onedio
Ocakta Mahsur Kaldığı Gün Baba Oldu...
Karaman’ın Ermenek ilçesindeki maden ocağında mahsur kalan 18 işçiden Hüseyin Gültekin'in, kazadan saatler sonra bir oğlu dünyaya geldi.İşçi Hüseyin Gültekin (28) madende mahsur kaldıktan saatler sonra hamile eşi Ayşe Gültekin, Ermenek Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.Ayşe Gültekin, 3 kilo 200 gram ağırlığında bir erkek bebek dünyaya getirdi. Anne ve bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.Hem oğlu hem damadı mahsur Oğlu Hüseyin Gültekin (28) ile damadı Tezcan Gökce madende mahsur kalan 60 yaşındaki Hasan Gültekin yaşadıklarını paylaştı.Olayı televizyondan öğrendiğini dile getiren Gültekin, ne yapacağını bilemediğini kaydetti.'Sevinemedik'Gece boyunca oğlu ve damadının kurtarılması için dua ettiğini belirten Gültekin, şöyle devam etti:'Hüseyin henüz bir yıl önce evlenmişti. Bebeği olacağını öğrendiğinde adeta havalara uçmuştu. İlk bebeklerini kucaklarına almanın mutluluğunu yaşamak için adeta günleri sayıyorlardı. Ancak yaşanan acı olay nedeniyle oğlumun hevesi yarım kaldı. Gelinim dün torunumu dünyaya getirdi. Bebeği kucağıma alıp sevemedim bile. Hüseyin'in acısından torunumun dünyaya gelmesine bile sevinemedik.'AA
Maden Mühendisleri: Ermenek Planlama Hatası
Maden Mühendisleri Odası, Ermenek'te üç firmanın birbirinden habersiz planlama yapması nedeniyle, suyla dolu eski bir ocağa fazla yaklaşıldığını söyledi. Planlama hatasının Soma'ya benzer olduğuna dikkat çekildi.Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Maden Mühendisleri Odası (MMO), Ermenek’te 18 işçinin mahsur kaldığı madenle ilgili tespitlerini kamuoyuna sundu. Açıklamada, Ermenek'teki kazanın Soma faciasında olduğu gibi, havza madenciliği yapılmamasından kaynaklandığı ifade edildi.Olayın yaşandığı bölgede üç ayrı firmanın maden işlettiğini söyleyen MMO, bu firmaların ‘havza madenciliği’ yapmadığını, yani imalatlarının birbirlerini nasıl etkileyeceğini bilmeden planlama ve üretim yaptıklarını belirtti.Yakınlardaki eski madenlere fazla yaklaşılması nedeniyle, bu alanlarda yıllar boyu biriken yaklaşık 10 bin metreküp suyun ocak içerisine dolduğunu söyleyen uzman heyet, olayın planlama ve üretim hatası olduğunu ifade etti.“İşletmeler birbirlerinden habersiz”Açıklamada, Soma ve Elbistan’da yaşanan faciaların da benzer sebeplerle meydana geldiği ifade edildi:“Havza madenciliği, bir havzada bulunan madenlerin, bütüncül bakış açısı ile planlanması ve üretilmesi anlamına gelir.Aynı havzada farklı firmaların, değişik ya da aynı zamanda yaptıkları planlama ve üretimi birbirlerinden bağımsız, habersiz, birbirlerini olumsuz etkileyebilecek şekilde yerine getirilmesi politikası sürdükçe Soma‘da, Elbistan‘da ve son olarak Ermenek‘te yaşanan facialar gelecekte de yaşanabilecektir.”Maden ocağındaki su seviyesinin, işçilerin mahsur kaldığı seviyenin üzerinde olduğunu söyleyen MMO heyeti, ocakta çalışan işçilerin genellikle çevre köylerden geldiğini, sendikasız ve düşük ücretlerle çalıştıklarını aktardı.“En büyük sorumlu MİGEM”Madencilik faaliyetlerine ilişkin tüm bilgilerin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nde (MİGEM) toplandığını söyleyen heyet şu tespiti paylaştı:“MİGEM ruhsat verirken havza madenciliğini göz önünde bulundurmamakta, bu da planlama ve işletmede parçalı durum doğurmaktadır. Bunun sonucunda aynı sahadaki işletmelerden kaynaklanacak gaz ve su baskınları gibi tehlikeler bilinememekte, önlem alamamaktadır.”“Sektörde uygulanan rodövans ve taşeronlaştırma uygulamaları da parçalı üretim mantığı ile yürütüldüğü için kazanın başka bir diğer önemli nedenidir” diyen Maden Mühendisleri Odası, “Dolayısıyla kazanın ve kaybedilen canların en büyük sorumluluğu MİGEM‘e aittir” açıklamasını yaptı.Ellerindeki verilere göre 2008 yılında 43 maden çalışanının iş kazasında yaşamını yitirdiğini söyleyen MMO, bu sayının yıllar içinde düzenli olarak yükselerek bu yıl 400 civarına geldiğini ifade etti.Maden Mühendisleri Odası ayrıca ülkede her yıl bin 500 işçi ölümünün gerçekleştiğine dikkat çekerek, iş güvenliğine ilişkin kararlarda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yalnız hareket ettiği ve üniversitelere, sendikalara ya da meslek örgütlerine danışmadığı ifade edildi.Rodövans ve taşeronlaşma uygulamalarının acilen bitirilmesi gerektiğini savunan MMO, madenlerin mühendislik bilim ve tekniğine, ölçek ekonomisine ve havza madenciliğine uygun olarak planlanması tavsiyesinde bulundu.Kaynak: TMMOB Maden Mühendisleri Odası ve Al Jazeera
Bu Sanat Eseri Sizi Takip Ediyor
Ferrofluid, yani akışkan mıknatıs kullanılarak yapılan bu sanat eseri dikkatleri kendi üzerine çekmek için çaba sarf ediyor. Lin Zhang ve Ran Xie tarafından Interactive Architecture Lab at University College London’da geliştirilen ve Eye Catcher adı verilen projede sanat eseri yanından geçen kişiyi duvarda takip ediyor ve kişi incelemek için durduğunda ferrofluidden yapılma iki göz karşılık verircesine geri bakıyor. Bu projeyi gerçekleştirmek için mıknatıslardan yararlanan ikili, çerçeveyi duvarda sürebilen bir robottan yararlanıyor. Çerçeve içine gizlenmiş olan minik kamera geçen insanlar ile senkronize bir şekilde hareketi sağlamak kullanılıyor. Kamera aynı zamanda kişinin çerçeveye bakıp bakmadığını da saptıyor.
Başbakan Davutoğlu Ermenek'te: 'İhmalin Hesabı Sorulur'
Başbakan Davutoğlu, Ermenek'teki maden kazasıyla ilgili adli soruşturma başlatıldığını belirterek, 'İşletmenin ya da herhangi bir kurumun bir ihmali varsa kesinlikle hesabı sorulur' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Karaman'ın Ermenek ilçesinde su baskını nedeniyle 18 işçinin mahsur kaldığı maden ocağında incelemelerde bulundu.Eşi Sare Davutoğlu ile Ermenek ilçesine gelen Başbakan Davutoğlu'nu maden ocağında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ile diğer yetkililer karşıladı.İlk olarak Türk Kızılayı çadırına giden Davutoğlu, burada misafir edilen işçilerin yakınlarıyla görüştü. Davutoğlu, daha sonra Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD) Mobil Koordinasyon Merkezi'ne geçti.Burada, yürütülen çalışmalarla ilgili kendisine brifing verilen Davutoğlu, daha sonra maden ocağının girişine giderek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.Davutoğlu, incelemelerinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, zamanla yarışıldığını belirterek, 'Ama su yoğunluğu dolayısıyla ilerlemekte de zorluklarla karşılaşılıyor. Her halukarda elimizden gelen bütün çabayla bütün kurumlarımızla gece gündüz çalışmaktayız. İşçi yakınlarıyla da görüştüm. Her birinin acısını, üzüntüsünü, hüznünü paylaşıyoruz' dedi.Maden kazasıyla ilgili adli soruşturmanın başladığını belirten Davutoğlu, şöyle konuştu:'Su boşaltıldığı zaman kazanın gerekçeleri ortaya çıkacak. Herhangi bir şekilde işletmenin ya da herhangi bir kurumun bir ihmali varsa kesinlikle bunun hesabı sorulur. Kimsenin, şu veya bu gerekçeyle bir soruşturmadan azade olacağı, bigane kalacağı gibi bir kanaat sahibi olmaması icap eder.Maalesef birçok madenimizde çok eskiden beri devam eden çalışmalar olduğu için yeterli teknolojik altyapı sağlanamamış görünüyor. Teknolojik yenilenme de dahil olmak üzere madenlerimizin süratle modernizasyondan geçirilmesi lazım.'AA
Reklam
TSK'dan 3 Şehit Açıklaması
GENELKURMAY Başkanlığı, Yüksekova'daki saldırıda şehit olan 3 asker ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada saldırıyı PKK’nın gerçekleştirdiğini bildirdi. Açıklamada, '28 Ekim 2014 tarihinde 10.30 - 10.35 saatleri arasında sözde Medya Savunma Alanları sorumlusu 'Amed Malazgirt' kod adlı Fehmi Atalay ile sözde Cilo Eyaleti sorumlusu 'Kendal Glort kod' adlı Sadettin Dede ve sözde Yüksekova Öz Savunma Birimi sorumlusu Fazıl Çağrı adlı teröristler arasında gerçekleşen telsiz muhaberesinde; 25 Ekim 2014 günü Hakkâri Yüksekova'da şehit edilen 3 mensubumuzun sözde Yüksekova Öz Savunma Birimi sorumlusu Fazıl Çağrı adlı teröriste bağlı teröristler tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmiştir' denildi.İDDİALAR TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİ KARALAMAYA YÖNELİKTİRGENELKURMAY Başkanlığı ayrıca 28 ve 29 Ekim 2014 tarihli bazı gazetelerde 'İşte Kanıtı: Ankara - IŞİD İlişkisi Görüntülendi' ve 'Bu görüntüler Uluslararası Savaş Mahkemesine götürür' adlı haberlerle ilgili de yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, ' Bazı basın yayın organlarında yer alan iddialar tamamen gerçek dışı olup Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türk Silahlı Kuvvetlerini karalamaya yöneliktir' denildi.Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklama şöyle; '28 ve 29 Ekim 2014 tarihli bazı gazetelerde 'İşte Kanıtı: Ankara - IŞİD İlişkisi Görüntülendi' ve 'Bu görüntüler Uluslararası Savaş Mahkemesine götürür' başlıkları ile haberler yayımlanmıştır. Söz konusu haberler ile ilgili olarak yapılan incelemede; resmin çekildiği bölgenin, 3'üncü Hudut Alay Komutanlığı (Suruç / Şanlıurfa) Karaca Hudut Karakolu sorumluluk bölgesinde bulunan bir nöbet yeri olduğu, resimde görülen Kobra aracı ve askerî personelin, bu nöbet yerinde görev yapan ve devriye görevi icra eden unsurlarımız olduğu, ancak; Sınır hattı olan demiryolunu geçerken hudut nöbetçilerimiz tarafından iki kişinin görüldüğü, Bölgeye iki adet Devriye Timi sevk edildiği, Bölgeye ulaşan Devriye Timleri tarafından mayınlı sahayı terk etmeleri konusunda ikaz edildikleri ve ikaza uymamaları halinde ateş açılacağının kendilerine bildirildiği, Bunun üzerine şahısların 'Hududu tel örgü olarak bildiklerini' ifade ederek Suriye topraklarına geri döndükleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bazı basın yayın organlarında yer alan iddialar tamamen gerçek dışı olup Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türk Silahlı Kuvvetlerini karalamaya yöneliktir.'DHA
Hayatınızı Kolaylaştıracak, Mutlaka Bilmeniz Gereken 7 Kısayol Tuşu
Ctrl+c ve ctrl+v ile copy/paste yapmayı bilmeyen yoktur. Bu iki kısayol gibi, hayatınızı ve bilgisayar kullanma hızınızı çok arttıracak kısayollar işte böyle...Not: Bunların hepsini bilen ve kullanan arkadaşlar elbette var, biliyoruz ve sizi seviyoruz. Listede olması gerekenleri de yorumlar kısmında paylaşınız
Reklam
Peşmerge Grubu Mardin'e Konvoy Halinde Girdi
Kuzey Irak'tan yola çıkan Peşmerge güçleri konvoy halinde Mardin'e ulaştı. Konvoy Mardinliler tarafından karşılandı. Konvoyun en önünde ise 'eskort' olarak TSK'ya ait bir zırhlı araç bulunuyor.KUZEY Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin, PKK'nın Suriye'deki yapılanması PYD'nin kontrolündeki Kobani'de IŞİD güçlerine karşı savaşmak için gönderdiği 150 kadar Peşmergenin 84'ünün gece yarısından sonra uçakla Şanlıurfa'ya gelmesinin ardından, karadan yola çıkan grup da bu sabah Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı.Habur'da sevgi gösterileriyle karşılanan ve sıkı güvenlik önlemleri altında İpek Yolu’nu takip eden grubun öğle saatlerinde Şanlıurfa'ya ulaşması ve uçakla gelip Suruç'’ta kendilerini bekleyen grupla birleşerek Kobani'ye geçmesi bekleniyor. Peşmergelerin bugün öğle saatlerinde işlemlerin tamamlanıp Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan Kobani'ye geçmesi bekleniyor.PEŞMERGENİN GEÇİŞİ SIRASINDA YOLA ÇIKAN GRUBU POLİS GAZ BOMBASIYLA DAĞITTIHabur Sınır Kapısı'ndan giriş yapan peşmerge konvoyu Silopi'den sonra ellerinde Kuzey Irak'taki Bölgesel Kürt yönetiminin kullandığı bayraklar bulunan ve konvoya eşlik eden yüzlerce araçlar birlikte Cizre İlçesi girişine geldi. Burada önlem alan polis ekipleri, yola çıkan bir grubu dağılmaları yönünde uyardı. Grubun dağılmaması üzerine polis gaz bombası kullandı. Polis, konvoyun geçişi sırasında sıkı güvenlik önlemi aldı. Cizre girişinde sevgi gösterileri tarafından karşılanan peşmergeler daha sonra Mardin'in Nusaybin İlçesi'ne hareket etti. Konvoya araçlarıyla birlikte çok sayıda Cizreli de eşlik etti.NUSAYBİN'DE İPEKYOLU KAPANDIŞırnak'ın Cizre İlçesi'nin ardından öğle saatlerinde Mardin'in Nusaybin İlçesi'ne ulaşan peşmerge konvoyu İpekyolu üzerinde kalabalık gruplar tarafından karşılandı. Karşılama sırasında yoğunluk nedeniyle İpekyolu araç trafiğine kapandı.  BDP Nusaybin İlçe Başkanı Şahabatin Güler, konvuyun önündeki peşmerge aracının üzerine çıkarak karşılamaya gelenleri selamladı. Peşmerge konvoyu güvenlik önlemleri altında Nusaybin'den Kızıltepe'ye hareket etti.DHA
Maden Ocağının Girişinde Yürekleri Burkan Tabela
Karaman'ın Ermenek İlçesi'ne bağlı Güneyyurt Beldesi'nde 18 işçinin mahsur kaldığı kömür ocağının girişinde bulunan tabela yürekleri burktu.Tabelada bir madenci çocuğunun babasına yazdığı 'Sevgili babacığım; çalışırken beni ve annemi unutma. Kendini meslek hastalıklarından ve iş kazalarından koru. Biz senin eve dönmeni hasretle bekliyoruz. Oğlun Mehmet.' yazısı bulunuyor.
Reklam
Barcelona'dan 29 Ekim İçin Çok Özel Mesaj
İspanya’nın Barcelona futbol kulübü, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla videolu kutlama mesajı yayınladı. Barcelona’nın resmi internet sitesinde yayınlanan videoda Messi, Neymar, Xavi, Iniesta, Suarez ve Pique yer aldı. Cumhuriyet
İşaret Dili ile Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi
İşaret Dili Tiyatro Grubu ile Hisar Leon Kulübü’nün ortaklaşa yürüttüğü ‘İşaret Diliyle Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ projesi hayata geçirildi. 'Atatürk’ün İzinde İlerleyen Türk Gençliği Hiçbir Engel Tanımıyor’ sloganıyla başlatılan proje, toplu olarak işaret diliyle okunması yönüyle Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyor. Bursa ve İstanbul’da gerçekleştirilen çekimlerde aralarında Beren Saat, Kıraç, Bulut Aras İyinemli, Anıl İlter, Hakan Yılmaz, Okan Çabalar gibi ünlü isimler kamera karşısına geçti.Cumhuriyet
Fethiyespor Yine Atatürk Tişörtüyle Çıktı
Geçtiğimiz sezon Ziraat Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe'yle oynanan mücadeleye 'Yüce Atatürk' yazılı t-shirt'le çıkan Fethiyespor, Cumhuriyet Bayramı'nda da bu geleneği sürdürdü.Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup takımlarından Fethiyespor, Ziraat Türkiye Kupası'nda Keçiörengücü ile deplasmanda oynadığı mücadelede Cumhuriyet Bayramı'nı unutmadı. Maç öncesinde gerçekleştirilen seramoniye Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün resminin bulunduğu t-shirt'lerle çıkan Fethiyesporlu futbolcular, Cumhuriyetimizin 91. yıl dönümünü kutlayarak taraflı tarafsız herkesin takdirini kazandı.GEÇEN SEZON PFDK'LIK OLMUŞLARDIFethiyespor'un Atatürk'ü anan t-shirt giymesi durumu ilk değil. Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe ile Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda oynadıkları Ziraat Türkiye Kupası maçına da 'Yüce Atatürk' yazılı t-shirt'lerle çıkan Fethiyesporlu oyuncular, tıpkı bugün olduğu gibi tüm halkın takdirini kazanmıştı. Ancak o dönemde TFF, bu t-shirt'ün uluslararası futbol oyun kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle Fethiyespor'u PFDK'ye sevk etmişti. PFDK ise Akdeniz ekibine herhangi bir ceza vermemişti. Dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da Fethiyespor'un PFDK'ya sevkini eleştirmişti.Sistem tarafından bu haberle ilişkili bulunan diğer haberler…Cumhuriyet
Reklam
Google 'Kanımıza Girecek'
Arama motoru devi Google'ın geliştirme aşamasında olduğu bir hap kan damarlarında dolaşarak kanserli hücreleri tespit edecek.Farklı alanlarda çalışmalarıyla bilinen Google'ın sağlık alanındaki yatırımları artıyor. Firma, kandaki şeker miktarını gözyaşından ölçen kontak lens projesinden sonra kanserli hücreleri tanıyan hap şeklinde bir cihaz geliştirmeye başladığını açıkladı.Google'ın üzerinde çalıştığı proje aslında nano partiküllerle kaplı bir hap. Bu hap, kana karıştığında kanserli ya da zararlı olabilecek hücrelerle ilgili bilgileri toplayabilecek. Toplanan bu veriler ise anında doktora iletilerek hastanın durumu hakında bilgi sahibi olması sağlanacak.ABD'de düzenlenen WSJD konferansında konuşan Google X laboratuvarı Yaşam Bilimleri Şefi Andrew Conrad, nano partiküllerden oluşan haplar sayesinde kanserli ya da hasta hücreleri tespit etmeyi hedeflediklerini açıkladı.Çalışmalarla ilgili olarak ortaya çıkan bir ürün olmasa da uzun vadede hastalıkların nano haplar sayesinde teşhis ve hatta tedavi edilebileceği düşünülüyor.Kaynak: Google
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Cumhuriyet bugün 91 yaşında ve yeni bir cumhurbaşkanı var. Tayyip Erdoğan’ın bilinen kimliği ve özelliği ile cumhuriyetin 91. yaşında doğrudan halk oyu ile cumhurbaşkanı seçilebilmiş olması, bir yönüyle yandaşlarının vurguladığı haliyle “Yeni Türkiye” yi ifade ediyor.“Yeni Cumhurbaşkanı” nın belli ki üzerinde önceden düşünülmüş, tasarlanmış ve özel bir önem verdiği belli olan “simgesel davranışları” na bakılırsa, gerçekten de, “Yeni Türkiye” den söz edilebilir bir döneme girilmiş olduğu söylenebilir.Nedir bunlar?
Ak Saray'daki İlk Resepsiyon İptal
Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni cumhurbaşkanlığı sarayında ilk kez düzenlenecek Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunu Ermenek'teki maden kazası nedeniyle iptal etti. Erdoğan Karaman'a gidecek.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bu akşam yapacağımız resepsiyonu Karaman'daki elim maden ocağı kazası sebebiyle iptal kararı aldık' dedi.Erdoğan, Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla tebrikleri kabulünün ardından, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.Ermenek'teki elim kaza nedeniyle, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunun iptal edilmesine karar verdiklerini bildiren Erdoğan, 'Bu resepsiyonu bu akşam tümüyle iptal ediyoruz. Yapmayacağız. Çünkü kazadaki tüm ailelerin, kardeşlerimizin yürek acısının devam ettiği bir dönemde, biz böyle bir resepsiyon yapmayı değerlerimiz, geleneklerimiz açısından doğru bulmuyoruz. Onun için bu sene bu resepsiyonu yapmaktan vazgeçtik' diye konuştuKazayla ilgili gelişmeleri takip ettiğini ifade eden Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ardından kendisinin de Karaman'a gideceğini söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, kazayla ilgili olarak ise 'Hala beklentimiz, umudumuz kesilmiş değil. Arkadaşlarımız, bakanlarımız orada çalışmalarını sürdürüyorlar, gayretler devam ediyor' dedi.AA
'Yemeği Dışarıda Yeseydik Bu Facia Yaşanmayacaktı'
4 yıldır madende çalışan Süleyman Bilgin su sızıntısına önlem alınmadığını söyleyerek, “Geçen yıl da böyle bir su baskını yemekte olmuştu, dışarıda olduğumuzdan kurtulmuştuk” dedi. İşçilerden Kerim Pınarlı ise “Son yasal düzenlemeler sonrası içeride yemeğe başlamıştık” diye konuştu.Madenciler, su patlamasının yaşandığı sırada işçilerin içeride yemek yediğini belirterek, “Yemek dışarıda yenseydi bunlar yaşanmazdı” dedi. Su baskınının gerçekleştiği sırada madende olan ve kendi imkânları ile kurtulan işçilerden Kerim Pınarlı olayın yaşandığı anı şöyle anlattı: “Tam yemek saatiydi. Bir anda ocağın içinde fırtına eser gibi bir rüzgâr esmeye başladı. Diğer galeride göçük oldu zannettik. Göçüklerde de genelde öyle olur. Diğer tarafa galeriye koştuk, arkadaşların yanına gidelim diye. Arkadaşlar ‘Gelmeyin, kaçın’ dedi. Biz kaçmaya başladık. 25-30 metre gittik. Bize ’kaçın gelmeyin’ diyen arkadaşlar döndük baktık gelmediler. Biz tekrar durduk neden gelmediler diye baktık, bu sefer gaz kokusu daha fazla gelmeye başlayınca biz kaçmaya başladık.Herkes sofrasının başındaydıVardiya çavuşunda gaz ölçüm cihazı vardı, ötmeye başladı. Bu gaz kokusu olduğunu gösterir ve tehlikedir. Kaçtık kendimizi bir an evvel atalım dışarı diye. Biz daha çok gaza yakalanacağız diye, hızlı şekilde çıkalım diye uğraştık. Bize ‘kaçın’ diyen arkadaşlar gelmedi. Muhtemelen o arkadaşlar ‘başyukarı’ dediğimiz galeriye kaçtılar. 7-8 metre koştuk, desandreye (çıkış rampası) çıktık. Su peşimizden geldi. Suyun patladığını biz orada anladık. Biz 6 arkadaş oradan çıktık. Buradaki galeriden ise 2 kişi çıkmış. Diğer arkadaşlar içerdeler. Saniyelerle, dakikalarla kurtulduk diyebiliriz.”Aşağıda kaç kişi olduğunu tam olarak bilmediğini belirten Pınarlı, “Biz içeri girip çıkan sekiz kişiyiz. İki arkadaş da başka bir taraftan çıkmışlar” dedi.Öğle yemeğini normalde dışarıda yediklerini söyleyen Pınarlı, madencilerle ilgili son yasal düzenlemelerin ardından içeride yemeye başladıklarını ifade etti. Pınarlı, “Yemek olayı dışarıda olsaydı, olayın gerçekleştiği saatte tüm işçiler dışarıda olmuş olacaktı. Bu olaylar yaşanmazdı. Herkes sofrasının başında yakalandı” diye konuştu.Yaşanan olayın ardından konuşan bir başka işçi de “45 gündür işe gelmiyoruz yeni yasa çıkalı. Yemeğin dışarıda yenmesi için 45 gündür işe gelmiyoruz. Yemek dışarıda yenmiş olsaydı belki bu facia yaşanmayacaktı. Biz yemek ve servis verilmediği için, daha öncesi yemek ve servis verildiği için 30 senedir, 45 gündür gelmiyoruz. Bu arkadaşlar da gelmiyordu. bugün maddi şartları nedeniyle, borçları nedeniyle işe başlamıştı. Mecbur kaldıkları için. Yemeği evimizden getiriyorduk, içeride yeniyordu. Daha öncesi, yasa çıkmadan öncesi, yemek dışarıda yeniyordu” diye konuştu.4 yıldır madende çalıştığını söyleyen Süleyman Bilgin de NTV’ye yaptığı açıklamada geçen yıl da böyle bir su baskının yaşandığını yine yemek saatinde yaşanan kazadan, yemeği dışarıda yedikleri için kurtulduklarını anlattı. Bilgin, “Geçen yıl yemek saatinde yaşandı. Bugün içeride yemek yendi. Su sızıntısı oluyordu, önlem almadılar. Bu eski ocaklarda birikinti olduğu zaman kurtuluş şansımız yok. Ben 12-8 vardiyasında çalışıyorum. Yaklaşık 30 kişi giriyoruz bir vardiyaya. Aşağıda kaç kişi var bilmiyorum” ifadelerini kullandı.Kurtarılmayı bekleyen işçilerden Ali Haznedar’ın hamile eşi Fadime Haznedar da gelecek iyi haberi bekleyenlerden. Fadime Haznedar, “Çalışmak zorundaydı. Ben de hamileyim. 45 gün sonra ilk defa işe geldi. Bugün ilk iş günüydü” dedi.İşçiler isyan ettiOcaktan sağ kurtulanlarla ve çevre maden ocaklarında çalışan işçiler Bakan Yıldız’a, “Bu üçüncü su baskını. Önlem alınsaydı böyle olmazdı. Ayrıca Torba Yasa’da çıkan kanununun ardından işçiler öğle yemeklerini madende yiyorlar. Öğle yemeğini madende yemeselerdi bu yaşanmazdı. Ayrıca hemen müfettişler denetim yapsın. Yoksa işveren eksiklikleri giderir ve denetimde bir şey çıkmaz” diye tepki gösterdi. Bakan Yıldız da, “Ben bütün gece buradayım. Şu an tek çabamız su seviyesini azaltmak” dedi.‘Baskın belirtisi yoktu’Aynı kömür ocağında görevli Mehmet Öndür ise çalıştıkları saatlerde herhangi bir su baskını belirtisinin bulunmadığını aktararak, şunları kaydetti: “Suyun patladığı bölgede sabahleyin ben çalışıyordum. Ben çıkarken suyun patlamasıyla ilgili hiçbir belirti yoktu. Eski ocaklarda su oluşmuştu. Benim çalıştığım yerde patlamış. Ama hiçbir belirtisi yoktu. Öğlen saat 12.00’de arkadaşlar yemek yerken patlama olmuş. Yerin 300 metre altındalar. Su, üstlerinden önlerine geliyor. Önlerini kapatıyor. Bir yer daha var. Eğer oraya kaçtılarsa kurtulabilirler. Tek umudumuz orası.”‘Kimse bize haber vermiyor’Mahsur kalan madencilerden Nuri İlhan’ın eşi 2 çocuk annesi Ayşe İlhan, “Eşim 2 yıldır kömür ocağında çalışıyordu. Eşim içeride, saatlerdir burada bekliyoruz. Kimse bize bir haber vermiyor” diyerek gözyaşı döktü.HABER MERKEZİ / DHA
'Bu Üçüncü Su Baskını, Neden Daha Önce Gelmediniz?'
Karaman’ın Ermenek ilçesinde 18 işçinin su baskını nedeniyle mahsur kaldığı kömür ocağında arama-kurtarma çalışmaları gece boyunca devam ederken, bölgeyi ziyaret eden bakanlar ailelerin sert tepkisiyle karşılaştı. Sağ kurtulan bir işçiyse, ” Bu üçüncü su baskını. Önlem alınsaydı, böyle olmazdı ” dedi.Su baskınının duyulmasının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik bölgeye gitmişti.Bakanlar ocak önünde yakınlarının kurtarılmasını bekleyen ailelerin yanına gittiğindeyse öfkeyle karşılaştı. Eşi Ali Haznedar için gözyaşı döken üç çocuk annesi ve hamile Fadime Haznedar isyan etti. Haznedar, önünde eğilerek “ Acımız hepimizin, şu anda pompalarla su çekiliyor ” diyen Bakan Elvan’a ” Canlarımız gitti, bize zehir ettiniz ” dedi. Elvan’ın, “ Saat 18.00’den beri buradayız, yanınızdayız ” sözlerine de ” Canımız yandıktan sonra ne olur? ” karşılığını verdi.Ocaktan sağ kurtulan ve çevre maden ocaklarında çalışan işçilerinse Bakan Yıldız’a ‘üçüncü su baskını’ndan söz etmesi dikkat çekti: “ Bu üçüncü su baskını. Önlem alınsaydı, böyle olmazdı. Ayrıca Torba Yasası’nda çıkan kanununun ardından işçiler öğle yemeklerini madende yiyorlar. Öğle yemeğini madende yemeselerdi, Bu yaşanmazdı. Ayrıca hemen müfettişler denetim yapsın. Yoksa işveren eksiklikleri giderir ve denetimde birşey çıkmaz .”18 işçinin mahsur kaldığı Has Şekerler Madencilik Şirketi’ne ait linyit kömürü ocağı, 19- 20 Haziran 2014’te yapılan denetimde ’ madenin kapatılmasını gerektirmeyen eksikliklerden ’ dolayı 9 bin TL idari para cezasına çarptırılmıştı.Diken
Reklam