Sokak Hayvanları Hakkında Bilinen 12 Yanlış Bilgi
Sokak hayvanları yaşam ortaklarımız olmalarına rağmen onlar hakkında neleri doğru biliyoruz?Neleri doğru, neleri yanlış uyguluyoruz? Bu anlamda onları ortak olduğumuz yaşama ne denli katıyoruz? Bu konuyu aydınlatmak adına sokak hayvanları hakkında bilinmesi gerekenler listemiz bizce size yardımcı olacaktır.Buyurunuz.Tarkan Kaynar listeledi, haberiniz olsun. (@tarkankaynar)
Birecik'te Okul Müdürlüğü Mülakatında Fişleme İddiası
Şanlıurfa Birecik'teki fişleme listesinde, 'her zamanın adamı', 'alevi militan biri', her şekilde engellenmesi gereken biri' şeklinde notlar yer aldıMilli Eğitim Bakanlığı yetkili sendikası Eğitim Bir-Sen’in Şanlıurfa Birecik’te okul müdürlüğü mülakatında fişleme yaptığı iddia edildi.Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen tarafından açıklanan ve Birecik’te çeşitli okullarda görev yapan 64 öğretmenin yer aldığı listede, isimlerin yanındaki notlar dikkat çekti.Kamu-Sen ve Eğitim-Sen tarafından Eğitim Bir-Sen Birecik İlçe Temsilcisi Nahsen Aydın tarafından hazırladığı açıklanan listenin, sözlü sınav komisyonuna iletildiği öne sürüldü. Listede, kişilerin isimleri, görev aldıkları okullar ve branşlarının yanı sıra ideolojik görüşleri ve buna göre değerlendirmeler de yer aldı.Milliyet Gazetesi' nden Burcu Karakaş 'ın haberine göre, internet sitesinden yayınlanan fişleme listesinde, “Üye değil. Her zamanın adamı. Kesinlikle değerlendirilmemeli. Tutarsız, güvensiz, iki yüzlü, dengesiz ve paracı. Kesinlikle barajın altında kalmalı”, “Üyemiz. Karakterli biri. Kesinlikle değerlendirilmeli”, “Türk Eğitim-Sen üyesi. Aşırı ülkücü biri”, “Kesinlikle değerlendirilmemeli. Alevi militan biri. Barajı aşarsa ilçedeki kız lisesine kesin atanabilir. Her şekilde engellenmesi gereken biri”, “Çok tehlikeli. Kesinlikle değerlendirilmemeli. Paralelin Birecik abisi”, “Türk Eğitim-Sen üyesi. Kesinlikle değerlendirilmemeli. Türk faşisti. Militan biri”, “Ulusalcı, kesinlikle değerlendirilmemeli”, “Hiçbir sendikaya üye değil. Dengesiz, tutarsız ve hiçbir şekilde idarecilik yapamayacak biri” şeklinde notlar yer aldı.'Bu yapılanların tek adı vardır, o da darbedir'Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen tarafından yapılan açıklamada fişlemelere tepki gösterildi. Açıklamada, “Bu fişleme listesini hazırlayanlar kimin karakterli, kimin karaktersiz olduğunu nasıl bilmektedir? Ellerinde karakter ölçüm cihazı mı vardır? Bu nasıl iştir? Bu yapılanların tek adı vardır, o da darbedir. Bu darbe, biat kültüründen beslenenleri el üstünde tutmaya; muhalif sesleri, iktidara yandaşlık yapmayanları ise susturmaya yöneliktir. Bu işin peşini kesinlikle bırakmayacağız. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ’yı da yapılan tüm mülakatları iptal etmeye, yazılı sınav esaslı yönetici atama sistemi oluşturmaya davet ediyoruz” ifadeleri yer aldı.'Elimizde kanıt var suç duyurusunda bulunacağız'Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk , söz konusu belgelerle ilgili olarak suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek, “Bu işi yapan kişinin flashbelleği bir arkadaşımızın eline geçti. Olay böyle ortaya çıktı. Belgenin altında imzası yok ama flashbellek bizim elimizde, inkar edemez. Savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Milli Eğitim Bakanlığı ’na da başvuracağız. Listedeki kişiler mülakata girecek kişiler. Bu liste, komisyona ulaştırılarak düşük puan verilmesini amaçlayan bir hazırlık” dedi.T24
Cübbeli Ahmet Hoca'dan Maden Sahibine: 'Sen Ne Biçim Müslümansın'
Cübbeli Ahmet Hoca Karaman'ın Ermenek ilçesinde yaşanan maden kazasını yorumladı.Cübbeli Ahmet Hoca, Karaman'ın Ermenek ilçesinde yaşanan maden faciasına ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Madenciler için dualar eden Cübbeli Hoca, sorumlulara yüklendi. ''Bu iş verenler nasıl hesap verecekler ahirette? Maaş bile vermiyorsun.'' diyen Cübbeli, ''Kader, ecel ayrı bir şey sen adamı çektin vurdun katil olmuyor musun tamam o adamın eceli ama sen vuruyorsun.'' diye konuştu.''MADEN SAHİBİ SEN NE BİÇİM MÜSLÜMANSIN?''Cübbeli Hoca ''Bu işlerle ilgilenmek lazım ama en büyük vebal işverendedir. Sen buradan para kazanıyorsun helal mi bu şimdi namaz kılsan ne olur, hacca gitsen ne olur? Sen ne biçim Müslümansın. Allah'ın dinsiz imansız gavurları titizlik içinde. Yani dünyanın gavurunda bu kadar denetim düzen varken biz Müslümanken bu bize yakışırdı. Her dakika dünyanın televizyonlarına çıkıp rezil mi olmamız lazımdı. Bir de Müslüman bunlar namaz kılan insanlar ya..'' dedi.Sabah
Başbakan Davutoğlu: 'Çözüm Sürecini Biz Neticelendireceğiz'
Başbakan Davutoğlu, 'Çözüm süreci bizim irademizle başladı, bizim irademizle devam edecektir. Bu süreci biz neticelendireceğiz' dedi.ANKARAAK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, çözüm sürecine ilişkin, 'Bizim irademizle başlamıştır. Bizim irademizle devam etmiştir, bizim irademizle devam edecektir. Aksini düşünen Türkiye'nin bütünlüğünü düşünmüyor, demektir. Bu süreci biz neticelendireceğiz. Bütün tahrik ve provokasyonlara rağmen neticelendireceğiz' dedi.Davutoğlu, AK Parti'nin resmi yayın organı 'Türkiye Bülteni' dergisine, röportaj verdi.'10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 27 Ağustos AK Parti 1. Olağanüstü Kongre'sinin ardından Türkiye siyaseti ve AK Parti için yeni bir dönem başladı. Bu dönemi 'Yeni Türkiye' olarak adlandırdık. Bu dönemi 'Yeni Türkiye' olarak adlandırırken kastettiğiniz nedir? Niçin Yeni Türkiye?' sorusuna Davutoğlu, şu karşılığı verdi:'3 Kasım 2002 tarihinde yeni AK Parti'yi, henüz bir yaşındayken iktidara getiren irade, büyük bir değişim iradesiydi. Bundan tam 12 sene evvel gerçekleşen bu büyük değişim hamlesi, kuvvetli bir statüko direnciyle karşılaştı. Ama eşyanın tabiatının, AK Parti'nin emanet aldığı millet iradesine sahip çıkma şekline statüko direnemedi. Buz dağının erimesi, statükonun dönüşmesi, uzun zaman aldı. En nihayetinde cumhurbaşkanının da millet eliyle ve sandıkla belirlenmiş olması, milletin tercihinin bütün tartışmaları bertaraf edecek açıklıkta neticeyi tayin etmesi, demokrasi mücadelesinde yeni bir dönem başlattı. Partimizin kurucu Genel Başkanı ve Başbakanımız, Cumhurbaşkanı seçildi.''Yeni Türkiye, millet iradesinin üzerindeki bütün vesayet kurumlarının bertaraf edilmesidir'Cumhurbaşkanının, halk iradesiyle seçilmesinin eski Türkiye'de tahayyül edilemeyeceğini vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:'Yeni Türkiye nedir? Yönetimin, iradenin tepeden tırnağa millet eliyle, milletin tercihiyle şekillenmesidir. Yeni Türkiye kavramsallaştırılmasından muradımız budur. Kökleri üzerinde büyüyecektir. Yeni Türkiye, millet iradesinin üzerindeki bütün vesayet kurumlarının bertaraf edilmesidir. Cumhurbaşkanı seçiminde kriz ve kaos beklentisine girenler, istediklerini elde edemeyince ve surda bir gedik açamayınca, kriz-kaos beklentilerini AK Parti olağanüstü kongresine ertelediler. Olağanüstü kongre isminden medet umdular. AK Parti bünyesinde bir çatlak, bir kırılma beklediler. AK Parti kongresinde fitnecilere ekmek çıkmadı. Fitneden vesayetten medet umanlar, boşa çıktılar. 2001 Ağustosunda “Bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diye yola çıkan AK Parti 2014 Ağustosunda kocaman bir çınar olarak aşılanmış, kongreden büyüme iradesiyle çıkmıştır. Yeni Türkiye hiçbir şeyin statüko ve vesayet dönemlerinde olduğu gibi olmaması, demokrasimizin bütün gölgelerden kurtulmasıdır.''(Çözüm süreci) Bu süreci biz neticelendireceğiz'Davutoğlu, 'Çözüm süreci, Türkiye ve Ortadoğu için çok önemli süreç. Bu süreç artık sizin başkanlığınızda olan mekanizma ile işleyecek. Ama Ortadoğu'da yaşanan yeni gelişmeler var, IŞİD faktörü var. Bu gelişmeler, çözüm sürecinin takvimini etkiler mi? Terör örgütünün silahsızlanma sürecini etkiler ve çözüm sürecinin takviminin sarkmasına neden olur mu?' sorusuna şu yanıtı verdi:“Çözüm süreci milli, yerli ve özgün bir süreçtir. Çözüm süreci, bütün Türkiye'nin huzurunu, herkesin kardeşliğini, sahici bir vatandaşlık idealini esas alan bir süreçtir. Bizim irademizle başlamıştır. Bizim irademizle devam etmiştir, bizim irademizle devam edecektir. Aksini düşünen Türkiye'nin bütünlüğünü düşünmüyor, demektir. Bu süreci biz neticelendireceğiz. Bütün tahrik ve provokasyonlara rağmen neticelendireceğiz. Elbette bölgemizde birbirini etkileyen, tetikleyen her tür dinamiğin farkındayız, idrakindeyiz. Ancak çözüm meselesinin artık hukuki çerçevesi bile şekillenen, bütün toplumsal kesimlerden destek alan güçlü bir iradenin adıdır. Hükümetimizin iradesi kaya gibi sağlamdır.''Kan ve gözyaşının geri gelmesine müsaade etmeyeceğiz''Bizim hudutlarımız dışındaki gelişmelerin tahrik ve provokasyonların bizim çözüm siyasetimizi, irademizi negatif yönde etkilemesi mümkün değildir' ifadesini kullanan Davutoğlu, şunları kaydetti:'Buna izin vereceğimizi düşünenler, büyük bir yanılgı içindedir. Herkes emin olsun ki kan ve gözyaşının geri gelmesine müsaade etmeyeceğiz. Keza şunu açıkça ifade ederim ki çözüm süreci hükümetimiz için, devletimiz için, milletimiz için geri dönülmez bir irade beyanıdır. İslam, barış dinidir ve biz de sonuna kadar barıştan, adaletten yanayız. Türkiye ahlaki pozisyonundan asla vazgeçmeyecektir. Bizler Türkiye'nin tezlerini, bütün dünyaya anlatmaya devam edeceğiz. Ancak şu da unutulmamalı; çözüm süreci kamu düzeninin alternatfi de değildir.''Kimse kendi gündemini, kendi önceliklerini, çözüm sürecinin arkasına saklanarak bu ülkeye dayatmaya kalkmasın' diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:'Bizim bu süreçte tek muhatabımız Hakkari’den Edirne’ye kadar bu aziz millettir. Doğudan batıya, kuzeyden güneye her yerde siyaset yapabilen halkıyla kucaklaşabilen tek parti olarak milletimizden başka kimseye hesap vermeyiz. Türkiye'nin durduğu yeri soran herkese cevabımız şudur; Türkiye hem ahlaki hem akli hem de doğru pozisyonu sonsuza kadar koruyacaktır.''İslam ve terörü aynı cümlede kullanmak...'Davutoğlu, 'Uluslararası arenada Türkiye ile ilgili bir algı operasyonunun olduğunu görebiliyoruz. Son günlerde New York Times’ta ‘Işid’e Türkiye’den yoğun katılım olduğu’ şeklinde bir haber yapılması ve bu haberde kullanılan fotoğraf çok tartışıldı. İslam’ın terör ile bir arada anıldığı bu ve bunun gibi algı operasyonlarına karşı, doğru bir Türkiye imajı ve algısı için farklı bir çalışma olacak mı bu süreçte?' sorusuna şu karşılığı verdi:'O fotoğrafı veren gazete daha sonra bir düzeltmeyle bir anlamda özür diledi ama tabii ki sizin de işaret ettiğini mesele o değil. Kuzuya kusur atfeden, üstenci oryantalist yaklaşım ne yazık ki değişmemiştir. Onca insan hakları edebiyatına, evrensellik iddiasına rağmen. İslam ve terörü aynı cümlede kullanmak karanlık bir ruh taşımak demektir. İslam karşıtlığını besleyen bu yaklaşım barış ve huzur istemeyen bir anlayıştır.Türkiye sahip olduğu ve sahiplendiği medeniyet birikimiyle küresel ve bölgesel barışa en çok destek veren bir ülkedir. Türkiye’nin pozisyonu, tutumu başkalarına göre, yahut konjonktüre göre değişen bir pozisyon değildir. Hiçbir konuda değildir. İslam ve Müslüman tipoloji üzerinden algı operasyonu yapanlar yahut kimliğimizi lekelemek isteyenler kendi lekeli kimlikleriyle baş başa kalacaklardır. Bunlar bizi istikametimizden geriye döndüremez.''İnsan haklarından tek bir geri adım atmadık, atmayacağız'Başbakan Davutoğlu, “Son dönemde yaşanan gelişmeler ışığında baktığımızda, Türkiye’de güvenlik ve demokrasi dengesinde bir geriye dönüş var mı?” sorusunu yanıtlarken İç Güvenlik Reform Paketi'ni yeni açıkladıklarını hatırlattı. 'Bu paket devlet ile vatandaş arasında vatandaş aleyhine işleyen yanlış bir mekanizmayı durdurmak içindir. Doğumdan ölüme devlet hizmetlerine erişimin kolaylığını esas alan bir reform paketidir' diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:'Özgürlük ve güvenlik birbirinin alternatifi, zıddı değildir. Özgürlük ve Güvenlik birbirini tamamlayıcıdır, uyumu esas alır. Son dönemde böyle asılsız iddialarla sokaktaki masumiyete kasteden, çocukları ölüme yollayan vandalizmi meşrulaştırmak için üretilmektedir. Aldığımız bütün tedbirler milletimizin huzur ve mutluluğu içindir. Demokrasiden, özgürlüklerden ve insan haklarından tek bir geri adım atmadık, atmayacağız.''AK Parti’nin sırrı dört yıl boyunca seçime hazırlanması'Davutoğlu, '2015 yılında da Türkiye ve AK Parti için önemli süreçler var. 2015 seçimlerinde AK Parti nasıl bir yüz ve seçim stratejisi ile seçmenin karşısına çıkacak' şeklinde soru üzerine, partisinin, bütünlük içinde siyaset yaptığını, seçim süreçlerine dönük taktik ataklarla, stratejilerle siyaset yapmadıklarını vurguladı.'Elbette biz de her seçim sürecinde özel olarak seçime odaklanıyoruz, vatandaşımıza gidiyor, kendimizi anlatıyoruz ama seçimden çıkar çıkmaz diğer partiler gibi Ankara’ya kapanmıyoruz. Seçimden sonra ertesi gün seçim varmış gibi yine vatandaşımıza gidiyoruz. Her günü yeni bir gün ve imkan olarak selamlıyoruz. AK Parti’nin sırrı dört yıl boyunca seçime hazırlanması. Bunun için Türkiye’nin her yerindeyiz. Bunun için gecemizi gündüzümüze katıyoruz' diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:'AK Parti’nin girdiği her seçim, Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına, refahına, huzuruna hizmet etmiştir. Her seçimde, her referandumda, sandığın kurulduğu her yerde seçim, yani millet iradesi AK Parti’nin gücünü ortaya çıkarmış, millet iradesi bizi tezkiye etmiştir. Türkiye AK Parti’yle güçlenmiştir. İl, ilçe ve genel kongrelerimiz de öyle olmuştur. AK Parti’nin misyonu millete hizmet yolunda koşmak, eser vermektir. Önümüzdeki 2015 seçimlerinde değişim ve dönüşüm siyaseti milletimiz eliyle taçlanacaktır. Bize düşen gayrete teşviktir gerisi bir kader meselesidir.'Gençlerin siyasete katılımıDavutoğlu, gençlerin siyasete daha aktif katılımı konusundaki düşüncelerinin sorulması üzerine, siyaseti gençleştirmek üzere yola çıkmış bir parti olduklarını belirtti. AK Parti Gençlik Kolları hiçbir siyasi rakibimizin başaramayacağı bir organizasyondur. Genç insanın ülke ve dünya meselelerine alaka duyması, ülkesinin meselelerini sahiplenmesi, sorunların çözümü için yüreğini otaya koymasından daha önemli bir mesele yoktur' değerlendirmesini yapan Davutoğlu, şunları kaydetti:'Gençlerimizin siyasete aktif olarak katılması onların enerjilerini, yüreklerini, vicdanlarını siyasete katmalarıdır ki onsuz siyaset olmaz. Ömrü gençlikle geçmiş, insanın yetişmesiyle geçmiş, bunun için çok sayıda kuruluşa öncülük etmiş biri olarak gençlerin siyasete katılımı benim gözümde siyasetin olmazsa olmazıdır. Dava taşını gediğine yerleştirecek olan ülkesini ve dünyayı iyi bilen, insanlığın meselelerini sahiplenen gençlerdir. Her şey onlar içindir. Genç insanlar siyaset yoluyla hayata müdahale ederler. Meşru siyaset kapıları onlara açık olmazsa başka şeyler olur. Biz gençlerin siyasete katılımı için devrim yapmış bir partiyiz. Seçme ve seçilme yaşını gençleştirirken kendimize güvenimizi, gençliğimize güvenimizi göstermiş olduk. Gençleri sahiplendiğim için gençler de AK Parti'yi sahipleniyor.''Bize karamsarlık, umutsuzluk tümüyle yasaktır'Davutoğlu, '2023’e 9 yıl kaldı. Türkiye’nin 2023 hedefleri var. 2023’de nasıl bir dünya tablosu görüyorsunuz? Ulus devletler, bölgesel birlikler ve insan hayatını derinden etkileyen teknolojik ve sosyal değişiklikler ışığında gelecek size daha umutlu mu görünüyor yoksa bugünleri aratacak karamsar bir dünya mı var' şeklindeki sorusu üzerine, 'Yeis, umutsuzluk, karamsarlık bize yasaktır' ifadesini kullandı.'Bizim bir ödevimiz, bir sorumluluğumuz var. Bizim motivasyonumuz mutlak başarı değil bizim motivasyonumuz emek ve gayrettir. Doğru yolda olmak, hakkı tutup kaldırmak, insana ve topluma hizmet etmek, mazlumu korumak, himaye etmek, gücümüzü, imkânlarımızı onlarla paylaşmaktır asıl olan. Bunu da bütün şartlarda yapmak. Yine taktik, stratejik yöntemlerle değil bir hayat felsefesi ve bir hayat tercihi olarak insana ve topluma hizmet etmektir gayemiz, yolumuz' diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:'Daha adil, daha merhametli, daha çok toplumsal dayanışmanın olduğu, birbirini daha çok sahiplenen ve kollayan, devletin gücünü topluma taşıyan, güçlü, müreffeh bir Türkiye için çalışmak… Türkiye’nin gücünü, itibarını dünyaya duyurmak. Var gücümüzle buna çalışıyoruz, buna çalışacağız. Gelecek vizyonu olan, ufuklara bakan tek parti AK Parti'dir. Dünyaya söyleyecek sözü olan tek parti de AK Parti’dir. 2023 vizyonuyla hükümet programı hazırlayan sadece biziz. Tekrar ediyorum. Bize karamsarlık, umutsuzluk tümüyle yasaktır. Bizim işimiz adaleti, kardeşliği, umudu, özgürlüğü, barışı egemen kılmak için çalışmak, gayret etmek, yetişemediğimiz kimse, elinden tutmadığımız kimse bırakmamaktır. Kaldı ki, Türkiye dünyanın en güçlü ülkeleri arasındadır zaten. Dünyanın gözü Türkiye’nin üzerindedir. Türkiye merhametin vatanı olarak imkan ve kaynaklarını bütün insanlıkla paylaşıyor. Türkiye’nin daha güçlü olması için de bütün gücümüzle gayret ediyoruz, gayret edeceğiz. Tevfik Allah’tandır, bize düşen adalet ve hakkaniyet için ter dökmek, bize düşen aralarında hiçbir zaman ayırım yapmadan millet yolunda milletimizle beraber, onun hukuku, özgürlüğü için koşmaktır.''Yayına hazırlamaya çalıştığım iki yeni kitap var'Davutoğlu, '2001 yılında yayımladığınız Stratejik Derinlik kitabı, pek çok üniversitede ders kitabı oldu. Siyasete girdikten sonra yazmayı bıraktınız mı?' sorusuna şu yanıtı verdi:“Siyasete girdikten sonra yazmayı bırakmadım. Yazmam imkansızlaşmadı ama zorlaştı. Yazı ayrı bir odaklanmak ve dikkat gerektiriyor. Fırsat buldukça yazıyorum. Yayına hazırlamaya çalıştığım iki yeni kitap var. Yeniden gözden geçirmek için zamanla yarışıyorum. İnşallah çıkacaklar. Kitap ve yazı benim için en büyük lezzet. Onsuz olamam.”Ahmet Davutoğlu, 'Bugüne kadarki siyasi hayatınızda sizi en çok etkileyen duygulandıran olay ne oldu” sorusu üzerine şu ifadeleri kullandı:'Bugüne kadar beni çok etkileyen o kadar şey yaşadım ki birbirinden seçemiyorum. Gazze’den Myanmar’a, Şam’dan Bağdat’a, BM salonundan doğup büyüdüğüm Taşkent sokaklarına tarifsiz duygular, hüzünle, sevinçler yaşadım. Ben insanın insana ettiği zulümden ve haksızlıklardan çok etkileniyorum. İnsan neden merhametin ve adaletin yolunu bırakır da acımasız bir rekabetle yekdiğerine dünyayı dar eder? Özellikle çocuklara ve kadınlara ödetilen bedel yüreğimi yakıyor. Çok hatıram var ama içlerinden birini açarsam söz alır başını gider.'“Ahmet Davutoğlu, bir krizle karşılaştığında nasıl davranır, neler yapar' sorusuna, 'Krizle karşılaşınca aklın yolu nerede diye krizin etrafına bakarım. Çıkış yolu nerede? Nereye müdahil olmalı ki sonuç alınsın. İlla ki, her gecenin bir seheri vardır' karşılığını verdi.AA
Reklam
Reklam
Bacağı Kırılan Kickboks'çu Şampiyon Oldu
Avrupa Kickboks Şampiyonası'nda finale kalan milli sporcu Yeliz Koblay, maçın ilk saniyelerinde bacağının kırılmasına rağmen maçı bırakmadı. Rakibine zaafını belli etmemek için kırık bacağıyla tekme bile atan milli sporcu, 9 dakika dövüşerek şampiyon oldu.Avrupa Kickboks Şampiyonası'nda finale kadar gelen Yeliz Koblay, dünyaca ünlü Sırbistanlı Sanja Sueviç'i mağlup ederek şampiyon oldu. Finale kadar gelen İzmirli milli sporcunun sağ diz kapağı maçın ilk saniyelerinde aldığı tekme sonucu kırıldı. Şampiyonun belirleneceği final maçında ayağının kırılmasına rağmen genç sporcu, 9 dakika kırık ayağıyla mücadele ederek Türkiye'yi şampiyonluğa taşıdı.KOBLAY MADALYASIYLA POZ VERDİKırık ayağıyla rakibine tekme bile atan Koblay, 'Ben hep dua ettim. 'Allah'ım ne olursun bacağım kırılsın ama yeter ki şampiyon olayım' derdim. Nitekim de final maçında başıma geldi. O, 9 dakika bütün bir yılın emeğimin çözüme kavuştuğu dakikalardı. 9 dakika bizim için çok önemliydi. Her şeyin savaşı, hedeflerine, amaçlarına ulaşmanın son basamağıydı. Allah'a çok şükür ki kazandım' dedi.KIRIK BACAĞIYLA TEKME BİLE ATTIMaç esnasında ilk etapta ayağının kırıldığını fark etmeyen ve rakibine zaafını belli etmemek için kırık ayağıyla bile tekme atan milli sporcu Yeliz Koblay, o anları şöyle anlattı:'Ben presli dövüşen bir insanım, kaçarak dövüşemiyorum. Hep ileri dövüşen bir insanım. Onun oyununu ona uygulayayım derken, daha ilk rauntta o sert tekme atmaya çalıştı, ben de aynı şekilde atarken çarpıştık. Onun kalın kemiği diz kapağımın üstüne gelince o an ayağım koptu zannettim. Çok ağrı girdi. Ama maçın atmosferinden, 1 senenin emeğini düşünerek hırsla ve azimle devam ettim. Antrenörüme 'Hocam ayağımı hissetmiyorum, sanırım bitti' dediğimde, gülümseyerek 'Kırdırtma bacağını, zaten öndesin dövüş' dedi. Bu sefer maça, şampiyonluğa odaklandım. Maç esnasında dövüşürken ağrıyı hissediyordum ama sıradan bir ağrı gibi düşündüm. Duraklayınca ağrıyı daha çok hissediyordum. O nedenle durmamaya çalıştım. Kırık ayağımla dengemi sağlayamadığım için daha çok tekme atmaya çalıştım. Maçın bir noktasında rakibim yumruk attı, geri kaçmam gerekti. Ben de tekme savurdum ama ayağımın tutmadığını hissedince o anda kendime 'Yandın, bir şekilde uç-kaç, bu maçı al' dedim. Kırık ayağımla mecburiyetten rakibime tekme atıyorum. Ama o esnada kırık olduğunun farkında değilim. Sadece şiddetli bir ağrı hissediyorum. Tabi bu arada rakibime de bunu çaktırmamaya çalışıyorum. Kaçışlarımda resmen sağ ayağımı taşıya taşıya götürdüm. Sonra şampiyon oldum. O, 9 dakika bütün bir yılın, emeğim çözüme kavuştuğu dakikalardı. O 9 dakika bizim için çok önemliydi. Herşeyin savaşı, hedeflerine, amaçlarına ulaşmanın son basamağıydı. Allah o gücü veriyor, inancının ve çalışmanın karşılığı son rauntta hiçbir şey hissetmeden aldım. Şampiyonluğumu bile elimi kaldırdıklarında hissetmedim.'TÜRK BAYRAĞININ ÜZERİNE SECDEYE YATTIHayaline kavuşan Yeliz, maç biter bitmez sırtına aldığı bayrağı yere sererek secdeye kapandı. Yaşadığı mutluluğu tarif edemediğini ifade eden Koblay, 'Her sporcu bunu yaşar. Şampiyon olduğunda yapacağı bir hayali vardır. Benim de hayalim secdeye yatmaktı. Ve o kadar çok dua ettim ki şükür duası gibi secdeye yatmak istedim. En büyük hayalim o olduğu için bayrağı dolaştırdıktan sonra hemen secdeye yattım ve dua ettim. Bayrağımızı aldım ve koştum, ringde tur attım, secdeye yattım. Sonra takla bile attım bu bacakla' diye konuştu.Dünya ikinciliği, üçüncülüğü ve uluslararası yarışmalarda birçok şampiyonluğu bulunan genç sporcunun hedefi ise 2015 Kickboks Dünya Şampiyonası'nda birinci olmak. Şampiyonluk maçına çıkmadan önce artık daha dikkatli dua edeceğini de gülümseyerek anlatan Yeliz Koblay, 'Artık akıllandım, dualarımı ona göre yapacağım' dedi.HaberTürk
Reklam
Çocuk Doktorunun Bilgisayarında 1 Milyon Çocuk Pornosu Bulundu!
İngiltere 'de polisin yakaladığı çocuk doktoru Raza Laskar'ın bilgisayarında 1 milyon 200 bin çocuk pornosu fotoğrafı bulundu. Hürriyet'in haberine göre, Laskar'ın online kütüphanesinde, 15 yaşında bir çocukla cinsel ilişkide bulunma görüntüleri de bulunuyor.Mirror gazetesinin haberine göre, 32 yaşındaki çocuk doktorunun internete ilan verdiği de belirtildi. Polis, bu ilanlar ile doktorun kendine kurbanlar yakaladığını açıkladı. Polis, 16 yaşın altındaki 12 erkek çocuğuna danışmanlık teklif edildiğini ancak bu rakamın, telefon ve bilgisayarda bulunan binlerce uygunsuz fotoğrafta yer alan çocukları kapsamadığı belirtildi.Posta
CHP'den RTÜK Önünde 'Allahsız Atatürk' Protestosu Çağrısı
Atatürk hakkında söylenen sözlere ceza vermeyen RTÜK, protestonun hedefi oldu.Kanal A'da 22 Eylül'de yayınlanan 'Resmi Tarihten Gerçek Tarihe' isimli programın daimi konuğu araştırmacı-yazar Said Alpsoy 'un Mustafa Kemal Atatürk 'le ilgili kullandığı “Allahsız Atatürk” sözlerine tepkiler sürüyor.Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)'te tartışmalara neden olan sözler, kanala ceza getirmedi. RTÜK'ün bu kararı üzerine CHP İstanbul İl Gençlik Örgütü bir çağrı yaptı. Örgüt, bugün saat 17.00'de Gayrettepe'deki RTÜK binası önünde toplanılacağını açıkladı.CHP İl Gençlik Örgütü'nden konuyla ilgili şu açıklama yapıldı:Tüm Yurtseverlere Çağrımızdır! Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Allah'sız diyen Sait Alpsoy'e ve ona ceza vermeyi reddeden RTÜK'e elbette söyleyecek bir sözümüz var!Saat: 17.00Yer: RTÜK Binası Yıldız Posta Caddesi Vefabey Sokak No.10 GayrettepeCHP İstanbul İl Gençlik ÖrgütüT24
Ay'ın Etrafını Dolaşan İlk İnsan Yapımı Uzay Aracı Dünya'ya Döndü
Çin'in Ay'ın yörüngesine gönderdiği deneysel uzay aracı, sekiz gün süren görevinin ardından Dünya'ya döndü. Chang'e 5, Apollo programından bu yana Ay'ın etrafını dolaşan ilk insan yapımı uzay aracı oldu.Uzay keşfi programına son hızla devam eden Çin, Ay'a gönderilen Chang'e 5 deneysel uzay aracının başarıyla Dünya'ya indiğini açıkladı. Chang'e 5, Apollo görevlerinden bu yana ilk kez insan yapımı bir aracın Ay etrafını turladığı görev oldu.Diğer adı Xiaofei olan uzay aracı, Ay'ın etrafında sekiz gün boyunca turlayarak çeşitli ölçümler yaptı. Çin, 2017'de Ay'a insansız deney araçları göndererek yüzeyden toprak numuneleri almayı amaçlıyor. Xiaofei, Ay'a ait ölçümler yapılmasının yanı sıra, Dünya'ya geri dönüş yolculuğu için gereken teknolojilerin test edilmesi için büyük önem taşıyor. Çin, manevra, navigasyon, kontrol, ısı kalkanı gibi alanlarda mühendisliğini geliştirmeye çalışırken, Ay'a inecek uzay araçları için rotasyon ve iniş teknolojileri üzerinde çalışıyor.Sovyet Rusya'nın geliştirdiği bir yöntemle Dünya'ya geri dönen Xiaofei, atmosferde geri sekerek hızını düşürdü ve aşırı ısınma nedeniyle alev almaktan kendisi alıkoydu. Uzay aracı, Moğolistan'da boş bir araziye sağ salim inmeyi başardı.Uzay programı hız kesmiyorABD ve Rusya'nın ardından 2003'te ilk astronotunu bağımsız olarak uzaya gönderen üçüncü ülke olan Çin, Tiangong-2 uzay üssünün inşasına devam ederken, derin uzay görevleri için Long March 5 roketini geliştiriyor.Chang'e, 14 Aralık 2013 tarihinde Ay'a iniş yaparak 37 yıl sonra Dünya'nın uydusuna önderilen ilk uzay aracı olmuştu. Chang'e 3'ün taşıdığı Yutu adlı keşif robotu, Ay yüzeyinde kısa süreli analizlerde bulunmuştu. Çin, Ay'a ilk insansız uzay aracını 2007'de göndermişti.Uzaya bugüne kadar iki kadın taykonot gönderen Çin, 2012'de Chang'e 2 uydusuyla Ay'ın yüzeyini tamamen fotoğraflamıştı. Çin, Chang'e 2'nin fotoğraflarında ABD'nin Apollo görevlerinde bıraktığı izleri de tespit ettiklerini açıklamıştı.Al Jazeera
Reklam
Dünyaca Ünlü Anket Merkezi Pew: 'Türkler Kendilerinden Başka Kimseyi Sevmiyor'
Dünya çapında yaptığı kamuoyu araştırmalarıyla tanınan Pew anket şirketinin internet sitesinde, Türkiye’nin dış politikasının son dönemde gündemde olması vesilesiyle bir makale yayımlandı. ” Türk halkı ne ABD’ye ne de bir başka ülkeye olumlu bakıyor’ ‘ başlıklı makalede, ” Esasında Türklerin, tabii ki Türkiye’den başka, olumlu baktığı bir ülke veya kurum bulmak zor ” yorumu yapıldı.‘Yabancıları sevmiyorlar’Makale, Pew anket şirketinin Josh Poushter’ın imzasını taşıyor. Poushter, Kobani ve IŞİD’in yüzünden Türkiye’yle ABD’nin 60 yıllık ittifakının sorgulanıyor olmasından yola çıkarak, ” Fakat Türkler, IŞİD’in saldırısından neredeyse 10 yıl önce de ABD’ye kararlı bir biçimde olumsuz bakıyordu. Ve dahası, Türkler diğer yabancı güçleri de pek sevmiyor ” ifadelerini kullandı.ABD, İsrail, İran ve Rusya’yı sevmiyorlar!Poushter, Türkiye’de anket yapmaya başladıkları 2002’den bu yana Türk halkının aynı anda ABD, İran, İsrail, Çin, Brezilya, Rusya, NATO ve Avrupa Birliği’ne karşı olumsuz görüş beyan ettiğine dikkat çekti. Poushter, ” Esasında Türklerin, tabii ki Türkiye’den başka, olumlu baktığı bir ülke veya kurum bulmak zor. 2012’deki anketimize göre, Türk halkının yüzde 78’i ülkelerine olumlu bakıyor’ ‘ diye yazdı. Pew araştırmacısı, anketlerine katılanların aşırılıkçı gruplara da olumsuz baktığını vurguladı.Diken
Bartın'da Göçük, Zonguldak'ta Vagon Çarpması: 3 Madenci Öldü
Bartın'ın Amasra ilçesinde özel kömür işletmesine ait maden ocağında galeri açma işi sırasında meydana gelen göçükte mahsur kalan 2 Çinli yaşamını yitirdi. Öğlen saatlerinde ise Zonguldak'ın Gelik Beldesi Ayiçi Mahallesi'nde ruhsatsız olarak işletilen kömür ocağında meydana gelen kazada 1 maden işçisi yaşamını yitirdi.Bartın'da AFAD ekipleri, Tarlaağzı köyü mevkisindeki maden ocağında galeri açma işinin yürütüldüğü eksi 300 kodunda meydana gelen göçükte mahsur kalan Maoshun Yang'ın (38) ve Shoujle Sun'un (37) cesedine ulaştı. Yang'ın cesedi, ocaktan çıkarılarak Bartın Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Öğle saatlerinde ise Zonguldak'ta ruhsatsız olarak işletilen kömür ocağında meydana gelen kazada 1 maden işçisi yaşamını yitirdi.Bartın'da AFAD ekipleri, Tarlaağzı köyü mevkisindeki maden ocağında galeri açma işinin yürütüldüğü eksi 300 kodunda meydana gelen göçükte mahsur kalan Maoshun Yang'ın (38) ve Shoujle Sun'un (37) cesedine ulaştı. Yang'ın cesedi, ocaktan çıkarılarak Bartın Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Hattat'ın verdiği bilgilere göre Yang'dan başka bir işçi daha hayatını kaybetti. Amasra Kaymakamı Kadir Yener Eser, gazetecilere yaptığı açıklamada, sabah vardiyasında tahkimat çalışması gerçekleştiren 3 Çinli personelin ocakta mahsur kaldığını belirterek, 1 Çinli işçinin sağ kurtarıldığını söyledi. Eser, 'Kazadan yaklaşık 4 saat sonra ikinci işçiye ulaşıldı ancak hayatını kaybetmişti. 3. personele ulaşma çalışmaları sürüyor. Arama kurtarma çalışmalarına şirketin kurtarma ekipleri, TTK Amasra Müeesse Müdürlüğü ekipleri ile il AFAD ekipleri katılıyor. Tüm ümidimiz üçüncü Çinli işçiye sağ salim ulaşmaktır' dedi. HEMA Enerji AŞ Genel Müdür Yardımcısı Selim Şenkal da şirkette dün iş güvenliğiyle ilgili eğitim verdiklerini belirterek, 'Zaman zaman burada hem kendi personelimize hem de Çinli personele iş güvenliğiyle ilgili eğitim veriyoruz. Bunu sık sık yapıyoruz. Dün de böyle bir eğitimim vardı, düzenli olarak yapıyoruz' ifadesini kullandı. Amasra ilçesinde özel kömür işletmesine ait maden ocağında galeri açma işi sırasında meydana gelen göçükte mahsur kalan 3 Çinli işçiden Shouping Sun (40) kurtarılarak, Bartın Devlet Hastanesi'ne kaldırılmıştı. AÇIKLAMALARI KAFA KARIŞTIRDI Kazanın olduğu madenin sahibi Hattat Holding. Şirket kaynakları madenin işletmecisinin kendileri olmadığını belirterek kazayla ilgili olarak, 'Çinlilerle görüşün' açıklamasını yaptı. 20 Eylül'de yine aynı madende gerçekleşen kazada madenin sahibi Mehmet Hattat açıklamada bulunmuştu. Hattat 1 Çinli işçinin öldüğü kazaya çok üzüldüğünü belirterek, 'Maalesef böyle bir kaza yaşandı. Sayın reis-i cumhurumuzun söylediği gibi bu işin fıtratında kaza var' demişti. Bugün aynı madende yaşanan kazanın ardından Hürriyet'ten Can Mumay'a konuşan şirket yetkilileri ise madende göçük olayını doğrularken madenin işletmecisinin kendileri olmadığını söyledi. Şirket kaynakları madenin 4 farklı Çinli firma tarafından işletildiği bilgisini verdi. Bu firmalarda ikisinin ismi Batong ve China Co. Olarak belirtildi. Hattat Holding 2005 yılında Amasya Bartın’da söz konusu madeni işletmeye açmıştı. SABAHA KARŞI GERÇEKLEŞTİ Göçük, sabaha karşı 04.30 sıralarında ilçeye bağlı Tarlaağazı Köyü mevkiinde özel bir maden ocağında yerin 300 metre altında meydana geldi. Çinli işçilerin galeri açma çalışması sırasında tavan çökmesi sonucu göçük göçük oluştu. 5 işçi kaçarak kurtulmayı başarırken, 3 işçi göçük altında kaldı. Kayaların arasındaki boşlukta kalan işçilerden 40 yaşındaki Shoupıng Sun, mesai arkadaşlarının çalışmasıyla yaralı olarak kurtarıldı. Sun, ambulansla Bartın Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.Diğer işçiler 37 yaşındaki Shoujle Sun ve 38 yaşındaki Maoshun Yang'ı kurtarmak için ise çalışma başlatıldı. Türkiye Taşkömürü Kurumu tahlisiye ekibi de kurtarma çalışmalarına katılmak üzere maden ocağına sevk edildi. Kurtarma çalışmalarına destek vermek amacıyla AFAD ekipleri de maden ocağı önünde bekliyor.Vali Seyfettin Azizoğlu, 00.00-08.00 vardiyasında galeri açma çalışmalarını yürüten 8 Çinli işçinin çalıştığı bölgede göçük meydana geldiğini söyledi. Vali Azizoğlu, '5 işçi durumu fark edip kaçarak göçükten kurtulmuş. Biri yaralı olarak kurtarıldı. Diğer 2 işçimizi kurtarma çalışmalarımız sürüyor' dedi. Öte yandan, madende çalışan Çinli işçilerin, Karaman'ın Ermenek İlçesi'ndeki maden ocağında meydana gelen kazadan sonra iş güvenliği tedbirlerinin artırılması için dün şirket yetkilileriyle toplantı yaptıkları ve taleplerini bildirdikleri öğrenildi.ZONGULDAK'TA VAGON İŞÇİYE ÇARPTIZonguldak'ın Kilimli İlçesi'ne bağlı Gelik Beldesi'nde ise kömür ocağında göçük ihbarı, iş kazası çıktı. Maden işçisi Mustafa Turan ocak içinde vagonun çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Gelik Beldesi Ayiçi Mahallesi'nde özel şirkete ait kömür ocağında saat 11.30 sıralarında iş kazası meydana geldi. Ocakta çalışan 46 yaşındaki Mustafa Turan, kömür taşınan vagonun çarpması sonucu öldü. Maden ocağından arkadaşları tarafından çıkarılan Mustafa Turan'ın cesedi, yapılan incelemenin ardından cenaze aracıyla Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Olayla ilgili özel şirketin sahibi ile 3 işçi karakola giderek ifade verdi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. DHA ve AA
Reklam
Şike 'Kamu Spotu' Oldu
Gençlik ve Spor Bakanlığı, son yıllarda Türkiye’nin gündeminden düşmeyen şike konusunda kamu spotu hazırladı. Gençlik ve Spor Bakanlığı, şike konusunda kamu spotu hazırladı. Hazırlanan kamu spotunda eski milli basketbolcular İbrahim Kutluay, Ömer Onan ile eski milli futbolcu Metin Tekin rol aldı. Spotta en dikkat çeken isim ise Spor Toto Süper Lig’in en genç golcüsü unvanına sahip Bursasporlu Enes Ünal oldu. Bir başka dikkat çeken unsur ise şike davasında yargılaması devam eden Fenerbahçe Kulübü’nde basketbolu bırakan İbrahim Kutluay ile Ömer Onan dikkat çekti. Onan halen Fenerbahçe’de menajer olarak görev yapıyor.Karanlığın fon olarak kullanıldığı spotta ilk olarak İbrahim Kutluay, antrenman yaparken topu karanlıkta bulunan bir kişiye atıyor. Karanlıktan gelen toptaki, şikeyi temsil eden kirli el izini gören Kutluay, topu elinden hemen bırakıyor. Spotun devamında Fenerbahçeli Ömer Onan, soyunma odasında maça hazırlanırken, omzuna dokunan bir el yine aynı siyah izi bırakıyor. Onan’ın bu durum karşısında şaşkınlığını gizleyememesi dikkatlerden kaçmıyor.Spotun en dikkat çeken kısmında sahneye Bursasporlu genç oyuncu Enes Ünal çıkıyor. Ünal, kendisine sunulan içi para dolu zarfı geri çeviriyor. Ardından Ünal’ı aydınlığa açılan bir kapıda eski milli futbolcu Metin Tekin karşılıyor. Spotun son kısmında Tekin, 'Şikeye sakın göz yumma, temiz spora sahip çık' sloganıyla karşımıza çıkıyor.İHA
Isparta'daki Kazada Büyük İhmal!
Isparta'daki kazada ortaya çıkan bir ayrıntı herkesi şoke etti. 'Dayıbaşı' daha çok para kazanmak için 24 kişilik midibüse 46 kişi bindirdi ve hayatını kaybedenlerden çoğu araca jandarma kontrolünü geçtikten sonra bindi!Türkiye dün sabah Isparta'dan gelen felaket haberiyle uyandı. Karaman'ın Ermenek İlçesi'nde madende yerin altında suyun içinde 18 işçi 5 gündür mahsur... İşçilerden 16'sı evli ve çocuklu... Yerin altındaki babalara ağlarken Isparta’nın Yalvaç İlçesi’nden elma bahçesinde çalışan işçileri Gelendost’a götüren midibüs kaza yaptı. Kazada 17 kişi öldü, 28 kişi yaralandı. Ölü ve yaralıların çoğu evlerine ekmek götürmek için didinen kadınlardı.Kaza dün saat 07.15 sıralarında Yalvaç’ın Balkonak Köyü’ne 2 kilometre uzaklıkta meydana geldi. Yalvaç’tan Gelendost’a elma toplama işinde çalışanları götüren ve sürücünün kimliği henüz öğrenilemeyen midibüs, virajlı yolda şarampole yuvarlandı.KAZADA ÖLENLERİN İSİMLERİKazada hayatını kaybedenlerin sayısı 17'ye yükseldi. Ölenlerin isimleri şöyle:Sürücü Metin Arslanalp (47), işçiler Havva Caran (20), Arife Aktaş (33), Ceylan Aksoy (19), Reyhan Caran (44), Veli Can Çelik (13), Gülseren Yayla (49), Mahsude Ünsal (57), Havva Yiğit (58), Ayşegül Karataş (36), Mihri Kale (36), Ayşe Kale (33), Şerife Aksoy (58), Muazzez Balık (62), Elmas Çelik (59), Emel Arslanalp (24) ve Buket Keskin (26).28 YARALININ İSİMLERİYaralılardan Nezahat Çakır (45), Serap Aksoy (29) ve Sevgi Ürkmez (45) Isparta Devlet Hastanesi’nde; Mevlüt Çeliker (65) Yalvaç Devlet Hastanesi’nde; Yasemin Bozoğlu (24), Mevlüt Akkuş (55) ve Neşe Çoban (39) Gelendost Devlet Hastanesi’nde; Gülesen Duru (54), Çağlar Turgut (15), Müesser Turgut (47), Elif Caran (65), Süleyman Turgut (14), Nazlı Turgut (19) ve Songül Arslanalp (42) ise Şarkikarağaç Devlet Hastanesi’nde tedavi altında bulunuyor.Kazada yaralananlardan Leyla Çelik (44), Şerife Özkan (48), Meral Arslanalp (24), Erkan Arslanalp (16), Ömer Akdeniz (46), Ömer Samur (12), Sibel Arslanalp (12), Durmuş Ali İlboğa (25), Ümit Samur (25) Akşehir Devlet Hastanesi’nde tedaviye alınırken Akşehir’e getirilen ve durumları kritik olan Nermin Ülker (33), Rabia Caran (16), Fatma Önay (40), Esme Altunbay (36) ve Sultan Bozdağ (38) Konya’daki hastanelere sevk edildi.Yalvaç Kaymakamı Ahmet Altıntaş, ilçenin Balkonak mevkisinde Akşehir'den Gelendost'a elma toplamaya giden işçileri taşıyan midibüsün ilk belirlemelere göre freninin boşalması sonucu yol kenarında istinat duvarına çarpıp yan yattığını belirtti.KAZA NEDENİ YOLCU FAZLALIĞIIsparta’dan gelen bir ekip, 1999 model midibüsün lastiklerinin derinliklerini ölçtü, aracın genel durumuyla ilgili notlar aldı. Kaza yapan midibüste kapasitesinin üzerinde yolcu alınması nedeniyle yaklaşık 1200 kilogram fazla ağırlık tespit edildi. Aracın freninin patlamasına bu aşırı yolcu almasının neden olduğunu belirten yetkililer, incelemelerin bu doğrultuda sürdürüldüğünü açıkladı.İŞÇİYE 35 LİRA YEVMİYEBahçelerdeki elma toplama işinde çalışan işçilere, bahçe sahibi tarafından kişi başı 50-55 lira ödendiği, bu paranın 20-25 lirasının işçileri bulan ’dayıbaşı’ adı verilen organizatörler ve ulaşım için kesildiği belirtildi. Böylece işçilerin eline günlük 30- 35 lira geçtiği öğrenildi.'BUGÜN OKULA GİTMEDİK'Isparta'nın Yalvaç İlçesi yakınlarındaki 18 kişinin yaşamını yitirdiği midibüs kazasından sağ kurtulan 16 yaşındaki Erkan Aslanalp ile 12 yaşındaki kardeşi Sibel Aslanalp kaza anında yaşadıklarını anlattı. Kardeşi Sibel ile birlikte 18 kişiye mezar olan midibüsten canlı çıkmayı başaran Erkan Aslanalp o anları şöyle anlattı. 'Sabah erken saatlerde elma toplamak için yola çıkmıştık. Aile bütçesine katkıda bulunmak için kardeşimle berbaer bugün okula gitmeyip elma toplamaya gidicektik Günlük 35 lira alıyorduk. Kaza anında minibüste uyuyorduk, kaza olunca camı kırarak dışarı çıktık.' Akşehir İsmet İnönü Endüstri Meslek Lisesi'nde eğitim gören Erkan Aslanalp boş günlerinde ve fırsat bulduklarında, kardeşi Sibel ile elma toplamak için bahçlere gittiklerini ifade etti. Küçük yaşlarından beri elma toplamak için bahçelere gittiklerini ifade eden Erkan Aslanalp hala Akşehir Devlet Hastanesi'nde tedavi altında kardeşi Sibel ise taburcu oldu.'GİTME ANAM DEDİM, GİTTİ'Ölen işçilerin yakınları, her sabah Akşehir’den gelen ve işçileri taşıyan midibüslerin ayakta yolcu götürdüğünü ileri sürdü. Morgda cenazesini teşhis eden bir kadın, 'Olmaz olsun fakirlik. Nasıl dayanayım ben bu acıya, ciğerim yanıyor' diye feryat ederken, bir başka kadının, 'Gitme anam dedim. Çalışma dedim. Yine gitti. Oysa ölüme gitmiş' sözleri yürekleri burktu.KAZADAN YARA ALMADAN KURTULAN TEK KİŞİKazadan yara almadan kurtulan tek kişi ise dedesinin kucağında oturan 4.5 yaşındaki Nebi Ürkmez oldu.Kazadan yara almadan kurtulan 4.5 yaşındaki Nebi Ürkmez, kendisini aynı araçta bulunan dedesi Mevlüt Çeliker’in üzerine kapanarak kurtardığını anlattı. Evde yalnız kalamadığı için annesi Sevgi Ürkmez ile Gelendost’a her sabah elma toplamaya giden Nebi, kaza sırasında dedesinin kucağında olduğunu söyledi.Aracın yoldan çıkmasıyla birlikte dedesi Mevlüt Çeliker’in kollarının arasına alarak kendisini kucakladığını belirten küçük Nebi, 'Termosla çay içtiğimiz sırada otobüs yuvarlanmaya başladı. Sonra kaza oldu. Dedem yaralandı. Baban gelip seni alacak dedi' diye konuştu.GÜNDE ORTALAMA 10 KİŞİ ÖLÜYORSağlık Enstitüsü Derneği (SED) Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, yaptığı yazılı açıklamada, Isparta’daki kazaya dikkati çekerek, acil eylem planlarını oluşturmak için derneğin ev sahipliğinde sivil toplum kuruluşlarının 9- 10 Kasım’da İstanbul’da,’Yol Güvenliği Sivil Toplum Buluşması’ gerçekleştireceğini bildirdi. Açıklamada ayrıca, midibüs kazasıyla ilgili şu tespitlere dikkat çekildi:'Emniyet kemerleri takılı olsaydı bugün yolcular yola fırlayıp ölmezlerdi, yaralanmazlardı. Yolcuları bilinçlendirmek çok önemli ve yasamızdaki emniyet kemeri bulundurma ve kullanma üzerine mevcut istisnalar ivedilikle kaldırılmalı, uygulama yakından takip edilmeli. Bu yıl, Eylül 2014 sonu itibariyle toplam 279 bin 215 kaza meydana geldi. 2709 ölü ve 214 bin 277 yaralımız var. Ortalama günde 10 ölü ve 793 yaralı ile karşı karşıyayız.'Çarpışmaların önlenmesinin kısa sürede başarılabilecek bir konu olmadığı kaydedilen açıklamada, 'Çarpışma anında maksimum korunmayı tesis edebilmeliyiz. Emniyet kemeri takılmadığı zaman çarpışma anında yolcuların ve sürücülerin yola fırladıkları ya da araç içerisinde araca veya diğer yolculara çarpmak suretiyle yaralandıkları ve öldükleri bir gerçek. Eylül 2014 sonu itibariyle, 307 ambulansın, 11 bin 113 otobüs ve minibüsün, 87 bin 795 otomobilin (Bu otomobillerin yüzde 26’sı 1995 model öncesi araçlardır) kazaya karıştığını görüyoruz. Otobüs yolcuları, 1995 model öncesi otomobillerin arka koltuk yolcuları ve ambulanslarda sağlık personeli için emniyet kemeri bulundurma ve kullanma zorunluluğu getirilmelidir' denildi.KAZADAN YARALI KURTULAN LİSELİ ANLATTIIsparta’nın Yalvaç İlçesi yakınlarındaki 18 kişinin yaşamını yitirdiği midibüs kazasından hafif yaralı kurtulan tedavisinin ardından taburcu olan Akşehir İsmet İnönü Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Erkan Aslanalp yaşadıklarını anlattı. Midibüste 12 yaşındaki kız kardeşi Sibel Aslanalp’ın da bulunduğunu ve kardeşinin de taburcu olduğunu belirten Erkan Aslanalp, şunları söyledi:'Sabah erken saatlerde elma toplamak için yola çıkmıştık. Aile bütçesine katkıda bulunmak için kardeşimle beraber bugün okula gitmeyip elma toplamaya gidecektik. Günlük 35 lira alıyorduk. Kaza anında minibüste uyuyorduk, kaza olunca camı kırarak dışarı çıktık.'Erkan Aslanalp boş günlerinde ve fırsat bulduklarında, kardeşi Sibel ile elma toplamak için bahçelere gittiklerini ifade etti.Nurettin Arkan - DHA
Göçük Altında Beşinci Gün
18 işçi, 5 gündür Ermenek'teki kömür ocağında, toprağın ve suyun altında. Madene dolan su önemli ölçüde boşaltıldı, şimdi ekipler çamurla mücadele ediyor.Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) yapılan açıklamada çalışmaların geldiği aşama şu şekilde anlatıldı;“İkinci bir kazaya sebebiyet vermemek ve çalışma alanının güvenli bir hale dönüştürülmesi için, su çekildikten sonra alanda çamur boyutunda olan malzeme dışarı çekiliyor, basıncın etkisiyle tavanda ve yan duvarda oluşan malzeme dolguları tahliye ediliyor. Alan temizlendikçe pompalar aşamalı bir şekilde daha aşağıya indiriliyor.''Madendeki suyun tahliyesi ile ortaya çıkan çamur ve hafriyatın dışarıya atılması çalışmalarının Türkiye'nin farklı illerinden bölgeye getirtilen araç ve malzemelerle sürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, ''Gece gündüz özverili bir şekilde devam eden çalışmalar için çok sayıda motopomp, jeneratör, çamur pompası, arazöz, hidrosap, sondaj aracı, seyyar aydınlatma cihazı, çadır, battaniye ve uyku tulumu, seyyar mutfak, mobil yatakhane, kumanya ve içecek sevk edildi'' ifadesi kullanıldı.AFAD açıklamasına göre maden ocağındaki çalışmalara 123’ü su ve çamur boşaltma işleminde olmak üzere toplam 627 kişilik ekip ve 138 araçla ara verilmeden devam ediyor. Ayrıca 15 dalgıç da hazır bekletiliyor. Açıklamada madenci aileleri ve kurtarma ekipleri için yapılan çalışmalar ise şöyle;''Mahsur kalan madencilerin aileleri ile sahada görevli personelin dinlenmesi ve barınması için tesisler oluşturuldu. AFAD ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın psikososyal destek ekipleri, kömür ocağında mahsur kalan madencilerin çocukları için çeşitli etkinlikler düzenliyor, ailelere destek oluyor. Çocuklar için bölgede oyun çadırı kuruldu.”AA
Diyarbakır'da Yürüyüş ve Miting Sorunsuz Şekilde Sona Erdi
HDP'nin izinsiz sokağa çıkma çağrısı üzerine Diyarbakır'da yürüyüş ve miting düzenlendi. Yürüyüş ve miting sorunsuz bir şekilde sona erdi.HDP'nin izinsiz sokağa çıkma çağrısı üzerine Diyarbakır'da yürüyüş ve miting düzenlendi.Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Başkanlığınca düzenlenen yürüyüş ve miting için bir grup, Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı'nda toplandı.Daha sonra HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, DBP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt'ün de aralarında bulunduğu grup İstasyon Meydanı'na doğru yürüdü.Yürüyüş sırasında güvenlik güçleri yürüyüşe katılanların belirlenen güzergah dışına çıkmamaları için cadde ve sokak başlarında zırhlı araçlarla, kollarında görevli yazılı bantlar bulunan DBP'li görevliler de el ele tutuşarak önlem aldı. Bir polis helikopteri de kent üzerinde uçuş gerçekleştirdi.Terör örgütünü simgeleyen posterlerin taşındığı yürüyüşte, sık sık terör örgütü IŞİD aleyhine sloganlar atıldı.Yürüyüşün ardından İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Aydoğan, IŞİD'in sadece Kürtlerin değil insanlığın düşmanı olduğunu ifade etti.'Kobani'deki bu insanlık dışı çetelere karşı sergilenen direnişi bütün dünya halkları izledi ve gördü. Bu nedenle 1 Kasım 2014 Dünya Kobani ile Dayanışma Günü ilan edildi' diyen Aydoğan, IŞİD'in Kobani'deki çok kimlikli, kültürlü ve inançlı modele saldırdığını belirtti.Aydoğan, 'Bugün IŞİD çeteleri Kobani'de kadın özgürlüğüne saldırıyor. Bugün Kobani'de sergilenen bir onur ve özgürlük mücadelesidir. Onun için dünya insanlığı Kobani'nin yanındadır' diye konuştu.Konuşmaların ardından miting olaysız sona erdi.Öte yandan, yürüyüş ve miting nedeniyle asker ve polis kentin bazı bölgelerinde güvenlik önlemi aldı. Bağlar, Sur, Yenişehir ve Kayapınar ilçelerinde bazı esnaf kepenk açmadı.Yürüyüş öncesinde güvenlik güçlerince düzenlenen operasyonda, şüphe üzerine 28 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.Aziz AslanAA
Reklam