onedio
Kobani Eyleminde Yaralanan Serdar Arslan Hayatını Kaybetti
Sultanbeyli’de Kobani eylemi sırasında çıkan olaylarda başına isabet eden taşla ağır yaralandığı belirtilen 2 çocuk babası Serdar Arslan tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Ailesi, Serdar Arslan’ın işyerine giderken olayların ortasında kaldığını söyledi. Amca, 'Oradan tesadüf geçerken, aniden bir taş darbesiyle yere yığıldı' diye konuştu.Sultanbeyli’deki Kobani eylemleri sırasında başına gelen taşla ağır yaralandığı belirtilen 2 çocuk babası Serdar Arslan, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.İddiaya göre, Sultanbeyli’de 7 Ekim’de IŞİD’in Kobani’ye yönelik saldırılarını protesto gösterileri sırasında, 2 çocuk babası Serdar Arslan (36) başına isabet eden taşla ağır yaralandı. Sultanbeyli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Arslan, buradaki ilk müdahalesinin ardından Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Serdar Arslan, dün saat 19.00 sıralarında hayatını kaybetti.'ORADAN TESADÜF GEÇERKEN... 'Arslan’ın cenazesinin gece saatlerinde Adlı Tıp Kurumu morguna götürüldü. Cenazeyi almak için gelen Arslan’ın amcası Sebahattin Arslan, 'Moralimiz çok bozuk. Çok üzgünüz. Acımız büyük. Yeğenim Serdar yemeğini yedikten sonra işyerine gidiyordu. Berber dükkanına gidiyordu. Giderken bu olayların ortasında kaldı. Oradan tesadüf geçerken, aniden bir taş darbesiyle yere yığılıyor. Ondan sonra hastaneye kaldırdık. Hastanede 9 gün dayanabildi. Maalesef kaybettik yeğenimi. Göstericilerin attığı taşla yaralandı. Orada başka taş atan yok. Tedavisi 9 gün sürdü. Devamlı uyutuldu' diye konuştu.Arslan’ın cenazesi otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından alınarak Trabzon’a gönderileceği öğrenildi.Erhan TEKTEN - Uğur CAN / İstanbul (DHA)
Nefret Etsek de Karşı Koyamadığımız 12 Uydurma Söylem
Nerede o eski ağdalı, edebi kelimeler? O muhabbetleri özlemek yaşlanmanın bir belirtisi midir bilinmez, ama günümüzün jargonu gittikçe tahammül edilemez bir hâl alıyor. Sizler için günümüz Türkçesi'ni mahveden söylemleri derlerdik.
Makul Şüphe Dönemi: İşte Teklif ile Yapılan Değişiklikler...
Hâkim ve savcılara seyyanen zam, disiplin affı getiren yasa teklifi, dinleme ve teknik takibin koşulları yeniden belirlenerek genişletildi. Teklifte CMK ve TCK’da değişiklikler yapılarak ‘Paralel yapıyla mücadele’ için yasal zemin hazırlandığı savunuluyor. ‘Paralel yapı’ya takılıp sınavı kazandıkları halde mesleğe kabul edilmediği öne sürülen hâkim-savcı adayına mesleğe dönüş yolu açılıyor. TBMM’ye önceki gece sunulan 35 maddelik teklifle şüphelilerin ev ve işyerlerine arama yapabilmek için ‘somut delile dayalı kuvvetli şüphe’ yerine ‘makul şüphe’ yeterli sayılacak. ‘Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar’ için de ‘Somut delile dayalı’ şartı aranmadan dinleme, teknik takip yanında gizli soruşturmacı da görevlendirilebilecek. Oya Armutçu ve Mesut Hasan Benli’nin Hürriyet’teki haberine göre, teklifle yapılan bazı değişiklikler satırbaşları ile şöyle:Yoldan çevirip arayabilecekMevcut hali CMK’nın 116. ‘Şüpheli ve sanıkla ilgili arama’ maddesi “Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda somut delillere dayalı kuvvetli şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir” şeklinde.Teklifteki hali 116. maddedeki ‘somut delillere dayalı kuvvetli şüphe’ ibaresi ‘makul şüphe’ şeklinde değiştirildi. Gerekçede, “Uygulamada ortaya çıkardığı güçlükler yanında kurumun amacını ve işlerliğini zayıflatması nedeniyle somut delillere dayalı kuvvetli şüphe, makul şüphe şeklinde değiştirilmiştir” denildi. CMK’daki 2004’teki düzenlemeye geri dönüldü. Madde, “Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir” diye düzenlendi. Oysa bu yıl şubat ayında yapılan değişiklikle şüpheli veya sanıkla ilgili arama kararları verilebilmesi zorlaştırılmıştı. Teklif yasalaşırsa eskiden olduğu gibi sadece ‘makul şüphe’ olması arama için yeterli olacak.Neden yapıldı?Kobani’deki IŞİD saldırılarını protesto eylemleri sırasında Bingöl’de İl Emniyet Müdürü’ne yönelik suikast girişiminde il emniyet müdür yardımcısı ve bir komiserin şehit edilmesi olayının yaşandığı gün Bingöl Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, il çapında arama tarama kararı çıkarılması talebiyle sulh ceza hâkimliğine başvurmuştu. Ancak, mahkeme bu talebi CMK’ya göre reddetmişti. Bu ret kararına Emniyetin, kırsaldan şehir merkezine gelen teröristleri tespit ve takip etme imkânı bulamamasını gerekçe gösterilmişti.Nasıl etkileyecek?Bu düzenleme, Kobani ve Gezi gibi yaygın sokak eylemlerinin yanı sıra ‘Paralel yapıya’ yönelik soruşturmaları da etkileyecek. Örneğin polis, eylem yapacağı gerekçesiyle hakkında ihbarda bulunulması ya da istihbarat olması durumunda bir kişinin, evini, işyerini, arabasını ‘makul şüphe’ gerekçesiyle arayabilecek. Polis şüpheli gördüğü kişiyi eskiden olduğu gibi yoldan çevirip üstünü ve çantasını arayabilecek. CMK genel nitelikli arama kararına izin vermiyor. Ancak bu düzenleme ile mahkemeden alınan kararla örneğin “Kobani’yi destek eylemleri yapılacağı istihbaratı ve makul şüphe” diye kolayca arama kararı alınabilecek. Basit hatta genel arama anlamına gelebilecek şekilde ‘makul şüphe’ ile polis arama kararı çıkarabilecek.MAL VARLIĞINA EL KOYMANIN KAPSAMI GENİŞLİYORMevcut hali CMK’nın 128. maddesindeki, “Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma” maddesi “Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait taşınmazlara el koyma hakkı tanıyordu. Silahlı örgüt (TCK 314) veya bu örgütlere silah sağlama (TCK 315) suçlarında da aynı şekilde malvarlığına el konuyordu.Teklifteki hali TCK’da sadece 314 ve 315. maddede sayılan suçlardan malvarlığına el konulma kararı verilebilirken getirilen teklifle bu kapsam daha da genişletiliyor. CMK 128/17’ye eklenmesi istenen hükümle, “Anayasayı ihlal”, “Yasama organına karşı suç”, “Hükümete karşı suç”, “Hükümete karşı silahlı isyan”, “Silahlı örgüt”, “Silah sağlama” ve “Suç için anlaşma” soruşturmalarında da malvarlığına el konulma kararı verilebilecek.Ne anlama geliyor?CMK’daki malvarlığına el koyma tedbirinin uygulanabileceği katalog suçlar listesi yeniden düzenleniyor. ‘Paralel yapı’ başta olmak üzere bu tür yapılarla ilgili soruşturmalarda malvarlıklarına mahkeme kararıyla el konulabilecek.Geriye iletişim takibi ve ajan yerleştirmeMevcut hali CMK’nın “İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” düzenlemesi 21 Şubat’ta 6526/12 maddesiyle değiştirilmişti. Değişiklik, “Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, ağır ceza mahkemesi veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhâl mahkemenin onayına sunar ve mahkeme, kararını en geç 24 saat içinde verir. Sürenin dolması veya mahkeme tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır. Bu fıkra uyarınca alınacak tedbire ağır ceza mahkemesince oy birliğiyle karar verilir. İtiraz üzerine bu tedbire karar verilebilmesi için de oy birliği aranır” şeklindeydi. Dinleme, iletişimin tespiti, kayda alma ve sinyal bilgilerinin ağır ceza mahkemelerinde ancak ‘somut delile dayalı kuvvetli şüphe’ halinde karar verilebileceği düzenlenmişti.Teklifteki hali CMK 135/1’deki “Tespit edilir” ibaresi çıkarıldı. Dinleme kararları talep edilirken, kararda yüklenen suçun türü, hakkında tedbir kararı uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişimin bağlantısının tespite imkan veren kodu ve tedbirin süresinin belirtilmesi zorunlu hale getirildi. Kanun teklifinde hakkında dinleme kararı talep edilecek katalog suçların kapsamı da genişletildi. Anayasal düzene karşı işlenen suçlarda hakkında dinleme kararı talep edilebilecek. CMK 139 ve 140. madde değişikliği ile de “Devletin güvenliğine karşı suçlar” ve “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” da, gizli soruşturmacı görevlendirilebilecek ve şüphelilerin teknik araçlarla takip edilecek.Ne anlama geliyor?Şu anda hâkimin yapabileceği soruşturma işlemleri için, savcıların bu işlemin yapılacağı yerin sulh ceza hâkiminden karar almaları gerekiyor. Ancak bu madde değişikliği ile örgütlü suçlarda savcılara, soruşturmanın yapıldığı yerdeki sulh ceza hâkiminden de karar alabilme imkanı verilmesi öngörülüyor. Örneğin Ankara’da sürdürülen bir soruşturma kapsamında, başka bir ildeki bir yerde arama yapabilmek için o ilin sulh ceza hâkimi yerine, soruşturmanın başladığı yerdeki sulh ceza hâkimliğinden karar alınabilecek. Bunun da ‘Paralel yapı’ ile mücadele soruşturmalarında yargının ve polisin işini kolaylaştıracağı savunuldu. Telefonla kimin kimi aradığı, ne kadar konuşulduğu, elektronik posta ve internet yoluyla mesajlaşmaların tespit edilmesi için herhangi bir şüphe veya delil şartı aranmayacak. Kişilerin iletişimi geriye doğru sınırsızca tespit edilebilecek. Böylece, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere paralel yapı soruşturmalarında, mahkemeden teknik takip kararlarına bile gerek kalmadan geriye dönük iletişimin takibi yapılabilecek.Ajan yerleştirilebilecek Kanun teklifinde gizli soruşturmacı görevlendirilecek suçların kapsamı da genişletildi. Anayasal düzene ve devlete karşı suçlarda da gizli soruşturmacı diye nitelendirilen ancak kamuoyunda ajan denilen kişilerin görevlendirilmelerinin yasal zemini de yaratılmış oldu.‘Tehdit’ eden savcıya 5 yılMevcut hali TCK 106’daki ‘tehdit’ suçu mağdurun şikayeti üzerine 6 aya kadar hapis ve adli para cezası öngörüyor.Teklifteki hali Mevcut maddede olmayan “Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle” ve “Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle” kriterleri bu suça eklendi. Eylemin cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası şeklinde artırıldı. Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, hürriyetine, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit eden kişi mağdurun şikayeti üzerine, 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacak. Tehdidin; kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanılmak suretiyle yapılması halinde 2-5 yıl hapis verilecek.Ne anlama geliyor?Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bolu Savcılığı’na getirilen 17 Aralık soruşturmasını yürüten Zekeriya Öz’ün attığı tweet’lerin dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’a tehdit olduğu ve hiçbir savcının soruşturma açmadığı eleştirisi yapmıştı. Bu kapsamda Savcı Öz başta olmak üzere, hükümete dönük açıklamalarda bulunan Cemaat’e yakın olan hâkim ve savcılar gibi kamu görevlilerine önce soruşturma izni verilip, ardından 2-5 yılla ‘tehdit’ten dava açılabileceği savunuluyor.Noter polise bilgi verecekKanun teklifindenNoterlik Kanunu’nun Yönetmelik başlıklı 198. Maddesine, “Elektronik İşlemler” başlıklı 198/A maddesi eklendi. Söz konusu madde (…Noterler tarafından yapılan tüm işlemlere dair bilgi ve belgeler Türkiye Noterler Birliği’nin bilişim sisteminde kaydedilir ve saklanır. Bu bilgi ve belgeler, mevzuat çerçevesinde yetkili kişi ve kurumlarla paylaşılabilir…) ibaresi var.Ne amaçlanıyor?Güvenlik kurumlarının, noterlerde işlem yapan vatandaşların bilgilerini talep etmesi halinde her türlü bilginin söz konusu kurumlarla paylaşılmasının yolu açılmış oldu.Avukatın dosya alma hakkına sınırlamaMevcut hali CMK 153’te 21 Şubat’ta yapılan düzenleme ile avukatların dosyadan belge alma hakkı genişletilmişti.Teklifteki hali Müdafinin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilecek. Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, kısıtlama uygulanmayacak. Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilecek; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilecek.7 özgürlükte geri adım TCK ve CMK 2004’de, AK Parti döneminde tamamen yenilendi ve AB yasaları da dikkate alınarak demokratik adım olarak adlandırılan düzenlemeler yapıldı.17 Aralık Operasyonu sonrası 21 Şubat’ta da arama ve dinleme kararları daha da zor şartlara bağlandı. Ancak önceki gün verilen teklifle AK Parti döneminde getirilen özgürlük olarak görülebilecek, ‘İletişim özgürlüğü’, ‘kişi dokunulmazlığı’, ‘konut ve işyeri dokunulmazlığı’, ‘kişisel verilerin korunması’, ‘malvarlığı dokunulmazlığı’, ‘ifade özgürlüğü’ ve ‘savunma hakkı’ndan geri atım atıldı. Bunlardan, ‘arama, dinleme, malvarlığı, savunma hakkı’na getirilen iyileştirmelerin ömrü ise sadece 8 ay oldu. 42 yıllık Noter Kanunu’nda da özgürlüklerden geri adım sayılacak düzenleme yer aldı. Bu düzenlemeler özetle şöyle:TEHDİT SUÇUNA KAMU GÖREVİ RÖTUŞU AK Parti döneminde 2004’te kabul edilen TCK ile madde yeniden düzenlenmişti. Şimdi tehdit suçunun kapsamı genişliyor.SOMUT DELİLE DAYALI KUVVETLİ ŞÜPHE YERİNE MAKUL ŞÜPHE AK Parti döneminde çıkarılan CMK 2004’de ‘makul şüphe’ kriteri getirildi. 21 Şubat 20014’te ise ‘Somut delile dayalı kuvvetli şüphe’ şartı getirildi. Teklifle yeniden delil yerine şüpheye dönüldü.MALVARLIĞINA EL KOYMA GENİŞLETİLDİ 2004’teki CMK ile yapılan düzenleme değiştirilerek malvarlığına el koyma suçlarının kapsamı genişletiliyor.DİNLEMENİN KAPSAMI DA GENİŞLETİLDİ 2004 CMK’sı ile dinleme ve teknik takip mahkame kararına bağlandı ve konuyla ilgili ilk düzenlemeler yapıldı. 21 Şubat 2014’te dinleme kararları alınması zorlaştırıldı. Teklifle hem dinleme yapılacak katalog suçların kapsamı değiştirildi hem de karar alımı kolaylaştırıldı.AVUKATIN DOSYA ALMA HAKKINA 8 AY SONRA YENİDEN SINIRLAMA21 Şubat 2014’te avukatlara dosya inceleme için getirilen haktan 8 ay sonra vazgeçiliyor.MİT İSTERSE VERİLECEK 42 yıllık Noterlik Kanunu değiştirilerek Emniyet ve MİT ile vatandaşların noter bilgilerinin paylaşımının yolu açılıyor.POLİSE ŞÜPHEDEN ARAMA YETKİSİ 2004 CMK ile aramalarla ilgili düzenleme yapıldı. 17 Aralık Operasyonu sonrası 21 Şubat 2014’teki değişiklikle aramalar zorlaştırıldı. Ancak teklifle artık 2004’e dönülerek arama için şüphe yeterli olacak.Oya ARMUTÇU - Mesut Hasan BENLİ | Hürriyet
Reklam
Polis Şikayet Etti, Ethem Sarısülük'ün Ailesine 10 Yıl Hapis İstendi
Ankara'daki Gezi Parkı eylemlerinde Ethem Sarısülük'ü başından vurarak ölümüne yol açan polis Ahmet Şahbaz'ın şikayetiyle Sarısülük ailesi hakkında 10 yıl 5 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.Ankara'daki Gezi Parkı protestoları sırasında silah kullanarak Ethem Sarısülük'ün ölümüne neden olan ve 7 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan polis Ahmet Şahbaz'ın şikayeti üzerine Sarısülük ailesi hakkında dava açıldı. Birgün gazetesinden Elçin Yıldıral’ın haberine göre, Şahbaz'ı darp ettikleri öne sürülen Sarısülük ailesi hakkında 10 yıl 5 aya kadar hapis cezası isteniyor. Ethem Sarısülük’ün ölümüne neden olan Ahmet Şahbaz hakkında 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası vermişti.Olaylı geçen Sarısülük Davası'nın 23 Eylül 2013'deki ilk duruşmasında, 100 kadar sivil polisin mahkeme salonunda yer alması nedeniyle tartışma yaşanmış, Sarısülük'ün avukatları, sivil polislerin duruşma salonundan çıkartılmasını istemişti. Salondaki polislerin bu talebe itiraz etmesi ve Sarısülük ailesi ile avukatlarının bulunduğu bölüme pet şişeler atması üzerine de arbede yaşanmış, mahkeme heyeti bunun üzerine sivil polisleri duruşma salonunun dışına çıkarmıştı. Salondan çıkarılan polisler, dışarıda bekleyen izleyici ve tanıkları da darp ederek iki tanığı yaralamıştı. Bu sırada peruk ve takma bıyık ile sakal takan sanık polis Ahmet Şahbaz da arka kapıdan salona alınırken, olayların dışarıya taşması üzerine ailenin avukatları ve Sarısülük ailesi salondan çıkarken, aile ile sanık polis Şahbaz karşılaşmıştı. Bu esnada polis Ahmet Şahbaz ile aile arasında da arbede yaşandı ve Şahbaz'ın takma peruğu ve sakalı yere düştü. Adliye polisleri, sanığı arka kapıdan dışarı çıkartırken, duruşma da ertelendi.ŞİKAYET DİLEKÇESİ'NDEN: 'MARJİNAL GRUPLAR...'Ailenin avukatları, tanıkların yaralanması ve hareket nedeniyle sivil polisler hakkında şikayetçi olurken, sanık polis Şahbaz da avukatları aracılığıyla ailenin kendisine hakaret ve darp ettiğini iddia ederek şikayetçi oldu. Şahbaz'ın avukatı, suç duyurusu metninde “salon içindeki ve önündeki bazı marjinal grupların duruşmanın başından itibaren sanığa ve sanık vekillerine yönelik sözlü ve fiili saldırılarda bulunduğu”, “duruşma salonunun tamamen marjinal grupların kontrolüne geçtiği ve salonun terörize edildiği” gibi iddialara da yer verdi.Sarısülük ailesinin şikayetini işleme koymayan savcı, Ahmet Şahbaz’ın şikayeti üzerine, anne Sayfi Sarısülük ve kardeşleri İkrar, Mustafa ve Cem hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın tamamlanması üzerine Sarısülük ailesi hakkında “kasten yaralama” ve “hakaret” suçlamalarıyla 10 yıl 5 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.Cumhuriyet
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Hep kimsenin duymaktan hoşlanmadığı şeyleri söylemek zorunda kalıyorum. Çünkü istenmedik şeylerin olmaması için öncelikle hoşlanmadığımız gerçeklere katlanmamız gerektiğini düşünüyorum.İstersek, biraz kafayı çalıştırarak kendimizi de başkalarını da sürekli kandırmaya devam edebiliriz, ama böylesi hiçbir derde derman olmaz. Geçtiğimiz hafta içine girdiğimiz karanlık tünelden çıkış yolu bulmanın yolu, önce ne olduğunu iyi kavramak veya kavramaya çalışmak.Bal demekle ağız tatlanmadığı gibi, barış demekle barış gelmeyeceği belliydi. ‘Savaşmanın kolay, barışmanın zor olduğu’ nu herkes söyleyip duruyor, ama zorluğa katlanmak işimize gelmiyor.
Reklam
"Cüneyt Çakır, Galatasaray Konusunda Şaibeli Bir Hakemdir"
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, Spor Medyasının müdürleriyle sohbet toplantısı düzenledi. İŞTE AYSAL'IN VEDA TOPLANTISINDAKİ AÇIKLAMALARI'Bazı soru işaretlerinin kimsenin kafasında kalmasını istemedim. Bunları yanıtlayıp Galatasaray'da bir devri kapatalım. Son 2 ay içerisinde medyanın bir kesiminden ciddi bilgi kirliliği ve saldırı musallat oldu. Bazı spor programları, magazin programı haline geldi. Çok büyük yalanlar üretildi.''Göreve geldikten 1 ay sonra Riva ile ilgili bana her türlü yetki verildi. Satabilirdim, kiralayabilirdim ancak dokunmadım. Borçlar bana miras olarak geldi. Bu borçlardan kurtulmak bizim görevimiz. Borçlarla ilgili projelendirme yaptım. Borç yükünü hafifletmek istedik. Ben formulü ürettim ama kabul ettiremedim. Galatasaray, mali açıdan en güçlü kulüptür. Buna rağmen bu borç yükünden kurtulamadıkça yükselmesi mümkün değil.'ÇIKARTTIM 23 MİLYON DOLAR ÖDEDİM'AIG hisselerinin satılarak kulüp rahatlatıldı. 2002 senesindeki yönetim bana geldiler. AIG ile anlaşma yaptıklarını, 1 hafta içerisinde para ödemezsek 60 milyon dolarlık ödeme yapılması gerektiğini, ödeme yapılmazsa kulübün kontrolünün bu şirkete geçirileceği söylendi. Bu bana tuhaf geldi. Burada önemli olan para değildi. Bu hisse o zamanki yönetimin yanlış iaderesiyle (Faruk Süren dönemi) yönetimi birebir denetleyen bir hadiseydi. Önemli olan bu hisseyi alabilmekti. O zaman çıkarttım 23 milyon doları ödedim. Hisseleri üstüme aldım. Böyle bir sıkıntıdan kurtulmuş oldu kulüp.''Bunu genel piyasa rakamından sattık ve 37 milyon dolar para kazandık. Bu paranın tamamı kulübe gitti. Kulüp bu paranın 23 milyon dolarını bana ödedi. Avansları iade etti. Diğer yatırımcılar gibi bana ödeme yaptı. 5-6 milyon dolar ektra para aldı.2011 YILINDA İYİ BİR MİRAS ALMADIK'Mayıs 2011'de Galatasaray'ın sermayesi 2.8 milyon dolar'dı. Bugün 21.8 milyon dolar. Galatasaray'ın hisselerini satma hakkımız yok ve bu konuda bir talebimiz olmadı. Biz 2011 yılında iyi bir miras almadık. Bunu ilk kez söylüyorum. Stadın isim hakkı satılmış, parası harcanmıştı. Futbola yaptığımız yatırımlarının karşılığını başarılar ve kupalar ile aldık.'KORKSAYDIM 2011'DE BAŞKAN OLMAZDIM'Ben korksaydım 2011'de başkan olmazdım. Ayrılma sebebim net, sorunlarımızın cevabını araştırıp buldum ama formüllere onay alamadığım için gidiyorum.'KULÜBÜMÜZDE MALİ RİSK YOKTUR'Yanlış transferlerimiz olmuştur. Bütün teknik direktörler farklı taleplerle geldi. 2011'de futbolcu ödemeleri 6-7 ay geç yapılıyordu. Şu an 1,5 aya kadara düşürdük. Bir aile havasında sorunlarımızı paylaşarak çözmeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz ay talimat verdim, dünyanın en büyük denetleme kurumlarından biri yaptığım işleri şu anda denetliyor. Kulübümüzün hiçbir şekilde mali bir riski yoktur. Türkiye sınırlarını aşmak istiyorsak ekonomik olarak Avrupa takımlarını yakamalıyız.'ÖNEMLİ OLAN KUPA DEĞİLDİ'Ben ve arkadaşlarım, hayal satmadık. Şeffaf olmaya gayret gösterdik. Camianın yönetime güvenmesi gerekir. Güven kaybolursa, görevi icra edemezsiniz. Hiçbir oyunun parçası olmadık. Sadece ahlaki yarışmaların içinde olduk. Şüphe duyduğumuzda o yarışmadan çekildik. Önemli olan kupa değildi. O mesajı verdik.'KAÇMAK İÇİN BİR SEBEBİM YOK'Biz çok uluslu bir camiayız. Diğer kulüplerden en büyük farkımız da bu. Dışarıya açığız. Bunu geliştirmeye devam etmeliyiz. Bugün en ciddi sorunumuz, futbolun ülkemizde vasıfsız kişilerin elinde olması. Galatasaray'ın kesinlikle ödenmemiş bir vergisi yok. Taksitlendirilmiş vergi borcu var ve bu borcu ödüyor. Ben hiçbir devlet ihalesine girmedim. Bu tip ilişkiler içerisine girmedim. Yurt dışına kaçmak için bir sebebim yok.'Öte yandan Aysal, Galatasaray-Fenerbahçe derbisiyle ilgili çarpıcı bir açıklama yaptı. Özellikle maçın hakemi Cüneyt Çakır'ı sert bir dille eleştiren Aysal, 'Cüneyt Çakır, Galatasaray konusunda şaibeli bir hakemdir. Maçı sertleştireceğini düşünüyorum' ifadelerini kullandı.Haber Türk
Turkcell Yenilenen Akıllı TV Platformu Turkcell TV Plus'ı Tanıttı
Turkcell, bugün yaptığı basın toplantısıyla yenilenen akıllı televizyon ürünü Turkcell TV Plus‘ın tanıtımını yaptı. GTB Power 100 listesine giren Turkcell Grup CEO’su Süreyya Ciliv’in yaptığı tanıtımla Turkcell akıllı televizyon alanındaki yeni hizmetlerini gözler önüne serdi.Konuşmasının başında her zamanki gibi mobil ve ağ temelli teknolojik dönüşümün önemine değinen Süreyya Ciliv, Turkcell TV Plus’ın özetle bu geleceğe dönük bir ürün olduğunu söyledi. Ciliv’in verdiği rakamlara sabit televizyon yayınlarını izleme oranı 2006’da yüzde 69 iken 2013’te yüzde 32’ye düşmüş ve kullanıcılar artık ‘seç izle’ tipi yayıncılığa yöneliyor.Çin, Brezilya ve Türkiye’nin televizyona en çok bağımlı ülkeler olduğunu paylaşan Ciliv, akıllı telefonların çoğu ülkede en çok bakılan ekran olduğuna işaret etti. Turkcell TV şimdiye kadar 6 milyon kullanıcıyla 600 milyon dakika izleme sunmuş ve Ciliv, Turkcell TV+’ın Türkiye’nin yarısına (35 milyon Turkcel + 1 milyon Superonline abonesi) ulaşmaya hazır olduğunu ama diğer kullanıcılara da kapılarının açık olduğunu ifade etti.Süreyya Ciliv’den sonra Turkcell Superonline Genel Müdürü Murat Erkan sahneye çıktı ve canlı deneyimle Turkcell TV Plus’ın özelliklerini gösterdi.Kişiye özel yayın, aynı anda farklı yayınları kaydetme, sınırsız kanal ve sınırsız bulut yedeklemesi (teorik olarak), interaktif TV, çevrimiçi içerikler, kişisel kanallar, kaydet-geri al izle, sosyal medya paylaşımları Turkcell TV Plus’ın öne çıkan özellikleri olarak tanıtıldı.Murat Erkan, çoğu özelliği birebir tanıtırken ekran ve cihaz geçiş hızı Turkcell TV Plus’ın yetkin bir platform izlenimi olduğunu gösterir nitelikteydi. Turkcell Akademi içeriklerine Turkcell TV Plus üzerinden ulaşabilmenin de mümkün olduğunu paylaşan Murat Erkan, Turkcell Superonline müşterilerinin bu erişimden ücretsiz faydalanabileceğini de paylaştı.Özel olarak hazırlanan Plus Salonlar kategorisi içindeki dizilerde bölümleri sıralı geçiş imkanıyla izlemek mümkün oluyor. İnteraktif bölümde ise izlenen kanalla ilgili Twitter içerikleri görülebiliyor. Facebook ve Twitter’da paylaşım yapılabiliyor.Murat Erkan, Turkcell’in Digiturk ile işbirliği içinde olduğunu, özellikle içerik tarafında işbirliklerine açık olduklarını ve mevcut Turkcell hizmetlerinin Turkcell TV Plus’a dahil edileceğini de soru cevap bölümünde açıkladı.Turkcell TV Plus kullanmak için 2.90 TL’den başlayıp 39.90 TL’ye uzanan paketlerden biri seçilebiliyor ki bu fiyatların kampanya fiyatları olarak sunulduğunu da paylaşalım.Turkcell akıllı TV’de milyonlara ulaşmak isterken Türkiye’deki akıllı TV kullanıcı sayısı konusunda bir rakam paylaşılmadığını da ekleyelim.Webrazzi
En İyi 10 Michael Jackson Coverı!
Mariah Carey, Jackson 5'ın ünlü baladını kendine özgü güçlü tarzıyla coverladığında, uzun süre dillerden düşmemişti.
Reklam
Testere ile Katliam Süsü Vermek | Şaka İçerir
ABD'de Rus asıllı Vitaly Zdorovetskiy'in bir otoparkta elektrikli testere ile bir adamı sözde ortadan ikiye kestiği şakanın görüntüleri, takipçilerini hem ürküttü hem de kahkahaya boğdu.
Reklam
Reklam
Fazıl Say'dan Yeni Bir Albüm: 'Say Plays Say'
Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say , farklı ülkelerde dünya prömiyerlerini gerçekleştirdiği ve yıllar boyunca hazırlıklarını sürdürdüğü besteciliğinin ilk ürünü olan eserlerini 'Say Plays Say' adlı yeni albümünde bir araya getirdi.Albüm, Fazıl Say’ın konserlerinde seslendirdiği “SES”, “Kumru”, “Kara Toprak” (Black Earth), “Nazım” ve “Sevenlere Dair” eserlerinin yanı sıra; “Paganini Jazz”, “Alla Turca Jazz” ve “Bodrum” gibi caz yorumlarını; İsmail Dede Efendi’nin “Yine Bir Gülnihal” adlı eserinin ilham kaynağı olduğu “Yeni Bir Gülnihal”, ilk bestesi “Nasreddin Hoca'nın Dansları” ve “Fantezi” parçalarını barındırıyor.“Say Plays Say”, bu nedenle sanatçının kariyerindeki en özel albümlerinden biri olarak gösteriliyor. Albümde ayrıca Bayreuth’da Wagner festivalinde dünya prömiyeri gerçekleşen “Nietzche und Wagner” de yer alıyor. Ada Müzik tarafından Türkiye ’de dinleyici ile buluşan albümün destekçisi Fazıl Say'ın daha önceki albümlerinde de olduğu gibi ENKA Vakfı.Son yıllardaki yoğun üretim süreci ile kazandığı besteci kimliği, müzik eleştirmeleri tarafından en iyi besteciler arasında gösterilen Say, besteci ve piyanist kimliğinin buluştuğu bu özel albüm hakkındaki duygularını şu şekilde ifade ediyor:“Hayatım boyunca verdiğim konserlerde seslendirdiğim, bu CD’de dinleyeceğiniz piyano eserlerim, tam anlamıyla bir 'piyanistin piyano müziği'dir. Bu müziklerde yoğun bir şekilde Türkiye ve Anadolu esintisi de duyacaksınız. Gençlik yıllarımda ünlü klasik eserlerin caz çeşitlemelerini yapmayı da çok severdim; onlardan da bir demet ekledik bu çalışmaya. Yıllar içinde kimi zaman ‘bis parçası’ kimi zaman ‘konulu eser’ kimi zaman da ‘uyarlama’ olarak bu parçaları konserlerimde hep çaldım. Bu bestelerimin çoğu, zaten beni tanıyan müzikseverler tarafından bilinir.Tarkovski’nin çok sevdiğim bir sözü vardır, ‘Dünya mükemmel olmadığı için sanat vardır,’ der. Bir hayatı müzikle anlatmaya çalışmanın bazı naçizane örnekleri işte burada; bilinen ve bilinmeyen bu eserlerimi ilk kez bir albümde toparlayıp derlemeyi düşündüm. Beğeneceğinizi umuyorum.”Tüm dünyada satışa sunulan Say Plays Say, müzik marketlerde ve dijital platformlarda yerini aldı. 16 Ekim’de Tokyo’da Japonya turnesi kapsamında yeni eseri “Saksafon ve Piyano için Suit”in dünya prömiyerini ünlü saksafon ustası Nobuya Sugawa ile birlikte gerçekleştirecek olan Say, kasım ayı içerisinde ise Belçika Ulusal Orkestrası ile 1914 adlı eserinin dünya prömiyerini gerçekleştirecek.Nisan 2015’de gerçekleşecek Carnegie Hall konseri ile New York’taki sanatseverler ile buluşmaya hazırlanan Fazıl Say, ülkemizde de Say Plays Say kapsamında dinleyicileri ile buluşacak. Say Plays Say’ın ilk konseri, 10 Kasım'da 26. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları kapsamında İstanbul ’da gerçekleşecek.T24
IŞİD Kobani'de 'Geri Çekiliyor'
Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Kobani'deki bazı mevzilerinden geri çekildiği belirtildi.BBC'ye konuşan Kobani'deki Kürt yetkili İdris Nassan son günlerde IŞİD'in şehrin yüzde 20'den fazlasının kontrolünü kaybettiğini söyledi.Nassan, Kobani'nin doğusunda ve güneydoğusunda YPG güçlerinin IŞİD'in çekildiği bölgelere girip yeni mevziler kurmaya başladığını ifade etti.ABD savunma yetkilileri ise ABD önderliğindeki hava saldırıları yoğunlaşırken Kobani etrafında yüzlerce militanın öldürüldüğünü söylüyorlar.Türkiye - Suriye sınırında bulunan BBC muhabiri Kasra Naji, Kürtler arasında bir iyimserliğin olduğunu ve birkaç gün içerisinde IŞİD'i Kobani'den tamamen atabileceklerini düşündüklerini aktarıyor.Naji, Koalisyon güçlerinin son günlerde Kobani'nin tek bir bölgesini hedef almasının 'IŞİD'in elinde tuttuğu son bölge' yorumlarını ortaya çıkardığını da ifade ediyor.
Aras Nehri Kuş Cenneti Kuraklığa Kurban Gidiyor
Google Earth’den görünce çok iyi bildikleri yörenin gerçeğiyle karşılaştılar. Bu manzarının peşine düşen Kuzey Doğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu ve ekibi Aras Kuş Cenneti'ni böyle görüntülemeyi başardı. Şimdi ekip tehdit altındaki bölgenin telef olmasına engel olmaya çalışıyor.IĞDIR’daki 258 kuş türüne sahip ’Aras Nehri Kuş Cenneti’ 200 metre yüksekten kuşbakışı görüntülendi. Kars’taki Kuyucuk Kuş Cenneti’nin kuraklığa kurban gittiğini belirten Kuzey Doğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, 'Aras Kuş Cenneti yok olmasın' dedi.Tuzluca ilçesinin Yukarı Çıyrıklı köyünde 2006 yılından beri yaptıkları bilimsel çalışmalarla alanda barınan 258 kuş türünü kayıt altına alan ve 67 binden fazla kuşu halkalayan Kuzey Doğa Derneğinin Başkanı ve Utah Universitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, Aras Kuş Cenneti’ni yüksekten görüntüleyip, kuşlar gibi görmeye çalıştıklarını ifade ederek şunları söyledi:'Aras Nehri’ni 2005 yılında Google Earth’den görünce bir kuş cenneti olduğunu o zamandan fark ettik. Yöreyi çok iyi bilmemize rağmen görüntüleri izleyince nefesimiz kesildi. Alanı kuşların gözünden en iyi şekilde görebilmek için uçan kameranın sınırlarını aştım. 200 metre yukarı çıkardım, bin 100 metre uzağa yolladım. Risk aldım ve çekimler esnasında uçan kamera Aras Nehri’ne düşerek kayboldu. Ama aldığımız görüntülere değdi. Etrafı tamamen kurak ve bozkırla çevrili bir cennet. Sibirya’dan Ortadoğu ve Afrika’nın zorlu coğrafyalarına gidip gelen milyonlarca kuş için hayati önem taşıyan bir konaklama, beslenme, üreme ve kışlama alanı. Aras Nehri Kus Cenneti’nin vahası bölgeye yapılması planlanan baraj yapımı yüzünden yok olursa, göç esnasında yüz binlerce kuş alıştıkları bu vahayı kaybeder ve telef olur.'Aras Nehri boyunca yaklaşık 10 kilometrekarelik bir alanı kaplayan Kuş Cenneti’nin Doğu Anadolu’nun ilk ’Tabiatı Koruma Alanı’ ilan edilmesinin, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce uygun görüldüğünü bildiren Doç. Dr. Şekercioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Aras’ın tabiatı koruma alanı ilan edilmesi Türkiyede doğa koruma, ekolojik araştırma ve ekoturizm için son yılların en büyük başarılarından biri olacaktır. Aras Nehri Kuş Cenneti’nde 2006 yılından beri yaptığımız çalışmalar sonucu 67 binden fazla kuşa halka taktık. Bu Halkalı kuşlar 3 ayrı kıtada Güney Afrika, Zambiya, Rusya, Macaristan, Kıbrıs, İsrail, arabistan gibi birçok ülkeye gitti ve diğer ülkelerden bize birçok halkalı kuş geldi. Ümidimiz Aras Nehri Kuş Cenneti’ni kuş gözlem kulesi, konukevi gibi diğer yatırımlarla Iğdır’ın ekoturizm merkezi ve dünya çapında bir marka noktası haline gelmesi. Kars’taki Kuyucuk Kuş Cenneti kurudu, Doğu Anadolu’nun en zengini Iğdır’daki Aras Kuş Cenneti yok olmasın.'Bedir ALTUNOK/IĞDIR, (DHA)
Reklam