bakalım Kobani'ye bakalım kaç kişi gidersiniz. Sokağa inmek mi daha kolay? Yoksa Kobani'deki Kürt vatandaşları korumak mı daha kolay? İşinize gelince kahrolsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti diyorsunuz, işinize gelmediği zaman Türkiye Cumhuriyeti'nin ordusu hadi göreve Kobani'ye girin diyorsunuz. İşinize geldiği zaman Kurtuluş Savaşı'na biz de katıldık diyorsunuz. Elbette Kürtler de katıldı. Ama işinize gelmediği zaman o savaşın komutanına dil uzatarak, o savaşın komutanının kafasını kopararak, kafasını ayaklar altında yakarak dünyaya fotoğraf veriyorsunuz.
Çin'de birkaç üniversite birleşerek dijital medya ve teknoloji kullanarak kimyanın güzelliklerini insanlara göstermek istediler. 4K UltraHD kamera ve özel lensler sayesinde çekim yaparak bu video hazırlandı. Kimyanın mucizeleri karşınızda.
İtalya Serie A ekiplerinden Cesena ile sözleşme imzalayan eski Beşiktaş lı Hugo Almeida , kendisi için düzenlenen törenin ardından açıklamalarda bulundu.Geçmişte yaşadıklarını umuttuğunu kaydeden Almeida, 'Benim için, bu takımın bir parçası olmak büyük bir gurur. Fiziksel olarak iyi bir seviyedeyim. Küçük bir sakatlığın ardından yaptığım idmanlarla hazırlandım. Sanırım 2 haftaya yüzde 100 hazır olacağım. Geçmişe bakmak istemiyorum. Cesena benim için yeni bir başlangıç, yeni bir macera. 30 yaşımdayım ve sadece çalışmak istiyorum, artık hayal etmek istemiyorum ' ifadelerini kullandı.'İDOLÜM CRISTIAN VIERİ'YDİ'İtalya Ligi'ni takip ettiğini söyleyen Portekizli oyuncu, 'Bir süredir İtalya Ligi'nde oynayabilme zamanımın gelmesini bekliyordum. İtalya beni her zaman büyülemiştir. Çok güçlü takımlar ve taktikler var. Benim İtalya Ligi'ni takip ettiğim dönemlerdeki idolüm Cristian Vieri'ydi. Ceza alanı çevresinde iyi bir forvet oyuncusuyum. Ortalar almayı ve takım arkadaşlarıma yardım etmeyi seviyorum.' dedi.Cesena'nın geçmiş haftalarda oynadığı maçları takip ettiğini ifade eden tecrübeli golcü, 'Cesena'nın Milan ve Empoli'ye karşı oynadığı mücadeleleri izledim ve mutlu bir şekilde şaşkınlık yaşadım' diyerek sözlerini noktaladı.Beşiktaş ile sözleşmesi sona erdikten sonra Galatasaray ile de görüşen Hugo Almeida, yeni kulübü Cesena ile 2 yıllık kontrata imza attı.Hugo Almeida yeni kulübü ile idmanlara çıkmaya başladı...SPORX
Nobel kimya ödülü iki Amerikalı ve bir Alman araştırmacıya gitti.Bilimadamları, dokuların moleküler yapısına inen süper güçlü bir mikroskop geliştirdikleri için ödüle layık görüldü.Ödülü paylaşacak olan 54 yaşındaki Eric Betzig ABD'nin Virginia eyaletinde Howard Huges Tıp Enstitüsü'nde, 61 yaşındaki William E. Moerner California'da Stanford Üniversitesi'nde ve 51 yaşındaki Stefan Hell ise Almanya'nın Göttingen kentinde yer alan Max Planck Biyofizik Kimya Enstitüsü'de ve Heidelberg'deki Alman Kanser Araştırmaları Merkezi'nde görevli.Nobel jürisi, üç bilimadamının geliştirdiği mikroskop sayesinde hastalıkların araştırılması ve ilaç tasarımında devrim niteliğinde bir ilerleme sağlandığını açıkladı.Jüri, çığır açan çalışmanın mikroskop teknolojisini ''nano-boyuta'' taşıdığını söylüyor.Nanoskopinin günümüzde dünya çapında kullanılır hale geldiğini söyleyen Nobel jürisi üç araştırmacının çalışmasından bütün insanlığın her gün faydalandığını belirtiyor.Ayrı ayrı çalışan üç bilimadamı optik mikroskoplardaki teorik limiti aşmayı başardı. Geliştirdikleri aletten önce bilim dünyası bir görüntünün çözünürlüğünün 200 nanometreyi (bir metrenin 200 milyarda birini) geçemeyeceğine inanıyordu.Üçlünün geliştirmeyi başardığı nanoskopik görüntüler ise bundan daha derinlemesine inen bir çözünürlük sunuyor.Nanoskopi sayesinde bilimadamları yaşayan hücrelerin içinde tek bir protein molekülünü gözlemleyebiliyor.Sekiz milyon İsveç kronou (1,1 milyon Amerikan doları) tutarındaki ödül üçlü arasında paylaşılacak.Nobel geleneği uyarınca sahipleri şimdi açıklanan ödül, Alfred Nobel'in ölüm yıldönümü olan 10 Aralık'ta resmen takdim edilecek.BBC Türkçe
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker dün yaşanan olaylarla ilgili açıklama yaptı. Eker gösterilerde çıkan olaylarda Diyarbakır’da 10 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi, sokağa çıkma yasağının bu akşam tekrar değerlendirileceğini ifade etti.İşte Eker’in açıklamalarından satır başları:Dün maalesef yasa dışı gösteriler eylemler taşlı sopalı ve silahlı saldırılar sonucunda şehrimizi maalesef can kayıpları meydana geldi.“10 VATANDAŞIMIZIN HAYATINI KAYBETTİĞİ BİLGİSİ VAR”An itibariyle Diyarbakır'da ikisinin ismi belirlenmeyen 10 vatandaşımızın hayatını kaybettiği bilgisi var elimizde. Bunların bir kısmının otopsisi yapıldı, bir kısmının devam ediyor. Öncelikle tüm Diyarbakır'a milletimize bu can kayıpları sebebiyle baş sağlığı dileklerimi ifade etmek istiyorum.Maalesef çok sayıda iş yeri saldırıya uğradı. Ak Parti ilçe binası dahil olmak üzere Kayapınar ilçesi, bir çok yine gerek parti veya kamu binası ve özel sektöre esnafa ait iş yeri tahrip edildi.Marketler esnafa ait iş yerleri dahil olmak üzere Diyarbakır'da çok sayıda iş yeri de ya yakıldı ya tahrip edildi ya yağmalandı. Bu tür görüntülerde sizin bilginiz dahilinde oldu.“22.00'DEN İTİBAREN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN EDİLDİ”Tabi dün akşam saatlerinde ben Diyarbakır'a geldim. Sayın valimiz, güvenlikle ilgili gerek emniyet müdürümüz, jandarma komutanımız onlarla sabaha kadar süren toplantılar değerlendirmeler yaptık ve Diyarbakır ilimizde sükûnetin sağlanması, can ve mal güvenliğinin sağlanması için de 22.00'den itibaren sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Halen yasak uygulanıyor.“VATANDAŞ YASAĞA UYSUN”Sokağa çıkma yasağını arkadaşlarımız bu akşam değerlendirecekler. Ona göre tekrar gözden geçirilecek. İnşallah devam etmesi gerekmeyecek bir sükûnet olur ve hayat normale döner.Tabi bizim ilk çağrımız bütün vatandaşlarımızın kesinlikle sokağa çıkma yasağına uyması yönünde. Amacımız bu şehirde yaşayan bir milyon insanın can ve mal güvenliğinin sağlanmasıdır.“HALK GALEYANA GETİRİLİYOR”Sosyal medya üzerinden enformatik kirlilik oluşturuluyor. Gerek hükümete dönük tamamen yalan tamamen gerçek dışı isnatlarla vatandaşlar kışkırtılmaya çalışılıyor. Buna karşı vatandaşlarımızın dikkatli olmasını özellikle istiyorum. Çünkü sosyal medyada dönen bilgilerin çoğu gerçek dışı. maksatlı ve kaos yaratmaya dönük doğru değil hiçbirisi. Tıpkı Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin IŞİD'le ilgili politikası hakkında söylenenlerin doğru olmadığı gibi. Halk galeyana getiriliyor. Bunu vatandaşlarımızın bilgisine sunmak istiyorum.“ÖRGÜT MAALESEF, SİLAH KULLANMAYA DA TEŞVİK EDİYOR”Tabi ki halkı silah kullanmaya bölücü örgüt maalesef, silah kullanmaya da teşvik ediyor, kışkırtıyor. Bunu da kınadığımızı vatandaşlarımızın buna itimat etmemelerini arzu ediyoruz.“BİR BAŞKA KÜRDÜN DÜKKANINI YAĞMALAMAK…”Kürt kardeşlerimiz, IŞİD Kobani'de Kürtleri katlediyor, buna reaksiyon gösteren anlayış Diyarbakır'da bir başka Kürdün dükkanını yağmalamak, onun canını kast etmek ile böyle bir akıl tutulması yaşanıyor.“BU TABİ BİR AKIL TUTULMASIDIR”Bir akıl tutulması daha var. Savaş ortamlarında bile sağlık görevlilerine ve ambulanslara zarar verilmezken, dün Diyarbakır'da ambulanslar dahil olmak üzere sağlıkla ilgili görevli arkadaşlar da ambulanslara zarar verildi. Ya camları kırıldı ya ateşe verildi. Dört sağlıkla ilgili araç tahrip edildi. Bu tabi bir akıl tutulmasıdır.Otopsisi devam edenler var, iki tane vatandaşla ilgili tabi bu saldırılarda bir derneğe saldırı söz konusu. Orada ölümler var. Onların otopsi raporları netleşince onlarla ilgili ayrıntılı açıklama daha sonra yapılır. Ama hayatını kaybeden 10 vatandaşımızın önemli bir kısmı, kurşunla, ya çatışmada ölmüş veya doğrudan onlara ateş açılmış.Zaten bir derneğe saldırma söz konusu. Ondan sonraki süreçte o ölümlerin artması söz konusu. Bizim de amacımız bu tür çatışmaların kavgaların büyümemesi. Herkesin öfkesini şiddet duygusunu bir yana bırakmamız, olayları büyütmeyecek bir tarzda tutum sergilemesidir. İnşallah bu çağrı yerini bulur. Sağ duyu şehrimize hakim olur. Biz devlet olarak şu anda şehirde asayişin sağlanması yönünde kuvvetlerimiz duruma hakim. Ama vatandaşımıza da hem sokağa çıkma yasağı konusunda hem de meseleye sağduyuyla yaklaşım, özellikle sorumluluk durumundaki mevkiindeki gerek STK başkanları, gerek siyasi partiler, milletvekilleri ve belediye başkanları sorumlu bir dil kullanmaları, halkı kışkırtacak dil ve kelime kullanmaktan özellikle sakınmalarını tavsiye ediyorum. Bu şehrin huzuru için bu gerekli.SORU12 Eylül askeri darbesinden yana ilk kez Diyarbakır'da ilan edilmişti. Sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi, silahlı grupların birbirine ateş açması nedeniyle mi alındı bu karar?CEVAPÖncelikle şunu söyleyeyim. 10 yurttaşımızın tabi ya bir tarafın bir tarafa saldırması şeklinde, bu tür çatışmalarla yada doğrudan bunlar arasındaki problemden kaynaklanıyor.'KAOS LOBİSİ VAR'Güvenlik kuvvetleri tedbir olarak, can ve mal güvenliğini sağlamak için böyle bir kararın almasının doğru olduğunu düşündü ve bizde bu kararı onaylıyoruz. Sadece Diyarbakır'da değil bir kaç vilayette daha yasak ilan edildi. Amacımız burada bir kaos lobisi var. Bunu bilelim. Bunun hedefi Türkiye'de özellikle bölgemizde 30 yıldır unutulan son iki yıldır hatırlanan barış içinde yaşama duygusunu sabote etme, çözüm sürecini zehirleme teşebbüsü var. Onu bir kaos lobisi düzenliyor. Değişik zamanlarda değişik bahanelerle hayata geçirmeye çalışıyor.Bunun en az hasarla atlatılması ve milletimizle yaptığımız bir sözleşme var. Biz milletimize huzuru barışı tesis edecek milli birlik ve beraberlik projesini hayata geçirecek bir uygulama içerisindeyiz. Buna zarar vermeye çalışanlara da bu fırsatı vermeyeceğiz. Bir kere birinci hedef bu. Bunu yapmaya çalışıyorlar. Zil takıp oynayacaklar, bir şey çıksın da çözüm süreci bitsin diye. Muhatabımız burada millettir. İnsanların vatandaşların vicdanen rahatsız olduğu konular, Türkiye'yle ilgili olabilir. Farklı düşünebilirler. Meşru talepleri demokratik talepleri olabilir. Bu zemin içerisinde bu taleplerini dile getirirler. Eğer gösteri yapacaklarsa meşruiyet içerisinde yaparlar.Ama mala cana kast etmek bu şekilde bir tepkiyi hani herhangi bir eylem gibi meşru göstermek de takdir edersiniz ki asla tasvip edilmez, doğru değildir.SORUCenazelerin toprağa verilmesi sırasında benzer durumlar söz konusu olabilir. Bunun için bir önlem var mı? Olayların durması için HDP için temasınız oldu mu?CEVAPOlayların büyümemesi için, bu acıların burada kalması için biz çaba içerisindeyiz. Bu konuyla ilgili görüşte teşebbüs de adım atılıyor. Arkadaşlarımız görüşülmesi gereken herkesle görüşüyorlar. Çağrımız bu şehirde bir an önce sükûnetin sağlanması, vatandaşın esnafın tüccarın huzurlu şekilde bu şehirde yaşamasını sürdürmesine imkan verilmesidir.Her türlü görüşmede tedbirde alınıyor.Cenazelerin defniyle ilgili olarak da, tarafların bir kısmı cenazelerini aldılar. Onlar defnedecekler ama bununla ilgili tedbirler alındı.SORU Olaylar PKK-Hizbullah çatışmasına dönüş durumda. Bunun dönüşmemesi için ne gibi önlemler alacaksınız?CEVAPBiz bir kere, şuradan veya buradan değil, insanların hayatına kast edilmesini doğru bulmuyoruz. Kimsede böyle bir hak yok. Başkalarının canına da malına da saldırma hakkı yok. Hiçbir sebep buna gerekçe olamaz.partiyi ateşe vereceksin, derneği basacaksın, dükkanları yağmalayacaksın. Bu vandalizmdir. Onun için buna bu çağrıyı yapmak onları kimin çocuğu sokağa çıkıyorsa herkesin çocuğuna da sahip çıkması, çocuğunu sokaktan çekmesini biz vatandaşlarımıza söylüyoruz.Tabi sokağa çıkma yasağının şartları gereği de yerine getirilecek. Hukuk içerisinde bütün bu eylemcilerle, eylemlerle de hukuk içinde mücadele edilecek.Kişilerin örgütlerin birbirleriyle çatışmasından çok biz bunu Diyarbakırlının hayatına kast edilmiş bir olumsuz saldırı olarak görüyoruz.Bu arada şunu da söyleyeyim. Gözaltılar da var tabi, 30'a yakın kişi de, bağlantısı bilinen 30 kişide sabaha karşı gözaltına alındı Diyarbakır'da. Güvenlik kuvvetleri burada görevini yapıyor.Kaynak: Hürriyet
İzmir'deki Kobani protestosunda polis bir eylemciyi gözaltına almaya çalışırken polisin silahı alan başka eylemci silahı çevresine doğrultarak korku dolu anlar yaşattı.
Yaz bitti, uzun bayram tatilleri geride kaldı. Mevsim, “işten eve dönüp, yemekten sonra televizyonun karşısına battaniyeyle uzanıp yeni sezon dizilerini izleme” mevsimi! Mevsime duyarlı site SokakRoportajlari.com soruyor; Sizin için bir televizyon dizisinin “olmazsa olmaz”ı nedir?
İngiliz Financial Times gazetesinin baş yazısında Türkiye'nin Suriye politikası eleştiriliyor ve 'Ankara Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Türkiye dahil tüm bölge için büyük bir risk olduğunu artık görmeli' deniyor.'Kobani'nin düşmesi Suriye'nin Türkiye sınırında uzun bir hattın IŞİD'in kontrolü altına girmesi anlamına gelecek. Aynı zaman da büyük bir insani felakete de yol açacak' ifadeleriyle başlayan yazıda, şu ana kadar ABD ve diğer koalisyon güçlerinin düzenlediği hava saldırılarının IŞİD ilerleyişini durduramadığı vurgulanıyor.Türkiye'nin pozisyonun Kobani'deki kriz için önemine dikkat çeken yazı şöyle devam ediyor:'[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip] Erdoğan'ın Suriye politikasını anlamak oldukça güç. Türkiye, uzun süre Suriye'de Beşar Esad rejimine karşı savaşan militan grupları destekledi. Oysa şimdi ABD öncülüğündeki operasyonlara asgari destek sağlıyor. Buna karşın Suriye'ye gitmek isteyen yabancı cihatçılara karşı sınırdaki güvenlik artırılmış durumda.'Türkiye'nin Esad rejimine vurgu yapmaya devam ettiği belirtilen yazıda, 'Ankara koalisyon güçleri Esad rejimini hedef alırsa daha etkin bir rol üstlenebileceğini ifade ediyor. Ancak Kobani'yi savunan Kürtlere destek konusunda isteksiz davranıyorlar. Bunun gerekçesi ise PKK ile bağlantılı olmaları Erdoğan, 'Bizim için IŞİD ile PKK arasında bir fark yok' vurgusunu yapıyor' deniyor.'Erdoğan artık kıyaslamaları bırakmalı' denen yazıda, IŞİD'in Türkiye dahil tüm bölge için büyük bir tehdit olduğu ve ileride Türkiye'nin batısında saldırılar düzenleme riskinin bulunduğu söyleniyor.Yazıda Türkiye'nin üstlenmesi gerektiği rol şöyle özetleniyor:'ABD ve müttefikleri Irak ya da Suriye'ye asker gönderme fikrine sıcak bakmıyor. Bu Türkiye'den de beklenmemeli. Ancak Ankara koalisyon güçlerine ait uçaklarının İncirlik hava üssünü kullanmasına izin verebilir. Türkiye sınırları içerisinde ABD'nin savaş helikopterlerinin operasyonlara katılmasına da izin verebilir. Böylelikle hava operasyonları daha etkili hale gelir.''Erdoğan'ın Kobani'nin düşmesi durumunda Türkiye'nin itibarının nasıl etkileneceğini düşünmesi gerek' denen yazı şöyle sonlanıyor:'ABD, Avrupa ve Orta Doğu'da birçok kişi Türkiye gibi NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip güçlü bir ülkenin, IŞİD gibi düzensiz bir cihatçı gruba sınırın öte tarafında bu kadar geniş alanları ele geçirmesine izin verdiğini anlamakta güçlük çekecek. Erdoğan müttefiklerinin güvenini korumak istiyorsa IŞİD'e karşı kararlı biçimde harekete geçmeli.'BBC Türkçe
Diyarbakır'da, sokağa çıkma yasağının ardından gece kentin ana arterlerinde 7. Kolordu Komutanlığı'na ait zırhlı birlikler güvenlik önlemi aldı. Van, Mardin ve Batman'da da askeri birlikler sokaklardaydı.Türkiye, Suriye sınırındaki Kobani kentine yönelik IŞİD saldırısının ilerlemesi nedeniyle gergin günler geçirirken, bu gerilimin zembereği adeta dün koptu. Günlerdin yurdun pek çok noktasında devam eden eylemler dün kimi zaman karşıt grupların çatıştığı korkutucu sokak hareketlerine dönüşürken özellikle doğu illerinde polisin zaman zaman yetersiz kaldığı görüldü. Radikal’de yer alan habere göre, Diyarbakır, Batman ve Van’da askeri birliklerin ve jandarmaya ait zırhlı araçların da sokağa çıktığı görüldü.Diyarbakır'da, valiliğin sokağa çıkma yasağı kararı almasının ardından gece Elazığ ve Siverek caddeleri başta olmak üzere kentin ana arterlerinde 7. Kolordu Komutanlığı'na ait zırhlı birlikler güvenlik önlemi aldı.Mardin’in sokağa çıkma yasağının uygulandığı Kızıltepe ilçesinde de gece olayların sürmesi üzerine askeri birlikler ilçe merkezine indi. Batman’da da akşam saatlerinde İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerler kent merkezine indi.T24
Bugün 8 Ekim 2014. Ender görülen 'Kanlı ay' tutulması ya da tam ay tutulması. 13.50'de başlayıp bir saat süren tutulma tüm dünyada ilgiyle izlendi.Bu olay sırasında önce Dünya'nın gölgesine giren Ay, daha sonra bu gölgeden çıkıyor ve tam da bu esnada kırmızı rengin farklı tonlarını yansıtıyor.Ay tutulması, Amerika, Asya ve Avustralya'nın doğusunda izlenebildi. Afrika ve Avrupa kıtasındansa görülemedi.Son ay tutulması 15 Nisan 2014'de gerçekleşmişti. Bir sonraki ay tutulması için ise 4 Nisan 2015 tarihi öngörülüyor.Tutulma NASA'nın canlı yayınıyla internetten de izlendi.Milliyet