onedio
Torunlar Büyükanne ve Büyükbabalarıyla Kıyafet Değiştirirse
' İlkbahar - Sonbahar ' adında devam eden bir fotoğraf serisinin bir bölümü olan bu çalışma fotoğrafçı 'Qozop' tarafından tasarlanmış ve çekimleri de ona ait. Gençlerin yaşlı bir aile üyeleri ile kıyafetlerini değiştirmesi ile oluşan ilginç görüntüler ise görülmeye değer. Soldaki fotoğraflarda her şey normal fakat sağdaki fotoğraflarda durum biraz mizahi bir hal alıyor. İşte 'Yaşlılar İle Gençler Kıyafet Değiştirirse Ortaya Nasıl Görüntüler Çıkar?' galerisi...
Ünlü Yüzler 19. Yüzyıl Askeri Portreleriyle Birleşti
Sanatçı  Steve Payne tarafından yapılan bu eğlenceli photoshop çalışmasında tanıdık simalar İngiliz portre sanatçısı  George Dawe tarafından yapılmış portrelere entegre edilmiş. Eski ve yeni unsurları harmanlamak için bazı fırça darbelerine (digital) ve altın bir çerçeveye ihtiyaç duyulmuş.
Oscar Adayı Filmler Çocuk Oyuncularla Tekrar Çekilmiş!
Önümüzdeki pazar günü gerçekleşecek 86. Oscar Akademi Ödülleri gecesinde ‘en iyi film’ kategorisinde yarışacak filmlerin bazı sahneleri CineFix ve People ekipleri tarafından çocuk oyuncularla tekrar çekilmiş! Kaynak: Bantmag-
Chris Bale'in 20 Filmden 20 Farklı Yüzü
Düzenbaz'da Christian Bale, farklı görüntüsüyle yine çok konuşuldu. Oynadığı çoğu filmde alıp verdiği kilolarla neredeyse tanınmaz hale gelen başarılı aktörün binbir türlü halini gördüğümüz 20 filmden 20 farklı yüzü!kaynak: http://www.beyazperde.com/
Gazze'de Balıkçı Ağına Takılan Apollo Heykeli Kayıplara Karıştı
Gazze'de geçtiğimiz yaz bir balıkçının ağına takılan 2 bin 500 yıllık, paha biçilemeyen ve Yunan şiir ve aşk tanrısı Apollo'yu betimlediği düşünülen bronz heykel kısa süre eBay'de görülmesinin ardından ortadan kayboldu. Cevdet Ebu Gurab eskiden inşaat işçisiydi. Ama 2007'de İsrail'in Gazze Şeridi'ne inşaat malzemeleri sokulmasını sınırlandırmasından sonra, o da babası gibi balıkçılık yapmaya başladı. Cevdet'in küçük bir sandalı var. Bu yüzden asla çok uzaklara açılmıyor. Hep küçük balık avlıyor. O gün Cevdet'in amcası da kendisiyle balığa çıkmış, ama kıyıya erken dönmüş. Cevdet ise avlanmaya devam etmiş. 'Küçük sandalım ve küreğimle denizde yapayalnızdım. Saatlerce bekledim. Denizin derinliklerinde kaderin bana ne sürprizler hazırladığını hayal bile edemezdim.' diyor. 'Bazen dalgalar denizin dibini karıştırırlar. Küçük balıklar da yemek aramak için oraya giderler. Balıkların kıyıdan 100 metre kadar açıktaki bir noktada toplanmaya başladıklarını gördüm. Oraya doğru kürek çekmeye başladım ve denizin dibinde bir insan bedeni gördüm. Bedeninin yarısı kumun altında kalmıştı.' Cevdet ilk anda bu gördüğü manzara karşısında ürkmüş. Suya uzun uzun bakmış ama adamın yüzünü tanımamış. Sonra dalınca ve bedene dokununca bunun 'taş gibi' olduğunu fark etmiş. 'Hareket ettirmeye çalıştım, heykel olduğundan emin olmak için. Ama çok ağırdı.' diyor. 'Altın rengindeydi, altın bir heykel bulduğumu sandım.' Cevdet, yeri işaretlemiş ve akrabalarını yardıma çağırmak için kıyıya çıkmış. Bir süre sonra hep birlikte geri dönmüşler, denize dalmışlar. Heykel yaklaşık dört metre derinlikte duruyormuş. 'Heykeli bir iki metre hareket ettiriyor, sonra suyun yüzeyine çıkıp, nefes alıp, tekrar dalıyorduk.' diyor. Dört saat uğraştıktan sonra heykeli suyun dışına çıkarmayı başarmışlar. Bunun çıplak bir insan heykeli olduğunu görmüşler. Bir at arabasına yükleyip, Cevdet'in evine götürmüşler. Cevdet, 'Karım çırılçıplak heykelin salonun ortasında öylece durduğunu görünce yüzünü kapadı. Üzerini örtmem için yalvardı.' diye anlatıyor gülerek. Cevdet'in amcası Atıf, heykeli birkaç parçaya bölüp, parçaları ayrı ayrı satmayı önermiş. 'Heykelin başındaki renge bakınca altın olduğunu sanmıştım. Oğullarımdan biri heykelin parmaklarından birini kesip kuyumculara göstermeyi önerdi. 'Sonra aklımıza altın satış işleriyle uğraşan bir akrabamız geldi. Onu eve çağırdık. Heykele baktı ve bronz olduğunu söyledi. 'Ama bronz bir heykelin altın bir heykelden daha değerli olabileceğini söylemeyi de ihmal etmedi.' Cevdet heykeli Mısır'a kaçırmayı, burada satmayı düşündü. Ancak Hamas'ın iktidara gelmesinin ardından yürürlüğe sokulan ablukayı delmek için kazılan bu yeraltı kaçakçılık tünelleri Mısır ordusu tarafından önceki yaz kapatılmıştı ve artık kullanılmıyordu. Komşular sorular sormaya başlayınca, Cevdet Hamas'ın askeri kanatı İzzettin el Kassam tugayında komutan olan bir akrabasından heykeli saklamasına yardım etmesini istedi. 'Heykeli benden alanlar, sattıklarında bana yüklü bir para vereceklerini söylediler. Ama şimdiye kadar bize bir ödeme yapılmadı.' diyor. Heykel eBay'de satışa çıkarıldığında 500 bin dolarlık bir fiyat biçilmiş. Ancak sonra eBay'den de kaybolmuş. Heykelin durumuyla ilgili olarak kaygılandığını, renginin solmaya başladığını, tek gözünün çıkarıldığını anlatıyor. Paris'teki Louvre Müzesi'nden 500 kilogram ağırlığında, 1,75 metre boyundaki bu heykelin satın alınması için verilen teklifi değendirdiklerini söylüyor. Hamas, BBC'nin heykeli görme talebini reddetti. Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yaşayanlar, heykelin halen militanların elinde olduğunu, militanların heykeli Hamas hükümetine vermeyi reddettiğini söylüyor. Ancak heykelin kimin elinde, ne durumda olduğunu kimse tam olarak bilmiyor.BBC Türkçe
Türkiye'ye İlk Otomobil Ne Zaman Geldi?
Avrupa’da otomobil üretiminin endüstri haline gelmeye başladığı 19’uncu yüzyılın sonlarında, Osmanlı İmparatorluğu’nun payitahtı İstanbul’un Arnavut kaldırımı sokakları, henüz otomobil denen atsız arabayla tanışmamıştı.Her türlü yeniliğe kuşkuyla bakan Padişah II. Abdülhamit, otomobilden özellikle çekiniyordu. Saraya suikast amacıyla sessizce yaklaşmalarını önlemek için at arabalarının lastiklerini sökecek kadar evhamlı olan padişah, Sadrazam Avlonyalı Ferid Paşa’nın kendi şahsına otomobil alma isteğini de sert bir şekilde önlemişti. Ferid Paşa böyle bir arzusu olmadığını kesin bir şekilde belirtmesine rağmen, ağır bir şekilde azarlanmış, arabasının tekerlekleri sökülerek Babıâli’ye Maliye Nazırı’nın arabasıyla gitmek zorunda kalmıştı. İlginizi çekebilir: Anadol otomobillerin hikayesiAT ARABASIYLA SUİKAST Padişahın korkuları bir ölçüde doğru çıktı. Ancak suikast aracı bir otomobil değil, at arabası olacaktı. 21 Temmuz 1905 Cuma günü, Sultan İkinci Abdülhamit camiden saraya dönerken, bir arabaya konan bombanın patlamasıyla, 23 kişi öldü, 58 kişi yaralandı. Yapılan araştırmada tahrip olan arabaların sahipleri bulundu ancak 17’nci arabanın kayıt numarası ve sahibine ulaşılamadı. İşin ilginç yanı, araba lastik tekerlekliydi. Gümrük memurları ilk gelen otomobile “zatü’l-hareke” adını vermişti. Devamı: İLK OTOMOBİLİN GELİŞİ
Efsane Yeşilçam Müzikleri
Yüzlerce film ve müziklerinin içlerinden seçilen birkaç tanesi...Amaç,hemen hemen hepimizin bildiği bu müzikler topluca şurada duruversin.
İkonik Karakterler Kedi Olursa...
Kediler neden bir süper kahraman, bir müzik yıldızı, hatta bir aktör olmasın ki?İllustrator A Ke yaptığı çalışmalarla bu soruya cevap verirken bize de hayranlıkla paylaşması kalıyor.
13. !F İstanbul'da Kaçırılmaması Gereken Filmler
13- !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali tüm hızıyla devam ediyor. Festivalde farklı türlerde ve birbirinden ilginç filmler olduğundan seçim yapmakta zorlanabilirsiniz. Sizler için kaçırılmaması gereken filmleri sıraladık. Buyers Club (Sınırsızlar Kulübü) 6 dalda Oscar adayı C.R.A.Z.Y./Çılgın olmak üzere Young Victoria/Genç Victoria, Café de Flore/Ruh Eşim gibi filmleriyle kendi takipçilerini yaratan Jean-Marc Vallée'nin Oscar'larda 6 dalda aday son filmi Dallas Buyers Club/ Sınırsızlar Kulübü; sarsıcı hikâyesi kadar Matthew McConaughey ve Jared Leto'nun Altın Küreli oyunculuklarıyla da yılın en merak uyandıran projelerinden… Anarchic Harmony (Anarşik Armoni) Anarchic Harmony / Anarşik Armoni; Bugün müzik sayısız özgürlüğü ve çeşitliliği kucaklarken akla bir soru geliyor: Çağdaş müzik şimdiki haline nasıl evrildi? Bu konuda kafa yormak,çağdaş müzik tarihinin satır aralarını okumak bize neler söyler? Bazen doğru soruyu sormak, cevabı bulmaktan çok daha önemli. Anarşik Armonide bu işin öncülerine; devrimci besteci&teorisyen Stravinsky ve Schönberg'den cazın kurucularından Buddy Bolden'a, sıradışı bir yaklaşıma sahip olan John Cage'e, İlhan Mimaroğlu'na, Aydın Esen'e, insan algısının sınırlarını genişletmeye cesaret eden sanatçılara odaklanıyor ve şans bu ki Gezi olaylarının başlamasıyla filmde konuşulan hakikatlerin bir anda gerçekleştiğine tanıklık ediyoruz. Anarşik Armoni teknolojik gelişmelerin eşliğinde müziğin bilinmeyene giden macerasındaki sosyo-politik gelişmelere ışık tutmaya çalışan ve bunu insanlık için evrensel bir dil olan müzikle yapan bir manifesto. The Selfish Giant (Bencil Dev) The Selfish Giant / Bencil Dev; Sinemasever bir arkadaşımıza anlatmaya çalışsak şöyle derdik: Andrea Arnold'un alt sınıf İngiltere'sini düşün; faturalarını ödeyemeyen sorumsuz ebeveynler ve kaldırabileceklerinden daha fazla yük sırtlanmış çocuklar var. İngiltere malum, hava hep kapalı, ortam kasvetli. Dikenli tellerle örülmüş bir yerlerde bazı 'büyük'ler bazı işler çeviriyorlar. Çocuklar için okula gitmenin bir anlamı yok; onlar bir an önce büyükler gibi para kazanmak, bahis oynamak, gecenin karanlığında birkaç kuruş fazlası için gizli işler çevirmek istiyorlar. Bu büyüme öyküsünü biraz içine doğru çek ve Dardenne'lerdeki masumiyet, vicdan ve adalet meselesini onun üstüne ekle. Düşler Diyarı'nın (2012) masalsı dünyasının en damıtılmış halini hayal et ve filme belli belirsiz yayıldığını düşün. Bir de, şey, en son, çok sevdiğin birisini elinden kaçırdığını fark ettiğin o ânı hatırla. Yatağın altına saklanıp günlerce oradan çıkmamıştın, değil mi? Nymphomaniac (İtiraf) Nymphomaniac / İtiraf; Lars von Trier her zamanki gibi provokatif! Son filmi biraz uzun olabilir, ama izlemeyi takip edecek düşünme ve tartışma sürecinin daha uzun olacağı muhakkak. Başrolünü Charlotte Gainsburg'un oynadığı İtiraf bir seks bağımlısı hakkında. Ancak pek çok eleştirmenin de yazdığı gibi, grafik seks sahnelerine rağmen film aslında erotik değil. Bilakis, kasıtlı biçimde seksi olmayan bir film. Yaratacağı tartışmalar daha ziyade insan doğası, sekse bakışımız ve tabii ki her filmiyle, yaptığı her açıklamayla gündem yaratan yönetmenin kendisi üzerine olabilir. Bu kez ne yapmaya çalıştı? Ürkünç ve büyüleyici dört saatlik bu epik filmde ne demek istiyor? Kafa yorulacak fazlasıyla malzeme var, ona şüphe yok. Lars von Trier'in en karanlık malzemeleri bile gözlerimizi alamadığımız izlencelere çevirmedeki ustalığı tartışılmaz. Kendine has mizah anlayışı da… Mavi Dalga Mavi Dalga; Altın Portakal'da 'En İyi İlk Film' ödülünü alan Mavi Dalga bu ödülü fazlasıyla hak ediyor. Zeynep Dadak ve Merve Kayan'ın muhteşem kısa filmleri Bu Sahilde'ye plajda geçirilmiş bir günün sonundaki hülyalı miskinlik dersek, ilk uzun metrajları Mavi Dalga'ya da geride kalmış koca bir yaz tatilinin hüznü diyebiliriz. Bunu kafadan atmadık: Mavi Dalga tam da Bu Sahilde'nin bıraktığı yerden, yazın son günlerinden başlıyor. Halılar dürülüyor, yazlık ev kapatılıyor ve senenin son denizine giriliyor. Balıkesir'deki kışlık eve dönmek demek, Deniz ve ailesi için okula, arkadaşlara, dükkâna, kermese ve yanar-döner meyveli aile yemeklerinin arasına dönmek demek. Fakat bu sene biraz daha farklı, çünkü Deniz ve arkadaşları lise sondan önceki senelerine giriyorlar. 'Üniversite,' 'bölüm' ve 'meslek' gibi kavramlar hayatlarına ilk defa dahil olurken, arkadaşlıklar, aşklar ve şarkılar biraz daha ciddi, biraz daha can acıtıcı oluyor. Mavi Dalga da gençliğin bu ara dönemi gibi hem elden kayan, hem de derin izler bırakan bir film. Yılın en yaratıcı müdahalesi Ayrıca !f İstanbul'un merakla beklenen yeni yarışmalı bölümü Aşk ve Başka Bi' Dünya'da kazanan film belli oldu. Yarışmaya Türkiye'den katılan Koray Kaya filmi Anarşik Armoni, 'yılın en yaratıcı müdahalesi' seçildi. Kaya'ya ödülünü ünlü yönetmen Michel Gondry verdi. CNN Türk
Bu Hafta 3 Yeni Film Vizyonda
Bu hafta vizyona girecek 'Recep İvedik' serisinin 4. filmi, komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Bu hafta üç film vizyona girecek.  Reha Erdem'in son filmi 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' izleyici ile buluşuyor. Deprem ihtimali nedeniyle boşaltılmak istenen bir adada, bu karara karşı çıkan kadınların mücadelesinin anlatıldığı filmde, Binnur Kaya, Philip Arditti, Kevork Malikyan ve Deniz Hasgüler rol alıyor. Daha önce Toronto Film Festivali'nde gösterilen filmin konusu şöyle: 'İstanbul'un adalarından birinde, muhtemel bir deprem nedeniyle adayı boşaltma kararı alınmıştır. İnsanlar akın akın adadan ayrılır ancak küçük bir kesim bu karara uymayarak kalmakta direnir. Etrafta kıyamet arifesini andıran bir atmosfer hüküm sürerken, geride kalanlar için hayat koşulları günden güne zorlaşacaktır. Film, yaşamları farklı engellerle sıkıştırılmış bir grup kadının, inanç, cesaret ve enerji ile hayatın farklı boyutlarına yaptıkları heyecan verici insani serüvenleri etrafında şekilleniyor.' 'Recep İvedik 4' 'Recep İvedik' serisinin 4. filmi, komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Senaryosunu Şahan Gökbakar'ın yazdığı filmi, Togan Gökbakar yönetti. İlk üç filmi izlenme rekorları kıran serinin 4. filminin çekimleri, Maldivler'de tamamlandı. Şahan Gökbakar'ın yanı sıra İrfan Kangı ve Cem Korkmaz gibi oyuncuların rol aldığı filmin konusu şöyle: 'Recep İvedik, mahallesindeki çocuklardan kurulu futbol takımının antrenörüdür. Ancak düzenli olarak idman yaptıkları araziyi sermaye sahibi biri satın alacaktır. Recep'in buna izin vermeye niyeti yoktur. Recep'e göre araziyi kurtarmanın tek yolu, para bulup araziyi satın almaktır. Bulabildiği tek çözüm ise Survivor'a katılıp büyük ödülü kazanmaktır. Recep, burada Karayip korsanlarıyla karşılacak ve macera kaldığı yerden devam edecek.' 'Yasak Aşk' Doris Lessing'in Nobel Edebiyat Ödüllü 'Büyükanneler' adlı kısa öyküsünden, beyazperdeye aktarılan 'Yasak Aşk' filminin başrollerini, Naomi Watts ve Robin Wright paylaşıyor. Yönetmenliğini Anne Fontaine'in yaptığı filmin senaryosu Oscar ödüllü senarist Christopher Hampton'a ait. Prömiyeri Sundance Film Festivali'nde gerçekleşen film, Avustralya'da yaşayan çocukluk arkadaşları Lil ve Roz ile onların iki oğlu arasındaki ilişkiyi anlatıyor. AA
500 Yıllık 'Popo' Bestesi Çözüldü
Hollandalı ressamı Hieronymus Bosch'un tablosundaki gizli 'popo şarkısı' notalara döküldü Hepimiz hazine avcılarını biliriz. Gizli saklı yerlerde, nadir haritalarla yola çıkan acımasız korsanlar, koca bir sandık dolusu altın için dünyanın bir ucundan diğer ucuna gider, hayatlarını bile o hazineyi bulmaya adarlar. Fakat hazine her zaman altın olmayabilir. En azından Oklahoma Christian Üniversitesi'nde Müzik ve Bilgi Teknolojileri bölümü öğrencisi olan Amelia Hamrick'in keşfettiği hazine, altından değildi. 15- ve 16. yüzyılda etkin olan Hollandalı ressam Hieronymus Bosch'un triptik eseri olan 'Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights' tablosundaki gizli hazine, cehennemi tasvir eden kısımda yer alan gizli bir detay oldu. Genç öğrenci Hamrick tarafından keşfedilen hazine, aslında bir poponun üzerinde yazan bir piyano bestesiydi. 1939'dan beri Madrid'deki Prado Müzesi'nde bulunan esere internet üzerinden bakarken besteyi fark eden Hamrick, modern müzik aletleri ile modern nota sistemine uyarlayarak, ilk kez sese dönüştürdü. Hieronymus Bosch'un 1503 ve 1504 yılları arasında yaptığı triptik tablonun küçük detayından tarihi bir besteyi ortaya çıkaran Hamrick, bu besteyi 10 gün önce bloğunda '500 yıllık popo şarkısı' adıyla paylaştı. Paylaşımının ardından hızla sosyal medyada dolaşmaya başlayan beste, en sonunda fark edildi. 28 saniyelik bir besteye dönüşen eser, üniversite yetkilileri tarafından '500 yıllık bir müzik gizeminin çözülmesi' olarak yorumlanıyor. Kaynak: Milliyet Sanat
Dünya Üzerindeki En Büyüleyici 25 Şehir Manzarası
İnsanoğlu yaratıldığından beri hep daha yüksek binalar yapmaya çalışıyor. Bazı metropollerde ise yatay alan kalmamasından dolayı bu durum bir zorunluluk haline gelmiş. Bu megakentlerin büyüleyici siluetleri ise görülmeye değer.  İşte 'Dünya Üzerindeki En Büyüleyici 25 Şehir Manzarası' galerisi...
Japonya'da Bulutların Üstünde Mükemmel Manzara!
Unkai Terası,Japonya'nın Hokkaido adasının dağ yamacına kurulmuş olup,turistlere nefes kesici yüzen bulutların görüntüsünü sunuyor! Unkai ( Japoncada bulut denizi anlamına gelir ) çok nadir bir doğa harikası, sadece özel hava şartları altında size kendini gösterecektir. Teleferikle çıkacağınız Unkai Terası'nda bir şeyler içmek istemez miydiniz? Siz en iyisi nefes kesen Unkai Terası'ndan çekilen resimlere bir göz atın, hayran olacaksınız.
Yaptırdıktan Sonra Pişmanlık Yaratacak 28 Dövme Örneği
Bu dövmelerin hepsi bile isteye yaptırılmış olsalar da sahiplerinin pişmanlık duyuyor olmaları çok muhtemel. Siz siz olun iyice düşünüp taşınmadan kesinlikle dövme yaptırmayın. İşte 'Yaptırdıktan Sonra Pişmanlık Yaratacak 28 Dövme Örneği' galerisi...
Ünlü Film Sahneleri Siyahi Modellerle Canlandırılırsa
Biri Senegal vatandaşı diğeri ise Fransız olan Omar Victor Diop ve Antoine Tempé ilginç bir proje yapmışlar. Ünlü film sahnelerinde oynayan beyazları alıp yerlerine siyahi insanlar koyarak fotoğraflamışlar ve bunun adını ''ONOMOllywood'' koymuşlar. Açıkçası gayet hoş durduğunu söylemeliyim. Üzerinde fazlasıyla uğraşıldığıda baya belli oluyor. Daha fazla söze gerek yok, karşınızda ONOMOllywood!
Metallica'nın Türkiye Konseri Hakkında Merak Edilenler
Metallica'nın henüz resmiyet kazanmayan Türkiye konseri ile ilgili merak ettiklerinizi sizler için cevapladık. Cengizhan Yeldan tarafından açıklanan Metallica'nın 13 Temmuz'da konser vereceğine dair haber ile ilgili bir çok soru geliyor. Bunları tek bir yazıda toplayıp cevaplamak istedim. Umarım bir takım sorulara cevaplar bulabilirsiniz. Soru: Metallica'nın geliyor olduğuna dair haberler nereden çıktı?Cevap: Metallica'yı 2008 yılında Türkiye'ye getiren Purple Concerts firmasının kurucusu Cengizhan Yeldan tarafından konu ile ilgili bir twit atıldı ve grubun 13 Temmuz'da ülkemizde konser vereceğiduyuruldu. Bunun dışında herhangi bir bilgi yer almadı.Soru: Metallica'dan resmi bir açıklama geldi mi?Cevap: Hayır gelmedi. Metallica haricinde organizasyon şirketinin kendisinden de bir açıklama gelmedi. Metallica'nın destek hattına mail attım ve gelen cevap şu şekilde oldu: 'Şu an açıklanmış olan turne bilgileri dışında herhangi bir bilgiye sahip değiliz'. Bu cevap zaten klasik bir cevap. Henüz resmiyet kazanmamış bir bilgiyi bizimle paylaşmaları garip olurdu öyle değil mi...Soru: Metallica'nın gelme ihtimali yüksek mi?Cevap: Evet yüksek. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Purple Concerts'in yöneticisi böyle bir açıklama yaptıysa, ortada bir şey var demektir. Muhtemelen görüşmeler devam etmekte ve son aşamaya gelindiği için Cengizhan Yeldan bunu ifşa etme gereği duydu.Soru: Konser nerede yapılacaktır?Cevap: 2008'deki son konser Ali Sami Yen'de yapılmıştı. 2010'da yapılan ve Metallica'nın katıldığı Sonisphere Festivali ise İnönü Stadı'nda yapılmıştı. Bildiğiniz üzere bu iki stat şu an yıkılmış durumda. Yeni mekan için öne çıkan alternatifler İTÜ Stadyumu ve TT Arena. Ayrıca üçüncü bir alternatif olarakKüçükçiftlik Park'da düşünülebilir. Bunların dışında bir alternatif yok gibi.Soru: Konserin bilet fiyatları ne kadar olur?Cevap: Biraz tuzlu olacaktır. 2008 yılında Metallica'nın tek başına verdiği konserde en pahalı fiyat 350 liraydı. Bu bağlamda organizasyon açısından benzer koşulların olacağını varsayarsak, döviz kuru ve ülkemizin enflasyon oranlarını hesaba katarak paranın zaman değerini hesaplamaya kalktığımızdaçıkan sonuç 900 liraya yakın bir meblağ oluyor. Fakat muhtelen o kadar pahalı olmayacaktır. 300-400 civarı bir fiyat da beklemeyin. En pahalı bilet için (muhtemelen sahne önü olur) en az 500 lirayı gözden çıkartmak gerektiğini aklınızdan çıkartmayın. Soru: Konserde hangi parçalar çalınacak?Cevap: Metallica yeni bir uygulamayla konser öncesi setlist'lerin belirlenmesi için dinleyicilerin oy kullanabileceği bir anket oluşturuyor. Bizim konser kesinleştiği zaman bu anket aktif hale gelecektir ve orada oylara göre setlist şekillenecek.Soru: Alt gruplar hakkında neler dönüyor?Cevap: Ortada çeşitli spekülasyonlar var fakat muhtemelen bunlar gerçeği yansıtmıyor. Daha konser belli değilken alt grupların ortaya çıkması çok saçma. Yine de biz dönen isimleri yazalım: Dream Theater (hadi oradan, bunu kim uydurduysa), Trivium, Rob Zombie, Ugly Kid Joe. Biraz fanteziye kaçan yorumlar ve söylentiler var fakat akla yatkın olanlar da var... Gönül ister ki 80 Kalibre çıksın.Soru: Tüm bu haberlerin kesinleşmesi ne kadar zaman alır?Cevap: Net açıklamanın çok yakın bir zamanda geleceğini düşünüyorum. En geç Mart ayı içerisindekonser resmiyete kavuşacaktır.
Süper Kahramanlar Tek Vücut Olursa...
Batman, Iron Man, Thor ve Hulk gibi dünyaca ünlü süper kahramanları artık ilgisi olmayan insanlar bile yakından tanır hale geldi. Gerek dizileri, gerek filmleri ile artık hepsi hayatımızın içindeler. Sahip oldukları güçler zaten bizim seviyemizi kat be kat aşmasına rağmen bazı insanlar onları olduklarından dahada güçlü yapmak istemişler sanırım. Sonsuz büyüklükteki internet içerisinde bir çok ''Kahraman Birleşimleri'' mevcut. Iron Batmanler, Captain Spidey'ler gibi. Gelin özenle seçmeye çalıştığım bi kaç örnek ile sizlere biraz göz zevki yaşatayım!