10 Maddede Sene 1914
Takvim yaprakları 1914 yılını gösterdiğinde gerek içinde bulunduğumuz coğrafyada gerekse dünya genelinde bir çok tarihi olay yaşanmış olup bu olayların sonuçları bugün daha net görülmektedir. Günümüzden 100 yıl öncesine kısaca bir bakalım.
'İsteseler de İstemeseler de Osmanlıca Öğrenilecek'
Din Şurası'nda Osmanlıca dersi tartışmalarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan 'İsteseler de istemeseler de Osmanlıca öğretilecek ve öğrenilecek' dedi.İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:40 yıldır siyasetle iştigal eden bir kardeşiniz olarak bugün de cumhurbaşkanı sıfatıyla benim ilgi alanım meselenin pratik boyutu. Cumhurbaşkanı olarak bu ülkede dine ait tüm meselelerin artık özgürce ve özgüvenle ele alınabilmesi için ilgili kesimleri cesaretlendirmekle mükellef olduğum inancı içindeyim.'OFANSİF BİR HAREKETİN İÇİNE GİRMEMİŞLERDİR'200 yıldır bu ülkede bazı meseleler özgürce ve cesaretle ele alınamamıştır. Dindarlık ile cehalet hep eş tutulmuştur. Din ve dindarlık yobazlığın, gericiliğin, baskının nedeni olarak lanse edilmiştir. İslamofobiklere göre İslam dünyasının geri kalmasının nedeni dindir. Bilimde ve teknolojide geride kalmanın nedeni işte bu İslamofobiklere göre dindir. İslam dünyası ve İslam dünyasının münevverleri defansta kalmaktan ofansif bir hareketin içine girememişlerdir. Biz öyle bir dinin mensubuyuz ki ilk emir ilim. Oku diye emreden bir dinin mensubuyken adeta sanki ilmi reddeden bir din varmış gibi sunulmaya gayret edilmiştir. Böyle bir dinin mensubuyken aklın ve bilimin tek çıkış yolu gibi gösterilmesi manidardır.'CAMİLER AHIR OLARAK KULLANILDI'Bu ülkede kimi zaman Kuran’ın okunması, öğretilmesi, ezanın aslıyla okunması dahi yasaklanmıştır. Başörtüsü yasaklanmış, kimi camiler ahır olarak kullanılmış. Namaz kılanlar horlanmış ve bazı imkanlardan da mahrum bırakılmıştır. Din ve dindarlar söz konusu olduğunda her türlü tasarruf yapılmıştır. Dinin yaşanmasını bırakın, dinin konuşulmasına, dine ve dindarlara yönelik saldırılara karşı cevap verilmesine dahi imkan verilmemiştir. Sahte hocaların toplumu zehirlemek için yaptıkları mücadele desteklenmiştir, hatta teşvik edilmiştir. Sözüm ona alimlerin sırtları sıvazlanmıştır.'DİN ADAMI MASKESİ TAKAN ŞARLATANLAR...'Din adamı maskesi takan şarlatanlar uluslararası kamuoyuna mazhar olmuşlardır. Dini sinsice çarpıtmaya çalışanlar ekran yoluyla imkanına imkan kattı. Eğer hedef yapılıyorsak boşuna yapılmıyoruz. 200 yıldır sorulamayan soruları sorduğumuz için hedef oluyoruz.Yakın bir geçmişte dindar bir nesil dediğim için, zorunlu din dersi dedil, eğitimde 4+4+4 modelini getirdiğimiz için çok ağır eleştirilere, hakaretlere hatta saldırılara maruz kaldık. 'Amerika kıtasına Müslümanlar daha önce oraya ulaşmıştı' dediğimiz için saldırıya maruz kaldık.Ardı ardına buna yönelik kitaplar ortaya çıkmaya başladı.'İLİM SİYASETİN EMRİNDE OLMAZ'Kadın için asıl kavramın eşdeğer olması gerektiğini söylediğim için saldırıya maruz kaldık. Darbe ile işbaşına gelmiş bir zat bir şahıs çıkıyor İnterpol’e talimat veriyor. Talimatla Müslüman Alimler Birliği Başkanı kırmızı bültenle aranmak üzere adım atılıyor. Bu nasıl bir iştir. İlim siyasetin emrinde olmaz. Siyaset ilmin hizmetkarı olur. İşler tersine dönmüş vaziyette. Bu gelişmeler dünyanın kötüye gittiğinin alametidir. İslam dünyasında bir söylem birliği yok, beklenen, aranan o dayanışma yok. Türkiye burada öncü bir rol oynayabilir.İslam ülkelerine hitaben dünyada şu anda sondan 50 ülke içinde 27’sinin İSEDAK toplantısında İslam ülkesi olduğunu söylediğimiz için rahatsız olanlar oldu. İçerdeki taşeronlar bu saldırılara neden oluyorlar. Uluslararası medyadan bizim bu sözlerimizi eleştiri konusu yapanlar neyi sorguladığımızı biliyorlar. 200 yıldır sorulmayanları artık soruyoruz. Bize dayatılan ezberleri bozuyoruz. Onlar susmamızı istiyor biz ısrarla Filistin diyoruz, Suriye’den adalet istiyoru. Dünya 5’ten büyüktür diyoruz. Bu işlerine gelir mi? Gelmez. Kaptıkları bu saltanatı asla bırakmazlar. Ellerindeki her türlü araçla üzerimize gelmeye devam edecekler. 1.5 milyarlık islam coğrafyasını orada temsil eden bir tane ülke yok. Nerede adalet? Bunu kendileriyle konuştuğumuzda da inanın cevap veremiyorlar.SİYASETTE FİRAVUNLARLA OYUN KURACAKLARYazarlarla sanatçılarla ellerindeki tüm araçlarla üzerimize gelecekler. Besleyip büyüttükleri sahte din adamlarıyla ihanet şebekeleriyle üzerimize gelecekler. Siyasette firavunlarla oyunlar kuracaklar. Yaptığımız bir yanlışın yerine başka bir yanlışı ikamet etmek değildir. Biz normalleşme istiyoruz.'HELVADAN PUT YAPMA ZİHNİYETİ'İslam dinine ve onun kamusal alandaki görünümüne karşı husumet besleyenler yarın yazacaklar biliyorum ama söylemek durumundayız aslında kendi elleriyle kendi dinlerini icat ettiklerinin farkında değiller. Yurttaşlık benzeri din icat ederek İslam karşısına kendi yapay dinlerini koymanın çabası içinde olduklarını bilmiyorlar ya da bilmek istiyorlar. Bu ülkede çıktılar ‘’sipariş şairleri’’ çıktı bunların. Kabe Arap’ın olsun bize Çankaya yeter dediler. Bu zihniyet helvadan put yapma zihniyeti değil de nedir? Kendileri yaptılar kendileri taptılar. Bunu hala ikamet etmek isteyenler var. İşte bunun için normalleşme, özgüven, cesaret diyoruz. 100 bini aşkın din adamımız var bunun için ülkemizde. Demokrasi, özgürlük diyoruz.200 yıldır yaşanan baskılara rağmen köklerimizle kesilmeye çalışılan irtibata rağmen Türkiye’nin alimleri ayaktadır. Osmanlıcayı bu ülkenin evlatlarının öğrenmesinden rahatsız olanlar var. Bu eskimez Türkçedir. Yabancı değil bu. Bununla gerçekleri öğreneceğizMezar taşlarının okunmasını mı öğreneceğiz diyor. O mezar taşlarında bir tarih yatıyor. Bunu bilmemekten büyük acz olabilir mi? Bu bizim şah damarlarımızın koparılmasıydı.İSTESELER DE İSTEMESELER DE OSMANLICA ÖĞRENİLECEKİlimde çok büyük güçlere sahip olan bir milletin bu ilmi kaybetmesi felakettir. Bunun öğrenilmesini istemeyenler var. İsteseler de istemeseler de bu ülkede Osmanlıca da öğrenilecek ve öğretilecek. Bu dinin bir sahibi var. Sahibi bu dini dünya var oldukça muhafaza edecektir. Bize düşen emanetin hakkını vermektir. Emanetin hakkını verebilirsek mezhepler arası çatışma sona erecektir. Bize biçilen rolleri atıp kendimiz olabilirsek adaletin yeryüzüne egemen olması mümkün hale gelecektir. Hiç tereddüt etmeden, korkmadan gerekli soruları sorun. Defanstan çıkın, ileriye koşun. Her zaman arkanızda olacağız. Bu millet her zaman sizin yanınızdadır.Kaynak: haberler.com
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Yavuz Bingöl’ün Ahmet Hakan’a verdiği röportajda Berkin Elvan ve annesinin meydanlarda yuhalatılmasıyla ilgili sarf ettiği sözler, kırıcıydı. Hele de Alevi kökenli ve daha düne kadar CHP’ye yakın duran bir sanatçının, Berkin’in acılı annesinin yuhalatılmasıyla ilgili, tavır değil adeta mazeret sunması, sosyal medyada bir öfke patlamasına neden oldu. Aslında gazete, Bingöl’ün o sözlerini başlığa çıkarmamış, haberin içine gömmüştü. Ancak kamuoyu, affetmedi.Ailesi bile Yavuz Bingöl’ü duyarsızlığından dolayı eleştirdi.
Kulağınıza Küpe Olması Gereken 7 Mevlana Öğütü
Her yıl 2-9 Aralık tarihleri arasına denk gelen hafta Mevlana Haftası olarak kutlanır. Biz de infovidyo.com olarak Mevlana’nın kulaklara küpe olacak 7 önemli öğütünü sizler için derledik.Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.Hoşgörülükte deniz gibi ol.Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
Steaua Bükreş'in Kulüp Amblemine El Konuldu!
Steaua Bükreş, tarihinin en ilginç krizlerinden birini yaşıyor. Steaua markasının kulüpten alınıp, Savunma Bakanlığı'na verilmesi nedeniyle Bükreş ekibi son lig maçına logosuz, farklı renkteki formalarla çıktı.Romanya futbol tarihinin en başarılı kulübü Steaua Bükreş, son derece sıradışı günler geçiriyor. Ordunun takımı olarak da bilinen ve Romanya Ligi'nde 25 şampiyonluğu bulunan Bükreş ekibi, Iasi ile oynadığı maça, adından ve logosundan yoksun bir şekilde çıktı. Kulübün, Steaua markasını 2004 yılından beri yasa dışı şekilde kullandığı iddiasında bulunan Savunma Bakanlığı, 2011 yılında hukuki yollara başvurmuştu. Yüksek mahkeme, nihai kararını geçtiğimiz hafta açıkladı ve Steaua markası kulübün elinden alınıp, Savunma Bakanlığı'na verildi. Romanya Ligi'nin 17. haftasında Iasi takımıyla karşılaşan Bükreş ekibi, klasik kırmızı-lacivertli formaları yerine düz sarı renkteki formalarla mücadele etti. Formalarda kulübün logosu yer almazken, skorbordda Steaua Bükreş'in adının bulunduğu yere hiçbir şey yazılmadı, logosu da yer almadı. Bükreş kulübünün antrenman ekipmanlarında da steaua yazısı bantla kapatıldı.Mevcut durumun; Bükreş kulübü yöneticilerinin, Savunma Bakanlığı ile uzlaşması halinde değişebileceği ifade ediliyor. Steaua'nun sahibi Gigi Becali ve kulübün genel direktörü Miahi Stoica ise cezaevinde bulunuyor.Eurosport
İngiliz Gazetesinde Şike İlanı!
Turkish Anti-Corruption Platform isimli oluşum tarafından bugün İngiltere'nin etkili gazetelerinden The Guardian'a verilen ilanda, Türkiye'deki şike faaliyetlerine UEFA'nın ve FIFA'nın henüz müdahale etmediği belirtilerek, her iki kurum da göreve çağırıldı.UEFA'nın Fenerbahçe'yi kendi organizasyonlarından iki yıl men ettiği, ama ne UEFA'nın ne FIFA'nın gerekli raporlar bulunmasına rağmen kişilere ceza vermediği vurgulandı. Turkish Anti-Corruption Platform tarafından verilen ilanın tercümesi şu şekilde: 'Sayın UEFA Yetkilileri, Sayın FIFA Yetkilileri. CAS şunu söylemiştir; 'Fenerbahçe, şikeden dolayı, UEFA kulüp turnuvalarından iki sene süresince ihraç edilmiştir.' Fakat, Türkiye Futbol Federasyonu UEFA ve CAS kararlarına uymayı reddetmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçe'yi küme düşürmeyi reddetmiştir. UEFA Disiplin Müfettişinin; şikeye karışan şahıslara ceza verilmesini talep eden 31 Mayıs 2013 tarihli raporuna rağmen, ne UEFA ve FIFA kişilere ceza vermiştir. Sonuç olarak, şike faaliyetlerine karışan kişiler ve kulüplerin Türkiye Süper Ligi'nde mücadele etmesine müsamaha gösterilmektedir. UEFA ve FIFA sessizce izlemektedir. Neden? UEFA ve FIFA Tüzükleri'nin 2. maddesine göre, UEFA ve FIFA'nın amacı, müsabakaların veya turnuvaların bütünlüğüne zarar verebilecek veya futbolun suistimaline sebep olabilecek yöntem ve uygulamaları engellemektir. Futbol ailesi, UEFA ve FIFA'dan, Türk futbolundaki şikeye karşı sıfır tolerans ilkesini uygulamasını beklemektedir.'DHA
Reklam
Reklam
Karakoldan Ateş Açıldı, Köylü Yaralandı
DİYARBAKIR’ın Lice İlçesi Abalı Jandarma Karakolu'ndan açılan ateş sonucu Abalı köyü nüfusuna kayıtlı Reşit Kırt (30) isimli vatandaş yaralandı.DHA haber ajansının verdiği bilgiye göre Abalı Jandarma Karakolu alanına tel örgüleri geçerek giren Reşit Kırp, askerler tarafından fark edildi ve yapılan uyarının ardından ateş açıldı. DİHA haber ajansında yer alan haberde ise Abalı köyü nüfusuna kayıtlı Kırt'ın sabah saatlerinde karakolun yanında bulunan bahçelerinde askerlerle tartıştığı sırada yakın mesafeden açılan ateşle yaralandığı belirtiliyor. Köy muhtarı Recep Kayran ve yakınlarının imkanlarıyla hastaneye kaldırılan Kırt, Diyarbakır Gazi Yasargil Araştırma Hastanesi'ne getirildi. Acil servisteki ilk müdahalenin ardından Kırt, ameliyata alındı. Askerin açtığı ateşte çenesine kurşun isabet eden ve bilinci açık olan Kırt'ın hayatı tehlikesinin olup olmadığı netleştirilemedi. Köy muhtarı Recep Kayran, olayın askerlerce açılan ateş sonucu yaşandığı bilgisini doğruladı. Hastaneye gelen Kırt'ın annesi Zeynep Kırt oğlunun 'Dişim ağırıyor' diye evden çıktığını belirtti. Köy yoluna doğru giden Kırt'ın karakolun yanında bulunan bahçelerinde olduğu sırada askerlerle tartışmaya başladığını gördüklerini aktaran anne Kırt, olay yerine doğru yönelince ateş sesi duyduğunu ifade etti. Anne Kırt, kendisine ve kızı Emine Kırt'a da bu sırada ateş açıldığını belirterek, yaralanan Reşit Kırt'ın Nizamiye'de 1.5 saati aşkın süre yerde bekletildiğini ve kimsenin yaklaştırılmadığını söyledi. Köylülerin yaptığı açıklamada ateşin askerler tarafından yakın mesafeden G3 ile açıldığı belirtildi. Kırt'ın hastaneye getirilmesinin ardından çok sayıda çevik kuvvet polisi ve zırhlı araçlar da hastane bahçesinde konumlandırıldı. DİYARBAKIR VALİLİĞİ: DİKENLİ TELDEN KARAKOL BAHÇESİNE GİRDİDiyarbakır Valiliği yazılı açıklama yaptı. Valilik tarafından yapılan açıklamada, '08 Aralık 2014 günü saat 09.45 sıralarında R.K. isimli şahıs, Diyarbakır- Lice-Abalı Jandarma Karakol Komutanlığı karakol çevresinde bulunan dikenli telden karakol bahçesine girerek, Karakol emniyetini sağlayan mevzilere ulaşmaya çalışmış, mevzide bulunan silahı gasp etme ve karakolu hedef alarak ateş etme gayreti içerisinde olmuştur. Karakol nöbetçilerinin bütün uyarılarına rağmen fiilinden vazgeçmeyen şahıs, meşru müdafaa kapsamında etkisiz hale getirilmiştir' denildi.Yaralanan Kırt'ın askeri araçla Lice istikametine sevk edildiğinin belirtildiği açıklamada, 'Olay mahalline çağrılan 112' ye ait ambulansa bindirilerek tedavisi yapılmak üzere Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiş ve ameliyata alınmıştır. Olayla ilgili olarak yapılan ilk araştırmada; R.K. isimli şahsın kasten yaralama suçundan Adli Kontrol altında olduğu tespit edilmiştir' ifadelerine yer verildi.Konuyla ilişkin olarak Lice Cumhuriyet Başsavcılığınca adli tahkikatının devam ettiği de belirtildi. DHA ve DİHA
Sokak Röportajları: Bedelli Askerlik Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
Parası olanlar ve yaşı tutanlar askere gitmemeyi seçebilir mi yoksa askerlik her Türk erkeğinin yerine getirmesi gereken kutsal bir vatani görev midir? Son günlerin en çok tartışılan konusunu sokağa sorduk; SokakRoportajlari.com iftiharla sunar; 'Bedelli askerlik hakkında ne düşünüyorsunuz?'
Reklam
"Türkiye'nin 'Guardiola'sı Olur"
Hamza Hamzaoğlu için 'Tam isabet' yorumunu yapan Faruk Süren, 'Ülkeyi ve Türk futbolunu çok iyi biliyor. Çalışkan ve disiplinli... Fatih hoca da benim dönemimde göreve geldiğinde aynı böyleydi' dedi.Göreve geleli çok kısa süre olmasına rağmen Galatasaray’da müthiş bir değişim başlatan Hamza Hamzaoğlu’na camianın her kesiminden destek yağıyor…Kulübün efsane başkanlarından Faruk Süren de genç teknik adam için “Tam isabet” yorumunu yaptı.Süren, “Abdurrahim Albayrak’ı Hamzaoğlu’nu kulübe kazandırdığı için taktir ediyorum. Galatasaray kültürünü almış bir kişi. Akhisar’da da çok beğeniyordum. Takdir ettiğim bir futbol oynatıyor. Ülkeyi ve Türk futbolunu iyi biliyor. Eğer Hamza hocaya zaman tanınır ve sabır edilirse Türkiye’nin Guardiola’sı olur. Başkanlığım dönemimde de Fatih Terim, ilk göreve geldiğinde aynı böyleydi. Liderin 9 puan arkasında kalmıştık ama kendisine destek verdik ve sabır gösterdik. Şimdi de Hamza hoca için destek zamanı. Kendisi çok çalışkan ve disiplinli bir teknik adam. Başarılı olacağına yürekten inanıyorum” ifadesini kullandı.“SADECE APTALLAR VE ÖLÜLER FİKİR DEĞİŞTİRMEZ!”Mayıs ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde şimdilik aday olmayı düşünmediğini belirten Faruk Süren, “Yalnızca aptallar ve ölüler fikir değiştirmez, aday olmam için beni istemeleri lazım” diyerek de adaylık için açık kapı bıraktı. Galatasaray’ı yönetenlerin yıllardır ayaklarını yorganına göre uzatmadıklarını belirten Süren, “Eğer yıllardır hesap kitaplar düzgün yapılsaydı bu durumlara gelinmezdi. Galatasaray içinde bulunduğu zor durumdan ortak akıl ile kurtulabilir” dedi.Takvim
Almanya'da Göçmen Tartışması: Evde Bile Almanca
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Bavyera eyaletindeki müttefiki Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisi ülkede kalıcı olarak yaşamak isteyenlerin sadece kamusal alanda değil evlerinde de Almanca konuşmasını talep etti.Almanya'da 'Hristiyanlık' temelinde bir kültür sloganıyla kurulan CSU parti yönetimi, 12-13 Aralık'ta düzenlenecek parti kongresi öncesi hazırladığı parti programında ülkede kalmak isteyen göçmenlerin evlerinde bile Almanca konuşmasını şart koştu. Parti liderliğinin onayına sunulacak belgede 'Almanya'da kalıcı olarak yaşayacak insanların kamuda ve aile içinde Almanca konuşması zorunlu olmalı' talebi gile getirildi. Ülkede özellikle Polonya, Romanya ve Bulgaristan'dan gelen göçmen nüfusun arttığı bir döneme gelen bu çağrıya diğer partilerden tepki geldi.CSU üyeleri, göçmen sayısını artmasından duydukları kaygıyı dile getiriken, geleneksel tarafarlarını 'göçmen karşıtı' yeni Almanya İçin Alternatif (AfD) Patisi'ne kaptırmaktan çekindiklerini açıkladı. Göçmenlerin Alman sosyal refas sistemine 'darbe vuracağı'nı iddia eden muhafazakar partiye Merkel'in lideri olduğu Hristiyan Demokrat Birliği' (CDU) yetkililerinden de eleştiri geldi. CDU'nun Genel Sekreteri Peter Bauer, 'Kendi evimde Latince mi, Klington ya da Hessen lehçesi mi konuşacağım siyasetçileri ilgilendirmez' açıklaması yaptı.'Hangi dili konuşacağım devleti ilgilendirmez'Sosyal Demokratların İran kökenli Genel Sekreteri Yasmin Fahimi de CSU'nun önerisi için 'tamamen absürt' nitelemesi yapıp, 'İnsanların kendi evlerinin duvarları arasında hangi dili konuşacağına karar vermek devlete kalmamış' dedi. Yeşiller Partisi'nin Türkiye kökenli Eş Başkanı Cem Özdemir de 'dil polisliğine' soyunulduğu eleştirisini getirip, 'Vatandaşların kendi evlerinde, dört duvar arasında hangi dilde konuşacağı kimseyi ilgilendirmez' çıkışını yaptı. Almanya'da 1933'te Nazilerin iktidara gelmesinin ardından önce İsviçre'ye, daha sonra ABD'ye göç eden dünyaca ünlü Alman yazar Thomas Mann'ın yaşamını hatırlatan Özdemir, 'Amerikalıların bir Thomas Mann'a evinde Almanca konuşmasını yasaklamak istemeleri düşünebiliyor musunuz, böyle bir şey düşünülemez' diye konuştu. Öneriye parti içinden de muhalefet çıkarken, CSU eyalet milletvekili Martin Neumeyer, Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, öneriyi eleştirerek 'Ne yani, şimdi vatandaşların mutfaklarını kameralarla mı izleyeceğiz' dedi. CSU Genel Sekreteri Andreas Scheuer ise öneriyi savundu, pazartesi günü karara bağlayacaklarını söyledi.Almanya'nın güneydoğusundaki Bavyera eyaletinde iktidarda olan CSU, Merkel liderliğindeki federal hükümetin de ortağı konumunda bulunuyor. Koalisyon hükümetinde üç bakanı bulunan CSU, 631 sandalyeli Federal Meclis'te de 56 milletvekiline sahip. Uzun süredir Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan CSU, son dönemde göçmen karşıtı söylemini artırmasıyla da dikkati çekiyor.'CSU'nun göçmenlerle imtihanı'Avrupa ekonomisinin en güçlü ülkesi Almanya'da nüfusun giderek yaşlanması göçmen çalışanlara olan ihtiyacı canlı tutuyor. Çalışmayan emekli nüfusun yüksek düzeydeki sağlık ve maaş bütçesi, eski Demir Perde ülkelerinden gelen ucuz iş gücüyle dengeleniyor.İşgücü ihtiyacı İkinci Dünya Savaşı sonrası ülkenin yeniden inşaası döneminde başladı. Batı Almanya İtalya, İspanya, Yunanistan, Fas, Yugoslavya ve Türkiye ile göçmen işçi alımı konusunda anlaşmalar yaptı. En fazla işçi Türkiye'den gitti. Anlaşmaya göre işçilerin 1-2 yıl çalışıp memleketlerine dönmeleri öngörülüyordu. Ancak sistem öngörüldüğü şekilde çalışmadı. Ama Almanya vatandaşlığına geçmek isteyenlerin önüne de büyük engeller konuldu.Tarihi olarak Almanya vatandaşlığını etnik Alman kökenlere bağlayan ülkede vatandaşlığa geçme yasaları hafifletilse de Almanca'yı anadil gibi konuşmak, geldikleri ülkenin vatandaşlığından vazgeçmek, 'iyi huylu bir birey' olmak, 'ekonomik olarak kendi kendine yeterlik' gibi şartlar arandı.Buna rağmen CSU, 1999'da göçmen karşıtı siyaseti daha şiddetle savunmaya başladı. Almanya'da kalma süresinin 8 yıla indirilmesine tepki gösteren parti, 'göçmenlerin Hristiyan değerleri benimsemesi'ni talep etti. 2000'de bu talepleriyle ilgili Bavyera'da kampanyalar düzenledi.Kaynak: Reuters, AA, Al Jazeera
AA Gözünden 2014'e Damga Vuran Fotoğraflar
Anadolu Ajansı, 2014 yılına damga vuran 200 fotoğraflık seçki, yayınladı. Birbirinden özel karelerin yayınlandığı seçki yılı özetler nitelikteki karelerden oluşuyor.AA editörleri tarafından hazırlanan ve 200 karenin yer aldığı seçkide Türkiye, Mısır, Suriye, Gazze, Hong Kong, ABD, İspanya, İtalya, Ukrayna gibi pek çok ülkeden 2014 dünya gündemine damga vurmuş, uluslararası medyada çokça yer almış fotoğraflar bulunuyor.
Reklam
Microsoft’un Android Kilit Ekranı Güncellendi
Microsoft’un Android uygulamar geliştiren takımı çalışmalarına son hız devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde telefonu sallayarak sesli arama özelliğini etkinleştiren Torque güncellemesinden sonra şimdi de Next Lock Screen’e büyük bir güncelleme geldi. Android kilit ekranı artık hava durumunu da gösterebiliyor. Ek olarak geliştirilmiş kişiselleştirme seçenekleri ile ön plana çıkıyor. Android kilit ekranını tamamen terk etmek için hafif kalsa da, kilit ekranından bilgilerine ve uygulamalarına erişmek isteyenler bir göz atabilir.
4 Dakikada Uzayı Konu Alan En İyi 35 Film
Max Shishkin tarafından hazırlanan videoda uzayı konu alan filmlerden 35'inin tek videoda kısa kısa özetlerini birleştirmiş. Videoda yer alan filmler ise sırası ile şöyle;«2001: A Space Odyssey» (1968, Stanley Kubrick)«Alien» (1979, Ridley Scott)«Aliens» (1986, James Cameron)«Armageddon» (1998, Michael Bay)«Avatar» (2009, James Cameron)«Battleship» (2012, Peter Berg)«Cargo» (2009, Ivan Engler, Ralph Etter)«Elysium» (2013, Neill Blomkamp)«Europa Report» (2013, Sebastián Cordero)«Event Horizon» (1997, Paul Anderson)«Gravity» (2013, Alfonso Cuarón)«Guardians of the Galaxy» (2014, James Gunn)«Interstellar » (2014, Christopher Nolan)«Lockout» (2012, James Mather, Stephen St. Leger)«Lost in Space» (1998, Stephen Hopkins)«Man of Steel» (2013, Zack Snyder) «Mission to Mars» (2000,  Brian De Palma)«Moon» (2009,  Duncan Jones)«Oblivion» (2013, Joseph Kosinski)«Pandorum» (2009, Christian Alvart)«Prometheus» (2012, Ridley Scott)«Solaris» (1972, Andrey Tarkovskiy)«Solaris» (2002, Steven Soderbergh)«Star Trek» (2009, J.J. Abrams) «Star Trek: Into Darkness» (2013, J.J. Abrams)«Star Wars: Episode IV - A New Hope» (1977, George Lucas)«Star Wars: Episode VI - Return of the Jedi» (1983, Richard Marquand)«Starship Troopers» (1997, Paul Verhoeven)«Sunshine» (2007, Danny Boyle)«The Fountain» (2006, Darren Aronofsky)«The Hitchhiker's Guide to the Galaxy» (2005, Garth Jennings)«The Last Days on Mars» (2013, Ruairi Robinson)«The Signal» (2014, William Eubank)«Thor: The Dark World» (2013, Alan Taylor)«Transformers: Dark of the Moon» (2011, Michael Bay)
Reklam
Öğretmene Erken Emeklilik Geliyor
4 yıl çalışan öğretmen 5 yıl çalışmış görülecek. 20 yıl sonra 5 yaş erken emekli olabilecek. İşte ayrıntılar...Erken emeklilik imkanları genişliyor. Yıpranma payı alarak emekliliğini öne çekecek meslekler arasına öğretmenlik de katılıyor. Daha önce sağlıkçılara tanınan yıpranma payı imkanı öğretmenlere de tanınacak. Milli eğitim Bakanlığı'nca (MEB) düzenlenen 19. Milli Eğitim Şurası'nda öğretmenlere her dört yılda bir yıpranma payı verilmesi önerisi benimsendi. Buna ilaveten öğretmenlerin ek göstergesinin 3600 olması da karara bağlandı. Bu sayede öğretmenlerin özellikle emekli olduktan sonra maaş ve ikramiyeleri artacak. Yıpranma payı sayesinde 20 yıl görev yapan bir öğretmen 5 yıl kazanmış olacak. Böylece 5 yıl daha erken emekli olma imkanına kavuşacak. Aynı hak sağlıkçılara da tanınarak onlara da erken emekliliğin yolu açılmıştı.HER KESİM YARARLANIRErken emeklilik belli meslek gruplarına tanınsa da diğer vatandaşların da bu hakkı bulunuyor. Askerliğini sigortalı olmadan önce yapmış vatandaşlar bu süreleri borçlanarak ilk işe giriş tarihlerini öne çekiyor. Böylece en az 1 yıl erken emekli oluyor. Sigortalı olduktan sonra doğum yapan kadınlar yaş ve yılını tamamlamış ise 3 çocuğa kadar borçlanarak 2160 gün yani 6 yıl daha erken emekli olabiliyor. Yüzde 40 ve üzeri raporu olan engelliler de, erken emekli olabiliyor.Milliyet
Star Wars’ın Yeni Işın Kılıcı 3B Olarak Bastırılabilecek!
2015 yılının sonunda vizyona girecek olan yeni Star Wars filminin fragmanında gösterilen ışın kılıcı oldukça tartışılmıştı. Bir Fransız 3B baskı firması yeni ışın kılıcını oldukça etkileyici bir şekilde 3B yazıcılar yardımıyla basarak bizlere gelecekte filmlerle alakalı hediyelik eşyaların ne kadar kolay elde edilebileceğini gösteriyor. Özellikle Disney’in internette 3B baskıya hazır dolaşan oyuncaklara, koleksiyon parçalarına ve karakter tasarımlarına nasıl tepki vereceği merak konusu.
Berkin Elvan Atina Sokaklarında...
Gezi Direnişi sırasında İstanbul Okmeydanı’ndaki evinden ekmek almak için çıkan ve polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu komaya girerek 269 gün sonra yaşamını yitiren Berkin Elvan, Yunanistan’ın başkenti Atina’da 16 yaşındaki Aleksis Grigoropulos’un polis memuru Epaminontas Korkoneas’ın tabancasından çıkan kurşunla ölümünün 6’ncı yılında düzenlenen protesto'da unutulmadı.Atina'da geçen cumartesi yapılan protestoda Berkin'in ve Aleksis'in fotoğraflarının olduğu pankart asıldı. “Katil devlettir” yazılı pankartta Berkin’in fotoğrafı altında “Kardeşimsin Aleksis”, Aleksis’in fotoğrafı altında da “Kardeşimsin Berkin” ifadeleri yer aldı.Birgün
"Burak ve Selçuk, Ersun Yanal'ı İstedi"
Eski hakem Ahmet Çakar, Burak Yılmaz ve Selçuk İnan ile ilgili şok bir iddia ortaya attıBeyaz Futbol yorumcusu ve eski hakem Ahmet Çakar, Burak Yılmaz ve Selçuk İnan ile ilgili şok bir iddia ortaya attı.Çakar, iki oyuncunun Prandelli döneminde kasıtlı olarak iyi oynamadıkları ifade ederken, 'Bir takım bir kişi gittikten sonra nasıl bu kadar şevkle mücadele edebilir? Prandelli ile çalışmaktan mutsuz oldukları için onu gönderdiler. Bana göre Burak ve Selçuk'un düşüncesi Prandelli'yi görüp eski hocaları ve arkadaşları olan Ersun Yanal'ı takımın başına getirmekti.' sözleriyle çarpıcı bir iddiada bulundu.Çakar'ın bu sözleri programda gergin anlar yaşanmasına sebep oldu.Haber Türk
Reklam