onedio
2014 Yılının En Etkili 25 Genç İsmi
Time Magazin, 2014 yılının en etkili 100 ismini açıklamasının ardından daha küçük bir listeyle karşımıza çıkıyor bu sefer; '2014 Yılının En Etkili 25 Genç İsmi'. Televizyon ve sosyal medyadan fazlasıyla aşina olduğumuz bu genç isimler, toplumu etkilemekte en az yetişkinler kadar başarılı.İşte o 25 isim;
Sayıştay Raporuna Göre Kamu Hastanelerinde 16 Bin Diş İkinci Kez Çekilmiş!
Devlet hastanelerindeki tedavi ve ameliyat malzemelerinin SGK’ya şişirilmiş olarak fatura edildiği ortaya çıktı. Sayıştay, fazladan fatura edilen işlemler sonucu sağlık personeline “performans” üzerinden yersiz ek ödeme yapıldığını raporladı. 16 bin 49 diş ikinci kez çekildi.Bugün gazetesinden Kemal Elibol'un haberine göre, Tür­ki­ye Ka­mu Has­ta­ne­le­ri Ku­ru­mu­’n­da yap­tı­ğı de­ne­tim­de, Tür­ki­ye ge­ne­lin­de or­ta­la­ma fi­ya­tı 1,27 TL olan iğ­ne ucu­nun 10 ade­di 32 bin 400 TL’­ye, fi­ya­tı 1,54 TL olan la­teks mu­aye­ne el­di­ve­ni­nin üç ade­di­nin 15 bin 962 TL’­ye fa­tu­ra edil­di­ği gö­rül­dü. Aşı­rı fi­yat­lan­dı­ğı gö­zü­ken mal­ze­me­le­rin fa­tu­ra top­la­mı ile Tür­ki­ye or­ta­la­ma­sı fi­yat­la­rı ara­sın­da­ki fark­la­rın top­lam tu­ta­rı 15 mil­yon 584 bin 670 TL ola­rak he­sap­lan­dığı ifade edildi. Söz ko­nu­su uy­gu­la­ma­ların 15 mil­yon 584 bin 670 TL faz­la gös­te­rildiği belirtildi.OL­MA­YAN Dİ­Şİ ÇEK­MİŞ­LERSa­yış­tay de­ne­tim­le­rin­de da­ha ön­ce bir sağ­lık te­si­sin­de çe­ki­len bir di­şin tek­rar çe­kil­miş gi­bi gös­te­ri­le­rek fa­tu­ra edil­di­ği be­lir­len­di. Bu du­rum ra­por­la­ra­“İn­ce­le­me­miz­de 2012 ve 2013 yıl­la­rın­da söz ko­nu­su SUT kod­la­rı­nın uy­gu­lan­dı­ğı diş nu­ma­ra­la­rı tes­pit edil­miş, ay­nı diş nu­ma­ra­la­rı­na tek­rar çe­kim iş­le­mi uy­gu­la­na­rak fa­tu­ra edi­lip edil­me­di­ği araş­tı­rıl­mış, so­nuç ola­rak 2013’te da­ha ön­ce çe­ki­len 16 bin 49 adet di­şin ye­ni­den çe­kil­miş ol­du­ğu gö­rül­müş­tü­r” tes­pi­ti­ne yer ve­ril­di.Hatadan kaynaklandıTür­ki­ye Ka­mu Has­ta­ne­le­ri Ku­ru­mu, de­ne­tim­ler ne­ti­ce­sin­de ha­zır­la­nan Sa­yış­tay ra­po­ru­na iti­raz et­ti. Ce­vap ni­te­li­ğin­de­ki ya­zı­da, yan­lış mal­ze­me eş­leş­tir­me­le­ri­ne rast­la­nıl­dı­ğı, tüm branş­la­ra yö­ne­lik tıb­bi mal­ze­me­le­rin po­zi­tif lis­te­le­ri­nin ha­zır­lan­ma­sı ve her bir mal­ze­me­ye ger­çek pi­ya­sa fi­ya­tı­nın ve­ril­me­siy­le bir­çok so­ru­nun or­ta­dan kal­ka­ca­ğı ifa­de edil­di. Ku­rum, “Sarf mal­ze­me­le­rin aşı­rı yük­sek fi­yat­lar­la fa­tu­ra­lan­dı­rıl­ma­sı ME­DU­LA sis­te­min­de­ki muh­te­mel ha­ta­lar­dan kay­nak­lan­mış ola­bi­li­r” sa­vun­ma­sı yap­tı.KAMİL ELİBOL | BUGÜN GAZETESİ
Hong Kong'da Orantısız Şiddet Uygulayan Polislere Soruşturma
Hong Kong'da eylemcilere orantısız şiddet uygulayan polisler görevden uzaklaştırıldı.Hong Kong'da günlerdir hükümete karşı sokakları işgal eden eylemcilere orantısız şiddet uygulayan polisler görevden uzaklaştırıldı.Emniyet sözcüsü Lai Tung Kwok, eylemcilere karşı aşırı müdahalede bulunan ve darp eden polislere soruşturma açıldığını, soruşturma sonuçlanana kadar görevlerinden uzaklaştırıldıklarını açıkladı.Soruşturmanın, bir televizyon kanalına yansıyan bir görüntü sonrası açıldığı belirtildi. Görüntüde polis elleri kelepçeli şekilde yerde yatan eylemciye şiddet uyguluyor.Öte yandan, gösterilere polis müdahalesi sürüyor. Eylemciler tarafından işgal edilen ve barikatlar ile kapatılan Lung-Wo caddesindeki tünel polislerin müdahalesi sonucu boşaltıldı. Tünel merkez ve devlet binalarını bağlayan ana cadde üzerinde bulunması nedeniyle trafik felç olmuştu.Müdahale sonucu 45 eylemcinin gözaltına alındığı belirtildi.Etha
Belçika'da Yeni Sağlık Bakanı Tartışmaya Yol Açtı
Belçika’da 127 kilo ağırlığındaki siyasetçi Maggie De Block ’un Sağlık Bakanlığı görevine getirilmesi tartışma yarattı.Belçika’nın en popüler siyasetçilerinden biri olan ve gelecekte başbakan olacağı tahmin edilen De Block’un “aşırı kiloları nedeniyle halka kötü örnek olduğu ve sağlıkbakanı olarak görev yapmasının uygun olmadığı” iddia edildi.De Block’un sağlık bakanı olması ile ilgili tartışmalar Belçika’da yayın yapan VRT televizyon kanalının Washington muhabiri Tom van de Weghe’nin Twitter’da durumu eleştirmesi ile başladı.Hollanda’nın önde gelen televizyon kanalı NOS da 52 yaşındaki siyasetçiyi “Rubens tablolarından bir figüre” benzetti ve 25 yıl boyunca doktorluk yapan De Block’un sağlık bakanı olmasının tepki toplayacağını söyledi.Ancak Maggie De Block kendisine yöneltilen eleştirileri ciddiye almadığını belirtti ve konuyla ilgili yaptığı basın açıklamasında, “Ben bir model olmadığımın farkındayım. İnsanlar pakete değil içinde ne olduğuna bakmayı öğrenmeli” dedi.Dünya Sağlık Örgütü’nün 2008 yılında yayınladığı rakamlara göre Belçika’daki yetişkin nüfusun yüzde 48’i aşırı kilolu.De Block bir önceki Belçika hükümetinde Göç Bakanı olarak görev yapmıştı.T24
Haluk Kırcı: 'İliklerime Kadar İnanmıştım, Yüz Kişi de Gelse Öldürecektim'
Bahçelievler katliamı davasında ifadesi alınan Haluk Kırcı, 7 öğrenciden 5’ini kendisinin, 2’sini de Abdullah Çatlı’nın öldürdüğünü savunarak, “O günkü şartlar içinde inanmış bir militandım. İliklerime kadar inanmıştım. Yüz kişi de gelse öldürecektim” dedi.7 TİP’li öğrencinin 1978’de öldürülmesine ilişkin açılan Bahçelievler katliamı davasından hüküm giyen Ünal Osmanağaoğlu’nun, AİHM’nin lehine verdiği “adil yargılanmadığı” kararı üzerine açılan ve Osmanağaoğlu’nun hayatını kaybetmesiyle birlikte mirasçılarının sürdürdüğü “yeniden yargılama” talepli davada, hükümlü Haluk Kırcı Bursa Cezaevi’nden sesli ve görüntülü sistem üzerinden tanık olarak dinlendi.Bahçelievler’deki eylemi kendisiyle birlikte Kürşat Poyraz, Mahmut Korkmaz, Ercüment Gedikli ve Abdullah Çatlı’nın gerçekleştirdiğini söyleyen Kırcı, Ünal Osmanağaoğlu ile Duran Demirkıran, Ömer Özcan ve Bünyamin Adanalı’nın olayda yer almadığını savundu. “Olayın bir intikam saldırısı olduğunu ve o gece planlanıp, yapıldığını” kaydeden Kırcı, “eylemin, o günkü şartların gereği olduğunu” iddia etti.Maktullerden 2’sinin Sovyet ajanı olduğunu ileri süren Kırcı, “bu kişilerin peşlerinde aylarca dolaştıklarını” söyledi. Maktullerden 5’ini kendisinin, 2’sini ise Çatlı’nın öldürdüğünü savunan Kırcı, “ 5 kişiyi ben infaz ettim, 2 kişiyi Abdullah Çatlı. ‘İnfaz ettim’ derken, bunu göğsümü gere gere söylemiyorum. O günkü şartlar içinde inanmış bir militandım. İliklerime kadar inanmıştım. Yüz kişi de gelse öldürecektim. Keşke Türkiye o günleri yaşamasaydı, kardeş kavgasına sürüklenmeseydi. Ama o günkü şartları da bakıp, anlamak lazım” diye konuştu.Cumhuriyet Ankara Bürosu
Kanal D Ana Haber'i Cüneyt Özdemir Sunacak
Kanal D Haber'in haber anchorman'i Serdar Cebe'nin yerine CNN Türk'te yayınlanan '5N1K' programının sunucusu Cüneyt Özdemir getirildi.Medyatava'da yer alan habere göre kararı çalışanlara Kanal D Haber Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Sarılar duyurdu.Özdemir, 3 Kasım 2014 tarihinden itibaren öğrencisi olduğu Birand'ın anchormanlik koltuğuna oturacak.Serdar Cebe'nin bundan sonraki görevi ise henüz bilinmiyor.Diğer tafaftan bugün sosyal medyada yer alan '5N1K yayından kaldırıldı' iddiaları netlik kazanmış değil. ensonhaber.com'un haberine göre Cüneyt Özdemir'in sunduğu 5N1K programı haftalık olarak yayınlanacak.
Reklam
Kahve Yapan Robotlar Geliyor!
Kahvelerimizin robotlar tarafından hazırlanıp servis edileceği günler yakın gibi gözüküyor. Japonya’daki robot haftası kapsamında görücüye çıkartılan robotlar arasında Nextage adı verilen bir robot, pek çok endüstriyel işin yanı sıra kahve de yapabiliyor.
Türkiye Servet Adaletsizliğinde Dünya İkincisi
Dünyada toplam servet 250 trilyon dolar. Bu servetin yarısı ise sadece yüzde 1'lik kesimin elinde. Servet adaletsizliği konusunda ise Türkiye Rusya'dan sonra dünya ikincisi. Türkiye'de yüzde 10'luk kesim toplam servetin yüzde 78'ini elinde bulunduruyor. Türkiye'de dolar milyoneri sayısı da 2014 itibariyle 79 bin kişi.
Reklam
Tek Tıkla İnternet Girişimleri Hakkında Bilgi Veren Chrome Eklentisi: Starry
Product Hunt üzerinde dünün en beğenilen ürünlerinden biri olmayı başaran Starry , oldukça basit bir fikre dayanıyor.Starry ile Chrome tarayıcınızla ziyaret ettiğiniz internet girişiminin tek bir tıkla bugüne kadar aldığı yatırım miktarını, trafik bilgisini, kurucusunu/kurucularını ve Crunchbase ile AngelList gibi bazı dış bağlantılarını görebiliyorsunuz.İnternette gezerken denk geldiğiniz bazı sitelerin trafik ve diğer bazı benzer metriklerini tek tıkla öğrenmenizi sağlayan WebRank SEO gibi tarayıcı eklentilerine oldukça benzer bir yapıda olan Starry; kısa bir süre içinde internet girişimcilik ekosistemine yakın olan kişilerin favorilerinden biri haline gelebilir.Starry’de girişimin kurucusunu/kurucularını, eğer varsa Crunchbase üzerindeki yatırımcısını/yatırımcılarını, dış haber bağlantılarını, bugüne kadar aldığı yatırım niktarını, Alexa sıralamasını, ayrıca Crunchbase, AngelList ve Alexa bağlantılarını görebiliyorsunuz.Bunların dışında dilediğiniz girişimi favorilerinize ekleyerek otomatik olarak oluşturulan ‘Starry Favorites’ klasörü altında bookmark’lanmalarını sağlayabilirsiniz.Evet, belki Starry üzerinde sunulan bilgilere girişimin adını Google’a yazarak kısa bir sürede ulaşmak mümkün. Ancak hem şık hem de düzenli arayüzüyle uygulamanın kesinlikle ciddi anlamda zaman kazandırdığı da bir gerçek. Bakalım Starry internet girişimi meraklıları tarafından ne ölçüde kullanılacak?Webrazzi
İstanbul'da Korkunç Olay: 'Hastanede 4 Yaşındaki Çocuğa Tecavüz' İddiası
İstanbul’da 4 yaşındaki bir çocuğa tedavi için kaldığı hastanede tecavüz edildiği iddia edildi...Evrensel gazetesinde yer alan habere göre korkunç olay Fatih Vatan Caddesi üzerinde bulunan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 29 Mayıs Ek Hizmet Binası’nda gerçekleşti. Hastanede tedavi gören çocuğunun yanında refakatçi olarak kalan annesi kısa bir süreliğine dışarı çıktı. Bu sırada hastaneye gelen ve adı açıklanmayan bir adam kendisini “Çocuğun yakınıyım” şeklinde tanıtarak odaya girdi ve çocuğa tecavüz etti. Hastane görevlileri odaya girdiklerinde adamı suçüstü yakaladı. Şahıs hastanenin yanında bulunan Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Evrensel
Reklam
Şişli Belediyesi'nden LGBTİ'lere Sağlık Hizmeti
İstanbul Şişli Belediyesi , LGBTİ bireylere yönelik sağlık hizmetleri vermeye başladı.Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Şişli Belediye Başkanı Danışmanı Boysan Yakar, başta trans bireyler olmak üzere LGBTİ’lerin tedavi hakkına erişimde yaşadığı sıkıntılar nedeniyle belediyenin bu çalışmaya başlama kararı aldığını belirtti.İstanbul’da LGBTİ nüfusun en yoğun yaşadığı ilçelerden biri olan Şişli Belediye Başkanı İnönü, SPoD LGBTİ Derneği’nin yerel yönetimlerin LGBTİ haklarının hayata geçirilmesindeki sorumluluklarını hatırlatmak üzere hazırladığı LGBTİ Dostu Belediyecilik Protokolü ’nü ilk imzalayan CHP’li belediye başkan adayı olmuştu.Yakar, “Özellikle transların tedavi hakkından nasıl men edildiğini son 20 yılın medya arşivlerinde bulabiliyoruz. Ben de 11 yıldır LGBTİ hareketinin içinde bir insan olarak bu duruma bilfiil şahit oluyorum. Bunun yanı sıra cinsel yönelimi nedeniyle doktorların hastaları reddettiğini, tedavi etmek istemediğine dair bilgiler alıyoruz” diye konuştu.Belediyenin LGBTİ’lerin sağlık konusunda özel ihtiyaçlarına yönelik hizmet verdiğini söyleyen Yakar, bir taraftan sağlık personelinin toplumsal cinsiyet ve LGBTİ konularında eğitim alacağını da anlattı.“Belediyemiz LGBTİ Dostu Belediyecilik Protokolü’nün ilk imzacılarından olmuştu. Bu kapsamda Lambdaistanbul ve SPoD LGBTİ dernekleriyle belediye arasında yapılan toplantılarda sağlık hakkına erişim talebi öne çıktı. Birçok alanda faaliyet göstereceğiz ama önce sağlıktan başladık.“Özellikle sağlık kliniğinin saat uygulamasında değişikliğe gitme kararı aldık çünkü bilhassa translar gece geç saate kadar çalışmak zorunda olduğu için mevcut sağlık hizmetlerinden etkin bir şekilde yararlanamıyordu. Bunun yanısıra doktor ve sağlık personelinin ayrımcı tavırlarına maruz kalabiliyorlardı.”Bu nedenle Şişli Belediyesi'nin Kurtuluş’taki Sağlık İşleri Müdürlüğü Binası'nda bulunan polikliniğin çalışma saatleri uzatıldı, poliklinik bünyesinde bir aile hekimi haftanın beş günü saat 20:00'a kadar hizmet vermeye başladı.LGBTİ'lere yönelik sağlık hizmetlerinin daha geniş kapsamlı verilmesi amacıyla poliklinikte HIV, Hepatit ve benzeri cinsel yolla bulaşan hastalıklar için 3 ayda 1 ücretsiz tahlil, rumuz ile kayıt ve anonim test imkanı da sağlanacak.Çiçek Tahaoğlu | Bianet
Cem Yılmaz'a Yeni Filmi Hakkında Suç Duyurusu
'Pek Yakında' adlı filmde yer alan sigara ve alkol sahnelerinin, 'uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendirdiği' iddiasıyla, filmin yönetmeni ve başrol oyuncusu Cem Yılmaz hakkında suç duyurusunda bulunuldu.Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelen Bağımlılığa Hayır Derneği Başkanı ve İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Kural, hazırladığı suç duyurusu dilekçesini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sundu.Dilekçede, Cem Yılmaz'ın 'Pek Yakında' filmi hakkında, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın, 'filmde bağımlılığın özendirildiği' değerlendirmelerinin yer aldığı raporunun da bulunduğu aktarıldı.Filmin 15 sahnesinde toplam 10 dakika sigara ve meşrubat reklamı yapıldığı, 9 yerde içki sahnesi olduğu ve çeşitli küfürlerin yer aldığı savunulan dilekçede, 'Bu tür eylemlerin sigara firmalarının gizli reklam araçlarından olduğu, son zamanlarda derneğimiz tarafından alınan duyumlar arasındadır. Yüksek miktarda ceza verilmediği veya denetimsiz bırakıldığı takdirde bu tür vakaların tekerrür edeceği herkesçe malumdur' ifadeleri kullanıldı.Tütün ürünlerinin tanıtımı yasaklanmasına rağmen, filmde kötü örnek olunduğu ve sigara fabrikalarının 'ekmeğine yağ sürüldüğü' iddia edilen dilekçede, 'alkol ve uyuşturucu maddeler gibi bağımlılık yapan ve sayılamayacak kadar zararı olan sigaranın, işlev olarak diğer uyarıcı ve uyuşturucu maddelerden hiçbir farkının olmadığı' aktarıldı.Türk Ceza Kanunu'nun 190/3. maddesinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişiye, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngördüğüne dikkat çekilen dilekçede, yasağı ihlal ettiği iddia edilen Cem Yılmaz'ın da bu suçtan cezalandırılması talep edildi.AA
Reklam
Gökçek'ten Nazlıaka'ya: 'Senin Dırdırın Gitmiş Vırvırın Kalmış'
Nazlıaka, 'Can güvenliğim yok' dedi; Gökçek'ten jet cevap geldi: Senin dırdırın gitmiş vırvırın kalmış. Seni kim tehdit edecek?Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka arasındaki 'su' polemiği farklı bir boyut kazandı. Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Melih Gökçek'in kendi televizyon kanalında 'Nazlıaka'nın ev adresini almak isteyenler benim özel kalemime bağlanıp adresi alabilirler' dediğini öne süren Nazlıaka, 'Evimin etrafında daha önce hiç görmediğim insanlar dolaşıyor. Bunların her biri aslında Gökçek'in beni hedef göstermesiyle ilgili. Elbetteki eylem yapmak en doğal haktır. Ama şiddet içermeyen bu eylemler ancak ve ancak kamusal alanlarda yapılır. Bir kişinin özel alanında yapılmaz. Benim mahremiyetime yönelik olarak yapılmış olan bu hareketi kınıyorum. Ailemin de benim de can güvenliğimin olmadığını beyan etmek istiyorum' dedi. Nazlıaka'ya twitter'dan yanıt veren Gökçek ise 'Senin dırdırın gitmiş vırvırın kalmış. Seni kim tehdit edecek? Şovu bırak. Tamam mı Aylin' diye tepki gösterdi.'KINIYORUM'CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, TBMM'de basın toplantısı düzenleyerek Ankara'nın şebeke suyuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile su tartışması yaşadıklarını aktaran Nazlıaka, bayramın ikinci günü evinin önünde eylem yapıldığını, mahremiyetine yönelik yapılmış bu hareketi kınadığı söyledi.'CAN GÜVENLİĞİM YOK'Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Melih Gökçek'in kendi televizyon kanalında 'Nazlıaka'nın ev adresini almak isteyenler benim özel kalemime bağlanıp adresi alabilirler' dediğini öne süren Nazlıaka, bunun ardından bayramın ikinci günü evinin önünde tuhaf bir eylem gerçekleştiğini iddia etti. Evinin sokağında tuhaf, değişik insanların dolaştığını öne süren Nazlıaka, 'Daha önce hiç görmediğim insanlar dolaşıyor. Bunların her biri aslında Gökçek'in beni hedef göstermesiyle ilgili. Elbetteki eylem yapmak en doğal haktır. Ama şiddet içermeyen bu eylemler ancak ve ancak kamusal alanlarda yapılır. Bir kişinin özel alanında yapılmaz. Benim mahremiyetime yönelik olarak yapılmış olan bu hareketi kınıyorum. Ailemin de benim de can güvenliğimin olmadığını beyan etmek istiyorum. Bunların her birinin yapılma nedeni susturmak, sindirmek, konuşmamızı ve Ankara'nın su sorunlarını dile getirmemizi engellemek' dedi.'DIRDIRIN GİTMİŞ VIRVIRIN KALMIŞ'Nazlıaka'nın sözlerine Melih Gökçek'in yanıtı gecikmedi. Twitter hesabından mesaj paylaşan Gökçek, Nazlıaka'nın iddialarına, 'Senin dırdırın gitmiş vırvırın kalmış. Seni kim tehdit edecek? Rahatına bak, şovu bırak. Tamam mı Aylin' şeklinde tepki gösterdi. Nazlıaka'yı 'numara yapmak'la suçlayan Gökçek, milletvekiline tepki gösterenlerin, komşuları olduğunu iddia etti.HABERTURK.COM
DT'de ‘Replik’ İstifası
İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun sahnelediği, 'Güneş Batarken Bile Büyük' oyununun metnindeki “Seninle yatmak istiyorum” ve “Tavşan gibi inlerim” gibi repliklerine Bakanlık sansürü istifa getirdi... Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde bir okuma ekibi Devlet Tiyatrolarının bu sezon sahneleme kararı aldığı bazı oyunların orijinal metinlerini inceledi. Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre ekip, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği iki oyunun metinlerinde ‘küfürlü ve erotik’ ifadeler buldu. Buna göre, Kazım Akşar’ın yazıp sahneye koyduğu J.W. Von Goethe’nin alt sınıftan bir kadınla evlenerek taşraya taşınması sürecini anlatan ‘Güneş Batarken Bile Büyük’ oyununda, “Seninle yatmak istiyorum”, “Tavşan gibi inlerim” gibi repliklerin de bulunduğu bölümlerin çıkarılması istendi.Bakanlığa, orijinal metindeki söz konusu bölümlerin yönetmen tarafından çıkarıldığı, oyunun o bölümler olmadan sahneleneceği bilgisi verildi. Bunun üzerine Bakanlık da DT Genel Müdürü Mustafa Kurt’a söz konusu bölümlerin ayıklanıp ayıklanmadığının yerinde görülmesi amacıyla prömiyerin ertelenmesi talimatı verdi.Bakanlık, oyunların yeterince hazırlanmadan sahneye konulacağını, ertelemeyle bu sorunun da giderileceğini savundu. DT yöneticileri ise Kosova Savaşı sırasında tiyatroyu ayakta tutmaya çalışan bir ekibin komik hikayesini anlatan Yeton Neziray’ın yazdığı ‘Geçtim Ama Tiyatrodan’ isimli oyunda da benzer bir sorun yaşandığını gerekçe göstererek bakanlığın talebini geri çevirdi. Genel Müdür Vekili Kurt, dün ‘Güneş Batarken Bile Büyük’ oyununun prömiyeri öncesinde Bakan Ömer Çelik’e istifasını sundu.ALINACAKTI, BAHANE ETTİKültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, Genel Müdür Vekili Kurt’un hakkındaki bir soruşturma nedeniyle görevden alınacağını, bunu el altından öğrenip erken davrandığını bildirdiler. Bakanlık yetkililerine göre, Kurt, bu sayede soruşturma nedeniyle alınmaktansa, “sansüre direndiği için bırakan” bürokrat imajı yaratmak istediğini savundular.Hürriyet
Reklam
Erdoğan'ın 'Ak Saray'a Taşınma Planı Anayasa Mahkemesi'ne Taşındı
Ankara Barosu Avukatı Sedat Vural , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ’ın Çankaya Köşkü yerine kamuoyunda “Ak Saray” olarak adlandırılan Ankara Atatürk Orman Çiftliği’ndeki yeni Başbakanlık binasına taşınması konusundaki tartışmaları Anayasa Mahkemesine (AYM) taşıdı. Avukat Vural, AYM’ye yaptığı bireysel başvuruda, Çankaya Köşkü’nün tarihi önemine dikkat çekerken, “ABD Beyazsaray, Rusya Kremlin ve Fransa Elysee sarayları gibi tarihsel öneme sahip 'Çankaya Cumhurbaşkanlığı Köşkü” ifadeleri kullandı.Vural dilekçesinde “Anayasal Görev ve idari usule uygun bulunmayan, bir oldu bitti ile fiili bir eylem ve söyleme dayalı olarak, hukuka aykırılığı Mahkeme Kararları ile tescilli yeni Başbakanlık yerleşkesine taşınacak olması Anayasa’ya olduğu kadar Hukuk Devletine ve Hukukun Üstünlüğü İlkesine de aykırıdır…” dedi.Kamu gücünün ihlal edildiği ifade edilen dilekçede, yürütmeyi durdurma verilmesini talep edilerek şöyle devam edildi:“Hukuk Devleti kavramı, ülke içinde egemenliğin bağsız, koşulsuz ve denetimsiz biçimde kullanılmasına karşı tepki olarak doğmuştur. Hukuk Devleti Yönetiminin karşıtı, Keyfi Devlet Yönetimidir.Parlamentoda sayı çokluğu, hukuk devletinde haklı olmanın göstergesi ve gerekçesi değildir. Parlamento, yasama ve denetleme sürecinde oy çokluğuna ve siyasal güce dayanarak, Anayasaya, Hukuka, Hukukun Genel İlkelerine, Anayasal Teamüllere aykırı olarak kararlar alamaz. Yasama organı gibi öbür organ ve makamlarda Anayasaya ve Hukuka uygun çalışmak zorundadırlar. Aksi halde, hukuk dışına çıkar ve meşruiyetini yitirir.‘Ben yaparım’, ‘Benim gücüm var’ demek ve bu düşünce ile gerek yürütmede, gerekse yasamada uygulamaya girişmek ve kararlar almak, Demokratik Hukuk Devletinin kabul edemeyeceği bir üslup ve eylem şeklidir.”Dilekçenin tamamı şöyle:AÇIKLAMAŞahsımın da içinde bulunduğu tüm Türkiye Yurttaşlarının tarihsel Kolektif Hafızalarında Cumhuriyet Türkiyesi’nin Simgesi olarak yaşamış ve yaşanmakta olan;Diğer ülkelerin Bağımsızlık ve kuruluş önderlerine verdikleri önem ve değere koşut yeni bir ulus ve devlete vücut veren, Cumhuriyetin kurucusu ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet Değerlerine saygı ve vefanın göstergesi;Yeni Cumhuriyetin mimari anlayışını yansıtan ve zamanla tüm birim ve personeli barındıracak şekilde öz mimarisine bağlı kalınarak bu zamana kadar görev yapan 11 Cumhurbaşkanına, devlet ve milleti temsilde saygın bir şekilde kullanım sağlayan konut ve makam mekanı bir yerleşkeye dönüştürülen;Ülkeleri Cumhurbaşkanlarınca halen kullanılan ABD Beyazsaray,Rusya Kremlin ve Fransa Elysee Sarayları gibi tarihsel öneme sahip Çankaya Cumhurbaşkanlğı Köşkü’nun; Korumak ta Anayasal ve tarihsel sorumlu Cumhur’un temsilcisi, Cumhuriyetin hamisi yeni Cumhurbaşkanının ve buna yol veren yeni Başbakanın;Tarihi ve Hukuksal gerçeklere aykırı, Anayasal Görev ve idari usule uygun bulunmayan, bir oldu bitti ile fiili bir eylem ve söyleme dayalı olarak, Hukuka aykırılığı Mahkeme Kararları ile tescilli Yeni Başbakanlık Yerleşkesine taşınacak olması Anayasaya olduğu kadar Hukuk Devletine ve Hukukun Üstünlüğü İlkesine de aykırıdır…TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANLIĞI İNTERNET SİTESİNDE “ÇANKAYA YERLEŞKESİ” BÖLÜMÜNDE;“TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNİN CANLI TANIĞI OLAN,VERDİĞİ GÜVEN DUYGUSU TÜM ÜLKEYE YAYILAN ÇANKAYA KÖŞKÜ;HALKIMIZIN YÜCE ATATÜRK İLE BAŞLAYAN SÜREÇTE HER ZAMAN SEVGİYLE YAKLAŞTIĞI VE SAYGI GÖSTERDİĞİ,CUMHURİYETİN VARLIĞI İLE ÖZDEŞLEŞMİŞ BİR SİMGE DURUMUNDADIR.”“Çankaya, başkent Ankara'nın ilçesi ve seçkin bir semti olmanın ötesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin en yüce makamı Cumhurbaşkanlığı yerleşkesini sınırları içinde bulundurması nedeniyle, Cumhurbaşkanlığı'nı da simgeleyen bir yer durumundadır.Türk siyasal tarihinde önemli bir yeri bulunan Çankaya Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi, Ankara'nın güneyindedir ve toplam 438 dönüm alan üzerinde kuruludur.Çankaya Köşkü'nün rakımı konusunda bugüne kadar çeşitli rakamlar telaffuz edilmiş olmakla birlikte, son yapılan ölçümlerde makam katının deniz seviyesinden yüksekliği 1071 metre olarak tespit edilmiş; böylece rakımın, Malazgirt Zaferi'nin kazanıldığı tarihe denk düştüğü ortaya çıkmıştır.Çankaya yerleşkesi içinde Müze Köşk, Çankaya Köşkü (Pembe Köşk), Camlı Köşk, Yeni Hizmet Binası, Yeni Genel Sekreterlik ve Devlet Denetleme Kurulu Binası, Başyaverlik Binası, İdari ve Mali İşler ve Koruma Müdürlüğü binaları, Basın Toplantı Salonu, Resepsiyon Salonları, İtfaiye Binası, Sosyal Tesisler, Garaj, Sera, Halı Saha ve Tenis Kortu ile lojmanlar bulunmaktadır.İki kez genişletme ve yenileme çalışmaları yapılmasına karşın, Müze Köşk'ün giderek artan gereksinimleri karşılamakta yetersiz kalması üzerine 1930 yılında yeni bir bina yaptırılmasına karar verilmiştir. Atatürk'ün isteğiyle yeni köşkün yapımı Avusturyalı ünlü mimar Prof. Dr. Clemens Holzmeister'e verilmiştir. Holzmeister'in, 20 Mayıs 1930'da görevi üstlenmesinden beş gün sonra ilk tasarımı hazırladığı, iki gün sonra Atatürk'ün istediği düzeltmeleri de ekleyerek proje taslağını teslim ettiği, 27 Temmuz'da ise kesin plan ve maketi Yalova'da Atatürk'e sunduğu bilinmektedir.Kasım 1930'da yapım yerinin kararlaştırılmasının ardından Atatürk, yapımla ilgili kararları tamamen Holzmeister'e bırakmıştır. Avusturyalı mimar yapı malzemelerinin tümünü Avusturya'dan getirtmiştir. Köşk'ün iç mekânlarının bir bölümü de Viyana'da Güzel Sanatlar Akademisi'nde tasarlanmıştır. Holzmeister, yapımına 1931 yılı başında başladığı Çankaya Köşkü'nü, 1,5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak 1932 Haziranı'nda teslim etmiştir.Bodrum katının üzerine iki kat olarak yapılan Köşk'ün giriş katı çalışma ve konukların kabul edildiği alan, üst kat ise ikametgâh olarak düzenlenmiştir.Geleneksel Türk ev stili ile Batı'nın yaşam rahatlığının birleşimini yansıtan Çankaya Köşkü, 1932 yılından ölümüne kadar Atatürk'ün ikametgâhı ve çalışma alanı olmasının yanı sıra, istek ve uyarıları dikkate alınarak tasarlandığı için onun zevkini ve öngördüğü yaşam tarzını göstermesi yönünden de değer ve önem taşımaktadır.Çankaya Köşkü, Atatürk'ten sonra Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenen sırasıyla, İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Kenan Evren, Turgut Özal, ve Süleyman Demirel'e hem konut hem çalışma binası olarak hizmet vermiştir. Köşk, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den başlayarak, yeni hizmet binasının tamamlanmasıyla, yalnızca ikametgâh olarak kullanılmıştır.Yıllar içinde ihtiyaca göre kimi değişikliklerin yapıldığı Çankaya Köşkü, 2000–2001 yıllarında restore edilerek 1932 yılındaki aslına uygun duruma getirilmiştir.Türkiye Cumhuriyeti tarihinin canlı tanığı olan, verdiği güven duygusu tüm ülkeye yayılan Çankaya Köşkü, halkımızın Yüce Atatürk ile başlayan süreçte her zaman sevgiyle yaklaştığı ve saygı gösterdiği, Cumhuriyet'in varlığı ile özdeşleşmiş bir simge durumundadır.”TARİH BİLİMİ VE TARİHÇİLERE GÖRE; HER ULUS KENDİ TARİHİNİN HAFIZASINI OLUŞTURUR;MİLLİ KİMLİK BİLİNCİNİN OLUŞMASIN DA BU TARİHİN ROLÜ BÜYÜKTÜR…HAFIZA MEKANI OLARAK ÇANKAYA KÖŞKÜ, EGEMENLİĞİN KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETTE AİT OLDUĞUNUN İNANCI OLARAK ÜLKENİN VE ÜLKE YÖNETİMİNİN HALKA TESLİM EDİLMESİNİN YOLUNU AÇAN GENÇ CUMHURİYETİN BİR DEMOKRASİ SİMGESİDİR…Toplumları, diğer toplumlardan ayrı kılan, özgünleştiren ve millete dönüştüren kolektif hafızasıdır. Bu kolektif hafıza ise millet hayatında, sanat ve edebiyat metinlerinin yanı sıra, 'hafıza mekânlarında' saklanır, bu mekânlar tarafından temsil edilir.Özellikle tarihi mekânlar, yalnızca etnografik malzeme niteliğinde müzeler değildir. Mekânla-insan arasındaki ilişkinin doğal sonucu olarak tarihi mekânlar aynı zamanda tarihi hafızalardır ve birer simge mahiyetindedir. Bu mekânlardan vazgeçiş, eş zamanlı olarak kolektif hafızadan vazgeçiştir. Bilerek ya da bilmeyerek bunu yapmak köksüzleşmeyi de beraberinde getirecektir. Zira insanın hafızası silindiğinde nasıl bir kültür şoku içerisine düşecekse, toplumlarda benzer bir kültür ve siyaset şokunu yaşayacaklardır..Cumhurbaşkanlığını bir simge ve birikimin ürünü olan Çankaya Köşkü'nden AOÇ’de yapılan yeni binalara taşımak kendi geçmişiyle sorunlu olmanın bir ifadesi gibidir. Ancak bu sorunlu tutum Cumhuriyet tarihiyle olan problemin ötesinde, Cumhuriyete yanlış bakışın yansımasıdır. Çünkü Çankaya Köşkü, sadece Cumhuriyet Türkiye'sinin simgesi konumunda olan bir mekân değildir. Çankaya Köşkü aynı zamanda merkez-çevre denkleminde çevredeki halkın da iktidara yürüyüşünün simgesidir.Dünyadaki hiçbir büyük ve ciddi devlette bu şekilde keyfi uygulamalara gidilmez ve kendi tarihine açıktan haksızlık yapılmaz. Özellikle Batı'da pek çok devlet merkezi, aynı zamanda bir tarihi hafıza mekânıdır. Yine aynı şekilde önemli toplantılar çeşitli hafıza mekânlarında yapılır ve hem kendi toplumlarına hem de dünyaya mesaj verirler.Hafıza mekânı olarak Çankaya Köşkü, bir yanıyla Batı emperyalizmin karşı dik duruşun, bir yanıyla da ülkeyi yeniden inşa sürecini başlatıp halka teslim etmiş genç Türkiye Cumhuriyetinin kimlikli ve anlamlı bir simgesidir.A–KAMU GÜCÜNÜN İŞLEM, EYLEM YA DA İHMALİNE DAİR OLAYLARIN TARİH SIRASINA GÖRE ÖZETİ:Hürriyet Gazetesinin 12.10.2014 Pazar günlü “Fors Takıldı” başlığı altında “Söğütözünde 29 Ekimde açılması planlanan Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde hazırlıklar sürerken, binanın girişlerine Cumhurbaşkanlığı forsu yerleştirildi.” Resimli haberi yer aldı.Aynı Gazetenin internet sitesinde;“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kendisinin Atatürk Orman Çiftliği’ndeki (AOÇ) yeni yapılan binayı kullanacağını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti’nin 91 yıllık geleneğinde bu önemli değişiklik sonrası bugüne kadar 11 cumhurbaşkanına ev sahipliği yapan Çankaya Köşkü’nü ise Başbakan Ahmet Davutoğlu ve başbakanlık bürokrasisi kullanacak.“İkamet adresiniz neresi olacak, yeni bina Başbakanlık tarafından mı, Cumhurbaşkanlığı tarafından mı kullanılacak” sorusu üzerine Erdoğan, şu anda oturduğu yerin ikâmet adresi olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Henüz yeni ikamet adresim, şöyle ifade edeceğim, Sayın Cumhurbaşkanımızın oturduğu yerden ayrılmasıyla orada bir süre daha oturmaya devam edeceğiz. Daha sonra da inşallah yeni yapılan binalara Cumhurbaşkanlığı olarak taşınmayı planlıyoruz. Şu andaki Cumhurbaşkanlığı binasına da aynı zamanda tabii ki konutlarına da Başbakanımızın aynı şekilde taşınmasını aramızda planlamış durumdayız.”Haberine konu keyfiliğide büyük bir şaşkınlık ve üzüntüyle aynı gün okudum…Hukuk Devletinde yaptım oldu keyfiliği yoktur. Herkes Anayasa Kurallarına ve İdare Hukuku İlkelerine uymak zorundadır.Ne acıdır ki; Cumhurbaşkanı ve Başbakanın keyfi uygulamaları; Hukuk Devletine olduğu kadar Demokratik Sisteme de aykırıdır.Mevcut yasal bir karar ve işlem olmayan keyfi uygulama için, ilk yargı mercilerine başvuru koşulları yani “Etkili Hukuk Yolu” bulunmadığından; Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda bulunmak, hukuksal ve toplumsal zorunluluk olmuştur.İtirazıma konu yasal dayanağı olmayan fiili uygulama ve bu uygulama karşısında Etkili Hukuk Yolunun da bulunmaması nedeniyle, Sayın Mahkemenize yaptığım başvurunun kabulü ile, başvurumun AİHS’in 13, Anayasanın 12,17,36 ve 40.maddelerine aykırılık içerisinde değerlendirilmesini ve hüküm kurulmasını,Açıkça Hukuka aykırı ve Telafisi imkansız zararlara neden olunmaması için de ivedilikle uygulamanın durdurulmasına karar verilmesini de,Talep etmekteyim.B- BİREYSEL BAŞVURU KAPSAMINDAKİ HAKLARDAN HANGİSİNİN HANGİ NEDENLERLE İHLAL EDİLDİĞİ VE BUNA İLİŞKİN GEREKÇELER VE DELİLLERE AİT ÖZLÜ AÇIKLAMALAR:ŞAHSIMA TÜRKİYE CUMHURİYETİ YURTTAŞLIK KİMLİĞİNİ KAZANDIRAN CUMHURİYETİN MEKAN SİMGELERİNDEN ÇANKAYA KÖŞKÜ; ANAYASANIN 12.MADDESİNDE HÜKÜM ALTINA ALINAN KİŞİLİĞİME BAĞLI TEMEL BİR HAKKIM, ANAYASANIN 17.MADDESİ İLE ANAYASAL GÜVENCEYE ALINAN MANEVİ VARLIĞIMDIR… ONLARIN KORUNMASI VE YAŞATILMASINDA HER TÜRKİYE YURTTAŞI GİBİ TARAFIM…İHLALİ HALİNDE AİHS’İN 13. ANAYASANIN 40.MADDESİ İLE GÜVENCEYE ALDIĞI ETKİLİ HUKUK YOLUNUN BULUNMAMASI NEDENİYLE YİNE ANAYASANIN 36 MADDESİNİN GÜVENCEYE ALDIĞI, HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜM GEREĞİNCE BİREYSEL BAŞVURU HAKKIM ANAYASAL BİR HAKTIR…Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde, manevi anlamda Çankaya Köşkü “Cumhuriyetin canlı tanığı olarak, Halkın büyük sevgi ve saygı gösterdiği, Cumhuriyetin Varlığı ile Özdeşleşmiş bir Simgedir.” ;Anayasanın 3.madde gerekçesinde; “yukarıda belirtilen manevi değerler, Türk Devletinin ve Milletinin etrafında toplandığı kutsal Simgelerdir” tanımlamaları,Çankaya Köşkünün Anayasal anlamda da, halk için ve ne denli saygın ve içselleştirilmiş bir manevi varlık olduğu da kabul edilmektedir… Bu halkın bir ferdi olarak şahsımında saygın ve kutsal bir manevi varlığıdır; Cumhuriyetin Simgesi Çankaya Köşkü…Ki, Anayasanın 4.maddesine göre Cumhuriyet Simgeleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez…Ayrıca,Bireysel Başvuruma konu keyfi uygulama,Temel Hak ve Özgürlüklerimi güvenceye alan AİHS’in 13,Anayasanın 12,17,36 ve40.maddelerini ihlal etmiştir.CUMHURBAŞKANININ CUMHURİYET SİMGELERİNİ KORUMAK VE YÜCELTMEK YANİ YAŞATMAK TARİHİ OLDUĞU KADAR ANAYASAL GÖREV VE SORUMLULUĞUDUR…Anayasanın “Andiçmesi” başlıklı 103.maddesinde aynen “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkilaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma,milletin huzur ve refahı,milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ŞAN VE ŞEREFİNİ KORUMAK,YÜCELTMEK ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”HUKUKSUZLUĞU MAHKEME KARARLARIYLA TESCİLLİ BAŞBAKANLIK YERLEŞKESİNE CUMHURBAŞKANLIĞININ TAŞINMASI,BU HUKUKSUZLUĞA ORTAK OLAN TÜM YETKİLİLER İÇİN ANAYASAL GÖREV SUÇUNU OLUŞTURUR..AOÇ’de 1. Derece SİT alanı olan arazi büyük tartışmalar arasında 3. Derece SİT alanı statüsüne düşürüldü. Ankara 11. İdare Mahkemesi, SİT statüsünün değiştirilmesi kararını iptal etti.Daha sonra ise 1/10.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1. Derece Doğal ve Tarihi SİT Alanı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı’nın yürütmesinin durdurulması talebiyle Ankara 5. İdare Mahkemesi’nde açılan davadan da yürütmeyi durdurma kararı çıktı.TÜM BUNLARIN ÖTESİNDE DAVA KONUSU TAŞINMA OLAYINDA CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKANIN KİŞİSEL VE KEYFİ PLAN VE KARARLARI DEĞİL;TOPLUMSAL İRADE ASILDIR… REFERANDUM YANİ “HALKOYLAMASI” YAPILMASI TARİHİ VE DEMOKRATİK ZORUNLULUKTUR…Halkın Kollektif Hafıza ve Toplumsal Vicdanında Saygın bir yer tutan, aynı zamanda Ulusal Kimlik olarak sahiplenilen, Cumhuriyetin tarihi mekanları içerisinde.Özel ve Özgün bir Cumhuriyet Simgesi olan Çankaya Köşkünden, Cumhurbaşkanının taşınması için,Cumhurun yani Halkın “Onay” İradesini ortaya koyan “Halk Oylaması”nın yapılması Tarihi ve Demokratik zorunluluktur…HUKUK DEVLETİNE AYKIRILIK“Hukuk Devleti, her eylem ve işlemi hukuka uygun, İnsan Haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan kendini Anayasa ve Hukukun üstün kuralları ile bağlı sayıp yargı denetimine açık kılan, yasaların üstünde yasa koyucunun dahi bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunduğu bilincinden uzaklaştığında geçersiz kalacağını bilen, faaliyetleri Anayasanın açık ilkelerinden önce hukukun bilinen ve tüm uygar ülkelerin benimseyip uyduğu ilkelere uygun olan Devlet demektir.” (Anayasa Mahkemesinin 29.12.1999 gün ve 33/51 sayılı kararı.)Hukuk Devleti kavramı, ülke içinde egemenliğin bağsız, koşulsuz ve denetimsiz biçimde kullanılmasına karşı tepki olarak doğmuştur. Hukuk Devleti Yönetiminin karşıtı, Keyfi Devlet Yönetimidir.Parlamentoda sayı çokluğu, hukuk devletinde haklı olmanın göstergesi ve gerekçesi değildir. Parlamento, yasama ve denetleme sürecinde oy çokluğuna ve siyasal güce dayanarak, Anayasaya, Hukuka, Hukukun Genel İlkelerine, Anayasal Teamüllere aykırı olarak kararlar alamaz. Yasama organı gibi öbür organ ve makamlarda Anayasaya ve Hukuka uygun çalışmak zorundadırlar. Aksi halde, hukuk dışına çıkar ve meşruiyetini yitirir.“Ben yaparım”, “Benim gücüm var” demek ve bu düşünce ile gerek yürütmede, gerekse yasamada uygulamaya girişmek ve kararlar almak, Demokratik Hukuk Devletinin kabul edemeyeceği bir uslup ve eylem şeklidir.SONUÇ OLARAK, BAŞVURUMA KONU KEYFİ İŞLEM VE UYGULAMA;AİHS’İN 13,ANAYASANIN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİMİ GÜVENCEYE ALDIĞI “BAŞLANGIÇ”,12,17,36 VE 40. MADDELERİNE AYKIRIDIR.C- BAŞVURUCUNUN GÜNCEL VE KİŞİSEL BİR TEMEL KAKKININ DOĞRUDAN ZEDELENDİĞİ İDDİASININ AÇIKLANMASI:Yukarıda belirttiğim gerekçe ve kanıtlar, yine yukarıda açıklanan manevi ve hukuksal varlığım, buna bağlı taraf sıfatlığım,iş bu başvurumun temel insan haklarımın ihlalinin tespitini zorunlu kılmaktadır.Bu durum, kişisel ve güncel hakkımın mevcudiyetine somut kanıttır.III- BAŞVURU YOLLARININ TÜKETİLDİĞİNE İLİŞKİN BİLGİLERA - Başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar:Bu aşamalar yukarıda belirtilmiş ve kanıt olarak sunulmuştur.1- KARARI VEREN MAHKEME/MERCİİ/ MAKAM :CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKANIN KEYFİ UYGULAMASI.2- TEBLİĞ VEYA ÖĞRENME TARİHİ : HÜRRİYET GAZETESİNİN 12.10.2014 TARİHLİ RESİMLİ HABERİ VE AYNI GÜN GÖRSEL MEDYADA HABERLER.V- SONUÇ TALEPLERİYukarıda açıkladığım nedenlerle, resen tespit edeceğiniz durumlar karşısındaBaşvurumun kabulüne,Tedbiren Durdurulmasına,Karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.Bu başvuru formunda vermiş olduğum bilgilerin doğru olduğunu; formda belirtilen bilgilerde, adreslerimde veya başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde Mahkemeye bildireceğimi beyan ederim.Arzu Yıldız | T24
Maden İşçilerini Taşıyan Kamyonet Devrildi: 4 Ölü
ISPARTA'nın Eğirdir İlçesi Akpınar Köyü yakınlarında işçileri taşıyan kamyonetin devrilmesi sonucu 4 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.Kaza saat 14.00 sıralarında Eğirdir'in Akpınar Köyü yakınlarında meydana geldi. İşçileri taşıyan kamyonetin devrilmesi sonucu 4 kişi öldü, 7 kişi de yaralandı. Yaralılar için olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Eğirdir Kaymakamı Yalçın Yılmaz, bir mermer ocağı yakınlarındaki kaza ihbarının, ilk etapta mermer ocağında göçük olarak algılandığını, sonradan olayın trafik kazası olduğunun ortaya çıktığını söyledi.Ali ÇEVİKBAŞ/ISPARTA, (DHA)
Sınır Kapısı Yakınında Büyük Patlama
Mürşitpınar sınır kapısının doğusunda büyük bir patlama gerçekleşti. Dumanlar Türkiye sınırından çok net görülüyor.Koalisyon güçlerinin IŞİD'e ait asayiş binasını bombaladığı ve iki ayrı noktanın uçaklar tarafından bombalandığı bildiriliyor...Cumhuriyet
'Makul Şüphe' Arama İçin Yeterli Olacak, Teklif Meclis'te...
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nda değişiklik yapan teklif Meclis'e sunuldu. AK Parti'li iki vekilin hazırladığı yasa teklifiyle polisin ve hakimlerin yetkileri artırılıyor.  Aramalarda 'kuvvetli şüphe' şartı 'makul şüphe'ye dönüştürülüyor.  Avukatın dosya incelemesi sınırlanıyor. Adli yıl açılış törenleri de kaldırılıyor...
Reklam