onedio
Bilirkişi Raporuna Göre; 'Dünyanın En Büyük Adliyesi'nde Yangın Sistemi Çalışmıyor
‘Dünyanın en büyük adliyesi’ olarak tanımlanan Kartal’daki İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’nın inşaatında usülsüzlük iddialarına ilişkin hazıralanan bilirkişi raporuna göre, adliyede x-ray cihazı ve el dedektörleri eksik, yangın sistemi ise çalışmıyor.Üç yıl geçti, eksiklikler tamamlanamadıAdliyenin yapımında kusurlu ve noksan imalatlar bulunmasına rağmen bu işleri tamamlanmış göstererek, geçici kabul işlemini sağladığı öne sürülen yedi kişi hakkında açılan davada bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı.Eksik olduğu belirtilen 810 kalemin tespitinin yapılması için, mimar, inşaat, elektrik ve makine mühendislerinden oluşan dört kişilik bilirkişi heyeti, adliyenin 239 bölgesinde incelemelerde bulundu.39 sayfadan oluşan bilirkişi raporunda, 810 kalemden ‘geçici kabul’ sonrası yapılan işlemlerin listesi hazırlandı. Yaklaşık üç yıldır faaliyette olan adliyede eksikliklerin tamamlanamadığı tespit edildi.Yangın sistemi çalışmıyorBilirkişi raporunda adliyenin peyzaj ve mimari yönünden eksik olan 280 kaleminden 82’sinin, mekanik yönünden 202 kalemden 94’ünün, elektrik tesisatı yönünden ise 328 kalemde eksik imalatın tespit edildiği belirtildi.X-Ray ve metal kapı ve el dedektörü yönünden sekiz kalemin eksik olduğu ifade edilen raporda, yangın sistemlerinin çalışmadığı için yangın algılama sistemi ile entegrasyonunun yapılamadığı ifade edildi.Eksiklikleri adliye tamamlıyorSanık yüklenici firmanın adliyenin yapım işlerini bir noktaya kadar bitirdiği, geçici kabul sonrası adliyeye taşınmanın gerçekleşmesi sonucu elindeki malzemeleri adliyenin teknik servisine teslim ederek sahayı terk ettiği anlatılan raporda, geri kalan eksiklerin adliyenin teknik ekiplerince ve dışardan satın alınan hizmetlerle tamamlandığının anlaşıldığı kaydedildi.Davaya üç sanık daha eklendiÖte yandan yedi kişi hakkında ‘Edimin ifasına fesat karıştırma’ suçundan üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davaya üç sanık daha eklendi.Mahkemenin bulunduğu ihbar üzerine, aynı suçlamayla yüklenici firma olan Şira Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi’nin ortağı Fatih Gürpınar ve Hanifi Kaya, yüklenici firma hissedarlığını ve müdürlüğünü yapan Şakir Bakır hakkında dava açıldı.Diken
İztuzu’nun İhalesine Durdurma Kararı Kaldırıldı...
MUĞLA 1'inci İdari Mahkemesi, Ortaca İlçesi Dalyan Mahallesi'nde bulunan dünyaca ünlü İztuzu Plajı'nın ihalesine yönelik önceden verdiği durdurma kararını itiraz üzerine kaldırdı. CHP'li Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'nin yanıtlaması talebiyle meclise soru önergesi sundu.Ortaca Kaymakamlığı'nın İztuzu Plajı'nın Ortaca Belediyesi'nden alınarak ihaleyi kazanan firmaya teslim edilmesine ilişkin kararına karşı açtığı davada mahkeme geçen 23 Haziran'da ihaleyi durdurma kararı aldı. Aynı mahkeme itirazlar üzerine aldığı ikinci bir kararla durdurma kararını geçen 29 Eylül'de kaldırdı. Ortaca Belediyesi'nin 2'nci İdare Mahkemesi'nde açtığı ikinci davada; İztuzu Plajı'nın Valilik tarafından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne devredilmesine ilişkin kararın iptali ve yürütmenin durdurulmasını talebi henüz sonuçlanmadı, mahkeme şu ana kadar henüz bir karar vermedi.CHP'Lİ VEKİL'DEN GÜLLÜCE'YE SORU ÖNERGESİCHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, konuyu meclise taşıdı. CHP'li Milletvekili Demir'in Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'nin yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesi söyle:'Muğla Ortaca'da dünyaca ünlü İztuzu Plajı'nın Ortaca Kaymakamlığı'nca yabancı bir kuruluşun da ortak olduğu özel bir şirkete kiralanması aleyhine açılan davada daha önce yürütmeyi durdurma kararı verilmişti. Verilen yürütmeyi durdurma kararı 29 Eylül Pazartesi günü alınan ikinci bir kararla kaldırıldı. Büyükşehir Yasası'yla ihale bile edilmeden peşkeş çekilen İztuzu Plajı için verilen yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması İztuzu plajının geleceğini tehlikeye atmaktadır, endişeleri artırmaktadır. İztuzu Plajı'nın korunması için daha geniş daha etkin önlemler alınacak mıdır?'Cihan KAYA/ORTACA (Muğla), (DHA)
"Fenerbahçe Türkiye'dir"
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 'Hedef 1 Milyon Üye' projesinin lansmanında açıklamalarda bulundu.'Öncelikle bu önemli geeceye gösterdiğiniz ilgi ve sağladığınız katılımdan dolayı teşekkür ediyorum. Ülkemiz zor günlerden geçiyor ve bu günlerdeki hassa üst düzeydedir... 1 milyonun üye projesi ayrı bir anlam taşıyor. Fenerbahçe Türkiye'dir. Sosyal, siyasal ve kişisel farklılıklarımızı bir kenara bırakıp birbirimize sahip çıkmalıyız. Güçlü Fenerbahaçe'yi dosta düşmana göstermek zamanıdır. Bu gecenin bugün yapılması bizim için ayrı bir anlam ifade etmektedir. Bu proje bir kampanya değil aidiyat projesidir. Bağımsız ve güçlü Fenerbahçe'nin manifestosudur. ''Hedef çoğulcu ve katılımlı demokratik Fenerbahçe'dir. Fenerbahçe ne 3 puanlara, ne günlük derbi zaferlerine sığdırabilecek bir kulüp ve camia haline gelmiştir. Fenerbahçe'nin güçlü bir sivil toplum örgütüne gelmesi için bu ihtiyaç değil bir zorunluluktur. Bu projeyle birlikte Fenerbahçe yönetime ortak olacak ve yönetimde söz sahibi olacaktır. Seçim sisstemimiz il ve ilçemizden kurulan yerlerde sağlanacak. Fenerbahçe zengin ve ayrıcaklıklı kişilerin kulğbü olmak yerine halkın yönettiği bir kulüp olacaktır. Fenerebahçe'nin yakın tarihi ve fenerbahçe'ye yaşatılanlar anlatıldığında bu projenin anlamı ve önemi anlaşılacaktır. ''Biz bizi yönetiriz diyen her Fenerbahçeli'nin amacı bu olmalıdır. Güçlü ve ekonomik bağımsız Fenerbahçe'nin geleceğini imzalamak zamanıdır. Şimdi ilk ve son aşkımıza eylem gerektiren sevdamıza sahip çıkma zamanıdır. Bu projenin hem Fenerbahçemiz'e hem Türk sporuna hayırlı olmasını diliyorum... İyi ki Fenerbahçeliyiz , yaşasın Fenerbahçe.. 'Şampiy10
TFF'den E-Bilet Açıklaması
Türkiye Futbol Federasyonu, e-bilet sisteminin deplasmanlarda da kullanılmaya hazır olduğunu duyurdu.Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), e-bilet projesi kapsamında sisteme dahil tüm Spor Toto Süper Lig ve PTT 1. Lig kulüplerinin stadyumlarının hazır hale getirildiğini, seyircilerin deplasmana gitmelerinde sistemsel bir engel bulunmadığını açıkladı.TFF'nin internet sitesinden yapılan açıklamada, bugün bazı medya organlarında Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray takımları arasında bu sezon oynanacak müsabakalara deplasman taraftarı alınmama nedeni olarak e-bilet (Passolig) uygulamasının gösterildiği belirtilerek, şöyle denildi:'E-bilet projesi kapsamında sisteme dahil tüm Spor Toto Süper Lig ve PTT 1. Lig kulüplerimizin stadyumları hazır hale getirilmiş olup, seyircilerin deplasmana gitmelerinde sistemsel bir engel kesinlikle bulunmamaktadır. Bilindiği üzere e-bilet 14 Nisan 2014'te uygulanmaya başlamış, üç kulübümüz arasında oynanan maçlara deplasman seyircisi alınmaması uygulaması ise 17 Kasım 2011'de kulüplerimiz tarafından alınan ortak kararla başlatılmıştır. Ayrıca deplasman seyircilerine verilen seyir izninin ülkemizde federasyonumuz tarafından değil, kulüplerin ortak görüşleri sonucu il ve ilçe spor güvenlik kurulları kararıyla alınabileceğini bir kez daha hatırlatmak isteriz.'Sporx
Yolsuzluk Komisyonunun İki Aylık Çalışma Süresi Toplantı Yapılmadan Geçti
17 Aralık sonrası istifa eden dört eski bakan hakkında AKP’nin geciktirme hamlesiyle dört ay sonra kurulabilen soruşturma komisyonunun çalışma süresi hiçbir toplantı yapmadan bitmek üzere.Komisyonun MHP’li üyesi Mesut Dedeoğlu, AKP’nin amacının komisyonu çalıştırmadan kapatmak olduğunu savunurken, komisyonun AKP’li başkanı Hakkı Köylü ise 26 Ekim’de dolacak çalışma süresinin iki ay daha uzatılmasını isteyeceklerini belirtti.TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Kahramanmaraş Milletvekili Dedeoğlu, dört eski bakanla ilgili kurulan soruşturma komisyonunun, başkanlık divanını oluşturmak için bir araya geldikten sonra bir daha toplanmadığına dikkat çekti.Yarın ilk kez toplanacak komisyonun gündem maddesinin komisyonun çalışma süresinin uzatılıp uzatılmayacağı olduğunu belirten Dedeoğlu, “İktidar partisinin amacı, komisyonu hiç çalıştırmadan kapatmak ve dosyaları gizlemek” dedi.Komisyon üyesi bir vekil olmasına karşın dosyaları okuyamadığını, yolsuzluk iddiaları ile ilgili bilgi edinemediğini kaydeden Dedeoğlu, MHP olarak bu konunun peşini bırakmayacaklarını, komisyonun çalışmasını sağlayacaklarını söyledi.Komisyonun CHP’li üyesi İzmir Milletvekili Erdal Aksünger de, AKP’li komisyon başkanı Hakkı Köylü’nün iddiaların üzerini örtmeye çalıştığını savunarak, komisyonun bundan sonra tam zamanlı çalışmasını talep edeceklerini belirtti.AKP Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü ise 26 Ekim’de dolacak sürenin, bu tarihten geçerli olmak üzere iki ay uzatılmasını isteyeceklerini söyledi.Köylü, toplantıların ne sıklıkla yapılacağına ilişkin bir soruya ise, “İstediğimiz zaman yaparız; üç gün sonra da yaparız, beş gün sonra da yaparız” karşılığını verdi.AKP’nin geciktirme hamlesiyle dört ay sonra kurulabilen soruşturma komisyonun başkanı Köylü, fezlekeleri üyelere bile açmadan İstanbul Başsavcılığı’na geri göndermiş, Meclis’in tatile girecek olması nedeniyle görüşmelerin Ekim ayına sarkabileceği ifade edilmişti.Fezlekelerin savcılıktan ne zaman geleceğinin belli olmaması üzerine üç muhalefet partisi CHP, MHP ve HDP acil toplantı çağrısı yapmış, ancak dokuz AKP’li vekilin katılmaması nedeniyle komisyon toplanamadan dağılmıştı.Diken
Reklam
DurDe’den Suç Duyurusu: 'Sen Sakın İçinden Geldiği Gibi Yazma Yılmaz Özdil!'
Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Platformu, Sözcü gazetesinde yazmaya başlayan köşe yazarı Yılmız Özdil hakkında Suriyeli sığınmacılara yönelik nefret söyleminde bulunduğu gerekçesiyle yarın suç duyurusunda bulunacağını duyurdu.Hürriyet gazetesinden istifa ettikten sonra 10 Ekim’de Sözcü gazetesinde yazmaya başlayan Yılmaz Özdil, yeni gazetesi tarafından “Sen yine içinden geldiği gibi yaz Yılmaz” reklamlarıyla karşılanmıştı.DurDe Platformu’nun, “Sen sakın içinden geldiği gibi yazma Yılmaz Özdil!” başlıklı açıklaması şöyle:“Sık sık ırkçı yazıları ve beyanlarıyla gündeme gelen Yılmaz Özdil, 10 Ekim günü Sözcü gazetesinde yazdığı yazıda, Suriyeli sığınmacılara yönelik nefret söylemi kullandı.Özdil, hükümet tarafından statüleri dahi tanınmayan sığınmacılara ‘yedirdiğini, içirdiğini’ iddia ettikten sonra, ucuz iş gücü olarak görülen ve kölelik koşullarında çalıştırılan Suriyelilerin ‘ekmek elden su gölden’ yaşayıp ‘yan gelip yattıklarını’ savundu.Özellikle geçtiğimiz yaz aylarında birçok şehirde ırkçı saldırılara uğrayan Suriyeli sığınmacılar, Özdil tarafından bir kez daha hedef gösterildi.16 Ekim günü DurDe platformu olarak bu şahıs hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Konuya duyarlı tüm dostlarımızın katılımını bekliyoruz.” Ankara ZETE
Yeni Kimlikler Aralık'ta Verilmeye Başlanacak
Başbakan Davutoğlu, 'Yeni kimlikler, elektronik, biyometrik özellikleri de taşıyan kimlikler, Aralık ayından itibaren verilmeye başlanacak' dedi.ANKARABaşbakan Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanlığının güvenlik şartlarını iyileştirmenin yanı sıra vatandaşların hayatını da kolaylaştırmakla yükümlü olduğunu belirterek, 'Bu anlamda bürokraside tam bir devrim yapacağız. İçişlerinde yürütülen prosedürler en kısa, en seri, en az vakit ve enerji kaybettiren nitelikleri barındıracak' dedi.Davutoğlu, İçişleri Bakanlığında aldığı brifinge verilen arada yaptığı açıklamada, kendisine kapsamlı bir sunumun yapıldığını belirtti.Brifingi hazırlayanlara, İçişleri Bakanı Efkan Ala ile bakanlık yetkililerine teşekkür eden Başbakan Davutoğlu, 'İçişleri Bakanlığımız ülkemizin huzuru, devletimizin bekası, ayrıca vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin teminat alınması, uygulamada vatandaş ve insan odaklı bir kamu düzeninin korunması açısından en önemli bakanlıklarımızdan, devletimizin kurucu bakanlıklarından biridir' diye konuştu.Bakanlıkları sürekliliği ve değişimi bünyesinde barındıran kurumlar olarak nitelendiren Davutoğlu, şunları söyledi:'Bir taraftan köklü devlet geleneğimiz, bütün bakanlıklarımızın geriye dönük süreklilik ihtiva eden unsurları var, diğer taraftan da değişen sosyal şartlar, araçların değişimiyle birlikte sürekli bütün bakanlıklarımızın yenilenmesi, reforme edilmesi ve şartlara intibak ettirilmesi gereken hususlar var. Türk toplumu son derece dinamik, sosyal hareketliliği yüksek, bu anlamda da sadece göçler itibarıyla, şehirler ve bölgeler arası hareketlilik anlamında değil, siyasi, toplumsal, kültürel hareketlilik anlamında da dünyanın en dinamik toplumlarından birisi. Çevre, sınır ülkelerimize baktığımızda da buralarda yaşanan bazı olumsuz gelişmeler göz önüne alındığında, İçişleri Bakanlığımızın görev alanı ve bu görev alanı itibarıyla titizlik gösterilmesi gereken hususlar büyük önem arz ediyor.''Artık iç ve dış alanlar birbirinden uzak alanlar değil'Bakanlıklardan aldığı brifinglere yönelik takvimlendirmenin önceden yapıldığını belirten Başbakan Davutoğlu ,'Önemli olan İçişleri Bakanlığımızda, bütün hükümetimiz programında, esas olan husus ve temel ilke, insan odaklı ve vatandaşlarımızın hak ve özgürlükleri odaklı yaklaşımı benimsemektir' ifadesini kullandı.Davutoğlu, İçişleri Bakanlığının vatandaşların günlük hayatını ilgilendiren birçok alanda hizmet verdiğini ifade ederek, aldığı brifingin sadece güvenlik alanında olmadığını söyledi. Kaymakam ve valilerin eğitim imkanlarından, insan unsurunun geliştirilmesine kadar geniş çerçevede brifing aldığını bildiren Başbakan Davutoğlu, 'Türkiye hem bu dinamik değişim sürecini yönetebilecek hem de uluslararası alanda etkin bir yönetimi ve yönetişimi, sadece tek taraflı yönetimi değil, halkla iletişim halinde süren ve sivil toplumu da içine alacak şekilde yönetişim imkanlarını kullanan bir yapıya dönüşmek durumunda' diye konuştu.Nitelikli insan unsurunu devlet hizmetinin en önemli boyutu olarak değerlendiren Davutoğlu, şunları söyledi:'Kaymakamlarımızın ve valilerimizin özellikle uluslararası alandaki uygulamaları da görmek üzere eğitim sonrası ve hizmetiçi eğitimleri anlamında takviye edilmesi ve ihtiyaçları neyse bunların karşılanması yönünde bir çalışma planı geliştirme kararı aldık. Daha Dışişleri Bakanlığı döneminde de, İçişleri ile Dışişleri bakanlıklarımız arasında yaptığımız birçok ortak çalışmada da vurgulamıştık, valilerimizin dış tecrübe kazanarak özellikle sınır bölgelerimizde faaliyet yürütmeleri, büyükelçilerimizin veya konsoloslarımızın iç tecrübe kazanarak yine sınırlarımızda ve ötesinde faaliyet göstermeleri büyük önem taşıyor. Artık iç ve dış alanlar birbirinden uzak alanlar değil. Bu açıdan genel bir reform anlayışı içinde bütün mülki idarenin insan kaynağı itibarıyla eğitimin güçlendirilmesi ve insan kaynağının takviye edilmesi anlamında neler yapılabileceğini ele aldık.'Talimat verdiBakanlık tarafından gerçekleştirilen vatandaşa hizmet anlamında çok pratik ve onların hayatlarını kolaylaştıracak çalışmalarla ilgili de bilgi aldığını aktaran Başbakan Davutoğlu, bunların süratle devreye sokulmasına ilişkin talimat verdiğini söyledi.Söz konusu çalışmalar hakkında bilgi veren Davutoğlu, İçişleri Bakanlığının doğumundan vefatına kadar vatandaşa hizmet vermeye devam ettiğini belirtti.Davutoğlu, şunları kaydetti:'Mesela soyadı değiştirme... Birçok vatandaşımız için mahkemelere gidilmesi gereken uzun bir sürecin parçasıyken yeni uygulamayla dilekçeyle soyadı değişimi mümkün olabilecek. Birçok soyadları vaktinde verilmiş ama vatandaşlarımız açısından ve sosyal kültürel etki bakımından değiştirme zarureti olan soyadları var. Çok uzun mahkeme süreçleri olmayacak, dilekçeyle soyadı değiştirilecek. Doğum, ölüm, adres değişiklikleri elektronik ortamda yapılabilecek. Doğum için dahi ne kadar bürokratik uygulamaların olduğu hepimizin malumu. Yeni kimlikler ki son derece kullanışlı, elektronik, biyometrik özellikleri de taşıyan kimlikler Aralık ayından itibaren verilmeye başlanacak.'İfadenin yerinde alınmasıİfadenin yerinde alınmasına yönelik uygulamanın da hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyetini dile getiren Başbakan Davutoğlu, 'Yerinde ifade imkanıyla vatandaşlarımızın ifade vermek gibi, karakola gidilip böyle zorlu bir sürecin dışına çıkıp ifadelerin normal bir sosyal sorumluluk içinde alınabileceği ortamlar sağlanacak' dedi.Söz konusu çalışmaların hükümetin ve İçişleri Bakanlığının vatandaşa dönük yaklaşımının temel unsurlarını yansıttığını vurgulayan Davutoğlu, 'İçişleri Bakanlığımız sadece güvenlik şartlarını iyileştirmekle yükümlü değil, vatandaşımızın hayatını kolaylaştırmakla yükümlü. Bu anlamda bürokraside tam bir devrim yapacağız. İçişlerinde yürütülen prosedürler en kısa, en seri, en az vakit ve enerji kaybettiren nitelikleri barındıracak' dedi.Bakanlık tarafından, kaybolan çocuklara yönelik yapılacak uygulamaya ilişkin de bilgi veren Davutoğlu, şöyle konuştu:'SMS mesajıyla İçişleri Bakanlığımız, diyelim bir bölgede, bir çocuk kaybolmuşsa bütün eşkaliyle, özellikleriyle elektronik ortamda, o bölgedeki bütün telefon sahibi kişilere iletilecek. Eskiden olduğu gibi duvarlara, değişik yerlere 'bu çocuğu görmüşseniz bizi bulun'un ötesinde teknolojik imkanla anında bütün telefonlarda o resimler gözükecek ve bu tür durumlarda daha etkin görev yapma, müdahale etme imkanı olacak. Temelde devletimizin ve hükümetimizin amacı insanımızı, vatandaşımızı en iyi şartlarda yaşatmak, onların güvenliklerini teminat altına almak, özgürlüklerinin garantisi olmak ve hayatlarını kolaylaştırmak. İnsan odaklı bir anlayışla bakıyoruz.'Görüşmede, yurt genelindeki genel asayiş durumu, kaçakçılık, uyuşturucuyla mücadele konularının da ele alındığını, bu alanlardaki reformların gözden geçirildiğini belirten Davutoğlu, 'Uyuşturucu imal edenleri ya da satanları bir terör suçu işlemişcesine toplumsal açıdan bir tehdit olarak görüyoruz. Çünkü bir nesli yok etmeye yönelik bir eylemdir' ifadesini kullandı.Muhabir: Sarp ÖzerAA
Reklam
Minibüslerde Para Devri Bitiyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Kadir Topbaş’ın 3’üncü kez başkanlık koltuğuna oturmasının ardından 2015-2019 yılları arasında İstanbul’da yapılması planlanan projelerin maliyetleri, tamamlanma süresi ve genel ayrıntılarına ilişkin bilgiler içeren İstanbul’un Stratejik Planı açıklandı. Plana göre İstanbul’da raylı sistem uzunluğu yüzde 140 artacak, minibüs ve dolmuşlara İstanbulkart ile binilecek, taksiler ise merkezi sistemden yönlendirilecek, her yıl ortalama 780 sosyal konut inşa edilecek.İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve belediye meclisinde kabul edilen 2015-2019 Stratejik Planı’nda, İstanbul’da 4 yıl boyunca yapılması planlanan projelerin maliyetleri, tamamlanma süresi ve genel ayrıntılarına ilişkin bilgiler yer aldı. Planda, ana hizmet alanları Afet, Çevre, İmar, Kent ve Toplum düzeni, Kültür Hizmetleri, Sağlık Hizmetleri, Sosyal Destek Hizmetleri, Ulaşım Hizmetleri ve Genel Yönetim başlıkları altında toplandı.Raylı sistem uzunluğu yüzde 140 artacakStratejik Plana göre 2015 – 2019 yılları arasında raylı sistem projelerine 21,5 milyar TL harcanması hedefleniyor. Buna göre İstanbul genelinde raylı sistem uzunluğu 2019’a gelindiğinde yüzde 140, Anadolu Yakasında ise yüzde 295 artış gösterecek. Avrupa yakasında 2019 yılı sonuna gelindiğinde raylı sistem uzunluğunun 672 km olması hedefleniyor. Otobüs, minibüs ve taksilerin engelli kullanımına uygun hale getirilmesi hedeflenirken 2016 yılı sonunda minibüs ve dolmuşlarda İstanbulkart kullanılacak, taksiler ise merkezi sistemden yönlendirilecek.Deniz yolunun ulaşımdaki payı yüzde 5 olacakDeniz yolunun geliştirilmesi için ise 683 milyon TL harcanması planlanıyor. 2017’ye kadar alınacak 10 yeni gemi ile deniz yolunu kullananların oranı yüzde 5 olacak. Deniz taşımacılığı için şehir dışında kalan noktalara iskeleler kurulacak ve yük taşımacılığı buradan kalkan deniz araçlarıyla yapılacak. Haliç’e yüzer iskeleler, Karaköy iskelesi, Adalar sahil düzenlemeleri ve marina projeleri 2019’a kadar tamamlanacakHer yıl ortalama 780 sosyal konut yapılacakÖte yandan İstanbul’da birçok semtin Riskli Alan ilan edilmesi ile tartışmalara neden olan Kentsel Dönüşüm Projelerine 5 yılda 128,6 milyon TL ayrılacağı açıklandı. Belediye parselleri üzerindeki gecekonduları düzenli yaşam alanına dönüştürmek için 646.4 milyon lira harcanacak. Belediye parselleri üzerinde bulunan gecekonduların yıkımında her yıl ortalama 90 gecekondu tasfiye edilecek. Bu süreçte tamamlanan sosyal konut sayısının ise her yıl ortalama 780 olması planlanıyor.Yeşil alanlara 5.1 trilyonİstanbul’da yeşil alanların arttırılması için 5.1 milyar lira harcanması hedefleniyor. 1.4 milyon metrekareye çıkartılması planlanan yeşil alan ve mesire yerleri arasında Avrupa Yakası Kent Ormanı, Ortaköy vadisi, Zeytinburnu (Çırpıcı) Şehir Parkı, Sarıyer Hacıosman korusu, Küçükçekmece Menekşe Deresi, Bakırköy Florya Botanik Parkı gibi alanların tamamlanması bekleniyor. Ayrıca bu yıllar arasında Kadıköy meydanı 1. Ve 2. Etap Eyüp meydanı, Kabataş iskele meydanı, Beykoz Çubuklu ve Kanlıca meydanı, Bakırköy meydanı, Aksaray meydanı, Karaköy meydanı gibi merkezi alanların düzenlenmesi hedefleniyor.İstanbul’un tanıtımına 29.7 milyon harcanacakBoğaziçi öngörünüm alanını korumak ve geliştirmek için 6,5 milyon TL, Kültür ve tabiat varlıklarının korunması 347,3 milyon TL harcanacak. Tarihi sur, kale, çeşme, cami yenileme, eski eserlerin ve kayıp varlıkların ihyası, türbe ve mezarlıkların restorasyonu için 200 rölöve, restitüsyon, restorasyon projesi hazırlanacak. Yenikapı kalıntılarının koruma işi 2017’de %100 oranında bitecek. Öte yandan uluslararası alanda İstanbul’un tanıtımı için 29,7 milyon harcanacak. İstanbul’da düzenlenecek kültürel etkinliklere katılanların sayısının her yıl ortalama 1 milyon 200 bin olması hedefleniyor. Her yıl tiyatro, sinema, festival, yaz etkinlikleri gibi ortalama 2 bin adet organizasyon düzenlenmesi planlanıyor. Stratejik plana göre her yıl ortalama 70 tiyatro oyunu sergilenecek. Her yıl da bir adet ilçe kütüphanesini kitapseverlerin hizmetine açılacak.CNN Türk
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nden Kobani Çağrısı
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) IŞİD'in saldırılarına saldırılarına karşı Kobani halkıyla dayanışma çağrısı yaptı. FHKC açıklamasında 'Özellikle kadın savaşçıların aldığı rol ve liderlik, kahramanca bir fedakarlık örneği sunuyor' ifadesi dikkat çekti.Filistin devrimcilerinden de Kobani halkı ile dayanışma çağrısı geldi. Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC), IŞİD saldırılarına karşı Kobani halkıyla dayanışma çağrısı yaptı. FHKC adına Merkez Komite Üyesi ve Basın Sözcüsü Halit Bereket tarafından yapılan açıklamada 'Zaferin yolu halkların birleşik mücadelesinden geçiyor' denildi.'Tüm Filistinliler ve Arap devrimci güçleri, IŞİD ve onların emperyalist destekçilerine karşı mücadele eden Kürt direnişini desteklemek için güçlerini birleştirmelidir. İçinde bulunduğumuz koşullarda bölge halklarının ortak mücadele zemini bulunmaktadır ve birleşik halk mücadelesi zafer getirecektir' ifadelerinin yer aldığı açıklamada Suriye bütünlüğünün desteklendiğine dikkat çekildi.'KADIN SAVAŞÇILAR FEDEKARLIK ÖRNEĞİ GÖSTERİYOR''Kürt savaşçıların, kadın erkek ayrımı yapmadan, emperyalist güçler ile müttefikleri ve bölgedeki temsilcileri tarafından yaratılan, silahlandırılan ve desteklenen irticai gruplara karşı savaştıklarını' söyleyen Bereket, IŞİD'in Kobanê'ye ABD silahları ile saldırmasının rastlantı olmadığını da sözlerine ekledi.YPJ saflarında savaşan kadınların rolüne de atıfta bulunan Bereket 'Kürt direnişinin her düzeydeki mücadelesinde, özellikle kadın savaşçıların aldığı rol ve liderlik, kahramanca bir fedakarlık örneği sunuyor' dedi.Kobanê'yi destek eylemlerinde Türkiye'de katledilen direnişçileri de hatırlatan Bereket, özgürlük için savaşan Filistinli savaşçıların Kürt direnişçiler ile aynı siperde mücadele ettiklerini vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü:'Kürt özgürlük savaşçıları için Filistinli devrimcilerin desteğinin uzun bir tarihi var. Bölgedeki terörün asıl kaynağı olan emperyalizme, siyonizme ve vahşi irticai güçlere karşı durmamızı ve zafer kazanmamızı sağlayacak olan halklarımızın birleşik mücadelesidir.'ANF
Reklam
Chomsky: 'Kobani'de Katliam Olabilir, Türkiye'nin Rolü Kritik'
Filistin Halkının Ayrılmaz Haklarının Kullanılmasına İlişkin Komite tarafından Birleşmiş Milletler'e (BM) davet edilen Noam Chomsky basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.Chomsky, Filistin'in durumu, Suriye ve Irak'ta IŞİD'e karşı devam eden savaş ile ilgili çarpıcı yorumlar yaptı.Chomsky, Suriye'deki Kobani kasabasının İslam Devleti militanları tarafından kuşatılması ile ilgili soruları yanıtlarken, 'Türkiye, birkaç kilometre uzaktaki IŞİD'e değil de, Türkiye'deki PKK'ya karşı askeri müdahale düzenlemiş. Birleşmiş Milletler'in bölgeye askeri birlik sokması zor; fakat en azından bir ateşkes sağlaması gerekiyor' dedi.Chomsky, Türkiye'ye sınır kasabasının IŞİD tarafından yok edilmekten kurtarılması için kendi önemini kabul etmesi çağrısında bulundu ve “Muazzam sonuçları olan büyük bir katliam olabilir; Türkiye'nin rolü kritik' dedi.Chomsky, ayrıca konuşmasında 2003 yılında başlayan savaş sırasında Irak'ın mezhep dengesi üzerinde 'balyoz' etkisi yaratan ABD'yi de eleştirdi ve IŞİD'in oluşmasına neden olan koşulların yaratılmasında Washington'un sorumlu olduğunu ima etti.'Filistin devleti ABD'nin onayına bağlı'Chomsky, İngiliz Parlamentosu'nun Filistin toprakları bir devlet olarak tanımasını övgüyle karşılarken, Filistin Devleti için ABD'nin anahtarları elinde tuttuğunu vurguladı.Noam Chomsky 'İngiliz Parlamentosu'ndaki oylama bir tür eylem göstergesidir, büyüyen çabaya eklenerek dünyada etki sahibi devletlere baskı yapabilir' diye yorumladı.ABD dış politikası ve İsrail'in Filistin topraklarındaki eylemelerini şiddetli eleştirileriyle de tanınan Chomsky, ayrıca Batı Avrupa'da ilk ülke olarak İsveç'in Filistin'i bir devlet olarak tanıma kararını da övgüyle karşıladı.Chomsky, 'İngiliz milletvekillerinin Filistin Devleti'ne yönelik bu çok büyük destekleri, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da işlediği suç eylemleri ile arasına daha geniş mesafe koyma isteklerini yansımasıdır' dedi.Chomsky, Avrupa perspektifindeki bu değişime rağmen, Filistin-İsrail çatışması ile ilgili bir karara, Amerika Birleşik Devletleri'nin bu anlaşmayı kabul etmeye hazır olmadan ulaşamayacağı vurguladı.CNN Türk
"G.Saray, 2016'da Avrupa'ya Gidemeyecek"
G.Saray'ın divan kurulu toplantısına bomba bir iddia damga vurdu. Sarı kırmızılıların eski yöneticisi Mehmet Helvacı, mali yapının çok kötü durumda olduğunu belirterek, 'Galatasaray 2016 sezonunda Avrupa kupalarına katılamayacak' dediGalatasaray'ın ekim ayı olağan divan kurulu toplantısında görüşler bölümünde söz alan çok sayıda üye, başkan Ünal Aysal'ın olağanüstü genel kurula gidiş şekline tepki gösterdi. Aysal'ın, adaylara hazırlık süresi dahi bırakmadan, tek taraflı olarak seçime gitme kararının, Galatasaray Kulübü'nün geleneklerine aykırı olduğunu savunan üyeler, mevcut yönetimin herhangi bir ibra almadan gitmesinin de yanlış olacağına vurgu yaptılar.Söz alan üyelerden eski yönetim kurulu üyesi Mehmet Helvacı ise, mali yapıdaki bozulmadan dolayı, gelecek dönemde Galatasaray'ın Avrupa kupalarına katılamayacağını ileri sürdü.Mehmet Helvacı, 'G.Saray'ın hesapları çok kötü durumda. Seçim sonrasında yapılacak ilk iş mali durumun bağımsız bir kuruluşa denetlendirilmesi olmalıdır. Çünkü ne yapılırsa yapılsın bu mali tablo ile Galatasaray 2016 sezonunda Avrupa kupalarına katılamayacak' diye konuştu.Fotomaç
'Avrupa'dan Farklı Hiçbir Uygulama Getirmeyeceğiz'
Başbakan Davutoğlu, Türkiye'ye güvenlik reformuyla, Avrupa'dan ve dünyadaki demokratik hukuk devletlerinde olan kurallardan farklı hiçbir uygulama getirmeyeceklerini söyledi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanlığı'nda katıldığı bilgilendirme toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.Davutoğlu'nun konuşmasında öne çıkan bazı başlıklar şöyle:'Üzerinde çalıştığımız iç güvenlik reformu, aslında özgürlüklerimizi kullanmayı teminat altına alan içerikleri barındırıyor. Kesinlikle özgürlük alanımızdan, demokratikleşmeden hiçbir surette taviz vermeyeceğiz. Ama demokratik hakların kullanılması da bir kamu düzeni içinde olur.''Gösteriler kesinlikle haktır ve hiçbir şekilde engellenmeyecektir. Barışçıl gösteri yapma hakkını sınırlayan hiçbir tedbir getirmeyeceğiz, kimse burada yanlış bir kanaate sahip olmasın. Herkesin ifade hakkını ve gösteri hakkını kullanma imkanını muhafaza edeceğiz, burada bir sınırlama olmaz''Gösterilerde en müşfik şekilde güvenlik görevlilerimizi göreceksiniz. Müşfik, hukuka, hukuk devletinin bütün kurallarına saygılı. Ama birisi şiddet kullanıp başka bir vatandaşımızın hayat hakkını yok etmeye yönelirse bunun içinde belediye otobüsü yakmak vardır, ambulans yakmak vardır, molotof kokteyli atmak vardır, maske takıp kendi kimliğini gizleyerek neredeyse bir sivil çatışma ortamı yaratmaya çalışmak vardır. Arkadaşlar bunlara da kesinlikle tolerans gösterilmeyecek''Üzerinde çalıştığımız güvenlik reformu, kesinlikle polisiye tedbirler paketi değildir, güvenlik reformudur. Avrupa ve dünya standartlarında insan haklarını gözeten, kollayan ve aynı zamanda da bu hakların kullanımına engel teşkil edecek her türlü şiddete karşı da etkin tedbir alma imkanı sağlayan bir çerçeve üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz''Türkiye, Suriye'deki çatışmalardan hiçbir şekilde mesul değildir''Türkiye, Suriye'deki çatışmalardan hiçbir şekilde mesul değildir. Kobani'de yaşanan gelişmelerden hiçbir şekilde mesul değildir. Sınırımız açıktır, insani geçişler için ama Türkiye'yi bir problemin kaynağı, parçası gibi göstermek isteyenler ister dışardı olsun, ister içeride olsun kesinlikle farklı bir gündemin parçası olmuş olurlar. Peki sınırı açtık... Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını göndermeyiz, bunu açık söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının teminatı, güvendiği şey biziz''Hani o hamasetle 'biz gider savaşırız, gelenlere kapıyı açın' dendiğinde, 'Kobani'den gelen PYD'liler bıraksalar gidip kendi şehirlerini savunacaklar' diyenlere... Talimatımızla valilerimiz soruldu, onlar, küçük bir grup hariç, 'hayır biz gitmek istemiyoruz, Türkiye Cumhuriyeti'nde güven içinde kalmak istiyoruz' dediler. Ne yapalım, zorla mı gönderelim. Eğer Suriye'den gelenler savaşmak için geri dönmek istiyorlarsa, zaten savaşmak kastıyla gönderecek değiliz de geldikleri gibi giderler. Geldiklerinde bize sormadılar, giderken de biz sormayız 'niye gidiyorsunuz' diye''(Selahattin Demirtaş'ın açıklaması) Hamaset çok kolay, ne anlatılmak istendiği söylensin. Sayıları 300'e yakın PYD mensubu silahlarını teslim ederek Türkiye'ye geldi. Suriyelilerin Suriye'ye gitmek istemesi durumunda da engelleyen kimse yok. Sınır açık, gidebilirler. Gitmek istemediler''Getireceğimiz düzenlemelerin tümü demokratik ülkelerde olan düzenlemelerdir. Kamuoyumuz bazen bilmiyor, bazıları da yanıltmak istiyorlar. Batı'da ve değişik yerlerde de bu tür çalışmalar yapıldığını biliyoruz, zaten içeride bu tür suçlamalara çok çabuk alet olacak belli çevreler var. 'Türkiye otoriterleşiyor' gibi bir kampanyaya karşı kamuoyumuzu uyarıyorum. Türkiye'ye kesinlikle Avrupa'da veya dünyanın herhangi bir demokratik, hukuk devletinde olan kuralların dışında hiçbir şey gelmeyecek''Maske kullanılarak gösteri yapılamaz''Maske kullanılarak gösteri yapılamaz, molotof kokteyli atılamaz. Birisi çıkar da bu yasada 'molotof kokteyli artık suç sayılıyor, bomba sayılıyor' derse, evet bomba sayılacak. Eğer o molotof kokteyliyle hasta taşıyan ambulans yakılıyorsa kimse bize özgürlükten bahsetmesin. Eğer birisi 'maske takılması engelleniyor, özgürlük engelleniyor' diyorsa evet, maske takılmayacak. Maske takan alıp, götürülüp, tedbir alınacak. Maske takan kişi şunu deklare etmiş oluyor; ben kimliğimi gizliyorum, suç işlemeye hazırım''Polise sınırsız bir yetki verilmesi söz konusu değil, hepsi sınırlı, kısıtlı, tanımlanmış yetkiler olacak. Bir yetki istismarı olursa burada da güvenlik birimlerimiz aynı şekilde hukuk karşısında hesap verebilir durumda olacak. Kimse kullanma yetkisine sahip olmadan bir güç kullanamayacak'AA
Reklam
Para Mutluluğu Satın Alabilir mi? | Sosyal Deney İçerir
etiket
Yoksullara tanrıya inanıp inanmadığını soran adam, inanıyorum cevabı aldıklarına 'beni tanrı gönderdi' diyerek onları mutlu etmek adına onlara para veriyor. Bir sosyal yardım kampanyası olan videoyu sonuna kadar izlemenizi tavsiye ediyoruz.
Reklam
'Komünist ve Ateist Öğretmenlerin Defterini Düreceğim' Sözleri Meclis'e Taşındı
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu komünist ve ateist öğretmenlere “buradan defolun gidin sizin defterinizi düreceğim” diyen İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı’nın sözlerini soru önergesiyle meclise taşıdıCHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, geçtiğimiz günlerde imam hatip ortaokul ve lise müdürleriyle bir araya gelen ve yaptığı konuşmada “Okullarınızda bazı ateist, komünist öğretmenler var, çocukları bunlara teslim ederseniz onlar emek harcamazlar, Darwin teorisini anlatırlar. Derslere Komünistler giriyor, çocukların beynini yıkıyorlar. Dinimiz yerlerde sürünüyor. Bu nedenle din kültürü öğretmenleri çok önemlidir. Ben bu öğrencilerimin asla beynini yıkatmam. İzmir’de herkes birbirine şirin görünmeye çalışıyor, kimse riske girmiyor. Arkadaşlar siz riski göze alın. Ateist ve komünistlere defol git buradan deyin, defterlerini dürün. Okullarınızda böyle yapanlar varsa, odanıza çekin kollarınızı sıvayın, baktınız olmadı önce siz sonra ben ifadesini alacağım. Gerekirse bunların resen tayinlerini çıkartırım. Ben Konyalı’yım” diyen İzmir Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı’nın konuşmasında söylediği sözleri bir soru önergesiyle meclis gündemine taşıdı.Moroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Vefa Bardakçı’nın İzmir’de görev yapan öğretmenler için söylediği sözleri tasvip edip etmediğini sordu.Moroğlu, Vefa Bardakçı’nın katıldığı toplantı hakkında ve söylediği sözlerin ardından soruşturma yapılıp yapılmayacağı konulara değindi soru önergesinde şu soruları sordu:-İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı 20.08.2014 tarihinde Konak Hasan Sağlam Öğretmenevi’nde imam hatip ortaokulu ve liselerin müdürleri ile yaptığı bu toplantı bilginiz dahilinde mi gerçekleştirilmiştir?-Bu toplantıya kimler katılmıştır? Katılımcılar bu toplantıya resmi bir yazı ile mi yoksa telefon edilerek mi çağırılmıştır?-İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı’nın eğitimcilere ve İzmirlilere yönelik kullandığı yakışıksız, çağ dışı, aşağılayıcı ve bölücü dili tasvip ediyor musunuz?Bu konu ile ilgili olarak gereken soruşturmayı yapacak mısınız? Yürütülecek soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yapılması için İzmir İl Milli Eğitim Müdürü’nü açığa alacak mısınız?Sendika.Org
'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Erdoğan'a Vatana İhanetten Dava Açacak'
Star gazetesi yazarı Elif Çakır, 'paralel yapı'nın HSYK seçimlerinden sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı seçimlerine hazırlandığını iddia ettiStar Gazetesi yazarı Elif Çakır , HSYK seçimleri ve Ocak ayında yapılacak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı seçimi ile ilgili olarak, 'Yargıtay'da seçilecek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın ilk işi AK Parti'ye kapatma davası açmak olacak' diye konuştu.'Yargıtay'daki Yüksek Yargı üyelerinin çoğu cemaatin elinde' diyen Çakır, 'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı seçiminde de sandıktan 3 isim çıkacak. AK Parti'ye kapatma davasını açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya gibi bir isim aranıyor' ifadesini kullandı.Elif Çakır şöyle devam etti: 'HSKY'da yenilgi olsa da bu paralel yapı için bir son değil. Yapı'nın şimdiki hedefi Ocak ayındaki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı seçimi. Yargıtay’da seçilecek yeni Cumhuriyet Başsavcısı’nın ilk işi AK Parti'ye kapatma davası açmak olacak, ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a vatana ihanetten dava açılacak.'T24
Reklam