3 sezon boyunca bağladı bizi TV'ye pazartesi sendromu onlarla atlattık.Bazen İsmail Abi olduk bazense terkedilen İskender ama bir parçamız Mecnundu hep..Bu dizi sadece Ali Atay'ı büyük bir oyuncu yapmadı onu Burak Aksak'ın deyişiyle Rockstar'da yaptı..Bu arada dizide çokca Ferdi Tayfur şarkısı bulunmasının nedeni telif yok..
26- kez düzenlenen National Geographic ''gezgin'' temalı fotoğraf yarışması başladı ve fotoğraf kabul süresi 30 Haziran 2014 tarihi itibarıyla doldu. Birbirinden güzel ve etkileyici fotoğrafların katıldığı yarışmada ödüller ise şu şekilde; Birinci olan kişi National Geographic ekibi ile Alaska'da 8 günlük bir deneyim yaşama şansı yakalayacak. İkinci olan kişi Santa Fe'deki National Geographic fotoğraf atölyesinde 5 gün geçirecek. Üçüncü olan kişi ise Maine yelkenlisinde altı günlük bir seyir geçirecek. İşte yarışmaya katılan 25 harika fotoğraf... İyi eğlenceler dileriz...
Fotoğrafçılığın henüz yaygınlaşmaya başladığı ve oldukça lüks sayıldığı 19. yüzyılın sonlarında,özellikle Avrupa ülkelerinde görülen,ölülerin defin öncesi hatıra amaçlı fotoğraflanma işlemidir. Kimi zaman salgın hastalıklar, kimi zaman savaşlar nedeniyle genç yaşta ölümlerin arttığı bu dönemde ölülerin hazırlanarak fotoğrafının çekilmesi gayet normal karşılanmaktaydı. Nadir de olsa çok sevilen evcil hayvanların da bu şekilde örnekleri mevcuttur.
Osmanlı padişahları denilince genellikle gözümüzün önüne gürleyen ve savaş meydanlarında kılıcını çekip cengaverlik yapan siyasi-askeri liderler gelir. Oysa gayet tabiidir ki, onların da her insna gibi duygusal-estetik bir hayatları vardı.
1991 yılında kurulur, ilk ismi The Rain'dir grubun sonra Noel Gallagher katılınca Oasis ismini alır.Aslında müzik tarzı olarak olmasada giyim ve fotoğraflarda bi Beatles'da andırmıyo değiller..
Sylvester Stallone’nin efsaneleştirdiği film Rambo, 5. bölümüyle 6 yıllık aranın ardından yeniden! Rambo, serinin 5. filmi ile geri dönüyor. Stallone’nin hem yazıp hem oynayacağı bu yeni film ile seriyi yeniden canlandırmayı amaçladığı dile getiriliyor. 2009 yılında vizyona girmesi planlanan Rambo 5 sonradan çeşitli sebeplerden dolayı rafa kaldırılmıştı. Peşinden efsanevi filmi diziye dönüştürme çalışmalarına ağırlık verilmiş; fakat bu girişimden de net bir sonuç alınamamıştı. Film eleştirmenlerinden Stallone’nin donuk oyunculuğu nedeni ile negatif yorum alsa da, Rambo karakteri şu ana kadarki en fazla sevilen film karakterlerinden bir tanesi olmaya 1982 yılından beri devam ediyor.haber kaynağı: sanatrehberi.info/ sinema
17 Nisan’da hayatını kaybeden Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez, yalnızca ortaya koyduğu yapıtlarla değil hayatı ve kişiliğiyle de dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biriydi. İşte Nobel ödüllü Márquez hakkında bilmeniz gereken on şey:Ona göre hukuk okumaktan daha önemli şeyler vardı.Bogotá’daki Colombia Üniversitesi’nde hukuk öğrenimine başlayan Márquez, mezun olmadan okuldan ayrılarak gerçek tutkusunu kovalamaya başladı.Birçok büyük Latin Amerikalı yazar gibi o da kariyerine gazeteci olarak başladı.Márquez, gazeteci olmasına rağmen ses kayıt cihazlarından nefret ediyordu. 1981’de Paris Review’a verdiği bir röportajda not alma sistemini şöyle açıkladı: “Sorun şu ki röportajın kayıt altına alındığını bildiğiniz anda tavrınız tamamen değişiyor. Kişisel olarak ben hemen savunmaya geçiyorum örneğin. Bir gazeteci olarak ses kayıt cihazlarını kullanmayı hâlâ öğrenemediğimizi düşünüyorum. Bence en iyi yöntem, gazetecinin herhangi bir not almadan yaptığı uzun sohbet. Sonrasında ise gazeteci, konuşmadan aklında kalanları hatırlayıp hissettiklerinin bir izlenimini yazabilir; kullanılan sözcükleri tam olarak hatırlaması şart değil. Bir başka kullanışlı yöntem ise not almak ve sonra bu notları, röportaj yapılan kişiye mümkün olduğunca sadık kalarak yorumlamak. Kayıt cihazlarıyla ilgili asıl sorun, röportaj yapılan kişiye sadık kalmaması, çünkü konuşma sırasında bir pislik olduğunuz zamanlarda bile kaydetmeyi sürdürür.Büyükannesinden etkilendi.1965’te ailesiyle yaptığı bir tatilden eve dönerken Gabriel García Márquez bir aydınlanma yaşadı: “Hikâyelerimi, büyükannemin kendi hikâyelerini anlattığı gibi anlatmalıyım.” Eve geldiğinde masanın başına oturdu ve tek bir gün bile sektirmeden çalışarak Yüzyıllık Yalnızlık’ı bitirdi.Kuşakdaşları tarafından her zaman sevildi.“Büyülü gerçekçilik” akımının bölgedeki en önemli savunucularından olan Márquez, aynı kuşaktan edebiyatçıların her zaman övgüsünü kazandı. Şilili şair Pablo Neruda, Time’a yaptığı açıklamada Yüzyıllık Yalnızlık’ın, “Cervantes’in Don Quijote’sinden beri İspanyolca’daki en önemli ürün” olduğunu belirtti.Márquez, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan sekiz Latin Amerikalı yazardan biri oldu.Açıkçası Nobel Edebiyat Ödülü alması onu oldukça korkuttu. Kolombiya’da yayımlanan El Tiempo’ya göre 20 Ekim 1982’de ödülü kazandığını bildiren telefonu aldığında baştan aşağı titremeye başladı ve evde yalnız kalmamak için arkadaşı Alvaro Mutis’in evine gitti. Mutis onu o durumda gördüğünde karısıyla tartıştığını düşündü. “Daha da kötü,” diye cevap verdi Márquez. “Bana Nobel ödülü verdiler.”Nobel ödüllü bir başka Latin Amerikalı yazar Mario Vargas Llosa ile büyük bir anlaşmazlık yaşadı.Perulu yazar Llosa, Mexico City’de bir sinemada Márquez’in yanına geldi ve suratına bir yumruk attı. Bir dedikoduya göre eskiden iyi arkadaş olan ikili, siyasi bir mesele sebebiyle tartıştı. Ancak olaydan sonra Márquez’in morarmış gözünün bir fotoğrafını çeken fotoğrafçı Rodrigo Moya, anlaşmazlığın nedeninin Vargas Llosa’nın karısı olduğunu söyledi.Fidel Castro’yla arkadaştı.Márquez sol eğilimli siyasal düşünceleri olan bir yazardı, Fidel Castro’nun yakın arkadaşıydı ve 1960’larda Küba hükümetinin denetimindeki Prensa Latina’da çalıştı.Onlarca yıl boyunca Amerika’ya girişi engellendi.New York Times’a göre Amerikan hükümeti Márquez’e vize vermeyi otuz yıl boyunca reddetti. Bunun büyük olasılıkla en büyük nedeni, Márquez’in Washington’a karşı olan hükümetlere verdiği destek ve Fidel Castro’yla olan arkadaşlığıydı. Eski ABD başkanı Bill Clinton, yasağı doksanların ortalarında kaldırdı.Yarım yüzyıldan uzun bir süre aynı kadınla evliydi.Gabriel García Márquez, Mercedes Barcha’yla 1958’de evlendi.İspanyolca kitap satışında yalnızca İncil’i geçemedi.Yalnızca İncil, İspanyolcada Gabriel García Márquez’in kitaplarından daha çok sattı.Kaynak: Huffington Post
1986 doğumlu fotoğrafçı Gray Malin’in gökyüzünden çektiği sahil fotoğrafları görsellikleriyle ve ilginçlikleriyle bir hayl ilgi çekici. Bir oyun ya da maketten çekilmiş hissi veren rengarenk fotoğraflar, görülmeye değer.Devamı: http://www.uplifers.com/pazar-kesifleri-gokyuzunden-sahiller/#ixzz36DENfC3K
Dünyanın en ünlü isimlerine, oyunculara, futbolculara, teknik direktörlere yöneltilmiş bu soru. Kimisi çocukken en sevdiği kitabı söylemeyi tercih etmiş, kimisi klasiklerden vermiş yanıtını. Şaşıracağız yanıtlar da var listede. Örnekse, bir futbolcunun en sevdiği kitabın İlyada olduğunu tahmin eder miydiniz? 1 Barack Obama – Song of Solomon, Toni Morrison 2 Stephen King – Sineklerin Tanrısı, William Golding 3 Kate Winslet – Therese Raquin, Emile Zola 4 Tom Clancy – Denizler Altında 20 000 Fersah, Jules Verne 5 Dermot O’leary – The Bottoms, Joe R. Lansdale 6 James Nesbitt – Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger 7 George Clooney – Savaş ve Barış, Tolstoy 8 Sir Micheal Caine – Hayatın Kaynağı, Ayn Rand 9 Martin Sheen – Karamazov Kardeşler, Dostoyevski 10 Steve Coogan – Tristram Shandy Beyefendi’nin Hayatı, Laurence Sterne 11 Rob Brydon – Bütün Eserleri, Dylan Thomas 12 Emma Thompson – Odysseia, Homeros 13 Alec Baldwin – Bülbülü Öldürmek, Harper Lee 14 Will Smith – Simyacı, Paulo Coelho 15 Chevy Chase – Moby Dick, Herman Melville 16 Steven Spielberg – Son Mohikan, James Fenimore Cooper 17 Anne Hathaway – Gizli Bahçe, Frances Hodgson Burnett 18 Jim Carrey- Suç ve Ceza, Dostoyevski 19 Pierce Brosnan – Gazap Üzümleri, Steinbeck 20 Mel Gibson – 1984, George Orwell 21 Sir Alex Ferguson – Hazine Adası, Robert Louis Stevenson 22 Tom Hanks – Soğukkanlılıkla, Truman Capote 23 Jose Mourinho – İncil 24 Daniel Radcliffe - Usta ile Margarita, Mihail Bulgakov 25 Owen Wilson – Huckleberry Finn’in Maceraları, Mark Twain 26 Natalie Portman – The Diary of a Young Girl, Anne Frank 27 John Travolta – Airport, Arthur Hailey 28 Robert Green – İlyada, Homeros 29 Wayne Rooney – Harry Potter ve Felsefe Taşı, J. K. Rowling 30 Matt Damon – A People’s History of the United States, Howard Zinn
İstanbul muhteşem güzelliği ile yerli yabancı birçok turisti büyülüyor. IstOnAir macera ve fotoğraf tutkunları için harika bir etkinliğe imza atıyor: Helikopter ile İstanbul üzerinde özel tasarlanmış fotoğraf rotaları ile bu benzersiz tecrübeyi siz de tadabilirsiniz. 13 Temmmuz'da yapılacak helikopter uçuşu için sadece Onedio'ya özel OND6A1 promosyon kodunu kullanarak istonair.com adresinden hemen bilet alın!facebook.com/istonair Instagram @istonair Detaylı Bilgi: istonair.com
Farklı bir hikayesi var grubun oyuncu olan Jared Leto tarafından kurulur.Başarıyı yakaladıktan sonra bir oyuncu tarafından kurulmanın nasıl bir şey olduğunu kliplerinde gösterdiler.Ortalama 7-8 dakika olan bu klipler bi filmden farksız değil.Bu arada kliplerde ağır sembol geçmesi ve İllumunati simgeleri dediğimiz o üçgenden çok var bilginize...
Bağımsız yapımların duyulması ve bilinmesi için ünlü bir aktörü konuk etmek müthiş seçenektir. O ünlü aktörlerin oynadığı bağımsız yapımlara bir göz atalım. İyi seyirler.
Daha önceki benzer bir galerimizde HD fotoğraflar ile Birinci Dünya Savaşının bilinmeyen yüzünü sizlere sunmuştuk. Şimdi de aynı savaşta teknolojiden ne kadar istifade edildiğine bakacağız. Önceki galeri için: http://onedio.com/haber/daha-once-hic-gormediginiz-37-fotograf-ile-1-inci-dunya-savasi-299840
Etrafımızda varolan ışığın tümünü algılamamız mümkün değildir. Işığın gözümüzün algılayabildiği yani retinal pigmentlerin duyarlı olduğu kısmına “görülebilir ışık bölgesi” adı verilir ve 400nm ile 700 nm dalga boyu arasındadır. 700 nm den daha büyük olan ışımalara infrared denir. 700 nm ile 1350 nm arasındaki bölge infrared bölgesidir. Çeşitli araçlar yardımıyla bu dalga boyları görünür hale getirildiğinde alıştığımız görüntülerin dışında, ilgi çekici görüntüler elde edebiliriz. Bu teknikle çekildiğinde çoğu zaman sıradan görüntüler olağanüstü fotoğraflar haline dönüşebilir… Bilgi: photoline