GTA V'e FPS Modu Duyuruldu, Yeni Bilgiler ve Video Paylaşıldı
Geçtiğimiz sene itibariyle piyasaya çıkan Grand Theft Auto V, bu ay içerisinde PS4 ve Xbox One'a da gelecek. Daha önce sözü verildiği üzere gün itibariyle GTA V'in yeni nesil sürümü kendini gösterdi. Bununla beraber oyunla ilgili yeni bilgiler de ortaya çıkmış oldu.Sitelerden gelen detaylara göre geçtiğimiz günlerde Rockstar Games, oyun basınını toplayıp GTA V'in PS4 sürümü üzerinden bir sunum gerçekleştirdi. CVG'nin makalesine göre oyunun PS4 sürümü 1080p çözünürlükte ve 30 FPS akıcılığında çalışıyor. Oyunun Xbox One sürümü için bir bilgi verilmese de, GTA V'in PC'de 4K çözünürlüğe kadar destek sağlayacağı belirtiliyor.Görsel açıdan iyileştirmelerin haricinde GTA V, içerik açısından da yeniliklerle PC, PS4 ve Xbox One çıkışını yapacak. Vahşi hayat düzenlemeleri ya da yeni eklenen şarkılar bir yana, GTA V'e eklenen FPS modu oldukça dikkat çekici duruyor. Oyunun yayınlanan videosu da bahsi geçen FPS modu üzerine kurulu. Durum böyle olunca oynanış açısından FPS moduna nişan yardımcıları da eklenmiş. Belirtilenlere göre nişan alma seçenekleri Assisted Aim, Semi-Assisted Aim ve Free Aim olarak üçe ayrılmış durumda.GTA V'in FPS moduyla ilgili oyunculara bol bol kombinasyon seçenekleri sunulmuş. İsterseniz birinci bakış açısından nişan alabilirken, siper almayı klasik üçüncü bakış açısından yapabilirsiniz . Ya da isterseniz nişan almayı üçüncü kişi bakış açısından yaparken, araba sürüşünü FPS moduna alabilirsiniz. Bu tip kombinasyonlar oyuncunun isteğine göre şekillendirilebilir durumda.Oyunun FPS modu GTA Online'da denge sorunlarına yol açacağından bu konuda filtrelemeye gidileceği belirtiliyor. Yani GTA Online oyunları yeri geldiğinde TPS moduna özel, yeri geldiğinde de FPS moduna özel olacak. Hâl böyle olunca Rockstar Games, FPS moduyla ilgili çok daha fazla online içerik sunacağını belirtiyor.Rockstar Games'in bugüne özel beklenen duyurusu bu şekilde. Oyunun FPS modundan direkt olarak alınmış oynanış videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.Bölüm Sonu Canavarı
İstanbul ve Bursa, 2017 Avrupa Yeşil Başkenti Ödülüne Aday
İngiliz The Guardian gazetesi, İstanbul'un 2017 yılı Avrupa Yeşil Başkenti adaylığının, ağaçların kesilmesi, yeşil alanların üstünden buldozerlerle geçilmesi nedeniyle alay konusu edildiğini yazdı.Gazete, 'Aktivistler, imara alan açmak adına ağaçların kesildiğini, yeşil alanların dümdüz edildiğini söylüyorlar' ifadelerini kullandı.The Guardian'ın çevre sayfasındaki haberde şu ifadelere yer verildi:'Başvuru, kent yetkililerinin çevre protestolarına aman vermediği bir yandan da projelerin İstanbul'un az sayıdaki yeşil alanlarını tehdit ettiği bir sırada yapıldı. Türkiye'nin ana muhalefet partisi CHP'nin İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı bunun 'bir şaka' olduğunu söyledi.'Haberde ayrıca, kentin hızla gelişmesinin geride kalan yeşil alanları tehdit ettiği belirtildi.İstanbul'un çevresinde binlerce hektar ormanlık alanının üçüncü havalimanı, üçüncü Boğaz köprüsü ve Boğaz'a paralel kanal gibi devasa projelere yer açmak amacıyla kesileceğini yazan The Guardian, kentin merkezine yakın bölgelerdeki yeşil alanların da imara açma planlarına 'yem' olduğunu ve bu durumun halkı kutuplaştırdığını ifade etti.Gazete, Gezi Parkı'nda alışveriş merkezi inşaatına karşı protestoların büyüyerek ülke çapına yayıldığını hatırlattı.Son iki haftadır Üsküdar sakinlerinin çevre açısından koruma altına alınmış olan Validebağ Koru'suna cami inşaatını protesto etmek için sokaklara döküldüğünü de belirten gazete, protestolara katılan Elein Akdoğan adlı bir aktivistin, İstanbul'un Yeşil Başkent adaylığını duyduğunda kahkahayı bastığını yazdı.Bugüne kadar yedi kentin 'Yeşil Başkent' unvanı kazandığı Avrupa Yeşil Başkenti yarışmasının 2017 yılı adayları arasına sekiz ülkeden 12 şehir girerken, Türkiye, İstanbul ve Bursa ile aday listede yer aldı.CNN Türk
TBMM Araştırma Komisyonu Üyeleri Soma'daki Madene Girdi
Manisa'nın Soma İlçesi'nde, 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasını araştırmak üzere oluşturulan TBMM Araştırma Komisyonu üyeleri, 30 Ekim günü kazanın meydana geldiği Soma'daki maden ocağının içine indi. Komisyon üyesi milletvekilleri burada incelemelerde bulundu. Madenin içinin görüntüsü ise ilk kez komisyon tarafından basın kuruluşlarıyla paylaşıldı. Komisyon üyelerinin, maden içinde yaşanan göçüklerden dolayı 5 ve 10 metre arası değişen bazı bölümlerden eğilerek zaman zaman da sürünerek geçtiği öğrenildi.DHA - CİHAN - Al Jazeera
İnsan Hakları İzleme Örgütü: 'IŞİD Kaçırdığı 153 Çocuğa İşkence Yaptı'
New York Merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün yayımladığı bir rapor, Irak Şam İslam Devleti’nin (ISİS) geçen mayıs ayında kaçırdığı 150’den fazla Kürt çocuğa işkence yaptığını ortaya koydu.29 Mayıs’ta okul gezisi için gittikleri Halep’ten Kobani’ye dönerken kaçırılan 14 yaşından küçük 153 erkek çocuğunun şiddet ve istismara maruz kaldığının ifade edildiği rapor, rehin tutulan çocuklardan dördüyle yapılmış görüşmelere dayandırılıyor.IŞİD tarafından kaçırılan çocukların Halep’e bağlı Münbiç’te tutulduğunun belirtildiği raporda, zorla namaz kıldırılan ve kafa kesme görüntüleri izletilen çocukların şiddete maruz kaldığı bilgisine de yer verildi.İnsan Hakları İzleme Örgütü’nin konuştuğu çocuklardan biri yaşadığı şiddeti şu ifadelerle anlattı: “ Dövülen çocuklar programa uymayanlardı. Bizleri sulama hortumları ya da ince kablolarla dövdüler. Falakaya da yatırdılar. Bazen hiçbir bahaneleri olmadığında da bizi vururlardı. Bize Kuran’ın ayetlerini öğretmeye çalıştılar ve öğrenemeyenleri dövdüler. ”Rapora göre ailesi YPG’ye destek veren çocuklar özel olarak belirlenmiş ve taciz edilmiş.IŞİD’in rehin aldığı 15 yaşındaki bir çocuk da, militanların kendilerine, “ Kobani’ye gittiğimizde ailenizi bulup onları parçalara ayıracağız ” dediğiini anlattı.Rehin alınan çocuklardan 50’sinin kaçırıldıktan sonra IŞİD’in elinden kaçmayı başardığının belirten New York merkezli örgüt, son olarak 25 çocuğun IŞİD tarafından rehin tutulduğunu ve onların da 29 Ekim’de serbest bırakıldığını açıkladı.Çocuklarsa neden serbest bırakıldıklarını bilmediklerini söyledi.Diken
Reklam
Yıldırım'dan Taraftara: Sen Beni Eşkıya mı Sandın?
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Babaeski'de 'Hedef 1 Milyon Üye Projesi'ne destek verilmesini istedi. Yıldırım, bir taraftarın, 'Bazı medya kuruluşları sürekli bizi eleştiriyor. Gidip orayı basın' şeklindeki sözleri üzerine, 'Sen beni eşkıya mı sandın' diye konuştu.Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Türkiye'de ekonomik olarak en güçlü takımın Fenerbahçe olacağını söyledi.Yıldırım, Babaeski Belediyesini ziyaretinde, taraftarlardan 'Hedef 1 Milyon Üye Projesi'ne destek vermesini istedi.Projenin amacının Fenerbahçe'nin çoğulcu demokrasiyle yönetimini daha da genişletmek olduğunu belirten Yıldırım, şöyle konuştu: 'Türkiye'de ekonomik olarak en güçlü takım Fenerbahçe Kulübü olacak. Şu anda amatör kulüplerden dolayı büyük açıklar var. Maalesef amatör kulüplere katkı yok. Yeni gelir kaynakları bulmamız lazım. Her yıl açıklar veriyoruz ve bir şekilde kapatıyoruz ama böyle giderse bu borç büyüyerek kaldırılamayacak hale gelebilir. Borçlar hakkında devlete önerilerimiz de oldu ama bir türlü de çözemediler.'''Transfer yapmak kulübe ihanettir'Yıldırım, taraftarların basının her yazdığına inanmaması gerektiğini söyledi. Futbolcularla anlaşmaların dolar ve euro üzerinden yapıldığına dikkat çeken Yıldırım, şöyle devam etti: ''Basının yazdıklarına bakmayın. Basın durmadan yazıyor, 'filanı aldı, filanı alacak' diye. Sonra taraftarlarda bir oluşum oluyor, 'Bizim takım neden transfer yapmıyor' diye. Türkiye'de çok büyük tehlikeler var. Hiç kimse bunları yazmıyor. Gazeteci yalan dolanı yazıyor, parayı kazanıyor gidiyor o parayı da yiyor. Seni, beni düşünmüyor. Biz gittik onu aldık, onu aldık... sonra bu paraları kim ödeyecek, nasıl ödenecek. Karşılığı olmuyor. Bakın taraftar gelmiyor, sponsor yok ama basın istiyor ki ben her gün bir tane oyuncu alayım o da yazsın. İyi kötü zaten bakmıyorlar. Önemli olan bir tane oyuncu al onlar yazsın ki onun dedikodusunu yapsınlar, para kazansınlar, iftira atsınlar, o parayı da yesin. Kimse transfer yapamaz, transfer yapmak kulübe ihanettir. Bunun bilincinde olun. Yoksa bizde yaparız ne olacak ki ama ödeme... Bu iş öyle kolay değil.'''Sen beni eşkıya mı sandın?'Yıldırım, bir taraftarın ''Şike davalarıyla Fenerbahçe'ye neler yaptılar böyle'' sorusu üzerine, 'Biraz oku çözersin. Şimdi konuşursam yarın basın başka şeyler konuştu diye yazar. Bir daha gelirim ve bunları anlatırım inşallah' dedi.Yıldırım, bir taraftarın, 'Bazı medya kuruluşları sürekli bizi eleştiriyor. Gidip orayı basın' şeklindeki sözleri üzerine, ''Sen beni eşkıya mı sandın'' diye konuştu.Yıldırım, Lüleburgaz ilçesinde de Fenerbahçeliler Derneğini ziyaret etti.Çorlu Fenerbahçeliler Derneği'ni de ziyaret ettiFenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, kulübün 'Hedef 1 Milyon Üye Projesi'ne ilişkin, 'Bu projenin sonunda zannediyorum ki Fenerbahçe ekonomik olarak da rahatlamış olur. Zengin başkanlara ve yöneticilere ihtiyaç yok' dedi.Yıldırım, Çorlu Fenerbahçeliler Derneği'ni ziyaretinde, yeni bir temsilci üyelik projesi ürettiklerini ve bunun çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.İleride temsilci üyelerin de normal üyelerle aynı şartlara sahip olacaklarını ifade eden Yıldırım, ''Bu, arkadaşlarımızla 7 - 8 yıldan bu yana düşündüğümüz bir projeydi ancak bu yıl gündeme getirebildik. Bu ne benim şahsımla ne de arkadaşlarımla ilgili bir olay değildir'' diye konuştu.Yıldırım, projenin tamamen Fenerbahçe ile ilgili olduğunu vurguladı. Bir gün görevlerini bırakacaklarını, artık herkesin elini taşın altına koyup taraftar olarak değil kulübe sahip çıkarak üye olması gerektiğini dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu: 'Bu projenin sonunda zannediyorum ki Fenerbahçe ekonomik olarak da rahatlamış olur. Zengin başkanlara ve yöneticilere ihtiyaç yok. Şu anda da gelecekte de ihtiyaç yok. Herkes, hayalini kurduğu şeylere rahatlıkla ulaşabilir. Bunun için sizlerden destek istiyoruz. Bugün bir Trakya turu atacağız ondan sonra da çalışmaya başlayacağız.''Yıldırım, proje çerçevesinde hedeflerinin ilk yıl için 100 bin kişiyi üye yapmak olduğunu belirterek, 5 - 6 yıl içerisinde de 1 milyon kişiye ulaşacaklarını kaydetti.'Fenerbahçe her yıl inceleniyor'Yıldırım, kulübün data imkanlarından faydalanan 600 bin kişi olduğunu, kurdukları özel ekibin bu kişileri aradığını söyledi. Aranılan datalardan yüzde 40'ının üyeliği kabul ettiğini, yüzde 30'unun kararsız kaldığını, yüzde 26'sının imkanları kısıtlı olduğu için üye olmak istemediğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti: 'Diğer yüzde 4'ü de yine bize üye oluyor. Sonuçta, yüzde 74'e denk gelen bir üye potansiyeli görünüyor. Diğer taraftan da kuracağımız şubeler aracılığıyla üye kayıt çalışmamız devam edecek. Şu an 35'e yakın şube hayata geçirildi. Bunların sayısı 200'e yakın olacak.'Yıldırım, her yıl devlet tarafından incelenen hiçbir iş adamının olmadığını ancak Fenerbahçe Spor Kulübünün, 2004'ten bu yana her yıl incelendiğini öne sürdü.Milliyet
Ölünce Karalar Bağladığımız 16 Dizi Karakteri
Ailemizin bir üyesi haline gelen dizi karakterleri ölünce etkisinden kurtulamadığımız karalar bağladığımız doğrudur. 'Ulan bu da öldüüü be' dedirten dizi karakterleri karşınızda.DİKKAT: SPOILER İÇERİR
Reklam
Cizrespor'a Toplam 4 Maç Ceza!
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, Cizrespor'a Göztepe maçındaki saha olaylarından dolayı 1 maç seyircisiz oynama ve ideolojik tezahürattan ötürü 3 maçı da tarafsız sahada oynama cezası verdi.PFDK'dan yapılan açıklama şöyle;'Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun 04.11.2014 tarih ve 27 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar aşağıda belirtilmiştir.1- BAYRAMPAŞA SPOR Kulübü'nün 29.10.2014 tarihinde oynanan BAYRAMPAŞA - GİRESUNSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 4.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada BAYRAMPAŞA SPOR Kulübü'nün taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin Türkiye Kupası kategorisinde ev sahibi olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada BAYRAMPAŞA SPOR Kulübü'nün stadyuma usulsüz seyirci alınmasından dolayı takdiren 13.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Cezaların birleştirilmesi suretiyle BAYRAMPAŞA SPOR Kulübü'nün toplam 22.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,2- GİRESUNSPOR Kulübü'nün 29.10.2014 tarihinde oynanan BAYRAMPAŞA - GİRESUNSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin Türkiye Kupası kategorisinde misafir kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 2.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,3- ÇANKIRISPOR Kulübü'nün 29.10.2014 tarihinde oynanan ÇANKIRISPOR - GAZİANTEPSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında müsabakada özel güvenlik görevlisi bulundurulmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 4.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada ÇANKIRISPOR Kulübü'nün taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin Türkiye Kupası kategorisinde ev sahibi olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Cezaların birleştirilmesi suretiyle ÇANKIRISPOR Kulübü'nün toplam 9.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada ÇANKIRISPOR Kulübü'nün, skorboard saatinin skorboard saatinin statüye aykırı şekilde çalıştırılmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,4- SEBAT PROJE TRABZON AKÇAABAT SPOR Kulübü'nün 29.10.2014 tarihinde oynanan ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. - SEBAT PROJE TRABZON AKÇAABATSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında eşgüdüm toplantısında kulüp temsilcisi bulundurmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 2.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada SEBAT PROJE TRABZON AKÇAABAT SPOR Kulübü'nün eşgüdüm toplantısında yedek forma seti bulundurulmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 2.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Cezaların bileştirilmesi suretiyle SEBAT PROJE TRABZON AKÇAABAT SPOR Kulübü'nün toplam 4.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,5- DİYARBAKIR B.Ş. BLD. SPOR Kulübü'nün 29.10.2014 tarihinde oynanan DİYARBAKIR B.Ş. BLD. SPOR - ALBİMO ALANYASPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 2.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,6- CENTONE KARAGÜMRÜK Kulübü'nün 29.10.2014 tarihinde oynanan KAHRAMANMARAŞSPOR A.Ş. - CENTONE KARAGÜMRÜK Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 2.450.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,7- KEÇİÖRENGÜCÜ SPOR Kulübü'nün 29.10.2014 tarihinde oynanan KEÇİÖRENGÜCÜ - FETHİYESPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 4.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada KEÇİÖRENGÜCÜ SPOR Kulübü'nün taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin Türkiye Kupası kategorisinde ev sahibi olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 10.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada KEÇİÖRENGÜCÜ SPOR Kulübü'nün takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 2.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Cezaların birleştirilmesi suretiyle KEÇİÖRENGÜCÜ SPOR Kulübü'nün toplam 16.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,8- SARIYER SPOR Kulübü'nün 30.10.2014 tarihinde oynanan SARIYER - ORDUSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin Türkiye Kupası kategorisinde ev sahibi olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,9- TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR Kulübü'nün 29.10.2014 tarihinde oynanan TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR - MKE ANKARAGÜCÜ Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 4.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,10- TUZLASPOR Kulübü'nün 28.10.2014 tarihinde oynanan TUZLASPOR - KASIMPAŞA A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 4.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada TUZLASPOR Kulübü'nün taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin Türkiye Kupası kategorisinde ev sahibi olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 10.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Cezaların birleştirilmesi suretiyle TUZLASPOR Kulübü'nün toplam 14.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,11- CİZRESPOR Kulübü'nün 28.10.2014 tarihinde oynanan CİZRESPOR - GÖZTEPE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKAYI KENDİ SAHASINDA SEYİRCİSİZ OYNAMA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada CİZRESPOR Kulübü'nün taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin Türkiye Kupası kategorisinde ev sahibi olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 2.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada CİZRESPOR Kulübü'nün taraftarlarınca ideolojik propaganda yapılması nedeniyle takdiren 2.500.-TL PARA CEZASI ve 3 RESMİ MÜSABAKAYI TARAFSIZ SAHADA SEYİRCİSİZ OYNAMA CEZASI ile cezalandırılmasına,Tarafsız sahada seyircisiz oynama cezalarının öncelikle infaz edilmesine,Skorer
AIDS ile Mücadelede Dev Adım
Fransız bilim insanlarının araştırması; bir enzim sayesinde, HIV'in DNA'ya gömülebileceğini ortaya koydu.Koalaların 1920'den bu yana topluca ölümlerine neden olan HIV'e benzer bir virüse dirençli hale geldiğini, virüsün 'etkisiz bir biçimde' DNA'larında sindirildiğini belirten bilim adamlarının araştırması aynı mekanizmayla HIV taşıyanların iyileşebileceğini gösterdi.HIV taşıyan ancak hastalık belirtisi göstermeyen 2 kişinin gen haritasını inceleyen bilim insanları genlerde meydana gelen bazı değişiklikler sayesinde virüsün çoğalmadığını ve etkisiz hale geldiğini gördü. Virüsün DNA'nın içinde kaldığını ve hastaların iyileştiğini kaydeden bilim adamları bunun nedenini araştırdı.Bilim insanları, virüsle mücadele eden ancak HIV'in etkisiz hale getirdiği apobec adlı enzimin harekete geçirilmesi sayesinde koalalarda olduğu gibi 'virüsün genlere işleyerek' AIDS hastalarını iyileştirilebileceğini belirtti.Araştırmanın sonuçları 'Clinical Microbiology and Infection' dergisinde yayımlandı.AA
Reklam
Kansere Yakalanmasına Rağmen Aşkından Vazgeçmeyen Kadının Düğününden 36 Muhteşem Fotoğraf
etiket
Bugüne kadar onlarca gelin görmüşsünüzdür herhalde ama hiçbiri bu gelin kadar güzel ve ilham verici değildir sanırım. Bu kadının bizlere hatırlattığı çok önemli bir şey var: Bir düğünün güzelliğinin altında yatan aslında iki insanın birbirine olan sevgisi ve bağlılığıdır. Şık elbiseler, pahalı gelinlikler, ayakkabılar, şık bir makyaj ve saç modeli.... Bunlar güzel şeyler elbette ama bir gelini ve düğünü güzel yapan şeyler değil kesinlikle.
Bingöl Saldırısında Balistik Raporu: Mermiler Öldürülen 'Faillerin' Silahından Çıkmamış
Bingöl saldırısına ilişkin düzenlenen balistik raporunda, iki polisi şehit eden, il emniyet müdürünü de yaralayan mermilerin, olay sonrası öldürülen 4 kişinin üzerinden çıktığı belirtilen silahlardan çıkmadığı belirtildi.Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'faillerin cezalandırıldığı' , Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da 'faillerin öldürüldüğü' açıklamasını teyit etmeyen balistik raporu, biri 15 yaşında olan öldürülen dört kişinin durumunu tekrar gündeme getirdi.T24'ten Tahir Alperen'in haberine göre , Kobani’de yaşanan çatışmaları protesto etmek için yapılan gösterilerden sonra şehir merkezinde incelemelerde bulunan Bingöl Emniyet Müdürü Atalay Türker, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin, Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu ve koruma polisi Uğur Adlı saldırıya uğramıştı. 9 Ekim'de meydanan gelen saldırıda Emniyet Müdürü Türker ve koruma polisi Adlı ağır yaralanmış, Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ve Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu da hayatını kaybetmişti. Olaydan 1 saat 15 dakika sonra Genç ilçesi yolunda 12 AR 900 plakalı araç içerisindeki 4 kişi çatışmada öldürülmüş ve 'şahısların olayı gerçekleştiren teröristler oldukları' iddia edilmişti.İçişleri Bakanı Efkan Ala, saldırının ardından düzenlediği basın toplantısında, 5 kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Ala’nın açıklamasında geçmesine rağmen öldürüldüğü iddia edilen beşinci kişi Erhan Şenyuva’nın izine rastlanamadı. Genelkurmay Başkanlığı ise, '4 bölücü terör örgütü mensubunun iki piyade tüfeği ile birlikte ölü olarak ele geçirildiğini' öne sürmüştü.Dokuz kişi gözaltına alındıSaldırı sonrası soruşturmada dokuz kişi gözaltına alındı. Sekiz kişi serbest bırakılırken Ali Kılıç G. tutuklandı. G.'nin, ifadesinde, “Çatışmada öldürülen 4 kişiye öncülük yapıyordum. Ne o kişilerin, ne de benim suikast ile hiçbir alakamız yok. Emniyet Müdürü'ne saldırıyı sonradan öğrendim. Öldürülen 4 kişi de Erzurum’dan Diyarbakır kırsalına geçiyordu. Bingöl merkeze gelmeden şehir dışından geçiş yaptık. PKK’ya yardım ettiğim doğru, ancak suikastle bir alakamız yok” dediği belirtilmişti.'Mermiler bu tüfeklerden atılmamış'Öldürülen 4 kişinin üzerinden çıktığı belirtilen iki Kaleşnikof marka tüfek, balistik incelemesi yapılmak üzere Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı’na göndeirldi. Laboratuvarda yapılan eşleşme incelemesinde, öldürülenlerin üzerinden çıktığı kaydedilen Kaleşnikof'ların suikastte kullanılmadığı saptandı.Gönderilen silahlar ve polislerin üzerinden çıkan kurşunların eşleştirildiği kriminal raporunda şu ifadelere yer verildi:“10.10.2014 tarihli ve DYR-BLS-2014-04698 sayılı uzmanlık raporu tanzim ettiğimiz 56-1 27179577/49478 ve 56-1 27111679 numaralı 7.62x39 mili metre çap ve tipinde fişek atan kaleşnikof marka toplam 2 adet tüfekten elde ettiğimiz mukayese mermi çekirdekleriyle mikroskopta ayrı ayrı yapılan karşılaştırmalarında aralarında çeşitli karekteristik izler yönünde farklılıklar bulunduğu görülmüş olup, 7.62 milimetre çapında bir adet deforma mermi çekirdeği ve teşhis niteliği bulunan bir adet mermi çekirdeği, gömlek parçasının söz konusu 56-1 27179577/49478 ve 56-1 27111679 numaralı 7.62x39 mili metre çap ve tipinde fişek atan kaleşnikof marka toplam 2 adet tüfekten atılmadıkları tespit edilmiştir.”Rapor, Erdoğan ve Davutoğlu'nu doğrulamadıCumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Ekim’de Gümüşhane’de yaptığı konuşmada 'güvenlik güçlerinin failleri bulduğunu ve cezalandırdığını' öne sürmüştü. Başbakan Davutoğlu da, olaydan sonra başkanlık ettiği güvenlik zirvesinin ardından yaptığı açıklamada, “Bu çalışmalarda etkin mücadele de Bingöl’de görülmüştü, sorumluları takip esnasında çıkan çatışmada ölü olarak ele geçirilmişlerdi” demişti.Sırrı Süreyya Önder: Balistik raporunu açıklayınKonuyla ilgili dün açıklama yapan HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Bingöl saldırısıyla ilgili olarak TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulmasını istediklerini, ancak AKP’nin karşı çıktığını hatırlatmıştı. Önder, 'en azından polisleri şehit eden silahlardan çıkan kurşunlar ile olaya ilişkin öldürülen kişilere sıkılan kurşunların balistik raporunun kamuoyu ile paylaşılmasını' istemişti.Tahir Alperen | T24
Beşiktaş'tan Sürpriz Talep!
Beşiktaş Yönetim Kurulu, TFF'den Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu ismindeki Süleyman Seba'nın kaldırılmasını talep edecek.Beşiktaş yönetimi Onursal Başkanları Süleyman Seba ‘nın adını taşıyan sezonda büyük haksızlığa uğramaktan yakınırken, Türkiye Futbol Federasyonu ‘ndan bu ismin kaldırılmasını talep edecek.Beşiktaş ‘a oyun ve operasyonların yapıldığını düşünen bazı siyah-beyazlı yöneticiler, “ Süleyman Seba ” sezonun isminin kaldırılmasını istiyorlar. Gerekçe olarak da, “Bazıları Süleyman Seba sezonunda Beşiktaş şampiyon yapılacak iddialarını ortaya atıp suni bir gündem yaratıyor. Bir yandan da Seba ‘nın adını taşıyan sezonda en çok bizim aleyhimize hatalar yapılıyor ve sessiz kalmamız bekleniyor. Bu ismin ağırlığı altında eziliyoruz” diyorlar.Sabah
Reklam
Katalonya, İspanyol Devletine Meydan Okudu
İspanya'nın doğusundaki Katalonya özerk yönetim hükümeti, Anayasa Mahkemesi'nin askıya alma kararına rağmen 9 Kasım'daki bağımsızlık yanlısı gayriresmi halk oylaması sürecinin devam ettiğini açıkladı.İspanya'nın doğusundaki Katalonya özerk yönetim hükümeti, Anayasa Mahkemesi'nin askıya alma kararına rağmen 9 Kasım'daki bağımsızlık yanlısı gayriresmi halk oylaması sürecinin devam ettiğini açıkladı.Anayasa Mahkmesi'nin söz konusu halk oylamasına karşı İspanyol hükümetinin yaptığı itiraz başvurusunu kabul ederek oylamayı askıya almasının ardından Katalonya özerk yönetim hükümeti olağanüstü toplandı.Toplantı sonunda basına açıklama yapan Katalonya özerk yönetim hükümeti sözcüsü Francesc Homs, 'Her şey hazır. Katalonya hükümeti, 9 Kasım ile ilgili süreci aynı şekilde muhafaza ediyor. Halk oylamasına katılım sürecinde hemen hemen her şey hazır. Katalonya hükümeti, Katalanların ifade özgürlüğüne karşı asla bir şey yapmayacaktır. Bizim içimiz rahat' dedi.Katalonya'da 9 Kasım'da halk oylaması için sandıkların kurulacağını söyleyen Homs, buna rağmen 'yüzde 100 garanti veremeyeceğini' belirtti.İspanyol hükümetini 'yapmadığımız bir şeyi yasaklıyor' diyerek suçlayan Homs, 'Katalanların temel haklarına saldırdığı gerekçesiyle İspanyol hükümeti hakkında Yüksek Mahkeme'de suç duyurusunda bulunacaklarını' ifade etti. Katalan hükümeti sözcüsü, 'Sorun aslında Anayasa Mahkemesi değil, İspanyol hükümeti. Çünkü şimdiye kadar Anayasa Mahkemesi meselenin yasallığını derinden araştırmadan sadece itiraz başvurusunu kabul etti' dedi. Homs ayrıca bağımsızlık yanlısı halk oylamasına destek için Katalonya'daki 'Kendi Geleceğine Karar Verme Hakkı Ulusal Paktı'nın bu hafta içinde toplanacağını açıkladı.AA
Abdullah Cömert Davası: Adalet Yine Uykuda
Hatay’da Gezi Parkı eylemlerinde Abdullah Cömert adlı gencin polisin attığı biber gazı kapsülü ile hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması bugün görülüyor. Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre sanık polisin talebi üzerine ‘güvenlik’ gerekçesiyle Hatay’dan Balıkesir’e gönderilen davaya bakacak Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise sanık polis Ahmet Kuş’u duruşmaya çağırmayarak, görev yaptığı Mersin’de ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) üzerinden sorgulamaya, tanıkları da Hatay’da dinlemeye karar verdi.Hataylı Abdullah Cömert, geçen yıl 3 Haziran’da polis Ahmet Kuş tarafından atılan biber gazı kapsülünün, başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmişti. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nca hazırlanan raporda “Cömert’in ölümünün gaz fişeğinin kafaya isabet etmesi sonucu oluşan kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu” vurgulanmıştı. Bunun üzerine Kuş hakkında, ‘olası kastla öldürme’ suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Kuş, ifadesinde, gaz fişeğinin bir kişiyi hedef alması durumunda öldürücü olup olmadığını bilmediğini, böyle bir olaya da şahit olmadığını, gaz fişeği mesafesinin atılan silaha göre 100-150 metre arası olduğunu ileri sürmüştü. İddianamede, fişeğin atıldığı nokta ile Cömert’in vurulduğu yer arasında 36 metre bulunduğu, fişeğin azami menzilinin 90/150 metre olduğu vurgulanarak, “Gaz fişeğinin özellikleri ve menzili ile atıldığı mesafe birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin gaz fişeğinin birilerine isabet etmesi halinde yaralayıcı ve öldürücü zarar vereceğini öngörmesine rağmen kalabalığa doğru gaz fişeğini ateşleyerek olası kast ile maktülün ölümüne sebebiyet verdiği” vurgulanmıştı. Dava ilkin Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılmış ve sanık Kuş’un talebi üzerine ‘güvenlik’ gerekçesiyle Balıkesir’e gönderilmişti.Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, bugün için duruşma tarihi verirken; sanık polisi duruşmaya çağırmayarak, Mersin’den SEGBİS yöntemiyle, yani sesi ve görüntüsünü aktararak, sorgulamaya karar verdi. Ayrıca tanıkları da bulundukları şehirlerde dinlemeye hükmetti.'BU UYGULAMA HUKUKA AYKIRI'Cömert Ailesi ve davayı takip eden hukukçular adına konuşan Avukat Hatice Can, sanık polisin SEGBİS’le dinlenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek “Zaten bu dava, güvenlik gerekçesiyle nakledilmişti. En azından mahkemede yüz yüze sorgusu yapılmalıydı. Suçun niteliği itibariyle, cezası beş yıldan daha ağır olan suçlarda sanık, ağır hasta olmadığı takdirde mahkeme huzuruna getirilmek zorundadır. Bu polis hâlâ işine devam ediyor. Biz mahkemenin bu kararından vazgeçmesini istiyoruz” dedi.İsmail Saymaz | Radikal
Reklam
Türkiye Kişisel Özgürlüklerde Dünyada Sondan 8′inci
Londra bazlı bir düşünce kuruluşu olan Legatum Institute tarafından 2008’den bu yana her yıl yayınlanan Dünya Refah Endeksi’nin 2014 verileri açıklandı.Dünya nüfusunun yüzde 96’sını temsil eden 142 ülke hakkındaki, 8 ana başlıktan oluşan 89 farklı değişken incelenerek yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye genel sıralamada 86′ıncı sırayı alırken, Kişisel Özgürlükler alt başlığında 142 ülke arasında 134’üncü sırada bulunuyor. 2010 yılında aynı kategoride Türkiye 95’inci sıradaydı.Rapor hazırlanırken incelenen verilerin diğer ana başlıkları arasında Ekonomi, Girişimcilik & Fırsatlar, Devlet Yönetimi, Eğitim, Sağlık, Güvenlik ve Toplumsal Sermaye kategorileri bulunuyor. Araştırma kapsamında, 8 kategori için belirlenen toplam 89 alt başlık hakkındaki resmi veriler bilimsel yöntemlerle analiz edilip, elde edilen sonuçların sıralandırılması sonrası, tüm kategoriler bir araya getirilerek varılan neticeye göre genel sıralama yapılıyor. Türkiye bu başlıklardan Ekonomi’de 86, Girişimcilik ve Fırsatlar’da 66, Devlet Yönetimi’nde 48, Eğitim’de 81, Sağlık’ta 55, Güvenlik’te 95 ve Toplumsal Sermaye’de 114’üncü sırada. Aynı endeksin genel sıralamasında 2011 yılında 75’inci sırayı alan Türkiye, 2013 raporunda 87’inci sıraya gerilemişti.Türkiye’nin 134’üncü sırayı elde ederek tüm dünyada son 10 arasında yer aldığı Kişisel Özgürlükler kategorisinin alt başlıkları arasındaysa göçmenlere tolerans, azınlıklara tolerans, sivil özgürlükler ve tercih özgürlüğünden duyulan tatmin olmak üzere 4 konu ölçülmüş. Bu kategoride Suudi Arabistan 136, Malezya 112, Birleşik Arap Emirlikleri 55 ve ABD 21’inci sırada.Ekonomi ve Devlet Yönetimi ana başlıklarının 1′incisi İsviçre olurken, Girişimcilik ve Fırsatlar kategorisinin ilk sırasında İsveç var. Eğitim kategorisinin zirvesinde Avustralya bulunurken, sağlık sistemi uzun süre ciddi şekilde eleştirilen fakat Obamacare ismi verilen reform pakediyle bir dizi değişikliğe giden ABD sağlık kategorisinde 1′inci sırada yer alıyor. Güvenlik kategorisinin ilk sırasını Hong Kong elde ederken son ana başlık olan Toplumsal Sermaye konusunda ilk sırada genel sıralamanın da zirvesinde bulunan Norveç var. Türkiye’nin 134′üncü olduğu Kişisel Özgürlükler kategorisinde zirvede bulunan Yeni Zelanda, genel sıralamada da 3′üncü sırada.Araştırmanın genel sıralamasına göre refah düzeyi en yüksek 10 ülke şu şekilde:1. Norveç2. İsviçre3. Yeni Zelanda4. Danimarka5. Kanada6. İsveç7. Avustralya8. Finlandiya9. Hollanda10. ABDÖte yandan refah konusunda en kötü durumdaki 10 ülke de şu şekilde sıralanıyor:142. Orta Afrika Cumhuriyeti141. Çad140. Kongo Demokratik Cumhuriyeti139. Burundi138. Yemen137. Afganistan136. Togo135. Haiti134. Sierra Leone133. GineMerkezi Dubai’de bulunan uluslararası yatırım fonu Legatum bünyesindeki Londra merkezli Legatum Institute, kendi internet sitesinde amacını “insanlığın daha ileriye gidebilmesine katkıda bulunabilmek” olarak açıklayan bir ‘Think Tank’ yani düşünce kuruluşu. 2008’den bu yana yayınladığı Dünya Refah Endeksi haricinde bir çok çalışma yapan kuruluşun çalışanları arasında dünyanın önde gelen üniversitelerinden çok sayıda bilim insanı ve iş insanları bulunuyor.Araştırma sonuçlarını İngilizce detaylı biçimde incelemek için prosperity.com ziyaret edilebilir. Aras ZARAKOL | ZETE
Van'da Kaybolan 4 Yaşındaki Nehir 6 Gündür Bulunamadı...
VAN’ın Gürpınar İlçesi Kırkgeçit Mahallesi’nde 6 gün önce kaybolan 4 yaşındaki Nehir Aslan’ı arama çalışmalarına, bugün sabahın erken saatlerinden itibaren yeniden başlandı. Bu arada bölgede dün akşamdan itibaren kar yağışı etkili olmaya başladı.Geçen çarşamba akşamı, Gürpınar İlçesi’ne 40 kilometre uzaklıktaki Kırkgeçit Mahallesi’nde evinin önünde oyun oynarken ortadan kaybolan 4 yaşındaki Nehir Aslan’ın izine hala rastlanmadı. 5 gündür mahalle ve çevresinde arama yapan askerler ile AFAD, UMKE ekipleri ve korucular, bugün sabahın erken saatlerinde yeniden çalışmalara başladı. İlk olarak köydeki kullanılmayan ahırlar ve tandır evlerine yeniden giren ekipler, tandırların içini de kontrol etti. Ot yığınlarının arasına da bakan ekipler, daha sonra aramaları nasıl ve hangi bölgelerde sürdüreceklerini belirlemek için ara verdi.ÖĞRETMENLERİ VE ARKADAŞLARI NEHİR İÇİN DUA EDİYORNehir Aslan’ın okulunda da hüzün var. Kırkgeçit Anaokolu öğrencileri ve öğretmenleri Nehir’in bir an önce bulunması için dua ederken, Nehir’in okuldaki etkinliklerde yaptığı oyuncaklar ve boyamalar da özenle sınıfının bir köşesinde saklanıyor.BİR ÇOCUK, NEHİR’İN BEYAZ OTOMOBİLE BİNDİRİLDİĞİNİ SÖYLEDİKırkgeçit Mahallesi’nde yaşayan 10 yaşındaki bir çocuğun verdiği bilgi, arama çalışmalarına yeni bir boyut kazandırdı. 6 gün önce kaybolan 4 yaşındaki Nehir Aslan’ın beyaz bir otomobile bindirildiğini söyleyen çocuk, daha sonra Nehir’in tekrar araçtan indiğini iddia etti. Çocuğun verdiği bu ihbar üzerine ekipler çalışmalarını bu yönde de sürdürmeye başladı.Acılı anne Aslan ise 'Zaten kızımın kaçırılmasından şüpheleniyordum. Eğer kızımı kaçırmışlarsa onlara yalvarıyorum. Ne olur bana kızımı geri getirsinler. Bu kışı bana haram etmesinler. Yeni doğan bebeğimi bile sevemiyorum' diye konuştu.En ufak bir ipucunu bile değerlendiren güvenlik güçleri arama çalışmalarını özel ekiplerle çok yönlü sürdürüyor.Murat ÇAĞLAR/VAN, (DHA).
Uzay Çöpleri 'Lazer Işınlarıyla Temizlenecek'
Dünya'nın yörüngesi, büyük bir hızla ilerleyen yüz binlerce nesneyle dolu. Çarpışma yaşanması halinde bu nesnelerin çoğu, felakete neden olabilecek bir kazayı ateşleyebilir ve Dünya'nın telekomünikasyon ağlarındaki yörünge uzay çöplüğüne dönüşebilir.Avustralya'da uzay araştırmalarında öncü şirket Electro Optic Systems (EOS), yaklaşık 38 bin km yükseklikteki bu potansiyel ölümcül enkazları tespit etmek için yürütülen çabaların başını çekiyor.EOS Yönetim Kurulu Başkanı Ben Greene, uzay ajanslarının, ufak metal bir cıvatanın bir uyduya çarpmasından ve diğer uydulara zarar verebilecek şekilde uzayda, küçük çöp füzelerine dönüşmesinden endişe ediyor.Greene, uzayda yaklaşık 20 bin adet 'futbol topundan daha büyük' nesnenin bulunduğunu ve 'bir fındık kadar veya fındıktan biraz daha büyük' nesnelerin sayısının da yüz binlerce olduğunu tahmin ediyor.Greene'e göre bu nesneler, 20 yıl içinde birikecek ve büyük bir uzay yığınına dönüşecek.Uyduların maliyeti 30 milyon Avustralya doları ila 3 milyar Avustralya doları arasında değişiyor ve yörüngeye girmeleri ise yıllar alıyor. Dolayısıyla uyduların korunamamasının cezası da büyük oluyor.Greene, 'Yaklaşık 1 trilyon Avustralya dolarının (870 milyar ABD dolarının) yalnızca birkaç hafta içinde heba olmasından bahsediyoruz. Bir kere başladı mı, durdurulamaz. Bu yüzde 100 bir ihtimal, kesin olmayan tek şey ise ne zaman olacağı' diyor.EOS firması, yörüngedeki nesnelerin tespit edilmesi için yere bağlı lazerler kullanacak, fakat Greene bunun 'yalnızca zaman kazanma amaçlı' olduğunu söylüyor.Araştırmacılar daha sonra tıpkı 'Yıldız Savaşları' filminde olduğu gibi, tehdit olarak gördükleri nesneleri lazer ışınlarıyla, daha güvenli bir yerde parçalara ayrılmaları için atmosfer içinde yönlendiriyor.Greene, uydulara yönelik tehdidin yüzde 90'ını oluşturduğunu söylediği, boyutları 5 cm ile 10 cm arasında değişen nesnelerin de ışınlarla yönlendirilebildiğini belirtiyor.Avustralyalı EOS firması araştırma için, ABD'li Lockheed Martin ve Avustralya hükümetiyle ortak çalışma yürütüyor.Şirket, 10 ila 20 yıl içinde lazerlerle bu nesneleri yönlendirebileceklerini söylüyor fakat en büyük zorluk ise bu çözümü sanayileştirmek ve dünya genelinde merkez istasyonlar oluşturmak.Avustralya Ulusal Astronomi Araştırma Üniversitesi'nde teknik program müdürü Roger Franzen, 'sonsuz bir evrende bu tip küçük nesneleri tespit etmek için arka plandaki yıldızların parlaklığını azaltmak gerektiğini' ifade ediyor.Franzen, 'Enkazı görüntüleyebileceğiniz, açık bir yörünge tüneli ile hedefteki nesneleri de yönlendirebileceksiniz' diyor ve 'Enkazın manevralarını kontrol altına aldığınızdan emin olduğunuzda, bu iş için daha sağlam bir zemine kavuşmuş oluyorsunuz' diye ekliyor.BBC
Reklam