İzmir'e Özgü 17 Kelime
İzmirce, İzmir'de yaşamamış insanlar için saçma kelimeler bütünüdür. Ama bir İzmirliyi, çiğdeme 'çekirdek' derken göremezsiniz. Böyle problemleri ortadan kaldırmak için karşınızda İzmirce sözlüğü:
Say: 'Laik ve Hür Bir Ülkede Öleceğim'
Piyanist Fazıl Say, Cumhuriyet Gazetesi'nden Esra Açıkgöz ile yaptığı röportajda yeni albümünü ve planlarını anlattı. Say kendisine yönelik yapılan eleştirilere cevap verirken “Ben laik bir ülkede doğdum. Laik ve hür bir ülkede de öleceğime inanıyorum” dedi.Farklı ülkelerde dünya prömiyerlerini gerçekleştirdiği ve yıllar boyunca hazırlıklarını sürdürdüğü besteciliğinin ilk ürünü olan eserlerini 'Say Plays Say' adlı yeni albümünde bir araya getiren dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtladı. Yakın zamanda 2 yeni albümünün çıkacağını söyleyen Say Haziran Direnişi'nde yaptığı eserler için “ Gezi Parkı konusu sanat eserleriyle kalıcı olmalıdır. Ben de üç ayrı eserde toplamı bir saatlik bir müzikle kendimce anlattım yaşananları... Umutlarımız eksik olmasın... Karanlık ise her taraf, aydınlatalım” ifadelerini kullandı. Laik bir ülkede doğdunu, laik ve hür bir ülkede öleceğine inandığını söyleyen piyanist Fazıl Say kendisine yöneltilen 'elitist' eleştirileri için de “ Zehir gibi akan, durmadan akan, önyargılar, hazımsızlık ve kıskançlıklar” dedi.- Müzik hayatınız boyunca verdiğiniz konserlerde seslendirdiğiniz parçalar var bu albümde. Dile kolay 30 yıldır bestelediğiniz onlarca parça arasından bunları nasıl, neye göre seçtiniz? Neden bu 19 parçayla çıkıyorsunuz karşımıza?Bu CD’de Opus 1 dediğim, 1990 yılında, 20 yaşımdayken bestelediğim eserim “Nasreddin Hoca’nın Dansları”ndan itibaren yıllarca konserlerimde çaldığım solo piyano müziğimden örnekleri derledim. Beni dinleyen takip eden sanatseverler, “Kara Toprak” bestemi, kızım Kumru için yazdığım parçayı, baladlarımı bilirler, konserlerimde de çok çaldım. Sıkça memleketimden ezgilerin, ritimlerin yer aldığı baladlar, çağdaş eserler ve tabii ki konserlerde insanların çok zevkle dinlediği caz fantezilerim de var içinde…- Aziz Nesin, Âşık Veysel, Nâzım, Nasreddin Hoca, İsmail Dede Efendi... Albümde, esinlendiğiniz, ithaf ettiğiniz, içine kattığınız sanatçılar olarak yerlerini alıyor. Türkiye kültür ve sanat tarihinde bir yolculuğa çıkarıyorsunuz albümle bizi. Nedir bu isimlerin, toprakların sizdeki etkisi?Sanatçı ait olduğu toprağın çiçeğidir. Tabii ki bu saydıklarınız var, gayet doğal bunların olması. Benim geldiğim ailenin anlayışı da budur. Bu topraklara sahip çıkmak, bu toprakları insanlığın geleceği için çağdaş bir noktaya getirmek için uğraşanlardan biri olmak, bu bizim geleneğimizdir. Belki de ruhumuza işlenmiş, bizi biz yapan özelliğimizdir. Saydığınız isimler hiç tanımamış olsam da benim hocalarımdır, dostlarımdır aynı zamanda... - Say Plays Say, aslında bir albümden ötesi, bir nevi sizin hayat anlatınız. Ben albümü dinlerken iniş-çıkışlara rağmen daha çok umut ve aydınlık hissettim. Siz hayatınıza baktığınızda ağır basan duygular bunlar mı yoksa?- Ben yaşamaktan mutluluk duyan, ümitler taşıyan bir insanım. “O ümitler nedir?” diye soracak olursanız, “özgür ruh”, “özgür bir dünya”, “ hür bir insanlık” diye tanımlamak elimden gelir belki... Hür olalım, gerisi gelecektir.- 40’ınızdan sonrası için hedef ne?- Üretmeye ve daha iyi şeylere ulaşmaya devam etmek. 2015’de mesela altı CD’lik Mozart’ın tüm sonatları kaydım çıkacak. SAİT FAİK eserimi DVD yaptık o çıkacak. Bunun yanında ilki çok sevilen, büyük bir satış rakamı yakalayan şarkılarıma devam, İlk Şarkılar 2 çıkacak.- Müziğinizde Türkiye ve Anadolu esintisini de taşıyorsunuz. Köylerde konserler vermeye önem veriyorsunuz. Buna rağmen “burnu büyüklük”, “elitistlik” eleştirilerinden kurtulamıyorsunuz. Neden kaynaklanıyor sizce bu?- Zehir gibi akan, durmadan akan, önyargılar, hazımsızlık ve kıskançlıklar… Bunların önüne geçilemiyor maalesef. En iyisi onları görmemek, onlar yüzünden çok çektik hakikaten. En kötüsü de, dost zannettiğin insanların ihaneti...- Gezi Parkı için de üç beste yaptınız. Neydi Gezi Parkı’nın size öğrettiği, hissettirdiği?- Milyonlarca insan “hür bir insan hayatı” için el ele verdi. Bir nevi Rönesans, bir nevi 68 devrimi… Önemli olan gaz sıkılması değil, önemli olan hür bir hayat, hür bir millet, özgürlük ve demokrasi için milyonlarca insanın sokağa dökülmesi. Kendilerine baskı yapanlara, her şeye rağmen zeytin dalı uzatması… Uzatılan zeytin dalını tutup tutmamak artık karşı tarafa kalır. Bu insanlar hem Türkiye’ye, hem tüm dünyaya çok mühim bir mesaj verdiler. Öncülük ettiler. Gezi Parkı konusu sanat eserleriyle kalıcı olmalıdır. Ben de üç ayrı eserde toplamı bir saatlik bir müzikle kendimce anlattım yaşananları... Umutlarımız eksik olmasın... Karanlık ise her taraf, aydınlatalım...- Kültür ve Turizm Bakanlığı iki konserinizi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın programından çıkartınca, geçen ay hükümete çok samimi, tane tane ve sakince her şeyi anlattığınız bir açık mektup yolladınız. Ancak ne yazık ki yine anlamayı denemediler. Gerçekten bir umudunuz var mıydı buna dair?- Evet yazdım, “bari, artık eserlerimi sansürlemeyin” dedim... “Biz zaten sansürlemedik” dediler, şaka gibi... Her şey aynı yerde kaldı, eserler programda yok, eserlerim henüz programa geri alınmadı yani. Ankara’da üç eser, Antalya’da da Nâzım oratoryosu programdan çıkartıldı... Öyle kaldı durum. Sanatçılar da çok fazla direnemiyor...- Başka ülkelerde yaşama şansınız var. Nereye gitseniz kapılar size sonuna kadar açık. Zaman zaman üzüntü ve sinirden, bu ülkeden gideceğim dediğiniz de oldu. Ancak ayrılamadınız. Niye bırakamıyorsunuz bu ülkeyi?- Yok, ben on beş yıl Türkiye’den ayrı yaşadım. Sekiz yıl Almanya’da, yedi yıl da ABD’de, New York’ta yaşadım. 2002 yılında memleketime geri dönmüştüm. Ben burada, laik bir ülkede doğdum. Laik ve hür bir ülkede de öleceğime inanıyorum. Umutlar yüreğimizdedir...İlerihaber.org
IŞİD'in Yayınladığı Görüntülere Dünyadan Tepki Yağıyor
IŞİD'in Amerikalı yardım görevlisi Peter Kassig'e ait olduğu iddia edilen kesik başın gösterildiği videoyu yayınlamasıyla ilgili, İngiltere Başbakanı Cameron ve Fransa Başbakanı Valls açıklama yaptı.İngiltere Başbakanı David Cameron, Amerikalı yardım görevlisi Peter Kassig'e ait olduğu iddia edilen kesik başın gösterildiği videoyla ilgili, 'Bu infaz, IŞİD'in ne kadar korkunç ve acımasız bir örgüt olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur' dedi.Suriye halkına yardım etmek için bu ülkeye insani yardım görevlisi olarak giden Peter Kassig'in IŞİD tarafından acımasızca öldürüldüğünü kaydeden Cameron, Kassig'in ailesine başsağlığı diledi. Cameron, 'Baş keserek öldürmeler, IŞİD'in ne kadar korkunç ve acımasız bir örgüt olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur' ifadesini kullandı.Fransa Başbakanı Manuel Valls de yaptığı yazılı açıklamada örgütün son infazlarını 'yeni bir barbarlık eylemi' olarak niteledi.Başbakan Valls, 'Bu infazlar, Fransa’nın Irak ve Suriye’de IŞİD’e yönelik mücadelesindeki kararlılığı güçlendirecektir' ifadesini kullandı.Suriye'de görev yapan 26 yaşındaki Kassig, geçen yıl ekim ayında kaçırılmıştı. Arkadaşları, Kassig'in kaçırıldıktan sonra Müslüman olduğunu ve Abdulrahman ismini aldığını ileri sürmüştü.IŞİD, ekim ayında İngiliz yardım görevlisi Alan Henning'in infazına ilişkin yayınladığı videoda Kassig'in bir sonraki kurban olacağını belirtmişti.AA
İş Kazalarında 12 Yıllık Bilanço: 13 Bin 510 Ölüm
Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, 2002 yılından itibaren 12 yılda 2 milyona yakın sigortalı, iş kazası geçirdi. Kazalarda 13 bin 510 işçi hayatını kaybetti.Muhalefetin soru önergesini yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, 2002-2013 yılları arasında 1 milyon bin 921 sigortalının iş kazası geçirdiğini, 13 bin 510 sigortalının iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı.CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun soru önergesini cevaplandıran Çelik, 2002-2013 yılları arasında iş kazası geçiren ve iş kazası sonucu yaşamını yitiren sigortalı çalışan sayılarını yazılı olarak duyurdu. Çelik, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, 2002-2013 yılları arasında 1 milyon bin 921 sigortalı iş kazası geçirdiğini, 13 bin 510 sigortalının iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini kaydetti.Al JazeeraÇelik'in cevabına göre, iş kazalarının yıllara göre dağılımı şöyle:
Mantardan Yapılan Bu Drone Gerektiğinde Kendini Parçalayabiliyor
Sıradan bir drone’dan daha gizli ne olabilir? Tabii ki casusluk aktivitelerinin kanıtlarını yok etmek için gerektiğinde kendini parçalayabilecek olan mantar bir drone. Farklı eğitim kurumlarından gelen araştırmacılardan oluşan bir takım ve NASA Ames Araştırma Merkezi ‘miselyum’dan (mmantarın bitkisel kaynaklı kısmı) biyolojik olarak çözünebilir bir drone üretti ve test uçuşlarını başarıyla tamamladı. NASA Ames’den Lynn Rothschild’ın söylediğine göre aniden bir su birikintisi şeklinde parçalanan drone’un eskiden orada olup olmadığını anlamak mümkün değil.Elbette drone’un her parçası biyolojik olarak parçalanabilen materyalden yapılamıyor ancak bu özelliği sağlamak isteyen takım cihazın devrelerini de kasa ile beraber parçalanabilen “gümüş nanoparçacıklı mürekkep” ile yapmış. Pervaneleri ise normal bir quadrocopter’den alınan casus drone’da bu durum da gelecekte değişebilir.
Uruguay Devlet Başkanı Vosvos'u İçin 1 Milyon Dolarlık Teklifi Reddetti
Maaşının yüzde 90’ını fakirlere bağışladığı için ‘Dünyanın en yoksul devlet başkanı’ olarak tanımlanan Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica, geçtiğimiz günlerde Vosvos’una çıkan alıcı ile gündemdeydi.Zira mütevazılığının simgelerinden 1987 model Vosvos’u için tam bir milyon dolar verecek alıcı çıkmıştı. Önceki gün bir radyo programına katılan Mujica, ismi açıklanmayan Arap şeyhinin dudak uçuklatan fiyatını reddettiğini açıkladı. Mavi Vosvos’unu arkadaşlarıyla birlikte para biriktirerek satın aldıklarına işaret eden Uruguaylı lider, satması halinde arkadaşlarının gücenebileceğini kaydetti. Halk arasında ‘Pepe’ olarak bilinen Mujica, ayrıca arabasına düşkün olduğunu belirtti. Busqueada’da yer alan habere göre, ismi açıklanmayan bir Arap şeyhi Mujica’nın arabasına tam 1 milyon dolar teklif etmişti. 79 yaşındaki Mujica, Bolivya’nın Santa Cruz şehrinde düzenlenen G-77 zirvesinde yanına yaklaşan şeyhin verdiği teklifi başlangıçta önemsememiş. “Bana teklif geldiğinde şaşırdım hatta şaka yaptıklarını düşündüm. Ama sonra başka yerlerden de teklifler gelince biraz daha ciddiye almaya başladım.” diyen Mujica, Meksika büyükelçisinin de arabasına karşılık on tane kamyonet vermeyi teklif ettiğini dile getirmişti.Zaman
Reklam
Warren Buffett Duracell'i 6,4 Milyar Dolara Satın Alıyor
Geçtiğimiz ay pil piyasasından çekilmek isteyen Procter & Gamble Duracell’i en yüksek teklifi verene satma kararı almıştı. Amerika’nın en zengin adamı Warren Buffett görünene göre ülkemizde de popüler olan pil markasının talibi oldu. Buffett’ın sahip olduğu şirket Berkshire Hathaway pil markasını satın almak için nakit olarak 1,7 milyar dolar verecek ve üzerini 4,7 milyar dolarlık hisse takası ile tamamlayacak. Günümüzde gömülü şarj edilebilir pillerle gelen teknolojik cihazlar pile olan bağımlılığı azaltmıştı. Buffett bilgili ve sezgili yatırımları ile meşhur – dolayısıyla P&G’nin yapamadığı veya yapmak istemediği buluşlar yakında olabilir.
Muslera Kariyerinin En Kötü Sezonunu Geçiriyor
Galatasaray kalecisi Muslera, futbol hayatının en kötü günlerini bu sezon yaşadı. Uruguaylı file bekçisi, 13 resmi maçta toplam 24 gol yiyerek, kötüye doğru giden grafiğini daha da aşağı taşıdı.Galatasaray kalecisi Fernando Muslera, hayatının en kötü sezonunu geçiriyor. Sezon başından bu yana Süper Lig’de 9 ve Şampiyonlar Ligi’nde 4 olmak üzere 13 maçta forma giyen Uruguaylı eldiven, kalesinde toplam 24 gol gördü. 28 yaşındaki file bekçisinin aktif futbol hayatı boyunca hiç bu kadar gol yemediği belirlendi.Muslera’nın 2007 yılından bu yana, her sezon forma giydiği ilk 13 maçında kalesinde gördüğü gollere bakıldığında, deneyimli kalecinin geçen sezonları mumla aradığı ortaya çıktı. Tecrübeli file bekçisi, bu sezon Avrupa arenasındaki üç maçta dörder gol yerken, yine ligdeki Başakşehir karşılaşmasında da aynı sayıda golü kalesinde gördü. Uruguaylı eldivenin Türkiye’deki kâbus gibi sezonu milli takıma da yansıdı. Uruguay önceki gün Kosta Rika ile karşı karşıya gelirken maç 3-3 bitti, Muslera filelerinde üç gol birden gördü.Skorer
Reklam
Antalya'da Okul Binasında Patlama
Manavgat'ta bir ilkokulun bahçesinde bulunan ek binada meydana gelen patlama sonucu bir kişi yaralandı.Milli Egemenlik Mahallesi'ndeki Milli Egemenlik İlkokulu'nun bahçesine 2 yıl önce yaptırılan 2 katlı ek binanın zemin katındaki kantinde patlama meydana geldi.Patlama ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ve ambulans ekibi sevk edildi. Patlama sonucu kantin işletmecisi Hasan Durşan (44) yaralandı. Vücudunun çeşitli yerlerinde ikinci derece yanık oluşan Durşan, Manavgat Devlet Hastanesinde yapılan müdahalenin ardından Antalya'ya sevk edildi.Patlama sonucu çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Büyük çaplı hasarın meydana geldiği patlama nedeniyle binanın arkasında bulunan bir otomobil de zarar gördü.Manavgat Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu, İlçe Emniyet Müdürü Ercan İlhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Muammer Sarıdemir ve Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Boztaş, patlama meydana gelen okulda incelemelerde bulundu.Kaymakam Bulgurlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kantinin işletmecisi Hasan Durşan'ın binaya girdikten sonra lamba ya da elektrik kontağını açtığı sırada patlamanın oluştuğunu bildirerek, 'Gaz sıkışmasından dolayı patlama meydana geldi. Yaralı Hasan Durşan'ın yüzü ve çeşitli yerlerinde ikinci derece yanık oluşmuş. Tedavisi Manavgat'ın ardından Antalya Yanık Merkezi'nde devam edecek' dedi.AA
Reklam
"IŞİD En Az 200 Bin Kişilik Bir Orduya Sahip"
'IŞİD'in aynı anda birçok yerde saldırılar düzenliyor olması, bunların 20 binlik bir askeri güçle mümkün olmayacağına kanıt'Kürdistan Bölgesi Başkanlık Divanı Başkanı Fuad Hüseyin , 'Irak Şam İslam Devleti’nin(IŞİD) askeri gücünün küçümsendiğini, en az 200 bin kişilik bir orduya sahip olduğunu' iddia etti.İngiliz Independent gazetesinden Patrick Cockburn 'ün Fuat Hüseyin'in IŞİD'in askeri gücüne yönelik iddialarına yer verdiği haberine göre, bu rakam CIA’nin önceki tahminlerinden çok üstünde bir rakam.'IŞİD'in Irak ve Suriye'de eş zamanlı olarak pek çok saldırı düzenleyebilmesini IŞİD'in yüz binlerce kişilik bir orduya sahip olduğunun bir kanıtı' olarak tanımlayan Hüseyin, sözlerine şunları ekliyor:'IŞİD ele geçirdiği bölgelerdeki genç Arap erkeklerini silahlandırıyor. Böylece, Birleşik Krallık'la aynı genişlikte 250 bin kare kilometrelik bir alanda, 10-12 milyon arasında bir popülasyona sahip Suriye ve Irak'ın üçte birini yönetmiş oluyor. Bu durum cihatçılara önemli miktarda bir güç sağlıyor. Kısa zamanda elde ettiği bu askeri güçle hem Suriye'de hem de Kuzey Irak'ta eş zamanlı saldırılar düzenleyebiliyor.'“Kobanê’de savaşan IŞİD’in son aylarda, Kürdistan’da, Ramadi ve Jalawla’da olduğu gibi, yedi farklı yere saldırı düzenlediğini” ifade eden Hüseyin, “Bunun sadece 20 binlik bir askeri güçle mümkün olmayacağını” belirtti.Haberde, 'IŞİD için askeri güçlerine dair imajın ne kadar önemli olduğuna' dikkat çekilirken, 'Eylül(2014) ayında CIA tarafından cihatçı militan sayısına yönelik tahminlerin( 20 bin ile 31 bin arası) IŞİD'in askeri gücünün küçümsenmesine yol açtığı' da belirtiliyor.'Son beş aydır IŞİD’in, kendisiyle mücadele eden güçlere yönelik güçlü saldırılar yaptığını' dile getiren Cocburn, 'bu durumun ABD ve diğer koalisyon ülkelerini şaşkınlığa uğratmasını İŞID'in gücünün küçümsenmesinin bir kanıtı olarak' değerlendiriyor.T24
Halilhodzic'ten Futbolculara Şok Sözler
Trabzonspor'un eski teknik direktörü Vahid Halilhodzic'in görevden alınmasının yankıları devam ediyor.Haber 61'in haberine göre Trabzonspor'un eski teknik direktörü Halilhodzic'in futbolcularına şu sözlerle hitap ettiği ileri sürüldü... Aykut'a 'Silahşor' diye seslendiği, İshak'a 'Kendini sol bek mi sanıyorsun' şeklinde 'rencide edici' sözler kullandığı ifade edildi. Halilhodzic'in, diğer oyuncular için de şu ifadeleri kullandığı öğrenildi:Zeki Yavru'ya: 'Maaşın profesyonel ama sen amatörsün.'Constant'a: 'İyi olsan şu anda Milan'da oynuyor olurdun.'Yusuf'a: '22 yaşında kendini hala genç mi sanıyorsun?'Yıldızının hiç barışmadığı Cardozo'ya: 'Hala topa sol ayağınla mı vuruyorsun?'Pek çok oyuncunun, Halilhodzic'le konuşma yapmaktan kaçtığı, bazılarının ise bu sözleri bile paylaşmaktan kaçındığı ileri sürüldü.eurosport
Reklam
Google Glass Daha Çıkmadan Cazibesini Kaybetmeye Başladı
Google'ın son yıllardaki en dikkat çekici ürünlerinden olan ve 2015'te yapılacak lansmanla kullanıcı sürümünün nihayet satışa sunulması beklenen Google Glass , geliştiricilerin gözünde ilgi kaybetmeye başladı . Reuters'ın söylediğine göre 16 kadar firma, Google Glass için uygulama yazmayla meşguldü, ancak bu firmaların 9 tanesi çalışmalara ara vermeyi seçiyor. Örneğin Twitter , şu an Google Glass ile ilgilenmek yerine, akıllı giyilebilir teknoloji ürünleri için hazırlanan Android Wear işletim sistemine uygulama geliştiriyor.Firmalar , Google Glass'ın birçok limitinin olması ve toplumlarda tam olarak anlaşılmayıp birçok mekanda da yasaklanılması sebebiyle bu cihaza pek sıcak bakamıyor . Google ise, çalışmaları tamamlayıp bu cihazı tüm kullanıcılara sunma niyetini tekrarlıyor.Peki siz ne dersiniz? Google Glass gibi bir ürüne ihtiyacımız var mı ve bu ürün, toplumumuzda ne gibi etkiler yapabilir? Mesela bu cihazın test sürümünü kullanıp da saldırıya uğrayanlar vardı.teknokulis
Gazze'ye 256 TIR İnşaat Malzemesi
İsrail’in son saldırısında büyük hasar gören Gazze’ye inşaat malzemesi yüklü 256 tır giriş yapacak. Malzemeler, altısı uluslararası kurumlar tarafından yürütülen yeniden imar projelerinde kullanılacak.Gazze'ye Ticari Ürün Girişi Koordinasyon Komitesi Başkanı Raid Futuh, İsrail yönetiminin inşaat malzemesi taşıyan araçlara Kerm Ebu Salim Sınır Kapısı'ndan Gazze Şeridi'ne giriş izni vereceğini söyledi.Futuh, İsrail’in elektrik üretiminde kullanılan endüstriyel yakıt girişine de izin vereceğini tahmin ettiklerini ifade etti.Geçen hafta Kerm Ebu Salim Sınır Kapısı'ndan geçen boru hattında meydana gelen ve Filistinli bir işçinin ölümüne neden olan patlamanın ardından yakıt sevkiyatı durdurulmuştu.İsrail saldırısıİsrail'in 7 Temmuz'da başlattığı ve 51 gün devam eden saldırılarında, Gazze'de 2 bin 158 kişi hayatını kaybetmiş, 11 binden fazla kişi yaralanmıştı.Saldırılarda 17 bin 200 ev, 73 cami ve 24 okul tamamen yıkılmış, binlerce bina hasar görmüştü.Ekim ayında Gazze'nin yeniden imarı için Mısır'ın başkenti Kahire'de düzenlenen uluslararası konferansa katılan ülkeler, bölgenin imarı için toplam 5,4 milyar dolar yardım taahhüdünde bulunmuştu.Kaynak: AA
Reklam
Küba Dostluk Derneği'nden Erdoğan'ın Sözlerine Tepki
Jose Marti Küba Dostluk Derneği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Küba'nın tepesine cami yakışır' sözlerine tepki gösterdi.Bir açıklama yayımlayan dernek, herhangi bir yabancı ülke temsilcisinin bu hizmetlere karar veremeyeceğini söyledi.JMKDD, Kristof Kolomb'un Küba'da cami gördüğü iddiasının da yalan olduğunu hatırlattı. Küba dostları, 'tepelere mega boyutlu cami inşası kararının çıkacağını hiç sanmayız' diyerek Küba'daki demokratik karar süreçlerine dikkat çektiler.'Bugün, 15 Kasım 2014, İstanbul’da Diyanet Vakfı ev sahipliğinde gerçekleşen 1. Latin Amerika İslam Liderleri Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Latin Amerika’nın İslam’la tanışması 12. yüzyıla kadar dayanır. Amerika’yı Kolomb değil 1178’de Müslümanlar keşfetti. 1178'te Müslüman denizciler Amerika kıtasına ulaşmıştı. Kristof Kolomb anılarında Küba kıyılarında dağın tepesinde bir caminin varlığından bahseder. Ben şimdi Kübalı kardeşimle konuşurum. O dağın tepesine bir cami bugün de yakışır. Yeter ki izin versinler, olur desinler. Yani Kolomb daha Amerika kıtasını keşfetmeden İslam dini kıtada inkişaf etmiş, yayılmıştı.' sözleri üzerine Türkiyeli Küba dostları olarak aşağıdaki bilgilendirmeyi yapmayı gerekli görüyoruz.Öncelikle, Küba Cumhuriyeti Anayasasının 1. Maddesi Küba devletinin yapısını ve toplumsal yaşamın düzenlenmesinde izlenen prensipleri şu şekilde ifade eder:“Küba bağımsız ve egemen bir sosyalist işçi devletidir, siyasi özgürlük, sosyal adalet, bireysel ve kolektif refah ve insani dayanışma adına herkesin katılımı ile herkesin iyiliği için örgütlenen birleşmiş ve demokratik bir cumhuriyet olarak kurulmuştur.”Küba’da inanç özgürlüklerini garanti altına alan anayasanın 55. Maddesi ise şu ifadeleri içermektedir:“Din ve vicdan özgürlüğünü tanıyan, bu özgürlüğe saygı duyan ve bu özgürlüğü güvence altına alan devlet, aynı zamanda her bir yurttaşın din değiştirme yada dini inanca sahip olmama ve yasalar çerçevesinde dini inançlarını beyan etmeme özgürlüğünü tanır, bu özgürlüğe saygıyla yaklaşır ve bu özgürlüğü güvence altına alır. Devletin dini kurumlar ile ilişkileri yasa tarafından düzenlenir.”Küba devleti, anayasada da belirtildiği üzere, halkın talep ve ihtiyaçlarını yine halkın katılımı ile yerine getirir. Bu minvalde, Küba’da yaşayan müslüman topluluğun ihtiyaçlarının karşılanması da devlet tarafından ve tüm toplumsal ihtiyaçların bütünlüklü şekilde planlanmasının bir parçası olarak garanti altına alınır. Herhangi bir yabancı ülke temsilcisinin kararı veya dileği neticesinde belirlenmez.Erdoğan’ın konuşmasında atıfta bulunduğu Küba’da Kolomb öncesi müslüman bir topluluğun ve o tarihlerde bir cami yapısının varlığı ise asılsızdır. Kolomb’un günlüğünde yazan Küba’nın kuzeyinde Gibara kıyılarında cami kubbesine benzer güzel bir tepe gördüğüdür.Küba’da nereye ne türden yapıların inşa edilebileceği kararı yine Küba halkına aittir. Örgütlülük ve gelişkin siyasi katılım mekanizmalarının garanti altına aldığı demokratik karar alma süreçleri neticesinde ise tepelere mega boyutlu cami inşası kararının çıkacağını hiç sanmayız. Zira Kübalılar eğitimlerinin ilk basamaklarından itibaren erişebildikleri bilimsel eğitim sayesinde insanın doğanın bir parçası olduğu gerçeğini içselleştiriyor ve doğaya kast eden güç gösterisi misali çirkinliklerden tuhaf bir haz duymamayı öğreniyorlar.'Demokrat Haber
ABD'de Kimyasal Sızıntı: 4 Ölü
ABD’nin Texas eyaletine bağlı La Porte kentindeki DuPont tesislerinde meydana gelen kimyasal sızıntı sonucu 4 kişi yaşamını yitirdi, 1 kişi de hastaneye kaldırıldı.Doğalgazı kokulandırmak için kullanılan methyl mercaptan gazının DuPont tesislerinde sızması sonucu, 4 DuPont çalışanı zehirlenerek öldü. Yetkililer, balık yada çürük yumurta kokusu yayan methyl mercaptan gazının, güvenlik gerekçesiyle doğal gazı kokulandırmak için kullanıldığını, sızıntının kaynağının ve nedeninin araştırıldığını belirttiler. DuPont, kimyasal ürünlerin bir numaralı ismi olarak biliniyor.DHA
Reklam