Herkes kitap okumayı sever, okuduklarını başkalarıyla paylaşmaktan zevk alır. Ancak bazı okur tipleri var ki, tabiri caizse insana hayatı zindan eder, okumaktan soğutur. İşte bu kategoriye dahil edebileceğimiz, uzak durulması gereken altı model.
Nuri Bilge Ceylan‘ın yönettiği ‘Kış Uykusu‘ filmi 67′inci Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazandı. Nuri Bilge Ceylan ödülü Quentin Tarantino ve Uma Thurman‘ın elinden alırken, salonda duygusal anlar yaşandı. Bu ödülün kendisi için müthiş bir sürpriz olduğunu söyleyen Ceylan,“Ödülümü Türkiye’de son bir yılda hayatını kaybeden gençlere adıyorum” dedi.Yol’dan sonra ilk ödül Bu ödülün öncesinde ise 1982 yılında senaryosunu Yılmaz Güney‘in yazdığı, yönetmenliğini de Şerif Gören‘in yaptığı ‘Yol‘ filmi Altın Palmiye ödülünü kazanmıştı.Ödül alanların listesi İkinci En İyi Film: ‘Le Meraviglie’, Yönetmen: Alice Rohrwatcher, İtalyaEn İyi Yönetmen: ‘Foxcatcher’, Yönetmen: Benett Miller, ABDJüri Özel Ödülü: ‘Mommy’, Yönetmen: Xavier Dolan, Kanada.En İyi Senaryo: Leviathan, Yönetmen: Andrey Zvyagintsev, RusyaEn İyi Erkek Oyuncu: Timothy Spall, ‘Mr Turner’, İngiltereEn İyi Kadın Oyuncu: Julianne Moore, ‘Maps to the Stars’, ABDDiken
Oscarlı oyuncu Kevin Spacey, Meksika’da politik tartışmaların odak noktası oldu. Köşe yazarları, Meksika Devlet Başkanı Enrique Peña Nieto’nun “selfie çektirmek için” Spacey’ye sekiz milyon dolar ödediğini iddia ediyor. Kevin Spacey, Mayıs başında Meksika, Cancún’da düzenlenen bir turizm konferansına katılmıştı. Etkinlikte Devlet Başkanı Enrique Peña Nieto ile karşılaşan Spacey, selfie çekmiş ve fotoğrafı Twitter hesabından paylaşmıştı. House of Cards dizisinde ABD Başkanı’nı canlandıran Spacey, “Bu fotoğraftaki başkanlardan sadece biri gerçek” yazmıştı. Spacey’yle çekilen bir başka fotoğrafı paylaşan Peña Nieto ise “Üzgünüm ama House of Cards’ın nasıl bittiğini size açıklayamam” yazmıştı. KARAKTERDEYDİM, SAYILMAZ Meksika’nın çok satan gazetelerinden 24 Horas’da köe yazarı olan Salvador García Soto, hükümetin bu fotoğraflar için Kevin Spacey’ye sekiz milyon dolar ödediğini iddia etti. García Soto, Devlet Başkanı ile Spacey’nin “tesadüfen karşılaşmadığını, aksine buluşmanın acınası bir PR çalışması olduğunu” yazdı. İddiaları ilk reddeden taraf Kevin Spacey oldu. Oyuncu, “Kimse şakayı anlamadı herhalde. Ben orada dizide canlandırdığım rolle bulunuyordum” yazdı. Meksikalı yetkililer ise, etkinliğin toplamda 3.5 milyon dolara mâl olduğunu, masrafların sponsorlar tarafından karşılandığını belirtti. Yapılan açıklamalara rağmen, Spacey’nin ücretinin “vatandaşın vergileriyle ödendiği” görüşü Meksikalılar arasında hızla yayılıyor. MH Taraf
Bu sene Cannes Film Festivali'nde jüri üyesi olan İranlı aktris Leyla Hatemi, 83 yaşındaki festival başkanını yanağından öptüğü için özür diledi. İranlı aktris Leyla Hatemi, 83 yaşındaki festival başkanı Gilles Jacob’u yanağından öptüğü için özür diledi. İranlı yetkilileri kızdıran hareketi hakkında yazılı açıklama yapan Hatemi, “Bazı insanların duygularını incittiğim için çok üzgünüm. El sıkışarak engel olmaya çalıştım ama sonuç alamadım. Bu açıklamaları yaptığım için utanç duysam da, engel olamadığım bir durumu anlatmak için başka çarem yok. Benim gözümde kendisi yaşlı bir dede.” dedi. Hatemi’nin öpüşme fotoğrafının yayımlanması üzerine İran Kültür Bakan Yardımcısı Hüseyin Nuşabadi, “Uluslararası organizasyonlara katılanlar, İranlıların namusunu ve itibarını temsil ediyor. İran kadınları hakkında kötü bir imaj oluşmamalı. Festivaldeki uygunsuz durum bizim dini inançlarımızla uyuşmuyor” demişti. Bazı İranlı kadın öğrenciler de Hatemi hakkında dava açılmasını ve İranlı aktrisin hapis ve kırbaçla cezalandırılmasını istemişti. Kaynak: AFP
Türkiye sinemalarında bu hafta 1'i yerli 8 film vizyona girdi.X-Men: Geçmiş Günler Gelecek Bryan Singer'in yönettiği ve Jennifer Lawrence, Michael Fassbender, Evan Peters ile Ellen Page'in oynadığı 'X-Men: Geçmiş Günler Gelecek' izleyiciyle buluşacak. Aksiyon ve macera türündeki filmde, X-Men dünyasının tüm kahramanları, türlerinin hayatta kalabilmesi için iki farklı zaman boyutunda savaş verecek. X-Men üçlemesinin sevilen karakterleri, geleceği kurtarmak için 'geçmişi değiştirmek' zorunda kalacakları bir mücadeleye girişecek. Zayıflığın Esareti Catherine Breillat'ın yönettiği ve Isabelle Huppert, Kool Shen, Laurence Ursino ile Christophe Sermet'in oynadığı 'Zayıflığın Esareti' vizyona girecek. Dram türündeki Fransa-Belçika ortak yapımı film, Breillat'ın hayatının sıkıntılı bir dönemini konu ediniyor. Mavi Adam Haftanın tek yerli yapımı senaristliğini ve yönetmenliğini Utku Çelik'in üstlendiği 'Mavi Adam' adlı film. Tamamen İngilizce çekilen filmin oyuncu kadrosunda Alex Dawe, Derya Aslan, Sarper Semiz ve Aydın Orak yer alıyor. Dram ağırlıklı sahneleriyle dikkat çeken film, Irak işgali sırasında kaçırılan yabancı bir arkeoloğun başına gelenlerle birlikte 1991 yılında öldürülen Müslümanları ele alıyor. Şeker Portakalı Dünyada 16 dile çevrilerek 19 ülkede milyonlar satan, 20. yüzyılın başyapıtlarından biri olarak kabul edilen 'Şeker Portakalı' romanından uyarlanan film, sevgiyi kendisi bulmak zorunda kalan ve günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsünü anlatıyor. Marcos Bernstein'in yönettiği ve Joao Guilherme Avila, Eduardo Dascar, Fernanda Vianna ile Emiliano Queiroz'in oynadığı 'Şeker Portakalı', sevgiyi kendisi bulmak zorunda kalan ve günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsünü beyazperdeye aktarıyor. Brezilyalı yazar Jose Mauro De Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan filmin konusu özetle şöyle: 'Çok yoksul bir ailenin oğlu olan Zeze, hayatın karşısına çıkardığı sarsıntı ve zorlukları hayal gücünün yardımıyla yazarak aşabileceğini keşfeder. Yeni taşındıkları evlerindeki portakal ağacı ise artık en iyi arkadaşı olmuştur.' Aşk, Tutku, Dedikodu Mona Achache'in yönettiği ve Camile Chamoux, Audrey Fleurot, Anne Brochet ile Josephine De Meaux'un oynadığı 'Aşk, Tutku, Dedikodu' izleyiciyle buluşacak. Fransa yapımı film, her yaştan kadının kendisinden bir şeyler bulacağı ve hayatta birçok seçeneğin olduğunu görecekleri bir romantik komedi. Telekinezi Marina De Van'ın yönettiği ve Missy Keating, Marcella Plunkett, Padraic Delaney ile Charlotte Flyvholm'in oynadığı 'Telekinezi', korku severleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Filmde, ailesinin öldürülüşüne tanık olan bir çocuğun başından geçen akıl almaz olaylar anlatılıyor. Cin Haftanın korku ve gerilim türündeki bir başka yapımı, Tobe Hooper'ın yönettiği ve Aiysha Hart, Razane Jammal, Paul Luebke ile Khalid Laith'in oynadığı 'Cin'. Birleşik Arap Emirlikleri'nin ilk fantastik gerilim-korku filmi olma özelliği taşıyan filmin konusu özetle şöyle: 'ABD'de yaşamakta olan Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı bir çift, ülkelerine dönme kararı alır. Al Jazeerah Al Hamra bölgesinde çok lüks bir daireye taşınır. Her şey ilk başta güzel gözükse de bilmedikleri birşey vardır, evlerinin bulunduğu yerde başka yaratıklar da yaşamaktadır.' Tinker Bell ve Korsan Peri Peggy Holmes’un yönettiği ve Mae Whitman, Christina Hendricks, Tom Hiddleston ile Lucy Liu'nun seslendirdiği animasyon film 'Tinker Bell ve Korsan Peri' filminde, Zarina adındaki perinin, Peri Adası'nın çok değerli mavi peri tozunu çalarak kaçması sonrasında yaşanan maceralar izlenebilecek. AA
Sırbistan ve Bosna Hersek'te meydana gelen sel felaketinden Eurovision'u kazanan Conchita Wurst'ü sorumlu tutuldu. Balkanlar'da 1000 yılın en büyük felaketi olarak adlandırılan ve Sırbistan ile Bosna Hersek'i vuran sel felaketinde, 50'den fazla kişi hayatını kaybederken çok sayıda kişi evsiz kaldı. Buna bir sorumlu arayan Sırbistan'da Kilise yetkilileri yaptıkları açıklamalarla gündem yarattı. E.Novine.com'da yer alan ve İngiliz basınına da konu olan haberde kilise yetkilileri felakete 'ilahi bir ceza' olarak nitelendirirken sebep olarak da Conchita'nın zaferini gösterdi. Açıklamada 'Bu sel bir rastlantı değil aksine bir uyarı' denilirken Allah'ın yağmurlarını insanları uyarmak için gönderdiği söylendi. Sırbistan ve Karadağ'ın yanı sıra Rusyalı Ortodoks liderler de Conchita'nın zaferine gönderme yaptı.
Ünlü şarkıcı Shakira, yine Dünya Kupası'na özel şarkı yaptı ve bu şarkının klibinde birçok yıldız futbolcu yer aldı.Lionel Messi, Neymar, Agüero, Falcao ve Pique gibi yıldızların Shakira'ya eşlik ettikleri Brezilya 2014 Dünya Kupası'nın şarkısı ve klibi..
Vizyon Tarihi : 23 Mayıs 2014 (2s 12dk) Yönetmen: Bryan Singer Oyuncular:Hugh Jackman, James McAvoy, Michael Fassbender Tür :Aksiyon, Bilimkurgu Ülke: ABD, İngiltere
Şimdi bakmayın gece gece korkarsınız rüyanıza girer desemde illaki bakıcaksınız bakmayıpta napacanız be yavrummmm ne çektin be oğlumm/kızımmm hayır bakma desem bile sallamıcaksın ki eee hak ettin kardeşim hadi sana rüyanda iyi kabuslarrrr.
Bazı filmler vardır ki, kafa karıştırmakta sınırları zorlar. Bunu kimi yönetmen; zaman kavramını izleyicinin ayağının altından çekerek; kimisi de bilinçaltının tüm derinliklerini sergileyerek yapar. Biz de izleyiciler olarak, 'ne anlatmaya çalışıyor acaba?' diye, filme bakar dururuz. İşte o filmler:Not: Filmin özetleri, Sinemalar.com ve Beyazperde'den alıntılanmıştır!
Bu harika fotoğraflarla hayvanlara daha önce bakmadığınız bir pencereden bakacaksınız. Her fotoğraf bize dünyamızı bu muhteşem canlılarla paylaştığımızı hatırlatmalı. İyi eğlenceler dileriz...Not: Fotoğrafları indirmek için imajın üzerine mouse ile geldiğinizde imajın sol tarafında çıkan menüyü kullanabilirsiniz
Meşhur tablolara hiç alıcı gözüyle baktınız mı? Kompozisyonuna, yerleşimine, yan karakter olarak bulunan tiplere? Eğer baktıysanız burada yazacaklarımızın çoğunu zaten siz de hissetmişsinizdir. Eğer bakmadık diyorsanız buyurun birlikte bakalım.Kolaylık olsun diye ressamın alt metni kim üzerinden verdiğini işaretledik.
Orhan Pamuk, Soma'da yaşanan maden faciasıyla ilgili olarak 'Soma madeninde 300 hatta belki de 400 kişi öldü. Hükümetin ağır ihmali yüzünden. Çünkü Türkiye’de insan hayatı çok ucuz. Özelleştirme ideolojisi, bütün kötü çalışma koşullarını eleştirmek için ifade özgürlüğü yok' dedi. İlk romanı “Cevdet Bey ve Oğulları” Fransa’nın en büyük yayınevi Gallimard’dan Fransızca yayımlanan Orhan Pamuk, Paris’te katıldığı bir radyo programında hükümeti eleştiri yağmuruna tuttu. Soma’daki maden kazasının hükümetin ağır ihmalinden kaynaklandığını dile getiren Pamuk, “Türkiye’de insan hayatı çok ucuz. İfade özgürlüğünün önüne perde çektiler. Medya kontrol altında. Otoriter bir yönetim iktidarda. Dürüst olup bu hükümeti eleştirmemek mümkün değil” dedi. Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenen Uluslararası Roman Buluşması’na da katılacak olan Orhan Pamuk, kültür kanalı France İnter Radyosu’na verdiği söyleşide Türkiye’yi sarsan Soma maden kazası hakkındaki soruları yanıtladı. Pamuk, 'Neden Soma kazasında halk maden yönetimine değil hükümete karşı öfkeli?' sorusuna şöyle yanıt verdi: 'Soma madeninde 300 hatta belki de 400 kişi öldü. Hükümetin ağır ihmali yüzünden. Çünkü Türkiye’de insan hayatı çok ucuz. Özelleştirme ideolojisi, bütün kötü çalışma koşullarını eleştirmek için ifade özgürlüğü yok.' 'Halk ve politik temsilcileri arasında bir boşanmadan söz edebilir miyiz?' sorusuna ise 'Hayır. İfade özgürlüğünü sınırlayan, aşırı derecede otoriter bir hükümet söz konusu. Başbakan son derece sert bir konuşma tarzı kullanıyor. İfade özgürlüğü sınırlı. Ama bütün bunlara rağmen son seçimlerde hala yüzde 45 oranında seçmen bu iktidara oy verdi. Bu da politik durumu daha da zorlaştırıyor. Muhalefet milliyetçiler ve laikler arasında bölünmüş' diye cevap verdi. Pamuk, Madenciler ve tekstil işçileri konusunda Türkiye'nin Avrupa’da işçi hakları ve çalışma koşulları açısından korkunç ve üzücü bir rekora sahip olmasıyla ilgili olarak 'Bu sadece para kazanmanın kolay yolu. İnsan hayatı önemli değil, kapitalizmin ilk etaplarında olduğu gibi sadece çok para kazanmak istiyorlar ve insan hayatlarını dikkate almıyorlar. İfade özgürlüğünün önüne perde çektiler. Umurlarında değil ifade özgürlüğü. İnsanların içinde bulunduğu koşulları dile getirmelerine izin vermiyorlar. Sadece daha çok kazanmak derdindeler' dedi. 'Türkiye sizi hâlâ büyük bir protestocu olarak görüyor mu?' sorusuna Pamuk, 'Hükümeti eleştirmemek olanaksız. Otoriterler. Davranış biçimi otoriter, YouTube ve Facebook’u yasaklama biçimleri otoriter. Dürüst biri olup bu hükümeti eleştirmemek olanaksız. İnsan hakları, medyanın kontrolü ve ifade özgürlüğü alanlarında yaptıkları nedeniyle' diye yanıt verdi. Pamuk, sosyal güvenlik ve çalışma yasaları açısından AB düzenleyici bir rol oynayamaz mı? sorusuna ise şöyle cevap verdi: '2004-2009 yılları arasında Türkiye’nin AB’ye girmesinin avukatlığını yapıyordum. Bunun her iki taraf için de iyi olacağını düşündüm. Ama AB içine kapandı, fikir yok oldu, Türkiye fikri artık güçlü değil. Dürüst olmak gerekirse Türkiye’nin AB üyeliği uzaklaştığı için ağlamıyorum. Ama bu fikrin buharlaştığını düşünüyorum. Ama benim ‘Cevdet Bey ve Oğulları’ kitabıma bakın. Daha 1905’te, o zaman bile laik orta ve orta üst sınıflar Avrupa ya da Fransız kültürü üzerine kuruluyor. Büyük bir gelenek var. AB ve Türkiye arasında müzakereler sürerken Türkiye’de ağırlığı vardı. Türkiye de AB’ye yaklaşıyordu. Ama maalesef Avrupa içine kapandı. Avrupa milliyetçiliği, Türk laiklerini ve AB yanlılarını tek başına bıraktı.' Cumhuriyet