Neden Yüzleri Tanır da İsimleri Hatırlamayız?
Yüzleri ve isimleri hatırlamak için beynimizin aynı şekilde çalıştığını düşünürüz; fakat uzmanlar bu iki sürecin birbirinden tümüyle farklı işlediğini belirtiyor.“Yüzleri çok iyi hatırlarım ama isimler konusunda çok kötüyüm” cümlesini sık sık duyarız. Fakat yaygın kullanılan bu ifade ne kadar doğru? Hafıza psikolojisine ufak bir yolculuk yapıp yüzler ve isimlerle ilgili hafızanın nasıl çalıştığına bir bakalım.İnsanların yüz tanıma konusunda uzman olduğu doğrudur. Birçoğumuz binlercesini tanırız ve bu işi otomatiğe bağlanmışçasına yaparız. Nörologlar bunu zor bir işin kolaymış gibi görünmesi olarak değerlendirir. Çünkü beyinde bu görev için ayrılmış çok sayıda mekanizma vardır.Beynimizde yüz tanıma görevini yerine getiren bir bölüm vardır; kısaca FFA olarak adlandırılan bu bölüm kulaklarımızın arkasında bulunan temporal lop bölgesinde yer alır. Bu bölgede herhangi bir hasar meydana gelmesi halinde, görmenizde bir sorun olmasa bile insanları yüzlerinden değil, ancak seslerinden ve giysilerinden tanıyabilirsiniz. Beynin bu bölgesindeki zayıflığın kalıtsal olması da söz konusu. Prospagnozi adı verilen ve yüz körlüğü olarak tanımlanabilecek bu durumda tüm aile fertleri, birbirlerinin yüzleri de dahil hiçbir yüzü tanıyamaz.Fakat ne ilginçtir ki isimleri hatırlamak için benzer bir alan yoktur beynimizde. Sadece kelimeleri hatırlama göreviyle yükümlü bölgeler vardır; isimler de zaten özel kelimelerdir. Bu bölgelerde meydana gelen bir hasar sonucunda isimleri de kelimeleri de hatırlamakta zorluk çekeriz. Örneğin muzu tanır, onun lezzetini bilir, hatta muzlu pasta tarifi bile yapabilir, ama adını hatırlamayız.Yüzleri tanımak ve isimleri hatırlamak için kullanılan hafıza işlemi birbirinden farklıdır. Yani iki farklı psikolojik işlem devreye girer: Tanımak ve hatırlamak.Örneğin bir partide konukların yüzlerine bakarken biriyle göz göze geldiğinizde “Bu kişiyi tanıyor muyum?” diye kendinize sorduğunuzda buna yüz tanıma işlemi denir ve vereceğiniz cevap ya “evet, tanıyorum” ya da “hayır, tanımıyorum” olacaktır.Daha sonra bir tanıdığınızla konuşurken onu başkalarıyla tanıştırmanız gerektiğinde hafızanın isim hatırlama kısmı devreye girecek, gördüğünüz bir şeyi tanımak değil, daha önce öğrenmiş olduğunuz bir şeyi hatırlamak söz konusu olacaktır. Burada basit “evet/hayır” yanıtı işe yaramayacak, bizzat ismin ne olduğunu hatırlamanız gerekecektir.Yani şöyle de diyebiliriz: Yüzler verili bir bilgidir; baktığımızda orada görürüz; yapmamız gereken tek şey onları daha önce görmüş olup olmadığımızı bilmektir. Oysa isimler hafızada saklıdır ve onlarla ilgili daha zor bir psikolojik işlem yapmamız, arayıp bulmamız gerekir.İsimleri hatırlama konusunda iyi değilseniz uygulayabileceğiniz bazı yöntemler vardır. Hafızayla ilgili deneyler, kendinizi zorlayarak hatırlamaya çalışmanın işe yaramadığını göstermiştir. Hatırlamaya çalıştığınız şeyi tekrarlamak ve onunla ilgili bağlantılar kurmak daha yararlı olacaktır.Yani isimleri hatırlamak istiyorsanız, biriyle ilk tanıştığınızda konuşma içinde ismini sık sık tekrarlamanız gerekir. İsmini mutlaka hatırlamanız gereken biri varsa onlarla ilgili bir özelliği tespit edip isimleriyle birlikte bu özelliği zihninizde çarpıcı bir görsel imgeyle birleştirmek yararlı olacaktır. Örneğin Jennifer isimli bir kadınla tanışıp onun Alaska’dan geldiğini öğrendiyseniz ve o bölge soğukluğuyla ünlüyse onu kar içinde kürk giymiş bir halde hayalinizde canlandırabilirsiniz (kürk İngilizce ‘fur’ demektir, yani JenniFUR bağlantısı). Böylece bir daha kimsenin ismini hatırlamadığınız için utanmanız gerekmeyecektir.BBC Türkçe
Demirtaş: 'Amerika'nın Keşfi Gündem Çarpıtma Projesi'
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin TBMM Grup Toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözlerine Ahmet Kaya ve Seyit Rıza'yı anarak başlayan Demirtaş'ın konuşmasında öne çıkan satır başları şöyle:-14. ölüm yıldönümünde Ahmet Kaya'yı hasretle anıyoruz. İki gözüm bilsin ki, onun bıraktığı ülkede çok fazla şey değişmedi. Aynı ayrımcılık, ötekileştirme, hiçleştirme devam ediyor. Yeni linçler devam ediyor. Kültüründen, mezhebinden inancından dolayı insanlar horlanmaya devam ediyor. Özür furyası başlamışken, birileri çıkar kürsülerden özür dilemesini bekliyoruz. O dönem Ahmet Kaya'dan en kötü yazan biri parlamentoyu yönetiyor. Oktay Ekşi de parlamento kürsüsünden özür diler diye bekliyoruz. Ahmet Kaya'dan özür adına pratik olarak yapılması gereken şey var. Gerçek özür anadilin özgürleşmesiyle gerçekleşir.-Anmamız gereken bir diğer isim Seyit Rıza. Bir kez daha bu konuya değineceğiz. Seyit Rıza şahsında, insanlık onuru adına direnen bütün şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Seyit Rıza'nın bize armağan ettiği baş eğmez, diz çözmek geleneği bizler de yaşatmaya devam edeceğiz.-Geçen hafta sonu HDK olağan kongresini gerçekleştirdi. Sosyal ekonomik toplumsal olaylara çözüm üreten bir halk meclisi... Yaşamın her alanında pratikleşmesi, mahallede, sokakta, barikatta, fabrikada, emekten özgürlükten yana mücadelesiyle kendisini büyüteceğini olan inancımızla HDK'yi kutluyor, yeni seçilen arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz. Herkesin yolu açık olsun.-Hükümetin iç gündemler ve dış gündemler vesilesiyle yaptığı büyük hataların yaptığı sıkıştırmışlıkla gündem değiştiriyor. Recep Tayyip Erdoğan bunu hep yaptı. Davutoğlu da onun yolundan gidiyor. Ülkenin gündemleri başka, Cumhurbaşkanı ve Başbakan olur olmaz şeylerle, gündemi olur olmaz şekilde gündemi değiştiriyor.-Amerika'yı velev ki Müslümanlar keşfetti. Bize faydası nedir? Bunu sıcak gündeme taşımanın alemi nedir. Bir yandan 1000 odalı saray yaptıracaksın. Bütün makam araçlarını sıfır km yenileyeceksin. Kendine yeni bir saltanat kurmanın hazırlığı içindeyken, halk senden bunun cevabını isterken, 'Amerikayı biz bulduk' diye bir konu ortaya atıyor. Gündem saptırarak Türkiye'yi oyalamaya çalışıyorlar, dünya da buna gülüyor. Bunu kimse ciddiye almıyor. Bu kadar suça günaha bulaşmış bir iktidar olarak, cumhurbaşkanı olarak, konuşacak başka bir konu yok mu? Bizim asli meselelerimiz, evde, sokakta canımızı yakan gündemimiz neyse, bizim meselelerimiz o olacaktır.-Ne zaman Kürt sorununda, ekonomi konusunda, Ortadoğu da sıkışmışsa. Ne zaman işçi katliamları yaşanmışsa, ne zaman büyük meselelerle karşı karşıya kalmışsak Dersim özrü gündeme gelmiştir. Yoksa Alevilerin sorunu nedir, talebi nedir bilmeyen var mı? 7 defa çalıştayda bir araya gelip, Alevilerin ne dediğini anlamadınız mı? Gerçek gündemi söyleme cesaretleri yok.-Bu ekibin Alevi inancıyla ilgili düşüncesi şudur: Aleviliği sapkın bir mezhep olarak görürler. Alevileri dinden çıkmış sapmış insan olarak görürler. Onların kafasındaki sorun, Alevileri yola getirme sorunudur. 'Alevi sorununu çözeceğiz' derken, 'dinden çıkmış, sapmış olanları yola getireceğiz' diyorlar, açık söylemiyorlar. Alevi çalıştayı, sorunun çözümü adı altında, Alevi inancına mensup insanları sindirmek için kullandıkları taktiktir. Aleviliği inanç olarak kabul etmezler. Alevi inancını kabul etmiş insanlar olarak tarihe geçmek istemiyorlar.-Aleviliği hiçbir zaman kabul etmek istemeyecekler, göreceksiniz. Cumhurbaşkanının imam hatipler açtığı, insanları zorla imam hatiplere kayıt ettikleri bir dönem. Alevi inancına sahip insanlar bunları bilmiyorlar mı? Tarihsel olarak katliamlara uğramış insanlar bizlerden daha iyi biliyorlar. Hemen bu hafta meclise getirin. Alevi inancını tanıyın, cemevi ibadethane olsun, zorunlu din dersini kaldırın. Ayrımcılığa uğramayacağının garantisini verin, bunun önünü açın. Alevi inancına sahip rektörlere pozitif ayrımcılık yapacağım deyin, buyurun pratikte görelim.-Biraz önce Cumhurbaşkanı Ankara'nın göbeğinde imam hatip lisesi açılışı yapıyordu. Benim en yakın arkadaşlarım bu liseden mezun oldu diyor. Başbakanım imam hatip mezunu, korumalarım imam hatip mezunu diyor, bu kadar teşvik ediyor. Hadi bakalım Aleviliği teşvik edin, 'biz Alevilerden tercih edeceğiz' diyin, diyemezsiniz. Alevi açılımı adı altında asla çözmeyecekler. Kürt meselesi de böyledir. Politik olarak Kürt kimliğinin arkasında duran bir kişi gösterin, devlet yönetimine katılmış. Bir tane Ermeni gösterin. Kendi tarihine ve kimliğine saygı gösteren bir devlet yöneticisi gösterin.-Tekçi bir zihniyetle devleti yöneteceksiniz, Alevi acıları, Dersim acıları üzerinden özür dileyeceksiniz. Dersim ismini iade etmeniz lazım. Arşivleri açmanız lazım, Dersimli kızların akıbetini açıklamanız lazım. Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezarlarını açıklamanız lazım. HES'leri ortadan kaldırmanız lazım. Ucuz siyasi çıkar ve rant için Dersim'in en büyük acısını, katliamını kullanıyorlar. İnanılmaz bir gaddarlık, vandalizm örneğidir. Dalga geçmektir. Bunun adı özür değildir.-Birbirinizi suçlamanıza gerek yok. Hepiniz Dersim'in sorumlusunuz. Alayınız Dersim'e karşı suçlusunuz. Devlet olarak, parti olarak hepiniz ayrı ayrı özür dileyeceksiniz. Dersimlilerin acılarını kullanmak yerine. İşlediğiniz suçları anlatmanız lazım, sadece Dersim değil, Zilan'ı da Ağrı'yı da...-Alevi sorunu bu kadar samimiyetsiz tartışma şeklinde yürüyor. Mezhebimiz, inancımız, etnik kimliğimiz, cinsiyetimiz, yaşam tarzımız devleti etkilemez. Devletin eşit yaklaşması dışında bir çözüm yoktur.-Devlet ne sizin ne ötekinin malıdır. Bu topraklar, yaşayan bütün halkların ortak mülkiyetidir.-Kim devleti ele geçirirse, kendi malı-mülkü görüp, aynı o şekilde yönetiyor. Geçmişte de aynıydı. Cumhuriyet tarihi boyunca böyle yönettiler. 'Devlet benim malımdır, istediğim kişiye peşkeş çekerim' dediler. Bu zihniyet devam ettiği sürece böyle gidecektir.-Bu devlet anlayışını, tekçi anlayışı kırmak, halkların iktidarını oluşturmak için bir alternatifi kurduk. Onun için HDP'yi ortak düşman ve tehdit olarak görüyorlar. Biz hepsi için ortak tehdidiz. Bütün partiler bizim için aynı teraneyi çalıp söyleyen, tekçi, faşizan partilerdir. Bunları halk nezdinde teşhir etmeden gerçek kardeşliği ve huzuru bulamayacağız. Bizi birbirimize düşman, aynı mahallede, aynı şehirde, aynı ülkede yaşayamaz hale getirmek istiyorlar. Her biri tekçi damardan besleniyor. Her birinin kutsalı, diğerlerinin kutsallarından öndedir. Bir diyalog, ortak yönetim ve çözüm bulma anlayışı gelişmeyecektir. Mücadele o nedenle uzun solukludur. Müzakereler de böyledir, çözüm süreci de böyledir.-G-20'de dünyanın zengin başkanlarına sesleniyor. Sorunların çözümünde ortak bir yol bulalım, birlikte çalışalım diyor. Bize söylemiyor. Ama G-20'deki zenginlere, patronlara sesleniyor.-Biz o nedenle, bu siyasi partilerle birlikte demokrasiye ve özgürlüğe kolay kolay ulaşamayacağız. Gözümüzü halkımızın hizasında tutacağız. İl ilçe kongrelerimiz yapılıyor. Görev alacak arkadaşlarımız, gözünü halktan asla ayırmasın, umut oradadır, mücadele oradadır. Bizim için kurtuluş, yüksek makamlar mevkiler değil. Bizim için kurtuluş, Ermenek'te, Yırca'da, Gever'de, Kobane'de mücadele edenlerdedir. Korkmadan yılmadan mücadele ortaklığı yapmaktır.-HDP bu nedenle yeniden kuruluş seferberliği yapıyor. Özellikle kadınlar ve gençler, kongrelerde kapılar sonuna kadar açıktır. Görev almanız, nefer olarak bu siyaseti ve mücadeleyi yükseltmeniz önemli. Bu partide siyaset yapmak için paraya pula ihtiyacınız yok. Mangal gibi yüreğe ihtiyacınız var.-Bugün Ermenek madeninde 6 işçinin daha cenazesi çıkarıldı. 8 cenazeye hala ulaşılamadı. İki bakan hakkında gensoru önergemiz vardı. Bunu işçilerin cenazelerine ulaşma faaliyetlerinin aksamama konusunda rica üzerine erteledik. Bunu oradaki ailelere saygımızdan dolayı erteledik, biz gensoruyu geri çekmedik. Çözüm süreci ve pazarlıktan dolayı gibi yansıtıldı, bu gerçek değildir. Üstünü örtmek değildir. HDP gensoruyu güncelleyerek parlamentoya taşıyacaktır.-Yırca'da zenginliklerin ortadan kaldırılması mevzusunun ne anlamına geldiğini kısaca bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Mesele sadece ağaç değil. Hangi zihniyet buna yol açıyor. Bu uygulama ne tür sonuçlar doğuruyor. Bunları bilince çıkarmak gerekir, doğa ekoloji neden önemlidir. İnsanoğlu, tabiatta doğada, kendine yetebilecek besini gıdayı bulma bulma konusunda bir dengeye sahiptir. İnsanlık tarihinde kıtlıklar olmuştur, açlıklar olmuştur. Siz doğaya aşırı müdahale etmediğiniz sürece, doğa sizi aç bırakmaz. Ne yaptılar? Neoliberal politikalar ve kar hırsınızın yarattığı şeydir yaşananlar. Öyle bir tüketim piyasasına soktular ki, bugünkü dünya harcanmış paranın üzerine kurulmuş gibi yansıtılıyor. 300 yıl önce böyle bir şeye yoktu. İki cep telefonumuz yoktu, iki tabletimiz yoktu. Lüks arabalarda gezmiyorduk, lüks konutlarda yaşamıyorduk. Ekonomik gelişme adı altında dünyayı talan ettiler.-Yırca'da 6 bin kök zeytin ağacı kesildi. Yüzlerce aile, binlerce insan ekonomik gelir elde ediyor. Zeytinin yarattığı ekonomi, bir kültür yaratmış, insan ilişkileri, evlilik ilişkileri, düğünü, bayramı, seyranı türküleri arkadaş ilişkileri, oradaki doğanın ve tabiatın şekillendirdiği kültürdür. Siz o ağacı kesmekle onları ortadan kaldırıyorsunuz. Zeytini kandırıp termik santral dikeceksiniz. Orada artık köy kahvesi olmayacak. Orada arkadaş ilişkileri başkalaşacak, aile ilişkileri başkalaşacak. O oksijen yerine polisin gaz bombasını soluyacaklar. Tek bir termik santral yüzünden. Her yerde bunu yapıyorlar. Doğaya, insan ilişkilerine böyle müdahale ediyorlar. Termik santral yapsınlar 5 yıl sonra insanlar işsiz olacaktır. Buna kalkınma politikası diyorlar, buna başarı öyküsü diyorlar. Her yere HES ve baraj yapıyorlar. Buna karşı çıkanlar barbar oluyor, onlar ileri kafalı. Tarihi kültürü satıp, karşısını da para almayı uyanıklık olarak yansıtıyorlar.-100 yıl öncesinde yapanlar var, çok daha büyüklerini yaptılar. Almanya'da tek bir ağaç kesemezsin, ama oradan gelip burada ağaçları keserler. Amerika'da İngiltere'de bir ağaç kesin bakalım. Sadece ağaç bile değil. Gidin Hama'ya bakın, Şam'a bakın, Halepe bakın. Bütün tarihi eserler harap durumdadır. Kapitalizmin bize yutturmaya çalıştığı elmalı şeker. Paradan başka taptıkları bir güç yok. O nedenle ağaç önemlidir, suyumuz önemlidir. Bize aittir, insanlara aittir, termik santral sahiplerine ait değildir.-Siz fabrika kurup para kazanacaksınız diye biz tarihimizden yaşamımızdan vazgeçmeyeceğiz. İşte biz Hasankeyfte olacağız, Ermenek'te, Soma'da olacağız. Bizler bunu her yerde anlattıkça, içimizde bunu pratikte uyguladıkça başarılı olacağız. Tek alternatif biziz, tek umut biziz. Bunu yapacağız, inancımız da var, gücümüz de var. Bu sevdaya inanan kadrolarla 2015'te gerçek bir alternatif olarak ortaya çıkacağız. Ama şimdiden dantel gibi örerek, 2015'i kazanacağız. Her yerde HDP'nin daha görkemli, katılımcı, demokratik kongrelerinde görev almak için görev başına diyoruz.Etha
7 Maddede 77'nci Yıldönümünde Dersim Olayları
Bugün Birinci Dersim Harekatı olarak bilinen harekatın 77'inci yıl dönümü. Bölgedeki isyanı bastırmak amacıyla başlayan harekat 15 - 18 Kasım 1937 tarihleri arasında Seyit Rıza başta olmak üzere bölgenin önemli isimlerinin idamıyla son buldu. Ancak olaylar Birinci Dersim Harekatı ile sulh bulmayacak, İkinci Tunceli Harekatı, Üçüncü Tunceli Harekatı ve Temizleme Harekatı adı verilen operasyonlarla 1938 yılında sona erecekti. Harekatlar kapsamında 13 bin sivil öldü, 110 asker hayatını kaybetti, yaklaşık 12 bin kişi sürgüne tabi tutuldu. (Kaynak: Sabah) Dersim'de yaşananların hikayesi hala açığa çıkmayı bekliyor.
Çözüm Sürecinde 16 Kişilik Üçüncü Göz
Süreçte üçüncü göz görevini yürütecek İzleme Heyeti 16 kişiden oluşacak; üyelerin yarısını hükümet, yarısını da HDP belirleyecek. Taraflar arasında isimler üzerinde tartışmalar devam ederken heyette görev yapacak kişilerin siyasi figürler yerine akademisyen, yazar ağırlıklı sivil bir yapıdan oluşacağı belirtiliyor.Çözüm süreci kapsamında Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile HDP heyeti arasında gerçekleşen kritik görüşmede; bugüne kadar pek çok krize neden olan bölgedeki yol kesme, kimlik kontrolü gibi lokal eylemler ve çatışmaların önüne geçilerek “kamu düzeninin sağlanması” konusunda karşılıklı irade beyan edildi. Cumhuriyet'ten Mahmut Lıcalı'nın haberine göre, görüşmede gündeme gelen ve çözüm sürecinde “üçüncü göz” olacak İzleme Kurulu’nun 16 üyeden oluşacağı ve üyelerin 8’inin hükümet, diğer 8 üyeyi ise HDP’nin belirleyeceği ifade ediliyor. Eski DEP Milletvekili ve DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle’nin İmralı heyetine dahil edilmesine kesin gözüyle bakılıyor.Çözüm sürecinde yaklaşık 25 gündür kesilen görüşmeler, dün Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken ve HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’den oluşan HDP İmralı heyetinin görüşmesiyle tekrar başladı. Hükümet ile HDP arasında hafta içinde tıkanıklık öncesinde olduğu gibi yoğun bir görüşme trafiği yaşanacak. HDP heyeti hafta içinde Çözüm Kurulu üyeleri ve bazı hükümet temsilcileriyle görüşme yapmayı sürdürecek. Dünkü kritik görüşmede Akdağan ve HDP heyetinin birlikte çekilen fotoğrafı süreçteki tıkanıklığın resmen bittiği mesajı olarak yorumlandı. HDP heyeti görüşmenin ardından HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ile de bir toplantı gerçekleştirdi.Lokal eylemler sürece zarar veriyorEdinilen bilgiye göre Başbakanlık Merkez Bina’da yapılan ve bir saat süren kritik görüşmede; süreçte tıkanıklığa neden olan etkenlerin bir daha yaşanmaması için karşılıklı değerlendirmeler yapıldığı öğrenildi. Bu çerçevede bugüne kadar çözüm sürecinde krizleri tetikleyen yol kesme, kimlik kontrolü, iş makinalarının yakılması gibi bölgede yaşanan eylemlerin süreçe zarar verdiği, bu eylemlerin sona ermesinin sürecin geleceği açısından önemli olduğu konusu dile getirildi. Taraflar lokal olarak meydana gelen söz konusu eylemlerin ve çatışmaların sona ermesi konusunda irade beyan etti.Heyetin genişlemesi netlik kazanacakGörüşmede HDP heyetinin genişlemesi konusunun da ele alındığı belirtilirken, bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşanmadığı ifade ediliyor. KCK davası kapsamında cezaevinde kalan DTK Eş Başkanı Hatip Dicle’nin heyete dahil edilmesi konusunda hem hükümet hem de HDP’de herhangi bir görüş ayrılığı olmadığı belirtilirken, heyete dahil olacak diğer isim konusunda görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. HDP heyetine dahil olacak isimlerin bu hafta yapılacak görüşmelerle netlik kazanması bekleniyor.İmralı ziyareti yeni heyetle gerçekleşebilirHDP heyetinin genişlemesi konusunda verilecek kararla birlikte heyetin İmrali ziyaretini yeni üyelerle birlikte yapabileceği de konuşuluyor. Buna göre bu hafta yapılacak görüşme trafiğinin ardından yeni isimlerin netleşmesi durumunda heyetin yeni isimlerle birlikte İmralı’ya gitmesi bekleniyor. Öte yandan müzakere aşamasında Abdullah Öcalan’ı yardımcı olacak sekreteryanın hükümlü örgüt üyesi formülüyle kurulması konusunda bu hafta çalışmaların tamamlanabileceği, böylece heyetin İmralı’ya gittiğinde Öcalan’ın yanında yardımcılarının da olabileceği ifade ediliyor.Üçüncü göz için isimler belli oluyorEdinilen bilgiye göre müzakere aşamasına geçişle birlikte oluşturulması öngörülen ve süreçte üçüncü göz görevini üstlenecek İzleme Heyeti’nin üye yapısıyla ilgili de önemli değerlendirmeler yapıldı. Buna göre heyetin üye yapısı konusunda hükümet ve HDP tarafında isimler tartışılıyor. Çözüm sürecinde olası tıkanıklarda taraflara çağrı yapacak süreç kapsamında çalışmaları tarafsız bir şekilde takip edecek İzleme Heyeti’nin üyelerinin hem hükümet hem de HDP tarafından belirleneceği belirtiliyor. Kulislere sızan bilgiye göre İzleme Heyeti’nin 16 üyeden oluşacak ve 8 üyenin hükümet, diğer 8 üyenin ise HDP tarafından belirlenecek. İzleme Heyeti üyelerinin siyasi kimlikleri yerine akedemisyen, yazar ve aydınlar başta olmak üzere sivil toplum kökenli isimlerden oluşacağı dile getiriliyor.Mahmut Lıcalı | Cumhuriyet
Artuklu Üniversitesi'nde Yolsuzluk Operasyonu: 68 Gözaltı
MARDİN Artuklu Üniversitesi'nde ihalelerle ilgili düzenlenen yolsuzluk operasyonunda aralarında Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Kadri Yıldırım, Genel Sekreter Süleyman Bayburt, Genel Sekreter Yardımcısı Sedat Gül, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekano Prof.Dr. Zekiye Sarıkartal'ın da bulunduğu 68 kişi gözaltına alındı.Mardin Artuklu Üniversitesi'nde yapılan ihalelere fesat karıştırıldığı gerekçesiyle Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Mardin Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ile Mali Polis ekipleri bu sabah saatlerinde Mardin merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda polis, Rektör Prof.Dr. Serdar Bedii Omay'ın da odası başta olmak üzere rektör yardımcıları ve dekanların odalarında da aramalar yaparak, çok sayıda bilgisiyar hardiskleri, evraklar ve dosyalara el koydu.Operasyonlarda YÖK Teftiş Kurulu'nda olduğu belirtilen müfettiş S.E., Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Kadri Yıldırım, Genel Sekreter Süleyman Bayburt, Genel Sekreter Yardımcısı Sedat Gül, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekiye Sarıkartal, Rektör Omay'ın şoförü, koruması, ihalelere giren işadamlarının da bulunduğu 68 kişi gözaltına alındı.Artuklu Üniversitesi'nde geçen Temmuz ayında üniversitede yapılan ihalelerde, 'Haksız kazanç sağlamak, ihaleye fesat karıştırmak, gizleme veya değiştirme, görevi kötüye kullanma' gerekçesiyle Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma neticesinde operasyon yapılmıştı. Soruşturma kapsamında polis, üniversitenin Yenişehir yerleşkesindeki rektörlük binasında arama yapmış, Mali İşler Daire Başkanlığı, Strateji Daire Başkanlığı'nın da aralarında bulunduğu birimlerde yapılan aramalarda çok sayıda evrak, cd, bilgisayarlara el konulmuştu. Bu sabah yapılan operasyonun bunun devamı olduğu ileri sürüldü.Bu arada YÖK'ten alınan izinle devam eden soruşturma kapsamında gözaltına alınacak şüphelilerin sayısının artabileceği belirtildi.Nezir GÜNEŞ/MARDİN (DHA)
Reklam
Kudüs'te Sinagoga Saldırı
Kudüs'te iki Filistinli'nin sinagoga düzenlediği silahlı saldırıda 4 İsrailli öldü. Saldırıyı, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üstlendi. Hamas 'Eylemi tebrik ediyoruz' dedi, Abbas saldırıyı kınadı.Batı Kudüs'te bir sinagoga sabah saatlerinde düzenlenen saldırıda dört İsrailli öldü. İsrail polisi saldırıyı düzenleyen iki Filistinliyi öldürdü. Olayda dört kişi de yaralandı.Saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) isimli grup üstlendi. 1967'de kurulan FHKC, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) bünyesinde faaliyet gösteren solcu bir örgüt olarak biliniyor.Saldırının ardından İsrail hükümeti acil toplandı. İsrail polisi saldırıyı, Doğu Kudüs'te yaşayan Gassan ve Udey Abu Cebel isimli kuzenlerin gerçekleştirdiğini iddia etti.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırıdan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Hamas’ı sorumlu tuttu.Netanyahu yazılı açıklamasında, “İsrail, Kudüs'teki sinagog saldırısına sert bir şekilde karşılık verecektir” ifadelerini kullandı. Mahmud Abbas ise saldırıyı kınadığını açıkladı.ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de, 'katıksız bir terör eylemi' olarak nitelendirdiği saldırıyı kınadı.Hamas: Biz yapmadık ama tebrik ediyoruzHamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, Al Jazeera'ya yaptığı açıklamada 'Bu kahramanca eylemi tebrik ediyoruz' dedi.Ebu Zuhri açıklamasında şu ifadeleri kullandı:Bu eylemin, Mescid-i Aksa ve Kudüslüler hakkında yapılan ihlallere bir doğal karşılık olduğunu düşünüyoruz. Biz bu eylemleri desteklediğimizin altını her zaman çiziyoruz.Bu eylemlerin devamı için çağrı yaptık ve yapıyoruz. Bu eylemlerin gerçek değeri, Mescid-i Aksa’nın bir kırmızı çizgi olduğunu anlatmasıdır. Filistinliler, bizim kutsal mekanlarımıza yapılan saldırılara karşı teslim olmayacak. Filistinliler, kısıtlı imkanlarıyla saldırmaya devam edecek. İsrail cinayetlerini durdurana kadar biz bu eylemlerin devam etmesi için çağrı yapıyoruz. Bu eylemin, Hamas’ın düzenlediği bir eylem olmadığına dikkat çekiyoruz. Kudüs’teki bu eylemler, bizim organize ettiğimiz bir şey değil, bu tamamen İsrail’in ihlallerine karşı bir halk tepkisidir. Hamas Hareketi bir İntifada’nın başlaması için defalarca çağrılar yaptı. Bu kahramanca eylemlerin bir intifada başlangıcı olduğunu düşünüyoruz. Tüm işaretler bunu gösteriyor.Gazze'deki İslami Cihad hareketi de saldırıyı tebrik ettiğini açıkladı.Kaynak: Al Jazeera
Zonguldak Kömür, Süper Lig Ortalamasını Geçti
Zonguldak Kömürspor takımının taraftar ortalaması Spor Toto Süper Lig takımlarının taraftar ortalamasını bile geçti.2014-2015 sezonunun başlamasıyla birlikte Spor Toto Süper Lig takımlarının taraftar ortalaması yine beklenenin altında oldu. Sezon başından beri oynanan 9 lig maçında Süper Lig kulüplerinin maça gelen taraftar toplamının ortalaması 8 bin 632 iken, bu sayının Zonguldak Kömürspor’da 9 bin 562 olduğu öğrenildi.Spor Toto 3. Lig 1. Grup’ta mücadele eden Zonguldak Kömürspor’a, taraftarları iç saha maçlarında stadı hınca hınç doldurarak destek sağlıyor. Merkez nüfusu 125 bin olan Zonguldak şehri adeta futbolla yatıp futbolla kalkıyor. 125 bin nüfuslu şehrin Spor Toto 3. Lig’de mücadele eden takımının bu kadar yüksek bir taraftar ortalamasıyla maçlarını oynaması şaşırtıyor.Skorer
Reklam
Instagram'daki Gezi Fotoğrafına Dava
Taksim Meydanı'nda çektirdiği fotoğrafı Instagram'da paylaşan Avukat Yeşinil Yeşilyurt'un fotoğrafı Akit gazetesinde yayınlanınca hakkında iki yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Fotoğrafı yayınlayan Akit muhabiri ile yayın yönetmeni hakkında da iki ayrı suçlamadan dava açıldı.Radikal Gazetesi'nden İsmail Saymaz 'ın haberine göre İstanbul ’daki Gezi Parkı gösterileri sırasında Taksim Meydanı’nda göstericiler tarafından ters çevrilmiş bir polis aracının üzerine çıkıp sol yumruğunu kaldırarak hatıra fotoğrafı çektiren ve bunu Instagram adlı sosyal paylaşım sitesine koyan Avukat Yeşinil Yeşilyurt, fotoğrafını izinsiz şekilde yayınlayan Akit gazetesi hakkında şikayetçi oldu. Yeşilyurt, ‘özel hayatının ihlal edildiğini’ savunurken; Akit’i ve instagram’daki fotoğrafı delil kabul eden savcılık, kadın avukat hakkında ‘suçu ve suçluyu övme’ suçundan iki yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.İddianamede, Yeşilyurt’un “Kamu malına zarar verme suçunu ve bu suçu işleyenleri övdüğü ve bununla ilgili çektirmiş olduğu fotoğrafı Facebook, Twitter ve Instagram adlı paylaşım sitelerinde paylaşmak suretiyle isnat olunan suçu işlediği” ileri sürüldü. Akit hakkında ise, “Instagram’daki fotoğraf özeldir, fotoğrafı basmak suç değildir” denilerek, hukuk tarihine geçecek bir takipsizlik kararı verildi. Yeşilyurt, “Nazi kampı önünde fotoğraf çektirsem faşizmle mi yargılanacağım?” diye soruyor.Akit: “Çapulculuğa özel hayat kılıfı”İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi olan Avukat Yeşinil Yeşilyurt geçen yıl Gezi Parkı eylemleri sırasında Taksim Meydanı’nda bulunan on binlerce kişiden biriydi. Yeşilyurt da çoğu kişi gibi, göstericiler tarafından ters çevrilen bir polis aracının üzerine çıkıp sol yumruğunu havaya kaldırarak, hatıra fotoğrafı çektirdi. Daha sonra fotoğrafı Instagram adlı sosyal paylaşım sitesinde yayınladı. Aynı günlerde İstanbul Barosu aleyhine haber hazırlayan Akit gazetesi, Yeşilyurt’un Instagram hesabına girerek bu fotoğrafı aldı ve 10 Kasım 2013’te, “Alın size delil” başlığıyla bastı. Aynı haberde, Yeşilyurt ile yapılmış görüşmeye, kendisinden izin alınmaksızın yer verildi.Gazete aynı fotoğrafı sonraki günlerde “Çapulculuğa özel hayat kılıfı”, “Savcılık bu delili işleme koyacak mı?”, “Başörtülü olsaydı baro ne yapardı?” ve “O avukat vergi fakiri” başlıklı haberlerinde defalarca yayınladı. Çıkan haberler üzerine Yeşilyurt, “özel hayatın gizliliğini ihlâl, verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme, iftira, suç uydurma, yargı görevini yapanı etkileme, bilişim sistemine izinsiz girme” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.Kamu malına zarar verenleri övmüşYeşilyurt hakkını ararken, kendisini sanık olarak buldu. Savcı Mehmet Ocak, Yeşilyurt hakkında ‘suçu ve suçluyu övme’ savıyla dava açtı. Delil olarak da Akit’in haberi ile Yeşilyurt’un Facebook, Twitter ve Instagram’da paylaştığı fotoğraf gösterildi. İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan ve ilk duruşması 3 Şubat 2015’te görülecek olan davanın iddianamesinde, Yeşilyurt’a şu suçlama yöneltildi:“Şüphelinin Gezi hadiseleri sırasında göstericiler tarafından yakılmış olan polis aracının üstüne çıkmak ve sol yumruğunu yukarı kaldırmak suretiyle kamu malına zarar verme suçunu ve bu suçu işleyenleri övdüğü ve bununla ilgili çektirmiş olduğu fotoğrafı Facebook, Twitter ve Instagram adlı paylaşım sitelerinde paylaşmak suretiyle isnat olunan suçu işlediği...”Fotoğraf: Özel ama yayınlanabilirYeşilyurt’un ‘özel hayat’ şikayetini değerlendiren Basın Savcısı Hüseyin Parlakkılıç ise hukuk tarihine geçecek nitelikte bir takipsizlik kararı verdi. Instagram’da paylaşılan fotoğrafın hatıra amaçlı olduğunu, özel hayata girdiğini ve basıldığı için Yeşilyurt’un hedef gösterildiğini beliren Savcı Parlakkılıç, ancak bunun izinsiz şekilde yayınlamanın suç olmadığını ileri sürdü. Savcı Parlakkılıç, kararda şu ifadeleri kullandı:“Gezi olaylarını destekler mahiyetli görünen bu fotoğraf ile müştekinin, Gezi olaylarını desteklemeyen grupların hedefi haline gelebilme ihtimali söz konusudur. Bu ihtimali barındıran bir fotoğrafın mahrem olduğunun kabulü gerekir. Çünkü fotoğraf ile müştekinin karşılaşabileceği ve gelen iletilerden de karşılaşmış olduğu anlaşılan tehlike veya zarar yahut korunan değer, bir kimsenin yalnız kendisinin veya partnerinin görebilmesinin mümkün olabileceği görüntülerden daha hafif değildir. Ancak internet gibi herkesin yasal-gayrı yasal yollarla girebileceği bir platformda paylaşılmış olması fotoğrafın her ne kadar özel olsa da özel hayata ilişkin bir fotoğraf olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle müştekiye ait olan ve özel sayılması gereken pozlarına ilişkin fotoğrafın etik olmayan şekilde basın ve yayın yoluyla yayınlanması suretiyle ifşa edilmesi eyleminde atılı suçun oluşmayacağı sonucuna varılmıştır.”Akit muhabirlerine dava açıldıSavcı Parlakkılıç, soruşturma sonunda, Akit muhabiri Kenan Kıran ile yayın yönetmeni Ali İhsan Karahasanoğlu hakkında iki ayrı suçlamadan dava açtı. İlk suçlama, Yeşilyurt ile görüşmeyi izinsiz yayınladıkları için ‘haberleşmenin gizliliğini ihlal’ iddiasıyla yöneltildi. Kıran ve Karahasanoğlu ayrıca, “Savcılık bu delili işleme koyacak mı?” ve “O avukat vergi fakiri” başlıklı haberlerle Yeşilyurt hakkında dava açılmasını ve vergi incelemesi yapılmasını sağlamaya dönük şekilde ‘iftira’ atmakla suçlandı. İddianamede her iki suçlama için yedişer yıla kadar hapis cezası isteniyor.'Nazi kampında çektirsem ne olacak?'Avukat Yeşilyurt, Akit’in aynı fotoğrafı ısrarla yayınlamaya devam ettiğini ve her haberden sonra hedef gösterildiğini kaydediyor. İfade için gittiği savcılıkta, “Bir Nazi kampına gitsem, kapısında fotoğraf çektirsem, beni faşizmi övmekten mi tutuklayacaksınız” dediğini anlatan Yeşilyurt, “Bana, ‘Avukat hanım bir suç bulmamız lazım’ denildi' diyor. Yeşilyurt, “Suçu ve suçluyu nasıl övmüşüm, anlamıyorum. Bir pazar günü herkesin üzerine çıktığı ve simge haline gelmiş bir araçtı o” diyor. Avukat Erkut Güzel de Instagram’a konulan fotoğrafa bakılması ile bunun yayınlanması arasında bir fark olması gerektiğini vurguluyor.İsmail Saymaz | Radikal
Süper Kahramanlar 16. Yüzyılda Olsaydı
Paris'te bulunan Grand Palais'teki bir sergiye katılan fotoğrafçı Sacha Goldberg çalıştığı modeller, stilistler ve tasarımcıların yardımıyla süper kahramanları 16. yüzyıla taşıdı. Aşağıda göreceğiniz fotoğrafların hiçbiri photoshop değil, hepsi kuaförlerden makyajcılara, tasarımcılardan modellere yaratıcı bir enerjinin dışa vurumu. (Kaynak: Kotaku)
Reklam
Kadın Boksör Rakibinin Kulağını Kopardı (+18 )
Meksika'da UFC dövüşlerinde karşılaşan Jessica Eye ile Leslie Smith arasındaki maç inanılmaz görüntülere sahne oldu.SAHNEDE KANLAR İÇİNDE KALDIBüyük bir mücadeleye sahne olan karşılaşmada, hızını alamayan Jessica Eye attığı yumrukla rakibinin kulağını kopardı. Sahnede kanlar içinde kalan rakibinin durumuna aldırış etmeyen Jessica, karşılaşmanın hakeminin müsabakayı bitirmesi sonrası büyük sevinç yaşadı.
Türkiye'nin Cahiliye Devrinde Olduğunu Gösteren 10 Emare
Cahiliye devri hep kötü özellikleri ile anılagelen bir dönem. Kız çocuklarının öldürülmesi, kölelik, tefecilik, fuhuş, kumar, alkol, putlar, vs. Ancak üzerinden 1500 sene geçmiş olmasına rağmen sanki hala ara ara kendini hissettiriyor gibi geldi bize.
Nokia'dan Android'li Tablet: Nokia N1
Nokia, dün yaptığı paylaşımında, yeni bir cihazı tanıtacağını müjdelemişti ve sonunda herkesi şaşırtan Nokia N1 Tablet tanıtıldı.Önemli bölümlerinin Microsoft'a satılması sonrası yokolacağı düşünülen Nokia, yakın zaman önce 'Nokia, Telefonlara Veda Ediyor' başlıklı haberimizde sizlere aktardığımız gibi bir daha telefon üretmeyeceğini açıklamıştı.Dün itibariyle 'Nokia'nın Kara Kutusu Nedir?' başlıklı haberimizde sizlerle paylaştığımız gibi yeni bir cihaz üreteceğini müjdeleyen Nokia, hiç beklenmeyen bir cihaz tanıtarak herkesi şaşırtmış gibi görünüyor.An itibariyle Nokia'nın Slush 2014 etkinliğinde tanıttığı Nokia N1 adlı Android tablet, başarılı özelliklerle gelmesinin yanında, yılların Nokia deneyimini, başarılı bir Android tablette bizlere sunacak gibi görünüyor.Nokia'nın N1 adlı tableti 7.9 inç boyutunda 2048x1536px çözünürlüğe sahip Corning Gorilla Glass 3 korumalı 4:3 ekran, 2.3 Ghz hızında 64 Bit Intel Atom Z3580 işlemci, 32 GB dahili depolama, 2 GB RAM gibi özellikler ile ön plana çıkıyor.Ayrıca Full HD video çekebilen 8 Megapiksel arka, 5 Megapiksel ön kameraların yanı sıra Nokia N1'de, Nokia'nın Z Launcher adlı başlatıcısı, Android 5.0 Lollipop ve başarılı görünen 5300 mAh boyutunda Lityum Polimer batarya bulunuyor.Önümüdeki haftalarda 249 Dolar fiyat ile ilk olarak Çin'de satışa sunulacak olan Nokia N1'in, Çin dışında başka hangi ülkelerde satışa çıkacağı şimdilik bilinmiyor.ShiftDelete.Net
Reklam
Tek Kollu Basketbolcu İlk Maçına Çıktı
Amerika'da Florida Gators forması giyen ve tek kolu bulunan Zach Hodskins, Kolej Ligi'nde ilk maçına çıktı.Sezona William and Mary takımını 68-45 yenerek başlayan Florida Gators takımında Zach Hodskins ilk maçına çıktı.Doğuştan bir kolu olmayan Zach Hodskins bu duruma rağmen basketbol kariyerine başarıyla devam ediyor. Bir kolunun eksik olmasına rağmen başarılı bir şutör olma yolunda çalışan Hodskins maçtan sonra basın mensuplarının yoğun ilgisine maruz kaldı.Hodskins takımıyla çıktığı ilk maçta 2 dakika oynarken sayı üretemedi.Eurosport
Bildirimleri Takip Etmek Artık Daha Kolay
Akıllı telefonlarımıza her gün yeni uygulamalar yüklüyoruz. Bu uygulamaların bazıları önemli bildirimler veriyor, bazıları ise pek de gerekli olmayan bilgileri bildirim olarak sunuyor. İşte bu karmaşanın içerisinde önemli bildirimleri kaybetmemek adına geliştirilen Ditto adlı cihaz, her dakika telefonunuz yanınızda olmasa bile bildirimlerden uzak kalmamayı sağlıyor.Simple Matters ‘ın kurucularından Bob Olodort’un belirttiğine göre Ditto; karışıklıktan uzak, sade ve yalnızca sorun çözme odaklı olarak tasarlanmış. Bu cihaz sayesinde önemli bildirimlerin neler olduğunu belirliyor ve bu tür bildirimler geldiğinde titreşim aracılığıyla haberdar olabiliyoruz. Hem kıyafetin üstüne takılabilen bir yapıda olan, hem yanında gelen bilekliğiyle kullanılabilen Ditto, su geçirmez yapısı sayesinde havuzda kullanıma da olanak tanıyor.Bildirimleri hatırlatmasının yanı sıra telefondan uzaklaştığınızda da haber veren bu küçük cihaz ile telefonu kaybetme derdi ortadan kalkmış oluyor. Üzerinde hiçbir tuş, ekran veya ışık bulunmayan Ditto yalnızca 29 dolar fiyat etiketine sahip ve şu sıralar Kickstarter‘da destekçilerini bekliyor. Siyah, beyaz, transparan renkler ile gelen cihazın 2015 yılında piyasadaki yerini alacağı belirtiliyor. 100.000 dolar destek bekleyen projeye şu an için 63 bin dolar gönderilmiş durumda ve kampanyanın bitmesi için ise son 8 gün kaldı.
Reklam
Samsung, Önümüzdeki Yıl Daha Az Akıllı Telefon Çıkaracak
Ucuz maliyetli, orta segment, amiral gemisi dahil farklı alanlarda birçok telefon üreten Samsung, görünüşe bakılırsa bundan sonra daha az cep telefonu üretecek.Güney Koreli şirket S serisi, Note serisi, A serisi gibi her zevke ve bütçeye göre cep telefonu modeli çıkarıyor ve dolayısıyla piyasada oldukça fazla Samsung telefon görüyoruz. Kullanıcılar tarafından tabiri caizse “iki günde bir telefon çıkarmakla” eleştirilen Samsung, Wall Street Journal’ın haberine göre bundan sonra “az ve öz” politikasını benimseyecek. Teknoloji devinin şimdikine kıyasla yüzde 30 daha az cep telefonu modeli çıkacağı söyleniyor.Bu stratejiyi önümüzdeki yıldan itibaren uygulamaya başlayacağı söylenen Samsung’un hangi modellerden feragat edeceği henüz kesin değil. Ancak bunun amiral gemisi telefonlardan olmayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Dolayısıyla bundan sonra Ace, Mini, Edge, Mega gibi modellerle daha az karşılaşacağız.LOG
Bahçeli: 'Biz Türkiye Yanıyor Diyoruz, O Küba'ya Cami Diyor'
MHP'lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi'nde 'Küba'ya cami yakışır.' sözlerine 'Biz Türkiye yanıyor, işsizlik rakamları arttı diyoruz. Uçurum var diyoruz. Erdoğan Küba'ya cami yakışır.' diyor.' karşılığını verdi.KÜBA'YA CAMİ TARTIŞMALARIMHP Lideri, 'Saray'a kurulan zihniyet, Kristof Colomb'un bir camiden bahsettiğini söylemiştir. Elbette cami müslümanların görkem ve güzelliği olarak her yere yakışır. Merakımız Erdoğan'ın hangi kabahatini kapatmak için böyle bir girişimi alet edeceğidir. Aziz Peygamberimiz 'Yeryüzü bana mescit kılındı.' diyerek ibadetin mekanlar üstü olduğunu söylemiştir. Atatürk büstüne itiraz etmeyen Küba camiye de itiraz etmeyecektir.' şeklinde konuştu.Bahçeli, 'Erdoğan kasalardaki milyardan bir kısmını Küba'ya cami yaptırma projesine bağışlasın. Her sıkıştığında imam hatip başörtüsü cami istismarına başvurmasın. Biz Türkiye yanıyor diyoruz Erdoğan 'Küba'ya cami' diyor. Biz işsizlik var diyoruz Erdoğan 'başörtülü bacıma saldırdılar' diyor. Biz Kaçak Saray haramdır diyoruz Erdoğan 'az durun cami de yaptıracağız' diyor. Çiftçi ne olacak diyoruz, Erdoğan 'imam hatip okulları aslında bir düşüncenin isyanıdır' diyor. Biz hırsız var, yolsuzluk diz boyu, rüşvet sel gibi diyoruz, Erdoğan 'inanıyorsanız kazanacaksınız' diyor. Biz İranlı karaparacı bakanları rüşvete bağlamış diyoruz, Erdoğan 'İranlı'ya laf yok o hayırseverdir' diyor. İnkar ile gerçekler saptırılabilir ama bunun sonsuz olmadığı bugüne kadar görülmüştür.' ifadelerini kullandı.'MERAKIMIZ ERDOĞAN'IN HANGİ YÖNÜNÜ KAPATMAK İÇİN...'Bahçeli, 'Dün açıklanan resmi işsizlik oranının çift haneye bağlanması paralele bağlanmayacaksa kimsenin ağzına da alacağı yoktur. 5,5 milyonu aşan işsizlik Türkiye'nin tek göstergesidir. Amerika kıtasını alan almış satan satmıştır. Önemli olan kimin keşfettiği değil kimin çöreklendiğidir. Küba'nın bir dağın tepesinde bir cami gördüğünü söylemiştir ve oraya bir cami yakışacağını söylemiştir. Merakımız Erdoğan'ın hangi yönünü kapatmak için bunu kullanacağıdır. Atatürk'ün büstüne açan Küba'nın camiye itiraz edeceğini düşünmüyorum. Her zorlandığında başörtüsü, İmam Hatip liselerinin zor durumda olmasını dillendirmesi. Biz açlık var diyoruz , Erdoğan az durun cami yaptıracağız diyor.' dedi.MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları:'HÜKÜMETİN EKONOMİLERİ ÇUVALLADI''Çorum'da evleri kül olan vatandaşlarımıza devlet elini uzatmalıdır. Bu vatandaşlarımız sahipsiz olduklarını hissetmesin. İnsanı merkeze almayan çatışma ortamı adil değildir. AK Parti'nin ekonomi politikaları çuvallamıştır. Vatandaşlar ekonomik sefalettin göbeğindedir. Her dört gençten biri işsizdir. Politikaların, sosyal güvenlik yasalarının temeline insan oturtulmalı. İnsan hayatı ve haysiyetini güvene almayan hiçbir iş yeri faydalı değildir.'SIKINTILAR HER GEÇEN GÜN ARTIYOR'AK Parti'nin politikalarında ise baştan beri insan yoktur. Milyonaların çığlıkları duyulmamış ve haklı çaresizliklerine çözüm bulunmamıştır. Sosyal ekonomik meseleler günden güne artmaktadır. çiftçinin şikayetçi olduğu bir ekonominin umut vermesi imkansızdır. Türkiye'nin neresi istikrardır. Hırsızlar, soyguncular, hainler istikrarlıdır.'DİĞER ÜLKELERİ ENAYİ YERİNE KOYDUĞUNU BİLMİYORDUK'Belki siyasal güçlerle her şey kapatılabilir ama bunun soznsuz olmayacağını binlerce kez gördük. Erdoğan 17-25 Aralık soruşturmayı darbe olarak gördüğü halde Türk halkı buna göz yumacak mıdır? Erdoğan'ın bizi kandırdığını biliyorduk ama diğer ülkeleri enayi yerine koyduğunu hiç bilmiyorduk. G-20 zirvesinde yolsuzluk stratejisini geliştirmek yerine gelin bir olalım. 17-25 Aralık üzerindeki ambargoyu kaldırın. Biz buradan sizin halinize ülkemiz adına açıdıkta siz hiç mi düşünmediniz.'BEDELLİ ASKERLİK ÇAĞRILARI CEVAPSIZ KALAMAZ'Bedelli konusunda lazım gelen desteği esirgemedik. Ancak değişik nedenlerden dolayı başvurular tahminlerin altında kaldı. İlke olarak askerliğin bir bedeli asla yoktur. Ancak askerlik çağını geçmiş yüz binlerce vatandaşın çağrısına ilgisiz kalmak çok makul da olmayacaktır. Bizim bedelli ile ilgili görüşlerimiz hiç değişmemiştir.TSK'nin ikaz ihtiyaç imkan ve kapasitesi belirleyici olmalı. Vatan savunmasını aksatacak moral çöküntüye sebep olacak gelişmelere izin verilmemelidir. TSK'nin caydırıcılık vasfının gölgelenmemesi lazım. Askerlik süresi savunma ihtiyacına göre yeniden belirlenmelidir.'Sondakika.com
Milli Maçta 10 Bin Biletsiz Kayıtsız Seyirci!
Türk Telekom Arena'da oynanan Kazakistan maçına giren hiçbir taraftarın ismi kayıtlarda yer almadı. Karşılaşmayı seyreden 27 bin 549'nin sadece 17 bin 549'u para ödeyerek girdi. Geriye kalan 10 bin kişi herhangi bir bedel ödemedi.Türkiye, Kazakistan maçında Volkan Demirel’e edilen küfürler ve Volkan’ın sahayı terk etmesini konuşurken ilginç bir ayrıntı da gözlerden kaçmadı.Sezon başından bu yana e-bilet uygulamasını hayata geçiren ve bu kararın arkasında duran Türkiye Futbol Federasyonu, milli karşılaşmalarda e-bilet sisteminin uygulanmasına “Hayır” dedi.Çek Cumhuriyeti, Brezilya ve Kazakistan mücadelelerine gelen seyirciler kağıt biletlerle stadyuma giriş yaptı. TT Arena'daki Kazakistan maçında 27 bin 549 seyirci tribünlerde yerini aldı.BEDAVAYA GiRDiLERAma maça gelen seyircilerin sadece 17 bin 549’u maddi bir bedel ödeyerek içeri girmişti. Geriye kalan 10 bin izleyici ise karşılaşmayı bedelsiz seyretti. Bu 10 bin biletin 6 bini sponsorlara dağıtıldı. 4 bin bilet ise davetiye adı altında servis edildi.Kazakistan maçına giren hiçbir taraftarın ismi kayıtlarda yer almadı. Üstelik bu biletlerin belirli bir taraftar grubuna milli takımı desteklemeleri karşılığında verildiği de iddia edildi. Olay çıkmasını önlemek, bedava bilet dağıtımının önüne geçmek için federasyon tarafından uygulanan e-bilet sistemini delen bizzat TFF oluyordu...CNN Türk
Ermenek'te 6 İşçinin Daha Cansız Bedenine Ulaşıldı
Ermenek'te 28 Ekim’de su basan kömür madeninde mahsur kalan 18 işçiden altısının daha cenazesine ulaşıldı. Cenazeler ocaktan çıkarılarak Karaman Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. 8 işçi hâlâ madende.Karaman'ın Ermenek ilçesinde su baskını nedeniyle madende mahsur kalan işçilerden 6'sının daha cansız bedenine ulaşıldı. İşçilerin cenazeleri ocaktan çıkarılarak Karaman Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Dün akşam saatlerinde de 2 işçinin cenazesine ulaşılmıştı. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından dün yapılan açıkmlamada, 'Karaman'ın Ermenek ilçesinde 28 Ekim 2014 Salı gününden bu yana aralıksız devam eden arama kurtarma çalışmaları sonucunda madenin 4. 'başyukarı' bölümünde iki işçi kardeşimizin daha cenazelerine ulaşılmıştır. Cenazeleri madenden dışarı çıkarma çalışmaları devam etmektedir. Madende mahsur durumda bulunan 14 madenciyi arama çalışmaları da kesintisiz şekilde sürmektedir' denilmişti.Ulaşılan cenazeler akşam saatlerinde madenden çıkarılarak Ermenek Devlet Hastanesi'ne götürülmüştü. Bu sırada bazı işçi yakınları fenalaşmıştı.Ermenek'te kömür ocağında meydana gelen su baskını nedeniyle 18 işçi mahsur kalmış, 6 Kasım'da 2, dün de 2 işçinin cansız bedeni bulunmuştu. 8 işçiyi arama çalışmaları devam ediyor.Has Şekerler Madencilik Şirketi tarafından işletilen kömür madenindeki facia, 28 Ekim Salı günü öğle saatlerinde meydana gelmişti. 34 işçinin bulunduğu sırada madeni aniden su basmış, 16 madenci kendi çabalarıyla çıkmayı başarırken, 18 işçi su ile dolan ocakta mahsur kalmıştı.Çalışmalarda tonlarca su ve çamur dışarı çıkarılmasına rağmen, mahsur kalan 18 işçiden ikisinin cenazesine ancak 10'uncu günde ulaşılmıştı.Olayla ilgili yürütülen soruşturmada madenin sahibi Saffet Uyar'ın da aralarında olduğu beş kişi 'bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek' suçlamasıyla tutuklanmıştı.Kaynak: AA
Reklam