Karşınızda Transparan Araba!
Japonlar sonunda bunu da yaptı! Spectrum’da yayınlanan bir videoda Japon araştırmacıların geliştirdiği transparan araba gösterildi. Bu özelliğin elde edilmesi için arabada projektörler, kameralar ve özel aynalar yardımıyla dışarıdan alınan görüntüler arabanın içine yansıtıldı. Sonuç olarak ortaya içerisinden dışı görülebilen bir araç ortaya çıktı. Bu teknoloji tamamen yeni değil. Japon araştırmacılar daha önce benzer tekniklerle görünmezlik pelerini de yapmışlardı.Susumu Tachi ve Masahiko Inami tarafından geliştirilen projenin amacı sürücülere arabalarını sürerken etraflarını görme imkanı vermek. Düzenek Toyota Prius için özel olarak kurulmuş.
Reaksiyon'a Öcalan Sahnesi Tepkisi!
Reaksiyon dizisinin yeni bölüm tanıtımında yer alan bir sahnenin dizide çıkarılması sosyal medyada tepki çekti.Star TV'nin beğeniyle izlenen dizisi Reaksiyon'un son fragmanında Kobani eylemleriyle tırmanan sokak olayları ve İmralı Adası'nda Öcalan ile yapılan görüşmeler dikkat çekmişti.Reaksiyon'un dün akşam yayınlanan 7. bölümünde ise fragmanda yer alan 'Öcalan sahnesi' yer almadı.Sosyal medya kullanıcılarının gözünden kaçmayan durum sonrasında diziyle ilgili birçok eleştiri yazıldı.Star TV, Öcalan ile yapılan görüşmelerin yer aldığı sahnenin neden yayınlanmadığı hakkında bir açıklama yapmadı.(GazeteVatan)
'Ak Saray' 1 Milyar 370 Milyon TL
Maliye Bakanı, yeni cumhurbaşkanlığı sarayının bütçesinin 1 milyar 370 milyon TL olduğunu açıkladı.Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, milletvekillerinin 2015 yılı bütçesinin geneli üzerindeki soru ve eleştirilerine cevap verdi.Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın toplam maliyeti ve maliyetin hangi bütçeden karşılanacağı sorusunu da yanıtlayan Şimşek, yeni hizmet binasının proje bedelinin toplam 1 milyar 370 milyon lira olduğunu, bu zamana kadar tümü Başbakanlık bütçesinden olmak üzere 963,4 milyon lirasının harcandığını, 2015 yılında tamamlanmasının planlanması nedeniyle söz konusu yıla ilişkin bütçeye 300 milyon lira ödenek ayrıldığını bildirdi.Cumhurbaşkanlığı uçağıTürkiye'nin yeni aldığı TC-TUR kuyruk tescilli uçağın maliyetinin sorulması üzerine Şimşek, şu bilgileri verdi:'Söz konusu uçak geniş gövdeli, uzun menzilli Airbus A330-200 tipi TC-TUR tescilli uçak olup halihazırda devlet erkanı tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Uçak, Türk Hava Yolları aracılığıyla satın alınmış olması ve henüz devrinin yapılmamış olması nedeniyle şimdiye kadar bütçeden herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bu yıl içinde Başbakanlık bütçesinden ödeme yapılması planlanmaktadır. Uçağın sözleşmede yer alan satın alma bedeli ile uçak içinde yapılan bazı düzenlemelerle birlikte toplam maliyeti 185 milyon dolardır.'‘Suriyelilere 4,5 milyar dolar harcandı’Suriye’den gelen göçmenlerin maliyetinin sorulması üzerine de Şimşek, 'Bugüne kadar bütçeden 2 milyar 315 milyon 629 bin 152 lira harcanmış. Şimdi diyeceksiniz ki, 'Bazı rakamlar zikrediliyor, buradaki fark ne?’ Birleşmiş Milletler’in bir standardı var. Çünkü bu konudaki harcamayı sadece bütçeden yapmıyoruz. Mahalli idarelerin çabaları var, başka ayni yardımlar var. Bizdeki rakam en son 4,5 milyar dolar' ifadesini kullandı.Yeni Gelir Kanunu TasarısıYeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı hazırlanırken ilgili kesimlerle görüşülmediği eleştirisinin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Şimşek, konuyla ilgili tüm kesimlerle görüşme yapıldığını ifade etti.'Bu yapı iyi mi? Değil. OECD tanımına göre baktığınız zaman dolaysız vergide durum yine iyi değil' diyen Şimşek, bunun için Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nı hazırladıklarını bildirdi. Bu tasarıyla önemli düzenlemeler yapmak istediklerini anlatan Şimşek, 'Maliye’nin sıkıntısı şu; mükellefin vergi kaçırdığını ispat yükümlülüğü bizdedir, bu çok zordur. Halbuki anglosakson ülkelerinde, hatta kıta Avrupası’nın bazı ülkelerinde bu yükümlülük mükellefe aittir. Ben her serbest meslek erbabına, ofise denetim elemanı 24 saat boyunca koyamam ki. Koysam bile tespit edemem ki. İşin bu boyutu var' diye konuştu.Türkiye’nin asıl sorununun dolaysız vergilerde olduğunu belirten Şimşek, bunun için de dört gözle Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nın yasalaşmasını beklediklerini söyledi. Şimşek, dolaysız vergilerdeki sorunların çözümü halinde rekabet gücünü etkileyen dolaylı vergilerde indirime dahi gidilebileceğini kaydetti.'Bu seneye ilişkin bir fark öngörülmüyor'Şimşek, memur maaşlarına 2015 yılında enflasyon farkının verilip verilmeyeceğiyle ilgili soruyu da şöyle yanıtladı:'Bu seneye ilişkin bir fark öngörülmüyor. Neden? Çünkü toplu sözleşme yapıyorsunuz. Toplu sözleşmede, sadece 175 liralık brüte bakarsanız o çok kısmi olur. Öğretmenlerimize ayrıca 75+75 lira seyyanen artış sağlandı. Sadece bunun etkisi yanlış hatırlamıyorsam 1 milyarın üzerindeydi. Bu hususu hiç dikkate almıyorsunuz. 4C’ye ilişkin, geçici personel ücretlerinde brüt ilave 350 lira artış, artı bir de aile yardımı getirildi. Bunların hepsini dikkate aldığınız zaman, olay göründüğü gibi değil. 2014 yılında en düşük memur maaşı bu haliyle yüzde 8,3 artmış olacak, ortalama memur maaşı artışı yüzde 8,5. Yeni göreve başlayan öğretmen maaşı ise yüzde 14,4 artacak. En düşük memur emekli aylığı yüzde 12,8. 5’inci dereceden emekli olan bir memurun ikramiyesi yüzde 12,4 oranında artmış olacak.''Vergi muafiyeti tanınan vakıf sayısı 260'Vergi muafiyeti tanınan arazilere ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Şimşek, Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıf sayısının 260 olduğunu bildirdi. Söz konusu rakamın yıllara göre dağılımını da veren Şimşek, 1991 yılına kadar 115, 1992-2001 yılları arasında 77, 2002-2014 yılları arasında da 68 vakfa muafiyet tanındığını kaydetti.Kamuoyunda 2B olarak bilinen arazilerin satış gelirlerine ilişkin son rakamları da paylaşan Şimşek, söz konusu satıştan bugüne kadar 3,2 milyar lira gelir elde edildiğini bildirdi.Güvenlik harcamalarıGüvenlik harcamaları için bütçeden ayrılan paya ilişkin bir soru üzerine Şimşek, bu yıl için yaklaşık 45 milyar lira ayrılan ödeneğin, 2015 yılında 47,4 milyar liraya çıkacağını ifade etti.Şimşek, bu artış oranının neredeyse deflatörün altında olduğunu belirterek, 'Öyle bir hava estiriliyor ki sanki Türkiye savaşa girecekmiş gibi. Yok öyle bir şey. Biz tam aksine bölgemizde huzur, barış... Bu bölge çok çekti, Ortadoğu'da çok gözyaşı döküldü' dedi.Güvenlikle ilgili kurumların bütçesinin milli gelir içindeki payının 2002 yılında yüzde 3,5 olduğunu anımsatan Şimşek, bu oranın gelecek yıl 2,44'e inmesinin beklendiğini kaydetti. Şimşek, TOKİ'nin inşa ettiği kalekollar için bu yıl harcanacak paranın 300-500 milyon lirayı geçmeyeceğini bildirdi.Örtülü ödenekKamuoyunda 'örtülü ödenek' olarak bilinen gizli hizmet giderleri hakkında da konuşan Şimşek, bunun genel bütçe başlangıç ödeneklerinin toplamının binde 5'ini geçemeyeceğini söyledi.Şimşek, bu kapsamda geçen yıl 990,3 milyon lira, 2014 yılının başından bu yana da 874,9 milyon lira harcandığını dile getirerek, bütün harcamaların kanunlar çerçevesinde gerçekleştirildiğinin altını çizdi.'Cari açıkta Enerji hariç milli gelirin yüzde 1’i kadar fazla var'Cari açığa ilişkin bazı milletvekillerinin, 'Enerji hariç bile açık var' iddialarına da cevap veren Şimşek, 12 aylık bazda bakıldığı zaman enerji hariç milli gelirin yüzde 1’i kadar fazlanın olduğunu söyledi. Şimşek, bütçeye ilişkin tahminlerin de tutturulacağını vurguladı.Bunlara karşın, enflasyonda önemli bir sapmanın olduğunu dile getiren Şimşek, bunda da kuraklığın büyük etkisi olduğunu ifade etti.'2017 yılına kadar tasarruf oranını yüzde 17’nin üzerine çekmeyi düşünüyoruz'Orta Vadeli Programın (OVP), yapısal problemlere çözüm üretmediğine ilişkin eleştirilere de cevap veren Şimşek, 2013 yılında cari açığı azaltacaklarını, tasarruf oranlarını artıracaklarını söylediklerini hatırlattı.Şimşek, şunları belirtti:'Tasarruf oranı 2013’te yüzde 13,4’tü. 2014 yılını muhtemelen yüzde 15 civarında bir tasarruf oranıyla kapatacağız. Yeterli mi? Değil ama hedefe yönelik bir süreç var. 2017 yılına kadar da tasarruf oranını yüzde 17’nin üzerine çekmeyi düşünüyoruz. Aynı şekilde, yüzde 8 civarında bir cari açık vardı, şimdi yüzde 5,7. Tabi cari açık ciddi bir yapısal sorun. Cari açık önemli ölçüde katma değer zincirindeki yerimizle ilgilidir ama önemli ölçüde de son 10 yılda, özellikle de emtia fiyatlarında bazılarına göre süper döngü dedikleri bir dönem söz konusu. Şimdi bunu göz ardı edemeyiz. Önümüzdeki 10 yıl içinde muhtemelen emtia fiyatlarının etkisi zayıflayacak ve bizim OVP’de öngördüğümüzden daha güçlü bir iyileşme söz konusu olabilir.'Tarım arazilerinin çiftçilere satışı için genelgenin ne zaman çıkacağına yönelik soruyu da yanıtlayan Şimşek, buna ilişkin söz aldığını ve genelgenin 1 ay içinde çıkacağını söyledi.Kaynak: AA
Biden: 'Erdoğan'dan Hiçbir Zaman Özür Dilemedim'
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan asla özür dilemediğini açıkladı. Erdoğan, söylemediği bir sözü basına duyurduğu gerekçesiyle Biden’in kendisinden özür dilediğini söylemiş, Beyaz Saray da Erdoğan’ı doğrulamıştı.Harvard Üniversitesi'nde geçen ay sarf ettiği sözlerin Türkiye'de büyük tepki çekmesi üzerine Biden, Erdoğan'ı aramış, Beyaz Saray'dan gönderilen açıklamada da “Biden'ın, Türkiye veya bölgedeki diğer müttefik ve partnerlerin kasten Suriye’de IŞİD veya diğer şiddet yanlısı aşırıcıların büyümesine destek verdiği veya imkan sağladığına yönelik oluşan herhangi bir imadan dolayı özür dilediği” ifadesi kullanılmıştı.
Akün ve Şinasi Gizlice Satılmış...
Mülkiyeti Emek İnşaat A.Ş'de bulunan, Ankara'nın en önemli iki tiyatro sahnesi, Akün ve Şinasi sahnelerinin 10 gün önce, gizli şekilde, Karadenizli bir şirkete satıldığı öğrenildi. Her iki sahnenin satışının 23 milyon TL'ye gerçekleştiği belirtilirken, satış talimatının bizzat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından verildiği dile getirildi. Devlet Tiyatroları'nın (DT) bünyesinde faaliyet gösteren her iki tiyatro sahnesi için daha önce 5 kez ihaleye çıkılmış ancak satış “muammen bedelin altında kaldığı” gerekçesiyle gerçekleşmemişti.“Sansür” ve sanat kurumlarını yok etmeyi amaçlayan Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) Yasa Tasarısı taslağı gölgesindeki tartışmalara maruz kalan DT'ye bir şok da Emek İnşaat'tan geldi. Mülkiyeti Emek İnşaat'a bağlı olan ve Ankara'nın merkezi yerinde bulunan, en fazla tiyatro oyunlarının sahnelendiği iki sahne, Akün ve Şinasi sahnelerinin gizli bir şekilde satıldığı öğrenildi. Emek İnşaat yetkilileri sahnelerin yeni sahibini sır gibi saklarken, sahneleri alan şirketin sahibinin Karadenizli olduğu ve İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı bulunduğu bilgisi edinildi.Cumhuriyet gazetesinden Selda Güneysu'nun haberine göre, daha önce de 5 kez satışı gündeme gelen ve “muammen bedelenin altında kaldığı”, sivil toplum kuruluşlarının tepkisi nedeniyle ihalesi geri çekilen iki sahnenin 23 milyon TL'ye bu kez Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in talimatıyla satıldığı kaydedildi.İhale şartnamesi duyurulmadıAkün ve Şinasi sahnelerinin satışının 10 gün önce yapıldığı ve sivil toplum kuruluşları ve sanatçıların tepkileri nedeniyle ihalenin Kamu İhale Yasası kapsamı dışında tutularak, gizli ihale ile gerçekleştirildiği de dile getirildi. Satışı gerçekleştirilen her iki sahne için DT'ye 2014-15 sanat sezonu sonuna kadar kullanma hakkı tanındığı da belirtiliyor. Ancak her iki sahnenin sezon sonundan sonra ne şekilde kullanılacağı bilinmiyor. Emek İnşaat yetkileri ise satışa ilişkin Cumhuriyet'e bilgi vermekten kaçındı.Sinemadan tiyatro olmuştuAnkara'nın en işlek yerlerinden Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan Akün Sahnesi, 1975 yılından 2002 yılına dek Akün Sineması olarak hizmet vermişti. Daha sonra bu salon 2002 yılında DT Genel Müdürlüğü'nce, dönemin genel müdürü Lemi Bilgin tarafından tiyatro sahnesine çevrilmişti ve o tarihten bu yana da tiyatro sahnesi olarak kullanılıyordu.Akün Sahnesi'nin hemen arkasında yer alan ve Tunus Caddesi'ne bakan Şinasi Sahnesi de Ankara'nın en eski tiyatro sahnelerinden biri olma özelliğine sahip. Sahne, 13 Mart 1988’de Yüksel Pazarkaya'nın “Meliha” adlı oyunuyla açılmıştı.Her iki sahne de bugün “kentin en önemli sanat merkezlerinden” biri kabul ediliyor.Selda Güneysu/Cumhuriyet
Ekim Ayında 160 İşçi Hayatını Kaybetti
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Ekim ayı raporuna göre en az 160 işçi iş cinayetlerinde yaşamının yitirdi. Açıklamaya göre AKP iktidarı boyunca 12 yılda 14 bin 445 işçi yaşamını yitirdi.İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Ekim ayı raporunu açıkladı. Rapora göre en az 160 işçi yaşamını yitirdi. Açıklamada 12 yıllık AKP iktidarının hazin tablosu da ortaya konuldu. 2014 yılının ilk on aylık dönemi de içinde olmak üzere 12 yıl boyunca 14 bin 445 işçi yaşamını yitirdi.Rapora göre 301 işçinin Soma’da yaşamını yitirdiği Mayıs ayı bir kenara bırakılacak olursa Ekim ayı 2014 yılı içinde ölümlerin yaşandığı en yüksek ay oldu. İş cinayetlerinin sektörlere göre dağılımında tarım ve ormancılık sektörü 42 ölümle ilk sırada yer alırken, inşaat sektörü 35 ölümle ikinci, madencilik sektörü ise 25 ölümle üçüncü sırada. Rapora göre Ekim ayında yaşamını yitiren 160 emekçinin 143’ü işçi, memur statüsünde çalışan ücretlilerden; 15’i çiftçilerden/küçük toprak sahiplerinden ve ikisi kendi hesabına çalışanlardan/esnaflardan oluşuyor.TRAFİK VE SERVİS KAZALARI CAN ALIYORİş cinayetlerinde ölüm sebebi gene trafik ve servis kazaları en yüksek orana sahip durumda olduğu göze çarpıyor. Raporun kaydettiği üzere toplam 53 işçi bu nedenle yaşamını yitirirken, düşme nedeniyle 31, ezilme, boğulma nedenleri ile 22 işçi yaşamını yitirdi.  İş cinayetlerinde ölenlerin 133 tanesi erkek, 27 tanesi ise kadın. Bu ay biri 9 yaşında olmak üzere 4 çocuk işçi yaşamını iş cinayetlerinde yitirdi.“TÜM GÜVENCESİZ ÇALIŞMA BİÇİMLERİ KALDIRILSIN”Açıklamada Karaman Ermenek’te yaşananlar da yer aldı. Ermenek’te madenin daha önce su basabileceği uyarısı Enerji Bakanlığı’na iletilmiş olduğu hatırlatılırken, bakanlığın neden bu uyarıyı dikkate almadığı soruldu. Açıklamada Torba Kanun’un ve denetimlerin ardından bölgede 12 madenin 9 tanesinin kapandığına dikkat çekilirken, Has Şekerler Madencilik Ltd. Şti’nin denetlenmesi ve para cezası kesilmesine rağmen neden kapatılmadığı sorusu yöneltildi. Açıklamada Karaman’da yaşanan olayın Soma’dakinden bir farkı olmadığı, sorumlularının ise birbirlerinin akrabaları olduğuna işaret edildi.Meclisin Ekim ayı raporunda cinayetlere karşı alınması gereken tedbirler de yer aldı. Tedbirler arasında işçilerin örgütlenme özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılması, taşeron dahil tüm güvencesiz çalışma biçimlerinin yasaklanması ve işçi sağlığı ve güvenliği noktasında kurulların yarısı işçilerden oluşması ile meslek örgütlerinden oluşan denetim mekanizmasının kurulması var.ilerihaber.org
Reklam
Kendi Hükümetlerinden En Çok Nefret Eden 12 Ülke
Araştırma şirketi Gallup’ın “Global States of Mind 2014” (2014 Global Devletlerin Zihni) başlıklı araştırmasında kendi hükümetlerinin icraatlarını en az onaylayan ülkelerin listesi yayınlandı. 24/7 Wall St. bu araştırmaya ek olarak başka verileri de göz önüne alıp kendi hükümetlerinden en fazla nefret eden 12 ülkenin listesini yayınlandı. Araştırmada hükümetlerinin icraatlarını onaylayanların yüzde 20 ve altında olan ülkeler kayda alındı. Liste oluşturulurken ayrıca yolsuzluk, dışa liderlik algısı, finansal sisteme olan güven gibi kriterler de dikkate alındı. Ayrıca 2013 itibariyle IMF’in yayınladığı enflasyon, borç ve işsizlik oranı da listeleme de kullanıldı. İşte kendi hükümetlerinden en fazla nefret eden o 12 ülke.WSJ
Yaşamadan Asla Tam Olarak Anlayamayacağımız 20 Durum
Reddit kullanıcılarına, 'Hayatın içinden, tecrübe etmeden anlaşılamayacak durumlar nelerdir?' diye sorulmuş ve sonucunda oldukça mantıklı, duygulu ve büyüleyici cevaplar alınmış. Görme bozukluğundan evsizliğe kadar uzanan farklı türdeki bu cevaplar, aslında insanların bakış açılarının ne kadar farklı olduğu ve herkesin içinde farklı bir hikaye barındırdığını hatırlatır cinsten.
Reklam
Türkiye'nin 10 Gündem Maddesinin Yabancı Uyarlaması
Türkiye'de her gün onlarca ağır gündem maddesiyle karşı karşıya kalıyoruz. Artık o kadar sıradanlaştı ki, 18 kişinin öldüğü iş cinayetleri, 24 kişinin öldüğü trafik kazaları sıradanlaştı. Bakın bizim gündemimiz, başka ülkelerde aynen bizde olduğu gibi olsaydı nasıl görünecekti.
Bir Tencere Aşure Yüzde 57 Zamlandı
Kuraklık ve don nedeniyle başta kuruyemiş ve bakliyata gelen zamlar bir tencere aşurenin de maliyetini artırdı. Geçtiğimiz yıl ekim ayında 10 kişilik aşure 19 TL'ye mal olurken, bu yıl fiyat 30 TL’ye yaklaştı. Aşure bir yılda yüzde 57 zamlanmış oldu.Bu sezon tarımsal üretimi hem don hem de kuraklık vurdu. Özellikle kuruyemiş ve bazı bakliyatlarda fiyat, beklentilerin üzerinde arttı. Bu durum, aşure için alışveriş yapan bir ailenin de masraflarını artırdı.Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin her ay hazırladığı market fiyatları verileri üzerinden hesaplandığında bir tencerede 10 kişilik aşure hazırlamak için gereken malzemeler geçtiğimiz yıl 19 TL iken bu yıl 29,9 TL’ye yükseldi, zam yüzde 57 oldu.En fazla zam yüzde 132 ile kuru kayısıda, bunu yüzde 110 zam ile fındık ve yüzde 46 zam ile pirinç izliyor. Fiyatı düşen ise yüzde 19 ile kuru üzüm.Türkiye’de kayısının başkenti Malatya’nın Ticaret Odası Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç’a göre, yaşanan don 100 yılda bir gelen bir afetti, fiyatlar yeni hasad dönemine yani eylüle kadar yüksek kalır. Al Jazeera’ye konuşan Erkoç, fiyatların dondan önce de üretici açısından çok çok düşük olduğunu belirtiyor, şu andaki fiyatları da tüketici açısından yüksek buluyor. Erkoç’a göre orta yolun bulunması lazım:“ Dondan önce üretici ciddi maliyet sorunları yaşıyordu. Üretici yıllardır mağdurdu, emeğinin karşılığını alamıyordu. Kayısı fiyatı ortalama kilo 14 TL olmalı. Kuru üzümde ise geçen yıl hiç ürün yoktu. Bu yıl üretim bol olunca fiyat düştü.”Sağlıklı yaşam trendi kuruyemişe talebi artırıyorTüm Kuruyemiş Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜKSİAD)’dan Proje Yöneticisi Ceren Topçu da yıllar içinde kuruyemiş tüketiminde artış olduğunu, bu yıl üretim daralınca fiyatların yükseldiğini anlatıyor:“Sağlıklı yaşamın öne çıkması, diyetler... Pazarda son beş yılda ortalama yüzde 10 büyüme gördük. İhracat da sürekli artıyor. Fiyatlar, arz talep dengesinden kaynaklanıyor. Tüketim artarken, üretim iklim şartlarının etkisiyle geriliyor. Bu yıl üretimde azalma oldu ama şirket cirolarında azalma yaşanmadı.”Tüketici farklı ürünlere yöneliyorAl Jazeera'ye konuşan Papağan Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Kani Emekçi'a göreyse kuraklık, don, sel gibi rekolteyi etkileyecek olumsuz gelişmeler olmaz ve ürünlerde iyi bir rekolte elde edilirse, fiyatlar geriler, aksi takdirde fiyatlar yükselir:'Meteorolojik olayların etkisiyle; geçen yıldan kalan stokların azalması ve bu yıl da rekoltenin düşmesi nedeniyle kuruyemiş hammadde fiyatlarında ciddi artışlar meydana geldi. Fiyat artışları, bazı ürünlerde yüzde 100’e varan oranda gerçekleşti. Son tüketici nezdinde baktığımızda da ürünlerde yüzde 20 ile yüzde 100 arasındaki oranlarda fiyat artışı gerçekleşti. Kayısı, fındık ve antep fıstığında yüzde 100’ü buldu. Kuruyemişte tüketim düşmedi ama farklı mahsullere yönelim söz konusu. Antep fıstığı veya fındık gibi ürünlere ilgi azalırken, örneğin yer fıstığında yüzde 25’e varan tüketim artışı meydana geldi. Yer fıstığında nispeten iyi bir rekolte gerçekleşti, fiyatı da diğer mahsuller kadar yükselmedi. Yine örneğin fiyatı daha makul sayılabilecek ay çekirdeğinde de tüketim artışı meydana geldi.'“Kuru fasulye fiyatı düşüyor, bakliyat-buğday düşmez”Hububat-Bakliyat Yağlı Tohumlar Birliği Başkanı Mahmut Aslan’ da bakliyat ve buğdayda bu yıl kuraklığın fiyatlarını yukarı çektiğini ifade ediyor. Al Jazeera’ye konuşan Aslan, bu yıl kuru fasulyede fiyatların düşmesini bekliyor amncak buğday ve bakliyatta ise mevsim etkilerinin fiyatları yükselteceğini düşünüyor.Enflasyonu gıda fiyatları yukarı çekiyorReis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis’e göreyse geçen yıl fiyatşar daha yüksek olabilir ancak son dört ayda fiyatlar düşmeye başladı. Reis, özellikle kuru fasulyede fiyatın yüzde 20 indiğini söylüyor;“Bu sene olumsuz hava şartlarıyla tarladaki bereket az oldu. Üretim az olunca da üreim maliyetleri arttı ama şu anda artışlar fazla değil. Örneğin nohut ve aşurelik buğdayda son dört aydaki artış sadece yüzde 5.”Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in enflasyon verilerinde ana harcama gruplarında gıda ve alkolsüz içecekler grubu yüzde 24.45'lik ağırlığa sahip. Ekimde ise bu grupta yıllık bazda artış yüzde 12.56 oldu, yıllık enflasyon oranı 96'yı aştı. TUİK hesaplamalarında kullanılan temel gıda maddeleri bir yılda yüzde 109 arttı.Kaynak: Al Jazeera
İşkence Yapana Bir, Yazana İki Yıl Hapis!
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Vedat Bilgin, Milliyet muhabiri Kemal Göktaş hakkında dava açtı.Davanın nedeni ise Kemal Göktaş’ın İzmir’de Fevziye Cengiz’e karakolda işkence yapmakla suçlanan polislere 1 yıl, mağdur kadına ise 8 yıla kadar hapis cezası istenmesine ilişkin haberi. Savcı Vedat Bilgin, gazeteci Kemal Göktaş’ın bu haberle “savcının polislere ayrıcalık gözettiği algısını oluşturmaya çalıştığını” iddia ediyor ve Göktaş için, “kamu görevlisine alenen hakaret ettiği” iddiasıyla 14 aydan 28 aya kadar hapis cezası istiyor.İzmir Cumhuriyet Savcısı Göksel Er’in İzmir Başsavcılığı’na verdiği şikâyet dilekçesi üzerine gazeteci Göktaş hakkında açılan soruşturma tamamlandı.Göktaş’ın haberinde, savcı Er’in ismini açıkça yazdığı belirtilen iddianamede “İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davadaki mütalaasının kamuoyunda farklı algılanmasına, bir anlamda görevli savcı olan müştekinin polis memurlarına ayrıcalık gözeterek hakkaniyete uygun hareket etmediği yönünde algı oluşturmaya yol açacak şekilde AİHM ve Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre hakaret suçunu işlediği” ileri sürüldü. Savcı Bilgin, bu nedenle Göktaş hakkında “aleni olarak kamu görevlisine hakaret suçundan” 1 yıl 2 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası istedi. “Yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs” suçundan ise takipsizlik kararı verildi.İddianamede, Göktaş’ın hangi ifadeyle savcı Er’e hakaret ettiği somut olarak belirtilmedi ve yazdığı haberdeki ifadelerin bir bütün olarak savcı Er’in polislere ayrıcalık gözettiği algısı yaratılmaya çalışıldığı savunuldu. Zete | Milliyet
Reklam
Avustralya Ligi'nde İlginç Olay
Melbourne Victory ile Wellington Phoenix arasında oynanan karşılaşmada konuk takımın kale önünü martılar kapladı.Ev sahibi takımın 1-0 üstünlüğü ile devam eden karşılaşmanın 68. dakikasında Wellington Phoenix takımının yarı sahasını basan martılar ilginç görüntüler oluşturdu. Aynı dakikada atak yapan Melbourne Victory, martılara rağmen ikinci golü buldu.Eurosport 
Bahçeli: 'Alevi Kardeşlerimizin Sorunları Bitirilmelidir'
MHP Genel Başkanı Bahçeli, 'Artık Alevi kardeşlerimizin sorunları kökünden bitirilmelidir. Her konuyu istismar eden AKP Hükümeti, Alevi kardeşlerimizi yüzüstü bırakmamalı, kavrayıcı çözüm için harekete geçmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi, bu konuda yapılacak her girişim ve teklife önyargısız şekilde destek vermeye vardır ve hazırdır' dedi.MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. İşte Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları: Öldüren de Müslümandır. Ölen de Müslümandır. Müslümanların inançlarına saldırı yapılmaktadır. Müslümanlar birbirini yiyip tüketirken arka tarafta haritalarla oynanmaktadır. İslam toplumları da buna alet olmaktadır.Mezhep çekişmesinin Türkiye’ye yansıması için yoğun çabalar sarf edilmektedir. İnanan, inanmayan doğulu batılı gibi ayrımlarla Türk milleti parçalanmaya çalışılmaktadır. AKP yıllardır beri Alevi çalıştayları düzenlemekte umut tacirliği yapmaktadır. Davutoğlu yeni bir çalışmadan bahsetse de Alevi arkadaşlarımızın isteklerini karşılaması mümkün görülmemektedir.Milli birlik ve beraberlik içinde çözüme kavuşturulmalı. Dün ne dediysek bugün de aynı şeyi söylüyoruz. Siyaset kurumu bu konuda günü birlik hesap yapmadan insiyatif almalıdır. İlk şart dürüstlük, adil özveri ve kültürel dokumuzun zarar görmemesidir. Herkesin gönül huzuruyla benimseyebileceği çözümler bulunmalı. Bireysel hak ve özgürlüklerin üstesinden gelebiliriz. Siyasetle ilgili her türlü konunun konuşulacağı yer TBMM’dir. Her engel aşılacaktır. Alevi kardeşlerimizin sorunlarını milli birlik duygusuyla ele almak ve kapsamlı çözümler üretmek kaçınılmaz sondur. Hiç kimse Türk kültürüne yaptıkları katkıyı kimse yok sayamayacaktır. Alevi İslam inancı dairesinde neyin doğru olduğunu bilecekler bellidir. Dışarıdan gazel okumaya gerek yoktur. Bizleri bir millet falan Alevi kardeşlerimiz de vardır. Ayrılmaz bir parçamız olarak kültürümüzde görülmüşlerdir. Biz onlarla birlikte bir milletiz. Mayamızda onlar da vardır.ALEVİ AÇILIMIArtık ön yargıları kırmalı, kuşkuları yenmeliyiz. Alevi kardeşlerimizin isteklerine cevap vermeliyiz, onları duymazdan gelemeyiz. Mesele cem evi, cami karşıtlığı olarak değerlendirilmemelidir. Hz. Muhammed hepimizin peygamberi, HZ. Ali hepimizin kahramınıdır.Cem de bizimdir, semah da bizimdir. Cem evi de bizimdir, cami de bizimdir. 12 İmam da bizimdir, erenler, arifler de bizimdir. Bizim aramızdan ayrık otları geçemeyecektir. Ne sünniden geçeriz, ne Yavuz'u unutur ne de İsmail’e yüz çeviririz. Alevi kardeşlerimizin sorunları bitirilmelidir. MHP bu konuda yapılacak her teklife ön yargısız şekilde destek vermeye hazırdır.MADEN OCAĞI FELAKETİ28 Ekim’de yaşanan Maden kazasında yerin altında işçilerimiz yemek yerken baskına uğramıştır. Ne üzücüdür ki bu 18 işçimize hala ulaşılamamıştır. Aileler kaygıyla beklemektedir. MHP olarak Mustafa Kalaycı başkanlığında bir ekibimiz olay yerine gitmiştirAraştırmalarımız yapılmıştır. Söz konusu ocak özel bir şirket tarafından işletilmektedir. Yıllarca biriken su birikintisi basınçla birlikte madeni basmıştır. Madende çalışılması tedbirsizliktir, faciaya kucak açmaktır. Su baskını olan madende asansör olmaması kötü şartları göstermektedir. Maden ocaklarında ömür tüketen işçilerin mola süreleri bile kısaltılmaktadır.Maden çalışanlarının toprak altında yemek yenmesi dayatılması vicdansızlıktır. Bu edepsizliğin mutlaka hesabı sorulmalıdır. Türkiye’de insan canı maalesef çok ucuzdur. Denetimdeki açıklar, menfaatler insan canını riske atmaktadır. Yandaşların korunup kollanması adete felaketlere davetiye çıkarmaktadır. Çalışma ve Sosyal Bakanının bu tür ocakların kapanması gerektiğini ama araya girenlerle kapatılmaması AKP markasını bir kez daha açıklanmıştır. Bu bakan işçi ölümleri azmettiren bir şahıs olarak hafızalara kazınacaktırBakan açıklama yapmalıdır. Kaç kapatılması gereken var bakan açıklasın.ARTIK MADENLERE NEŞTER VURULMALIDIRDavutoğlu yani AKP’nin görünür Genel Başkanı. Haram demek AKP’nin kar vizitinki en görünür özellik demektir. Davutoğlu kendisini Davut el kayseri olduğuna inanıyorsa haram elebaşlarından kurtulması kendi adına ahlaki bir seçim olacaktır. Yoksa boyunun ölçüsünü sandıkta alacaktır. Asıl suçluları, gözü dönmüş ilkesizleri ne zaman fark edecekler. Sayın Davutoğlu madendeki bu su, meşhur havuzunuzda biriken yağma hasılatınız değildir. Ermenek için üzülürken Bartın ve Zonguldak’tan da acı haberler gelmiştir.Artık madenlere neşter vurulmalıdır. İnsanca düzenlemiş çalışma şartları temin edilmelidir. MHP işçilerimizin lehine olarak bütün adımların yanındadır.Umut varsa hayat vardır, umut varsa gelecek vardır. MHP varsa hayaller bitmeyecektir. Bacası tütmeyen evlerin umudu biziz. Sırtında kabanı olmayan her kişinin umudu biziz. AKP hükümeti 12 sorunlu yıldır iktidardadır. Önümüzdeki yılın müjdesi 63. Hükümet olacaktır. AKP’yi görevden olacaktır. MHP’ye iktidar ehliyetini verecektir milletim. AKP’nin gitmesine az kalmıştırYıkımın akibeti belli olmuştur. 12 yılı deviren bozgun dönemi kapanacaktır. AKP kadroları Türkiye’nin üzerine saldırmıştır. Büyük düşünmekten bahsedilmiş büyük büyük götürülmüştür. Büyük güç büyüm millet hedef 2023 yalanıyla etnik bölücülük yapılmıştır. AKP’ye oy veren vatandaşlarım gerçeklerin farkına varmaya başlamışlardır. Milli kimliğe suikast düzenlenmiştir. 2002 sonlanan terör AKP ile canlanmıştır.SÜREÇ TAM BİR CURCUNAAKP bundan sonra iki düşünüp bir konuşacaktır. Ağızlarının perhizini bozmaya yanaşmayacaklardır. Baş danışmanı bir TV programında yönetimin PKK elinde olduğunu açıklamıştır. AKP ne söylerse söylesin. Bizim tespitimiz Türkiye’nin çöküşe gittiğidir. PKK kanlı eylemlerini artırmaktadır.Türkiye çözülmeyle kanlı savaş tahditleri arasına sıkıştırılmıştır. Erdoğan başbakan iken grup toplantısında bölünmeyi umut olarak lanse etmiştir. Bahar kalıcı olarak diye konuşmuştur, neyin kalıcı olduğu ortadadır. Süreç tam bir curcuna tam bir kaostur. Çözümle neyin amaçlandığını açık açık anlatsınlar.ŞANTAJ ALTINDAYSANIZ AÇIKLAYINSoruyorum; Terörist başının hazırladığı yol haritasının çözüm süreciyle ilgisi var mıdır? AKP vekillerinin bilmediği, bakanları kurulu koltuğun oturanlarının bir çoğunun öğrenemediği bu çözüm süreci nedir? Sayın Davutoğlu, Sayın Erdoğan sizi tehdit ediyorlar, korktuklarınız mı var, size neler söylüyorlar? Erdoğan ve Davutoğlu şantaj altında iseniz açıklayınız, korkmayınız. Durmayınız, korkmayınız, itiraf ediniz, kaçmayınız… Eğer oyuna geldiyseniz, itiraf edemeyecekleriniz varsa milletimizin şefkatine sığınınız.PEŞMERGEYE YOL AÇMAK VATAN HAİNLİĞİDİRPeşmergeye yol açmak vatan hainliğidir. Bu geçisin tezkereyle ilgisi yoktur. Peşmergenin geçişine yeşil ışık yakanlar suç işlemişlerdir. Kürdistan inşası için AKP bizzat devreye girmiştir, ABD bizzat devrededir. Obama’yı bu kadar seven kalabalıkların Türkiye’de ne işleri vardır? Hem ekmeğimizi yiyip suyumuzu içecekler bir taraftan da askerimize kurşun sıkacaklar. Bu kahpeliktir. AKP PYD’ye silah sağlamaktadır. Kobani’de sivil kalmadı dedikten sonra TIR’la yardım göndermek ihanettir.Sayın Davutoğlu partimize soru yöneltti. Kobani için siz ne yapacaksınız dedi. Sayın Davutoğlu sizin yapmadıklarınızı yapmak, yaptıklarınızı yapmamak emin olun ki Türkiye’yi düzlüğe çıkaracaktır. Politikamız nettir, gideceğimiz yer bellidir. MHP Türkiye’dir, Türk milletidir.sondakika.com ve ajanslar
Beyninden Örümcek Korkusu Çıkarıldı
İngiltere'de şiddetli baş ağrısı nedeniyle hastaneye giden ve rahatsızlığı ameliyatla giderilen hasta, beyninden alınan parça sayesinde örümcek korkusundan tamamen kurtuldu.Şiddetli baş ağrısı şikayetiyle doktora başvuran İngiliz, beyninin duygusal tepkiler ve hislerden sorumlu kısmı amigdalada sorun olduğu tespit edilince ek taramalara tabi tutuldu. Taramalar, sorunun beyin dışında akciğerlere ve deriye de zarar veren, nadir görülen sarkadozdan kaynaklandığını ortaya koydu.Amigdalanın sol kısmındaki sorunlu bölgeyi ameliyatla almaya karar veren doktorlar, baş ağrılarının geçmesini sağladı. Ancak hastada hiç beklenmedik değişimler yaşandı. Sevmediği reklam müzikleri gibi hoşuna gitmeyen seslerden midesi bulunan hasta, bu rahatsızlığından kurtulurken, hayattaki en büyük korkusunu da aşmayı başardı. Hasta, örümceklerden artık hiç korkusu kalmadığını fark etti.Nasıl gerçekleştiği belli değilİngiltere'nin Brighton ve Sussex Tıp Okulu'nda Nick Medford tarafından tedavisi yapılan hasta, ameliyattan önce örümcek gördüğü zaman onlara tenis topları fırlattığını, ilaç sıktığını veya elektrikli süpürgeyle çektiğini belirtti. Ameliyattan sonra ise fobisi ortadan kalkan hasta, örümcekleri avcuna alarak incelemeye başladı.Dr. Medford, yapılan ameliyatla hastanın beyninden nasıl spesifik bir fobinin çıkarılmış olduğunu anlamadıklarını belirtti. Medford, bu durumun korkuya verdiğimiz tepkiden kaynaklanıyor olabileceğini belirtti. Örnek veren Medford, 'Duvarda gölgesi yansıyan bir cismi ilk başta yılan sanabiliriz ancak dikkatli bakıldığında bir çubuk olduğunu görüyoruz. Bu çok doğru bir gözlem değil ancak panik tepkisi hayatta kalabilmek için çok önemli' ifadesini kullandı.Medford, yapılan ameliyatta genel korkuları barındıran bölgenin alınmasıyla hastanın panik bağlantılı korkularından bir tanesini temsil eden sinirlerin de çıkarılmış olabileceğini savundu. Başka fobisi bulunmayan hastanın daha fazla teste tabi tutulmak istemediği belirtildi. Böylece, benzer bir ameliyatın diğer panik tepkilerini nasıl etkileyeceğini anlamak şu an için mümkün görünmüyor.Neurocase dergisinde yayımlanan araştırmada, amigdalanın beyinde çok derinde yer aldığı ve cerrahi operasyon olmadan korku giderici deneyler ve girişimler yapmanın mümkün olmadığı vurgulandı.Al Jazeera
Reklam
“Bilic’in Küfür Ettiğine Dair Net Görüntüler Var"
Gazeteci Mehmet Demirkol, Slaven Bilic hakkında önemli açıklamalarda bulundu.Süper Lig’in 8. haftasındaki Beşiktaş-Fenerbahçe maçının üzerinden iki gün geçti ancak gündemden henüz düşmedi... Oynanan futboldan ziyade verilen-verilmeyen kartlar, penaltı tartışmaları ve küfürlerin öne çıktığı derbide son perde Slaven Bilic’in...Hırvat teknik adamın, bir pozisyon sonrasında yardımcı hakem Sırpça küfür ettiği iddiasını gazeteci Mehmet Demirkol, bugünkü Spor Servisi programında gündeme getirdi. Demirkol, “Bilic’in küfür ettiğine dair net görüntüler var. Sırpça bilen bir arkadaşımıza da bunu teyit ettirdim. Maalesef Bilic küfür ediyor. Orada herkes birbirine küfür ediyor” dedi.Eurosport
Internet Explorer iOS ve Mac'te!
Microsoft'un klasik tarayıcısı Internet Explorer'ı iOS, Mac ya da Android'de kullanabilirsiniz. Tarayıcının son sürümü Azure Remote Uygulaması sayesinde tüm platformlarda çalışıyor.Kimilerinin pek sevmediği kimilerinin de asla vazgeçemediği Microsoft'un klasik tarayıcısı Internet Explorer'ı iOS, Mac ya da Android platformlarında görmek birçok teknoloji severi şaşırtacaktır. Zira, adı Windows ile özdeşleşmiş IE uzun yıllardır bir başka platformda görülmüyor.Bir dönem Mac'te...2000 'lerin başlarında Apple ve Microsoft 'un arasındaki özel anlaşma nedeniyle kısa bir süre Mac OS 'un varsayılan tarayıcısı olan Internet Explorer 'ın o yıllardan Windows dışında sürümü çıkmadı. iOS , Mac ve Andoid gibi platformlardaki alternatif tarayıcılara rağmen Microsoft IE'yi bu platformlar için geliştirmeye pek yanaşmadı.Uzaktan test edinBuna rağmen, şirketin yeni kullanıma sunduğu Remote IE servisi ile Internet Explorer'ın en son sürümü artık birçok cihazdan denenebilir olacak. Mac, iOS ya da Android'de Microsoft Azure RemoteApp 'i cihazınıza indirerek burada yer alan sayfadan Microsoft ID 'niz ile Remote IE betasına kaydolmanız gerekiyor. Ardından cihazınızdan aynı Microsoft ID ile uzak bilgisayara bağlanarak en son IE sürümünü kullanabilirsiniz.ShiftDelete.Net
Reklam
Jonas Gutierrez Kanseri Yendi
Newcastle United'ın Arjantinli yıldızı Jonas Gutierrez kanserle yaptığı mücadeleyi başarıyla atlattıPremier Lig takımlarından Newcastle United'ın yıldız futbolcusu Jonas Gutierrez, bir süredir mücadele verdiği kanser hastalığını yenmeyi başardı.Arjantinli futbolcu sezon başında yakalandığı testis kanseri ile savaşında galip geldi. Bir süredir tedavi gören Gutierrez, yoğun kemoterapi evresinden sonra yeniden sağlığına kavuştu.TAKIMA GERİ DÖNÜYORTwitter hesabından mutlu haberi paylaşan Gutierrez'in Aralık ayında kulübü Newcaslte United ile yeniden antrenmanlara başlamayı hedeflediği öğrenildi. Arjantin'de bir televizyon kanalı da geçtiğimiz günlerde Jonas'ın ara transfer döneminde yeniden takıma katılacağı belirtildi.Haber Türk
IŞİD'in Kaçırdığı 234 Ezidi Serbest
Kuzey Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanlarınca kaçırılan 234 Ezidi'nin serbest kaldığını açıkladı.Bölgesel Yönetimin Mülteci İşleri Sorumlusu Nuri Osman, BBC'ye açıklamasında 154 kadın ve sekiz erkek rehinenin IŞİD militanlarından kaçmayı başardığını söyledi.Bazı Ezidi Kürtler için fidye ödenirken, bazıları da Kürt güçlerince kurtarıldı.Osman, rehinelerin çoğunun evlerine döndüğünü söyledi.Nuri Osman, IŞİD'in elinde kaç Ezidi'nin olduğunu bilmediklerini kaydetti.Amerika Birleşik Devletleri (ABD) öncülüğündeki koalisyon güçleri son iki günde IŞİD'in Suriye ve Irak'taki mevzilerine 14 hava saldırısı düzenledi.ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Pazar günü beş, Pazartesi günü de dokuz hedefin vurulduğunu açıkladı.Kobani'de düzenlenen dört saldırıda, IŞİD'in bir muharebe mevzisinin hedef alındığı, bir IŞİD birliği ile iki binanın vurulduğu belirtildi.Deyr Ez Zavr yakınlarında düzenlenen hava saldırısında ise IŞİD'e ait bir binanın tahrip edildiği aktarıldı.Koalisyon uçakları Irak'ta da Beici ve Felluce'deki IŞİD mevzilerini, birliklerini ve araçlarını hedef aldı.Koalisyona katılan Kanada, ilk hava saldırısını CF-18 savaş uçağıyla Felluce'ye düzenlemiş oldu.Bu arada Singapur hükümeti de bugün yaptığı açıklamada, havadan havaya yakıt ikmali için koalisyona Boeing KC-135R uçaklarıyla askeri destek verebileceğini duyurdu.Londra merkezli muhalif Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, koalisyonun Kobani ve çevresine düzenlediği hava saldırılarında '20 cihatçının öldüğünü' kaydetti.Peşmerge güçlerinin Türkiye üzerinden Kobani'ye geçmesiyle kentte çatışmalar da yoğunlaştı.Geçen hafta sonu, YPG (Halk Savunma Birlikleri) ile ortak hareket eden Peşmerge güçleri, IŞİD'e ilk füze saldırısını düzenledi.Bugün erken saatlerde de YPG'nin, Kobani'nin batısındaki dört köyün kontrolünü yeniden ele geçirdiğine dair haberler geldi.Bu arada BBC Türkçe'ye açıklama yapan Kürdistan Bölge Yönetimi Peşmerge Bakanlığı Sözcüsü Helgurd Hikmet, 'Kobani'ye yeni bir kuvvet göndermedik. Birkaç gün önce zaten Kobani'ye gittiler. Şimdiye kadar yeni silah göndermedik ancak kuvvetlerimiz orada; muhakkak onlara ağır silah gerekli olacak. Teçhizat gerekli olacak. Göndereceğiz onlara.' dedi.IŞİD ile şimdiye kadar yakın çatışma olmadığını söyleyen Helgurd Hikmet, 'Peşmerge ağır silah kullanıyor. Ağır silahlarla saldırıda bulunuyor. YPG bizden ne isterse göndereceğiz. Silah da istese göndereceğiz. Daha önce söylemiştik, Rojava'ya yardım sözü vermiştik. Şimdi bizden ne istenirse yapmaya hazırız.' dedi.BBC Türkçe
Burger King, Mobil Uygulamasına Tek Tıkla Ödeme İçin PayPal Seçeneği Ekledi
McDonald’s’ın yeni nesil mobil ödeme servisi Apple Pay ile alışveriş yapılabileceğini açıklamasının ardından en büyük rakibi Burger King‘in cevabı da çok gecikmeden geldi. Buna göre PayPal ile ortaklığa giden fast food devi, tek tıkla ödeme devrini başlattığını duyurdu.Resmi blog aracılığıyla yayınlanan açıklama ile Burger King ‘in mobil uygulama arayüzüne PayPal ödeme seçeneğinin eklendiğini belirten PayPal ürün müdürü Hill Ferguson, dileyen müşterilerin artık akıllı telefonları aracılığıyla alışveriş yapabileceklerini müjdeledi. Ürünün satın alınması için yazılıma dört haneli kodun girilmesi gerektiğini ifade eden Ferguson, güvenlik konusunda herhangi bir endişenin bulunmadığını ve ödemelerin çok daha basite indirgendiğini ifade ediyor.Diğer taraftan ürünü satın aldıktan iki hafta sonra ödeme yapılmasına imkan veren “Pay After Delivery” sistemini duyuran PayPal, böylelikle müşterilerin satın aldıkları içerikleri teyit etmelerini sağlıyor. McDonald’s’tan sonra Burger King’in de yarışa dahil olmasıyla yiyecek sektörüne taşınan mobil ödeme sistemleri arasındaki rekabet, bu yeni nesil ödeme anlayışının yaygınlaşmasına büyük katkı sağlıyor. İlk etapta Amerika’daki şubelerde geçerli olacak yeniliğin, diğer ülke vatandaşlarına ne zaman sunulacağı hakkında ise resmi açıklama bulunmuyor.LOG
Arınç HDP'ye Parti Kapatmayı Hatırlattı
Yaklaşık 8 saat süren Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, açıklamalarda bulundu. Arınç, çözüm sürecine değindi ve HDP'yi sert bir dille eleştirdi. Arınç, 'Bu proje olacak diye öldürme, yakıp yıkma düşünülemez. Biz partilerin kapatılması taraftarı değiliz. Ama düşünün bu tür olaylarda başat rolü oynayan bir siyasi parti demokratik ülkelerde bile hayatiyet bulamaz. Burası Türkiye, biz yaşasınlar istiyoruz' dedi.Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in 'Barışın anahtarı Kobani'dedir' açıklamasına yönelik değerlendirilmesini sorması üzerine Arınç, HDP'li bazı milletvekillerinin basın toplantısıdüzenlediğini ve özellikle Önder'in, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve kendilerini çok açıkça eleştirdiğini söyledi.Bundan üzüntü duyduğunu ifade eden Arınç, şunları kaydetti: 'Çünkü ben, HDP içerisindeki bazı milletvekillerinin samimi olarak çözüm sürecini istediklerini biliyorum. Büyük bir kısmının ise böyle bir görüntüde olmadığını hatta ne olup bittiğinden bile haberdar olmadığını, farklı etkiler altında kalabildiğini de biliyorum, kendileriyle görüştüğümüz için. Ama netice itibarıyla HDP siyasi bir partidir, onun milletvekilleri vardır ve bu konunun içerisinde İmralı ile Öcalan ile görüşmeler yapan bazı milletvekillerinin olduğu da bütün kamuoyunun malumudur.Adalet Bakanlığımızın izniyle bazen isimler değişmek suretiyle, bazen iki kişi mi, üç kişi mi gidecek noktası, farklılık gösterebilmektedir. Üzüldüğüm şey şudur; HDP'li bazı milletvekilleri zaman zaman hakaret, zaman zaman tehdit, zaman zaman şantaj yapma haklarını kendilerinde görüyorlar. Ayarları yok, nerede ne söyleyeceklerini hiçbir zaman düşünerek hareket etmiyorlar. Ama kendileri küçücük bir eleştireye uğradığı zaman da yine bas bas bağırmaya devam ediyorlar. Eleştiri sizin için az bile, eleştirinin en ağırını sizler için yapacağız. Bunlara tahammül göstereceksiniz. Çok yanlışlarınız var, bu yanlışlardan dolayı bize bağırıp, çağırmak yerine kendinize dönüp bir bakmanız lazım.''O iş ayrı bu işte ayrıdır'Başbakan Davutoğlu'nun ısrarla 'kamu güvenliği ve kamu düzeni, halkımızın rahat, huzurlu ve mutlu yaşaması bizim için asıldır. Bu hiçbir zaman çözüm sürecinin karşılığı değildir' ifadelerini kullandığını hatırlatan Arınç, çözüm sürecine önem verdiklerini ve bunu Türkiye için hayati buldukları bir konu olduğunu vurguladı. Arınç, 'Ama bu proje olacak diye öldürmeler, yakıp yıkmalar, halkımızın yolunun kesilmesi, sorgulanması hiçbir zaman düşünülemez. O iş ayrı bu işte ayrıdır. Orada hiçbir asayişsizlik ve hiçbir terör olayı olmayacak ki Milli Birlik Kardeşlik Projemiz alabildiğince büyüsün ve gelişsin' diye konuştu.Görevi itibarıyla bölgedeki valilerden raporlar aldığını dile getiren Arınç, bir validen gelen bilgi notunu da paylaştı. Arınç, şunları söyledi: 'Size orta ölçekli bir vilayetin valisinden gelen bilgi notunu okuyayım; '1-31 Ekim tarihlerinde ilimizde çözüm sürecini etkileyen olaylar sunulmuştur. İlimiz merkez ve ilçelerinde 98 defa yol kesme ve kimlik kontrolü yapma teşebbüsünde bulunulmuştur. Bu eylemlerde 25 bin 281 molotofkokteyli, bin 12 havai fişek, 18 bin el yapımı bomba, 14 el bombası atılmıştır'. Bunlar bir ilde oluyor, 30 gün içinde. Yine bu eylemlerde, tabi bunların içinde 6-7 Ekim'deki yoğunluğu da dikkate almanız lazım, kamu kurum ve kuruluşlarına ait 58 bina ve 79 araçla vatandaşlarımıza ait 17 ikamet, 18 iş yeri zarar görmüştür. 3 vatandaşımız, 20 polis memuru ve bir geçici köy korucusu yaralanmıştır. Bu ilde ölüm olmadı, başka illerde ölüm de oldu. Yapılan operasyonlarda 27 kaleşnikof marka silah, bir av tüfeği, bir el yapımı tüp bomba ve devam ediyor, 'bunlar da bulunmuştur' diyor. Bu ilimizdeki olaylar sadece 1-31 Ekim tarihleri arasında değil, geçmişten bu yana devam ediyor. Bazen çok azalıyor, bazen artıyor bazen de orta ölçekte oluyor.''Şov yapmak bizim işimiz değil'Bu olayların büyük kısmının HDP'nin 'sokağa çıkın' çağrısı ve sosyal medyada bazı örgüt birleşenlerince gönderilen mesajların ardından yaşandığını belirten Arınç, şöyle devam etti: 'Bunun karşılığında HDP suçlanmıştır. HDP bu suçunu kabullenmek yerine adeta başka mazeretlerle, alay eder gibi bir tavır içerisine girmiştir. 40'tan fazla canın hayatını kaybettiği bu olaylardaki sorumluluklarını inkar etme yoluna gitmişlerdir. Ama bu sefer 1 Kasım'da da yine 'sokaklara çıkın' çağrısıyla bu olayların benzerlerinin tekrarlanabileceği gibi bir endişe doğurmuşlardır. Allahım saklasın, Türkiye bunların her gün 'sokağa çıkın' çağrısıyla canlar ve mallar zarar görecekse, böyle bir süreçten bahsetmek garip olmaz mı?Bütün bu olayların pek çoğunda HDP il ve ilçe örgütleri baş at rolü oynamıştır. Bazı olayların içinde HDP milletvekilleri bizzat bulunmuşlardır. Biz, partilerin kapatılması taraftarı değiliz. Partilerin kapatılmasını imkansız hale getiren anayasa değişikliğine biz 'evet' oyu verirken BDP'li veya o zamanki DTP'li hiçbir milletvekili oylamaya katılmamıştı. Ama düşünün bu tür olaylarda başat rolü oynayan bir siyasi parti demokratik ülkelerde bile hayatiyet bulamaz. Burası Türkiye, biz yaşasınlar istiyoruz. O siyasi partilerin mensupları bireysel suçları bakımından yargılansın ama parti zarar görmesin istiyoruz. Ama bunuistismar etmeye de kimsenin hakkı yoktur. HDP'nin il, ilçe başkanları, KCK'sı KDK'sı bilmem nesi, hepsi bu işlerin içerisinde ön planda rol alırken biz onları sadece eleştirmiş oluyoruz. Onlar da bize karşı ağızlarına gelen her türlü hakareti savuruyorlar. Bu üsluplarına devam ederse kendileri bilir. Sürecin ne kadar zararlı sonuçlara yol açabileceğini ve bundan kimlerin daha çok zarar göreceğini milletvekili olduklarına göre herkesin çok iyi bilmesi lazım.Biz, Milli Birlik ve Kardeşlik Projemizin devam etmesi için sabır gösteriyoruz, bir. İtina gösteriyoruz, iki. Yapılabilecek işlerin azamisini yapmaya çalışıyoruz, üç. Ama şov yapmak bizim işimiz değil veya hakaret, tehdit etmek bizim işimiz değil. İllegal yapılanmalara destek vermek, güç vermek bizim işimiz değil. O yüzden o arkadaşlara buradan tekrar rica ediyorum, siz kendinize bir bakın, üslubunuza, yaptıklarınıza bir bakın, bunların gerçekten çözüm sürecine katkı sağlayıp sağlamadığı konusunda bir kendinizle muhasebeleşin. Ondan sonra gerekiyorsa bize söz söylersiniz.'AA ve CNN Türk
Reklam