onedio
AB Komisyonu, Türkiye İçin Avusturya'ya Dava Açtı
AB Komisyonu, Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Anlaşması'na riayet etmediği gerekçesiyle Avusturya'yı, Avrupa Adalet Divanı'na şikayet etti.Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türk vatandaşlarına uygulanan vize ile oturum şartlarını yasal güvenceye kavuşturmadığı gerekçesiyle Avusturya hakkında Avrupa Adalet Divanı'na (AAD) dava açtı. Milliyet'te yer alan habere göre AB Komisyonu, Nisan 2014'de Avusturya hükümetine 'yasal düzenleme yaparak Türk vatandaşlarına yönelik vize ile oturum şartlarını düzeltmesi' çağrısında bulunmuştu. Hükümet, sorunu yönetmeliklerle çözdüklerini ileri sürerek yasal düzenleme taleplerini reddetmişti.Yasal düzenleme yapmamakta ısrar eden Avusturya hakkında Avrupa Adalet Divanı'na dava açtığını bildiren Komisyon, Avusturya'yı, Türkiye-AB Ortaklık Anlaşması'nı ihlal etmekle suçluyor. AB anlaşmalarının uygulanmasını gözetleme görevi bulunan Komisyon, Avusturya'da yaşayan Türk vatandaşlarının, AB-Türkiye Ortaklık Anlaşması'ndan doğan haklarını güvence altına alan yasal düzenleme yapmasını istiyor. Komisyona göre, 1995 yılında AB üyesi olan Avusturya, söz konusu tarihten bu yana Türk işçi ve ailelerinin haklarının kötüleşmesiyle sonuçlanan yasal düzenlemeler yaptı. Bunların en başında aile birleşiminde alt yaş sınırının 18'den 21'e yükseltilmesi ve oturma izni için Almanca bilme şartı getirilmesi bulunuyor. Komisyon, bu düzenlemelerin 'hakların kötüleştirilmesi yasağına' aykırı olduğunu ve bu kuralın Avusturya'yı da bağladığını belirtiyor.HAKLARI KÖTÜLEŞTİRME YASAĞIAB-Türkiye Ortaklık Anlaşması ve Katma Protokolde yer alan 'Hakları Kötüleştirme Yasağı'na göre, AB üyesi ülkeler, uluslararası anlaşmalarla Türk işçilerine sağlanan hakları iç hukuk düzenlemeleriyle kötüleştirmemekle yükümlü. AB üyesi ülkeler, 'hakları kötüleştirme yasağının' yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işçilerin ve hizmetlerin serbest dolaşımına dair yeni engel ya da sınırlama getiremiyor.YASAL DÜZENLEME YAPMAK ZORUNDAAB hukukunun uygulanması konusunda son sözü söyleyen Avrupa Adalet Divanı'nın, ihlal kararı vermesi halinde, Avusturya yargılamaya uygun yasal düzenlemeyi yapmak zorunda. Mahkeme kararının uygulanmaması halinde ise Lizbon Anlaşmasına göre Komisyon, Avusturya hakkında para cezası talebinde bulunabilecek. Avrupa Adalet Divanı, 10 Temmuz'da aldığı kararda, Almanya'nın, sınırları içinde yasal olarak ikamet eden Türk vatandaşlarının aile birleşimini sağlama amaçlı vize başvuruları için talep ettiği Almanca bilme şartını AB yasalarına aykırı bulmuştu.Stargazete
Ebola'nın Görüldüğü Ülkelerden Senegal'e Girişler Yasak
Türkiye'nin Dakar Büyükelçisi Zeynep Sibel Algan, Ebola vakasının görüldüğü ülkelerden Senegal'e hava ve deniz yoluyla girişin yasaklandığını belirtti.Algan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Sınırlarda çok ciddi tedbirler alınmış durumda, şu anda sınırlar kapalı. Sierra Leone, Liberya ve Gine dahil olmak üzere Ebola vakası görülen ülkelerden hava ve denizyolu ile ulaşım yasak ancak Ebola vakası görülen ülkelerle kara sınırı olması hastalık riskini arttırıyor' dedi.Senegal'de sadece bir Ebola vakası tespit edildiğini dile getiren Algan, 'O da zaten Gine'den geldi. Ailesinin çeşitli fertlerini Ebola'dan kaybeden üniversite öğrencisi, buradaki amcasının yanına kaçıp geldi ve onun hastalanması ile Senegal, Ebola virüsünün bulunduğu ülkeler listesine girdi' diye konuştu.Büyükelçi Algan, Ebola vakasının bölgede 'çok iyi' idare edildiğini vurgulayarak, şunları söyledi:'Gineli genç ve temasta olduğu kişiler ivedikle tedavi altına alındı. Neyse ki karantina altına alınan diğer kişilere virüs bulaşmadığı anlaşıldı. Bu büyük bir şans. Söz konusu genç de iyileşti ve ülkesine gönderildi.'Ebolanın ekonomi üzerindeki etkisiEbola virüsünün ekonomiyi olumsuz etkilediğini kaydeden Algan, 'Kanaatimce Ebola vakası çok büyük bir felaket, öyle ki bundan bölge ülkeleri de etkileniyor. Vakaların görüldüğü ülkelerin ekonomilerine tesir etmesinin yanı sıra tüm Batı Afrika'yı da etkisi altına alıyor. Son dönemde ortaya çıkan rakamlara göre, Ebolanın Batı Afrika ekonomisini şu ana kadar 30 milyon dolar sekteye uğrattığı düşünülüyor. Ebola, bir an önce tedbir alınmazsa sadece Batı Afrika'yı değil, tüm ülkeleri hatta dünya ekonomisini etkileyebilecek bir felaket' ifadelerini kullandı.Büyükelçi Algan, Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, Ebola'nın son görüldüğü tarihten itibaren 42 gün yeni bir vakaya rastlanmaması durumunda bölgenin 'temizlenmiş' olarak kabul edildiğini sözlerine ekledi.Cemil ÖksüzAA
Film Afişlerinin Gerçek Hayatla Buluştuğu 18 İlginç Kare
Film afişlerini gerçek hayatla birleştiren değişik bir çalışma olmuş. Başarılı olanda var olmayanda ama yinede hazırlayanın ellerine sağlık.Buna benzer ilginç fotoğraf galerilerini: ŞipŞak Albüm 'de bulabilirsiniz. İyi eğlenceler..
Moody's'den Rusya'ya Not İndirimi
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Rusya'nın kredi notunu düşürdü. Gerekçe Ukrayna krizi ve uluslararası yaptırımların yarattığı baskı.Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Rusya'nın kredi notunu 'Baa1'den, 'Baa2'ye indirirken, not görünümünü negatif olarak belirledi. Moody's'ten yapılan açıklamada, notun düşürülmesine gerekçe olarak, Rusya'nın orta vadeli büyüme beklentilerinin, bir süredir devam eden Ukrayna krizinin şiddetlenmesinin yanında, uluslararası yaptırımların genişlemesinin etkisiyle giderek artan bir şekilde baskı altında kalması gösterildi.Açıklamada, sermaye çıkışı, Rus borçluların uluslararası piyasalara erişiminin kısıtlı olması ve düşük petrol fiyatları gibi nedenlerin, ülkenin döviz tamponlarında kademeli ancak devam eden bozulmaya yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun da notun düşürülmesinde etkili olduğu aktarıldı.Moody's, Rusya'ya karşı sıkılaşan yaptırımlar sonrasında, ekonomik büyümedeki yavaşlamanın ciddileşmeye başladığı, tüketici ve yatırımcı güvenini de zayıflattığı dile getirdi. 'Moody's, Rusya'ya karşı uygulanan yaptırımlar ve Ukrayna'daki karışıklık trendinin uzun süre devam etmesini bekliyor. Rus ekonomisinin bu yıl için küçülmesini beklemezken, reel ekonominin bu yıl içinde ve en azından 2015 yılının ortalarına kadar gerilemeye başlayacağını tahmin ediyor' dedi.Açıklama ayrıca, Ukrayna'daki krizin daha fazla tırmanması ve emtia fiyatlarının gerilemeye devam etmesi durumlarında, Rusya'nın kredi notunun baskı altında kalacağı ve düşürülebileceği uyarısında bulunuldu.AA
Reklam
21. Yüzyıl Amerikasında Bile Yasaklanmaya Çalışılmış 10 Kitap
Şimdi okullarda okutulan 'Bülbülü Öldürmek' ve 'Çavdar Tarlasında Çocuklar' gibi klasikler ilk yayınlandıklarında yasaklanmıştı. Ancak 60'lar Amerikası'ndan bahsediyoruz, ırksal ayrımcılığın hala yasal olduğu ve okulların cinsel eğitim vermesinin engellendiği bir zaman. Günümüzde ise 'ilerici' içeriğe sahip bir kitabı yasaklamak düşünülemeyecek bir şey, değil mi? Öyle sanıyorsanız yanılıyorsunuz.Her yıl ABD'de 'uygunsuz' kitapların kitapçılar ve müfredattan çekilmesini isteyen resmi itirazlar okul ve kütüphanelerin raflarını doldurmakta. Ve çoğunlukla, bahsi geçen kitaplar edebi değeri tartışmalı olmasına rağmen bestseller olmuş çağdaş romanlar. Amerikan Kütüphane Derneği (ALA), her yıl bu sansür girişimlerine dikkat çekmek için en çok tepki gören kitapların bir listesini yayınlıyor. İşte yasaklanmaya çalışılmış 10 acayip popüler 21. yüzyıl kitabı ve 'uygunsuz' bulunmalarının şaşırtıcı sebepleri...
Meteorolojiden "Kar Yağışı" Uyarısı
Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu'da bazı iller için kar yağışı uyarısında bulunuldu.Meteoroloji Genel Müdürlüğünden, bazı illere yönelik 'meteorolojik uyarı' yapıldı. Genel Müdürlüğün internet sitesinde yer verilen uyarıda, halen Doğu bölgelerde genellikle yağmur şeklinde görülen yağışların, akşam saatlerinden itibaren Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinin yükseklerinde, yarın öğle saatlerinden sonra Doğu Anadolu'nun doğusunun yükseklerinde karla karışık yağmur ve kara dönüşeceği ve kar yağışının Van, Bitlis ve Hakkari çevrelerinde yer yer yoğun olmasının beklendiği bildirildi.Vatandaşlar ulaşımda aksamalar ve don olayına karşı uyarıldı.Meteorolojiden 'çok kuvvetli yağış' uyarısıOrta ve Doğu Karadeniz'de bazı iller için çok kuvvetli yağış uyarısında bulunuldu.Meteoroloji Genel Müdürlüğünden, bazı illere yönelik 'meteorolojik uyarı' yapıldı.Genel Müdürlüğün internet sitesinde yer verilen uyarıda, devam eden yağışların akşam saatlerinde Orta Karadeniz kıyıları ve Tokat çevrelerinde, akşam saatlerinden itibaren ve yarın Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli, Rize ve Artvin kıyı kesiminde ise yer yer çok kuvvetli olmasının beklendiği bildirildi.Öte yandan yarın Doğu Anadolu'nun güneydoğusu (Bingöl, Bitlis, Muş, Van, Hakkari, Şırnak) ile Güneydoğu Anadolu'nun doğusunda (Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt) kuvvetli yağış beklendiği belirtildi.Uyarıda vatandaşlar ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, sel ve ulaşımda oluşabilecek aksamalara karşı uyarıldı. Uyarıda, kuvvetli yağışın neden olabileceği olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi.
Reklam
Şivan Perwer, Kobanê İçin BM'den Yardım İstedi
'Birleşmiş Milletler, savaş mağduru Kürtlere sahip çıkmalı ve Kürtlerin haklarını korumalıdır'.Ünlü Kürt sanatçı Şivan Perwer, ve bir grup Kürt sanatçıdan oluşan heyet, Suriye'nin Kobanê ilçesiyle , Irak'ın Sincar bölgesinin terör örgütü IŞİD'in saldırılarından korunması için Birleşmiş Milletler'in (BM) devreye girmesini istedi.'Kürtlere sahip çıkılmalı'Iraklı Kürt sanatçılarla BM'nin Erbil'deki ofisi önüne bir araya gelen Perwer, yaptığı açıklamada, BM'nin, diğer milletler gibi Kürtlerin de örgütü olduğunu belirterek, 'BM'nin, bizi de temsil etmesini istiyoruz. Onun için buraya geldik. Amacımız protesto değildir. Birleşmiş Milletler, savaş mağduru Kürtlere sahip çıkmalı ve Kürtlerin haklarını korumalıdır' dedi.T24
Asena Erkin'den IŞİD Tweeti
En son Duygu Çetinkaya ile arasında tartışma yaşamasından dolayı gündemden düşmeyen Asena Erkin, IŞİD ile ilgili attığı bir tweetle tekrardan gündeme oturdu.Asena Erkin attığı tweet'in yanına bıçak işareti koyarak 'Beni işit, IŞİD'e bağlatma' yazdı.Asena'nın bu tweet'ine takipçilerinden biri 'Hayırdır Asena Hanım, panda kostümünüz mü yandı da ilgi çekecek bir şey bulamadığınız için mi bu iğrenç espriyi yaptınız' diye sordu.Haberartıbir
Reklam
Derbide Kim Kazanır?
Süper Lig'in şampiyonluk adaylarından Galatasaray ve Fenerbahçe, Türk Telekom Arena'da karşı karşıya gelecek. Al Jazeera bu kritik mücadeleyi eski futbolcular ve spor yazarlarına sordu. İşte o yorumlar;
İnsanlara Alerjisi Olan Köpek
ABD'de 'Adam' adlı bir köpeğin insanlara alerjisi olduğu ortaya çıktı.Indianapolis kentinde bir barınağa getirilen 2 yaşındaki labrador cinsi Adam'ı muayene eden veterinerin köpeğe koyduğu teşhis herkesi şaşırttı.Çok iyi bakım görse de tüyleri dökülen ve derisi çok zarar gören köpeğin sorununu anlamaya çalışan barınak yetkililerinin kan testi için götürdüğü veteriner, Adam'ın insanlara alerjisi olduğunu söyledi.Barınak yetkililerinden Robin Herman, 'Veteriner köpeğin insanlara alerjisi olduğunu söyleyince dalga geçtiğini sandım. Ancak nasıl bazı insanların köpeğe alerjisi varsa, Adam'ın da insanlara alerjisi olduğunu söyledi' dedi.Adam'a insanların deri kabuklarının alerji yaptığını vurgulayan Herman, 'Veteriner sorunun üstesinden gelebileceğini düşünüyor. Çocukların tedavisinde uygulandığı gibi Adam'a da alerji yapan etkenlere duyarsız hale getiren bir serum verilecek. Tedavi bu hafta başlayacak' ifadesini kullandı.AA
Zaman, Cumhuriyet'i Tweetledi!
Yıllar boyunca iki ayrı cephede yayın yapan iki gazete bugün Twitter'da bir araya geldi.Türkiye basınında iki farklı çizgide yayın yapan ve bir çok konuda tamamen zıt görüşlerde haber üreten iki gazete; Cumhuriyet ve Zaman 'ısosyal paylaşım sitesi twitter bir araya getirdi. Zaman gazetesi, resmi twitter hesabında Cumhuriyet gazetesinin 'Utan Adalet' manşetini haber görseli olarak kullandı ve ortaya bu görüntü çıktı;Radikal
Reklam
Ünal Aysal'dan Dönüş Sinyali!
Galatasaray'daki başkanlık görevi 25 Ekim'de sona erecek olan Ünal Aysal, çarpıcı açıklamalarda bulundu.NTV Spor'un sorularını yanıtlayan Ünal Aysal 2015 Mayıs ayında yeniden dönme ihtimali hakkında da konuştu.Yönetime veda yemeği veriyorsunuz. Artık bir dönemin sonuna gelindi, neler söyleyeceksiniz dönemin sonuyla alakalı?“Herşeye pozitif tarafından bakalım, benim karakterim zaten bu, her zaman bardağın dolu tarafından bakmak isterim. Güzel bir 3.5 sene geçti. Gerçekten de eğer başarı yönüne bakarsanız Galatasaray tarihine geçecek, çok başarılı, çok güzel kupalarla dolu bir dönem geçti. Diyeceksiniz ki diğer yönleri nasıl ? Galatasaray'ın içinin toparlanması, modern Galatasaray'ın yaratılmasına dönük adımlar çok ciddi bir şekilde atıldı. Başarısızlık nerede derseniz ? Ben iki yönetim kurulu kurdum, iki yönetim kurulunda da kulüp yöneticiliğinin bazı püf noktalarını belki ihmal ettim belki de göremedim, yönetim kurullarında bazı çatlak sesler çıktı, diğer kulüpler bunu seneler içinde halletmişler, Galatasaray kulübü de halletmiş kendi içinde ama benim dönemimde benim halledemediğim, gerçekten başarısız olduğumu itiraf ettiğim taraf bu.”Nasıl bir seçim öngörüyorsunuz? Yeniden dönecek misiniz? Galatasaraylı taraftarlar merak ediyor?“Şu anda herşey çok sıcak, bugün dönüp dönmeyeceğim konusunda birşey söylemem için de çok erken ama gönlümde yatanı samimiyetle söyleyeyim, ben mayıs ayına, daha genç ve daha organize, bugünün gerek ve gerçeklerini Galatasaray'a taşıyabilecek kadroların işbaşına gelmesini yeğliyorum. O zamana kadar birşeyler yapmam gerekiyorsa bir ekibin organize olmasına yardımcı olmayı düşünüyorum, bunun dışında başka bir beklentim yok.Aktif olarak değil de dışarıdan mı destek vereceksiniz?“Dışarıdan destek dediğinizde topu taca atmış oluyorsunuz. Bunu söylemek istemiyorum. Gerçek anlamda böyle bir düzenlemenin içinde olacağım, bunun için de çalışacağım, yapabilirsem ne ala. Bu da bir başarı olarak algılanacak birşey, yapamazsam, bunu da başaramadım diyeceğim.”“Genç bir başkan ve genç bir yönetim, hamleci, gelişmeci bir ekibi bir araya getirip onları cesaretlendirip yüreklendirip bu görevi kabul etmeleri için çalışacağım yoksa ben yanıma böyle bir ekip toplayıp geleceğim demek istemedim.“Son olarak seçimle ilgili beklentiniz nedir?“Dostane bir seçim olacak, aynı standartta, aynı kültürde ve aynı görüşleri paylaşan, Galatasaray'ın geleneksel yapısı içinden gelen iki aday, benden farklılar, onların arasındaki bir seçim yarışı zevkli olacak. Ben de ibretle izleyeceğim, başarılı olmaları için de dua edeceğim çünkü Galatasaray'ın gerçekten birliğe beraberliğe, mayıs ayına kadar bile olsa, kısa bir süre kadar da olsa, bu güvenceye ihtiyacı var.“Taraftarlar tribünleri doldurmuyor, taraftara son mesajınız nedir?“Galatasaray taraftarlarını suçlamamak lazım, aslında bugünkü gelişme içinde passolig, e-bilet, yabancı kısıtlaması gibi bu değişimler, üstüste gelen saha kapatma cezaları, bütün bunları yanyana getirdiğiniz vakit maalesef taraftarımızı yüreklendirecek ve maça getirecek koşulları toplayamıyoruz. Bunun kabahatini taraftara değil yöneticilere kesmek lazım. Umarım yöneticiler benim bu mesajımı algılarlar ve bir an evvel doğru yolu bulur ve tekrar taraftarları stada ve spora, özellikle futbola tekrar bağlarlar.”Süper Lig’de yabancı sınırı kalkarsa nasıl bir futbol ortaya çıkar sizce?“Muhakkak ki çok iyi bir futbol çıkar, futbolumuz yeniden canlanır. Emin olun milli takım dahi daha güçlenir. Bugüne kadar izlenen politika son derece yanlış bir politikaydı ama yanlıştan dönmek te iyi birşeydir, bir an evvel dönmek gerekir. Tek üzüldüğüm şey, bunun benim başkanlığım zamanında uygulanmaması. Bize bu çok pahalıya maloldu. Bir takım değişiklikler yapmak zorunda kaldık. Ani tedbirler almak zorunda kaldık. Devamlı sürpizler karşısında kaldık. İnşallah benden sonraki yöneticiler, bu tip sorunları yaşamazlar.“Eurosport
MERS Alarmı: Riskli Kişiler Tek Tek Aranıyor
Ölümcül MERS virüsü Türkiye'de. Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye döndükten 5 gün sonra hayatını kaybeden Türk hasta ile irtibatı olan herkes tek tek telefonla aranıyor.Sağlık Bakanlığı, Suudi Arabistan'dan Türkiye 'ye döndükten 5 gün sonra hayatını kaybeden Türk hastanın, önceki gün tetkik sonuçlarına göre MERS-CoV olduğunun belirlenmesi üzerine alarma geçti. Milliyet'in haberine göre bakanlık, bugün itibarıyla ölen kişinin içinde bulunduğu Suudi arabistan-Türkiye uçağındakilerin kimliklerini tespit etti. Hastanın ailesine ve ölmeden önce görüştüğü bilinen kişilere ulaşıldı. Türk yolcularla aile hekimleri üzerinden iletişime geçilirken, yabancı yolcular için konsolosluklar devreye girdi. Alınacak kan örnekleri ile risk altındaki kişilerin tamamında MERS tetkikleri gerçekleştirilecek. Konuyla ilgili olarak bakanlığın açıklama yapması bekleniyor.Sağlık Bakanlığı'ndan dün gece yapılan açıklamada, Hatay ili nüfusuna kayıtlı olup, Suudi Arabistan'a çalışma amacıyla giden bir vatandaşın, Türkiye'de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği bildirilmişti. Açıklamada, 'Yapılan araştırma sonucunda Suudi Arabistan'da çalışan hastanın, Türkiye dönüşü öncesinde son 10 gündür devam eden sağlık şikayetleri olduğu saptanmış olup, 6 Ekim 2014 tarihinde Türkiye'ye döndüğü ve uçaktan indikten sonra doğrudan özel bir sağlık kuruluşuna başvurduğu bilgisi alınmıştır. Durumunun ağır olması sebebi ile yoğun bakım şartlarında tedavisi yapılan hastamız 11 Ekim 2014 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Hastadan alınan örneklerin Ankara ’daki Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarı’nda incelenmesi sonucu hastanın MERS-CoV olduğu 17 Ekime 2014'te anlaşılmıştır' denilmişti.İRTİBAT KUDOUĞU HERKES TESPİT EDİLDİHastanın ölüm haberinin ardından bakanlık alarma geçti. Bugün itibarıyla hastanın ailesine ve ölmeden önce görüştüğü bilinen kişilere ve temas kurduğu sağlık personeline Hatay Halk Sağlığı Müdürlüğü aracılığıyla ulaşıldı. Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü aracılığıyla da ölen hastanın içinde bulunduğu Suudi Arabistan-Türkiye uçağındaki Türk vatandaşlarının TC kimlik numaraları tespit edildi. Yabancı yolcuların ise bilgileri ilgili konsolosluklarla paylaşıldı. Alınacak kan örnekleri ile risk altındaki kişilerin tamamında MERS tetkikleri gerçekleştirilecek. Konuyla ilgili olarak bakanlığın açıklama yapması bekleniyor.Medya365
Reklam
Ala’dan, 'Öcalan’ın Şartları İyileşebilir' Mesajı
İçişleri Bakanı Efkan Ala, Amasya'da basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Bir gazetecinin Abdullah Öcalan'ın cezai şartlarının iyileştirilmesi ile ilgili sorusu için Bakan Ala, 'Bu ağır sorunun önünü tıkamaya çalışan çeşitli aktörler olacaktır. Bu sorunu kökten çözmek hedefine katkı sağlayabilecek ve milletimizin de aleyhine olmayacak adımlar atarız yolumuza devam ederiz. O adımın atılması gerekiyorsa da o adım atılır ama milletin bu sorununun tamamen çözümüne katkıda bulunacaksa' diye yanıt verdi.'MİLLETİMİZİN ALEYHİNE OLMAYACAK ADIMLARI ATARIZ'Abdullah Öcalan'ın cezai şartlarının iyileştirilmesi hakkında soru yöneltilen Efkan Ala, çözüm sürecindeki sorunun kökten çözülmesi için atılması gereken adımların atılacağını belirterek 'Biz bu sorunu çözerek Türkiye'nin yoluna devam etmesini istiyoruz. Bunun adını da çözüm süreci olarak koyduk. Bu 77 milyonun lehine olan kimsenin kaybetmeyeceği herkesin kazanabileceği bir süreçtir. Bu süreçte yolumuza devam ederken önümüze çıkan engellerin bertaraf edilmesi fırsatların değerlendirilmesi yönünde adımlar atıyoruz. Her adım attığımızda bir sonraki atacağımız adım kolaylaşıyor. Zorlaşmıyor. Bu ağır sorunun önünü tıkamaya çalışan çeşitli aktörler olacaktır. Bu sorunu kökten çözmek hedefine katkı sağlayabilecek ve milletimizin de aleyhine olmayacak adımlar atarız yolumuza devam ederiz. O adımın atılması gerekiyorsa da o adım atılır ama milletin bu sorununun tamamen çözümüne katkıda bulunacaksa' ifadelerini kullandı.DHA
2008'den 2014'e BM'deki 91 Oy Kaybının Perde Arkasında Neler Var?
'2008 ve 2014 arasında 91 oy kaybı, sadece Kobani ve IŞİD’le ilgili halihazırdaki ihtilaflarla açıklanamaz'.Geçtiğimiz perşembe gecesi (16 Ekim 2014) Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde 2015-2016 yılı için daimi olmayan üyelik kazanmayı başaramadı. 2008 yılında 151 oy olarak kazandığı BM üyeliği için ikinci fırsatı 60 oy olarak İspanya'ya karşı kaybeden Türkiye'nin altı yıl içerisinde yaşadığı bu düşüşü Zaman yazar Joost Lagendijk yorumladı. Lagendijk'e göre, 2008 ve 2014 arasında 91 oy kaybını, sadece 'Kobanê ve IŞİD’le ilgili halihazırdaki ihtilaflarla açıklamak' yeterli değil. 'BM Güvenlik Konseyi’ne katılması için böyle bir ülkenin lehine neden oy verilsin?' diyen Lagendijk, sözlerine ise şu gerekçelerle sahip çıkıyor:'2008'de Türkiye gerçekten birçokları tarafından yükselen bir güç, AB’ye üye olma yolunda ilerleyen bir ülke ve bölgede olumlu bir etki tatbik eden dört başı mamur bir demokrasi olarak görülüyordu. Bugünlerde, Türkiye çoğu yabancı gözlemci tarafından demokratik referanslarından geri adım atmakta olan, AB’ye taahhüdünde ikircikli ve bölgede mevcut çok sayıda çatışmada bölücü bir güç olarak hareket eden son derece kutuplaşmış bir ülke olarak algılanıyor.'Yoğun lobi faaliyetine rağmen, Türkiye İspanya karşısında kaybetti. Son tur oylamada, İspanyollar 132 oyu garantilerken Türkiye yalnızca 60 oy alabildi. Altı yıl evvel, Türkiye daha başarılıydı ve 151 oy alarak 2009-2010 yılları için prestijli BM üyeliğini kazanmıştı. O zaman, dönemin Başbakanı Erdoğan, bu kazanımı Türkiye’nin uluslararası politikada artmakta olan ağırlığının ve uluslararası toplumun Türkiye’ye güveninin bir yansıması olarak değerlendirmişti. O halde perşembe günkü yenilgi ne mana taşıyor?Altı yıllık bir zaman zarfı içerisinde ikinci kez üyelik kazanmanın baştan epey bir zor olduğunu söylemek kolay bir çıkış yolu olur. Ayrıca, tüm Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinin Türkler yerine İspanyolları tercih edeceğini düşünürsek, İspanya’yı yenmek her zaman zor. Ve pekala, bazen kazanırsınız, bazen de kaybedersiniz, yani bu haftaki yenilgiyle ilgili aşırı derecede kaygılanmak için bir sebep yok.Maalesef, Türkiye açısından dünyanın geri kalanı olaya bu şekilde bakmıyor. Newsweek, durumu “muazzam bozgun” diye nitelerken, Foreign Policy, “küresel lider rolüne talip olan bir ülke için mahcup edici bir yenilgi” dedi. Türkiye’nin başarısızlığını açıklayabilecek nedenleri ararken, bu iki önde gelen Amerikan dergisi, Ankara’da alarm zillerini çaldırması gereken birtakım ilginç bulgular ortaya koydu.Hem Newsweek hem de Foreign Policy, diplomatik kaynaklara dayanarak, konseyde Türkiye’nin üyeliği aleyhine Mısır, Suudi Arabistan ve diğer Körfez Devletleri tarafından yoğun bir kampanya yürütüldüğünü aktardı. Bu ülkeler, hem Kahire hem de Riyad tarafından en büyük düşmanlardan biri olarak görülen, Müslüman Kardeşler’e yönelik Ankara’nın koşulsuz desteğinden ötürü kızgın. Ayrıca Türkiye’nin İslam Devleti (IŞİD) cihatçılarına karşı askeri koalisyonu tamamen desteklemekteki gönülsüzlüğünden dolayı da öfkeliler. Görünen o ki, Türkiye IŞİD’e karşı savaşta yer almakta hâlâ ayak diremekteyken, BM’deki oylamanın zamanlaması daha kötü olamazdı.Arap dünyasında Türkiye’ye yönelik kızgınlığın yanı sıra, New York’taki diplomatlar da, Türkiye’nin Suriye’de IŞİD’e karşı savaşmak isteyen Kürtlere yönelik son saldırılarının bilgisini alan birkaç Batılı ülkenin alarm durumuna geçtiğinden bahsediyor. New York Times gazetesi, sürpriz yenilgiyi, Avrupa ülkelerinde, Türkiye’nin ülkeden geçip Suriye’deki köktenci gruplara katılan yabancı savaşçılara yönelik yeterli önlem almamasından duyulan kaygıları vurgulayarak izah etmeye çalıştı. İyimserler, bütün bunların, Türkiye nihayet tarafını tutar tutmaz ve bir kez daha Ortadoğu’da terörizmle savaşta yapıcı ve güvenilir bir ortak olarak görülür görülmez, üstesinden gelinecek olan geçici duraksamalar olduğunu söyleyebilirler.Ancak, korkarım ki, BM oylaması Türkiye’nin uluslararası pozisyonundaki çok daha temel bir aşınmayı yansıtıyor. 2008 ve 2014 arasında 91 oy kaybı, sadece Kobani ve IŞİD’le ilgili halihazırdaki ihtilaflarla açıklanamaz. 2008’de Erdoğan doğru söylemişti. Türkiye gerçekten birçokları tarafından yükselen bir güç, AB’ye üye olma yolunda ilerleyen bir ülke ve bölgede olumlu bir etki tatbik eden dört başı mamur bir demokrasi olarak görülüyordu. Bugünlerde, Türkiye çoğu yabancı gözlemci tarafından demokratik referanslarından geri adım atmakta olan, AB’ye taahhüdünde ikircikli ve bölgede mevcut çok sayıda çatışmada bölücü bir güç olarak hareket eden son derece kutuplaşmış bir ülke olarak algılanıyor.BM Güvenlik Konseyi’ne katılması için böyle bir ülkenin lehine neden oy verilsin? Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun oylamadan sonraki tepkisi ise Türkiye’nin kendi kendini algılamasıyla, dışarıdaki imajı arasındaki uçurumun bir başka göstergesi. Çavuşoğlu şöyle dedi: “Bizim ilkeli duruşumuzdan dolayı rahatsız olmuş bazı ülkeler olabilir ve bir zaman geçtikten sonra Türkiye’nin duruşunun haklı olduğunu itiraf edecek olan böyle ülkeler her zaman olmuştur. Dolayısıyla biz oy kaygısıyla ilkelerimizden vazgeçmeyiz.”Bu, diğerlerinin onun eylemleri ve fikirlerine dair temelden farklı bir algılayışa sahip olduğunu fark edemeyerek, her daim haklı olduğunda ısrarcı olan bir ülkenin temsilcisinin tipik reaksiyonudur. Çok sayıda arkadaş edinmenizi sağlayacak bir tavır olduğu da söylenemez.T24
IŞİD Sınır Kapısına Havan Toplarıyla Saldırıyor
Suriye'nin Kobanê kentine ele geçirmek isteyen IŞİD militanları ile YPG güçleri arasındaki çatışmalar 34'üncü gününe girdi. ABD öncülüğündeki koalisyon uçaklarının bombardımanı ile ilerleyişi durdurulan IŞİD militanları, YPG güçlerinin dış dünya ile iletişimini kesmek için sınır kapısının bulunduğu bölgeye uzaktan havan topu mermileri ile saldırıyor. Sık yapılan atışlar sırasında bazı mermilerin Türkiye tarafına gelmesi üzerine sınır hattında önlemler artırıldı.Uçak bombardımanı ile darbe alan IŞİD militanlarının bulundukları bölgelerden çekilmesi ile birkaç günden bu yana oluşan sessizlik, bugün peş peşe atılan havan topu mermileri ile bozuldu. Kobanê'nin doğu bölgesinde bulunan IŞİD militanları, sabah saatlerinden itibaren Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın bulunduğu bölgeye peş peşe havan topu mermileri ile saldırdı. Yaşanan patlamalar sınır hattında tedirginliğe yol açarken, aralıklarla Kobanê'nin iç kesimlerinde de silah sesleri duyulmaya devam ediyor.Peş peşe görülen patlamaların ardından yoğun dumanların yükseldiği Kobanê'de, çatışma ve patlamaların yoğunlaşması üzerine güvenlik güçleri sınır hattında önlemlerini arttırdı. Bu arada IŞİD militanlarının havan topu mermileri ile yaptığı saldırılar sırasında sınır hattında bulunan 2 ambulansın da hedef olduğu bildirildi. Kobanê'deki 2 ambulansın havan mermilerinin isabet etmesinin ardından kullanılamaz hale geldiği ve Suriyelilerin yaralılarını farklı araçlarla Mürşitpınar Sınır Kapısı'na taşımaya başladığı belirtildi.Öte yandan Kobanê'de çatışmaların sürdüğü 34 günlük süre içerisinde sınır kapısından geçirilen 802 yaralının Suruç Devlet Hastanesi'ne getirildiği ve durumu ağır olanların Şanlıurfa, Gaziantep ve Diyarbakır'daki hastanelere sevk edildiği kaydedildi.Sokak savaşlarının aralıklarla sürdüğü ve sık sık havan mermilerinin patlama seslerinin yankılandığı Kobanê semalarında ise ABD öncülüğündeki koalisyon ülkelerinin savaş uçaklarının keşif uçuşu yaptığı ve zaman zaman da bazı IŞİD mevzilerini vurduğu görüldü.T 24
Reklam