'Grinin Elli Tonu'nun Devam Filmleri de Çekilecek
Bu haftasonu vizyona girecek olan E.L. James’in aynı isimli çok satan romanından uyarlanan Fifty Shades of Grey filminin yönetmeni Sam Taylor-Johnson’dan açıklamalar geldi. Taylor-Johnson, hikayenin devamı niteliğinde olan iki kitabı da sinemaya uyarlayacaklarını açıkladı.Fifty Shades of Grey ‘in yine E.L. James imzası taşıyan devam kitapları Fifty Shades Darker ve Fifty Shades Freed isimlerini taşıyor. New York’ta film için gerçekleştirilen özel bir etkinlikte konuşan Taylor-Johnson, henüz resmi bir açıklama olmamasına rağmen, aynı ekiple devam filmlerini çekeceklerini dile getirdi.Amerika’da büyük bir merakla beklenen filmin, ilk gösterimlerinin bilet satışları haftalar öncesinden tükendi. Online bilet satış sitesi Fandango, yaş sınırıyla vizyona girecek olan filmler arasında bugüne kadar yakalanmış en yüksek bilet satış rakamlarına ulaşıldığını açıkladı. Fakat bir yandan filmin, Malezya’da vizyona girmesi yasaklandı. Jamie Dornan ve Dakota Johnson’ın başrollerinde oynadığı filmin yasaklanma sebebi olaraksa, bir sinema filminden ziyade pornografik bir yapıma benzetilmesi olmuş.Bant Mag
Dünyaya Gözünü Açalı Daha 1 Dakika Olmamış 10 Bebeğin Çarpıcı Portresi
Fransız fotoğrafçı Christian Berthelot, insan doğar doğmaz nasıl görünür sorusuna cevap aramak için doğumhaneye girdi ve bebeklerin dünyaya gözlerini açtıkları ilk anları kadrajına aldı. Doğum anımızı tüm çıplaklığıyla göstermek istedim diyen Berthelot, klişelerden ve bayağılıktan uzak 'Cesar' adını verdiği projesinde, tüm gerçekliğiyle doğduğumuzda ne olduğumuzu göstermekte. Projenin adının 'Cesar' olmasın nedeni bebeklerin her birinin sezaryenle doğmuş olması.Projenin ilham kaynağı ise Berthelot'un ilk çocuğunun sezaryenle dünyaya gelmesi. Bu deneyimini şöyle anlatmakta: 'Oğlumu ilk gördüğümde kan içindeydi ve vücudu verniks denilen beyaz maddeyle kaplıydı. Karanlıktan çıkan bir melek gibiydi, ilk savaşını kazanan savaşçı gibiydi.'Berthelot'un 'Cesar' adlı fotoğraf serisi 5 Mart 2015'te Paris'teki Circulation(s) Festivali'nde sergilenecek.İşte bildiğimiz o çok sevimli, pembe yanaklı bebeklerden uzak; çıplak, ıslak halde ve kanlar içerisinde, çığlık atarken ve adeta uzaylıları andıran yeni'doğanlar...
57. Grammy Ödülleri Sahiplerini Buldu
Bu yıl 57'ncisi düzenlenen Grammy'de İngiliz şarkıcı Sam Smith yılın en iyi yeni sanatçısı, şarkısı ve kaydı ile en iyi pop vokal albümüyle 4 dalda ödül aldı.
Reklam
BAFTA'nın En İyisi 'Boyhood'
İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi'nin dağıttığı ödüllerin bu yılki sahipleri açıklandı.En çok kazanan 5 ödülle Grand Budapest Hotel oldu. Grand Budapest Hotel'i 3 ödül alan Boyhood, Whiplash ve Theory of Everything takip etti. Interstellar, Still Alice ve Birdman ise bir ödül kazandı.
Lennon ve Maisy Kız Kardeşlerden 'Boom Clap' Cover'ı
Lennon ve Maisy Stella gerçek kız kardeşler ve aynı zamanda birlikte söyledikleri parçalar ile Youtube fenomeni olmuşlar. Burada da Charli XCX'in bir zamanlara damgasını vurmuş Boom Clap şarkısının güzel bir coverını bizlere dinletiyorlar.
Reklam
Reklam
Yeşilçam'ın Bir Dönemine Damga Vuran 22 Kötü Adam
Evet onlar kötü adamlar. Kimi zaman hain Kostok, kimi zaman Bizans Askeri, kimi zaman Kötü Kalpli Köy Ağası,kimi zaman Mafya Babası ya da Tetikçisi... her ne olurlarsa olsunlar her filmde esas oğlandan bir araba dayak yiyen, yaptıkları kötülüklerden sonra o hain kahkahalarını patlatan ve genellikle de her filmin sonunda ölenler...Belki çoğunun adını hatırlamıyoruz bile ama yüzleri mutlaka aklımıza kazınmıştır.Ölenleri Rahmet ve yaşayanları da minnetle anıyoruz.Ve Çizer Hakan Arslan’ınkaleminden Türk Sineması’nın Kötü Adamları iyi eğlenceler... 
Reklam
Bir Sinemasever'in Gözünden En İyi 10 Johnny Depp Filmi
Depp, Resmiyette Oscar alamamış biri olsa bile daima hayranlarının gönlünde kazanmıştı her sene. Hatta lakabı bile vardı sanırım ' 1001 Surat Johnny Depp' diye. Adam, oynadığı karakterlere rollere öyle kaptırıyor ki kendisini, öyle değiştiriyor ki bedenini, sokakta görseniz büyük ihtimalle tanıyamazsınız Depp'i. En beğendiğim aktörler listesinde başlara rahatlıkla yazıyorum onun ismini gerçekten başarılı çok başarılı bir aktör.Ayrı yeten, Johnny'yi sinema sektörüne kazandıran 'Nicolas Cage' e de buradan sevgilerimi yollamak istiyorum o olmasa Depp'in muhteşem fillerinden yoksun kalacaktık.
Reklam
3 Dakikada Ağlatan Kısa Film: "Kelebekler de Ağlar"
Farid Ferjad'ın muhteşem eserine çekilmiş insanı btiren mahveden bir kısa film. 3 Dk nızı ayırın ve zaten sonunda gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. (NOT: Yok eğer tutabiliyorsanız ya gerçekten yeteneklisiniz yahut ise daş kalplinin tekisiniz geçmiş olsun)
7 Maddede Wes Anderson Sineması
Amerikan bağımsız sineması kuşkusuz altın çağını 90’lı yıllarda yaşamıştı. Bugün Amerikan sinemasının ustaları olarak adlandırılan Quentin Tarantino, Cohen kardeşler, Sofia Coppola, Paul Thomas Anderson, Spike Jonze gibi yönetmenlerin yıldızları bu yıllarda parlamıştı. Fakat bu isimlerin arasında birisi vardı ki, sinemasının özgünlüğü, biçimsel farklılığı ile bu isim bugün sadece Amerikan sineması içinde değil dünya sinemasında çok farklı bir yerde olan Wes Anderson’dı. Anderson sinemasal saygınlığını sadece seyirci özelinde sağlamıştı kuşkusuz.Martin Scorses da Rushmore filmini gördükten sonra Anderson’ı kendisinin velihatı ilan ederek onu sinema camiasında çok özel bir yere konumlandırmıştı. Birçok kişi, Scorsese’nin velihatı olarak Anderson’ı seçmesine çok şaşırmıştı çünkü ikisinin de anlattıkları hikâyeler oldukça farklıydı. Fakat Scorsese ve Anderson’ı sinemasal olarak ortak noktada buluşturan durum ikisinin de olağanüstü birer zanaatçı olduklarıydı. Zaten Anderson’ı sinemada bu kadar özel kılan onu author yapan özelliklerden biri de bu zanaatkârlığı olsa gerek.Bu içerikte Anderson'ın artık alâmetifarikası olan filmlerindeki pastel renkler, estetik kadrajlar, bir sahneden diğer sahneye geçerken kullandığı görsel metinler ve Fransız Yeni Dalgası'ndan ödünç aldığı kurgu tekniklerini inceleyeceğiz.
Reklam