onedio
IŞİD Sınır Kapısına Havan Toplarıyla Saldırıyor
Suriye'nin Kobanê kentine ele geçirmek isteyen IŞİD militanları ile YPG güçleri arasındaki çatışmalar 34'üncü gününe girdi. ABD öncülüğündeki koalisyon uçaklarının bombardımanı ile ilerleyişi durdurulan IŞİD militanları, YPG güçlerinin dış dünya ile iletişimini kesmek için sınır kapısının bulunduğu bölgeye uzaktan havan topu mermileri ile saldırıyor. Sık yapılan atışlar sırasında bazı mermilerin Türkiye tarafına gelmesi üzerine sınır hattında önlemler artırıldı.Uçak bombardımanı ile darbe alan IŞİD militanlarının bulundukları bölgelerden çekilmesi ile birkaç günden bu yana oluşan sessizlik, bugün peş peşe atılan havan topu mermileri ile bozuldu. Kobanê'nin doğu bölgesinde bulunan IŞİD militanları, sabah saatlerinden itibaren Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın bulunduğu bölgeye peş peşe havan topu mermileri ile saldırdı. Yaşanan patlamalar sınır hattında tedirginliğe yol açarken, aralıklarla Kobanê'nin iç kesimlerinde de silah sesleri duyulmaya devam ediyor.Peş peşe görülen patlamaların ardından yoğun dumanların yükseldiği Kobanê'de, çatışma ve patlamaların yoğunlaşması üzerine güvenlik güçleri sınır hattında önlemlerini arttırdı. Bu arada IŞİD militanlarının havan topu mermileri ile yaptığı saldırılar sırasında sınır hattında bulunan 2 ambulansın da hedef olduğu bildirildi. Kobanê'deki 2 ambulansın havan mermilerinin isabet etmesinin ardından kullanılamaz hale geldiği ve Suriyelilerin yaralılarını farklı araçlarla Mürşitpınar Sınır Kapısı'na taşımaya başladığı belirtildi.Öte yandan Kobanê'de çatışmaların sürdüğü 34 günlük süre içerisinde sınır kapısından geçirilen 802 yaralının Suruç Devlet Hastanesi'ne getirildiği ve durumu ağır olanların Şanlıurfa, Gaziantep ve Diyarbakır'daki hastanelere sevk edildiği kaydedildi.Sokak savaşlarının aralıklarla sürdüğü ve sık sık havan mermilerinin patlama seslerinin yankılandığı Kobanê semalarında ise ABD öncülüğündeki koalisyon ülkelerinin savaş uçaklarının keşif uçuşu yaptığı ve zaman zaman da bazı IŞİD mevzilerini vurduğu görüldü.T 24
Diyarbakır'da Ebola Alarmı
Acil giriş ve çıkışlarının kapatıldığı hastanede yoğun tedbirler alındı.Edinilen bilgiye göre, Hac görevini yerine getirmek üzere Kabe'ye giden 50 yaşlarındaki K.B.'ye, bir süre sonra burada sıtma ve bulantı teşhisi konuldu. Bugün Diyarbakır 'a dönen K.B.'nin havaalanında tekrar fenalaştığı öğrenildi. Sağlık personellerinin müdahale ettiği K.B., Ebola şüphesi nedeniyle karantina altına alındı. Daha sonra gelen ambulansla Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan K.B., tedavi altına alındı.Yoğun güvenlik tedbirlerinin alındığı hastanede acil bölümü hasta ve ziyaretçilerin giriş ve çıkışlarına kapatıldı. K.B.'nin yakınları da hastane önüne gelerek, beklemeye başladı. Hastane çevresinde güvenlik önlemi alan polis ekipleri ise hastaneye kimseye yaklaştırmıyor. İHA
Fransa’daki Katedralde Görsel Şölen!
Fransa’nın Saint-Eustache katedralinde diğer ibadethanelerin aksine cep telefonları kapatılmıyor. Aksine, binaya bir SMS atıldığında bu lazerlerle görsel bir şölene çevriliyor. Filipe Vilas-Bolas tarafından kurulan düzenek katedralin tavanının çeşitli yerlerine yerleştirilen çok sayıda lazerden oluşuyor.
Reklam
F-18’lerden Nefes Kesen Gösteri!
Müziksiz olarak yayınlanan uçuş videolarının ne kadar güzel olduğunu göz önüne seren bu video adeta kokpitte pilotla birlikte oturuluyormuş hissini veriyor.
Reklam
'Türkiye 1990'lı Yıllara Dönüyor'
AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, kamuoyunda geniş yankı uyandıran AK Parti'nin Meclis'e sunduğu son yargı paketi için 'Türkiye'nin başına gelen en büyük felaketlerden birisi' değerlendirmesinde bulundu. Fırat, '1990'lı yıllara dönüyoruz. Siz evrensel hukuk kaidelerinden kaydığınız süreç içerisinde hukuk sizi keser. Hukukun öyle bir özelliği vardır. Yani, hukukla oynanmaz.' dedi.Cihan Haber Ajansı'na konuşan AK Parti'nin kurucuları arasında yer alan ve bir dönem AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Dengir Mir Mehmet Fırat, yeni yargı paketinden sonra aynı yönde başka yasaların geleceği uyarısında bulundu. Türkiye'nin otoriter bir yapıya evrildiğini ifade eden Fırat, hükümetin bir dönem Hizmet Hareketi'ni ocaktaki kızgın kestaneleri toplamak için 'kullandığını' sonrasında ise hedef haline getirdiğini söyleyerek cemaatin 'terör örgütü' ilan edilmesi durumunda buna şaşırılmaması gerektiğini belirtti.Dengir Mir Mehmet Fırat, Meclis'e sunulan son yargı paketi için 'Bir felakettir' nitelendirmesinden sonra 'Türkiye'nin başına gelen en büyük felaketlerden birisidir bana göre. 2003'ten itibaren AK Parti olarak Avrupa Birliği (AB) müktesebatını kabul etmeye başladık. Özgürlüklerin önünde bazı şeyler kaldırıldı. Hepsi kalktı mı? Hayır. Bazı demokratikleşme adımları atıldı. Türkiye tam demokratikleşti mi? Hayır. Şimdi oradan bir geri dönüş var. 1990'lı yıllara dönüyoruz.' diyerek bunun bir çözüm olmadığını belirtti. Geçmişte gerçekleşen darbelere işaret ederek cezaları artırma yoluyla toplum mühendisliği yapmayı Türkiye'nin birkaç kez yaşadığını ifade eden Fırat, 'Bunların fayda vermediğini ancak kan, gözyaşı, geri kalmışlığa sebep olduğunu gördük. Siz evrensel hukuk kaidelerinden kaydığınız süreç içerisinde hukuk sizi keser. Hukukun öyle bir özelliği vardır. Yani, hukukla oynanmaz.' dedi.'BUNUN ARKASINDAN AYNI YÖNDE BAŞKA YASALAR GELECEKTİR'AK Parti Hükümetinin son getirilen özgürlükleri kısıtlamaya yönelik yargı paketi ile yetinmeyeceğini kaydeden Fırat, 'Yalnız burada kalacak mı? Ben zannetmiyorum. Bunun arkasından aynı yönde başka yasalar gelecektir. Allah, encamımızı hayır etsin diyorum bu konuda.' şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kırmız Kitabın yeniden düzenleneceğine dair beyanlarını hatırlatan Fırat, 'Daha önce PKK bunun içerisindeydi. Dini gruplar vardı, onlar çıkartılmıştı. PKK kalmıştı, herhalde onun yanına bir de 'paralel yapıyı' de ekleyecekler. Belki de 'terör örgütü' olarak ilan ederlerse pek hayret etmemek lazım. Bu da var ilerde, öyle tahmin ediyorum.' değerlendirmesinde bulundu.Fırat, Ergenekon sürecinde hükümetin 'paralel yapı' diyerek şikâyet ettiği kesim için '(Hükümetin)Ocağın üstündeki kestaneleri birilerine toplatması gerekiyordu. Onun için evrensel hukuka uygun olmayan yapılanmalar meydana getirildi. Denetlenmesi mümkün olmayacak şekilde yetkiler verildi. O gün ben yine karşı çıktım, bunun yanlış olduğunu söyledim.' şeklinde konuştu. 'Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ya da daire başkanlıklarına Pensilvanya'dan atama yapılmadı ki.' diyen Fırat, bu atamaların üçlü kararnamelerle yapıldığına dikkat çekti. Fırat, son dönemde hükümet kanadının cemaate yönelik sert tavrını ise şu sözlerle özetledi: 'Şimdi kalkıp, ocak üstünde kestane kalmayınca başka yerde kestane aramaya kalkınca hedef haline gelindi. Orada da bir hukuksuzluk, haksızlık yapıldı. Niye? Çünkü, anayasaya göre her Türk vatandaşın haklarından birisi de devlette görev alma hakkıdır.' Bunun anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Fırat, kişilerin inanç, mezhep ya da etnik aidiyetlerini devlete aksettirmemek şartı ile devlette çalışma hakkına sahip olduğunu vurguladı.'TÜRKİYE, BUGÜN OTORİTER BİR YAPIYA SAHİP'Dengir Mir Mehmet Fırat, bir partinin genel başkanı ya da milletvekillerinin uygunsuz görüntülerinin internette yayınlandığında birileri meydanlarda 'Bu özel hayatla ilgili değildir, siyasetçinin özel hayatı yoktur' derse ve onun faillerini bulmazsa, kendisiyle ilgili kasetlerin çıktığında bağırma hakkının olmadığını savundu. Türkiye'de 12 Eylül darbesinin ürünü olan liderler sultasına izin veren hukuksal düzenlemelerden kaynaklanan sıkıntıların yaşandığına dikkat çeken Fırat, günümüz Türkiye'si için 'Otoriter bir yapıya sahip şuanda' tespitinde bulundu.'VATANDAŞIMIZ DEMOKRASİYİ DAHA ÖZÜMSEMEMİŞ, ÜMİDİM YOK'Türkiye'nin otoriter bir yapıya evrildiğini kaydeden Fırat, bununla beraber vatandaşların demokrasiyi özümsemediğinden söz ederek 'Bir yandan da ümidim yok' diye konuştu. Fırat, sözlerini şu şekilde sürdürdü: 'Vatandaşımız demokrasiyi özümsememiş daha. Entelektüellerimiz dahil olmak üzere. Kendisine ihtiyaç duyduğu miktarda demokrasi, kendisinin ihtiyaç duyduğu miktarda da özgürlüktür. Bunun haricinde çok da ilgilenmez. Kamuoyu yoklamalarına özgürlükler ve demokrasi 16 .- 17. sırada gelir önem sıralamasında. Ekonomik sorunlar daha baştadır. Geçim sıkıntısı falan ondan sonra da terör gelir o dönemde terör artmışsa. Bağımsız yargı olsun mu? Bu insanların çok gündeminde değil. Bu demokrasi kültürü ile ilgili bir konu.'BİNGÖL SALDIRISININ ARKASINDA 'DERİN DEVLET' VAR9 Ekim tarihinde Bingöl Dörtyol'da Bingöl Emniyet Müdürü ve ekibine yönelik yapılan silahlı saldırıda Emniyet Müdür yardımcısı ve bir komiserin yaşamını yitirdiği, Emniyet Müdürü ve bir polis memurunun yaralandığı olayla birlikte çözüm sürecinin geldiği noktayı Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) değerlendiren Dengir Mir Mehmet Fırat, olayların perde arkasının görünenden daha karanlık olduğunu ifade etti. PKK ve HDP'nin çok zaman serhildan (direniş) çağrısı yaptığını ancak bölge insanının buna çoğunlukla rağbet etmediğini ifade eden Fırat, Bingöl'de gerçekleştirilen saldırının arka planın iyi incelenmesi gerektiğini vurguladı. Fırat, 'Cumhurbaşkanı hemen failler için 'cezalandırıldı, öldürüldüler' dedi. Ama ondan sonra yayın yasağı getirildi. Bu öldürülenler acaba fail miydi, değil miydi? Yoksa fail başkası mıydı? Çünkü biz bunları 90'lı yıllarda yaşadık. 90'lı yıllarda Türkiye'de birçok general da dahil olmak üzere, çok kişi öldürüldü. Jandarma Genel Komutanı öldürüldü. Ancak daha sonra, belki 10 yıl sonra bunların gerçek yüzleri ortaya çıktı ki, bunu PKK yapmamış. Bunun arka perdesinde başka aktörler var. Ben Bingöl'deki olayda da, yağmalama olaylarında da yani, o kitleleri tahrik edip, 6-7 Eylül olayları gibi ki, 6-7 Eylül olayları da öyle başlamıştı. Yunanistan'ı protestoydu ama sonrasında bir vandallığa, bir soyguna dönüştü. Ben orada da (Bingöl'de) arkasında başka güçlerin olduğunu düşünüyorum. Yabancı istihbarat örgütleri olabilir, bana göre Ergenekon olabilir.' derken, 'derin devlet diyebilir miyiz?' sorusuna 'diyebiliriz' cevabını verdi. Fırat, çıkan olayları sadece görüldüğü gibi algılamanın çok doğru bir sonuç vermeyeceğinin altını çizdi.'BU BİR AYAKLANMA DEĞİLDİR, AYAKLANMADA SİLAH OLUR'Hükümeti Kobani sorununu doğru algılayamamakla eleştiren Fırat, meselenin sadece Suriye'deki Kürtleri ilgilendirmediğini akrabalık bağlarından dolayı Türkiye'deki Kürtleri de yakından ilgilendirdiğini belirtti. Kobani saldırısı sonrasında gelişen olayları 'vandalizm' olarak niteleyen Fırat, 'Bunu ben bir ayaklanma olarak nitelendirmiyorum. Bunu ben bir vandalizm olarak şey yapıyorum. Bu bir ayaklanma değildir. Ayaklanma silahlı bir karşıkoyuştur. Burada öyle bir şey yok.' dedi. Çıkan olaylarda HDP'nin çağrısının etkili olduğunu kaydeden Fırat, oturma eylemi gibi barışçıl bir eylemin tercih edilmesi durumunda Kobani'deki yaşanan dramın hem Türkiye hem de dünya kamuoyuna daha etkili şekilde duyurulabileceğini anlattı. Fırat, dünyanın farklı noktasındaki mağdur insanlara yardım elini uzatan hükümetin kendi vatandaşlarının Kobani'deki akrabaları olan insanlarla da yakından ilgilenmek durumunda olduğunu söyledi.'ABDULLAH ÖCALAN İLE GÖRÜŞÜLMESİ ANORMAL BİR ŞEY DEĞİL'Çözüm sürecinin baştan yanlış yapılandırıldığını ifade eden AK Parti kurucularından Dengir Mir Mehmet Fırat, 'Kürt sorunu ile PKK sorunu bir addedildi. Bu büyük bir hataydı. Kürt sorununu, vatandaşın doğrudan doğruya temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması ile ilgili bir sorundur. İkincisi ise 30 yıla yakın Türkiye topraklarında meydana gelen bir savaşı yürüten PKK sorunudur.' dedi. Sorunun çözümü noktasında PKK ile yapılan görüşmeleri onayladığını kaydeden Fırat, kimle kavga edildiyse onunla barışma adına Abdullah Öcalan ya da örgütün lider kadrosuyla görüşülmesinin yadırganmaması gerektiğini kaydetti. Fırat, 'Abdullah Öcalan'ın PKK üstünde etkinliği hala devam ediyor. Bu süreç içerisinde Abdullah Öcalan ile görüşülmesinin ben anormal bir şey olduğu kanısında değilim.' dedi.'(ÇÖZÜM SÜRECİ) ŞUANDA BİR ÇIKMAZIN İÇİNDE'İki yıllık ateşkes sürecinde şehit cenazesinin gelmediğine dikkat çeken Fırat, 'Ancak temel yanlışlık şurada; Kürt sorunu kapsamında temel hak ve özgürlükler hiçbir şekilde bir kişi, bir grupla ya da bir siyasi parti ile pazarlık unsuru yapılamaz. Hatta referanduma dahi sunulamaz.' ifadelerini kullandı. Söz konusu özgürlüklerin pazarlık konusu yapıldığı anda işin çıkmaza gireceğini kaydeden Fırat, 'Bana göre (çözüm süreci) şuanda bir çıkmazın içinde' değerlendirmesinde bulundu.'AK PARTİ'NİN YENİ HEDEF KİTLESİ MHP TABANI'Haziran 2015'de yapılacak genel seçimlerin sonrasına bırakılacak bir çözüm sürecinin biteceği kanısını taşıdığını ifade eden Fırat, bazı belirtilerin bunu gösterdiğini savundu. AK Parti'nin muhafazakâr Kürt vatandaşlardan aldığı oyun donduğunu aktaran Fırat, '2015 seçimleri çok önemli çünkü başkanlık için anayasa değişikliği hedeflendiğine göre (Meclis'te) bu sayıyı bulabilmek için yeni hedef kitle araması lazım. Bu hedef kitle de bana göre MHP'nin tabanıdır.' değerlendirmesinde bulundu. Fırat, hükümetin bu yöndeki bir girişiminin, çözüm sürecinin askıya alınması ya da sürüncemeye bırakılması gibi bir sonuç doğuracağına inanıyor. Hedeflenen milliyetçi oyları kaybetmeme adına kamuoyunda tartışılan Abdullah Öcalan'ın kalan cezasını ev hapsinde geçirmesine imkan tanıyan bir uygulamaya gidilmeyeceğini kaydetti.VEDAT DENİZLİ
Reklam
Vali’den Zeytinlik Kıyımına 'Tuhaf' Bahane: 'Suriye'de Feda Edilenlere Göre Makul'
Manisa Valiliği, Soma’nın Yırca köyünde hükümete yakın Kolin Grubu’nun termik santral yapımı için ‘acele kamulaştırılan’ ve daha süreç bitmeden 475 ağacın kesildiği zeytinliklerin durumunu, Irak ve Suriye’ye dayandırdı.Hürriyet’in haberine göre, Valilik’ten yapılan açıklamada, köydeki ‘zeytinlik karmaşası ‘ dünya gündemine bağlanarak, IŞİD’in sivillere katliam yaptığı Irak ve Suriye’nin yanı sıra siyasi istikrarsızlık yaşayan Ukrayna’ya atıf yapıldı: “Söz konusu ağaçların feda edilmesi, Suriye’de, Irak’ta, Ukrayna’da feda edilenlere kıyasla son derece makul karşılanması gereken bir durumdur.”Üçüncü havalimanını inşa edecek konsorsiyumda da yer alan Kolin Grubu, Soma’daki termik santralin ÇED raporunda, ‘ tarım dışı amaçla kullanım izni olmaksızın çalışmalara başlamayacağına ‘ dair taahhüt vermişti. Fakat şirket çalışanları daha izin çıkmadan, köylülerle ‘köşe kapmaca’ oynayarak iki gün içinde 475 ağaç kesmişti.Yetkililerin tavır almamasına isyan eden köylülerse, kesilen ağaçları Manisa Valiliği’ne getirmişti.Valilik ise yanıtında, ‘ Kolin Grubu’na özel’ termik santral yapımı için 490 dönüm arazinin kamulaştırılmasını ‘ aklamayı ‘ tercih etti. Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, “Ülkemizin kendi sahip olduğu kömür gibi bir milli kaynaktan enerji temin çabasına, bu iş için gerekiyorsa bir kısım zeytin ağacının feda edilmesinin kaçınılmaz oluşuna dikkat edilmelidir” dedi.Köylülerin ağaç kesimlerini Valiliğe defalarca şikayet ettiğine de atıfta bulunulan açıklamada, şirkete para cezası uygulandığı ve her defasında ‘suç olabilir’ düşüncesiyle mahkemeye intikal ettirildiği de savunuldu. Buna göre, Cumhuriyet Savcılığı’nın ‘ konunun suç oluşturmadığını ve kovuşturmaya yer olmadığını ‘ belirtmesi nedeniyle Valilik müdahale etmemiş.Köylülerin avukatı Deniz Bayram ise Tarım Yasası’na göre bir alanda gerekli izinler olmaksızın kesim yapılırsa Valilik’in gerekli önlemleri almak zorunda olduğunu söylemişti.Öte yandan, kamulaştırma sürecinde de görüşü istenen Manisa İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, arazinin zeytinlik alanı olduğunu hatırlatarak tarım dışı amaçlı kullanıma izin verilemeyeceğini bildirmişti. Santral kamulaştırması için bu görüş dikkate alınmadan hazırlanan imar planları hala onaylanmış değil.Diken
Uyuyan Bir Balinayı Uykusundan Uyandırmak
Dünyanın en çok göç eden memelilerinden Kambur Balina bu kez kameralara uyurken yakalandı.Çok ender görüntülerden biri olan bu videoda Kambur Balina Karayip sularında uyurken birden yaklaşan deniz araştırmacısı Kieran Bown tarafından uyandırılıyor.Sadece yakın bir tehdit gördüğünde saldırma iç güdüsüne sahip Kambur Balina yılda 10 bin KM göç yolunda ilerleyebiliyor.Kambur balinalar genellikle 14,6–15,2 metre uzunluğunda ve 31–41 ton ağırlığında. Dişiler erkeklerden daha iri ve bu özelliğe sahip az sayıdaki memeli türünden biri.
Reklam
KPSS Gerçeği İle Yaşayanların Hayatını Özetleyen 21 Komik Paylaşım
KPSS sonuçları her açıklandığında dertlere derman mı oluyor yoksa atanamayanlar kulübüne yeni üyeler mi katılıyor onu tam bilemiyorum. Bildiğim tek şey; sistem garip olsa da beyin açıyor. KPSS ile ilgili yapılan bu komik paylaşımların tek açıklaması bu olsa gerek: KPSS kafa yapmış, bir sonraki aşamada zaten kafayı yakıyorsunuz.
Karakterinizi Gözler Önüne Seren 7 Kokteyl
Kokteyl olarak Apple Bite’ı tercih edenler eğlenceli ve anı yaşayan insanlardır. Sürprizlerden hoşlanırlar, sıradan olmak tarzlarıyla bağdaştırılamaz, plan yapmazlar. Monotonluktan oldukça uzak, sürprizlere açık bir yapıya sahiptirler. Eğlenceli kişilikleri ve pozitif düşünce yapıları çevrelerindeki insanlar tarafından hayranlıkla karşılanır. Şehrin en popüler kişileridir ve en büyük partilerin özel davetlileridir. Herkes yeni trendlerin peşinde koşarken onlar doğalında trendsetterdır. Şehrin tüm popüler retrobarlarının en iyi müşterisidirler. Herkesin onların olduğu partiye gitmek istemesi boşa değildir. Instagram hesaplarını ve Foursquare’i çok kullanırlar. Her paylaştıkları etkinliğe tüm arkadaşları gitmek ister.  Apple Bite tercih edenlerin dâhil olduğu her aktivitenin ve partinin eğlenceli geçeceğinden şüpheniz olmasın.
Reklam
İzleyeni Hayal Dünyalarına Sürükleyecek 10 Şahane Film
Kuşkusuz ki hepimiz hayatımız boyunca bir çok film izliyoruz. İzlediğimiz zaman bizi içine alan, etkileyen, masalsı ve uzun zaman hatırlanan hatta bir defa daha izleme isteği uyandıran masalsı ve muhteşem görüntülere sahip filmleri sizin için derledim.
Çirkin Görüntüsü Dışında Sineklerden Nefret Etmek İçin 18 Haklı Sebep
Sinekler de kelebekler gibi güzel bir görünüme sahip olsa sevilirler miydi? Ne de olsa kelebekler de uçan böcekler. Bence istedikleri kadar güzel olsunlar yine de sevmezdik. Evet sinek çirkin, küçük ve mide bulandırıcı, hatta daha büyükleri daha mide bulandırıcı ama tek başına çirkinliği olsa yine iyi. Çünkü mikrop taşıyan bu sinek...
Türkiye'de Ergen Kavgasına Yeni Bir Açı Getirmek
Video paylaşım sitesi Youtube'de bir genç kız, kendisine sataşan bir başka kızı saçlarından tutup diziyle suratına vurarak dövdü. Genç kızı araya giren arkadaşları kurtarırken, yaşanan bu ilginç olay, bir çöpçünün kendisine sataşan çocuğu dövdüğü, 'oğlum bak git' videosunu hatırlattı
Reklam