"4G, 2015'in Başında Türkiye'de"
Turkcell'in bu yıl 7. kez düzenlediği ve 2 gün serecek olan 'Teknoloji Zirvesi' başladı. Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv zirvenin açılışında bir konuşma yaparak akıllı cihazların yeni dünyada başrolde olduğunu anlatan, akıllı telefon sayısının dünyada gittikçe arttığını ifade etti. Ciliv, 4g'nin 2015'in başında Türkiye'ye geleceğini de belirtti.Süreyya Ciliv, Türkiye'deki durumun da dünyadaki gelişmeye çok paralel olduğuna işaret ederek, 'Akıllı telefon satışları 2011 yılından itibaren patlama yapmış şekilde. Tablet satışları da keza bilgisayarı yakalamış vaziyette. Şunu da belirtmek istiyorum, Turkcell'in çıkarttığı, Turkcell T50'de üçüncü çeyrekte ve Ekim ayında Türkiye'de en çok satılan model oldu. Uygun performansı ve fiyatıyla gerçekten büyük bir başarı kazandı. Bunun sebebi de içinde yazılımı, performansı diye düşünüyoruz' dedi.Ciliv, 'Kısaca artık her yer ofis. Mobilin müşterilere muazzam bir faydası var, her yerden bilgiye ulaşıyorsunuz, her yerden işini yapıyorsun, parklar senin ofisin. Bir faydası, tatilde de ofisin olabiliyor' diyerek, bu duruma kötü bakılmaması gerektiğini, önceden tatili yarıda keserek dönülmesi gerektiği ancak şimdi kumsalda veya deniz kenarında işin yapılabildiğini ifade etti.'EN ÖNEMLİ UNSURUN HER YERDEN ERİŞİM'Ciliv, konuşmasında giyilebilir teknolojilerin gelişiminden ve geleceğinden de bahsederek, 'Neredeyse bütün hardware firmasının akıllı saati var. Bu giyilebilir teknolojiler çok daha küçülecek ve bunlar neredeyse vücudumuza yapışır hale gelecekler, her gün giydiğimiz sensörler halinde gelecekler' dedi.Süreyya Ciliv, yeni dünyayı şekillendiren en önemli unsurun her yerden erişim olduğunu belirterek, 'Her yerden erişim. Bütün Türkiye network altında 3G ile. Bugün Türkiye'de ki 3G şebekesi dünyanın en güçlü 3G şebekelerinin başında geliyor. Ericsson'un yaptığı testlerde Turkcell şebeke hızı hep birinci. Bizden daha hızlı bir 3G şebekesi olan bir operatör yok' diye konuştu.'4G ARTAN TRAFİĞİ KARŞILAMASI İÇİN GELMEK ZORUNDA'Turkcell'in kuruluşunun 20. yıl dönümü dolayısıyla dün Ankara'da gerçekleştirilen etkinliği anımsatan Ciliv, 'Dün Sayın Bakanım da söz verdi, 2015'in başında Türkiye'ye 4G gelecek. 4G artan trafiği karşılaması için gelmek zorunda' diye konuştu.Biliyorsunuz rakiplerimiz 3G'ye gerek yok diyordu, Turkcell tek başına 3G gelsin diye çırpındı senelerce. 3G geldi 5 sene oldu. Türkiye'de data trafiği 200 kat arttı. Bu burada duracak mı? Tabi ki durmayacak. Her sene en az yüzde 100 artıyor' diye konuştu.5G çalışmalarının yapıldığını ifade eden Ciliv, çalışmaların içinde yer aldıklarını kaydetti.Kaliteli fiber altyapının önemine de değinen Ciliv, bu anlamda Turkcell Superonline ile yaptıkları yatırımları ve bu yatırımlara devam edeceklerini bildirerek, 'Daha da hızlandıracağız. Dün de Sayın Cumhurbaşkanımızın önünde de söz verdik, daha çok yatırım yapacağız, zaten yapıyorduk daha da yapacağız' ifadesini kullandı.TURKCELL TEKNOLOJİ ZİRVESİ112 oturumda 200'ü aşkın fikir önderini 12 binin üzerinde davetliyle bir araya getirecek. 2010 yılından bu yana kapsamı ve katılımcı kitlesi daha da genişleyen zirve Haliç Kongre Merkezi'nde 12-13 Kasım tarihlerinde yapılacak. Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv'in konuşması ile açılacak etkinliğe yaşayan en zeki insan kabul edilen fütürist Michio Kaku konuşmacı olarak katılacak.Turkcell Teknoloji Zirvesi kapsamında, dünya çapında büyük ilgi gören 'maker hareketi' ilk kez Türkiye'de bir 'Maker Faire' gerçekleştirecek. Maker İstanbul Fuarı etkinliğinde; tüm dünyanın ilgiyle izlediği Maker'ların 'kendin yap' metodu ve ileri teknolojilerle ürettikleri heyecan verici icatları sergilenecek. Ayrıca dünyanın en önemli yaratıcılık yarışmalarından biri olan Cannes Lions'da ödül alan çalışmalar da bu yıl ilk kez Türkiye'de, Turkcell Teknoloji Zirvesi'nde ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.Zaman
Sesin Bedenden Önce Geldiği Müzik Sahnesinin 12 Büyüleyici Kadın Şarkıcısı
Nicki Minaj, “Anakonda” klibinde Friends’den tanıdığımız Janice gibi çığlık çığlığa bağırmazken ve hatta Nicki Minaj diye biri yokken, ekranda dev popolar miksere atılmış gibi dönmüyorken, biz daha çocuk sayılırken, müzik için hiçbir çıplaklık, güzel popo, porselen makyajlar gerekmiyordu. Sadece sevdiğimiz müzikleri dinliyorduk.Şimdi hem geçmişe gidelim ve müziğin sadece yetenekle yürüdüğü günlerden, çiçek gibi kadınlara ve şarkılarına bakalım hem de günümüzde hala saçmalıklara ihtiyaç duymadan bizi mutlu etmeyi başaran yetenekleri tanıyalım. Neyse ki bu isimler sadece bu listeyle sınırlı değil…
Aşk Varsa Vedalar Başlangıca Dönüşebilir
Sevdiğiniz kişinin tekrar size aşık olması için onun yüreğine dokunun! İlişkiler ne kadar karmaşık olursa olsun her zaman bir şeyleri düzeltmek için bir yol vardır.
Tarihi Bostana Süs Havuzu İnşaatı Durdu
TARİHİ İstanbul Surlarının dibinde yer alan Fatih Yedikule bostanlarına yapılması planlanan park projesi içindeki süs havuzu yapımı için geçtiğimiz günlerde kepçe vuruldu. Ancak kazı izni ve müze arkelogu olmadan kazıların yapıldığı itirazları üzerine de havuz inşaatı durdu.İstanbul’un simgelerinden biri olan İstanbul surlarının gölgesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Fatih Belediyesi tarafından yapılması planlanan ‘Belgradkapı Rekreasyon Alanı Projesi’nin yapımına 2013’te başlandı. Buradaki tarihi İsmail Paşa Bostanı’nın üzeri molozla kaplandı. Bostanın korunması için yapılan eylemler ve itirazlar sonucunda durdurulan projeye geçtiğimiz haftalarda tekrardan başlandı. İlk olarak Yedikule Konakları’nın hemen önünde bulunan araziye süs havuzu yapmak için kepçeler çukur açtı. Ardından zemine beton dökülerek, temel demirleri döşendi. Sur dibi boyunca ilerleyecek proje kapsamında spor alanları, kafe ve restoranların olması planlanıyor.'MÜZE ARKEOLOGU OLMADAN YAPILDI' İDDİASIUNESCO tarafından belirlenen ‘Kara Surları Dünya Miras Alanı’nın içinde yer alan bostanda yapılacak kazıların 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre Arkeoloji Müzeleri’nin denetiminde yapılması gerekiyor. Ancak 17. yüzyıldan kalma haritalarda İsmail Paşa Saray Bostanı olarak geçen arazide yapılan çalışmanın, kazı izni ve müze arkeologu gözetimi olmadan yapıldığı iddia edildi.MÜZE DENETİMİ DIŞINDA İDDİASIArkeologlar Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Yedikule Bostanları Koruma Girişimi üyesi Yiğit Ozar, bostanlardaki su kuyuları, sarnıçlar ve müştemilat yapılarını içeren kültür varlıklarının çalışmalar nedeniyle zarar gördüğünü söyledi. Geçen yıl başlayan çalışmaların müze denetimi dışında yürütüldüğünü iddia eden Ozar, 'Bu kazıları müze denetimi dışında yaptıklarını ilgili Koruma Kurulu ile yaptığımız yazışmalarla belgeledik. Bir senelik bir duraklamadan sonra yine bir çalışma başladı. Burada da müze denetimi olmadığını öğrendik. İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne durumu bildirdik, kendileri alanda işlem yaptılar' dedi. Arazide incelemede bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yetkilileri ise kazının arkeolog olmadan yapıldığını redderek, çalışmaların yaklaşık 15 gün durdurulduğunu belirtti. Yetkililer, bu süre içerisinde bostanın da projeye dahil edileceği bir plan üzerinde çalışacaklarını söyledi.SURLAR SADECE BİR DUVAR DEĞİLMimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Sami Yılmaztürk, kara surlarının Tarihi Yarımadanın dünya mirasına alınma gerekçelerinden biri olduğunun altını çizerek, 'Bu surlar sadece bir duvar değil, surların her iki yakasının da bütün olarak korunması gerekir' dedi. Sur dibine inşaat yapılamayacağını belirten Yılmaztürk, 'Sur dibinde herhangi bir inşai faaliyet yapılamaz. Sadece yeraltındaki değerleri gün yüzüne çıkarmak ve tarihimizi daha iyi öğrenmek için arkeolojik kazı yapılabilir' dedi.MARULU İLE ÜNLÜYDÜYedikule ve Belgradkapı arasında yer alan Bizans döneminden kalan surların her iki tarafında da Osmanlı’nın 16. ve 17. Yüzyıldan itibaren uyguladığı tarım yöntemlerini günümüze taşıyan bostanlar bulunuyor. Marulu ile ünlü olan Yedikule bostanlarının bulunduğu arazide Koruma Kurulu’nca tescil edilmiş tarihi bir kagir ev ve ahırın yanı sıra henüz tescil edilmemiş tarihi bir su kuyusu da bulunuyor. Geçen yıl Fatih Belediyesi sınırları içinde kalan suriçinde moloz dökülerek başlayan park projesi ile bostancılar alandan çıkartılmıştı.MAHALLELİ BOSTANIN GELECEĞİ KONUSUNDA İKİYE BÖLÜNDÜBir köşesinde lüks konutların inşa edildiği mahalleli de bostanın geleceği konusunda ikiye bölünmüş durumda. Belediyenin yaptığı projeyi onaylayanlar da var bostanın eski hali ile korunması gerektiğini düşünenler de.34 yıldır Yedikule’de yaşadığını söyleyen Seyfettin Şentürk, projeyi olumlu bulduğunu ancak alanın bostan olarak kalmasını tercih ettiğini söyledi. Şentürk 'Burası bostan olarak kalsa nostaljik olarak daha iyi olabilirdi. Yedikule maruluyla meşhur, taze taze yiyebiliyorduk. Eskiden çok güzeldi burası. İncir, dut ağaçları vardı. Zamanla hiçbir şey kalmadı' diye konuştu. Bostan arazisinde kuş besleyerek vakit geçiren mahalle sakinleri bostanın geleceği konusunda kendi arasında tartışıyor. 50 yıllık mahalle sakini Süleyman Şevik 'Surun altında havuzun ne işi var? Burayı halka bıraksınlar, havucumuzu, domatesimizi yiyelim' derken, arazinin bostan olarak kullanılmasına karşı çıkan mahalle sakini İsmail Güvenç güvenlik sorunları nedeniyle alanın park olarak kullanılması taraftarı.İMARA AÇILACAK KAYGISIYedikule bostanları da aynı Sulukule ve Tarlabaşı gibi 5366 sayılı Yenileme Kanunu kapsamına alınmıştı. Kanun kapsamına alındıktan sonra burada Yedikule konakları inşa edilmişti. Aynı zamanda Yedikule Bostanları Koruma Girişimi üyesi olan arkeolog Ozar, alanın imara açılmasına ilişkin kaygılarını anlatarak şunları söyledi:'5366 sayılı Yenileme Kanunu Tarlabaşı, Sulukule, Emek sineması gibi kültür varlıklarının yoğun olduğu bölgelerde rant projelerinin gerçekleştirilmesi için çıkartılan bir yasa. Bu da alanın ne kadar büyük bir tehlike altında olduğunu gösteriyor. Park projesi ile birlikte parka sınır olan alanlarda imar artışı söz konusu. Bu park projesi Tokludede’den başlayıp Yedikule Havagazı fabrikasına kadar bütün kara surlarının etrafında gördüğümüz mutenalaştırma projesinin küçük bir parçası.'İMARA AÇILMASINI İBB OYBİRLİĞİ İLE REDDETMİŞTİNitekim Fatih Belediye Meclisi Temmuz ayı oturumunda, 2-3 kat yüksekliğindeki binalar oyçokluğu ile planlara işlendi. Oysaki bostanın park alanından çıkartılarak imara açılması 14 Eylül 2006’da İBB tarafından oybirliği ile kabul edilmemişti. İBB itiraz gerekçesi olarak '1/5 bin ölçekli plana uyumsuz, donatı azaltıcı, yapı ve nüfus yoğunluğu artırıcı, gerek parseldeki, gerekse komşuluğundaki parsellerde yer alan eski Bostan Alanlarının ve komşuluğunda yer aldığı Karasurlarının ve Yedikule Surlarının ve 1. Derece Koruma Bölgelerinin korunmasına olumsuz etki edici, eski Bostan alanlarının korunmasına dönük İstanbul 1 Numaralı Koruma Kurulunca plan kararlarının üretilmesinde yol gösterici nitelikte kurul kararlarına da aykırılıklar içermekte ve Tarihi yarımada ve Karasurlarının siluetinin korunmasına olumsuz etki edecek niteliktedir' ifadelerine yer verilmişti.Ezgi ÇAPA/İSTANBUL, (DHA)
FM 15'te Yer Alabilmek İçin Babasından İzin Kağıdı Aldı
15 yaşındaki wonderkid’in babası, oğlunu FM’ye almaları için yapımcılara özel izin belgesiyle seslendi!1998 doğumlu Norveç mucizesi “wonderkid” bu yıl içinde ülkesini A milli takımlar seviyesinde temsil eden en genç oyuncu olmuştu. Büyük bir yıldız olma yolunda emin adımlarla ilerleyen genç futbolcunun hayranları, Football Manager 15 ‘te yer almadığı için kariyerini ellerinde şekillendiremedikler i Odegaard ‘ı oyunda görme isteklerini belirtmiş ve yapımcı firma Sports Interactive ailesinden izin gelmesi halinde 15 yaşındaki genç yıldızı oyuna ekleyebileceklerini belirtmişlerdi.Cevap ise Odegaard ‘ın babası Hans Eric ‘ten geldi:Ailenin iznini alan yapımcı Miles Jacobson yukarıdaki tweet’inde paylaştığı linke tıklayanların oyun içinde‘ı bulabileceklerini müjdeledi.FourFourTwo
Reklam
'Sürecin Devam Etmesi Yönünde Ortak İrade Oluştu'
HDP’nin İmralı heyeti, çözüm sürecinde gelinen aşamaya ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Heyet, çözüm sürecine ilişkin oluşturulan Çözüm Kurulu ile yaptıkları görüşmede, “çözüm sürecinin kaldığın yerden devam etmesine yönelik izlenimin ortaya çıktığını” açıkladı.Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekilleri İdris Baluken, Pervin Buldan ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’den oluşan İmralı Heyeti çözüm sürecine ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi.Heyet adına açıklamayı HDP Grup Başkanvekili Buldan yaptı.“Bir hafta süresince hem Hükümet kanadından konuya dair yapılan açıklama ve değerlendirmeleri yakından takip ettik, hem de İmralı ziyaretimizin bir an önce gerçekleşmesi için talebimizi sık sık hatırlattık. Önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Sayın Hükümet Sözcüsü’nün yaptığı talihsiz değerlendirmeler nedeniyle konuyu bir kez daha kamuoyu ile paylaşma ihtiyacı duyduk.“Her şeyden önce HDP İmralı Heyeti olarak Adalet Bakanlığı’na yaptığımız başvuru, partimizin ve Heyetimizin, demokratik çözüm ve barış sürecinde bugüne kadar oynadığı tarihi rolü devam ettirme hususunda samimi bir irade beyanıdır. Yaşanan onca gerilim ve sıkıntıya karşın çözüm sürecinin devam etmesi hususundaki kararlılığımızın da en net göstergesidir.“Ziyaret talebimiz her koşul altında siyasi müzakere kanallarının açık tutulması yönündeki çabalarımızın bir parçasıdır. Barış hakkına olan inancımızın ve çözüm sürecine dair sorumluluğumuzun da gereğidir. Çünkü Heyetimizin İmralı Adası’na gidişinin engellenmesi sayın Öcalan ile başlayan diyalog sürecinin bittiği anlamına gelecek ve bu da sürecin sonlandığı gibi olumsuz sonuç doğuracaktır. İşte bu sonucun ortaya çıkmasına heyet olarak yol açmamak için resmi bir başvuru ile rolümüzü oynamaya hazır olduğumuzu açıkça deklare etmiş olduk.‘Hükümetin dili çözümsüzlük dilidir’“Ancak, son derece iyi niyetle ve samimi bir çabayla ortaya koyduğumuz bu ısrar, anlaşılan odur ki, hükümet ve hükümet yetkilileri tarafından yeterince anlaşılmamaktadır. Heyetimizin halklarımıza karşı olan sorumluluk gereği ortaya koyduğu barış ısrarına karşı hükümetin vermiş olduğu cevap partimize ve heyetimize karşı tehdit, müdahale ve çözümsüzlük dili olmuştur.“Gerek kullanılan çözümsüzlük dili, gerekse de hükümetin ısrarla sürdürdüğü duyarsız yaklaşım çözüm süreci açısından her saniyesi önemli olan çok kıymetli zamanın heba olmasına yol açmaktadır. Yapılması gereken; kesintiye uğramış diyalog kanallarını biran önce açmak, müzakereye geçiş mekanizmalarıyla ilgili zaman kaybetmeksizin somut adım atmak olmalıdır. Bu süreçte partimizin ve Heyetimizin iradesi üzerinde tahakküm kurmayı çağrıştıran yaklaşımlardan ve söylemlerden de biran önce vazgeçilmelidir.“En çok da hükümet ve devlet yetkilileri bilmektedir ki; partimiz ve heyetimiz barışa katkı sunmak ve tam demokratik bir ülkenin harcına tarihi kararlılığımızı katma konusunda son derece yapıcı bir tutum içerisinde olmuştur. Bu kararlılığımız bugüne kadar olduğu gibi, bugünden sonra da aynı ciddiyet ve sorumluluk içerisinde devam edecektir.“Yanlış bir tartışmadan doğru bir sonuca gitmek mümkün değildir. Yanlış tartışma; kamu düzeninin sağlanmasını partimizin sorumluluğuna bırakarak, gelişen şiddet ve çatışmalardan aslında HDP sorumluymuş gibi bir anlayış yaratmaya çalışmaktır. Tarihi bir gerçekliktir ki, bir ülkede demokratik haklar tehdit ve kısıtlama altındaysa, hak talepleri anında kriminalize ediliyorsa ortada ne kamu kalır ne de düzeni.‘Kamu düzeni barışın sağlanmasına bağlıdır’“Dolayısıyla kamu düzeninin sağlanmasının ve çatışma ortamının ortadan kaldırılmasının biricik yolu; ülkede barış temelli tam demokratik düzenin tesisidir. Tam da bu noktada, siyaset kurumuna ve siyasi partilere vazgeçilmez görev ve sorumluluklar düşmektedir.“Gelişmelerin neredeyse çatışma boyutuna vardığı bir anda yapılması gereken; görüşmelere ambargo koymak değil tam tersine görüşmelerin sıklığını arttırmak, niteliğini derinleştirmek ve tüm demokratik kurumları da bu mekanizmaların içine katmaktır. Takdir edilmelidir ki; kamu düzeninde hiç bir sorun olmadığı ve çatışmaya dönük hiç bir tutum geliştirilmediği zaman aslında demokratik zemin sağlıklı bir işlerliğe kazanmış demektir. Çözüm sürecinin amacı tam da budur ve bu diyalog ve müzakere mekanizmasına en çok çatışmalı günlerde ihtiyaç vardır.“Hükümet yetkilileri bütün meseleyi İmralı görüşmesine indirgemekten de kaçınmalıdır. Aslolan; bu görüşmelerin başlamasıyla birlikte Sayın Öcalan’ın tarihi rolünü rahatça icra edebilmesinin koşullarının sağlanmasıdır.“Bir süredir kesintiye uğramış olan diyalog sürecinin dün itibariyle heyetimizin Çözüm Kurulu’nda yer alan yetkililerle yapmış olduğu bazı temas ve görüşmeler sonucu sürecin kaldığı yerden devam etmesi konusunda karşılıklı bir irade ortaya çıktığı izlenimini de belirtmek isteriz.TaleplerBuldan, heyet adına şu öneri ve çağrıda bulundu:Tarafların çatışma dili yerine sürece katkı sunacak çözüm dilini geliştirmesi,İmralı görüşmeleri üzerinden yapay gündemlerin oluşturulmaması,Hükümetin her tıkanıklıkta Heyeti ve İmralı görüşmelerini tartışma konusu etmekten kaçınması,Sorumluluğumuzun tarihe karşı ve müşterek olduğunun hiç bir zaman unutulmaması gerçekliğiyle, biz de yıllardır bütün bedellerle dile getirdiğimiz barış iradesinin arkasında olduğumuzu belirtiriz.“Bu çağrımızın ve irade beyanımızın başta Sayın Başbakan olmak üzere tüm devlet ve Hükümet yetkilileri tarafından barışa ve demokrasiye dönük en büyük teminatımız olarak kavranması ve buna uygun bir dil ve tutum çerçevesinde değerlendirilmesi en büyük dileğimizdir.”Önder: Heyette değişiklik olmayacakBuldan’ın ardından Önder ve Baluken gazetecilerin sorularını yanıtladıÖnder’in açıklaması şöyle:“Biz bu tür takvimlendirme anlayışına çok sıcak bakmıyoruz. Bu iş neredeyse saatlerin bile önemli olduğu ciddi bir meseledir. Bu görüşmelerin tekrar kaldığı yerden devam etmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Sanırız hükümet de meselenin bu yöndeki ağırlığını kavrayacaktır.“Heyeti Öcalan belirledi onun dışında kimse tayin edemez, heyette bir değişiklik olmayacak. Yarın da 3 gün sonra da olabilir. Bunu karşılıklı belirleriz. Tekrar karşılıklı olarak bu irade beyanı daha kıymetlidir. Belli noktalarda benzer, müşterek, belli noktalarda hâlâ ayrı düşünüyoruz.”“Sayın Arınç o talihsiz demeci vermeden önce varılan bir mutabakat. Biriyle müzakere yürütüyorsanız onun çalışma koşullarını sağlamak durumundasınız. Bu çok akılcı, insani ve zorunlu bir yaklaşım. Bu mutabakatımız daha önce vardı. Sanırım sayın Arınç bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadan o demeci verdi.“Milliyetçi oylar ve seçim meselesi oluşturulmuş bir yanlış algı. Barışı getirmek niye bir iktidara ya da partiye oy kaybettirsin? Seçimden önce mi sonra mı tartışması abesle iştigaldir. Barış hemen şimdi. Bizim yaklaşımımız bu. Bu ülkede tarihi barışımız için ne gerekiyorsa bir an önce hayata geçirmemiz lazım. Af da demokratikleşmenin önündeki tüm engeller de buna dahil.“Bizim silahlı birliklerimiz yok. Bir algı ortaya çıktı. HDP olarak biz bu süreçte taraflar arasında diyalog ve koordinasyon gerçekleştirmekle kendimizi konumlandırmış bulunmaktayız. Bize dönük ‘silah bıraksınlar’ çağrılarının manası yok. Gerçekçi değil. Biz sivil bir siyaset kurumuyuz, PKK silahlı bir örgüt. Baktığımız zaman farklılıklar olması normal.“Bugüne kadar süreç ağırdan alındı, gereken ciddiyet kavranılamadı. Bu da bir gerçek. Süreci başlatan kuşkusuz sayın Öcalan’dır. Onun iradesi olmadan kamusal güç ne yapabilir? Bunu tartışmanın da anlamı yok. Bu şeref sayın Cumhurbaşkanı’na ait olsun. Bir an önce gereğini yapsın.Baluken: Bizimle yol haritası taslağı paylaşıldıBaluken’in açıklaması ise şöyle:“Burada kamuoyu üzerinde yapılmış olan polemiklerin getirmiş olduğu bazı sıkıntılar vardı. Bu sıkıntıların aşılması içinde birtakım görüş alışverişleri oldu. Sürecin hızlandırılması noktasında karşılıklı bir irade beyanının şekillendiği somut bir sonucu sizlerle paylaşabiliriz.“Bugüne kadar detaylı bir yol haritası henüz heyetimizle paylaşılmış değil. Bizimle yol haritası taslağı paylaşılmış durumda. Biz bunun detayını bir önce paylaşılması gerektiğini savunuyoruz. Dün yapmış olduğumuz görüşmenin çerçevesi sorun alanlarını giderme üzerinde şekillendi. Belki ileriki görüşmelerde yol haritası ile ilgili bir takım şeyleri paylaşma imkanımız da olur hükümetle.“Müzakere mekanizmalarının kurulması nokrasında karşılıklı irade beyanının olduğunu söyleyebiliriz. Hükümetin yetkilendirmiş olduğu çözüm kurulu bütün hazırlıkları yürütüyor.IMC
Ata Demirer ile Özge Borak Çifti Ayrılıyor
Ata Demirer ile Özge Borak çifti ayrılık kararı aldıklarını açıkladı.Borak ve Demirer yaptıkları ortak yazılı açıklamada, '3 yılı aşkın süredir devam eden ilişki ve evliliğimizi karşılıklı anlaşarak, arkadaşça ve dostane duygularla bitirme kararı almış bulunmaktayız. İnsani sevgisinden bir şey kaybetmemiş iki arkadaş olarak, geçireceğimiz bu zor süreçte sizlerin de yanımızda olarak gerekli hassasiyeti göstermenizi önemle rica ederiz' dedi.DHA
Reklam
Tonlarca Kaçak Et Piyasaya Dağıldı
Türkiye’ye sokulan kaçak etlerin başta “her şey dahil” lüks oteller, marketler ve gıda firmaları ile birçok kurum ve kuruluşa ihale yöntemiyle fason bir şirket üzerinden sahte faturalarla satıldığı iddia edildiMersin’de başlatılan kaçak et soruşturması, Türkiye’deki tüm Gıda İhtisas Gümrükleri’ne sıçradı. İlk soruşturma Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli’ye gönderilen bir ihbarda, “et kaçakçılığı yapılacağı” bilgisi üzerine başladı. Hemen harekete geçen bakanlık, 9 Ekim 2014 günü tüm gümrük kapılarına bir yazı göndererek, Türkiye üzerinden transit olarak geçirilen etlerle ilgili çalışma yapılması talimatını verdi.PARAGUAY’DAN GETİRİLMİŞGümrük ve Ticaret Bakanlığı ekiplerinin Mersin’de et depolama işlemi yapılan 4 antrepoda gerçekleştirdiği aramalarda Türkiye’ye kaçak olarak bin 44 ton et sokulduğu belirlendi. Paraguay’dan gemiyle getirilerek Türkiye’ye Mersin Limanı’ndan sokulan kaçak kırmızı etlerin, resmi belgelerde transit geçişle Irak ve Suriye’ye gönderileceği gözüküyordu. Ancak etin tamamına yakınının Türkiye’de pazara sürüldüğü tespit edildi. Kalan çok az miktardaki kırmızı etin ise bin 44 tona tamamlanarak ilgili ülkelere gönderilebilmesi için tavuk ayağı, tavuk kıyması eklenerek depolarda stoklandığı ortaya çıktı. Yurda kaçak olarak sokulan etlerin yerine yurtdışına çıkarılması planlanan 907 ton tavuk kırpıntısı ve sakakat ele geçirildi. Ayrıca kaçakçılığı yapan firmanın 2014 yılı içerisinde toplam et ithalatının ise 2 bin 490 ton olduğu belirlendi. Firmanın bu etleri de yurtiçi piyasaya satıp satmadığı soruşturuluyor. Ayrıca bir araştırma konusu da iç piyasaya satılan etlerin İslami kurallara göre kesilip kesilmediği.
Yarsuvat'tan İtiraf: "Vicdanım Sızlıyor..."
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, Olağan Divan Kurulu'nda önemli açıklamalarda bulundu.İşte Duygun Yarsuvat'ın açıklamaları;Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, sarı kırmızılı kulübün divan kurulu toplantısında çarpıcı açıklamalar yaptı. Çok sayıda kulüp çalışanının görevine son vermeleri nedeniyle yapılan eleştirileri yanıtlayan Yarsuvat, 'Üzülüyorum ama mecburum' dedi. Yarsuvat'ın açıklamaları şöyle:- Biz kısa bir dönem için geldik. Bütçeyi kapatabilmek ve Galatasaray'ı yükseltmek, dördüncü yıldızı takabilmek için geldik.- Genel Kurul kararı aldık çünkü Galatasaray'ı nasıl teslim aldığımızı sizlere göstermek istiyoruz.- Galatasaray için büyük mesai harcıyoruz ancak yükümüzün çok ağır olduğunun bilinmesini isteriz.- Galatasaray'ı Ruslara satacakmışız... Aklımın ucundan geçmez. Bunu nasıl yakıştırıyorsunuz?- Biz kimseyi yollamayacağız. Elimizdeki imkanlarla şampiyon olmak istiyoruz.- Galatasaray içinde indirime gidiyoruz. Çalışanları azaltıyoruz. İyi bir iş yapmıyoruz aslında. Vicdanım sızlıyor.- Prandelli kalıyor, çaycı gidiyor' diye haberler çıkıyor. Vicdanım sızlıyor ama mecburuz. Aksi halde kulüp gider.- Üzüle üzüle, istemeyerek yapıyoruz. Benden sonra gelecek olan kişiler Galatasaray'ı şaha kaldırırsa; değil 636 kişi, 1036 kişi ile çalışsınlar.- Bu işten çıkarmaları, üzüle üzüle yapıyoruz. Belirli kıstaslar koyduk. Bunlar doğrultusunda devam edeceğiz.- Mecidiyeköy'deki araziyi satmayacağız. O bittiği zaman 150 milyon lira edecek. Bunu elden çıkarmak istemiyoruz. Çünkü gelire ve nakit akışına ihtiyacımız var.Skorer
Boğaziçi Köprüsü'nden Paraşütle Atladı
Emekli SAT komandosu Namık Ekin, yine bir rekora imza attı. Boğaziçi Köprüsü'nden paraşütle atlayan 71 yaşındaki Ekin, en yaşlı kişi olarak, en alçakta paraşüt açıp rekor kırdıBoğaziçi Köprüsü'ne saat 12.00'da üzerinde GALATASARAY eşormanı ile gelen Namık Ekin, araçtan inerek köprü korkuluklarına gitti. Ekin'in eşi Fatma Ekin ve vatandaşlar da Ortaköy Sahili’nde endişeli gözlerle rekor denemesini takip etti. Daha sonra eski SAT Komando Namık Ekin, kendini köprü korkuluklarından aşağıya bıraktı.  Endişeli bakışlar arasında Namık Ekin, suya 20 metre kala paraşütünü açtı. Daha sonra denize sağlıklı bir iniş gerçekleştirdi. Ekin, kendisini bekleyen botla Ortaköy Sahili’ne çıktı. Sahilde bekleyen Fatma Ekin ve vatandaşlar, Namık Ekin’i tebriklerle karşılandı.İHA muhabirinin sorularını cevaplayan Namık Ekin, “En yaşlı ve en alçaktan atlayıp, en alçakta paraşüt açan kişi olmak için uğraştık. Allah bize nasip etti. Şimdi 10 gün 10 gece akvaryumda en uzun kalma rekorunu kırmaya çalışacağım. ardından da 178 ton ağırlık kaldırma var. Bu köprü benim için çok önemliydi. Bu atlayışı karıma ve tüm amatör sporculara hediye ediyorum. Galatasaray Başkanı Duygun Yarsavut'a teşekkür ediyorum. Sponsor oldu' dedi. Bundan sonra amacının 3. köprüden atlamak olduğunu söyleyen Ekin, 'Cumhurbaşkanımıza yazı yazdık. İnşallah açılışta atlamak istiyorum. Paraşütüm de Türk bayrağı şeklinde olacak. Onu da Cumhurbaşkanımıza hediye edeceğim' diye konuştu.Ekin, bu tür olayların çok gösterişli olması gerektiğini de söyleyerek, “Ancak bir engelle karşılaşırız diye böyle sessiz sedasız yaptık' dedi.En yaşlı olarak rekor kırdığını söyleyen Ekin, 'Bundan sonra yapacak kişinin 72 yaşında olması gerek. Bir haftadır heyecan vardı. Eşim de aynı heyecanı yaşıyordu. Sayın valimize ve tüm yetkililere teşekkür ediyorum. Bu bilgi teknik işi. Bundan sonraki rekorlarımda Türkiye el ele verip ülkemizi tanıtmalıyız' şeklinde konuştu.Köprüde yaşanan intihar olaylarına da değinen Namık Ekin, “İntihar ediyorlar ya hayat çok tatlı. Kesinlikle düşünmesinler. Oraya çıkınca anlıyorsunuz. Hayat yaşamaya değer' dedi.
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
IŞ(İD); Kobane; Halep; 6-7 Ekim olayları; Soma, Ermenek; Yırca: sınırımızda savaş ve insan trajedisi; değişen bölesel/küresel dengeler; sayıları hızla 4 milyona ulaşabilecek mülteciler; suların yuttuğu madenciler; altıbine yakın zeytini yok eden vahşi şirketler, merhametsiz büyümenin yarattığı acı sonuçlar v.b...Dahası, son dönemin en önemli gelişmesi olan Çözüm Sürecinin tılsımı bozuldu. Süreç devam edecek, ama, artık eski güven ve rahatlık kimse de yok.Türkiye, türbülans girdi . Riskler, çalkantılar, belirsizlikler, acılar, kızgınlıklar, güvensizlikler, Türkiye’yi, sıkılan kemerlerin bile rahatlatmadığı bir türbülansa soktu.Tüm bu, her taraftan mantar gibi çıkan sorunlar ve çalkantılar arasında, 2015 Genel Seçimleri'ne gidiyoruz.
Dünya'da En Ucuz iPhone Rusya'da Satılıyor
Ukrayna krizi, petrol fiyatlarının düşmesi ve dış piyasalarda yaşanan gelişmeler nedeni ile rublenin değer kaybetmesi, Rusya'yı cep telefonu iPhone'ların en cazip fiyatla satıldığı ülke haline getirdi.Amerika'da 16 gb'lık iPhone 6 modeli 649 dolar'dan satılırken, yabancılar için vergileriyle birlikte yaklaşık 699 dolara mal oluyor. Aynı model Rusya'da ise doların değer kazanmasıyla birlikte yaklaşık 695 dolara satılıyor. Birkaç gün önce doların 48 rubleyi bulduğu günlerde ise rakam 640 dolara kadar gerilemişti.Rusya'nın komşu ülkesi Finlandiya'da aynı ürün 700 Euro etiketle satılırken, Türkiye'de ise iPhone store'da yaklaşık 995 dolar fiyatla alıcı bekliyor.Açıklanan son rakamlara göre Rusya'da son 8 ayda satılan iPhone marka telefonların sayısı 2 milyonu buldu. Son çıkan modellerin ise yaklaşık 200 bin adet satması bekleniyor.Zaman
Reklam
Alex Telles'ten Türkiye'ye Yeşil Işık!
Galatasaray'ın Brezilya'lı oyuncusu Alex Telles, bu akşamki Brezilya-Türkiye maçı öncesi konuştu.Galatasaray'ın Brezilya'lı sol beki Alex Telles, bugünkü idman öncesi açıklamalar yaptı.Telles, basın mensuplarına yaptığı açıklamada 'Benim için güzel bir maç. Hem ülkem burada. oynadığım ülkeyle maç yapılacak. Çok mutluyum. Tabi ki Brezilya Milli Takımı'nda oynamak isteridim. Galatasarayda oynamak o yol için güzel bir adım bence.' ifadelerini kullandı.'ÖNCELİK BREZİLYA AMA BELLİ OLMAZ...'Alex Teles, 'Aurelio gibi Türk Milli Takımı'nda oynamayı düşünür müsün? sorusuna 'Her oyuncu kendi ülkesinin Milli Takımı'nda oynamak ister. Ailemle konuşuyorum Türkiye'de insanların bize yaklaşımını iyi niyetini. Futbolda hiçbir şey belli olmaz. Bunu zaman gösterecek.' cevabını verdi.TEKLİF VAR MI?Bu sezon fazla forma şansı bulamaması konusunda 'Bir futbolcu her zaman oynamak ister. Ne kadar geniş bir kadromuz olduğunu gösterir bu. Hocamızın kararına saygı duyuyorum. BUgün yapmam gereken her zaman çalışmak, hazır olmak. Sonrasındaki karar hocanındır.' şeklinde görüş bildiren Alex Telles, geçen yıl aldığı teklifler hakkında yöneltilen soruya, 'Resmi olarak gelen bir şey yok ama bu tip haberler çıkıyor. Bu haberler beni daha çok motive ediyor. Benim için öncelik Galatasaray. Bir şeyleri iyi yaptığınız zaman mutlaka teklifler gelecektir ama Galatasaray'da mutluyum, buradayım.' yanıtını verdi.'ABDÜRRAHİM BEYİ BANA ANLATTILAR'Yeni yönetimle ilgili, 'Başkanımız geldiğinde beraber yemek yedik. Sıcakkanlı, Galatasaray'a yardım etmek için gelmiş bir insan. Abdürrahim beyi herkes bana çokça anlattı. Onla da çalışma fırsatı buldum. Şuan için olumlu bir hava olduğunu düşünüyorum.' diyen Brezilya'lı, ligdeki durumlarıyla ilgili ise 'Lideriz ama eleştiriler olabiliyor. Ben takım arkadaşlarımız, hocamız. Hepsi çok değerli kaliteli oyuncular. Kimsenin şüphesi olmasın, elimizden geleni yapacağız.' yorumunu yaptı.Skorer
Game of Thrones Oyunu Çok Yakında Geliyor
Game of Thrones ile oyun dünyasına da “Kış Geliyor”The Walking Dead , Wolf Among Us ve Monkey Island serileri ile yakından tanıdığımız Telltale Games , “ Buz ve Ateşin Şarkısı ” serisi üzerine yapılacak olan, Game of Thrones: A Telltale Games Series için yayınlanacak olan ilk bölümün çok yakında olduğunu duyurdu.Telltale Games tarafından yayınlanacak olan ilk bölümün ismi “Iron From Ice – Demirden Buza” olacak. Yaz mevisiminde geliştiriciler tarafından atılan bir tweet “ Ejderhaların Dansı ” kitabından bir alıntı yapıyor, oyunun merkezinde “ Forrester Hanedanı ” olacağını düşündürtüyor.İlk bölümün ismini de barındıran resimde geçen “ altı bölümün ilki ” ifadesi, normalde beş bölümlük seriler yapan Telltale Games ‘in, Game of Thrones serisini altı bölüm olarak çıkartacağını gösteriyor.
Reklam
Mimarlardan Papa'ya: Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na Gelmeyin
Mimarlar Odası Ankara Şube yöneticileri, 28 Kasım'da Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın ilk yabancı konuğu olarak ağırlanacak olan Papa Francis'e mektup yazdı. Mektupta, 'İlk konuğu olacağınız Cumhurbaşkanlığı Sarayı kaçak. Bu nedenle davete katılmayın' dendiMimarlar Odası Ankara Şubesi yöneticileri, 28 Kasım'da ''Saray''ın ilk yabancı konuğu olacak Papa Francis'e mektup yazarak, Atatürk Orman Çiftliği'ndeki ''kaçak saray''ın hukuksuzluğuna ilişkin rapor gönderdi. Mimarlar, Papa'dan binada yapılacak davete katılmamasını, sarayın ''kaçak'' olduğunu, bu yüzden yapıyı meşrulaştırmamalarını istedi. Atatürk Orman Çiftliği'nde yapılan ''kaçak saray''a ilişkin olarak Mimarlar Odası Ankara Şubesi açtığı davaların yürütmeyi durdurma kararlarını dayanak göstererek, ''Ak Saray''ın meşrulaştırılmaması için tüm kurumlara devlet başkanlarına, elçiliklere davetlere katılmaması için mektup yazmaya ve dosya göndermeye devam edileceği vurgulandı.Vatikan'dan randevu istedilerKonuyla ilgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, 'Atatürk Orman Çiftliği mücadelesini uluslararası boyuta taşıdık, buna devam edeceğiz, olumlu tepkiler ve cevaplar geliyor, yabancı basın kuruluşlarının ilgisi ve bilgi edinme istemi devam ediyor. Bu işin takipçisiyiz, gelen her yabancı konuğa raporlarımızı ve mektuplarımızı ayrıca ileteceğiz.' dedi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Vatikan Büyükelçiliği'nden randevu istedi.CNN Türk
3 Ayda 63 Cinayet İşlendi, Tek Fail Yok
Doğu ve Güneydoğu’da son 3 ayda gerçekleşen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 63’ü buldu. En yetkili ağızların ‘Failler yakalandı’ açıklamasına rağmen henüz hiçbir cinayet aydınlatılamadı. Bazı olaylarla ilgili yayın yasağı getirildi. Gelişmeler, faili meçhul ölümlerin zirve yaptığı 90’lı yılları hatırlattı.Türkiye, son dönemde faili bulunamayan cinayetlerle çalkalanıyor. Bingöl, Yüksekova ve Diyarbakır’da sokak ortasında 8 güvenlik görevlisi şehit edildi. Kobani olaylarında 48 kişi hayatını kaybetti. Adana’da bir gazeteci, Suruç’ta eski belediye başkanı ve oğlu infaz edildi. Son 3 ayda faili meçhul saldırılara kurban gidenlerin sayısı 63’ü buldu. Bazı olaylardan sonra gözaltına alınan isimler oldu, bazılarında hiçbir işlem yapılmadı. 3 askerin şehit edildiği Yüksekova saldırıları için yayın yasağı getirildi. Devlet yetkilileri, henüz ifadeleri bile alınmayan şüpheliler için ‘Failler yakalandı’ açıklaması yaptı. Ama tetiği çeken isimler bulunamadığı gibi olayların üstündeki sis perdesi de aralanamadı. Faili meçhul cinayetlerin zirve yaptığı 90’lı yılları andıran gelişmeler sadece bölge halkını değil bütün ülkeyi endişelendiriyor. HDP Milletvekili Altan Tan, 6-7 Ekim olaylarından dolayı Başbakan ve İçişleri Bakanı hakkında suç duyurusunda bulunurken, vefat eden lise öğrencisi Yasin Börü’nün annesi Hatice Börü, devletin kendilerini PKK’nın insafına bıraktığını söyledi.Türkiye’de son zamanlarda işlenen birçok cinayetin faili yakalanamadı. Bingöl, Yüksekova ve Diyarbakır’da sokak ortasında 8 güvenlik görevlisi şehit edildi. Kobani olaylarında 48 kişi hayatını kaybetti. Adana’da bir gazeteci, Suruç’ta eski belediye başkanı ve oğlu infaz edildi. Bazı olaylardan sonra gözaltına alınanlar oldu, bazılarında hiç gözaltı yapılmadı. Yetkili ağızlar henüz ifadeleri bile alınmayan şüpheliler için ‘olayların faili yakalandı’ diye açıklama yaptı. Ama tetiği çeken isimler bulunamadığı gibi olayların üstündeki sis perdesi de aralanamadı. Bunun son örneği Hakkari Yüksekova’da üç askerin şehit edildiği saldırıda yaşandı. 25 Ekim günü Yüksekova’da sivil giyimli Jandarma Uzman Çavuş Ramazan Gülle, er Ramazan Köse ve er Yunus Yılmaz, maskeli şahıslar tarafından şehit edildi. Olaydan sonra, suikastla ilgili 6 kişinin gözaltına alındığı duyuruldu. Olayın faili olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan şahıslardan 4’ü, daha emniyetteyken delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. 2 kişi ise uyuşturucudan kaydı olduğu gerekçesiyle adliyeye sevk edildi. Mahkeme, denetimli serbestlik kararı vererek şahısları serbest bıraktı. Olaydan bir gün sonra 3 kişi daha gözaltına alındı. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Hakkâri Valiliği, temmuz ayında Uzman Çavuş K.U.’nun yaralanması olayı ile ilgili E.A. isimli şahsın Bodrum’da yakalandığını belirtti. Açıklamada, “Yüksekova’da 3 askerin şehit edilmesi olayının faili olduğu değerlendirilen K.T. ve O.C. ise Yüksekova’da gözaltına alınmıştır.” denildi. Başbakan Ahmet Davutoğlu da, “Yüksekova’da askerlerimizi şehit edenler yapılan takiplerle yakalandılar ve adalete teslim edildiler.” ifadelerini kullandı.TUTUKLAMA GEREKÇESİ CİNAYET DEĞİLAncak ‘olayın faili’ olduğu belirtilen 3 kişinin yapılan sorgularında cinayete karışmadıkları ortaya çıktı. Mahkemeye sevk edilen şüphelilerin delil yetersizliğinden serbest bırakılmalarına karar verildi. Bunun üzerine Hakkâri Emniyeti, yeni formüller aramaya başladı. Başbakan’ın kamuoyuna ‘faillerin yakalandığını’ açıkladığı; ancak söz konusu kişilerin serbest kaldığı belirtilerek Ankara’yla görüş alışverişinde bulunuldu. İddiaya göre, mahkemenin serbest bıraktığı şüpheliler emniyette bekletildi. Savcıdan aynı şahıslar için ikinci kez gözaltı kararı çıkarıldı. Daha sonra farklı bir hâkimin önüne çıkarılan 3 kişiden 2’si tutuklandı. Ancak tutuklama gerekçeleri yine farklılık gösterdi. Şahıslardan biri, temmuz ayında gerçekleşen yaralama olayından dolayı cezaevine konuldu. 19 yaşındaki K.T. ise temmuz ayında gerçekleşen yaralama olayı ve Yüksekova’da 3 askerimizin şehit edildiği olayda gözcülük yaptığı iddiasıyla tutuklandı. K.T. olayın yaşandığı dakikalarda bir kargo şirketinde olduğuna dair kamera kayıtlarını mahkemeye sunmasına rağmen cezaevine gönderildi. K.T.’nin avukatları, suikastın saat 15.45’te gerçekleştiğini, Tekin’in saat 15.44’te halen kargoda olduğunu vurguluyor.BİNGÖL SUİKASTI MUAMMAYA DÖNDÜBingöl Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ile Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu’nun şehir merkezinde şehit edildiği saldırının failleri de henüz yakalanamadı. İki polisin şehit edilmesinin hemen ardından Genç’te 4 kişinin güvenlik güçleri tarafından öldürülmesi üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Failler cezalandırıldı.”, Başbakan Ahmet Davutoğlu “Failler öldürüldü.” demişti. İçişleri Bakanı Efkan Ala ise saldırıdan sonra basın toplantısı düzenlemiş ve 5 kişinin öldürüldüğünü açıklamıştı. Ancak öldürülen 4 kişinin üzerinden çıkan iki Kalaşnikof marka tüfeğin yapılan balistik incelemesinde Bingöl şehir merkezindeki olayda kullanılmadığı ortaya çıktı. Saldırının gerçekleştirildiği 9 Ekim’de Genç ilçesi girişinde çıkan çatışmada öldürülen 4 kişi ile birlikte olduğu öne sürülen ve o tarihten beri aranan Erhan Şenyuva da, 3 Kasım’da Bingöl merkezde bulunan bir evde gözaltına alındı. Şenyuva, ifadesinde suikastla ilgisi olmadığını, kiraladığı aracın hiçbir şekilde olayın gerçekleştiği yere gitmediğini belirtti. Saldırı anıyla ilgili bölgedeki kameralardan herhangi bir görüntü elde edilemedi. Olaydan hemen sonra bütün görüntülerin MİT tarafından toplanarak Ankara’ya götürüldüğü ileri sürülüyor. Emniyetin elindeki kamera görüntülerinde, sadece olayı gerçekleştiren bir kişinin ayakkabısının göründüğü, saldırıda kullanılan araçların plakasının okunamadığı iddia ediliyor. Suikastı gerçekleştirenlerin olaydan sonra mobeselere girmediği öğrenildi. Ayrıca istihbarat, terör, kaçakçılık ve organizeden sorumlu emniyet müdür yardımcısı Muharrem Ay’ın, saldırganların silahının tutukluk yapması üzerine olaydan yara almadan kurtulduğu belirtiliyor.POLİS KATİLLERİ 77 GÜNDÜR MEÇHULDiyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde 26 ve 27 Ağustos’ta peş peşe iki polis cinayeti yaşandı. Osman Bal (42) ve istihbaratçı Ali Kızıloğlu (25), evlerinin önünde pusuya düşürülerek şehit edildi. Kızıloğlu’nun öldürülmesinde kullanılan tabanca, olaydan hemen sonra Peyas Mezarlığı’nda bulundu. Ancak gece yapılması gereken teknik takibin ‘daire başkanı rahatsız olmasın’ diye sabaha bırakıldığı, bu esnada olayın failinin kaçtığı anlaşıldı. Bir dizi ihmalle suçlanan Diyarbakır Emniyeti, cinayetlerin üzerinden 74 gün geçmesine rağmen faillere ulaşamadı. Bazı örgüt mensuplarının, lojman dışında kalan polislere yönelik keşif çalışması yaptığının belirlendiği, buna rağmen gerekli önlemin alınmadığı ileri sürüldü.Gazete dağıtıcısına karanlık kurşunAdana’da Özgür Gündem ve Azadîya Welat gazetelerini dağıtan Kadir Bağdu (46), arkasından yaklaşan kişilerin açtığı ateş sonucu 19 Ekim’de öldürüldü. Bağdu, Seyhan ilçesi Şakirpaşa Mahallesi’nde sabah saatlerinde gazete dağıtırken yanına motosikletle yaklaşan maskeli iki kişinin saldırısına uğradı. Otopsi raporunda Bağdu’nun kafasına 5 kurşunun isabet ettiği belirlendi. Katil zanlıları şu ana kadar yakalanamadı. 8 çocuk babası Kadir Bağdu’nun, 90’lı yıllarda Siirt’te köyleri yakıldığı için Adana’ya göç etmek zorunda kaldığı, 16 yıldır gazete dağıtıcılığı yaptığı öğrenildi.Cizre’de YDG-H infazıŞırnak’ın Cizre ilçesinde Abdullah Budak (22) isimli genç, Nur Mahallesi Karataş Sokak’ta 7 Kasım’da başından vurularak öldürüldü. PKK’nın gençlik yapılanması YDG-H’ye bağlı ‘Botan Şehit Rêber Timi’ sokakta bildiri dağıtarak cinayeti üstlendi. Budak’ın ajan olduğu, yargılandıktan sonra infaz edildiği belirtildi. Budak’ı öldüren kişiler bulanamadı. 8 Kasım’da Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde Osman Toprak’ın (46) işyerine gelen kişi ya da kişiler silahlı saldırıda bulundu. Başına bir el ateş edilen Toprak hayatını kaybetti ve aynı ilçede defnedildi. Failleri ortaya çıkarılamadı.HÜDA-PAR’lıların da failleri meçhulBingöl’ün Karlıova ilçesinde evinden çıkan Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) temsilcisi Fethi Yalçın, 22 Ekim’de uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Görgü tanıklarının iddialarına göre, saldırı beyaz renkli bir araç içerisinden uzun namlulu silahlarla gerçekleştirildi. Ancak failler yakalanamadı. HÜDA-PAR üyesi Cengiz Tiryaki de, Karlıova, Serpmekaya köyündeki evinde 9 Ekim Perşembe gecesi silahlı saldırıya uğradı. 10 gün yoğun bakımda kalan Tiryaki, kurtarılamadı. Cinayet, faili meçhul kaldı.Altan Tan: Ölüm var ama tek gözaltı yokHDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, 6-7 Ekim olaylarında Diyarbakır’da 3 gencin bir evde öldürüldüğünü ve birinin cesedinin aşağıya atıldığını gösteren görüntülere rağmen, bugüne kadar tek bir gözaltı ve tutuklama olmadığını belirtti. 5 Kasım’da Meclis’te basın toplantısı düzenleyen Tan, Emniyet yetkilileriyle görüştüğünü ve kayda değer tek bir cümle kurulmadığını söyledi. Başbakan, İçişleri Bakanı, Diyarbakır Valisi ve savcı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirtti ve ekledi: “Bunlarla ilgili işlem yapacak varsa suç duyurusunda bulunuyorum. Yoksa da deniz bitti diyorum.”AZİZ İSTEGÜN - İSMAİL AVCI | Zaman
Darijo Srna'dan Çocuklara 20 Ton Mandalina
Ukrayna Premier Ligi ekiplerinden Shakhtar Donetsk'in Hırvat kaptanı Darijo Srna, Donetsk kentindeki çocuklara 20 ton mandalina hediye etti.Kulüpten yapılan açıklamada, Srna'nın kulüp başkanı Rinat Akhmetov tarafından hayata geçirilen 'Çocuklara yardım edelim' projesi kapsamında iç savaştan etkilenen Donetsk kentindeki çocuklara 20 ton mandalina yardımı yaptığı bildirildi.Srna'nın doğduyu yer Hırvatistan'ın Metkovic kentinden getirilen ve dağıtımına Donetsk'in Budyonovskyi ile Proletarskyi bölgelerinden başlanan mandalinaların, hafta boyunca şehrin tamamında 23 bin 143 ilkokul öğrencisine ulaştırılacağı belirtildi.Açıklamada ayrıca, 11 yıldır forma giydiği Shakhtar Donetsk'te taraftarların desteğini her zaman hisseden Srna'nın Donetsk halkını destekleme zamanının geldiği ifade edildi.Ukrayna'da Rusya yanlısı ayrılıkçılarla silahlı çatışmaların sürdüğü doğu bölgelerinde, günlük yaşam olumsuz etkilenmeye devam ediyor. İç savaş nedeniyle tesisleri ve stadı zarar gören Shakhtar Donetsk, bu sezon iç saha maçlarını ülkenin batısında bulunan Lviv kentinde oynuyor.Eurosport
Reklam