Canlı Yayını Trolleyen Çift
Canlı yayın sırasında arka planda aşklarını tüm dünyaya böyle duyurdular. Kameraya yansıyan çifte kumruların görüntüleri sizlerle...
Derrick Rose'dan "Nefes Alamıyorum" Tişörtlü Protesto
Chicago Bulls formasını giyen ünlü basketbolcu Derrick Rose Golden State Warriors maçında ısınma hareketlerini üzerinde 'Nefes alamıyorum' yazan tişörtle yaparak Eric Garner'ın polis tarafından boğularak öldürülmesini sessizce protesto etti.ABD'nin Ferguson kentinde, 18 yaşındaki silahsız siyah genç Michael Brown'ı öldüren polis memuru Darren Wilson'ın ardından, New York'un Staten Island bölgesinde, gözaltı işlemi sırasında 43 yaşındaki Eric Garner'ın boğazını sıkarak ölümüne yol açan polis memuru Daniel Panteleo hakkında da takipsizlik kararı verilmesi ABD'lileri sokaklara dökmüştü.Jüri karlarını protesto eden binlerce ABD 'li, ülkenin değişik kentlerinden protesto gösterileri düzenledi. Karmaşaların ve polisle arbedenin yaşandığı gösteriler sırasında yalnızca New York'ta 50'den fazla kişi gözaltına alınmıştı.Astım hastası olan Garner boğularak ölmüştü. Garner’ın gözaltına alındığı görüntüler internete düşerken, videoda adamın birkaç defa “Nefes alamıyorum” dediği duyuluyor. Ancak polis Daniel Pantaleo, Garner’ın yüzünü yere bastırmaya devam ediyor. New York adli tıp yetkilisi Garner’ın ölümüne “göğsüne yapılan baskının ve kelepçeleme sırasında yüzüstü yatırılmasının neden olduğunu” söylemişti. Ayrıca, boyna kol dolayarak etkisiz hale getirme şekli, New York Polis Departmanı tarafından yasaklanmıştı. Gösteriler üzerine Adalet Bakanı Eric Holder açıklama yaparak, Bakanlığın “Garner’ın sivil haklarının ihlal edilip edilmediğine dair federal soruşturma başlatacağını” söyledi. Ferguson eylemlerinde “Ellerim havada, ateş etme” sloganı simge hale gelirken, Garner için yapılan gösterilerde ise “Nefes alamıyorum” sloganı kullanılıyor.Chicago Bulls formasını giyen ünlü basketbolcu Derrick Rose da, Golden State Warriors'la oynanan maç öncesi ısınma hareketlerine üzerinde 'Nefes alamıyorum' yazan tişörtle çıktı ve mahkemenin kararını sessizce protesto etti.CNN Türk
Devlet Yöneticilerine Örnek Olması İçin 9 Maddede İslam Hukukunda Şatafat, Hırsızlık ve Yolsuzluk
Kays îbn Hazim şunu anlattı: Bir adam Peygamber'e (s.a.v.) geldi. O'nun karşısında durunca adam korkudan titremeğe başladı. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.): 'Korkma rahat ol. Ben kral değilim. Ben ancak Kureyşli kuru et yiyen bir kadının oğluyum.' dedi. (Hakim, Müstedrek, H/4366; Hatib, Tarih, VI/277, 279; Zebîdî,- İthafu's-Sadeti-Muttakîn, VI1/142; Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, IX/20.)Hz. Muhammed'in sarayı olmadığı billiniyor. Çok mütevazi koşullarda yaşayan   peygamber, öldüğünde arkasında zaruri olarak kullandığı elbisesi, birkaç su kabı, içinde yıkandıkları tekne, iki adet kilim, bir çarşaf, makas, tarak, misvak gibi eşyaları, kılıç, ok, zırh, mızrak, miğfer'den oluşan silahları, “Düldül” adındaki bir devesi, savaş ganimeti olarak payına düşen ve devlet reisi olarak bundan ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını gidermekle yükümlü olduğu; “Fedek” arazinin yarısı, Ümmü’l-Kura’nın üçte biri, Hayber’den kendisine düşen beşte biri olan payı ve Ben-i Nadir’den bir kaleden ibaret olan arazîyi bırakmıştır. Bunların tamamını da Müslümanlara tasadduk etmiştir. (bk. Tirmizî, Şemail, s.149)Yani Hz. Muhammed İslam Peygamberi ve devlet reisi olmasına rağmen elindeki bu yetkileri kendisine servet edinmek için kullanmamış, kendi geçimine uygun bir sadelikle yaşamıştır.
"Yavuz Bingöl'e Mahalle Baskısı Uygulanıyor"
Başbakan Ahmet Davutoğlu AK Parti Van İl Kongresi'nde konuşuyor. Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyleŞimdi Van'dayız o güzel Van'da.öğleden sonra da Eskişehir'de olacağız. Biz diyoruzki Van ve Eskişehir'i birbirinden ayırmak mümkün değildir. Aziz Vanlılar biz millet ve kardeşlik için yola çıktık. Çözüm süreci ile amaçladığımız bu topraklardaki herkesi gönülden bağlamaktır. Çözüm süreci ile ilgili mekanızmaları kurduk. Biz hazırlıklar içindeyken Türkiye'nin her yerinde umutluyken birileri Kobani'yi bahane ederek şiddete boyun eğileceğini tahmin ettiler Kuran kursları ve dahil birçok kurumu hedef aldılar onlar yakıp yıksa da biz yakılan her yerde gül yetiştireceğiz yakılan ve yıkılan her yeri inşaa ettik. Çözüm süreci kamu düzenine alternatif değildir.Aziz gençlik bu emanet ssize emanet. Yine söylüyoruz bu toprakların her köşesinde milletimizin huzuru ve kamu düzeni sağlanacaktır. Hiçbir şekilde şiddet ve vandalizme boyun eğilmeyecektir.Geçen sefer Van'a geldiğimde iki kavrama atıfta bulundum. Hiçbir şekilde eğilmedik eğilmeyeceğiz.MEB şurasında alınan kararların sürecini beklemeden Osmanlıca bazı liselerde seçmeli okutuluyor imam hatip liselerinde de okutulsun dedik diye bazıları kıyameti kopardı. O mezar taşları tapu mührüdür. CHP hala tarihimizi anlamış değil. Ortaçağ tarihine bakacak olanlar Avrupaya baksınlar bizim tarihimizde Ortaçağ yok. Bu tarih düşmanlarına milletin mirasını anlayamayanlara cevap için yola çıktı.Kim ne yaparsa yapsın biz bu aziz vatanın her köşesinde al bayrak ve AK Parti bayrağını dalgalandırmaya devam edeceğiz.Kürtçe üzerindeki yasakların tümünü kaldırdık. 24 saat kürtçe yayın yapan kanal kurduk, herkesin onurlu eşit vatandaşlar olarak yaşamalrının zeminini kurduk. Bu topraklarda artık kimse dini, dili, inancı içinm ötekileştirilemeyecek tahkir edilemeyecek. Biz de baskılar karşısında dik duran aziz Vanlılar ile gurur duyuyoruz.Dünya da Van ahirette iman. Bu vandalizm ve şiddete karşı her türlü tedbiri alacağız ve çözüm sürecini sonuca ulaştıracağız. Gelirken yolda bir anne ve babayı gördük durduk konuştuk kendisini Ankara'dan tanıyorum Diyarbakır annelerindendi. Ben de bir kez daha soruyorum bu gencecik çocukları dağa kaldırarak neyin mücadelesini veriyorlar. O gencecik çocukları tekrar kazanmak için çözüm süreci diyoruz. İnadına çözüm süreci inadına kardeşlik diyoruz.Türk Kürt kardeştir ayrım yapan kalleştir. Biz bu kardeşlik projesinin takipçisi olacağız.Çözüm sürecinin bir yağaını milli kardeşlik diğerini kalkınmaya oturttuk.Selam olsun barış türküsü söyleyenlere.Sanatçı camiasından gür bir ses, kardeşlik dediği için bundan rahatsız olanlar bu seslere mahalle baskısı uyguluyorlar. Biz tanırız Yavuz Bingöl'ü ve diğerlerini. Onlar bu baskıya boyun eğmezler.Yıkmaya gelenlere karşı ihya diyrouz inşa diyoruz. Yeni bir Türkiye için yola çıktık ve bunun için her engele karşı çıkmaya hazırız.Vatan
Welt Am Sonntag: 'Yalnız Sultan Erdoğan'
Alman ‘Welt am Sonntag’ gazetesi “Feminizm öldürücü mü” başlığıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadın erkek eşitliği hakkında yaptığı yorumlara dikkat çekti.Gazete haberinde ‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadın, erkek eşitliği hakkında bilimsel belge aradığını yazdı.Welt am Sonntag gazetesi yaklaşık tam sayfa ayırdığı ikinci haberinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sultana benzetti. ‘Yalnız Sultan Erdoğan’ başlığıyla çıkan haberde şu ifadelere yer verildi:“Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam ve demokrasi için bir ümitti. Batı karşıtı tutumuyla izlediği politikayla Rusya Başbakanı Putin’e benzemeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan geriye gidiyor, eski tarihini yaşatmayı hedefliyor. Genç Müslümanlara büyüklük hastalığı olan megalomani aşılıyor…Cumhurbaşkanı Erdoğan 600 milyon Euro Ak Saray projesine yatıracağına Filistinli Müslümanlara yardımcı olabilirdi. Filistin halkını düşünmeyen cumhurbaşkanı Erdoğan batıyla ilgilenmiyor. Hatta batının Türkiye’yi eleştirmesini istiyor. Çünkü Erdoğan hiçbir zaman AB’yi istemedi, sıcak bakmadı. Batının bir parçası olmak istemedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hayalinde modern hilafet devleti yatıyor. Demokrasi maskesi altında gizlenen Erdoğan İslam devleti kurmak istiyor. Karşı çıkan askerleri cezalandırdı, giderek batı karşıtı tutumuyla gerçek yüzünü gösterdi… Avrupa’da iki diktatör Putin ve Erdoğan kenarda kaldı. Boğazın padişahı Erdoğan kendine güce kaptırmış iç politikalarını saptırıp kendisini kahraman göstermeyi tercih ediyor. Ülkesini tehlikeye götüren Erdoğan’ın Osmanlı hayalleri gençleri batı düşmanlığı ve büyüklük hastalığına götürüyor.”Gazete Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm hesaplarının alt üst olduğunu elinde tuttuğu sepetin içindeki tüm yumurtaların kırıldığını şimdi ise kırılmış yumurtalarıyla bin odalı sarayında yalnız sultanı oynadığını yazdı. Artık geriye dönüş yok batıya ve İsrail’e karşı sesini yükselten Erdoğan yeniden Müslümanları kendine çekmeyi hedefliyor. DHA
Erkekler Yüzünden Kadınların Yapmak Zorunda Kaldığı 8 Davranış
Asla normallleştirilmemesi gereken erkek davranışları yüzünden kadınların hayatlarını tam yaşayamadığını, yaşasa da belli zorluklarla karşılaştığını düşünüyorum. Bunun sadece cehaletle alakalı olduğunu da düşünmüyorum; 3-4 tane üniversite mezunu biraraya gelince de aynı hödükleşmeye bağladıklarından dolayı, çevreye verdikleri rahatsızlığı umursamadıklarına çok sefer tanık oldum. Bazen mizahla 'aa ben de öyle yapıyorum azıcık kendime çekidüzen vereyim' hissi yaratmaya çalıştığımız yazılar cinsiyetçi diye yaftalanabilir ama bir farkındalık yaratmalıyız. Hödük kelimesini bilerek seçtim çünkü başkalarına rahatsızlık vermek kendi özünden korkmanın bir belirtisi.Konuya erkek tarafından baktığım için bazı detayları atlamış olabilirim; yorumlarınızla katkı yapabilirseniz çok memnun olurum.
Reklam
Gözünüzü Kapatıp Dinlediğinizde Sizi Başka Alemlere Taşıyacak 25 Şarkı
Bildiniz değil mi? Hani böyle gözünüzü kapatırsınız, muhtemelen kulaklığınız takılıdır, o melodilere ve şarkıcıların sesine kendinizi kaptırıp dinlersiniz ya. Bambaşka alemlere gidersiniz. Bazen huzur bulursunuz, bazen içiniz acır. Uzun sürer ve yine de yetmez. Adeta bir meditasyondur. İşte öyle şarkılardan bazıları. (Bazıları bonuslarıyla birlikte)
Alex De Souza Futbola Veda Ediyor
Fenerbahçe’nin eski kaptanı Alex de Souza, Brezilya Serie A’da bugün TSİ 21.00’de oynanacak Coritiba-Bahia maçıyla profesyonel kariyerine son verecek.Brezilya Serie A’da bugün TSİ 21.00’de oynanacak Coritiba-Bahia maçıyla profesyonel kariyerine son verecek Fenerbahçe’nin eski kaptanı Alex de Souza, instagram hesabından veda mesajı paylaştı.Portekizce ve Türkçe dillerinde yazdığı mesajla, bugüne kadar formasını giydiği takımların taraftarlarına teşekkür eden 37 yaşındaki futbolcu, “Couto Pereira’ya, Palestra İtalia’ya, Mineirao’ya, Maracana’ya ve Şükrü Saracoğlu’na teşekkürler” dedi.Rakip taraftarların hep kendisine saygı gösterdiğini ifade eden Alex, “Bir özel teşekkür de rakip taraftara. Hiçbir zaman, hiçbir yerde rakip taraftarlarca kötü muamele görmedim. Rakip taraftarların sessizliğe boğulduğu maçlarda, yine de saygı duyulan bir şekilde sahadan yürüyüp çıkabilmek büyük bir keyifti. Her zaman saygının peşinden koştum ve saygıdeğer bir şekilde bitiriyorum” diye yazdı.Eurosport
Reklam
Kapatılan Linyit Ocağı, ‘Zeytin Madeni’ne Dönüştürüldü
Soma’da iktidara yakın Kolin şirketinin 6 bin ağacın hukuka aykırı olarak kesilmesine tepkiler dinmemişken, Aydın’dan ‘ örnek ‘ bir haber geldi. İktidarın enerji politikaları nedeniyle doğa tahribatiyla karşı karşıya bulunan birçok köyün aksine, Aydın’ın Kuloğulları köyü, kapatılan linyit ocağındaki zeytinlik çalışmasıyla dikkat çekiyor.Hürriyet’ten Erdal İpekeşen’in haberine göre, Aydıner isimli firma, 2007’de linyit madeni bulunan araziyi satın alarak, madeni işletmek yerine 13 bin ağaçlık bir zeytin ormanı kurmayı tercih etti.Habere göre, Aydıner firması önce araziyi teraslayarak tarım yapılır hale getirdi, incelemeler neticesinde toprağın en çok zeytine uygun olduğunu tespit ederek çalışmalara başladı.2007’de önce zeytinlik oluşturulmaya başlanırken, zeytin fabrikasının da temelleri atıldı. Bu süreçte Ziraat Mühendisi Mücahit Özkaya danışmanlık, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü de teknik destek sağladı. Köy muhtarı Dursun Ertürk’ün de yıllara dayanan çiftçilik tecrübesinden yararlanıldı, Ertürk işletmenin başına getirildi. Köylüler de madende çalışmak yerine toprakta çalışma fırsatı elde etti.Arazide yerel çeşitlerden Memecik zeytin çeşidine ayrı bir önem veriliyor. Bunun yanında Gemlik zeytin çeşidi seçilmiş. Çiftlikte tarım ilacının kullanılmadığı belirtiliyor, bunun yerine fidanların etrafına fare ve diğer kemirgenlere karşı PVC boruları geçirilmiş. Sinek ve böceklere karşı da hindi, kaz, ördek, tavuk, horoz gibi kanatlı hayvanlar kullanılmış.Köy Muhtarı Dursun Ertürk kanatlı hayvanlara ‘parasız çalışan işçilerim’ ismini vermiş. diyor. Bu kanatlıları da yine modern tarım kapsamında yaşlandıklarında kesip satmayı düşünüyorlar.Ağaçların arasında büyüyen otları ise gezici ağıllarla koyunların temizlemesi sağlanmış. Ertürk’ün buluşu ile tekerlekli kafesler üretilmiş ve koyunların bu kafesler içinde götürüldükleri yerde otlamaları sağlanmış.Kraterleşmiş maden havuzları ise yapay göletlere dönüştürülmüş, göletlerin içinde balık ve kaplumbağa ile beraber kaz ve ördekler ve bazen yaban kazları bulunuyor.Bir zamanlar ‘Açık Alan Kömür İşletmesi’ olan sahada kurulan çiftliğin zeytinyağı şimdi yarışmalarda ödüller almaya başlamış. Milano’da Gino Celletti’den Monocultivar Zeytinyağı yarışmasında altın madalya kazanmış, Roma’da 2015 yılı kataloğunda dünyanın en iyi 500 zeytinyağından biri olarak ‘çok iyi’ dereceyle yer almayı başarmışlar.Diken
AKP Seçimler Öncesi Çağlayan, Güler ve Bağış'ı Yüce Divan'a mı Çıkaracak?
AKP içinde 'Seçimler yaklaşırken suça bulaşanları neden koruyalım' görüşünün daha sık dillendirilmeye başlandığı ifade edildi17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin TBMM’de kurulan Soruşturma Komisyonu, şüpheli dört eski AKP’li bakanı dinledi. Kulislerde, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan , eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ’ın Yüce Divan’a gönderilmesi için parti içinde bir eğilim olduğu konuşuluyor.AKP içinde “Seçimler yaklaşırken suça bulaşanları neden koruyalım” görüşünün daha sık dillendirilmeye başlandığı ifade ediliyor. Bu yönde bir iddia da süreci yaptığı hukuki değerlendirmeleriyle ve başvurularıyla yakından takip eden savcı kökenli CHP milletvekili Ali Özgündüz’den geldi. Özgündüz de “AKP içindeki mütedeyyin vekiller, bize rahatsızlıklarını aktarıyor” dedi.Dilek Gedik’in Taraf’taki haberine göre, Meclis Soruşturma Komisyonu’nun yılbaşından hemen sonra raporunu hazırlayarak eski dört bakan hakkındaki görüşünü açıklaması bekleniyor.Raporun “Yüce Divan” yönünde olması durumunda TBMM Genel Kurulu’nda gizli oylama yapılacak. Kulislere yansıyan bilgilere göre, Soruşturma Komisyonu’nun AKP’li üyelerinin eski bakanların ifadelerinin alındığı toplantılardaki tavırları bile bu yönde eğilimin bir işareti.Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın dışındaki üç bakanın komisyondaki mesaileri oldukça sert geçti. Şüpheli konumunda olan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve eski AB Bakanı Egemen Bağış’a sadece muhalefet partili komisyon üyelerinin değil AKP’li üyelerin de soruları, iktidar partisi içindeki rahatsızlığın işaretleri olarak değerlendirildi.AKP yönetiminin, seçim kararının alınmasına kısa bir süre kala, Soruşturma Komisyonu’ndan çıkacak sonucun belirleyici olabileceğini değerlendirdiği ve siyaseten “Yüce Divan’a gidip, aklansınlar” seçeneğini Meclis grubu ve parti tabanından gelen baskılar ışığında değerlendirebileceği ifade ediliyor.CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz de AKP Grubu içindeki mütedeyyin milletvekillerinin rahatsız olduğunu belirterek “İdeolojik dinciler değil gerçek dindarlar rahatsız. Mütedeyyin milletvekilleri rahatsızlıklarını bize aktarıyor” bilgisini verdi.Özgündüz, bu milletvekili grubunun 17 ve 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları ile ilgili süreci ve Meclis Soruşturma Komisyonu çalışmalarını yakından takip ettiğini dile getirerek “AKP’nin vicdan sahibi milletvekilleri, iddiaları, delilleri merak ediyor. Yolsuzluklara bulaşanları niye koruyalım diyorlar. İsterlerse kendilerine orijinal fezlekeyi incelemeleri için göndeririz” çağrısında bulundu.T24
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Televizyonu zaplarken gördüm. Tane tane konuşan bir adam AK Saray’ın yapılmasından dolayı neden mutlu olmamız gerektiğini o kadar güzel anlatıyordu ki. O konuşurken ekranın altındaki yazı da sarayı tarif ediyordu. İlk önce ‘milletin sarayı’ ibaresi belirdi ekranın altında, sonra alt yazı, ‘devletin-milletin sarayı’ oldu.Bu sevimli gazeteci sarayın millete ait olduğunu öyle hararetli bir şekilde anlatıyordu ki, insanın içinden gidip sarayda çay içmek ve “yazık, biz bu saraylarda sefa sürerken bu ülkenin Cumhurbaşkanı kim bilir hangi viranede cefa çekiyor diye” sormak geliyordu.Yalnız işte, hep ‘uyumsuz’, huzursuz, meselelere milli gözlükle bakmayan birileri çıkabiliyor. Yine öyle birileri çıkıntılık yapmış. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, kalkmış TOKİ’ye bu sarayın maliyeti ne diye sormuş. Sana ne kardeşim, o milletin sarayı, senin milletle ne alıp veremediğin var?
Reklam
İşinizden Derhal İstifa Etmeniz Gerektiğini Gösteren 13 İşaret
Eğer işiniz sizi strese sokuyorsa, mutlu olmanızı engelleyerek özel hayatınızı da etkiliyorsa ve aslında bu hayatta yapmak istediğiniz şeyi yapmaktan sizi alıkoyuyorsa, işte o zaman yeni bir iş bulmanın -ya da en azından bulmaya çalışmanın- vakti gelmiş demektir. Elbette zorlu iş dünyasında karşınıza çıkacak her iş, hayalini kurduğunuz iş olmayacak fakat yine de, elinizdeki tüm imkanları kullanıp sizin için en iyi ve hayalinizdeki işe en yakın olanını elde edebilirsiniz. Bunun için öncelikle şu an yaptığınız işin sizin için en iyi seçenek olup olmadığını anlamanız gerekiyor. Eğer bu içerikte derlediğimiz durumlardan birkaç tanesi sizi tanımlıyorsa, o halde kendinize yeni bir iş bulmayı deneyebilirsiniz. İşte şu an çalıştığınız yerden istifa edip, sizi daha mutlu edecek bir iş aramaya başlamanız gerektiğinin 13 işareti;
Bedelli Askerlik Yapan Kıdem Tazminatı Alamayacak
Milyonlarca gencin beklediği bedelli askerlik sonnuda çıktı. Milliyet Gazetesin'den Cem Kılıç bedelli askerliğe ilişkin önemli bilgiler verdi.İşte Kılıç'ın yazısı...Bedelli askerlik yapanlar kıdem tazminatı alamazKıdem tazminatı iş sözleşmesinin belirli nedenlerle sona ermesi durumunda işçilerin hak kazandığı bir tazminat türüdür. İşçilerin, bu tazminata hak kazanabilmeleri için belirli koşullar dahilinde işyerinden ayrılmaları gerekir.Muvazzaf askerlik nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalan işçilerin kıdem tazminatı alma hakları var. Aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıl çalışmışan işçi askere giderken kıdem tazminatını alabilir. Fakat buradaki koşul muvazzaf askerlik hali ile işyerinden ayrılmaktır.Manevra veya herhangi bir diğer sebeple silah altına alınanlar bu haktan yararlanamaz. Bedelli askerlik şeklinde askerlik görevini yerine getiren kişiler de işlerinden ayrılmadıkları için kıdem tazminatına hak kazanamaz.1 gün bile olsa birliğe gidilmesi gerekirBedelli askerlik durumunda, birliğe teslim olmak zorunluluğu olmadığı için işyerinden ayrılma durumu da sözkonusu değildir. Bu nedenle, 1 gün bile askerlik yapılmayacağı için bedelli askerlik yapacak işçiler işyerlerinden ayrılarak kıdem tazminatına hak kazanamaz.Ancak 2011 yılındaki bedelli askerlik uygulamasında olduğu gibi 21 günlük bir temel eğitim sonrası terhis belgelerinin verilmesi sözkonusu olursa, bu kez işyerinden ayrılma gerekliliği ortaya çıkacağı için kıdem tazminatı hakkı doğacaktı. Bedelli askerliğin Başbakan Davutoğlu’nun açıkladığı şekliyle yasalaşması halinde, bedelli askerlik yapmayı tercih edecekler kıdem tazminatına hak kazanamayacak.Temel eğitim alan bedelliler tazminat aldıBedelli askerlik açıklaması Başbakan tarafından yapılınca 18 bin TL’lik bedelin karşılanması için pek çok kişinin aklına kıdem tazminatı geldi. Ne yazık ki bedelli askerlikten yararlanacaklar kıdem tazminatı alamayacak. Geçtiğimiz dönemde 21 gün temel askerlik eğitimi alarak ve belirli bir rakam ödeyerek bedelli askerlik yapanlar yargı kararıyla kıdem tazminatına hak kazanmışlardı. Bu kez doğrudan para ödenerek terhis olunacağı ve askerlik hizmeti yapılmayacağından dolayı, bedelli olarak askerlik hizmetini yerine getirecek işçiler bu bedeli ödemek için kıdem tazminatlarını kullanamayacak. İşçiler banka kredileriyle bedelli askerliği finanse etmek durumunda kalacak.Kıdem tazminatı askere gitmeden önceMuvazzaf askerlik görevi nedeniyle işyerinden ayrılan ve o işyerinde veya aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıllık çalışması bulunan işçiler, askere giderken kıdem tazminatını alabiliyor. Kıdem tazminatı kural olarak peşin ve bir defada ödenmelidir. Dolayısıyla, işçi askere gitmeden önce kıdem tazminatını peşin olarak alabilir. Fakat işveren ödeme gücünün olmadığını beyan eder ve işçi de kabul ederse kıdem tazminatının taksitle ödenmesi mümkündür. İşçi kabul etmezse taksitle ödeme sözkonusu olamaz.İşçi bu durumda noter kanalı ile işverene ihtarname çekerek bir an önce tazminatın ödenmesini isteyebilir. İhtarname kanalı ile de sonuç alınamazsa, işçi iş mahkemesinde dava açmalıdır. Kıdem tazminatı alacağında zaman aşımı süresi 10 yıldır. Bu süre hak düşürücü süredir. Dolayısıyla işçilerin bu süreyi geçirmemeleri gerekir. Aksi takdirde, kıdem tazminatı alamazlar.Askerlik dışında kıdem tazminatıKıdem tazminatı için işten ayrılma biçimi çok önemli. Erkekler için askerlik, kadınlar için evlenme, malullük aylığına hak kazanma ve işçinin ölümü halinde kıdem tazminatı hakkı doğar. İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymama hali dışında işten çıkardığı işçilerin de kıdem tazminatı hakkı bulunmaktadır. İşçi, haklı nedenle veya işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymaması durumunda da kıdem tazminatına hak kazanır.İşsizlik maaşı askerden dönünceAskerlik nedeniyle işten ayrılacak işçiler, eğer gerekli koşulları sağlamışlarsa işsizlik maaşına başvurabilirler. Fakat bu başvurularını askere giderken değil, askerden dönünce yapmalıdırlar. İşçiler açısından önemli olan husus, askerlik nedeniyle işten ayrılmaları durumunda İŞKUR’a bu bildirimin doğru kod ile yapılmasıdır. İşveren eğer askere giden işçisi için doğru olan ‘12’ kodu yerine istifa kodu olan ‘03’ ile bildirim yaparsa, işçi askere gidiyor olmasına rağmen işsizlik maaşından yararlanamaz.CNN Türk
Russell Crowe: 'Avustralya'yı Müslümanlar Keşfetmiş Olabilir'
'The Water Diviner' filmi için Türkiye gelen Russell Crowe ilginç bir iddia ortaya attı!'The Water Diviner' filmi için Türkiye'ye gelen Hollywood'un ünlü aktörlerinden Russell Crowe , son dönemde Amerika kıtasını Müslümanların keşfettiği yönündeki tartışmalara farklı bir bakış açısı getirdi. Crowe, Yeni Zelanda ve Avustralya'yı da Müslümanların keşfettiği konusunda 'Bazı haritalar görmüştüm ben de... Tarih ilginç bir konu değil mi?' dedi.Hürriyet gazetesinden Savaş Özbey , 26 Aralık'ta vizyona girecek 'The Water Diviner' filminin yönetmeni Russell Crowe ve Cem Yılmaz , Yılmaz Erdoğan ve Olga Kurylenko ile konuştu. Esprili sorulara, aynı şekilde karşılıkla verilen cevaplar ile farklı bir söyleşi ortaya çıktı. Özbey'in 'Aralarında bir seçim yapmam gerekseydi bu üç erkeğin üçünü birden isterdim' başlığıyla yayımlanan (7 Aralık 2014) söyleşisi şöyle:Birlikte çok eğlenen dört yakın arkadaş Russell, Olga, Cem ve Yılmaz’la basın gösterimi-gala arasında, bir sinema fuayesinin keyifli koltuklarında, bir kahkaha bin ayıp örter kıvamında...Başrol oyuncuları Russell Crowe, Olga Kurylenko, Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz arasında paslaşmalar gırla, o pasları mükemmel tekniklerle gole çevirmelerse, yılların dostluğu kıvamında. Her şey Russell Crowe’un, yeni filminin tanıtımına gelenleri Türkçe ‘merhaba’ sempatisiyle avlaması... Ve Cem Yılmaz’ın da bu pası, kalabalığa ‘Hello’ deme kurnazlığıyla karşılayıp, topu 90’dan en gıdıklanan yerlerimize takmasıyla başladı. Kararını Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan’da kıldı ama belli ki İstanbul’da 50’den fazla oyuncuyla görüşen Russell Crowe, sadece ekibine cast değil, sonradan iyi dost olabileceği, elektriğinin tutup, gerçekten eğlenebileceği arkadaşlar da arıyormuş. Bulmuş da. Mevzuunun özeti bizzat Crowe’dan: “Öyle iyi anlaşıyoruz ki arkadaş değil, kabile gibiyiz.” Ve işte sonuç...Endişeli yüreklere sular, ulusal kaygılara müsekkinler serpilsin: Russell Crowe’un Çanakkale Savaşı için çektiği ‘The Water Diviner-Son Umut’, sağ gösterip sol vuran James Bond’lardan, ters köşeye yatıran ‘Taken’lardan fersah fersah uzakta, karış karış Anadolu’da; hatta şaşırtacak kadar bizden/içimizden. Hatta Crowe’un Kuvayı Milliyecilerle öyle bir kader yolculuğu, öyle bir silah arkadaşlığı var ki, Yunanistan ayağa kalkacak, lobiler hop oturup hop kalkacak! Onu artık Meriç’in batısı düşünsün; biz dönelim suyun bu yakasına...Peki filmin Türk kahramanları için “Artık Batı’ya açıldılar, Hollywood’dan aşağısı kurtarmaz” öngörüleri ne kadar doğru? Cem Yılmaz’a sorsanız, hiiç de sanmıyor: “Beraber seti paylaştığınız insanların kimler olduğu önemli tabii ama benim için, bir film setinde olmaktan daha büyük bir hayal yok. O da zaten gerçekleşmiş bir hayal.”Böyle diyor ama Avustralya Akademisi’nin onu değil de Yılmaz Erdoğan’ı ‘En iyi yardımcı erkek oyuncu’luğa aday göstermesi mevzuuna pek bozuluyor, konu açılınca ortamları terk ediyor. O terk ettikçe, Yılmaz Erdoğan arkasından röveşatayı çakıyor: “Yahu bir türlü içselleştiremedi bu konuyu bu çocuk!”Filminiz için iki Türk yıldız seçtiniz: Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan. Birinin isminin diğerinin soyadı olması biraz tuhaf gelmedi mi?Russell : Bak bunu iki yıldır hiç fark edememişim. Vay canına! Ne kadar şanslı bir adamım ki hayatımda senin gibi biri var Savaş. (Olga kahkaha atıp Cem’in kucağına yıkılıyor)Biz Türkler tarihimizle ilgili iyi filmler izlemeye pek alışık değilizdir. Ya Türk seyircisi bu alışkanlığından vazgeçemez de filme gitmezse?Russell : Bana yansıyanlar onu göstermiyor. Bugün görüştüğüm gazeteciler, Avustralya’da yaşayan Türkler, iş ortaklarımız... Hepsi filmdeki bu ‘Türk perspektifi’nden etkilenmiş durumda.Bir gün siz de bir Yılmaz Erdoğan ya da Cem Yılmaz filminde oynar mısınız?Cem : İnanmazsınız, Russell da bayılır küçük bütçeli prodüksiyonlarda oynamaya!Russell : Ben bu tür gelişmelere hep açığımdır... Ama ben sadece bütün kararları kendim aldığım zaman keyfim yerinde hissediyorum.Cem : E o zaman ver kararını Russell!Casting için yeterince araştırma yaptığınıza gerçekten inanıyor musunuz? Mesela Olga yerine Nurella daha çok yakışmaz mıydı ‘The Water Diviner’a?Olga : Nurella kim ki?Bizim ulusal bir yeteneğimiz ve aynı zamanda eski bir Metallica üyesi...Cem : Hahhahha şaka yapıyor Russell, sakın cevap verme buna.Russell : Sanırım casting tercihlerimden son derece memnunum. Dedim ya denge iyi kuruldu ve Türk sinemasının efsaneleriyle çalıştım bu filmde.Tamam son bir soru: Türk siyasetiyle ilgileniyor musunuz? Mesela Yeni Zelanda ve Avustralya’yı Müslümanların keşfettiğini biliyor muydunuz?Cem : Ne? Yok artık!Russell : Evet, olabilir. Bazı haritalar görmüştüm ben de... Tarih ilginç bir konu değil mi?Şimdi Olga’ya birkaç sorum olacak...Russell : Duymak için sabırsızlanıyoruz. Baksana Olga da çok heyecanlı senin tuhaf soruların için!Olga sen çok güzel bir kadınsın. Bu konuda otorite sayılırsın. Sence üçü arasında en yakışıklısı hangisi?Olga : Yılmaz, Melbourne’den İstanbul’a uçuşumuz boyunca bunu Türkiye’de söylemem için şu cümleyi ezberletti: “Yilmaz, Cem’dan dahha yakijikli...”Cem : İteleye iteleye ancak bu kadar!Olga : Biliyor musun bence üçü de tepedeki adamlar ve eğer bir seçim yapmak zorunda kalsaydım, üçüne de yürürdüm.Cem, Yılmaz ve Russell : Öhöööööö... Dur orada! Bir sonraki soru lütfen!Olga : Ya niye öyle diyorsunuz? Birden çok erkeği olan kadınlar var. Hindistan’da galiba. Üçünü de isterdim.Güzel olduğun kadar akıllısın da. Peki sence üçünün arasında para kimde?Olga : Cevap çok açık değil mi? (Gözünü Russell Crowe’a deviriyor)Kadınların kendilerini güldürebilen erkekleri seksi bulduğu söylenir. Ya bu Cem, bize mi komik geliyor, yoksa yabancı gözüyle sen de eğlenceli buluyor musun?Cem : Ne sorup duruyorsun, birbirimizi seksi bulduğumuz çok açık değil mi işte?Olga : Bazen Türkçe konuştuğu, tek kelime anlamadığım zamanlarda bile gülmekten öldürüyor beni. Şu surata baksana!Ailenin fala, senin de Türk kahvesine düşkün olduğunu biliyoruz. Kahve falı bakmayı öğrenecek misin?Olga : Tabii tabii araştırmalarım devam ediyor. O şekillerin ne manaya geldiğini tek tek çözmem lâzım.Cem : Hatırlasanıza İstanbul’a ilk gelen ekipte Anna ve Janett diye iki makyöz vardı. Kahvenin telvesini de dikmişlerdi kafaya. Dur n’apıyorsun diyemeden, istikbalini içti kadın!Olga : İstikbalini içti! Hahhahah... Aslında biz Ukraynalılara Türk kahvesi yabancı bir şey değil. Evlerde herkes yapar. Hatta özel bir pişirme aleti de vardır, cezve.Cem : E ‘cezve’ bizde de cezve!Olga : Aaa siz de mi cezve diyorsunuz! Şimdi anladım nereden geldiğini.Russell : Gördün mü Savaş? Osmanlı...Olga, film için Türkçe dersleri aldığını biliyoruz. Ama burası Türkiye. Hiç ayıp kelime öğretmediler mi sana?Cem : Biz hiç öyle şeyler yapar mıyız?Olga : Aslında hep güzel şeyler öğrettiler: Çok guzeel, lisanı münaysip...Russell : Pek de alışıldık bir durum değil. İnandın mı bu cevaba?Yılmaz : Aslında ben öğrettim ama hatırlamıyor.Filmin bir sahnesinde “Kavga arıyorsan, git, Kuvayı Milliye’ye katıl!” diyorsun. Bu replik, oradaki halin o kadar Cem Yılmaz ki... Acaba o dönemde yaşasan Kuvayı Miiliye’ye katılır mıydın?Cem : İşte bu yüzden beni filmine aldı adam. Hissettiii benim ruhumun tam Kuvayı Milliye olduğunu.Filmde söylediğin ‘Hey Onbeşli’ türküsünü kendin seçmişsin...Cem : Birkaç alternatif vardı ama bazıları daha önce çok kullanılmıştı. ‘Onbeşli’ içlerinde hem en güçlüsü hem de çok kullanılmamış olandı.Dün gece 28 sayfa Cem Yılmaz-Russell Crowe’ google’ladım. Yarısından çoğu Twitter’da birbirinizi unfollow (takibi bırakma) ettiğinizle alakalıydı. Nedir bu Twitter meselesi? Şimdi asayiş berkemal mi, herkes birbirini takip ediyor mu?Olga : Tabii ki biz bir aileyiz.Russell : Takip, aşk demektir...Cem : Bunu bize daha ilk başta tembihlediler: Eğer birini yürekten seviyorsan, onu takip edersin Twitter’da.Yılmaz : Birbirinizi retweet’leyin dediler.Russell, Hollywood’daki bütün güzel kadınları tanıyor değil mi? Seni de tanıştıracak mı Nicole Kidman falan hepsiyle?Cem : Çoktan tanıştırdı bile. Ama sanatsal açıdan. Biz Russell’la kadınlar söz konusu olduğunda yetenek açısından ele alırız konuyu. Güzellik mi, yetenek mi sorusu söz konusu olduğunda benim için akan sular durur: Yetenek! Russell da öyledir. Hep yetenek konuşup durur.Yılmaz : Benim bu röportajın nereye gittiğine dair ciddi endişelerim var çocuklar!Abi sen başrolsün ama sana dönücem... Önce Olga’ya bir sorum var.Yılmaz: Tabii keyfine bak Savaş.(...)Abi dönüyorum hemen sana. Cem’e şu Twitter’daki unfollow mevzuunu bir sorayım...Yılmaz : Tabii tabii, buyur...(...)Şahane bir röportajdı, vakit ayırdığınız için dördünüze de çok teşekkür ederim.Konu : Çocuklarını Çanakkale’ye savaşa gönderen bir babanın, haber alamayınca onları bulmak için geldiği Türkiye’de yaşadığı maceralarSüre : 111 dakikaTür : Savaş-dramaT24
Reklam
Sporun Manşetleri | 7 Aralık 2014
Spor gazetelerinin manşetlerinde ve gazetelerin spor sayfalarında bugün hangi haberler var? Spor manşetlerine 1 dakikada göz atın. İşte sporun gündemi...
Mermilerden Nasıl Kulaklık Yapılır?
etiket
Akıllıca elden geçirilen objelerin amaçları dışında bambaşka özellikler kazandığı videolara bir yenisi eklendi. Mermiden kulaklık yapılan bu müthiş videoyu kesinlikle izleyin.
Reklam
Wingsuit İle Adrenalin Patlaması Yaşayan Adam
Wingsuit, bir spor olarak nitelendirilmekle birlikte adrenalin seviyesi en üst noktalarda yer alan bir spor dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Videodaki yerin neresi olduğu hakkında bir fikrimizin olmaması ile birlikte uçan arkadaşı izlemekte en az Wingsuit yapmak kadar adrenalin verici. İzliyoruz...
İlişkileri Yetmezmiş Gibi Bir de Tarzlarıyla İmrendiren 21 Hollywood Çifti
Her ne kadar sıradışı romantizmleri bizlere çok hitap etmese de, hepimizin aklında en az bir tane ilişkileri kadar havalı ve şık tarzlarına da imrendiğimiz, gönlümüzde taht kurmayı çoktan başarmış ünlü bir çift vardır. Var tabi var olmasına ama oldukça etkilendiğimiz bu çiftlerin, partner seçiminde bizleri daha seçici yapmaya başladığı da ayrı bir gerçek.İşte tarzlarıyla uyum tablosu çizen o çiftler;
Reklam