onedio
En Protest 30 Türkçe Sözlü Rap Müzik
70'li yılların başlarında Amerika'dan başlayan akım 90 başlarında ülkemize hızlı ve iyi bir giriş yaptı.Sokakları anlatan Hiphop kültürü içerisinde bulunan RAP dalı ise fazla fazla şeyler anlatmakta.Anlatılacak bu kadar çok şey varken size sadece 30  'Protest' parça sunuyorum iyi dinlemeler. Kim bilir bu delikanlılar daha neler anlatıyor?NOT:Sıralarken karışık sıralanmıştır herhangi bi düzen yoktur.
Yumuktepe'de 6 Bin 500 Yıllık 'Saray' Bulundu
Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Mersin'deki Yumuktepe Höyüğü'nde devam eden arkeolojik kazılarda, tarihi izleri milattan önce 4 bin 500'lü yıllara uzanan bir 'saray'ın kalıntıları bulundu Obeyt Uygarlığı'nın izlerini taşıyan sarayın ve dışındaki kaldırımın kalitesi kazı ekibini şaşırttı İtalya'nın Lecce Üniversitesi'nden kazı başkanı Prof. Dr. Caneva: 'Burada depo kaplar ve 200'e yakın çömlek ve kase bulundu.Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Mersin'deki Yumuktepe Höyüğü'nde devam eden arkeolojik kazılarda, tarihi izleri milattan önce 4 bin 500'lü yıllara uzanan bir 'Saray'ın kalıntıları bulundu. Sarayın dışındaki kaldırımın kalitesi, kazı ekibini bile şaşırttı.Tarihi izlerinin milattan önce 7 binli yıllara uzanması ve bu dönemden 13. yüzyıla kadar kesintisiz yerleşim yeri olması nedeniyle 'Medeniyetler Beşiği' adıyla anılan merkez Toroslar ilçesi Yumuktepe Höyüğü'ndeki arkeolojik kazılar, İtalya'nın Lecce Üniversitesi'nden Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsabella Caneva'nın başkanlığında devam ediyor.Caneva, kazı çalışmalarıyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yılki kazı çalışmalarının bir aydan beri devam ettiğini, bu süreçte güzel sonuçlar elde ettiklerini söyledi.Kazıların restorasyon çerçevesinde ilerlediğini anlatan Caneva, çalışmaların milattan önce 5 binli yıllarda oluştuğu tahmin edilen kalkolitik döneme ait tabakalarda yoğunlaştığını belirtti.'Büyük ya da elit bir aile yaşıyordu'Caneva, Yumuktepe'de bir Saray kalıntısının olduğunu geçtiğimiz yıllarda yapılan kazılarda tespit ettiklerini ifade ederek şunları anlattı:'Yeni kazılarımızda bu sarayı tam hatlarıyla ortaya çıkarabildik. Saray diyoruz çünkü büyük bir bina. Milattan önce 4 bin 500'lü yıllara, geç kalkolitik dönemine ait bir bina. O zamanlarda normal evler çok küçük, bir iki odalı, ama burada çok büyük bir salon var. Sadece büyük değil aynı zamanda kaliteli bir bina, her oda kerpiçle iyice döşenmiş. Buranın içerisinde ne var? O dönemlerde ailelerde 2-3 adet tencere, en fazla 11 tane de kase olurdu. Burada depo kaplar ve 200'e yakın çömlek ve kase bulundu. Demek ki burada yemek çok fazla insana veriliyordu. ya işçilere, ya da misafirlere veriliyordu bu yemekler. Buradakiler normal bir aile değildi, büyük bir aile ya da elit bir aileydi.'Saray kalıntılarının Mezopotamya'da çok fazla bilinen Obeyt Uygarlığı'nın izlerini yansıttığını ifade eden Caneva, 'Burası normal evlere göre daha anıtsal ve kaliteli bir şekilde yapılmış. Sarayın dışarısında iyi yapılmış bir kaldırım var. Böyle bir kaldırımı daha önce hiç görmedim, belki literatüre biraz bakarım. Ama bu kadar kaliteli bir şey olacağını beklemiyordum. O da önemli bir şey gelişme oldu' diye konuştu.Kazı tarihi 1930'lu yıllara dayanıyorAnadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden olan Yumuktepe Höyüğü'nde ilk arkeolojik kazılar İngiliz John Garstang başkanlığında 1936-1937 yıllarında yapıldı. İkinci Dünya Savaşı'nın başlaması nedeniyle ara verilen kazılara 1946'da yeniden başlanıp 1947'de çalışma sonuçlandırıldı. 1992 yılında hazırlanan ve 1993 yılında başlanan 'Yumuktepe Arkeolojik Kazısı' çalışmaları ise her yaz sürdürülüyor. AA
Dünya Edebiyatından Hangi Roman Seni Anlatıyor?
Okurken aklınızı başınızdan alacak ve Dünya Edebiyatına damga vuran romanlardan hangisi tam olarak seni anlatıyor?Daha önce Türk Edebiyatı ile ilgili testimiz şurada: Türk Edebiyatı'ndan Hangi Romansın?
Yerebatan Sarnıcı 'Cehennem' Nedeniyle Kapanıyor
Dan Brown'un romanından uyarlanan Cehennem'in çekimleri nedeniyle İstanbul'daki Yerebatan Sarnıcı dört gün kapatılacakDünyada 12 ülkeyle birlikte aynı günlerde Türkiye’de de yayımlanan ve daha yayımlanmadan çekilecek filmi konuşulmaya başlanan Dan Brown’un Cehennem’inin çekim takvimi netlik kazanmaya başladı.Başrolünde yine Tom Hanks'in yer alacağı film Nisan 2015'te Floransa'da “motor” diyecek. Ardından set haziran ayı başında İstanbul'a taşınacak. Aksiyon sahnelerinin büyük bir bölümünün kitaptaki hikâyeye paralel olarak Yerebatan Sarnıcı'nda çekileceği belirtilen film için tarihi mekân dört gün boyunca ziyarete kapatılacak.Hürriyet
Stonehenge'in Esrarı Çözülüyor
İngiliz arkeologlar Stonehenge anıtının altındaki ve çevresindeki topraklara ait şimdiye kadarki en ayrıntılı haritayı açıkladı.Arkeologlar çok farklı cihazlarla zeminin üç metre derinliğini taradı. İlk veriler anıtın tek bir yapı olmadığını ve çevresinde 17 tapınak daha bulunduğunu gösteriyor.İngiltere'nin Wiltshere kentinde bulunan ve geçmişi milattan önce 8000 yılına kadar dayanan Stonehenge taş çemberinin tam olarak ne amaçla kullanıldığı hâlâ bilinmiyor.Elde edilen kapsamlı verilere dayanılarak Stonehenge anıtının zaman içinde nasıl değiştiğinin ortaya çıkarılması bekleniyor.Araştırmanın ortaya çıkardığı sürprizlerden biri, Durrington Walls'da bulunan ve 1,5 km. genişliğindeki 'süper anıt'ın bir parçasını oluşturan 60 kadar dev taş veya sütunun izlerinin keşfi oldu.İngiltere Bilim Festivali'nde konuşan, proje başkanı ve Birmingham Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Vincent Gaffney, 'Son dört yıldır bu hayret uyandıran anıta bakıp etrafında neler bulunduğunu anlamaya çalışıyoruz. Burası gerçekten de özel kişilerin gelebileceği, ayrıcalıklı bir yer miydi konusu, en temel soru olarak hep karşımızdaydı.' dedi.Araştırma ekibinin 12 kilometre kareyi kapsayan üç boyutlu haritası, durumun böyle olmadığını ortaya çıkardı.Araştırmacılar tüm alanı yüzeyin farklı derinliklerinde tarayabilmek için altı değişik teknik kullandı. Kullanılan cihazlar arasında mıknatıs ölçer, yer radarı ve üç boyutlu lazer tarayıcı gibi gereçler vardı.Leicester Üniversitesi araştırmacılarından Nishad Karim de, 16. yüzyıla ait Tudor mezarlarını yeniden oluştururken benzer bir yöntem kullanmıştı.Karim, BBC'ye yaptığı açıklamada 'Yeraltı Görüntüleme Cihazı ve diğer teknikler kullanılarak, toprağın derinlikleri açıkça görülebildi ve binlerce yıl önceki uygarlıkların neye benzediği keşfedildi.' dedi.Bölgedeki sayısız tümsekten birinin altında 33 metre uzunluğunda ve 6000 yıllık bir ahşap bina olduğu saptandı. Bu binanın geleneksel gömme törenlerinde ve büyük olasılıkla ölülerin kemiklerinin etten ayrılması gibi geleneklerin yerine getirilmesinde kullanıldığına inanılıyor.Araştırma ekibindeki bir diğer kurum olan Ludwig Boltzmann Enstitüsü müdürü Prof. Wolfgang Neubauer, 'Yapıda üç sıra çatı taşıyıcı direk var. 300 metrekarelik bir alana yayılmış ve hafif ikizkenar yamuk şeklinde. Bu ilginç bir nokta, zira, Avrupa kıtasında da, o dönemden 100-200 yıl önce, dev taşlarla ilişkili benzer ikizkenar yamuk yapı örnekleri görüyoruz.' dedi.Stonehenge civarındaki tümseklerde, anıtla hemen hemen aynı yaşlarda 17 dini anıt ve yapı bulunduğu belirlendi.Bütün bu ilk bulgular, araştırmacıların verileri daha derin incelemeleri ardından zamanla açığa çıkarılacak olan bölgenin karmaşık tarihine ve değişimine işaret ediyor.BBC
Deviantart'tan Hayran Kalacağınız 12 Fotomanipülasyon Çalışması
Fotomanipülasyon farklı resimlerin birleştirilmesi ile yapılan bir Dijital Sanat çeşitidir. Anlamayanlar için Photoshop diyelim. Buraya koyacağım resimler bu gün 65 milyondan fazla üyesi bulunan Deviantart sitesindeki en popüler fotomanipülasyon çalışmalarıdır. Not: Bu resimlerin Telif Hakkı vardır.
Reklam
14. İstanbul Bienali'nin Kavramsal Çerçevesi Belli Oldu
14. İstanbul Bienali'nin başlığı ve kavramsal çerçevesi bugün Kadıköy Haldun Taner Sahnesi'nde düzenlenen bir basın toplantısıyla duyuruldu. Fakat alışılmışın aksine bu toplantıda sahnede basın toplantısını düzenleyenler değil seyirciler bulunuyordu. Konuşmacılar seyirci koltuklarına oturmuş açıklamalarını yaparlarken, basın mensupları sahneye dizilen sandalyelere oturmuş dinliyorlardı.5 Eylül - 1 Kasım 2015 tarihleri arasında geçen seneki gibi ücretsiz olarak gerçekleştirilecek ve şehrin farklı mekanlarına yayılacak bienali 'şekillendiren' Carolyn Christov-Bakargiev başlığı 'Tuzlu Su: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori' olarak açıkladı. Bienalin kavramsal çerçevesi ise şöyle:'Tuzlu Su: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori. 14. İstanbul Bienali çizginin nerede çekileceğini, nerede geri çekilmek gerektiğini, nelerden faydalanılabileceğini ve neyin öne çıkarılabileceğini aramak üzere yola çıkıyor. Bienal bunu ‘açık bir denizde, yüzey düzken parmak uçlarıyla, derinlere inildiğinde, katlanmış kodlama katlarını açmadan’ yapıyor. Bu uluslararası sanat sergisi, elliden fazla görsel sanatçının yeni işlerinin yanı sıra, içlerinde denizbilimci ve nörobilimcilerin de bulunduğu farklı alanlardan profesyonellere yer veriyor. Boğaziçi ekseninde şehrin geneline yayılan sergi, şiirsel ve siyasi olarak dünyayı şekillendiren ve dönüştüren, görünen ve görünmeyen farklı dalga sıklığı ve biçimlerini, su akıntıları ve yoğunluklarını ele alıyor. Sanatla ve sanat aracılığıyla yas tutuyor, hatırlıyor, kınıyor, iyileşmeye çalışıyoruz. Kendimizi formdan giderek zenginleşen yaşama yansıyan neşe ve canlılık ihtimaline adıyoruz.' (Christov-Bakargiev)Balestrini'nin kısa romanı Carbonia'dan bir bölüm okunduChristov-Bakargiev'in yanı sıra İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Genel Müdürü Görgün Taner ve İstanbul Bienali Direktörü Bige Örer'in katıldığı toplantıda, William Kentridge'in Tide Table (Gelgit Çizelgesi- 2003) adlı işi gösterildi ve Füsun Onur'un Pembe Bot (1993/ video 2014) adlı videosundan bir bölüm izletildi. Etkinlikte ayrıca Nanni Balestrini'nin 2012'de yayımlanan kısa romanı Carbonia 'dan bir bölüm okundu.Carbonia 'nın tam metninin okuması yine bugün (10 Eylül) 21.00'den itibaren yazarın da katılımıyla, kitabın Türkçe baskısını okurla buluşturan Otonom Yayıncılık'ta yapılacak. Bir Zamanlar Hepimiz Komünisttik alt başlığıyla, noktalama işaretleri olmaksızın yazılan ve yayınlanan kitapta şu ifadeler yer alıyor:'insanlar Carboniadaki mücadeleleri kazanıyorlardı çünkü insanlar birlikti ve cumhurbaşkanını da başka bir şeyi de düşünmeksizin şöyle dediler silahlı güçlerini bize karşı kullanan patronlar kapitalistler bizim düşmanımızdır dediler ve bunun için hepimiz onlara karşı mücadele etmek ve kazanmak zorundayız işte bunu yaptık yirmi yıl önce Carboniada orada fitili tutuşturmak için sadece bir kibrit gerekiyordu orada hepimiz komünisttik birbirine bağlı bir işçi sınıfıydık çünkü orada herkes madende yaşıyordu'14. İstanbul Bienali için Carolyn Christov-Bakargiev kavramsal çerçeveyi oluşturma sürecinde Cevdet Erek'in 'sanatsal tavsiyeleri'nden, Griselda Pollock'un 'keskin entelektüel zeka'sından, Pierre Huyghe'un 'duyarlılığı'ndan, Chus Martínez'in 'küratöryel hayalgücü'nden, Marcos Lutyens'in 'dikkati'nden, Füsun Onur'un 'keskin bakış'ından, Anna Boghiguian'ın 'siyasi felsefesi'nden, Arlette Quynh-Anh Tran'ın 'gençlik dolu heyecanı'ndan, William Kentridge'in 'bilgelik yüklü tereddütleri'nden yararlanıyor.Carolyn Christov-Bakargiev, süreç ilerledikçe belirecek başka nitelik ve aracılıklardan da beslenecek. Yakın zamanda başlayan işbirlikleri arasında Elvan Zabunyan'ın 'sıradışı okumaları', Emin Özsoy'un 'okyanus üzerine derin bilgisi', Aslı Çavuşoğlu'nun 'anlatıda kurduğu çeşitlilik', Emre Hüner'in 'sürekli çoğalan koleksiyonları', Merve Kılıçer'in 'samimi ilişkileri' ve Russell Storer'in 'güzellik algısı' yer alıyor.İstanbul Bienali'nin Danışma Kurulu'nda Adriano Pedrosa, Başak Şenova, İnci Eviner, Iwona Blazwick ve Ute Meta Bauer bulunuyor.Sabitfikir
Reklam
U2'nun Yeni Albümü Ücretsiz!
Apple CEO'su Tim Cook, U2'nun yeni albümünün iTunes'dan ücretsiz olarak indirilebileceğini açıkladı.Cook, 13 Ekim'e kadar tüm iTunes hesabı sahiplerinin 'Songs of Innocence' albümüne ücretsiz sahip olabileceğini belirtti.Hesabı olmayanlar da yeni hesap açmaları durumunda 13 Ekim'e kadar 11 şarkıdan oluşan albüme ücretsiz sahip olabilecek.Apple'ın açıklamasına göre 119 ülkedeki bütün iTunes Store'lardan (500 milyon kişiye denk geliyor) albüm indirilebilecek.Reuters | CNN Türk
Türkiye'de En Çok İzlenen 20 Film
Amerikan film sektörünün dev şirketlerinin Türkiye'ye girmesiyle birlikte gişe rakamları düzenli bir şekilde tutulmaya başlandı. Dolayısıyla Türkiye'de sinema filmi izleyici rakamları 1989 yılından beri tutulmaktadır. Ondan öncesine ait bir istatistik olmadığından bu liste için rahatlıkla tüm zamanların en çok izlenen 20 film diyebiliriz. Listenin devamı kaynak sitededir.
Reklam
'Tom Waits for No One' Filmi 35. Yıl Dönümü Şerefine Yeniden Yayınlanıyor!
Yönetmenliği John Lamb tarafından yapılan Tom Waits’in 1979 tarihli rotoskop tekniğiyle animasyonlaştırılmış kisa filmi, çıkışının 35. yılı şerefine restore edilip yeniden yayınlanacak.Proje için Lamb, 19 Eylül’de efsanevi filme yakışır bir anma etkinliği düzenleyebilmek için bir Kickstarter projesi başlatacak. Etkinlik önümüzdeki yıl 20-21 Mart tarihlerinde Hollywood’da filmin canlı görüntülerinin alındığı eski La Brea Stage, şimdiki Catchlight Studios’ta gerçekleşecek. Kickstarter üzerinden toplanacak parayla ise filmin canlı kayıtlarını, üstünden çizilen animasyondan ayırıp, her iki kısmını 35 yılın ardından ilk kez sergileyebilmek hedefleniyor. Etkinlik için aynı zamanda filmin yapım aşamasından storyboardlar, karakter eskizleri gibi detaylar verecek bir scrapbook da hazırlanıyor.Bantmag
6 Başlıkta Beyoncé'nin Dünyanın En "Abartılmış" Şarkıcısı Olduğunun Kanıtları
etiket
Önemli olan sesin ne kadar güçlü olduğu değil, sesin ne kadar güzel olduğudur. Örnek olarak; benim sesim Britney Spears'den daha güçlü ama ses rengim çok kötü. Beyoncé'nin de sesi çok güçlü ama normalden sıradışı/farklı vb. gibi bir ses rengine sahip değil. Örnek vericek olursak: Rihanna, Shakira, Britney Spears gibi ünlülerin sesleri sıradışı/farklı.*Beyoncé'nin sesi kötü demiyorum, çok güzel ama bir sanatçı için normal bir ses rengine sahip. Evet  güçlü bir ses, ama diğer sanatçılara göre farklı/sıradışı bir ses rengine sahip değil demeye çalıştım.
Reklam
Çocuk Gelinler Üstüne Bir Roman
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) tarafından hazırlanan rapora göre, Türkiye, çocuk gelinlere en çok rastlanan ülkeler sıralamasında yüzde 14 oranıyla ikinci sırada yer alıyor. İlk sıraları Batı-Doğu-Orta Afrika ülkeleri ile Güney Asya ülkeleri alıyor. Konunun birçok uzmanı 18 yaşın altındaki evliliklerin çocuk istismarı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak, ülkemizde halen istismarın adı ‘evlendirme’ olarak doğal bir şey gibi lanse ediliyor.Çocuk gelinleri gezdiği, gördüğü ve yaşadığı yerlerden esinlenerek kaleme alan Ali Bayram, “13’ünde Kadın Olmak” romanı ile çocuk gelinlerin dramlarını gözler önüne seriyor. Romanının kahramanları, daha doğrusu mağdurları olan 13’ündeki ikizler, Helin ve Sıla da ağabeylerinin bir başkasının ölümüne neden olduğu insanların kanları karşılığında evlendiriliyor. Romanda çocuk gelin gerçeğine karşı direnen bir köy öğretmeninin de düzeni değiştirmeye çalışırken çarkın dişlilerinde öğütülerek yok edildiği anlatılıyor.Bayram’ın, görev yaptığı yerlerde yaşadığı töre gerçeğini romanına yansıtırken, “13’ünde Kadın Olmak” bizlere ‘insan’ olmanın sadece unvan olmadığını, bir felsefe olduğunu hatırlatmakla birlikte; namlunun soğukluğuyla, kurşunun kalbinize saplanması acısını yaşatıyor. Ne acı ki; çocuk gelinler insanlık dışı bir töreye kurban ediliyor.Yazar, bir röportajında “İki çocuk gelin, iki ayrı evde, insanlık dışı bir töreye kurban ediliyordu” diyor. Evet, anahtar kelime buydu aslında. İnsanlık dışı bir töre…Sizlere kusura bakmayın ama ‘güzel, keyifle okuyabileceğiniz bir roman’ gibi laflar edemeyeceğim. Şezlonga şöyle uzanırken, içkinizi böyle yudumlarken okuyabilirsiniz gibi pazarlama laflarına da hiç gerek yok. Romanın hedef kitlesi A + da değil ayrıca. Çünkü hedef kitlesi, empati yapabilen herkes. Biraz empati yapabilen ve kendi dışımızda da ne gibi hayatlar olduğunu bilmek isteyenler için etkileyici bir roman.Kaynak : Aycan Pırasalar Yengigün Gazetesi
Reklam
Kırmızı Fularlı Kız Kitap Oldu
Antalya’da Gezi olaylarıyla ilgili iki davada 103 yıl hapis cezasıyla yargılanırken PKK’ya katılan ve ‘Kırmızı Fularlı Kız’ olarak bilinen 21 yaşındaki Ayşe Deniz Karacagil’in yaşadıkları, Fatih Küçük tarafından önce resme, peşinden tiyatro oyununa, son olarak da ‘Kırmızı Fularlı Kız’ adıyla kitaba dönüştürüldü.‘Destan Yörük’ kod ismi ile PKK’ya katıldığı belirtilen Ayşe Deniz Karacagil, cezaevi günlerinde elinde taşıdığı çiçek fotoğrafından esinlenerek Avangart Sanat Merkezi kurucusu Fatih Küçük tarafından resmedildi. Peşinden Kırmızı Fularlı Kız’ı tiyatro oyununa konu eden Küçük, bu sefer de kitabını yazdı. Yazar ve ressam Fatih Küçük’e ait ‘Kırmızı ...devamı:365haber.org/kültür-sanat
Ölmeden Cenneti Gördüğünüzü Düşündürecek 14 Fotoğrafıyla "Beyaz Tapınak"
İster inanın ister inanmayın, bu gördüğünüz fotoğraflar ne düşler ülkesine ne de peri masallarına ait. Beyaz Tapınak olarak da bilinen 'Wat Rong Khun', Tayland'da bulunan bir Budist tapınağıdır.Chalermchai Kositpipat adında Taylandlı bir tasarımcı tarafından 1997 yılında tasarlanan bu tapınak, geçtiğimiz Mayıs ayında gerçekleşen bir depremde ağır bir hasara uğramıştır. Tapınağın onarılması için Uluslararası destek gören Kositpipat, bu durumdan ilham alarak vazgeçmeyeceğini belirtmiştir.Tapınağın çoğu bölümüne yapısal hasarları giderilene kadar giriş yasaklanmıştır, fakat ziyaretçilerin dışarıdan fotoğraf çekmesine izin veriliyor.
Bu Filmden Korkmayana 10 Bin Dolar
Cinli filmlerin unutulmaz yönetmeni Hasan Karacadağ, yeni filminin en korkunç sahnesi için izleyiciyle iddiaya giriyor.Hasan Karacadağ’ın yazıp yönettiği, J plan ve Taff Pictures’ın yapımcılığını üstlendiği Tük sinemasının en uzun soluklu serisi Dabbe’nin beşinci filmi, Dabbe :Zehr-i Cin, 12 Eylül’de 250 kopya olarak vizyona giriyor. Radikal'de yer alan habere göre filmin yaratıcısı ve yaratıcı fikirlerin, ilgi çekmenin ustası Hasan Karacadağ Facebook ve twitter üzerinden ' dünya çapında' olduğu önemli vurgulanan fantastik bir yarışma başlatıyor.Filmde ana karakterin cinlerle karşılaştığı sahnenin, sinema tarihinde yapılmış en korkutucu sahnelerden biri olduğunu iddia eden Karacadağ, izleyiciler arasından kesinlikle korkmayacağını iddia eden 10 kişiyi sosyal medya üzerinden yapılan müracaatlarla belirleyecek ve Fono Film stüdyolarında özel bir ortamda filmi izletecek. Yabancılara da açık olan bu yarışma, İngilizce altyazılı olarak gösterilecek. Yarışmanın dünya promosyonu ise Mainstreet AD tarafından yapılacak.‘KORKU’SUZ İNSAN YOKTURDaha önce Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde tıp geçmişi bulunan Hasan Karacadağ, ‘korku’ duygusunun beynin geçirdiği düşük frekanslı nöbet anlarından oluştuğunu ve bir insanın korku duygusunu yüz mimikleriyle ve sözleriyle gizlemeyi başarmasına rağmen, kalp atışlarının ve beyin dalgalarının değişmesini asla kontrol edemeyeceğini belirtti.KORKMAZSAN 10 BİN DOLAR ÖDÜLKorkunun bilimsel izahını da yapan Karacadağ, cesur izleyicilerinin korkusunu da bilimsel yöntemlerle tespit ecek. Filmi izleyecek iddia sahibi kişiler nörotransmitter aygıtına bağlanarak, kalp atışları ve beyin dalgalarının değişimi takip edilecek. Filmin sonunda sonuçlar birer çıktıyla karşılaştırılacak. Film boyunca beynin korku bölgesi amigdala’da herhangi bir değişim gözlenmemesi halinde, o kişiye 10 bin dolar ödül verilecek.Amigdala'sını kontrol edebildiğini düşünen korkusuz sinefiller için müraccatlar 10 Eylül’den itibaren başlayacak..Cumhuriyet
Reklam