Bu içeriğimizde bir araya getirdiğimiz fotoğrafları görünce, bu fotoğrafların bir film seti için photoshop aracılığıyla yaratıldığını düşünebilirsiniz. Gerçekten de bu fotoğraflar bir düş gibi görünüyor insanın gözüne. Ama emin olun ki hiçbirinde ne bir oynama ne de bir düzenleme yapıldı. Bu fotoğrafların her biri dünya üzerinde bulunan doğal alanların görüntüleri. İşte dünyanın ne kadar güzel ve eşsiz bir yer olduğunu bizlere hatırlatan, birbirinden muhteşem o doğal güzellikler;
İspanya'nın Real Madrid ekibi, Araplarla yaptığı ekonomik anlaşma gereği 1908 yılından beri kullandığı 106 yıılık kulübün ambleminden haç işaretini kaldırmak zorunda kaldıBu ilginç anlaşma Real Madrid'in Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan Ulusal Abu Dabi Bankası arasında yaşandı. Banka ile yapılan anlaşmada Real Madrid'i tutan Arap futbolseverler için kulübün amblemini taşıyan kredi kartları çıkarılması kararı alındı. Ancak Banka yönetimi Madrid kulübünün ambleminde haç işareti olduğunu vurgulayarak bunun müslümanlar için hoş karşılanmayacağı hatırlatıldı.Bu itiraz üzerine devreye giren Real Madrid Kulübü Başkanı Florentino Perez, anlaşmadan sağlayacağı ücreti kaçırmamak için bir orta yol buldu. Başkan Perez, Real Madrid'in 106 yıllık resmi ambleminden sadece Birleşik Arap Emirlikleri'nde geçerli olmak üzere haç işaretinin kaldırılmasına karar verdi. Bu karar Real Madrid'li futbolseverlerin tepkisini çekti. Taraftarlar ambleminin kulübün tarihini ve onurunu temsil ettiğini ileri sürerek bunun paraya pazarlık yapılmasını eleştirdiler.Haber Türk
Ankara Sinema Derneği’nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği Gezici Festival, 20’nci yılını kutlamaya hazırlanıyor. 28 Kasım - 8 Aralık 2014 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan yola çıkacak. 28 Kasım - 4 Aralık’ta başkentteki gösterimleri devam ederken, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nin katkılarıyla, 3-7 Aralık tarihleri arasında Eskişehir’e konuk olacak. Gezici Festival yolculuğunu, son üç yıl kendisine coşkulu bir şekilde ev sahipliği yapan Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla, 5 - 8 Aralık’ta Sinop’ta tamamlayacak.
Katy Perry, Nina Dobrev, Suki Waterhouse, Cody Simpson, Dianna Agron, Danny O'Donoghue,Will.i.am, MAGIC! ve Adam Lambert gibi birçok ünlü bir araya gelerek Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 25. yıldönümünde çocuk hakları farkındalığını oluşturmak adına düzenlenen UNICEF'in #Imagine projesi için John Lennon'ın 'Imagine' şarkısını söyledi.
Bu nevi şahsına münhasır abimiz, bünyesinde barındırdığı bir çok özellikle henüz mesleğe adım atmamış bir çok iletişim öğrencisine rol model olmaktadır. Kendisi hem bir köşe yazarı, hem de futbol yorumcusu olmakla birlikte kendine has hitabet tarzıyla kitleleri peşinden koşturan bir kanaat önderidir.
1900-1914 tarihleri arasında, Güell ailesinin soyluluk göstergesi olarak yaptırılan park, 1923'ten sonra halka açılmıştır. Ana girişte taştan yapılmış, mantarları anımsatan kubbe biçimli çatıları olan iki yapı bulunuyor. Yapıların birinde ilginç bir kule var. Park alanındaki yapıların çoğu, canlı renkleri içeren seramik parçaların bir araya getirilmesiyle yapılan mozaikle kaplı. Parkın girişindeki merdivenli yol, sütunlarla süslenmiş büyük meydana kadar uzanıyor.
Hiç uçağa binerken uçağın renklerine dikkat ettiniz mi? İşte dünya çapındaki binlerce uçak meraklısı insanın ilgisini çeken uçak boyamalarından 25 tanesi. Herkese iyi uçuşlar...
İkinci Dünya Savaşı’nda, “Mona Lisa” ve “Medusa’nın Salı” gibi eserleri Louvre Müzesi Müdürü Jacques Jaujard’ın nasıl sakladığını anlatan Fransız belgeseli yayınlanmaya hazırlanıyor. Belgeselin yayın haklarını satın almak için dünyanın birçok ülkesinden televizyon kanalı sıraya girdi.Başta Britanya televizyon kanalları olmak üzere birçok ülke son günlerde bir Fransız belgeselinin peşinde koşuyor. Illustrious Yet Unknown/ Illustre et Inconnu adlı belgesel, İkinci Dünya Savaşı sırasında Louvre Müzesi’nin Müdürü Jacques Jaujard’ın, çok gizli bir operasyonla, başta Mona Lisa olmak üzere, müzede sergilenen değerli eserlerin tamamını savaştan 10 gün önce nasıl sakladığını anlatan gerçek bir hikâyeyi anlatıyor. Yönetmenliğini Jean- Pierre Devillers ve Pierre Pochart’ın üstlendiği belgesel, gerçek arşiv görüntüleri, animasyonlar ve Fransız aktör Mathieu Amalric’in sesiyle hayat buldu.GEORGE CLOONEY DE YAPTIJaujard’ın emrinde çalışan Rose Valland, Naziler tarafından yağmalanan 45 bin değerli tablonun gizlice tek tek kaydını tutmuş ve bu kayıtlar, 1945’den sonra eserlerin yerlerine iade edilmesinde çok önemli bir rol oynamıştı. Valland’ın bu cesareti ayrıca, Oscar’lı aktör George Clooney’nin yönettiği ve başrolünde Cate Blanchett’ın yer aldığı The Monuments Men/ Hazine Avcıları filmine de konu olmuştu. Ancak Jaujard, pek az kişi tarafından biliniyordu.Jacques Jaujard, ilk kez 1938’de İspanya İç Savaşı sırasında, Madrid’de bulunan Prado Müzesi’ndeki eserlerin, İsviçre’ye korunma amacıyla kaçırılmasında görev almıştı.TAMİRAT BAHANESİYLE MÜZEYİ KAPATTIBüyük savaşın hemen öncesinde Hitler’in, taviz verilerek yatıştırılması politikasına asla inanmayan Jaujard, ülkesi için en kötü senaryoya karşın hazırlık yapmaya başladı. 1939’da, İkinci Dünya Savaşı başlamadan 10 gün önce Louvre Müzesi’ni “tamirat” bahanesiyle üç gün boyunca kapatan Jaujard, yüzlerce çalışanı ve sanat öğrencisiyle, bu sanat hazinesini tahta kasalara yerleştirdi. Tahta kasalara sığmayacak kadar büyük olan Veronese’in Cana’da Evlenme Töreni, başarıyla rulo yapıldı, Géricault’nun Medusa’nın Salı tablosu da üstü açık bir kamyonete konularak, çok büyük battaniye ile örtüldü.203 ARAÇLIK KONVOYLAEserler, üç farklı renkle işaretlenerek kategorize edildi. Sarı daire çok değerli parçaları, yeşil daire büyük çalışmaları, kırmızı daireyse dünya mirasını temsil ediyordu. Mona Lisa’nın konulduğu beyaz kasanın üzerinde üç tane kırmızı daire vardı. Özel araçlar, ambulanslar, kamyonlar, nakliye kamyonetleri ve taksilerin seferber edildiği 203 araçlık konvoy, bin 862 parça tahta kasayı, bir Ağustos sabahı erkenden Fransa’nın çeşitli yerlerine dağılmış çok sayıda şatoya taşıdı.Naziler Fransa’yı işgal ettikten sonra Hitler, Fransız sanat koleksiyonu için Kont Franz Wolff-Metternich’i görevlendirdi.1940’da Fransa’ya gelerek Jaujard ile görüşen Metternich, Louvre’u gezmek istedi. Jaujard’ın anılarında yazdığına göre, Louvre’un tamamen boşaltıldığını gören Metternich’in içi rahatlamıştı.Metternich gibi Nazi Partisi üyesi olmayan Alman aristokratların, Jaujard’a Fransız sanat hazinelerini Nazi yağmasından koruma konusunda yardım ettikleri sanılıyordu. Nitekim, Jaujard, savaştan sonra De Gaulle’e başvurarak, Metternich’e Légion d’honneur nişanı verilmesini istemişti.GUARDIAN
Bilimsel araştırmalar ışığında konuşuyoruz. Erkeklerin ortalama 14 saniyede bir seks düşündüğü çok ciddi (!) bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış bir durum. Bu demek oluyor ki, dakikada 4, 1 saatte 240, 8 saatlik bir mesaide yaklaşık 1900 defa seks düşünüyorlar. Bu kadar çok seks malzemesini nereden bulduklarına başka bir içerikte değinmeyi düşünüyoruz diyerek, asıl konumuza dönelim. Beyinlerinin %10'unu kullanan, bu %10'un da %98'ini sekse tahsis eden erkekler kalan %2'lik boş alan ile ne düşünüyor olabilir onu eğilmek istedik. İşte o %2'lik kısmı oluşturan %100.Erkekler bu içeriği patronunuza okutmayın, yoksa sizi işten çıkarıp yerinize bir dal parçasını işe almayı düşünebilir.
Futuristika, bir yandan en ağırbaşlı tavrıyla sanat ve dünya meselelerinekafa yorarken, bir yandan da en hafif meşrep haliyle başka bir yerde Türkçeokumadığınız konulardan bahsetmeye çalışıyor.Futuristika, kar amacı gütmeyen bir online dergidir ve gönüllükatılımcıların katkılarıyla yürüyen bir projedir. Futuristika, kulaktan kulağayayılan fısıltılarla ününü korumaktadır.http://www.futuristika.org
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yeni Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) yönetmeliğini bugünkü Resmi Gazete'de yayınladı. Son yönetmelikte, çevre katliamlarına yol açan 3. köprü, 3. havaalanı gibi projeler için Anayasa Mahkemesi kararına karşın “ÇED'den muaf” tutulurken, toplu konut projeleri, AVM'ler ve golf sahaları için ÇED olumlu raporu aranmayacak.Hakan Dirik'in Cumhuriyet'te yer alan haberine göre yeni yönetmelikte, Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği “23/6/1997 tarihinden önce kamu yatırım programına alınmış olup, 29/5/2013 tarihi itibariyle üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesisler Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır” hükmü, aynen korunuyor. AKP, böylelikle çevre katliamlarına başladığı 3. havaalanı, 3. köprü, İstanbul-İzmir otoyolu gibi projelerini ÇED incelemesinden kaçırdı.Yeni yönetmeliğe göre; 100 odanın altındaki oteller, 500 konutun altındaki toplu konut projeleri, yıllık üretimi 30 bin tonun altındaki balık çiftlikleri ve golf tesisleri için de ÇED aranmayacak.
Frank Miller'ın 'fantastik üstü tarihi' grafik romanı 300'den esinlenerek çekilen Zack Snyder'in yönettiği, Gerard Butler'in ise Sparta kralı Leonidas'ı canlandırdığı 300 Spartalı filminin dövüş sahneleri, bir kısa filme ilham oldu. Bir grup sporcu tarafından spor salonunda çekilen film, gerçeğini aratmadı.
Danimarkalı Neander tiyatrosunun yarattığı BLAM!, ofis ortamını bambaşka bir yere dönüştüren dört memurun hikayesini sözsüz tiyatro formatında aktarıyorÇalışma hayatının sıradanlığında boğulan dört memurun, sınırsız hayal güçleriyle bambaşka bir dünyaya dönüştürdükleri ofislerinde geçen, komedi ve aksiyonu akrobasi ve sözsüz tiyatro ile birleştiren BLAM!, 29 Kasım - 7 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez Zorlu sahnesine konuk olacak.The Office ile Die Hard'ın kesiştiği yerDört dahiyane memur, sabahtan akşama kadar süren dayanılmaz sıkıcı mesai saatlerinden bir kaçış yolu ararken gündelik hayatın sil baştan oluşturulduğu, hayal ürünü bir oyun yaratır. Bu ilginç fikirden doğan kahkaha ve enerji dolu BLAM!'de sıradan bir işyeri, çalışanların sevdikleri filmlerden sahneler canlandırdıkları, uzaylılar, süper kahramanlar ve beyaz perdenin klasikleşmiş kötü adamlarının işgal ettiği bir dünyaya dönüşüyor. Kalemler, defterler, not kağıtları havada uçuşuyor, BLAM! ile izleyicileri, adrenalinin doruğa çıktığı, heyecan ve kahkaha dolu bir performans bekliyor.İzlanda asıllı Danimarkalı tiyatrocu Kristjan Ingimarsson'un, Danimarka'da Neander Tiyatrosu için yarattığı BLAM!, Ingimarsson tarafından “Die Hard'ın The Office ile kesişimi” olarak tarif ediliyor. Komedi ve aksiyonu akrobasi ve sözsüz tiyatro ile birleştiren BLAM!, 29 Kasım - 7 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi Drama Sahnesi’nde izleyicilerle buluşacakMilliyet Sanat
24 Kasım Öğretmenler Günü için 81 ilden Ankara’ya gelen öğretmenler 2 ay önceden 100 puanlık bir değerlendirme formu ile seçildi.Öğretmenlerin Ankara’ya gelmesinde mesleki tutum, değer ve davranışlarından eser ve projelerine, kılık ve kıyafetlerinden milli ve manevi davranışlarına kadar çok sayıda kriterden aldıkları puan etkili oldu. Cumhuriyet'ten Sinan Tartanoğlu'nun haberine göre, seçilen öğretmenlerin hiçbirininin muhalif sendikalara üye olmadığı, birçoğunun hükümete yakınlığı ile bilinen Eğitim Bir- Sen’e üye oldukları öğrenildi. Öğretmenler Günü’nde, yaşamını yitiren öğretmenler için tüm yurttan imam hatip lisesi öğrencileri hatim indirdi, hatim duası ise Ankara’da okundu.24 Kasım Öğretmenler Günü, dün tüm yurtta resmi törenlerle kutlandı. 81 ilden getirilen 204 öğretmen Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Milli Eğitim Bakanlığı, 81 ilden kutlama ve törenler için gelecek öğretmenlerin belirlenmesi için yaklaşık 2 ay önceden çalışmaya başladı.Erdoğan'ın öğretmenleri de Saray'daErdoğan’ın öğretmenler için düzenlediği resepsiyon, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen ilk resepsiyon oldu. 81 ilden Ankara’ya getirilen 204 bir kısmı Başbakanlığa, bir kısmı da Meclis’e götürüldü. Saray’da ise 204 öğretmenin tamamın ağırlandı. Köyk kaynakları saraya giden öğretmenlerin bölgelerindeki başarılarına göre seçildiğini bildirdi. Saray’ın konukları arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öğretmenleri de yer aldı. Hasan Çelikkaya, Yaşar Ferhasoğlu, Celalettin Dayınlarlı, Ahmet Kahraman, Hasan Küçük, Selahattin Kaya, Yusuf Karaca ve Semra Ünal Acar da resepsiyona katıldı.İl milli eğitim müdürlüklerinde, “Mesleki Değerlendirme Komisyonları” kuruldu. Komisyonlar, öğretmenleri 100 puan üzerinden hesaplanan bir değerlendirme formu hazırladı. Değerlendirmeye girecek öğretmenlerin mesleki kıdemlerinin en az 5 yıl olması, son üç yıl içinde maaş kesimi ve ağır ceza almamış olmaları koşulu getirildi. Ankara’ya gelecek öğretmenler, “tutum, değer ve davranışlarından” 30, “eserlerinden” 20, “projelerinden” 20, “ulusal ve uluslararası makalelerinden” 15, “lisansüstü eğitimleri ve yabancı dil seviyelerinden” ise 15 puan üzerinden değerlendirildi.Bu kriterlerin içindeki bazı değerlendirme puanları dikkati çekti. Ankara’ya gelecek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sarayında ziyaret edecek öğretmenler, “öğrencilerine karşı tutum ve davranışları”, ‘kılık ve kıyafetinin bir öğretmene yakışır olması’, ‘mesleğini icrası sırasında vicdani, manevi, milli ve insani’ davranışları” üzerinden de puanlandı.100 puanlık değerlendirme formunda en yüksek puanı alan 3 öğretmenin ismi Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme Geliştirme Genel Müdürlüğü’ne gönderildi. Ankara’ya gelecek öğretmenlerin isimlerini ise bizzat Milli Eğitim Bakanı Avcı onayladı. Öğretmenler 22-25 Kasım tarihleri arasında Başkent Öğretmenevi’nde kaldı. Törenler için öğretmenlerin koyu renkli kıyafet giymeleri istendi.Sinan Tartanoğlu | Cumhuriyet
Kobani eylemleriyle kesilen HDP heyetinin İmralı ziyaretleri bu Pazar yeniden başlıyor. HDP heyetin yeni isimler eklenerek adaya gideceğini açıkladı.Halkların Demokratik Partisi (HDP) İmralı heyetinin 6-7 Ekim'deki Kobani eylemleri sonrası kesintiye uğrayan PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmesi yeniden başlıyor.Al Jazeera Türk’ün edindiği bilgilere göre, HDP’liler 30 Kasım pazar günü İmralı’ya gidecek. Heyette yer alan HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken ile HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder bu Pazar günü İmralı Adası’na gidecek.İki yeni isim de İmralı’ya gidebilirHükümet ile HDP arasındaki görüşmelerde gündeme gelen ve Öcalan’ın da talep ettiği heyetin genişletilmesi de hayata geçiriliyor. HDP yapılacak görüşmeyi duyururken heyetin 'genişletilmiş haliyle' İmralı'ya gideceğini duyurdu. Genişletilmiş heyetin içinde yer alacak olan isimlerin Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı eski DEP milletvekili Hatip Dicle ve Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nden (DÖKH) Ceylan Bağrıyanık olması bekleniyor.‘Mutlak eylemsizlik’ konuşulacakBir ay sonra gerçekleşecek görüşmede kritik konuların konuşulması bekleniyor. Bunların başında, Hükümet’in “kamu düzeninin sağlanması” olarak ifade ettiği “mutlak eylemsizlik” konusu geliyor. “3. Göz” olarak tanımlanan İzleme Kurulu’nun kurulması, İmralı’da Öcalan için sekretaryanın oluşturulması da konuşulacak konular arasında.Kobani eylemleri görüşmeleri durdurduHDP’in İmralı heyeti son olarak 1 Ekim 2014’te Öcalan’la görüşmüştü. Bu görüşmeden sonra, IŞİD’in Kobani’ye yönelik saldırılarını protesto etmek için Türkiye’de 6-8 Ekim’de yaşanan ve 40’dan fazla kişinin hayatını kaybettiği olaylar yaşandı. Olaylarla birlikte çözüm süreci kesintiye uğrarken, HDP heyetinin, İmralı’ya gitmesi de askıya alınmıştı. Tıkanıklık, hükümet ile HDP'nin geçen hafta yaptığı görüşmeler sonrası aşılmıştı.Al Jazeera Turk
Tokat T Tipi Cezaevi’nde 16 kişilik koğuşta eşcinsel mahkum tecrit altında tutuluyor. Cezaevi, Meclis İnsan Hakları Komisyonu’ndan geçer not alamadı.TBMM İnsan Hakları Cezaevi Alt Komisyonu, 6 Kasım 2014 günü incelemelerde bulunduğu Tokat T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumları’na ilişkin raporunu tamamladı. Komisyon,15 maddede cezaevindeki eksikliklere dikkat çekerken, tecrit edildiği anlaşılan bir eşcinselin yalnızlığı incelemeye damgasını vurdu. Komisyon, 16 kişilik koğuşta tek başına kalan eşcinsel bir mahkûmla görüşme yaptı. Mahpus, idareyle hiçbir sorunu olmadığını söyledi ancak, tek başına kalmaktan ve hiçbir aktiviteye katılamamaktan dolayı canının çok sıkıldığını anlatarak içini döktü. Çalışmak istediğini ancak odada tek başına yapacağı bir şey olmadığını da söyleyen eşcinsel mahpus, cezaevinde parasız olmanın da çok sıkıntı doğurduğunu söyledi. Ailesinin kendisi ile görüşmediğini ve para alacak kimsenin olmadığını ifade etti. Komisyon, mahkuma, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvurmasını söyledi ve kendilerine eşlik eden İnsan Haklarından sorumlu Vali Yardımcısı Mehmet Suphi Küsbeci’den başvurunun takibini rica etti. Meclis heyeti daha sonra cezaevi müdürü ile bir görüşme yaptı. Mahkumun, eşcinsel olan başka mahkûmlarla birlikte kalabileceği başka bir cezaevine (Bafra) sevk talebinde bulunduğu ancak talebin Bakanlıkça reddedildiği ortaya çıktı. Önümüzdeki günlerde, talebin yineleneceği belirtildi. Komisyon raporunda, mahkûmun kuruma ilk geldiği günlere nazaran psikolojik olarak gelişme gösterdiği ve kurum psikoloğuyla da sık sık görüşme yaptığı bilgisine yer verdi.Tokat T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu inceleme heyetinde, Alt Komisyon Başkanı ve Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, Ağrı Milletvekili Mehmet Kerim Yıldız ve Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve komisyon uzmanları yer aldı. Alt komisyon raporu bugün üst komisyonda görüşülecek. İnceleme, cezaevinden gelen 61 şikayet başvurusu üzerine yapıldı. Komisyonun, cezaevine ilişkin raporunda i “ Değerlendirme ve Sonuç” bölümü şöyle.Tokat T Tipi Ceza İnfaz Kurumu bu doğrultuda inşa edilerek 9/10/2009 tarihinde hizmete açılmıştır. Şehir merkezinden 30 kilometre uzaklıkta bulunan Kurumun kapalı bölümü 1040, açık bölümü ise 96 kişi kapasitelidir. Heyetimizin ziyarette bulunduğu tarihte kapalı bölümde kapasite fazlalığı bulunmamakla birlikte açık bölümde bulunan hükümlü mevcudu 169’dur.Heyetimizce yapılan gözlemler ve mahpuslarla yapılan görüşmeler, Adalet Bakanlığı’nın yukarıda sıralanan cezaevleri stratejisi ile birlikte düşünüldüğünde ilk olarak şehir merkezinden oldukça uzakta bulunan ve yüksek kapasiteli –kapasite üstü mahpusun da barındırıldığı- bu tür cezaevlerinin planlanan infaz sistemi açısından isabetli olup olmadığıdır. Zira her ne kadar kurum bir “kampüs” adı altında hizmet verse de, Kurum sağlık hizmeti başta olmak üzerek pek çok hizmet için dışa bağımlıdır. Rehabilite edici kurslar, atölyeler ve spor imkânları bu kadar yüksek sayının ihtiyacına karşılık gelememektedir. Dolayısıyla tüm bu olgular mahpuslar, aileleri, cezaevi personeli ve hatta şehir halkı açısından maddi ve manevi maliyeti artıran bir durumdur.MAHPUSLARIN İKAMET YERİ VE YAKININDA BARINDIRMA TALEPLERİ İNSANİ 1)Yeni inşa edilen ceza infaz kurumlarının planları kapsamlı olarak yapılmalı, maliyet analizleri uzun vadeli olarak hesaplanmalı, merkezden uzakta açılan ve kampüs şeklinde hizmet veren büyük kurumların temel ihtiyaçlarının mümkün olduğunca kampüs içinde giderilmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.2)Mahpuslar sıklıkla ailelerinin ikamet yeri ve çevresinde barındırılmayı talep etmektedir. Bu talebin son derece insani olduğu ve yeni yapılan ceza infaz kurumlarına gerçekleştirilecek nakillerde, öncelikli olarak cezalarını ailelerinden uzakta infaz edenlerin durumu dikkate alınmalıdır.ULAŞIM ZORLUĞU NEDENİYLE AÇIK GÖRÜŞ DEĞERLENDİRİLMELİ3)Şehir merkezinden uzakta bulunan ceza infaz kurumlarına ulaşım zorluğu nedeniyle kapalı görüş hakkını kullanamayan ziyaretçilerin açık görüş yapabilmeleri ve/veya kullanılmayan ziyaret sürelerinin birleştirilmesi taleplerinin makul olduğu değerlendirilmekte olup mevzuat değişikliği ile bu imkânın sağlanması yerinde olacaktır.4)Kurumun sağlık hizmetlerinde yaşanan aksaklığın bir nebze giderilmesi maksadıyla mahpusların acil nakillerinde kullanılmak üzere bir ambulansın Kurumda sürekli hazır bulunması gerekmektedir.5)Kurumun yangın tertibatı güçlendirilmelidir.6)Spor imkânlarının artırılarak sportif faaliyetlerin gün ve süresinin mümkün olduğunca uzatılması yerinde olacaktır.TELEFON GÖRÜŞME HAKKI UZATILMALI7)Telefonla görüşme hakkının uzatılmasına yönelik mevzuat değişikliği çalışması uygun olacaktır.8)Yetersiz olan infaz koruma başmemuru/memuru sayılarının artırılması ve boş bulunan diğer kadroların doldurulması için gerekli tedbirler alınmalıdır.9)Mahpusların iyileştirilmesi ve onlara iş-meslek edindirilmesine yönelik kurs ve atölyelerin sayısının ve niteliklerinin artırılması gerekmektedir.KOĞUŞLARDA ÇAMAŞIR MAKİNESİ BULUNABİLMELİ10)Koğuşlarda çamaşır makinesi bulunması ya da kişisel eşyaların da kurum çamaşırhanesinde yıkanabilmesi için gerekli düzenleme yapılmalıdır.11)Kadın mahpuslar için sıcak su verilen süre artırılmalı, kadın ve çocuk mahpusların özel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli tedbirler alınmalıdır.12)İaşe bedelleri her yıl gözden geçirilerek günün koşullarına uygun olarak belirlenmelidir.TELEFON GÖRÜŞMELERİ SES YALITICI KABİN İÇİNDE GERÇEKLEŞMELİ 13)Telefon görüşmelerinin ses yalıtıcı kabin içinde gerçekleştirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması uygun olacaktır.14)Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndaki kapasite fazlası mahkumun yemek, barınma ve hijyen koşullarını olumsuz etkilediği açık olup mevcudun bir an önce kapasite ile uygun hale getirilmesi uygun olacaktır.15)Açık Ceza İnfaz Kurumu’nun, başta ziyaretçi kabul yeri olmak üzere fiziksel eksikliklerin giderilmesi ve Kurumun yolunun müstakil hale getirilmesi uygun olacaktır. Hülya Karabağlı | Zete