İş kazaları ve çalışan güvenliği için Başbakan Davutoğlu’nun önceki gün açıkladığı önlem ajandası, ‘düğmeye basarak’ iyi yönetişim sağlanacağını düşünenleri heyecanlandırmış olabilir. Ancak bu ajandada iş kazalarına ‘sıfır toleransla’ yaklaşma iradesi yok.Örneğin önlem ajandasının içindeki iki madde, hukukun üstünlüğü konusundaki ahlaki çöküntüyü apaçık ortaya seriyor; birincisi, iş kazalarını önlemek için, işyerinde çalışma güvenliğine dikkat gösteren işverenlerin prim ödemelerinin azaltılması. İkincisi de işyerinde kaza olan işverenlerin ihalelere katılımının iki yıl boyunca yasaklanması.
Gezi eylemleri sırasında dört gün gözaltında tutulan Fransız öğrenci 500 TL tazminat kazandı. Couvert haksız şekilde gözaltına alındığı, dört gün gözaltında tutulduğu, özgürlük, güvenlik, toplanma ve ifade özgürlüğü ihlâl edildiği gerekçesiyle dava açmıştı.İstanbul Gezi Parkı'nda başlayıp tüm yurda yayılan Haziran Direnişi sırasında İnsan Hakları Derneği’nde staj yaptığı için Türkiye ’de bulunan ve polisin attığı biber gazından korunmak için girdiği Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) binasında gözaltına alınan Erasmus öğrencisi Fransız Elisa Marianne Couvert’in hukuk savaşı sürüyor. Cumhuriyet gazetesinden Canan Coşkun'un haberine göre Couvert, haksız şekilde gözaltına alındığı, dört gün gözaltında tutulduğu, özgürlük, güvenlik, toplanma ve ifade özgürlüğü ihlâl edildiği gerekçesiyle Maliye Bakanlığı’na açtığı tazminat davasını kazandı. Mahkeme, 50 bin lira tazminat talep eden Couvert’e haksız tutuklama tarihi olan 14 Haziran 2013’ten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte 500 TL ödenmesine karar verdi. 50 BİN TL TAZMİNAT İSTEMİŞTİİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 'terör örgütü üyesi olduğu' gerekçesiyle yürütülen soruşturma sonucunda hakkında takipsizlik verilen Couvert, Maliye Bakanlığı’ndan 50 bin TL tazminat talep etmişti. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Couvert’in avukatı Gülizar Tuncer ile hazine vekili Ayşe Erdenur Baykal katıldı. Couvert’in avukatı Gülizar Tuncer tazminat talebine ilişkin mahkemeye sundukları dava dilekçesini tekrar ettiklerini belirtti. Hazine vekili Ayşe Erdenur Baykal ise davanın reddedilmesini istedi. Couvert’in manevi tazminat davasını kısmen kabul eden mahkeme heyeti, 500 TL’nin haksız tutuklama tarihi olan 14 Haziran 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Hazine'den alınıp Elisa Marianne Couvert’e verilmesine karar verdi. Couvert hakkında son olarak İstanbul 7. İdare Mahkemesi, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldıktan sonra sınırdışı edilmek üzere Mülteciler Geri Gönderme Merkezi’nde 10 gün tutulmasına yönelik İstanbul Valiliği’nce yapılan işlemin hukuka uygun olmadığını ifade etmişti. ANKARA 'DAKİ DAVA SÜRÜYORErasmus öğrencisi olarak İstanbul Galatasaray Üniversitesi’ne gelen Couvert, “Kürtçeyi sonradan öğrenen Kürt” konulu tezini hazırlarken İHD’de staj yapmaya başlamıştı. Couvert, Gezi Parkı direnişi sırasında, 11 Haziran 2013 sabahı duyduğu şiddetli patlama sesi ile kendisini sokağa atmış, gazdan korunmak için panikle kapısını açık bulduğu ilk bina olan SDP binasına sığınmış ve gözaltına alınmıştı. 'Terör örgütüne üye olmak'la suçlanan Couvert, sorgusunun ardından serbest bırakılmıştı. 8 gün Yabancılar Şube’de tutulan Couvert, işlemlerinin tamamlanmasının ardından da sınır dışı edilmişti. Yabancılar şubede tutulduğu süre içerisinde avukatı Gülizar Tuncer aracılığı ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’ne başvuran Couvert, hakkındaki sınır dışı kararının iptal edilmesi istemiyle dava açmıştı. Couvert’in sınır dışı edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı hakkında açtığı davada, Ankara 1. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Couvert’in, Ankara 1. İdare Mahkemesi’nde açtığı dava devam ediyor. Cumhuriyet
CNN televizyonu Başkan Obama’nın Suriye politikasını değiştirmeye hazırlandığını iddia etti. Yetkililer Türkiye ve diğer ülkelerin ısrarıyla Esad’ın gitmesinin planın bir parçası haline gelebileceğini söyledi.ABD Başkanı Barack Obama ağustos ayında IŞİD’e karşı henüz bir stratejileri olmadığını söylemişti. Beyaz Saray daha sonra örgüte karşı mücadelede önceliklerinin Irak’ı kurtarmak olduğunu açıklamıştı. Başkan Obama’nın IŞİD’e karşı koalisyon özel temsilcisi General John Alen, daha birkaç hafta önce eğit-donat programının amacının Esad’ı devirmek olmadığını özellikle vurgulamıştı. Ancak sonunda mevcut stratejinin yetersiz kaldığı anlaşıldı.‘Uçuşa yasak bölge’Amerikan CNN televizyonuna göre Başkan Obama, “Esad devrilmeden IŞİD’in yenilemeyebileceğini anladıktan sonra” ulusal güvenlik ekibinden Suriye politikasını tekrar değerlendirmesini istedi. CNN, Türkiye sınırına uçuşa yasak bölge kurulması ve Pentagon’un eğit-donat programının hızlandırılmasının masadaki seçeneklerden bazıları olduğunu öne sürdü.Milliyet'ten Pınar Ersoy'un haberine göre CNN’in deneyimli diplomasi muhabiri Elise Labott’a konuşan üst düzey yetkililer son bir hafta içinde bu konuda dört ayrı toplantı yaptıklarını, oturumlardan birini bizzat Başkan Obama’nın yönettiğini söyledi. İsmini açıklamayan bir yetkili “Başkan Suriye ve IŞİD stratejilerimizin nasıl uyuştuğunu incelememizi istedi” dedi. Yetkili IŞİD’i gerçekten yenmek için örgütü sadece Irak’ta değil Suriye’de de yenilgiye uğratmaya ihtiyaç olduğu gerçeğinin anlaşıldığını ifade etti.Bir başka yetkili Özgür Suriye Ordusu, bir yandan Esad bir yandan El Nusra gibi Radikal gruplarla mücadele ederken “önce Irak” stratejisinin makul olmadığını söyledi. Yetkili “İdeal bir dünyada IŞİD’i önce Irak’tan çıkarıp sonra rotayı Suriye’ye çeviririz. Ancak ılımlı muhalefet ezilirse ve IŞİD hâlâ oradaysa bu pek yardımcı olmaz” dedi. Bir başka yetkili de “Esad’ın devrileceğini umarak ılımlı muhalefeti desteklemenin işe yaramayacağı bir süredir ortada” yorumunu yaptı.Türkiye etkili olduCNN’e göre Başkan Obama’nın Suriye stratejisini gözden geçirmesinde Türkiye ve diğer Körfez ülkelerinin, Washington’un Esad’dan kurtulmak konusundaki kararsızlığından rahatsız olması da etkili oldu. CNN’e konuşan üst düzey bir yetkili “Daha güçlü bir değerlendirme yapma kararında koalisyon ortaklarından Suriye stratejisine ikna olmadıklarını duymamız etkili oldu” dedi.Kerry çözüm arıyorDiplomatlar Dışişleri Bakanı John Kerry’nin son aylarda Suudi arabistan, Türkiye, Rusya ve BAE ile Esad’ı ve yakın çevresini iktidardan diplomatik yollarla uzaklaştıracak ancak rejimi ve kurumların büyük bölümünü koruyacak bir formülle ilgili görüştüğünü söyledi.Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes ise günlük basın toplantısında “Suriye politikamızla ilgili resmi bir strateji değerlendirmesi yok” diyerek haberleri yalanladı. Rhodes Başkan Obama’nın Suriye’deki hedeflerle ilgili zor sorular sorulmasını istediğini ve mevcut strateji ile ilgili düzenli olarak değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi.300 bin dolarABD, IŞİD’e karşı operasyonu için saatte 300 bin dolar harcıyor. 96 gün önce başlayan operasyonun maliyeti günlük 8 milyon dolar. Toplamda 768 milyon dolara ulaşan rakam Irak ve Kürt güçlerini silahlandırma, hava saldırıları, malzeme ve asker naklini de içeriyor. 13 yıl süren Afganistan Savaşı için günde 200 bin dolar harcanmıştı.Royce: Türkiye asker gönderebilirTemsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce, CNN’de katıldığı bir programda Obama yönetiminin yeni bir stratejiyi değerlendirdiğini doğrulayarak bunu Türkiye ve Körfez ülkelerinin talep ettiğini öne sürdü. Royce Türkiye’nin ABD’ye “IŞİD’e karşı asker gönderebiliriz ama önce Esad’ı devirme planını görelim” dediğini iddia etti. Royce Türkiye’nin Esad’ın gitmesi halinde Suriye’nin tekrar birleşeceğini ve bu sayede IŞİD’in daha kolay yenileceğini hatırlattığını ifade etti. Körfez ülkelerinin de benzer mesajlar verdiğini ekledi.Pınar Ersoy | Milliyet
İstanbul’a gelişinde Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alınan ve sabah saatlerinde Bakırköy Adliyesine sevk edilen gazeteci Önder Aytaç, saat 11:00 sularında serbest bırakıldı.Bir dönem Polis Akademisi'nde öğretim üyeliği yapan gazeteci-yazar Önder Aytaç, dün saat 22.40'ta İstanbul'a geldi. Pasaport kontrolünden geçmek isteyen Aytaç, hakkındaki yakalama kararından dolayı gözaltına alındı.DHA'nın verdiği bilgiye göre Aytaç hakkında, Ankara 4'ncü Sulh Ceza Mahkemesi'nin, 'Devlet büyüklerini ve emniyet güçlerini aşağılamak ve tahkir' suçlamasıyla arama kararı bulunduğu ve bu karar doğrultusunda gözaltına alındığı bildirildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Havalimanı Şube Müdürlüğü'nde tutulan ve işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilen Aytaç, 11:00 sularında serbest bırakıldı.Aytaç, 'Suriye tapesi' soruşturması kapsamında da gözaltına alınmış ve sorgusunun ardından serbest bırakılmıştı.Ajanslar
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, kendisini istifaya davet eden muhalefet milletvekillerine yanıt vererek, “Soma kazasının ardından Bakanlar Kurulu’na istifamı sundum. Bir kez daha Başbakanımla paylaşacağım” dedi.Yıldız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2015 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında, 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma'daki Eynez ocağının geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu.Muhalefet milletvekillerinin, istifa etmesi yönündeki çağrılarına da yanıt veren Taner Yıldız, şöyle konuştu:'İstifaya davet etmek bir muhalefet partisi için makul bir istektir. Benim bunu değerlendirmediğimi zannetmeyin. Ben ilkeleriyle yaşamış bir insanım ve Bakanlar Kurulu'na bunu ilettim, Soma'da ilettim. Muhalefet partisinden 13 arkadaşımın tavsiyesini bir kez daha Başbakanımla paylaşacağım. Bu konuda kolay olanın istifa etmek olduğunu beni tanıyanlar bilirler. Makama, paraya bir bakış açım olduğunu herkes bilir. Bunlar konuşulmaz ancak yaşanır. O yüzden burada acıdan bahsedenlerin belki de bu acı kelimesini en son kullanacağı kişilerden birisiyim. İnsanlarla birlikte ağlaşmak, sıkıntılı insanların derdini anlamak ve onların ileriye dönük kaygılarını paylaşmak, bunların herbirisini ben yaşadım. Bunu da insani vazife olarak gördüm. Milyarlarca dolarlık yatırımın arasında muhalefet partisi için bulunmaz bir fırsat olduğunu biliyorum ve bunu çok da yadırgamıyorum.'
Sesler gerçekten komik şekillere sahipler. Elbette bunu gerçek hayatta göremiyoruz ancak su veya kum ile deneyler yapıldığında ortaya spiraller, kaleydoskoplar ve diğer çılgın görüntüler çıkabiliyor. Nigel Stanford tarafından oluşturulan bu video müziğin şeklini görmemize yardımcı oluyor.
İstanbul merkezli yasa dışı dinleme soruşturması kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 9 polis serbest bırakıldı.Hükümetin 'Paralel yapı' olarak nitelendirdiği, Gülen Cemaati'ne mensup olduğu iddia edilen polislere yönelik 'yasa dışı dinleme' operasyonunun son halkasında gözaltına alınan 17 polisin tamamı serbest kaldı. Gözaltına alınan 17 polisten 8'i savcılık tarafındandan, 9'u ise tutuklama talebiyle gönderildikleri mahkemece serbest bırakıldı.Son operasyon İstanbul merkezli olmak üzere Edirne ve Tekirdağ'da düzenlenmişti. Şüpheli polisler, aralarında milletvekili, savcı, hakim, siyasetçi, üst düzey bürokrat, emniyet personeli ve basın mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişiyi, sahte belgelerle yasa dışı örgüt üyesi oldukları gerekçeleriyle dinledikleri iddiasıyla gözaltına alınmıştı.Kaynak: AA
Amazon geçtiğimiz yılın ‘kara cuma’sı öncesinde (Amerikalıların çılgınlarca alışveriş yaptığı bir çeşit özel gün) Prime Air dağıtım servisini duyurduğunda pek çoğu bunun iyi bir şov olduğunu düşünmüştü. Fakat Amazon artık küçük ürünlerin dağıtımında kullanılacak droneları sürmesi için bir test pilotu aramaya başlayarak projede ilerleme kaydettiğini gösteriyor.Maalesef model uçağı olan herkes iş ilanına başvuramıyor zira Amazon 5 yıllık askeri veya sivil olarak en az beş yıl uçuş testi tecrübesi olan mühendisleri arıyor. Bir pozisyon Seattle’daki Amazon genel merkezinde, bir diğeri de İngiltere’de Cambridge’de açılmış bulunuyor. Aynı zamanda uçan droneları hedef olarak kullanmak isteyenlere karşı önlemler alması beklenen uçuş güvenliği yöneticisi de aranıyor.Gerçi Amazon için uçakları uçurmaktan ziyade bürokrasiyi aşıp gerekli izinleri almak ve ulusal çapta bir dağıtım ağı kurmak daha zor görünüyor.
Kobani’nin ardından bu kez Suriye’nin kuzeyinde PYD’nin ilan ettiği kantonlardan Afrin, KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın ‘Afrin düşerse süreç biter’ sözleriyle gündeme geldi. Al Jazeera Türk Afrin ve çevresindeki son gelişmeleri mercek altına aldı.Nusra Cephesi'nin, Kobani'nin batısındaki Afrin'e saldırmaya hazırlandığını söyleyen KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık, 'Kobani düşerse veya Afrin'e saldırılarsa, Türkiye'deki çözüm süreci biter' diye konuştu. Türkiye’nin Nusra Cephesi’ni durduracak nüfuzu olduğunu söyleyen Bayık, aksi halde 2013 Mart’ında başlayan ateşkesin bozulabileceğini ifade etti. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da, Salı günü partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, Nusra Cephesi’nin Afrin'e saldırı hazırlığı yaptığını dile getirerek, 'Kobani'de umduklarını bulamayanlar, direnişi bitirme muradına eremeyenler bu kez gözlerini Afrin'e dikti' dedi.Peki Afrin ve çevresindeki son haftalarda neler yaşanıyor? Bayık ve HDP’den gelen açıklamalar neyin sinyalini veriyor?PYD’nin Ocak ayında Kobani ve Cezire ile birlikte ilan ettiği üç kantondan biri olan Afrin, Suriye’nin Halep kentine bağlı, Türkiye’nin Hatay iliyle komşu olan bir sınır ilçesi.Bölgenin demografik yapısıyla ilgili net bir bilgi yok ancak farklı kaynaklar ilçede 300 bin ila 1 milyon arasında nufüs yaşadığını belirtiyor.Afrin Suriye rejiminin muhalifleri tamamen kuşatmak üzere olduğu Halep kent merkezine 60 kilometre uzaklıkta.Afrin’in güneyindeki Nübbül ve Zehra köyleri PYD ve Suriye rejimi tarafından kontrol ediliyor.Bu hatta yakın bölgede ise Nusra Cephesi, İslami Cephe, ÖSO ve bağlantılı grupların yanısıra, daha uzak mesafede olmasına rağmen doğu tarafına yakın bölgede de Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) unsurları bulunuyor.Nusra sınıra yaklaştıSon haftalarda Nusra Cephesi, Cemal Maruf’un liderliğini yaptığı ılımlı muhalif gruplardan Suriye Devrimciler Cephesi’nin elinden bazı bölgeleri alarak Afrin sınırına daha da yaklaştı.Bunun üzerine PYD, Halep merkezi yakınlarındaki Kürt köyleri Şeyh Maksut ve Halidiye’den Afrin bölgesine doğru takviye göndermeye başladı.Bölgede bulunan gruplar PYD’yi Suriye rejimiyle işbirliği yapmak ve Halep kuşatmasına karşı direniş göstermemekle suçluyor.Al Jazeera’nin sahadan edindiği bilgilere göre, İslami Cephe, Nusra Cephesi, ÖSO bünyesinde olduğu iddia edilen bazı gruplar ve IŞİD, Afrin’de PYD’ye karşı bir işbirliğine gitmeye hazırlanıyor.Afrin, Kobani’nin aksine Suriye’nin kuzeyindeki öteki Kürt bölgelerine nisbeten uzak bir noktada. Kasaba Kobani’ye 180 kilometre uzaklıkta. Dolayısıyla YPG birliklerinin olası bir çatışma durumunda bölgeye yeterli desteği gönderme olasılığı çok düşük.Bayık, Türkiye’nin Nusra Cephesi üzerinde söz sahibi olduğunu ve bu sebeple olası bir saldırıyı Türkiye’nin engelleyebileceğini belirtiyor.Türkiye’nin Nusra Cephesi ile organik bir bağı yok, ancak Ankara İslami Cephe grubuyla zaman zaman temas kuruyor, Batı ülkelerinin de tanıdığı HSO ve bağlantılı muhalif grupların üzerinde ise söz sahibi.Kobani’den sonra Afrin’de de çatışmaların patlak vermesi bölgede yeni bir insani krizin ortaya çıkmasına da sebep olabilir.Şiddetli çatışmaların yaşanması yüzbinlerce sığınmacının daha Türkiye’ye akın etmesi anlamına geliyor.Bu kez sığınmacı akının, Afrin’in komşu olduğu Hatay ve Kilis kentlerine yoğunlaşması söz konusu olabilir.Böyle bir durumda sığınmacıların gideceği bölgeler, Kobani-Suruç hattındaki durumun aksine, Türkiye içinde Kürt nüfusun yoğun olmadığı sınır kasabaları olacak.Serdar Ataş ve Erman Yüksel | Al Jazeera
Beşiktaş'ın Senegalli yıldızı Demba Ba, TRTSpor'a özel açıklamalarda bulundu. Siyah Beyazlılar'ın forveti, Fenerbahçe maçında kendisine penaltı yapıldığını ancak hakemin gördüğü halde beyaz noktayı göstermediğini söyledi.Beşiktaş taraftarını 'olağanüstü' olarak niteleyen Demba Ba, 'Hala kendi stadımızda oynamıyoruz ve oynadığımız stadın zeminiyle ciddi problemler yaşadık. Kariyerimde ilk defa 34 maçı da deplasmanda oynuyorum' dedi. Demba Ba, eski hocası Jose Mourınho ile ilgili olarak ise ilginç bir itirafta bulundu.'Müslüman bir ülkede olmak hayatımı kolaylaştırıyor'TRT Spor'da yayınlanan 'Spor Akşamı' programına samimi açıklamalarda bulunan Demba Ba, 'Türkiye'nin Müslüman bir ülke olması hayatımı kolaylaştırıyor' diye konuştu. Türkiye'yi ve İstanbul'u çok sevdiğini söyleyen Senagalli golcü, Beşiktaş taraftarını 'olağanüstü' olarak niteledi.İstanbul'da özellikle Sultan Ahmet'ti beğendiğini söyleyen Demba Ba, İstanbul'da camilerde az sayıda cemaat olmasını, çok sayıda cami olmasına bağladığını söyledi. Ba, yaşadığı uzun sakatlıklar döneminde, Allah'a sığınıdığını ve asla Allah'tan ümidini kesmediğini belirtti. Türkiye'ye birkaç yıldan beri gelmeyi düşündüğünü söyleyen Demba Ba, gelmeden önce başta Fenerbahçe forması giyen Moussa Sow olmak üzere birçok arkadaşından fikir aldığını ve bu görüşlerin Beşiktaş'a transferinde etkili olduğunu ifade etti. Beşiktaş'taki en yakın arkadaşları Yıldız futbolcu, Beşiktaş'taki en yakın arkadaşlarının 'Gökhan, Sivok ve Atiba' olduğunu açıkladı.'Gökhan Töre'yi çok seviyorum'Medyada son dönemde farklı konularla gündeme gelen Gökhan Töre'yi özellikle çok sevdiğini söyleyen Demba Ba, 'Benim tanıdığım Gökhan Töre gerçekten çok iyi bir insan ve sahip olduğu yetenek ve kapasitesiyle çok daha başarılı yerlere gelebilir' diye konuştu. Bilic'i övdüTeknik Direktörleri Slaven Bilic ile ilgili düşüncelerini de samimiyetle ifade eden Demba Ba, Hırvat çalıştırıcıyı oyuncularıyla iletişimde çok başarılı bulduğunu söyledi. Ba, 'Bilic'in etrafındaki ekip de çok kuvvetli, futbolu çok iyi biliyorlar' dedi.'Mourinho ile galibiyet sonrası konuşursanız daha iyi olur'Eski hocası Jose Mourınho ile ilgili de ilginç bir tespitte bulunan Demba Ba, 'Onunla bir yenilgiden sonra değil de bir galibiyet sonrası konuşmasanız daha iyi olur' açıklamasını yaptı.'Kariyerimde ilk defa 34 maçı da deplasmanda oynuyorum'Demba Ba, takım olarak çok iyi bir iş çıkardıklarını belirterek, 'Hala kendi stadımızda oynamıyoruz ve oynadığımız stadın zeminiyle ciddi problemler yaşadık. Kariyerimde ilk defa 34 maçı da deplasmanda oynuyorum. Ancak taraftarlarımız bize çok destek oluyorlar. Bu şartları göz önüne alırsak bence iyi bir iş çıkarıyoruz' ifadelerini kullandı.Hakemler ve Fenerbahçe maçındaki o pozisyon Beşiktaş'ın golcüsü söz konusu pozisyonla ilgili olarak ise 'Fenerbahçe maçındaki pozisyon kesinlikle penaltıydı ve bence hakem de gördü pozisyonu, orada hemen çizgi hakemine bakarsanız. Nerede olduğuna bakın anlarsınız. Başakşehir maçının hakemi ise bize iki kırmızı kart göstermesine rağmen bence çok iyi bir maç yönetti' dedi.'Gerçekten müthiş bir taraftara sahibiz'Beşiktaş taraftarına da övgüler yağdıran Demba Ba, 'Gerçekten müthiş bir taraftara sahibiz. Hayatımda ilk defa takım ısınmaya çıktıktan itibaren maç bitinceye kadar takımını destekleyen bir taraftar grubuyla karşılaştım. Gerçekten bunu samimiyetle söylüyorum; onların bize verdiği destek olağanüstü' dedi.'Stat bittiğinde birçok kulüp bizi imrenerek izleyecek'Senegali yıldız, yapımı süren Vodafone Arena konusunda da 'Gerçekten olağanüstü bir stat oluyor. Şuna inanıyorum, stat bittiğinde birçok kulüp bizi imrenrek izleyecek' yorumunu yaptı. Ligde en beğendiği oyuncularBa, Süper Lig'de en beğendiği oyuncuların Gökhan Töre, Wesley Sneıjder ve Moussa Sow olduğunu ifade etti.Demba Ba, 'Moussa Sow sıradışı bir oyuncu, hem iyi bir furbolcu hem de çok karakterli bir insan' dedi. Senegal Milli Takımınaa neden çağrılmadı? Golcü oyuncu, bu soruya şu yanıtı verdi: 'Senegal Federasyonu'yla aramın tozpembe olduğunu söyleyemem. Kariyerimin başından beri başarılıyım ve çok da katkı sağladım. Bunu sadece futbola bağlı sebeplerden olduğunu düşünmüyorum. Federasyonun görevi ülke futbolunu ileri taşımaktır, umarım onlar da bu şekilde karar veriyordur.''Gol atmayı seviyorum'Ba, 'Forvet olmasaydım başka bir pozisyonda oynamak istemezdim çünkü gol atmaktan çok keyif alıyorum ve futbolda başka hiçbir pozisyon forvet pozisyonu kadar bana haz veremez' diye konuştu. Özel hayatıÖzel hayatından da bahseden Senagalli Yıldız, yazın çocuklarıyla yaptığı boğaz turunu unutamadığını söyledi.Ba, 'Çocukluğum çok zor geçmedi ancak erken yaşta hayat kavgasının içine atıldım. Ailemin maddi durumu iyi değildi. Bir çift krampon alacağım zaman ya da deplasman masraflarını karşılamam gerektiği zaman oldukça zorlandığım zamanlar oldu. Ama o isteği ve kararlılığı gösterdim ve buralara geldim' dedi.Gelecek planları neler? Gelecek planlarına ilişkin soruya ise Demba Ba, 'Gelecekte teknik direktörlük yapar mıyım bilmiyorum ama genç oyuncuların eğitimine katkı yapmak daha çok ilgimi çekiyor' cevabını verdi.'Türk yemeklerini kestim'Ba, Türk yemekleri için ise, 'Türk yemeklerini kestim çünkü çok kilo aldım. Ama aldığım bütün kiloları verdim' ifadelerini kullandı.CNN Türk
H1 Unlimited denizlerin Formula 1’i gibi – tabii ondan farklı olarak daha fazla hızlı ve daha çok kazaya sahip. GoPro sayesinde saatte 320 kilometre hıza erişebilen tekneleri bu hızlarda kaza yaparken görme şansına sahibiz.
Guardian gazetesinin sanat eki G2 sayfalarında, son filmi 'Kış Uykusu' üzerinde yönetmen Nuri Bilge Ceylan'la yapılmış bir söyleşiye yer verdi.Britanya Film Enstitüsü'nde (BFI) de Kasım ve Aralık aylarında Ceylan'la ilgili özel bir program düzenleniyor.Yönetmenin tüm filmleri program kapsamında Enstitü'de gösteriliyor.G2 ekinde Guardian film eleştirmenlerinden Peter Bradshaw'un 'Kış Uykusu' üzerine yaptığı röportaj 'Büyük Uyku' adını taşıyor.Bradshaw Ceylan'la Cannes'da yaptığı röportaj ve filmle ilgili olarak öncelikle şunları yazıyor:'Kış Uykusu 196 dakika uzunluğunda ve düşüncelerle yoğun bir film. Karşılaşmamızdan önce filmi hazmederken bir ceylan yutmuş ve büyük parçayı ufaltmak için zamana ihtiyacı olan bir piton yılanı gibi hissettim.'Bradshaw övgüyle bahsettiği filmin konusunu anlattıktan sonra Ceylan'ın söylediklerini aktarıyor.Ceylan, film senaryosunu eşi Ebru Ceylan'la yazmayı tercih ettiğini çünkü eşinin ona karşı koyacağını bildiğini söylüyor.Başrol oyuncularından Haluk Bilginer'in filmle ilgili hep aklında olup olmadığına dair soruya cevaben Ceylan, 'Aklımda tek düşünce oydu. Yazmayı bitirdiğimizde kabul etmedi, çünkü yoğundu. Kendisinin bir tiyatrosu var. Haftada üç gece sahne alıyor. Başka insanları aradım. Ancak aklım hep ondaydı. Sonunda kabul etti. Onun programını kabul ettik; Serbest olduğunda çalıştık. O, her zaman tekti.'Bilginer'in canlandırdığı Aydın karakterinin sempatik olup olmadığını ve izleyici olarak filmin sonunda ona üzülünüp üzünülmeyeceğine dair soru karşısında Ceylan, 'insanın çok karmaşık olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor:'Bu karmaşıklığı olduğu gibi göstermek istedim. Hepimiz karmaşığız. Bir gün, bu çok iyi bir adam diye düşünüyorsunuz. Ancak ertesi gün çok gaddar birine dönüşüyor.'Bradshaw, filmde kara komedi öğelerinin de bulunduğunu belirtip Ceylan'a hiç komedi film çekmeyi hayal edip etmediğini sormuş.'Hayır, hayır, hayır!' diye başladığı cevabını şöyle sürdürmüş Ceylan: 'Ben bu tür bir adam değilim. Komedileri sevmiyorum. Gülmeyi sevmiyorum.''Ben melankolik şeyleri daha çok seviyorum. Ama arkadaşlar arasında gülmeyi seviyorum tabii ki.'Ceylan çok beğendiği yönetmelerin Yasujiro Ozu ve Rober Bresson olduğunu söylemiş.Bradshaw 'Uzak' filminde, ana karakterdeki kişinin ve konuğunun Andrei Tarkovsky'nin 'İz Sürücü' filmini izlediğini, biri uyuyakalınca diğerinin videoya porno film koyduğu sahneyi hatırlatıyor.Bradshaw burada sinemanın ustalarına gösterilen büyük saygıya yönelik bir taşlama olup olamayacağını sormuş. Ceylan'ın buna cevaben söylediği cümlelerden bazıları şunlar: 'Türkiye'de bu sahneyi yanlış anladılar. Tarkovsky'yi diğer adam uyusun diye koyduğumu düşündüler. Ama yine bunu nedeni, kendisi ve kaybolan idealleri arasında bir ilişki inşa etmek istemesiydi. Tarkovsky izlemeyi gerçekten istemişti.''Tarkovsky ve porno arasında o kadar uzun bir yol yok. İkisi de ihtiyaçlarımızdan gelir. Bir adam kaybolan idealleriyle bağlantı kuramıyor, bu yüzden mastürbasyon yapıyor. Bazen mastürbasyon dünyayı unutmak demektir.'BBC Türkçe
Emek ve meslek örgütleri, Başbakan Davutoğlu tarafından açıklanan 'İş Güvenliği Paketi'ni değerlendirdi: Bu paketin iş cinayetlerini engellemekle uzaktan yakından ilgisi yokBaşbakan Ahmet Davutoğlu tarafından önceki gün açıklanan 'İş Güvenliği Eylem Paketi'ne ilişkin ortak açıklama yapan emek ve meslek örgütleri, bu paketin iş cinayetlerini durduramayacağına dikkat çekti.DİSK, KESK, TMMOB ve TTB paketin içeriğini yorumlamak için basın toplantısı düzenledi. DİSK Genel Merkezi'nde yapılan toplantıya DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez'in yanı sıra, DİSK Yönetim Kurulu üyeleri ve DİSK üyesi sendikaların genel başkanları katıldı.'GÜNÜ GEÇİŞTİRMEKTEN İBARET'Dört örgüt adına ortak açıklamayı okuyan Mehmet Soğancı, “Bu paketin ülkemizde yaşanmakta olan iş cinayetlerini engellemekle uzaktan yakından ilgisi yoktur” dedi.Katılımcı ve demokratik bir yaklaşımla hazırlanmayan bu tür paketlerin günü geçiştirmekten öte bir amaca hizmet etmediğini belirten Soğancı, taşeronlaşma ve sendikasızlaşma durdurulmadıkça iş cinayetlerinin ve ölümlerin önüne geçilemeyeceğini ifade etti.ÖRGÜTLER DEVRE DIŞIİş kazalarının asıl nedeninin neoliberal politikalar olduğuna dikkat çeken Soğancı özelleştirme, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma, kuralsızlaştırma ve denetimsizleştirmeye dikkat çekti.İşçi sağlığı ve güvenliğinin aynı zamanda hekimlik ve mühendislik hizmeti olduğunu belirten Soğancı, 'Eğitim ve denetimde sendikaların yanı sıra hekim ve mühendis-mimar-şehir plancılarının örgütleri de rol üstlenmelidir. Ancak hem TTB hem TMMOB, AKP iktidarı tarafından hep devre dışı bırakıldı. Sendikalar ise 12 Eylül'den miras kalan antidemokratik yasalarla, barajlarla, yasaklarla kuşatıldı ve engellendi' dedi.'PAKET, SORUMLULUKLARIN ÜZERİNİ ÖRTÜYOR'Hükümetin sorumluluğu sadece işverenlere yıkamayacağını vurgulayan Mehmet Soğancı, şu ifadeleri kullandı; '2002'den bu yana meydana gelen ölümlerde, insanların sakat kalmasında; işverenlerin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlarının, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlarının, madenlerdeki kazalar nedeniyle MİGEM Genel Müdürünün önemli sorumlulukları vardır. Ne yazık ki yeni açıklanan paket, bundan öncekilerde olduğu gibi; konuya bütün olarak yaklaşmaktan uzak, sorunun merkezine inen ve ona göre çözümler üreten bir yapıda değildir. Bu paket, denetim işini özelleştiren piyasacı bir pakettir. Bu paket, sadece sorumluların sorumluluklarını örtme paketidir.'Sendikalaşmanın önünü açınDİSK, KESK, TMMOB ve TTB'den yapılan açıklamada, iş cinayetlerinin önlenmesi için yapılması gerekenler şöyle sıralandı:>> Yapılacak düzenlemelerde çalışma yaşamı bir bütün olarak ele alınmalı.>> Emekçilerin sigortasız ve güvencesiz bırakılmasını önleyecek düzenlemeler yapılmalı, kayıtdışı çalışma engellenmeli. Başta çifte baraj uygulaması olmak üzere sendikalaşmanın önünde engel olan ve ILO standartlarına aykırı engeller kaldırılmalı.>> Sendikaların, meslek odalarının, üniversitelerin katılımı ile Ulusal İşçi Sağlığı Güvenliği Kurumu oluşturulmalı, bu kuruluşlar kurumun yönetiminde egemen olmalı; kurum, idari ve mali yönden bağımsız, demokratik bir işleyişe sahip olmalı.>> Ulusal İşçi Sağlığı Güvenliği Kurulu oluşturuluncaya kadar, Çalışma Bakanlığı'nın işverenlerin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerini denetleyebilecek bir altyapıya sahip bilgi işlem sistemi aracılığı ile işyerleri izlenmeli. Uzman ve hekimlerin tespit ve önerilerini bu sistem aracılığıyla bakanlığa iletmeleri sağlanmalı.>> Kölece çalıştırmaya ve sendikasızlaştırmaya yarayan taşeron ve rödovans sistemi, başta ağır ve tehlikeli işkolları olmak üzere tüm işkollarında yasaklanmalı. Özellikle madenlerde kamu işletmeciliği esas alınmalı ve tüm yaşam alanlarında kamusal denetim egemen olmalı.Birgün
Brezilya yenilgisi sonrası Milli Takım aday kadrosuna alınmayan iki gurbetçi Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak’ın isimleri yeniden gündem oluşturdu.Hürriyet'in haberine göre; Dünya üçüncüsü olduğumuz dönemde takımın yıldız gurbetçilerinden olan Yıldıray Baştürk ile ay yıldızlı ekibin son durumu ve Gökhan Töre ile sorun yaşayan, son gelişmelerin ardından Fatih Terim tarafından kadroda tercih edilmeyen Hakan Çalhanoğlu ile Ömer Toprak olayı hakkında konuştu.Yıldıray Baştürk, Milli Takım kampındaki silah skandalının çözülememesini eleştirdi.İşte, Almanya’da yaşayan ve ay yıldız hayali kuran gurbetçilerin hislerini çok yakından bilen Yıldıray Baştürk'ün o sözleri..Gökhan Töre ile Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak arasında yaşanan olay, futbolun içinde olmaması gereken bir konu. Almanya kamuoyu da yaşananların üzerine gitti. Onlar da şaşkın. Fatih hoca 3 oyuncuyu da milli takıma kazandırmak ve onları barıştırmak adına hamle yaptı. Ömer ve Hakan ters tepki gösterip, kampa gelmeyince olaylar büyüdü.'FATİH HOCA YANLIŞ YAPTIĞINI BİLİYORDUR'Fatih Hoca olayı fazla küçümsedi. Ömer’in ve Hakan’ın tepki vermesini beklemediği için kampta olayı hallederim düşüncesindeydi. Bir sene öncesinden olayın bu seviyeye geleceğini tahmin edemedi. Türk futboluna zarar veren bir gelişme. Hata bence orada başladı. Olay küçümsendi. Ömer, Hakan ve Hakan’ın babasının açıklamalarını beklemiyordu Fatih hoca. Belki bugün yanlış yaptığını biliyordur.“TÜRK FUTBOLU ADINA DURUM ÇOK KÖTÜ”Ömer ve Hakan’ı kadroya almamak Fatih hocanın kararı. Kuvvetli kalmak adına “Benim çağırdım futbolcu kampa gelmeli” mesajı vermek istiyor. Bu bir şekilde cezalandırma. Ay yıldızlı takımda başarı olmadığı sürece, 1 numara gurbetçilerin Almanya’yı değil de Türkiye’yi tercih etmesi bundan sonra zor. Gurbetçilerin, Milli Takım’a bakışını, imajını değiştirmek lazım. İyi çalışma yok. Türk futbolu adına kötü bir durum. Bu nasıl giderilecek, esas mesele bu.'MİLLİ TAKIMA PROTESTO OLMAZ'Türk futbolcusunda yetenek var. Eğitim konusunda ise sıkıntımız bulunuyor. Bence alt yapı, zaman, para ve iyi eğitmenler bulmak lazım bir yerlere gelmek için. Alt yapıya önem verilmesi lazım. Buraya paraların harcanması şart.Türk seyircisi takımına olan reaksiyonunda kesinlikle haksız. Bana göre protestonun olmaması lazım. Elbette karşı takım, iyi futbolundan ötürü alkışlanabilir ama kendi futbolcunuzu yuhaladığınızda o oyuncudan yüzde 100 performans alamazsınız. Zaten motivasyon, özgüvenin dipte olduğu takımı yuhalarsanız bir dahaki maçta çok daha büyük sorun yaşarsınız.Bizim dönemimizde milli takım maçları tam doluydu. Tribünlerin boş olduğu karşılaşma oynadığımı hatırlamıyorum. Hep dolu tribünlere oynamıştık. En büyük artılarımızdan biri olan seyirci artık kötü yönde etkilemeye başladı takımı. Bu olmamalı.
Dünyanın en çok tercih edilen fotoğraf düzenleme uygulamalarının başında gelen VSCO Cam iPad uyumluluğu da içeren güncellemesini -VSCO Cam® 4.0- duyurdu. Böylelikle VSCO Cam kullanıcıları artık uygulamayı iPad cihazlarından da kullanabilecek.VSCO Cam bu güncellemeyle beraber iOS’taki en yeni işletim sistemleri ve boyutlarla da uyumlu oldu. Android kullanıcıları VSCO Cam’i Google Play’den , iOS kullanıcıları da App Store’dan indirebilirler.Webrazzi
THY reklamı için bu kez dünyaca ünlü iki futbolcu kamera karşısına geçti.Dünyaca ünlü basketbol yıldızı Kobe Bryant ile THY'nin reklam filminde oynayan Messi, bu kez de Galatasaray'ın eski futbolcusu Didier Drogba ile aynı reklamda oynadı.THY'nin merakla beklenen reklam filmi sosyal paylaşım sitelerinden ilk kez yayınlandı.CNN Türk
Hürriyet: Tarih betondan kurtulduMilliyet: Esad gitmeden IŞİD’i yenemeyeceğini anladı Sabah: 80 milyon TL'lik koltukVatan: İlk milli İHA’lar teslime hazır Taraf: Kılıçdaroğlu: Medyaya baskıyı Avrupa’da da anlatacakAkşam: Sahte kuşlar sokağa çağırdı Birgün: Erdoğan yalanlıyor Bakanlar doğruluyorStar: Paralel örgütün gizli odası bulundu! Cumhuriyet: Meclis de kararttıZaman: MEB, tahrif edilmiş belgelerle müdürleri başarısız gösterdiYeni Şafak: Polis eşlerini bile dinledilerEvrensel: AKP'li vekil TOKİ'nin 'alt gelir' dairelerini almış! Bugün: 800 bin işsize Suriyeli şoku
Ünlü işadamı Mehmet Sinan Kenanoğlu, Levent’te babasına ait otomobilde çenesinden vurulmuş halde bulundu. Polis, intihar şüphesi üzerinde duruyor.İç giyim firması Do-Re-Mi'nin sahibi, işadamı Mehmet Sinan Kenanoğlu (55), Beşiktaş Büyükdere Caddesi üzerinde, 34 HS 4983 plakalı aracının içinde başından vurulmuş olarak ölü bulundu. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede Mehmet Sinan Kenanoğlu'nun yaşamadığı anlaşıldı.ARAÇTA BİR TABANCA BULUNDUPolis ekipleri olay yerine güvenlik şeridi çekerek, olay yeri inceleme ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olayın olduğu yere gelen uzman ekipler araçta ve çevrede inceleme yaptı. Aracın içinde bir tabanca bulundu. Kenanoğlu'nu öldüren bu silahtan çıkıp çıkmadığı balistik ve olay yeri incelemesinin ardından belli olacak.MHP İL YÖNETİMİNDE GÖREV ALMIŞTIEdinilen bilgiye göre ilk bulguları değerlendiren polis, ağırlıklı olarak intihar ihtimali üzerinde duruyor.. Kenanoğlu, kısa süre öncesine kadar MHP İstanbul İl Yönetimi'nde Divan Kurulu üyesi olarak görev yapmıştı.Olayla ilgili soruşturma sürüyor.Milliyet
Bakırköy Adliyesi'ndeki duruşmalarına getirilen tutuklu ve hükümlülerden 10'u, adliye nezarethanesinin kilidini kırarak kaçtı. Tutuklu ve hükümlülerden 8'i görevli personel tarafından adliye birası içinde yakalanırken, 2 hükümlü ise o kargaşadan yararlanarak firar etti.İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, olay şöyle meydana geldi:'13 Kasım 2014 Perşembe günü Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde muhtelif suçlardan yatmakta olan ve davaları devam eden bir grup hükümlü/tutuklu, görevli Jandarma ekipleri tarafından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilmiştir. Saat 15.00 sıralarında, Bakırköy Adliyesi'nde duruşması biten 4 hükümlü/tutuklu, kalabalık bir grup tarafından, görevli jandarma personeline mukavemetle, bindirildikleri cezaevi sevk aracından alınmaya çalışılmıştır. Bu sırada çıkan karışıklıkta, duruşma sırası bekleyen adliye nezarethanesindeki hükümlü/tutuklulardan 10'u, bulundukları nezarethaneden kapı kilitlerini kırmak suretiyle kaçmışlardır. Kaçan 10 hükümlü/tutukludan 8'i görevli personel tarafından adliye binası içinde yakalanmış, 2 hükümlü ise oluşan karışıklıktan istifade ederek firar etmiştir.Firar eden 2 hükümlünün yakalanması maksadıyla özel ekipler görevlendirilmiş olup, olay ve sorumlularla ilgili başlatılan adli ve idari tahkikat devam etmektedir.'DHA
EDİRNE’nin Uzunköprü İlçesi’nde kömür ocağında grizu patlaması sonucu 3 işçi yaralandı. Ambulanslarla Uzunköprü Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan yüzünde ve kollarında 3’ncü derece yanık oluşan 2 işçi İstanbul’a, diğer işçi ise Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’ne sevk edildi.Olay, saat 19.00 sıralarında Uzunköprü İlçesine bağlı Altınyazı Köyündeki Mustafa Kuruya ait kömür ocağında meydana geldi. İşçiler, 6 metre derinliğe indiği sırada küçük çaplı grizu patlaması meydana geldi. Kaza sonucu Nezi Ören (48), kardeşi Seyfi Ören (44) ve oğlu Muhammet Ören (25) yaralandı. Diğer işçiler tarafından kömür ocağından çıkarılan yaralılar ihbar üzerine gelen ambulanslarla Uzunköprü Devlet Hastanesine götürülerek tedaviye alındı. Yaralılardan Muhammed Ören, Tekirdağın Çorlu İlçesindeki yanık ünitesine, sağlık durumu ciddi olan ve yüzünde yanıklar oluşan Nezi Ören ve Seyfi Ören ise İstanbul Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Madende çalışma durdurulurken, jandarma ekiplerinin olayla ilgili soruşturması sürüyor.DHA