onedio
İşte Altın Portakal'da Yarışacak Uluslararası Filmler
51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde, uluslararası uzun metraj kategorisinde yarışacak filmler belli oldu.Yapılan açıklamaya göre 'gelenekten geleceğe' sloganıyla perdelerini açacak olan festivalde, Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda 10 film yarışmaya hak kazandı.10-18 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek festivalde yarışacak uluslarası filmler şöyle:Life Feels Good (Maciej Pieprzyca)Maconda (Sudabeh Mortezai)Monument to Michael Jackson (Darko Lungulov)Test (Alexandr Kott)Court (Chatinya Tamhane)The Coffin in the Mountain (Xin Yukun)Force Majeure (Ruben Östlund)Insecure (Marianne Tardieu)Villa Touma (Suha Arraf)White God (Kornel Mundruczo)
Sanat Jennifer Lawrence İçin
Aralarında Jennifer Lawrence ve Kate Upton’ın da bulunduğu pek çok ünlünün internete sızdırılan çıplak fotoğraflarına herkes farklı bir yorumda bulundu. Siber korsanlığın “mahremiyetin ihlali” olduğunu savunan çoğu kişi imajların sızdırılmasına tepki duyarken, “fotoğraflara bakmaktan kendini alamadığı için” kanser araştırmalarına bağışta bulunanlar da oldu.Sızdırmalar sonrasındaki en sıradışı tepki ise sanat camiasından geldi: ABD’li sanatçı XVALA, fotoğrafların birer “sanat nesnesi” olduğunu iddia etti ve tuval üzerine “buzlamadan” basacağı fotoğrafları, Florida’da açacağı No Delete adlı sergisinde kullanacağını açıkladı. Galeri, teknolojinin marazlarını ve nimetlerini anlatacak sergide fotoğrafların sergilenmesini “bugün geldiğimiz hâlin bir yansıması” olarak desteklediğini açıkladı. Sosyal medyada sanatçıya ve Cory Allen Çağdaş Sanat Galerisi’ne tepkiler büyüyor. Öte yandan, Jennifer Lawrence’ın sözcüsü, imajları sızdıranlar kadar sosyal medyada paylaşanlar hakkında da hukukî işlem başlatılacağını açıklamıştı. Hâliyle, serginin sanatseverlerle buluşup buluşmayacağı henüz belirsizliğini koruyor. HP
Kadın Heykellerin Koruduğu Mezarlar
Yunanistan'ın Amphipolis kazı alanında yapılan çalışmalarda girişini kadın heykellerin koruduğu dev bir mezar keşfedildi. İçine girilemeyen mezarın Büyük İskender'in ailesi veya generallerine ait olabileceği düşünülüyor.Selanik'in yaklaşık 105 km kuzeydoğusunda yer alan Amphipolis alanında kazı yapan arkeologlar, Büyük İskender'in yakınları veya generallerine ait olduğu düşünülen mezarlar keşfetti. Mezarların girişinde, daha önce benzeri görülmemiş iki karyatit (kadın heykeli) bulundu.Arkeologlar, Yunanistan'daki en büyük antik mezar kalıntılarını ortaya çıkarmış olabileceklerini, karyatitlerin mezarın giriş kısmında yer aldığını belirtti. Mermerden oyulmuş karyatitlerin yer aldığı bölümde, koyu kırmızı ve sarı ile boyanmış ve üzerinde geometrik şekiller yer alan bir duvarın yer aldığı bilgisi verildi.Yunanistan Kültür Bakanlığı, antik mezarlığın keşfini Cumartesi günü duyurdu. Mezarlarda yer alan karyatitlerin, mezarın ana girişinde Ağustos'ta ortaya çıkarılan iki sfenksle aynı heykeltıraşlık yöntemlerini barındırdığı belirtildi.Yunan yetkililer, mezarın ikinci girişi olarak kabul edilen alanda bulunan karyatitlerin, 'büyük önem taşıyan bir define işaret ediyor olabileceğini' ifade etti. Karyatitlerden birinin yüzünün eksik olduğu ve her ikisinin gelenlere dışarı yönlendirmek istermiş gibi kollarını öne uzatmış halde durdukları belirtildi.M.Ö 300-325 yıllarında inşa edildiği tahmin edilen mezarlığın, Büyük İskender'in yakınları veya generallerine ait mezarları içerdiği düşünülüyor.Kaynak: Al Jazeera
1900'lü Yılların Başında Paris'te Çekilen 19 Harika Renkli Fotoğraf
1907 ve 1930 yılları arasında Paris'te çekilen fotoğraflar adeta bizi geçmişe götürüyorlar. Lumière Kardeşler tarafından bulunan autochrome tekniğiyle yine bu kardeşler tarafından çekilen renkli fotoğraflardaki ambiyans gerçekten harika...Bu arada öğrenmek isteyenler için Autochrome tekniği ile ilgili kısa bir bilgilendirme: Fotoğrafların autochrome işlemi ile renklendirilmesi ilk olarak 1907 yılında Lumiere kardeşler tarafından gerçekleştirilmiştir. Cam plakaların üzerine çok ufak mozaik parçaları şeklinde kırmızı, yeşil ve mavi boyalı patates nişastası ile kaplanarak işleme başlanıyordu. Kullanılan bu nişastaların ana görevi emulsüyon üzerinde ışığa duyarlı filtre görevi görmeleriydi. İşlem süresince hazırlanan emulsiyon tabakası ilk olarak siyah-beyaz pozitif bir görüntüye dönüşürdü. Daha sonra renklendirme işlemine başlanırdı. Autochorome ile renklendirme işlemi 1930’lu yıllara kadar devam etti ve bu yıllarda renkli filmlerin ve baskıların çıkmasıyla son buldu. Tipik olarak Autochrome baskı tekniğinin özellikleri noktasal bir renklenmeye sahip olması, fotoğrafın genelinde oluşan yumuşak bir görüntüye sahip olması, renklerin solgun görünmesi ve pastel tonlardaki görüntüsüyle karakterizedir. İyi eğlenceler dileriz...
New York'ta Gazze Film Festivali
ABD'nin New York kentinde, İsrail'in Gazze'ye saldırılarını ve Filistinlilerin çektiği acıları konu alan filmlerin yer aldığı Gazze Film Festivali düzenlendi.Mısırlı doktora öğrencisi Eman Mursi'nin öncülüğünde düzenlenen Gazze Film Festivali, New York Üniverstesi'nin (NYU) Yakın Doğu Araştırmaları Hagop Kevorkian Merkezi ve NYU'daki Asya/Pasifik/Amerikan Enstitüsü'nün desteğiyle gerçekleştirildi. İlk gün 'Gazze'nin Gözyaşları' ve 'Uçan Kağıt' filmlerinin gösterildiği festivalin ikinci gününde ise İsrail'in saldırılarının ekonomik etkisine vurgu yapan Ayelet Heller'in yönettiği 'Çilek Tarlaları', Abdel Salam Shehada'nin yönettiği ''Gözyaşlarının Bir Başka Çeşidi'' ve İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukayı anlatan Fida Qishta'nın yönettiği ''Kuşlar Nerede Uçmalı'' filmleri sıralandı.'Utanç verici'Festivali düzenleyen Yakın Doğu Araştırmaları Hagop Kevorkian Merkezi'nde Ortadoğu doktora öğrencisi Eman Mursi, bu yaz İsrail'in Gazze'yi bombalayarak 2 binden fazla kişiyi öldürmesinin ardından bu konuda bir şey yapmak gerektiği düşüncesiyle böyle bir festivali düzenlediğini ifade etti. ABD'nin İsrail'in saldırılarıyla ilgili tutumunu ''utanç verici'' olarak yorumlayan Mursi, filmlerle ABD medyasında yer almayan Filistinlilerin acılarını göstermeye çalıştığını belirtti. Mursi, festivalde yer alan filmlerin, sadece belirli askeri operasyonları değil, aynı zamanda kuşatma altındaki hayatın fiziki, duygusal ve ekonomik etkilerini de ortaya koyduğunu ifade etti.Yönetmenliğini Vibeke Lokkeberg'in yaptığı ve İsrail'in Gazze'deki Filistinli sivillere yönelik saldırılarını anlatan ''Gazze'nin Gözyaşları'' adlı filmin gösterimi sırasında, birçok izleyicinin gözyaşlarına hakim olamadıkları görüldü. Demokrat Hukukçular Konseyi üyesi ve şair Gloria Blatter, ''Filmi seyrettikten sonra gözyaşlarına hakim olmak zor'' dedi. İsrail'in 2008-2009 saldırılarından sonra Birleşmiş Milletler (BM) ile Gazze'ye gittiğini belirten Blatter, orada fabrikaların yıkıldığını ve Gazze'nin güzel plajının korkunç hale geldiğini yakından gördüğünü ifade etti. 'Gazze'nin Gözyaşları', İsrail ordusunun 2008-2009 tarihinde yaptığı saldırıların ardından 2010'da çekildi.'ABD, İsrail desteğini kesmeli'Filmi izleyenlerden çocuk psikoloğu Sandy Turner da, ''ABD'de olanları değiştirmek, İsrail'e desteğini kesmesinden emin olmak zorundayız'' dedi. Amerikalı Turner, Gazze'deki kısır döngüden çıkılmasının yolunun, Gazze'ye olanları değiştirmekten geçtiğini belirtti. Çocukların içinde bulundukları travmanın büyüklüğüne dikkat çeken Turner, filmde çocukların travmanın üstesinden gelmesinin herhangi bir yolu olmadığını gördüğünü anlattı.Turner, ''Çocukların çok ciddi bir şekilde travmaya uğradıklarını görüyoruz. Onları, sadece onlara olanları değiştirerek tedavi edebiliriz. Filmde çocukların doktor olmak istediğini gördüm ancak orada doktor olmak, avukat olmak hiçbir şeyi değiştirmiyor'' diye konuştu. ''Uçan Kağıt'' belgeselinin iki yönetmeninden biri Nitin Sawhney da çektikleri filmin Gazzeli çocukların uçurtma yapma dirençleriyle ilgili bir film olduğunu belirterek, filmin festivalde gösterilmesinden duyduğu memnuniyetini dile getirdi. Yönetmen Sawhney, 4 farklı dile çevrilen filmin geçen yıl Londra Filistin Film Festivali'nde de gösterildiğini ifade etti. Nitin Sawhney ve Roger Hill tarafından yönetilen ''Uçan Kağıt'' belgeseli, Gazze'deki genç sinemacılardan oluşan bir ekiple birlikte yapıldı.AA
Kurşun Kalemin İçine Dünyayı Sığdıran Türk Sanatçının 23 Yaratıcı Çalışması
Fırat Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde okuyan Recep Alçamlı, gündelik kullanılan kurşun kalemin içinde bulunan bulunan grafit (halk arasında kömür olarak biliniyor) kısmına, oldukça yaratıcı figürler yapıyor. Bu sanatın adı ise grafit işlemeymiş. İşte o harika çalışmalardan bazıları:Recep Alçamlı'nın çalışmalarını takip etmek isterseniz: https://twitter.com/recepsiyon
Osmanlı Padişahlarının Tarihe Kazınmış Unutulmaz 40 Sözü
Osmanlı Hanedanı’nın sultanları 1299’dan 1922’ye kadar kıtalararası geniş bir imparatorluğa hükmetmiştir. 623 yıl yaşamış bu İmparatorluk, sayısız bilge Padişah tarafından yönetilmiştir. İşte sizin için derlediğimiz bir kaç iz bırakmış Osmanlı Padişahlarının tarihi sözleri.
Tarikat Kursa Müridi Olabileceğimiz 17 Dizi/Film Karakteri
Lisede kimya öğretmenliğinden ''I am the danger'' diyerek meth kralı kıvamına gelene kadar izlediğimiz bu abimizi listenin birinci sırasında tutuyorum. Gerek zekası, gerek stratejileriyle bizi bizden alan Heisenberg tarikatına hepinizi bekliyoruz.
Nevşehir'in Güzelliğini Anlatan 11 Fotoğraf Karesi
Nevşehir, tarih ve doğanın iç içe geçerek, bütünsel bir güzellik sergilediği beldeleri ve bölgede yaşamış uygarlıkların zenginleştirdiği kültürel birikimi ile Türkiye’nin eşsiz turizm cennetlerinden biridir.