720 Saatlik Filmin Fragmanı Yayınlandı
İsveçli deneysel sinemacı Anders Weberg’in yönettiği 720 saatlik ‘Ambiancé’ adlı film sinema tarihinin en uzun filmi olacak. Weberg, filmin şimdiye kadar sadece 280 saatlik kısmını tamamlayabilmiş. Müziklerinin Alman sanatcı Marsen Juhls tarafından bestelendiği fragman ruh ve aydınlık üzerine kaygı verici bir deneyim. Yönetmen Anders Weberg blogunda fragmanın filmin ruhunu ilettiğini yazdı. Bir sonraki fragman 7 saat 20 dakika olacak ve 2016’da yayınlanacak. 72 saat uzunluğundaki üçüncü fragman ise 2018’de yayınlanacak.
CIA: '2Pac'ın Nerede Olduğunu Bilmiyoruz'
Sosyal medya yönetiminde bir dünya markası CIA, 1996 yılında uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitiren rapçi 2Pac’ın hala hayatta olup olmadığıyla ilgili bir tweet attı. Uzun yıllardır tartışılan konulardan biri olan 2Pac’ın hala hayatta olabileceği hakkında kendilerine gelen sorulardan bıkan CIA yönetimi, konuyla alakalı bir bilgilerinin olmadığını ve 2pac’ın nerede olduğunu bilmediklerini attıkları tweet ile duyurdu. Play Tuşu_https://twitter.com/CIA/status/486255845588475905_
Dünyanın İlk Erotik ve Eşcinsel Duvar Resmi Ege'de Bulundu
Ege Denizi’nde Yunanistan’a ait on iki adadan biri olan Astypalea’da, dünyanın en eski duvar resmi ortaya çıktı. M.Ö. beş ya da altıncı yüzyılda yapıldığı tahmin edilen resimde iki erkeğin penisi yer alıyor.Guardian’dan Helena Smith’in haberine göre, Dr. Andreas Vlachopoulos’un çalışmaları sonucunda keşfedilen duvar resmi, iki erkeğin sadece cinsel arzularının değil, ilişkiye girdiklerinin de göstergesi. Antik Yunan Uygarlığı’nda eşncinsel ilişkinin tabu olmadığını belirten Vlachopoulos, yine de bunun duvara kazınılmış olmasının epey nadir görüldüğünü belirtti. Dr. Andreas Vlachopoulos’un ifadesiyle ‘ graffiti ‘ olarak tanımlanan eserin, ‘Dion’ adlı bir kişi tarafından yapıldığı ve adadaki bazı kayaların üzerinde benzer imzalı resimlerin bulunduğu belirtiliyor.Diken
Tüm Zamanların En Uzun Filmi Ambiancé Yolda
Bundan birkaç yıl önce 10 günlük uzunluğu ile tüm zamanların en uzun filmi Modern Times Forever olmuşken İsveçli sanatçı ve yönetmen Anders Weberg bu rekoru alt üst etmeye hazırlanıyor. Ambiancé ismini taşıyan film tamı tamına 720 saat (yani 30 gün) sürüyor ve 2020′ye kadar da tamamını görme şansımız olmayacak. Fakat filmin 72 dakika süren ilk fragmanı yayında… , o yüzden gözünüzü çabuk tutun. Filmin yönetmeni Ambiancé için “uzay ve zamanın gerçeküstü hayalsi bir yolculuğu” diyor. Ayrıca Weberg, bu filmin kariyerindeki son film olacağını ve 2020′deki tüm dünyada yapılacak gösterim sonrasında filmin tüm kopyalarının imha edileceğinin de altını çiziyor. Filmin 7 saat 20 dakikalık ikinci fragmanının 2016′da, 72 saatlik üçüncü fragmanının da 2018′de yayınlanacağını ekleyelim. 2020′de ise bir ay sürecek olan gösterim planlanıyor. Burak Hazine İstanbul’da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra öğrenimini sinema üzerinde devam ettirmek istediyse de Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, oldukça uzun sürecek bir tıp eğitimi maratonuna başladı. Biletsiz.com ve Sinema Kulübü‘nde yazdı. 2 sene süren Blogger macerasını sonlandırarak Sinematopya'yı kurdu. Şimdilerde ise junior bir hekim. Bir yandan mesleğini icra edip bir yandan da sinema konusunda kendini geliştirmeyi hedefliyor. sinematopya
Vaktiyle Bir Atsız Varmış
Atsız'ı tanımayan yoktur. Seveni olduğu kadar sevmeyeni de çoktur. Atsız fikir adamlığının yanı sıra yaşadığı döneme ve sonrasındaki döneme damga vuran bir adamdır. Prof. Dr. İlber Ortaylı Atsız için ''Bu memleket sadece solcuları değli, sağcıları da harcadı'' demiştir.Bence hakkaniyetli bir laf ile durumu özetlemiş İlber Hoca...Atsız, fikir adamlığını bir kenara bırakıp sadece edebi yönünü ortaya koysaydı belki şuan dünya edebiyat tarihine geçmiş bir adamdan bahsediyor olacaktık.Atsız, iyi bir romancı, iyi bir şairdir. Şiirlerini okuduğunuzda kalbinize değil, ruhunuzda bir yerlere tesir ettiğine şahit olursunuz.Geri Gelen Mektup şiiri... O nasıl bir aşk şiiridir, o nasıl bir sevgiliye methiyeler dizmedir.''Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;''Ya romanları, Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor... Okullarda tarih kitabı olarak okutulması gereken bir eserdir. Bu kitapları okuyan bir gencin aklından Eski Türk Tarihi çıkabilir mi?Bugün çocuklarımıza koyduğumuz birçok ismin de isim babası aslında Atsız'dır. Bir çok Türkçe ad türeterek çocuklarımıza isim babalığı yapmıştır.Atsız kimine göre faşist kimine göre milliyetçidir. Atsız kimine göre dinsiz, kimine göre GökTengri'cidir.Atsız'ı uzun uzadıya anlatacak değilim. Vaktiyle Bir Atsız Varmış kitabına dönelim. Kitabın adından başlayalım. Atsız'ı okuyanlar bilir ki, Vaktiyle bir Atsız Varmış'' sözü yabancı değildir zira Atsız bir dizesinde şöyle demektedir.''Vaktiyle bir Atsız varmış derlerse ne hoş;Anılmakla hangi bir ruh olmaz ki sarhoş!''Kitabın editoryal çalışma olduğunu vurgulamıştık. Bir çok genç yazar bir araya gelerek Atsız'ı anlatmışlar. Adınında Vaktiyle Bir Atsız Varmış olarak koyulması Atsız'a nazire edercesine, ''Vaktiyle bir Atsız Varmış, Var Olsun!'' demek içindir diye düşünmekteyim.Fırat Kargıoğlu'nun editörlüğünde hazırlanan kitabın diğer yazarlarının isimlerini de zikretmeden geçmeyelim.İkbal VurucuMete AksoyFırat KargıoğluM.Bahadır DinçaslanYunus Emre UyarEmre KoşakZülfükar Aytaç KişmanMehmet Burkay KılavuzZiya Kıvanç KıraçErkan ÇakıcıHalil İbrahim Koçİsa DadallıMustafa Onur TetikOğuz AtalayMurat Karataşlıİlkin Esen YıldırımFerit Salim SanlıMurat YılmazerAfşar ÇelikKitabın Sunuş yazısını Atsız'ın küçük oğlu Buğra Atsız yazarken, Önsöz'ünü İskender Öksüz kaleme almış. Kitabın içerisinde bir tane kadın yazar olması hasebi ile bir erkek egomanyası görmek mümkündür. Atsız'a hayran olan ve Atsız hakkında yazacak elbette bir kaç kelamı olan bir çok kadın olduğunu biliyorum.Kitabı okurken aldığım notlar vardır. Bu notlar bana lazım olan kısımlar, beni etkileyen kısımlar ve ileride bazı çalışmalarımda kullanılacak kısımlardır. Bu kısımları sizlerle paylaşmak isterim.Atsız'ın çok tartışılan ve daha önce Yağmur Atsız'ın da açıklık getirdiği Kafatası Ölçme hadisesine bir de Sunuş Yazısında Buğra Atsız açıklık getirmiştir.''Atsız'ın kafatası ölçmeye varan yaklaşımı diye bir cümle sarf edilmiş. Atsız kafatası ölçecek kadar gayri ciddi birisi değildi. Kendisine kafatasçı yaftasını yapıştıranlarla dalga geçmek için bu işi yapmıştır. Teferruatı ağabeyim Yağmur Atsız'ın hâtırâtında mevcuttur.''(s.14)''Kahraman olunacaksa, Kürşad gibi olunmalıdır, sevielcekse ya Güntülü ya Almıla bulunmalıdır.Yok eğer saf ama mert kalınacaksa Yamtar bize gerektir.(s.21)vs.. vs.. vs..Kitabın en can alıcı noktasının en kuvvetli yazının, İlkin Esen Yıldırım'ın ''Bir Garip Adam: Atsız* Biyografik Deneme'' isimli bölümüdür. Bu bölümün biraz hayat hikayesi tadında olduğu için ruhumu okşamış olabilir. Atsız'ın hayatından kesitlerin, mektuplarından cümlelerin, davalarından/duruşmalarından söylemlerin yer aldığı bu bölüm belkide kanımdaki milli genleri harekete geçirdiği içindir.Bir başka nefeslik okuma bölümü ise Murat Yılmazer'in ''Atsız Bey ve Alparslan Türkeş'' kısmıdır. Bu kısımda Atsız ile Türkeş'in tanışması ve fikir ayrılığı çok güzel delillerle ele alınmıştır.Atsız gibi büyük bir fikir adamının, eşsiz bir romancının, harikulade bir şairin hakkında yazılmış nadir eserlerdendir.Atsız'ın fikriyatını benimseyen yada benimsemeyen her kesimin mutlaka okuması gereken bir çalışmadır.Vural Egemen SARIGÖZ