onedio
Martin Scorsese ve Robert de Niro'nun Beraber Çalıştığı 8 Mükemmel Film
Gangster filmi denilince ilk akla gelen yönetmenlerden Martin Scorsese nin, Robert de Niro ile çalışmaya başladığı ilk filmdir. Film 4 gencin New York un İtalyan mahallesinde geçen hikayelerini işler. Robet de Niro bu filmde müthiş oyunculuğuyla büyüler. Aynı zamanda bu film Martin Scorsese nin de elini masaya vurarak 'bende buradayım' dediği film olarak geçmiştir biyografisine.
Edebiyatın Arkasındaki Mitoloji: Kahramanın Yolculuğu
Mitoloji size edebiyat ve sanatın ardında ne olduğunu öğretir, size kendi yaşamınızı öğretir. Joseph CampbellGençken okuduğum Harry Potter olsun, Yüzüklerin Efendisi ya da izlediğim Matrix Üçlemesi, Star Wars gibi seriler olsun; dikkatimi bu eserlerin temel olarak benzerliği çekmişti. Daha sonra zaman geçtikçe kendim keşfettiğim diye çok sevindiğim şeyin aslında taaa 1949 yılında Joseph Campbell isimli mitolog tarafından The Hero with Thousand Faces isimli eserinde ortaya koyulduğunu görmüştüm ve hayal kırıklığına uğramıştım. Kısaca açıklamam gerekirse Campbell 'Farklı kostümler giymiş, fakat aynı özelliği gösteren' bir kahramandan bahsetmektedir.
Okumanız Gereken 6 Yeraltı Edebiyatı Kitabı Daha
Yeraltı Edebiyatı,egemen olana ve baskıya baş kaldırıryasal olarak kabul görmüş olanın ötesine geçerirkiltici olanı benimser, içeriryabancılaşmayı temel alırtoplumda egemen olan kültür yapısına başkaldırırpikaresk öğeler içeriralt kültürlere ağırlık verirvekültürün altını üstünü kalem törpüsü ile törpüler.asilerin,kaybedenlerin,hayalperestlerin,günahkârların,küfürbazların,beyaz zencilerin,aşağı tırmananların,yola çıkmaktan çekinmeyenlerin,uçurumdan atlayanların...dili,sesiYeraltı edebiyatıBuyurunuz, size 6 yeraltı edebiyatı kitabı daha...
Nevşehir'de Bulunan Dev Yeraltı Şehrini Butik Otel Yapacaklar
TOKİ, bir süre önce yeraltı şehirleri ve peribacalarıyla bilinen Nevşehir’de, Nevşehir Kalesi ve çevresinde kentsel dönüşüm çalışmalarına başladı. Öncelikle riskli 1500 yapı yıkıldı. Daha sonra yeni konutların yapılması için bölgede hafriyat çalışması başlatıldı. Ancak çalışmalar sırasında bir yeraltı şehrinin izlerine rastlandı. Tarihin 5 bin öncesine gittiği düşünülen yeraltı şehrinde kaçış galerileri, kiliseler tespit edildi. Saklı şehir, sanat merkezi, butik oteller ve sinema salonları olarak değerlendirilecek.Kültür ve Turizm Bakanlığı ile üniversitelerin arkeoloji bölümleriyle temasa geçilerek, araştırmalar başlatıldı. TOKİ de 90 milyon lira harcadığı projeyi durdurma kararı aldı. Arkeologlara göre şehir, 7 kilometreye ulaşan uzunluğuyla Nevşehir’in en büyük yeraltı şehri olacak.Erdinç Çelikkan’ın Hürriyet’te yer alan haberine göre TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan, saklı şehirle ilgili şu bilgiyi verdi: “Bölge 3’üncü derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Bilinen bir yeraltı şehri değil. 7 kilometrelik tünel yollarından bahsediliyor. Biz bu alanlara inşaat yapacakken yeraltı şehri çıkınca çalışmayı durdurduk.”‘DÜNYANIN EN BÜYÜĞÜ OLABİLİR’“Nevşehir’e nasıl değer katarız diye düşünüyoruz, bunun için çalışıyoruz. Dönüşüm projesini şehrin dışına taşıyacağız. Burada 90 milyon lira harcadık, ancak bunu zarar olarak görmüyoruz. Bulunan şehir dünyanın en büyük yeraltı şehri de olabilir.”Tarihin 5 bin öncesine gittiği düşünülen yeraltı şehri, Nevşehir Kalesi ve çevresinde. Kaçış galerileri, kiliseler tespit edilen saklı şehir, sanat merkezi, butik oteller ve sinema salonları olarak değerlendirilecek.NEVŞEHİR Belediye Başkanı Hasan Ünver, 7 kilometrelik yeraltı şehriyle ilgili “Nevşehir’in ilçelerindeki yeraltı şehirleri buranın mutfağı bile olamaz” dedi ve şöyle devam etti: “Dönüşüm kapsamında 750 bin metrekarelik alanda yapılan çalışmaların 450 bin metrekaresinde yeraltı şehri vardı. Projeyle birlikte 2012’de çalışmaya başladık. 44 tarihi eseri korumaya aldık. Protokol gereği yıkıma başladığımızda aşağıda yeraltı şehri çıktı. 2013’te ilk galeriler tespit edildi. Koruma Kurulu’na başvurduk ve alan tescillendi.”Taraf
Tarih Boyunca Savaşlara Katılan Hayvanların İç Isıtan 15 Karesi
Tarih boyunca hayatın akışında önemli roller oynayan büyük küçük pek çok savaş gerçekleşti. Bu savaşlarda siperdeki askerleri, cephedeki komutanları, hatta savaşta kullanılan araçları yalnız bırakmayan 'resmî görevli', maskot ya da misafir birçok hayvan rol aldı. İşte bu miniklerden derlenen on beş tarihî kare.
Sıradışı Tumblr Projesi: Cam Kızları Projesi
Güzellik algısını ve internet sansürünün getirdiği noktayı anlatan CamGirls Project, Londra'da moda öğrencisi olan Vanessa Omoregie'ye ait. Selfie fotoğraflarının rönesans dönemi tablolarını anımsattığını fark edince selfie'ler ile tabloları karşılaştırmaya başlayan Vanessa, Tumblr üzerinden diğer kadınlarla iletişime geçerek CamGirls Project'i başlatmış.
The Interview Şimdi de iTunes'da
Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'daki Apple müşterileri Apple'ın dijital medya mağazası iTunes üzerinden Sony'den hacklenerek çalınan 'The Interview' filmini 14.99$'a satın alarak iOS, Apple TV ve OSX üzerinden izleyebilirler. Filmin izlenebileceği ya da satın alınabileceği diğer servisler ise Sony'nin kendi sitesi, YouTube, Xbox ve Google Play.İlk başlarda hackerlardan gelen tehdit ve baskılar nedeniyle filmin halka açık gösterimlerinden vazgeçmelerine rağmen, sonradan filmin online olarak satın alınarak izlenebilmesine ve sinemalarda gösterilmesine karar verdiler. Filmin online dvd kiralama hizmeti Netflix'de ne zaman yayınlanacağı henüz bilinmiyor ancak tahmin edilene göre Sony önce online satışlardan ve kiralamalardan kurtarabildikleri karar para kurtarmaya deneyecek.iTunes linkiMilliyetTeknoloji.com
2014'ün En İyi 11 Hayvan Fotoğrafı
2014 senesi hayvan fotoğrafları açısından da çok bereketli, çok sevimli ve bazen de çok ihtişamlı geçti. Karşınızda senenin en müthiş, en harika, en ilginç hayvan fotoğrafları!
Türkiye'nin 'Film Hazinesi' Geleceğe Taşınacak
Türkiye Film Arşivi ve Sinema Müzesi, Türkiye'nin 'film hazinesini' geleceğe taşımanın yanı sıra hem kültürel çekim merkezi hem yeni yaşam alanı olacak.AA muhabiri yaklaşık iki yıldır proje çalışmaları süren Türkiye Film Arşivi ve Sinema Müzesinin detaylarına ulaştı.Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünce 2 yıl önce Türkiye'nin film mirasına sahip çıkmak için ilk adımı atılan proje, başkente yeni bir soluk getirilmesi amaçlanıyor.Bu kapsamda yurt dışındaki örneklerin incelenmesinin ardından ortaya konan proje, film arşivinin yanı sıra sinema müzesi, sinema kütüphanesi, film laboratuvarı, atölye ve sergi alanları, gala salonu, açık hava sineması, kafeterya ve hediyelik eşya bölümü gibi büyük bir yapıdan oluşuyor.30 bin filmlik arşivTürk sinemasında başlangıcından bu güne 6 binin üzerinde uzun metrajlı film çekildiği ancak bunun yaklaşık 4 bin kadarının bugüne kadar geldiği tahmin ediliyor.Çeşitli kurumların ve koleksiyonerlerin elinde bulunan bu filmlerin Türkiye'de de tek bir çatı altında toplanması ise dünyada 'film mirası' olarak adlandırılan bu zenginliğe sahip olduğunu göstermesi bakımından büyük önem taşıyor.Bu amaçla dünyanın sinemayla tanışmasından hemen bir sene sonra Osmanlı topraklarında kendine yer edinen sinemanın, o dönemlerden itibaren ortaya konan örnekleri bulunuyor. 35 milimetre olarak adlandırılan ilk dönem filmlerde, bir yapım yaklaşık 5-8 kutu filmden oluşuyor ve ağırlığı 30 kilogramı buluyor.Dolayısıyla artık tarih sayılan bu filmlerin dünya standartlarında korunabilmesi, uygun iklimlendirme ile saklanabilmesi için minimum 150 bin kutuluk arşiv alanı planlanıyor. Böylece, uzun metrajın yanı sıra belgesel, belge film ve kısa filmlerin de bulunacağı için arşivin kapasitesinin 30 bin filmi bulması öngörülüyor.Filmler laboratuvarda kare kare yenilenecekTürkiye'nin film mirasının saklanmasının yanı sıra bunların restore edilmesi, dijital ortama aktarılması ve kamunun erişimine açılması da önem taşıyor.Bu kapsamda proje dahilinde bir de film laboratuvarı inşa edilecek. Bu laboratuvarda, yurt içinde 50 bin liraya, yurt dışında 50-100 bin avroya mal olan bir filmin restorasyonu, devletin imkanları çerçevesinde gerçekleştirilebilecek. Gerekli donanımların alımlarının başladığı laboratuvarda insan kaynağı ise Bakanlık tarafından eğitim alması için yurt dışına gönderilen uzmanlarca sağlanacak. Bu uzmanlar kare kare her filmi temizleyerek film mirasını geleceğe taşıyacak.Sinema Müzesine sanatçılardan bağışProjenin en önemli unsurlarından müzede ise Türk sinemasının başlangıcından beri kullanılan kameralardan, film makinelerine, afişlerden sanatçıların eşyalarına 'yedinci sanatın' tarihini yansıtan materyallere yer verilecek.Gayri resmi çalışmaları başlatılan müzede, 'Türk sinemasının sultanı' Türkan Şoray ile yapılan görüşmeler neticesinde sanatçının bütün elbiselerini müzeye bağışlaması bekleniyor.Başkent sinemanın 'gala' merkezi olacakTürkiye'de 'gala salonu' eksikliğini giderecek iki sinema salonu hizmete girecek. Bu salonlardan biri Avrupa'nın en büyük yüksek boyutta ve netlikte görüntü kapasitesine sahip (Imax) salonu olarak 550 kişi kapasiteli olacak.Tamamen 'kırmızı halı' törenleri ritüeline uygun yapıda hazırlanacak gala salonu sayesinde, Ankara sinema sektörünün yeni çekim merkezi özelliği kazanacak. Bu sayede, yerli filmlerin yanı sıra yabancı filmlerin Türkiye'deki ilk gösterimlerinin de burada yapılması amaçlanıyor.Amatör sinemacılar için ücretsiz teknik donanımlarTürkiye Film Arşivi ve Sinema Müzesinde, sinemayla ilgili tüm yayınların bulunacağı Sinema Kütüphanesi de yerini alacak.Amatör sinemaseverler için de ayrıcalıklı bir imkan sunan projeyle film çekimini tamamlayan kişiler, kurgu yapmalarını sağlayacak her türlü teknik donanımın bulunduğu odayı ücretsiz kullanabilecek.Bu sayede gençleri, amatörleri sinemaya teşvik edecek, işlerini kolaylaştıracak ve sinemayı geliştirilmesi amaçlanıyor.2017'de açılması planlanıyorİlköğretim öğrencilerinin de unutulmadığı projede, okullardan buraya düzenlenecek gezilerle çocuk yaşta sinema sevgisi aşılanması hedefleniyor. Bununla birlikte, çocukların sinemayla ilgili çeşitli eğitimler alabilecekleri atölye salonları da yapı içinde tasarlanıyor.Türkiye Film Arşivi ve Sinema Müzesinin her yaş grubuna ve her kesimden insana hitap edecek, ailelerin birlikte zaman geçirebilecekleri 365 gün yaşayan bir yapı haline getirilmesi amaçlanıyor. Bu amaçla ziyaretçilerin sinema dışında müzik, güzel sanatlar gibi farklı sanat dallarında da etkinliklere imkan sağlanacak.Ankara'da Ümitköy civarında 8 dönümlük arazinin bahar aylarında temel atılması 2017'de ise açılması planlanıyor.'Mekanın ruhu'Sinema Genel Müdürü Cem Erkul, AA muhabirine, uzun zamandır üzerinde çalıştıkları projeyle insanların zannettiğinden daha hoş, daha şaşırtıcı, daha mutlu edici bir şeyler yapmak istediklerini söyledi.Bu yapıyla insanların gönlünde değer oluşturmayı hedeflediklerini belirten Erkul, 'Bu gönüllere vurulacak bir mühürdür. Nasıl ki Selimiye Cami Edirne'de mühürse öyle bir mühürden bahsediyorum. Yaptığımız işin sinema boyutundan ziyade insani boyutu önemli. Oranın kendine ait bir ruhu olacak ve o ruhu yaşayanlar bilecek, sevecek ve asıl o zaman bir anlam ifade edecek' diye konuştu.Erkul, yapının dünyanın en güzel örnekleri arasına gireceğini belirterek, 'Zor bir süreçten geçiyoruz çünkü zor bir inşaat. Yapısı, coğrafi konum, arazi olarak zor ama bu dezavantajlar yapım tamamlanınca avantaja dönüşecek' ifadesini kullandı. Arazinin hilal formunda olması nedeniyle inşaatın bir kısmının toprak altında olacağını bildiren Erkul, bunun arşivin iklimlendirilmesi için önemli olduğunu söyledi.'Sinema iklimi oluşturulmalı'Erkul, sinemanın objelerinin bile insanların anılarında önemli yer tuttuğuna işaret ederek, müzenin bu anlamda büyük bir boşluğu dolduracağını dile getirdi.Yapının etrafındaki geniş arazinin Sinema Ormanı olarak düzenlemek istediklerini de bildiren Erkul, Hollywood'un kaldırımdaki yıldızları gibi sanatçılar adına ağaç dikilebileceğini ifade etti.Erkul, projenin Türkiye'nin vizyonu için de büyük önem taşıdığını vurgulayarak, 'Nasıl ki '7 güzel adam' deniyor... Onlar şiir, edebiyat iklimi varken yetişti, yokken yetişmez.. İşte bu görsel işitsel alanda da bir iklim oluşturma gayreti lazım. Devletin temel görevinin bu olduğunu düşünüyorum. Bu işin parayla da alakası yok. Siz yeter ki iklimi sağlayın doğru şeyler, güzel şeyler yetişir. Bizim temel hedefimiz sinema üretme iklimini doğrusuyla yapabilmek çünkü kendi seyircimizi tekrardan üretemezsek var olamayız' diye konuştu.Tuğba Özgür Durmaz, AA
Türkçenin 'Gayet Yeterli ve Zengin Bir Dil' Olduğunu İspatlayan 11 Şair ve Şiirleri
Popüler tartışmaları bir kenara bırakıp elimizdeki somut gerçeklere bir nebze olsun odaklanabilirsek, Türkçenin yapısındaki türetme ve birleştirme gücüyle, bilinen en eski dönemlerinden bugüne, her türlü somut ve soyut kavramın anlatımını kolaylıkla sağlamış bir dil olduğu gerçeğini görebiliriz. Konuya şiir açısından bakarsak, Türk şiiri güçlüdür. Gücünün temelini de dilinden alır. Lafı uzatmaya gerek yok. Bunun en güzel kanıtı da şairlerimiz ve şiirleridir. Listemizdeki şairlerin bazılarının adlarını belki de hiç duymadınız. Ama onları tanımak ve birçok insanın hayatını değiştirmiş muazzam eserlerini okuma keyfine varmak için henüz geç kalmış değilsiniz. Özellikle de bir pazar gününde...Not: Bu listeye dahil edebileceğimiz onlarca kıymetli şairimiz olduğunun farkındayız. İleriki bir zamanda daha farklı ve geniş kapsamlı bir galeri ile bu eksikliği telafi edeceğiz.
Haftasonu Okuması: 22 CEO ve Ellerinden Düşürmedikleri Kitapları
Düşünen, üreten ve çalışan her insan gibi, ünlü CEO’lar da boş zamanlarını doldurmak için kitap okuyorlar. Büyük patron olmanın “comfort zone” olduğunu düşünüyorsanız, haklı olabilirsiniz. Fakat vizyon, başarılı olabilmek için sürekli yenilenmesi gereken bir şey, ve bunu yapmak için bazen belki de hiç beklemediğiniz kaynaklardan esinlenmeniz gerekebilir. Edebiyat eserleri de yüzyıllardır böyle bir kaynak teşkil ediyor. CEO.com ve DOMO‘nun hazırladığı infografikte, büyük global şirket liderlerinin elinden bırakmadığı kitapları görebilir, bu iş gurularının nasıl düşündüğüne dair bir fikir edinebilirsiniz. Steve Jobs’tan Bill Gates’e, Mark Zuckerberg’den Richard Branson’a ve Larry Page’e tüm popüler ve büyük liderlerin elinden bırakmadığı kitapların olduğu bu listeyi iyi değerlendirmenizi ve güzel bir haftasonu okuması olmasını dileriz.
Ailesi Churchill'i İslamiyet ile İlgilenmemesi İçin İkna Etmeye Çalışmış
Yeni keşfedilen bir mektuba göre, ailesi İngiltere'de uzun yıllar başbakanlık yapan Winston Churchill'i İslamiyet ile ilgilenmemesi için ikna etmeye çalıştı.Cambridge Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Warren Dockter, 1940-1945 ile 1951-1955 yıllarında İngiltere Başbakanlığı yapan Winston Churchill’e 1907’de gönderilen bir mektubu buldu. Churchill'in kardeşinin eşi Gwendoline Bertie'nin kaleme aldığı mektupta, 'Lütfen İslamiyet'i seçme. Paşalaşma ve Doğululaşma eğilimlerin olduğunu fark ediyorum. Eğer İslamla ilişki kurarsan, İslam’ı kabulün tahmin ettiğinden daha kolay olabilir. Buna karşı savaşmalısın' ifadeleri yer alıyor.İngiliz Independent gazetesinin haberinde, Churchill'in İslamiyet ve Doğu kültürüne ilgisi dolayısıyla din değiştirme ihtimalinin ailesinde endişeye neden olduğu belirtildi.Eski İngiltere Başbakanı’nın 1907 yılında dönemin ünlü aktivist ve yazarlarından Lady Lytton'a gönderdiği mektupta, 'Keşke Osmanlı İmparatorluğu'ndaki paşa gibi olsaydım' diye yazdığı da aktarıldı.Dockter, 'Churchill, hiçbir zaman ciddi anlamda din değiştirmeyi düşünmemiş. Mektubun yazıldığı dönemde ateist olduğunu bile söyleyebiliriz. Ancak Victoria dönemindeki birçok aydın gibi İslam kültürüne hayranlık duyduğu biliniyor' dedi.Churchill, İngiliz ordusuyla Sudan’dayken İslam kültürünü yakından gözlemleme fırsatı bulmuştu. 1899’da Sudan’da yaşadıklarını anlatan The River War kitabını yayımlayan Churchill, kitapta şu ifadelere yer vermişti:“Müslümanlar birey olarak müthiş özellikler gösteriyor. Ancak dinlerinin etkisi, inananların sosyal gelişimini engelliyor. Dünyada daha geriye dönük bir güç yok. Muhammedilik ölmekten çok uzakta, militan ve yayılmaya çalışan bir inanç.”Independent ve AA