“Cover”ı En Az Orijinali Kadar Güzel Olan 15 Yabancı Şarkı
Kişiden kişiye değişse de bazı coverlar vardır ki gerçekten en az orijinali kadar güzel olur, işte burada da en az orijinali kadar güzel olduğunu düşündüğümüz şarkıları derledik. Tabi ki orijinal seslendirene saygısızlık yapmak ne haddimize, lakin coverlayanların da hakkını vermek lazım.
Doğum Sonrası Kadın Vücudundaki Değişimleri İşleyen Fotoğrafçının İlgi Çekici Çalışmaları
Projenin ismi A Beautiful Body Project. Projenin mimarıysa, profesyonel bir fotoğrafçı olan Jade Beall. Doğumundan beş hafta sonra, oğluyla kendisinin bir fotoğrafından sonra başladı tüm hikaye. Ardından, birçok kadın da Jade'i e-posta yağmuruna tuttu. 'Benim de fotoğrafımı çeker misin?' Bu projeyle Jade Beall, kadın vücudunun hamilelikten sonra bile kendine has bir güzelliğinin olduğunu, doğum sonrası vücutta kalan izlerin problem yaratmaması gerektiğini savunuyor. Biz de böylesine önemli bir projeyi gerçekleştirdiği için kendisini kutluyoruz.
Hediye Edilen Afiş Picasso'nun Çıktı
İTÜ Maden Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kural’a ABD’de öğrencilik yıllarında hediye edilen afişin ünlü ressam Picasso’nun kendi eliyle yaptığı ortaya çıktı.Milliyet'ten Gökhan Karakaş'ın haberine göre; ABD Newyork’taki Columbia Üniversitesi’nde 1972’de maden ekonomisi yüksek lisansı yapan Orhan Kural, gündüzleri eğitimini sürdürürken geceleri de üniversitenin fotokopi merkezinde çalışıyordu. Sık sık fotokopi merkezine gelen sanat profesörü Alfred Paul Borger, çalışma azmiyle çok sevdiği Orhan Kural’a bir hediye verdi. Borger tabloyu verirken, “Bu ileride senin hayatını değiştirecek kadar değerlenebilir. Ben yaşlandım, senin işine yaramasını umarım” dedi. Hediye tabloyu 43 yıl boyunca evinde saklayan Prof. Dr. Orhan Kural, eseri geçtiğimiz günlerde Sabancı Müzesi uzmanlarına gönderdi. Tabloyu inceleyen müze uzmanları, eserin 1961’de Pablo Picasso tarafından yapıldığını tespit etti.Tablonun 43 yıl önce kendisine hediye edildiğini anlatan Kural, “Afişi yıllarca evimde sakladım. Bana 1972’de verildi, 1 yıl sonra Picasso öldü. Ünlü ressamın el yazısıyla yapmış olması ve Kübizm’in kolayca fark edilmesi değerini artırıyor” dedi.  ‘Ben de yaşlandım’Eseri satışa çıkaracağını kaydeden Kural, “Tablonun değerini açık arttırma ile belirleyeceğiz. Halen Sabancı Müzesi’nde güvende. Açık artırma ile satarak Türkiye’de sokak hayvanları için çalışan dernek ve sivil toplum kuruluşlarına bağışlayacağım. Çünkü ben de yaşlandım ve profesör Alfred gibi benim de ihtiyacım yok bu paraya. Ama sokakta yaşayan hayvanların var” dedi.Soyut resimde tipik Picasso çizgileriİspanyol ressam ve heykeltıraş Picasso, 25 Ekim 1881 - 8 Nisan 1973 arasında yaşadı 20. Yüzyılın en iyi sanatçıları arasına giren Picasso çok üretkendi. Yaklaşık 14 bin resim çizen 300 heykel yapan Pablo Picasso Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi. Picasso’nun Tel Aviv Müzesi’nin Rubinstein Pavyonu’nda 3 Ağustos ile 2 Eylül 1961’de süren Mezarlık Eserleri adlı sergisi için hazırladığı afişte bir de soyut resim bulunuyor. İbranice başlığı olan afişin İngilizce ve Fransızca yazıldığı belirlenirken, soyut resim tipik Picasso çizgileriyle dikkat çekiyor. 1961’de matbaa ve baskı teknolojisi gelişmediği için sanatçıların kendi afişlerini kendilerinin yaptığı belirtiliyor.
Cesar Sinema Ödülleri Sahiplerini Buldu
''Fransa'nın Oscar'ı'' olarak bilinen Cesar Sinema Ödülleri'ne bu yıl ''Timbuktu' filmi damgasını vurdu.Moritanyalı yönetmen Abdurrahman Sissako'nun imzasını taşıyan ''Timbuktu, ''en iyi film'' seçildi. Timbuktu, ayrıca ''en iyi yönetmen'', ''en iyi senaryo'', ''en iyi montaj'', ''en iyi ses'', ''en iyi görüntü'' ve ''en iyi müzik'' olmak üzere toplam 7 dalda ödüle layık görüldü.En iyi kadın oyuncu ödülünü Adèle Haenel, 'Les Combattants' filmindeki performansıyla alırken, en iyi erkek oyuncu ödülü 'Yves Saint Laurent' filminde başrolü oynayan Pierre Niney'in oldu.
Reklam
Blur Hasreti 'The Magic Whip' ile Son Buluyor
Blur, yeni stüdyo albümünü Nisan ayında yayınlayacağını resmi sosyal medya hesapları aracılığıyla duyurdu. İngiliz popunun öncü gruplarından Blur, 12 yılın ardından yeni bir albüm yayınlayacak. Albüm “The Magic Whip” adını taşıyacak. Albümden servis edilen ilk şarkı “Go Out” hemen aşağıda.
Reklam
Dünyanın Dört Bir Tarafından Özgür Ruhunu Kaybetmemiş 19 Sokak Müzisyeni
Onlar iki bacak gösterip veya birileriyle yüzeysel kavgalara tutuşarak ünlü olmaya çalışanlardan değil. Tek amaçları var: Müzik yapmak ve bunu insanlarla buluşturmak. Bu içerikte sizlerle buluşturduğum bu müzisyenlerin sanatlarını yalnızca sokaklarda icra edebiliyor olmaları gerçeğine karşın, birbirinin kopyası yeteneksiz kişilerin popüler kültür silsilesi ile paraya para dememesi yüreğimi acıtıyor açıkcası. Bu konuda bana katılıp katılmadığınıza karar vermeden önce bu şahane müzisyenlerin size anlatacaklarını dinlemelisiniz:
Hitler'in 'Kavgam' Kitabı Yeniden Basılıyor
Adolf Hitler'in yasaklı kitabı 'Kavgam' (Mein Kampf) Ocak 2016'dan itibaren yeniden basılmaya başlanacak.İlk baskısı 1925'te çıkan 'Kavgam' kitabının Almanya'da 1945 yılından bu yana yeni baskısı yapılmıyordu.Kitabın telif hakları Bavyera Eyaleti'nin elinde bulunuyordu. Bavyera, şimdiye kadar kitabın Almanca yeni baskısına izin vermiyordu. Ancak kitabın telif hakkı süresi 2015 yılı itibariyle doldu.Münih Modern Tarih Enstitüsü (IfZ) bünyesinde hazırlanan yeni 'Kavgam' kitabı iki ciltte toplam 2 bin sayfayı kapsıyor. Bunun 780 sayfalık kısmını Adolf Hitler tarafından kaleme alınan orijinal metin oluşturuyor. Diğer sayfalarda ise 5 bine yakın bilimsel yorum, önsöz ve endekse yer veriliyor.Enstitü Direktörü Magnus Brechtken kitabın önümüzdeki yılın ocak ayında piyasaya çıkarılmasının planlandığını söyledi.Yasaklama gerekçesiAlmanya eyalet bakanları geçen yıl yaptıkları bir toplantıda, telif hakları serbest kalsa da 'Kavgam' kitabının yorumsuz baskısına izin verilmemesini kararlaştırmıştı. 'Kavgam'ın Almanya'da basılması, halkı kin ve nefrete teşvik suçlamasıyla yasaklanıyor.Deutsche Welle Türkçe
Reklam
26. Ankara Uluslararası Film Festivali Temasını Seçti
Ankara Uluslararası Film Festivali bu yılın festival temasını 'Kristal Sınır' olarak belirledi.Bu yıl 23 Nisan - 3 Mayıs 2015 tarihlerinde gerçekleşecek olan 26. Ankara Uluslararası Film Festivali'nin teması 'Kristal Sınır' olarak belirlendi. Değişen dünyanın kırılganlığına vurgu yapan tema kapsamında, kültürlerin, ülkelerin, siyasetin görünmez sınırlarına, ülkemizde yaşanan atmosfere, Ortadoğu'da durmak bilmeyen savaşa, toplumsal cinsiyet rolleri ve çatışmalara uzanan bir film seçkisi seyirci ile buluşuyor.Festivalin görsellerinde sık sık kullandığı kedi figürleri ise festivalin de başrolünü kapıyor. Tasarımlarda izleyicinin rolüne atıfta bulunan kediler, aynı zamanda, çeşitlilik, duygusal dışavurum ve sınırlara da vurgu yaparak temayı tamamlıyor.Festivalin 26. Afişini tasarlayan isim de, Güzel Sanatlar Lisesi ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü mezunu Deniz Yükselci olmuş.26. Ankara Uluslararası Film Festivali'nin yarışma başvuru süresi ise sona eriyor. 25 Şubat Çarşamba günü saat 17'ye kadar yapılan başvurular arasından ön jüri tarafından belirlenecek filmler 'Ulusal Yarışma Bölümü'nde yarışacak. Ulusal Uzun Metraj, Belgesel ve Kısa Film kategorilerindeki yarışma için başvurular online olarak yapılıyor. Kısa Film yarışmasına ise ‘Kurmaca’, ‘Deneysel’ ve ‘Canlandırma’ alanlarında başvuru yapmak mümkün.Kaynak: filmfestankara.org.tr
Başka Kültürlerden Tek Kelime ile Tercüme Edilemeyecek 10 Kelime
İnsanlığın en büyük başarılarından biri de iletişim için geliştirdiği diller. Başkaları ile kelimeler aracılığı ile iletişim kuruyoruz; tabii jest, mimik ve vücut dilinin de yardımlarıyla.İnsanoğlu, çok farklı kültürel ve coğrafi sınırlarla birbirinden ayrılmış ve her bir topluluk bulunduğu farklı coğrafi koşullardan da etkilenerek kendi dilini oluşturmuş. Örneğin atçılıkla uğraşan bir toplulukta atla ilgili çok fazla kelime ortaya çıkarken; balıkçılıkla uğraşan bir kültürde yine balıkçılıkla ilgili kelime ihtiyacı ortaya çıkmış. Dolayısıyla her kelimenin diğer bir kültürde doğrudan karşılığı olmayabiliyor.Şimdi bir dilden diğerine çevrilmesi oldukça zor olan 10 kelimeye bir göz atalım:Waldeinsamkeit (Almanca): Ormanda yalnız olma duygusuCualacino (İtalyanca): Soğuk bardağın masada bıraktığı izIktsuarpok(Eskimo Dili): Birisi geliyor mu acaba diye dışarıya bakmanıza yol açan duyguKomorebi (Japonca): Ağaçların yapraklarının arasından süzülen güneş ışığıPochemuchka (Rusça): Çok fazla soru soran kişiSobremesa (İspanyolca): Öğle veya akşam yemeğinden sonra yemek yenilen kişilerle geçirilen vakitJayus (Endonezya Dili): Çok kötü ve komik olmayan bir şekilde anlatılan bir fıkranın ardından birisinin kendini tutamayıp gülmesiPanapo’o (Hawai Dili): Unuttuğu birşeyi hatırlamak için kişinin başını kaşımasıGoya (Urdu Dili): Hikayenin doğru olarak sunduğu önermeleri gerçek olmasa bile kabul edilmesini sağlamaMangata: (İsveççe): Ay ışığının deniz üzerinde oluşturduğu yola benzer yansıma
Reklam
Berkin Elvan'ın Ölüm Yıldönümünde 1464 Kareden Proje
Gezi Parkı olayları zamanı polis tarafından başına isabet eden gaz fişeği sonrası yaşam mücadelesini kaybeden Berkin Elvan’ın ölüm yıldönümü yaklaşırken ilginç bir eylem hazırlığı var.Tarık Tolunay isimli sanatçı 1464 karenin birleşimi sonrası dev bir Berkin Elvan çizimi projesine öncülük ediyor. 30×30 cm büyüklüğündeki panolardan bir tasarım hazırlayacak sanatçı bunu taşımak içinse 1500 kişiye ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Sosyal medyada paylaştığı görseller ise bu eylemin ses getireceğini gösterir nitelikte.
Reklam
Sosyal Medyayı Meşgul Eden Olaylar ile Yeniden Yorumlanmış 8 Oscar Adayı Filmi Afişi
Önümüzdeki pazar günü gerçekleşecek Oscar Töreni, bütün sinemaseverlerin yıl boyunca merakla beklediği en önemli organizasyonlardan. Hal böyle olunca aday filmleri çeşitli yorumlamalara konu edinen çalışmalara denk gelmişsinizdir. Bunun en bilindik örneği legolar ile hazırlanmış afiş yorumlamaları. Bu afiş yorumlamalarına yenisini ekleyen Onur Kurnaz ve Sevil Yılmaz, zamanında Türkiye gündemi ve sosyal medyayı meşgul etmiş olay ve kişileri Oscar'a aday filmlerin afişlerinde tekrardan yorumlamışlar.
Pamuk: 'Tweet Atan Bir Kişinin Evinin Aranmadığı Bir Türkiye'de Yaşamak İstiyorum'
Almanya’nın, yaklaşık 1 milyon okuyucuya hitap eden haftalık siyasi gazetesi ‘Die Zeit’ (Zaman) bugün piyasaya çıkan sayısında, Nobel Edebiyat ödüllü yazar Orhan Pamuk ile yapılan röportaja iki sayfa yer ayırdı.Die Zeit, Orhan Pamuk’la İstanbul’da yapılan röportajında, yazarın 2000 yılında piyasaya çıkan ‘Kar’ romanının halen güncelliğini koruduğunu yazdı.Die Zeit’ın röportajında Orhan Pamuk, ‘İfade özgürlüğünün Türkiye’de bir değeri olmadığını’ yazan bir televizyon gazetecisinin, attığı tweet yüzünden evinin aranmasını eleştirdi ve “Tweet atan bir kişinin evinin aranmadığı bir Türkiye’de yaşamak istiyorum” dedi.Pamuk röportajında şunları söyledi:“Türkiye’de liberal, özgür bir demokrasi değil; popülist, hoşgörüsüz bir demokrasi var. Türkiye’de bir şey söylemek için 50 kez düşünmek zorundasınız. Gezi olaylarından sonra Türkiye’de her şey kötüye gitmeye başladı. Hükümeti eleştirenler sert reaksiyonlarla karşılaşıyor. Beni bile batı ajanı olarak gösteriyorlar. Batı ve Amerika; radikal İslamcı gruplar ve siyasi İslamcılarla, diğer İslam arasındaki farkı göremiyor. Radikal İslamcılarla İslam arasındaki ayrıma hep dikkat çektim ve çağrıda bulundum.”Pamuk röportajında, ‘Charlie Hebdo’ saldırısına da dikkat çekti.“Siyasi İslamcıların hayali vizyonlarının felakete yol açtığı kendi fikirlerine uymak istemeyenleri tehdit ve cezalandırmak istiyorlar.” diyen Pamuk hükümeti de eleştirdi. Pamuk; “Halk, seçmen demokrasiden çok ekonominin büyümesine daha önem veriyor. İnsanlar her gün rüşvet haberlerini okuyor. Kendini iyi hisseden halk bu nedenle ses çıkarmıyor.” dedi.Türkiye’nin AB’ye girme zamanının geçtiğini, Avrupa ve Türkiye’nin kendi problemleriyle ilgili olduğunu belirten Nobel ödüllü romancı; ’10 yıl önce 1 milyon Ermeninin öldürüldüğünü söylediniz; Ermeni soykırımının 100. yıldönümünde ne söylemek istersiniz?’ sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Türkiye ve özellikle muhalefetin bu konuyu ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmesini isterdim.”DHA
Şener Şen'e Nürnberg'de Onur Ödülü
13 Mart'ta başlayacak olan '20. Nürnberg Türk-Aman Film Festivali'nde Yavuz Turgul ve Şener Şen'e onur ödülü verilecek.Almanya'nın Nürnberg kentinde 13 Mart'ta başlayacak olan '20. Nürnberg Türk-Aman Film Festivali' Yavuz Turgul’un yönettiği 'Eşkiya' ile açılış yapacak.2015 yılında dünya çapında üne kavuşmuş olan Alman oyuncu Hanna Schygulla, Türkiye’nin sevilen oyuncusu Şener Şen ve yönetmenlik - senaryo yazarlığı konusunda referans kabul edilen Yavuz Turgul’a festivalin onur ödülü verilecek.Onur ödülü alacak üç sanatçıyı birleştiren ortak olgu ise yüksek kalite anlayış ve standartlarıyla kendi ülkelerinde nesilleri kalıcı olarak etkilemiş olmaları.Fassbinder’den sonra Ettore Scola, Carlos Saura ve Jean-Luc Godard gibi Avrupa’nın en etkili yönetmenlerle birlikte çalışan Hanna Schygulla 1993 yılında Erden Kıral’ın yönettiği Mavi Sürgün adlı filmde de rol aldı. En son calışmalarından biri de Fatih Akın’ın Yaşamın Kıyısında adlı filmdeki rolü. Festival Türkiye sinemasının başarılı yapıtı Mavi Sürgün‘ü 20 yıldan sonra yeniden seyirci ile buluşturacak.Şener Şen’in kariyeri olağanüstü bir şekile sürekli zirvede kaldı. Tiyatro aşığı olarak ilk başlarda figüran olarak çalıştığı tiyatrodan 70‘li yıllarda sinemaya geçiş yapan Şener Şen komedi filmlerinin vazgeçilmez starı oldu ve özellikle 80‘li yıllarda Türk sinemasına yön verenlerden biri oldu.Gazetecilik eğitimi ve gazeteci olarak ilk deneyimlerinden sonra senaryo yazarı olarak sinemaya geçiş yapan Yavuz Turgul, hızla 80‘li yılların en başarılı en nitelikli ve gişesi en bol filmlerinin yazarı oldu. Günümüzde de hala Türkiye’nin senaryo referansı olarak kabul ediliyor.22 Mart’a kadar sürecek film festivalinde en iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi kadın oyuncu, ve seyirci ödülü verilecek.Taner TÜZÜN/NÜRNBERG (DHA)
Reklam