onedio
Yargıtay: Kayıp-Kaçak Bedeli Hukuka Uygun Değil
YARGITAY, elektrik dağıtım şirketlerinin vatandaşlara ve şirketlere gönderdikleri faturalara 'kayıp-kaçak bedeli ve sayaç okuma bedelinin yansıtmasının' hukuka uygun olmadığına karar verdi.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kendisine gelen faturada yer alan kayıp kaçak bedeline itiraz eden bir şirketin açtığı davada, 'Elektrik enerjisinin nakil esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin (kaçak) kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek, hukuk devleti ve adalet düşünceleriyle bağdaşmamaktadır' değerlendirmesi yaptı. Sivas'ta iş yapan bir özel firma, ÇEDAŞ'ın kendisine gönderdiği elektrik faturalarına yansıtılan haksız ve hukuka aykırı olarak yer alan 'kayıp- kaçak bedeli' ve 'sayaç okuma' bedelinin iptali için Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtı. Yerel mahkeme, faturalara yansıtılan bedelin yasal düzenlenmelere aykırı bir yönü bulunmadığına işaret ederek, açılan davayı reddetti.DÜRÜST TÜKETİCİFirma avukatı Onur Tatar, yerel mahkeme kararına itiraz etti. Avukat Tatar, itiraz dilekçesinde, müvekkili olan firmanın dürüst bir tüketici olduğuna dikkat çekerek, 'Elektrik faturaları incelendiğinde, fatura içeriklerinde kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında iki kalem haksız tahsilat yapıldığı görülmektedir. Dağıtıcı firmanın, bölgede yaşayan kaçak oranlarını ve elektrik hatlarında elektriğin iletiminde doğan kayıpları dürüst bir tüketici olan, ülkesine vergisini veren, istihdam yaratan müvekkil şirkete yansıtması kabul edilemez. Her fatura tutarına göre değişen, dürüst tüketiciyi adeta dürüst olmayan tüketicinin finans kaynağı gibi gören bu kalemlerin iptali istemek gerekmiştir' dedi.ÇARPICI KARARDavanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kayıp kaçak bedeli elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaybın maliyetinin kayıp-kaçak bedeli oranları ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen bir bedel olduğuna işaret etti. Daire, yerel mahkemenin kararını bozarak, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Davacı kurum tarafından elektrik enerjisinin üretiminden, tüketicilere ulaştırılıncaya kadar oluşan elektrik eksikliği kayıp bedeli olarak, enerji nakil hatlarından çeşitli sebeplerle sayaçtan geçirilmeksizin, herhangi bir bedel ödemeden kullanılan elektrik bedeli de kaçak bedeli olarak diğer kullanıcı aboneler yansıtılmaktadır. Elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin (kaçak) kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmamaktadır. Hem bu hal, parasını her halükarda tahsil eden davalı kurumun çağın teknik gelişmesine ayak uydurmasına engel olur, yani davalı kendi teknik alt ve üst yapısını yenileme ihtiyacını duymayacağı gibi, elektrik hırsızlanmak suretiyle kullanan kişilere karşı önlem alma ve takip etmek için gerekli girişimlerde de bulunmasını engeller. Oysa ki elektrik kaybının önleme ve hırsızlıkları engelleme veya hırsızı takip edip, bedeli ondan tahsil etme görevi de bizzat enerjinin sahibi bulunan davalıya aittir. Hal böyle olunca davalının kayıp -kaçak okuma bedeli tahakkuku uygulanmasının yerinde olmadığı, nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.'Vatandaş parasını nasıl alabilir?DAVAYI kazanan şirketin avukatı Onur Tatar, Yargıtay'ın verdiği karara yerel mahkemenin uyacağını düşündüklerini belirterek, şunları söyledi: 'Bu karar elektrik faturalarında tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin hem şahıslar hem şirketler yönünden hukuka aykırı olduğunu bir kez daha tescil etmiştir. Hem şahıslar hem şirketler Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararını emsal göstererek, dava açabilirler. Kendileri de tahsil kayıp kaçak bedelinin iadesini isteyebilir. Haksız olarak tahsil edilen bu bedelleri tahsil edilebilir. Mahkemenin Yargıtay'ın kararına uyacağını düşünüyoruz.'2.7 milyar lirayı dürüstler ödüyorKAYIP-kaçak oranları şu anda Türkiye'de yüzde 14-15'ler civarında. Ancak bölgelere göre oranlar değişiyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüzde 70'lere kadar çıkıyor. Kayıp-kaçağın Türkiye faturasının yıllık 2.7 milyar lira civarında olduğu tahmin ediliyor.Mesut Hasan BENLİ | Hürriyet
Altına Taksit Geldi
Altın alışverişlerinde taksit yasağı kaldırıldı. Kredi kartıyla yapılacak altın alışverişlerine 4 taksit uygulanabilecek.Yönetmeliğe, 'Kuyumla ilgili harcamalarda bu süre dört ayı geçemez' maddesi eklendi ve bu sınırlamadan 'kurumsal kredi kartları' muaf tutuldu.Yönetmelikte, 'Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dâhil olmak üzere, kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi dokuz ayı geçemez' maddesi aynen korundu.Yine değişiklik öncesi var olan, 'Kredi kartlarıyla gerçekleştirilecek telekomünikasyonla ilgili harcamalarda ve yemek, gıda, akaryakıt ile hediye kart, hediye çeki ve benzeri şekillerde herhangi somut bir mal veya hizmeti içermeyen ürünlerin alımlarında taksit uygulanamaz” maddesi de değiştirilmedi.DHA
Öcalan: 'Süreç Yeni Aşamada'
HDP heyetiyle görüşen Abdullah Öcalan, çözüm sürecinde 15 Ekim itibariyle yeni bir aşamaya geçildiğini söyledi; 'Başarılı bir pratik umudumun arttığını bu anlamda ifade etmek isterim' dedi.İmralı'da Abdullah Öcalan'la görüşen HDP heyeti, dönüşte Öcalan'ın mesajlarını açıkladı. Buna göre Öcalan, 'Türkiye’nin demokratik geleceğini ve bölgemizdeki kalıcı barışı yakından ilgilendiren süreçle ilgili 15 Ekim itibariyle yeni bir aşamaya geçtiğimizi ve süreçte başarılı bir pratik umudumun bu anlamda arttığını ifade etmek isterim' dedi.Öcalan, 'Yeniden dirilttiğimiz bu umudun zaman kaybetmeden pratik sonuçlar doğurması halklarımıza karşı olan tarihi görev ve sorumluluğumuzdur' ifadesini kullandı. Başbakan'ın Akil İnsanlar Heyeti'yle yaptığı toplantıyı da son derece önemli bulduğunu söyledi.Öcalan, 40'a yakın kişinin öldüğü Kobani eylemleri için de, olaylardan tarafların ders çıkartması gerektiğini belirtti. Öcalan, 'Tüm bu gerçekler ışığında yürüttüğümüz çalışmaları ve bölgemizin barışını zora sokacak söylem ve tutumlar yerine yapıcı katkıların sağlanması tarihi bir zorunluluktur. Bu dönemde süreci sabote etmek isteyen güçler, Bingöl örneğinde de görüldüğü gibi süreci çatışmaya evirmek için fırsat kollamaktadır' dedi.2013 yılında başlayan çözüm süreci, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Nevruz’da yaptığı geri çekilme çağrısıyla somut olarak başlamıştı. Ancak süreç özellikle Kobani’de PYD güçleri ile IŞİD arasında yaşanan çatışmaların ardından Türkiye’nin çeşitli illerinde yaşanan eylemler nedeniyle, en kritik dönüm noktalarından birine girdi.Bu süreçte Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan aracılığıyla gönderdiği sürecin akıbetinin 15 Ekim tarihinde belli olacağına dair mesajı ile birlikte tartışmalar iyice alevlendi. Ancak süreçte hükümetin yol haritasının hazırlıklarını tamamladığının duyulmasıyla ibre başka bir yöne döndü. Öcalan bu son açıklamasında da 5 Ekim tarihine vurgu yaptı ve o gün itibariyle yeni bir sürece girildiğini söyledi.Heyet haftasonu Kandil'deydiHükümet'in kendileriyle paylaştığı yol haritasının özeti niteliğindeki bir bölümü hafta sonu Kandil'e götüren HDP heyeti, Kandil'in bu konudaki mesajını Abdullah Öcalan'a aktardı. Heyet görüşme sonrasında kamuoyuna, 'Kandil'in somut adım beklediği' mesajını iletmişti.Al Jazeera
6 Madde ile  'İç Güvenlik Reformu'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Meclis grup toplantısında iç güvenlik paketini açıkladı. Al Jazeera toplumsal hayatı yakından ilgilendiren yeni düzenlemelerden kritik olanları derlemiş.
Times: 'Kürtler Yeni Bir Devlet Kurmak İçin Uzlaşıyor'
Times gazetesinde 'Kürtler, yeni bir devlet kurmak için uzlaşıyor' başlıklı bir habere yer veriliyor.Gazete, Suriyeli Kürt liderlerin bir araya gelerek, özerk bir bölge ilan etme konusunda görüştüklerini yazıyor.Liderlerin, Suriye'deki üç bölgede kurulacak yeni bir siyasi varlık konusunda uzlaşmak üzere Irak'ın Duhok kentinde bir araya geldiği belirtiliyor.Haber şöyle devam ediyor:'Dokuzuncu gününe giren konuşmalarda, Suriyeli Kürtler; Cizire, Efrin ve Kobani kantonlarının 'Rojava' adı altında yarı-özerk bir Kürt bölgesi olarak ilan edilmesini talep ediyor.Suriyeli Kürtlerin ana temsilcisi, PYD (Demokratik Birlik Partisi), resmi varlığın açıklanmasının ardından bölgesel bir parlamento kurulması ve savunma birlikleri oluşturulması için seçimlere gidileceğini söyledi.'Gazete, Türkiye'nin bu girişime karşı çıktığını, Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani'nin ise temkinli yaklaştığını yazıyor.'Özerkliğin ilanı, gerçekte olanın resmiyetidir'Kürt kuvvetlerinin IŞİD militanlarıyla oldukça kanlı bir savaş yürüttüğü vurgulanan haberde, bu nedenle Suriyeli Kürtlerin elindeki bölgelerde istikrarın sağlanamadığına da dikkat çekiliyor.Gazete, Türkiye'nin PYD'yi Özgür Suriye Ordusu ile birleşmeye ikna etme çabasından da bahsediliyor.Haberde şu ifadeler yer alıyor:'Suriyeli Kürt liderler, özerkliğin ilan edilmesinin aslında gerçekte olanın resmi bir dille duyurulması olduğunu savunuyor.Türkiye'nin Iraklı peşmergelerin Kobani'ye geçişine izin vereceği yönündeki açıklamasına Suriyeli Kürtler şüpheyle yaklaşıyor.Kobani Kantonu Dışişleri yetkilisi İdris Nassan ise 'Bizim yeterince savaşçımız var. Bize asıl ağır silah lazım' diyor.PYD liderleri Kobani'ye Iraklı peşmerge tedariğinden ziyade, Suriyeli Kürtlerin kente geçmesini istiyor.'Haberde, Suriyeli Kürtleri 'Esad rejimiyle işbirliği yapmakla suçlayan' İslam Ordusu Sözcüsü Abdurrahman Salih'in şu ifadelerine de yer veriliyor:'Onlar Esad rejimiyle birlikte hareket ediyorlar, Esad'ın milisleri gibiler. Kürtler devrime katılmadılar çünkü tek istedikleri bir Kürt devleti.'BBC Türkçe
Reklam
Amerika'nın Ay'a Hiç Gitmediği Konusunda Ortaya Atılan 6 Çarpıcı İddia ve Yanıtları
Üzerinden yıllar geçmiş olsa da insanoğlunun kafasında hala bazı sorular cevap bulmuş değil. Gitti, gittiyse şimdi neden bir insan gidemiyor. O zamanın teknolojisi müsade ediyorsa bugün her dakika git gel yapılabilmesi hatta ay yüzeyinde fink atılıyor olması gerekmez mi? İşte insanların kabul edemediği ve açıkçası merakta uyandıran, ikileme düşüren o iddialar ve mantıklı gelebilecek antitezleri.
Reklam
Barcelona Sürprize İzin Vermedi
Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona, Nou Camp'ta konuk ettiği Ajax'ı Neymar, Messi ve Sandro'nun golleriyle 3-1 mağlup etti.Barcelona, Şampiyonlar Ligi'nin 3. hafta karşılaşmasında evinde Ajax'ı ağırladı. Katalanlar, Hollanda temsilcisini Neymar, MEssi ve Sandro'nun golleriyle 3-1 maplup etti. Ajax'ın tek golü El Ghazi'den geldi.Maça fırtına gibi başlayan Barcelona ilk dakikalarda özellikle sol kanattan oldukça etkili ataklar geliştirdi. Maçta dakikalar 8'i gösterirken Messi'nin pasıyla sol çaprazda topla buluşan Neymar şık bir plaseyle takımını 1-0 öne geçirdi.Golün ardından Barcelona ataklarının ardı arkası kesilmedi. Dakikalar 24'ü gösterirken bu kez sahneye çıkan isim takımın 'süperstar'ı Messi oldu. Sağ çaprazdan sert bir şut çıkaran Arjantinli, farkı ikiye çıkardı ve ilk yarı bu sonuçla tamamlandı.İkinci yarıda, ilk yarıya oranla daha sakin bir oyun oynandı. Önce Messi, ardından Iniesta'nın oyundan alınmasıyla vites düşüren Barcelona son dakikalara girilirken El Ghazi'nin golüyle sarsıldı. Bir türlü uzaklaştırılamayan topu bi anda önünde bulan El Ghazi, 88. dakikada farkı bire indirdi ve bu golle Ajax iyice umutlandı.Beraberlik golü için yüklenen Ajax, defansta büyük boşluklar verince Barcelona'nın etkili kontra atağına dayanamadı. 90+4. dakikada sahneye çıkan Sandro, sürprize izin vermedi ve Barcelona karşılaşmadan 3-1 galip ayrılmayı başardı.Eurosport
Chelsea, Maribor'u Topa Tuttu
UEFA Şampiyonlar Ligi G Grubu üçüncü hafta maçında Chelsea ile Maribor karşı karşıya geldi.Stamford Bridge' de oynanan ve FIFA kokartlı hakem Danny Makkelie 'nin düdük çaldığı karşılaşmadan galip ayrılan taraf 6-0 gibi farklı sonuçla Chelsea oldu.Ev sahibine bu farklı zaferi getiren goller 13. dakikada Loic Remy , 23. dakikada Didier Drogba (pen), 31. dakikada John Terry , 54. dakikada Mitja Viler (kk) ve 77.(pen), 90. dakikalarda Eden Hazard 'dan geldi.Maviler'de ilk golün sahibi Loic Remy, ilk gol sonrası sakatlanarak yerini Drogba'ya bıraktı.Konuk ekip Maribor'da Agim Ibrahimi ikinci yarıda bir penaltı atışından yararlanamadı.Aldığı bu farklı galibiyetle puanını 7'ye yükselten Chelsea liderliğe devam ederken, Maribor 2 puanla 3. sırada kaldı.Gruptaki diğer maçta Schalke 04, Sporting Lizbon'u Almanya'da 4-3 mağlup etti.Sporx
Reklam
Haftanın Günlerinin Farklı Dillerdeki Kökenleri ve Anlamları
Pazartesi (Türkçe): Pazar ( Farsça ) - ertesi ( Türkçe )Monday (İngilizce): 'Moon day' yani  'Ay’ın günü.'Lunes (İspanyolca), Lundi (Fransızca): luna ( latince ) ay anlamına geliyor. Lunatic de ( İngilizce deli ) ayın hareketlerine göre deliren kişi.Do-şanbe (Farsça), El-İsneyni (Arapça): Bu iki dilde de 'Cumartesi’den sonra gelen ikinci gün' anlamı taşır. İki (Türkçe) = Do (Farsça) = Sneyna (Arapça) Saniye'nin (zaman birimi) de ikinci şey, ikincil anlamı vardır. Birincil zaman birimi dakika, ikincil saniyedir. dakika ile dikkat aynı kökenden gelir; 'Partikül, ince ayrıntı' anlamı vardır.
Reklam
ABD Büyükelçisi Bass: 'Mustafa Kemal Atatürk'ün Mirası, Bu Yüce Ülkenin Her Köşesinde'
ABD'nin yeni Türkiye Büyükelçisi John Bass, bir grup Büyükelçilik çalışanı ile birlikte bugün Anıtkabiri ziyaret ederek Mustafa Kemal Atatürk’ün mozalesine çelenk koydu.Bass Anıtkabir özel defterine şunları yazdı:'Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası, bu yüce ülkenin her köşesinde, toplumunun gücünde, ekonomisinin dinamik yapısında, gururlu ve bağımsız halkının kalbinde kendini göstermektedir.Onun öğretileri, tüm insanların onurlu ve barış içinde yaşayabileceği bir dünyayı yaratmak için her gün uğraş veren herkes için önem taşımaktadır.ABD Büyükelçisi olarak, halklarımız arasında daha güçlü anlayış ve saygı bağları kurmaya yönelik çabalarımızı yenilerken; Türk ulusuna ve onların yüce liderine saygılarımı sunmanın onurunu yaşıyorum.'DHA
Reklam
ABD'den YPG'lilere Zengin Yemek Menüsü
ABD'nin YPG'lilere havadan attığı gıda yardımı zengin bir yemek menüsü içeriyor. Aynı hazır yemekleri ülke dışında savaşan ABD askerleri de tüketiyor.ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı C-130 kargo uçakları Kobani'de IŞİD'e karşı savaşan PKK'nın Suriye uzantısı YPG militanlarına 28 konteyner dolusu silah, cephane, tıbbi ve gıda yardımı atmıştı.Konteynerlardan biri IŞİD bölgesine düşünce savaş uçakları tarafından bombalanarak imha edildi. Onun dışındaki tüm kargo YPG'ye ulaştı. Atılan kolilerin fotoğrafları sosyal medya üzerinden paylaşılınca ilginç bir detay ortaya çıktı.YPG'lilere yapılan yemek yardımı, Irak ve Afganistan'da savaşan ABD askerlerine cephede hazır yemek üzeren Wornick şirketinin ürünleriydi. Kobani'ye gıda yardımı Wornick'in ABD'nin Ohio eyaletine bağlı Cincinnati kentinde üretim yapan Amerikan şirketinin depolarından geldi. Yani kuş uçuşu 9761 kilometre öteden...M&M BİLE VAREski bir denizci asker olan Ronald C. Wornick tarafından kurulan Wornick şirketi Pentagon ile yaptığı anlaşma uyarınca 1979 yılından bu yana ABD askerlerine hazır gıda üretimi yapıyor. 6 farklı menü seçeneği sunan şirket vejetaryen ve dini gerekçelerle domuz eti tüketmeyen Müslüman ve Yahudi askerleri de düşünerek 6 farklı hazır yemek menüsü seçeneği sunuyor. Özel paketlerde gelen hazır gıdaların (MRE-Meals Ready to Eat)sadece ısıtılması yeterli oluyor. M&M ile yapılan anlaşma sayesinde tatlı olarak çok sevilen bu drajelerden de atılıyor.İşte YPG'lilere gönderilen yemeklerden örnekler:Et soslu spagettiIzgara tavukTavuklu noodleSoslu penne makarnaFasulyeLazanyaPeynirler- M&MFıstık ezmesiIrish Cream CappuccinoFrench Vanilla kahveKaynak: Vatan / UĞUR KOÇBAŞ
IŞİD, Türkmen Kasabasına Saldırdı, 2'si Çocuk 10 Kişi Hayatını Kaybetti
IŞİD, Irak’ın Diyale iline bağlı Türkmenlerin yoğunlukta olduğu Karatepe kasabasına üç koldan havan toplarıyla ve ağır silahlarla saldırı başlattı. Saldırılarda 10 kişi hayatını kaybederken, kadın ve çocuklardan oluşan 30 Türkmen de kaçırıldı.DHA’dan Ahmet Haşim Murathanoğlu’na konuşan Irak Türkmen Cephesi Karatepe kolu güvenlik sorumlusu Mustafa Kemal Beg, “IŞİD tarafından rastgele atılan havan topu mermileri Karatepe’de ikisi çocuk yedisi asker olmak üzere 10 kişinin ölümüne, 16 kişinin de yaralanmasına neden oldu” dedi.Kadın ve çocuk 30 kişiyi kaçırdıIŞİD militanları Alisaray ve beşyüz metre kuzeyindeki Seyf Saad köylerini de ele geçirdi. Şii Türkmenlerin yaşadığı köylerden aralarında çocuk ve kadınlarında bulunduğu 30 kişiyi ise kaçırdı.10 bin kişi göç ettiIŞİD, köylerde bulunan Şii’lere ait Cami ve Hüseyniyeleri dinamit kullanarak havaya uçurdu. IŞİD’in Karatape’ye saldırıları 10 bin civarında kişiyi bölgeden göç etmek zorunda kaldı.Peşmergeden açıklama: IŞİD geri püskürtüldüKaratepe’de savaşan bir Peşmerge subayı ise Peşmerge kuvvetleriyle bölgedeki merkezi hükümete ait emniyet güçlerin IŞİD’e karşı birleşerek karşılık vermesi sonucu örgüt Alisaray ve Seyf Saad köylerinden geri püskürtüldüğünü ve çatışmalar sonucu 10 IŞİD militanının öldürüldüğünü açıkladı.Diken
Üstünel'den Demirören'e İmzalı Melo Forması
TFF Başkanı Yıldırım Demirören dostlarını kırmadı, elini sıkmayan Galatasaray'ın yıldızı Felipe Melo'nun formasıyla poz verdiBu fotoğraf olay yaratır… Geçtiğimiz cuma günü Kemer Country’de Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören 50. yaş gününü kutladı. Sadece Başkan’ın yakın dostlarının katıldığı partide çok ilginç bir olay yaşandı.Galatasaray’ın ‘sihirbaz’ lakaplı eski yöneticisi Haldun Üstünel’in armağanı geceye damgasını vurdu. Yakın dostu Üstünel’in hediyesini açan Demirören paketten imzalı Felipe Melo forması çıkınca önce şok yaşadı, ardından kahkahalara boğuldu. Başkan imzalı Melo formasıyla objektiflere poz verirken, herkes resim çektirmek için birbiriyle yarıştı.Açık Mert Korkusuz
Başbakan Yardımcısı Arınç: 'Metruk Yapılar Süratle Yıkılmalı'
Başbakan Yardımcısı Arınç, uyuşturucuyla mücadele konusunu değerlendirirken, 'Türkiye'nin neresinde metruk yapılar, viranhaneler bulunuyorsa bunların süratle yıkılması, ortadan kaldırılması da gerekiyor' dedi.ANKARABaşbakan Yardımcısı Bülent Arınç, uyuşturucuyla mücadele konusunu değerlendirirken, 'Türkiye'nin neresinde metruk yapılar, viranhaneler bulunuyorsa bunların süratle yıkılması, ortadan kaldırılması da gerekiyor. Bu bir önleyici tedbirdir ve doğrudur. Bakanlar Kurulu'muzda da bu konu görüşülmüştür' dedi.Arınç, Yeni Başbakanlık'ta düzenlenen, ilgili bakanların ve bakanlık yetkililerinin katıldığı Uyuşturucu İle Mücadele Yüksek Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, hükümetin uyuşturucuyla mücadeleye verdiği öneme işaret etti.TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Necdet Ünüvar başkanlığında bir araya gelen ilgili bakanlık yetkililerinin bu konuda bir çalışma yürüttüğünü anımsatan Arınç, uyuşturucu meselesinin birçok bakanlığın görev alanına girdiğini söyledi.Arınç, 'Bu konu dünyanın en zor en kötü sorunlarından birisi olduğu kadar, özellikle son yıllarda da Türkiye için çok hayati bir konu haline geldi' dedi.Uyuşturucu ve türevlerinin çok genç yaşlarda çocuk ve gençleri hedef aldığına işaret eden Arınç, 'Özellikle son aylarda ve sanki Bursa merkezliymiş gibi bir bonzai faciası da sürekli gündemde tutuluyor. Eminim ki Bursa'da olduğu kadar İstanbul'da da başka illerimizde de gençlerimizi kontrolsüz hale getiren, hayatına son verebilecek noktada tutan bir tehlike ile karşı karşıyayız' diye konuştu.Anayasa'nın sadece gençliğin korunmasıyla ilgili hükümleri kapsamında değil, sağlık bakımından, aile bakımından, güvenlik bakımından ve sosyal, psikolojik yönlerden uyuşturucu meselesinin Türkiye için hayati bir konu olduğunu vurgulayan Arınç, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun talimatıyla bu konuda çalışmalar yürütüldüğünü ve acil eylem planı hazırlanmasının gündeme geldiğini belirtti.Arınç, bugün ilk kez yapılan Uyuşturucu İle Mücadele Yüksek Kurulu toplantısına Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu başta olmak üzere, Adalet, Aile ve Sosyal Politikalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor, Gümrük ve Ticaret, İçişleri ile Milli Eğitim Bakanlıklarının yanı sıra dahil olmasının benimsendiğini, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Necdet Ünüvar ile Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğünden Cemalettin Haşimi'nin de toplantıya katıldığını bildirdi.10 maddelik yapılması gereken çalışmalar, karar verilmesi gerekenler, genelge hazırlıkları ve Davutoğlu'nun dile getirdiği 'Uyuşturucu Şurası'nın gündemlerinde olduğunu bildiren Arınç, 2013-2018 Ulusal Uyuşturucu Politika ve Strateji Belgesi ile 2013-2015 Ulusal Uyuşturucu Eylem Planı hazırlandığını anlattı. Arınç, 'Tehlikelerden birisi de şudur; son dönemlerde uyuşturucuyla mücadelede geldiğimiz nokta, ülkemizin transit ülke konumundan çıkıp neredeyse hedef ülke haline ve konumuna getirilmesidir. Bu konu bu kadar ciddiyet kazanınca bu çalışmalarımızın da toplumumuz için ne kadar hayati olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır' ifadesini kullandı.Uyuşturucuyla mücadele şurasıBugün toplantıya mazeretleri nedeniyle Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'ın katılamadığını bildiren Arınç, toplantıda Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in hazır bulunduğunu bildirdi.Bulunmayan bakanları temsilen bakan yardımcılarının toplantıya katıldığını, ayrıca bu alanda çalışma yürüten müsteşar yardımcılarının da hazır bulunduğunu anlatan Arınç, yapılan çalışmaların sunumlarını takip edip karara bağlayacaklarını, bugün özellikle geçen Bakanlar Kurulu'nda gündeme gelen ve benimsenenlerin hangi bakanlığın görev kapsamında değerlendirileceğinin tespit edildiğini söyledi.125 civarında talebin farklı bakanlık ve kurumların ilgi alınına girdiğini anlatan Arınç, Uyuşturucu Şurası'yla ilgili program taslağının da bugün karara bağlanacağını bildirdi.Arınç, Başbakan Davutoğlu'nun katılması planlanan Şura'nın Ankara'da 28-30 Kasım tarihleri arasında toplanmasının gündeme geldiğini belirterek, Şura kapsamında çalıştaylar da düzenlenerek sonuç metninin onaylanıp Yüksek Kurula takdim edileceğini söyledi.Bu çalıştayların, erken uyarı sistemi, arzla mücadele, uyuşturucuyla mücadelede iletişim, uyuşturucu karar destek sistemi, uyuşturucuyla mücadele danışma ve destek hattı gibi konuları kapsamasının planlandığını kaydeden Arınç, Şura'nın vereceği kararların da uygulanmasının hedeflendiğini vurguladı.Toplumun her kesiminden 700 civarında katılımcı planlandığını, konuyla ilgili kişilerin bu toplantıda bulunacağını bildiren Arınç, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, ilgili bakanlıklar, kamu kurumları, Yargıtay, kalkınma ajansları, RTÜK, TRT, Anadolu Ajansı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, uyuşturucuyla mücadelede görev alanlar, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı, UNICEF, üniversiteler, Yeşilay, belediyeler, Diyanet İşleri Başkanlığı, TOBB, internet cafe işletmecileri, servis şoförleri ve okul kantincileri temsilcilerinin de toplantıya katılmasının planlandığını söyledi.Arınç, 'Yani uyuşturucunun U'sunun bile isminin geçtiği yerlerde veya çocuklarımıza, gençlerimize bu zehirleri ulaştırabilmek için buraları kullanan insanların mutlaka bilgi sahibi olduklarını düşünüyoruz. Onların vereceği bilgiler, belki narkotimler veya yapmayı düşündüğümüz çalışmalarla ilgili olabilecektir' dedi.Uyuşturucuyla mücadele konseptinin Başbakanlık genelgesiyle görevlendirme haline getirildiğini bildiren Arınç, bu toplantıların Uyuşturucu ile Mücadelede Yüksek Kurulu olarak devam edeceğini, Ünüvar başkanlığında kurul üyesi ilgili bakanlık yetkililerin katılımıyla uyuşturucuyla mücadele kurulunun çalışma yürüteceğini, bir de teknik kurulun zaman zaman toplanacağını söyledi.Bununla ilgili çalışması yapılan genelgenin Başbakan Davutoğlu'na sunulacağını ve ardından hayata geçirileceğini ifade eden Arınç, bugün toplantıda ele alınacak konulardan birinin uyuşturucu kullanılan metruk binaların ortadan kaldırılması olduğunu söyledi.Başbakan Yardımcısı Arınç, uyuşturucu veya bonzai türü maddelerin metruk binalarda, harap yerlerde, buraları mesken tutan kişiler tarafından alındığına işaret ederek, 'Türkiye'nin neresinde metruk yapılar, viran haneler bulunuyorsa bunların süratle yıkılması, ortadan kaldırılması da gerekiyor. Bu bir önleyici bir tedbirdir ve doğrudur. Bakanlar Kurulu'muzda da bu konu görüşülmüştür' dedi.Aslında 3194 sayılı İmar Kanun'un 39-40'ıncı maddelerinde bunu karşılayan hükümler bulunduğunu, söz konusu hükümlere göre bu tür yapıların yıkılması için bildirim ve uygulama sürecinin nasıl olması gerektiğini anlattı.Arınç, 'Bunun süratle uygulanabilir olup olmaması ve bizim uyuşturucuyla mücadelede tehlikeli olarak gördüğümüz bu yapıların bir an önce yıktırılması konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanımıza görev verilmiştir. İlave tedbirlere ihtiyaç varsa 3194 sayılı İmar Kanunu'nun içerisine veya farklı bir kanuni çalışma içerisine konabilecektir' şeklinde konuştu.2013-2015 yıllarını kapsayan acil eylem planıyla ilgili bir bütçe çalışması da yapıldığını ifade eden Arınç, pek çok bakanlığı ilgilendiren konularda 220 milyon civarında bütçeye ihtiyaç olduğunu, bu çerçevede gelecek yılın bütçesine her bakanlığa ayrı ayrı ödenek konulmasının planlandığını söyledi.Narkotimler konusunda da bilgi veren Arınç, bu konuda İçişleri Bakanlığının hazırlık yaptığını, hangi illerde kurulacağı ve kamuoyunun bilgilendirilmesinin takdimle olacağını söyledi.Başbakan Yardımcısı Arınç, her ilde bir vali yardımcısının koordinasyondan sorumlu olacağını belirterek, 18-19 Kasım'da bu görevlilerle bir toplantı yapacaklarını söyledi.Uyuşturucu İle Mücadele İletişim Stratejisi'nin önemine işaret eden Arınç, bu konuda Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğünün çalışmasının toplantıda sunulacağını söyledi.Adalet Bakanlığının gerekli yasal değişiklikler konusunda çalışma yürüttüğünü kaydeden Arınç, 'Aslında uyuşturucuyla ilgili TCK'da ve ilgili kanunlardaki hükümlerin şu anda yeterli olduğunu düşünüyoruz' dedi.Yapılan yeni düzenlemeyle 'içicilerin' de ceza aldığını, hint keneviri bitkisinin yetiştirilmesiyle ilgili hususlarda da ceza artırımına gidildiğini anımsatan Arınç, bunların caydırıcı olup olmadığının kapsamlı inceleneceğini, fazladan neler yapılması gerektiğine de karar verileceğini söyledi.Başbakan Davutoğlu'nun, uyuşturucu suçu işleyenlerin 'terörist muamelesi görmesi gerektiği' yönündeki açıklamasını anımsatan Arınç, buna sosyal terör de denebileceğini, bunun da insanın can güvenliğiyle ilgili olduğunu vurguladı.NarkotimlerToplantıda soruları da yanıtlayan Arınç, 'Erken uyarı sisteminin nasıl hayata geçeceği' sorusu üzerine, bunun çalıştaydaki 17 önemli konudan biri olacağını söyledi.Bunun bilinçlendirme konusu olduğunu, özellikle okullara, gençlerin bulunduğu yerlere çok yaklaşanların, farklı yöntemlerle, çok ucuza, bonzai benzeri, hayatı söndürebilecek kötü işler yaptıklarını belirten Arınç, gençlerin de özenti sebebiyle veya arkadaşı aracılığıyla bu işlere girdiğine dikkati çekti.Bu uyuşturucunun 15-25 yaş arasındaki çok genç yaştakilere satıldığını ve metruk binalarda kullanıldığını anlatan Arınç, erken uyarı sisteminin etkin hale getirilmesinin Şura'da da ele alınacağını bildirdi.Arınç, uyuşturucuyla ilgili danışma hattının kurularak ücretsiz devreye sokulacağını belirterek, ihbar, şikayet ve taleplerin değerlendirileceğini söyledi.Eylem planı içerisinde farkındalık oluşturulacağını kaydeden Arınç, bu danışma hattının faydalı olduğunu, bütün illerde kurulmasının planlandığını söyledi.'Narkotimlerin nasıl çalışacağı' da sorulan Arınç, geçmişte kapkaççılarla ilgili alınan önlemleri anımsattı. Bununla ilgili etkin denetim ve polisin buna göre yapılandırılmasının konuşulduğunu anlatan Arınç, 'güven timleri'nin bu alanda başarılı çalışmalar yürüttüğünü anımsattı.Arınç, şunları kaydetti:'Ama, bizim planlamamızda narkotimler, narkotik üzerinde bilgi sahibi olan, iyi yetiştirilmiş, çünkü bütçeye konulacak ödeneklerin bir kısmıyla ayrıca eğitim verilecektir. Narkotimler, polis, emniyet görevlisi olacaktır. Yani sivil olacağını düşünmüyoruz. Bunlar belirli bir kıyafet içinde olacaklardır. Yani kimlikleri, önceden belli olacaklar. Yani şöyle bi rşey mi acaba, belki üzerinde TEM yazan, KOM yazan yelekler giymiş. Böyle olduğu takdirde belki caydırıcılık noktasında bir eksiğimiz olabilir. Yani bunları görenlerin o taraflara yaklaşmaması şeklinde. Asıl amacımız suçun işlenmesini önlemektir. Satıcıların kontrol ve takibidir ve uyuşturucu naklinde belli kişilerin belli ölçüler içerisinde enterne edilmesidir, yani hedefe varmadan yakalanabilmiş olmasıdır.'Narkotimlerin göreve başlamasının Başbakan Davutoğlu'nun da katılacağı bir programla duyurulmasının planlandığını bildiren Arınç, bunların mobil ve hareketli olacağını, birbirleriyle irtibatlarının bulunacağını söyledi.'Neden özellikle Bursa ismini zikrettiği' sorulan Arınç, bu mücadelede Bursa isminin çok geçtiğini, bunun hoş bir şey olmadığını, başka illerde de şikayetin Bursa kadar olduğunu belirtti.Narkotimlerle ilgili pilot iller de sorulan Arınç, bunların okul önlerinde nöbet tutmayacağını, özel güvenlik görevlisi gibi olmayacaklarını söyledi.Okul önlerinin birinci öncelikli yerler olduğunu vurgulayan Arınç, sigara ve alkole başlama yaşının düştüğünü, dolayısıyla bunların önlenmesi için acele edilmesi gerektiğini söyledi.Narkotimlerle ilgili bazı illerin gündeme geldiğini ancak bunların göreve başladığı günü Davutoğlu'nun açıklayabileceğini söyledi.Muhabir: Selma Bıyıklı AdabaşAA
Reklam