'Ak Saray İçin Yapılan Harcama İşsizlik Fonu’ndan Aktarıldı'
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, ‘Ak Saray’ın 1 milyar 370 milyon TL’yi bulan maliyetinin işsizlik fonundan karşılandığını iddia etti. İşsizlik Fonu’ndan son iki yılda amaç dışı harcanan 2.2 milyar TL’nin bütçede ‘diğer giderler’ kaleminde gösterilmesi tartışma yaratmıştı...Çalışanların işten çıkarıldığında mağdur olmaması için kurulan İşsizlik Fonu’nda 79 milyar lira birikirken devasa miktara ulaşan paranın amaç dışı kullanılması sıkça eleştiriliyor. Maaş alabilmek ağır şartlara bağlandığı için 2,9 milyon işsizden eylül itibarıyla 372 bini fondan faydalanabildi. İşsizlik maaşı, kısa çalışma ödeneği ve Ücret Garanti Fonu giderleri için harcanan para, yıl sonunda 1,7 milyar lirayı bulacak. İşsizlere aktarılmayan paranın ‘diğer giderler’ adı altında harcanması ise tepki çekiyor. Fondan son iki yılda yapılan 2 milyar 194 milyonluk harcamanın nereye gittiği bilinmiyor. 2010’da 233 milyon lira olan ‘diğer giderler’ kalemi geçen yıl 1 milyar 36 milyona ulaştı. Bu yılın sonunda 1 milyar 158 milyona çıkması bekleniyor. Uzmanlara göre, ayrıntısı gözükmeyen harcamaların işsizlik maaşı ödemelerine yakın bir tutar olması, fonun amaç dışı kullanıldığının göstergesi. Zaman’a konuşan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, “Böyle bir harcama normal değil. Bütçe, bilanço tekniğine de aykırı. Ak Saray harcamasının İşsizlik Fonu’ndan karşılandığına dair net bilgiye sahibim. Bakanlık, bu harcamayı diğer gider kaleminde gizlemeye çalışıyor.” iddiasını dile getirdi.İsa Yazar'ın haberine göre, 1 milyar 158 milyon lira gibi çok büyük rakamın ‘diğer gider’ adı altında gösterilemeyeceğine işaret eden Türkkan, “Diğer gider dediğiniz şey, kendi başına bütçeleştirmeye gerek duymadığınız, çok küçük, tabir yerindeyse tırı vırı harcamalardır. Bunun tutarı da çok çok küçüktür. İşsizlik Fonu’ndan ‘diğer gider’ kaleminde böyle bir harcama normal değil. Bütçe, bilanço tekniğine de aykırı. Ak Saray’a giden parayı bu yolla gizlemeye çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı. Ak Saray olarak anılan ve halen Cumhurbaşkanlığı Sarayı olarak kullanılan Beştepe’deki yeni binaya yapılan harcamanın nereden karşılandığı muhalefet tarafından gündeme getirilmiş ancak bütçe görüşmeleri sırasında Maliye Bakanı bu sorulara net cevap vermemişti. Bu durum, Ak Saray için yapılan harcamanın İşsizlik Fonu’ndan aktarıldığı yönündeki şüpheleri artırıyor.Çalışma Bakanlığı’nın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na yaptığı bütçe sunuş verilerinde yer alan İşsizlik Sigortası Fonu Gelir Gider Dengesi Tablosu, çarpıcı verileri içeriyor. Bu tabloya göre İşsizlik Fonu’nun toplam varlığı yıl sonu itibarıyla 80 milyar 764 milyon liraya ulaşacak. Fonun 2014 gelirleri 15 milyar lira olurken, giderleri 4,6 milyar lira olarak gerçekleşiyor. Gider kaleminin dağılımı ise bir hayli dikkat çekici. İşsizlik Fonu’nun asıl harcama kalemi olması gereken işsizlik maaşı, kısa çalışma ödeneği ve Ücret Garanti Fonu giderleri için harcanan para, yıl sonu itibarıyla 1 milyar 698 milyon lira olarak gerçekleşecek. Buna karşın aktif işgücünün programları olarak ifade edilen meslek kursları ve geçici istihdam için harcanan para 1 milyar 800 milyon lira. Daha dikkat çekici olan rakam ise ‘diğer gider’ kaleminde yapılan 1 milyar 115 milyonluk harcama. Fonun varlık amacı ise işini kaybedenlere, işsiz kaldıkları sürelerde ödeme yaparak geçimlerini sağlamalarına katkı yapmak. Ancak işsizlik maaşı alabilmek çok ağır şartlara bağlandığı için 2,9 milyon işsizden eylül ayı itibarıyla 372 bini işsizlik maaşı alabildi. İşsize maaş konusunda son derece cimri olan hükümet, fondan amaç dışı kullanımda ise bir hayli bonkör. İşsizlere aktarılmayan para, ‘diğer gider’ adı altında cömertçe harcandı. ‘Diğer gider’ kaleminde geçen yıl da 1 milyar 36 milyon TL harcanırken son iki yıldaki artış dikkat çekiyor. 2012’de 538, 2011’de 454, 2010’da ise 233 milyon lira harcanmıştı.Sayıştay: Fondan mevzuata aykırı harcama yapıldıSayıştay raporlarında, İşsizlik Fonu’nun amaç dışı kullanımına dair önemli tespitlere yer veriliyor. Raporlardaki tespite göre, fondan 191 milyon lira mevzuata aykırı harcama yapıldı. Bu harcama, İşkur’da memur kadrosunda görev yapan kişilere yapılan giderler karşılığında aktarıldı. Ancak Sayıştay’ın tespitine göre bu harcama mevzuata aykırı. Yine Sayıştay raporlarında İşsizlik Fonu’ndan karşılanması mümkün olmayan giderlerin fondan karşılandığı, bu kapsamda yaklaşık 21,5 milyon lira harcandığı tespitine yer veriliyor.Hükümetin işsizlere borcu 11,5 milyarı aştıFonun amaç dışı kullanıldığına dair çok sayıda olay yaşanırken, işsizlerin parasının harcandığı en önemli kalemlerden biri de bütçeye aktarılan kaynak. İşsizlik Fonu verilerine göre GAP’a harcanması amacıyla fondan 11,5 milyar lira Merkezî Yönetim Bütçesi’ne aktarıldı. 5 yılda yapılan bu harcamanın fona geri ödenmesi gerekiyor. Hükümetin işsizlere borcu 11,5 milyar lira. Ancak bu paranın ne zaman, hangi periyotlarla fona geri ödeneceği belirsiz.İsa Yazar | Zaman
"Şampiyon Olabilecek Bir Takım Bıraktım"
Trabzonspor'un yeni teknik direktörü Ersun Yanal, göreve gelmesinin ardından ilk kez basın mensuplarının karşısına geçti.Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ersun Yanal, Fenerbahçe sorularına cevap verirken Galatasaray maçı öncesinde de oldukça iddialı konuştu.İşte Ersun Yanal'ın o açıklamaları:'MUTLULUK DUYUYORUM''Hep beraber bu yolculuğa başlıyoruz. Bugün İstanbul yolculuğu. Sonra da ligin sonuna kadar olacak bir yolculuk. Öncelikle başkanımıza ve yönetimimize teşekkür ediyorum. Tekrar burada olmaktan mutluluk duyuyorum.''TRABZONSPOR FARK YARATACAKTIR''Beni iyi tanıyorsunuz. Bugün futbol olarak yapabileceklerimi ve nasıl bir oyun tarzı belirlediğimizi de biliyorsunuz. Trabzonspor takımı oynayacağı futbolla fark yaratacaktır. Ligin içinde bir renk olacaktır. Sonucu almak için 90 dakika mücadel eden, keyif veren, tempolu oynayan, maç kazanma arzusunu hissettiren bir takım olacak. Bunun için de çalışmalara başladık.'BASIN TOPLANTISI NEDEN ERTELENDİ?'Bir imza töreni düzenledik. O gün rahatsızdım, biraz ateşim vardı. Ancak o gün burada size o fotoğrafı verdik. O gün bir basın toplantısı beklediniz ancak biz o gün sadece fotoğraf için bir araya geldik. Ancak bir şeyler söylendi. Benden birşey duymadan bir yorumda bulunmanızı istemiyorum.''Biz Trabzonspor taraftarına izleteceğimiz takımla ilgili yaptığımız çalışmaları sizlere de aktaracağız. Bizler hep beraber yürüyeceğiz. Başarı birlikte yürüyüşle gerçekleşiyor. Başarı tek başınıza gelmiyor. Bugünden itibaren de yönetim, taraftarımız, oyuncularımız, biz, siz bu yürüyüşte birlikte olacağız.''GENÇ VE YETENEKLİ BİR TAKIMLA...''Elimizdeki kadro genç bir kadro. Milli takımlarımızda oynamış oyuncularımız var. Yaklaşık 9 tanesiyle çalışmadım. Diğer oyuncularımızla burada çalıştık. Tanıdığımız oyuncular var. Genç ve yetenekli bir takımla çalışacağız. Ben bu konuda birkaç hafta içerisinde ihtiyaçlarımızı belirleyecek paylaşımları sizinle daha rahat yapabileceğimz. En azından mücadeleyi üst düzey tutacak bir takım olacağımızı düşünüyorum. Bu en kısa sürede olacaktır. 14 puanlık bir kaybımız var, bunu telafi etmek için hep birlikte ilerleyeceğiz. Türkiye'deki yapıyı çok iyi biliyorum. Bu konuda istikrarlı bir katkının olması gerekiyor. Trabzonspor camiasını da iyi tanıdığımız düşünüyorum. Hep beraber bunu yaparsak başarılı olacağımızı düşünüyorum.'ERSUN YANAL, ONLARI AFFETMEYECEK'Mustafa Yumlu, Zeki Yavru'nun kadro dışı kalması idari bir karar. Buna saygı duyuyorum. Takım yapısını az çok bilen biri olarak şuan bunu (affetmeyi) düşünmediğimi söyleyebilirim. Çalışmalara hemen başlamak gerektiğini düşünüyorum. Biraz zamana ihtiyacımız var. Bu zaman dilimi içinde ona göre çalışmalarımızı yapıp, ihtiyaçlar listesini oluştururuz. Ancak şuan bir af söz konusu değil.'YABANCI OYUNCU TRANSFERİ HAKKINDA'Bu tespitleri yapıp sizinle mutlaka paylaşırım. Çünkü dışarıdan bakmakla içinde olmak arasında fark var. Biz biraz zaman istiyoruz. Bu zamanı tanırsanız ben bunu birkaç hafta içerisinde sizinle paylaşmış olurum.''HER YERİ TRABZONSPOR YAPMAK İSTİYORUZ''Galatasaray maçıyla başlayacağız. Kazanmak istiyoruz. Biz her yeri Trabzonspor yapmak istiyoruz. Kısa bir süre var ancak böyle maçların motivasyonu da çok iyidir. Bu nedenle oyuncuların da saha içerisinde bunu göstereceğini düşünüyorum.''DESTEĞİNİZİ İHTİYACIM VAR''Kadroda rekabet edebilecek oyuncular var. Çok içinde olmama rağmen onlarla çalışmak farklı fikirlere sahip olmamıza neden olacaktır. Türkiye Kupası yeni başlayacak. Avrupa'da da devam ediyoruz. Ligde de çok büyük bir fark yok. Ancak hep birlikte yapacağız. Başarılar böyle geliyor. Bu konuda hepinizin desteğine ihtiyacımız var.''KALECİ TRANSFERİ İSTEMİYORUM''Kalecisi konusuna gelirsek; şu anda Fatih ile devam ediyoruz. Ben herhangi bir kaleci alınması görüşünde değilim.''İNANILMAZ BÜYÜK BİR KAYNAĞA SAHİBİZ''Futbolda öncelikle Trabzon ruhunun eksik olmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu ruh çok önemli bir kavramdır. Futbolla yaşanan bir kentin kokusunu çok net bir şekilde hissedersiniz. Bu nedenle Trabzonsporluluk ruhu önemli bir kavramdır. Bir taraftan baktığımızda da alt yapı sorunu vardır. İnanılmaz büyük kaynağa sahibiz. Bu kaynağın ne kadar doğru kullanıldığıyla ilgili sistemsel bir sorundan bahsetmeliyiz. Ülke futbolunun bir kaos içinde olduğunu söylemek çok doğru ancak ülkenin bence sistemle ilgili çözmesi gereken bir sorunu olduğunu düşünüyorum. Trabzonspor'da bir dönem bu ruhu oluşturmuş bir alt yapı söz konusu. En azından tesis açısından... Bu nedenle sistemi tartışmak gerek. Oldukça uzun bir konu ve sorun.''YENSEN DE YENİLSEN DE...''Futbolun sevgisi bitmiyor. Tam tersi bazı ülkelerde futbol yeniden organize edilip, büyüyor. Bir dönem aynı şeyleri İngiltere yaşıyordu. Aynı sorunları şuanda İtalya yaşıyor. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bu ülke futbolu çok seviyor. Her şeyi kazanmak mümkün değil. Kaybettiğinizde de rakibinin elini sıkacağın bir kültür vardır. Yensen de yenilsen de bir saygı olmalıdır. İçerde kaybedenler, tribündekilerden daha fazla kazanmak istiyor. Bundan emin olun. Bu nedenle bizi sağduyuya itecek sistemlere ihtiyacımız var. Artık toparlanma sürecine gireceğimizi düşünüyorum. Bundan daha fazla taban yapacağımızı beklemiyorum. Bu düşüşün ardından tekrar yükseliş başlayacaktır.''ŞAMPİYON OLABİLECEK BİR TAKIM BIRAKTIM''Fenerbahçe'de de aynı söylemlerle başladım. Bu süreç içinde saha içinde kalacağımızı söyledim ve mümkün olduğunca saha içinde kalıp, saha içini konuşmaya, saha içinde çalışmaya gayret ettim. Oyuncularımı da buna odaklandırmaya çalıştım. Bu süreç içinde ben olayın hiçbir yerinde yer almadım. Ancak bildiğim bir şey var ki o dönem Trabzonspor'a geldiğimde sorulmayan soruların şu an sorulması oldu... Benim bildiğim bir şey var, ben şampiyon olabilecek bir takım bıraktım.'F.BAHÇE SORUSUNA CEVAP'Fenerbahçe taraftarı 'Yanal' diye bağırıyor, Fenerbahçe taraftarı, Trabzonspor maçında yine bağırırsa ne olacak?' sorusuna cevap veren Ersun Yanal şunları söyledi:'Süreci hepiniz biliyorsunuz. Ben sorunun değil, çözümün bir parçası olmaya çalıştım. Burada da aynı şey olacak. Hiçbir başkanla bu konuda hiçbir sorun yaşamadığımı düşünüyorum. Bir kişi hariç, bunu da siz biliyorsunuz. Ben açıklamalarımız yaptım, konuşmak istemedim. Benim için mutluluk, mutlu olacağım yerde olmaktır. Ben mutlu olduğum yerde olmak için çalışıyorum. Futbolu çok seviyorum ve bu oyunun içinde olma gayreti içindeyim. Benim için futbolun içinde olmak mutluluk, mutlu olduğum yerde olmak daha büyük bir mutluluk. Ben o gün çalıştığım kulüpte elimden geleni yaptım. Burada da fazlasıyla yapacağım. Bu beni pozitif yönde etkiliyor.'AVNİ AKER'DE İÇERİ KOŞMASI HAKKINDA...'Saha içinde o gün kalarak bir provakasyon yapmak istemedik. Bunun için hemen içeri girmek istedik ki bunu konuşmuştuk. Ancak futbolun içinde kavgayla anılmadım, kavga da etmedim.''TAKIM KÖTÜ, KADRO YETERSİZ DEMEDİM''Alt yapıdan çok oyuncu gelecek. Ben buna her yerde önem verdim. Burada da aynı şeyler geçerli olacak. Gençleri içimizde tutacağız. Bu sayısal eksiklikle ilgili değil. İletişim karşılıklı olan birşey. Onlarla temas kurarsanız, siz de yanlışa düşmezsiniz. Bunun için biraz zaman tanımakta fayda var. Takım kötü, kadro yetersiz tarzında şeyler söylemedim kesinlikle...''ONDAN SONRASI BENİ İLGİLENDİRMİYOR''Biz teknik adamlar, futbolcular saha içinde kalıp, saha dışını yönetmeye çalışmayalım. Bizler saha içinde görevliyiz. Onun dışındakiler bizi ilgilendirmiyor. Ben o dönem bu takımı da kurdum ve şampiyon olabilecek bir takım bıraktım. Ondan sonrası beni ilgilendirmiyor.''GEZMEDİĞİM YAYLA KALMADI''Trabzon'da gezmediğim yayla kalmadı. Halka burada beraber olmak benim için büyük keyif. Ben burada 19 aylık dönemde çok mutluydum. Bunu tekrarlamak istiyorum. Doğanın güzellikleri, halkın sevgisi, bunların tekrar keyfini çıkaracağım.''G.SARAY MAÇIYLA...''Benim oynatacağım futbolu iyi biliyorsunuz. Biz keyif veren, saygı duyulan, mücadele eden, tavırlı bir takım yapmak istiyoruz. Bunu da başaracağız. Galatasaray maçıyla buna başlamak istiyoruz. Taraftara çağrımız tabii ki var. Biz beraber yürürsek güç oluştururuz. Sonuca da çok rahatlıkla ulaşırız.'Haber Türk
App Store Uygulamaları Artık 'Ücretsiz' Yerine 'İndir' Butonu ile İndirilecek
App Store yaptığı güncelleme ile birlikte Türkçe App Store’da “Ücretsiz” olarak kullandığı “Free” butonunu değiştirerek, “İndir” butonu olarak anılacak olan “Get” butonunu devreye soktu.Bu yılın başından itibaren konuşulmaya başlayan konularla birlikte, Apple’ın App Store’da “Ücretsiz” olarak andığı uygumaların içinde kullanılan uygulama içi satın alma opsiyonlarıyla tüketiciyi aldatıp aldatılmadığı sıkça tartışılıyordu.Apple, izin yapılan satın almalar için ciddi bir miktarda geri ödeme yapmayı kabul etmiş, konuyla ilgili bazı geri adımlar atmış ve uygulamalarda “uygulama için satın alma vardır” dediği yeni ibareleri uygulamalara eklemişti. Sadece bununla yetinmeyen Apple, izinli satın alma için pek çok özellik geliştirdi, Apple Touch ID’yi de bu tarafta otorizasyon için kullandırmaya başlamıştı.Avrupa Birliği, uygulama içi satın alma seçeneği bulunan uygulamalara “Ücretsiz” ifadesi kullanan Apple’ı sorgulamış ve bu konuda bazı yaptırımlar ile ilgili Apple’ı uyarmıştı. Yaklaşık olarak 1 yıla yaklaşan süreç sonucunda, Apple da bu konuda geri adım adım attı ve artık hiçbir uygulamaya “Ücretsiz” dememek gibi radikal bir adım atmış oldu. Böylece ücretsiz olan tüm uygulamalar artık “İndir” butonu ile indirilecek, ücretli olan uygulamalar ise, fiyat etiketleri ile yayında olmaya devam edecekler.Webrazzi
Firefox'un Varsayılan Arama Motoru Yahoo Oluyor
Uzun bir süredir varsayılan arama motoru olarak Google ile anlaşması olan ve Google’ı varsayılan arama motoru yapan Firefox, bu anlaşmanın sona ermesine yakın bir zaman kala, varsayılan arama motoru olarak Yahoo’yu seçti.Google, Chrome browser’ı çıkardığında, Firefox ile arasını da yavaş yavaş soğutmaya başladı, çünkü bu hamlesiyle Firefox’un pazar payını ciddi şekilde elinden aldı. Bu durum sonrasında, Firefox, Google ile yaptığı ve 2014 Aralık ayında bitecek olan varsayılan arama motoru anlaşmasını yenilemeyecek.Meyer liderliğinde ciddi adımlar atan Yahoo ise bu hamlesi ile her alanda ne kadar aktif olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Meyer yaptığı açıklamada; “Arama motoru bizim için büyüme, fırsat ve yatırım anlamına geliyor. Mozilla ile yaptığımız bu anlaşma bizim için iyi bir fırsat.” sözlerine yer verdi.Şu an web ortamında yapılan aramaların %10’u Yahoo ile gerçekleştiriliyor.Bu birliktelik ile birlikte, Firefox 2014 Aralık ayı itibarı ile varsayılan arama motorunu Yahoo olarak belirledi. Ancak Rusya’da Yandex ve Çin’de Baidu ile olan anlaşmaları devam edecek.
"Süper Lig'in En İyisi Beşiktaş"
Süper Lig’in en iyi futbol oynayan takımı olarak Beşiktaş’ı gösteren Adem Büyük, “Eksiklere rağmen kazanmak istiyoruz. İnşallah iyi bir sonuçla evimize döneriz” dediKasımpaşa’da gösterdiği performansla Milli Takım’a kadar yükselen Adem Büyük, pazar günkü Beşiktaş maçı hakkında önemli açıklamalar yaptı. Kartal için övgü dolu ifadeler kullanan Adem, şunları söyledi:‘EKSİKLER BİZİ ETKİLEMEZ’“Bizim için çok zor bir maç olacak. Büyük bir camiaya ve formda bir takıma karşı oynayacağız. Bizim eksiklerimiz var ama onların yerine oynayacak arkadaşlarımız onları aratmayacaktır. Çünkü bu maçın atmosferi çok farklı olacak. İnşallah iyi bir sonuçla evimize döneriz. Bana göre şu anda en iyi futbol oynayan takım Beşiktaş. Ancak 2 haftada her şey değişebiliyor.”‘FORMDAYDIM OYNAYABİLİRDİM’Milli Takım hakkında da konuşan Adem, “Milli Takım’da olmak bile güzel. Ama ben oynamayı bekliyordum çünkü formdayım. İnşallah tekrar o kadroda yer alıp oynarım” dedi.‘SAKAL CEZASI SAÇMA’Adem Büyük, G.Birliği Başkanı İlhan Cavcav’ın hayata geçirdiği sakal cezası için de “Artık gece hayatını bıraktılar, sakala karışmaya başladılar. Çok saçma. Futbola bu tarz konuları karıştırmamak gerek” ifadelerini kullandı.HTSPOR / Volkan KÖSE
Gazetelerde Bugün | 20 Kasım Perşembe
Hürriyet: Abdullah Gül ifade verdiMilliyet: IŞİD Kobani’de kolay hedef Sabah: Sabah ne yazdıysa o Vatan: Bir anne isterse her şeyi yapar! Taraf: Yeni Türkiye işçi mezarlığı Akşam: Böcek trafiği ABD'ye uzandı Birgün: Burası Ankara!Star: Tek yol çözüm Cumhuriyet: 30 kişilik masa İmralı'da kurulacakZaman: İşsizlik Fonu’ndan 2,2 milyarlık meçhul harcamaYeni Şafak: Ful tesadüf!
Twitter Kurucusundan Yeni Bir Uygulama: SUPER
Twitter kurucularından Biz Stone , renkli arayüzüyle dikkat çeken ve kullanıcılar arasında yepyeni bir akım başlatmaya aday uygulaması “SUPER” ı görücüye çıkardı.Kişilerin bir konu hakkındaki fikirlerini “En kötü,” “En iyi,” “En çılgın,” “En seksi,” “Seviyorum” ve “Düşünüyorum” gibi kalıplar altında dile getirmelerini sağlayan SUPER, düşüncelerin duvar kağıtlarıyla zenginleştirilmesini sağlıyor. Genel yapı itibariyle Twitter ve Instagram’ın karışımı şeklinde nitelendirilebilecek serviste iletileri takma isim ya da sloganla imzalayabilmek de mümkün. Ayrıca takip edilen kişilerin paylaşımlarına “İyi,” “Neden,” “Ne” ve “Nasıl” gibi başlıklar altında yorum yazabiliyor.Açıklamasında uygulamayı geliştirirken ana hedefin eğlence olduğunu dile getiren Biz Stone, yaratıcı çalışmalar için uygun ortam sağladıklarını, cinsel içerikler konusunda ise oldukça dikkatli ve kuralcı olduklarını ifade ediyor. Android ve iOS platformları için yayınlanan SUPER, ülkemizdeki Google Play mağazasında henüz yayınlanmış değil. (Android versiyonu resmi site üzerinden APK olarak indirilebiliyor.LOG
Say’dan Kendisine 'Değersiz’ Diyen AKP’li Vekile Yanıt: 'Vahim Bir Cehalet'
AKP’li vekil Şükrü Erdinç’in kendisi hakkındaki, “Bir kişi iktidar, AK Parti karşıtlığıyla gündeme geliyorsa onun sanatçılığından herkesin şüphe duyması lazım” sözlerine piyanist ve kompozitör Fazıl Say’dan yanıt geldi: “Vahim bir tartışamama, anlaşamama içindeyiz. Vahim bir cehalet içindeyiz. Yazık… Yazık… Yazık…”‘Halkın yüzde 55’i değersiz mi?’Say, Twitter hesabında kendisi hakkındaki açıklamalara, “Gençken yarışmalarda dünya birincisi, Avrupa birincisi olmuştum. CD’lerim 30’dan fazla uluslararası ödül almıştı. Sorun değil. Değersizmişiz. Kaldı ki sanatın ve sanatçının değerini ödüller ve birinciliklerin tayin ettiğine inanan birisi de değilimdir. Savunmak zorunda olmak kötü” yanıtını verdi.Erdinç’in sanatçının AKP karşıtlığıyla gündeme gelen sanatçının sanatçılığından şüphe duyulması gerektiğine dair sözlerini farklı bir bakış açısıyla yorumlayan Say, “Vekil “AKP yandaşı olmayan değerli değildir” derse, AKP’li olmayan tüm seçmenleri değersizlikle suçlamış olmaz mı? Halkın yüzde 55’i? Vahim bir tartışamama / anlaşamama içindeyiz. Vahim bir cehalet içindeyiz. Yazık… Yazık… Yazık…” diye yazdı.AKP’li vekil ne demişti?Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde Fazıl Say’ın eserlerinin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası programında sansürlenmesi gündeme gelmişti.AKP’li vekil Erdinç şunları söylemişti: “Sadece kendi mahallemizde yapılanlara ‘doğru’, onun dışındakilere yapılan ‘yanlıştır’ dersek bu, sanata ve sanatçıya yapılan haksızlık olur. Sanat ve sanatçı değerli olabilir, ideolojisi de olabilir ama ideolojisi sanatının önüne geçerse benim gözümde değerli değildir. Fazıl Say benim gözümde değerli değildir. Bir kişi iktidar, AK Parti karşıtlığıyla gündeme geliyorsa onun sanatçılığından herkesin şüphe duyması lazım.”Ne mutlu AKP’ye: Fazıl Say’ın sanatçılığından bile kuşku duyan vekilleri varDiken
CERN'de Atomaltı Parçacık Keşfi
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) bilim adamları, iki atomaltı parçacığı keşfetti. CERN'den yapılan açıklamada, keşfin, dünyanın nasıl meydana geldiğini tanımlayan parçacık fiziğinin 'Standart Model'inin ötesinde işlerin nasıl yürüdüğüne ışık tutacağı belirtildi.BİRİNİ BULMAYA ÇALIŞIRKEN İKİSİNİ KEŞFETTİKBüyük Hadron Çarpıştırıcısı kullanılarak yapılan deneylerde keşfedilen atomaltı parçacıklar, devasa bir gücün bir araya getirdiği üç zerreciğin oluşturduğu baryondan meydana geliyor.CERN'e bağlı LPNHE Laboratuvarı'nda görevli Matthew Charles, 'Doğa bize cömert davrandı. Birini bulmaya çalışırken ikisini birden keşfettik' dedi.PROTONLARDAN 6 KAT DAHA AĞIRKeşfedilen yeni parçacıkların, 14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar tutarındaki deney sırasında, 27 kilometrelik tünelde birbirleriyle çarpıştırılan protonlardan 6 kat dağa ağır olduğu belirlendi.Araştırma sonuçları, 'Physical Review Letters' dergisinde yayımlanacak.NOBEL ÖDÜLLÜK DENEYBüyük Hadron Çarpıştırıcısı kullanılarak daha önce de parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve 'Higgs Bozonu' adı verilen atomaltı parçacığı keşfedilmişti. 'Tanrı Parçacığı' olarak da bilinen Higgs Bozonu'nun keşfi, geçen yıl Belçikalı fizikçi François Englert ile İngiliz bilim adamı Peter W. Higgs'e Nobel Fizik Ödülü getirmişti.
Davutoğlu: 'Takvim Değil Sıralama Konuşabiliriz'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, çözüm süreciyle ilgili 'Artık takvim değil sıralama konuşabiliriz, şu gece 'Silah bırakıyoruz' deseler onun gereği olan adımlar atılır' dedi.Başbakan Davutoğlu, çözüm sürecinin takvimi konusunda “Şimdi artık net bir takvim değil, bir sıralama konuşabiliriz. Kim ne yaparsa onunla mukabele edilecek. Şu gece 'Silah bırakıyoruz' deseler hemen onun gereği olan adım atılır. İşte burada suça iştirak etmemiş olanları topluma yeniden kazandırılması gibi adımlar.” dedi.G20 zirvesinin ardından Filipinler'i ziyaret eden Başbakan Ahmet Davutoğlu, TRT'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.'Önce kamu düzeni sonra talepler'Çözüm süreciyle ilgili olarak gelinen noktayı değerlendiren Başbakan, 6-7 Ekim olaylarının kamu düzeni ihtiyacını ortaya koyduğunu söyleyerek, 'Kamu düzeni üzerinde bir ipotek kabul etmeyiz. Bunda anlaşmışsak bundan sonraki aşamada talepleri konuşacağız.” dedi.12 Eylül ya da 28 Şubat dönemlerini hatırlatan Davutoğlu, “Aslında şu anda çözüm kendi doğasında işliyor. 6-7 Ekim olaylarında bile Kürt vatandaşlarımızdan örgüte karşı bir tepki oluştu. Son anket geldi. Kürt vatandaşlarımızın yüzde 70-75’i 6-7 ekim olaylarını yanlış bulduğunu söylüyor. Vatandaşların devlete dönüp kamu düzenini sağlaması için çağrıda bulunması çözüm sürecinin bir başarısıdır” ifadelerini kullandı.Davutoğlu, HDP'yi kastederek “Kendileri de çok iyi biliyorlar ki, şu konularda mutabık olunduğu kendilerine iletilmiştir. Özellikle kamu düzeni konusunda. Kamu düzeni üzerinde bir ipotek kabul etmeyiz. Bunda anlaşmışsak bundan sonraki aşamada talepleri konuşacağız.” yanıtını verdi.Yerel yönetimler konusunda ise “Büyükşehir yasası Türkiye’nin Tanzimat’tan sonra merkezi yönetimi güçlendirme çalışmalarında en büyük devrimsel yerel yönetimleri güçlendirme yasasıdır. Yeterli midir? Yerel dinamikler bunu gösterir. Ayrılıkçı bir şey istiyorlarsa bu çözüm süreci değildir. Bu başka bir şeydir. Kürtleri temsil işini HDP’ye bırakamayız. Biz AKP oalrak daha çok temsil ediyoruz. Kürtleri temsil olarak biz edelim diyorlarsa, birkaç ili çıkardığınızda AK Parti’nin temsili daha yüksek.”Çözüm sürecinin sadece siyasal ve sosyal bir barışı değil ekonomik kalkınmayı da öngördüğünü belirten Davutoğlu 6-7 Ekim'deki Kobani olaylarının sürecin kırılganlığını gösterdiğini belirtti.Davutoğlu şu değerlendirmeyi yaptı:'Haziran ayında çıkardığımız yasayla yasal zemin oluşturmuştu. 6-7 Ekim olayları bir ihtiyacı ortaya koydu: Kamu düzeni. Bu olaylarla Türkiye'de kamu düzeni ve ekonomiye darbe vurmak istediler. Birçok işyeri yağmalandı... Âkil insanları da toplayarak biz kararlığımızı ortaya koyduk. Bu konuda ispat durumunda değiliz. Karşımızda da tek bir taraf yoktur. 6-7 Ekim olayları nihai kertede Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan halkımızın tepkisini görmüştür. Eğer HDP kanadından hâlâ 6-7 Ekim'de doğru yaptıklarına dair açıklama olsaydı kanallar zor açılırdı. Eşit vatandaşlık ilkesi etrafında herkesin eşit hakka sahip olduğu, başkalarının da haklarının gasp edilmediği yeni bir Türkiye'nin inşaasını hedefliyoruz. 6-7 Ekim olayları 'bazı taraflarda bu irade var mıdır? sorusunu gündeme getirdi. Umarım bir daha böyle olaylar olmaz. Nehrin yarısını çoktan geçtik, özgürlükler ve temel insan hakları bazında meseleleri ele almalıyız. Silahların en kısada terkedilmesi icap eder.''Seçim çalışmalarına Hakkari'den başlayacağım''Ben bu hafta sonu Patnos’tayım, Tunceli’ye, Erzincan’a gideceğim. Seçim çalışmalarına Hakkari’den başlayacağım. Önüme ne çıkarsa çıksın. Birisi bu bölge bana ait derse kusura bakma derim. Her bölge herkese ait.Başbakan ‘Çözümden silahın susması, siyasi alanın açılmasını mı anlamalıyız?’ sorusuna da. “Evet. HDP ile MHP birbirine iki zıt parti, çıkıyor kürsüde hitap ediyorlar. Demek ki herkesin fikrini ifade etme özgürlüğü var. Ben Selahattin Demirtaş’ı kabul ettiğimde, 'Cumhurbaşkanı adayı olmanızdan ve kullandığınız dilden çok memnun oldum' dedim. 'Cumhurbaşkanı olsaydınız Türkiye’nin bütününe hitap edeceksiniz' dedim. Ama 6-7 Ekim’de çıkıp Türkiye’de küçük bir gruba hitap eder hale gelirseniz bu başka bir şeydir. Demirtaş 6-7 Ekim’de Cumhurbaşkanı olsaydı nasıl tavır alacaktı? 'Daha çok sokağa çıkın diye tweet atanlara' destek mi verecekti? Şurada dükkanlar basılmış, evler yakılmış diye bilgiler geldi. Siz devlet yetkilisi olarak ne tavır alırdınız? Önce bunları durdururdunuz. Ben aynı tavrı AK Parti üyelerine karşı da alırdım.” yanıtını verdi.'Ülke bölünmedi'Davutoğlu'na Öcalan’a sekretarya verileceğine dair haberleri hatırlatan gazeteciler, bundan sonra takvimin ne olacağını kamuoyunun bilmediğini belirtti. Son 6-7 Ekim’in bir yapısal krizden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, Türk devleti ile Kürtlerin beklentisi arasında fark olup olmadığı soruldu. Davutoğlu buna şu yanıtı verdi:“Bugünlerde 90’lı yıllarda hazırlanan raporlara bakıyorum. CHP’nin de '96 raporu var. Talepler var. OHAL kalksın denmiş, kalktı. Kürtçe konuşulabilsin denmiş. Olmuş. Kürt ensitütüsü açılsın denmiş. Açılmış. Biz 'Siz şunu yaparsanız biz de bunu yaparız' diye yapmadık. Evrensel değerler çevresinde yaptık. Doğru olduğuna inandığımız için yaptık. Bizden önce iki uç nokta vardı. Şimdi öyle bir noktaya geldi ki demokratik çerçevede bunları gerçekleşti. Ülke bölünmedi. Aidiyet duygusu pekişti. En temel aktivitelerin bile sınırlandırıldığı karanlık bir dönemden bahsediyoruz. Bizim dönemimizde köye dönüşler, tazminat ödemeleri bile gerçekleşti.”'Doğru polisika için sağlıklı koordinasyon'Davutoğlu, 'Siyaset, Merkez Bankası'na daha fazla müdahale etmeli mi?' sorusuna 'Politikaların mahiyeti değişebilir. Ama değişmemesi gereken şey rasyonel olması. 2008 krizi finansal bir kriz olarak başladı. Sonra reel sektörü de etkileyen daha kapsamlı bir ekonomik krize dönüştü. Orada da tutulamadı, sosyal bir patlama oldu. Ardından da siyasal patlama oldu. Ben dört yılda 7 Yunan, 8 Romen Dışişleri Bakanı gördüm. Ekonominin herhangi bir sektörünü başka bir sektörden ayıramayız' yanıtını verdi.'Tarım komitesi oluşturuldu'Davutoğlu, 'Bana kimse 'Avrupa Merkez Bankası Avrupa'nın siyasi çevrelerinden bağımsız' diyemez. Siyasal, ekonomik, reel sektör ve sosyal alanları birbirlerinden koparmak mümkün değil. Merkez Bankası Başkanımızla görüştüğümde, Türkiye MB'nin faiz beklentisi yüzde 6'nın altına düşmesini bekliyordu. Düştü mü? Olmadı. 'Niye olmadı' diye sorduğumuzda tarım fiyatlarının kuraklık nedeniyle yüksek çıkması yanıtını aldık. Tarım politikalarıyla ilgili bir husus, Merkez Bankası'nın beklentisini etkiliyor. Biz de tarım politikalarıyla ilgili Merkez Bankası yetkililerinin de içinde olduğu bir komite oluşturduk' diye devam etti.Dünyanın her ülkesinde merkez bankalarıyla hükümetler arasında daha yakın işbirliğinin yapıldığını belirten Davutoğlu, 'Bir ülkede kalkınma ve büyüme rakamlarının düştüğü yerlerde siyasi istikrar olmaz. Enflasyonla büyüme arasında kaçınılmaz bir çelişki varmış gibi baktığınızda kısrı döngüye girmiş bulunuyorsunuz. Arz talep konusunda ulaşulacak yeni denge daha yüksekte olmalıdır' dedi.Davutoğlu Merkez Bankası'yla sağlıklı koordinasyonun 'doğru politikalar' doğuracağını belirtti.'Almanya-İngiltere dengeyi bulmalı'Türkiye'nin 2015'te G20 Dönem Başkanlığı'nı değerlendiren Davutoğlu, G20'nin temsil kabiliyetinin geniş olduğunu, gelişmiş ve dinamik ekonomileri bünyesinde barındırdığını söyledi. Davutoğlu, G20'nin 2008 küresel ekonomik krizinin ardından 'kafa kafaya verip' yapısal reformlara imza atılmasına önayak olduğunu belirtti.Liberal ekonomiler arasında bir görüş ayrılığı olduğunu vurgulayan Başbakan, petrol üreticileri ve tüketicileri gibi ayrımları dışında Almanya gibi enflasyon karşıtı ülkelerle ABD gibi talep yanlısı ülkeler arasında görüş farklarının ortaya çıktığını söyledi. Avrupa ekonomisini daraltacak adımların Türkiye'yi etkileyeceğine dikkat çeken Davutoğlu, Anti-enflasyonist adımların talep artışını frenlememesi gerektiğini söyledi.AB içinde Almanya ve İngiltere arasındaki çekişme bağlamında Türkiye'nin durumu sorulduğunda ise Davutoğlu, Meksika ve Türkiye'nin sunumlarının dikkat çektiğini belirtip şöyle konuştu:'O oturumda Türkiye başarı öyküsü olarak gündeme geldi. Ben Almanya ve İngiltere'nin uzlaşması gerektiğini vurguladım. Durağan ekonomilerin bedelini Almanya ödemesin diye anti-enflasyonist politikalara yöneliyor. Avrupa'daki daralmayı Amerika finanse ediyor gibi bir durum var. Böyle bir kutuplaşmaya gidilmemesi gerekiyor. Avrupa üç kez resesyona girdi. Bir kez daha girerse bunu kaldıramaz. Türkiye'nin tezi şuydu: İkisinin buluşturulması gereken yer yerel sektör reformlarıyla talep ile arzın daha üst bir dengede buluşması. Arz ve talep bir dengede buluştu. Onu daha üst bir dengeye çıkarmak gerekiyor. Türkiye, üç sacayağında duruyor. 1. Siyasi istikrar. O salonda en uzun siyasi istikrarı olan Türkiye. Süratle tepki verebilen alternatif politika ürettiğinde bunun önünü görebilen bir hükümet. 2. önemli madde makro ekonomik istikrar, 3.sü de yapısal reformların kararlılıkla sürdürülmesi... 90'lı yıllarda dünya ekonomisi büyürken Türkiye çok az büyüdü. 'Davutoğlu 2014'ün bir sınama yılı olduğunu, iki seçim yapıldığını ama buna rağmen siyasi istikrarın korunduğunu belirtti.Kaynak: TRT
Ara Güler'in Yayımlanmamış Fotoğrafları Seul Yolcusu
Ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler'in 1950'li yıllarda karanlık odada kendi eliyle bastığı ve bugüne kadar yayımlanmamış vintage baskıların bulunduğu 110 fotoğrafın yer alacağı sergi, 22 Kasım'da Güney Kore'nin başkenti Seul'de açılacak.Ünlü fotoğrafçı Ara Güler bugüne kadar yayınlanmamış fotoğraflarının yer alacağı Seul sergisi için açıklama yaptı. 86 yaşındaki usta fotoğrafçı Güler, 16 Ekim'de Berlin'de açılan 'İstanbul’un Gözü Retrospektif 1950-2005' sergisinin yoğun ilgi görmesinin hatırlatılması üzerine, 'Çektiğim fotoğrafların dünya tarafından ilgi görmesi hoşuma gidiyor. Onlar istiyor, başkaları istiyor, dünyanın her yerinden istiyorlar. Bu durum ülke için de güzel' dedi. Berlin'de 200 fotoğrafının yer aldığı sergiyi günde 2 bine yakın kişinin ziyaret ettiğini aktaran Güler, Seul'de açılacak serginin tüm hazırlıklarının tamamlandığını söyledi.'İNŞALLAH SATILMAZ'Güler, sergilenecek eserlerin, etkinliği düzenleyenler tarafından Ara Güler Müzesi'nden seçildiğini kaydederek, bu sergide ayrıca daha önce hiç yayımlanmamış vintage baskıların yer alacağını söyledi. Vintage baskıların, çekildikten sonra 1-2 ay içerisinde basılan fotoğraflar olduğunu belirten Güler, bunların büyük kıymet taşıdığını vurguladı. 'Bu adamlar vintage baskının ne kadar değerli olduğunu biliyor. Müzede bütün duvarlar boşaldı neredeyse. Vintage kalmadı. İnşallah satılmaz' diyen Güler, sergilenecek fotoğrafların 1950'liler başta olmak üzere çok farklı yıllara ait olduğunu dile getirdi.'İSTANBUL'U BENİM KİTAPLARIMDAN ÖĞRENİYORSUN'Sergi açılışına gidemeyeceğini, Seul'un çok uzak olduğunu belirten Güler, 'Kendi fotoğrafımı göreceğim diye 16 saat havada gidemem. Yaş olmuş 86' dedi. Ara Güler, dünyanın her yerinden kendisine ve sanatına büyük saygı duyulduğunun hatırlatılması üzerine de şunları söyledi: 'İyi ki var. Demek ki bir işe yarıyoruz. Adamların işine geliyoruz. Dünyanın çok farklı yerlerine giderek, çok farklı yer görmüş ve kayda geçirmişim. Fotoğraf makinesi çok güzel bir kayıt makinesidir ve bütün bir devri öteki devre taşır. 20. asırda çekilen fotoğraflar bir asır sonra tarih olur. Bizler aslında 'hiçbir şey değiliz' gibi görülürüz ama aslında en mühim şeyi yapıyoruz. Yaşayan hayatı kaydedip öteki devre taşıyoruz. Bunları bilmeyenler orada öğreniyor. Bugün sen İstanbul'u benim kitaplarımdan öğreniyorsun. Biz İstanbul'u çekmeye başladığımız zaman İstanbul zaten bitmişti, ölmüştü. Büyük bir kadavranın ve kokmak üzere olan bir leşin üzerinde İstanbul diye yaşıyoruz.''ŞİMDİKİ FOTOĞRAFÇILAR EĞİTİMLİ DEĞİL'Yeni fotoğrafçıların dünyada eskileri kadar tanınmış olmadığı şeklinde değerlendirme yapılması üzerine Ara Güler, 'Eğitimleri yetmiyor. Neyin ne olduğunun farkında değiller. Fotoğrafı manzara diye çekiyorlar. Manzara başka, fotoğraf başka. Şimdi bizlerin dışında kalan herifler aslında fotoğraf çekmiyor bana kalırsa instagram çekiyor. Fotoğraf çektiğini zannediyor, aslında güneş batması, manzara gibi tabiat olaylarını çekiyor. Zaten dünyanın her yerinde tabiat olayı var. Güneş her yerde batıyor' diye konuştu.İlerihaber