Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Kobani Mevzusunda Her Kafadan Farklı Bir Ses Çıkıyor'
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'nin Kobanê'ye silah yardımını eleştirerek, 'Her kafadan farklı ses çıkıyor' dediCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan , Kobanê’ye ilgili görüşleri ABD yönetimine net olarak bildirdiklerini ve terörle bağlantılı bir gruba silah vermesini doğru bulmadıklarını söyleyerek, “Bu konularda, ABD’de her birimin sözcüsünden farklı bir ses çıkıyor. Beyaz Saray Sözcüsü bir şey söylüyor, Pentagon Sözcüsü başka bir şey, Dışişleri Sözcüsü daha başka bir şey, Ulusal Güvenlik Kurulu Sözcüsü başka bir şey” dedi. Türkiye’nin Fransa ile aynı görüşte olduğunu belirten Erdoğan, Suriye’de asıl tehlikenin Halep olduğunu dile getirdi.Çözüm süreci uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı HDP’nin “sokağa çıkın” çağrısına karşılık olarak, “Sabrın sınırı var diyorum. O sınır aşılırsa, olabilecekleri aklımın ucundan bile geçirmek istemem” ifadelerini kullandı.Erdoğan, Ermenek’te 18 işçinin mahsur kaldığı maden faciasıyla ilgili olarak da “Mesela işveren az kazanıyorum bahanesiyle işçinin yemesinden içmesinden kısar, yemeği vermem evden getir, ocakta ye derse, bu zulümdür. Daha fazla bir şey yaparsanız, bu sektör ölür diyorlar. O zaman sen de kömürü bırak, başka sektöre geç. Elini tutan mı var? Kömür üretimini robotlaştırmak gerekiyor” dedi.Paris’e yaptığı günübirlik çalışma ziyaretinden dönerken uçakta gazetecilerle konuşan Erdoğan önemli açıklamalar yaptı. Hürriyet gazetesinden Akif Beki ’nin köşesine taşıdığı söyleşi şöyle:Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’ndeki konuşmada, ‘Ortadoğu’da 100 yıl önce çizilen sınırların dikişlerinin patladığını’ söylediniz. Yeni sınırlar, yeni Sykes-Picot anlaşmaları mı ortaya çıkıyor?Ortadoğu, sonradan uydurulmuş bir coğrafi ifade. Aslında bir Yakındoğu var, bir de Uzakdoğu. Ortadoğu aslında bir petrol havzasının ifadesi. Bu çerçevede Irak’ı 3’e bölmeyi planladılar. Bir Kürdistan olacaktı, bir Sünni Araplar’dan ve Türkmenler’den oluşan devlet, bir de Şia devleti. Bu planlamayı kafalarında yaptılar. Ama ilk uygulamada gerçekleştiremediler. Sonra Maliki’nin başbakan olmasıyla ikinci girişim başladı. Maliki ordunun üst kademesini sadece Şii subaylardan oluşturdu. Ardından çoğunu cezaevlerinden saldırıverdiği sabıkalıların meydana getirdiği bir gerilla gücü kurma yoluna gitti. Şimdi yeni Irak Başbakanı (Haydar El İbadi) Irak’ı yeniden birleştirmek konusunda umut veriyor. Bakalım gerçekleştirebilecek mi? Bu çabalarını baskın karakterli politikalar uygulamak yerine zamana yaymayı tercih ediyor olabilir. Mesela cumhurbaşkanı yardımcılıklarında yetki sınıflandırması yapmadı.Bu çerçevede Suriye’de halihazırdaki gidişatı nasıl değerlendiriyorsunuz?Haritanın diğer parçası olan Suriye’ye gelince... Ülkede terör cirit atıyor. Ilımlılar (Özgür Suriye Ordusu-ÖSO) vatan savunması derdine düştü. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, ÖSO konusunda Türkiye ile aynı çizgide olduklarını söyledi. Irak için de bizim çizgimizi paylaşıyorlar. Yani, uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, güvenli bölge oluşturulması ve ılımlı muhaliflere eğitim ve donatım desteği sağlanmasını öngören planımızı destekliyorlar. Son gelişmelerle ilgili olarak ne yazık ki çok ciddi dezenformasyon var. Mesela Kobani konusunda Irak’ta Kürt Bölgesel Yönetimi 2000 Peşmerge göndermekten söz etti. Sonra sayı 500’e indi. PYD bunu da kabul etmedi. 90’a kadar inildi. Bu 90 Peşmerge’ye ek olarak araçları kullanacak şoförler ve muavinleri eklenecek, sayı aşağı yukarı 150’ye çıkacaktı. 90 Peşmerge’yi biz uçaklarımızla Türkiye’ye getirdik. PYD buna da direndi. Peşmergeler silahları bize versinler, Kuzey Irak’a dönsünler diye tutturdular. Bu silahlarla DAİŞ’in denetimindeki Kobani’de savaşamayız diyorlar. Çünkü ağır silahlarla gerilla savaşı yapamayacaklarını söylüyorlar. Aslında dertleri orayı PYD’nin dışındaki bir güce kaptırmamak. Tek hedef bu. Suriye’de şu anda Halep de tehlikede. Halep’i düşünmüyorlar ittifak güçleri, Kobani’yi düşünüyor. Yani orada varsa yoksa Halep’tir. Sureyi’nin kuzeyi dediğin zaman Halep’i anlarsın, ama bunlar Halep’i bir kenara koymuşlar varsa yoksa Kobani diyorlar. Kobani’dekiler zaten hepsi geldiler ve biz de kabul ettik. Kapıyı da kapatmadık. Ama Halep’te şu anda geniş bir tarih yok oluyor. İnsanlar yarın orada aynı durumla karşı karşıya kalacak ve şu anda onlar orada son mücadelelerini veriyor. Ve Hollande baktım Halep’e yönelik çok hassas. Kobani halkı zaten Türkiye’ye sığınmış durumda. Dolayısıyla orada halihazırda sivil kalmadı. 1500-2000 kadar silahlı kişi var.Türkiye ile Fransa birlikte uçuşa yasak bölge oluşturabilir mi?Bakın, aslında tehdit altında olan benim, yani Türkiye. Nitekim geçenlerde, vatandaşlarımızın can güvenliği için bir köyü boşaltmak durumunda kaldık. Dedikleriniz, ancak BM Güvenlik Konseyi kararıyla, o olmazsa NATO kararıyla sağlanabilir. Bana göre, 36’ncı Paralel’in üstü güvenli bölge ilan edilmeli. Neden? Çünkü, topraklarımızda 1.6 milyon sığınmacı var. O bölgede onlar için farklı planlamalar yapılabilir. Hatta alt yapısıyla, üst yapısıyla yerleşim birimleri bile inşa edilebilir. Kobani’yi bir yana bırakın, Halep tehdit altında. Kuzey Suriye’nin kalbidir Halep. Ve ne yazık ki, orada koca bir tarih yok olmak üzere.Irak-Suriye üstünden bir sınır çizmeye çalışılıyor diyebilir miyiz?Çok farklı, çok karmaşık hesaplar olabilir. Bakın, DAİŞ petrolünü kim alıyor? Esad yönetimi. Yani, Musul petrolünü Esad’a peşkeş çekiyorlar. Suriye’de Esad’a karşı direniş başladığında sadece ÖSO vardı. Sonra sonra terör örgütleri ortaya çıkmaya başladı. Şimdi bile ÖSO aşağı yukarı 120 bin silahlı adamı olduğunu söylüyor. Ama 2 sorunları var: Para, donatım ve dolayısıyla eğitim. Bunlar verilirse dengenin yeniden sağlanabileceğini ifade ediyorlar.Çözüm Süreci’ni kararlılıkla sürdüreceğinizi, hiçbir sapma olmayacağını söylüyorsunuz ama Kobani olayları süreci tehlikeye sokmuyor mu?Çözüm Süreci’yle ilgili plan devam ediyor. Kobani’yle ilgili görüşlerimizi ABD’ye biz net olarak ifade ettik. Müttefik bir ülkenin, bizim terörle bağlantılı olduğunu düşündüğümüz bir gruba silah vermesini doğru bulmayacağımızı da söyledik. Ama akabinde C-130’larla oraya silah indireceksin, bunların bir bölümü PYD’ye gidecek, bir bölümü de dedikleri gibi yanlışlıkla da olsa DAİŞ’e. Bu konularda, ABD’de her birimin sözcüsünden farklı bir ses çıkıyor. Beyaz Saray Sözcüsü bir şey söylüyor, Pentagon Sözcüsü başka bir şey, Dışişleri Sözcüsü daha başka bir şey, Ulusal Güvenlik Kurulu Sözcüsü başka bir şey. Bazıları ABD’ye destek vermediğimizi iddia ediyor. Yalan. Gerekli desteği verdik. Ama biz bu desteği belirli kurallar çerçevesinde verir, NATO planlamasına göre yürürüz. Şunu da söyleyeyim, ABD’nin onlara verdiği silahların bedelinin çok üstündeki meblağları biz Türkiye’ye sığınan Kobanili Kürtler’in barınmaları, iaşeleri için harcıyoruz.‘Tarihin en uzun MGK’sı’ diye nitelenen son MGK’da Paralel Yapı ile ilgili bir süreç belirlendi mi?Toplantı sonrasında yapılan açıklamada var zaten bu husus. Ülkemizin güvenliğini tehdit eden ve kamu düzenini bozan iç ve dış legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlar ile yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği açıkça belirtiliyor. Paralel Yapı dediğimiz bu oluşum, Başbakanlığım dönemimde, çocuklarımdan kardeşlerime kadar benim tüm ailemi dinledi. Yetmedi, ofisimi dinledi. Böyle bir alçaklık olabilir mi? Bu yasadışı işlerle ilgili olarak elbette hukuki süreç başlayacak. Ama bugün bile aramızda bazı arkadaşlar acıma refleksine kapılıyorlar. Paralel Yapı’nın etik, ahlaki değerlerimizi yok etmesine sessiz mi kalınacak? Hukuk çerçevesinde gereken her şey peyderpey yapılacak.28 Şubat, anti-demokratik çevrelerin demokratik yapılanmayı hedef aldığı bir girişimdi. Nitekim, meşru hükümeti zorla istifa ettirdiler. Şu anda ise böyle bir durum yok. Şimdiki hadise, Paralel Yapı’nın demokratik yapılanmayı hedef alma girişimleriyle; bir başka deyişle legal görünümlü bir illegal yapıyla mücadele meselesidir. MGK kararları, biliyorsunuz tavsiye kararlardır. O kararlar hükümete gönderilir. Sonra hükümet de Bakanlar Kurulu kararına dönüştürüp MGK Genel Sekreterliği’ne yönlendirecek. MGK Genel Sekreterliği de Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne işleyecek. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, 5 yılda bir yenilenir. Son olarak 2010’de yenilendi. Yani süresi 2015’te dolacak. Ama biz yakın tehdit nedeniyle 2014’te bu değişikliğin yapılmasını istedik. Gerekirse, 2015’te yeni Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde revizyonlar da yapılabilir. Daha önce de söyledim, bu kesimlerin, legal görünüm altında illegal bir yapılanma içinde olabileceklerini tahmin edemedik. Bu nedenledir ki yurtiçi ve yurtdışındaki eğitim faaliyetlerine, hatta ticari faaliyetlerine her türlü meşru desteği verdik. 134 ülkede okul açtılar. Sanıyorlar ki, bunu kendileri başardı. Oysa gerek ben, gerekse bakanlarım gezilerimizde ilgili ülkelerin hükümetlerinden destek rica ederek o okulların açılmasını sağladık. 13 üniversite açtılar, hiç engel çıkarmadık. Ticari faaliyetlerine yardımcı olduk. Ama süreç içerisinde, bunların aslında ihanet içinde oldukları ortaya çıktı. Başbakanlık ofisine koydukları ‘böcek’lerin nereden alındığını bulduk. Şimdi dinledikten sonra bunları nereye gönderdikleri araştırılıyor.Son 1 haftada 4 şehit verdik. HDP’nin sokak çağrıları, Çözüm Süreci derken, bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?Her şeyin bir sabır noktası var. Biz bu süreci başlatalı 5 yıl oldu. Önce ‘Açılım Süreci’ dedik, daha sonra ‘Milli Birlik ve Kardeşlik’; şimdi de ‘Çözüm Süreci’ diyoruz. HDP sokağa çıkma çağrısı yapıyor. ‘Şiddet için değil’ diyorlar. O zaman niye sokağa döküyorsun? Miting yap. Sokağa çıkın deyince, ‘Maskeni tak, sopanı al, molotofkokteylini al, belli dükkanları yak’… Bu, o demek. Güvenlik güçleri, vatandaş tedirgin. Onun için sabrın sınırı var diyorum. O sınır aşılırsa, olabilecekleri aklımın ucundan bile geçirmek istemem.Soma’dan sonra her türlü tedbiri aldık. Ama iş tedbir almakla bitmiyor, insan faktörü de önemli. Mesela işveren az kazanıyorum bahanesiyle işçinin yemesinden içmesinden kısar, yemeği vermem evden getir, ocakta ye derse, bu zulümdür. Daha fazla bir şey yaparsanız, bu sektör ölür diyorlar. O zaman sen de kömürü bırak, başka sektöre geç. Elini tutan mı var? Kömür üretimini robotlaştırmak gerekiyor. Bakın, Avrasya Tüneli’nde bir robot var. Günde 10 metre deliyor. Ayrıca taşı, toprağı toplayıp gönderiyor. İş güvenliği konusunda, tedbirlerin yanı sıra duyarlılığın da artması gerekiyor.T24
New York'ta Erkeğe Taciz
Devamlı kadınların nasıl taciz edildiklerine dair videolar izledik. Şimdide 3 saat boyunca New York sokaklarında yürüyen erkek modele yapılan tacizleri izliyoruz.
At Kafasıyla Bir Gün Geçirmek
At kafası maskesi takarak insan içine çıktık. AVM'de gezdik, rastgele bir yerde yemek yedik, kahve içtik, metrobüse bindik ve daha bir sürü şey. Kısacası at kafasıyla bir gün geçirmek sizce nasıldır?
Reklam
AFAD: 'Ermenek'te Çalışmalar Aralıksız Sürüyor'
AFAD, Ermenek'te kömür ocağında işçilerin mahsur kalmasına ilişkin çalışmaların 637 kişilik ekip, 2 uçak, 3 helikopter ve 138 araçla aralıksız devam ettiğini bildirdi.Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ermenek'te kömür ocağında işçilerin mahsur kalmasına ilişkin çalışmaların 637 kişilik ekip, 2 uçak, 3 helikopter ve 138 araçla aralıksız devam ettiğini bildirdi.AFAD'dan yapılan açıklamaya göre; Ermenek'teki maden ocağında yaşanan su baskının ardından, onlarca kamu kurumu ile özel sektör ve sivil toplum kuruluşu, Başbakanlık AFAD koordinasyonunda, imkanlarını mahsur kalan madenciler için seferber etti.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ulaştırma-Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Karaman Valisi Murat Koca ile AFAD Başkanı Fuat Oktay çalışmaları yerinden koordine ediyor.Mahsur kalan madencilerin aileleri ile sahada görevli personelin dinlenmesi ve barınması için tesisler oluşturuldu. AFAD ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın psikososyal destek ekipleri, kömür ocağında mahsur kalan madencilerin çocukları için çeşitli etkinlikler düzenliyor, ailelere destek oluyor. Çocuklar için bölgede oyun çadırı kuruldu.Herhangi bir kazaya sebebiyet vermemek ve çalışma alanının güvenli bir hale dönüştürülmesi için su çekildikten sonra çamur ve moloz tahliye ediliyor, gerekli tahkimat çalışması yapılıyor. Alan temizlendikçe pompalar aşamalı bir şekilde daha aşağıya indiriliyor.Gece gündüz, aralıksız devam eden çalışmalar, 637 kişilik ekip ile 2 uçak, 3 helikopter ve 138 araçla sürüyor. Çalışmalar için çok sayıda motopomp, jeneratör, çamur pompası, arazöz, hidrosap, sondaj aracı, seyyar aydınlatma cihazı, çadır, battaniye ve uyku tulumu, seyyar mutfak, mobil yatakhane, kumanya ve içecek sevk edildi. Çalışmalar sırasında kesintisiz iletişim sağlanması için 8 mobil baz istasyonu kuruldu.AA
Passolig'in İnternet Sitesinde Büyük Skandal
Yürürlüğe girdiği günden bu yana çok eleştirilen Passolig sistemi için sosyal medyada bazı kullanıcılar tarafından ortaya skandal bir iddia atıldı.Geçen sezondan bu yana, seyirci sayısındaki düşüşün ana sorumlusu olarak görülen ve eleştiri oklarının hedefindeki Passolig için skandal iddia!Tribünlere yaptığı negatif etkinin çektiği tepki dinmemiş ve her hafta dillendirirken, sistem bu kez çok farklı bir açıdan büyük soruna yol açmışa benziyor. Sosyal medyada birkaç kullanıcının aldığı ekran görüntüsü ile paylaştıkları iddiaya göre, Passolig’in internet sayfasında kombinesi olan herkesin TC kimlik numarası görülebiliyor.Büyük bir skandal ve güvenlik zaafiyeti olarak görülerek infiale yol açan görüntüler hakkında yetkilililerin nasıl bir açıklama yapacağı çok merak ediliyor. Açık Mert Korkusuz
Reklam
Microsoft Tüm Global Reklam Satış Takımını İşten Çıkardı
Microsoft’ta Şubat ayının başında göreve başlayan Satya Nadella önderliğinde ilk stratejik adımlarını ve şirketiçi kararlarını vermeye başladı. Business Insider’da yer alan habere göre, Microsoft’un başta ABD, İngiltere ve diğer uluslararası ofislerde çalışan reklam satış ekipleri işten çıkarıldı.Microsoft’un, MSN, Bing, Xbox, Outlook, Skype ve Windows 8 ürünlerinin içerisinde bulunan çok sayıda reklam alanı bulunuyor. Tüm bu ürünler hiç de azımsanmayacak kadar büyük bir reklam pastasını ifade ediyor ancak bugüne dek Microsoft’u reklam konusunun çok da üstüne düşmediği dışarıdan bakan bir gözle de bilinmesi mümkündü. Microsoft, konuyla ilgili kısa bir açıklama yaparken işten çıkarmaları doğruladı ancak işten çıkarmalarla ilgili hiçbir detay bilgi vermedi.Microsoft, bu işten çıkarmayla birlikte Microsoft Advertising’i yeniden yapılandıracağını ve yeni bir ekiple donatacağını tahmin ediyoruz. Satya Nadella, Temmuz ayında yaptığı resmi açıklamayla Microsoft’ta 18 bin kişinin işine sona verececeğini açıklamıştı. Tarihinin en büyük işten çıkarma planını açıklayan şirketin bu yeniden yapılanma ve tasarruf önlemiyle birlikte ilk neşterin de muhtemelen CEO’nun memnun olmadığı global reklam satış takımına vurulmuş olması önemli bir nokta.Microsoft’un daha verimli çalışma planı kapsamında gelecek yeni Microsoft Advertising ekibiyle birlikte Microsoft’un amacı hem daha verimli çalışmak, hem de daha çok reklam satışı yapmak olacak.Webrazzi
Kodak'tan 360 Derece Video Çekebilen Kamera
Aksiyon kameraları pazarına yeni giren Kodak, iddialı bir giriş yaptı. İşte macera tutkunlarına özel 360 derece video kaydı yapabilen yeni kamerası PixPro SP360!Giderek yaygınlaşan 360 derecelik kameralar son olarak karşımıza Ricoh'un Theta (M15) ürünü ile çıkmıştı. Yavaş yavaş popülerleşen bu ürünlere bir yenisi de Kodak'tan geldi.Sahip olduğu kübik tasarımıyla dikkat çeken Kodak PixPro SP360, kullanıcılarına eşsiz bir deneyim sunmaya geliyor. Kompakt bir tasarıma sahip olan bu ürün barındırdığı Wi-Fi bağlantı birinin yanı sıra iOS, Android veya bilgisayar aracılığıyla da yönetilebiliyor.Üzerinde fiziksel kayıt butonu bulunan ürün ayrıca bir LCD bilgi ekranına da sahip. PixPro SP360 16 megapiksel MOS sensör sayesinde 1080p/30 fps çözünürlüğünde beş farklı görüş açısı ile video kaydı gerçekleştirebiliyor. Micro SD ve SDHC depolama desteği sunan kamera, kullanıcısına tek şarjla 160 dakika vaat ediyor.Bir aksiyon kamerasının olmazsa olmazı olan suya ve toza dayanıklılıkta elbette PixPro SP360'da mevcut. Ayrıca 10º C’ye kadar soğuk havaya dayanıklı olan kamera, 349 dolar olan başlangıç fiyatı ile raflardaki yerini alıyor.ShiftDelete.Net
IŞİD, Rakka'da 3 Çocuğu Palayla İdam Etti
IŞİD'in Suriye'nin Rakka kentinde 3 çocuğu kent meydanında kafalarını kılıçla ve palayla keserek idam ettiği görüntüler ortaya çıktı.Örgütün kendi video ekibi tarafından çekilen görüntülerde Allah'a küfür ettikleri gerekçesiyle üç genç büyük bir kalabalığın toplandığı meydana getiriliyor. Ardından bu infaz için özel olarak hazırlanan bir kütüğe gözleri başlı şekilde başlarını yerleştirmeleri isteniyor.Haklarında IŞİD'in 'şeriat mahkemesi' tarafından alınan karar megafon kullanarak okunduktan sonra da infaz gerçekleştiriliyor.3 infaz için 3 ayrı cellat ve ayrı kılıçlar kullanılması dikkat çekiyor.
Reklam
Dev Maç Bayern'in
Bundesliga haftanın en önemli maçında gülen taraf Bayern Münih oldu.Ligin 10. haftasında Borussia Dortmund'u konuk eden Bayern Münih, sahadan 2-1 galip ayrıldı.Sezona kabus gibi başlayan Dortmund, lider Bayern karşısında 31. dakikada Marco Reus'la aradığı golü de buldu.İlk yarıyı 1-0 geride kapatan Bayern ikinci yarıda ayağa kalkarken, 72. dakikada Lewandowski'nin golü ile skoru eşitledi.Maçın son dakikaları nefesleri keserken, 85. dakikada Subotic'le mücadelesinde yerde kalan Ribery, Bayern'e penaltı kazandırdı. Atışı gole çeviren Robben de Bayern'e galibiyeti getirdi.Bu sonuçla 24 puana yükselen Bayern Münih liderliğini sürdürdü. 7 puanda kalan Dortmund ise haftayı 16. sırada kapattı.Lig Tv
Bakan Müezzinoğlu'dan Öz Eleştiri: 'Hatalarımız Var'
Isparta'nın Yalvaç ilçesi'nde 17 kişinin öldüğü, 29 kişinin yaralandığı kazada hayatını kaybedenlerin cenaze törenine katılan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, törenin ardından Akşehir Devlet Hastanesi'ndeki yaralıları ziyaret etti.Basına kapalı yapılan ziyaret ardından açıklamada bulunan Müezzinoğlu, yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğunu belirtti. Yaralı bir annenin, kazada ölen evladının acısını yaşadığını belirten Müezzinoğlu, şunları söyledi:'Öncelikli işimiz burada, diğer hastanelerdeki yaralıları tedavi ederek sağlıklarına kavuşturmak. Tabii burada baktığımızda olağanüstü tedbir kısmında hata ve eksikliklerimizin olduğunu görüyoruz. İnşallah bunun gerekli işlemleri yöneticilerimiz ve görevli arkadaşlarımızca yapılacak. Tedbir konusunda daha dikkatli olunup gerekli işlemler yapılacak. Tabi bizi en çok üzen olay araç haddinden fazla yolcu alınması, 25 kişilik araca iki katı vatandaş doldurularak yola çıkılması kazaya davet çıkaran olay oldu. Şoförün kendisi, eşi ve ailesinden birisini kaybetmesi çok vahim bir durum.'İsmail AKKAYA-Atilla MEMİŞ- Nurettin ARKAN/ Konya DHA
Reklam
Reklam
'Ermenek'teki Maden Kapanmasın Ricası Kimden?'
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e madenlere ilişkin yaptığı açıklamaları ile ilgili yazılı olarak yanıtlanması istemi TBMM Başkanlığı'na soru önergesi sundu.Bakan Çelik'e kendi açıklaması olan 'Bizim müfettişlere göre kapanması gerekiyor ama açılması için kimleri kimleri araya koyuyorlar' sözlerini hatırlattığı önergesinde Özel, “Kurtarma çalışmaları devam ederken gerek hükümet yetkilileri gerekse bizler bölgeyi ziyaret ederek, çalışmaları yakından inceledik. Bu ziyaretler sırasında, söz konusu madenin çok sayıda eksik ve noksana rağmen kapatılmamasına ilişkin tarafınızdan 'Bizim müfettişlere göre kapanması gerekiyor ama açılması için kimleri kimleri araya koyuyorlar. Bakanlar arıyor, milletvekilleri arıyor, Soma'dan arıyorlar, sadece burası çalışsın diye. E haydi açtık bir deneyelim diye, bak başına neler geldi' ifadeleri kullanılmıştır. Basına 'Faruk Çelik'ten acı itiraf' başlığı ile yansıyan bu açıklamanız gerek Soma'da yaşanan 13 Mayıs faciasının, gerekse bugüne kadar çok sayıda madencinin ölüme neden olan maden faciaları ile ilgili son derece yapısal bir sorunun kanıtı niteliğindedir. Madenlerde yaşanan iş cinayetlerine ilişkin bugüne kadar ısrarla söylediğimiz ilişkin 'siyaset-sermaye-sendika' üçgenin nasıl işlediği aslında söz konusu bu açıklamada gizlidir dedi.CHP'li Özgür Özel'in önergesinde yer alan sorular şu şekilde: “Karaman'ın Ermenek ilçesi Pamuklu Köyünde faaliyet gösteren Has Şekerler Maden şirketine ait ocak 2013 ve 2014 yıllarında hangi tarihlerde denetlenmiştir?,Bu denetimlerde, sizin de belirttiğiniz nitelikte, söz konusu şirkete ait ocağın kapatılması yönünde görüş bildirilmiş midir?,Söz konusu madende, müfettişlerin kapatma raporuna rağmen araya “ricacılarö girmiş midir? Sözünü ettiğiniz kişilerin ricası üzerine işçilerin hayatını ve iş güvenliğini hiçe sayarak maden faaliyete devam ettirilmiş midir?, Söz konusu madenin kapanmaması için sizden ricada bulunan kişiler kim/kimlerdir? Bunların arasında milletvekilleri ve bakanlar var mıdır? Varsa, kimlerdir?, Söz konusu 'rica' hangi tarihte, hangi denetim raporu üzerine yapılmıştır?, 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan ve 301 madencimizin hayatını kaybettiği maden kazasının yaşandığı Soma Kömür İşletmeleri'ne ait Eynez maden ocağına ilişkin denetimler sonucunda madenin kapatılmasına ilişkin kamuoyunun bilmediği bir müfettiş raporu var mıdır? Benzer bir durum Işıklar ve Atabacası ocakları için de söz konusu mudur?, Eynez Maden ocağının kapatılmasına ilişkin böyle bir rapor söz konusu ise bu rapor hangi tarihlerde yapılan denetimler sonucunda verilmiştir?, Kapatılması yönünde bir rapor olmasına rağmen Eynez maden ocağının faaliyetine devam etmesine yönelik bakan ve milletvekili ricası var mıdır ? Varsa bu bakan ve milletvekilleri kimlerdir?, 13 Mayıs faciasından sonra üretimi durdurulan, daha sonra 30 metrelik alanda üretim izni alan Soma Kömür İşletmeleri'ne ait Işıklar ocağı geçtiğimiz ay yeniden üretim izni için müfettişlere denetim talebinde bulunulmuş ancak şirket yetkililerince ocağın kapatıldığı bilgisi verilmiştir. Bunun üzerine 2000'e yakın işçiye izin verilmiş, işçiler eylem yapmış ve bu durum da bahane edilerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu nezdinde ilçedeki yöneticiler girişimlerde bulunmuş, aynı hafta içerisinde kendilerinin belirleyecekleri bir gün ocağa girmeyi planlayan müfettişler, hemen yola çıkarılmış, akşam saatlerinde maden ocağının bulunduğu alana giren müfettişlerin incelemeleri saat 22.30'a kadar sürmüş ve Işıklar ocağı apar topar üretim iznini almıştır. Buna göre; Işıklar ocağının yeniden üretime geçmesi için araya giren kişi ya da kişiler kimlerdir? Bu kişiler arasında milletvekilleri ya da Bakanlar bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa isimleri nedir?, Türkiye genelinde denetimlerde kapatılması yönünde rapor verilmiş olmasına rağmen, milletvekili ya da bakanların “ricasıö üzerine faaliyetine devam eden kaç maden işletme vardır? Bunlar hangileridir?, Mer'i mevzuata göre yapılan denetimler ve hazırlanan raporların sonuç kararlarının uygulamasına, gerek talepte bulunarak, gerekse bu talebi yerine getirerek engel olmak bir suç teşkil etmekte midir?, Denetimlerin uygulanmaması ve madenlerin çok sayıda eksik ve noksana rağmen kapatılmamasını talep eden bu kişiler hakkında kanuna aykırı talepte bulundukları için yargıya müracaatta bulunulmuş mudur? Bulunulmamış ise bulunulması düşünülmekte midir?, Söz konusu 'ricalar' normlar hiyerarşisinde kanunların üzerinde mi yer almaktadır?, Söz konusu bu “ricalarö kanunların üzerinde yer alıyorsa gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse maden mevzuatındaki hükümlere göre müfettişlerce tespit edilen eksik ve noksanları gidermekte midir? Bu ricalar madenleri güvenli hale mi getirmektedir?, Çok sayıda eksik ve noksana rağmen, milletvekillerinin ya da bakanların talepleri yerine getirildiği için, aslında hiç de güvenli olmayan bu madenlerde olmuş ya da olabilecek tüm iş kazalarındaki ölümlerden ricacılar mı yoksa ricayı yerine getirenler mi sorumludur?'DHA
Türkiye'deki Başlıca Madencilik Kazaları
1941 yılından bu yana 3 binden fazla insan maden kazalarında hayatını kaybetmiştir. 100 binden fazla insan ise yaralanmıştır. Türkiye, maden kazaları sonucu yaşanan ölümlerde dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Dünyanın en büyük kömür üreticilerinden bir tanesi olan Çin'de, 2008 yılında 100 milyon ton başına düşen ölüm sayısı 127 olurken, Türkiye'de bu rakam 722 olarak kaydedilmiştir. Çin'de, 2008 yılında 100 milyon ton başına 127 kişi hayatını kaybederken, bu sayı 2013 yılında 37'ye düşmüştür. Dünyanın en büyük kömür üreticilerinden birisi olan Amerika Birleşik Devletleri'nde de, 100 milyon ton üretim başına 1 ile 6 kişi yaşamını yitirmiştir. Türkiye'de ise 2000 yılında 100 milyon ton başına 710 kişi hayatını kaybederken, 2008 yılına gelindiğinde bu rakam 722'ye çıkmıştır.(Paylaştığımız bilgiler Türkiye'deki insan hayatının ne kadar ucuz olduğunu ortaya koymaktadır.)
Fenerbahçe İkinci Yarıda Açıldı
Türkiye Basketbol Ligi'nin 4. haftasında Fenerbahçe Ülker, evinde Tofaş ile karşı karşıya geldi.Türkiye Basketbol Ligi'nin 4. haftasında Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da Tofaş ile karşılaşan Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı, rakibini ikinci yarıda gösterdiği başarılı oyun ile 80-70 yendi ve ligdeki üçüncü galibiyetini aldı.Sporx
Reklam