onedio
Beyaz Perde Tüm Zamanların Rekorunu Kırdı
Seyirci ilgisinin her geçen gün arttığı sinema sektörü, yerli yapımların da etkisiyle 2014'ü tüm zamanların rekoruyla kapatıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Cem Erkul, AA muhabirine sinemanın 100. yılında elde edilen büyük başarıları ve geride bırakılan 1 yılı değerlendirdi.Erkul, bir asrın geride bırakıldığı bu yılın başında, sinemada 2. yüzyıla iyi bir başlangıç yapmayı hedeflediklerini belirterek, 'Beyaz perdedeki 50 haftayı aşan vizyon yolculuğunda sinema gişelerinde, 58 milyona yakın bilet kesildi. Hem yerli hem de yabancı yapımların görücüye çıktığı bu sürede, bilet satışlarından yaklaşık 618 milyon lira hasılat elde edildi. Türk filmleri ise sektöre 345 milyon hasılat getirdi. Toplam film hasılatında yerli filmlerin payı yüzde 56'ya ulaştı' diye konuştu.Yerli filmleri 35 milyon kişi izlediErkul, seyircinin büyük ilgisiyle karşılaşan yerli yapımlar için bu yıl 35 milyondan fazla bilet satıldığını bildirdi. Erkul, şunları söyledi:'3 Ocak-18 Aralık tarihleri arasında 103'ü yerli olmak üzere 341 yeni film gösterime girdi. Beyaz perdeye gelen tüm filmlerin içinde yerli film izleme oranı yüzde 59 oldu. Ayrıca yerli film seyirci sayısı geçen seneye göre yüzde 30 arttı. Yine bu yıl en çok izlenen 10 film listesinin tamamı yerli filmlerden oluştu. Şahan Gökbakar'ın yönetmenliğini üstlendiği Recep İvedik, 4 ilk sırada gelirken onu sırasıyla Ata Demirer ile Demet Akbağ'ın başrollerini paylaştığı Eyvah Eyvah 3, geçtiğimiz yıl vizyona giren Düğün Dernek, Cem Yılmaz imzalı Pek Yakında, Unutursam Fısılda, Birleşen Gönüller, Deliha, İncir Reçeli 2, Patron Mutlu Son İstiyor, Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı takip etti. En çok izlenen yabancı filmler ise başrolünde Russell Crowe'un yer aldığı Nuh: Büyük Tufan ile Karlar Ülkesi oldu.'13 film 1 milyon sınırın aştıCem Erkul, bu yıl gösterime giren yapımlardan 11'i yerli olmak üzere 13 filmin 1 milyon izleyici sınırını aşmayı başardığını da belirtti.En çok izlenen ilk 10 filmin, Türk filmi olduğunu dile getiren Erkul, 1 milyon sınırını aşan yerli yapımların bir kısmının da yılın bitmesine az süre kala 'seyirci kaygısıyla' vizyona geldiğini kaydetti.Sinema Genel Müdürü Erkul, 'Bizim sinema seyircimiz hala kışın film izlemeyi, yazın izlemeye tercih ediyor. Biz renkli bir ülkeyiz, hem iklim hem de yaşam olarak. Yazın daha az izlenmesini çok da yadırgamıyorum ama muhakkak bu kadar çok vizyon baskısı altında bir sektörün de vizyon tarihlerini biraz daha genişletmesi izleyicinin de buna inşallah adapte olmasını gerekir. Böyle olsaydı rakamlar en az yüzde 20 daha fazla olabilir.''Bütün hedeflerimizi tutturduk'Temel hedeflerinde şu ana kadar sektör olarak başarılı olduklarını anlatan Erkul, 'Temel hedefimiz ilk olarak sinema seyirci sayımızı 60 milyona çıkarabilmekti. Bu rakamın en az yüzde 60'ının yerli olmasını sağlamaktı. Vizyona giren yerli filmler içinde bakanlık destekli filmlerin en az yüzde 30 pay almasını sağlamak ve en çok izlenen ilk 10 filmin de yerli filmler olmasını sağlamaktı. Bütün hedeflerimizi tutturduk' değerlendirmesinde bulundu.Bakanlık sektörden desteğini esirgemediYıl sonunda vizyona giren film sayısının toplamda 348 olacağını anlatan Cem Erkul, bunlardan 32'sin Bakanlık destekli olduğunu dile getirdi.Erkul, bunlar arasında 'Kusursuzlar, Ferahfeza, Yunus Emre: Aşkın Sesi, Daire, Şarkı Söyleyen Kadınlar, Mavi Dalga, Köksüz, Soğuk, Mavi Ring, Peri Masalı, Mandıra Filozofu, Lal, Cennetten Kovulmak, Bensiz, İksir, Kış Uykusu, Göl Zamanı, Toprağa Uzanan Eller, Biz Babasız Büyüdük, Ben O Değilim, Balık, Hay Way Zaman: Dersim’in Kayıp Kızları, Sivas, Unutma Beni İstanbul, Deniz Seviyesi, Annemin Şarkısı, Kumun Tadı, Asfalt Çiçekleri, Seni Seviyorum Adamım, Fakat Müzeyyen Bir Derin Tutku, Yağmur Kıyamet Çiçeği, Evliya Çelebi' gibi yapımların bulunduğunu bildirdi.'Türk sineması 100. yılında mührünü bastı'' Türk sineması 100. yılın sonunda mührünü sinema sanatına bastı' diyen Erkul, sektörle belirledikleri hedefleri gerçekleştirmekten son derece mutlu olduklarını söyledi.Satılan bilet sayılarının gerçekten bir rekor olduğuna dikkat çeken Erkul, şöyle devam etti:'Yeşilçam'ın 'altın çağında' bile böyle bir şey yok. İnsanlar her gün değişik bir film izleme şansına sahip oldu. Sinemalarda dünya kültürünün örneklerini gördü vatandaşlar ama kendi duygularımızın, kendi kültürümüzün beyaz perdeye yansımasını da görme imkanı bulduk bu yıl. 109 yerli filme baktığınızda da neredeyse 2,7 güne 1 yerli film düşüyor. Bizim seyircilerimizin alışkanlığının senede 1,4 kere sinemaya gitmek olduğunu düşünürseniz, sinemaya gitme potansiyeli sunan anormal bir sunum var. Bu kendi arzını üretecek inşallah. Beklentimiz de bu yönde. Bizim koyduğumuz 2023 hedefleri arasında 100 nitelikli film. Bunu söylerken gişe filmlerinin hepsini dahil etmiyoruz. Bunlar 'Hababam Sınıfı' gibi olsun, insanların gönlüne dokunabilmiş, yüreğinde yer edinebilmiş, uzun yıllar sonra da tekrar tekrar izlenebilecek nitelikte filmler olsun. Bunun yanında gişeye de yönelik olarak yapılabilmiş insanların eğlence ihtiyacını da karşılayabilecek bir eser, bunun yanında 100 milyon seyirci hedefimiz var. Sektörle birlikte çalışmayı sürdürebilirsek bu hedeflere daha erken ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.'Yerli yapımların gişedeki başarısının yanı sıra yurt dışında önemli festivallerde ödüller aldığına değinen Erkul, Türk filmlerinin özgün senaryolarının Anadolu dışında bulunmasının mümkün olmadığını söyledi.Erkul, 'Türkiye'nin jeopolitik konumundan, siyasi duruşundan, 2023 hedeflerinden, büyük ülke hedeflerinden bahsedilen bir dönemde sinemanın da bu hedeflere kendisini yerleştirmiş olması ve bunu da kendi dili, etiği ve kaygılarıyla gerçekleştiriyor olması bence son derece anlamlı' ifadelerini kullandı.Şenay Ünal, AA
The Interview Filmi Tüm Tehditlere Rağmen Yayınlandı
Sony hack skandalının sebebi olan The Interview filmi, sayısız tehdit ve saldırılara rağmen Google Play, YouTube, Xbox Video gibi platformlarda yayınlandı.Sony Pictures'in yaklaşık olarak son 1 aydır yaşadığı sıkıntılar ve saldırı sürecinde yaşanan gelişmeler bazı kararların kesinleşmesiyle sonuçlanacak gibi görünüyor. Zira Sony hack skandalının merkezinde yer alan The Interview filmi, Guardians of Peace (GOP) hacker grubu tarafından yapılan tüm tehdit ve hack saldırılarına rağmen yayınlandı. Film Google Play, YouTube Movies, Xbox Video ve kendi web sitesi olan seetheinterview.com adresinde yayınlandı. (Filmi izlemek için kiralama (5.99 dolar) ve satın alma (14.99 dolar) seçenekleri bulunuyor)Son dönemde en çok konuşulan ve konuşulacak olan The Interview filminin yayınlanmaması için hack saldırıları düzenleyen GOP hacker grubu, Sony Pictures şirketine ve şirket çalışanlarına birçok tehdit içerikli e-postalar ve çeşitli dökümanlar göndermişti. Saldırıyı ilk etapta çok fazla dikkate almayan Sony, daha sonra işin ciddiyetini kavrayarak GOP'un The Interview filminin galasını iptal etme talebini kabul edeceği ile ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Ancak ABD Başkanı Barack Obama'nın da aralarında bulunduğu birçok kişi ve kurum Sony'nin geri adım atmaması konusunda uyarılarda bulununca Sony de filmi yeniden yayınlama kararı almıştı. (Bu süreç zarfında Kuzey Kore ciddi internet sıkıntıları yaşamıştı).WebMasto.com
Azrail de İşini Kötü Yapabilir | Kısa Film
Simpals stüdyolarında üretilen kısa animasyonda Dji ismindeki adamın uykulu araç kullanırken karıştığı kaza sonucu azraille arasındaki ilişkiler anlatılmış. İzliyoruz.
2015'in Muhtemelen En Renkli Takviminde Yer Alacak 12 Fotoğraf
Aman dikkat, değmesin yağlı boya!Yok yok, şaka yapıyoruz. Ama bu içerikte bir sürü boya göreceksiniz. Polonyalı fotoğrafçı Jaroslav Wieczorkiewicz modellerinin üzerine boya ya da süt sıçratarak onları birer süper kahramana dönüştürüyor.Bu ilginç fotoğraf serisinden de bir takvim oluşturup, kendi internet sitesi üzerinden satışa çıkarmış.
İşte TÜYAP Kitap Fuarları 2015 Takvimi
TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AŞ tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile hazırlanan kitap fuarlarının, 2015 takvimi belli oldu.TÜYAP'tan yapılan açıklamaya göre, geçen yıl Adana, Bursa, İzmir, Diyarbakır ve İstanbul'da 1 milyon 301 bin 500 okur, kitaplarla ve yazarlarla buluştu.Yılın ilk kitap fuarı  TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi 'nde kapılarını açacak. Çukurova 8. Kitap Fuarı'na 250 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılırken fuar süresince söyleşi, şiir dinletisi, panel ve çocuk etkinlikleri gibi 50 etkinlik gerçekleşecek. Bu etkinliklerde ve 6 gün boyunca düzenlenecek imza günlerinde onlarca yazar, okurlarıyla buluşacak.Bursa Kitap Fuarı, bu yıl da Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi''nde kitapseverlerle buluşacak. Kitap Fuarı, Bursa'da Haldun Taner'in 100. yaşını kutlamaya hazırlanıyor. Fuar süresince Haldun Taner'in, yaşamı, eserleri ve tiyatroya sunduğu katkıları söyleşi ve panellerle ele alınacak. Fuar, 300 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşirken 80 kültür etkinliğiyle yüzlerce yazara ve şaire ev sahipliği yapacak.TÜYAP kitap fuarları, baharı 20. kez İzmir'de karşılayacak. Bu sene de Uluslararası İzmir Fuar Alanı 'nda (Kültürpark) gerçekleştirilecek 20. İzmir Kitap Fuarı, Aziz Nesin'in 100. yaşını çeşitli etkinliklerle kutlayacak. Fuara 400 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılırken fuar süresince yaklaşık 150 kültür etkinliği düzenlenecek. Bu etkinlikler ve imza günleri yüzlerce yazarı, okurlarıyla bir araya getirecek.YENİ BİR FUAR: KARADENİZ KİTAP FUARITÜYAP kitap fuarları, takvimine yeni yılda Samsun ile devam edecek. İlk kez düzenlenecek Karadeniz Kitap Fuarı,  TÜYAP Samsun Fuar ve Kongre Merkezi 'nde ziyaret edilebilecek. Karadeniz Kitap Fuarı kapsamında Melih Cevdet Anday'ın 100. yaşı, söyleşi ve panellerle kutlanacak. İlk kez gerçekleşecek fuara yaklaşık 150 yayınevi katılması ve fuar süresince 50'nin üzerinde kültür etkinliği düzenlenmesi bekleniyor.34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı kapılarını, 25. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece'de açacak. İstanbul Kitap Fuarı'na yurt içi ve dışından 800'ün üzerinde yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılacak. Fuar boyunca 50'den fazlası çocuklara yönelik olmak üzere, 300'e yakın kültür etkinliği düzenlenecek.2015 TÜYAP Kitap FuarlarıÇukurova 8. Kitap Fuarı: 13-18 OcakBursa 13. Kitap Fuarı: 14-22 Mart20. İzmir Kitap Fuarı: 18-26 NisanKaradeniz Kitap Fuarı-Samsun: 18-24 Mayıs34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı: 07-15 KasımHabertürk
Reklam
Hayatı ve Ünlü Şarkıları ile “Joe Cocker”
2014 yılı biterken son kaybımız Joe Cocker oldu. Cocker’ın kaybı, hem müzik camiası hem de her yaştan sevenini yasa boğdu dersek abartmış olmayız. 2014 yılının son değerli kaybıdır diye umut ederek, hayatından önemli anları ve sevilen parçalarını sizler için derlemek istedik.Asıl adı John Robert “Joe” Cocker olan ünlü müzisyen 1944 yılında, 2. Dünya Savaşı’nın henüz bittiği bir dönemde İngiltere, Sheffield’de dünyaya gelmiş.  Çocukluk ve gençlik yıllarında Ray Charles, Lonnie Donegan ve Chuck Berry‘den oldukça etkilenen ve onların izinden giden Cocker, geçnlik yıllarında onların coverları ile barlarda ve publarda şarkılar söylemeye başladı. 1961 yılında Vance Arnold sahne adını kullanarak bir kaç arkadaş Vance Arnold and The Avengers isimli bir grup kurdular. 1963 yılında ünlü grup Rolling Stones, Sheffield City Hall‘de bir konser verir ve alt grup olarak da Cocker ve arkadaşları çıkarlar. O günden sonra yıldızları yavaş yavaş parlamaya başlar. Sonrasında ise bir Beatles coverı olan “I Will Cry Instead” yayınlayan ekip bekledikleri ilgiyi göremez.1966 yılına gelindiğinde dönemin jazz efsanesi Jimmy Smith’in bir röportajından esinlenerekGrease Band isimli bir grup daha kurar. Sheffield publarından öteye geçemeyen grubun bir anda şansı döner. Procol Harum, the Moody Blues ve Georgie Fame gibi isimlerin prodüktörlüğü yapan Denny Cordell grubu dinler ve kendisini Londra’ya taşınmasını ister. Londra’ya yerleşen Cocker, yine bir  Beatles coverı olan “With a Little Help from My Friends“i seslendirir ve ilk 45’liğini çıkartır. 1968 yılında 13 hafta boyunca İngiliz pop listelerinde aralıksız olarak ilk onda kalan parça ile artık şeytanın bacağını kırar. Ardı ardına gelen turneler ile adını duyurmaya devam eder.1972 yılına kadar inzivaya çekilip çok ortalarda görünmeyen müzisyen ara verdiği dönemde bir takım uyuşturucu problemleri ile uğraşır. Tekrar geri dönüş yaptığında Paul mc Cartney ve George Harrison’dan bile parçalar almıştı lakin beklediği ilgiyi bir türlü yakalayamamıştır. 1982 yılında prodüktör Stewart Levine kendisinden, dönemin ünlü şarkıcısı Jennifer Warnes ile  “Up Where We Belong” isimli şarkının düetini yapmasını ister. Şarkı oldukça tutulur. Hatta o zamanların en ünlü filmlerinden biri olan  An Officer and a Gentleman filminde soundtrack olarak kullanılır. Şarkı Billboard Hot 100 listesinde bir numara olmuş, aynı zamanda  Grammy Award for Best Pop Performance by a Duo ve  Academy Award for Best Original Song ödüllerini kazanmasını sağlamıştır. 1983 yılında Ray Charles ile beraber “You Are So Beautiful” isimli şarkının kaydını yaparlar.  1987 yılına geliindiğinde ise 11. stüdyo albümü Unchain my Heart’ı  piyasaya sürmüştür.Kariyeri boyunca bir çok başarılı kayda imza atan “Joe” Cocker’a geçtiğimiz yıllarda akciğer kanseri tanısı koyulmuştu. Dün kaybettiğimiz ünlü müzisyenin akıllarda kalan, gönüllerde taht kuran eserlerinden bazıları ise şöyle:
Reklam
Çoğunlukla Sivas ve Çevresinde Kullanılan Yöresel Sivas Ağzı'ndan Seçmeler
Abrası olmak : Bir sıkıntının üstüne sıkıntı gelmekAğartı : Süt, yoğurt gibi yiyeceklerAğlenmek : Araba için: durmak, eğlenmekAleşmek : Bir yerde oturmak, yerleşmek, durmakAhıldane : Herkese akıl veren, bilgiçlik satanAhraz : DilsizAktarmak : Sacın üzerinde yufkayı döndermek, pişirmekAlayı : Hepsi, tümüAl karısı : Lohusalara geldiğine inanılan efsanevi yaratıkAnışdırmak : Anlaşılması için dolaylı yoldan hatırlatmakArık : ZayıfArlanmak : UtanmakAtlı : EdepsizAvgun : Su taksimatının yapıldığı oyuk taşAvkalamak : Elleri ile sarsmakAvuz : Memeli hayvanın doğum sonrası ilk sütüAyıtlamak : AyıklamakAynı gelmek : Mektubun cevabı gelmekAyrıksı : UyumsuzAzınsımak : Az bulmak, yeterli bulmamak
Reklam
Bıçaklardan Gölge Gibi Yükselen, Sanat Eseri Silüetler
Pekin merkezli sanatçı Li Hongbo, Contemporary by Angela Li'deki son sergisinde bıçak ustalarını utandıracak solo sergisi 'Shadow of Knives'ı görücüye çıkardı. Bıçakları oyan ve onlardan gölge gibi yükselen insan, hayvan, iskelet silüetleri yaratan sanatçı, 'Bıçakla oyun olmaz' tezini oya oya çürütüyor. Bıçaklara evrensel ve kendi kültürüne dair özel anlamlar yükleyen Hongbo, sergiyle derin ve keskin mesajlar verme peşine düşüyor.Li Hongbo, bıçakları Çin'de aileleri ve dostları bir masa etrafında toplayan yemek ile bağdaştırıyor. Sanatçı yine 'Shadow of Knives' aracılığıyla insanları, bir gün hayvanlara kötü davranmaları ve oburluklarından ötürü kendilerini yok edecekleri konusunda uyarmak istiyor. Serginin insanoğluna bir ihtar mahiyetinde olduğunu söyleyen sanatçı, dayanıklı bıçakların keskinliğiyle, oyulan figürlerin incecik hassasiyeti arasıda uçurum gibi bir kontrast yaratıyor. Fotoğraflar: artsy.net
Orijinallerinden Daha Güzel Olan 20 Uyarlanmış Şarkı
Bazıları hayal kırıklığı, bazıları orijinalinden de güzel.  Kimin kimden arakladığı ya da parasını vererek telifini aldığı tartışılabilir ama çoğunu bizim aldığımız kesin. İşte yabancılardan uyarlanan 20 şarkı.
Anadolu'nun En Eski El Aleti Bulundu
Uluslararası araştırma ekibi Gediz Nehri civarında insanlık tarihine ışık tutacak taş keski buldu. 1.2 milyon yıllık keski Asya ve Afrika'dan Avrupa'ya göçün bilinenden eski başladığını ortaya koydu.TÜRK, İngiliz ve Hollandalı bilim adamları, Manisa'nın Kula ilçesi sınırlarındaki Gediz Nehri civarında Anadolu’nun en eski el yapımı aletini buldu. Kuvarsitten yapılan taş keskinin 1.2 milyon yaşında olduğu belirlendi. Harran Üniversitesi’nden Profesör Tuncer Demir, İngiliz Royal Holloway Üniversitesi’nden Profesör Danielle Schreve ile Hollandalı bilim adamlarının da katıldığı kazıda bulunan aletin yaşı yüksek duyarlılığa sahip radyometrik ve paleomagnetik ölçüm cihazlarıyla tespit edildi. İnsanlık tarihine ışık tutucak keşifle ilgili Science Daily adlı bilim dergisine açıklama yapan  Danielle Schreve, 'Taşın yaşı bize Asya ve Afrika kıtalarından Avrupa'ya göçün tahmin edilen tarihlerden çok daha önce gerçekleştiğini gösteriyor. Taş keski, Anadolu'da yerleşik yaşamın 1.24 ila 1.17 milyon yıl önce başladığını kanıtladı' dedi.  Bilim dünyası büyük göçün 350 bin ila 200 bin yıl önce olduğuna inanıyordu. Dünyanın en eski insan fosili de 2007'de Denizli'nin Kocabaş ilçesinde bulunmuştu. Bilim adamları batı Türkiye'nin insanlık tarihi için önemli  bulgular barındırdığını açıkladı. Kaynak: Rusya'nın Sesi
Reklam
Altıoklar, Erdoğan'a Hakaretten Yargılanıyor
Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan yönetmen Mustafa Altıoklar, mahkemeye Erdoğan'ın kendisinin de katılmasını talep etti.Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuksuz sanık Mustafa Altıoklar ile Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıldız katıldı. Duruşmada söz alan sanık Altıoklar, 1984'ten bu yana doktor olarak Türkiye 'nin değişik yerlerinde görev yaptığını, mesleğiyle ilgili hastalara ve adli vakalara teşhis koyduğunu, aynı zamanda bir senaryo yazarı ve yönetmeni olarak da karakter analizi yapabildiğini söyledi.CNN Türk'teki bir programda kendisine yöneltilen sorulara karşılık kişisel görüşlerini açıkladığını ifade eden Altıoklar, Erdoğan'la ilgili karakter analizi yaptığını, sözlerinin hakaret kastı taşımadığını savundu.'EĞER YÖNETMEN OLARAK GÖRÜŞÜNÜ BEYAN ETSEYDİ...'Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıldız da Altıoklar'ın doktor olduğunu beyan ettiğini ifade ederek, 'Sadece bir yönetmen olarak görüşünü beyan etseydi, fikir hürriyeti kapsamında değerlendirilebilirdi. Ancak doktor olarak sarf ettiği sözün ne anlama geldiğini bilmektedir. Dolayısıyla müvekkilimi küçük düşürmek amacıyla kasıtlı olarak bu sözleri sar fetmiştir” dedi.'DURUŞMAYA MÜŞTEKİNİN KATILMASINI İSTİYORUM'Bu sırada söz alan Altıoklar, “Ben müştekinin bizzat duruşmaya katılmasını ve dinlenmesini istiyorum” diye konuştu. Hakim Abdurrahman Yılmaz, suçtan zarar görme ihtimaline karşı müşteki Recep Tayyip Erdoğan 'ın davaya müdahil olmasını kabul etti.Erdoğan'ın duruşmada bulunmasının zorunlu olmadığını belirten Yılmaz, Altıoklar'ın da talebini reddetti. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da duruşma öncesinde adliyeye gelerek Altıoklar'a destek verdiğini ifade etti. Feyzioğlu, bir süre kaldıktan sonra adliyeden ayrıldı.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Mustafa Altıoklar'ın, CNN Türk televizyonunda katıldığı bir programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sarfettiği sözlerden dolayı “kamu görevlisine hakaret” suçundan 1 yıldan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Sol
Boğaziçi Üniversitesi'nde Nâzım Hikmet Sergisi
Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi, 15 Aralık 2014 - 15 Ocak 2015 tarihleri arasında 'Nâzım Hikmet'in Açlık Grevi: Entelektüel Tarihimizde Kırılma Noktası' adlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.Serginin küratörü, aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi yönetim kurulunda yer alan Prof. Dr. Zafer Toprak.'Nâzım Hikmet'in Açlık Grevi: Entelektüel Tarihimizde Kırılma Noktası' sergisi, insan hakları ve entelektüel tarih açısından bir milat olarak kabul edilen Nâzım Hikmet'in açlık grevi ile Nâzım'ın yaşamında olduğu kadar; ülke ve dünya kamuoyundaki etkilerini belgeler, fotoğraflar ve tanıklıklar üzerinden ortaya koymayı amaçlıyor.
Reklam
Şehir Tiyatroları'nın 100 Yıllık Arşivi Talan Edilmiş...
Darülbedayi’den bugüne 100 yıllık bir sanat kurumu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın (İBBŞT) 100 yıllık arşivinin talan edildiği ortaya çıktı.En son “Cibali Karakolu” skandalıyla çalkalanan Şehir Tiyatroları’nda sular durulmuyor. 100 yıllık sanat kurumunun yaklaşık 100 bin materyalden oluşan arşivinin üçte birinin talan edildiği ortaya çıktı.Cumhuriyet'ten Ceren Çıplak'ın haberine göre, kurumun Genel Sanat Yönetmeni Erhan Yazıcıoğlu ile Kütüphane Müdürü Enis Kayhan doğruladı.Yazıcıoğlu, göreve geldiğinde arşivin talan edildiğinin tespit edildiğini, arşivi toparlamak amacıyla da arşivi kapattıklarını açıkladı.Yazıcıoğlu, “100. yılımızı kutlarken arşivde hiçbir şeye ulaşamadım. Dosyaların içinde en önemli belgeler, kuruluş belgeleri, 1900’lü yılların gelişimini gösteren belgeler, müzelik eşyaların kayıp olduğunu tespit ettik. Vasfı Rıza Zobu ile Bedia Muvahhit’in fotoğrafları da vardı mesela” dedi.Yazıcıoğlu, “İznim olmadan arşivden hiçbir şey çıkmayacak. Arşiv denetimde olacak. Bu arşiv artık yol geçen hanı değil. Dünyanın en önemli arşivine sahibiz” diye de ekledi.Şu günlerde envanter oluşturmakla uğraşan Kütüphane Müdürü Kayhan ise yaklaşık 100 bin materyalden oluşan arşivde, 1930’lardan kalma nadir Osmanlı el yazmaları, Osmanlıca oyun metinleri, yerli ve yabancı kitaplar, dergiler, afişler, fotoğraf albümleri, piyes metinleri bulunduğunu belirtti.Kayhan, arşivdeki birçok materyalin de sahaflarda bulunduğunu söyledi. Kayhan’ın arşivin halka açık bir arşiv olmadığını belirtmesi üzerine Yazıcıoğlu da bu nedenle arşivden belgelerin çalınmasının kurum içi çalışanlarla ilgili olabileceğine işaret etti.Şu günlerde arşivin envanterini hazırladıklarını, kayıp parçaları araştırdıklarını belirten Kayhan, arşivde kayda girmemiş, sağda solda kalmış materyaller de olduğunu vurguladı.‘Belgeler kiloyla satılmış’İstanbul Büyükşehir Belediye Şehir Tiyatroları arşivinin talan edildiğinin ortaya çıkması üzerine, Erhan Yazıcıoğlu’ndan önceki genel sanat yönetmenleri Orhan Alkaya ve Hilmi Zafer Şahin’in görüşlerine başvurduk.Hilmi Zafer Şahin, konuyla ilgili sorumuzu, “Eski süreçleri bilmiyorum. Geçmişteki süreçte yangın, taşınma vb. nedenlerle kayıplar olmuştur. Benim dönemimde arşivdeki materyallerin listesi çıkarıldı. Tarandı, düzenlendi”diye geçiştirdi.Kendi döneminde arşivdeki materyalleri korumaya almaya çalıştıklarını ve belli bir noktada da önünü kestiklerini belirten Orhan Alkaya ise, “Çalınan, alınıp geri getirilmeyen çok fazla belge var maalesef. Sadece arşivden atılanlar bile paha biçilmez” diyerek arşivdeki talan olayını doğruladı.Yıllar önce, arşivden çıkarılan 1928 tarihli evrakları hurdacıda bulduklarını, o evrakların kiloyla satıldığını öğrendiklerini açıklayan Alkaya, “Bu dağınıklığı anlatamam. Maalesef Türkiye’de arşiv yok etme alışkanlığı var. Biz elimizden geleni yaptık, en azından eldekileri kurtardık. Koruyoruz artık. Arşivdekiler kayda geçiyor” dedi.Cumhuriyet | Ceren Çıplak
Suriye'nin Kültürel Mirası Yok Olabilir
BM'nin raporuna göre, Suriye'deki iç savaş sırasında yaklaşık 300 kültür varlığı zarar gördü ya da tamamen yok edildi.Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsü (UNITAR), Halep, Şam ya da Rakka gibi kültür varlıklarının yoğun olduğu kentler de dâhil toplam 18 bölgeden alınan uydu görüntüleri sonucu hasarın ortaya çıktığını bildirdi.Roma dönemine ait kalıntıların yer aldığı Palmira da zarar gören bölgeler arasında. UNITAR'ın verdiği bilgiye göre, 290 kültür ve kazı alanında hasarlar tespit edilirken, 24 alan tamamen yok edildi.
Reklam